Sedef Ve Vitiligo UV Işınıyla Tedavi Edilebiliyor

içerik

Sedef Derneği

Sedef Ve Vitiligo UV Işınıyla Tedavi Edilebiliyor

Sedef toplumun %1-3 ünü etkileyen süreklilik gösteren bir deri hastalığıdır.Bir alerji yada mikrobik bir hastalık değildir.Ömür boyu süren alevlenme ve iyileşme dönemleri olan bir hastalıktır.Sedef bir kaç döküntü ile sınırlı olabilir veya deriyi orta-yaygın derecede tutabilir.Çoğu insan için sedef hafif seyretmeye meyilldir.

Sedef sebepleri nelerdir ?

Hiç kimse sedefin sebebini tam olarak blmiyor, fakat bugün araştırmaların çoğu bağışıklık sistemi ile ilişkili olduğu kanaatindedir.

Sedefte bağışıklık sistemi her nasıl ise tetiklenmiştir, bu da deri hücrelerinin büyümesini hızlandırır.Normal deri hücreleri 28-30 günde olgunlaşır ve deri yüzeyinden fark edilmeden dökülür.

Fakat sedef hastalığında deri hücreleri sadece 3-4 günde olgunlaşır ve hücreler yüzeyde yığılırak deriden kalkık kırmızı lezyonları oluşturur.

Kimler sedefe yakalanır ?

Sedef, kadınlarda erkeklerden biraz daha sık görülür.Çoğunlukla 15-35 yaş arasında ortaya çıkar.Bununla birlikte bebekler ve yaşlılar dahil herhangi bir yaşta görülebilir.

Sedef tanısı nasıl konur ?

Sedef için özel bir kan testi veya tahlili yoktur.Teşhis genellikle doktor tarafından derinin muayenesi ile konur.Nadiren, deri biyopsisi gerekir.Tırnaklarda küçük çukurcukların varlığı sedefin göstergesidir.

Tüm sedefler birbirine benzer mi ?

Hayır.Sedefin değişik şekilleri vardır.Çocuklardaki hastalık ile erişkinlerde ve yaşlılardaki hastalık, farklı özellikler gösterebilir.Çocuklarda yeni başlamış olduğu için küçük çaplı ve kırmızı renkli, üzeri kepekli belirtiler görülür.Erişkinlerde her türlü belirti görülmekle birlikte, genellikle çocuklardakine benzer daha büyük çapta belirtiler vardır.

Yaşlılarda ise, hastalık uzun süreden beri devam ettiği için daha büyük çapta, çocuklardakine oranla daha soluk renkte ve üzerinde kepekten çok deri kalınlaşması halinde belirtiler görülür.Ancak hastalığın alevlendiği dönemlerde, yaşlılarda bile kırmızı ve kepekli belirtiler ortaya çıkabilir.

Sedef hafif dereceden ortaya ve sakatlığa yol açacak derecede ciddi seyredebilir.

Sedef hastalığı bulaşıcı mıdır ?

Hayır. Sedef bulaşıcı değildir.yakalanabileceğiniz veya geçirebileceğiniz bir hastalık değildir.Sedef lezyonları göze hoş görünmeyebilir, fakat mikrobik bir hastalık veya açık yara olarak düşünülmemelidir. Sedefli bir kişi, diğer insanların sağlığını tehdit etmez.

Sedef hastalığı vücudun nerelerini tutar ?

Sedef, en sık saçlı deri, diz, dirsek ve gövdeyi tutar.Fakat tırnaklar, el ayaları, ayak tabanları, genital bölge ve yüz (nadirdir) dahil her yerde görülebilir.Lezyonlar genellikle simetriktir, yani vücudun sağ ve sol taraflarında aynı yerde ortaya çıkarlar.

Sedef hastalığı saç döker mi ?

Sedef hastalığı saç dökülmesine yol açmaz. Ancak saçı çevreleyen çok kalın kabukları sökmeye çalışırken saçlarınız dökülebilir.Ayrıca bazı ilaçlar da geçici saç dökülmesi yapabilir.

Sedefin diyeti var mıdır ?

Özel bir diyeti yok.Balık yağları iyi gelebilir.Aşırı kilo kıvrım bölgelerinde şikayetleri arttırır ve tedaviyi güçlendirir.

Deriyi kaşımak sedef döküntüsüne yol açar mı ?

Evet. Özellikle alevlenme dönemlerinde deriyi kaşımak, ovmak, kabukları koparmak yeni döküntülere yol açabilir.

Alkolün sedefe zararı var mıdır ?

Aşırı alkol sedefi alevlendirebilir.Orta derecede alkol alımının sedefe bir zararı yoktur.Ancak ağızdan ilaç alan hastalarda ilaçlar ile etkileşime girebilir.

Güneş sedef hastalığına iyi gelir mi ?

Doğal güneş ışığının sedef üzerine olumlu etkisi vardır.Ancak yanacak kadar güzeşlenmek sedefi alevlendirebilir.

Kış aylarında özel bir bakım gerektirir mi ?

Evet. Kış Aylarında nem oranının azalmadı derinin kurumasına ve kaşınmasına yol açar.Kaşımak ta sedefi alevlendirebilir.Bu nedenle nemlendirici krem ve merhemlerin daha fazla kullanılması gerekir.

Sedef hastası hamile kalabilir mi?

Evet.Sedefin ne anneye ne de bebeğe bir zararı yoktur. Gebelik esnasında sedef iyileşme gösterebilir veya kötüleşebilir.

Sedefe yakalanacak olan insanlar biliniyor mu ?

Kalıtımın hastalığın gelişiminde önemli bir rolü olmasına rağmen, sedefe kimin yakalanacağını tahmin etmek mümkün değildir. Vakaların üçte birinde ailede sedef hastalığı vardır.

Ancak, tespit edilmiş bir kalıtım şekli yoktur.

Deriye fiziksel travma, infeksiyonlar (farenjit), psikolojik stres ve bazı ilaçlar gibi çevresel faktörler ailesinde sedef hastalığı olmayan kişilerde bile sedefin başlamasını sağlayabilirler.

Sedefli anne ve babanın çocuğu sedefe yakanır mı ?

Sedef haastalığına yatkınlık ebeveynlerden çocuğa geçebilir.Ancak bu çocuğun sedef olacağı anlamına gelmez.

Stres, sıkıntı sedefe yol açar mı ?

Sedefe yatkınlığı olan kişilerde psikolojik stres ve sıkıntılar sedefi başlatabilir veya var olan sedefin artışına yol açabilir.

Sedefin hastalığının kesin tedavisi var mı ?

Yok. Fakat sedef lezyonlarının kaybolmasını sağlayan hem yüzeysel hem sistematik çok farklı tedaviler vardır.Sedefli bazı kişilerde aylar hatta yıllar süren kendiliğinden iyileşmeler görülür.Ancak sedefe yatkınlık devam eder.Bu yüzden döküntüler, yıllar sonra bile ortaya çıkabilir.

Sedef hastalığının eklemleri tutar mı ?

Sedefli hastaların %10-30'unda eklem hastalığı (artrit) gelişebilir. Sedef artriti genellikle el ayak parmaklarını etkiler ve hafif seyredebilir.

Sedefli hastalar normal görevlerini yapabilir mi ?

Sedefli hastaların büyük bölümü normal görevlerini yapabilir. Sedefin istenmeyen görünüşü nedeniyle bazen kendilerine saygıları az olabilir.

Sedef genellikle toplum tarafından yanlış bilinir, bu da sosyal ilişkilerde sedeflileri utangaç yapar. Gerginlik, kızgınlık, utangaçlık ve depresyon gibi ruhsal problemler görülebilir.

Sedef eğer hastalık görünür yerlerde ise hastanın çalışma hayatını etkileyebilir.

Sedefin ekonomik etkisi nedir ?

Sedef sürekli bir hastalıktır. Çoğu vakada sürekli tedavi gerektirir.İlaçların maliyeti ve doktor ziyaretlerii uzun sürelidir. Ciddi vakalarda yatarak tedavi gerektirir.

Sedefte tedavi umudu var mı?

Evet. Bu konuda günümüzde eskisinden çok daha fazla araştırma yapılıyor. Sedefin anlaşılmasında çok fazla ilerlemeler kaydedilmiştir.

Источник: http://sedefdernegi.com/

Vitiligo Nedir?

Sedef Ve Vitiligo UV Işınıyla Tedavi Edilebiliyor

Derimizde pigment üretmekte olan dolayısı ile derimize renk veren melanosit hücreleri bulunmaktadır. Çeşitli sebeplerden ötürü, bu melanositlerin hasar görmesi sonucu, pigment üretilememektedir.

 Pigment yetersizliği sonucu deride, dağınık ve yama şeklinde sınırları belli olan beyaz alanlar (leke) oluşur. Süt kadar belirgin bir beyazlıktır.Bu lekelerin büyüklükleri değişiktir; nokta kadar ya da 2-3 madeni para büyüklüğünde olabilir. bu şekilde deride ortaya çıkan hastalığa vitiligo denir.

Vücutta en çok etkilenen yerler el, kol, bacak, yüzdür. Genital bölgede de görülme sıklığı fazladır.

Toplumda her yüz kişiden ortalama 1.5′inde vitiligo ortaya çıkar. Kalıtsal faktörlerin (ailesinde bu hastalığa yakalanmış olanların olması) bu hastalığın ortaya çıkmasında etkili olduğunu söylemek mümkün.

Yapılan araştırmalar, ailesinde bu hastalık görülen kişilerin yüzde 25′inde vitiligonun görüldüğünü göstermiştir. Deride beyazlık şeklinde kendini gösteren bir hastalık olduğundan, koyu renkli kişilerde daha belirgindir. Ortaya çıkma yaşı değişkendir.

Hastaların yarısı 20 yaşından önce hastalığa yakalanmıştır.

VİTİLİGO NİÇİN ORTAYA ÇIKAR?

Vitiligonun ortaya çıkış sebebi, deriye rengini veren melanosit hücrelerin azalması sonucu pigment üretilememesidir. Bu hücrelerin niçin azaldığı kesin olarak bilinmese de bazı teoriler üretilmiştir.

Genlerde ortaya çıkan bazı bozukluklar, bağışıklık sisteminin bozulması sonucu vücudun melanositleri yıkması, bu hücrelerin kendi kendini yok etmesi gibi nedenler yüzünden melanositlerin azaldığı düşünülmektedir.

Ayrıca hastalığın ortaya çıkmasında ya da daha da şiddetlenmesinde etkili olan bazı faktörler vardır. Güneş yanması, stres, bazı hastalıklar ve çarpma gibi faktörler bu hastalıkta etkin rol oynar. Tabiki kalıtsal faktörleri de unutmamak gerekir. Aile öyküsünde bu hastalığın olması da bir risk faktörüdür.

VİTİLİGONUN BELİRTİLERİ VE SEYRİ

Vitilionun belirtisi deride yanma şeklinde beyaz lekeler olarak görünmektedir. Süt beyaz renginden olmaktadır, bazı olgularda vücudun neredeyse tamamı beyazlamaya uğramaktadır. Hatta vücuttaki kıllarda bile beyazlama görülebilmektedir. Koyu tenli kişilerde rahatlıkla farkedilen bu durum açık tenli kişilerde geç farkedilmektedir.

Hastalığın şiddeti ve seyri herkeste aynı değildir. Lekelerin olduğu yerde bazı esmerlikler olabilir. Bunun nedeni hala o bölgede bir miktar pigment olmasıdır.

Vitiligolu kişilerde pigment kaybı, hastalık ortaya çıktıktan bir süre sonra durur. Yani pigment miktarı sabit kalır. Sonra tekrar pigment kaybı ortaya çıkabilir ve bu şekilde devam eder. Hastalık ilerler ve hasta eski rengine kavuşamaz. Derinin renginin tamamen değişmesi yani vücudun tek renk olması hastalığın geçtiği anlamına gelmez. Vitiligo devam etmektedir.

VİTİLİGO TANISI NASIL KONUR?

Vitiligo tanısı koymak zor değildir. Çünkü bu hastalığa benzer aynı şekilde bir hastalık neredeyse bulunmamaktadır. Hastadan alınmakta olan bilgiler ve fiziki muayeneler sonucu vitiligo tanısı koyulabilir. Bu durumda ışıklı bir cihazla tanı koyulmaktadır.

Vitiligo için herhangi bir kan ya da idrar tahlili gerekmez. Fakat vitiligoyla beraber bazı hastalıklar görülebileceğinden bu durumun araştırılması için bazı tetkiklerin yapılmasında fayda vardır.

VİTİLİGO TEDAVİSİ

Vitiligo tedavisinde doktorlar tarafınca uygulanan bazı dikkat edilmesi gereken durumlar vardır. Bu tedavide amaç melanosit hücrelerin çalışmasını normalde döndürmek amacındadır. Bu sebeple bazı ilaç ve kremler kullanılabilmektedir.

Fakat son zamanlarda uygulanan en etkili yöntem lokal ultraviyole B (UVB) ışık tedavisidir. Yeni ve gelişmiş bir yöntemdir. B u ışık tedavisi sadece lekelerin olduğu bölgelere uygulanır.

Böylece vücudun diğer bölgelerinin oluşacak yan etkilerden korunması amaçlanır. Bu tedavi için bir kaç seans yeterli olmamaktadır. En az 10 seansta hastalığa cevap alınmaktadır.

Bu seanslardan sonra hasta normal yaşamını sürdürebilmektedir. Haftada 2-3 seans uygulanır.

Bunun dışında krem tedavisi uygulanmaktadır. Fakat yüze uygulandığında dikkat edilmesi gerekir. Çeşitli yan etkileri olabilir. Ayrıca bazı ilaçlarla hastalığın ilerlediği durumlarda, lekelerin olmadığı bölgelerin de renginin açılarak, hastanın derisinin görünümü normal hale getirilmeye çalışılır.

Vitiligo hastalarının güneşe dikkat etmesi gerekir. Güneşe çıkarken yüksek koruyucu faktörlere ( en az 15 faktör ) sahip krem kullanılmalıdır. Çünkü vitiligolu kişilerde güneşe karşı savunma mekanizması azalmıştır. Sonuçta ortaya çıkacak güneş yanıkları, hastalığın şiddetlenmesine neden olur.

Bu tedavilerin hepsi hastanın yaşı, maddi durumu, hastalığın şiddeti göz önüne alınarak yapılır. Her hastaya aynı tedavi şekli uygulanmaz.

Tedavi sonucu elde edilen başarı genellikle yüz bölgesindeki lekeler içindir. Eller ve ayaklar tedaviye geç yanıt vermekte ve düzelmesi gecikmektedir.

Zaten hastayı da en çok rahatsız eden yüz bölgesi olduğundan, tedaviyle sevindirici sonuçlar alınmaktadır.

Vitiligo Irsi ( Kalıtsal ) Bir Hastalık mı?

Elbetteki değildir! Hastalığın ve hastalığı taşıyan kişilerin ailede başka kişilerde bulunması yine ailedeki bir kişide vitiligo hastalığı çıkaracağını göstermez.

Vücudun bağışıklık sisteminin çeşitli nedenlerle aktifleştiği anlarda ve farklı hastalık dönemlerinde vitiligonun başlaması ve artması daha olasıdır.
Modern Tıp Vitiligo için kalıtsal olmayan ve iyileşebilen bir hastalık olarak görüyor.

Bu kişiden kişiye değişse bile çevre faktörleri veya kronik başka rahatsızlıkların da tekiklediği pigment kaybı çeşitli ilaçlarla takviye edilmeli ve alanında uzman bir dermatologa görünülmelidir.

Vitiligo Tedavisi Olan Bir Hastalıktır

Vitiligo bir cilt hastalığıdır bu sebeple doğru ve ciddi bir tedavi gerekmektedir. Hasta yapılan tedaviye tamamiyle uymalı ve tüm şartları uygulamalıdır. Bazı dermatologlar güneşin en yoğun saatlerinde dışarı çıkmamayı öneriyor.

Bazıları ise çeşitli kremlerle vücudun sorunlu olan bölgelerine sürülüp yeterli süreyle güneşe maruz bırakılması gerektiğini öneriyor. Böylelikle güneş renk melanosit hücrelerini tetikleyecek ve pigment oluşumunu sağlayacaktır.

Dermatologunuz vitiligo hastalığınızın yaygınlığına ve sürecine göre sizin için uygun tedaviyi planlayacaktır.

Vitiligo Tedavi Yöntemleri

  • Repigmentasyon tedavisi
  • Hücre Sprey
  • Fototerapi
  • Dar Bant UVB Tedavisi
  • PUVA Tedavisi
  • Mikrofototerapi (Lumera,BClear,Multiclear)
  • İlaç Tedavileri
  • Pimekrolimus ve takrolimus
  • Topikal kortikosteroid
  • Depigmentasyon tedavisi
  • Cerrahi (Deneysel) Tedaviler
  • Normal deriden sağlam renk hücresi nakli

Dünya’da çeşitli dermatolog bilim adamlarının çeşitli başarılı yöntemleri vardır yalnız bunlar henüz deneme aşamasında olduğundan dolayı pek bilinmemektedir yakın bir zaman içersinde bu sıkıntının kalkacağını ve insanların normal kendi derisine sahip olabileceği söylenmektedir.

Vitiligo Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Bazı kişilerde vitiligo teşhisi yanlış konulmaktadır. Kendi alalında uzman kişiler de bazen bu yanılgıya düşmektedir. Çeşitli tahliller yapılmalı ve deride pigment kaybının ne derecede olduğu tespit edilmelidir. Her beyaz leke vitiligo değildir.

Belirli bir zamanda sıkıntı veya stresli bir dönem geçiren kişiler de deri döküntüsü yaşayabilir, veya kullanılan çeşitli ilaçların yan etkisiyle de deri döküntüsü meydana gelebilir.

Vitaminsizlik, iştah kaybı, uyku bozukluğu da bu hastalığı tetikleyen etmenlerdendir.

Bu rahatsızlıtan şikayetçi olan kişiler alanında uzman bir dermatoloğa gitmeli ve tahlil yaptırmalıdır. Özellikle T3 ve T4 Troid hormonlarınına bakılmalıdır; gerekli görüldüğü taktirde beyaz bölgeden biyopsi alınarak bölgedeki pigment kaybına bakılmalıdır.

Özellikle B12 ekstra vitamin ihtiyacı tamamlanmalı, kişinin kan seviyesi düzenli olmalı, kansızlığı önleyen iştah açıcı besinler tüketmelidir.

Uzman doktorlar hastaya göre çeşitli tedavi yöntemleri uygulamaktadır. En sık başvurulan yöntem UVA, UVB ve Darband (Işın tedavisi) yöntemleridir. Işığın deriye nüfuz ederek hücrelerin uyarılması ve pigmentlerin aktifleştirilmesi amaçlanmaktadır.

Modern tıp her geçen gün ilerlemektedir. Bazı otoriteler gelecek yıllarda insanın, saç rengini değiştirebildiği gibi cilt rengini de sık sık değiştirebileceğini iddia etmektedir.

vitiligo seti ürünlerimiz
Froximun Nacre Shampoo 500 ml.
Froximun Solüsyon 400 ml.
Froximun Skin Care 500 ml.
Froximun Nemlendirici Krem 250 ml.
Froximun Olive Oil Soap 120 gr.
Froximun Juniper Tar Liquid Soap 200 ml.

Источник: https://www.vitiligokremii.com/vitiligo-nedir-tedavisi-var-midir-kimlerde-gorulur-belirtisi-nelerdir-nicin-ortaya-cikar/

Vitiligo Tedavi Edilir mi? Vitiligo Nasıl Geçer?

Sedef Ve Vitiligo UV Işınıyla Tedavi Edilebiliyor

Cildin pigment hücrelerinin, melanositlerin belirli alanlarda yok olduğu bir hastalık olan vitiligo vücudun herhangi bir bölgesinde beyaz lekeler şeklinde kendini gösterir.

Bağışıklık sisteminin yanlış programlanarak vücuttaki bazı hücrelere saldırması ve tahrip etmesinden doğan bir otoimmün durum olduğu düşünülse de, vitiligonun kesin sebebi bilinmemektedir.

Vitiligoya yönelik herkes için etkili olan tek bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır.

• Vitamin Tedavisi

Ön kanıtlara göre B12 vitamini ve folik asit (B9 vitamini) vitiligo semptomlarında iyileşme sağlayabilir.

1992’de Birmingham Tıp Merkezi’nde gerçekleştirilen ve 15 vitiligo hastayı kapsayan çalışmada, hastaların 11’inde serumda normalden daha düşük folik asit düzeyleri saptanmıştır. B12 vitamin düzeyleri de hastaların üçte birinde normalden daha düşüktü.

8 hastaya uzun süreli folik asit ve C vitamini verildi. Ayrıca B12 vitamini parenteral tedavisi de uygulandı. Vitamin tedavilerinden sonra 8 hasta belirgin repigmentasyon gösterdi.

Bu düzelme 3 ay sonra belirginleşti, fakat tam repigmentasyon bir ila iki yıllık devamlı takviye gerektirdi. Bazı çalışmalar, folik asit (ve bir miktar UV maruziyeti) ile kombine edildiğinde, B12 vitamininin vitiligo yönelik daha iyi çalıştığını göstermiştir.

“Clinical and Experimental Dermatology“, adlı dergide Ocak 2012’de bildirilen bir çalışma B12 vitamini, homosistein seviyeleri ve vitiligo depigmentasyonu arasındaki bağlantıyı araştırmıştır.

Bu çalışma, vitiligolu kişilerin daha yüksek homosistein seviyelerine ve daha düşük B12 vitamini ve folik düzeylerine sahip olduğunu gösteren diğer benzer çalışmaların sonuçlarını doğrulamıştır.

Araştırmacılar düşük B12 vitamin ve yüksek homosistein seviyelerinin vitiligo için risk faktörü olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyorlar.

• PABA

B-kompleks vitaminlerinde yaygın olarak bulunan bir bileşik olan PABA (para-aminobenzoic acid) vitiligo için yararlı olabilir.

PABA, bazı insanlar tarafından B vitamini kompleksinin bir üyesi olarak kabul edilir, fakat etkisi diğer B vitaminlerinden oldukça farklıdır.

PABA’nın enjekte edilebilir bir formu ve bireysel gereksinimlere göre uyarlanmış çeşitli hormonlarla beraber günde üç ya da dört kez 100 mg PABA’nın kullanımı birçok durumda vitiligodan etkilenen bölgelerin repigmentasyonuyla sonuçlandı.

• Phenylalanine

Esansiyel bir amino asit olan L-Fenilalanin, katekolaminlere ya da kutanöz pigment melanine dönüştürülen tirozin için doğal öncüdür. UVA maruziyeti ile kombinasyon halinde L-fenilalaninin oral kullanımı ya da UVA maruziyeti ile beraber cilde L-fenilalanin uygulanması vitiligo tedavisinde etkili gibi görünmektedir.

L-Fenilalanin hem ağız yoluyla hem de topikal olarak uygulanabilir ve UV’ye maruz kalma ile kombine edildiğinde daha olumlu sonuçlar sağlar. UVA maruziyeti ile kombine fenilalaninin (50 – 100 mg / kg vücut ağırlığı) oral kullanımı vitiligo için iyi bilinen bir tedavidir ve repigmentasyon oranı bakımından oldukça başarılı sonuçlar verir.

Çeşitli çalışmalar, L-fenilalanin’nin UVA tedavisinin sağladığı repigmentasyon derecesini arttırdığını göstermiştir.

International Journal of Dermatology’de yayınlanan 1989 tarihli bir çalışmada vitiligosu olan 21 kişi iki gruba ayrıldı: 11 katılımcı 100 mg / kg vücut ağırlığına göre oral L-fenilalanin ve UVA maruziyeti ile tedavi edildi.

Diğer 10 katılımcı, 100 mg / kg vücut ağırlığına göre oral L-fenilalanin ve UVA maruziyetiyle tedavi edildi ve ayrıca ikinci gruptakilere, vitiliginöz bölgelere % 10 L-fenilalanin içeren bir krem uygulandı. En iyi sonuçlar ikinci grupta görüldü.

Bir grup İspanyol hekim, altı yıllık bir dönem boyunca L-fenilalanin kullanma deneyimlerini bildirdiler.

Vitiligosu olan 171 hastadan bazıları üç yıla kadar L-fenilalanin kullandı ve her yıl nisan ve ekim ayları arasında, cildini güneşe 30 dakika maruz bırakmadan önce % 10’luk bir L-fenilalanin jeli uyguladılar. Hastaların % 83’ünde bazı olumlu gelişmeler görülmüş ve sonuçlar % 57 oranında iyi bulunmuştur.

Diğer bir çalışmada vitiligo tedavisi için fenilalanin, asetil sistein ve Cucumis melo ektresi içeren bir kombinasyon ürünüyle ultraviyole B ışık tedavisi ile birleştirildi ve yaklaşık % 74 oranında tatmin edici bir repigmentasyon oranı sağlandı.

2002’de İspanya’daki Venereologia Hastanesi Universitario Virgen Macarena Avda’dan Dermatoloji Bölümü, 70 hasta üzerinde ışık tedavisi ve % 0,025 klobetazol propionat ile beraber oral ve topikal L-fenilalaninin vitiligoya yönelik etkinliğini araştırdı. Katılımcılara günde bir defa, 100 mg L-fenilalanin verildi ve topikal jel uygulandı.

Daha sonra güneş ışığına ya da UVA lambalarına maruz bırakıldı ve geceleri klobetazol propiyonat verildi.Bu hastalarla 4 yıllık süresince çalışıldı ve %90’ı iyileşme gösterdi.

• Ginkgo Biloba

Bazı çalışmalar ginkgo biloba ekstresinin cildin daha fazla depigmentasyonunu durdurabildiğini ve geniş repigmentasyonu teşvik ettiğini göstermiştir.

Ginkgo biloba’nın vitiligoya yönelik etki mekanizması tam olarak bilinmemektedir, fakat antioksidan, anti-enflamatuar ve immüno-modülatör etkileriyle ilişkili görünmektedir.

“Asian Journal of Pharmaceutical and Clinical Research” adlı dergide yayınlanan bir araştırma yazısında, ginkgo ektresinin, vitiligolu hastalar için bir tedavi seçeneği olduğu belirtilmiştir.

“BMC Dermatology” adlı dergide bildirilen 2008 tarihli bir çalışmada, foto-hassaslaştırıcı ajanlar, geleneksel Çin tıbbı ürünleri, bitki özleri ve vitaminler de dahil olmak üzere vitiligoya yönelik birçok tedavi araştırılmıştır. Bunlar arasında, gingko ektresi ve fototerapi ile beraber L-fenilalanin en güçlü yeniden pigmentleme özelliklerini göstermiştir.

• Picrorhiza Kurroa

Himalaya dağlarında yetişen bir bitki olan Picrorhiza kurroa karaciğer ve cilt sağlığı için ayurvedik tıpta geleneksel olarak kullanılmıştır. Picrorhiza’nın anti-inflamatuar etkisi, inflamasyonu başlatan ve melanosit işlevini bozan sitokinlerin salınmasını durdurur.

Bitkinin çok yönlü özellikleri, melanositlerin tahrip edilmesini, toksinleri dışarı atmasını ve cilt sağlığını canlandırmasını potansiyel olarak engeller.

Bir ön çalışmada, picrorhiza, methokssalen (ilaç) ve güneşe maruz kalma ile birlikte, tek başına metoksalen ve güneşe maruz kalma kullanımı ile kıyaslandığında vitiligo hastalarında iyileşmeyi hızlandırdığı tesbit edilmiştir.

• Khella

Aynı zamanda Ammi visnaga olarak da bilinen khella bitkisi Orta Doğu’ya ve Kuzey Afrika’nın Akdeniz bölgesine özgü bir aromatik çalıdır. En önemlisi kellin ve visnagin olan kumarinleri ve furokoumarinleri içerir. Khella’nın, vitiligo tedavisinde etkili olmasının sebebi Psoralen’lere benzeyen bazı aktif bileşikler içermesidir.

Melankositleri daha fazla pigment salgılayacak biçimde uyararak, vitiligo yamalarının ilerlemesini durdurabilir ve vitiligo noktalarındaki renk iyileşmesine yardımcı olabilir. UVA fototerapi ile birlikte kullanıldığında daha iyi sonuç vermektedir.

Klinik çalışmalarda oral ve topikal kellin olumlu sonuçlar vermiştir ve kültürlenmiş insan hücrelerinde bir etki mekanizması üzerinde çalışılmıştır. Oral ya da topikal kellin ve UVA tedavisiyle yapılan deneyler, standart psoralen artı UVA (PUVA) tedavisiyle kıyaslanabilir başarı oranı göstermiştir.

Khellin-UVA kombinasyonu ile topikal tedavi, daha fazla süreyi gerektirmekle beraber, daha az yan etkiler göstermiştir.

• Polypodium Leucotomos

Calaguala olarak da adlandırılan Polypodium leucotomos antioksidan ve fotokoruyucu özellikleri ile bilinen özleri, çeşitli cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.

Son yıllarda, fototerapi ile tedavi edilen vitiligo hastaları için Polipodium leucotomos, adjuvan tedavi olarak kullanılmıştır.

Bir çalışmada, PUVA tedavisinin ve oral Polypodium leucotomos’un, tek başına fotokemoterapiden daha fazla bir repigmentasyona neden olduğu görülmüştür.

• Alfa Lipoik Asit

Alfa lipoik asit, önemli antioksidan etkilere sahip bir organosülfür bileşiğidir. Antioksidan etkileri sebebiyle, melanositlerin serbest radikaller tarafından yok edilmesini önlemek için, vitiligo tedavisinde önerilmiştir. Daha konvensiyonel tedavilere bağlı olarak genellikle adjuvan tedavi olarak kullanılır.

Yeni bulgular, vitiligolu kişilerde kutanöz repigmentasyonun hızlanması açısından etkinliğini göstermektedir. Klinik bir deneyde, iki ay önce antioksidan desteği alımı ve 6 ay süresince darband ultraviyole B ışığı ile yapılan uygulama ultraviyole ışık tedavisinin etkinliğinde artış sağlamıştır.

Antioksidan desteği olarak günlük 100 mg alfa-lipoik asit, 100 mg sistein, 100 mg C vitamini ve 40 IU E vitamini kullanılmıştır.

• Bairesi Kompleksi Reçetesi

Bairesi kompleksi reçetesi Uygur tıbbında en fazla kullanılan vitiligo tedavisinden biridir. Formül beş bitkinin sıcak su ekstresinden oluşur. Bu bitkiler Psoralea corylifolia, Vernonia anthelmintic, Plumbago zeylanica, Brassica juncea, Nigella glandulifera’dır.

Psoralen, vitiligo için psoralen artı ultraviyole ışık tedavisi (PUVA) tedavilerinde kullanılan Psoralea corylifolia tohumlarında bulunan ışığa duyarlı bir bileşiktir. Uygur tıbbı, 2500 yıllık geçmişi olan geleneksel Çin tıbbının bir parçasıdır.

450’den fazla bitkisel ilaç kliniklerde sıklıkla kullanılmaktadır. Bairesi kompleksi reçetesi vitiligo için Uygur kliniğinde kullanılan aktif reçetelerden biridir. Bitkilerin etkinliği in vivo ve in vitro olarak araştırılmıştır.

Her iki çalışmada da, melanogenez stimülasyonunun sonucu olarak iyi bir repigmentasyon saptanmıştır.

• Melagenina

İnsan plasentasının bir alkol ekstraktı olan Melagenina vitiligo hastalarının topikal tedavisi için kullanılır ve vitiligolu hastaların tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir.

Etki mekanizması tam olarak bilinmemekle birlikte yeni araştırmalar melanoblast ve melanosit proliferasyonunu ve melanogenezini uyardığını ileri sürmektedir. Daha sonra yeni bir melagenin formülasyonu (Melagenina plus) üretilmiştir.

Repigmentasyonu uyarmada etkili görünen Melagenina plus daha önceki Melagenina tedavisinden farklı olarak günde yalnızca bir defa uygulanır ve güneşe maruz kalma gerektirmez.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: https://www.beslenmedestegi.com/saglik-rehberi/vitiligo-icin-dogal-yontemler

Vitiligo (ala hastalığı) nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Sedef Ve Vitiligo UV Işınıyla Tedavi Edilebiliyor

Vitiligo görülme oranı, %0,5 ile %1 arasında seyreder. Tıbbi açıdan herhangi bir teh arz etmeyen Vitiligo; bulaşıcı bir hastalık değildir ve hiçbir şekilde ağrıya sebep olmaz.

Vitiligo tedavisinde ise daha çok topikal kremler, lokal ultraviyole ışın tedavisi (UVB) tercih edilirken; hastalığının şiddetli olduğu durumlarda ise cerrahi müdahale yani ameliyat gerekebilir.

Ala hastalığı, hastalarında başka bağışıklık sorunları olma riski yüksektir.

Vitiligo neden olur?

Kesin nedeni tam olarak bilinmeyen Vitiligo hastalığının otoimmün bir bozukluk olduğu sanılmaktadır. Hastaların kendi bağışıklık sistemi; kendi vücut hücrelerine saldırmaya başlar ve bu hücreleri yok eder.

Vitiligo hastalarında da hastanın beyaz kan hücreleri; vücuda rengini veren pigmentleri üreten melonisitleri yok etme başlar.

Pigmentasyon kaybına bağlı olarak; daha çok el, ayak ve yüzde görülmeye başlayan beyaz lekeler; zamanla sıklaşabilir ve pigmentasyon kaybı ilerleyebilir.

Çiller, cilt lekeleri, cilt rengi sorunları ve tedavi yöntemleri

Ala hastalığı ile diğer bağışıklık sistemi sorunları arasında ilişki olduğundan söz etmek mümkündür. Bilimsel araştırmalar; aşağıdaki hastalıkları ile Vitiligo arasında sıkı bir bağ olduğunu gösteriyor. Bunlar, Hipertiroidi, Addison hastalığı, diyabet, pernisiyöz anemi, tiroid rahatsızlığı ve alopesi areata’dır.

Vitiligo hastalığının belirtileri nelerdir?

En belirgin Vitiligo belirtisi ciltte pigmentasyon yoksunluğu nedeniyle görülen yaygın beyaz lekelerdir.

Üç farklı şekilde ciltte renk yitimi olabilir; bunlar; odaksal, bölümlü ve genelleşmiş depigmenstasyon modeli olarak isimlendirilir. Odaksal yani merkezi tipte renk yitimi yalnızca birkaç ufak alanda ortaya çıkar.

Bölümlü, parçalı olan ikinci modelde, renk yitimi genellikle vücudun belli bir bölümünde gerçekleşir. Genelleşmiş renk yitimi ise; Vitiligo’nun en yaygın görülen çeşididir.

Anti aging nedir, nasıl yapılır? Cilt sağlığına ve yaşlanma etkileri

Vitiligo, ciltte ve ellerde ciddi bir renk değişimine neden olur

Beyaz, yama şeklindeki lekeler çok hızlı bir şekilde yayılabileceği gibi bazı hastalarda bu süre birkaç yılı bulabilir. Bazı hastalarda ise lekeler yayılmadan ayını bölgelerde kalır.

Bazı hastalarda ciltte oluşan güneş hasarının da Ala hastalığı tetiklediği bilinmektedir. Kimi hastalarda, beyaz lekeler, ruhsal sıkıntı, stres ve bronzlaşma sonrasında ortaya çıkabilmektedir.

Ancak hastaların bu şikayetlerinin Vitiligo’ya neden olup olamayacağı konusunda kesin bir bilimsel bilgi yoktur.

Vitiligo hastalığına nasıl teşhisi konur?

Beyaz lekeler sadece Vitiligo hastalarında olmaz, kimi başka cilt hastalıklarında da bu tür lekeler olabilmektedir. Hastalığın ayırıcı tanısı için dermatoloji uzmanı öncelikle hasta hikayesini dinler ve belirtileri inceler, ayrıca bazı testler yapması gerekebilir.

Kesin tanı için gerekirse deri biyopsisi alınabilir ama çoğu zaman klinik olarak beyaz alanların görünümü ile tanı konulabilir. Vitiligo teşhisi için doktorunuz aile geçmişiniz; vücudunuzda güneş yanıklarının bulunup bulunmadığı, cildinizde kabarmanın olup olmadığına bakar.

Vitiligo teşhisi sırasında cilt biyopsisi yapılarak; pigment yoksunluğu teşhis edilerek, hastalık doğrulanabilir. Aynı zamanda doktorunuz kan testi yaparak, B12 değerlerinizi ve tiroid fonksiyonlarınızı da kontrol edebilir.

Tiroidin gereğinden fazla aktif çalışması, B12 vitamini eksikliği genellikle Vitiligo hastalığı ile yakından ilişkilidir. Tüm bu testlerden sonra doktorunuz; erken tedaviye başlayabileceği gibi hastalığınızla ilgili bağlantılı durumları da araştırabilir.

Kimi hastalarda göz testi yapılması da gerekebilmektedir.

B12 vitamini nedir? Hangi besinlerde bulunur? Faydaları ve eksikliği

Teşhis aşamasında doktorunuz doğru teşhisi koymak için şu soruları sorabilir:

  • Ailenizde bir diğer Vitiligo hastasının olup olmadığı,
  • Sizde veya bir diğer aile üyenizde herhangi bir bağışıklık sistemi hastalığının bulunup bulunmadığı,
  • Cildinizdeki beyaz lekeleri fark etmeden önce kızarıklık, güneş yanığı vb. cilt problemlerine sahip olup olmadığınız,
  • Saçlarınızın 35 yaşınızdan önce grileşip grileşmediği,
  • Güneşe karşı duyarlılık gösterip göstermediğiniz,
  • Daha önce fiziksel bir hastalığa ya da stresli bir olaya maruz kalıp kalmadığınız,

Vitiligo tedavisi

Kişiye herhangi bir zararı bulunmayan bu hastalık; kişinin duygusal bir çöküntü içerisine girmesine neden olabilir. Vitiligo tedavisi ile beyaz lekelere tekrar eski cilt rengini kazandırmak hedeflenir. Tedavi; bazı hastalarda cildi eski haline getirebilirken bazı durumlarda da istenmeyen yan etkiler ortaya çıkabilir.

İnsan sağlığına doğrudan zararı olmayan vitiligo, kişinin dışlanmasına ve depresyona girmesine neden olabilir

Uzun yıllar sürebilen tedavi; bazı hastalarda ise hiçbir işe yaramaz. Vitiligo tedavisinde;

  • İlaçlar ya da ilaçlı cilt kremleri
  • Ultraviyole ışık tedavisi ile birlikte ilaçlar
  • Cildin sorunlu bölgelerine dövme ile renk verme
  • Işık tedavisinin ve topikal kremlerin işe yaramadığı durumlarda cerrahi müdahaleyöntemlerinden biri ya da birkaçı tercih edebilir.

Vitiligo tedavisinde kullanılan ilaçlar nelerdir

Topikal ilaçlar; beyaz lekelerin tekrar pigmente olmasında etkili olabilir. Çocuklar ve yetişkinler tarafından kullanılabilen topikal ilaçların en az 3 ay boyunca her gün beyaz lekelere sürülmesi gerekir. Özellikle topikal kremler; bazı durumlarda derinin incelmesi, deri renginde düzensiz çizgilerin belirmesi gibi yan etkileri de beraberinde getirebilir.

Vitiligo tedaviside immünomodülatör grubu ilaçlardan da faydalanılabilir. Etken maddesi ‘tacrolimus’ ya da ‘pimekrolimus’ olan bu merhemler; Vitiligo’nun iyileşmesine katkıda bulunabilir. Özellikle yüz ve boyun bölgesinde beyaz lekelerin bulunduğu, küçük alanlarda pigmentasyon kaybının söz konusu olduğu durumlarda bu merhemler; iyi sonuç verebilir.

Ultraviyole ışık tedavisi

Cilde rengini veren pigmentlerin geri yüklenmesi aşamasında Ultraviyole ışık tedavisinden yararlanılabilir. Özellikle ilaçlı tedavi ile birlikte eş zamanlı olarak gerçekleşen ışık tedavisinden başarılı bir sonuç almak oldukça mümkündür.

Psoralen isimli, topikal merhem ya da oral tablet şeklinde formları olan bu ilaç; cildinizdeki beyaz lekelerin Ultraviyole ışıklarına karşı daha hassas bir hale gelmesine ve açık alanların daha kolay bir şekilde koyulaşmasına da katkıda bulunur.

Cilt lekeleri neden olur? Benlerin ve lekelerin en etkili tedavisi yöntemleri

Psoralen isimli bu ilacı kullanırken; güneş ışınlarına karşı hassasiyetiniz de artacağından, güneş kremi kullanmadan kesinlikle dışarıya çıkmamanız da gerekir. İlaç ve ışık tedavisinin birleşimi anlamına gelen ‘PUVA’ tedavisini; haftada birkaç kez alabilirsiniz.

Bu yöntemde daha çok ‘Monobenzon’ isimli ve cilt pigmentlerinin rengini açan bir topikal krem kullanılır. Ancak bu merhem; merhem ile temas eden kişilerin de cilt rengini açabileceğinden tedavi sonrası en az 2 saatlik süre boyunca hastanın başka hiç kimse ile cilt temasında bulunmaması gerekir. Bu tedavi esnasında da kişinin güneş koruyucu krem kullanması oldukça önem arz eder.

Cerrahi (ameliyat) tedavisi

Rahatsızlığın şiddetli olduğu durumlarda, özellikle yıllardır Ala hastalığı tedavisine yanıt vermeyen hastalar; ameliyat yaptırmayı tercih edebilir. Ameliyat esnasında ciltteki sağlıklı deri çekilir ve beyaz lekelerden etkilenen deriye yerleştirir. Ancak oldukça pahalı olan bu ameliyat; hastanın cildinde yara izi oluşumuna neden olabilir.

Şifalı Bitkiler ile Vitiligo tedavisi

Yukarda sayılan tedaviler dışında günümüzde Vitiligo tedavisinde bitkisel ürünler ile ilgili pek çok öneri ve tavsiye bulunmaktadır. Ancak bunların çok azı ile ilgili bilimsel kanıt bulunmaktadır.

Bu nedenle doktorunuzun bilgisi ve tavsiyesi olmadan kesinlikle bitkisel bir ürün denemeyiniz. Bazı bitkisel ürünler ciddi sağlık sorunları yaratabilmektedir.

Aşağıda Vitiligo tedavisinde işe yaradığı iddia edilen bazı şifalı bitkiler ile ilgili bilgiler var.

Papaya ile Ala hastalığı tedavisi

Mükemmel bir antioksidan kaynağı olan papaya; aynı zamanda bol miktarda C vitamini ve B vitamini içerir.

Tedavi esnasında papaya suyu içebileceğiniz gibi beyaz lekelere bir dilim papayayı kestikten ve iyice ezdikten sonra topikal şekilde de uygulayabilirsiniz. Papaya suyunu hazırlamak için öncelikle bir miktar papayayı yıkayın, soyun ve küp dilimler şeklinde kesin.

Tohumlarını da çıkardıktan sonra blenderdan geçirin. Hazırladığınız meyve suyunu her gün düzenli olarak 2 hafta boyunca için.

B Vitamini nedir? Hangi besinlerde bulunur? Faydaları ve eksikliği

Taze zencefil suyu ve kırmızı kil kullanarak hazırlayacağınız bir macunu topikal olarak beyaz lekelere uygulayarak da vücudunuzda kan dolaşımının hızlanmasını sağlayabilir; beyaz lekelerin eski rengine kavuşması yolunda aşama kat edebilirsiniz. Macun hazırlamak için 2 adet zencefili yıkadıktan ve soyduktan sonra rendeleyin.

Bir miktar suda kaynatın ve kaynadıktan sonra 10 dakika bekleyin. Eşit miktar kırmızı kil ile karıştırın ve hazırladığınız macunu beyaz lekelerin olduğu yerlere sürün.

Fesleğen ve Limonlu su ile Ala hastalığı tedavisi

Bir avuç taze fesleğen yaprağını iyice yıkayın. Yaprakları macun kıvamına gelene dek ezin. Ardından üzerine birkaç damla limon suyu damlatın. Hazırladığınız bu macunu her gün düzenli olarak, 6 ay boyunca beyaz lekelere sürün.

Vitiligo hastaları için öneriler

  • Hastalığınızın tedavisi için sağlık uzmanlarından yardım alabileceğiniz gibi kendiniz de hastalığınızın ilerlemesini önleyen birtakım metotlardan yararlanabilirsiniz. Bunun için öncelikle hastalığınızla ilgili bilgi edinin
  • Özellikle koruyucu güneş kremi kullanmanız; cildinizin uzun dönemli hasarlar almasının önüne geçebilir.
  • Bronzlaştırıcı losyon ve boyalar kullanarak; beyaz lekelerin görünümünü hafifletebilirsiniz.
  • Hastalığınız süresince moralinizin bozulduğu ve kendinizi bunalmış hissettiğiniz durumlarda uzmanlardan danışma ve destek alabilir, bir psikoloğa gidebilirsiniz.
  • Tedavi için muhakkak Vitiligo hastalığının tedavisi konusunda başarılı, aynı zamanda size duygusal destek verebilecek, iyi bir dinleyici olan uzman doktordan yardım almalısınız.
  • Vitiligo hastası olan diğer kişiler ile görüşerek ve arkadaşlık kurarak; kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz.

Kaynaklar ve Referanslar: 1 – Vitiligo: How is it treated?2 – Vitiligo – AOCDermatology3 – What Causes Vitiligo?

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/vitiligo-ala-hastaligi-nedir-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi/

Sedef Hastalığı İçin Işın Tedavisi Kullanımı Nasıl Yapılır?

Sedef Ve Vitiligo UV Işınıyla Tedavi Edilebiliyor

Sedef hastalığında ışın tedavisi kullanımı konusunda öncelikli olarak uzman hastalığın türünün belirlemesini yapar. Işın tedavileri içinden neyin kullanılacağı konusunda yine uzman belirleme yapar.

Teşhisi

Sedef hastalığından ışın tedavisi yapılabilmesi için öncelikli olarak hastalığın türünün teşhis edilmesi gerekir. Bir uzman hekim çoğu zaman cilt üzerinde bulunan görüntülerden tanı koyabilir.

Nadir şekilde biyopsi adı verilen cilt numunesi alımı yapabilirler. Muayene için numune mikroskop altında laboratuara gönderilmektedir. Bu sayede sedefin türü belirlenir ve tedavi için gerekli sürece başlanır.

Tedavilerde uzman ışık tedavisi yani fototerapi uygulaması kullanabilir.

Işın Tedavileri- Fototerapi ve Çeşitleri

Hastalığın ışın tedavisi kapsamında doğal ya da yapay ultraviyole ışını kullanımı yapılır.

 Fototerapinin kolay ve basit yolu, cildin kontrollü şekilde ve belli düzeylerde doğal güneş ışıklarına maruz kalması anlamına gelir.

Işın tedavisi uygulamalarında diğer tedavi uygulamalar tek başına ya da diğer ilaçlar ile birleştirilerel suni şekilde  ultraviyole A ya da ultraviyole B  ışınlarının kullanılmasını içermektedir.

Güneş Işığı

Sedef hastalığı çeşitleri ışın tedavisi içinde güneş ışıklarında veya yapay ışınlarda var olan ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalma durumu sorunlu cilt hücrelerinin büyümelerini yavaşlatır. Ayrıca iltihaplanmaların azalmasını sağlar. Günlük alınacak güneş ışınlarının az seviyede alınması sedef hastalığının iyileştirilmesi konusunda destek sağlamaktadır.

Yoğun şekilde güneşe maruz kalmak ise semptomların kötüleşmesini sağlayacaktır. Yani aşırı güneş insan cildinde yan etkilerin ortaya çıkmasına neden olur. Yan etkileri içinde cilt hasarı ilk ortaya çıkan durumdur. Bir güneş ışığı rejimi başlatmadan önce, sedef hastalığının tedavisinde doğal güneş ışığının en güvenli yolu konusunda uzman hekimden detay alınmalıdır.

UVB Fototerapi

Bu tedavi şeklinde yapay ışın kaynağı olarak uygulanan UVB ışınının kontrollü dozları kullanılır. Hafif veya orta düzeyde sedef hastalığı semptomlarını artırabilme riski bulunur.

Geniş bant şeklinde UVB olarak da adlandırılan UVB fototerapi uygulamasında tek lekeleri, yaygın sedef hastalığı ve topikal tedavilere karşı dirençli olan sorunları tedavi etmek mümkün hale gelmektedir. Yan etkileri az süreli şeklinde meydana gelebilir.

Bu yan etkiler arasında; kaşınma, kızarmalar ve cildinkuruması durumu bulunur. Uzman doktorun verdiği nemlendiricileri kullanmak oluşan yan etkilerin azalması açısından yardımcı olabilir.

Narin Bantlı UVB Fototerapi

Sedefin başlangıç döneminde dar bantlı olan UVB fototerapi, geniş bant UVB tedavisi uygulamasında daha etkili olur.  Genelde ciltte iyileşme meydana gelinceye kadar bir hafta içinde 2  ile 3 defa uygulanır.

Uygulamalardan sonra yapılacak olan kişisel bakımlar sadece haftalık şekilde uygulanmaktadır.

Bunun yanı sıra dar bantlı olan UVB fototerapisi yanlış şekilde kullanıldığı zaman şiddetli veya uzun zaman kullanıldığında yanıkları meydana getirebilir.

Goeckerman Terapisi

Uzmanlar Goeckerman tedavisi olarak adlandırılan UVB ile kömür katranı tedavisinin birleştirilerek kullanılmasıdır. İki terapi beraber kullanıldığı zaman tek başına olduğundan daha etkilidir.

Psoralen Artı Ultraviyole A

Bu tarz kemoterapi uygulamasında UVA ışınlarına maruz bırakılmadan daha öncesinde ışık hassaslaştırıcı bir ilaç uzman hekim tarafından verilir. UVA ışığı UVB ışınlarından dahada derin bölgelere nüfuz eder ve psoralen cildi UVA maruziyetine duyarlı yapmaktadır.

Bu tedavi şekli sürekli olarak cildi iyileştirme gösterir. şiddetli şekilde meydaan gelen vakalarda sık şekilde kullanılır.  Kısa süreli ortaya çıkan yan etkileri; bulantı, baş ağrısı, yanma ve kaşıntıyı yer alır.

Uzun zaman devam yan etkileri; kurumuş ve kırışmış cilt, çil, artmış güneş hassasiyetleri ve ciltte kanser riski fazlasıyla artar.

Atomsal Lazer

Şiddeti hafif düzeyde ve orta düzeyde olan hastalıklar için kullanılan ışın terapisi uygulamalarıdır. Sorunlu cilt bölgesine uygulama yapılır. Bu işlemlerde sağlık açısından sorun olmayan cilde zarar verilmez.

UVB ışınlarının kontrollü bir ışını, ölçekleme ve iltihapları kontrol altına için sedefin plaklarına yönlendirilir. Excimer lazer tedavisi, geleneksel fototerapiden daha az düzeyde seans gerektirmektedir. Çünkü daha çok ve güçlü UVB ışığı kullanımı yapılır.

Yan etkileri;  kızarıklık ve kabarcıklaşma şeklindedir.

Sedef Türleri

  • Plak tipi hastalık; bu tür insanlar arasında yaygın şekilde gözlemlenir. İltihaplı, kabarık, kırmızı ve pullu lezyonları bulunur. Kafa, diz, dirsek ve bel bölgesinde gözlemlenir.
  • Guttat; genç yetişkin kişilerde ve çocuklarda sık şekilde oluşur. Bacak, kol ve göğüs bölgesinde küçük kırmızı lekeler ile meydana gelir.
  • Püstüler; yetişkinlerde gözlemlenen bu sorunda kızarık deri çevresinde beyaz ve iç kısmı iltihaplı olmayan sıvı dolu balonlar vardır. Balonlar ayaklar ve eller gibi organlarda toplanır. İnsan vücudunun hemen hemen her tarafını kaplar.
  • Eritrodermik; sedef hastalığı insan vücudunun yüzey kısmının neredeyse çoğunu kaplar. İltihaplı bir hastalık türüdür. Dönemsel şekilde, kaşıntılı, yaygın, döküntülü ve kızarık bir şekilde ortaya çıkar. Hastalığın lekeleri üzerinde pullanmalarda oluşabilir.

Hastalığın hangi türü ile karşı karşıya kalınırsa kalınsın tedavi şekli uzman doktor tarafından belirlenmelidir.

Kaynaklar

Источник: https://ciltte.com/sedef-hastaligi-isin-tedavisi-hangi-hastanelerde-yapilir.html

Vitiligo Hastalığı Nedir, Vitiligo Tedavisi

Sedef Ve Vitiligo UV Işınıyla Tedavi Edilebiliyor

vitiligo hastalığı nedir, vitiligo tedavisi

Derimizdeki melanosit hücreleri pigment üretir ve derimize renk verir. Bu melanosit hücreler çeşitli nedenlerle hasar görür ve pigment üretemezler. Pigment yetersizliği de deride beyaz lekelerin oluşmasına sebep olur.

Oluşan lekeler oldukça belirgindir. Lekelerin en çok görüldüğü yerler bacak, el, kol, yüz, dudak, dirsek, göğüstür. Genital bölgede de lekelere sık rastlanır.

Vitiligo nedir sorusunun cevabı kaba haliyle bu şekilde verilebilir.

Vitiligo hastalığı nın görülme oranı her 100 kişiden 1 ile 4 kişi arasındadır. Bu oran siyah ırklarda 1000 de 1 dir. Bu hastalık sonucu beyaz renge dönüşen alanlar farklı büyüklüklerde olabilirler.

Bazen görülmeyecek kadar küçük olan beyaz lekeler, bazen çok daha büyük olabilir ve cildin çok büyük bir kısmını kaplayabilir. Beyaz lekelerin olduğu bölgelerde tüylerde ve kıllarda da beyazlıklar görülebilir.

Bu lekelerin oluştuğu bölgeler sağlıklı bölgelere nazaran daha hassastırlar. Hastalık görülen kişilerde güneş yanıkları oluşabilir ve darbe,  çarpma sonucunda yeni lekeler meydana gelebilir.

Hastalık tiroid hastalıkları, kansızlık gibi birçok başka hastalıkla birlikte görülebilir. Hastalığa sahip bireylerin yarısında hastalık belirtileri 20 yaş öncesi dönemde görülmeye başlar.

Vitiligo Neden Olur

Vitiligo neden olur, kimlerde görülür, ırsimidir gibi sorular sıklıkla sorulmaktadır. Vücutta yeterince pigment üretilememsi sonucu oluşan vitiligo hastalığının kesin nedeni bilinememektedir.

Bununla birlikte uzmanlar oluşan bazı genetik bozukluklar, bağışıklık sistemi bozuklukları sonucu vücuttaki melanositlerin yıkılması  ve bu hücrelerin kendi kendilerini ortadan kaldırması sonucunda lekelerin oluştuğunu düşünmektedir.

Hastalığın ortaya çıkmasını ya da şiddetlenmesini tetikleyen bazı faktörler mevcuttur. Bunlar güneş yanıkları, çarpma, darbeler ve kansızlık gibi bazı hastalıklardır. Yine vitaminsizlik, iştah kaybı, stres ve uykusuzluk hastalığı tetikleyen unsurlardır. Ailesinde vitiligo hikayesi olanlarda hastalığın görülme ihtimali vardır fakat kesin olarak vitiligo hastalığı görülür denemez.

Vitiligo Belirtileri

Deri üzerinde oluşan süt beyazı gibi lekeler vitiligo belirtileridir. Beyazlayan alanlardaki tüylerde de beyazlama görülebilir. Bazı kişilerde bölgesel beyazlamalar görülmez, vücudun tamamı beyazlar. Beyazlamalar koyu tenli kişilerde daha net görülür.

Açık tenli kişilerde de bronzlaşmayala birlikte lekeler iyice farkedilebilir olur. Hastalığın seyri ve ilerleme hızı kişiden kişiye farklılık gösterir. Lekelerin olduğu bölgelerde zaman zaman koyu renk görülebilir. Bunun sebebi orada az miktarda da olsa halen pigment olmasıdır.

Vitiligo hastalarında hastalığın ortaya çıkmasından bir süre sonra pigment kaybı son bulur. Derideki pigment miktarı sabitlenir. Daha sonra yine pigment kaybı olabilir. Hastalıkta bu şekilde bir döngü görülür. Döngü ilerledikçe lekelerin miktarı artar ve tekrar eski rengine dönmez. Bütün derinin aynı renk olması vitiligo hastalığının geçtiği anlamını taşımaz.

Vücutta oluşan her beyaz leke vitiligo değildir. Bazı kişilerde sıkıntılı ve stresli dönemlerde geçici beyaz lekeler görülebilir. Bunun dışında birtakım ilaçların yan etkileri sonucu geçici beyaz lekelerin görülmesi de olası bir durumdur.

Vitiligo tedavisinden önce uzman bir dermatolog tarafından teşhis konulmalı ve ve yapılan tahlillerle derideki pigment kaybının ne düzeyde olduğu belirlenmelidir.

Hastalığın tanısında T3 ve T4 hormonlarına bakılır ve hekimin tercihine göre lekelerin olduğu bölgeden parça alınarak biyopsi yapılır.

Hastalığın tedavisinde öncelikle hastada B12 vitamini eksikliği ve kansızlık varsa bu durum ortadan kaldırılır. Doktorların tercih ettiği tedavi yöntemleri hastaya ve hastalığın durumuna göre değişiklik gösterebilir.

En çok tercih edilen tedavi yöntemi Derband, UVA ve UVB ışın tedavisi yöntemleridir. Bu yöntemde uygulanan ışınlarla derideki pigmentlerin aktifleştirilmesi hedeflenir.

 Vitiligo tedavisinde kullanılan başlıca yöntemler:

vitiligo tedavisi

  • Repigmentasyon tedavisi: Fototerapi, hücre sprey, dar bant UVB tedavisi, ilaç tedavisi, mikrofototerapi, PUVA tedavisi, tropikal kortikosteroid.
  • Depigmentasyon tadavisi
  • Cerrahi tedaviler
  • Sağlıklı deriden hücre nakli

Vitiligo Bitkisel Tedavi

Vitiligo bitkisel tedavi konusunda birçok farklı öneriler bulunmaktadır. Bunlardan en çok  bilinenlerden biri Ahmet Maranki’nin kürüdür.

Malzemeler: Kırmızı pancar, beyaz lahana, havuç, elma ve1 tatlı kaşığı zeytinyağı. Mevsimine göre bahar aylarında karışıma ıspanak, kereviz, maydanoz veya tere katılabilir.

Hazırlanışı: Malzemelerin hepsinin suyu sıkılır. Sabahları yemekten önce (aç karnına) 2 bardak yudum yudum içilir.  21 gün uygulandıktan sonra 1 hafta ara verilir ve kür tekrar uygulanmaya başlanır. İkinci uygulamanın 7. günü sonrasında lekelerde iyileşmeler başlar.

Vitiligo İbrahim Saraçoğlu

Vitiligo tedavisi konusunda Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu da önerilerde bulunmaktadır. Saraçoğlu vitiligo hastalarının kuru soğan, patlıcan, domates, bulgur tüketimini azaltmalarını ve güneşin yoğun olduğu saatlerde güneşe çıkmamalarını tavsiye ediyor. Prof. Dr. Saraçoğlu bitkisel tedavi olarak da lavanta kürü öneriyor. Vitiligo İbrahim Saraçoğlu kürü:

  • 4-5 g (bir tutam) lavanta bir buçuk su bardağı kadar kaynar suya katılarak kısık ateşte 15 dakika kadar demlenir.
  • Suyun fokur fokur kaynamamasına dikkat edilmeli. Olabildiğince kısık ateşte ve sabit bir kaynama noktasında tutulmalı.
  • Demleme süresi tamamlanınca ılınması beklenmeden hemen su süzülmeli.
  • İçmeden önce ılınması beklenmeli.
  • Akşam yemeklerinden sonra 15 gün boyunca her akşam 1 çay bardağı içilmeli.
  • İlk 15 günlük periyot tamamlandıktan sonra hastalığın durumuna göre haftada 2-3 defa uygulanmaya devam edilir.

Источник: http://saglikloji.com/vitiligo-hastaligi-nedir-vitiligo-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.