Şeker Hastalığında Egzersiz

içerik

Şeker Hastalığı Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Şeker Hastalığında Egzersiz
'TA PAYLAŞ 'DA PAYLAŞ 245

Vücudumuzun enerji ihtiyacı, yiyeceklerimizdeki temel besin öğeleri karbonhidrat, protein ve yağlardan sağlanır.

Emilebilmek için en küçük parçalarına ayrılan besin öğelerinin en önemlisi “glukoz” adı verilen basit şekerlerdir. Glukoz başta beyin olmak üzere vücudun tüm organlarının önemli bir besin kaynağıdır.

Hücreler ihtiyacı olan glukozu, midenin arkasında bulunan pankreas bezinin salgıladığı insülin hormonu yardımıyla kullanır.

Şeker hastalığı (diyabet), pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi ya da ürettiği insülinin etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen bir hastalıktır.

İnsülin, şekerin hücre içine girmesini ve hücrede glikojen olarak depolanmasını sağlar. Şeker hastası, yediği besinden kana geçen şekeri yani glukozu kullanamaz ve bu durumda kan şekeri düzeyi yükselir (hiperglisemi).

Bu durum uzun dönemde birçok doku ve organda hasara yol açar. 

Günümüzde dünyada her 12 kişiden 1’i şeker hastalığından etkilenmektedir. Öte yandan şeker hastalığı olan kişilerin neredeyse yarısı henüz tanı almamıştır.

Bu da, aslında her 2 şeker hastasından 1’inin hastalığından habersizce yaşamına devam ettiğini gösteriyor. Türkiye’de ise 2014 verilerine göre 7.2 milyonun üzerinde şeker hastası bulunmaktadır.

Bu hastaların 2 milyondan fazlasına henüz tanı konmamıştır.

Şeker hastalığının türleri nelerdir?

Şeker hastalığının tip 1 şeker hastalığı ve tip 2 şeker hastalığı olmak üzere belirgin iki tipi vardır. Tip 1 şeker hastalığı insülinin pankreasta hiç üretilmediği ya da çok az üretildiği tiptir ve sıklıkla çocukluk ve gençlik döneminde görülür.

Tip 2 şeker hastalığında ise vücut insülin üretmektedir, ancak hücreler insüline direnç göstermektedir. Buna bağlı olarak zaman içinde üretilen insülin miktarı da yetersiz kalır.

Bu sebeple yemeklerden sonra kandaki şeker hücrelere giderek enerjiye dönüşemez ve kan şekeri düzeyi yükselir.

Tip 2 şeker hastalığı genellikle orta yaş ve üzerindeki bireylerde görülür ve şeker hastalığı vakalarının %90-95’ini oluşturur.

Gizli şeker (pre-diyabet) nedir?

Kişinin kan şekeri düzeyi normalden yüksek olduğu halde şeker hastalığı tanısı koymaya yeterli yükseklikte değilse bu durumda kişi gizli şeker hastası olarak adlandırılır. Bazı çalışmalarda gizli şekeri olan çoğu kişide 10 yıl içinde tip 2 şeker hastalığı geliştiği saptanmıştır.

Gizli şeker hastası bireylerde kalp ve damar hastalık riski kan şekeri normal olan bireylere kıyasla 1.5 kat daha fazladır. Şeker hastalığı olan bireylerde ise 2-4 kat fazladır.

Gizli şekeri olan bireyler yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde şeker hastalığını önleyebilir ve geciktirebilir.

Hamilelikte şeker hastalığı

Hamilelik öncesi yeterli insülin salgılayabilen pankreas hücreleri hamileliğin ilerlemesiyle yeterli insülin salgılayamaz, bu nedenle daha önce şeker hastalığı belirtisi olmadığı halde hamilelik boyunca kan şekeri yükselebilir. 'Gestasyonel Diyabet' olarak isimlendirilen bu tablo, hamilelik bitiminde genellikle düzelir. 

Genellikle ailesinde çok sayıda şeker hastası bulunan kişiler, 30 yaşın üzerinde, fazla kilolu hamileler gestasyonel diyabet açısından risk taşırlar. Gestasyonel diyabet doğumdan sonra genellikle düzelir fakat sonraki hamileliklerde tekrarlama riski yüksektir (yaklaşık %50).

Tip 1 şeker hastalığının belirtileri

Tip 1 şeker hastalığının başlıca belirtileri; ağız kuruluğu, susama hissi, sık idrara çıkma, yorgunluk ve halsizlik, sık acıkma, diyet yapmadığı halde zayıflama, bulanık görme, ellerde ve ayaklarda hissizlik veya uyuşma ve karıncalanmadır.

İnsülin eksikliğine bağlı olarak kanda biriken aşırı şeker idrarla atılırken vücut suyunu da çektiği için idrar miktarı fazlalaşır. Bu durumda susama hissi ve ağız kuruluğu artar. Sonuç olarak hasta normalden daha çok idrara çıkıp daha fazla su içmeye başlar.

Hücre içinde enerji (şeker) yoksunluğu nedeniyle hasta, kendisini yorgun ve huzursuz hisseder.

Alınan gıdalardan yararlanamayan vücut hücreleri enerji kaynağı olarak depolardaki yağları yakıt olarak kullanmaya başlar ve kişi zayıflar.

Kandaki şeker seviyesi çok yüksek ise vücudun tüm dokularından, bu arada göz merceğinden de su çekilir. Bu sebeple bakılan objelere odaklanılması güçleşir ve bulanık görme ortaya çıkar.

Bu belirtilerin ortaya çıkması için gereken süre, tahribatın miktarına ve hızına bağlıdır. Bazı hastalarda belirtiler o kadar hızlı ilerler ki, hastalar şeker hastalığı teşhisi konmadan önce önemli bir şikayetleri olmadığını ifade ederler. Öte yandan, tahribat haftalar, aylar, hatta yıllar boyunca sürebilir.

Tahribatın hızlı olması durumunda vücut enerji ihtiyacı için kendi proteinlerini ve yağlarını kullanmak zorunda kalır. Özellikle yağların aşırı yıkımıyla oluşan ve keton cisimleri adı verilen son ürünler vücut için zararlı atıklardır ve vücutta birikerek ketoasidoz denilen duruma yol açar.

Ketoasidozun belirtileri ise, karın ağrısı, hızlı solunum, aşırı halsizlik ve yorgunluktur. Böyle bir durumda derhal hastaneye başvurmak gerekir.

Tip 2 şeker hastalığının belirtileri

Tip 2 şeker hastalığının başlıca belirtileri; sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, çok su içme, açlık hissi, cilt yaralarının geç iyileşmesi, kuru ve kaşıntılı bir cilt, sık sık enfeksiyon gelişmesi, ellerde ve ayaklarda hissizlik veya uyuşma ve karıncalanmadır. Ancak bu belirtiler zaman içinde yavaş yavaş ortaya çıkar.  

Sık idrara çıkma

Cilt yaralarının geç iyileşmesi

Ağız kuruluğu ve çok su içme

Kuru ve kaşıntılı bir cilt

Açlık hissi

Referanslar: 1. Türkiye Diyabet Vakfı. http://www.turkdiab.org/. Son erişim tarihi: 22 Temmuz 2015. 2. Türk Diyabet Cemiyeti. http://www.diabetcemiyeti.org/. Son erişim tarihi: 22 Temmuz 2015. 3. IDF Diabetes Atlas 6th Edition. http://www.idf.org/diabetesatlas/update-2014.

Son erişim tarihi: 22 Temmuz 2015. 4. International Diabetes Federation. http://www.idf.org/membership/eur/turkey#membership. Son erişim tarihi: 22 Temmuz 2015. 5. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu. http://diyabet.gov.tr/index.php?lang=tr&page=29. Son erişim tarihi: 22 Temmuz 2015. 6.

Türkiye Diyabet Vakfı. http://www.turkdiab.org/page.aspx?u=1&s=13. Son erişim tarihi: 22 Temmuz 2015. 7. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği. http://www.turkendokrin.org/files/pdf/03_Tip_1_Diyabet.pdf. Son erişim tarihi: 22 Temmuz 2015. 8. Türkiye Diyabet Vakfı. http://www.turkdiab.org/page.

aspx?u=1&s=14. Son erişim tarihi: 22 Temmuz 2015.

Источник: https://www.kalbinidinlesen.com/kalp-hastaliklari-ile-yasamak/seker-hastaligi/seker-hastaligi-nedir-ve-belirtileri-nelerdir

Egzersiz ve Şeker Hastalığı

Şeker Hastalığında Egzersiz

Egzersizin şeker hastalığı üzerine çok olumlu etkileri vardır. Egzersiz, psikolojik durumu, kalp dolaşım sistemi veya metabolizmayı etkileyebilir. Düzenli egzersiz kan şekerini düşürür ve bu da şeker hastalığının kontrolünde
çok önemlidir.

Egzersizin başlıca yararları;

  1. İnsülin hassasiyetini artırır: Egzersiz daha fazla insülin üretimini sağlamaz fakat insülinin hassasiyetini artırır. Bu etki birkaç saat sürer. Bazı hastalarda 24 saat bile etkisi olabilir. Böylece, insüline bağımlı olmayan hastalarda ağızdan alınan ilaç miktarı azaltılabilir.

  2. Kan şekerinin kontrolü daha kolay sağlanır: Kişi egzersiz yapmaya başladığında kan şekerini ve diyetini daha düzenli ve dikkatli takip eder. Şeker hastalığını kontrol etmenin temel anahtarı hastalığın yan etkilerini azaltmaktır.

  3. Kalp damar hastalıkları riskini azaltır: Egzersiz kan basıncını ve kalp damar tıkanıklığına yol açan kolesterolu düşürür.
  4. Egzersizin diğer yararları:•Vücuttaki fazla yağları yakar; kilo vererek ideal vücut ağırlığına kavuşmanızı sağlar.

    • Kaslarınızın kuvvetlenmesini sağlar.• Kan akışını artırır.• Enerjinizin artmasını sağlar.• İş yapma kapasitenizi artırır.• Dolaşımı artırır.• Oksijen tüketiminizi artırır.• Tekrarlı iş yapabilme becerinizi artırır.• Kemik yoğunluğunuzu ve kuvvetinizi artırır.• Stresinizi azaltır ve gevşemenizi sağlar.

    • Endişe ve depresyonu azaltır.

    • Kendinize güvenizi artırır ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.

Egzersiz Tip1 (insüline bağımlı) ve Tip 2 (insüline bağımlı olmayan) şeker hastalıklarında diyet ve ilaç kullanımı ile birlikte hastalığın kontrolü açısından son derece önemlidir.

Egzersiz Yaparken Dikkat Edilecek Hususlar

  • Şeker hastalığı olan kişilerde egzersiz için bazı potansiyel riskler vardır. Kullanılan ilaçların aşırı etkisi, hastalarda hipoglisemiye (kan şekerinin aşırı düşmesi) sebep olabilir.
  • Şeker hastalığı olan kişilerde bu hastalığın yanı sıra kalp hastalığı da varsa egzersiz yapmadan önce ritm bozuklukları ve kalp krizi gibi problemlerin oluşmaması için doktorunuza ve fizyoterapistinize danışın.
  • Yaşlı olan hastalarda ağırlık kaldırma egzersizleri eklemlerde veya yumuşak dokularda hasara yol açabilir. Dikkatli olunmalıdır.
  • Gözleri etkilenen hastalarda, aşırı zorlayıcı egzersizlerden kaçınılmalıdır.
  • Egzersiz sırasında ayaklara özel ilgi gösterilmelidir. Yumuşak ve uygun spor ayakkabıları giyilmelidir. Ayakkabılar ayakları sıkmamalıdır. Nemi emen özel çoraplar giyilmelidir. Bunlar ayakları darbelerden ve su toplamalarından korur. Egzersizden önce ve sonra ayaklar kontrol edilmelidir.
  • Susuz kalmamak için egzersizden önce, egzersiz sırasında ve sonrasında yeteri kadar su içilmelidir.
  • Tip II şeker hastalarında nöropati denilen sinir hastalığı görülebilir. Bu hastalarda sıcak veya soğuğa dayanıklılığın azalması ve pozisyona bağlı ani tansiyon düşmeleri görülebilir. Çok sıcak veya çok soğuk ortamlarda egzersiz yapılmamalıdır.
  • Özellikle Tip I şeker hastalarında nefes tutularak yapılan, ağırlık kaldırma aktiviteleri kalp ve göz üzerinde olumsuz etkiler yapar. Ağırlık eğitimi düşük ağırlıkla çok tekrarlı olarak yapılmalıdır. Egzersiz sırasında nefes tutulmamalıdır.
  • Diyet: Egzersizden önce, egzersiz sırasında ve sonrasında uygun beslenilmeli ve yeterli miktarda su alınmalıdır. Hasta egzersiz sırasında küçük şekerler alabilir ve su içebilir.
  • İnsülin veya ilaçlar: İlaçlar düzenli kullanılmalıdır.

Hastanın kan şekeri seviyesi 100 mg/dL‘den az ise egzersize başlamadan önce küçük şekerler yenebilir.

Egzersize başlamadan önceki ideal kan şekeri 120–180 mg/dL arasında olmalıdır. Egzersizden sonra da düzenli olarak kontrol edilmelidir.

Egzersizden önce kan şekeri 180 mg/dL üzerinde ise hiç şeker alınmaz.

Kan şekeri 250 mg/dL’nin üzerinde ise, egzersiz kan şekeri kontrol altına alınana kadar ertelenebilir.

  • Yatmadan hemen önce egzersiz yapılmamalıdır.

Nasıl Ve Hangi Tip Egzersiz Yapmalıyım?

• Aerobik egzersizler (yürüme, bisiklete binme, koşma, merdiven çıkma, yüzme gibi) egzersizler tercih edilmekle birlikte, uygun olan hastalarda uygun ağırlıklarla yapılan egzersizlerle de kan şekeri kontrol edilebilir.• Egzersiz uygun ısınma ve soğuma sürelerini içermelidir.

Isınmak için 5–10 dk süre ile daha düşük şiddetli egzersizler yapılmalıdır.• Isınmadan sonra, asıl egzersiz dönemine geçilmelidir. Uygun egzersiz şiddeti 15–20 dk sürmelidir.• Egzersizden sonra daha aktif bir aktiviteyi içeren soğuma dönemine geçilmelidir ve 5–10 dk. sürdürülmelidir.

• Egzersizler haftada 3–5 kez düzenli yapılmalıdır.

Источник: https://saglikdanisma.wordpress.com/2009/08/27/egzersiz-ve-seker-hastaligi/

Şeker Hastalığında Kontrol ve Takip

Şeker Hastalığında Egzersiz

Eğer diyabetliyseniz hayatınızın bundan sonraki döneminde kendinizi çok iyi kontrol altında tutmanız gerekecektir. Diyabetle barışık yaşamanın yolu kendinize dikkat etmekten geçer. Kan şekeri düzeylerinizi ortalama aralıklarda tutarak olabildiğince normal yaşam sürdürmeyi hedeflemelisiniz. Bu hedefe ulaşmanızın en iyi yolu diyet uygulamak ve egzersiz yapmaktır.

Şeker hastası olduktan sonraki gelişen zaman içinde sürekli yüksek düzeylerde seyreden kan şekerine bağlı olarak kompilasyonlar gelişebilir.

Komplikasyonlar önce gözleri, böbrekleri, sinirleri ve kardiyovasküler sistemi etkiler. Bunlardan kaçınmak için ya da mümkün olduğunca erken fark edebilmek için şeker hastasının kendisini özenle izlemesi gerekir.

Günümüzde kan şekerinin kontrolü için uygulaması çok kolay yöntemler vardır.

ŞEKERİMİ KAÇ DEFA ÖLÇMELİYİM?

Kan şekeri düzeyinizi kendiniz izlerseniz hastalığınızı kontrol altında tutmanız kolaylaşacaktır. Tüm yapacağınız parmağınızdan bir damla kan alarak testinizi yapmaktır. Bugün Türkiye’de bu işlevi yapan birçok şeker ölçme cihazı mevcuttur.

Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Diyabet Federasyonu şeker hastalarının hangi sıklıkta şeker düzeylerinin ölçüleceğini bir bildiriyle sunmuşlardır.

Yoğun tedavi gören hastalar için; her yemekten önce ve yatmadan önce şeker düzeyinizi ölçmeniz gerekir.

Diyabetli tüm hastalar; günde 2 defa ama çeşitlendirerek farklı zamanlarda ölçebilir.

Diyet ile kontrol edilen hastalar; günde bir kez kan şekerini mutlaka ölçmeli.

Ağızdan ilaç kullanan hastalar; her gün kahvaltıdan önce ve kahvaltıdan 2 saat sonra olmak üzere günde 2 defa kan şekerini ölçebilir.

Hedefimiz kan şekerinizi 24 saat boyunca istenilen seviyelerde tutmaktır. Her gün belirli aralıklarda ölçülen şeker sonuçlarınızı kaydederek doktorunuza bildirmeniz gerekir. Böylece doktorunuz ve siz bu bilgiler ışığında en iyi tedavi yöntemini ve programını ayarlayabilirsiniz.

İDRAR ŞEKERİ

Kan şekerinizi ölçebildiğiniz gibi idrar şekerinizi de ölçebilirsiniz. Normalde idrarda şeker çıkmaz. Ancak kanınızdaki şeker miktarı çok yükselirse, bunun bir kısmı idrara çıkar. İdrar şekerinize bakmak son derece kolay bir işlem olmasına rağmen kan şekerinizi tam olarak saptamaz.

KANDAKİ ŞEKER SEVİYESİNİ DÜŞÜRMENİN 10 YOLU

İnsanların “biraz şekerim var” ya da “şekerim biraz yüksek” dediğini işitmişsinizdir. Bu sözler diyabetin ciddi bir hastalık olmadığı düşüncesini uyandırır. Bu doğru değil. Diyabet ciddi bir hastalıktır, fakat onu yönetmeyi öğrenebilirsiniz.

Diyabeti olan kişiler sağlıklı beslenme seçimleri yapmalı, ideal kiloda kalmalı, her gün hareket etmeli ve iyi hissetseler bile ilaçlarını almalılar. Yapılması gereken çok şey var kolay değil. Ama buna değer.

Prof. Dr. Alper Çelik, kan şekeri seviyesini düşürmenin kolay yolları hakkında şu bilgileri verdi:

DÜZENLİ EGZERSİZ

Aktif olun. Haftanın büyük bir kısmında aktif olmak için hedef koyun. Günde 10 dakikalık yürüyüş gibi hafif bir hedefle başlayın. Haftada iki kez kas gücünü artıracak alıştırmalar yapın. Stretch bantları kullanın, yoga, ağır bahçe işleri (aletle kazma ve bitki ekmek vb) ya da push-up yapın.

Düzenli egzersiz kilo kaybetmenize ve insülin duyarlılığını artırmaya yardımcı olabilir. Artan insülin hassasiyeti, hücrelerin kan dolaşımındaki şekeri daha kolay kullanabilmesi demektir.

Egzersiz kan şekerinin kaslar tarafından kullanılmasına ve kasların kasılmasına da yardım eder. Ağırlık kaldırma, tempolu yürüyüş, koşma, bisiklet sürme, dans, doğa yürüyüşü, yüzme ve benzeri egzersizler yararlı olacaktır.

Egzersiz insülin duyarlılığını artırır ve kasların kandan şeker almasına yardımcı olur. Bu da kan şekeri seviyesinin düşmesini sağlar.

KARBONHİDRAT ALIMINI KONTROL ALTINDA TUTUN

Pek çok çalışma düşük karbonhidrat diyetinin kan şekeri seviyesini azaltmaya ve kan şekerinin ani yükselmesini önlediğini göstermektedir. Dahası, düşük karbonhidrat diyeti kan şekeri seviyesini uzun vadede kontrol etmeye de yardım etmektedir.

Karbonhidratlar glikoza parçalanır bu da kan şekerini yükseltir. Karbonhidrat alımını azaltmak kan şekeri kontrolüne yardımcı olur.

LİFLİ BESİN TÜKETİMİ ARTIRIN

Yüksek lif içeren gıdalar, sebzeler, meyveler, kurutulmuş taneli baklagiller ve tam tahıllardır. Kadınlar için günlük önerilen lif miktarı yaklaşık 25 gram ve erkekler için de yaklaşık 38 gramdır. Bu da her 1000 kaloride 14 grama karşılık gelmektedir. Bol lif tüketmek kan şekerini kontrol etmeye yardım eder ve çözünebilen yenebilir lifler daha etkilidir.

SUSUZ KALMAYIN

Yeterince su içmek kan şekeri seviyesini sağlıklı sınırlar içinde tutmanıza yardımcı olacaktır. Susuz kalmayı önlemeye ek olarak böbreklerin de fazla kan şekerini idrar yoluyla atmasına yardımcı olur. Düzenli su içmek kanı sulandırır, kan şekeri seviyesini düşürür ve diyabet riskini azaltır.

Su ve kalorisi olmayan içeceklerin en iyi içecekler olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Şekerle tatlandırılmış içecekler kan glikoz seviyesini artırır, kilo kontrolünü ortadan kaldırır ve diyabet riskini artırır. Su içmek kan şekeri seviyesini düşürür ve diyabeti önlemeye yardımcıdır. Su en iyi içecektir.

Meyve suyu ve soda yerine su için.

PORSİYON KONTROLÜ YAPIN

Porsiyon kontrolü kalori alımını düzenlemeye yardım eder ve kilo kaybına götürür. Dolayısıyla kiloyu kontrol etmek sağlıklı kan şekeri seviyesini destekler ve tip 2 diyabet gelişimi riskini azaltır.

Porsiyonları kontrol altına almak kalori alımını azaltmaya ve kan şekerinin ani yükselmesini önlemeye yardım eder.

Porsiyonları kontrol etmek için:

  • Porsiyonları ölçün ve tartın
  • Küçük tabak kullanın
  • Açık büfe restoranlardan uzak durun
  • Yiyeceklerin etiketlerini okuyun ve porsiyonları kontrol edin
  • Yemek günlüğü tutun
  • Yavaş yiyin

Porsiyonları daha fazla kontrol ettikçe kan şekeri seviyesini da daha iyi kontrol edeceksiniz.

DÜŞÜK GLİSEMİK İNDEKSİ OLAN BESİNLERİ TERCİH EDİN

Düşük glisemik indeksli besinleri tüketmenin tip 1 ve tip 2 diyabetli kişilerin uzun vadede kan şekerini düşürdüğü gösterilmiştir. Besinlerin glisemik endeksi kadar tüketilen karbonhidrat miktarı da önemlidir.

Deniz ürünleri, et, yumurta, yulaf, arpa, fasulye, mercimek, taneli besinler, tatlı patates, mısır, yer elması ve nişasta içermeyen yiyecekler düşük glisemik indeksli besinlerdir.

Düşük glisemik indeksli yiyecekleri seçmek ve toplam karbonhidrat tüketimini belirlemek önemlidir.

STRES SEVİYESİNİ KONTROL ALTINA ALIN

Stres kan şekerini yükseltebilir. Derin nefes almaya, bahçe işleri ile uğraşmaya, yürüyüşe, meditasyona, hobilerinizi yapmaya sevdiğiniz müziği dinlemeye zaman ayırın.

KAN ŞEKERİ SEVİYENİZİ TAKİP EDİN

Kan şekeri seviyesini ölçmek ve takip etmek onu kontrol etmeye yardımcı olacaktır. Böylelikle öğünlerde ya da aldığınız ilaçlarda bir düzenleme gerekip gerekmediğini bulabilirsiniz.

Vücudunuzun belli yiyeceklere verdiği tepkiyi de bu şekilde görebilirsiniz. Her gün kan şekeri seviyesini ölçmeye ve ölçüm değerlerini kaydetmeye çalışın.

 Şeker seviyesini kontrol etmek ve her gün bunu kaydetmek yiyecek ve ilaçları düzenlemeye ve kan şekeri seviyesini indirmeye yardımcı olacaktır.

KALİTELİ VE YETERLİ UYUMAYA ÖZEN GÖSTERİN

Uykunuzu almış olmak son derece önemlidir ve iyi bir sağlık için gereklidir. Kötü uyuma alışkanlıkları ve dinlenememek kan şekeri seviyesini ve insülin duyarlılığını etkiler. İştahı artırır ve bu da kilo almaya götürür.

Uyku kalitesinin düşmesi büyüme hormonu salgılanmasını azaltır ve kortizol seviyesini yükseltir. Bunlar kan şekeri kontrolü için önemli hormonlardır. Uykunun kaliteli ve yeterli olması gerekir. Her gece yeterli bir süre ve kaliteli bir uyku uyunması gereklidir.

İyi bir uyku kan şekeri kontrolünü sağlamak ve sağlıklı kiloda kalabilmek için önemlidir. Kötü uyku metabolik hormonların üretimini olumsuz etkiler.

KİLO VERİN

Vücut ağırlığında yüzde 7’lik bir azalmanın diyabet geliştirme oranını yüzde 58’e kadar azaltabildiği bilinmektedir. Üstelik riskteki bu azalma yıllarca devam etmektedir.

Diyabet riski altında olup olmadığınızı belirlemek için kiloyla en yakın bağlantılı şey, bel çevresidir ve bu konuda da dikkatli olmanız gerekir.

Kadınlarda 88,9cm ve erkeklerde de 101,6 cm’den daha büyük bel çevresi ölçümü, insülin direnci, yüksek kan şekeri seviyesi ve tip 2 diyabet için artan bir risk ile ilişkilendirilmektedir.

Sağlıklı bir bel ölçüsüne sahip olmak tüm kilonuzdan çok daha önemli olabilir. Sağlıklı bir kilo ve bel çevresinin belirtilen sınırdan aşağıda olması, kan şekeri seviyesini normal sınırda tutmaya ve diyabet hastası olma riskini azaltmaya yardım edecektir.

Источник: https://www.metabolikcerrahi.com/seker-kontrolu

Diyabetliler nasıl egzersiz yapmalı, nelere dikkat etmeli

Şeker Hastalığında Egzersiz

“Pankreasta bulunan ve insülin üreten beta hücrelerinin yani vücudun bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini tanıyamaması sonunda zedelenmesi ile meydana gelmektedir.” Pankreas insülini üretemediği için hastalar ömür boyu enjeksiyon yoluyla insülini almalıdır, daha çok çocuklarda ve erişkinlerde görülür.

Tip 2 diyabet nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi

ise, insülin gerektiği gibi  kullanılamaz yani “hastalarda insülin salgılanmasındaki yetersizlikten çok dokulardaki insülin reseptörlerindeki direnç sonucunda glükoz metabolizması bozulmaktadır.

” Kiloları fazla olan ve yetişkin bireylerde sıklıkla görülür. “Genel olarak şeker hastalarının %90′ını oluşturduğunu ve kuvvetli bir genetik yatkınlık zemininde geliştiği bilinmektedir.

”  Birde gebelik döneminde oluşan şeker hastalığı vardır,bu da gebelikten sonra düzelme gösterir.

Gizli şeker;

“ Bir kişinin kan şekeri düzeyi normalden yüksek olmasına karşın diyabet tanısı koymaya yeterli yükseklikte değilse bu durumda kişi pre-diabetik (gizli şeker hastası) olarak tanımlanır.

” Diyabet hastalığı farklı tiplerdedir dedik ve bu ayrımları açıkladık, buna bağlı olarak diyabet belirtileri her insanın vücudunda farklı şekilde görülmesine rağmen genel olarak belirtileri; ağız kuruluğuna bağlı çok su içme, sürekli iştah, aşırı yemek yeme, idrara çok çıkma ve açlık halinde aşırı sinirlilik şeklinde özetlenebilir.

Diyabet hastaları nelere dikkat etmeli?

Diyabet tedavisi hastalığın tipine göre değişmek ile birlikte, bilim adamlarının yaptığı tüm çalışmalar rağmen kalıcı bir iyileşme sağlamamaktadır. Bunun için birey yaşamına kendi yön vermek durumundadır.

Çünkü diyabet tedavisi her şeyden önce kişinin kendi kendine uyguladığı bir düzenli yaşam programıdır.

Diyabetli kişiler, düzenli doktor kontrolü, düzenli beslenme ve kişiye özel egzersiz programlarıyla hastalıklarıyla başa çıkmada büyük yol kat edebilirler. Yeterki istesinler.

Annem de bir şeker hastası, ananemden gelen bir miras! Sanırım 40 yaşından sonra teşhis konuldu, ilk başlarda insülin kullanmıyordu fakat düzensiz beslenme, egzersizden yoksun hareketsiz bir yaşam tarzı ve daha önemlisi beni dinlememesinden kaynaklı, insülin iğnelerine başladı. Ve hala devam etmekte hem insüline, hem de beni dinlememeye Günlük yaşam sürecimiz ne kadar hareketli?

Bu soruya aldığım yanıtlar, ki genelde ev hanımlarından “evde 1 dakika bile durmuyorum, hep iş yapıyorum” şeklinde oluyor malesef bahsettiğimiz egzersiz kapsamına dahil olmuyor.

İnanın hanımlar, evde kendinizi bu kadar yıpratmanız sadece ve sadece ilerleyen yaşlarda karşılaşacağınız fiziksel rahatsızlıkların tetikleyicisi olacaktır.

Ve diyabet hastaları için olmadığı gibi sağlıklı birey içince çözüm olmaz.

En başta sağlıklı  kilo vermenize yardımcı olur, kan şekerini düşürücü etki yapar,  iş yapma kapasitesini arttırır.

Bireyin kendini daha zinde hissetmesini, verimli oksijen kullanımını ve kasların kuvvetlenmesini sağlar, depresyonu azaltır, insülinin daha iyi kullanılmasını, kalp ve dolaşım sisteminin daha iyi çalışmasını ve hastalık riskini azaltarak , tip II diyabette kullanılan insülin ilaçlarının azalmasına yardımcı olur. Düzenli egzersiz ve kilo verme, çoğunlukla kan şekerini düşüren ilaç  kullanımını azaltmaktadır.

Diyabetli kadınlar hamilelikte nelere dikkat etmeli?

Bir egzersiz programına başlamadan önce sahip olduğumuz hastalığı tanıyıp, diyabetle yaşam felsefesine hakim ve kendimize inanan bireyler olarak  bilinçli  bir destek alınması geregine inanmalıyız, aksi takdirde farkına varmadığınız bir hastalığımız, yada yanlış bir egzersiz bize başka sorunlar çıkarabilir.

Diyabetli birey nasıl egzersiz yapmalı, nelere dikkat etmeli?

Egzersiz programına başlamadan önce mutlaka doktoruna danışmalı şiddeti ve süresi hakkında konuşmalı ve doktorunun verdiği onay ile birlikte egzersiz danışmanıyla birlikte egzersini tasarlamalı. Diyabeti kontrol altında ve herhangi bir komplikasyon yoksa normal bir vücut kompozisyonu değerlendirmesiyle egzersiz yapabilir.

Egzersiz kan şekerini etkileyebileceği için şiddeti egzersiz danışmanı ve doktoru ile birlikte kontrol altında değişkenlik göstermelidir.

Kan şekeri 250 md/dl nin üzerinde ise egzersiz yapmamalı çünkü bu durumda insilüne daha fazla ihtiyaç duyacak ve kaslar şekeri yeteri kadar kullanamayacaktır, aynı zamanda idrarda keton varsa egzerisiz yapılmamalıdır.


Egzersiz öncesi kan şekeri ölçülmeli
100 mg/dl nin altında ise hipoglisemi denen kan şekerinin aşırı düşmesi gerçekleşebilir. Egzersiz sırasında hipoglisemiye uğranırsa kana çabuk karışan basit şeker yada şeker tabletleri kullanılabilir.

İnsülin kullanılıyorsa, egzersiz yapılacak bölgeye insülin yapılmamalıdır. Hipogliseminin önlenmesi, tokluk hiperglisemi ve hiperlipidemisinin kötü etkilerini ortadan kaldırmak için egzersizin öğün ve ara öğünden 1 SAAT SONRA yapılması uygundur.

Yemek öncesi egzersiz yapmak isterseniz karbonhidrat almanız hipoglisemi riskini azaltacaktır. Kilo kontrolü yada kilo vermek için egzersiz yapıyorsanız doktorunuzla görüşüp insülin dozunu ayarlayabilirsiniz. Uzun süreli egzersiz yapılacaksa, hipoglisemi riskine karşın yanınızda basit şeker yada tablet bulundurabilirsiniz.


Egzersiz sırasında kıyafet ve özellikle ayakkabı seçiminiz önem arz etmektedir. Egzersizin vücuda yararlı olabilmesi için egzersiz süresi en az 30 dakika olmalıdır.  Kalp hızında artış olmalıdır (yaşa göre belirlenen şekilde) Egzersiz sürekli olarak programlı bir şekilde sürdürülürse vücuda yararları ortaya çıkar.

Egzersizin insülin duyarlılığına olumlu etkileri egzersiz programına 2 günden fazla ara verilirse kaybolur.

Metabolik etkilerin gerçekleşmesi için en az haftada 3 gün yapılması gereklidir. En iyi sonuçlar gün aşırı yapılan egzersizler ile sağlanmıştır. Haftada 4 kez orta şiddette egzersiz yapanlardaki metabolik etkilerin haftada 2 kez ağır şiddette egzersiz yapanlara göre daha iyi olduğu gözlenmiştir.

 Egzersiz öncesi ve sonrası mutlaka şeker ölçülmeli ve not edilmelidir. Böylece egzersiz şiddetinizi ve öğünlerinizi düzene sokabilirsiniz.

Egzersiz sırasında nefes alış verişine dikkat edilmeli,  egzersizler düşük veya orta düzeyde yapmalı, ısınma, esneme ve soğuma gibi temel prensipler mutlaka uygulanmalıdır.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/diyabetli-birey-nasl-egzersiz-yapmal-nelere-dikkat-etmeli/

Diyabette Egzersiz

Şeker Hastalığında Egzersiz

Spor ve fitnes merkezine gitmeden, spor oyunları oynamadan yada herhangi bir ekipmana gerek kalmadan da fiziksel olarak aktif olabilirsiniz.

Eğer fiziksel olarak fitseniz günlük olan aktiviteleriniz için kuvvet, esneklik ve dayanaklılığa sahipsiniz demektir. Fiziksel olarak aktif olmak kendinizi fiziksel ve psikolojik olarak daha iyi hissetmenize yardımcı olacaktır.

Fiziksel olarak aktif olmak kandaki glikoz seviyesini, kan basıncını ve kolesterolü düşürebilir; ayni zamanda kalp hastalığı ve kalp krizi riskini azaltır, stresle başacikmaya yardım eder, kalbi, kasları ve kemikleri güçlendirir.

Bunlara ek olarak, düzenli aktivite insülinin daha iyi çalışmasına yârdim eder, kan dolanımınıartırır ve daha esnek kalmanızı sağlar. Eğer kilo vermeye çalışıyorsanız, fiziksel aktivite ve akıllıca yiyecekler seçerek istediğiniz kiloya erişebilir ve o kiloyu koruyabilirsiniz.

Egzersiz Çeşitleri

Diyabet tedavisi zorunlu ve düzenli fiziksel aktiviteleri de içerirEgzersiz öncesi ve sonrası en az 5-10 dak. Isınma ve soğuma egzersizleri yapılmalıdır

Kapsamlı bir fiziksel aktivite üççeşit temel hareket tarzını içerir

  • Aerobik egzersiz
  • Kuvvet çalışması
  • Esneklik egzersizleri
  • Gün boyu aktif kalmak için ipuçları

Aerobik Egzersiz

Aerobik egzersiz, kalp atim hızını artırır, kaslarınızıçalıştırır ve nefes alıp verme sayısınıartırır. Genelde toplamda 20 – 60 dakika ve haftada 5 gün olan aktiviteler planlanmalıdır.

Son zamanlarda genellikle aktif bir yasam sürmüyorsanız, günlük 5-10 dakikalık egzersiz programlarıylabaşlayıp ilerleyen haftalar boyunca zamanıartırabilirsiniz; yada gün içinde yapacağınız aktiviteleri bir kaç seans halinde yapabilirsiniz, örneğin her yemekten sonra 10 dakika hafif tempolu yürüyüş yapabilirsiniz.

Eğer kilo vermek istiyorsanız, bu tip egzersizler en uygun egzersizlerdir. Bu tip egzersizlerin süresi ve şiddeti kontrol edilmelidir. Antrenmanın şiddeti % 50 – 80 Hedef Kalp Atım Sayısında ( HKAS) olmalı.

Basit Olarak HKAS Şöyle Hesaplanır;

Maksimal Kalp Atım Sayısı ( Maks KAS ) = 220 – YaşReserve KAS ( RKAS ) = MaksKAS – İstirahat KAS ( İKAS )

HKAS = ( RKAS x Antrenmanın Şiddeti % ) + İKAS

Aşağıda Bazı Aerobik Egzersiz Örnekleri Verilmiştir

  • Hafif tempoluyürüyüş, dışarıda yada içeride koşubandı üzerinde
  • Dans edin
  • Hafif şiddetli aerobik egzersiz programlarına katilin
  • Yüzün yada suda aerobik egzersizler yapın
  • Buz pateni yada tekerlekli paten yapın
  • Tenis oynayın
  • Evde egzersiz bisikletini binin

Kuvvet Çalışmaları

Kuvvet çalışması haftada 2-3 kez yapılır, kasların ve kemiklerin daha güçlenmesine yârdim eder, günlük islerdeki taşıma isini kolaylaştırır, örneğinalışverişçantasıtaşımak. Daha çok kas demek, daha çok kalori yakmak demektir, hatta dinlenir durumda bile.

Kuvvet çalışmalarında dinamik kasılmaları içeren alıştırmalara ağırlık verilmelidir. İzometrik ( statik ) egzersizler büyük ve küçük kan basınçlarında artışa neden olmakla beraber egzersiz sonrasında kan şekerinde yükselme görülür. Kuvvet çalışmaları düşükten orta şiddete doğru yapılır.

Tip 2 diyabetler Tip 1 diyabetlere göre daha düşük şiddette çalışmalıdırlar. Ortalama şiddet maksimal kaldırılan ağırlığın % 60-80 ' i arasında olmalıdır. 8-12 arasında alıştırma seçilmeli ve her alıştırma 2-3 set yapılmalıdır.

Bütün büyük kas gruplarını içermelidir ( 4-5 alıştırma üst vücut, 4-5 alıştırma alt vücut ).

Kuvvet Çalışması İçin

  • Ağırlık, elastik bantlar ve plastik tüplerle kuvvet artırma egzersizi içeren programlara katılmak
  • Evde hafif ağırlıklar kaldırmak gibi aktiviteler yapılabilir.

Esneklik Egzersizleri

Esneklik egzersizleri, germe egzersizleri olarak da adlandırılır, eklemlerinizin daha esnek olmasına sağlar ve bu da diğer aktiviteler esnasında olabilecek yaralanma riskini azaltır. 5 – 10 dakika boyunca yapılan hafif germe egzersizleri müteakiben yapılacak yürüme ve yüzme gibi aerobik egzersizler içinde ısınmayı sağlar.

Ayrıca esneklik çalışmaları eklem hareketliliği, şişmanlık veya hamilelik nedeniyle oluşabilecek kısıtlamaların giderilmesi içinde gerekli olabilir. Isınma haricinde özellikle esnekliği geliştirmek için yapılan esneklik çalışmaları 15-30 saniyelik esnetmeleri içermeli.

Her esnetme için 2-4 tekrar, alt ve üst ekstremiteler için 4-5 ' er alıştırma seçilmelidir.

Kaynak: http://diyabet.gov.tr/index.php?page=53&lang=tr

Источник: https://www.hangihastaliga.com/index.php/saglik/seker-hastaligi-diyabet/217-seker-hastaligi-diyabet-egzersiz

Diyabet ve Egzersiz (Şeker Hastalığı ve Egzersiz) – Sağlık Ocağım .NET

Şeker Hastalığında Egzersiz

Günümüzde, toplumun hareketsiz yaşam tarzı ve fiziksel aktiviteye çok yatkın olmaması nedeniyle kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, kemik erimesi gibi kronik hastalıkların görülme sıklığı artmıştır.

Genellikle fiziksel aktivite denildiğinde insanların aklına spor gelir. Aslında fiziksel aktivite sadece spor yapmak olarak algılanmamalıdır.

Çünkü günlük yaşantımızda hareket ettiğimiz sürece fiziksel aktivite yapmış oluruz.

Gün içinde yürümek, işe gitmek, gün boyu çalışmak, özellikle hareketli işlerde çalışıldığında, ev işleri yapmak ve gün içinde ne kadar çok hareket edersek o kadar çok fiziksel aktivite yapmış oluruz.

Egzersiz yapmanın faydaları

Egzersiz;

  • Kalp damarhastalıkları riskini azaltır,
  • Kan basıncını ve kalp damar tıkanıklığına neden olan yüksek kolesterol riskini azaltır,
  • Vücutta bulunan fazla yağları yakarak ideal kiloya ulaşmaya yardımcı olur,
  • Kasların kuvvetlenmesini sağlar,
  • Kan akışını hızlandırır,
  • Vücuda enerji verir ve iş yapma kapasitesini arttırır,
  • Kemiklerin güçlü olmasını ve kemik yoğunluğunu sağlar,
  • Stresi azaltır ve gevşemeyi sağlar,
  • Endişe ve depresyona faydalıdır,
  • Kişinin kendine olan güvenini arttırır ve kendini iyi hissetmesini sağlar.

Şeker hastalığında kontrolü sağlamak için nelere dikkat etmeliyiz?

Şeker hastalığının kontrolünü sağlamak için, kan şekeri seviyesi düzenli bir şekilde takip edilmeli, doktorun verdiği ilaç tedavisi düzenli uygulanmalı, beslenme yönünde diyetisyenlerden yardım alınmalı ve yapılması gereken egzersizler için fizyoterapist desteği alınmalıdır.

Şeker hastaları yapılması gerekenleri düzenli bir şekilde yapar ise çok fazla şikayetlere ve şeker hastalığının komplikasyonlarına maruz kalmadan yaşamlarını sürdürebilirler. Ayrıca, aşırı stres kan şekeri seviyesinin yükselmesine neden olur.

Bu nedenle şeker hastaları stres ile başa çıkabilmek için gevşeme egzersizleri yapabilirler ve yeni uğraşlar bulmaları (resim yapmak, müzik dinlemek, kitap okumak, yürüyüş yapmak, namaz kılmak gibi) aynı zamanda hareket etmeyi de sağlar.

Hasta kendisininde ze alabileceği uğraş (hobi) bulabilir.

Şeker hastalarında düzenli egzersizin faydaları

Düzenli olarak yapılan egzersizin şeker hastalığı üzerinde çok olumlu etkileri vardır. Hastanın psikolojik durumunu, kalp dolaşım sistemi ve metabolizma üzerinde egzersizin oldukça faydası vardır.

Düzenli egzersiz veya yürüyüş;

  • Kan şekerini düşürür,
  • Hastalığın kontrolünü sağlar,
  • İnsülinin faydasını arttırır,
  • Düzenli egzersiz yapan hastalarda ilaç dozu düşürülebilir,
  • Hasta, egzersiz yapmaya başladığında kan şekeri kontrolünü ve beslenmesine daha çok dikkat eder.

Egzersiz, tip 1 insüline bağımlı ve tip 2 insüline bağımlı olmayan şeker hastalıklarında diyet ve ilaç kullanımı ile birlikte hastalığı kontrol altında tutma açısından büyük önem taşır.

Şeker hastaları egzersiz yaparken nelere dikkat etmeli?

Şeker hastalığı olanlarda egzersiz için bazı görülmeyen riskler söz konusu olabilir. Kullanılan ilaçların etkisinden dolayı hastalarda hipoglisemi (şeker düşüklüğü) yaşanabilir.

Şeker hastalığı olan kişilerde, şeker hastalığının yanı sıra kalp hastalığı da varsa egzersiz yapmadan önce ritim bozuklukları ve kalp krizi gibi sorunların ortaya çıkmaması için, hastanın doktoru ya da fizyoterapisti ile görüşüp egzersizi nasıl yapması gerektiği hakkında bilgi alması önemlidir.

  • İleri yaştakiler ağırlık kaldırma egzersizlerinden kaçınmalıdır.
  • Gözleri etkilenen hastalar zorlayıcı egzersizler yapmamalıdır.
  • Egzersiz yaparken yumuşak ve ayağı rahat ettirecek ayakkabı ve nemi emen pamuklu çorap giyilmelidir. Egzersizden önce ve sonra ayaklar kontrol edilmelidir.
  • Susuz kalmamak için egzersiz yaparken kişi yanında su bulundurmalıdr.
  • Tip 2 diyabet hastaları diyabetik nöropati sorunu olabileceğinden çok soğuk ve çok sıcak ortamlarda egzersiz yapmamalıdır.
  • Tip 1 diyabetliler nefes tutularak ağırlık kaldırma egzersizi kalp ve göze zarar verebileceği için düşük ağırlıklar ile çok tekrarlı nefes tutmadan egzersiz yapmalıdır.
  • Egzersizden önce, egzersiz sırasında ve sonrasında uygun beslenilmeli ve yeterli su tüketilmelidir.
  • İnsülin ve ilaçlar düzenli kullanılmalıdır.
  • Yatmadan hemen önce egzersiz yapılmamalıdır.

Dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise kan şekeri seviyesi ile ilgilidir. Kan şekeri seviyesi 100 mg /dl’den az ise egzersize başlamadan önce küçük şekerler tüketilebilir.

Egzersize başlamadan önce kan şekeri seviyesi 120 – 180 mg /dl arasında olmalı ve egzersizden sonrada düzenli olarak ölçülmelidir.

Egzersizden önce kan şekeri seviyesi 180 mg/dl üzerinde ise kesinlikle şeker alınmamalı ve kan şekeri seviyesi 250 mg /dl üzerinde ise kan şekeri kontrol altına alınana kadar egzersiz yapılmamalıdır.

Şeker hastaları hangi sporları yapmalı?

Aerobik egzersizler, yürüme, bisiklete binme, hafif tempoda koşma, merdiven çıkma, yüzme gibi egzersizler tercih edebilirler. Uygun olan hastalarda doktorun tavsiye ettiği kadar ağırlıklar ile yapılan egzersizlerle de kan şekeri seviyesi kontrol altında tutulabilir.

Egzersiz, uygun ısınma ve soğuma sürelerini dikkat ederek yapılır. Isınmak için 5-10 dakika düşük tempoda, ısındıktan sonra 15-20 dakika normal tempoda sonrasında da yine 5-10 dakika kadar soğuma egzersizleri şeklinde sonlandırılır. Zamanla bu egzersizlerin süresi hastaya ve hastanın durumuna göre 40- 60 dakikaya kadar uzatılabilir. Egzersizler haftada 3-5 defa düzenli bir şekilde yapılır.

Egzersiz yaparken hastanın kan şekeri düştüğünde, hastada terleme ve titreme, kalp çarpıntısı, aşırı açlık, solgunluk, göz bebeklerinin aşırı büyümesi, bilinç bulanıklığı, koordinasyon bozukluğu, konuşma zorluğu, yargı yeteneğinde kayıp, beklenmedik davranışlar görülür ise egzersiz hemen bırakılmalı, şekerli meyve suyu içilmeli, 15 dakika kadar oturulmalı ve hasta hala kendini kötü hissederse hemen hastaneye götürülmelidir.

Şeker hastalarında egzersiz hastaya ve hastanın durumuna göre hastayı takip eden doktoru tarafından planlanmalıdır.

Şeker hastalığı ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/seker-hastalg-ve-spor-egzersiz/

Egzersiz ve Şeker Hastalığı

Şeker Hastalığında Egzersiz

Egzersizin şeker hastalığı üzerine çok olumlu etkileri vardır. Egzersiz, psikolojik durumu, kalp dolaşım sistemi veya metabolizmayı etkileyebilir. Düzenli egzersiz kan şekerini düşürür ve bu da şeker hastalığının kontrolünde
çok önemlidir.

Egzersiz Sırasında Hastada Kan Şekeri Aşırı Düşerse Ne Yapılmalıdır?

Egzersiz sırasında kan şekeri düşerse şu belirtiler ortaya çıkar:• Terleme ve titreme• Kalp çarpıntısı• Aşırı açlık• Solgunluk• Göz bebeklerinin aşırı büyümesi• Bilinç bulanıklığı• Koordinasyon bozukluğu• Konuşma zorluğu• Yargı yeteneğinde kayıp

• Beklenmedik davranışlar

Bu problemler görülürse,• Egzersiz hemen bırakılır.• Hızlı emilen şekerli besinler alınır: içine 3- 5 şeker atılmış elma veya portakal suyu içilir.• Şekerin emilmesi için 15 dk. dinlenilir.• Hasta kendini iyi hissediyorsa ve kan şekeri 100 mg/dL’ den fazla ise egzersize devam edebilir.

• Eğer hasta toparlanmadı ise hemen hastaneye gidilmelidir.

  • Hacettepe Üniversitesi-Sağlık Bilimleri Fakültesi
  • Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü
  • Egzersiz ve Şeker Hastalığı kitabından…

medical doctor fhcam tarafından yazılan tüm gönderileri görüntüle

  • Obezite ( Ameliyatsız Mide Kelepçesi)
  • Sigara Bağımlılığı
  • Stress Yönetimi
  • Fobi ve Korku
  • El Titremesi
  • Okul ve Sınav Başarısı
  • Boyun ve Bel Ağrıları
  • Şeker Hastalığı
  • Hipertansiyon
  • Guatr ve Tiroit
  • AKUPUNKTUR
  • Kulak Akupunkturu
  • Biyoenerji
  • Kupa / Hacamat
  • Pozitif Telkin / HİPNOZ

Источник: https://fhcam.wordpress.com/2009/08/27/egzersiz-ve-seker-hastaligi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.