Seksin Faydaları

içerik

Seksin Faydaları ve Seksin Zararları

Seksin Faydaları

Seks neredeyse tüm insanlar için en keyif verici aktivite olarak kabul edilebilir. Fakat bunun yanı sıra gerek sağlıklı ilişkiler kurmak ve sürdürmek isteyenlere gerekse hayatlarının uzun süreli ve sağlıklı olmasını isteyenlere önemli katkıları bulunuyor.

Seksin İlişkide Etkisi

Mutlu, uzun süreli ve sağlıklı bir beraberlik sürdürmek için çiftin seks hayatının düzenli ve yeterli olması gerekiyor.

Cinsel hayatı düzenli ve yeterli olan kişiler sağlık yönlerinden önemli avantajlar elde ediyorlar. Ayrıca seks yapıldığı sırada salgılanan Endorfin hormonu da vücudun rahatlamasını, kişilerin stresten arınmasını ve mutlu olmasını sağlıyor.

Dolayısıyla düzenli seks hayatı olan çiftler dış etkenler dışında önemli bir sağlık sorunu ya da duygusal problem riski en düşük olan kişiler arasında bulunuyorlar.

Bu da yaşam tarzını sürdürme isteğini artırıyor ve hayatlarında değişiklik yapmayı istemelerini önlüyor. Sonuç olarak çiftlerin ortaklaşa kurdukları ilişki ve hayat biçimi en az sorunla karşılaşılarak devam ettirilebiliyor.

Bu durumun tersi söz konusu olduğunda yani cinsel hayat yönünden eksikleri olan bir ilişki söz konusu olduğunda ise önemli sorunlarla karşılaşılabiliyor.

Öncelikle bahsedilen duygusal yönlerden ve sağlık yönünden sağlanabilecek olan avantajlar kaybedilmiş oluyor. Dolayısıyla düzenli seks hayatı olan bir çiftle kıyaslandığında, çok daha fazla sağlık sorunu ve duygusal problem ile karşılaşılması riski artıyor.

Stres ve diğer sağlık problemleri de ilişkiyi çıkılması zor olan sorunların içine atabiliyor, ilişkinin yürümemesi için ortaya koyulabilecek olan bahaneleri sağlamış oluyor.

Ortaya çıkan organik sorunlar cinsel sorunların da açığa çıkmasına ve çiftin birbirinden uzaklaşmasına neden olabiliyor. Dolayısıyla ayrılık ihtimali ya da ilişkiyi ayrılık noktasına sürükleyebilecek olan aldatma, başka uğraşlarla tatmin olmaya çalışma gibi davranış alışkanlıklarının geliştirilmesi ihtimali artmış oluyor.

Seksin Faydaları

Düzenli seks hayatı çok önemli sağlık problemleri ile karşılaşma riskini azaltıyor ve mutlu olmanızı kolaylaştırıyor, aşağıda düzenli seksin faydalarını inceleyebilirsiniz:

  • Yarım saatlik bir cinsel birliktelik sırasında, (70 kilo iseniz) 1 saat yürüyüş yapmanız durumunda harcayacağınız kaloriyi yani 200 kalori harcamış oluyorsunuz. Dolayısıyla seks formda kalmanızı sağlıyor, kilo almanızı engelliyor. Yapılan egzersiz vücudunuzdaki birçok kasın ve iskelet sisteminin ortaklaşa çalışmasını sağlayarak vücudunuzun forma girmesini kolaylaştırıyor.
  • Bilimsel araştırmalar haftada en az 4 kez seks yapan erkeklerin kalp krizi geçirme riskinin yaklaşık yarı yarıya azaldığını ortaya koyuyor. Benzer şekilde kadın ve erkeklerde felç riskinin azalmasını da sağlıyor.
  • Seks sırasında salgılanan ve mutluluk hormonu olarak bilinen Endorfin sayesinde vücudunuzun gevşemesi sağlanmış oluyor, günlük yaşamınıza yapacağı katkıların yanı sıra uyku problemi çekmenizi de engelliyor. Endorfin hormonu migren ya da damarsal nedenlerle meydana gelen baş ağrıları gibi ağrıların azalmasını sağlıyor ve tıpkı doğal bir ağrı kesici görevi yapıyor. Mutluluk hormonu her gün güler yüzlü başlamanızı ve devam etmenizi sağlar.
  • Yine yapılan bazı araştırmalar düzenli seks hayatına sahip olan kişilerde yaşlanma belirtilerinin, etkilerinin geciktiğini ortaya koyuyor.
  • Prolaktin hormonu orgazm sırasında salgılanmaktadır ve beyninizin koku alma merkezinin uyarılmasını, koku alma duyunuzun gelişmesini sağlar.
  • Cinsel ilişki sırasında salgılanan testosteron hormonu kemiklerin güçlenmesini sağlıyor.
  • Bağışıklık sistemini %30 güçlendirerek hastalıklara karşı daha dayanıklı olmanızı sağlıyor.
  • Leğen kemiği (pelvis) kaslarını güçlendirdiği için kadınların menopoz sonrası karşılaşabildikleri bağırsak, mesane ve rahim sarkması gibi sorunların azalmasını sağlıyor. Pelvis bölgesinde kan dolaşımını artırdığı için cinsel organınızda bulunan yardımcı organların sağlıklı olmasını sağlıyor. Kan dolaşımının düzenlenmesi vajinal kuruluğu da azaltıyor.
  • Kadınlarda adet sancılarını azaltıyor, adet döngüsünün düzene girmesine yardımcı oluyor. Böylece genel beden sağlığının da iyi yönde gelişmesini sağlıyor.
  • Düzenli seks hayatı, seks isteğinizin artmasını sağlayan hormonların salgılanmasını yani döngünün devam etmesini sağlıyor
  • Seks kendinize olan güveninizi artırmanın yanı sıra eşinizle aranızda olan anlaşmazlıkları ve gerginlikleri çözmek için de en etkili yol olarak görünüyor. Monotonluktan sıyrılmanızı ve yaşam alanlarınızda öncelikli yerin iş yeri gibi alanlar değil evinizin, ailenizin yanının olmasını sağlar.
  • Erkeklerin prostat kanseri riskini azaltır.
  • DHEA olarak bilinen ve cinsel ilişki sırasında salgılanan Androjen hormonu türevi, cinsel arzuyu artırmasının yanı sıra yaşlanmayı önleyen, kemikleri güçlendiren ve depresyonu engelleyen bir hormondur.
  • Tabi ki çoğu kişi için hayattaki en önemli amaçlardan biri olan işi yapmanızı yani bebek sahibi olmanızı sağlar. 

Seksin Zararları

Düzenli ve ölçülü yapıldığı sürece önemli bir zararı yoktur. Yokluğu durumunda depresyona yol açması, bağımlılık yapması, bulaşıcı hastalıklara yol açabilmesi, size özel dünyayı başka bir kişiyle paylaşmak zorunda kalmanız gibi durumlar seksin zararları olarak sayılmaktadır.

Ama bu durumlar seks yokluğunda ya da düzenli olarak seks yapılmaması durumunda ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla seks yapmanın, özellikle düzenli seks yapmanın hiçbir zararı olmadığı söylenebilir.

[rwp-review id=”0″]

Источник: https://www.biliminsesi.com/seksin-faydalari/

Üzüm Çekirdeği Yağının Faydaları Nelerdir?

Seksin Faydaları

Mustafa Saim Güncelleme 13 Temmuz 2019

Cilt için üzüm çekirdeği yağının faydaları nelerdir? Üzüm çekirdeği yağı cilt bakımında nasıl kullanılır? Cilt bakımında etkili yöntemler

Üzüm çekirdeği yağı; cilde direk uygulanabilen hassas ciltlerde dahi etkili olan bir yağdır. Yüksek oranda E vitamini içerir. Aynı zamanda iyi bir antioksidan ve esansiyel yağ asitleri kaynağıdır.

Ayrıca; Omega3, Omega 6 ve Omega 9 yağ asitleri içerir. Üzüm çekirdeği yağının faydaları, içerdiği bileşen yapısıyla çeşitli açılardan faydalı etkenlere sahiptir.

Cilt sağlığı ve güzelliği açısından da oldukça etkili ve faydalıdır.

Üzüm çekirdeği yağı; üzüm çekirdeği preslenerek elde edilir. Şarap yapımı esnasında, bu yağdan bol miktarda üretilmektedir. Üzüm çekirdeği yağı, şarap yapımının bir yan ürünü diyebiliriz. Üzüm meyvesinden, şarap yapıldıktan sonra üzüm çekirdeği geriye kalan üründür.

Üzüm çekirdeği yağı, arta kalan bu üzüm çekirdeklerinden elde edilir. Üzüm çekirdeği yağı, doğal güzellik ürünü olarak özellikle kullanılır. Ayrıca bitkisel yağlara, sağlıklı bir alternatif olarak da pazarlanmaktadır.

Üzüm çekirdeği yağı; aromataz inhibitörleri şeklinde hareket eden, yüksek düzeyde prosiyanidin dimerleri bileşenleri içerir.

Üzüm Çekirdeği

Üzüm çekirdeğinin faydaları ise şöyledir:

  • Bakteri, virüs gibi gözle görünmeyen bakterilere karşı korur, iltihaplanmaları önler, iyileştirir.
  • Diyabet hastalarında, kolesterolü olan hastalarda tedavi edici etkilere sahiptir.
  • Kan basıncını kontrol halinde tutar, kan damarlarını rahatlatır.
  • Vücuttaki ödemi azaltır.
  • Hızlı ve etkili bir şekilde cilde etkisi olan üzüm çekirdeği, yaşlanmayı geciktirir.
  • Cildin bağ dokusu koşullarını iyileştirir.
  • Vücutta var olan yara izlerini geçirir. Antibakteriyel özellikler taşıdığı için, ev temizliğinde de doğal temizleyici olarak kullanılabilir.
  • Zayıflamaya yardımcı olur. Üzüm çekirdeği çayı ile diyet yapılabilir.
  • Üzüm çekirdeği suyu, hamileliğin ilk döneminde oluşan mide bulantılarına iyi gelir.

Üzüm Çekirdeği Yağının Faydaları Neler?

Üzüm çekirdeği yağının faydaları şöyledir:

  • Antioksidanlar, flavonoidler, E vitamini ve omega-6 gibi çoklu doymamış yağ asitleri bakımından zengindir.
  • Cildin nemini dengeler, birçok cilt problemine karşı koruma sağlar. Yağı doğrudan cildinize uygulayabilir ya da doğal bir nemlendiriciyle karıştırıp kullanabilirsiniz.
  • Akne, kırışıklık gibi sorunlara çözüm sağlar.
  • Üzüm çekirdeği yağının faydaları arasında; yara izi ve diğer ufak cilt yaralarını iyileştirici etkisi de bulunur.
  • Güneş, yaşlılık lekelerine iyi gelir. Kırışıklıkları azaltır, yaşlılık belirtilerini geciktirir.
  • Göz altı morluklarını giderir, tahrişi önler.
  • Makyaj temizleyici şeklinde kullanılabilir.
  • Cildi besler, cilt toniği olarak kullanılabilir, cildi sıkılaştırır, eşitler.
  • Saçı nemlendirir, yumuşatır. Saç dökülmelerini engeller, kepek ve egzama oluşumunu engeller, saçları güçlendirir.
  • Üzüm çekirdeği yağının faydaları; içerisinde bulunan “oligomerik proantosiyanidin” maddesi, kalp ve damar sistemi sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur. Kötü kolesterol LDL seviyesini düşürür, kötü kolesterolün kalp damar sağlığına zarar vermesini engeller. LDL oranını düşürür, iyi kolesterol olarak tanımlanan HDL seviyesini yükseltir.
  • Kalp hastalığı ve ateroskleroz riskini azaltır.
  • Oligomerik proantosiyanidin maddesi sayesinde, hemoroide iyi gelir, şişlik ve ağrıyı giderir. Kanamaları hafifletir.
  • Varis, örümcek damar riskini azaltır. Damarlardaki anormal genişlemeleri önler.
  • Kan dolaşımını hızlandırır.
  • Diyabete bağlı komplikasyonları önler. Kılcal damarları güçlendirir, diyabetik retinopatiyi önler.

Üzüm Çekirdeği

Üzüm Çekirdeği Yağı Nasıl Kullanılır?

Üzüm çekirdeği yağı, yaklaşık 216 °C sıcaklıklarda yüksek bir dumanlanma noktasına sahiptir.

Temiz ve hafif tadıyla yüksek doymamış yağ içeriği sayesinde; salata sosları, mayonezler, sarımsak, biberiye veya diğer ot, baharatların yağ infüzyonları için kullanılabilir.

Ayrıca fırınlanmış ürünlerde; krep vb. şekilde kullanılır. Ürünlerin lezzetini korumak için, üzerine kuru üzüm de serpiştirilebilirsiniz.

Soğuk pres üzüm çekirdeği yağı, özellikle kozmetik alanda kullanılır. Güneş kremi, nemlendirici krem ve güzellikle ilgili ürünlerin içeriğinde ek malzeme olarak kullanılabilir.

Üzüm çekirdeği ekstresi özellikle, linoleik asit ve tokoferoller için yağ bileşimi çeşitliliğini gösterir.

Üzüm çekirdeği proantosiyanidinler gibi, polifenoller içermesine rağmen, üzüm çekirdeği yağı bu bileşiklerden az miktarda içerir.

Üzüm çekirdeği yağı; kozmetik ve mutfak uygulamalar dahil iki temel kullanım alanına sahiptir. Yiyecek olarak satın alırken, ürün üzerinde gıda çekirdeği olarak yazdığından emin olmak gerekir. Bu yazı, mutfakta kullanıma uygun olduğunu gösterir.

Bir yiyecek olarak kullanmanın çeşitli yolları vardır. Üzüm çekirdeği yağı, çok yüksek bir dumanlanma noktasına sahiptir, bu nedenle diğer lezzetlerin önüne geçmeden yiyecekleri kızartmak için iyi bir seçim olabilir. Ayrıca, soslarda da kullanılabilir.

Bu açıdan bakıldığında, üzüm çekirdeği yağının faydaları çeşitli alanları kapsar.

Источник: https://faydalibilgin.com/uzum-cekirdegi-yaginin-faydalari/

Keten Tohumu ve Yağının Olağanüstü Sağlık Faydaları

Seksin Faydaları

Genel sağlık açısından keten tohumunun faydaları oldukça fazladır ve dünyanın en besleyici gıdalarından biri olarak kabul edilir.

Kullanımı 5000 yıldan daha eskiye dayanan keten tohumu için “neden bu kadar popüler” diye merak edebilirsiniz.

Bunun sebebi, içeriğinde yüksek oranda antiinflamatuar etkiye sahip omega 3 yağ asitleri barındırması ve hormonal dengeyi koruma dahil bir çok faydası olan “lignan” adında antioksidanlar içermesidir.

Peki bu özellikleri bize ne tür faydalar sağlar, hangi hastalık ve rahatsızlıklardan korunmaya yardımcı olur? Bunun cevabını yazımızda bulabilirsiniz.

Keten Tohumunun ve Keten Tohumu Yağının Faydaları

Pek çok gıda, lignan olarak bilinen antioksidanlar bakımından zengindir (meyveler, kabuklu yemişler, tohumlar, sebzeler ve kepekli tahıllar gibi), ancak hiçbiri keten tohumunun faydaları ile karşılaştırılmaz. Bunun daha iyi anlaşılması için şöyle belirtelim; keten tohumu susamdan ortalama 7 kat, kajudan 475 kat, yer fıstığından ise 3.200 kat daha fazla lignan içerir.

Keten tohumu ayrıca, alfa-linolenik asit (ALA) adı verilen bitki kökenli omega-3 yağ asitlerinin en zengin kaynaklarından biridir. Pek çok kaynakta keten tohumunun özellikle beyni beslediği ve alzheimer-demans gibi hastalıkların riskini azalttığı belirtilmiştir. Bunun yanı sıra keten tohumunun faydaları hakkında bilinmesi gerekenler şunlardır:

1. Besin değeri yüksektir

En zengin omega-3 ve lignan kaynağı olan keten tohumunun sadece bir çorba kaşığı bile şunları içerir:

  • Lif (%8), Niasin (%1), Riboflavin (%1), omega-6 yağ asitleri (414 mg ), Pantotenik Asit (%1), E Vitamini (%12), Tiamin (%8), Magnezyum (%7), Manganez (%9), Bakır (%4), Folat (%2) Selenyum(%3), Kalsiyum (%2), Demir (%2), Fosfor (%4), Potasyum (%2), B6 Vitamini (%2), Çinko (%2), omega-3 (1,597 mg)

2. Kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur

Keten tohumu omega 3 yağ asitlerinden biri olan Alfa-linolenik asit (ALA) içerdiğinden dolayı kalp dostu bir gıdadır.

Alfa-linolenik asit, koroner kalp hastalığı, aritmi ve hipertansiyon riskini azaltmaya, enflamasyonu azaltmaya, hücre yenilenmesine, trombosit fonksiyonunu iyileştirmeye ve arteriyel işlevleri korumaya yardımcı olur. Ayrıca, düzenli olarak keten tohumu tüketmek kalp krizi riskini de azaltır.

Keten tohumu, yeterince balık tüketemeyenler veya balık tüketmekten hoşlanmayanlar için en etkili omega 3 alternatifidir.

3. Keten tohumu detoksifikasyona yardımcı olur

Keten tohumunun karbonhidrat içeriği düşüktür, ancak hem çözünür hem de çözünmeyen lif açısından oldukça yüksektir, bu da kolon detoksifikasyonunu destekleyebileceği, yağ kaybına yardımcı olabileceği ve aşırı yeme isteğini azaltabileceği anlamına gelir. Bu nedenle keten tohumu dahil yüksek lifli gıdalardan günlük 20-40 gram kadar tüketmeyi hedeflemelisiniz.

4. Menopoz semptomları ve hormonal dengesizlikle mücadele eder

Yapılan araştırmalarda, keten tohumunun menopozdan kaynaklı rahatsızlıklar ve hormonal dengesizlikle etkin bir şekilde mücadele ettiği görülmüştür. Ketenin östrojen hormonunu dengeleme özelliği aynı zamanda osteoporoz riskinin de azalmasına yardımcı olur. Keten tohumunun hormonal faydaları için özellikle kahvaltıda 2 çorba kaşığı kadar tüketilmesi önerilir.

5. Sindirim sistemini düzenler

Keten tohumu, yüksek çözünür lif içeriği sayesinde sindirim fonksiyonlarını düzenler ve kabızlık gibi sindirim problemlerini giderir (bir müshil gibi çalıştığından, tükettikten sonra bol su içmeyi unutmayın.) Ayrıca keten tohumunun omega-3 içeriği bağırsak florasının sağlığını destekler.

6. Keten tohumunun cilt ve saç için faydaları

Keten tohumu ve yağı cildin nem dengesini korur ve pürüzsüz bir görünüme kavuşturur, kırışıklıkların hafiflemesini sağlar. Tohumlar ve keten tohumu yağı sivilce, sedef hastalığı, güneş yanığı, akne, gül hastalığı ve egzama semptomlarını hafifletebilir. Keten yağını doğrudan cildinize sürebilir ya da günlük olarak 1-2 yemek kaşığı tüketebilirsiniz.

Sizin için bir cilt maskesi tarifimiz de var:

  • 1 yemek kaşığı keten tohumu yağı
  • 1 çay kaşığı limon suyu (taze)
  • 1 yemek kaşığı bal

Malzemeleri iyice karıştırın ve cildinize uygulayın. 20 dakika bekledikten sonra ılık suyla yıkayın. Bunu her sabah uygulayarak daha sağlıklı bir cilde sahip olabilirsiniz.

Keten tohumunun faydalarından bir diğeri de saç sağlığını korumasıdır. Düzenli olarak keten tüketimi ve aynı zamanda saç maskesi olarak kullanımı saçları daha güçlü hale getirir, dökülmeleri azaltır ve daha canlı, parlak saçlara sahip olmanızı sağlar. Bunun için de şu maskeyi deneyebilirsiniz:

  • iki bardak su
  • -4-5 çorba kaşığı keten tohumu

Öncelikle suyu kaynatın ve kaynayan suya keten tohumunu ekleyin. Yaklaşık 20 dakika kadar daha kaynatmaya devam edin. Ocağı kapatın ve karışımı süzün. Bu işlem ile keten tohumu jeli elde etmiş olacaksınız. Bu jeli her gün saçlarınıza ve saç derinize uygulayın ve 30 dakika bekleyip saçlarınızı durulayın.

7. Kanser riskini azaltabilir

Keten tohumundaki liganların meme, kolon, prostat ve hatta cilt kanserine karşı koruyucu rol oynadığı düşünülüyor. Bunun için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulsa da, Toronto Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, meme kanseri olan kadınların, kanser istila derecesi ne olursa olsun, keten tohumu ile yapılan tedavilerden fayda görebileceklerini göstermektedir.

8. Kilo vermeye yardımcı olur

Keten tohumu zayıflatır mı? Keten tohumu sağlıklı yağ ve lif açısından oldukça zengindir.

Bu özellikleri göz önünde bulundurulunca, daha uzun süre tok kalmaya, iştahı bastırmaya, vücuttaki kötü yağ atımını desteklemeye, metabolizmayı hızlandırmaya ve daha hızlı yağ yakımına katkı sağladığı ve dolayısıyla kilo vermeye yardımcı olduğu rahatlıkla söylenebilir. Öğütülmüş keten tohumu fazla kilolardan kurtulmak için en iyi seçenektir.

Ayrıca keten tohumunun faydaları arasında şunlar da bulunur:

  • İnflamasyonla mücadele eder.
  • Diyabete karşı koruyucudur.
  • Adet sancılarını ve kramplarını azaltır.
  • İyi bir lif, omega-3 ve aynı zamanda protein kaynağı olan keten tohumu hamilelik ve emzirme döneminde hem anne hem de bebek için faydalıdır (öncelikle doktorunuza danışın.)
  • Hassas ve kırılgan tırnakların güçlenmesine yardımcı olur.

Keten tohumu gluten içermez, bu nedenle gluten intoleransı ve çölyak hastalığı olanlar için en iyi tahıl alternatiflerindendir.

Keten Tohumu Nasıl Kullanılır?

Öğütülmüş Keten tohumu

Bütün keten tohumu vücut tarafından tamamen sindirilemediğinden, yemeden önce öğütmenizi öneririz. Bunu yapmak için bir kahve öğütücü, baharat değirmeni, mutfak robotu yada havan kullanabilirsiniz.

Yalnız mutlaka tüketeceğiniz kadarını öğütün çünkü keten tohumu öğütüldükten sonra çabuk bozulur. Ek olarak, kolayca sindirilebilen ve konsantre bir sağlıklı yağ kaynağı olan keten tohumu yağı da kullanabilirsiniz.

İşte keten tohumunu ve keten tohumu yağını nasıl kullanabileceğinize ve tüketebileceğinize dair bazı öneriler:

  • Keten tohumu tüketmenin en etkili yollu tohumları öncelikle 10-15 dakika ılık suda bekletmektir. Bunu yapmak mineral emilimini azaltan fitik asidin temizlenmesini sağlar.
  • Bütün veya öğütülmüş tohumları hem sıcak hem de soğuk yiyeceklere ekleyerek tüketebilirsiniz. Ancak genel olarak öğütülmüş halini veya keten tohumu yağı kullanmanız tüm vitamin ve minerallerden faydalanmanızı sağlayacaktır.
  • Kahvaltılık tahıllara öğütülmüş keten tohumu eklemek sağlıklı ve kaliteli bir öğün sağlayacaktır. Aynı zamanda uzun süre tokluk hissi de verecektir.
  • Çorba ve salatalara da keten tohumu ekleyebilir, yoğurtla tüketebilir ve keten tohumu unu ile harika smoothieler hazırlayabilirsiniz.
  • Ayrıca bütün veya öğütülmüş keten tohumlarını ekmek, börek, kek ve kurabiye gibi fırınlanan yiyeceklerin yapımında kullanabilirsiniz.
  • Keten tohumu yumurta yerine de kullanılabilir (veganlar veya yumurta alerjisi olanlar için iyi bir alternatif olur). Bunu yapmak için bir çorba kaşığı öğütülmüş keten tohumu 3 çorba kaşığı suyu karıştırın ve yumurta yerine kullanın.
  • Köfte yaparken ekmek içi yerine keten unu kullanmayı deneyin. Hem daha sağıklı hem de daha lezzetli olacaktır.
  • Ev yapımı salata sosları için de keten tohumu yağı kullanabilirsiniz.

Ayrıca keten tohumu tüketirken bol miktarda sıvı almayı unutmayın.

Keten tohumunu bozulmadan muhafaza etmenin en iyi yolu nedir ve ne kadar süre dayanır ?

Sert kabukları nedeniyle keten tohumu oda sıcaklığında hava geçirmez bir kap içerisinde bir yıla kadar saklanabilir. Öğütülmüş keten tohumu unu ve keten tohumu yağı ise ışığa ve sıcağa aşırı duyarlı olduğundan ömürleri daha kısadır ve çabuk bozulurlar.

Bu yüzden öğütülmüş keteni en kısa sürede tüketmelisiniz. Bu süre zarfında keten ununu hava geçirmez bir kap veya kilitli buzdolabı poşeti içinde dondurucuda muhafaza edin. Bu şekilde oksitlenmesi gecikir ve besin değerleri de korunmuş olur. Keten tohumu yağı da aynı şekilde ısıdan uzak tutulmalı (buzdolabında muhafaza edebilirsiniz) ve son kullanma tarihine dikkat edilmelidir.

Ketenin tohumları pişirme işlemlerinde besin değerlerini kaybetmezken, keten tohumu yağı kesinlikle pişirmede kullanılmamalıdır. Yemekleriniz piştikten sonra keten yağı ekleyebilirsiniz. Ancak bu faydalı yağı tüketmenin en iyi yolu, salatalara ve soslara eklemektir.

Keten Tohumunun Yan Etkileri

  • Yukarıda sıraladığımız gibi çeşitli faydaları olan keten tohumu günlük 2-3 yemek kaşığı kadar tüketilebilir. Aşırı tüketimi ise şişkinlik, gaz, karın ağrısı, iştahta aşırı azalma gibi yan etkiler gösterebilir.
  • Keten tohumu yüksek lif içeriğinden dolayı bazı ilaçların emilimini azaltabilir.
  • Kan inceltici özelliği bulunduğundan, aspirin ve diğer kan inceltici ilaçlar kullanıyorsanız, keten tohumundan kaçınmalısınız.
  • Diyabet ilaçları kullanıyorsanız keten tohumu tüketmeyin.
  • Ketenin, kan basıncını düşürme özelliğinden dolayı, tansiyon ilaçları kullananlar dikkatli olmalıdır.
  • Yüksek kolesterolünüz varsa ve kolesterol düşürücü ilaçlar kullanıyorsanız keten tohumu tüketimi konusunda öncelikle doktorunuzla görüşmelisiniz.
  • Aşırı tüketildiğinde büyük hormonal değişikliklere neden olabilir.
  • Asla çiğ veya olgunlaşmamış keten tohumu tüketmeyin (zehirli olabilir.)

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Источник: https://xhayat.com/keten-tohumu-ve-yaginin-faydalari/

Su içmenin faydaları hakkında önemli bilgiler blog sayfamızda..

Seksin Faydaları

Sıcak yaz günlerinde su içmenin önemi artıyor. Günlük su ihtiyacımızı karşılamadığımız zaman baş ağrısı, dikkat dağınıklığı, performans düşüklüğü, cilt kuruluğu gibi çok sayıda şikayet oluşabilmekte.

Su ihtiyacımızı karşılamak adına gün içinde tükettiğimiz çay ve kahveler ise vücudumuzun su kaybını arttırıyor. Suyun yerine geçebilecek başka hiçbir içecek olmadığı gibi, su içerek elde edebileceklerimizi sağlayacak başka bir kaynak da yok.

Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, su içmenin faydaları konusunu ele alacağız.

Su içmek niçin önemlidir?

Su içmenin faydalarına geçmeden önce, su içmenin önemiyle ilgili birkaç noktanın altını çizmek istiyoruz. İnsan hayatı için oksijenden sonra en önemli öge olan su, eksikliği halinde ciddi sağlık sorunlarını ve hatta ölüm riskini beraberinde getiriyor.

Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının yüzde 60’ını, yetişkin kadınlarda yüzde 50’sini su oluşturur, çocuklarda ise bu oranlar biraz daha yüksektir. Vücudumuzdaki suyun yüzde 60’ını hücrelerimiz kullanırken, yüzde 40’ını hücre dışı yapılar kullanır. Beynimizin yüzde 75’ini, akciğerlerimizin ise yüzde 80’ini su oluşturur.

Vücudumuzdaki tüm sistemler, işlevlerini yerine getirirken sudan yararlanır.

Suyun yerini tutabilecek hiçbir içecek yoktur.

Yemek yemeden haftalarca yaşayabilen insan, su içmeden yalnızca birkaç gün yaşayabilir. Vücudumuzdaki suyun sadece yüzde 10’unu kaybettiğimizde ciddi birtakım sağlık sorunları ortaya çıkmakta.

Hücrelere besin ve oksijen taşınmasında ve atıkları hücrelerden uzaklaştırmada yerine getirdiği görevler, suyu insan hayatı için vazgeçilmez kılmakta.

Bunun yanı sıra, vücudumuzda ısı dengesinin oluşmasından elektrolitlerin taşınmasına, cilt ve deri sağlığının korunmasından solunuma yardımcı olmaya kadar suyun yerine getirdiği çok sayıda işlevden bahsedebiliriz.

Su içmenin faydaları nelerdir?

Su içmenin önemine kısaca bu şekilde temas ettikten sonra yazımızın bu kısmında, su içmenin faydaları konusunu ele alacağız. Fakat şu noktayı özellikle vurgulamak istiyoruz. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca genel sağlık bilgileri bağlamında olup herhangi bir hastalığın tedavisine yönelik değildir.

Gün içinde yeterince su içmemekten kaynaklandığını düşündüğünüz herhangi bir sağlık sorununuz varsa, vakit geçirmeden hekiminize başvurmalısınız.

Nitekim, yeterince su içmemekten kaynaklandığını düşündüğünüz şikayetler başka hastalıkların belirtisi olabilir ve bunu anlamak için muayene olmanız gerekir.

Günde ortalama 1500 kalori alıyorsanız, tüketmeniz gereken su miktarı en az 1.5 litredir.

Metabolizmayı düzene sokar.

Su içmenin faydaları listemizin ilk sırasında, metabolizmayı düzene sokması var. Metabolizma kavramı, canlı organizmada hayatı sürdürmek için gerekli tüm biyolojik ve kimyasal değişimleri kapsamakta. Gün içinde yeterince su içerseniz, vücudunuzdaki tüm hücreler ve sistemler işlevlerini düzgün şekilde yerine getirir.

Yeterince su içmediğiniz zamanlarda ise sindirimden dolaşıma, boşaltımdan sinir sistemine kadar birçok sistemde çeşitli sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Örneğin, vücudunuzda olması gereken su miktarı yalnızca yüzde 5 azaldığında baş ağrısı, halsizlik ve yorgunluk gibi şikayetler oluşur.

Yüzde 10 azaldığında bilinç kaybı, yüzde 20 azaldığında ise hayati riskler oluşur.

İshal ve kabızlığı önler.

Günlük su tüketimine yeterince özen gösterilmediğinde ishal ve kabızlık vakıaları çok kolayca oluşabilmekte. Bu vakıalara çoğu zaman baş ağrısı, yüksek ateş, halsizlik gibi şikayetler de eşlik edebilmekte.

Özellikle de sıcak yaz günlerinde artan sıvı kaybı, ishal ve kabızlık vakıalarının en önemli nedenlerinden biridir. Bu gibi sorunlar yaşamamak için su içmenin faydaları içinde sıcak yaz günlerinde su tüketiminizi bir miktar arttırabilirsiniz.

Özellikle de 0-5 yaş grubunda yaz ishali vakıaları ölümcül sonuçlar doğurabilmekte.

1 günden uzun süren şikayetleriniz için vakit geçirmeden hekiminize başvurmalısınız.

Beyin fonksiyonları ve hafızayı güçlendirir.

Beynimizin yüzde 75’i sudan oluşur. 24 saat içinde beyinden geçen su miktarı 1400 litreden fazladır. Beyin fonksiyonlarının işlevlerini yerine getirebilmesi için vücudun su ihtiyacının karşılanmış olması gerekir. Aksi durumda bu fonksiyonlar zayıflar ve dikkat dağınıklığından hatırlama güçlüğüne kadar birçok sorun ortaya çıkar.

Gün içinde su ihtiyacını karşılamak adına bol miktarda çay, kahve ve benzeri içecekleri tüketen beyaz yakalılarda beyin sağlığı bozulur ve hatırlama güçlüğü ortaya çıkar.

Su içmenin faydaları içinde beyin fonksiyonlarınızı ve hafızanızı güçlendirmek için günlük su ihtiyacınızı başka içeceklerle karşılamaya çalışmamalı, yeterince su tüketmeye özen göstermelisiniz.

Böbrek taşı riskini azaltır.

Böbreklerimiz yabancı ve zararlı maddeleri vücudumuzdan uzak tutar, vücudumuzdaki su dengesini korur, kan basıncının kontrolü için tuz ve potasyum dengesini sağlar. Aynı zamanda da birçok hormonu salgılayan böbreklerimiz, yeterince su içmediğimiz zaman işlevlerini yerine getiremez.

Böbreklerde biriken mineraller nedeniyle oluşan böbrek taşı, çeşitli ağrılara yol açar ve hastanın hem yaşam kalitesini, hem de iş performansını düşürür. Su içmenin faydaları içinde böbrek taşı riskini azaltmak için yeterince su içmeli, fazla yağlı ve baharatlı yiyeceklerden kaçınmalısınız.

Sabah kahvaltıdan önce aç karnına içeceğiniz 1-2 bardak su, gece boyunca vücudunuzda biriken toksinlerin idrar yoluyla vücuttan atılmasına büyük katkı sağlayacaktır.

Sindirim sisteminizi rahatlatmak için günlük su tüketiminize dikkat etmelisiniz.

Reflü şikayetlerini hafifletir.

Mide asidinin mideden yemek borusuna doğru geri kaçışını ifade eden reflü hastalığı, göğüs kafesinin arkasında yanma şikayetiyle kendisini gösterir. Reflü hastaları yemekten sonra ağızlarına gelen acı suyla büyük rahatsızlık duyar. Toplumun yüzde 20’sinde görülen reflü, gereken önlemler alınmadığında yemek borusu kanserine dönüşebilir.

Reflü tedavisinde günlük su tüketimi en önemli konuların başında geliyor. Gün içinde yeterince su tüketirseniz, reflü şikayetleriniz hafifler, hatta tümüyle iyileşebilir. Fakat yine de reflü konusunda tıbbi destek almanız gerekir.

Su içmenin faydaları içinde günlük su tüketiminize özen göstererek reflü şikayetlerinizi hafifletebilirsiniz.

Kilo vermeyi ve formda kalmayı kolaylaştırır.

Su içmenin en önemli faydalarından biri de metabolizmayı hızlandırması ve daha fazla kalori yakmayı sağlamasıdır. Bu sayede kilo vermeyi ve formda kalmayı kolaylaştırır. Bu konuda oda sıcaklığındaki su da faydalı olmakla birlikte, ılık su daha faydalıdır.

Nitekim, soğuk suyun midede kalma süresi 20 dakikayken, ılık suyun midede kalma süresi 80 dakikayı bulur. Başka deyişle, ılık sunun verdiği tokluk ve doygunluk hissi çok daha yüksektir.

Özellikle de sabah saatlerinde ve spor yapmadan önce 1-2 bardak ılık su tüketirseniz, vücudunuzdaki yağların parçalanması kolaylaşır, daha kolay kilo verirsiniz ve formda kalmakta zorluk çekmezsiniz.

Spor yapmadan önce su içerseniz daha fazla kalori yakabilirsiniz.

Cilt ve saç sağlığına iyi gelir.

Sıcak havalarda vücudumuzun su kaybı arttığı için cildimizin nem dengesini korumak zorlaşır. Gün içinde yeterince su tükettiğimizde, cildin nem dengesini korumasını sağlayabiliriz.

Su ayrıca, cilt hücrelerini tamir eder, cilde esneklik kazandırır, cildin daha canlı ve parlak görünmesini sağlar. Saçlar için de yine su içmek çok faydalıdır. Yumuşak ve parlak saçlara kavuşmak için yeterince su tüketmeye dikkat etmelisiniz.

Saç köklerindeki sinir uçlarını uyaran su, saçların sağlıklı bir görünüme sahip olmasına ve uzamasına da katkı sağlamakta.

Hamileliğin sağlıklı geçmesine yardımcı olur.

Su içmenin faydaları konusunda dikkat çekmek istediğimiz bir diğer konu da hamileliğin sağlıklı geçmesine yardımcı olmasıdır. Bebeklerin vücudunun yüzde 70 ile 75’i sudan oluşmakta. Başka deyişle, suya anneden çok bebeğin ihtiyacı vardır. Hamilelerin günlük su tüketimi 2 ile 2.5 litre arasında olmalı.

Bu miktar korunduğunda hem annenin, hem de bebeğin metabolizması düzenli bir şekilde çalışır. Emzirme döneminde ise günlük su tüketimi 2.5 ile 3 litre arasında olmalı.

Emziren kadınlarda süt üretimini arttıran su, vücut direncini yükseltip bağışıklık sistemini güçlendirerek bebeğin de sağlığını korumasına yardımcı olur.

Hamilelerin günlük su tüketimi 2 ile 2.5 litre arasında olmalı.

Editörün Tavsiyesi: Erikli 330 ml 12 Adet Pet Şişe Suyu

Su içmenin faydaları konusunu ele aldığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği ürünlerimizden Erikli 330 ml 12 adet pet şişe suyunu kısaca tanıtmak istiyoruz.

Türkiye’nin lider su markalarından biri olan Erikli, Uludağ’ın benzersiz lezzetteki suyunu tüketicilerle buluşturuyor.

Büyük şehirlerimizde 1990’lı yıllarda yaşanan su kesintileri sırasında yaptığı yatırımlar ve hizmete açtığı dolum tesisleri sayesinde su piyasasında güçlü bir konum elde eden Erikli suları, içerdiği doğal minerallerle vücudu beslemekte, hastalıklara karşı direnci yükseltmekte.

Uygun pH değerine sahip, doğal mineraller bakımından kaliteli, içimi lezzetli Erikli 330 ml 12 adet pet şişe suyunu sitemiz üzerinden sipariş vermek için burayı, kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Источник: https://blog.ofix.com/su-icmenin-faydalari/

Seksin İnanılmaz 7 Faydasını Öğren!

Seksin Faydaları

Birçok insanın sağlıklı bir şekilde yaşayabilmesi için günlük alışkanlıklar halinde düzenli bir beslenme sistemine ve sağlıklı gıdalar tüketmeye bağlı bir yaşam tarzı olması gerektiği düşünülmektedir. Sağlıklı bir şekilde yaşamak için bir diğer etken de spor yapmak olarak gösterilmektedir. Ancak sağlıklı yaşam hakkında atlanan bir konu daha vardır. Bu da sekstir.

Seks güçlü bir egzersiz olmasının yanı sıra ayrıca fiziksel ve mental sağlığınız için de oldukça önemlidir. Daha iyi bir sağlığa sahip olmanın bir diğer yolu da düzenli bir seks hayatına sahip olmaktır. Ayrıca önemli bir kalori yakıcıdır. 30 dakikalık bir seks yaklaşık olarak 85 kalori yakılmasını sağlar.

Çok büyük bir kalori miktarı olarak gözükmese de, toplam 42 yarım saatli seks 3570 kalori yakılmasını sağlar. Bu da onu harika bir egzersiz aracı yapar. Biz de sizlere seksin bilinen veya bilinmeyen faydaları hakkında birtakım bilgiler vereceğiz.

Hemen ardından seksin yan etkilerinden bahsedip yazımızı sonlandıracağız.

İş görüşmeleri, sınav telaşı, gündelik yaşamın zorlukları ve benzeri gibi durumlarda insanlar oldukça stresli bir havaya girmektedirler. Bu da vücuda olumsuz etkiler bırakmaktadır. Yapılan araştırmalara göre stresli dönemler ile başa çıkmanın en önemli yollarından biri de oksitosin ve endorfin hormonlarının salgılandığı zamanlardır.

Bu hormonlar strese bağlı vücutta meydana gelen etkileri önlerler. Endorfin ve oksitosin hormonları en çok seks sırasında salgılanır. Bu hormonlar iyi bir his veren hormonlardır ve beynin ze merkezini aktive ederler.

Aktif hale gelen ze merkezi de hisleri daha işler hale getirir, sinir ve depresyon gibi duygulardan uzak durmanızda yardımcı olur.

2.Ağrıları alır

Seks yapmanın bir diğer faydası da ağrı kesici bir özelliğe sahip olmasıdır. Başta baş ağrısı olmak üzere, diğer ağrılar ile de baş etmenin en önemli yollarından biri de seks yapmaktan geçer.

Çünkü orgazm sırasında serbest kalan hormonlar, sinirleri gererek daha sistemli bir şekilde çalışmalarını sağlar. Böylece ağrı olan bölgede çözüme ulaşmak çok daha kolay olmaktadır. Ayrıca orgazm sırasında morfine benzeyen endorfin isimli bir hormon salgılanır.

Bu da ağrıların hafifletilmesinde yardımcı olur. Migren tedavisinde de seks yapmak ve mastürbasyon da aynı etkiyi gösterecektir.

Haftada 1 ya da 2 kez seks yapan kişilerin vücutlarındaki immunoglobin seviyesi yüksek miktarlara gelir. İmmunoglobin seviyesi ne kadar yüksek olur ise vücut direnci o kadar artar. Çünkü vücut savunmasında ilk direnç unsuru bu maddeden kaynaklanır.

Onun görevi vücuda dışarıdan giren ve işgalci organizmalar ile savaşmaktır. Bu da vücuda giren yabancı maddeyi öldürmek ya da yok etmek sureti ile vücut direncinizin aktif hale gelmesini sağlar.

Sonuç olarak haftada 2 kez düzenli olarak seks yapmak vücut direncini arttırır ve hastalıklar ile savaşmada önemli bir rol oynar.

4.Kalp sağlığına yardımcı olur

Erkeklerde seks yapmanın kalp sağlığı üzerindeki etkisi için birtakım araştırmalar yapıldı. Bu araştırmaların sonucuna göre haftada 2 kez düzenli olarak seks yapan erkeklerin kalp hastalıklarına yakalanma ihtimallerinin, yapmayanlara göre yüzde 45 oranında daha az olduğu ortaya çıktı.

Yalnızsa seks aktivitesi kalp sağlığınızı korumak için yeterli değildir. Ayrıca düzenli olarak egzersiz yapmak da östrojen ve testesteron seviyesini dengede tutacaktır. Bu da kalp sağlığını korumak adına oldukça önemli bir etkendir.

914 erkek üzerinde seksin etkileri hakkında yapılan bir araştırmada, kalp krizi riskini düşürmede seks yapmanın önemini gözler önüne sermiştir.

5.Kanseri önler

Seks, özellikle erkekler için prostat kanserini önlemek adına önemli bir azaltıcıdır. Son yapılan araştırmalar 20 erkek üzerinde yapıldı ve ilerleyen yaşlarda meydana gelen prostat kanserini azaltmada seksin önemi ortaya çıktı.

30’lu 40’lı ve 50’li yaşlarda seksin prostat kanseri üzerinde önemli bir etkisi olmasa da 20’li yaşlardaki önemi oldukça fazladır.

İlerleyen yaşlarda oluşabilecek prostat kanseri riskini azaltmak için düzenli olarak seks yapmak oldukça önemlidir.

6.Güven duygusunu geliştirir

Biraz karakter ile ilgili bir konu olarak incelenmesi gerekse de seks yapmak ve orgazm, aşk hormonu olan oksitosinin miktarını arttırır.

Bu hormon güçlü bir bağ oluşumu ve güven duygusunu aşılamak için oldukça etkili bir hormondur. Çiftler üzerinde yapılan son araştırmalarda bu ihtimal yüzde 59 gibi bir başarı oranına dönüştü.

Ayrıca oksitosin hormonu cömertlik duygusu ile de bağlantılıdır.

7.Ruh halini düzeltir

Yapılan araştırmalar insanların seks sonrası daha mutlu gözüktüklerini ortaya çıkarmıştır. Sağlık açısından faydalı bir madde olan biyokemikaller ruh halinin düzeltilmesini sağlar. Bu biyokemikaller seks sırasında salgılanan nörotransmitter maddelerden gelmektedir. Ruh halinize faydalı olarak negatif düşüncelerin uzak tutulmasını ve pozitif düşüncelerin artmasını sağlar.

Seks yapmak parlak bir cilt sağlar ve genç görünmenize yardımcı olur. Ayrıca daha mutlu ve huzurlu bir uyku uyumanızı sağlar. Bunu da orgazmdan sonra salgılanan prolaktin hormonu sayesinde gerçekleştirir.

Son araştırmalarda daha kesin olmaması ile birlikte seks yapmanın kan basıncını düşürdüğü bilgisi ortaya atıldı. Bu bilgilere yönelik araştırmalar halen devam etmektedir.

Seks yapmanın faydalarını daha ayrıntılı ve detaylı olarak sizlere açıklamaya çalıştık.

Bir uyarı olarak belirtmek isteriz ki internet üzerinde reklamlar aracılığı ile önünüzde beliren her cinsel ürüne yönelmeyiniz.

Çünkü bunların bir kısmı tamamen sahte firmalar ile gerçekleşmekte ve istenilen ürün, beklenen talebi karşılamamaktadır. Bu yüzden düzgün bir şekilde araştırmadan bu gibi tuzaklardan uzak durunuz.

Şimdi de seks yapmanın zararları ve yan etkileri hakkında birtakım bilgiler verip yazımızı sonlandıracağız.

Seksin Yan Etkileri Nelerdir?

Seks yapmanın faydaları hemen yukarıda saydığımız gibi oldukça fazladır. Ancak bazı yan etkilere sebebiyet verebilir. Örneğin seks yaptıktan sonra idrar atımı çok zor bir hale gelir. Bunun sebebi kanalların tıkalı olmasından kaynaklanır. İdrar atımı için kendinizi biraz zorlamanız acı verici olabilir ancak herhangi bir sakıncası yoktur.

Ayrıca kondom kullanmayarak korunmasız seks yapmak, sizlerin ileride çocuk sahibi olma ihtimalini bulundurmaktadır. Bu bir risktir, ancak korunmasız seks yapmak daha büyük bir ze almanızı sağlayacaktır. Orgazmdan sonra tekrar sertleşmek biraz zor olabilir.

Çünkü sertleşmek için, yıpranan sinirlerin yenilenmesi gerekmektedir. Genç yaşlarda yani 20’li yaşlardaki kişiler için bu süre sadece 5 dk alırken, yaş ilerledikçe birkaç saat sürebilmektedir. 50’li yaşlara ve daha üstüne gelindiğinde ise yeniden sertleşebilme süresi günleri dahi bulabilmektedir.

Ayrıca seks yapmak ayaklarda kasılmalara ve kramplara neden olabilir. Bu da kasların sürekli gerilip gevşeme olayından dolayı gerçekleşir. Seks sırasında vücut yorulacağından ve yıpranacağından dolayı seks sonrası bir uyku hali devreye girebilir.

Seks sırasında ve orgazm sırasında oluşabilecek yan etkiler ya da vücuda olan zararlar bu şekilde ifade edilebilir.

İlk olarak seksin faydalarından ayrıntılı bir şekilde bahsedip, hangi durumlarda hangi hastalıklardan korunmada etkili olduğu ve ne gibi etkilerinin olduğunu açıkladık.

Hemen ardından seks yapmanın yan etkileri ya da zararlarına ait bilgileri siz değerli okurlarımız ile paylaştık. Böylece seks hakkında sizleri daha iyi bilinçlendirmek adına bu yazıyı tamamladıktan sonra yazımızı sonlandıracağız.

Umarız seks hakkında çok daha ayrıntılı bir bilgi birikimine sahip olabilme imkanı sağlayabilmişizdir.

Farklı seks pozisyonlarıyla cinsel hayatınıza renk katabilir, aldığınız zei doruk noktalarına çıkarabilirsiniz. Seks hayatının sadece yatak odasında yaşanmadığını görünce çok şaşıracaksınız.

Источник: https://evdesifa.com/seksin-faydalari-nelerdir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть