Selülite geçit vermeyen besinler! Çok özel öneriler..

Selülitten Kurtulma Yolları | Selülitler Nasıl Yok Edilir?

Selülite geçit vermeyen besinler! Çok özel öneriler..

Selülit, Orta Çağdaki kadınların sergilemekten çekinmediği bir şeyken, günümüz kadınları için en çok korkulan sözcüklerden biridir.

Selülit; milyonlarca kadının kalça ve uyluk bölgesinde görülen, sıradan vücut yağlarının bağ doku tarafından fazla çekilmesiyle oluşan bir görüntüdür (BodyTR Notu: Selülit, esasında farklı bir doku değildir ve bir hastalık da değildir).

Ne yazık ki buna sahip olan kadınlar için selülit, vücudun sahip olduğu en çirkin yağ formu olarak kabul edilir. Görünümünü en iyi tarif eden kelimeler, “yamrı yumru süzme peyniri andıran bir görüntü”dür.

Selülit hakkındaki en kötü şey, vücudunuza bir kere yerleşti mi kurtulmanın son derece zor olmasıdır. Aslında sadece vücut yağı olmasına rağmen, normal yağ yakma yöntemleriyle genellikle yok olmaz.

Bunun yerine bilinçli bir diyet uygulamak ve rutin egzersiz yapmak, pürüzsüz bir uyluk ve sıkı bir kalça görüntüsü için egzersizi meydan okurcasına yaşamın içine yerleştirip, sıkı bir şekilde çalışmak gerekmektedir. (Bakınız: Kalça Eritme Hareketleri)

Selülitin sebepleri hakkında birçok farklı teori vardır. Bazı uzmanlar onun oluşumunda östrojenin rol oynadığını düşünür. Bu teori kadınlarda erkeklere göre daha fazla selülit olmasını açıklıyor.

Diğer teoriler de vücuttaki toksinlerin yağ hücrelerini etkilediğini ve selülite sebep olduğu yönündedir.

Bildiğimiz basit bir gerçek vardır, o da şudur; etkilenen bölgede bol miktarda vücut yağı yerleşiyor.

Bu konuda problem yaşayan yüzlerce kadın her yıl estetik cerrahların kapısını aşındırıyor ve bu probleme çözüm bulmak istiyor. Selülit konusunda liposakşın (laser liposakşın ,vakumlu liposakşın) estetik cerrahların sık başvurdukları bir yöntemdir.

Estetik cerrahlara göre selülit görünümü bağdokusunun esnekliği ile ilgili bir sorun nedeniyle oluşur.

Diğer bir deyişle bağdokusu esnekliği ile ilgili bir probleminiz varsa yağ hücreleri deri yüzeyine doğru çıkıntı oluştururlar, bu da o bölgeye çirkin süzme peynir (veya portakal kabuğu) görüntüsü verir.

(BodyTR Notu: Bu konuda çok çeşitli görüşler vardır fakat selülitin gerçek nedeni konusunda bilimsel ispat yapılamamış, teorilerde ise henüz bir fikir birliğine varılamamıştır.) Belki de sebep bunların hepsinin bileşimidir. İyi olan şey, sebep ne olursa olsun, çok yönlü bir yaklaşım selülitleri vücudunuzdan uzaklaştırmanızı sağlayacaktır.

İşte Selüliti Geçirmenin Yolları, Selülitten Kurtulmanın Yolları

(BodyTR Notu: Selülit konusunda, selülitin tanımı bile bilimsel açıdan tam çözülememişken ondan kurtulma yolları olarak kesin öneriler vermek güç.

Biz burada selülitleri giderme hizmeti verenlerin önerilerini gözden geçirip bir özet olarak sunan bu yazıyı çevirdik. Aşağıdaki yöntemlerin işe yaradığı söyleniyor.

Selülit hakkındaki yazılar, özellikle bilimsel yazılarımız devam edecektir.)

Selülit Nasıl Geçer 1

Bağdokusunun bütünlüğünü sağlamak gerekir. Bu en iyi P vitamini (flavonoid) ve C vitamini (askorbik asit) içeren gıdalar alınarak yapılır. Özellikle turunçgiller, kiraz, biber, çilek, portakal, greyfurt, her türlü yeşil yapraklı sebzeler gibi besinleri bol miktarda tüketmek gerekir.

Selülit Nasıl Geçer 2

Vücudunuzdan toksinleri atın. Bunun en güzel yolu bol saf su içmektir. (Bakınız: Su İçmenin Yararları)

Selülit Nasıl Geçer 3

İç organlarınızın toksinlere maruziyetini en aza indirin. Bazen çevresel toksinlere kaçınılmaz olarak belli bir seviyede maruz kalınır. Fakat bazı toksinlerin alınmasını önlemek biraz da sizin elinizdedir. Örneğin bunlar sigara içmek, fazla alkol tüketmek, gereksiz ilaçları kullanmak gibi şeylerdir.

Selülit Nasıl Geçer 4

Östrojen düzeyinizi kontrol altında tutun. Bu günlük turpgiller gibi sebzelerin bol miktarda yenilmesiyle olabilir. Brokoli, Brüksel lahanası, karnabahar, lahana gibi sebzeler indol-3-carbinol denilen maddeyi içerirler. Bu maddenin östrojen metabolizması üzerinde olumlu etkisi vardır. Ayrıca bu sebzeler detoks etkisine de sahiptir.

Selülit Nasıl Geçer 5

Aşırı vücut yağlarınızdan kurtulun. Selülit benzersiz özelliklere sahiptir ama sonuçta yine de basit vücut yağıdır. Vücut yağlarını doğru bir şekilde kaybederseniz bu süzme peynir şeklindeki görüntü ya azalır ya da tamamen yok olur.

Diyet-Egzersiz-Selülit İlişkisi

Düzenli ve sağlıklı bir diyet uygulamak selülitleri yok etme yollarından biridir. İnsülin seviyesini kronik olarak yükseltmeyecek bir diyeti kullanmak gerekir. Kronik olarak yükselen insülin seviyesi, selülitin yakılmasını önler, böylece yağ yakma çabaları boşa gider. İnsülin seviyesini belli bir düzeyde tutmak için beslenmemizden şeker ve işlenmiş gıdaları çıkarmamız gerekir.

Şimdi de egzersiz konusuna bir bakalım. Bu konuda çaba harcayan her kadın bilir ki geleneksel egzersizler selüliti azaltmaz. Günlük aerobik egzersizini uygulayan pek çok insan selülitlerini yok etmek için umutsuzca çabalar. Günde 6-8 saat aerobik egzersiz dersi veren hocalarda bile inatçı selülit olduğunu görürüz. Bundan da anlaşılacağı gibi başka bir yol denemek gerekmektedir.

Bunun yerine yüksek tempolu koşu yapılmalıdır. Tempolu koşu bacak kaslarını çalıştırır ve önemli ölçüde metabolizmayı hızlandırır. Bu tür egzersizler hedeflenen bölgedeki kasların eş zamanlı olarak uyarılmasını sağlar ve hızlı bir şekilde selülitler kaybolmaya başlar.

Her kadın vücudunun hoş görünmesini ister. Fakat bazılarımızın bunun için daha fazla çaba harcaması gerekir. Selülit vücudunuzun bir parçası olmak zorunda değildir. Bunun için planlı bir şekilde gerekenleri yapmak , inanıyorum ki sizi mutlu edecek değişikliklere neden olacaktır. Neden bu başlangıç yarın olmasın?

Aynalarda hoş yansımalar dilerim.

Источник: https://www.bodytr.com/selulitten-kurtulma-yollari-selulitler-nasil-yok-edilir

Selülit tedavisi için nasıl beslenmeli? Selülit giderici besinler

Selülite geçit vermeyen besinler! Çok özel öneriler..

Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte tatil planları da yapılmaya başlandı.

Bu dönemde kadınların korkulu rüyası haline gelen selülitlere karşı önlem almanın yolu ise doğru besinleri uygun miktarlarda tüketmekten geçiyor.

Memorial Hizmet Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Sinem Uygun, selülitten kurtulmak için beslenme düzeninde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Şok diyetlerden kaçının!

Deri altı yağ dokusunda fazla miktarda yağ birikmesinden dolayı oluşan selülit, hastalık değil estetik bir sorundur.

Düzensiz beslenme, hareketsiz yaşam ve hormonların da etkisiyle kan dolaşımının yetersiz hale gelmesi, dokulara yeteri kadar oksijen taşınamamasına neden olmaktadır.

Oksijenden yoksun kalan dokuların zamanla elastikiyetini kaybetmesi, cilt yüzeyinin bozulması ve pürüzleşmesine yol açmaktadır.

Östrojen hormonundan dolayı daha çok kadınlarda görülen selülit, zayıflarda da görülmekle birlikte kilolu kişilerde daha belirgin bir hal almaktadır. Selülitlerden tamamen kurtulmak ya da gözle görülmez hale gelmesi için öncelik beslenme alışkanlıklarını değiştirilmesidir.

Hızla kilo vermek için uygulanan şok diyetler, yağ kaybından çok kas ve su kaybına neden olduğu için selülit oluşumun hızını artırmaktadır. Şok diyetler yerine; pilates, yürüyüş, yüzme gibi düzenli sporlar ve sağlıklı beslenme ile kas gerginliğini iyi duruma getirmek selülitlerden kurtulmak için daha faydalıdır.

Suyunuza salatalık ve zencefil dilimleri ekleyebilirsiniz

Selülitten kurtulmanın birinci yolu, gerekli miktarda su tüketiminin sağlanmasıdır. Her gün 2-2,5 litre su tüketimi; dolaşımın düzenlenmesine iyi gelirken, metabolizmanın hızlanması, toksinlerin atılması ile cildin nemli, parlak ve elastik olmasına yardımcı olur.

Zorlanan kişilerin taze zencefil ya da salatalık ilave ederek suyu aromalı hale getirmeleri mümkündür. Aşırı çay ve kahve tüketiminin vücudu susuz bırakacağı ve selülit oluşumunu tetikleyeceği unutulmamalıdır. Bunun yerine meyve çayları ya da metabolizmayı hızlandırarak ödemin azalmasına yardımcı olan yeşil çay tercih edilebilir.

Yulaf, çavdar ve tam buğday ürünleri tüketin

Vücudun yağ dokusunu artıran beyaz un ve şekerli gıdaların günlük beslenme programından çıkartılması gerekmektedir.

Bu besinlerin yerine tok tutan yulaf, çavdar veya tam buğday ile yapılmış gıdaları tercih etmek kilo kontrolüne yardımcı olmaktadır.

Bununla birlikte bu besinleri tüketmek; cildin sağlıklı ve esnek görünmesini sağlayan kollajen ve elastin proteinlerinin üretimini de arttırmaktadır.

Cildinize marul ve roka doping yapın

C vitamini içeren besinleri düzenli olarak tüketmek vücutta kolajen üretimini artıracağı için cildin pürüzsüz ve daha parlak olmasını sağlamaktadır. Her gün 2-3 porsiyon meyve ve 7-8 porsiyon sebze tüketmek c vitamini ihtiyacını karşılamaktadır. Özellikle marul, roka, dereotu, maydanoz, kuşkonmaz gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler ile mevsim meyvelerinin tüketilmesi cildi beslemektedir.

Sofranızdan balığı eksik etmeyin!

Günlük beslenme düzeninde omega 3 içeren besinlerin tüketilmesi selülit oluşumunu azaltırken bağ dokusunu güçlendirir. Haftada 2-3 kez ızgara ya da fırında pişirilmiş balık tüketmenin yanında;

  • Semizotu
  • Ceviz ve badem
  • Keten ve chia tohumu gibi omega-3 içeren kaynakları beslenme programına dahil etmek, selülitlerin giderilmesine yardımcı olurken; kırışıkların azalmasına, cildin pürüzsüz ve parlak bir görünüm almasına katkıda bulunur.

Kadınların ortak problemi selülit ile nasıl mücadele edilir?

Selülit; deri altında düzensiz ve aşırı yağ birikimi ile oluşan bir dolaşım bozukluğudur.

Sıkışmış yağ hücrelerinin vücutta yarattıkları hoş olmayan bu görüntünün erkeklerden ziyade kadınların korkusu olma nedeni, kadınlarda östrojen seviyesinin yüksek olmasıdır.

Östrojen seviyesi yağ birikimini ve selülit oluşumunu arttırmaktadır. Emsey Hospital’dan Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Aysu Bekci konuyla ilgili görüşlerini aktarıyor.

Genetik yatkınlıkların yanı sıra hareketsizlik, hamilelik, yaşa bağlı bağ dokudaki zayıflamalar, fazla kilo, kilodaki ani değişiklikler, yağ ve karbonhidratın gereğinden fazla alımı, aşırı tuz, kahve,alkol ve sigara tüketimi ve liften fakir diyet selülit oluşumunu tetiklemektedir.

Selülit oluşumunu engellemek ve var olan portakal kabuğu görünümünü hafifletmek için, en etkili tedavi yöntemlerinden biri de doğru beslenme alışkanlıkları kazanmaktır.

Tıpkı bazı gıdaların selüliti tetikleyici etkisi olduğu gibi, bazılarının ise selülitle savaşmada oldukça etkili oldukları kabul edilmiştir.

Selülitlerle başa çıkmada beslenmenin püf noktaları:

1- Basit karbonhidrattan uzak durun!

Çay şekeri, beyaz un ve beyaz undan yapılan yiyecekler, pirinç, beyaz ekmek gibi basit karbonhidratları beslenmenizden çıkarın.

Tam buğday veya çavdar unu, esmer pirinç, tam tahıllı makarna ya da diğer tam tahıllı yiyecekler uzun süre tok tutan enerji kaynaklarıdır. Böylece size selülit olarak geri dönecek şekerli, tuzlu, yağlı abur cubur ihtiyacını önleyebilirler.

Ayrıca antioksidan özellikleri sayesinde vücuttaki zararlı maddelerin atılmasını sağlar ve bu şekilde selülit savaşında önemli bir yardımcı olarak öne çıkarlar.

2- C vitamini kaynaklarına beslenmenizde yer verin!

Portakal, greyfurt ve limon benzeri tüm turunçgiller selülitle savaşta yardımcı olabilecek meyvelerdir.

Vücudumuzda biriken yağ hücreleri, cildin kollajen lifleri denilen ağ tabakasını zorlayarak cildin yüzeyine yaklaşır ve selülit görünümü ortaya çıkar.

İşte turunçgiller, içerdikleri bol C vitamini ile kollajen liflerini güçlendirir ve bu ağın yağ yüzünden çukurlaşmasını zorlaştırır. Ayrıca kan dolaşımını da iyileştirirler.

3- Lifliyiyeceklere, taze meyve sebzelere öğünlerinizde yer açın!

Hazır gıdalardan, işlenmiş yiyeceklerden uzak durmaya çalışın. Beslenmenize ve yaşam biçiminize özen göstererek selülitli görünümü azaltabilirsiniz ancak şu an için selülit problemini kökten çözmenin mümkün olmadığını unutmayın. Faydalı olmaktan çok para tuzağı olan kimi ürün ve hizmetlere karşı dikkatli olun.

4- Uzun süreli şok diyetlerden kaçının!

Yaz yaklaşıyor diye şok diyetler yapmak oldukça sakıncalıdır. Ciltte sarkmalara ve selülite neden olan, bilinçsizce yapılan şok diyetler yerine; ideal kiloya kavuşmak için diyetisyen kontrolünde doğru beslenme alışkanlıkları kazanmayı tercih edin.

5- Günde 2-2,5 lt. su tüketin!

Kazanılması gereken beslenme alışkanlıklarının başında su tüketimi yer almaktadır. Gün boyu yeterli miktarda su tüketimiyle kan dolaşımı sağlanmakta ve vücutta ödemin oluşması önlenmektedir. Bu şekilde vücutta su toplanmasının ve sarkmaların önüne geçerek, selülit oluşumunu da engelleyen su, günde en az 2–3 litre olarak alınması gereken sıvının büyük çoğunluğunu oluşturmalıdır.

6- Günde 1 fincan yeşil çay tüketin!

Metabolizmayı hızlandırdığı ve yağ emilimini engellediği bilinen yeşil çay ne zamandır forma girmek ya da sağlığını korumak isteyenlerin favori içecekleri arasında. Şimdilerde yeşil çay selülitin yol açtığı portakal kabuğu görünümüne iyi gelen içeceklerden biri olarak kabul ediliyor. İçerdiği teobromin ve kafein maddeleri, vücutta depolanmış olan yağın çözülmesine yardımcı oluyor.

7- Sağlıklı yağlar tercih edin!

Balık ve balık yağı, kolojen sentezini destekleyici yapısı nedeniyle cilde elastikiyet verir ve vücudun sıkılaşmasını sağlar. Ayrıca somon, ceviz, badem ve zeytinyağı elzem yağ asitlerinden zengindirler. Bu besinler, cilt dokusunun onarılmasında kullanılmaktadır.

8- Kan dolaşımınızı hızlandırın!

Haftada en az 3 gün 45 dk – 1 saatlik düzenli tempolu yürüyüşler veya egzersizler yapın. Günde 10 dakika fırça veya eldiven yardımıyla dairesel ve kalbe doğru hareketlerle, selülitli bölgelerinize masaj yapın. Kan dolaşımınızı hızlandırın.

Mükemmel zayıflatıcı ananas!

Источник: https://indigodergisi.com/2016/05/selulit-tedavisi-icin-nasil-beslenmeli/

Selülite Doğal Tedavi Yöntemleri

Selülite geçit vermeyen besinler! Çok özel öneriler..

Göründüğü kadar kötü olan selülit, az ya da çok hemen hemen her kadın tarafından yaşanan bir sorun.

Özellikle kadınlarda selüliti ortaya çıkaran birçok etken bulunmaktadır.

Sadece kilolu kadınların selülit sorunu çektiği gibi yanlış bilinen genel bilginin aksine, zayıf kadınlarda da selülit görülebilir.

Yani insanın ince ya da kilolu olduğuna bakılmaksızın, göğüs uçlarında, kalçalarda, bacaklarda ya da karında görülebilen selülit herkeste ortaya çıkabilir.

Selülitin Nedenleri

Selüliti ortaya çıkaran faktörlerin başında, kötü beslenme gelmektedir.

Kötü beslenmenin yanında, toplam vücut yağındaki artış da selüliti tetikleyen önemli bir etkendir.

Ayrıca düzenli egzersiz yapmayan kadınlarda da selülit sorununa sık rastlanılabilir.

Hormon değişimleri, yavaş metabolizma ve derinin rengi gibi faktörler de selüliti ortaya çıkarabilen etkenlerdendir.

Selülitin Tedavi Yöntemleri

Selülitin Tedavi Yöntemleri

Ortaya çıkaran faktörler çok olsa da, selülitin çözümü için de uygulanabilecek çok sayıda yöntem bulunmaktadır.

Doktora gitmek ve liposuction yani yağ aldırma adındaki işlem için binlerce lira harcamak da bu yöntemlerdendir.

Fakat selülitten kurtulmanın çok daha ucuz ve doğal çözümleri de bulunmaktadır.

Siz de daha kalıcı ve etkili çözüm için aşağıdaki 10 doğal çözüme göz atabilirsiniz.

Kahve ile Cildi Ovmak

Kahve kabukları, vücuda pul pul dökerek selülitleri geçirmek amacıyla kullanmak için bir numaradır.

Kahveyi vücudunuza döküp iyice ovmak, ölü hücreleri ciltten atarak yerine sağlıklı hücreleri koyabilmek için önemli bir yöntemdir.

Yapacağınız masaj, kan dolaşımını hızlandırmaya ve selülitten kaynaklı sıkışan cildi gevşetmeye yardımcı olacaktır.

Bu yöntemi uygulamak için gerekenler, çeyrek bardak kahve çekirdeği, 3 çorba kaşığı esmer şeker ve 2 çorba kaşığı Hindistan cevizi yağı.

Eğer evinizde ya da çevrenizde Hindistan cevizi yağı bulamadıysanız, sızma zeytinyağı da kullanabilirsiniz.

Tüm bu malzemeleri karıştırıp bir maske haline getirin. Oluşan maskeyi bölgeye uygulayın ve birkaç dakika sıkıca masaj yapın.

Klasik şekilde yıkadıktan sonra, haftada en fazla 3 defa aynı yöntemi uygulayın. Sonuç alana kadar haftalar boyu bu yöntemi uygulayabilirsiniz.

Ayrıca eğer yaptığınız karışımı ilerde kullanacaksanız, hava geçirmez kavanozda saklayabilirsiniz.

Elma Sirkesi

Elma sirkesi, değişik durumlara karşı uygulanabilecek alternatif doğal çözüm yöntemlerinin başında gelir. Aynı şekilde, selülit sorunun çözümünde de elma sirkesini kullanabilirsiniz.

Sirkenin içeriğinde bulunan, magnezyum, mineral ve kalsiyum selüliti azaltmaya, toksinleri ortadan kaldırmaya ve midedeki fazla suyu kontrol etmeye fayda sağlar.

Bu yöntemi uygulayabilmek için, 1 ölçek elma sirkesine, 2 ölçek su koyup, bir iki damla bal damlatın.

Tüm malzemeleri karıştırıp, gerekli alana masaj yaparak uygulayın. 30 dakika bekledikten sonra ılık suyla yıkayın.

Günde iki kez uygulamanız gereken bu yöntemi, sonuç alana kadar uygulamaya devam edebilirsiniz.

Vücuda Su Takviyesi

Su, her şeyi iyileştirebilecek harika bir gıdadır. Selülit denen oluşumda, çok sayıda toksin madde bulunmaktadır.

Günlük yeteri miktarda içilen su da, bu toksinleri vücuttan uzaklaştırmaya, sağlıklı bir bağışıklık sistemine ve düzenli bir vücuda katkı sağlar.

Yeteri kadar su içemiyorsanız, suyunuza farklı aromalar katabilirsiniz.

Günde en az 2 litre yani 8 bardak su içmek yeterli olacaktır.

Kuru Fırça

Kuru bir fırça kullanarak yapacağınız fırçalama, vücudunuzdaki kan dolaşımını tetiklemek ve ölü derileri vücuttan atmak için harika bir yöntemdir.

Atılan ölü hücrelerin yerine yeni hücreler hızla gelecek ve selülit sorununa çözüm olacaktır.

Kuru bir fırça yardımıyla yapacağınız bu işlem, kan dolaşımını tetiklemek konusunda en basit ve ucuz yoldur.

Öncelikle doğal bir fırça alıp ayaklarınızdan yavaşça başlayarak omuzlarınıza kadar tüm vücudunuzu fırçalayın.

Fırçalama yaparken saat yönünün tersine hareketler yapabilirsiniz.

Özellikle karın bölgeniz için bu şekilde fırçalamak çok daha etkili olacaktır.

Günde iki kez, yatmadan veya duştan önce uygulayabilirsiniz.

Fakat bu yöntemi uygularken hem fırçanın hem vücudunuzun kuru olmasına özen gösterin.

Selülitten Kurtulmak için Ardıç Yağı

Doğal ardıç yağı, vücuttaki sıvı emilimini azaltmakta etkili bir yağdır ve bu sayede selülitin azaltılmasına da yardımcı olur.

Bu yöntemi uygulamak için, 10 damla ardıç yağına çeyrek su bardağı zeytinyağı katın.

Karıştırdığınız iki yağı, selülitli bölgenin üzerine hafifçe 10 dakika boyunca uygulayın.

Yaptığınız bu karışımı günde iki kez olmak üzere bir ay boyunca uygulayın.

Cildinizin eskisinden daha pürüzsüz ve daha sıkı olduğunu göreceksiniz.

Vücudu Nemlendirmek

Günlük olarak vücudunuzu nemlendirmek, cildinizi daha pürüzsüz, yumuşak ve selülit açısından daha sağlıklı yapar. Mevsim ne olursa olsun, vücudunuzu nemlendirmek bir alışkanlık haline gelmektedir.

Bu konuda yapacağınız masajlarda mutlaka doğal solüsyonlar kullanmalısınız.

En iyi doğal nemlendirici de Hindistan cevizi yağıdır.

Antibakteriyel özelliği de olan bu yağı, günlük masaj şeklinde vücuda uygulamak selüliti azaltır.

Öncelikle birkaç damla Hindistan cevizi yağını alın ve tüm vücudunuza yedirin.

Duştan sonra yapacağınız bu uygulama, duşun verdiği ıslaklık ve Hindistan cevizi yağının nemlendiriciliğiyle vücudunuz için çok etkili olacaktır.

Mandalina Yağı

Bir diğer önemli yağ ise, mandalina yağıdır.

Vücuttan toksinleri atmak noktasında hayati bir öneme sahip olan mandalina yağı, diğer yağlara benzer şekilde kan dolaşımını uyarır ve yağları yakarak selülitten kurtulmanızı sağlar.

Bu yöntemi uygulayabilmek için 5 damla mandalina yağı ile 1 çorba kaşığı zeytinyağın karıştırın.

Yapacağınız bu karışımı, selülit sorunu bulunan bölgelere iyice yedirin.

Günde iki kez bu bileşimi kullanabilirsiniz.

Fakat dikkat etmeniz gereken nokta, bu uygulamadan sonra 1 saat boyunca güneş ışığına çıkmayın.

Omega 3 Destekli Beslenme

Omega 3, yağ asitleri ve yağda çözünen vitaminler içerir.

Bu içerik de onu bağışıklık sistemini güçlendirmek için önemli bir yan ürün haline getirir.

Dokuları ve cildi pürüzsüz hale getiren omega 3 aynı zamanda selüliti de azaltır.

En önemli omega 3 kaynağı balıktır fakat eğer balık tüketmek istemiyorsanız omega 3 içeren tüplerden veya kapsüllerden kullanabilirsiniz.

Deniz Yosunu Kremleri

Deniz yosunu, başta anlattığımız kahveye benzer niteliklere sahiptir.

Yosunu vücudunuza yapıştırarak kan dolaşımını hızlandırabilir, vücudunuzdan toksinleri uzaklaştırabilir ve selülit sorunlarını çözebilirsiniz.

Bu yöntemi uygulamak için öncelikle 3 çorba kaşığı kadar yosun, çeyrek su bardağı tuz, çeyrek su bardağı sızma zeytinyağı ve birkaç damla doğal yağı karıştırın.

Duşa girmeden 10 dakika önce selülit sorunu bulunan bölgelerinize iyice sürün.

İstediğiniz sonucu elde edene kadar haftada bir kere bu yöntemi uygulayabilirsiniz.

Hormonları Düzene Sokmak

Dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeni, aynı zamanda hormonlarınızın daha düzenli olmasına da yardımcı olur.

Hormonlar sadece fit kalmakta değil, selülit sorunlarını ortadan kaldırmakta da önemli bir etkendir.

Hormonlarınızın daha düzenli olması için yapmanız gereken, yemeklerinizi çeşitlendirmek, taze meyve sebze tüketip yağsız et ve başlık tüketmektir.

Bunun yanında düzenli olarak su içer ve uyku düzeninizi bozmazsanız hormonlarınızın düzene bindiğini göreceksiniz.

Uygulayacağınız bu yöntemler sayesinde, vücudunuzdaki düzensizliklerden ortaya çıkan selülit sorununa doğal bir çözüm getirebilir aynı zamanda bir sonuç olarak ortaya çıkan selülitin de sebeplerini ortadan kaldırarak daha sağlıklı bir hayat sürebilirsiniz.

Dr. Aydın Yılmaz Dahiliye doktoru olarak görev yapmaktadır. 2015 yılından itibaren Sağlıkfit ekibine katılarak hastalıkları tedavi yöntemleri konusunda yüzlerce makale ele almıştır.

Источник: https://www.saglikfit.com/selulite-dogal-cozumler

Selülitten kurtaran besinler

Selülite geçit vermeyen besinler! Çok özel öneriler..

Medical Park İzmir Hastanesi Diyetisyeni Fatma Baysal kadınların yüzde 90’ ında selülit oluşumu gözlendiğini belirterek, bunu engellemek için beslenme önerilerinde bulundu.

Selülitin en çok görüldüğü bölgenin uyluğun üst kısmı, kaba et ve baldırın arka yüzeyi olduğunu belirten Baysal, “Deri yüzeyinin alt tabakasının yapısındaki farklılıklar nedeniyle kadınlar erkeklere oranla selülitten 9 kat daha sık etkilenmektedir.

Selülittin dolaşım kanalları üzerine yaptığı baskı dolaşımın bozulmasına, bozulan dolaşımın deri altı dokularında sıvı birikimine ve dokuların yeterince beslenememesi sonucunda deride çökmelere sebep olmaktadır. Bu da klasik olarak tabir edilen portakal kabuğu görünümünü yaratmaktadır.

Selülit kilo ile ilintili olsa da sadece kilolu bireylerde değil normal kilolu ya da zayıf bayanlarda da görülen bir problemdir. Bunun temel nedeni ise hormonsal etkinliklerden kaynaklanmaktadır” dedi.

Diyetisyen Fatma Baysal selülit oluşma nedenlerini şöyle sıraladı:

“Çeşitli dönemlerde meydana gelen hormonsal değişimlerden kaynaklanmaktadır. Özellikle ergenlik, hamilelik ve menopoz dönemlerinde artış göstermektedir. Oral kontraseptif (doğum kontrol hapı) gibi bazı ilaçların kullanılması hormon dengesi üzerinde etkisi nedeniyle selülit oluşumuna sebep olmaktadır.

Ailesel özellikler, kişinin genetik yapı. Dolaşım sistemi ve sindirim sistemi ile ilgili yaşanan sorunlar. Kabızlık, hipotiroid, doğum kontrol hapı kullanımı, karaciğer fonksiyonlarındaki bozukluklar ve sinirsel düzensizlik de selülite yol açabilecek olası durumlardandır.

Bunun yanında yüksek topuklar, yanlış yürüme hareketleri, kambur oturma gibi yanlış davranışların da selülit oluşumunu hızlandırması olasıdır. Çünkü bu saydıklarımız toplardamarlarda ve lenf damarlarında kanın geriye doğru akışını olumsuz yönde etkiler.

Yetersiz fiziksel aktivite ve hareketsiz yaşam biçimi, çok dar pantolon ve diz altı çorap giymek, sürekli bacak bacak üstüne atarak oturuyor olmak; kan ve lenfatik dolaşım sistemini olumsuz etkileyerek selülit oluşumunu tetiklemektedir.

Sigara ve alkol kullanımı: Sigara, güçlü bir damar daraltıcı ajan olması sebebiyle, cildin yeterince beslenmesini engelleyerek selülit oluşumuna neden olmaktadır.”


BESLENME ÖNERİLERİ

Diyetisyen Fatma Baysal, yeterli ve dengeli beslenmeye ayrıca öğün atlamamaya özen göstermek gerektiğini belirtti. Günlük ortalama 2.5-3 litre sıvı tüketilmesini öneren Baysal,

“Alacağınız bol su, hücre ve dokularınızı besleyerek toksinleri vücudunuzdan hızla atmanıza yardımcı olacak, böylece selülit oluşumunu da önleyecektir. Rafine şekerler, hayvansal yağlar ve fast food ve hazır yiyeceklerden tamamen uzak durarak günlük tuz tüketiminizi de sınırlandırınız.

Damarlara büyük zarar veren sigara ve aşırı alkol kullanımından kesinlikle kaçınınız. Kafein alımını sınırlandırın, aşırı çay, kahve, kolalı içecekler tüketiminden kaçınınız. Daha hareketli bir yaşam daha az selülit demektir.

Bu nedenle haftanın 3-4 günü 30-60’ar dakika sürecek olan yürüyüş, yüzme, yoga, pilates, jimnastik gibi sporlara vakit ayırın. Böylelikle kan dolaşımınızı artırarak selülit oluşumunu önleyebilirsiniz. Yemeklerinizde kullandığınız yağ miktarını azaltmaya çalışınız.

Yemeklerinizi daha çok haşlama, ızgara veya buğulama gibi daha sağlıklı yöntemlerle yapmaya özen gösteriniz. Düzensiz bir şekilde kilo alıp vermekten kaçınınız. Sabit bir kiloda kalmaya özen gösteriniz. Posa içeriği zengin sebze, meyve ve kuru baklagillerle tam tahıl ürünlerine beslenmenizde daha fazla yer ayırınız.

Ayrıca yüksek miktarlarda tuz, refine şeker, tüketiminden uzak durmak gerekiyor. Yüksek miktarlarda hayvansal kaynaklı protein tüketilmemelidir. Tüketilen hayvansal kaynaklı proteinler mümkün olduğunca yağı azaltılmış tercih edilmelidir.

SELÜLİT İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ

Diyetisyen Fatma Baysal selülitin geniş kapsamlı bitkisel tedavisi daha çok bağ dokusu yapısını güçlendiren ürünlerin tüketilmesi yoluyla hedeflendiğini belirterek selülit oluşumunu engelleyen gıdalar hakkında şu bilgileri verdi.

Üzüm çekirdeği ve toz kakao: İçeriğinde bioflavonoid olan bu besinler kolajeni yıkan enzimleri bloke ediyor ve bağ dokusuna destek oluyorlar.

Yeşil yapraklı sebzeler(maydanoz, brokoli vb) : Yapılan araştırmalar selülit oluşumunu azaltmada antioksidan öğeler olan A, C vitaminleri ve çinkonun etkili olduğunu göstermektedir.

Özellikle bu antioksidan yapıları içerisinde bulunan taze meyve ve sebzelerin tüketimine özen gösterilmesi gerekmektedir.

koyu yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, ve taze meyvelerin günlük tüketimini 6-8 porsiyona kadar çıkarmanız gerekmektedir

Su: Bol su içmek kan dolaşımının düzenlenmesini sağlıyor ve ödemin oluşmasını önlüyor. Ayrıca yağ hücrelerinin emilimini sağlamak gibi önemli bir rol de üstleniyor. Günde en az 2.5-3 litre su içmeye özen gösterin.

Kuşkonmaz ve Lahana: Ödem söktürücü ve toksin atma özelliği nedeniyle bu besinler sofranızda sık sık yer almalı. Toksin atmak için beyaz lahana kürü de yapabilirsiniz.

Bunun için; kaynayan yarım litre suda 5-6 adet beyaz lahana yaprağını parçalamadan, ağzı kapalı bir tencerede hafif ateşte 10 dakika haşlayın. Sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez aç veya tok karnına birer su bardağı için.

Kürü 5 gün boyunca ve her seferinde tekrar hazırlayarak uygulayın. 3 gün ara verdikten sonra küre 5 gün daha devam edin. .

Balık: Somon gibi yağlı balıkta bolca bulunan Omega -3 damarları genişleterek kan akışının ve dolaşımının rahatlamasına katkıda bulunuyor. Haftada 2-3 gün balık tüketin.

Soğan ve sarımsak: Kan basıncının ve dolaşımının rahatlamasını sağlıyorlar.

Ananas: Taze ananasta bulunan bromelin enzimi protein ayrıştırıcı ve sindirimine yardımcı bir enzimdir. Kükürtlü bileşikleri de içeren bromelin enzimi sadece protein sindirimine yardımcı olmakla kalmaz, şişkinliğin ve ödemin atılmasına da katkıda bulunur. Böylece selülit oluşumunu engellemeye yardımcıdır. Hergün 1 ince dilim ananas tüketilmesi olumlu etki gösterecektir.

Zencefil: Her gün 5-6 kibrit çöpü şeklinde kestiğiniz zencefili çayınızın içine katabilirsiniz.

Muz: içerisinde yer alan potasyum ile kan basıncını düşürerek dolaşıma yardımcı oluyor ve dokuları atık maddelerden temizliyor. Sindirim ve düşük tansiyon sorununuz yoksa, günde bir adet muz tüketmenizde fayda var. Karpuz, avokado, havuç, fasulye ve bezelye de fazla miktarda potasyum içeriyorlar.

Kereviz: Kan damarlarının kasılmasını engelleyerek dolaşımın rahatlamasını sağlıyor.

Yeşil çay: İçeriğindeki kateşin ile yağ yakımını hızlandırıyor. Günde iki fincan yeşil çay içmenizde fayda var.

Supplement kullanırken iyi kötü ürün yoktur, hedefinize uygun doğru ürün vardır. Linkteki formu doldurun, hedefinize ulasmanızı saglayacak urunleri size biz onerelim!

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/saglik’tan alıntıdır.

Источник: http://www.sporsonik.com/selulitten-kurtaran-besinler/

imdat selülit

Selülite geçit vermeyen besinler! Çok özel öneriler..

Profesör Doktor Onur Erol, Habertürk gazetesine “selülit nedir, ne ile karıştırılıyor, selülitin cerrahi tedavi yöntemleri nelerdir, selülitten nasıl kurtulmak gerekir” konularında özel açıklamalar yaptı;

İyi para kazanan bu kişilerin selülitlerinden kurtulmaları bu kadar zor mu?
Bazıları için kolay, bazıları içinse zor. Bu yapı meselesi. Selülit, yanlış bir terim olarak ortada dolaşıyor. Selülit, yağ toplanması demek değildir.

Selülit tamolarak derinin iltihabı demektir. Ama yanlış deri kabarıklıkları, iltihaplara benzediği için adına “selülit” demişlerdir.

Derinizi elinize alıp sıkıştırdığınızda ya da çıplak gözle baktığınızda o portakal manzarası varsa o selülittir.

– Selülit neyle karıştırılıyor?
Genetik ve yapısal olarak bazı insanların bazı bölgeleri fazla yağ toplar. Bu ipincecik bir genç kızda da vardır.

Kalçaları, bacak kenarları, bacak içlerinde, yağ toplanması fazla olabilir. Ona da selülit diyorlar ki, bu yanlış. Biz bölgesel yağ birikmelerine “adipozite” diyoruz.

Bu, istenmeyen yağ toplanması anlamına gelir ve bununla selüliti karıştırmamak lazım. Adipozite ince yapılı insanlarda da olur.

– Selülitin yaşla ilgisi var mı?
Hiçbir alakası yok. İlginç bir şekilde bu da tamolarak bilinmiyor. Diyelim; 25 yaşında kız… Vücudu sütün gibi ama bazı bölgelerinde portakal kabuğumanzarası var. İşte oradaki olay birçok etkenlerdenmeydana geliyor. O bölgenin bağlarının içeriye çekilmesiyle, aldığı gıdalardan dolayı deri kalitesinin bozulmasıyla genetik yapı devreye giriyor.

– Tam tedavisi nümkün mü?
Radyo frekans dalgalarıyla selülitler azaltılabiliyor. Selülit üzerinde yüzde 60-80 etkisi olan bir tedavi yöntemi.

– Ameliyatla olmuyor mu?
Onunla da azalabiliyor. Şu anda “vaser” dediğimiz işlemle bölgesel yağ birikmeleri alınırken selülit de birmiktar azalabiliyor. Fakat illa ameliyat olacaksınız, cihazlara gireceksiniz niye bir şey yok. Fazla kahve, kolalı içecekler içmeyiniz, bol meyveyi kilo almamak kaydıyla tüketiniz. Selülit için en iyi spor yüzmektir.

– Bir kadının en ciddi estetik problemi selülit mi?
Hayır. Bence bir kadının en çok görünen yeri yüzüdür. Selüliti ancak soyunursa, o da yazmevsiminde birkaç ay görünür. Ancak yüz, her zaman ortadadır, eller ortadadır. Selülit, tümbu bölgelerden sonra gelir.

– Çok çocuk selülite etken mi?
Çok çocuk doğurmak birçok şeyi etkiliyor. Her şeyden önce kadını yıpratan bir olay. Hiç doğurmamak da iyi bir şey değil, çok doğurmak da. Çok çocuk doğuran kadının her şeyi gevşiyor. Kilo alıyor, tekrar veriyor, vücudu sarkıyor.Meme guddeleri şişiyor, hamilelikten sonra iniyor. Karın çatlıyor. Bunlar illa herkeste olmaz ama birçok kadında oluyor.

– Tesettürlü kadınlar da selülit için başvuruyor mu?
Aşırı değil ama var. Biraz da çekiniyorlar tabii. Bence mahalle baskısından çekiniyorlar.

– Din ile estetik cerrahinin çelişen bir noktası var mı?
Olmaması lazım. Çekingen insanlar var. “Ben acaba günah mı işliyorum?” diye düşünüyorlar. O zaman dudak-damak yarıklı bebekler doğuyor. “Allah’tan gelen bir şey, böyle doğdu” diye düzeltip tedavi etmeyecek miyiz? Ben böyle düşünenlere, “Allah yapısı olan şeyde var olabilecek kusurları düzeltmek için de, Allah bizi yarattı” diyorum.

– Mevcut teknoloji ile diyetsiz, sporsuz selülitten kurtulunur mu?
Kısmen mümkün. FDA onayı almış ve çok kullanılan bir alet var, ama bizim yaptığımız vaser liposuction ile elde edilen bölgesel incelme sonucunu asla elde edemez. Çünkü biz yağları alırken şekil de veriyoruz. Bir nevi heykeltıraşlık yapıyoruz.

– Bir gün gelecek ve bir kadın bir kabine girip fazla yağlarından, selülitlerinden kurtulabilecek mi?
Olmayacak şey yok bence. Şu anda genlerle oynuyorlar. Belki de kabine girmeden olacak bu dediğiniz. Genlerde yapılan değişiklerle çok korkutucu şeyler olacak gibi geliyor bana. Yapılar değişecek, belki de estetiğe ihtiyaç olmayacak. Biz de artık başka iş bakacağız kendimize!

http://www.haberturk.com/saglik/haber/751955-estetik-cerrahiyi-en-iyi-tasiyan-ajda-pekkandir

Liposuction vücutta belli bölgelerde toplanan yağların vakum yardımı ile ince kanüller (metal borular) kullanılarak alınması yöntemidir.

Bu girişim ile vücudun diğer bölgelerine göre daha fazla yağ toplanması olan yerlerden yağlar alınarak vücuda daha orantılı bir şekil kazandırılmaktadır.

Bu işlem göbek, kalça (basenler), bacaklar, diz, bel yanları, sırt bölgesi, ayak bilekleri, kollar ve çene altı gibi bölgelerde özellikle uygulama alanı bulmaktadır.

Yağların uzaklaştırılarak vücuda yeni şekil vermek amacıyla günümüzde bilimsel olarak kabul edilmiş komplikasyonları en az olan tek yöntem, yağların vakum yardımı ile emilmesi yani bilimsel adı ile liposuction yöntemidir. Bu işleme tıbbi literatürde body sculpting, body contouring, suction lipectomy gibi isimler de verilmektedir.

Liposuction işlemi büyük enjektörlerle veya vakum cihazı kullanılarak yapılabilir. Her iki durumda da vücut bölgesine göre değişmek üzere 2, 3 ve 4 mm çaplı kanüller kullanılır.

1970’li yıllardan beri liposuction, plastik cerrahide uygulanmaktadır. Daha önceki yıllarda daha kalın çaplı kanüller kullanılır idi. Son yıllarda bu yöntemdeki en önemli gelişme ıslak teknik denilen tekniğin uygulanması ve daha küçük çaplı borular kullanılmasıdır.

Yağ emilecek bölgeler içine lokal anestezik ve kanamayı azaltan ilaçların (adrenalin) bulunduğu serumlar enjekte edilmekte ve bu bölgelerden yağlar daha kolay ve kansız şekilde çekilebilmektedir.

Küçük çaplı kanüller kullanılması ameliyat sonrası oluşabilecek düzensizliklerin ihtimalini en aza indirmektedir.

Liposuction bir zayıflama yöntemi değildir. İdeal olarak kilosu normal ya da normalden biraz fazla olan ancak vücudun belli bölgelerinde diğer bölgelerden daha fazla yağ toplanması olan kişiler için uygulanmaktadır.

Özellikle bayanlarda kalça, basen, uyluk (üst bacak), karın ve bel bölgelerinde diğer bölgelere göre daha fazla yağ toplanması görülmektedir. Bu işlem ile bu bölgeler inceltilerek diğer bölgeler ile orantısı dengelenmektedir.

Liposuction ile vücut şekillendirilmesinde yağ toplanmalarının olduğu tüm bölgeler değerlendirilerek aynı seansta yağların alınması başarılı bir sonuç açısından çok önemlidir.

Liposuction ameliyatı yağ alınacak bölge uyuşturularak lokal anestezi altında veya genel anestezi altında yapılabilir. Biz çok geniş alanlarda çalışma gerekmediği durumlarda lokal anestezi ile desteklenmiş sedasyon anestezisini tercih etmekteyiz.

Lokal anestezi ile desteklenmiş sedasyon anestezisiyle yapılan girişimlerde de anestezist doktor ameliyatta bulunmakta ve hastayı yatıştırıcı birtakım ilaçlar ile rahatlatmakta ve ağrı duyması muhtemel evrelerinde kısa süreli olarak uyutmaktadır.

Liposuction işlemi sadece kanüllerin gireceği 3-4 mm uzunluğunda kesiler yolu ile yapıldığından ameliyat sonrası herhangi bir kesi izi göze çarpmamaktadır. Ameliyat sonrası dönemde girişim yapılan bölgeye elastik korseler giydirilmektedir.

Böylece derinin yeni yerine daha pürüzsüz şekilde adapte olması sağlanmaktadır. Bu korselerin ortalama 2-3 hafta boyunca giyilmesi tavsiye edilmektedir. Liposuction hasta açısından ameliyat sonrası çok rahat geçen bir girişimdir.

Liposuction işlemlerinden sonra hasta genellikle birkaç saat içinde evine yollanmakta ve bir iki gün içinde işine ve günlük aktivitelerine geri dönebilmektedir.

Ameliyat sonrası oluşabilecek hafif ağrılar ağrı kesiciler ile kontrol edilebilir. Liposuction girişiminden sonra yağ alınan bölgelerde ödem ve morluklar oluşacaktır. Morlukların geçmesi 3-4 haftayı, şişliklerin tam olarak inmesi ve kesin sonucun ortaya çıkması da 6-8 haftayı bulabilmektedir.

Liposuctiondan sonra hastaya fiziksel egzersizler ve işlemin yapıldığı bölgelere LPG uygulamaları önerilmektedir. Bu şekilde ödemlerin daha çabuk geçmesi ve derideki dalgalanma ihtimalinin daha az olması sağlanmaktadır.

Liposuction işleminde en önemli komplikasyon yağ alınan bölgede dalgalanmalar (ondülasyon) ve birtakım göçük noktaların oluşmasıdır.

Yağ alınan bölgeden normalden fazla yağ alınması veya düzensiz olarak yağ alınması bu sonucu doğuracağı gibi deri elastikiyeti iyi olmayan kişilerde de bu durum ortaya çıkabilir.

Ortaya çıkan bu problemlerin düzeltilmesi oldukça güçtüır. Bu nedenle bu işlemin deneyimli ellerde uzman kişiler tarafından yapılması çok önemlidir.

Liposuction, sellülit denilen derideki düzensizlikleri azaltabilmekle birlikte tamamen ortadan kaldırmayacağı bilinmelidir. Deri elastikiyeti iyi olan genç hastalarda daha iyi estetik sonuçlar elde edilmektedir. Liposuction yapılan bölge yağ hücrelerinin sayısı azaltıldığından, kişi bundan sonraki yaşamında kilo aldığında özellikle bu bölgelerde yağ toplanması olmamaktadır.

Liposuction işlemi uygun hastalar seçildiğinde deneyimli ellerde yapılırsa çok başarılı sonuçlar veren bir girişimdir. Ancak uygunsuz bir girişimle belli bölgelerden aşırı yağ alınmasına bağlı oluşan deformitelerin geriye dönüşünün oldukça güç olduğu akıldan çıkartılmamalıdır.

Page 3

Kadınların özellikle yaz aylarında korkulu rüyası olan selülitten kurtulmak, yaz ayına girmeden alınacak küçük önlemlerle mümkün. Bağ dokusu iltihabı olarak da bilinen tıptaki adıyla ”hidrolipodistrofi” yani selülit, 37 altın önerinin hayat tarzı haline dönüştürülmesiyle önlenebiliyor.

Genellikle estetik bir sorun gibi algılanan selülit bilinenin aksine, oluştuğu bölgede kan dolaşımını engellediği için varis, damar tıkanıklığı, kronik ağrılar, kan dolaşımı bozukluğuna bağlı cilt hastalıklarına yol açan, kas ve kemik dokusunun kanlanmasına neden olan bir hastalık çeşidi.

Selülitten kurtulmanın 37 yolunu anlatan Estetik Uzmanı Dr. Nihat Dik, selülitin deri altı dokuda biriken yağ olduğunu, bu yağ dokusuna bağlı olarak da bölgede sıvı biriktiğini, biriken sıvılar o bölgede dolaşımı yavaşlattığı için daha fazla yağ birikmesine yol açtığını ve kısır döngüye girdiğini söyledi.

 ”KİLO VEREREK SELÜLİTİ YOK ETMEK MÜMKÜN DEĞİL”

Dik, kilo vererek selüliti yok etmenin mümkün olmadığını, sporcu bir bayanda bile selülit görülebildiğini söyledi.

Bunun birden fazla nedeni bulunduğuna dikkati çeken Dik, şunları kaydetti:

”Selülit, 14 yaşından itibaren, özellikle de ergenlik çağında hormonların çalışmaya başlamasıyla birlikte ortaya çıkıyor. Selülitte birinci risk faktörü kadın olmak. İkinci faktör ise genetik faktörler.

Etnik faktörler de selülitte rol oynuyor. Akdeniz ırkında, baseni daha geniş olan kadınlarda daha fazla selülit oluşma riski var.

Spor yapmayan, hareket etmeyen, statik hayatları olan ve beslenme alışkanlığı kötü olanlarda da görülüyor.”

 37 ALTIN ÖNERİ

Medikal Estetik Uzmanı Dr. Nihat Dik, selülitleri önlemek için 37 altın öneriyi şöyle sıraladı:

”1. Sabah kalkar kalkmaz ve akşam yatmadan önce ılık su içine limon sıkıp için.

2. Televizyon karşısında ya da kitap okurken atıştırmayın.

3. Azar azar ve sık sık yemeyi tercih edin, asla aç kalmayın. Dengeli ve düzenli beslenmeyin, tek tip gıda tüketiminden vazgeçin.

4. Asla çok düşük kalorili ve şok diyetler uygulamayın.

5. Kahvaltınızı kuvvetli akşam yemeğinizi çok hafif yemeyi tercih edin.

6. Soya lesitini (PPC) içeren kremler kullanın.

7. Bol su için. Öğünlerden 30 dakika önce 1-2 bardak su için. Yemek sırasında ise su içmeyin.

8. Tuz tüketimini azaltın.

9. Kese yapın, sıcak ve soğuk duş alın.

10. Çay, kahve, kola, soda, meşrubat ve alkol tüketimini azaltın.

11. Taze sıkılmış meyve suları ve bitki çaylarını tercih edin.

12. Haftada 4- 5 gün 30-45 dakikalık tempolu yürüyüş yapın.

13. Yüksek topuklu ayakkabılar ve dar giysileri tercih etmeyin.

14. Meyvenizi yemek aralarında yemeyi tercih edin.

15. Porsiyonlarınızı azaltın.

16. Yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalayın.

17. Sakız çiğnemeyin, çok çabuk acıktırır.

18. Kullanmak istediğiniz cihazların hangi tip selülit için olduğunu ve selüliti giderme yöntemini mutlaka öğrenin.

19. Elma, armut ve bunun gibi meyveleri lifli oldukları için kabukları ile yiyin.

20. Beyaz ekmek yerine, kepek ekmeği tercih edin.

21. Süt, peynir, yoğurt gibi ürünlerin light olanını tercih edin.

22. Doğal şeker yerine, tatlandırıcılar kullanın.

23. Sofranızdan yeşil sebze ve meyveyi eksik etmeyin.

24. Kırmızı et yerine beyaz eti tercih edin.

25. Katı yağlar yerine, zeytinyağı kullanın.

26. Kızartma yerine ızgara buğulama, haşlama ya da fırında pişirme gibi yöntemler uygulayın.

27. Yağlı şekerli ve unlu pastane ve bakkaliye ürünlerinden kaçının.

28. Kuruyemiş sakatat şarküteri ürünleri sos ve kremalardan uzak durun.

29. Dolaşımı engellediği ve oksijen oranını azalttığı için sigara içmeyin.

30. Düzenli egzersiz yapmaya özen gösterin.

31. İdeal kiloda olduğunuz günlerinizdeki bir resminizi buzdolabına yapıştırın.

32. Akşam yemeğini çok geç saatlerde yemeyin.

33. Selülitli bölgeye mutlaka masaj yapın.

34. Çok hızlı yemeyin.

35. Yediklerinizi mutlaka not edin.

36. Haftada bir gün tartılın.

37. Kendinizi çok sevin ve asla umutsuzluğa kapılmayın…”

Источник: http://imdatselulit.com/category/giderme-yontemleri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.