Serinleyeyim Derken Vücudunuza Aşırı Kalori Yüklemeyin

içerik

Diyetsiz fazla kilolardan kurtulmanın 12 yolu

Serinleyeyim Derken Vücudunuza Aşırı Kalori Yüklemeyin

Fazla kilolarınızdan kurtulmanın vakti geldi! Siz de fit bir vücudun hayalini kuruyor, ancak diyetlerle bir türlü baş edemiyor musunuz? Telaşlanmayın, çünkü ideal kilonuza kavuşmanız için ağır ve sıkıcı diyetlere ihtiyacınız olmayacak. Fit bir vücut için yapmanız gereken tek şey; ‘yeterli’ ve ‘dengeli” beslenmek! Üstelik aç kalmadan, sıkıcı listelere bağlı yaşamadan!

Büyük şehirlerde yaşamanın en büyük dezavantajlarından biri, yoğun iş hayatı ve günlük koşuşturmalar nedeniyle düzensiz beslenmek zorunda kalmanız. Hemen hemen herkes sabahları kahvaltısını ayakta atıştırıyor, gündüz tabağındaki besinleri hızla tüketiyor, akşam öğününü de neredeyse yatma vaktine yakın yiyebiliyor. Bunun faturasını da hızla aldığınız kilolar ile ödemek zorunda kalıyorsunuz.

Fazla kilolarınızdan kurtulup fit bir vücuda sahip olabilmeniz için başladığınız diyetleri de genellikle düzensiz yaşantınız ya da aynı besinleri yemekten sıkılıp iradenize yenik düşerek yarım bırakıyorsunuz. Büyük bir irade örneği gösterip diyetlerine devam ederek fazla kilolarından kurtulanlarımız da bir süre sonra eski beslenme düzenine dönüyor, verdiği kiloları fazlasıyla geri alıyorlar.

Aslında fazla kilolarınızdan kurtulmak ve ideal kilonuzu ömür boyu korumak için ‘diyet’ yapmanıza hiç gerek yok! Sadece ‘yeterli’ ve ‘dengeli’ beslenerek, yani kendinize yeni bir beslenme programı oluşturarak ömür boyu ideal kilonuzu korumanız mümkün. Üstelik aç kalmadan, en önemlisi de hiçbir besin kısıtlamasına girmeden! Acıbadem Kozyatağı Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Cirit, fazla kilolardan kurtulmak için neler yapmak ve nelerden kaçınmak gerektiğini anlattı.

HIZLI KİLO VERMENİN YOLLARI NELERDİR?

1-Besinleri yavaş çiğneyin

Zamanınız olmasa bile tabaktaki yemekleri hızlı yemekten vazgeçin. Ana öğünleriniz en az 15 – 20 dakika sürmeli. Çünkü beynin ‘tokum’ sinyalini vermesi için yaklaşık bu kadar süreye ihtiyacı var. Eğer besinleri hızlı çiğnerseniz kontrolünüzü yitirerek bu süre içinde daha fazla yemek tüketme riskiyle karşı karşıya kalırsınız.

2-Her öğünden önce su için

Her gün 1.5 – 2 litre su içmeyi alışkanlık haline getirin. Gün içinde düzenli olarak tüketeceğiniz su metabolizmanızı hızlandırmak gibi önemli bir işlev üstleniyor. Ancak bu özelliğinden faydalanmak için suyu gün içine yayarak içmeniz şart.

Eğer akşam su içmediğinizi fark edip bolca tüketmeye kalkarsanız, sık sık tuvalete gitmek dışında hiçbir değişiklik sağlayamazsınız. Bu nedenle her öğün öncesinde bir bardak su içmelisiniz.

Böylece hem açlık hissinizi azaltarak gereksiz atıştırmalardan korunmuş, hem de günde en az 6 bardak su içmeyi garantilemiş olursunuz. Yemek yerken su tüketiminden ise kaçının, aksi halde mide hacmini artırmış olursunuz ki bu da daha fazla besin tüketmeniz anlamına geliyor.

Yemekten sonra su içmek için en az 1 – 1.5 saat geçmiş olmalı. Çünkü mide boş iken su, doğrudan bağırsaklara karışıyor ama besinle karıştığında mideyi genişletmekten başka bir işlev üstlenmiyor.

3-Sebzeye ağırlık verin

Ana öğünlerinizden birinin mutlaka sebze ağırlıklı olmasına dikkat edin. Böylelikle hem bağırsakların daha hızlı çalışmasını sağlar, hem de daha az kalorili bir menüye sahip olursunuz. Örneğin ana öğününüzde et ve makarna yerseniz sebzeden çok daha fazla enerji alabilirsiniz.

Ancak sebzeler bir porsiyon ete göre neredeyse dörtte biri kadar enerjiye sahip olsalarda, hemen hemen aynı derecede tokluk sağlarlar. Örneğin etin sindirimi 3 – 4 saat sürüyorsa, sebzenin sindirimi 2 saat kadar sürer. Fakat sebzeyi bir dilim ekmekle desteklerseniz, etli menü kadar uzun süre tok kalabilirsiniz.

Bu nedenle gün içinde minimum 2 -3 porsiyon sebze, yine aynı oranda meyve almayı alışkanlık haline getirin.

NEŞENİZİ KAYBETMEDEN KİLO VERİN!

4-Porsiyonlarınızı küçültün

Meyvede bir porsiyon derken, aklınıza dolu bir tabak gelmesin. Bir porsiyonun 50 kalori olduğu, bunu da yarım muz, büyük bir mandalina, küçük bir elma veya ayvanın dörtte biri ile alabileceğiniz belirtiliyor. Sebzelerde de, 4 yemek kaşığı bir porsiyona karşılık geliyor.

5-Tatlılara ‘ambargo’ koyun!

Gün içinde yeteri kadar karbonhidrat tüketmediğinizde enerji ihtiyacınızı karşılayamıyorsunuz. Bunun sonucunda da beyniniz size ‘tatlı’ yemenizi emrediyor. Siz de ‘krizim tuttu’ diyerek tatlılara saldırmaya başlıyorsunuz.

Oysa tatlı ihtiyacınızı önlemenin tek yolu düzenli beslenmek ve enerjiyi dengeli bir şekilde almaktan geçiyor! Şeker gibi basit karbonhidrat grubunda yer alan besinleri haftada 1, en fazla 2 kere tüketmeniz öneriliyor.

Çünkü tatlı yediğinizde 300 -350 gibi yüksek bir kalori alırsınız ama kan şekeriniz hızla yükselip tekrar düştüğü için yarım saat sonra tekrar acıkırsınız. Bunun aksine bol peynirli kepekli sandviç yerseniz neredeyse 3 saat boyunca tok kalabilirsiniz.

Gün içinde 2 – 3 porsiyon meyve yediğinizde de tatlı krizinin önüne geçebilirsiniz. Eğer canınız tatlı çok çektiyse, baklava ve şekerpare gibi kalorisi bol tatlılar yerine, daha az kalori içeren sütlü tatlıları tercih edin.

6- Çeşitli beslenin!

Besinleri sadece kalori veren maddeler olarak düşünmeyin.

Vücudunuzun iyi enerji harcaması, günlük işlerini yerine getirebilmesi ve aynı zamanda sağlıklı olarak hayatına devam edebilmesi için ihtiyacı olan besin öğelerini size gıdalar verir.

Tüm besin öğelerini içinde bulunduran tek bir besin olmadığı gibi aynı besin grubunda yer alan besinlerin de içeriği farklılık gösterir. Kilo vermeye de çalışsanız, kilonuzu korumaya da çalışsanız çeşitli beslenmeyi ihmal etmemelisiniz.

1-Yağları ‘yasak’ listesine almayın

Kilo vermek uğruna yağdan vazgeçmeyin. Çünkü yağlar sindirimi en uzun süren grup oldukları için yemeklere ilave etmezseniz tokluk süreniz kısalır, siz de kendinizi yine sofra başında bulabilirsiniz.

  Fakat çok hareketli bir yaşantınız yoksa, et, peynir ve yoğurt tüketirken zaten vücudunuzun ihtiyacı kadar aldığınız için doymuş, yani katı yağlardan kaçının. Gün içinde yemeklere katacağınız sıvı yağ miktarı 4 – 5 tatlı kaşığını geçmemeli.

Bunun için de 4 – 5 su bardağı ile yapacağınız çorbaya yarım yemek kaşığı, bir kiloluk sebze yemeğine de yarım çay bardağı, salatalara da 1 tatlı kaşığı kadar sıvı yağ eklemeniz yeterli gelecektir.

2-Karbonhidrattan vazgeçmeyin

Kilo vermeye karar verdiğinizde çoğunuzun yaptığı ilk şey, ‘karbonhidratlı besinleri sofradan kaldırmak oluyor. Oysa hem yeterli beslenmek hem de midenizin tok kalması için günlük enerji ihtiyacınızın yüzde 50 – 60’ını karbonhidrat kaynaklı besinlerden sağlamanız şart. Bu da günde 300 – 350 gr karbonhidrat anlamına geliyor. Diyelim ki et ve yanında da bolca salata yediniz.

Karbonhidrat içeren besin tüketmezseniz vücudunuz ihtiyaç duyduğu ‘enerjiyi’ alamadığı için 1 – 1.5 saat sonra acıkmaya başlarsınız. Bunun aksine yanında karbonhidrat içeren bir besin tüketirseniz en az 2 – 2.5 saat tok kalır, bu sayede bir sonraki öğüne kadar gereksiz şeyler atıştırmazsınız. Dolayısıyla her öğünde karbonhidrat içeren besinlere mutlaka yer verin.

Ancak seçiminiz kan şekerini hızla yükseltmedikleri için lif içerenlerden yana olmalı. Örneğin pilav ya da patates yerine, sindirimleri nispeten daha uzun süren, böylece kan şekerini hızla yükseltmeyen kepek ekmeğini, tam buğday makarnasını, kuru baklagilleri veya bulgur pilavını tercih etmenizde fayda var.

Tabii her öğünde karbonhidrat içeren besinleri 3 – 4 yemek kaşığını geçmeyecek miktarda yemeniz gerektiğini de unutmayın!

3-Öğün atlamayın

Zayıflamanın öğün atlamaktan geçtiği yolundaki hatalı bilgilerle hareket etmeyin. Çünkü aç kaldığınızda vücudunuz bunu bir tehdit olarak algılıyor ve ihtiyaç duyulan enerjiyi yağ dokusundan almaya başlıyor.

Fakat vücut uzun süre açlıktan sonra yağ deposundan sağlanan bu enerjiyi, öğün tüketilmesi ile beraber besinlerle gelen enerjiyi tekrar yağ dokusuna geri gönderiyor, hem de fazlasıyla.

Bu da kilo verememenize, hatta kilo almanıza yol açıyor! Dolayısıyla kahvaltıyı uyandıktan sonra en geç 1 saat içinde yapmalı ve sonraki öğünleri 2 – 4 saat sonra olacak şekilde planlamalısınız. Bunun için her gün 3’ü ana öğün olmak üzere günde en az 5 – 6 kez beslenmelisiniz.

İsterseniz, ara öğün sayısını 4’e bile çıkarabilirsiniz. Bu sayıyı kahvaltı saatinize göre belirleyebilirsiniz. Örneğin kahvaltınızı saat 7.00’de yapıyorsanız, ana öğünden önce mutlaka bir ara öğününüz olmalı. Ancak sofraya saat 10.00 gibi oturuyorsanız, bu durumda 2 – 3 saat sonra öğle yemeğine geçebilirsiniz.

4-Sofraya geç saatlerde oturmayın

Yoğun iş temposu nedeniyle bunu başarmak pek kolay olmasa da akşam yemeğini çok geç saatlere bırakmamaya çalışın. Akşam saat 19.00 gibi sofraya oturabiliyorsanız, çok şanslısınız. Ancak bu mümkün değilse ve diyelim ki saat 24.

00’te yatağa gireceksiniz, hiç olmazsa yatmadan en az 4 saat önce akşam öğününü tamamlayın ki hareketsiz kaldığınız için kaloriler vücudunuzda depolanmasın.  Akşam yemeğinde ağır yemekler yerine kalorisi az ve sindirimi kolay hafif yemekleri tercih edin! Eğer geç kalmışsanız, akşam yemeğini atlamayı bir çözüm olarak da görmeyin.

Çünkü öğünü tamamen atlarsanız yetersiz beslenmiş olur ve vücudunuz uzun süre aç kalacağı için bazal metabolizmanızın hızının düşmesine yol açabilirsiniz.

Akşam geç saatte yemek neden kilo alımına sebep olur?

5-Kızartmayın, haşlayın

Fazla kilolarınızdan kurtulmak için besinlerinizi pişirme şekline de dikkat etmelisiniz. Kızartmaları ayda bir veya iki kez ile sınırlamalı, bunun yerine haşlama veya fırında pişirme şekillerini tercih etmelisiniz. Eğer patates kızartmasını çok veriyorsanız, baharatlandırarak fırında elma patates şeklinde hazırlayabilirsiniz.

6-Proteini abartmayın

Protein tüketiminde aşırıya kaçmayın. Çünkü bol protein almak aynı zamanda ‘yağlı’ beslenmek anlamına geliyor. Çok yağlı beslenmek de metabolizmanın hızlı çalışmasına engel oluyor. Bu nedenle günlük besin ihtiyacınızın sadece yüzde 18’inin proteinden oluşmasına özen gösterin. Fazla protein alımının böbrekleri yorduğunu da unutmayın.

Yazı: Beslenme ve Diyet Uzmanı İpek Cirit

Kilo vermeye yardımcı bilgiler

Yaza bir adım daha yaklaşıyoruz. Peki siz hala kıştan kalma kilolarınızdan nasıl kurtulacağınızı bulamadınız mı? İşte sizi fit bir görünüme kavuşturacak bilgiler…

1- Uyku sürenize dikkat edin

Yapılan araştırmalara göre, günde 8 saat uyuyanların 5 saatten az uyuyanlara göre yüzde 56 oranında daha fazla yağ kaybettikleri kanıtlanmıştır. 5 saatten az uyumak kimisi için zaman kazandırabilir fakat fazladan kalori almasına neden olur.

2- Yavaş tüketmek kilo kaybına yardımcı olur

Yemek yemeye başladıktan yaklaşık 20 dakika sonra beynimize, tokluk sinyalleri iletilmeye başlar. Hızlı yiyenler genelde tokluk sinyalleri, midelerine ulaşana kadar zaten tokluk sınırlarını zorlamış olurlar. Eğer yemeğinizi yavaş ve daha küçük lokmalar alarak yerseniz bu süreye uymuş olursunuz ve kilo kaybetmeye başlarsınız.

3- Yatmadan 2 saat önce yemeyi bırakın

Yatmadan hemen önce atıştırmak daha fazla yağlanmaya yol açtığı uzun zamandır biline bir gerçek. Kan şekeriniz çok yüksek olursa uyku kalitenizde de azalma olur. Bu nedenle yatmadan birkaç saat önce yemeyi bırakın

ZAYIFLAMAK İÇİN YEMENİZ GEREKENLER

4- Hazır gıdaları kontrollü tüketin

Hazır gıdalar da kullanılan birçok ürünün ne olduğunu bilmiyoruz bile. Bu ürünlerin fazla tüketilmesi sonucunda obezite hastalığı sık görülmektedir. Ne kadar çok doğal ürünler tüketirsek bizim için o kadar iyi olur.

5- Gazlı içecekleri tüketmeyin

Araştırmalar bireylerde şişmanlıkla gazlı içecek tüketimi arasında kuvvetli bir bağ olduğunu söylüyor. Gazlı içeceklerin tatlı olmaları, vücutta normalden daha fazla insülin salgılanmasına sebep olmakta ve karın çevresinde yağlanmalarla sonuçlanmaktadır.

6- Glikoz/ Fruktoz şurubundan uzak durun

Araştırmalar, glikoz/ fruktoz şurubunun kişide tokluk hissini engellediği ve devamlı yeme ihtiyacı uyandırdığını ortaya çıkarmıştır.

SU İÇMEDEN ZAYIFLAYAMAZSINIZ

7- Diyet içeceklerden uzak durun

Diyet içeceklerin sıfır kalori içerdiği iddia edilir. Araştırmalar, yapay tatlandırıcıların, normal şekere göre çok daha zararlı olduğunu göstermiştir. Bu içecekler, bedenimizin kilo alım ayarlarıyla oynuyor onların gerçek şekermiş gibi algılanmasına ve daha çok istemesine neden oluyor. Ayrıca araştırmalar da bu içeceklerin bel bölgesi yağlanmalarına neden olduğu görülmüştür.

8- Hareketli bir yaşamı tercih edin

Sporun hayatımızdaki önemini uzmanlar devamlı vurguluyor. Hem fit görünmenize yardımcı olan hem de sağlıklı bir bünyeye sahip olmanız için spor en büyük yardımcınız.

Gün içerisinde fiziksel aktiviteyi arttırmak ve haftada en azından 2-3 gün 40 dakika süren egzersizler sonucunda hem vücut enerji harcar hem de vücutta yağ kitlesi azalıp, kas kitlesinin artması sonucunda metabolizma hızı hızlanır.

9- Bol bol su için

Kilo vermenin birinci formülünden birisi de su. Uzmanlar, günde 14 bardak su tüketilmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Aynı zamanda su içmek vücudunuzu temizler ve dolaşım sisteminizi hızlandırır.

Diyet yapmadan kilo vermek mümkün mü?

+10Kahvaltı edin.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/diyet/haber/1002152-diyet-yapmadan-fazla-kilolardan-kurtulmanin-12-yolu

Yağlardan Kurtulmak

Serinleyeyim Derken Vücudunuza Aşırı Kalori Yüklemeyin

Yağlardan Kurtulmak Vücut Yağlarının Yakılması – Bu makaledeki notlar: yağlardan kurtulma yağlardan kurtulmak vücut yağlarının..

Göbek Bölgesi Yağlardan Kurtulmak
göbek bölgesi nasıl inceltilir – göbek yağları nasıl eritilir – göbek yağlarından nasıl kurtulursunuz

Göbek bölgesinde yağlanmas sonucunda olan göbek bağlama terimini açıklar. Vucudun en hareketsiz yerlerinden birisi olan göbek yag biriktirmek için son derece idealdir. Göbekten kurtulmak çok zordur. bilgisayar ve masa başında uzun süre oturanlarda mutlaka görülmesi yüksektir.

Göbekten kurtulmak için sürekli egzersizler yapmalısınız, sadece kardio ile göbek eritmek mümkün olmayabilir. Özellikle karın bölgesinide çalıştırarak şekillendirmek size büyük katkı sağlayacaktır.

Sadece spor yaparak göbekten kurtulmak mümkün mü?

Karın kaslarını hedefleyen egzersizler düzenli yapıldığında, kilo kontrolüne de dikkat edildiğinde göbekten kurtulmak mümkündür. Sanıldığı kadar zor ve zaman alan egzersizler değildir.

Kadınların mı, erkeklerin mi egzersizle göbeklerini eritmeleri daha kolay?

Erkeklerin biraz daha kolaydır çünkü kadınlarda zamanla, yaşa bağlı olarak ortaya çıkan hormonal değişiklikler yani menopoz süreci kasların daha güçsüz olmasına neden oluyor. Kadınlardaki gebelikle bunun sonrası iyi egzersizlerle karın kasının güçlendirmemesi ve günümüzde çok sık sezaryen yapılması kadınların göbeklerini artırıyor.

Doğru bir egzersiz programı ile ne kadar sürede kaç santim bel incelir?

Herhangi bir sağlık sorunu olmayan bir insanda belirlenmiş olan 8-10 karın egzersizi ile 8-10 tekrardan başlayıp 20-25 tekrara ulaşılırsa üç ay içinde belirgin olarak artmış karın kasları olabilir. Karın çevresindeki yağ ve birikimlerin oranı ile ilgilidir.

Bu; karın egzersizi ile diyet ve kilo önemli ama göbek çevresinde hafif yağlanması olan bir insan için üç ayda üç santim bir incelme olabilir. Tercih olarak aslında her gün ya da en büyük ihmalle gün aşırı yapılmalı. Aslında gün içinde 15 ile 20 dakikanızı alır. Son zamanlarda ciddi ölçüde bel ağrısı problemi yaşayan 30-40 yaş arası ofis insanı bulunuyor.

Test ettiğimizde karın kaslarının çok zayıf olduğu ortaya çıkıyor. İkinci sırada bel desteğini sağlayan sırt kasları geliyor.

Göbeğinizden bir an önce kurtulmak istiyorsanız egzersiz konusunda bilinçlenmelisiniz… Dört tane ana karın kası grubu vardır. Bunlar üst karın ve alt karın kaslarımız ve çapraz karın kaslarıdır.

Kısa mekikler yapmak üst karnı aktif olarak çalıştırır yani yattığımız yerden doğrulmaya çalışmak… Her iki bacağımızı yerden 15-20 santim kaldırıp indirmeye çalışmak, havada bisiklet pedalı çevirir gibi hareketler yapmak ise alt karnı çalıştırır.

Yattığımız yerden çapraz doğrulmaya çalışmak da çapraz karın kaslarını çalıştırır. Karın kasları kuvvetlendiğinde duruş düzelir, bel ağrıları azalır. Görünüm olarak çok daha genç bir duruş sağlanır.

Çalışan kasın üzerinde yağ birikimi oluşmaz, kuvvetli karın kası olanların ileri yaşta karın bölgesinden fıtık oluşumu engellenir. Birkaç dakikalık hareket size sağlık olarak geri döner.

Oturduğunuz yerden her iki bacağınızı yerden keserek yirmi santim yukarı kaldırın, on saniye bekleyip bacaklarınızı bırakın. Nefes burada çok önemlidir. Karın kasının üzerinde diyafram vardır.

Derin bir nefes alıp bacakları yerden 20 santim çekip on saniye kalın. Yaklaşık olarak gün içinde 15-20 tekrar yapın. Bunları yaparken aynı zamanda nefesinizi kontrol etmeyi de unutmayın.

Nefes kontrolü karın kasları için egzersiz anlamına gelir.

Herkes otururken, otomobil kullanırken karın kaslarını sıkılı tutup bırakabilir… Sıkmak, beklemek ve gevşemek önemlidir. Oturduğunuz yerden çapraz karın kaslarını çalıştırmak adına çapraz yönde sağ elinizi sol dizinizi geçecek yönde çevirerek ve sonra aksi yönde tekrarlayarak kasları sıkıp bırakarak çalıştırabilirsiniz.

Üst karın kaslarını otururken çalıştırmak zordur, otururken en fazla yapabileceğiniz boynunuzu iyice öne doğru eğip çenenizi göğsünüze yaslayıp bir miktar çalıştırmaktır. Karın kasları gerçekten çok önemlidir; insanın duruşunu, bel sağlığını ve bütün olarak da omurga sağlığını etkiler. O nedenle mutlaka gerekli özen gösterilmelidir.

Oturduğunuz yerde bu egzersizleri yapmayı bir alışkanlık haline getirin. Böylece ‘spora zamanım yok’ diye bahaneniz de kalmaz.

Örneğin otururken karın kasınızı kasılı tutun, on saniye içinizde havayı tutun sonra bırakın. İzometrik dediğimiz kasılmalar karın kasımızı korur.

Ayrıca yürürken insanlar karın kaslarını kasılı olarak yürüdüklerinde aktif olarak karın kaslarını çalıştırmış olurlar. Bunlar alışkanlık haline de getirilebilir. Bu alışkanlık aynı zamanda size çok daha dik bir duruş kazandıracaktır.

Karın kaslarınızı çalıştırırken bir yandan da yanlış duruş pozisyonlarınızı da düzeltmeniz mümkün olabilir.

alıntı

Yağlardan Kurtulmanın Yolları

Bol su için: Su metabolizmanın düzenlenmesinde ve vücut reaksiyonlarında görevlidir. Gün içinde içilen iki litre su vücutta enerji oluşumunu artırır ve zayıflamaya yardımcı olur. Aç karna içilen su vücuttan toksik maddelerin atılmasına yardım eder; karaciğer, böbrek ve bağırsaklarda toksin birikimini önler ve yağ yakımına yardımcı olur.

Altı öğün yiyin: Öğün sayısı arttıkça metabolik hızınız artabilir. Üç ana öğün yanında üç-dört ara öğün yapmak yağ yakılmasına yardımcı olur. Ara öğünler ana öğünlere açılan köprüdür. Vücuda sık aralıkla az miktarda yiyecek girerse metabolik hız artar, kan şekeri dengesi kurulur ve zayıflamaya yardımcı olur.

Aminoasit alımı: Proteinler kas yapımında ve doku tamiri için gereklidir. Karbonhidrat ya da yağ açısından kısıtlı diyetlerde vücut, proteini bir enerji kaynağı olarak kullanır.

Bu gerçekleştiğinde, kaslarda ve zayıf dokularda kayıp meydana gelebilir. Protein kas oranının azalmasını engelleyebilir.

Protein ağırlıklı beslenme metabolizmayı hızlandırır, yağların yakılmasını kolaylaştırır ve iştahı düzenler.

Salatasız kalmayın: Çiğ besin tüketimiyle vücuttan toksin atımı artar. Fazla yağlardan kurtulmak için salata ve çiğ besin tüketimi çok önemlidir. Salata tüketerek daha çok posa ve antioksidan alınır.

Şeker-yağ ilişkisi: Şekerli besin alımıyla kan şekeri hızla yükselir ve pankreastan insülin hormonunun salgılanması uyarılır. İnsülin şekerin hücre içine girip enerjiye çevrilmesinde etkili bir hormondur. Enerjiye ihtiyacı olan hücreler gereksinimlerini insülin yardımıyla karşılarlar. Eğer alınan enerji gereksinimden fazla ise, insülin bu enerjiyi yağ dokusunda depolar.

Kaloriye dikkat: Diyet programlarında amaç kalori yakılmasını artırmaktır. Egzersizle birlikte vücudun harcadığı enerji miktarı artar.

Harcamanın artmasıyla günlük beslenmeden alınan kalori harcanır ve yağ yakılması başlar. Günlük diyet programının kalori içeriği kadar besin öğesi içeriği de önemlidir.

Vitamin ve mineralden, andioksidan bileşiklerden, posadan yana yeterli bir diyetle yağ yakmayı hızlandırabilirsiniz.

Atıştırmayın: Yağlı cips, çikolata, tuzlu bisküvi, kuruyemiş gibi baştan çıkarıcı besinler vücut yağının miktarını ve kiloyu artırır. Kaçamak anlarında yağsız, tuzsuz mısır patlağı, salatalık, yeşil erik gibi glisemik indeksi düşük besinleri tüketmek kilo vermeye yardımcı olabilir.

Doğru karbonhidratlar: Diyet yaparken kilo vermek ve yağ kaybını görebilmek için glisemik yükü az olan doğru karbonhidratlar seçilmelidir. Bu besinler vitamin, mineral ve posa açısından zengindir ve daha doyurucu olabilir. Düşük glisemik indeksli karbonhidratlarla kandaki insülin düzeyinizi düşük tutarak yemekten sonra vücutta yağ depolanmasını önleyebilirsiniz.

Lifli besinleri tercih edin: Vücuttaki yağ oranını düşürmek için lif miktarı yüksek besinler tercih edilmeli. Posa, yiyeceklerle alınan ve bağırsakta emilmeyen bitkisel liflerdir. Sindirim yolunu takip ederek vücuda girdikleri gibi terk ederler. Lifli yani posalı yiyecekler hem diyet hem de sağlıklı beslenme için çok önemlidir.

Yemeğinizi yavaş yiyin: Kilo alınmasının nedenlerinden biri hızlı yemektir. Yenilen besinin beyne ulaşıp tokluk sinyali vermesi yaklaşık 10 dakika sürer. Bu nedenle yavaş ve lokmaları iyice çiğneyerek yemeniz kilo vermenize yardımcı olabilir.

Bölgesel Yağlardan Kurtulmanın En Hızlı Yolu

Bölgesel yağlardan kurtulmanın en hızlı yolu
Göbek sorunu son yıllarda birçok kadın ve erkeğin korkulu rüyası. Son yıllardaki yeni teknolojiler bu soruna çözümler üretmektedir. Yeni teknoloji ile bu soruna çözüm olanaklı hale gelmiştir.

Son yıllarda bölgesel zayıflama yöntemlerine ultrasonik yeni bir cihaz eklendi. Ultrasonik bölgesel zayıflama bölgesel yağlardan kurtulmak için geliştirilmiştir. Genel zayıflama yöntemi değildir.

Özellikle diyet ve spora rağmen kurtulamadığınız bölgesel yağ birikintilerine uygulanır. Bu yöntem vücut bölgelerindeki yağ hücrelerinin bütünlüğünü bozarak parçalanmasına ve buradan vücudun savunma hücreleri ile uzaklaştırılmalarına yardımcı olur. Böbrek taşlarını odaklayarak kırma teknolojisinden esinlenerek geliştirilmiştir.

Cihaz uygulanacak vücut bölgesi seçilir. Ultrasonik dalgalar buradaki yağ hücrelerine odaklandırılır. Bu dalgalar yağ dokusu dansitesine uygundur. İşlem esnasında ilk olarak yağ hücrelerinin zarları parçalanır. Trigliserit olarak bilinen yağ molekülleri açığa çıkar. Dokudaki bu moleküller damarsal ve lenfatik sisteme geçer, doğal yollarla vücuttan atılır.

Ultrasonik ses dalgaları ile bölgesel zayıflama, gobek bölgesinde en çok tercih edilen yöntemdir. Ayrıca bel ve basen bölgelerindeki yağ birikimleri içinde uygulanabilir bir yöntemdir.

Yeni ultrasonik bölgesel zayıflama cihazı size uygun mu?
Ultrasonik zayıflama son yılların en popüler ve girişimsel olmayan zayıflama yöntemidir. Ultrason bir ses enerjisidir. Bu enerji istenen yerde odaklanabilirse etki elde edilebilir. İşlem basit ve ağrısızdır.

Bu yöntem Daphne Kliniklerinde kullanılmaktadır. Merkezlerimize geldiğinizde öncelikle doktorlarımız sizi yöntemle ilgili olarak bilgilendirir.

İşlem yapılmasını istediğiniz bölge doktorlarımız tarafından değerlendirilir. Bu yönteme uygun olduğunuza karar verilirse; Uygulanacak alan bir bilgisayar sisteminin göreceği şekilde hazırlanır.

Cihaz otomatik olarak uygulanacak bölgeye yapılacak prosedürü belirler.

Bir seans da ortalama 300–500 gram yağ eritilir. Bu ortalama 2–4 cm çevresel incelme demektir. 2 cm incelme 1 beden incelme anlamına gelir. Fakat bizim gözlemlerimiz uygulama yapılan bölgede yağ kalınlığı ne kadar fazla ise sonuçlar o kadar iyi olmaktadır İşlem için herhangi bir ön hazırlığa gerek yoktur.

İşlem sonrası günlük aktivite veya işinize dönebilirsiniz. İşlem yaklaşık 1–1,5 saat sürer. İstirahat gerekmez. Bu yöntem hafif bir diyet ve sporla desteklenirse bekleneninin çok üzerinde ve daha başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

DAPHNE LAZER EPILASYON VE ESTETIK MERKEZLERIOSMANBEYHalaskârgazi CaddesiTavukçu Fethi Sokak N:38/1Osmanbey Şişli

Tel: 0212 230 28 08 (pbx)

Источник: https://www.notusta.com/yaglardan-kurtulmak-5353/

Üzüntünün Vücuda Verdiği İnanılmaz Zararlar

Serinleyeyim Derken Vücudunuza Aşırı Kalori Yüklemeyin
Whatsapp'ta Paylaş'ta Paylaş

Huzursuz ve üzgün hissettiğiniz bir zaman oldu mu hiç? Hiç reddedilme acısı hissettiniz mi? İlişkiniz kötü gittiği için acı çektiğiniz oldu mu? Üzüntü sizi gerçekten daha güçlendirir mi yoksa yavaş yavaş sizi zayıflatır mı, buna karar vermek zordur.

Kesin olan şu ki, üzüntü, beyninizdeki stres düzeylerini değiştirebilir ve bu çeşitli hastalıklardan muzdarip olmanıza sebep olabilir. Bu yazıda, üzüntünün fiziksel etkilerinin ne olduğunu açıklamak istiyoruz.

Beyinden vücuda fiziksel etkiler

Moraliniz bozulduğu zaman beyninizdeki fiziksel ve duygusal acı devreleri üst üste biner.

Bu sadece beyninizin, ağrının tamamen duygusal bileşen ile ilişkili olduğu bölgelerde değil, aynı zamanda somatik algılamanızla ilgili alanlarda da gerçekleşir.

Ama bu neden olur? Vücudunuzda, özellikle bağışıklık sisteminizde, özellikle de iltihaplı türde hastalık riskinizi, potansiyel olarak artırabilecek olumsuz bir etkiyi tetikler.

Sıcaklık algısını etkiliyor

Üzüntünün fiziksel etkilerinden bir diğeri, çevrenizdeki insanlar üşümüyor iken bile soğuğa karşı hassasiyetinizi artırmasıdır. Çalışmalarda, kişide ret ya da izolasyon duygusu uyandığında, katılımcılar odanın sıcaklığının daha düşük olduğunu tahmin ediyor ve sıcak ürünler yemeyi ve içmeyi tercih ediyorlar.

Bu ilişki basit bir duygudan daha da fazlası. Üzüntü yaşarken vücudunuzun sıcaklığı düşer.

İştahınızı etkiliyor

Üzüntü ayrıca iştahınızı da etkiler, kilo verme riskinizi artırır ve tansiyonunuzu etkiler. Doğrudan sonuç, uzun vadede yüksek tansiyon ve kalp sorunlarının ortaya çıkmasıdır.

Buna ek olarak, tatlı lezzetleri algılama yeteneğinizi azaltır. Bunun nedeni, dilinizdeki tatlılık için var olan alıcıların sayısının azalmasıdır.

Bu nedenle, üzüntü çektikten sonra yemeğin hiç tadı tuzunun olmaması oldukça yaygındır.

Stresi artırır

Üzüntü aynı zamanda kortizol olarak bilinen hormonu etkiler. Bu, kan şekeri ve kan basıncının kontrolü için, ayrıca uykunun kalitesi için önem taşır.

Bütün bunlar, psikolojik sağlığınız için en büyük zarar üzüntü demektir.

Şunlarla bağlantılıdır: Kalp hastalığı, Akciğer hastalığı, Karaciğer hastalığı Buna karşılık, depresyon kanserin başlaması için etkili olabilir.

Hem stres hem de depresyon hastalığa neden olabilir ve durum daha da kötüleşebilir. Son derece üzüntülü ya da stresli olduğunuzda, hiçbir şeyin düzgün çalışmadığını fark edeceksiniz.

Savunma sisteminiz düşer ve hasta olma riskiniz önemli derecede artar.

Çözüm nedir? Bağışıklık sisteminizle ilgili sorunlara neden olan stres değil, aksine bunu durdurmak için hiçbir şey yapamayacağınız algısıdır.

Beyninizin daha fazla enerjiye ihtiyacı var

Üzgünken beyninizin daha aktif olduğunu düşünmek olağan dışı gibi görünebilir. Ancak bu, üzüntü zamanlarında, beyniniz daha zor çalıştığı için oluşur: 70’ten fazla farklı bölge harekete geçirilir. Bu nasıl mümkün olabilir? Anlaşılması kolay.

Üzüntü duyduğunuz zaman, hatırlarsınız, düşünürsünüz, acı çekersiniz; sebep, çözüm ve alternatif arayışına girersiniz. Bu durumlarla karşı karşıya kaldıklarında sadece uyuyan insanlar var. O zaman bile, hipokampüs, beyinin önü ve temporal loblar aktiftir.

Beyninizin tüm enerjinizin %20’sini kullandığını unutmayın, ancak üzgün zamanlarda çok daha fazla çalışıyor.

Bu beyninizi beslemek için artan bir glikoz ihtiyacına neden olur. Buna karşılık tatlı krizlerinin sayısı daha da artar.

Gelişen bozukluklar

Ne zaman üzgün olsanız, serotoniniz azalır ve bu, orta ve uzun vadede sizi etkileyebilir.

Hatta şunlara neden olabilir: Depresyon,  Obsesif kompulsif bozukluk, Şiddetli salgınlar
Bu nörotransmitter, kişisel motivasyon ile ilişkilidir, ancak ilerlemeye devam edebilecek kaynakları bulmak için güçlü olmak ve o anlardaki içgözlemle yüzleşmek zorundasınızdır.

Bu süre zarfında iyi hissetmediğiniz için doktorunuzu ziyaret etmeniz çok muhtemeldir. Tıbbi test sonuçları sağlığınızın mükemmel olduğunu gösterecektir. Ve bu doğru: fiziksel olarak gayet iyisiniz, ama duygusal olarak-hayır.

Ağlamalısınız

Ağlamak sizi daha iyi hissettirir. Nefret ettiğinizde, beyniniz stres ve endişe yaratır ve bir şekilde bunu dışarı atmanız gerekir.

Ağlamak, rahatlamak ve hissettiğiniz her şeyden kendinizi kurtarmak için mükemmel bir yoldur. Bunu yaptıktan sonra, kendinizi daha rahat hissetmenizi sağlayacak endorfin salgılamaya başlayacaksınız.

Bu yüzden ağlama isteği hissettiğinizde direnmemeniz önemli. Bırakın ve kendinizi ne kadar iyi hissettiğinizi görün.

Bazı insanlar, cinsel ilişki ya da egzersiz gibi endorfin üreten başka aktiviteler seçerler. Bu iki seçenek de işe yarıyor ve sizin için kötü değiller. Evet, zaman zaman ağlamak gerekiyor. Üzüntünün sağlık üzerindeki fiziksel etkileri son derece olumsuz olabilir. Her zaman iyi hissetmezsiniz, ancak bu gerilimleri azaltmak için alternatifler bulabilirsiniz.

Источник: http://www.aylakkarga.com/uzuntunun-vucuda-verdigi-inanilmaz-zararlar/

Vücudumuz Yediklerimizi Ne kadar Sürede Eritir ?

Serinleyeyim Derken Vücudunuza Aşırı Kalori Yüklemeyin

Genellikle sindirim işlemi tahminen 24-72 saat kadar sürmektedir. Sindirimin net olarak kaç saat sürdüğü ise ne çeşit gıdaları hangi miktarda tükettiğinize göre değişiklik göstermektedir.

Sindirim hızınız ayrıca cinsiyet, metabolizma hızı ve sindirim sistemine bağlı hastalıklara sahip olup olmamaya göre değişiklik gösterir.

Yemek öncelikle hızlı bir şekilde sindirim sisteminize ulaşır. 6-8 saat kadar bir süre içinde yemekler mideden bağırsağa, oradan ince bağırsağa ardından da kalın bağırsağa yolculuk ederler.

Besinler kalın bağırsağa ulaştığında ise sindirilmiş gıda kalıntıları burada bir gün ya da sindirilme süresine göre bir günden uzun bir süre bile kalabilir. Mayo Clinic tarafından yapılan bir araştırmaya göre kadınlar için ortalama sindirim süresi 47 saatken erkekler için ortalama sindirim süresi 33 saat kadardır.

Öte yandan yediklerimiz de sindirim hızımızı etkiler. Kırmızı et ve balık gibi gıdaların tamamen sindirilebilmesi iki günü bulabilir. Proteinler ve yağlar daha kompleks moleküllere sahip olduğundan vücudun bu gıdaları sindirmesi, molekülleri parçalaması daha zor olacaktır, bu yüzden bu gıdalar daha uzun sürede sindirilir.

Bunun tam aksine meyveler ve sebzeler lif yönünden zengin olduklarından sindirim sisteminde bir günden az sürede parçalanırlar. Bu besinler esasen sindirim sisteminizin daha sağlıklı çalışmasına da yardımcı olurlar.

En hızlı sindirilen gıdalar ise işlenmiş, şekerli abur cuburlar ya da şekerlemelerdir. Bu gıdalar vücut tarafından çok çabuk parçalanır ve bu gıdalar tüketildikten sonra çok çabuk açlık hissi duyulur.

Sindirim işlemi nasıl gerçekleşir?

Yediğimiz gıdaların yakıt olarak kullanılmak için vücut tarafından parçalanarak içlerindeki besinlerin emilmesi işlemine sindirim denir. Sindirim işleminden geriye kalanlar atık gıdalardır ve bu atıklar vücut tarafından dışkı yolu ile dışarı atılır.

Sindirim sistemimiz beş temel parçadan oluşur:

  • Ağız
  • Yemek borusu
  • Mide
  • İnce bağırsak
  • Kalın bağırsak

Sindirim olayı gerçekleşirken vücutta aşağıdaki olaylar yaşanır:

Ağzınıza aldığınız bir gıdayı çiğnediğinizde ağzınızdaki salgı bezleri tükürük üretmeye başlar. Salgılanan bu tükürüğün içinde yediğiniz gıdaların parçalanmasını sağlayan enzimler bulunmaktadır. Bu salgı sayesinde besinler lapa halini alır ve sindirimleri kolaylaşır.

Ağzınızdakileri yuttuğunuz zaman besinler yemek borunuza gider, yemek borusu ağzınızla midenizi birbirine bağlayan kanaldır. Yemek borunuzun alt kısmındaki kaslı doku açılarak yemeğin midenize ulaşmasına imkân tanır.

Midenizde bulunan asitler ise gıdaların iyice sindirilmesini sağlar. Sonuç olarak mide öz suyu ve sindirilmiş gıdalardan oluşan lapamsı bir karışım ortaya çıkar. Bu karışım da ince bağırsaklarınıza gönderilir.

İnce bağırsakta ise pankreasınız ve karaciğeriniz çeşitli sindirim sıvıları üreterek bu karışımın sindirilmesine katkıda bulunurlar. Pankreastan salgılanan bu sıvı karbonhidratların, yağların ve proteinlerin sindirilmesini sağlar. Karaciğerden salgılanan öd ise yağların parçalanmasını sağlar.

Vitaminler, mineraller, sular ve diğer gıdalar ise ince bağırsak duvarlarından geçerek kan dolaşımınıza karışırlar.

İnce bağırsakta sindirilemeyen gıdalar kalın bağırsağa gönderilir. Kalın bağırsak besinlerden arda kalan sindirilmemiş tüm kalıntıları emer. Geriye kalan parçalar ise artık besinlerdir ve bunlara dışkı denir. Dışkı rektumda depolanır ve dışkılama ile vücuttan dışarı atılır.

Yediklerimiz kaç saat sonra dışarı atılır? Besinlerin midede sindirim süreleri nelerdir?

İşte çeşitli besinlerin midemizde tahmini kalma süreleri:

Sıvılar

  • Su: Mide boşsa su mideyi hemen terk eder ve bağırsaklara gider.
  • Meyve ve sebze suları: 15-20 dakika
  • Yarı sıvı gıdalar: 20-30 dakika

Meyveler

  • Karpuz: 20 dakika
  • Kavun türleri: 30 dakika
  • Portakal, greyfurt, üzüm: 30 dakika
  • Elma, armut, şeftali, kiraz vb.: 40 dakika

Sebzeler

  • Çiğ domates, salatalık, marul, kereviz, kırmızı ve yeşil biber: 30-40 dakika
  • Pişmiş yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, semizotu, karalahana, lahana vb.): 40 dakika
  • Kabak, brokoli, karnabahar, taze fasulye, mısır, balakabağı: 45 dakika
  • Havuç, turp, pancar gibi kök sebzeleri: 50 dakika
  • Yer elması, bal kabağı, patates, mısır, tatlı patates gibi nişastalı gıdalar: 60 dakika

Tahıllar ve bakliyatlar

  • Esmer pirinç, darı, karabuğday, yulaf, mısır unu: 90 dakika
  • Bezelye, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi baklagiller: 90 dakika
  • Soya fasulyesi: 120 dakika

Kuruyemişler ve tohumlar

  • Ay çekirdeği, kabak çekirdeği, susam: 2 saat
  • Badem, fıstık, fındık, ceviz, pekan cevizi, antep fıstığı: 2,5-3 saat

Süt ve süt ürünleri

  • Yağsız süt ve yağsız peynir: 90 dakika
  • Tam yağlı süt ve süzme peynir: 120 dakika
  • Tam yağlı sert peynir: 4-5 saat

Hayvansal gıdalar

  • Yumurta sarısı: 30 dakika
  • Bütün yumurta: 45 dakika
  • Balık (mezgit, morina balığı, dil balığı vb.): 30 dakika
  • Somon, ringa balığı, ton balığı gibi yağlı balıklar: 45-60 dakika
  • Derisiz tavuk: 1,5-2 saat
  • Kırmızı et: 3-4 saat
  • Domuz eti: 4,5-5 saat

Kaynaklar:

https://www.healthline.com/health/how-long-does-it-take-to-digest-food#digestion-process2

http://www.cleanse-yourself-lose-weight.com/digestion-time.html

Источник: https://www.mailce.com/vucudumuz-yediklerimizi-ne-kadar-surede-eritir.html

Kalorisi Düşük İçecekler

Serinleyeyim Derken Vücudunuza Aşırı Kalori Yüklemeyin

Toprakta doğal olarak yetişen, genetiği ile oynanmamış, zirai ilaç kullanılmamış ve mevsiminde hasadı yapılan meyve ve sebzeleri düşünün. Şimdilerde böylesini bulmak o kadar zor ki.

Bunları her mevsim üretmek ve satmak, daha fazlasını elde etmek adına genetiği ile oynamak, uzun süre dayansın diye toksik maddeler eklemek… Yediğimiz tüm ürünler bu tür amaçlardan dolayı bizlerin sağlığını tehdit ediyor.

Gıda ürünlerini endüstride çeşitli kombinasyonlar ile başka ürünlere dönüştürerek satış yapılıyor. Bu ürünlerin çoğu ise sağlığa zararlı. Peki neden endüstriyel gıda ürünler sağlığa zararlıdır.

Bunun nedeni çok açık! Kullanılan trans yağlar, aşırı tuzlu ve baharatlı karışımlar, bağımlılık etkisi yaratan katkı maddeleri, insanda obeziteye neden olan sıvı şeker ve daha sayamadığımız onca faktörden dolayı endüstriyel gıdalar insan sağlığını tehdit ediyor.

Bilinçsizce tüketilen bu ürünler aşırı kilo alımı, kalp ve damar hastalıkları, diyabet, böbrek yetmezliği ve kanser gibi hastalıklara sebebiyet veriyor. Bu yazıda bizler sizlere kalorisi düşük ve insan sağlığını kötü etkilemeyen içeceklerden bahsedeceğiz.

Kalori bir enerji birimidir. Tüm gıdalarda bulunan ve gıdaların verdiği enerjinin birim cinsiden ifade edilmesi için kalori ifadesi kullanılır. İnsan vücudu günlük aktivitelerini yerine getirmek için enerjiye ihtiyaç duyar. Bu enerji yaş, cinsiyet, fiziksel aktiviteye bağlı olarak değişir. Normal kiloda olan bir insanın günlük enerji ihtiyacının 1000 ile 1500 kalorisi arasıdır.

Her gıdada belli oranlarda kalori vardır. Bu kalori değeri ise yağ, karbonhidrat ve protein içeriğine göre belirlenir. 1 gram karbonhidrat 4 kalori, 1 gram protein 4 kalori ve 1 gram yağ 9 kalori değerine sahiptir.

Bu oranlar ile yediğiniz yemeklerin veya tükettiğiniz ürünlerin kalori değerini hesaplayabilirsiniz. Kalori insanın yaşam enerjisinin kaynağı iken fazlası ise kiloya neden olur. Her gün 500 kalori fazla almanız halinde 1 hafta sonunda yarım kilo almış olursunuz.

Bu yüzden kalori fazlasını vücudunuzda biriktirmemeye özen gösterin.

İnsanda Kalori Cetveli

Kalori cetveli kişilerin yaş ,boy ve cinsiyetlerine oranla bulunmaları gereken kiloyu gösterir. Bu cetvelde belirtilen oranlara sahip olan kişiler daha sağlıklıdır.

Yiyeceklerin de kalorisi kalorimetre denen bir cihaz ile ölçülür. Kalorisi ölçülmek istenen yiyecek bir çelik kaba konulur ve oksijen yardımı ile yakılır. Bu kabın çevresine ise su doldurulur.

Yiyeceğin yanması bittikten sonra suyu verdiği ısı ölçülür. Suda yükselen ısı miktarı ile suyun kg. cinsinde ağırlığı çarpıldığında yiyeceğin kalori değeri ortaya çıkar.

Böylece hangi gıdaların kaç kaloride olduğunu öğrenip ona göre tüketebilirsiniz.

İçecekler ve Kalori Cetveli

Sadece gıda ürünlerinin değil; sıcak, soğuk, alkollü, alkolsüz içeceklerin de kalori cetvelinde bir değeri vardır. Şimdi sizlere onların bilgilerini verelim.

Alkolsüz Bira100ml37 kcal155 kJ
Bergamot Çayı100ml1 kcal4 kJ
Boza100ml148 kcal622 kJ
Club Mate100ml30 kcal126 kJ
Coca Cola100ml42 kcal176 kJ
Diyet Kola100ml1 kcal4 kJ
Egg Nog100ml88 kcal370 kJ
Elmalı Spritzer100ml24 kcal101 kJ
Evian100ml0 kcal0 kJ
Gatorade100ml23 kcal97 kJ
Gazoz100ml42 kcal176 kJ
Horchata100ml54 kcal227 kJ
Ice Tea/Buzlu Çay100ml27 kcal113 kJ
Kahve100ml1 kcal4 kJ
Karamalz100ml37 kcal155 kJ
Kola100ml42 kcal176 kJ
Kola Zero100ml1 kcal4 kJ
Kombuça100ml13 kcal55 kJ
Lassi (Hint Ayranı)100ml104 kcal437 kJ
Latte Macchiato100ml57 kcal239 kJ
Limonata100ml42 kcal176 kJ
Malt Birası100ml37 kcal155 kJ
Milkshake100ml329 kcal1382 kJ
Nektar100ml53 kcal223 kJ
Nestea100ml36 kcal151 kJ
Powerade100ml16 kcal67 kJ
Slush Puppy (Meybuz)100ml50 kcal210 kJ
Smoothie100ml37 kcal155 kJ
Soya Sütü100ml45 kcal189 kJ
Su100ml0 kcal0 kJ
Süt100ml61 kcal256 kJ
Sıcak Çikolata100ml89 kcal374 kJ
Türk Kahvesi100ml2 kcal8 kJ
Türk Çayı100ml2 kcal8 kJ
Vanilyalı Milkshake100ml149 kcal626 kJ
Volvic100ml0 kcal0 kJ
Yerba Mate (Gün. Amer. Çayı)100ml62 kcal260 kJ
Zençefilli Çay100ml0 kcal0 kJ
Çay100ml1 kcal4 kJ
Çikolatalı Milkshake100ml125 kcal525 kJ
Çikolatalı Süt100ml89 kcal374 kJ
Çilekli Milkshake100ml113 kcal475 kJ
Çin Çayı100ml0 kcal0 kJ

Kalorisi Düşük İçecekler Nelerdir?

Sıvı veya yarı sıvı içecekleri tüketmek hem günlük diyete katkı sağlar hem de sindirim sisteminin iyi çalışmasına katkıda bulunur. Birçok sindirim problemi ve hastalıklar sıvı tüketimi yeterli olmadığından kaynaklanır. Tabi sıvı tüketimini ideal seviyede tutmak önem arz eder. Şimdi sizlere günlük diyetinize katkı sağlayacak sağlıklı ve düşük kalorili içeceklerden bahsedeceğiz.

1. Maden Suyu

Maden suyu oldukça düşük kalorili sağlıklı içeceklerden biridir. Maden suyu içerdiği doğal mineraller ile gün içinde kaybettiğiniz mineralleri vücuda geri kazandırır. Doktorlar tarafından günlük diyete ilave olarak en az iki şişe maden suyu önerilir. 1 bardak maden suyunu ekleyeceğiniz 2 kaşık yoğurt anlık hararetinizi alacaktır.

2. Elma – Limon Suyu

Elma ve limon birleşimi olan bu içecek bir C vitamini bombasıdır. Seyreltmek için maden suyu da ekleyebilirsiniz. Kış aylarında mutlaka tüketilmesi gereken içeceklerden biridir. Oldukça düşük kalorili olan bu içecek bir yandan da iştahınızı dengeleyerek diyetinize yardımcı olur.

3. Limonata

Yaz aylarının serinleticisi olan limonata şekersiz hazırlanmak kaydı ile oldukça düşük kalorili içeceklerden biridir. Şeker yerine doğal tatlandırıcılar kullanarak, içerisine limon suyu ve limon kabuğu rendesi ekleyerek çok düşük kalorili bir içecek elde edersiniz.

4. Domates Suyu

Domates de kırmızı renkli meyveler ailesinden olduğu için antioksidan açısından çok zengindir. Yazın bolca bulunan domateslerden çok sağlıklı ve düşük kalorili içecekler yaratabilirsiniz. Taze sıkılmış domates suyuna biraz limon biraz da maden suyu katarak soğuk olarak tüketin.

5. Milkshake

Milkshake sevmeyen yoktur. Peki bunu sağlıklı ve düşük kalorili hale getirmek mümkün müdür. Evet mümkündür. Dilediğiniz bir meyveyi çok az light süt ile blendırdan geçirin. İsteğe bağlı bazı kuru yemiş ve light dondurma ile de süsleyebilirsiniz.

7. Buzlu Çay

Yazın ferahlamak ve serinlemek isteyip de çaydan vazgeçemeyenler için ”iced tea” ler tam bir kurtarıcıdır. Hem düşük kalorili hem de iyi bir serinletici olan buzlu çayları sıklıkla tüketebilirsiniz. Buzlu çay tercihinizi bitki çaylarından yana kullanıp, tatlandırıcı olarak da bal veya tarçını tercih ederek daha sağlıklı hale getirebilirsiniz.

8. Smoothie

Adı ile çok asortik içecekler olan smoothieler, oldukça düşük kalorilidir. Smoothieler isteğe göre yapılıyor. Yaz aylarından dondurma ve kolaya rakip olan bu sağlıklı içecek çok kolay hazırlanıyor. Birkaç kaşık az yağlı yoğurt ile istediğiniz meyveleri blendıra koyup ve öğütün. İsteğe bağlı olarak buz, soda veya maden suyu ekleyebilirsiniz.

9. Marul Suyu

İlk okuduğunuzda size de ilginç gelecek ama marul suyu oldukça sağlıklı ve düşük kalorili bir içecek. Marul neredeyse %90 oranında su içeriyor.

Ayrıca içeriğinde bulunan A, B, ve C vitaminleri içerdiği gibi zengin lif bir kaynağı ile kanser ve kalp rahatsızlıkların karşı da koruyucudur.

Marulu blendır dan geçirin ve isteğe bağlı olarak limon, maden suyu, salatalık ve nane ile çeşitlendirebilirsiniz.

Источник: https://evdesifa.com/kalorisi-dusuk-icecekler/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.