Sessizce ilerleyen bir kanser: Böbrek kanseri

Akciğer Kanserinin Lenf Bezlerine Sıçramasının Belirtileri

Sessizce ilerleyen bir kanser: Böbrek kanseri

Akciğer kanseri lenf bezlerine yayılırsa öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kronik yorgunluk, yutma zorluğu, ses kısıklığı, kanlı balgam gibi belirtiler görülmeye başlar.

Akciğer Kanserinin Yayılması

Akciğer dokularında tümör oluşması sonucunda ortaya çıkan akciğer kanseri  zaman içinde büyür ve akciğerin çevresindeki organlara hasar vermeye başlar. Akciğer kanseri ilk evrelerinde hiçbir belirti göstermediğinden hızla ilerleme şansı bulur.

Başta lenf bezleri olmak üzere karaciğer, beyin ve kemiklere yayılır ve rahatsızlık tüm vücutta hissedilir derecede kuvvetlenir. Akciğer solunum borusundan alınan oksijen akciğer ulaşarak buradan bütün vücuda yaymakla görevlidir.

Akciğerde meydana gelen hasar sonucunda vücut yeterli oksijeni alamaz ve solunum yetmezliği sorunu yaşanır.

Dünyada oldukça yaygın şekilde görülen bu kanserin görülmesine etki eden en önemli neden sigara kullanımıdır. Sadece sigara kullanan kişiler değil aynı zamanda sigara içen kişilerle aynı ortamı paylaşan pasif içicilerde de sıkça görülür.

Akciğer kanserine yakalanan kişilerden sadece %15’i sigara kullanmadığı halde bu hastalığa yakalanmıştır.

Akciğer kanserinin hızla ilerleyerek lenf bezine yayılmasındaki diğer etmenler ise asbest ve rodon gazına maruz kalmaz, hava kirliliği, içme sularında bulunan arsenik maddesi, akciğere radyoterapi uygulanması, genetik faktörler ve verem gibi ciddi akciğer hastalıklarıdır.

Lenf düğümlerine yayılmadan önce çok az belirti gösteren akciğer kanserinden korunmak için sigara kullanımı kesinlikle bırakılmalıdır.

Akciğer Kanseri Lenf Bezine Sıçramasının Erken Dönem Belirtileri

Akciğer kanseri ilk evresindeyken hiçbir belirti göstermez. Ancak akciğer röntgeni çekilirse teşhis edilebilir. 2. Evresinde ise tümörler lenf bezine sıçramaya başlar.

Bu evrede görülen ilk şikayetler arasında öksürük, kanlı balgam, sırt ve omuzlarda görülen ağrı ve nefes darlığı yer alır. Bu evrede hastalığa tanı konulursa tedavisi çok daha kolay olmaktadır.

Ancak çoğu kişi bu belirtileri bronşit sandığı için yanlış tedavi uygulamasıyla zaman kaybetmektedir. 3. Evrede ise lenf bezlerinden sonra, karaciğer, kemik, böbrek üstü bezlerine ve beyine yayılır.

Sırtta kürek kemiği bölgesinden başlayıp, göğüs kafesi ve omuzlara doğru yayılan ve öksürük ile birlikte şiddetlenen nedeni bilinmeyen ağrılar tüm akciğer kanseri hastalarında görülen belirtilerin başında gelir.

Akciğer iltihaplanması ve bronşit gibi hastalıklar sık sık tekrarlanır. Ağır hareketler yapıldığında nefes almada zorluk yaşanmaktadır. Kilosu olan kişiler kilolardan dolayı nefes alamadığını sanabilir.

Ayrıca hastalığın ilk döneminde hastada geçmeyen balgamlı öksürük görülmektedir.

Balgamda kana rastlanırsa ve öksürüğünüz 2 hafta boyunca geçmediyse mutlaka bir doktora gitmelisiniz.

Akciğer Kanserinin Lenf Bezine Sıçramasının İleri Evre Belirtileri

Ruhsal ve bedensel birçok belirtinin kendini göstermeye başladığı bu evrede hastanın lenf bezlerinde gözle görülür bir şekilde şişkinlik görülür.

Yüz bölgesinde şişkinlik, yutma zorluğu, ses kısıklığı gibi belirtilerin yanı sıra yüksek ateş, kronik yorgunluk, iştah kaybı, kilo kaybı, kaslarda güçsüzlük, nefes almada zorluk çekme, el ve ayak parmak uçlarında karıncalanma ve batma hissi, kaşıntı, ellerde şekil bozukluğu, sağ karın bölgesinde ağrı, göğüs bölgesinde şişkinlik, diz ağrısı ve depresyon gibi şikayetlerin çoğu görülmektedir. Hastada ciddi bir halsizlik ve yorgunluk hissi görülür.

Tümör lenf bezlerine hasar vermeye başladığında baş dönmesi, ses kısıklığı ve yutma zorluğu gibi şikayetlerde başlar. Yemek yiyeme, bulantı ve kusma şikayetleri artar. Kas ve iskelet sisteminde ağrılar şiddetlenir.

Ani bir şekilde diz kapağına batar şeklinde ağrı saplanabilir. Ayrıca göz kapaklarında sarkmalar meydana gelebilir. Kişi kendisini sürekli yorgun hissedeceğinden günlük işlerini yapamaz ve zamanla depresyona girer.

Vücudunuzdaki şikayetleri gözlemleyerek zamanında doktora gitmek erken teşhisin konulmasını ve daha kolay tedavi edilebilmesini sağlar.

Akciğer Kanserinin Lenf Bezlerine Yayılmasını Önlemenin Yolları

Akciğer kanseri sessizce ilerleye bir hastalık olduğu için yılda bir kez akciğer röntgeninin çekilmesi erken teşhis konulmasında büyük bir rol oynamaktadır.

Ayrıca genetik faktörler bu hastalıkta oldukça önemli olduğu için yakın aile fertlerinde görüldüyse kontrollerinizi düzenli olarak yaptırmalısınız. Kansere neden olan faktörlerden biri olan sigara kullanılmamalı ve kirli havası bulunan ortamlardan uzak durulmalıdır.

İnce iğne biyopsisi, bronkoskopi ve balgam tetkiklerinizi yaptırarak önlem alınabilir. Asbest, katran, boya malzemeleri ve benzin gibi zararlı maddelerden korunulmalıdır.

Kaynaklar

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://akciger.info/akciger-kanseri-lenf-bezlerine-sicramasi.html

Böbrek Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Sessizce ilerleyen bir kanser: Böbrek kanseri

Vücuttaki kanın temiz kalmasında önemli bir role sahip olan böbrek, şekil itibari ile fasulyeyi andıran bir görünüme sahiptir. Böbreğin iç kısmında bazı kötü huylu ya da iyi huylu tümörler çeşitli belirtiler ile ortaya çıkar ve birçok kişide böbrek kanserine neden olur.

Böbrekte oluşan pek çok rahatsızlık ve tümör böbrek kanseri adı altında anılsa da, hastalığın türü ve boyutuna göre hastalığın ciddiyeti artmaktadır. Böbrek kanseri, çeşitli tümörlerin yayılma ve bulunma özelliklerine göre farklılık gösterir. Bu durumda yayılmadan böbreğin kısmını işgal eden tümörlerin oluşturduğu hastalığa lokalize böbrek kanseri denmektedir.

Meme Kanseri Nedir? Nedenleri? Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Lokal ilerlemiş böbrek kanseri ise kötü huylu tümörlerin yan organlara sıçrayarak geniş bir alana yayılması anlamını taşımaktadır. Genellikle 60 ile 70 yaşındaki kişileri ilgilendiren bir kanser türü olarak, teknolojinin tıp alanındaki olumlu gelişmeler sayesinde, tedaviden olumlu yanıt oranı son yıllarda oldukça yükselmiştir.

Böbrek Kanseri Nedir?

Böbrek tümörleri iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere iki gruba ayrılır. Böbrekte en sık görülen basit böbrek kistleridir. Böbrek kisti iyi huylu özelliğinde olup kanserden farklıdır. Böbrek kistleri insan yaşamını tehdit edecek bir unsur barındırmaz.

Böbrek kistleri çoğu zaman tedavi bile gerektirmezler, yalnızca izlemek yeterli olur. Böbrek kanseri (renal hücreli kanser) kötü huylu ve böbrek kaynaklı tümöre verilen isimdir. Böbrek kanserinde renal hücreli kanser türü en sık rastlanan türlerindendir.

Böbrek Kanserinin Nedenleri Nelerdir?

Kansere yakalanma ihtimali belli başlı nedenlerden kaynaklansa da, bazen hiçbir sebep yokken kansere yakalanmak kaçınılmaz olmaktadır. Sigara içmek böbrek kanserinin en önemli nedenleri arasındadır.

Ayrıca şişmanlığın hat safhada olması ve yüksek kan basıncı böbrek kanserine karşı vücudun direncini düşürmektedir.

Ailesindeki bireyler arasından böbrek kanseri geçirmiş olan kişilerde bu kansere karşı yatkınlık ihtimali oldukça yüksektir.

Genetik yatkınlığa bağlı olarak birçok kalıtsal hastalık da böbrek kanserine neden olmaktadır. Böbrek kanseri risk faktörü taşıyan yerde mutlaka görüleceği anlamına gelen bir hastalık değildir. Risk grubu içinde yer alanların böbrek kanseri olmayacağı gibi, yüksek risk faktörü grubunda yer alan kişilerde de mutlaka böbrek kanseri görülecek değildir.

Böbrek Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Böbrek kanserini işaret eden pek çok belirti aynı zamanda ciddiyeti büyük olmayan hastalıklara da işaret edebilir. Bu nedenle her iki durumda da mutlaka doktora görünerek, belirtilere neden olan hastalığın tedavisi sağlanır. Bu noktada başlıca belirtiler arasında;

  • Kişinin kendini sürekli yorgun hissetmesi,
  • Sebepsiz yüksek ateş,
  • Nedensiz yere verilen aşırı kilo,
  • İdrar renginin normalden koyu olması ve idrarda kan görülmesi,
  • Karın bölgesinde ya da yan tarafında ele şişlik gelmesi gibi durumlar böbrek kanserinin başlıca belirtileri arasındadır.

Böbrek Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Böbrek kanseri belirtileri ile doktora başvuran kişilere kesin tanının konabilmesi için bazı test ve tahliller uygulanmaktadır.

İlk etapta idrar tahlili ile işe başlayan doktorlar, kan tahlili ve ultrason ile kontrol sırayı takip etmektedir.

Böbrek kanserinin tedavisinde etkili bir yol izlemek adına, kanserli tümörlerin yayılma oranı dikkatle belirlenerek tedaviye başlanmalıdır.

Yaklaşık dört evrede kendini gösteren böbrek kanserinin ilk evresindeki tümörün boyutu oldukça küçüktür ve tedavisi oldukça kolaydır.

İkinci ve üçüncü evrelerde böbrekten taşarak diğer dokulara ulaşan tümörlerin temizlenmesi ile tedavi olumlu yanıt vermektedir.

Son evrede ise,kanserin akciğer ve karaciğer gibi organlara yayılmış olması, hastalığın ciddi boyuta ulaştığını göstermektedir.

Böbrek Kanserinden Korunma Yolları Nelerdir?

Böbrek kanserinden korunmak için öncelikle içiliyorsa sigaranın bırakılması gerekiyor.

Ayrıca aşırı fazla kiloya sahip olmak böbreğe zarar verecek birçok hastalığa neden olduğundan, mutlaka sağlıklı bir şekilde zayıflamak gereklidir.

Bu tür hastalıklarda genetik yatkınlık mutlaka göz önünde bulundurulmalı ve en ufak belirtide tedbir amaçlı doktora gidilmelidir.

Akciğer Kanseri Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Kızartma ağırlıklı bir beslenme düzeni ve sağlıksız diyetler de çoğu kez böbrek kanseri nedeni sayılmaktadır. Bu sebeple kızartmanın olmadığı bir beslenme düzeni genel sağlık için oldukça önemlidir. Yoğun radyasyon almak ve uzun süre diyaliz hastası olmak, böbrek kanserini büyük ölçü de tetiklemektedir.

Böbrek Kanserinin Tedavisi Nedir?

Böbrek kanseri tedavisi için erken teşhis çok önemlidir. Erken  tanı sonrası tümörün çıkarılması doktor ve hasta için umut verici bir sonuç doğurur. Böbrek kanserinde aşağıdaki tedavi yöntemleri uygulanmaktadır;

Cerrahi

Ameliyat ile böbreğin çıkarılması nefrektomi olarak adlandırılır. Kanserin evresi, büyüklüğü ve sayısına göre böbreğin belli başlı kısımları alınmaktadır. Böbreklerden diğeri sağlıklı ise hastalıklı böbreğin alınması  durumunda hastanın sağlığı açısından bir teh yaratmaz.

Nefrektomi açık ameliyatla yapılmaktadır. Ancak son yıllarda kapalı yöntem adı verilen laparoskopi kullanılarak da nefrektomi yapılabilmektedir. Böbrekten çıkarılan örnekler patolojik incelemeye alınarak tümör ile ilgili bilgi alınır.

Bu, hem tanıyı kesinleştirir ve kanserin evresini bildirir.

Radyoterapi (Işın Tedavisi)

Yüksek enerjili ışınlar ile kanser hücrelerinin öldürülmesini amaçlayan bir tedavi yöntemidir. Kanser bölgesine ışın tedavisi yapılarak uygulanır. İleri aşamadaki böbrek kanserli hastalarda radyoterapi ağrı oluşturduğu için ilk tedavi olarak önerilmemektedir.

Kemoterapi

Kanser hücrelerini öldürmek için kullanılan ilaçlardan kimyasal karışımlı bir kısmına verilen isimdir. Tek ilaç veya birkaç ilaç birlikte kullanılır. Böbrek kanserlerinde kemoterapinin etkisinin pozitif yönde olduğu biraz tartışmalıdır. Doktorunuzun yönlendirmesiyle hareket edebilirsiniz.

Biyolojik Tedavi (İmmünoterapi)

Kansere karşı hastanın bağışıklık sistemini güçlendiren bir tedavi yöntemidir.

İnterferon ve interlökin-2 adlı ilaçlar vücuda verilerek vücut savunmasının güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Yan etki olarak dikkat kaybı, ateş, kas ağrısı, kusma, yorgunluk, deri dökülmesi ve ishale neden olabilmektedir. Tedavi bittiğinde yan etkiler de kaybolmaktadır.

Hormon Tedavisi

İlerlemiş böbrek kanserlerinde kullanılır. Tedavi etme amacıyla değil, çoğunlukla ağrıları dindirme amacıyla yapılmaktadır. Bunun dışında hedefe yönelik bir takım uygulamalar yapılmaktadır. Bilgilenmeniz açısından kısaca açıklamaya çalıştık ancak detaylı ve uygulanabilir tedavi yöntemlerini doktorunuzla konuşarak uygulayabilirsiniz.

Источник: https://bilgihanem.com/bobrek-kanseri-nedir/

Böbrek Kanseri (Tümörü)

Sessizce ilerleyen bir kanser: Böbrek kanseri

Böbreklerin idrarın oluşup aktığı bölümü ve dış kısmından kaynaklanan kanserlerin tedavisi ve sebepleri farklılıklar gösterir. Burada bahsedilen böbreğin dış kısmından, kabuk kısmından kaynaklanan kanserlerdir. Üroloji dilinde bu tümörler, Renal Cell Carcinom kelimelerinin baş harflerinin kısaltması olan “RCC” diye anılır.

Bütün dünyada her yıl 300.000 yeni böbrek kanseri teşhis ediliyor; gelişmiş, endüstrileşmiş ülkelerde bu hastalık daha sık görülüyor. Bütün bir ömürde bir erkeğin böbrek tümörüne yakalanma ihtimali 1/69 iken bir kadında bu oran 1/116 dır; yani erkeklerde çok daha fazla rastlanıyor.

Eskiden böbrek kanseri yaşlıların hastalığı olarak bilinir ve genellikle 65 yaş üstünde karşımıza çıkarken; günümüzde radyolojik tanı yöntemlerinin sık kullanılması ve gelişmiş toplumlarda check-up kavramının gelişmesi ile daha genç yaşlarda karşımıza çıkmaya başlamıştır.

Böbrek kanserinin nedenleri arasında en sık görülenleri;

  • Sigara içimi
  • Obezite (şişmanlık)
  • Hipertansiyon (yüksek tansiyon hastası olmak)

Böbrek kanserinin klasik belirtileri olan:
Karında kitle; idrardan kan gelmesi, karın ağrısı ve zayıflama ancak hastaların %7'sinde karşımıza çıkıyor, çünkü günümüzde hastaların %50 den fazlası başka şikayetler ile bir sağlık kuruluşuna başvuran ve tesadüfen böbreğinde tümör saptanıp ürolojiye yönlendirilen hastalardır.

Böbrek tümörü son derece saldırgan ve hızla cerrahi tedavisi yapılması gereken bir hastalıktır. Ne yazık ki günümüzde böbrek kanseri tanısı konan hastaların %30 u (1/3 ü) tanı konduğu anda karşımıza metastatik (uzak organlara yayılmış) olarak çıkmaktadır.

Daha önce de bahsedildiği gibi günümüzde böbrekteki tümör kitlesi henüz küçükken teşhis edildiği için böbrek tümörlerinin kendine özgü belirtisi yok; ancak böbrekteki kitleden üretilen bazı hormonlar kana pompalanır ve kanımızda dolaşırlar, bu maddeler bazı hastalıklara ve belirtilere neden olur, bu belirtilere “Paraneoplastik Sendrom” deniyor.

Bu belirtilerden en önemlileri şunlardır:

  • Tansiyon yükselmesi (hipertansiyon)
  • Sebepsiz ateş
  • Kilo kaybı (zayıflama)
  • İzah edilemeyen kansızlık (anemi)
  • Kanda sedimentasyon ve/veya CRP yükselmesi
  • Kanda karaciğer testlerinin bozuk çıkması

Böbrek kanseri teşhisi nasıl konur?

Genellikle başka şikayetler ile başka branşlara başvurmuş hastalarda yapılan Tüm Batın Ultrasonografisi ya da Batın BT (Bilgisayarlı Tomografi) ya da Batın MR ile tanı konur. PET CT nin bu radyolojik yöntemlere hiçbir üstünlüğü yoktur.

Şekil. Bilgisayarlı Tomografi altında teşhisi konan 27 cm çapındaki böbrek tümörü

Böbrek kanseri tedavisi

Aşağıdaki videoda, Robotik Böbrek Kanseri (Tümörü) Ameliyatı – Parsiyel Nefrektomi gerçekleştirdiğimiz 53 yaşındaki hastamız Ramazan Bey'in, ameliyat sonrası görüşleri yer alıyor.

Böbrek kanserinin tedavisi, tanı konduktan sonra mümkün olabilen en kısa zamanda ameliyat olmaktır. Yani tedavisi “Cerrahi tedavi”dir. Deneyimli ellerde yapılan cerrahi ile çok olumlu sonuçlar alınmaktadır. Eğer tümör uzak organlara yayılmamış ise sadece cerrahi tedavi yeterli olmaktadır.

Böbrek kanseri tedavisinde yapılan cerrahi tedavi kanserli böbreği çevresindeki dokularla birlikte (tümörün ameliyat sırasında açılıp etrafa saçılmaması için) çıkarmaktır.

Bu ameliyatın adı “RADİKAL NEFREKTOMİ” dir. Bu ameliyat oldukça büyük bir ameliyat olup Genel Anestezi ile yapılmaktadır.

Bu ameliyatı Robotik Cerrahi ya da Laparoskopik cerrahi ile gerçekleştirmek mümkündür; biz bu ameliyatı böbrekteki tümörün boyutlarını göz önüne alarak “Robotik Cerrahi” ya da  “Laparoskopik Cerrahi” ile gerçekleştiriyoruz.

Ancak böbrekteki tümörün boyutları çok büyük ya da beraberinde kalbe uzanan tümör pıhtısı varsa Klasik Cerrahiyi tercih ediyoruz (Bknz: Böbrek kanserlerinin laparoskopik cerrahi ile tedavisi).

Laparoskopik Radikal Nefrektomi ameliyatı planlanan 56 yaşındaki Erkek hastanın, ameliyat öncesi sol böbreğinde yer alan 11 cm boyutundaki tümör görülüyor. Aşağıdaki görsel ise ameliyat sonrası çıkartılan piyese ait bilgiler veriyor.

Laparoskopik Radikal Nefrektomi ameliyatı gerçekleştirilen 56 yaşındaki Erkek hastanın, ameliyat sonrası çıkartılan sol böbrek piyesinde sağlam böbrek dokusu ve tümörlü olan bölüm görülüyor.

Böbreği korumak ve sadece tümörü çıkarmak mümkün mü?

Günümüzde radyolojik tetkiklerin daha sık kullanılır hale gelmesi, tıp teknolojilerinin ilerlemesi ve check-up kavramının yerleşmesi ile böbrek tümörlerini oldukça küçük boyutlarda yakalayabiliyoruz.

Bu hastalarda “Nefron Koruyucu Cerrahi” ya da “Parsiyel Nefrektomi” diye adlandırdığımız sadece tümörlü kısmın çıkarıldığı, böbreğin tamamen alınmadığı ameliyat tekniğini uyguluyoruz.

Bu ameliyatın uygulanabilmesi için tümör çapının 6 cm den daha büyük olmaması ve böbreğin uygun yerinde olması gerekiyor.

Tümör büyüklüğü burada çok önemli, 7 cm den büyük tümörlerde sadece tümör çıkarılırsa daha sonra kalan böbrek içinde yeni tümör gelişimi ihtimali çok yüksektir.

Bu nedenle 7 cm ve daha büyük tümörlerde Tümörlü Böbreği olduğu gibi çıkarmak gerekir.

Böbrek kanseri evrelerini anlatan görsel

Özellikle böbrek fonksiyonları iyi olmayan, ya da tek böbrekli ya da her iki böbreğinde aynı anda tümör saptanan olgularda “Parsiyel Nefrektomi” ameliyatını uyguluyoruz. Böylece hastaların böbrek fonksiyonları belli ölçüde korunmuş oluyor.

Bu ameliyatı uygulayabilmek için tümörün böbreğin uygun yerinde olması ve 6 cm den daha büyük olmaması ve ekibin bu konuda oldukça deneyimli olması gerekiyor.

Robotik Böbrek Tümörü Cerrahisi

Aşağıdaki videoda, Robotik Parsiyel Nefrektomi (Böbreğin sadece tümörlü kısmının alınması) Ameliyatı'nı izleyebilirsiniz.

Aşağıdaki videoda, Robotik Parsiyel Nefrektomi Ameliyatı'nda tümörün çıkartılması bölümünü izleyebilirsiniz.

Aşağıdaki videoda, Robotik Radikal Nefrektomi Ameliyatı bölümünü izleyebilirsiniz.

Aşağıdaki videoda, Robotik Radikal Nefrektomi'de Ana Toplar Damarın Klempe Edilmesi görülüyor.

Aşağıdaki videoda, Robotik Böbrek Üstü Bezi (Sürrenal) Tümörü Ameliyatı bölümünü izleyebilirsiniz.

Aşağıdaki videoda ise Robotik Nefreüreterektomi Ameliyatı'na ait bir kesit bölümü izleyebilirsiniz.

Laparoskopik Parsiyel Nefrektomi ameliyatı gerçekleştirdiğimiz 52 yaşındaki Erkek hastanın, ameliyat öncesi sağ böbreğinde yer alan 5 cm büyüklüğündeki tümörden bir kesit.

Laparoskopik Parsiyel Nefrektomi ameliyatı gerçekleştirdiğimiz 35 yaşındaki Erkek hastanın, ameliyat öncesi sağ böbreğinde yer alan 2 cm büyüklüğündeki tümörden bir kesit.

Liv Hospital Ulus'ta Prof. Dr. Tahir Karadeniz ve Yrd. Doç. Dr. Cüneyd Sevinç tarafından gerçekleştirilen Laparoskopik Parsiyel Nefrektomi (böbreğin sadece tümörlü alanının çıkarıldığı) Ameliyatından kareler…

Yayılmış (Metastatik) böbrek kanserlerinde tedavi

Teşhis konulduğunda başka organlara yayılmış olarak karşımıza çıkan böbrek tümörlerinde eskiden “Cerrahi Tedavi” yapılamıyor, bir anlamda hastalar kaderine terk ediliyorlardı; günümüzde “Modern Cerrahi Teknikler” ve yeni çıkan ilaçlarla bu hastalarda son derece olumlu sonuçlar alınıyor.

Günümüzde metastatik hastalık varlığında kabul edilen tedavi “Radikal Nefrektomi” dediğimiz cerrahi tedavi, buna ilave olarak “Immunoterapi” ilaçlarının kullanılmasıdır.

İlerlemiş hastalıktaki tümörlü böbreğin çıkarılma ameliyatına “Sitoredüktif Nefrektomi” deniyor.

Yani metastatik hastalıkta önce tümörlü kitle çıkarılacak, sonra onkoloji tarafından İmmunoterapi ilaçları başlanacaktır.

Şekiller. Yayılmış (metastatik) böbrek kanserine ait görseller

İlerlemiş (metastatik) hastalığı olan hastalarda Cerrahi tedavi ve İmmunoterapi ilaçların kullanımı ile ameliyat edilmeyen ya da edilemeyen, sadece İmmunoterapi ilaçları kullanan hastalar kıyaslandığında ameliyat yapılan hastaların ameliyat yapılamayan diğer hastalara oranla 2.

5 kat daha fazla yaşadıkları ve yaşam kalitelerinin diğer gruptan daha iyi olduğu ortaya çıkmıştır.

Yayılmış (metastatik) hastalıkta tümörlü böbreğin çıkarılması hem hastaya yaşam konforu getirmekte; hem de ameliyat sonrası kullanılacak olan “İmmunoterapi” ilaçlarının faydalı olmasını sağlamaktadır.

Metastatik hastalık söz konusu olduğunda onkolojik ilaç tedavisinin işe yaraması için hastanın bağışıklık sisteminin iyi çalışması gereklidir, kanserli böbrek kitlesi insanın bağışıklık sistemini baskılamaktadır; tümörlü böbrek çıkarılınca bağışıklık sistemi yeniden canlanmakta ve hastalığa direnebilmektedir. Buna ilaveten tümöre bağlı olumsuz belirtiler ameliyat sonrası kaybolmaktadır.

47 yaşındaki hastamız Bahri Bey, Sol Böbreğinde ileri derecede büyük (30 cm-3.5 kg) Böbrek Tümörü nedeniyle gerçekleştirdiğimiz ameliyat sonrası görüşlerini dile getiriyor.

İlerlemiş hastalıkta cerrahi tedavi herkese uygulanır mı?

  • Metastatik Böbrek Tümör Cerrahisi oldukça riskli ve zor bir ameliyattır; bu nedenle bu konuda tecrübe sahibi ekipler tarafından, yeterli alt yapıya sahip hastanelerde uygulanmalıdır.

  • Ameliyat öncesi tarama tetkiklerinde beyin ve karaciğere yayılım olmamalıdır.
  • Hastanın genel vücut performansı bu ameliyatı uygulamak için yeterli olmalıdır.

  • Eğer daha önce tümöre biopsi yapılmış ise sarkomatoid elemanlar olmamalıdır.

Böbreğin iç kısmı, İdrar Yolu (Üreter) Kanserleri nedir?

Böbreğin içindeki küçük idrar kanalları, böbreğin iç kısmındaki idrar havuzu (Pelvis) ve böbrekte oluşan idrarı İdrar kesesi (Mesane) ne taşıyan Üreter (İdrar Yolu=İdrar Kanalı) kanserleridir.

Belirtiler nedir? Teşhis nasıl koyulur?

Bu hastalığın tek ve en önemli belirtisi idrarda kan görülmesidir. Bu idrar tahlilinde ya da çıplak gözle görülebilir, bunun dışında hastalıklı taraf böğür ağrısı da olabilir.

Teşhis; BT Ürografi, İdrar kesesine Endoskopi (Sistoskopi=Kamera ile girerek İdrar kesesi içini görmek, böbrekten mesaneye gelen idrarın rengini görebilmek), gerekirse URS yöntemiyle (İdrar Yolu ve böbrek taşları bölümünde detaylı anlatıldı) ile idrar kesesinden şüphelenilen idrar yoluna girip böbreğin içine kadar kamera ile görüntülemek ile konur.

Tedavi nedir?

Bu hastalığın tedavisi yukarıda anlatılan böbrek kanserinden biraz daha farklıdır, bu hastalıkta hem hastalıklı taraf böbreği, hem o taraf idrar kanalı=idrar yolu=üreter ve idrar yolunun açıldığı mesane (idrar kesesi) bölümünün çıkarıldığı bir ameliyattır. Bu hastalık ameliyat sonrası bile %70 hastada İdrar Kesesinde (mesane) tekrarlayabileceği için mesanenin idrar yolunun açıldığı bölümü çıkarılıyor.

Ameliyat sonrası süreç

Hastalarımızı evlerine gönderdikten sonra belirli aralıklarla idrar kesesine kamera sistemi ile girip Endoskopi (sistoskopi) yapıyoruz. Tedavi bölümünde yukarıda anlatıldığı gibi bu kanserlerin idrar kesesinde sonradan tekrarlama ihtimali için bu takip yapılıyor.

Tedavide Kemoterapi var mı?

Böbreğin iç kısmı ve idrar yolundan kaynaklanan kanserlerde ameliyat sonrası takiplerde uzak organlara yayılım (metastaz) oluşur ya da ameliyat sırasında alınan lenf dokusu örneklerinde kanser yayılımı saptanır ise bu durumun tedavisi kemoterapidir.

Ameliyattan uzun süre sonra takipler sırasında idrar kesesinde (mesanede) kanser tekrarladı (nüks etti) ne yapılacak?

Mesane (idrar kesesi) kanserlerinde anlatıldığı gibi Endoskopik kamera ile idrar kesesine girip tümörü kapalı ameliyatla çıkarıyoruz (TUR Tm ameliyatı) ve patolojiye gönderiyoruz.

Patoloji raporuna göre idrar kesesi kaslarına kadar derinleşmiş bir sonuç gelirse (T2 High Grade) Mesane Kanserleri bölümünde anlatıldığı gibi idrar kesesi lenf dokuları, prostat ve meni keselerinin çıkarıldığı Radikal Sistektomi ameliyatının yapılması gerekiyor, hastalarımızın genel sağlık durumu bu büyük ameliyata elverişsiz ise idrar kesine Radyoterapi tedavisi uygulanıyor.

Patoloji raporu sonucu idrar kesesi katlarına derinleşmemiş şeklinde ise idrar kesesi içine ilaçlama yapıyor ve endoskopik takibe alıyoruz.

Источник: http://www.tahirkaradeniz.com/bobrek-kanseri.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть