Sıcaklarda Kalp Krizinden Nasıl Korunmalı?

Kalp krizi anında yapılması gerekenler nelerdir?

Sıcaklarda Kalp Krizinden Nasıl Korunmalı?

Göğüste sıkışma hissi, yanma, hazımsızlık, nefes darlığı, solgunluk, terleme ve yorgunluk kalp krizinin ilk belirtileri olarak göze çarpıyor. Ancak kalp krizlerinin dörtte biri, herhangi bir belirti vermeden ortaya çıkabiliyor ve bazı hastalarda ilk belirti kalp krizi olabiliyor. Sonuç ne olursa olsun, kalp krizine benzer şikayetlerin ise ciddiye alınması gerekiyor.

Memorial Dicle Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Cegerğun Polat, kalp krizi belirtileri yaşandığı sırada alınması gereken 8 önlem hakkında bilgi verdi.

Kalp krizini işaret eden ağrıya dikkat!

Kalp krizini işaret eden ağrı; göğüste ağrı, yanma, sıkışma şeklinde başlayıp sol kola ve serçe parmağına doğru inen, boyun bölgesine doğru yayılan bir ağrıdır. Alında soğuk terler birikir. Bazen kalp krizi çok ani ve şiddetli bulgular ile başlar ve kolayca tanı konabilir.

Ancak pek çok kişide olay yavaş ve hafif bir ağrı veya rahatsızlık hissi ile başlar, ne olduğu anlaşıldığında ise hasta için geç kalınmış olabilir. Ağrı hareket etmekle artar, dinlenirken azalır fakat geçmez ve yarım saatten uzun sürer.

Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı da olabilir. Bazı kişilerde belirtiler çok gizli olabilir. Özelikle ileri yaşlı hastalar, diyabet hastaları hemen hemen hiç ağrı duymayabilir, sadece nefes darlığı ve soğuk terleme şikayetleri ile kalp krizi geçirebilir.

Bazı hastalarda da mide ülseri veya pankreatit ağrısıyla kalp krizi ağrısı karıştırılabilir.

Kriz esnasında yapılması gerekenler nelerdir?

Kriz esnasında zaman çok önemlidir. En kısa zamanda mutlaka bir sağlık kuruluşuna ulaşılmalıdır. Hasta, kendi başına hastaneye gitmeye ve kesinlikle yürümeye, merdiven çıkmaya devam etmemelidir. Çünkü aktiviteye devam etmek zaten oksijen alamayan kalbin, oksijen talebini daha da artırması demektir. Bu nedenle kriz durumu ortaya çıktığı anda bazı önlemler alınmalıdır. Bunlar:

  • Kalp krizi belirtileri başladığı hissedildiği anda, mutlaka bulunduğunuz yere oturup dinlenin ve ayakta durmayın.
  • Üzerinizde gömlek ve kravat varsa, gömleğin yaka bölgesini ve kravatı gevşetin, ferahlamaya çalışın.
  • Yanınızda aspirin tableti varsa onu çiğneyin.
  • Kriz yalnızken sizi yakalamışsa, telefonunuz varsa en yakınınızı arayın ya da ambulans yardımı isteyin.
  • Baş dönmesi ve bayılma gibi şikayetler oluşmuşsa kuvvetli bir şekilde öksürmeye çalışın. Bu, kalp atımını hızlanacaktır.
  • Yanınızda ilk yardım konusunda deneyimli biri varsa yardımcı olacaktır. Ancak eğer yanınızdaki kişi bu konuda herhangi bir eğitim almamışsa, size müdahale etmesine izin vermeyin ve ambulans çağırmasını söyleyin.
  • Pencere ve kapıları açıp oksijen almayı sağlayın.
  • Krize araç içerisinde yakalandıysanız, hemen aracı kenara çekip yardım isteyin.

İkinci bir kalp krizi yaşamamak için yapılması gerekenler nelerdir?

  • Sigara, puro, pipo ve nargile gibi tütün kullanma alışkanlıklar terkedilmelidir. Kalp krizi geçiren bir kişinin tütüne devam etmesi, ikinci bir kriz riskini en az 2-3 kat artırır.
  • Daha hareketli olmaya özen gösterilmelidir. Düzenli egzersiz programları stres ve depresyonu azaltacağı; kiloyu, kolesterolü ve tansiyonu dengede tutmaya yardımcı olacaktır.
  • İlaçlar doktor kontrolünde ve düzenli olarak alınmalıdır. Oluşabilecek en küçük bir sorunda mutlaka doktorla iletişime geçilmelidir.
  • Sağlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir. Bu sayede kişi hem daha çabuk iyileşir, hem de kilosunu kontrol altında tutar ve kan kolesterol düzeyi ile tansiyonun yükselmesini önlemiş olur.
  • “Ben nasılsa ilaç kullanıyorum, bana bir şey olmaz” yanılgısına asla düşülmemelidir. Çünkü yaşam tarzı değişiklikleri, kalp sağlığı açısından en az ilaçlar kadar önemlidir.

KALP KRİZİ NEDİR?

Hücre ölümü 20 dakikada başlıyor

Kalp krizi sırasında ağrı başladıktan sonra ilk 20 dakikadan itibaren hücre ölümünün başladığını tekrarlayan Doç. Dr. Enis Oğuz,  “Eğer hemen müdahale edilemezse, ilk saatlerde o dokunun önemli bir kısmını kaybediyorsunuz. 6. saate geldiğiniz zaman kaybettiğiniz canlı doku miktarı yaklaşık yüzde 90’ın üzerine çıkıyor.

Dolayısıyla ağrının başlangıcı ile damarın açılması arasında geçen süre çok kritik bir süre. Önemli olan bu sürede en kısa zamanda müdahale etmek.

Dolayısıyla hastanın ağrısı başladıktan sonra eğer daha önce kalp problemi olduğu bilinen bir hastada 20 dakikayı geçen bir ağrı olduğunda mutlaka bir hekime başvurması bir kalp elektrokardiyografisi (EKG) çektirmesini tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Hastanın şikayetleri ve EKG sonucu ile kalp krizi teşhisinin kolaylıkla yapılabildiğini ifade eden Doç. Dr. Oğuz, şüpheli durumlarda laboratuvar tetkiklerine başvurulduğunu söylüyor Troponin ve kreatin kinaz M bandı gibi kalp dokusuna spesifik testler, kalp krizini kesinleştiriyor.

Kalp dokusunda bir hücre ölümü başladıysa bu enzimler kana salındığı için kanda normalin çok daha üzerinde olduğunun tespit edilmesi ile kesin tanı konulabiliyor.

Hasta hikayesi ve EKG ya da gerekli görüldüğü durumlarda laboratuvar testleri ile kalp krizi tanısı konulan hastalar en kısa zamanda kateter laboratuarına yönlendirilerek burada acil anjiyografi ile kapalı olan damarı tesbit edilip oraya yönelik müdahale yapılıyor, balon ya da stent uygulaması ile kapalı olan kısım açılıyor.

Acil girişimlerde stent ya da balon uygulamasının damarın yapısına ya da darlığın miktarına göre değiştiğini bildiren Doç. Dr.

Oğuz “Vakaların neredeyse yüzde yüzüne yakın bir kısmında balonla darlığı açıyoruz ya da eğer vücut kendisi bir parça kan akımı geçecek şekilde damarı açtı ise o zaman oraya direkt stent yerleştirerek o bölgedeki darlığı açıyoruz” diye konuşuyor.

Stent uygulamalarındaki en büyük sıkıntının ileriki dönemde stent içinde darlık oluşması olduğunu söyleyen Doç. Dr. Oğuz, “Çelik yapıdaki stentin üzerini bir süre sonra hücreler kaplar. Genelde on hastadan üçünde hücre çoğalması aşısı olur ve konulan stent ilk 6 ay içinde tıkanır.

Tabii stentin tekrar daralması, koyduğunuz stentin uzunluğuna ve damarın çapına göre de değişiyor. Stentin çapı ne kadar büyük olursa daralma riski o kadar azdır. Daralma riskini azaltmak için genellikle içine polimer teknolojisi kullanılarak hücre çoğalmasını azaltan ilaçlar yerleştirilmiş olan ‘ilaçlı stentler’ kullanılıyor. İlaçlar sayesinde stentin daralma riski onda bire kadar iniyor” diyor.

Kalp krizinin her zaman EKG ile belirlenebilecek tipik bulgular içermediğini ancak bu hastalara da acil müdahale yapılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Enis Oğuz “Bir grup hastada kalp krizi elektro ile belirlenebiliyor ve hemen müdahale edilebiliyor.

Bir diğer grup hasta var ki bunlarda elektroda yine değişiklikler oluyor ama bunlar kalp krizinin tipik bulgularını içermiyor. Elektro bulguları nisbeten daha farklı hastalarda biz öncelikle hastayı değerlendiriyoruz. Burada yüksek risk kriterlerine bakıyoruz.

Yani hastanın MI (miyokard infarktüsü-kalp krizi) bulguları olmamasına rağmen ağrı ile beraber genel durumunun bozulması, tansiyon ve nabzında çok ciddi değişikliklerin ortaya çıkması, kalpte üfürüm dediğimiz kalp kapak fonksiyonlarının bozulması nisbeten durumun aciliyetini gösteriyor.

Diğer hastalar kadar acil olmasa bile bu hastaların da mümkün olan en kısa zamanda alınıp acil müdahale edilmesi gerekiyor” diye konuşuyor.

Ani kalp ölümlerinin büyük bir kısmının kalp krizlerinden kaynaklandığını söyleyen Doç. Dr. Oğuz, konuyla ilgili şu bilgileri veriyor: “Ani kalp ölümünü kalp krizi ya da iskemik kalp hastalığı dediğimiz kalp damarlarındaki problemlerden kaynaklanan kalbin beslenmesi ile ilgili sorunlar başlatıyor.

Dolayısıyla (eğer tabiî ki hasta geri döndürülebildiyse) bu hastaların bir an evvel gerçekten donanımlı bir merkeze getirilmesi çok önemli. Bu tip durumlarda hastayı kalp ölümünden geri çevirebilmek için kalp masajı uygulandığından dolayı bu pıhtı eritici ilaçları vermeniz daha tehli bir hal alıyor çünkü pıhtı eritici ilaçların vücudun herhangi bir yerinden ciddi kanama yapma riski var.

Bunlar beyin, mide barsak sisteminde hayati kanamalar olabilir. Kalp masajı yapılan hastaların genellikle göğüs kemiklerinde, göğüs kafesinde travmalar olur. Ayrıca yumuşak dokularda da küçük travmalar oluşabilir. O hastaya siz pıhtı eritici ilaç verdiğinizde bu travmaya uğramış bölgelerden iç kanamalara sebep olabilirsiniz.

O nedenle böyle bir hastada özellikle damar tıkanıklığını ortadan kaldırmak için acil anjiyografiyi takiben balon ya da stent girişimi yapmak daha mantıklı.”

KALP KRİZİ RİSKİNİ ARTIRAN 6 KADIN HASTALIĞI Kadınlarda kalp krizinin göğüs a… SOĞUK HAVA KALP KRİZİ RİSKİNİ ARTIRIYOR! Havaların soğuması ile birlikte …

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/655494-kalp-krizi-aninda-yapilmasi-gerekenler-nelerdir

Kalp Krizinden Korunmanın 10 Yolu

Sıcaklarda Kalp Krizinden Nasıl Korunmalı?

Hayati organların ilk sıralarında yer alan kalp aslında oldukça basit bir çalışma sistemine sahip. En basit haliyle kalbin görevi gelen kanı gerekli organlara pompalamak.

Kalbe kanı taşıyan ve vücuda geri pompalanmasını sağlayan arterler beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik veya genetik nedenlerle zamanla yapışkan bir madde olan plaklar tarafından tıkanabiliyor.

Bu da dünyada 1 numaralı ölüm sebebi olan kalp krizine neden oluyor.

Kalp krizi ile ilgili kötü haber ise bu damarların pek çok sebebe bağlı olarak tıkanabilmesi. Genetik olarak kalp krizine yatkın olabileceğiniz gibi, hareketsiz bir hayat, sigara ve alkol kullanımı, yağlı gıdalarla beslenme damar tıkanıklığına yol açabiliyor. Ancak bir kaç önemli noktaya dikkat ederek kalp krizinden korunmak mümkün.

10. Egzersiz

Sağlıklı bir hayat sürmek için düzenli egzersizin ne kadar önemli olduğunu artık bilmeyen kalmadı. Kalp sağlığı içinde haftada en az 5 gün 30 dakikadan az olmamak üzere sizi iyice terletecek egzersiz yapmalısınız.

Terletecek dememin nedeni yavaş yavaş, gezinti yürüyüşünün kalbinize bir faydası yok. Nabız yükselmeli ki vücut egzersiz yaptığını anlasın. Tek başınıza egzersiz yapmayı sevmiyorsanız arkadaşlarınız futbol, basketbol oynayabilir, eşinizle birlikte yürüyüşe çıkabilirsiniz.

Yapmaktan hoşlanacağınız bir spor bulun ve kendinizi bu düzenli egzersiz programına alıştırın.

9. Uyku

Düzenli uyku kalp sağlığı kadar genel fiziksel sağlımız ve ruh sağlımız açısından da çok önemli ancak pek çok insan uykuya gereken özeni göstermiyor. Bazı durumlarda ise yoğun iş temposu ve şehir hayatı uykumuzdan çalıyor.

Uzmanlar orta yaşlarda günlük 8 saat uykuyu tavsiye ederken yapılan araştırmalar bu yaş gurubunun sadece % 35’inin bu kadar süre uyuyabildiğini ortaya koymakta.

Az ya da çok uyku kan basıncı üzerinde olumsuz etki yarattığı için kalp sağlığı açısından da riskleri arttırıyor.

Harvard Üniversitesi’nin 10 yıl süren ve 45-65 yaş arası kalp sorunu olmayan 70 bin kadını kapsayan araştırmasında günde 5 saat ve daha az uyuyanların günde 8 saat uyuyan kadınlara göre kalp hastalığına yakalanma riskinin %40 arttığı gözlemlenmiş. Aynı şekilde günde 9 saatten fazla uyuyan kadınların kalp hastalığına yakalanma riskinin ise % 37 arttığı belirlenmiş. Yani ne az uyku ne de çok uyku kalbe iyi geliyor.

8. Aspirin

Bu konuda bazı kararsızlıklar ve tartışmalar olsa da daha önce kalp krizi geçirenlerin günde bir adet aspirin içmesinin bir sonraki kalp krizinden korunma sağladığı ABD Yemek ve İlaç Dairesi (Food and Drug Administration – FDA) tarafından yayınlanan raporlarda yer alıyor. FDA’ye göre her gün 1 aspirin almak kanı inceltiyor ve pıhtılaşmasını engellediği için kalp krizi riskini azaltıyor.

Tabii aspirini öyle gelişi güzel alırsanız mide kanaması riski de artacağı için mutlaka bir doktora danışmalısınız. Sadece Amerika’da her yıl 250 bin kişi iç kanama yüzünde acil servislere geliyor.

İkinci kalp krizi riskini azaltmak için tavsiye edilen aspirin dozu 75-81 miligram arası. Ülser gibi sorunlarınız varsa bu düşük dozlar bile sizin için sakıncalı olabilir.

Ayrıca aspirin kullanırken kesinlikle alkol tüketmemelisiniz.

7. Kolesterolü Düşürmek

Kolesterolün iyi ve kötü olarak iki türü bulunuyor. İyi kolesterol karaciğerin düzgün çalışmasını, bazı kanser türlerinden korunmayı sağlayıp yaşlanmanın etkilerini yavaşlatırken kötü kolesterol kan damarı çeperlerine yapışarak birikiyor ve sonunda damarı tıkayabiliyor.

Kötü kolesterol seviyesini düşürmek için sigarayı bırakmalı, egzersiz yapmalı ve beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirmelisiniz. Eğer doktorunuz kolesterol düzeyinizi tehli bulursa ilaç tedavisi uygulayabilir.

Ancak ilaç tedavisi siz beslenmenizi düzenlemedikten sonra sadece geçici bir etki sağlayacaktır.

6. Kan Basıncını Düşürmek

Kan basıncı değeri kanın damar çeperlerine yaptığı baskının ölçümüdür. Ülkemizde de en büyük sağlık sorunlarından biri olan yüksek tansiyon kalp krizine davetiye çıkartan rahatsızlıklardan.

Kan basıncını düşürmek için tuz alımını sınırlandırmalı, sigarayı bırakmalı, alkolü çok kontrollü tüketmelisiniz. Tüm bunlar çözüm olmuyorsa doktorunuz tansiyon ilaçları kullanmanızı tavsiye edebilir.

5. Sakinleşin

Stresin kimseyi iyi hissettirmediği bir gerçek. Ancak elimizde olmadan gün içinde stres düzeyimiz artabiliyor. Önemli olan stres çoğaldığında fark etmek ve tedbir almak. Stresin tek başına pek çok sağlık sorununa yol açabildiğini biliyoruz. Kalp krizi de bunlardan biri.

Time Dergisi’nde yayınlanan Kanada merkezli bir araştırma sonucuna göre aşırı stresin kalp krizi riskini % 50 oranında arttırdığı belirlenmiş. Stresin kalbe olumsuz etkisi ise şöyle oluyor, stresli olduğunuzda beyinde alarma geçen hipotalamus bölgesi böbreküstü bezlerine sinyal gönderiyor ve adrenalin ile kortizol hormonlarının yayılmasına neden oluyor.

Bu süreç sonucu kalp atışı hızlanıyor. Sürekli stres ise zamanla kalbi yoruyor ve kalp krizine neden oluyor.

Stresi azaltın demek kolay ama bunun yolunu bulmak o kadar kolay değil. Öncelikle yapmaktan hoşlandığınız bir şeyi hobi haline getirebilirsiniz. Maket yapmak, puzzle yapmak, bulmaca çözmek (sudoku’da olabilir), ahşap boyama gibi el işleri hatta lego bile stresinizi azaltabilir.

TV izlemek hobi değildir ve beyninizle vücudunuzun daha az çalışmasına neden olduğu için uzun süreler boyu seyretmeniz zararı vardır. Spor yapmak, akşam yemeğinden sonra hafif yürüyüşlere çıkmak stresini azaltabilir. Eğer aşırı stresliyseniz bir uzmandan yardım alabilirsiniz.

4. Sigarayı Bırakın

Bu maddeye uzun uzun bir şeyler yazmaya gerek yok. Sigara yaşam sürenizi kısaltır, kalan hayatınızı da sağlık sorunlarıyla boğuşarak geçirmenize neden olur. “Bizim Ahmet’in dedesi günde 4 paket sigara içerdi, adam 95 yaşında öldü” gibi bağımlı cümlelerinden vazgeçin ve bırakın.

3. Düzenli Kontroller

Kalp krizinden korunmanın en iyi yollarından biri kalp krizine neden olabilecek sağlık sorunları yaşayıp yaşamadığınızı öğrenmek.

Kolesterol seviyenizi düzenli olarak ölçtürün, kan basıncınıza baktırın, 40 yaşından sonra 2 senede bir checkup yaptırın.

Eğer testler sonucunda bir sağlık sorunu belirlenirse en azından kalp krizinden korunmak için ne yapmanız gerektiği konusunda bir fikriniz olacaktır.

2. Ailenizdeki Sağlık Sorunlarını Öğrenin

Yaşam tarzı ve beslenme kalp krizi için ne kadar etkiliyse genetik özellikleriniz de en az o kadar etkili. Birinci dereceden akrabalarınızda kalp hastalıkları görüldüyse sizde de görülme ihtimali yüksek.

Ailenizin sağlık geçmişini bilmek ne tür hastalıkların siz de görülebileceğini kestirmek adına önemli. Örneğin babanız 50 yaşında kalp krizi geçirdiyse sizin de aşağı yukarı aynı dönemde aynı sorunu yaşamanız mümkün.

Ailenizin tıbbi geçmişini bilmek sizi diğer sağlık sorunlarına (kanser gibi) karşı da bilgilendirecektir.

1. Sağlıklı Beslenin

Beslenmenin sağlığımız üzerine etkisini modern zamanlarda bilmeyen kalmadı artık. Her gün sabah tereyağında yapılmış yumurta, her öğlen yağlı İskender, akşam da yarım ekmeği bandığınız sucuklu kuru fasulye yerseniz vücudunuzdan size yardımcı olmasını beklemeyin.

Kalbinizle dost yiyecekleri yavaş yavaş günlük yemek rutininize adapte edin. Balık, yulaf, beyaz ekmek yerine kepekli ekmek, lifli besinler, demir ve kalsiyum içeren sebze ve meyveleri tüketmeye çalışın.

Bunu yaparken diyet yaptığınızı değil bunun artık sizin için bir yaşam biçimi olduğunu düşünün.

Источник: https://www.onikibilgi.com/kalp-krizinden-korunmanin-10-yolu/

Kalp Krizinden Nasıl Korunalım?

Sıcaklarda Kalp Krizinden Nasıl Korunmalı?

Kalbin kasılmasını sağlayan myokard adı verilen kas tabakasının beslenmesi (oksijenlenmesi) , ”koroner” denen (kalbe özel) damarlar vasıtasıyla gerçekleştirilir.

Özellikle hayvansal gıdalarda bulunan ve fazla miktarda alındığında damar iç yüzeyine yapışan ”kolesterol” isimli yağ türü, normalde esnek olan damarlarımızın esnekliğini azaltır ve damar duvarlarında birikerek damar boşluğunu daraltır. Damar duvarındaki bu sertleşme veya damarın tıkanması durumuna ”ateroskleroz” denir. Yüksek tansiyon, yaşın ilerlemesiyle damar yapısının bozulması, sigara kullanımı vb etmenler de aterosklerozu hızlandırır.

Ateroskleroz veya başka bir nedenle myokard’a gelen kan miktarı azalırsa myokard yeterli seviyede oksijenlenemez;”iskemi” (dokunun kanlanamaması) oluşur. İskemi, KKH’na neden olur. Kalbin myokard kas tabakası tam beslenemediği için yeterli kasılamaz, bu da hastada kendini ”angina pectoris” (göğüs ağrısı) şeklinde gösterir.

KKH’nın diğer adları “koroner arter hastalığı”, ”iskemik kalp hastalığı” ve ”aterosklerotik kalp hastalığı”dır.

KKH için ” RİSK FAKTÖRLERİ ” Nelerdir?

A- Değiştirilemeyecek risk faktörleri :
Yaşın ileri olması ; Erkeklerde 45, kadınlarda 55 yaş üzeri ve postmenapozal (adetten kesilme sonrası) dönemde olmak

Cinsiyet ; KKH daha çok erkeklerde görülür.

Kalıtım ; Ailede bu hastalığın bulunması

B- Değiştirilebilir (önlenebilir) risk faktörleri :


* Sigara kullanımı

* Hipertansiyon ; Kan basıncının ( 140 / 90 mmHg’dan ) yüksek olması

* Diabet ; Şeker hastalığı

* Stres

* Kandaki “Total Kolesterol” düzeyinin ( 200 mg/dL’den ) yüksek olması

* Kandaki “HDL Kolesterol” düzeyinin ( 35 mg/dL’den ) düşük olması

* Diğerleri : Şişmanlık, hareketsiz yaşam, gut hastalığı, aşırı alkol ve kahve tüketimi, hiperkalsemi (kan kalsiyum düzeyinin yüksek olması), kadınlar için oral kontraseptif (doğum kontrol hapı) kullanımı .

Koroner Kalp Hastalığı’ndan KORUNMA :

Yaş, cinsiyet, kalıtım gibi unsurlardan kaçamayız. Kadınlarda menapozu geciktirici ilaç kullanmak ise (bu ilaçların dolaylı olarak KKH oluşumunda rol oynaması nedeniyle) sakıncalıdır.

İkinci grup unsurları değiştirmek ve koroner kalp hastalığından korunmak ise bizim elimizdedir.

Sigara bırakılabilir, en azından azaltılır.

Hipertansiyon tuz kullanımı kısıtlanarak ve ilaçlarla kontrol edilebilir.

Diabet (şeker hastalığı) diyet ve ilaçlarla kontrol altına alınabilir.

Alkol ve kahve kullanımı azaltılmalıdır.

Değiştirilebilir faktörler içinde önlenmesi belki de en zor olanı strestir. Kişinin kendi iradesi, çevre ve ailesinin yardımı, gerekirse psikiyatrist ve psikologların tedavisi ile stres yenilebilir. Sürekli stres altında kalan kişiler öncelikle stresin nedenlerini düşünmeli, bunları ortadan kaldırmaya çalışmalı veya bunlardan mümkün olduğunca uzak durmalıdır.

Bir çeşit kan yağı olan kolesterol total (toplam) düzeyinin azaltılması ve kolesterolün bir alt ünitesi olan HDL-Kolesterol düzeyinin artırılması diyet ve (gerekirse) ilaçlarla sağlanabilir.

Şişmanlık da önemli bir risk faktörüdür.

Zayıflamak için çeşitli yöntemler kullanılabilir : Diyet, düzenli spor ve egzersiz, akupunktur, bitki çayları, (hekim gerekli görürse) ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi (ameliyat).

Bunlar yapılırken dikkat edilmesi gereken nokta kiloların yavaş yavaş ve uzun zamanda verilmesidir; unutulmamalıdır ki hızlı verilen kilolar yine hızlı bir şekilde yerine gelebilir.

Hareketsiz (sedanter) yaşamdan mümkün olduğunca kaçınmalı; örneğin yakın mesafeler için araba kullanmamalı, asansör yerine merdivenleri tercih etmeli, hergün düzenli yürüyüşler ve egzersizler yapmalıdır. Yalnız sporu yaşımıza ve bünyemize göre yapmalı, vücuda aşırı yüklenmemelidir.

Gut hastalığı varsa hekimin vereceği ilacı düzenli kullamalı, protein diyetine uyulmalıdır.

İçme suyumuz yeterli sertlik seviyesinde olmalıdır, ancak aşırı sert sular da kullanılmamalıdır (böbrek, mide vb rahatsızlıklara sebep olur) .
Hiperkalsemi (kan kalsiyum düzeyinin yüksek olması) kan tahlillerinde saptanmışsa doktora başvurmalıdır, kontrol altına alınmalıdır.

Bayanların oral kontraseptif denen doğum kontrol haplarını uzun süreli kullanmaları KKH açısından sakıncalıdır, mümkünse diğer doğum kontrol yöntemleri kullanılmalıdır. Bu ilaçlar kullanılmadan önce hekime danışmada fayda vardır.

Hastalığın Bulguları

Koroner kalp hastalığında şu bulgulardan bir veya birkaçı görülebilir :

– Göğüs ağrısı (sol omuz ve sol kola yayılabilir)

– Egzersiz kapasitesinin kısıtlanması; çabuk yorulma

– Eforla gelen nefes darlığı

– Senkop (bayılma)

– Ani ölüm

Klinik Formlar

KKH hastada şu klinik formlardan herhangi biri olarak ortaya çıkabilir:

– Semptomsuz koroner arter hastalığı (sessiz iskemi)

– Ani ölüm

– Stabil angina pectoris

– Anstabil angina pectoris

– Akut myokard infarktüsü (kalp krizi)

– Kalp yetmezliği

– Aritmi (ritim bozukluğu)

KKH Tanısında Kullanılan Yöntemler

– Doktor muayenesi

– Kan tahlilleri

– EKG (elektrokardiografi)

– Efor testi

– Holter monitörizasyonu

– Ekokardiografi

– Koroner anjiografi

– SPECT (myokard perfüzyon sintigrafisi)

Hastalığın Seyri

Koroner kalp hastalığında en çok korkulan olay; koroner damarlardan hiçbirinin kalp kasının kanlanmasını (dolayısıyla oksijenlenmesini) yeterince sağlayamaması, böylece kalbin kasılamaması ve vücuda kan gönderememesidir. Bu olay halk arasında kalp krizi olarak bilinen “myokard infarktüsü”dür.

Koroner kalp hastalığı bu safhalara gelinmemesi için zamanında teşhis konulup tedavi edilmelidir; en güzeli ise şüphesiz, daha hiç bu rahatsızlıklar yokken risk faktörlerinin belirlenip bunlardan mümkün olduğunca korunmaktır.

Özellikle belli bir yaştan sonra düzenli aralıklarla kalp muayenesi, tansiyon ölçümleri ve check-up yaptırmak hayati önem taşır

Источник: http://www.populermedikal.com/2003/12/27/kalp-krizinden-nasil-korunalim/

Kalp Krizinden Nasıl Korunmalı

Sıcaklarda Kalp Krizinden Nasıl Korunmalı?

Daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmenin anahtarı, yaşam biçiminizde yapacağınız küçük değişikliklerde saklı olabilir! Sağlıklı bir yaşam sürmek isteyen kalp hastalarının yakınlarına da büyük görevler düştüğünü unutmamak gerekiyor. Kalp hastalıklarına karşı nasıl mücadele edilebileceği hakkında küçük ipuçlarını sizin için deşifre ettik! İşte kalp krizinden korunmanın yolları…

1.Yaşam Alanını İyi Seç

Çevre ve gürültü kirliliğinden korunmada en etkili yöntem, yaşam alanını iyi seçmek olacaktır. İmkanınız dahilinde ise, şehir gürültüsünden uzaklaşıp sakin şehirlerde ve/veya semtlerde yaşamınızı sürdürmek kendinize yapacağınız en büyük iyilik olacaktır.

Eğer hayatınızda bu denli kökten bir değişiklik yapamıyorsanız, oturduğunuz evin havaalanı, demir yolu, otoyol ve ana caddelerden uzak olmasına dikkat etmeniz vücudunuzun maruz kalacağı kirlilik ve gürültü oranını azaltmada büyük rol oynayacaktır.

Yaşadığınız yeri değiştiremiyorsanız, gürültü izolasyonu yaptırabilir, gürültüyü engelleyen kulaklık kullanabilir, evi havalandırdığınız saatlere dikkat ederek olumsuz çevre koşullarını kontrol altına alabilirsiniz.

2.Sağlıklı Beslen

Genel sağlığınızı korumak için olduğu kadar kalp sağlığınızı korumak için de sağlıklı yiyecekler tüketmelisiniz. Doymuş yağ ve kolesterolden fakir sebze, meyve ve lifli gıdalardan zengin beslenme tipi benimsenmelidir. Tansiyonun yükselmesine yol açabilecek olan tuz tüketimi sınırlandırılmalıdır.

Yüksek tansiyon, kolesterol ve kan glukoz değerlerinin kalp sağlığı üzerinde çok önemli rolü vardır. Kolesterolünüzü optimum seviyeye düşürmek için tereyağı veya iç yağı gibi hayvansal kaynaklı yağlardan mümkün olabildiğince uzak durmalı; zeytinyağı, ayçiçeği, mısırözü, soya gibi bitkisel yağları tercih etmelisiniz.

Beslenmenizde, kırmızı et yerine et tercihinizi balık, hindi, tavuk gibi beyaz etten yana kullanmalı; yağsız veya az yağlı süt ve süt ürünleri tüketmeli, sakatat, işlenmiş et, gibi gıdalardan uzak durmalısınız. Öbür yandan, fasulye, mercimek, bezelye gibi kolesterolsüz ancak bitkisel protein içeren kaynaklarına yer vermelisiniz.

Sebze ve meyve kalp koruyucu maddeler içerdiğinden, düzenli sebze ve meyve tüketmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

3.Düzenli Spor Yap

Düzenli egzersiz sizi kalp hastalıkları ve kalp krizi riskinden koruyacak, öte yandan, kalbinizi, kemik ve kaslarınızı güçlendirecektir. Ancak, bu noktada dikkat edilmesi gereken, 35 yaşından sonra fazla efor gerektiren bir egzersiz yapılması durumunda, kalp hastalığı riskine karşı mutlaka iyi bir kontrolden geçilmesi gerektiğidir.

Çoğu insan için en ideal egzersiz uzun yürüyüşlerdir. Kandaki kötü kolesterolünüzün yakılabilmesi için 5 km bir mesafeyi 45 dakikada tempolu bir şekilde yürüyebilirsiniz.

Sarf ettiğiniz efor esnasında, göğüs ağrısı, halsizlik, kramp, nefes darlığı gibi şikayetler ile karşılaşmanız durumunda egzersizinize mutlaka ara vermeli ve ilk fırsatta bir kardiyoloğa görünmelisiniz.

4.Stresten Uzak Dur

Özellikle iş hayatı zaman zaman çok büyük bir stres kaynağı haline dönüşebilmektedir. İyi stresin, günlük hayatta yaşam kalitesini artıran itici bir güç olduğu ancak iş yerindeki stresin insan sağlığını olumsuz etkilediği bilinmektedir.

Stresörler karşısında, stres hormonları artmakta, bu da kanın yoğunluğunun artmasına ve dolayısıyla kalp krizi riskinin artmasına neden olmaktadır.

Tüm bu nedenlerden dolayı ağır stres altında bulunan kişilerin dönemsel olarak kapsamlı bir kardiyolojik muayeneden geçirilmesi uygun olacaktır. Kendinizi stresten arındırmak için düzenli egzersizi hayatınızın bir parçası haline getirmek enerjinizi dengeleyecektir.

Öbür yandan, iş yerinde enerjinizi düşüren insanlar ile iletişiminizi sınırlandırarak ve önceliklerinizi belirleyerek ve buna göre hareket ederek iş yaşamınızdaki stresörleri kontrol altına alabilirsiniz..

5.Bel Ölçüne Dikkat Et

Yağların karın çevresinde toplanmasının özellikle kalp ve damar hastalığı riskini arttırdığını ve bel çevresinin kadınlarda 88, erkeklerde ise 102 santimi geçmemesi gerektiğini unutmamalısınız. Fazla kilolarınızdan kurtulmak için bir plan yapmalı ve o planı sürdürülebilir bir şekilde uygulamalısınız.

Bunun için öğün aralarında atıştırmalara, hızlı yemek yemeğe son vermelisiniz. Yavaş ve istikrarlı bir şekilde kilo vermenin daha sağlıklı ve kalıcı bir yöntem olduğu bilinmektedir.

Kilo vermek; kan basıncını, kan şekerini, kan yağlarını ve erken ölüm riskini azalttığından, kontrollü kilo kaybı sağlıklı bir yaşam için oldukça önemlidir.

6.Kontrollerini Aksatma

Aile geçmişinizde kalp hastası varsa, kilo kontrolü yapamıyor, diyabet ve/veya yüksek tansiyon hastalıklarınıza sigara kullanımı vb.

gibi alışkanlıklar eşlik ediyor ise, kan yağlarını ve düzenli olarak tansiyonunuzu ölçtürmeli; birinci derece yakınlarınızda bu tür hastalıklar görülmüş ise, check-up kontrollerinden geçmeniz ve alınması gereken önlemlere maksimum özen göstermeniz gerekir.

7.Alkol Tüketimine Dikkat

Sınırlı alkol tüketimi için tercihinizi yararlı kolesterolü yükselttiği bilinen kırmızı şaraptan yana kullanabilirsiniz. Ancak günde 1 kadehten fazla tüketimi uzmanlar tarafından önerilmemektedir.

Aşırı alkol tüketimi, kalp krizini tetikleyen önemli bir faktör olduğundan, genetik olarak kalp krizi riski bulunan kişilerin alkol tüketmemeleri gerekmektedir.

Kırmızı şarap sevmiyor veya risk grubunda yer alıyorsanız, içerisinde kalbi koruyucu maddeler içeren üzümü çekirdekleriyle birlikte yiyebilir veya öğütülmüş üzüm çekirdeğine toz ve/veya kapsül olarak beslenmenizde yer verebilirsiniz.

8.Sigarayı Bırak

Kalp krizinden korunmak için en garanti yöntem, sigara kullanımının mutlaka bırakılmasıdır. Günümüzde değiştirilebilir risk faktörleri arasında en önemli faktör sigara kullanımı olarak belirtilmektedir. Kendi çabalarınız doğrultusunda amacınıza ulaşamıyorsanız, mutlaka profesyonel yardım almanız gerekecektir.

9.Psikolojik Destek Al

Hastalığınızı, aileniz veya çevrenizle ilgili sorunlarınızı bir Liyezon Psikiyatri uzmanı ile görüşebilirsiniz.

Bu uzman, organik bir hastalığın, bu durumda kalp rahatsızlığınızın, psikolojiniz üzerinde yaptığı bozuklukları inceler ve fiziksel hastalığınızda ya da cerahi girişim uygulanması gereken durumlarda görülen ruhsal kriz ve hastalıkların araştırılması, tanısı, tedavisi, izlenmesi ve önlenmesine dönük size özel hizmetler sunacak ve size destek olacaktır.

Источник: https://sencard.com.tr/sen-programi/sen/aynadaki-sen/kalp-krizinden-nasil-korunmali

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.