Şiddetli Kanamalar Miyom İşareti

Rahimde Miyom Nedir, Miyom Ameliyatı

Şiddetli Kanamalar Miyom İşareti

rahimde miyom nedir, miyom ameliyatı

Rahimde miyom nedir, miyom ameliyatı nasıl olur günümüz kadınlarının sık cevap aradığı sorulardandır. Miyomlar iyi huylu olarak adlandırılan, rahimde düz kas yapısı ile rahim içinde veya rahim içinde oluşan tümörlerdir.

Tümer dendiğinde insanların aklına ilk olarak kanser gelmesine karşılık, iyi ya da kötü huylu bütün vücut şişliklerine tümör denir. Minyonlar genellikle kötü huylu olmazlar.  Kadınlarda çok sık rastlanan miyomlar pembeye yakın bir renkte ve yuvarlak yapıda olurlar. Miyom nedir sorusunun cevabı genel haliyle yukarıdaki şekilde verilebilir.

Miyom nedir sorusunu gündeme getiren, miyomlarla ilgili çok merak edilen ve endişe uyandıran bir diğer soru da miyom kısırlığa sebep olur mu? Rahim içinde olan miyomlar zaman zaman kısırlık sebebi olabilmektedir. Kısırlık vakalarının sebebinin %3’ü miyomlardır. Miyomlar rahimden çıkarıldıktan sonra miyom kaynaklı kısırlıklarda hamile kalma oranı yüksektir.

miyom nedir

Miyom en çok 30-45 yaş arsında görülür. Miyom nedir sorusunun sıklıkla sorulduğu yaş olan 30-45 yaş grubundaki her 4 kadının 3 ünde miyom görülür. Ergenlik dönemindeki kadınlarda miyom görülme oranı oldukça azdır. Yine kadınların menopoz döneminde de miyom çok az görülür. Eğer hormon ilacı kullanımı söz konusu değilse menopozda miyomlar genellikle küçülür.

Miyomlar östrojen hormonunun etkisiyle büyümektedir. Menopoz döneminde östrojen salgılanması olmadığından miyomlar küçülür ve yok olur. Buna karşılık nadiren menopoz öncesi miyom olan kadınlarda, menopozla birlikte miyomun hızla ilerlediği görülemekte.

Birçok kadının korkulu rüyası olan miyom nedir? Miyom çeşitleri nelerdir? Miyom neden olur? Miyom tedavisi nasıl olur? Miyom ameliyatı nasıl olur?

Rahimde Miyom

Daha çok rahimde miyom görülür. Nadir olarak da rahim ağzında görülürler. Miyomlar yerleştikleri tabakaya ve yere göre gruplara ayrılırlar:

  • Submuköz miyomlar: En az rastlanan rahimde miyom çeşididir. Rahmin iç tabakasında oluşurlar ve rahim içine doğru büyürler. En çok kanamaya sebep olan miyom türüdür. Kanama adet döneminde kandaki artış ve adetin uzaması şeklinde olur.
  • İntramural miyomlar: En çok rastlanan rahimde miyom türüdür. Rahmin kast tabakasında yani orta kısmında oluşurlar. Adet süresinin uzamasına, adet süresindeki kanamanın artmasına, mesaneye baskı ve sık idrar gelmesine, rahimde büyüme ve karın ağrısına, şişlik hissine sebep olabilir.
  • Subseröz miyom: Rahmin dış tabakasında oluşur. Dışa doğru büyüme gösterir. Kanamaya sebep olmaz. Kabızlık, dolgunluk hissi, sık idrara çıkma ve karın ağrısına neden olabilirler.

Miyom Neden Olur

Miyom neden olur kesin sebebi bilinmez. Kadınlık hormonu olarak bilinen östrojen hormonu salgısının miyomları tetiklediği ve büyüttüğü bilinmektedir. Hamilelik döneminde östrojen hormonu artışından kaynaklı olarak miyom görülme sıklığı artmaktadır. Yine ailesinde miyom hikayesi olan kadınlarda miyom görülme ihtimali daha fazladır.

Bununla birlikte kilolu ve hareketsiz kadınlarda miyom görülme oranı daha fazladır. Bu durum rahim bölgesindeki kasların aktif olup olmamasıyla miyomun doğrudan ilişkili olduğuna işaret etmektedir.

Miyom nedir ve miyom neden olur sorularına cevap arayan kadınların, miyomdan korunmak için kilo alımlarına ve hantal kas yapısı oluşturmamaya dikkat etmeleri gerekmektedir.

Doğum kontrol hapları miyoma sebep olur mu sorusu da sık sorulan sorulardandır. Progesteron ve östrojen içerdikleri için daha önceleri bu hapların miyoma sebep olduğu düşünülmekteydi. Fakat yapılan araştırmalarda doğum kontrol hapı kullanan ve kullanmayan kadınlarda miyom görülme sıklığı açısından bir fark olmadığı belirlenmiştir.

Miyom Belirtileri

Birçok miyom hiçbir rahatsızlık ve belirti vermez. Bu tür miyomlar tedavi gerektirmezler. Buna karşılık miyomların %20’si ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkarmaktadır. Miyomların belirtileri yerleştiği yere, büyüklüğüne ve sayısına göre değişiklik gösterir. Miyom belirtileri en çok şu şekilde ortaya çıkar:

  • Karın ağrısı.
  • Sık idrara çıkma.
  • Dolgunluk hissi.
  • Bacak ve sırt ağrısı.
  • Cinsel ilişkide ağrı.
  • Kabızlık.
  • Karın ve rahim bölgesinde büyüme.
  • Adet döneminde fazla kanama.
  • Adet dönemi sonrası hafif kanamalar.

Miyom Tedavisi

Miyom görülen kadınlarda, miyom rahatsızlık oluşturmuyorsa, büyümüyorsa ve miyomlu kadının yaşı menopoza yakınsa miyom tedavisine gerek duyulmaz. Buna karşılık hastada sık idrara çıkma, fazla kanama, miyomda büyüme ve kansızlık gibi şikayetlere sebep oluyorsa miyom tedavisi gereklidir.

Aynı zamanda miyomlar hastaya rahatsızlık vermese bile MR ve ultrasonda büyüme gözlemlendiği durumlarda da miyom tedavisi uygulanır. Yine genç hastalarda miyomların büyüme ve rahatsızlık oluşturma ihtimali olduğundan tedavi uygulanması tercih edilir.

Miyom tedavisinde uygulanan yöntemler aşağıdaki gibidir:

miyom tedavisi

  • Hormon tedavisi: Hormon tedavisinde menopoz oluşturulup miyomların büyümesine sebep olan östrojen düzeyini düşüren ilaçlar verilir. Hormon tedavisiyle miyom ameliyatlarındaki kadar kesin sonuçlar edilmez. İyileşme kalıcı olmaz. Hormon tedavisine son verilmesiyle miyomlar çok hızlı bir şekilde eski haline gelirler. Ayrıca hormon tedavisi ilaçları uzun süre kullanılırsa şiddetli menopoz belirtileri ve kemik erimesine sebep olabilir. Bundan dolayı hormon tedavisi kalıcı bir tedavi için kullanılan yöntem değildir. Miyom ameliyatı öncesi miyomun küçültülmesi ve miyom ameliyatına hazırlık olarak tercih edilir.
  • Embolizasyon: Lokal anastezi ile yapılır. İnce bir kateter aracılığı ile kasıktan rahmi besleyen atardamarlara girilir. Bu atardamarlara tıkayıcı tanecikler bırakılır. Damarlarının tıkanması sonucu miyomlar beslenemez, küçülür ve yok olur. Bu işlemle miyom semptomları kaybolur veya büyük ölçüde azalır. Rahim dokusu ise karın bölgesindeki diğer damarlardan beslenmeye devam eder ve işlemden etkilenmez. Bu yöntemin avantajı miyom ameliyatındaki gibi kesik ve yara izinin olmaması, hastanın bir gün sonra gündelik yaşamına dönebilmesi ve lokal anestezi ile uygulanıyor olmasıdır.
  • Perkütan ablasyon: Bu yöntemde bir iğne ile cilde girilir. Girilen iğne ile tümör tahrip edilir. Tümörün tahrip edilmesi için kriyoablayson gibi tümörü donduran veya mikrodalga ve radyofrekans gibi ısıtan yönteme başvurulur. Perkütan ablasyon kanser tedavilerinde de kullanılır ve etkinliği ispatlanmış bir tedavidir. Buna karşılık bu tedavinin uygulanabilmesi için miyom sayısının az olması, miyomun yüzeyel yerleşimli olması ve ultrasonda rahatlıkla görünüyor olması gerekir. Ayrıca Perkütan ablasyon 5 cm’den büyük miyomlarda etkili değildir ve rahim iç yüzüne yakın miyomlarda tehli olabilmektedir.

miyom ameliyatı

  • Miyomektomi: Ameliyatla vücuttaki miyomların bir bir alınmasıdır. Bu yöntemde rahim alınmaz ve genç hastaların doğurganlığı korunur. Miyomektomi çoğunlukla açık miyom ameliyatı şeklinde olur. Yüzeyel yerleşimli ve çok sayıda olmayan miyomlarda uygulanabilen bir tedavi yöntemidir.
  • Histerektomi: Genel anestezi ile gerçekleşen miyom ameliyatıdır. Histerektomi yönteminde rahmin tamamı alınır. Çok sayıda miyomu olan hastalarda, menapoza girmiş ve kesin olarak gebelik istemeyen hastalara uygulanır.

Miyom sorunu yaşayanların sıklıkla başvurduğu alternatif miyom bitkisel tedavi yöntemleri de mevcuttur. bunlardan en çok bilineni aslan pençesi ve soğan ile yapılan miyom kürleridir:

Malzemeler:

  • Aslan pençesi.
  • Civan perçemi.
  • Bal (isteğe göre).

Hazırlanışı ve Uygulanışı:

  • Bir tutam aslan pençesini yarım litre suya atın.
  • Biraz kaynatarak ılımaya bırakın.
  • İsteğe göre bal ile tatlandırılarak sabahları içilir.
  • Aynı kür akşamları aslan pençesi yerine civan perçemi yapılarak içilir.
  • Kür 20 gün uygulanır. ‘0 gün sonra ara verilir ve 20 gün daha uygulanır.

Hazırlanan bu kür aynı zamanda bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlar.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu tarafından da miyom nedir ve nasıl tedavi edilir sorusunu soranlara soğan kürü öneriliyor. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu miyom kürü (soğan kürü):

  • Adet düzensizliği olanlar soğan kürüne istedikleri zaman başlayabilirler.
  • Düzenli adet görenler ise adet gördükten 2 gün sonra küre başlamalılar.
  • Bir soğan kabuğu soyularak dörde bölünür.
  • Hazırlanan soğan 5 dakika 2 bardak suda kaynatılır.
  • Hazırlanan soğan suyu ılıktan biraz daha sıcakken tüketilmeli.
  • Günde 2 defa uygulanabilir.
  • Kür 15 gün uygulanır.

Источник: http://saglikloji.com/rahimde-miyom-nedir-miyom-ameliyati/

Miyom Nedir, Nasıl Tedavi Edilir & Ameliyatı

Şiddetli Kanamalar Miyom İşareti

Prof. Dr. Mustafa Bahçeci
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Doktora Sorun

Her dört kadından birinde hayatının bir döneminde ortaya çıkan miyomlar, kadınlarda en sık görülen sorunlardan birini oluşturmaktadır. Bunlar, rahim dokusundan kaynaklanan ve rahim şeklinin dışına taşan iyi huylu kitlelerdir.

Miyomu Büyüten Etken Nedir?

Miyomların ortaya çıkmasında genetik yatkınlığın önem taşıdığı bilinmektedir. Hastaların çoğunda birden fazla miyomun olduğu görülür. Östrojen, miyomların büyümesine neden olduğu için özellikle üreme çağında, hamilelik döneminde büyüdükleri gözlenmektedir.

Miyomlar, rahimdeki yerleşimlerine göre farklılaşır ve rahim içi astar dokuya doğru büyüyebildikleri gibi rahim içi kas dokusunda da yer alabilir. Ayrıca, rahim dışına doğru büyüyen miyomlar ve saplı miyomlar da kadınlarda görülebilir.

Bunun dışında yumurtalık bölgesinde gelişen miyomlar da olabilmektedir.

Sebebi ve nasıl oluştuğu tam olarak hala bilinmeyen miyomlar, gebelik kayıpları ve üreme bozukluğuna neden olmaktadır.

Yaş, etnik köken, doğum yapmamış olmak, obezite gibi faktörler miyom gelişme riskini artırmakta, fazla doğum yapmış olmak miyom riskini azaltmaktadır.

Rahmin patolojik incelemelerinde kadınların %77’sinde bir ya da daha fazla sayıda miyomun olduğu ve bunların üreme çağındaki kadınların %60’ında bazı problemlere yol açtığı görülmüştür.

Miyomların Sıklığı Nedir?

Miyomlar çok sık rastlanan ve en çok rahimde oluşan iyi huylu tümörlerdir. Her 10 kadında yaklaşık olarak 10 adet iri olmayan zararsız miyoma rastlanmaktadır. En çok 35-40 yaş aralığında görüşmektedir.

Miyomlar Gebe Kalmaya Engel Olur mu?

Kadınlarda çok sık görülmesi nedeniyle son derece önemli bir sorun olan miyomlar gebe kalma üzerinde de negatif yönde etkili olabilmektedir. Miyomların çeşitleri de gebeliğe engel olma durumunu etkilemektedir.

Miyom Çeşitleri Nelerdir?

• Submüköz Miyom• İntramural Miyom• Subseröz Miyom• İnterligamentöz Miyom

• Paraziter Miyom

Bunlar arasında en çok görülen miyom türleri; intramural, submüköz ve subseröz miyomlardır. Rahim içinde veya rahim iç duvarının yakınında yerleşen ve endometrium denen submükoz miyomların, gebeliği zorlaştırdığı ve gebelik şansını artırmak için bu miyomların çıkarılması gerektiği birçok çalışma ile kanıtlanmıştır.

İntramural dediğimiz rahim duvarının içerisinde bulunan miyomların, gebeliği engelleyip engellemediği tartışmalı olmakla beraber eğer bu miyomlar 4 cm. ve üzerinde ise çıkarılmaları önerilmektedir.

Bu büyük miyomların rahmin kasılmasına neden olduğu, rahimin kanlanmasını bozarak bebeğin gelişimini olumsuz etkilediği ve ileri gebelik safhalarında erken doğuma neden olduğu düşünülmektedir.

Aynı şekilde tüplere yakın yerleşimli miyomların büyüklüğü ne olursa olsun tüplerden geçişi olumsuz etkilediği bilinmektedir. Rahmin dışına yerleşmiş subseröz miyomların ise gebeliğe olumsuz etkisi olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır.

Hangi Miyomlar Alınmalıdır, Her Miyom Ameliyat Edilir mi?

Hangi miyomların alınması gerektiği kadının şikayetlerine ve neden olduğu sonuçlara göre belirlenir. Eğer miyomun çapı 5 santim veya daha büyükse veya miyom büyümeye devam ediyorsa ve aynı zamanda şikayetler hayat kalitesini bozuyor ve semptom yaratıyorsa tedavi gerektirir.

Miyom tedavisi cerrahidir. Medikal tedavi için kullanılan birtakım ilaçlar vardır ancak bunlar sadece operasyon öncesi çok büyük miyomları küçültmek ve operasyona yardım sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.

Miyomlara yaklaşım cerrahi olmalıdır ama bu her miyomun ameliyat edilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Semptom veren, problem çıkartan miyomlar ameliyat edilmelidir.

Örneğin kanama yapan, rahmin çok aşırı büyümesine bağlı olarak mesaneye ve rektuma baskı yaparak bu bölgelerde idrar problemleri ortaya çıkaran, kabızlık veya kalın bağırsakla ilgili problem çıkaran miyomlar ve saplı miyomlar kendi etraflarında dönerek ağrı yapabilirler.

Bazen tamamen dönerler, bu takdirde acil olarak ameliyat edilmesi gerekir, bazı durumlarda miyomlar rahim ağzından rahim dışına doğru sarkarlar, bu miyomların ameliyatla çıkartılması gerekmektedir.

Karın içerisinde çok büyük bir kitle oluşturan miyomlar ameliyat edilmelidir. Rahim içinde direkt büyüyen ve kanama yapan miyomlar ameliyat edilmektedir. Kanama, ağrı, büyüklük gibi birtakım özellikler taşımayan miyomların ameliyat edilmesine gerek yoktur. Miyom ameliyatları kapalı ve açık olarak yapılabilir.

Ameliyat sonrası hasta gebelik planlamasını ancak 4-6 ay sonra yapabilir. Bu tüp bebek tedavisi gören hastalar için önemli bir süredir. O nedenle her hasta kendi durumuyla değerlendirilir, hasta için avantaj ve dezavantajları, daha önce yaptığı denemeler mevcutsa daha farklı yaklaşım izlenmelidir. Miyomların ameliyatıyla ilgili kesin kurallar söz konusu değildir.

Hastaya göre yaklaşım göstermek hasta için en doğrusudur.

Miyomlar Ne Zaman Ameliyat Edilmeli?

Kadın açısından miyomlar sıkıntılı bir durum yaratmaya başladığında büyüme devam ediyorsa, ciddi bir baskı oluşturuyor ve şiddetli kanamalar yaşanıyorsa, gebeliğe engel oluyorsa düşüklere sebep olabilecek durumlar söz konusu ise miyomlar tedavi gerektirir. Ameliyat açık cerrahi ya da laparoskopi veya histeroskopi yoluyla yapılır. Rahim içi astar dokuya doğru büyüyen miyomlar histeroskopi tekniği ile vajinadan girilerek alınır.

Miyom Ameliyatlarında Hangi Yöntemler Kullanılır?

Bugün birçok büyük merkezde miyom ameliyatları ağırlıklı olarak laparoskopik yolla yapılmaktadır. Miyomlar bu yöntemde karın hiç açılmadan göbek çukurundan girilerek (laparoskopi) ameliyat edilir. Ve eskiden sorun oluşturan büyük ya da çok sayıda miyomlar dahi deneyim ve teknik altyapı olanaklarının gelişmesiyle birlikte kapalı yöntemle ameliyat edilebilmektedir.

Eğer hasta menopozda veya menopoza yakın bir dönemdeyse rahmin tümünün alınması söz konusu iken henüz doğurganlığını tamamlamamış veya rahmini kaybetmek istemeyen hastada sadece miyom veya miyomların alınması mümkündür.

Miyom Ameliyatı

Miyom ameliyatları iki şekilde yapılabilir. Laporoskopik olarak kapalı ameliyatlar ya da açık ameliyatlar. Kapalı ameliyatların açık ameliyatlara belirgin bir üstünlüğü vardır. En önemli özelliği, kan kaybı minimal düzeydedir. Hastanın hastanede kalma süresi çok kısadır.

Ameliyattan sonraki ağrı problemleri minimalize edilmiştir. Bu nedenden dolayı, hasta açısından büyük bir konfordur hasta ameliyattan en geç 24 saat sonra çıkar ve yaklaşık birkaç gün içinde de günlük yaşamına döner.

Bu da ne getirir bize iş gücü kaybı minimaldir çalışmıyorsa da ailesinin yanında durur çocuklarına bakar ve böylece yaşamını daha konforlu olarak devam ettirir.

Günümüzdeki yaklaşım, laporoskopik olarak miyomların çıkarılmasıdır. Ama çıkarılamayacak kadar büyük miyomlar veya da çok çok sayıda 10-15-20 tane miyom varsa bu takdirde de laporoskopik ameliyata devam etmek sadece ameliyat süresini uzatır bu tip hastalarda açık ameliyat yapmak hastanın ameliyat süresinin kısaltılması ve konforu için daha uygundur.

Miyomların Ameliyatsız Tedavisi Mümkün müdür?

Miyom tanılarında ameliyatsız tedavi mümkündür.

Magnet rezonans (MR) rehberliğinde ses dalgalarının fokuslanması (high-intensity focused ultrasound guided by magnetic resonance (MR-HIFU) işlemi binlerce hastada başarı ile uygulanmıştır.

Narkoz ve ameliyat gerektirmeyen bu yöntem her dört miyom hastasından ancak biri için uygun olabiliyor. Başarılı sonuçlara ulaşabilmek için vakaların mutlaka doğru seçilmiş olması gerekir.

Akustik tedavi bir MR cihazı içinde ses dalgalarının miyomun 70 ila 80 dereceye ısıtılması yoluyla küçülmesini sağlar. Vakaların da yaklaşık %30’u bu yöntemle tedaviye uygundur. Ayrıca derin damarlar üzerinde operasyon ile miyom damarının tıkanması (embolizasyon tekniği) bazı vakalarda düşünülebilir.

Miyomlar Kansere Döner mi?

Genel düşünce miyomların kansere dönüşmediğidir. Yalnız yaklaşık olarak bin hastadan birinin kanser olabileceği üzerinde durulmaktadır. Özellikle hızlı büyüyen miyomlardan ve menopoz sonrası büyümesine devam eden miyomlardan şüphelenilmesi ve buna tedbir alınarak bu tip hastaların opere edilmesi gerekmektedir.

Miyomlar İnfertiliteye Yol Açar mı?

Miyomlar kısırlığa yol açabilir. Yapılan bazı çalışmalar, miyomların aslında belli bir büyüklük dışında olanların hiçbir şekilde infertiliteye neden olmadığını gösterdiği gibi, bazı yayınlarda miyomların mutlaka çıkarılması gerektiği ve bunların infertilite nedeni olabileceği söylemiştir.

Bu durum tam anlamıyla açıklığa kavuşmamıştır.

Miyomların pozisyonu rahim içinde, endometriuma yakınsa, bebeğin yerleştiği yerdeyse, özellikle de belli bir büyüklük üstündeyse embriyonun tutunmasını engellediği veya erken düşüklere yol açtığı zaten bilinen bir gerçektir.

Bu tip miyomların mutlaka tedavi öncesi çıkarılması gerekir bu durum gebelik oranlarında ciddi anlamda artışa neden olacaktır. Rahim dışında yerleşen bir miyom, boyut olarak küçük miyomun gebeliği engellemeyeceği aşikardır.

Miyomlar, Tüp Bebek Tedavisinde Başarıyı Etkiler mi?

Miyomlar tüp bebek tedavisinde başarıyı gerçekten etkileyen faktörlerdir. Fakat burada en önemli bir nokta, miyomun yeridir.

Yani rahim dokusu içerisinde miyom gerçekten bizim embriyoyu transfer ettiğimiz boşluk içerisine mi dolmakta yoksa rahmin orta tabakasından daha doğrusu kas yoğunluğunun olduğu tabakadan mı gelişmekte, yoksa rahmin dışarısında bizim embriyo transferi yapacağımız bölgeyle hiçbir ilgisi olmayan bir yerde mi gelişmektedir, bu sorular önem arz etmektedir. Özellikle rahmin dışında yerleşen miyomların tüp bebek başarısı üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Fakat rahmin orta kısmında, kas dokusunun yoğun olduğu kısımda özellikle 4 santimetrenin üzerindeki miyomlarla birlikte rahmin içerisindeki boşlukta yerleşmiş miyomlar tüp bebek başarısını kesinlikle azaltmaktadır. Boşluk içerisindeki miyomların histeroskopik yöntemle rahmin orta kısmındaki miyomların da laparoskopik yöntemle alınması tüp bebek başarısını artırır.

Hamilelikte Miyom Tedavisi

Rahim çevresi veya rahimde miyomu bulunan, hamilelik öncesinde tedavi görmemiş kadınlar için hamileliğin ilk üç ayı tehlidir.

Üç aylık riskli dönemi atlatan anne adaylarının gebe takibi sürecinden sonra doktoru uygun görürse doğum esnasında miyomları da temizlenmektedir.

Bunun yanı sıra miyomu olan anne adaylarında diğer kadınlara göre erken doğum, düşük riski, bebeğin gelişim geriliği anormallikleri daha sık izlenmektedir. Dikkatli bir gebelik takibi ile başarılı bir doğum gerçekleştirebilir.

Menopozda Miyom Küçülür mü?

Menopoz evresinde vücut östrojen hormonu salgılamamaktadır. Bu nedenle menopozda miyomlar küçülür.

Источник: https://bahceci.com/blog/miyom-nedir-nasil-tedavi-edilir/

Zamansız Kanama

Şiddetli Kanamalar Miyom İşareti

Zamansız Kanama Zamansız Kanama Nedenleri – Bu makaledeki notlar: zamansız adet kanaması zamansız kanama zamansız..

adet dönemim biteli 10 gün oldu ama 2gündür sancım ve adet kanaması olmadığını düşündüğüm kanlı akıntım var bunun nedenleri neler olabilir ?

Kahverengi Adet Kanamasının Nedeni Nedir?

benim adet kanamam ilk defa kahverengi geliyor ve hep gelmiyo nedenini sorabilirmiyim

Erken adet görmenin sebebi nedir?

Gecen ay ayın 15inde adet gordum,,fakat bugun ayın 4ü tekrar adet oldum çok yogun bir kanama değil.neden olmuş olabilir.doktora gitmeme gerek varmı

Adet Döngüsü Sağlığın Göstergesi!

Bir kadının genel sağlık durumu için âdet döngüsü iyi bir göstergedir. Zamansız âdet kesilmesinde en doğru yol, doktorunuza danışmaktır.

Ağrılı âdet görme, âdet düzensizliği ve aşırı kanama kadınların yabancısı olmadıkları sağlık sorunlarıdır. Bu sorunların çoğu genellikle ağır değildir ve geçicidir. Ancak bazı olgularda vücuttaki önemli sorunların işareti de olabilirler.

Bu bakımdan, âdet döngüsünün, bir kadının genel sağlık durumu için iyi bir gösterge olduğu söylenebilir. Örneğin, belirli yeme bozuklukları olan kadınlar, âdetten kesilebilirler. Ya da savaş zamanı gibi aşırı stresli durumlarda, pek çok kadın âdet görmez. İnsan bünyesi çok ilginçtir.

İnanılmaz koruma mekânizmaları vardır. Vücut böyle zamanların, hamile kalmak için elverişli olmadığını adeta anlar.

Her kadın için anlamı farklı
Adet döngüsünün düzenli olmasının anlamı, her kadın için farklıdır. Örneğin kadının yaşına göre, normal tanımı farklıdır. Öyle ki ilk âdetlerini gören gençlerde seks hormonları kararlı duruma gelene kadar ilk birkaç yılda, âdetin düzensiz olması beklenebilir.

Menopoz öncesi düzensizleşir
Menopoz öncesinde âdet döngüsü düzensizleşebilir, çünkü yumurtalık hormonlarının düzeylerinde dalgalanma başlamıştır. Bu da menopoza girecek kadınların düzensiz âdet görmesine yol açar.

Ergenlik ve menopoz öncesi arasında kalan yaşam süresinde ise bir kadının aylık döngüler halinde düzenli adet görmesi beklenir.

Ama bu dönemde de hamilelik, çeşitli hastalıklar, ilaçlar, stres ve kistler gibi başka ve çeşitli sorunlar bu döngünün düzenini değiştirebilir.

Prof. Dr. Ergin Bengisu’ya sordum; “Neler dersin bu konuda hocam, mesela âdet kanamasının kaç günde bir olmasını normal kabul etmeliyiz?” dedim. Sınıf arkadaşım ya hem de aynı binadayız, sohbeti de tatlı, aklıma ne gelse sorarım ona jinekoloji konusunda.

Aslında sırf jinekoloji değil, tıbbın her konusuyla ilgilenir Ergin Hoca. Boş vakitlerimizde hep yaşam kalitesini yükseltmek için, önleyici tıpta, sağlıklı yaşamda neler yapılması gerektiğini konuşur dururuz.

Modern tıp anlayışında biz doktorlar, hastalarımızı sağlık riskleri ile ilgili her konuda, uyarmaktayız artık.

Biz dahiliyeciler, duruma göre “Smear testinizi yaptırdınız mı bu yıl” derken, jinekologlar da gerektiğinde, “Aman dikkat kolesterolünüz yüksek, herhalde çok yağlı yiyorsunuz” demekte. Böylelikle hastasına, sağlık risklerinden korunmak konusunda yol göstermekte.

Ergin Hoca, “İki âdet kanamasının arasının 22 ilâ 35 gün arasında olması normal kabul edilir”dedi ve devam etti. Aylık döngüleri arasında (artı/eksi 5 güne kadar) değişkenlik olması mümkündür.

Ama bu değişikliğin çok belirgin ve hızlı olması bir sorun olduğunu gösterebilir. Normalde âdet döngüsü 35 gün olan bir kadının aniden 22 günde bir âdet görmeye başlaması, bir uyarı sinyali olabilir.

Doğrusu, böyle bir durumda doktorunuza danışmaktır, bu durumun sebebini araştırır ve gelip geçici bir durum mu, yoksa altında başka sebepler mi var o karar verir.

Bu tip değişimlerde hanımlar genelde doktora gitmezler, ya “Yaşlanıyorum canım normaldir” derler veya yakın dostlarına danışıp, onların benzer durumlarını kendilerine adepte ederler. Tabii bu bazen ciddi sonuçlar doğurabilecek bir yanlıştır.

Adet günlüğü tutun
Sağlıkla ilgili, ister âdet düzensizliği ister başka bir bulgu olsun, normalin ve alışılagelmişin dışına çıkan, dikkat çekici her durumu vakit kaybetmeden doktorunuzla paylaşmak, size sağlıklı yıllar kazandırır ve olası hastalıkları önlemede, bazen boş yere kıymetli zaman kaybolmamış olur.

Adet döngüsü normal olan bir kadın, âdet görmediğinde, şartlar müsaitse, öncelikle gebelik düşünülmelidir. Adet kanaması genellikle 2 – 8 gün sürer. Bunun dışındaki süreler, doktora gitmek için bir sinyal olmalıdır.

Kadınların bir “âdet günlüğü” tutmaları, belirtileri izlemek ve doktorlarına daha ayrıntılı bilgi verebilmek için çok faydalıdır. Duygusal sıkıntı, diyet veya egzersiz, döngüyü etkileyebilir. Bunları da doktora bildirin.

Günlüğe bunları not edin

• Adet ayın kaçında başladı?

• Bir âdetin ilk gününden sonrakinin ilk gününe kadar olan süre kaç gün?

• Adet kanaması kaç gün sürüyor?

• Kanamanın azlığı/çokluğu? Âdetteki en şiddetli günler hangileri?

• Adet kanaması haricinde leke tarzında kanama (spotting) var mı? Varsa ne zaman? Seksten sonra mı?

• Ağrı var mı? Ağrının tarifi, nerede ve ne zaman?

• Diğer semptomlar ne? Baş ağrısı, sırt ağrısı, mide – bağırsak sorunları, halsizlik, bayılma nöbetleri var mı?

• Olağandışı bir akıntı var mı?

• Kullandığınız ilaçlar neler?

Adet kesilmesinin nedenleri

• Emzirme

• Menopoz

• Doğum kontrol hapları ve bazı ilaçlar

• Stres

• Kötü ve yanlış beslenme

• Depresyon

• Aşırı kilo kaybı

• Aşırı egzersiz

• Bazı kronik hastalıklar

• Ani kilo alma veya obezite

• Tiroit hastalıkları ve polikistik over sendromu dahil bazı hormonal problemler

Dr. Hasan İnsel / Milliyet

Düzensiz Adet Kanamalarının Nedenleri Nelerdir?

iki adet arasında kanamalarım oluyor ve adet adetlerim düzensizleşmeye başladı kanama olurkende bel de ve yumurtalıkta ağrılar var.sebebi ne olabilir?

Источник: https://www.notusta.com/zamansiz-kanama-24675/

Miyom Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Şiddetli Kanamalar Miyom İşareti

Miyom (myoma) kadınların büyük bölümünde oluşabilen, rahim ağzı ve rahim içinde oluşan iyi huylu tümörlerdir.

Miyom teşhisi konan her kadının aklına kanser olabileceği ihtimali gelse de, aslında bu yanlış bir tutumdur. Çünkü bazı oluşumlar iyi huylu olduğundan kişiye hafif sancılar dışında çok fazla zarar vermez.

Duruma ve türüne göre bazı ilaçlarla, gerekiyorsa da cerrahi operasyonlarla iyi huylu olanlardan kurtulmak mümkündür.

Kötü huylu olanlardan bazıları ise kanser riski taşıyabilir.

Bu nedenle kendinizde sıra dışı bir durum gözlediğinizde, adet kanamalarınız normalden daha fazla veya döneminde aksaklık olduğunda vakit kaybetmeden bir doktora görünmenizi tavsiye ederiz.

Bu sayede oluşabilecek bir kanserin de önüne geçmiş olacaksınız.  Yapıları yuvarlak ve pembe renkli olan miyomlar, kadınların yaklaşık beşte birinin yakalanması söz konusu olan bir durumdur.

Ertesi Gün Hapı Nedir? Nasıl Kullanılır? Ne İşe Yarar? Yan Etkileri Nelerdir?

Ergenliğe yeni giriş yapmış genç kızlarda ve menopoz döneminde olan kadınlarda görülme sıklığı oldukça düşüktür. Kadınlarda oluşma riski en çok 35 ve 45 yaşları arasıdır. Oluşan bu anormal büyümelerin genel özellikleri her kadının bünyesine göre farklılık göstermektedir.

Bu noktada kadının yaşı, bağışıklık sistemi ve miyomun büyüme hızı gibi faktörler etkili olmaktadır. Kesin oluşma nedeni bilinmemekle birlikte büyüme hızlarında ise östrojen hormonu oldukça etkilidir.

Meydana geldiği yere göre farklı türleri olan miyom hakkında merak ettiğiniz tüm soruların yanıtlarını sizler için araştırdık.

Miyom Nedir?

Kadınlarda ciddiye alınması gereken rahatsızlıklardan biri olan miyom, rahim ağzında oluşan kas dokusu oluşumlarıdır. Kadınların en sık şikayetlerinden birisidir ve ortalamaya vurulduğunda her dört kadından birinin yaşadığını söyleyebiliriz.

Büyüklüğü milimetrik derecede küçük olabildiği gibi 15-16 cm'yi de bulabilir.

Erken dönemde teşhis edilmediğinde rahim etrafında bulunan organlara da zarar verme özelliğine sahip olan bu oluşumlar, mutlaka düzenli jinekolojik muayene gerektirmektedir.

Ağrı ve şiddetli kanama gibi belirtilerle teşhis edilmesi daha da kolay olan miyomların büyüklüklerine göre tedavi şekilleri de değişiklik göstermektedir.

Meydana gelmesinde en temel etken kadınlardaki östrojen hormonu olarak bilinmektedir. Hamilelik döneminde bu hormonun salınımı arttığından miyom oluşma ihtimali de artmaktadır.

Bu sebeple menopoz döneminde östrojen hormonu azalan kadınlarda görülme olasılığı bu nedenden dolayı daha azdır.

Yerleşim yerine göre farklı tipleri olabilmektedir. Bunlar kısaca şu şekildedir;

  • Subseröz miyomlar: Rahmin dış tabakasına yerleşmiştir.
  • İntramural miyomlar: Rahmin orta tabakasına yerleşmiştir.
  • Submüköz miyomlar: Rahmin iç tabakasına yerleşmiştir.
  • Saplı miyomlar: Rahim dışına doğru büyüyen yapılardır.
  • Parazitik miyomlar: Karın içinde rahim dışında yerleşmiş yapılardır.

Miyomun Nedenleri Nelerdir?

Başlıca nedenleri arasında genetik yatkınlık geliyor. Annesinde ya da kız kardeşinde daha önce miyom görülmüş olan kadınlarda oluşma riski daha da yükselmektedir. Östrojen hormonunu fazlalığı genellikle kadınları hamilelik döneminde yakalıyor. Hamilelikte hormon dengesinin değişmesi ile birlikte, oluşma ihtimali de yükselmektedir.

Bu doğrultuda miyomun büyüklüğüne göre düşük yapma olasılığı da vardır. Ayrıca östrojen içeriği yüksek olan ilaçların kullanılması da nedenleri arasındadır. Doğum kontrol hapları yüksek oranda östrojen içerse de, yapılan araştırmalar sonucunda doğum kontrol haplarının miyoma neden olmadığı tespit edilmiştir.

Kadınlık hormonu olarak da tanımlanan östrojen seviyesi menopoz ve hamilelik dönemlerinde değişiklik göstermektedir.

Temel görevi ise; üreme organlarının işlevlerini düzgün bir şekilde yerine getirmek ve regl döngüsünün düzenli şekilde işlemesini sağlamaktır.

Yumurtalıklar tarafından  salgılanan bu hormon kadınlarda bazı dönemlerde fazla bazı dönemlerde az olabilir. Her iki durumda da vücut olağan dışı tepkiler verebilmektedir.

Östrojen sentezlemesi için beyinde bulunan hipotalamus ve hipofiz bezlerinden bazı hormonların üretilmesi gerekir.

 Bu hormonlar çalışmaz ve yumurtalıkta östrojen üretimi tetiklenemez ise östrojen eksikliği oluşur.

 Benzer şekilde yumurtalıkta aktif yumurta hücresi kalmadığı durumlarda da yumurta hücresi gelişemeyeceğinden eksiklik durumundan söz edilir. Bu anlattığımız durum menopoz döneminde gerçekleşmektedir.

Gelelim asıl konumuz olan östrojen fazlalığı meselesine… Yumurtlama olmadığı zamanlarda rahim iç zarı sürekli büyür ve karşılığında olması gereken progesteron olmayacağından adet görülemez. Adet görülemediği için rahim iç zarı kalınlaşması ortaya çıkar. Rahim duvarında meydana gelen bu kalınlaşma daha sonra düz kas büyümeleri şeklinde gelişir.

Kasıklara ağrı yapan ve birden fazla sayıda oluşan bu anormal büyümeler miyom olarak tanımlanır. Bahsettiğimiz bu durum ise tahmin edeceğiniz üzere hamilelik ve sonrası dönemlerde gerçekleşmektedir. Elbette her kadının başına gelecek diye bir kural söz konusu değil. Fakat kasıklarda bir ağrı hissedildiğinde derhal doktora görünmekte fayda bulunmaktadır.

Miyomun Belirtileri Nelerdir?

Kadınlarda erken dönemde belirti veren ve teşhisi kolay olan rahatsızlıklardan biridir. Adet dönemlerindeki görülen kanamanın normalden fazla olması miyom belirtisi olabilir. Ayrıca biten adet kanaması sonrasında belirli aralıklarla görülen açık renkli kanamalar da bu soruna işaret eden bir belirtidir.

Kadınların kendilerinde oluşan farklılıkları takip edip üzerine düştükleri takdirde, erken teşhisi ve tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Her zaman belirti vermeyebilir ya da belirtileri çok yavaş ve seyrek bir şekilde oluştuğundan hasta bu durumun normal olduğunu düşünüp geç fark edebilmektedir. Miyomu en sık rastlanan belirtilerinden bazıları şunlardır;

  • İdrar torbasına baskı yapacağı için sık idrara çıkma isteği uyandırabilir.
  • Boyutu büyük olanlar bağırsakları da etkileyeceği için kabızlık görülmesi de olasıdır.
  • Belirtileri arasında gözle görülebilecek durumlardan biri ise, karındaki rahim bölgesindeki şişliktir.
  • Reglin uzun sürmesi, kanamaların normalden çok daha fazla olması, normalde günde 1-2 kadın pedi kullanılırken, bu sayının 8-10’a yükselmesi.
  • Adet kanamalarının boyutu miyomun büyüklüğüne göre değişebilmektedir. Yine büyüklüğüne göre adet döneminde çok şiddetli ağrılar oluşabilir.
  • Kasıklarda hissedilir şekilde ağrıların meydana gelebilir.
  • Rahim boşluğu, tüplerin uçları ve rahim ağzına yerleştiğinden kısırlığa yol açabilir. Kısırlık vakalarının %2 gibi bir kısmında ana etkenin miyom olduğu tespit edilmiştir. Bu oluşumlar endometriumda değişikliklere neden olarak döllenen yumurtanın rahme tutunmasını engeller. Veya yumurtalık kanallarına baskı yaparak spermin yumurtaya erişememesine yol açar. Her iki durum da çiftlerin çocuk sahibi olmasına engel olan faktörlerdir.
  • Cinsel ilişki sırasında kasıklarda ağrı meydana gelebilir.

Miyomdan Korunma Yolları Nelerdir?

Östrojen hormonu miyom oluşumunu tetikleyen bir unsur olsa da oluşumu üzerine yapılan araştırmalar, hareketsiz bir yaşam biçimini benimseyen şişman kadınların da tehdit altında olduklarını göstermiştir. Bu noktada korunmak için en etkili yöntem olarak hareketli olmak ve karın kaslarının sürekli çalışmasını sağlamak bir nebze de olsa miyom oluşumunu azaltacaktır.

Bunun dışında hemen belirti vermeyen ve gizli ilerleyen bir hastalık olduğu için önlem amacıyla düzenli olarak sağlık kontrolüne gidilmelidir. Kadın doğum uzmanının önerdiği tarihlerde, periyodik olarak muayene olmalı ve gereken testleri yaptırmalısınız. Bu sayede bilmediğiniz bir durum varsa öğrenebilir ve hemen tedaviye başlayabilirsiniz.

Miyom Nasıl Tedavi Edilir?

Küçük boyutta olan miyomlar hem çok fazla belirti vermezler hem de ilaçla tedavileri mümkündür. Yeni oluşmuş olan miyomun tespit edildiği durumlarda, sürekli kontrol altında tutularak büyüme hızı ve çoğalma ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır. Büyük boyutta ve birden fazla görülen miyomların tedavisinde ise cerrahi müdahale tercih edilmektedir.

Bu şekilde doktor kontrolünde ve takibinde kadınların bu rahatsızlıktan en az seviyede zarar görmeleri mümkün hale gelecektir.  Genç yaş grubunda genellikle laparoskopik ve robotik cerrahi tercih edilmektedir.

Eğer sayısı çok fazla ve ebatı büyükse o zaman açık ameliyat uygulanabilir.

Hastanın yaşı ilerlemiş, menopoza girmiş ve artık adetten kesilmiş ise bu tarz sorunlarla uğraşmamak ve kesin çözüm adına rahmin alınmasını talep edebilir.

Doktor genellikle saydığımız durumların mevcut olduğu kadınlara rahmin alınmasını önermektedir. Eğer hasta da kabul ederse rahim alınır ve problem tamamen ortadan kaldırılmış olunur. Genç yaştaki hastalarda ise bu seçenek en son akla gelen yöntemdir ve mümkün oldukça rahme zarar vermeden tedavi edilmesi amaçlanır.

Polikistik Over Sendromu Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Miyom konusunda en sık karşılaşılan soruların başında ilk olarak kanser riski taşıyıp taşımadığı, ikinci olarak da tekrarlama ihtimalidir.

Uzmanlar erken yaşta meydana gelenlerin genellikle iyi huylu tümörler olduğunu dolayısıyla kanser riski taşımadığını belirtmektedir.

Daha ileri yaşlarda ve menopoz sonrası dönemde meydana geldiyse kötü huylu olabilmektedir. Bu nedenle ileri yaştaki kadınların daha dikkatli olması önerilmektedir.

Gelelim tekrarlama ihtimalinin olup olmadığı sorusuna… Evet, ne yazık ki tedavisi sonuçlanmış bir miyomun tekrarlama riski bulunmaktadır. Ameliyatlarda genellikle gözle görülür olanların temizlendiği, daha küçük olanların gözden kaçırıldığı ve zaman içerisinde yeniden büyüyerek tedaviyi gerektirdiği bilinmektedir.

Источник: https://bilgihanem.com/miyom-nedir/

Her 3 Kadından Birinde Görülüyor. Rahimdeki Büyüme : Miyom

Şiddetli Kanamalar Miyom İşareti
Miyom Nedir.. Tedavi Yöntemleri Nelerdir

RAHIMDEKI IYI HUYLU BÜYÜMELER OLARAK BILINEN MIYOM, KADINLARDA EN SIK RASTLANAN DOKTORA BAŞVURMA NEDENLERI ARASINDA GELIYOR. ÜSTELIK OLDUKÇA YAYGIN GÖRÜLÜYOR. ÖYLE KI HER 3 KADINDAN BIRI BU RAHATSIZLIKTAN DOLAYI DOKTORA GELIYOR.

Rahimdeki iyi huylu büyümeler olarak bilinen miyom, kadınlarda en sık rastlanan doktora başvurma nedenleri arasında geliyor. Üstelik oldukça yaygın görülüyor. Öyle ki her 3 kadından biri bu rahatsızlıktan dolayı doktora geliyor.

Çoğunlukla belirti vermeyen miyomlar, büyüdüklerinde bağırsak fonksiyonlarını bile bozabiliyor. Bu sebeple tedavide geç kalınmaması gerektiğini ifade eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr.

Rana Karayalçın, miyomlar hakkında bilgi verdi

Miyomlar alınmadığı takdirde hastanın organlarında bası yapabiliyor. Aynı zamanda boyutunun çok büyümesi sonucunda ise karın içerisinde ciddi bir hacim oluşturabildiği için hayati önem taşıyan bağırsak fonksiyonları etkiliyor.

Bununla beraberidrar torbası üzerinde de bası oluşturan miyomlar nedeniyle hasta sürekli ve sık sık tuvalete gitmek zorunda kalabiliyor. Sonuçta kadının yaşam kalitesinin düşmesinin yanında böbreklerde de hasar oluşabiliyor.

Miyomlarda tanı ultrason aracılığıyla konuluyor. Tanı sonrasında hastanın cerrahiye ihtiyaç duyup duymadığını gösteren bazı kıstaslar olduğunu anlatan Doç. Dr. Rana Karayalçın, şu bilgileri veriyor;

1- Hastanın şikayetleri

Miyomların kadınlarda yarattığı sıkıntıların başında düzensiz adet kanaması geliyor. İlaç tedavileriyle kontrol edilemeyen yoğun kanamanın varlığında cerrahi tercih ediliyor.

2- Miyomların yerleşimi

Rahim içerisine doğru büyümüş miyomlar daha fazla kanama yapıyor. Aynı zamanda hamile kalma konusunda sıkıntı yaratabiliyor. Bu nedenle rahim içine doğmuş miyomlar zaman kaybedilmeden cerrahi yöntem ile tedavi ediliyor.

3- Miyomların büyüme hızı

Normal şartlarda miyomlar büyüme hızları değişebilen ve kanser olmayan yani iyi huylu oluşumlar. Ancak bir miyom senede 2-3 cm’den fazla büyüyorsa kansere dönüşüm endişesi yaratabiliyor. Bu durumda miyomların alınması olası kanser riskini de ortadan kaldırıyor. Bu nedenle miyomların hiçbir şikayet yaratmasa bile düzenli olarak kontrol edilmesi önem taşıyor.

4- Miyomların kapladığı yer

Miyom, pelvis leğen kemiğinin içinden daha yukarı çıkarsa, 10 haftalık gebelik ölçüsünden daha büyükse ve ağrı yapıyorsa bu tip miyomların da alınması gerekiyor. Bazen karnı kaplayan, 10-11 kilograma varan dev miyomlar oluşabiliyor. Bunlar da mutlaka cerrahi tedaviyle alınıyor.

MİYOM NEDİR VE KORUNMA YOLLARI

Nadiren kötü huylu olsa da, genellikle iyi huylu olan, rahim duvarı dokusundan kaynaklanan tümörlere miyom adı verilir. 35-45 yaş arası tüm kadınlarda miyom görülme ihtimali bulunmakla beraber, erken teşhis edildiğinde hiçbir tehsi olmayan bir sağlık problemidir. Miyomu başka bir ifadeyle tanımlarsak; rahim ağzında oluşan kas dokusu oluşumlarıdır diyebiliriz.

Miyom Nedir?

Kadınlarda ciddiye alınması gereken rahatsızlıklardan biri olan miyom, rahim ağzında oluşan kas dokusu oluşumlarıdır. Erken dönemde teşhis edilmediğinde rahim etrafında bulunan organlara da zarar verme özelliğine sahip olan miyomlar, mutlaka düzenli jinekolojik muayene gerektirmektedir.

Ağrı ve şiddetli kanama gibi belirtilerle teşhis edilmesi daha da kolay olan miyomların büyüklüklerine göre tedavi şekilleri de değişiklik göstermektedir. Miyomların oluşmasında en temel etken kadınlardaki östrojen hormonu olarak bilinmektedir.

Bu sebeple menopoz döneminde östrojen hormonu azalan kadınlarda miyom görülme olasılığı bu nedenden dolayı daha azdır.

Miyomun Nedenleri Nelerdir?

Miyomların başlıca nedenleri arasında genetik yatkınlık geliyor. Annesinde ya da kız kardeşinde daha önce miyom görülmüş olan kadınlarda miyom oluşma riski daha da yükselmektedir. Östrojen hormonunu fazlalığı genellikle kadınları hamilelik döneminde yakalıyor.

Hamilelikte hormon dengesinin değişmesi ile birlikte, miyom oluşma ihtimali de yükselmektedir. Bu doğrultuda miyomun büyüklüğüne göre düşük yapma olasılığı da vardır. Ayrıca östrojen içeriği yüksek olan ilaçların kullanılması da miyom nedenleri arasındadır.

Doğum kontrol hapları yüksek oranda östrojen içerse de, yapılan araştırmalar sonucunda doğum kontrol haplarının miyoma neden olmadığı tespit edilmiştir.

Miyomun Belirtileri Nelerdir?

Miyom, kadınlarda erken dönemde belirti veren ve teşhisi kolay olan rahatsızlıklardan biridir. Adet dönemlerindeki görülen kanamanın normalden fazla olması miyom belirtisi olabilir. Ayrıca biten adet kanaması sonrasında belirli aralıklarla görülen açık renkli kanamalar da miyoma işaret eden bir belirtidir.

Miyomlar idrar torbasına baskı yapacağı için sık idrara çıkma isteği uyandırabilir. Diğer yandan boyutu büyük olan miyomlar bağırsakları da etkileyeceği için kabızlık görülmesi de olasıdır. Miyom belirtileri arasında gözle görülebilecek belirtilerden biri ise, karındaki rahim bölgesindeki şişliktir.

Kadınların kendilerinde oluşan farklılıkları takip edip üzerine düştükleri takdirde, miyom erken teşhisi ve tedavisi mümkün olan bir hastalıktır.

Miyomdan Korunma Yolları Nelerdir?

Östrojen hormonu miyom oluşumunu tetikleyen bir unsur olsa da, miyom oluşumu üzerine yapılan araştırmalar, hareketsiz bir yaşam biçimini benimseyen şişman kadınların da miyom tehdidi altında olduklarını göstermiştir. Bu noktada miyomdan korunmak için en etkili yöntem olarak hareketli olmak ve karın kaslarının sürekli çalışmasını sağlamak bir nebze de olsa miyom oluşumunu azaltacaktır.

Miyom Tedavisi Nasıldır?

Küçük boyutta olan miyomlar hem çok fazla belirti vermezler hem de ilaçla tedavileri mümkündür. Yeni oluşmuş olan miyomun tespit edildiği durumlarda, sürekli kontrol altında olmak ve miyomun büyüme hızı ve çoğalma ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.

Büyük boyutta ve birden fazla görülen miyomların tedavisinde ise ameliyat tedavisi tercih edilmektedir. Bu şekilde doktor kontrolünde ve takibinde miyomların takibinin yapılması, kadınların bu rahatsızlıktan en az seviyede zarar görmeleri mümkün hale gelecektir.

Источник: https://hisleraynasi.net/her-3-kadindan-birinde-goruluyor-rahimdeki-buyume-miyom/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.