Sigara ve Obezite Kalp Yaşını Artırıyor

Sigara Dumanı Kalp Krizine Yol Açıyor

Sigara ve Obezite Kalp Yaşını Artırıyor

Memorial Hastanesi Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, ölümcül hastalıkların en önemli nedenlerinden biri olan sigaranın, kalp sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi hakkında bilgi verdi.

Türkiye'de yılda 35 bin kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. 2000'li yılların başında 100 binlere çıkan bu rakam ile birlikte, 607ı yıllarda 30 bin ton olan yıllık tütün tüketimi son yıllarda 60 bin tona çıkmıştır.

Tütünün içinde bulunan en önemli zararlı maddeler, nikotin ve karbonmonoksittir. Tütünün içinde ayrıca kanserojen maddeler (arsenik, benzen, asetaldehid, DDT, uretan, hidrozin, formaldehid vb.

) ile irritan ve zehirli maddeler (hidrojen siyanür, azotoksitler, amonyak, aseton, formik asit vb.) bulunmaktadır.

Kalp Krizi Risk Hesaplayıcısını Kullanarak Kalp Krizi Riskinizi Öğrenebilirsiniz. 

Sigaranın, kalp hastalıkları üzerindeki etkisi nedir?

Koroner kalp hastalığının en önemli hazırlayıcı faktörlerinden biri olan sigara, kan lipid profilini bozarak HDL'yi yani iyi kolesterolü azaltıp LDL yani kötü kolesterol düzeyi ile trigliseridleri artırarak, kalp hastalıklarına neden olmaktadır. Ayrıca sigara içenlerde daha sık yüksek tansiyon görülmekte ve bu durum ilaç tedavisine de direnç göstermektedir.

Kanın pıhtılaşmasını sağlayan fibrinojenin de sigara içenlerde arttığı ispatlanmıştır. Yine kanın damar duvarında pıhtılaşmasını sağlayan trombositlerin çökme hızı, sigara tiryakilerinde artmaktadır.

Bütün bunların yanında sigara, damar duvarının iç yüzünün yenilenmesini sağlayan prostoglandin salgılanmasını azaltarak, damar tonüsünü bozmakta ve damar sertliğinin gelişmesini hızlandırmaktadır. Sigaranın kalp hastalarında en önemli aritmi nedeni olduğu da gözardı edilmemelidir.

Ayrıca nikotin ve karbonmonoksit, koroner damarlarda iç yüzeyi bozdukları gibi direkt olarak spazm yaparak da koroner damarların tıkanmalarına neden olmaktadırlar. Buna, kanın akışkanlığının azalması ve yüksek tansiyonun da eklenmesiyle, koroner kalp hastalığı kaçınılmaz hale gelmektedir.

İçilen sigara miktarının enfarktüs tehsi üzerinde ne gibi etkileri bulunmaktadır?

Mevcut koroner kalp hastalığının şiddeti ve geçirilen hayatı tehdit edici kalp enfarktüsü tehsinin, bir gün içinde tüketilen sigara sayısı ile doğru orantılı olarak arttığı kesin olarak ispatlanmıştır. Günde sadece 1-4 adet sigara içilmesi koroner kalp hastalığı riskini iki kat artırmaktadır. Günde 5-14 sigara tüketimi ise bu riski 3 kat artırmaktadır.

Sigaranın koroner kalp hastalığı açısından kaçınılmaz zararlı etkileri, koroner kalp hastalığını hazırlayan diğer risk faktörlerinin bulunduğu durumlarda (diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, aşırı şişmanlık gibi) koroner kalp hastalığını hızlandırmakta ve hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

İçilen her sigara ile kalp enfarktüsü riski artmaktadır.

Sigara içimi, kadın sağlığı üzerinde nasıl bir risk faktörü oluşturmaktadır?

Koroner arter hastalığında sigara, erkeklerde görülen en sık risk faktörü olmasına karşın, kadınlarda daha önemlidir. Sigara, kadınları koroner kalp hastalığından koruyan iki değerli dostlarını tahrip ederek, önemli ölçüde azaltmaktadır. Bunlardan ilki östrojen, yani kadınlık hormonu, diğeri ise HDL, yani iyi huylu kolesteroldür.

Kadınlar erken yaşta sigaraya başlıyor

Sigara içen kadınların sayısı erkeklere hızla yaklaşmaktadır. Batı ülkelerinde yapılan araştırmalar, erkeklerin kadınlara göre sigarayı daha kolay bıraktıklarını, ayrıca kadınların sigaraya daha erken yaşlarda başladıklarını göstermiştir. Bunun yanında, çalışan kadınların ev kadınlarından daha çok sigara tükettikleri de bilinmektedir.

Doğum kontrol hapı kullanan ve sigara içen kadınları bekleyen enfarktüs riski daha da yüksektir. Buna bir de doğum kontrol haplarının tansiyon ve kolesterol yükseltici gibi yan etkileri de eklenince, genç kadınlarda sigara ile birlikte doğum kontrol hapının ne derece tehli olduğu ortaya çıkmaktadır.

Burada akılcı çözüm, doğum kontrol hapının değil, sigaranın bırakılmasıdır.

Sigaranın zararlı etkilerinden korunmak için sigarayı bırakmanın dışında kişilere ne gibi görevler düşmektedir?

Sigaranın zararlı etkilerinden korunmak için sadece sigarayı bırakmak değil, sigara içilen ortamlardan da uzak durmak (müşterek tiryakilik) gereklidir. Burada hastaların ailelerine ve birlikte çalıştıkları iş arkadaşlarına büyük sorumluluklar düşmektedir.

Tütün kullanımının kalp sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi her fırsatta vurgulanmasına rağmen, kişilerin çevresinde bulunan insanların sigara içmesine ilgisiz kalması, toplu olarak intihar etmek isteyen bir grup insanı sadece seyredip yardım etmemeye benzemektedir.

HASTA GÖRÜŞÜ: Dursun Demirkol

Norveç'te yaşayan 52 yaşındaki Dursun Demirkol, 35 yıldır günde 5 paket sigara içiyordu. Geçtiğimiz günlerde kalp krizi geçirdi. Ameliyatla tıkanan üç damarı by-pass edilen Demirkol, yoğun bakımdan çıktıktan sonra sigarayla hesaplaşmaya başladı.

35 yılda 1 ton 277 kg. tütün içmişim

35 yılda 1 ton 227 kg. tütün içtiğini hesaplayan Demirkol, bronşlarındaki iltihap nedeniyle çok fazla öksürüyor. Her öksürüşünde göğüs kemiği yerinden oynuyor. Kemiğin yerinden oynamaması amacıyla kendisine korse takıldı.

Artık sağlıklı ve sigaradan uzak bir yaşam istediğini anlatan Demirkol, 35 yıl boyunca içtiği sigaralarla ilgili hesabı şöyle yaptı: “Bir paket sigarada 20 gram tütün var. Günde 5 paketten yılda 36,5 kilo tütün içiyordum. 35 yıl boyunca ise içtiğim tütünün ağırlığı 1 ton 277 kg.'yi buldu. Bir pakette 20 sigara var.

20 sigaranın uzunluğu 2 metre. Yani ben 35 yıl boyunca 1 günde 10 metre sigara içen biri olarak 35 yılda 127 bin 750 metre tütün tüketmişim. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün uzunluğu 1090 metre. Yani ben 35 yılda içtiğim sigaralarla 117 defa köprüden geçmişim”.

Demirkol'a ameliyattan bir hafta önce sigarayı bıraktıran Prof. Dr. Bingür Sönmez, “Göğsüne korse taktık. 3 ay içinde sigara içmemeyi başarırsa bir daha içmez” dedi.

Güncellenme Tarihi: 24 Nisan 2017Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/sigara-duman-kalp-krizine-yol-aciyor/

Gençlerde kalp sağlığını bozan 5 neden

Sigara ve Obezite Kalp Yaşını Artırıyor

Gençleri bu kötüye giden tablodan kurtarmanın en etkili yolunun ebeveynler olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr.

Haşim Üstünsoy “Doktor görüşmeleri, aile eğitimleri kalp hastalıklarını önlüyor. Ayrıca ebeveynlerin çocuklarına doğru olan tutum ve davranışı söyleyerek değil, sergileyerek örnek olması gerekiyor.

Unutulmamalıdır ki, gençler de tıpkı çocuklar gibi söyleneni değil, yapılanı dikkate alırlar” açıklamasında bulundu.

Günümüz teknolojileri, özellikle cerrahi yöntemlerdeki hızlı gelişim, kalp ve damar hastalıklarının tedavisini çok daha kolay bir hale getirse de bu hastalıklar halen Türkiye’de ve dünyada en önemli ölüm nedenleri arasında yer alıyor.

Tedavi yöntemleri gelişse de kalp ve damar hastalıklarının görülme oranının giderek artmasında sağlığına dikkat etmeyen ebeveynlerin olduğunu belirten Prof. Dr. Haşim Üstünsoy “Artık her şeye kolaylıkla ulaşabilmek bizlere büyük bir konfor sağlasa da sahip olduğumuz imkanlar birtakım olumsuzlukları da beraberinde getirdi.

Örneğin, geçmişte hazır gıda yoksunluğu nedeniyle daha doğal besleniyor, spor yapmasak da toplu taşıma araçları veya özel araç kullanımı yaygın olmadığı için kilometrelerce yolu yürümek zorunda kalıyorduk. Bu da hareket kapasitemizi artırıyordu.

Fakat içinde bulunduğumuz daha yoğun ve stresli çağda sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, stresten uzak yaşayabilme gibi sağlıklı yaşam kavramları daha fazla önem taşır hale gelmesine rağmen sahip olduğumuz bu “hazırcılık” ve üzerine eklenen kötü alışkanlıklar, günümüzde kalp ve damar hastalıklarının görülme sıklığının 40’lı yaşların altına düşmesine, hatta 20’li yaşlarda dahi artan bir ivmeyle görülmesine neden oluyor” dedi.

Kalp hastalıkları tedavisi artık daha ufak kesilerle yapılıyor

Tıbbi ve bilimsel gelişmelerin, kalp ve damar cerrahisini çok daha kolay ve üstün teknolojiye dayanmış bir tedavi haline getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Haşim Üstünsoy “Öyle ki, artık hasta açısından çok daha konforlu, oldukça küçük kesilerden ve hatta küçük deliklerden değiştirebilen kapak ameliyatları yapılıyor.

Damar hastalıklarında da küçük kesilerle, robot ameliyatlarıyla damarlar onarılabiliyor ve değiştirilebiliyor. Bunun yanı sıra gelişen ilaç teknolojisiyle kalp kapaklarının ömrü de uzadı.

Böylece geçmişte cerrahi ile değiştirilen kapakların ömrü 20 yıl iken, artık 25 yıla yükseldi. Bazı hastalarda, özellikle doğuştan kalp kapak hastalığı veya kalbi delik olan bebeklerde kendi kalp zarından elde edilmiş yamalarla kapak oluşturuluyor. Böylece çocuğun büyümesiyle kapak da büyüyebiliyor” şeklinde konuştu.

Açık kalp ameliyatları azalıyor

By pass cerrahisindeki yöntemlerin giderek geliştiğini anlatan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Haşim Üstünsoy “Ancak bu, açık ameliyatın azalacağı anlamına gelmiyor. Çünkü burada sadece ameliyatın tekniği değişiyor. Fakat açık kalp ameliyatlarından özellikle damarsal ve kapak yapısında olanlar giderek azalıyor diyebiliriz.

Çünkü kapak, özellikle aort kapağı kateter yoluyla kasıktan girerek hiçbir kesi yapmadan değiştirilebiliyor. Aynı şekilde mitral kapağa da bu yöntem uygulanabiliyor.

Bunun yanı sıra uzun zamandır damar açma yöntemi olan stentlerin gelişiminde de çok önemli aşamalar kaydedildi. Kısaca söyleyebiliriz ki; açık ameliyat sayısını asıl azaltacak olan kateter bazlı tedavi yöntemleridir.

Eskiye göre açık kalp ameliyatının oranı azalsa da biteceğini söylemek mümkün değil.

Çocuklarınıza sözle değil, davranışlarınızla örnek olun

Kalp ve damar hastalıklarını tetikleyen sigara kullanımının, artan kötü madde bağımlılığının, sağlıksız beslenmenin ve hareketsizliğin Türkiye’nin çok ciddi toplumsal sorunları olduğunun altını çizen Prof. Dr. Haşim Üstünsoy sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kalp ve damar hastalıklarına karşı önlem almak, doğal yaşamı benimsemek, sağlıklı yaşam tarzını alışkanlık haline getirmek ise sosyo-kültürel yapıyla oldukça ilgili; doktor görüşmeleri, aile eğitimleri kalp hastalıklarını önlüyor. Ayrıca ebeveynlerin çocuklarına, doğru olan tutum ve davranışı söyleyerek değil, sergileyerek örnek olması gerekiyor. Unutulmamalıdır ki, gençler de tıpkı çocuklar gibi söyleneni değil, yapılanı dikkate alırlar.”

Prof. Dr. Haşim Üstünsoy, gençlerde kalp ve damar hastalıklarının artışının en önemli 5 nedenini anlatırken, çağımızdaki sağlıksız yaşam koşullarının tehdit ettiği genç kalplere dikkat çekti.

Neden 1: Genetik faktörler

Gençlerde kalp ve damar hastalıklarının artışının nedenleri arasında genetik faktörler en başta geliyor.

Ailede, birinci derece akraba ve yakınlarda kalp ve damar hastalıklarının varlığı, riski oldukça artırıyor.

Buna bir de edinsel risk faktörlerinin (erken yaşta sigara kullanımı, zararlı alışkanlıklar, stresli yaşam) eklenmesi ile genç yaşta bir bireyin kalp ve damar hastalıklarına yakalanması kaçınılmaz oluyor.

Neden 2: Coğrafya

Dünyada ve ülkemizde özellikle doğu bölgelerde batıya oranla, 25 ve hatta 18-20’li yaşlarda aort ve mitral kapak hastalıkları daha yaygın görülüyor. Bunun nedeni, doğu bölgelerde küçük yaşlardaki çocukların doktora götürülme sıklıklarının batıya göre çok daha düşük olması. Fakat elbette günümüzde doğu bölgelerinde bu durumun giderek azaldığını söyleyebiliriz.

Neden 3: Geçirilen enfeksiyon hastalıkları

Küçük yaşta geçirilen ve ciddi tedavi edilmeyen üst solunum yolu enfeksiyonları, cilt enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları 30’lu yaşlarda daha az, 40’lı yaşlarda ise sıklıkla görülen kalp kapak hastalığına dönebiliyor. Çünkü bu hastalıklardaki mikroplar kalp kapaklarını çok seviyor; eğer küçük bir hasar da varsa kan yoluyla kolayca kapaklara ulaşabiliyor.

Neden 4: Bilinçsiz toplum

Batı toplumlarında her ne kadar kalp kapak hastalıkları azalsa da artan bir şey var ki; o da kalbin ve vücudun damar hastalıkları. Bu durum tamamen sağlıksız beslenmenin sonucu. Batı ülkelerinde ve ülkemizin batısında doğal beslenmeden uzaklaştıkça hazır gıda tüketimi de artıyor.

Tabii bu da bir başka sorunu tetikliyor: Gıdayı hazırlarken enerji harcanmadığı, sadece kötü kalori vücuda alındığı için bu durum damar sertliği, kalp damarlarının daralması gibi kalp ve damar hastalıklarına yol açarken; aynı zamanda yüksek kolesterol, yüksek trigliserid ve vücuttaki diğer damarların kireçlenmesini de beraberinde getiriyor.

Beslenmenin yanı sıra sigara kullanımı da tüm kamusal önlemlere karşın maalesef giderek artıyor. Daha büyük bir teh olan diğer madde bağımlılıklarının da artış göstermesi genç nüfusta, damar sertliğini ve damar tıkanıklıklarını kaçınılmaz hale getiriyor.

Neden 5: Obezite

Özellikle 20’li yaşların ikinci yarısından itibaren daha çok görülmeye başlanan kan yağlarındaki anormallikler ve obezite de kalp ve damar hastalıklarını tetikleyen önemli sorunlar arasında.

Her iki durum da yine sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam kaynaklıyken, obezitede kalıtımsal faktörler de önemli bir etken olabiliyor.

Bu nedenlerle kalp hastalıkları maalesef 10 yaşa kadar inen çocukluk çağında da görülebiliyor.

Kalp krizi anında ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?

Источник: //indigodergisi.com/2017/06/genclerde-kalp-sagligini-bozan-5/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.