Sık Tomografi Çektirmek Zararlı Mı?

içerik

Tomografinin Zararları ve yan etkileri nelerdir

Sık Tomografi Çektirmek Zararlı Mı?

Tomografi yönteminin radyasyon bakımından çok zararlı olduğu ve gerekmediği sürece yaptırılmaması uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir.

  • Tomografinin Zararları
  • Yan Etkileri
  • Zarardan Kurtulma Yolları

Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü’nde yapılan bir araştırmaya göre bilgisayarlı tomografiden yayılan radyasyonun kanser riskini artırdığı ileri sürülmüştür. 2007 yılında yapılan bu araştırma günümüzde de geçerliliğini korumakta ve aynı dönemde 20 bin kanser vakasına ve 15 bin kişinin ölümüne neden olacağı da bildirilmiştir.

Tomografi zararları

Tomografi çektirmenin zararları olarak, CT cihazından (bilgisayarlı tomografi cihazı) yayılan aşırı radyasyonun kanser riskini artırdığı bilinmektedir.

Ayrıca hastayı keşif amaçlı olarak tıbbi müdahale seçeneğinden kurtarıyor ve vücudun içini rahatlıkla görme imkânı sağlıyor. Geleneksel röntgen cihazlarından çok daha fazla radyasyon yaydığı da bilinmektedir.

Paylaşılan bir veriye göre; Göğüs taramasına giren bir hasta, bu röntgenin yaydığı radyasyonun 100 katı bir doza maruz kaldığı bilinmektedir.

Yapılan bir diğer araştırmada ise kanser vakalarının üçte birinin CT taramasından geçildiği sırada ve 35-54 yaş arası olan kişilerde beklendiği saptanmıştır. Bu oran içinde en çok kadınların etkileneceği de paylaşılmıştır. Uzmanlar, gereksiz yere CT cihazlarından geçilmemesi gerektiğini ve kanser vakasının yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguluyor.

Tomografinin görüntüleme yöntemleri de birbirinden farklıdır. Bu anlamda ultrason, bilgisayarlı tomografi, röntgen, nükleer tıp ve pozitron emisyon tomografi olarak farklı dallara ayrılmaktadır. Genel bilgi verecek olursak;

  1. Ultrason: Ses dalgalarıyla çalıştığı için tamamen zararsızdır.
  2. Bilgisayarlı Tomografi: ‘X’ ışınlarıyla çalışır ve radyasyon kullanılır. Potansiyel olarak zararı bulunur.
  3. Röntgen: İnsan vücudunu incelemek için kullanılır ve hasta yine radyasyona maruz bırakılır.
  4. Nükleer Tıp: Vücuda dışarıdan radyoaktif bir madde verilir ve vücuttaki dağılımı araştırılır. Daha çok böbrek ve kemik hastalıklarında kullanılır.

Yan Etkileri

Hastaya verilen kontrast maddenin damar yoluyla enjeksiyonundan sonra kol bölgesine yayılan bir sıcaklık hissi ve ağızda metalik bir tat hissedilebilir. Bu durum tamamen normaldir ve kısa sürede geçecektir. Kontrast madde iyoda karşı tetkikler sırasında ve sonrasında döküntü ve kaşıntı gibi küçük yan etkilere neden olabilir.

Hastada ayrıca nefes almada zorluk ve baş dönmesi gibi alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir ve bu durumda uzman bir doktora hemen başvurulmalıdır. Daha önceden bilinen astım ya da alerjik durumlar söz konusu ise uzman doktorun kararına göre ilâçlar önerilebilir ve farklı bir kontrast madde uygulaması tercih edilebilir.

Daha önce herhangi bir alerjik durum geçirmeyen hastalara ise az miktarda test dozu verilir. Ya da farklı yöntemlerle tomografinin risk değerlendirilmesi yapılabilir. Riskli hastalarda daha çok ilk 20 dakika boyunca damar yolu açık kalmalıdır ve bu süre dolana kadar klinikten ayrılmamalıdır.

Son yıllarda tıbbi incelemeler arasında çokça yeri olan tomografi uygulamalarında yüksek dozda X ışını kullanıldığı hatırlatılmaktadır.

Binlerce kişinin de gereksiz yere yapılan radyolojik tetkikler sebebiyle yüksek dozda radyasyona maruz kaldığı söylenmektedir.

Bu yüzden vücut tomografisi gibi tarama amaçlı radyolojik tetkiklerinin ne kadar doğru olup olmadığı her zaman bir tartışma konusu olmuştur.

Hastanın maruz kaldığı radyasyon dozu sık bir şekilde kontrol edilse bile X ışınlarıyla tekrarlayan incelemeler söz konusu olduğunda, hastaya olan fayda ve zarar dengesine bakılması gerekmektedir.

Bu yüzden tamamen zararsız olarak bilinen vitaminler bile aşırı bir şekilde kullanıldığında vücuda zarar verebilmektedir. Tüm radyolojik işlemler gerektiği zamanda ve doğru bir şekilde yapılarak kanser riski en aza indirilebilir.

Bebeklerde tomografinin yan etkileri daha fazla görüldüğü için gerekmediği sürece yaptırılmamalıdır.

Tek bir tomografinin bile 45 yaşındaki her 1000 kişiden birinde tümör oluşturma riski bulunur. 45 yaşından başlanarak 30 sene boyunca vücut tomografisi çektiren 50 hastadan birinde de tümör oluşumu gözlemlenmiştir.

Bu rakamlar tamamen yapılan araştırmalara dayanılarak sizlerle paylaşılır. Normal röntgenden 400 kat daha fazla radyasyon yayan tomografi, vücudun maruz kaldığı radyasyonun bir atom bombasından kurtulan kişideki kadar olduğu da belirtilmektedir.

Kalp pili olan hastalarda ve gebelerde MR çekilmesi önerilmez ve tomografi de kesinlikle tavsiye edilmez.

Zarardan Kurtulma Yolları

Radyasyonun vücuttan atılması kısa sürede gerçekleşmez fakat tomografinin zararlarından kurtulma yolları mutlaka denenmelidir.

Tomografinin zararlarından nasıl kurtulunur sorusuna verilen en önemli yanıtlardan biri tomografiden sonra mutlaka bol bol su içilmesi gerektiğidir.

Tetkike göre ilâç verilerek ya da tarama yapılarak uygulanan işlemlerde hastaların bu işlem öncesi uzmanlara durumlarını bildirmesi gerekiyor.

Hastaların bol su tüketimi yaparak az miktarda da olsa vücuttaki radyasyonu dışarı atabileceği hatırlatılmaktadır. Bunun yanında bol yoğurt tüketimi de yapılmalıdır.

Bunun yanında radyasyonun etkisiyle oluşabilecek kabızlıktan kurtulmak için de bol miktarda sebze ve meyve tüketimi yapılmalıdır. Ayrıca tomografiden sonra duş alınması da uzmanlar tarafından tavsiye ediliyor.

En düşük düzeydeki radyasyonun bile zararlı olduğuna dikkat çeken yetkililer bu zararların zamanla ortaya çıktığını belirtiyor.

RADYOLOJİ UZMANIUzm. Dr. Nahas Hikmet KESKİNEĞE Mrtomografi.com'da yayınlanan tüm makaleler, Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi uzmanlarının kontrolünde doğrulanır, düzenlenir ve yayına uygun hale getirilir. MRTomografi.com web sitesinde okuduğunuz makaleler ile ilgili tüm şikayetlerinizi, önerilerinizi ve düşüncelerinizi iletişim sayfamızdaki formu doldurarak gönderebilirsiniz.

Источник: https://mrtomografi.com/tomografinin-zararlari

Hamilelikte Tomografi Çektirmek Zararlı Mı?

Sık Tomografi Çektirmek Zararlı Mı?

Anne adayları gebelik boyunca apandist, böbrek koliği, yumurtalık kisti ve pulmoner emboli gibi sorunlara maruz kalabilirler. Bu gibi hastalıkları teşhis etmek için de CAT – BT adı verilen bilgisayarlı tomografi yöntemi kullanılır. Son yıllarda kullanım oranı giderek artan bu tanı yöntemleri, doktorlar kesin sonuçlar alabilmek adına gebe kadınlarda da kullanabiliyor.

Tabii diğer yanda hamilelikte tomografi zararlı mı soruları da sıklıkla anne adayları tarafından yöneltiliyor çünkü gelişmiş ülkelerde sıklıkla iyonize radyasyonun kanserojen olduğu dile getiriliyor.

Ayrıca bilgisayarlı tomografi gebelikte uygulandığında gelişmekte olan cenin  iyonize radyasyonun etkilediği biliniyor. Bu yazıda da gebelikte tomografinin’nin rolünü, anneye ve bebeğe olan riskleri ile beraber yararlarını tartışacağız.

Uzmanlardan derlediğimiz bilgiler ışığında gebelikte tomografi çektirilir mi sorunuza yanıt vereceğiz.

Tomografi Neden Çekilir?

Bilgisayarlı tarama yöntemi vücudun iç yapısını değerlendirmek amacıyla kullanılır. Tomografi ile bulunabilecek yaygın problemler şunlardır;

  • Kafa – Kan pıhtılaşması, kafatası kırıkları, tümörler ve enfeksiyon
  • Omurga – Kırıklar ve fıtık olmuş diskler
  • Göğüs – Kalp ve akciğerde anormallikler, enfeksiyonlar
  • Gövde – Tümörler, enfeksiyonlar, anatomi bozukluğu, apandist ve kistler
  • vs.

Hamilelikte Tomografi Zararlı mı?

Dediğimiz gibi BT taramaları bilgisayarlı tomografi anlamına geliyor ve bir bilgisayar aracılığıyla X-ray görüntüleri ekrana yansıtılıyor, bu yöntem ile anne adayının iç organları üç boyutlu olarak ortaya konuyor. Gebelikte tomografi çektirilir mi sorusuna yanıt verirken öncelikle X-ray hakkında konuşmak gerek.

Amerikan Aile  Hekimleri Akademisi’ne göre gebelikte x-ray kullanımı genellikle güvenli kabul ediliyor fakat bu konuda bazı tartışmalar da var. Araştırmalar yer yer birbiriyle çakışırken, bazı hekimler X-ray kullanımında faydaların, zararların önüne geçtiğini düşünüyor

X-ray testleri doktorunuza sağlığınızla ilgili önemli bilgiler verebilir, hatta bunlar bazen hayat kurtarıcı dahi olabilir. Tabii birçok tıbbi müdahale gibi x-ray’in de faydaları kadar riskleri de var.

  Bütün x-ray ışınları aynı değil fakat büyük çoğunluğu rahim ve gelişmekte olan cenine ufak etkilerde bulunuyor. Örneğin diş x-rayleri dişler hariç vücudun diğer kısımlarına neredeyse etki etmiyor.

Kollarda, bacaklarda ya da göğüste uygulanan x-ray ise diğer iç organlara doğrudan ışın göndermiyor.

Buna rağmen karın, mide, pelvis, arka sırt ve böbrekler gibi gövde kısmına uygulanan x-ray ışınları rahime daha çok etki ediyor. Bu yüzden x-raye gireceğinizde doktorunuza mutlaka danışmalısınız.

Amerikan Radyoloji Kurumu’na göre tek bir x-ray ışınındaki radyasyon dozu, gelişmekte olan embriyo ya da cenine etki edecek boyutta değil. Dolayısıyla çoğu zaman tomografi bebeğe ya da size bir zarar vermez.

Ancak sık tomografi çektiren kişiler de aynı durumdan söz etmek mümkün değil.

Gebelikte Tomografi Çektirmenin Riskleri

Öncelikle bilgisayarlı tomografi yönteminin normal x-ray ışınlarına göre biraz daha fazla radyasyon seviyesi içerdiğini unutmamak gerekiyor. Bu prosedür sonucunda insan vücuduna yaklaşık 10 mSv miktarında radyasyon yansıtılırken, bu kadar bir radyasyonu güneş gibi çeşitli kaynaklardan normalde yaklaşık 3 yılda alıyoruz.

Buna rağmen tomografinin teşhis özellikleri, kimi zaman riskleri ve bu radyasyonu göz ardı etmemize sebep olabilir. Bir çok uzman tek bir x-ray ışınının sorun yaratmayacağını, embriyoya ya da cenine zarar vermeyeceğini söylüyor.

Genellikle uzun süren bilgisayarlı tomografiler hamilelikte tavsiye edilmez. Tabii faydalar potansiyel risklere göre daha yüksekse uygulama yapılabiliyor. Bu konuda nihai kararı doktorunuza bırakmanız en doğrusudur.

Bilgisayarlı tomografiyle ilgili en büyük şikayet tarama sırasında kullanılan boyanın yan etkileridir. Kaşıntı, mide bulantısı ya da hızlı nefes alma gibi reaksiyonlar verebilirsiniz. Nefes darlığı gibi şiddetli reaksiyonlar nadir görülürken, her tıbbi prosedürde olduğu gibi bir sorun yaşadığınızda doktorunuza bunu bildirmeniz gerekiyor.

Tomografi ve Bebek Emzirme

Peki ya emziren anneler ne yapmalı? Tomografi çektirdikten sonra bebeğinizi emzirmeye devam edebilirsiniz fakat 24 – 48 saat arası bir süre beklemeniz tavsiye edilir. Bunun sebebi de taramada kullanılan boyanın anne sütü aracılığıyla bebeğe geçme olasılığıdır. Yine bu konuda da doktorunuzdan gereken direktifleri almanız gerekmektedir.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik Belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Gebelikte Sürekli Hıçkırmak Zararlı Mıdır? başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Источник: https://www.hamilelikbelirtileri.co/hamilelikte-tomografi/

MR Zararlı mı? Ne zaman yapılmalı?

Sık Tomografi Çektirmek Zararlı Mı?

Latincede “magnetic resonance imaging MRI”, Türkçesi Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG), nükleer manyetik rezonans görüntüleme veya manyetik rezonans tomografi olarak bilinir.

Halk arasında kısaca MR veya Emar olarak adlandırılır. Peki MR Zararlı mı? MR canlıların vücut doku ve organlarının görüntüleme ve hastalıkların teşhisi amacıyla kullanılan bir tanı aracıdır.

Yüksek seviye manyetizma ile canlı doku, yansıtma yöntemiyle görüntülenir.

Genel anlamda MR diye bilinen bu işlem, aslında nükleer manyetik rezonans görüntülemedir. Dokudaki hidrojen atomlarının yoğunluklarına ve hareketlerine göre görüntü oluşturur.

MR’da radyasyon (X-ışını) kullanılmaz, onun yerine manyetik alanla vücuttaki hidrojen atomlarının çekirdeklerindeki proton uyarılır.

Alıcılara ulaşan sinyaller bilgisayar analizleriyle siyah beyaz görüntülere (Perfüzyongörüntülemelerde

sonuçlar renklendirilebilir) dönüştürülür. Bu amaçla kullanılan manyetik alan 1 – 1,5 Tesla aralığındadır.

Bazen şu soru akla gelebilir, MR çekimi için ne kadar tesla iyidir? Teslanın fazla olması ile verimli bir çekim arasında direkt bir bağlantı olmadığı gibi fazla tesla olması yanetkisinin artması anlamına da gelebilir.

Günümüzde gelişen ülkelerde 5,6,7,8,9,10 tesla kadar MR’lar mevcuttur ancak 1.5 T ve üstü cihazlar çok özel durumlar ve araştırma amaçlı kullanılmaktadır.

Günümüzde MR özellikle yumuşak dokuları görüntülemede kullanılır. Merkezi sinir sistemi (beyin ve omurilik) hastalıklarının teşhisinde, sporcu yaralanmalarında, kas iskelet sistemi, özellikle menisküs, bel fıtığı gibi rahatsızlıkların tespitinin yanı sıra her türlü nörolojik hastalıkların değerlendirmesinde sıkça kullanılmaktadır.

  • MR Zararlı mı?
  • MR ANJİYOGRAFİ
  • MR KOLANJİYOGRAFİ

MR Zararlı mı?

MR Zararlı mı

MR görüntülemenin, canlı organizma üzerinde şu ana kadar kanıtlanmış herhangi bir zararı yoktur. Buna gebeler de dahildir; ama yine de organ gelişiminin gerçekleştiği ilk üç ayda (1.trimester) MR çekimi önerilmez.

Metal etkileşimi olan, vücudunda mıknatıs ya da metal protez taşıyan, kalp pili kullanan, göz içinde yabancı cisim bulunan, ateşli silah yaralanması geçirmiş olan (çoğu uyumsuz metaldir) ya da kalıcı dövme sahibi kişilerin MR cihazına girmeleri sakıncalı kabul edilir (hayati teh doğurabilir).

Manyetik rezonans görüntüleme süresi, inceleme yapılan bölgeye, bölge sayısına, konulan ön tanıya göre değişiklik gösterip 15 – 75 dk. arasında sürebilir. Ayrıca gerek görülürse inceleme esnasında IV (damar içi) yoluyla kontrast madde kullanılarak kontrastlı (ilaçlı) çekim yapılır.

Manyetik rezonans görüntülemenin, Fonksiyonel MR, Difüzyon-Perfüzyon Ağırlıklı MR, MR Spektroskopi gibi farklı çeşitleri vardır.

MR ANJİYOGRAFİ

Manyetik Rezonans Anjiografi (MRA) nedir?

MR anjiografi vücuttaki damarların görüntülendiği bir MR çalışmasıdır. MR teknolojisi kullanarak damar hastalıklarının tanısında son yıllarda oldukça sık kullanılmaktadır.

İlaç verilmeden büyük ana damarlar rahatça görüntülenebilmektedir.

Ancak Gadolinium adı verilen özel ilaçlar kullanılarak görüntü kalitesi belirgin olarak artmakta ve damar yapılara ait ince ayrıntılar görüntülenebilmektedir.

En önemli avantajı kateter ve BT anjiografide kullanılan kontrast maddelere bağlı allerjik reaksiyon riskinin oldukça düşük olmasıdır. Bazı durumlarda artefakt olarak adlandırılan görüntü kirliliği sonucu yanlış sonuçlar oluşturması ise dezavantajıdır. İnceleme süresi ve maliyeti diğer anjiografi yöntemlerine göre daha düşüktür.

Manyetik Rezonans Anjiografi tetkiki nasıl gerçekleştirilir?

Hasta MR tarayıcısının içine yerleştirilen özel bir masaya yatırılır. Standart bir yöntem, her biri iki-on dakika süren ve sayıları iki-altı arasında değişen görüntüleme sekanslarından oluşur.

Her bir sekans spesifik bir görüntü oryantasyonu ve değişik derecede görüntü kontrastı ve netliği sağlar. Eğer kontrast madde verilmesi gerekirse sekanslardan biri sırasında toplardamardan Gadolinium verilir.

Bu ilaç damarların parlamasını ve çevre dokulardan daha iyi ayırt edilmesini sağlar.

En Çok Kullanıldığı Bölgeler :

  • Serebral MRA : Beyin damarlarının MR anjiografisi
  • Karotis ve Vertebral MRA : Boyundan beyine giden ana damarların görüntülenmesi
  • Aorta MRA : Kalpten çıkan ve göğüs boşluğundan karın içine dönerek vücuda kan götüren ana damarın MR anjiografisi
  • Ekstremite MRA : Kol ve bacak damarlarının MR anjiografisi
  • Renal MRA : Böbrek damarlarının MR anjiografisi

MR KOLANJİYOGRAFİ

MRKP, safra ve pankreas sıvısı gibi durağan sıvıların çevredeki yumuşak dokulara göre yüksek sinyalli görüntülenmesini sağlayan ucuz, invaziv olmayan ve iyonizan radyasyon içermeyen bir tetkiktir.

Uygulama 6-8 saatlik tam açlık sonrası gerçekleştirilir ve 2,5-3 dakika sürmektedir. MRKP (MRCP) ile safra yolları ve pankreatik kanaldaki darlık ve genişlemeler ile bunların nedenleri (taş, safra çamuru, tümör vb.

) ortaya konulabilmektedir.

Источник: https://www.ertanbeyatli.com/mr-zararli-mi-ne-zaman-yapilmali/

Tomografi Nedir, Neden Çekilir, Tomografi Nasıl Çalışır, Tomografi Nasıl Çekilir, Ne Kadar Sürer, Tomografi Zararlı Mı?

Sık Tomografi Çektirmek Zararlı Mı?

Tomografi: İnsan vücudundaki organların X ışınları ve bilgisayar yardımıyla görüntülenmesini sağlayan işlemdir.

Çoğu insanın bilgisayarlı tomografi olarak bildiği tomografinin günümüzde iki türü vardır. Bunlardan biri ilaçlı tomografi diğeri ise ilaçsız tomografidir.

İlaçlı tomografide hastanın şikayetinin olduğu bölgenin veya organın net olarak görüntülenebilmesi için ya anal yoldan ya da damardan enjekte yoluyla kontrast madde olarak adlandırılan bir tür ilaç verilmektedir.

İlaçsız tomografide ise kontrast ilaç verilmeden görüntü alınmaktadır.

İnsan vücudunun farklı açılardan çekilen (kemik, damar ve yumuşak doku kesitleri) ve ultraviyole ışınlarla görüntüleyerek monitöre yansıtılması ile yapılan tomografiyi radyologlar gerçekleştirir.

Radyologlar, elde ettiği röntgeni tedaviyi yürüten doktora ulaştırır. Günümüzde bilgisayarlı tomografi sayesinde birçok hastalığın nedeni net bir şekilde bilinmekte ve doğru tedavisi yapılabilmektedir.

Tomografi ile incelenen insan doku ve hücreleri doğru tedavinin belirlenmesinde büyük bir rol oynamaktadır.

Tomografi Nasıl Çalışır?

Kapalı bir odada dairesel bir cihaz ve hastanın yatacağı bir masadan oluşan tomografi makinesinde dönen motorlu bir alet görüntülemeyi sağlamaktadır.

Bu alet vücudun farklı açılarından röntgen ışınları sayesinde görüntülediği organ, kemik veya dokuları ince bir kesit olarak gösterir. Alınan tüm kesitler birleştirilerek üç boyutlu bir görüntü elde edilir.

Üç boyutlu görüntü üzerinde inceleme yapan doktorlar ister tek tek isterse birleştirilmiş olarak bu görüntüye bakarak hastanın durumu hakkında karar vermektedir.

Tomografi Neden Çekilir?

  • Kemik kırıkları, bozuklukları veya kemik tümörlerinin teşhisinde
  • İç organlardaki yaralanmalar ve iç kanamaların belirlenmesinde
  • Tümör, enfeksiyon veya kan pıhtısının vücuttaki konumunun belirlenmesinde
  • Ameliyat, biyopsi veya radyasyon tedavilerinin planlanmasında
  • Biyopsi veya iğne aspirasyonu gibi belirli girişimsel işlemlerde görüntü sağlanması,
  • Kanser, kalp hastalığı, akciğer nodülleri ve karaciğer kitleleri gibi hastalıkları belirlenmesinde
  • Kemik direncinin ölçülmesi,
  • Kanser tedavisi gibi bazı tedavilerin etkinliğinin izlenmesinde,
  • Kanser evresinin belirlenmesinde,
  • Kolorektal kanser taraşında,
  • Böbrek ve mesane taşları,
  • Ülseratif kolit ve sinüzit gibi enflamatuar hastalıklar

Tomografi Nasıl Çekilir?

Bilgisayarlı Tomografi işlemi yapılmadan birkaç saat önce yeme ve içme bırakılmalıdır.

Giysilerin bir kısmı veya tamamı çıkartılarak hastane önlüğü giyilmektedir. Bu sırada görüntü kalitesini engelleyebilecek kemer, mücevher, piercing, saç tokası, takma diş ve gözlük gibi metal nesneleri çıkartılır.

Bilgisayarlı Tomografi işlemi sırasında hasta masada yatmaktadır.

Bazı Bilgisayarlı Tomografi tiplerinde hastanın yattığı masa sabit cihaz hareketliyken bazı Bilgisayarlı Tomografi tiplerinde ise hastanın yattığı masa hareketli cihaz sabit olabilmektedir.

Hastanın yattığı masa dairesel şeklindeki motorlu röntgen kaynağının içinden geçmektedir. Hasta yapılacak tetkike göre masaya sırt üstü veya yüz üstü yatabilmektedir.

Bilgisayarla Tomografi işlemi sırasında hasta hareket etmeyeceği için rahat bir pozisyonda olması önemlidir. Görüntüleme sırasında hastanın hareket etmesi elde edilecek görüntülerin netliğinde sorun çıkabilmektedir. Bu yüzden işlem sırasında görüntülerin daha net olması için hastanın nefesini tutması istenebilir.

Hastanın rahat etmesi için köpüklü yastık ve kayışlar kullanılabilir.

Bilgisayarlı Tomografi görüntülemesi sırasında makineden sesler gelebilmektedir. Hastanın üzerinde bulunduğu masa görüntüleme sırasında küçük hareketler edebilir.

Bilgisayarlı Tomografi işlemi sırasında hasta odada yalnız kalmaktadır. Ancak radyoloji uzmanının hastayı görebileceği, dinleyebileceği ve konuşabileceği sistem bulunmaktadır.

Tomografi Çektirmeden Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Hamile veya hamile şüphesi olan hastaların doktoruyla bu bilgiyi paylaşması gerekmektedir. Radyoloji doktoru Bilgisayarlı Tomografi yerine başka bir görüntüleme yöntemi önerebilir.

Alerji, diyabet, tiroit veya böbrek yetmezliği gibi rahatsızlıkların bilgisi verilmelidir.

Kapalı alanda kalma korkusu varsa doktorla paylaşılmalıdır.

Kalp pili veya ilaç pompası gibi vücutta takılı olan cihazlarla ilgili bilgi verilmelidir.

Bilgisayarlı Tomografi işleminden önce aç kalınması gerekebilir. Bu konuyla ilgili doktora danışılmalıdır.

Bilgisayarlı Tomografi makinesinin dairesel bölgesi obez hastalar için dar olabilir. Bunun değerlendirmesi daha önceden yapılmalı gerekirse farklı bir alternatif seçilmelidir.

İlaçlı Tomografi nasıl çekilir?

Yumuşak dokuların daha detaylı ve net görüntülenebilmesi için bazen ilaçlı Bilgisayarlı Tomografi çekimleri yapılabilmektedir.

İlaçlı Tomografi çekimlerinde yapılacak incelemenin türüne göre hastaya ağız yoluyla veya damardan enjekte edilerek kontrast madde verilir. Bilgisayarlı Tomografide kullanılan ilaçlar genellikle iyot veya baryum içermektedir.

İlaçlar, garip sıcak bir his veya ağızda metalik bir tat hissettirebilir.

Yemek borusu veya mide taranıyorsa, kontrast madde içeren bir sıvıyı yutmanız gerekebilir.

Safra kesesi, idrar yolu, karaciğer veya kan damarlarının görüntülenmesinde koldaki damardan kontrast ajanları enjekte edilebilir.

Bağırsaklar taranması sırasında rektuma kontrast madde yerleştirilebilir.

İlaçlı tomografi çekiminin ardından hasta bir süre gözlem altında tutulmaktadır. Hastaya damar veya ağız yolundan verilen ilacın idrar yoluyla atılması beklenir. Bu esnada hasta radyoloji doktoru tarafından gözlemlenir.

İlaçlı Tomografinin Yan Etkileri Var Mıdır?

Evet vardır. Tomografi işleminde oral veya damar yoluyla kullanılan ilaçların yan etkileri hayati tehlere de yol açabilmektedir. Özellikle deniz ürünleri ve iyot kontrastına alerjisi olan hastalarda bu çok belirgindir. Bu sebeple hastaya kontrast verilmeden önce hastanın alerji ile ilgili bir takım testler yapılması gerekmektedir. 

Genellikle;

Döküntü

Kaşıntı

Mide bulantısı

Kızarıklık gibi yan etkiler ortaya çıkmaktadır.

Nadir olarak;

Nefes darlığı

Boğazda veya vücudun farklı bölgelerinde şişlik

Böbrek problemleri gibi ciddi alerjik sorunlar yaşanabilmektedir.

Tomografinin Zararları Nelerdir?

Tomografi kullanımında hastaların en çok merak ettiği konuların başında alınan radyasyon miktarının bir soruna yol açıp açmadığıdır.

Tomografi kanama, kan pıhtıları veya kanser gibi hayati teh çıkartabilecek durumlarında teşhisinde hayat kurtarıcıdır. Ancak tomografi görüntüleme sırasında X ışınları kullanır ve tüm ışınları iyonlaştırıcı radyasyon üretmektedir. Tomografi cihazları detayla görüntüleme elde ettiği için radyasyon miktarı röntgen sırasında alınan radyasyondan daha fazladır.

Son dönemlerde gelişen teknoloji ile daha hızlı ve düşük dozlu radyasyon ile saniyeler içinde neredeyse tüm vücut taranabilecek cihazlar ile tomografi çekilebilmektedir. Böylece tomografi işleminden ölümcül bir kanser gelişmesi riskini ikibinde bir oranına düşürmektedir.

Tomografi Hamilelere Zarar Verir Mi?

Evet verir. Bu sebeple tomografi işleminden önce hastanın radyoloji doktoruna hamile olup olmadığını veya hamilelikle ilgili şüphelerini mutlaka söylemesi gerekir.

Özellikle karın veya pelvis bölgesi ise görüntülenen bölgede bebeğin radyasyona maruz kalma riski vardır. Pelvis veya karın bölgesinin görüntülenmesi gereken durumlarda MR veya ultrason gibi seçeneklerin değerlendirilmesi gerekir.

Bu hususta radyoloji doktoru gereken yönlendirmeyi mutlaka yapacaktır. 

Çocuk ve Bebeklere Tomografi Çekilir Mi?

Çocuklarda ve bebeklerde tomografi çekilir. Fakat tomografi çekimlerinde vücudun hareketsiz durması gerekmektedir. Bu sebeple bebeklerde ve çocuklarda tomografi çekilecekse hastaya sakinleştirici ilaç verilip tomografi öyle çekilir. 

Tomografi Bebeklere ve Çocuklara Zarar Verir Mi?

Radyasyonun tüm canlılara zarar verdiğini unutmamak gerekir. Bu sebeple, özellikle büyüme döneminde hücrelerin hızlı bölünmesi çocukları radyasyona karşı duyarlı hale getirebilmektedir. Ömür süreleri yetişkinlerden daha uzun olan çocukların radyasyona az maruz kalmaları gerekir. 

Yapılan araştırmalara göre, 15 yaşından önce çoklu tomografi taraması geçirmiş çocukların 10 yıl içinde lösemi ve beyin tümörü riskinde artış olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan çocuklarda düşük doz kullanımlar ve ilerleyen teknoloji ile hızlı çekimler bu tarz hastalık riskini minimuma düşürmektedir.

Tomografi Çektirmek Can Acıtır Mı? Ağrılı Bir İşlem Midir?

Bilgisayarlı Tomografi tamamen ağrısız bir görüntüleme işlemidir. Tomografi çekimi sırasında hareketsiz durmak veya nefesi bir süre tutmak rahatsızlık hissi verebilir. İlaçlı tomografi çekimlerinde de kullanılan kontrast maddenin yan etkileri görülebilir.

Tomografi ve MR Arasındaki Fark Nedir?

Tomografi görüntüleme tekniğinde x ışınlarını yani radyasyonu kullanırken, Manyetik Rezonans (MR) görüntülemede manyetik alanlı radyo dalgalarını kullanır.

Manyetik Rezonans (MR) daha çok beyin omurilik hastalıkları, sporcu yaralanmaları, kas iskelet sistemi, nörolojik hastalıkları gibi rahatsızlıkların teşhisinde ön plana çıkmaktadır. Tomografi ise kesitsel 3 boyutlu görüntü almak için kullanılmaktadır.

Tomografi Manyetik Rezonans görüntülemesine göre çok daha hızlı sonuç vermektedir.

Tomografi Çektirmek Kaç Dakika Sürer?

Bilgisayarlı Tomografinin süresi taranacak alanın boyutuna bağlıdır. İlerleyen teknoloji sayesinde birçok görüntüleme saniyeler içinde bile tamamlanabilmektedir. Genel anlamda birkaç dakika ile 30 dakika arasında değişen görüntüleme süreleri bulunmaktadır.

Tomografi Zararlarını Azaltmak İçin Neler Yapılmalıdır?

Tomografi radyasyon ile görüntüle sağladığı için düşük ihtimal de olsa uzun vadede hem yetişkinlerde hem de çocuklarda kanser gibi istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Tomografinin zararlarından kurtulmak için alınabilecek bir takım önlemler bulunmaktadır.

Tedavi ve teşhisiniz için bilgisayarlı tomografi görüntülemesine alternatif başka yöntemlerin olup olmadığını araştırın.

Tomografi görüntülemesine gerek olmadığının söylendiği durumlarda ısrarcı olmayın.

Hamileyseniz veya hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız bu bilgiyi doktorunuzla paslaşın.

Koruyucu bir kalkan kullanılıp kullanılmayacağını sorun. Siz veya çocuklarınız röntgen çekiyorsa, bir kurşun önlük veya başka bir kalkan kullanılıp kullanılmayacağını sorun.

Kullanılan ilaçların listesi gibi daha önce X ışınlarının kullanıldığı görüntüleme yöntemlerinin de listesini tutun.

Özellikle çocuklarda düşük doz radyasyon kullanılıp kullanılmadığını kontrol edin.

Tomografi ile taranan vücut bölgesi, en küçük gerekli alanla sınırlı olmalıdır.

Birçok teşhis için çok yüksek görüntüleme kalitesine gerek bulunmamaktadır. Yüksek görüntüleme kalitesi yüksek oranda radyasyon anlamına gelmektedir. Çoğu durumda düşük dozlu görüntüler tanı için yeterli olabilmektedir.

Tomografi Sonuçları Nasıl Okunur?

Tomografi görüntüleri elektronik veri dosyaları olarak saklanır ve genellikle bilgisayar ekranında gözden geçirilir. Radyoloji doktorları bu görüntüleri yorumlar ve rapor olarak gönderir.

Doktor eldeki görüntülerde tümör, kan pıhtısı, kırık veya diğer anormallikler görmediyse tomografi sonuçları normal olarak kabul edilir.

Tomografi taraması sırasında herhangi bir anormallik tespit edilirse, bulunan anormallik türüne bağlı olarak başka testlere veya tedavilere ihtiyaç duyulabilir.

Источник: https://www.tgrthaber.com.tr/aktuel/tomografi-nedir-neden-cekilir-tomografi-nasil-calisir-tomografi-nasil-cekilir-ne-kadar-surer-tomografi-zararli-mi-2639492

Radyasyon korkusu: Mammografi zararlı mı? Tomografi zararlı mı? Çektirmeyelim mi? (1)

Sık Tomografi Çektirmek Zararlı Mı?

Sıklıkla bu soruları duymaya başladık. Bir yandan sevindirici; toplumda kendi sağlığını korumaya yönelik bilinç ve hassasiyetin arttığını gösteriyor.

  Diğer yandan, her konuda olduğu gibi korunmada da abartıya  kaçınca, gerekli durumlarda hasta ya da bireyi gerekli radyolojik tetkiki yaptırmaya ikna edemiyoruz ve hastalık ilerliyor ya da teşhis konamıyor.

İhmal ya da bilinçsiz korku, özellikle konu kanser olunca, üzücü veya geri dönülmez sağlık kayıpları doğuruyor.

Peki, haklı yanları  da olan bu soruna nasıl yaklaşmalıyız?

’’Yaptırdığım mamografi, akciğer grafisi veya tomografi (CT yada BT) ne kadar radyasyon verir? Mamografi ya da tomografi vücuduma ne kadar zarar verir? Bu tetkiki yaptırmam gerekli mi? Bana yararı nedir? Sonuçta risk ve fayda dengesinde hangisi benim için daha fazla?Diğer deyişle attığım taş ürküttüğüm kurbağaya değer mi? Ya da, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan mı oluyorum?

Önce bilgi:

Radyasyon, dünyanın var oluşundan bu yana bizimle birlikte olan bir enerji/madde. Güneş ışığı, toprak, elektronik cihazlar, evlerin zemini, uçak yolculukları… vb radyasyon kaynağı.

Fizik tanımıyla, radyasyonu, enerjinin dalga ve tanecik olarak boşlukta ya da materyal vasıtasıyla yayılması veya iletilmesi olarak tanımlayabiliriz.

Bu durumda kulağımıza yapıştırdığımız ve çok sevdiğimiz cep telefonları dahi manyetik dalga içeriyor.

İyonize edici olmayan (non-iyonizan) diye adlandırılan radyasyonlara gelince; zaten günlük hayatımızın parçası halindeler. Radyo dalgaları, mikrodalga fırınları ve ışık dalgaları gibi diğer iyonize olmayan radyasyonların enerjisi düşüktür ve hücreleri iyonize edemezler.

Vücudumuzdaki dokular ile temasında ana etkisi ısınmadır. Bu tür radyasyonun yoğunluğu, aşırı ısıtmaya neden olacak kadar yüksek ise etkileştiği hücrelere zarar verebilir. Ama ultraviyole radyasyon hem iyonize edici, hem de iyonize olmayan radyasyonun bazı özelliklerine sahiptir.

Ultraviyole radyasyon, atomları iyonize etmek için yeterince enerjiye sahip olmaksızın, kimyasal bağları değiştirebilecek yeteneğe sahiptir.

Ultraviyole spektrumunun Dünya'nın atmosfere nüfuz eden kısmı iyonlaşmayan özellikteyken, bu radyasyon, insanınki gibi biyolojik sistemlerde, ısıtma etkileriyle açıklanandan çok daha fazla hasara neden olur; güneş yanığı iyi bilinen bir örnektir.

Tıbbi radyografi ve Tıbbi radyasyon neden kullanılıyor?

Radyasyon ve radyoaktif maddeler tanı ve  tedavi için kullanılır. Örneğin, röntgen ışınları kaslar ve diğer yumuşak dokuları kolayca geçer ancak kemik gibi yoğun maddelerde emilerek durdurulur.

X-ışınlarının bu özelliği, ortopedide kırık kemiklerin veya vücuttaki kanserlerin bulunmasını sağlar.  Nükleer Tıp uzmanı doktorlar, bir radyoaktif madde enjekte ederek ve madde vücudun içinden geçerken verilen radyasyonu izlerler.

Bu yolla, özellikle kanser gibi bazı hastalıklarda teşhis ve tedaviye yön verecek değerli bilgiler bulurlar. Bu bilgiler bazen hasta için hayat kurtarıcı (yanlış tedavi veya ameliyat kararını düzelterek) tedavi değişikliklerine neden olur.

Örneğin, kanserinin yayıldığı düşünülen hastada, PET-CT ile hastalığının yayılmadığı ortaya çıkarsa; ameliyat ve diğer tedavilerle kurtarılabilir. Bazı kanser tiplerinde 10 hastadan 1-2 sinde PET-CT, verdiğim örnekteki gibi tedavi kararını değiştirebiliyor.

Radyoterapi neden kullanılıyor?

Kanserin bizzat tedavisinde kullanılan radyasyon da iyonlaştırıcı radyasyondur. Çünkü gelen radyasyon enerjisi nedeniyle (yumruk yemiş gibi olan) atomlar, elektronları (yumruğun etkisini) atlatırken, dokuların hücrelerinde iyonlar (denge bozuklukları ve hasarlar) oluştururlar.

Bu etki, hücreleri öldürebilir veya genlerini değiştirebilir, böylece hücreler büyüyemez. Hedef kanserli dokuysa, sonuç  güzeldir; kanserin kaybolması, gerilemesi ya da verdiği şikayetlerin azalmasıdır.

Ama aynı şeyi sağlıklı dokularımızdan radyasyon geçerken yaptığı etki için söyleyemeyiz; çeşitli derecelerde tahribat yapar.

Mamografi, tomografi ve röntgen çektirirken ne kadar radyasyon alıyoruz?

Akciğer grafisi, mamografi, tomografi ve PET-CT incelemelerinde vücudumuz radyasyon alır. Özellikle tomografi ve PET-CT ile alınan radyasyon dozu, düz grafiye (röntgene) göre çok fazladır.

Etkili doz birimi milisivert (mSv) olarak adlandırılır ve bu birimle alınan radyasyonun miktarın karşılaştırırsak;  Akciğer grafisi= 0.01–0.14mSv ; mamografi= 0.26–0.46mSv ; Akciğer tomografisi= 4.4–11.8mSv civarındadır.

Koroner CT anjiogram 16mSv civarındadır.

Diğer yandan bakıldığında, hepimiz her gün çevremizde doğal olarak oluşan iyonize radyasyona (yeryüzünden vs) bir miktar maruz kalmaktayız.

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ortalama bir kişinin, radon ve radyasyon gibi doğal olarak çevresinde bulunan radyoaktif maddelerden yılda yaklaşık 3 mSv oranında etkili doz aldığı düşünülmektedir.

Karşılaştırma yaparsak: akciğerin(toraks) düşük doz tomografi ile taramasından (1.5 mSv)  maruz kalınan radyasyon ile çevresel doğal ortamımızdan 6 ayda aldığımız radyasyon benzer miktarlardadır.

Hipokrat’ın ‘’önce zarar verme’’ düsturuyla başlarsak; radyasyonun kesin zararsız olduğubilinen bir miktarı yoktur. Yani zararsızdır demek bilime aykırı olur. Gereksiz yapılan her radyasyonlu tetkik, bile bile zarar riskini arttırmak demektir.

‘’Benim kuşkularım var bir tomografi çektirmek istiyorum. İçim görülsün.’’ demek, sözün özü radyasyonun zararları anlamında tipik bir ‘’cehalet’’ demektir. Hasta ısrar etti diye ‘’gel sana bir tomografi çektirelim’’ demek te benzer ‘’tıbbi cehalet’ ’tir.

Öyleyse yine yazının başına dönelim; Ne yapacağız?

Kar/Zarar veya Risk/Fayda muhasebesi:

Örneğin, akciğer kanseri gelişme riski yüksek bireylerde, kanser tarama amaçlı düşük dozlu akciğer tomografisi çekilir.  Çok tartışma kopardı, sonuçta erken tanının akciğer kanserinden ölüm riskini azalttığı gösterildi. Ama sigaramızdan bir duman çekip, ‘’acaba tomografi zararlı mı’’ diyorsanız, bu yazıyı okumanıza da gerek yok. Sigara, şişmanlık, hareketsizlik, stres radyasyon kadar tehli.

Tanı için çekilen tomografi işleminde, alınan etkili dozların tipik olarak 1 ila 10 mSv aralığında olduğu sanılmaktadır.

Bu aralık, maalesef, atom bombalarının kurbanlarından bazılarının aldığı en düşük doz olan: 5- 20 mSv'nin aralığından daha düşük değildir.

Diğer yandan bakıldığında, hepimiz her gün, çevremizde doğal olarak oluşan iyonize radyasyona (yeryüzünden vs) bir miktar maruz kalmaktayız.

10 mSv ile BT incelemesi, ölümcül kanser gelişme olasılığını yaklaşık 2000 kişide 1 olasılıkla arttırabilir. ABD nüfusundaki ölümcül kanserin doğal sıklığı, yaklaşık 5 hastada 1’dir (2000 kişide 400’e eşittir).

Bir başka deyişle, herhangi bir kişide aldığı radyasyona bağlı kanser oluşma riski, doğal nedenle oluşan kanser riskinden çok daha küçüktür.

Bununla birlikte, radyasyona bağlı kanser oluşma riskindeki bu küçük artış, çok sayıda insana belirli bir fayda sağlayan tomografik (CT) tarama işleminin yerli yersiz yapılarak artması durumunda, bir halk sağlığı sorunu haline gelebilir.

Buradan çıkacak sonuç: radyasyonun yıllar sonra bizzat neden olabileceği dolaylı kanserin riski az görülse de, gerekmedikçe radyasyonlu inceleme yapmamak gerekir.

(*Haftaya -yazının 2. bölümü- ağırlıklı olarak mammografi ele alınacaktır)

Источник: http://www.insanhaber.com/saglik/radyasyon-korkusu-mammografi-zararli-mi-tomografi-zararli-mi-cektirmeyelim-h101614.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.