Sinüzit Tedavisinde Endoskopik Sinüs Cerrahisi

Endoskopik sinüs cerrahisi (Navigasyon yöntemi ile)

Sinüzit Tedavisinde Endoskopik Sinüs Cerrahisi

Evet, yeni doğmuş bir bebeğin bile çok küçük olsa dahi sinüsleri vardır. Başlangıçta bezelye büyüklüğünde olan bu boşluklar burnun içinden yüz ve kafatası kemiklerinin içine doğru genişleyen boşluklardır.

Çocukluk ve genç erişkinlik çağında büyümeye ve genişlemeye devam eder. Hava cepleridirler.

Burnun iç yüzünü kaplayan zarın aynısı tarafından kaplanmaktadırlar ve bir kurşun kalem başı büyüklüğünde açıklarla burun boşluğuna bağlanırlar.

Sinüsler ne işe yarar?

Sinüsler normal salgı (mukus) oluşturan burun, sisteminin bir parçasıdır. Normal olarak burun ve sinüsler günde yaklaşık olarak yarım litre mukus salgılar.

Üretilen mukus burun örtüsü (mukoza) üzerinde hareket ederek bakterileri, havayla taşınan partikülleri ve toz parçacıklarını temizlerler. Sonra bu mukus geriye boğaza süzülür ve yutulur.

İçindeki parçacıklar ve bakteriler mide asidi tarafından parçalanır. Birçok insan bunun farkında değildir çünkü normal bir vücut fonksiyonudur.

Burun gerisine akıntı ne demektir?

Burun içi; hava kirliliği tarafından, allerjiye neden olan maddeler tarafından, dumanla veya virüsler tarafından rahatsız edildiğinde normalden çok fazla mukus üretir. Bu burun zarlarındaki allerjik maddeyi yıkayıp uzaklaştırmak amacıyla bol miktarda üretilmiş, berrak su gibi bir salgıdır. Burun arkasına doğru su gibi bir salgı oluşur.

Arkaya akıntının en önemli nedeni bu olaydır. Bir başka tipte ise mukus yapışkan ve kıvamlıdır. Bu, hava yollarının çok kuru olduğu ve zarların yeterince sıvı salgılıyamadığı durumlarda görülür.

Bakteriler tarafından oluşturulan enfeksiyonlarda da yapışkan ve kıvamlı mukus gözlenir aynı zamanda cerahatten dolayı mukusun rengi sarı veya yeşil olabilir.

Sinüs nedir?

“-it” eki tıpta enfeksiyon veya enflamasyonu ifade eder. Bu nedenle sinüzit, sinüslerin enfeksiyonu veya enflamasyonudur. Tipik bir akut sinüzit vakası soğuk algınlığı veya allerjik bir atak sonucunda fazla miktarda mukus salgılanması ile ortaya çıkar.

Zarlar o kadar çok şişebilir ki sinüslerin küçük açıklıkları kapanır. Hava ve mukus burun ile sinüsler arasında rahat hareket edemezse mukus sinüsler içinde birikir ve basıncın artmasına neden olur.

Hangi sinüsün etkilendiğine bağlı olarak yüzde veya alında üzerine basmakla oluşan, gözler arasında veya gerisinde, yanaklarda ve üst dişlerde ağrıya meydana gelir. Çıkışı kapalı ve mukus dolu bir sinüs bakterilerin üremesi için çok uygun bir ortamdır.

 Soğuk algınlığı normalden fazla sürerse ve sümüğün rengi yeşil-sarıya dönerse veya garip bir tat oluşursa muhtemel bakteriyel enfeksiyon gelişmiştir. Akut sinüzit olgularında yüzdeki ve alındaki ağrı çok kötü olabilir. Sinüs çıkışının uzun süre kapandığı durumlarda kronik sinüzitgelişir.

 Baş ağrısı az görülür ancak akıntı ve kötü koku devam eder. Enflamasyonun çok aşırı olması sonucunda polip adı verilen oluşumlar gelişir. Bazı sinüzit olguları üst dişteki enfeksiyonun sinüse geçmesi sonucunda oluşur.

Sinüzit tehli midir?

Sinüzit olgularının büyük çoğunluğu tıbbi tedaviye cevap verir ve tehli değildir. Bununla birlikte sinüs içindeki bir enfeksiyon hem göze hem de beyne çok yakındır.

Enfeksiyonun göze veya beyine yayılması çok nadirdir. Enfeksiyonlu sinüslerden akan mukus akciğerler için sağlıklı değildir.

Böylece sinüzit; bronşit, kronik öksürük veya astım ı ya azdırır yada bunların ortaya çıkmasına neden olur.

Sinüzit baş ağrısı nedir?

Soğuk algınlığı sırasında veya burun örtüsü şiştiği ve burnun aktığı zamanda veya burun sümükle dolu olduğunda yüzde, yanaklarda, alında veya göz çevresinde ortaya çıkan baş ağrısı muhtemelen sinüzit ağrısıdır. Sinüs enfeksiyonu buna neden olur. Bir başka tür sinüs baş ağrısı ise uçak inmek üzere alçaldığı zaman ortaya çıkar.

Bu özellikle soğuk algınlığınız veya aktif allerjiniz varsa belirgin olur (buna “Vakum Baş Ağrısı” denilir). Maalesef sinüs baş ağrısıyla karıştırılabilecek birçok başka neden vardır.

Örnek olarak migren ve diğer damar kaynaklı baş ağrıları veya gerginlik baş ağrısı hem alın ve göz çevresinde ağrı oluşturması hem de burun akıntısına da neden olabilmelerinden dolayı sinüzit ile karıştırabilirler. Ancak bu tip baş ağrıları doktor müdahalesi olmadan kısa sürede gelip geçerler.

Doktor müdahalesi olmadan uzun süren ve ancak antibiyotik tedavisiyle düzeltilebilen sinüzitten farklıdırlar. Bununla birlikte arada sırada gelen, bulantı ve kusmaya neden olan baş ağrısı daha ziyade migren baş ağrısıdır. Şiddetli, sık ve uzun süren baş ağrılarının tanısı için mutlaka doktora baş vurulmalıdır.

Kimler sinüs problemi ile karşılaşırlar?

Gerçekte herkes sinüs enfeksiyonu geçirebilir ancak bazı gruplar daha hassastırlar. Allerjisi olanlar : Bir allerji atağı soğuk algınlığı gibi mukozanın şişmesine, sinüs kanallarının kapanmasına, mukus akımının engellenmesine ve bakteri enfeksiyonuna neden olur.

İyi nefes almayı ve mukus akışını engelleyecek yapısal burun bozuklukları olanlar : Örnek olarak kırık bir burun veya septum deviasyonu (septum burun delikleri arasında burnu sağ ve sol olmak üzere ikiye bölen kıkırdak bir yapıdır. Bunun bir tarafa doğru eğilmesine deviasyon denir.

) Sık sık enfeksiyona maruz kalanlar: Okul öğretmenleri ve sağlık personeli hassastır. Sigara içenler: Tütün dumanı, nikotin doğal direnç mekanizmasını bozarlar.

Doktor sinüslerim için ne yapacaktır?

Kbb Doktorunuz size soluk alıp vermeniz, burun akıntınızın rengi ve kokusu ve hangi olayların (günün hangi saatinde veya hangi mevsiminde ) bu bulgulara neden olduğu ile ilgili sorular soracaktır.

Baş ağrınızı tarif etmeye hazır olun; Ne zaman ve hangi sıklıkta olduğu, ne kadar sürdüğü, bulantı, kusma, görme bozukluğu, veya burun tıkanıklığı ile ilişkili olup olmadığı.

 Kulak Burun Boğaz uzmanı özellikle mukozanın görünüşüne ve salgının niteliğine dikkat ederek kulağınızı, burnunuzu, ağzınızı, dişlerinizi, ve boğazınızı muayene edecektir. Burnunuzdaki hassasiyeti inceleyecektir. Bazı durumlarda sinüslerinizin röntgen fılmi gerekli olabilir.

 Sinüzit tedavisi doktorunuzun koyduğu teşhis ile bağlantılı olacaktır. Enfeksiyonlar için antibiyotik tedavisi veya cerrahi müdahale bazen de her ikisi birden gerekebilir. Akut sinüzit çoğunlukla antibiyotik tedavisine yanıt verirken kronik için genellikle cerrahi müdahale gerekmektedir.

Son yıllarda uygulanan Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS) bu hastalıkların çözümünde uygulanan basit bir tekniktir. Sonuçlar oldukça başarılıdır. Eğer bulgular allerji, migren veya sinüzite benzeyen bir başka nedenden dolayı ise doktorunuz alternatif bir tedavi planı uygulayacaktır.

Sinüslerim için ben ne yapabilirim?

Soğuk algınlığı olduğunuz zaman buharla nemlendirici kullanın. Allerjiniz varsa bunu kontrol edin. Yatağınızın baş tarafı daha yükseltilmiş bir şekilde uyuyun.

Dekonjestanlar kullanılabilir ancak içlerindeki kimyasal maddeler adrenalin gibi etki gösterebileceğinden yüksek tansiyonu olanlarda riskli olabilir. Aynı zamanda bunlar uykusuzluğa neden olan uyarıcıdırlar. Kullanmadan önce doktorunuza baş vurun.

Burnunuzu tahriş eden kirleticilerden, özellikle sigara dumanından uzak durun. Dengeli beslenin, düzenli egzersiz yapın.

Enfeksiyonu olduğunu bildiğiniz insanlarla ilişkilerinizi sınırlamaya çalışın bu olmuyorsa bir takım önlemler alın (el yıkamak, ortak havlu ve önlük kullanmamak). Birçok reçetesiz sinüs ilacı satılmaktadır ancak uygun bir tanı koyulmadan bunları kullanmak doğru değildir.

En iyisi sizi muayene eden ve sizin şikayetlerinizi bilen doktorunuzun verdiği ilaçları kullanmaktır.

Çocuklarda Sinüzit

Çocuklardaki kulak burun bogaz hastalıklarıyla ilgili problemlerin çok büyük bir bölümü direkt ya da indirekt olarak allerji ile ilgilidir. Çocukların %10’unda allerjik nezle olduğu tahmin edilmektedir.

Çocukluk çağı sinüzitlerinde de altta yatan bir allerjik hastalığın gözden kaçırılmaması gerekir.

Akut enfeksiyon atakları dışında kalan sürelerdeki bir takım bulgular, bize allerjik hastalık konusunda çok önemli bilgiler verir.

Burun akıntısı, egzema, sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, uykuda düzensizlik, huzursuz ve hırıltılı ya da horlayarak uyuma, sık tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları, ailede anne ya da babada allerji öyküsü ilk olarak sorguladığımız özelliklerdir. Allerjik nezle mevsimsel ya da yıl boyu süren sekillerde karşımıza çıkabilir.

Elbette ki sık sık tıkanan bir burunda, hava sirkülasyonunun iyi olmadığı bir burunda, sinüzit gelişme riski çok daha fazladır. Özellikle soğuk kış aylarında, gripal enfeksiyonların yoğun yaşandığı dönemlerde basit bir nezle bu tip hastalarda sinüzit atağı haline kolayca dönüşebilir.

Sinüzit normal şartlarda en geç 6-8 hafta içinde iyileşen bir hastalıktır. Belirtiler 12 haftadan daha uzun sürerse ve akut ataklar halinde seyrediyorsa artık kronik bir sinüzitten bahsetmeye başlarız. Kişide bağışıklık sorunu olup olmadığından sistemik diğer birçok hastalığa kadar araştırılması ve elimine edilmesi gerekir.

Örneğin özellikle çocuklarda burunda bir yabancı cisim(oyuncak parçası, gıda maddesi, boncuk vs…) burunda kötü kokulu akıntı ve sinüzite neden olabilir. Bunların iyice araştırılıp tedavinin buna göre düzenlenmesi son derece önemlidir.

Özellikle çocuklardaki sinüzitlerde elbetteki enfeksiyonun durumuna göre gerekiyorsa antibiyotik ve diğer destekleyici tedaviler uygulanmakta ancak geniz eti, ileri derecede büyük bademcik, burun polibi dediğimiz et büyümeleri gibi burun tıkanıklığına neden olan bir obstrüksiyon nedeni varsa cerrahi yöntemle solunum yolunun açılması gerekebilir. Hatta kronik sinüzit tanısı koyduğumuz hastalarımızda pediatrik grupta da endoskopik sinüs cerrahisi uygulamaktayız.

Endoskopların tıp alanında yaygın kullanımıyla birlikte burun cerrahisinde yeni bir dönem başladı ve eskiden uyguladığımız birçok cerrahi tekniği artık kullanmaz olduk. Eğer medikal tedaviyle sinüzit iyi edilemiyor ise ve çekilen filmlerle de ameliyat gerekliliği saptanmış ise endoskopik sinüs cerrahisi çocuk hastalarda da başarıyla uygulanabilmektedir.

Источник: http://www.ekolkbb.com/endoskopik-sinus-cerrahisi-navigasyon-yontemi-ile

Sinüs Hastalıklarında Kullanılan Endoskopik Cerrahi İşlemleri Nasıl Yapılır?

Sinüzit Tedavisinde Endoskopik Sinüs Cerrahisi

Anasayfa›Endoskopi›

Üst solunum yollarında meydana gelen kronik sinüzit için genelde endoskopik cerrahi işlemleri kullanılır. Gelişen teknoloji sayesinde bu uygulama oldukça basit ve hızlı şekilde yapılır.

Üst solunum yolunda meydana gelen enfeksiyonların sonucunda sık şekilde meydana gelen hastalarından bir tanesi de sinüzittir. Yüz kemiklerinin iç kısmına yerleşen ve yerleşmiş oldukları kemiklerinin adlarını alan, boyutları ise kişiden kişiye göre değişen ve gelişimleri ile farklı hava boşluklarına sinüs adı verilir.

Bu sinüsleri etkileyen iltihap durumlarına ise sinüzit adı verilmektedir. Sinüs ve burun boşluğu kısımlarına döşenmiş olan hücreler hava içinde bulunan yabancı mikroorganizmaları ve partikülleri salgıların yardımı ile parçalayarak ve hareketlendirerek sinüs kısmının ağızlarına ve bu bölgeden de burun boşluklarına doğru hareket ettirmektedir.

Burun boşluklarında bulunan akım kişinin geniz bölgesine doğru gider ve buradan terk eder. Salgı sürekli olarak üretilmektedir ve salgıdan kaynaklı temizlik işlemleri de sürekli olarak devam eder. Sinüs bölgesinde meydana gelecek olan sorunlar sinüzitlere sebep olur. Üst solunum yolunda meydana gelen enfeksiyonlar hemen hemen her yaşta gözlemlenir.

  Yapılan bir araştırma sonucunda her sene insanların bir ya da birkaç kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdiği ve bunların hemen hemen %10 kısmında sinüzit geliştiği ortaya çıkmıştır. Sinüzitin tedavi edilmesi ise durumuna göre endoskopik cerrahi işlemleri ile yapılabilmektedir.

Endoskopik sinüs cerrahisi ameliyatı işlemleri kronik sinüzitten başka aşağıda var olan durumlarda da uygulanır.

  • Hipofiz tümörlerinde
  • Sinüs ve burun bölgesinde var olan beyin omurilik sıvılarının kaçaklarında
  • Sinüs tümörlerinde
  • Burun tümörlerinde
  • Gözyaşı kanallarında var olan tıkanıklık durumlarında
  • Görme sinirlerinde bulunan sıkışlıklarda ve yaralanmalarda
  • Troid oftalmopatisi durumlarında da uygulanır.

Endoskopik Sinüs Cerrahisi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Endoskopik sinüs cerrahisi ameliyatı esnasında balon, navigasyon, microdebrider tarzında geliştirilen ileri teknoloji aletler kullanılmaktadır. Bu aletlerin kullanımı uzman ile hastanın konforlu bir ameliyatı başarmalarına olanak sağlar. Uygulama genel anestezi altında yapılır.

Endoskopik sinüs cerrahi ameliyatı süresi patolojik durumun yaygınlığına, estetik cerrahisine, burun içinde bulunan eğikliğin düzeltilmesini anatomi durumlarının düzeltilmesine, burun eti küçültmesine ve diğer müdahalelere göre değişkenlik göstermektedir.

Bir adet sinüse müdahale etmenin süresi ile üç adet sinüse müdahale etmenin süresi farklıdır. Bir adet sinüse müdahale 15 dakika içinde tamamlanırken. Tüm sinüslerde patolojinin temizlenmesi işlemi 2 saat sürebilir. Endoskopik sinüs ameliyatı sonrası burnun iç kısmına tampon koymaya gerek bulunmaz.

Ameliyat esnasında gelişen teknoloji ile desteklenen teknik açıdan özen içinde geliştirilen fonksiyonel aletler kullanılır. Bundan kaynaklı olarak da ameliyatın komplikasyonları oldukça azdır.

Ameliyatın bitmesinde sonra ameliyat bölgesine iyileşme ve kanama esnasında meydana gelebilecek doku yapışıklıkların ortadan kaldırmak amacı ile belli başlı materyaller ve özel tamponları yerleştirilir. Bunlar solunumu olumsuz şekilde etkilemez.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Endoskopik cerrahi işlemi yapılacak olan ameliyatlarda teknik açıdan üst düzey cihazların kullanımı yapıldığı için eski döneme göre hastalar daha rahat bir iyileşme süreci geçirir. Ameliyatın sonrası iyileşmeyi hızlandırmak için aşağıda bulunan detaylara dikkat etmek gerekir.

  • Özellikle ağrıların için uzman hekimin önerdiği tüm ilaçların düzenli bir şekilde kullanılması gerekir.
  • Ameliyatı sonrası 24 ya da 48 saat süresinde burun tıkanıkları yaşanabilir. Bundan kaynaklı hasta ağız kısmında nefes almak zorunda kalır. Hemen hemen 72 saat sonra düzenli nefes almaya başlanır.
  • Burun bölgesinde gerçekleşecek olan iyileşme ameliyatın türüne göre değişkenlik gösterir. İyileşme süreci 2 ila 6 haftalık süreyi bulabilir. Bu süreç içinde uzmanın önerdiği kontrollere ve pansumanlara düzenli bir şekilde gitmek gerekir. Aksatılmaması çok önemlidir.
  • Uzman hekimin önermesi durumunda burun içi temizlenmesi için sprey kullanılır.
  • Uzman hekim izin veresiye kadar burun içi sümkürülmemelidir.
  • Burun içine kesinlikle musluk suyu çekilmemelidir.
  • Ameliyattan 48 saat sonra ya da burnun içinde bulunan tamponların alınmasından sonra bölge hafif şekilde temizlenmelidir. Temizlenip temizlenmeyeceği uzman hekim hastaya belirtir.
RADYOLOJİ UZMANIUzm. Dr. Nahas Hikmet KESKİNEĞE Mrtomografi.com'da yayınlanan tüm makaleler, Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi uzmanlarının kontrolünde doğrulanır, düzenlenir ve yayına uygun hale getirilir. MRTomografi.com web sitesinde okuduğunuz makaleler ile ilgili tüm şikayetlerinizi, önerilerinizi ve düşüncelerinizi iletişim sayfamızdaki formu doldurarak gönderebilirsiniz.

(Oyunuz ilk olacak)

Yaptığınız oylama bu makalesini değerlendirmek ve sonuçlara göre yenilemek için kullanılacak. Loading…

Источник: https://mrtomografi.com/endoskopik-sinus-cerrahisi

Endoskopik Sinüs Ameliyatı

Sinüzit Tedavisinde Endoskopik Sinüs Cerrahisi

Sinüs hastalıklarının ameliyat ile tedavisinde kullanılan güncek teknik endoskopik sinüs cerrahisidir (ESC).

ESC sırasında dışarıdan herhangi bir kesi yapılmadan burun deliklerinde yerleştirilen ve cerrahi sahanın detaylı görüntüsünü sağlayan endoskoplarının yanından kullanılan bazı aletler yardımı ile sinüslerdeki patolojilere müdahale edilmektedir.

ESC günümüzde kronik sinüs iltihapları başta olma üzere, sinüs tümörleri, ön kafa kaidesi yaralanmaları, travmaya bağlı göz çukuru hasarları, beyin omurilik sıvısı (BOS) kaçakları ve görme siniri basısı gibi durumların tedavisinde güncel tedavi seçeneği olarak en fazla sayıda yapılan cerrahilerden birisidir. Aynı zamanda minimal cerrahi travma yaratma avantajı nedeni ile göz yaşı kesesi drenaj ameliyatlarında (Dakriosistorinostomi) ve hipofiz bezi tümörlerinin cerrahi tedavisinde (Endoskopik hipofizektomi) giderek artan oranlarda tercih edilmektedir.

Burun çevresindeki sinüslerin bulunduğu bölgelerin dar, anatominin karmaşık olması ve beyin, gözler, görme sinirleri, gözyaşı kanalları, şah damarları gibi önemli organ komşulukları endoskopik sinüs ameliyatlarında eğitim ve tecrübe yanında düşük hata payı ile yüksek teknik beceriyi gerekli kılmaktadır.

İçindekiler

Kronik sinüs hastalıklarında uygulanan endoskopik ameliyatlarda başlıca;

  • İltihaplı dokuların/poliplerin temizlenmesi
  • Sinüsleri burna bağlayan boşalma kanallarının açılarak genişletilmesi
  • Konka bülloza, birden fazla sinüs boşalma deliği (aksesuar ostium), anormal mukoza temas bölgeleri gibi anatomik problemlerin düzeltilmesi işlemleri yapılmaktadır.

Endoskopik sinüs cerrahisi sırasında özellikle navigasyon, balon, microdebrider gibi ileri teknolojik cihazların kullanıldığı ameliyatlarda hasta ve cerrahın konforu açısından genel anestezi tercih edilmektedir.

Cerrahi süresi patolojinin yaygınlık derecesine ve aynı ameliyatta yapılacak burun içi eğikliği düzeltilmesi, estetik burun cerrahisi, burun eti küçültülmesi, anatomik varyasyonların düzeltilmesi gibi ek müdahalelerin olup olmamasına göre değişmektedir. Tek bir sinüse müdahale 15 dakika civarında sürerken tüm sinüsleri tutan patolojinin temizlenmesi iki saati geçebilmektedir.

Nadir durumlar dışında sinüs cerrahisi sonrasında burun içerisine tampon konulmamakta, hastalar burundan rahat nefes alabilmektedirler.

Ameliyat sonunda, orta burun etinin altındaki ameliyat bölgesine, kanamayı ve iyileşme sırasında oluşabilecek doku yapışmalarını engellemek amacı ile yerleştirilen özel tamponlar ve çeşitli materyaller burun solunumunu olumsuz etkilememektedir.    

Endoskopik Sinüs Ameliyatı Sonrası

Ameliyat sonrasında ciddi bir tıkanıklık ya da ağrı şikayeti olmamakta, basit ağrı kesiciler genellikle yeterli olmaktadır. Hastaların ameliyat günü hastanede kalması önerilmekle beraber ameliyatın içeriğine göre aynı gün taburculuk ta mümkün olabilmektedir.

Ameliyat sonrasında antibiyotik tedavisine en az 10 gün devam etmek önerilmektedir, gerek görülen durumlarda bu süre uzatılmakta ya da ek ilaçlar eklenebilmektedir. 

Ameliyat sonrasında burnu mekanik olarak temizleyip mukozayı nemlendiren, genellikle steril tuzlu su içeren spreyler kabuklanmalar geçene kadar kullanılmalıdır .  

Alerjik ve polipli hastalarda ameliyat sonrasında kortizon içeren spreylere ve polip oluşumunu riskini azaltan ilaçlara başlanmaktadır. Alerjik mantar sinüziti düşünülen hastalara ameliyat sonrasında ağız yolu ile mantar tedavisi de önerilmektedir.

Endoskopik sinüs ameliyatları sonrasında  3-4 kez pansuman yapılmaktadır.

Birinci haftanın sonunda ilk detaylı pansuman sırasında burun ve sinüs drenaj kanallarında oluşan kabuklar temizlenmekte, sinüs içine yapışmayı önleyici materyaller konulmuşsa bunlar alınmakta, enfeksiyon kontrolü yapılmaktadır.

İlk pansumanın gerektiği gibi yapılması ameliyatın başarısı yönünden oldukça önemlidir. Hastaların yapılan ameliyatın boyutuna göre iyileşme tamamlanana kadar 7-10 günlük aralarla kontrollere gelmeleri gerekmektedir.

ESC de bazı özel durumlarda ameliyatın zorluk derecesi ile beraber başarısızlık veya komplikasyon ihtimali artmaktadır. Bu özel durumlar;

  • Ameliyat sırasında dokularda aşırı kanama olması
  • Sinüslerde ileri derecede iltihap olması
  • Özellikle damarsal içeriği fazla olan tümörlerin ameliyatları
  • Hipertansiyon
  • Pıhtılaşma bozuklukları (Kanama diatezleri) / Aspirin kullanımı
  • Anatominin önceki ameliyat / travma nedeni ile değişmiş olması
  • Önceki ameliyatlara bağlı sert iyileşme dokusu oluşmuş olması
  • Normal anatomiyi değiştiren yaygın polipler
  • Paranazal sinüs içi / dışı tümörler
  • Anatomik değişiklikler (varyasyonlar)
  • Arka etmoid, sfenoid, frontal sinüslere yönelik ameliyatlar olarak sayılabilir.

Endoskopik sinüs ameliyatları sırasında ya da sonrasında karşılaşılan bazı minör ve majör komplikasyonlar mevcuttur. Bunlar içinde en önemli olanları

  • Aktif kanama
  • İntraorbital (göz içi) kanama
  • Karotis (şah damarı) yırtılması
  • Orbita (göz çukuru) travması
  • Endoftalmi (gözün geriye yer değiştirmesi)
  • Gözde hareket bozukluğu ve çift görme (diplopi)
  • Nazolakrimal kanal (gözyaşı kanalı) travması
  • Beyin omurilik sıvısı kaçağı
  • Kafa içi komplikasyonlar
    • Apse
    • Menenjit
    • Beyin içine hava kaçması (Pnömosefali)
    • Hipofiz bezi hasarı olarak sıralanabilir.

Özel bir cihaz ve yazılım yardımı ile paranazal sinüs cerrahisi sırasında kullanılan cerrahi aletlerin sinüs anatomisi içindeki yerlerinin, ameliyat öncesi çekilen sinüs tomografisi görüntüleri üzerinde, gerçek zamanlı olarak, üç boyutta ve 1 mm den daha az hata ile takip edilebilmesini sağlayan teknolojidir.

Cerrahi navigasyon teknolojisi endoskopik sinüs ameliyatlarının daha güvenli yapılmasını sağlamakta, tüm hastalıklı bölgelere kontrollü şekilde müdahale edilmesini sağlayarak ameliyatın başarı şansını önemli ölçüde artırmakta ve özellikle komplikasyon riski fazla olan özel durumlarda bu riskin ortadan kalkmasında son derece faydalı olmaktadır. Cerrahi navigasyon ile ilgili detaylı bilgilere konu ile ilgili web sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Balon Sinoplasti Teknolojisi

Kronik sinüs enfeksiyonlarının oluşmasındaki en önemli faktör sinüslerde üretilen sümük (mukus) salgısının burun içine aktarılmasını sağlayan küçük kanalların (ostium) tıkanması ve salgıların sinüs içinde birikmesi yanında sinüs havalanmasının bozulmasıdır.

Balon sinoplasti olarak isimlendirilen tekniğin prensibi; sinüslerin tıkalı veya daralmış boşalma kanallarının bu bölgedeki dokuları kesip çıkartmadan, yalnızca balon kullanılarak genişletilmesi yolu ile sinüs havalanmasının ve mukusu boşaltma fonksiyonunun tekrar sağlanmasıdır. Balon sinoplasti teknoljisi ile ilgili detaylı bilgilere konu ile ilgili web sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Источник: https://www.teomandal.com/endoskopik-sinus-ameliyati

Burun ve sinüs hastalıkları fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi

Sinüzit Tedavisinde Endoskopik Sinüs Cerrahisi

Burun-sinüs hastalıklarının tanı ve tedavisindeki gelişmeler KBB Uzmanlık alanındaki son yılların en önemli sayılabilecek gelişmelerini kapsamaktadır. Genel olarak belirtmek gerekirse burun-sinüs hastalıkları ve özellikle sinüzitler günümüzde çok daha rahat tanınmakta ve tedavi edilebilmektedirler.

Günümüzde sinüs cerrahisi tamamen burun içerisinden çalışılarak ve en ince mesafeleri bile gözler önüne koyan endoskopik yöntemle yapılmaktadır. Endoskopik sinüs cerrahisi denilen bu tekniklerde kullanılan cerrahi araçlar da yakın zamanda geliştirilmiş özel araçlardır.

Endoskopik sinüs cerrahisinin yaygınlaşması ile beraber yüksek orandaki başarısızlığı hastalar tarafından da bilinen eski tip sinüzit ameliyatları sınırlı bazı koşullar dışında artık kullanılmamaktadır.

Bir başka deyişle sinüzit ameliyatları uygulanan teknik, hasta rahatı ve başarı oranı da göz önüne alındığında tamamen değişmiş durumdadır.

Endoskopik sinüs cerrahisinde burun, sinüsler ve yüz bölgesinde gereksiz kemik yumuşak doku çalışması yapılmadığı için hastalar ameliyat sonrasını çok rahat geçirirler. Genel olarak cerrahi sonrası burun içerisine tampon konulmaz, gerekiyorsa sadece sinüs içerisine özel, küçük tamponlar konulur.

Tamamen tamponsuz sonlandırılan ameliyatlar da olmaktadır. Bununla birlikte endoskopik sinüs cerrahisi asla basit bir teknik değildir. Bu sadece komplikasyonları önlemek açısından değil fakat başarıyı sağlamak açısından da böyle kabul edilmek zorundadır.

Eğer size çok basit olduğu söylenilmişse burada olası olarak hasta rahatlığının yüksek olduğu kastedilmiştir.

Endoskopik sinüs cerrahisinin güvenli ve başarılı olabilmesi için hastanın ameliyat öncesi uygulanan tedavilerle iyi hazırlanmış olması, KBB Uzmanının da bu konuda özel eğitim almış ve deneyimli olması gerekmektedir.

Endoskopik sinüs cerrahisi kararı hastanın klinik yakınmaları ve endoskopik burun içi muayenesi ile alınır.

Sinüs tomografisi de anatomik ilişki ve komşulukları ve hastalığın yayılımını görerek cerrahi güvenliği sağlamak için, genellikle uygun bir tıbbi tedaviden sonra istenilir. Yalnız başına tomografi ile ameliyat kararı genellikle verilemez.

Ameliyathanede hastanın tomografisine gerek vardır. Ameliyat sonrası hasta izlenimi ise endoskopik muayene ile yapılır, tomografik incelemeyi tekrarlamaya bazı özel koşullar dışında gerek yoktur.

Genel olarak halk arasında sinüzit ameliyatlarında yüksek başarı olmadığına dair bir inanış vardır. Bu özellikle eski tip ameliyatlar yüzünden yaygınlaşmış bir düşüncedir. Oysa günümüzde endoskopik sinüs cerrahisi ile cerrahi başarı çok yükselmiştir.

Bununla birlikte nadir rastlanılan kalıtsal sorunlarda, ki bu koşul ameliyat öncesi saptanabilmektedir çoğu kez, bazı bağışıklık sistemi sorunlarında ve allerjik ve polipli sinüzitlerde; özellikle hasta eşlik eden tıbbi tedavi ile beraber iyi izlenilmemiş ve ameliyat sonrası bakım sürdürülmemişse beklentiler tam olarak karşılanamayabilir. Allerjik olgularda ameliyat öncesi ve sonrası uygun ilaç tedavisi başarı için gereklidir. Polipli sinüzitlerde “mikrodebrider”denilen özel aracın kullanılması başarıyı yükseltmektedir. Sık tekrarlayan ve sinüslerin kanal tıkanmasının sorumlu olduğu basit sinüzitlerde ise deneyimli bir uzman tama yakın bir cerrahi başarı sağlayabilmektedir. Cerrahinin başarılı olması için önemli bir koşul da hastanın sigara içmemesidir. Burun-sinüs mukozasının temizlenmesini bozan en önemli etkenlerden birisi sigara içimidir. Endoskopik sinüs cerrahisinin öncüleri arasında eğer hasta sigara içimini sürdürecekse ameliyatı üstlenmeyen uzmanlar vardır.

Endoskopik sinüs cerrahisinin tekrarlanması gereken durumlarda ; ilk ameliyatta yol gösterici anatomi bozulmuş olabileceğinden sinüslerin gözlere ve kafa tabanına olan yakınlığı nedeniyle komplikasyon riskinin artmış olduğu söylenilebilir. Bu durumda komplikasyon riskini azaltan en önemli faktör uzmanın konuyla ilgili özel deneyimi olmasıdır.

Aslında sinüs infeksiyonlarının çoğunda ameliyata gerek yoktur. Bir başka deyişle hastaların çoğu günümüzdeki uygun tıbbi tedavi seçenekleri ile iyileştirebilmektedirler. Bu tedavide uygulama süresi ve endoskopik izleme önem taşımaktadır.

Balonla sinüzit tedavisi (balon sinoplasti):

Kalp ve damar hastalıklarında damar tıkanıklığını açmak için kullanılmakta olan balonlu sondalara benzer bir yöntem yardımı ile sinüslerin kanallarını genişletmeyi amaçlayan bir girişim şeklidir. Henüz yeni olan bu teknik, az sayıda uygulanmıştır ve yaygın kabul görmüş bir teknik değildir.

Bununla birlikte sadece sinüs kanallarının basitçe daralmış olduğu çok az sayıda sinüzitli hasta üzerinde etkili olabileceği düşünülerek üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Diğer yandan bu durumdaki sinüzitlerin ilaçlarla iyileşebildiğini de unutmamak gerekir. Bununla birlikte bazı sınırlı durumlarda ve uygun hastalarda elbette ki uygulanabilir bir girişimdir.

Ancak bu hasta gurubu tüm sinüzitli hastaların 'u kadar bile değildir ve bu tekniği kesin çözüm olarak tanımlamak da doğru olmaz.

Bu teknik de ameliyathanede yapılır. Yapan uzmanın sinüs ameliyatlarında olduğu gibi çok deneyimli olması gereklidir. Uygulama genel anestezi gerektirir. Ayrıca endoskopik sinüs ameliyatlarında kullanılmayan radyoskopi cihazı burada kullanılmakta ve hasta ışın almaktadır.

Bu işlem her zaman o kadar da kolay ve kısa olmamakta ve hasta 40-45 dakika narkoz ve ışın altında kalabilmektedir. Bu tekniğin uygulanabileceği hastaların çoğuna zaten ameliyat gerekmemekte ve ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Sonuç olarak bu tekniğin ameliyata üstünlüğü yoktur ve ameliyat yerine kullanılması veya yaygın olarak tercih edilmesi söz konusu değildir.

Ama ne yazık ki sinüzite kesin ve kolay bir çözüm yolu olarak tanıtıldığı reklamlar yapılmaktadır. Oysaki sinüzit hastalığı tek bir sebebe bağlı olmayan ve çok çeşitli özellikleri olabilen bir hastalıktır.

Tedavi arayışında olan inatçı ve kronikleşmiş sinüzitli hastaların çoğunda polipler, anatomik sorunlar, alerjik zemin, kalıtsal ve çevresel faktörler sorumludur ve bu durumlarda balon hiç bir işe yaramaz. Burada sinüzit tedavisi sistematik bir tıbbi süreç ve gerektiğinde cerrahi uygulamalarla yapılır.

Baş ağrısı yakınması olan hastalar bunu sinüzite bağlama eğilimindedirler, oysa baş ağrısı çok değişik sebeplere bağlı olabilir ve nörolojik sebepler daha sık görülmektedir.

Bununla birlikte burun içinin kısa bir endoskopik muayenesi ile KBB Uzmanı ayırıcı tanıda özel bir yere sahiptir.

Baş ağrısının belirgin bir sebebi gösterilememiş hastalara burun içi endoskopik muayenesi önerilir.

Akciğer hastaları en azından bir kez mutlaka burun-sinus endoskopik muayenesinden geçmelidir. Günümüzde ilişkili olsun olmasın burun- sinus hastalıklarının akciğerleri olumsuz etkilediği iyi bilinmektedir.

Üst solunum yolları alerjisinde burun- sinus endoskopik muayenesi yapılmadan alerji aşılarına başlanılması bilimsel değildir. Burun-sinus içerisinde yerel olarak tedaviyi gerektirecek bir koşul varsa aşı uygulamaları gerçek tedaviyi geciktirmekten başka işe yaramayacaktır.

Estetik burun ameliyatı (rinoplasti) geçirmeden önce bir KBB Uzmanına da görünmek özellikle burun-sinus yakınmaları da olan hastalar için çok yararlı olabilir.

Estetik kaygı işlev sorununun üzerinde olmasa gerektir.

Ayrıca ne kadar mükemmel yapılmış olursa olsun estetik burun ameliyatlarından sonra değişen burun anatomisi nedeniyle hava geçişi daraldığı için bir miktar burun tıkanıklığı olabilmektedir.

Deviasyon ,Burun tıkanıklığı na yol açan ve halk arasında “kemik eğikliği” olarak bilinen deviasyon ameliyatı tamamen burun içerisinden yapılır , burnun dışında şişme -morarma ve bandaj uygulaması olmaz, burunda şekil bozukluğu yapmaz.

Hastaların en sık ilgili olduğu konulardan biriside ameliyat sonrası kullanılan burun içi tamponlarıdır. Uygulamada hastalara çok rahatsızlık veren gazlı bez tamponlar artık neredeyse hiç kullanılmamaktadır. Onların yerini daha iyi kabul edilebilir, içinden hava geçebilen, tek parça süngerimsi tamponlar almıştır .

Bazı koşullarda bu tamponlardan da hafif tamponlar kullanmak yada örneğin silikon stentlerle operasyonu tamponsuz sonlandırabilmek olanaklı olabilmektedir. Deviasyon ameliyatlarının başarısı, burun içerisinin endoskopik muayenesinin yaygınlaştığı günümüzde artmıştır.

Bununla birlikte her deviasyon burun ve sinüs hastalıklarında rol oynamaz, bu yüzden endoskopik muayene çağında ameliyat gerektiren olgular da azalmıştır

Burun eti (konka) şişmeleri: Erişkinde burun tıkanıklıklarının en sık sebeplerinden birisi de “konka şişmeleri”dir. Konkalar burun boşluğu yan duvarlarında bulunan, burun içerisinden geçen havayı ısıtan, nemlendiren ve temizleyen yumuşak dokulardır.

Alerjik durumlarda, uzun süreli ve gelişigüzel burun açıcı damla kullanımlarında, uzun süreli burun tıkanıklıklarında, bazen estetik ameliyatlardan sonra ve diğer bazı burun – sinüs içi koşullarında büyüyerek burun tıkanıklığına yol açabilirler. Bu durumun tedavisi öncelikle ilaçlarla yapılır ve bu süre genellikle 1 aydan az değildir.

Tıbbi tedaviye yanıt vermeyen olgularda değişik cerrahi teknikler uygulanmaktadır. Günümüzde konkaların tamamen çıkarıldığı geleneksel ameliyat artık çok sık yapılmamaktadır.

Bu ameliyat genellikle kanamalıdır, burun içerisine hasta rahatını çok bozabilecek sıkı tamponların konmasını gerektirebilir, ameliyat sonrası iyileşme süresi uzundur ve çekilen sıkıntı beklenen başarıyı getirmeyebilir.

Konka cerrahisinde günümüzde bu dokunun tamamen çıkartılmasından çok onun küçültülmesi ve yeniden şişmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır.

Bu bakışla endoskopik cerrahi tekniklerin yanı sıra, genellikle kanamasız – tamponsuz ve günübirlik bir cerrahi ile hasta rahatını fazla bozmayan lazer (laser) yada radyofrekans yardımlı teknikler tercih edilmektedir. Konka cerrahisinde bu tekniklerin başarılı olabilmesi için uygun hasta seçimi, burun içerisinde enerjisinin kontrol edilebildiği radyofrekans cihazlarının kullanılması ve endoskopik olarak çalışılması gerekmektedir. Yerel anestezi ile yapılabilen bu girişimin muayenehane koşullarından çok hastaların tıbbi olarak daha iyi yönetilebildikleri ameliyathane koşullarında yapılması önerilir.

Burun tıkanıklığında klasik ameliyatlar dışında uygulanan yeni yöntemler

Burun boşluğu yan duvarında bulunan ve halk arasında “burun eti” denilen konka şişmeleri, artık ağır bir ameliyat gerektirmeden yeni araçların kullanımıyla tedavi edilebiliyor. Burun içindeki konka denilen bu yumuşak doku şişlikleri öncelikle ilaç tedavisi altında küçültülmeye çalışılıyor. Ancak hastaların önemli bir kısmında bu tedaviler yeterli ve kalıcı sonuç vermeyebiliyor.

Bu durumda şişmiş olan bu dokuları lokal anestezi altında günübirlik cerrahi şeklinde ve hastanın burun içerisine tampon koymadan tedavi edebilmek olanaklı. radyofrekans gibi araçların kullanılması ile bu işlem hasta konforu adına kolay bir şekilde gerçekleştirilebiliyor..

Yaklaşık 13 yıldır uygulanmakta olan radyofrekans cihazları ile uzun süredir ve geniş hasta seri içeren deneyimimiz bulunmaktadır.

Burun içerisinden endoskopla yapılabilen diğer ameliyatlar

Günümüzde burun içerisinden endoskoplarla çalışılarak yapılan sinüzit ve bazı burun tıkanıklıkları ameliyatları dışında göz yaşı tıkanıklıkları ameliyatları, görme siniri ile ilgili bazı ileri ameliyatlar, tiroid hastalıklarında görülen ve ekzoftalmi denilen göz küresinin itilmesinin giderilmesi ameliyatları ve bazı hipofiz bezi tümörleri de bu şekilde yapılabilmektedir. Ancak bu cerrahilerin kesinlikle ileri uzmanlık gerektirdiğinin bilinmesi gerekmektedir.

Not:  Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. 

Источник: https://www.ahmetsirin.com/tr/icerik/92/burun-ve-sinus-hastaliklari-fonksiyonel-endoskopik-sinus-cerrahisi

Sinüzit Ameliyatı (Endoskopik Sinüs Cerrahisi)

Sinüzit Tedavisinde Endoskopik Sinüs Cerrahisi

Sinüsleri çok sık iltihaplanan, defalarca ve uzun süreli tedaviler yapılmasına rağmen düzelmeyen hastalar, sinüzit ameliyatına adaydırlar. Burada daha önce “sizde sinüzit var” denilmiş herkese ameliyat gerekmediğini vurgulamak gerekir.

Diğer yandan sinüzit ameliyatı kararında, nadir bazı komp durumlar hariç, acele etmeye de gerek yoktur. Öncesinde uygulanabilecek bazı tedaviler sinüzit hastalığını ameliyatsız da çözebileceği gibi, gerekli olabilecek ameliyatın kapsamını ve risklerini de azaltabilir.

Sinüzitte hekimin ameliyat kararını verebilmesi için, hastanın kliniğine her yönden hakim olması çok önemlidir. Sadece bir filmle veya bir defa muayene etmekle sinüzit ameliyatı kararı vermek yanıltıcı olabilir.

Ancak doğru teşhis ve takiplere dayanarak ameliyat kararı verilmiş ise, doğru teknikle yapılan bir sinüzit ameliyatı olumlu sonuç verir.

Sinüzit hastaların hepsinde tipik belirtiler olmayabilir. Bazen geniz akıntısı tek şikayet olabilir. Ancak iltihaplı dönemde genellikle sarı-yeşil burun ve geniz akıntısı yanında burun tıkanıklığı, baş ve yüz ağrısı da olabilir.

Sinüzite yol açabilecek burun içi nedenleri endoskopik muayenemizde teşhis edebiliyoruz. Kullandığımız ince endoskoplarla sinüs kanallarının açıldığı bölgeleri ve buraları engelleyen bozuklukları görüyoruz.

Tekrar tekrar sinüzit tedavisi almasına rağmen fayda görmeyen sinüzit hastalarında, Bilgisayarlı Tomografi ile burun ve sinüslerin haritasını çıkartıp, buna göre operasyon planı yapıyoruz.

Sinüzit tedavisi için sinüzit ameliyatı çok teknik bir konudur; endoskopik deneyim,  sinüs bilgisi ve hassas çalışma gerektirir. Sinüzit ameliyatı buna göre yapıldığında, eğer hastada genetik/kalıtsal bir bozukluk yoksa, hastanın sinüzitinin tekrarlama olasılığı yok denecek kadar azdır.

Sinüzit ne zaman ameliyat edilmelidir?

Sinüzit hastalığı ilaçlarla tedavi edilemediğinde sinüzit ameliyatı gerekli olabilir. Eğer sinüzite bağlı bir komplikasyon yoksa, akut iltihaplı dönemde sinüzit ameliyatı yapılmaz. Mukoza örtüsünün yatıştığı, kan dolaşımının azaldığı, olabilecek en sağlıklı dönemde sinüzit ameliyatı yapılmalıdır.

Bu dönemde yapılan sinüzit ameliyatlarında kanama riski düşer, şişmelerin azalmasıyla da daha geniş ve temiz bir çalışma alanı sağlanmış olur. Bu şekilde yapılan sinüzit ameliyatının başarısı da yükselir.

Polipli sinüziti olan hastalarda da en doğru zaman kortizonlu ilaçlar ve spreylerle poliplerin olabildiğince geriletildiği zamandır.

Sinüzit ameliyatı nasıl yapılır?

Sinüzit ameliyatı çok hassas ve teknik bir ameliyattır. Sinüs boşluklarını ve kanallarını oluşturan kemikler neredeyse kağıt inceliğindedir. Endoskopik sinüzit ameliyatı sinüslerin işleyişini yeniden sağlayacak şekilde bu incecik dokuların temizlenmesi demektir.

Endoskopik görüş altında çok hassas araçlarla yapılan teknik bir operasyondur.

Shaver adı verilen dokuları traşlamaya yarayan ince araçlar, konkaları küçültmek için Holmium Yag laser ve ileri kafa tabanı müdahalelerinde navigasyon sistemleri sinüzit ameliyatı sırasında başvurabileceğimiz teknolojik gereksinimlerdir.

Ancak araç seçiminde ve ameliyatın gerçekleştirilmesinde deneyim ve güncel sinüs bilgisi esastır; bu şekilde yapılan endoskopik sinüzit ameliyatlarının riski yok denecek kadar düşüktür, başarısı yüksektir. Sinüzit ameliyatı genel anestezi altında yapılır.

Süresi çalışılacak sinüslerin çeşitliliğine göre 45 dakika-1,5 saat arasında değişir. Ameliyat bitiminde küçük süngersi veya günümüzde tercih ettiğimiz eriyebilen tamponlar konulur. Bunlar hasta için konforlu uygulamalardır. Genellikle hasta operasyon gecesini hastanede geçirir ve ertesi gün taburcu edilir. Ameliyat sonrası 1 hafta-2 ay hastanın pansumanlarına ve kontrollerine düzenli olarak gelmesi gereklidir.

Sinüzit ameliyatı sonrası tekrarlar mı?

Günümüzde maalesef çoğu hastanın sorduğu soru: sinüzit ameliyatı sonrası tekrarlar mı? Sinüzit hastalığı doğru teşhis edilmişse, uygun dönemde yapılmışsa, operasyon sırasında doğru teknikler ve araçlar kullanıldıysa ve son olarak sinüzit hastalığı üzerine yoğun çalışan doğru ellerde yapıldıysa başarısı oldukça yüksek bir ameliyattır. Sinüs kanalları açılarak, salgı akış yollarının düzenlenmesi, salgı kısırdöngülerinin kaldırılması halinde sinüzitin tekrarlaması olasılığı son derece düşüktür. Uzun vadede bu hastalarda, normal olarak herkeste görülen senede 1-2 sinüzit atağından daha fazla hastalanma görmüyoruz. Yalnız bir istisna olan polipli sinüzitlerin tekrarlama olasılığı her zaman vardır. Nazal polipozisli hastaların sinüzit ameliyatı polipli bölgelere spreylerin ulaşmasını sağlamak için yapılır. Polipli hastalarda düzgün yapılmış bir sinüzit ameliyatı ve düzenli takiple hastalığı kontrol altında tutmak mümkündür.

Sinüzit ameliyatı sonrası nelere dikkat etmelidir?

Sinüzit ameliyatı sonrasında hastanın istirahat etmesi ve fazla ziyaretçi kabul edilmemesi gereklidir. Erken dönemde belinden hafif (20 derece) doğrultularak yatmalıdır. Operasyon gecesini hastanede geçirmek yeterlidir, ertesi sabah taburcu olunabilir.

Taburcu olduktan sonra sürekli yatmak gerekmez ancak ağır kaldırma ve merdiven çıkma gibi efor gerektiren hareketlerden kaçınmak gerekir. Zira bunlar tansiyonu yükselterek sızıntılara neden olabilir. Aynı nedenle hasta sümkürmemeli  ve eğilmemelidir. Operasyon bölgesinde iltihaplanmayı önlemek için koruyucu olarak antibiyotik kullanılabilir.

Ağrı genellikle olmaz, olursa sıklıkla tampona bağlı künt, sinsi bir ağrı olur ve sıklıkla parasetamol içeren basit ağrı kesiciler yeterlidir. Yine burnu rahatlatmak ve temizlemek için tuzlu su spreyleri kullanılabilir. Hasta asla sigara içmemeli ve dumana maruz kalmamalıdır. Hastayı operasyon sonrası 3., 7. ve 14.

günlerde kontrol etmeyi  ve ilk iki ay takip etmeyi tercih ediyoruz. Yurt dışından gelen hastalarımıza yönelik, sinüzit çeşidine göre, sıkmayacak bir takip programı uyarlayabiliyoruz.

Konuyla İlgili Diğer Yazılar

Burun tıkanıklığı

Sinüzit teşhis ve tedavisi

Alerjik nezle

Çocuklarda geniz eti sorunu

Burun eğriliği ameliyatı

Geniz akıntısı

Çocuk sinüzitleri

Gribal durumlar

Sosyal Medyada Paylaş

Источник: https://atillasengor.net/sinuzit-ameliyati-endoskopik-sinus-cerrahisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть