Şişmanlığı Önlemenin Yolları

Çocuklarda Şişmanlık Nedenleri & Çözümleri

Şişmanlığı Önlemenin Yolları

Şişmanlık bilindiği gibi vücutta yağ miktarının fazla olmasıdır. Tüm dünyada şişmanlık toplumsal bir sağlık sorunu olarak kabul edilmekte ve önlemek için çeşitli programlar hazırlanıp yürütülmeye çalışılmaktadır. Şişmanlık yaşı giderek azalmakta ve çocuklar arasında da giderek yaygınlaşmaktadır.

Ülkemizde de durum farklı değildir. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan çocuklarda şişmanlık görülme sıklığı daha fazladır.
Çocukluk çağı şişmanlığı yetişkinlikte görülen birçok kronik hastalığa da zemin hazırlamaktadır.

Çocukluk döneminde şişman olan bireylerin %20-50’si yetişkinlikte de şişman olmaktadır.

Çocukluk çağı şişmanlığının nedenleri kısaca

1- Çevresel (Sağlıksız beslenme alışkanlığı, fiziksel aktivite azlığı)2- Psikolojik3- Fizyolojik4- Genetik

5- Metabolik

nedenlerdir. Özellikle çevresel nedenler çocukluk çağı şişmanlığının %70’inden sorumludur. Çocukluk döneminde görülen şişmanlığın bazı nedenlerini açıklamak gerekirse;

Hamilelik döneminde annenin beslenmesi

Anne karnındaki çocuğun ileriki dönemde sağlık durumu annenin beslenme biçimi ile yakından ilişkilidir. Hamileliğinde basit şeker tüketimi yüksek olan bir annenin çocuğunda obeziteye daha çok rastlandığı bilinmektedir.

0-1 yaş dönemindeki beslenme biçimi

Bu dönemde yapılan tüm uygulamalar bebeğin yaşam boyu beslenme alışkanlıklarının temeli olacağı için çok önemlidir. İlk 6 ay sadece anne sütü alan çocuklarda şişmanlık daha az görülmektedir.

Tombul çocuk sağlıklıdır nedeniyle aşırı beslenen bebeklerde yağ hücre sayısı artmakta şişmanlığa yatkınlık oluşmaktadır.

İleriki yıllarda da fazla enerji alımı durumunda şişmanlık kaçınılmaz olmaktadır.

Genetik faktörler

Anne ve babası şişman olan çocukların şişman olma olasılığı daha fazladır. Ancak bunun sadece genetik olduğunu söylemek yanlıştır.

Bireyin beslenme alışkanlıkları ailesinin alışkanlıklarına göre şekillenir.

Aşırı yemek yiyen, çok yağlı beslenen bir ailenin çocuğunun da bu besinlerle beslendiği düşünülürse genetik faktörlerin çocukluk şişmanlığında çok fazla etkili olmadığı anlaşılmaktadır.

  • Çocuğun ihtiyacından daha fazla enerji alması
  • Öğün atlama (kahvaltı veya öğle yemeği yememe)
  • Okul yemeklerinin sevilmemesi
  • Fast food tarzı, aşırı kalorili, besin değeri düşük besinlerin sık tüketilmesi
  • Ebeveynlerin çalışma durumu
  • Enerji ve yağ içeriği yüksek besinlere daha kolay ulaşılması
  • Yemeğe ayrılan bütçenin sınırlı olması
  • Menülerin dengesiz hazırlanması
  • Bebeklik döneminde sebze ve meyvelerin bebeğe verilmemesi ve sonraki yıllarda çocuğun bu besinleri reddetmesi

Gibi nedenler çocuğun yanlış beslenme alışkanlığı kazanmasına neden olmaktadır. Bu durumun uzun sürmesi sonucunda da çocukluk çağı şişmanlığı oluşmaktadır.

Fiziksel aktivitenin azalması

Alınan enerjinin harcanamaması da şişmanlığın en önemli nedenlerindendir. Oyun alanlarının kısıtlı olması, bilgisayar oyunları nedeniyle aktif oyunların tercih edilmemesi, spor yapmaya çocukların yönlendirilmemesi gibi nedenlerle çocuklar daha az hareket eder hale gelmiştir. Alınan kalorinin harcanandan fazla olması sonucunda da şişmanlık görülmesi doğal bir sonuçtur.

Psikolojik sorunlar

Duygusal Açlık İnsanı Özellikle de Çocukları Daha Çok Yemek Yemeye Se Ediyor.
Doyma dürtüsü iki yönlüdür. Duygusal açlıkla doyum ve fiziksel açlıkla doyum ilişkilerine psikolojide geniş yer verilmiştir. Birçok şişman çocuğun ruhsal dengesinde bir sorun görürsünüz.

Aile, arkadaşlar, okul ve yapmak istedikleri ona yeterli gelmiyorsa tatminsizlik veya doyumsuzluk gelişir. Bu doyumsuz yönlerini fazla yiyerek doyurmaya çalışan birçok birey aşırı kalori alımına bağlı olarak şişmanlamaktadır.

Aşırı yemek yiyen çocukların bir çoğu sevgi ve ilgi azlığı, aile içi sorunlar gibi nedenlerle aşırı yemeğe yönelip duygusal açlıklarını gidermeye çalışmaktadır.

Çocukluk çağı şişmanlığı nasıl önlenir?

Bir sorunu ortadan kaldırmanın yani çözmenin şartı ortaya çıkmasına neden olan etmenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Dolayısıyla yukarıda sıraladığım nedenler arasında özeklikle çevresel etmenler olarak sayabileceğimiz yanlış beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite azlığı ortadan kaldırılırsa şişmanlık önemli ölçüde önlenebilir.
Çocukluk dönemi şişmanlığının ÖNLENMESİ İÇİN;

İçin İlk 6 Ay Yalnızca Anne Sütü Veriniz

Süt çocuğu için en uygun besin anne sütüdür. Anne sütü ilk 6 ayda bebeğin tüm gereksinmelerini sağlayan, sindirim sistemine göre ayarlanmış ve bebek için ilk aşı niteliği olan bir besindir.

1 yaşına kadar tuz, şeker, baharat ve aşırı lifli gıdalar vermeyin

Yapılan bazı çalışmalar bebeklerin tatlı tadını daha çok sevdiklerini ve tatlıya yöneldiklerini göstermiştir. Çağımızın sorunu olan obezite-şişmanlık ile mücadeleye bebeklik döneminden itibaren başlanmalı, anne sütünün ve diğer besinlerin reddine neden olmamak açısından şeker ve şekerli gıdaları vermemeye özen gösterilmelidir.

Yeterli ve dengeli beslenme; vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınarak vücutta uygun şekilde kullanılmasıdır.
Besinleri, besleyici değerleri yönünden 4 ana grupta toplayabiliriz.

Bunlar süt ve süt ürünleri; et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller; taze sebze ve meyveler; ekmek, nişastalı besinler ve tahıllardır. Aynı gruptaki besinler birbirinin yerine tüketilebilir.

Bireyin ihtiyacına göre her besin gruplarından yeteri kadar miktarın her öğünde tüketilmesi gereklidir.

Çocuklara kalıplaşmış diyet listeleri asla verilmemelidir

Şişmanlama eğiliminde olan çocuklar öncelikle çocuk hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Gerekli ise medikal tedavi uygulanmalıdır. Beslenme konusunda çocuk beslenmesi konusunda deneyimli bir diyetisyenden muhakkak yardım alınmalıdır.

Eğer şişmanlığın nedeni psikolojik kökenli ise bir pedagdan yardım alınmalıdır.
Öncelikle aile yaşantısı ve beslenme alışkanlıkları çok iyi sorgulanmalıdır. Aileye ve çocuğa seviyesine göre beslenme eğitimi verilmelidir. Zele uygulayabilecekleri, değişim yapabilecekleri, esnek bir program hazırlanmalıdır.

Besinler iyi anlatılmalı yemek seçiyorsa öncelikle bunun önüne geçilmelidir.

Çocukların fiziksel aktivite yapmaları için özendirilmelidir

Çocukların fiziksel aktivite yapmaları sağlanarak yavaş yavaş kilo vermeleri sağlanmalıdır. Çocuklar için en iyi aktivite oyundur; basketbol yüzme gibi sporlara veya eğlenceli hareketli egzersizlere yönlendirilmelidirler.

“Günde 1 saat yürüyüş yapın” önerisi çocuklar için uygun değildir. Çocuklar çabuk sıkılırlar bu nedenle ilgisini çekecek ve ze alacakları aktivitelere yönlendirilmeleri gereklidir.

Oyuncak seçimi yaparken hareketini kısıtlayacak oyuncaklar tercih edilmemelidir.

Çocukların yeterli ve dengeli beslenmeleri sağlanmalıdır

Yiyecekleri; doğru zamanda, doğru miktarlarda, doğru ve sağlıklı olanlarını seçip tüketmek yeterli ve dengeli beslenmenin temel ilkeleridir.

Çocuklar, yetişkinler kadar açlığa dayanamazlar. Yemek saatleri düzenli olmadığında gün boyunca daha fazla abur cubur yeme eğiliminde olurlar ve yemek zamanı acıkmazlar. Bu nedenle öğün atlanmamalıdır. Çocukların güne iyi başlamaları için mutlaka kahvaltı yapmaları gerekir. Az ve sık aralıklarla günde 6 öğün beslenmeleri esasına uyulmalıdır.

Источник: https://www.doktoramcam.com/cocuklarda-sismanlik-nedenleri-cozumleri/

Şişmanlığın Ölçüsü Nedir ve Bilmediğiniz Zararları Nelerdir?

Şişmanlığı Önlemenin Yolları

Ülkemizde yapılan son araştırmalara göre obezite oranlarının oldukça hızlı bir şekilde arttığı gözlemlenmektedir. Bunun yanında obezite olmamış ancak sınırda olan veya fazla kilolarından şikâyetçi olan birçok insan var.

Sadece fiziksel bir sorunmuş gibi gözükse de oldukça ciddi bir sağlık sorunu olan şişmanlık bugünkü makalemizin konusu olacak. Şişmanlığın zararları ve insan vücuduna verdiği maddi manevi olumsuzlukları anlatacağımız makalemizde su içsem yarıyor diyenleri de bilinçlendireceğiz.

İnsan vücudunda meydana gelen fazla kiloların oluşması hepimizin bildiği gibi sağlıksız beslenmek ve hareketsizlikten meydana gelmektedir. Hazır beslenmeye oldukça hızlı bir şekilde yönelme olan ülkemizde haliyle aynı doğrultuda şişmanlık oranında da artış gözlemlenmektedir.

Vücuttaki neredeyse bütün hastalıkların oluşmasında başrol oynayan şişmanlık, insanı psikolojik olarak da çökertmekte ve kişinin özgüveninin zedelenmesinde olumsuz bir etkiye sahiptir.

İnsan vücudunda meydana gelen fazla yağlanma, tüketilen besin kalorisi vücuda alındıktan sonra.. yakılamayıp depolandığı zaman oluşur.

Yağ dokusu olarak vücutta biriken fazla kalori kilo artışını meydana getirmekte ve sürekli bu şekilde olduğunda obeziteyi de beraberinde getirmektedir.

Herhangi bir önlem alınmadığı veya bir tedavi yoluna başvurulmadığı sürece hayatınızın sonuna kadar kronik şişmanlıkla beraber yaşamış olacaksınız. Ancak biz size önlem alınmadığında ömür boyu sürmesi kaçınılmaz olan bu hastalık ile ömür boyu mücadele etmenizi tavsiye ediyoruz.

Şişmanlığın Ölçüsü Nasıl Hesaplanır?

Şişmanlığın zararları ilk başlarda sadece sizin hayattan soğumanız, insanlardan çekinmeniz gibi şeylerle sınırlı kalacağını düşüyorsanız yanılıyorsanız. Şişmanlığın zararları tek bir hastalığın diğer birçok hastalığa davetiye çıkarması şeklinde açıklanabilir.

Makalemizin diğer kısmında ayrıntılı olarak bahsedeceğimiz şişmanlığın zararları konusundan önce şişmanlığın ölçüsü nedir, sadece kıyafetlerinize giremediğinizde mi kilo almış olursunuz, bunun bilimsel bir izahı var mı bu konuya bir açıklık getirelim. Kilo almak kıyafetlerinize girememekten veya aynaya baktığınızda kendinizi kilo almış olarak görmekten anlaşılabilir.

Ancak bu kilolar sizin için zararlı mı yoksa aslında bu kiloda mı olmanız gerektiğini ancak Vücut Kitle İndeksi olarak adlandırdığımız bilimsel bir matematik yöntemi ile anlayabilirsiniz. Öncelikle tam ve net olarak boynuzu metre cinsinden, kilonuzu kilogram cinsinden ölçün. Boyunuzun uzunluğunun karesini alın ve kilonuzu karesini aldığınız boyunuza bölün.

Daha açık bir anlatım için aşağıdaki videoda vücut kitle endeksi ile ilgili örnek hesaplamayı görebilirsiniz.

Örneğin; 1.74 boyunda ve 70 kiloda birisinin vücut kitle indeksi şu şekilde hesaplanır: Önce boyumuzu kendisiyle çarparız, 1.74 x 1.74 = 3,02 Sonrasında da kilomuzu çıkan sonuca böleriz, 70 / 3,02 = 23. Vücut kitle endeksiniz 23’tür.

Aldığımız sonuç normal kiloda bir kimsenin sonucu olmaktadır.

Çünkü 18,5-25 değerleri çıkarsa kişi ideal kilosunda, 25-30 değerleri çıkarsa kişi fazla kilolu, 30-40 değerleri çıkarsa kişi obez, 40’ın üzerinde değer çıkarsa kişi morbid obezdir.

Eğer değerleriniz verdiğimiz değerlerin hiçbiri değil de yani 18,5’tan düşük ise bu kişiler aşırı zayıf olarak adlandırılmakta ve fazla kilolu insanlar gibi sağlık kontrolünden geçmelidirler.

Şişmanlığın Sağlığımıza Olan Olumsuz Etkileri

Vermiş olduğumuz vücut kitle indeksini de yaptıktan sonra eğer gerçekten kiloluysanız veya şişmanlığa doğru gidiyorsanız sizlere anlatmış olacağımız şişmanlığın zararları kesinlikle dikkat edilerek okunulmalıdır. Elbette şişmanlığın zararları adı altında anlatacağımız hastalıkları her fazla kilosu olan kişi yaşayacak diye bir kaide yoktur ancak önlem alınmadığı takdirde ileride bu durumları yaşama ihtimaliniz vardır.

  • Omurga da meydana gelen ağrılar
  • Dikkat ve motivasyon eksikliği
  • Diz, bilek gibi eklemlerde hastalıklar
  • Kilodan dolayı göğüslerin büyümesi nedeniyle sırtta meydana gelen ağrılar
  • Vücudun sürekli yorgun olması
  • Kalça ve bel bölgesinde ağrılar
  • Nefes almakta zorlanmak ve çabuk yorulmak
  • Merdiven veya bayır çıkarken zorlanmak
  • Hızlı yürüyememek veya koşamamak
  • Fazla kilo nedeniyle normal yaştan daha fazla göstermek
  • Kıyafet bulmakta ve giymekte zorlanmak

Şişmanlığın zararları ve insan üzerindeki psikolojik etkilerine de yer verdiğimiz bu bölümde aslında tek bir hastalık gibi gördüğümüz kilo sorunu beraberinde birçok hastalığı da getiriyor.

Vücudunuzda istenmeyen kiloların birikmesinin en büyük nedeni yakamayacağınızdan çok besin tüketmek ve hareketsiz bir yaşam sürmektir. Bunun yanında bazı bireylerde genetik olarak kilo almaya yatkınlık, stres, hormonlarda meydana gelen bozulmalar, insülin direnci gibi sorunlar olabilir.

Bunu yaşayan kişilerde de şişmanlığın zararları kaçınılmaz bir hale geliyor.

Genetik yatkınlık dışında bahsettiğimiz konular doktor kontrolü altında düzeltilebilirken genetik yatkınlığı bulunan kişiler hayatları süresince beslenmelerine dikkat ettiklerinde kesinlikle şişmanlıktan kurtulabilmeleri mümkündür.

Küçük yaşta çocuklarda başlayan kalp ve kronik rahatsızlıklar, kanser, hipertansiyon, diyabet gibi oldukça tehli hastalıkların en büyük sebebinin de şişmanlık olduğu unutulmamalıdır. İnsanların size olan bakış açısı veya sizin toplum içinde tüm olumsuz gözleri üzerinizde hissetmekten hatta dış görünüşünüzden çok daha önem teşkil eden bu sağlık sorunlarını yaşamamak için zayıflama yolunda mutlaka bir adım atmalısınız.

Su İçsem Yarıyor

Makalemizin başında da bahsettiğimiz gibi etrafınızda su içsem yarıyor diyen birçok insan görmüşsünüzdür.

Eğer bu kişi gerçekten kilosuna dikkat eden, her gün düzenli olarak yürüyüş veya spor yapan, baharatlı veya yüksek kalorili besinlerden uzak duran, gece geç saatlerde atıştırmayan ve hazır gıdalardan uzak duran bir kişi ise bu kişide meydana gelen sorun metabolizmasının çok yavaş olmasıdır.

Metabolizma hızı yavaş olmasından dolayı kaynaklanan bu sorun troid hastalıkları, insülin direnci gibi sebeplerden kaynaklanmaktadır. Önlem alınmadığında aşırı şişmanlığı ve akabinde bahsettiğimiz şişmanlığın zararlarını yaşamamaları için mutlaka uzman bir doktora başvurmaları ve doktorun tavsiyesi doğrultusunda diyet programı uygulayarak düzenli egzersiz yapmaları gerekmektedir.

Bu gibi nedenlerin hiçbiri değil de psikolojik bazı sorunlardan dolayı aşırı yemeye yönelen kişilerin yapması gereken de psikolojik bir destek almak veya toplum içine karışarak örneğin bir spor kulübüne katılmak olmalıdır.

Bir önceki yazımız olan En Kolay Zayıflama Yöntemleri başlıklı makalemizde Kolay Zayıflama, Kolay Zayıflamak İçin Neler Yapmak Gerekir? ve Kolay Zayıflamanın Yolları hakkında bilgiler verilmektedir.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz …

Источник: https://zayiflamayontemlerim.org/sismanligin-zararlari-nelerdir/

Şişmanlık (Obezite) : Nedenleri, belirtileri, tanısı ve tedavisi

Şişmanlığı Önlemenin Yolları

Şişmanlık, alınan kalori miktarının harcanan kalori miktarından fazla olması sonucu vücutta yağ miktarının artmasıyla sonuçlanan bir hastalıktır. Besinlerle alınan enerji, harcanan enerji miktarından fazla ise kilo alımı ortaya çıkar.

Şişmanlık (obezite) vücutta birçok rahatsızlığa yol açar. Özellikle kalp ve damar rahatsızlıkları, hayati teh yaratan durumlardır.

Bunun dışında hormonal bozukluklar, sindirim ve solunum sistemi hastalıklarının oluşmasında çok önemli bir faktördür.

Peki şişman olduğumuzu tıbbi yönden nasıl anlarız? Bunu hesaplamanın kolay bir yolu vardır. Kilonun boyun karesine bölünmesiyle vücut kitle indeksi ölçülür. (BKİ) Birimi kg/m2 dir. BKİ 25 in üzerinde olanlar fazla kilolu, 30′ un üzerindekiler ise şişman yani obezdir.

Ayrıca başka ölçümler de şişmanlık tanısında kullanılmaktadır. Bel çevresinin kadında 80 cm den fazla, erkekte 94 cm den fazla olması kişinin kilolu olduğunu gösterir.

Yine bu değerlerin kadında 88 den, erkekte 102 cm den fazla olması obez olarak tanımlanmaktadır. Bel kalça oranını ölçerek de risk altında olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. Bel çevresinin(cm), kalça çevresine(cm) bölümüyle elde edilen değer kadında 0.

8, erkekte 1’in üzerinde olmamalıdır. Yoksa şişmanlığa bağlı hastalık riski artar.

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE ŞİŞMANLIK

Dünyada yetişkin şişman (obez) sayısı 300 milyonun üzerindedir. Türkiye’ de obezite araştırma derneğinin yaptığı araştırmada, toplumun yüzde 23’ü obezdir. Kilolu kişilerle beraber bu oran yüzde 30 civarındadır. Karadeniz bölgesinde bu oran yüzde 35’e kadar çıkmaktadır.

Bugün yapılan araştırmalara göre A.B.D de yaşayan her üç kişiden birisi şişmandır. Amerikalı gençlerin yüzde 15’i fazla kilolu. Bunun en büyük nedenlerinden biri de fast food dediğimiz yiyeceklerden kaynaklanıyor.

Bu kadar fazla şişman bir toplum olmamızın nedeni, aldığımız ve harcadığımız kaloriyi dengede tutamamamız yüzündendir.

Bir de hayatımızı tv karşısında hareket etmeden geçirmeye başlayınca, kilo almamamız için hiç bir neden kalmıyor.

ŞİŞMANLIĞIN NEDENLERİ

Şişmanlıkta en büyük neden fazla yemek yemedir. Ben hareket ediyorum nasıl olsa yiyebilirim gibi bir düşünce çok yanlıştır. Bir müddet sonra kilo alımı başlar. Çünkü kişi yaptığı işin ne kadar enerji kaybettirdiğini bilmemektedir.

Şişmanlık, hareketsiz bir yaşam tarzından da kaynaklanmaktadır. Örneğin, devlet dairelerinde oturarak çalışan kişilerin, ağır ve yorucu bir işte çalışanlara göre kilolu olma ihtimali daha fazladır.

Çünkü hareket eden de etmeyen de aynı miktarda besin almaktadır. Bu nedenle vücut dengesi bozulur.

Televizyon karşısında saatlerce oturup abur cubur tarzı yiyecekleri yiyen kişilerin obez olma ihtimali daha fazladır.

Psikolojik sorunlar, çok fazla yemek yemeye sebep olabilir. Anne ve baba arasındaki sorunlar veya ruhsal çöküntü içinde olanların yemek yeme isteği artabilir. Şişmanlık ve psikolojik etmenler arasında bir bağlantı olduğu kabul edilir.

Kalıtsal (genetik) faktörlerin de şişmanlıkta önemli rol oynadığı gösterilmiştir. Yapılan araştırmalara göre anne ya da babası şişman olan çocuğun da şişman olma ihtimali yüzde 50’dir.

Buna karşın ailesinde bu sorunu olmayan kişlerin çocuklarının, obez olması yüzde 8’lik bir ihtimaldir. Eğer hem anne hem baba şişmansa çocukta görülme ihtimali yüzde 80 gibi çok yüksek bir düzeydedir.

Bu kalıtsal değişikliklerin yanında, ailenin beslenme şekli de şişmanlıkta rol oynamaktadır.

Toplumda az görülmekle birlikte, hormonal ve metabolik bozukluk da şişmanlığa sebep olmaktadır. Kişinin metabolizması yavaşladığı için yediği yiyeceklerin bir kısmını depolar. Bunu depolarken yağ şekline çevirerek yapar. Bu da obezliğe sebep olur.

Son yıllarda obezliğin artmasında önemli bir neden gelişen teknoloji ve endüstriyle birlikte fiziksel güç gerektirecek işlerin azalması ve makineleşmeye doğru giden iş gücüdür. Yaşam tarzı pasifleşmeye başlamıştır.

ŞİŞMANLIĞIN (OBEZİTENİN) ZARARLARI

Şişmanlığın üzerinde durulması gereken, hayati tehye neden olan, kalp damar hastalıklarında çok önemli bir etken olduğu aşikardır. Kolesterolün yüksek olması tansiyon yüksekliğine ve damar tıkanıklığına yol açmaktadır. Bu durumda kalp krizi geçirme riski artar.

Kilo vermek, bu hastalıklarda düzelme sağlar. Erişkin tipi şeker hastalığının en büyük nedeni şişmanlıktır. Ne kadar şişmansanız şeker hastası olma riskiniz o kadar fazladır. Yağ oranı fazla kişilerde karaciğerde aşırı yağ artışına bağlı olarak yağlanma meydana gelir.

Kas ve iskelet sistemi de şişmanlığın zararlı etkilerinden nasibini alır. Ağır bir yükü taşımak zorunda olan kas ve kemiklerde dizde ve kalçada kireçlenme, varisler, kas zayıflığı ve fıtık görülebilir. Yağlar, kanın kalbe dönmesini zorlaştırır.

Şişman kişilerin, çoğu zaman zor nefes aldıklarını görürüz. Çünkü solunum için şişmanlık bir yüktür. Kandaki karbondioksiti artırır. Solunum yapmak güçleşir. Uyku hali görülür.

Özellikle gençlerde görülen şişmanlık psikolojik sorunlara da yol açar. Hoş bir görüntü oluşturmadığı için kişinin psikolojisini de bozabilir.

Şişman kadınlarda doğum yapmak zordur ve aynı zamanda risklidir. Kısırlığa bile yol açabilir. Adet düzensizliği görülür. Safra kesesinde taş olma ihtimali artar.

Yara ve deri hastalıkları artar. Ayakta mantar görülebilir.

Tüm bunların yanında şişmanlık performansı düşüren bir durumdur. Kişinin hayatını zorlaştırır, çabuk hareket etmesini önler. Ömrü kısaltan bir sorundur. Mutlaka tedavi edilmelidir.

ŞİŞMANLIK TEDAVİSİ

Şişmanlık tedavisinde ilk ve en önemli basamak diyettir. Diyet, kişiyi ideal kilosuna getirmek için sağlıklı bir beslenme şekli uygulanmasıdır.

Diyet az kalorili olmalıdır ve diyetin dengeli bir şekilde uygulanması gerekir. Diyet yapmadan sonuç elde etmek çok zordur. Yağ, şeker ve tuz miktarını azaltmak gerekir.

Diyet sırasında şunların yapılması tedavinin başarılı olması için gereklidir:

  • Mutlaka günde üç öğün yemeğinizi aksatmadan yiyin. Öğün atlamanız bir sonraki öğünde daha fazla yemenize neden olur,
  • Spor yapmaya çalışın. Egzersiz yapmak; sağlıklı olmak ve kalori kaybetmek için çok faydalıdır. Bunu düzenli bir şekilde uygulayın. Spor verilen kiloyu tekrar almamak için yapılmalıdır. Spor yapınca psikolojik olarak da rahatlarsınız,
  • Az yağlı sebze, beyaz et (yağsız), meyve ve kuru baklagiller ile beslenin,
  • Bol bol su için,
  • Hamur yapımı yiyeceklerden, tatlılardan uzak durun.

Bu tedavinin yanında hastanın yemek alışkanlığını ve aktivitelerini değiştirici davranış tedavisi de uygulanır. Amaç kişiyi disiplin altına almak ve iradeli olmasını sağlamaktır. İlaç ve cerrahi tedavi ise çocuklarda tavsiye edilmemektedir.

Источник: https://xn--salk-1wa3i.net/obezite.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть