Sistemik Lupus Eritematoz (SLE) Hastalığı Nedir

içerik

Kelebek hastalığı gebeleri tehdit ediyor

Sistemik Lupus Eritematoz (SLE) Hastalığı Nedir

Açıklanamayan eklem ağrıları, deride ve özellikle de güneş gören alanlarda kızarıklıklar, ateş, kilo kaybı gibi belirtiler Lupus hastalığının habercisi olabilir.

Lupus, en sık 15-45 yaş arasındaki kadınlarında görülen, burun sırtından yanaklarına doğru uzayan, güneşe maruz kalmakla artan, kızarıklık; eklemlerde ağrı şişme; ateş, kilo kaybı; böbrek tutulumu; akciğer beyin kalp; kemik iliği gibi birçok organı etkileyebilen önemli bir hastalık.

Herkes “Lupus” olarak bilse de aslında bu terim, geniş bir hastalık grubunu tanımlamak için kullanılıyor. Tek bir rahatsızlığı anlatmayan lupus, başlıca 6 hastalığı ifade ediyor. Bunların içinde en büyük kısmı halk arasında “kelebek hastalığı” olarak da bilinen sistemik lupus eritematozus (SLE) oluşturuyor.

Lupus olgularının yüzde 70’i bu tanıyı alıyor. Bu gruptaki diğer hastalıklar; kronik kutaneöz lupus eritematozus, subakut kutaneöz lupus eritematozus, ilaç ilişkili lupus, neonatal lupus (yenidoğan lupusu) ile overlap (çakışma) sendromlarmdan oluşuyor.

‘Kelebek Hastalığı’ olarak da bilinen Lupus bağışıklık sisteminin, vücuda ait dokuları tanıyamaması ve bu dokulara savaş açması sonucunda ortaya çıkıyor.

Nedeni tam olarak bilinmeyen Lupus’un genetik yatkınlığın dışında; enfeksiyonlar, hormonlar, ultraviyole ışınları, bazı kimyasal maddeler ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Soy, Lupus ile ilgili merak edilenleri şu şekilde aktarıyor:

Bağışıklık sisteminiz vücudunuzu hedef alıyor

SLE, öncelikle 15-45 yaş arasındaki kadınlarında görülen, ana özellikleri burun sırtından yanaklarına doğru uzayan, güneşe maruz kalmakla artan, kızarıklık; eklemlerde ağrı şişme; ateş, kilo kaybı; böbrek tutulumu; akciğer beyin kalp; kemik iliği gibi birçok organı etkileyebilen önemli bir hastalıktır.

Oluş mekanizması bağışıklık sisteminin, kendi vücudumuza ait dokuları tanımada sorunlar yaşaması ve kendi dokularımıza karşı savaş vermesidir. Daha az olarak çocuklarda, yaşlılarda ve erkeklerde de SLE görülebilmektedir. SLE’nin gerçek sebebi bilinmemektedir.

Ancak, eldeki veriler değerlendirildiğinde genetik, enfeksiyonlar, hormonlar, ultraviyole ışınları, bazı kimyasal maddeler ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bu faktörlerin etkisiyle, bağışıklık sistemi normal dışı işlevlerde bulunarak kendi dokularına karşı savaş vermeye başlar.

Özellikle burun sırtından yanaklara doğru uzanan, sıklıkla güneşe maruz kalınması sonrası ortaya çıkan, üzerinde sivilce içermeyen ve iyileşince hafif deri koyuluğu dışında iz bırakmayan kızarıklık SLE vakalarında karşılaştığımız olgulardır. Bu lezyon kelebek kanadını andırdığı için SLE, Kelebek hastalığı olarak da adlandırılır.

Genetik faktörler belirleyici olabiliyor

Sağlıklı bir popülasyonda SLE gelişme olasılığı yüzde 0.18 iken SLE’li bir kişinin sağlıklı birinci derece akrabasında SLE gelişme olasılığı yüzde 1.7 ilâ yüzde 12 aralığına kadar gösteriyor. Ayrıca SLE’li bir annenin kız çocuğunda yüzde 10 olasılıkla SLE geliştiğini görüyoruz.

Ek olarak SLE’li annenin çocuklarının yüzde 25 kadarında çeşitli otoimmün hastalıklar (Hashimtoto tiroiditi, Vitiligo, Romatoid artrit….) gelişir. İkiz çalışmalarında görülmüştür ki, tek yumurta (Monozigot) ikizlerden birinde SLE varsa diğerinde de yüzde 50 olasılıkla SLE gelişir. Çift yumurta ikizlerinde bu olasılık yüzde 5’tir.

Tüm bu sonuçlar göstermiştir ki; SLE gelişiminde genetik faktörler çok önemli.

HAMİLELİKTE YAPILAN TESTLER

Doğum kontrolü önemli!

Kelebek hastası kadınlar için gebelik yüksek risk taşıyor. Dolayısıyla bu hastaların doğum kontrolü de büyük önem kazanıyor. Doğum kontrolünde uygulanan bazı yöntemler ise güvenilir bulunmuyor. Bariyer metodu, mekanik problemler (delinme, yırtılma gibi) nedeniyle güvenilir değil.

Hormonlu ya da bakırlı rahim içi araçlar, aralıklı takipte olmak kaydıyla güvenle kullanılabiliyor. Doğum kontrol hapları eskiden çok sakıncalı kabul edilse de yapılan yeni dönem çalışmalarda bazı özel durumlar haricinde kullanılabileceği belirtiliyor.

Aktif nefrit, antifosfolipit antikorları pozitif olan ve sigara içenlerin ise östrojen içeren preparatlardan kaçınması önem taşıyor.

Lupus 6 farklı türde ortaya çıkabiliyor

Lupus, geniş bir hastalık grubunu tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Kelime anlamı Kurt, anlamında olup aynı zamanda kurt ısırığı sonucu oluşmuş yara anlamında kullanılmaktadır. Lupus tek bir hastalık değildir, başlıca altı başlıkta sınıflandırılır:

  • Sistemik Lupus Eritematozus (SLE): Lupus olgularının yüzde 70’ini oluşturur. En sık görülen tipi SLE’dir.
  • Kronik Kutaneöz Lupus Eritematozus (Diskoid LE, DLE): Lupus olgularının yüzde 10 kadarını oluşturan deriye kısıtlı formu. Sıklıkla yüz de saçlı deride ve daha az olarak kollarda gövdede, sınırları belirgin plaklar şeklinde lezyonlardır.
  • Subakut Kutaneöz Lupus Eritematozus formunda da deri kısıtlı ancak zaman içinde yüzde 30-50 oranında SLE’ ye dönüşüm gösterir. Burada vücudun birçok yerinde deride kızarıklıklar, sedefe benzer lezyonlar olur.
  • İlaç İlişkili Lupus: Hidralazin ve Prokainamid, izoniazid (INH) ve Alfa-Metil Dopa gibi ilaçlar başta olmak üzere, birçok ilaç ve kimyasal maddeye bağlı olarak gelişen, ve sıklıkla ilgili ilacın kesilmesi ile ya da kısa süreli tedavilerle düzelen, ciddi sistemik organ tutulumu pek yapmayan bir tablodur.
  • Neonatal Lupus (Yenidoğan Lupus’u): SLE’si olan gebe hastanın bebeğinde doğumdan itibaren gelişen ve genelde ilk 6-8 ay içinde düzelen bir tablodur.
  • Overlap (Çakışma) Sendromları: Tüm olguların yüzde 5 kadarını oluşturan ve diğer başka bir hastalıkla beraber Lupus bulguları olması durumudur. Dediğimiz gibi en sık görülen Lupus türü SLE’dir.

HAMİLELİKTEN ÖNCE YAPTIRILMASI GEREKEN TESTLER

SLE tanısı nasıl konur?

Öncelikle hastanın detaylı öyküsü ve fizik muayenesi yapılır. Genç bir hanım, açıklanamayan eklem ağrıları, deri de özellikle güneş gören alanlarda kızarıklıklar, ateş, kilo kaybı gibi yakınmaların varlığında hasta tetkik edilmelidir.

Genel biyokimyasal testler, idrar testleri, Anti- Nükleer Antikor (ANA), ENA, anti-dsDNA, kompleman düzeyleri, bazı virüslere yönelik araştırmalar, akciğer grafisi gibi birçok tetkik yapılır. Duruma göre ek tahliller, deri lezyonu varsa biyopsi yapılabilir.

Ayrıca böbrek tutulumu düşünülen hastalardan böbrek biyopsisi yapılması gerekebilir.

SLE tedavisi nasıl yapılır?

SLE tedavisi, birçok iltihaplı romatizmada olduğu gibi, uzun ve karmaşıktır. Genel olarak; hastaların uzun süreli güneşten kaçınmaları; düzeli bir hayat sürmeleri, enfeksiyonlara karşı önlem almaları, düzenli beslenmeleri, kimyasal içerikli gıdalardan uzak durmaları ve aşırı stresten kaçınmaları önerilir.

Ayrıca düzenli takiplerini aksatmamaları; ilaçlarını hekimine danışmadan kesmemelerini, kadın hastaların gebelik planlarını mutlaka hekime danışarak yapmaları gereklidir. Kelebek hastalığının tedavisinde, özellikle organ tutulumu olan hastaların yüksek doz ve uzun süreli kortizon kullanması gerekebiliyor.

Bağışıklık sistemi üzerine etkileri nedeniyle iltihaplı birçok romatizmal hastalığın tedavisinde çeşitli doz ve sürelerde kullanılsa da halk arasında kortizon kullanmanın kesinlikle zararlı olduğu şeklinde yaygın bir yanlış inanış var. Elbette her ilaç gibi kortizon da gereksiz yere kullanıldığında zararlı olabiliyor.

Ancak bu hastalık başta olmak üzere birtakım rahatsızlıklar kortizon kullanılmadığı takdirde hastaya daha fazla zarar verebiliyor. Örneğin; hastanın aktif SLE’si var ve rahatsızlığı böbrek, beyin ya da diğer bir organı tutmuşsa yüksek dozda kortizon kullanılmaması yaşam kaybına varan sonuçlara yol açabiliyor.

Gerektiğinde, hekimin önerdiği dozda ve sürede kortizon kullanılabiliyor.

EPİLEPSİ HASTALIĞI NEDİR?

Sıtma ilacı bile kullanılabiliyor

Bu hastalığın tedavisinde sıkça kullanılan bir diğer ilaç ise halk arasında sıtma ilacı olarak da biliniyor. Uzun vadede kalp-damar sistemi üzerinde de olumlu etkileri olması nedeniyle, aksi bir durum olmadıkça her kelebek hastasının bu ilacı almasında yarar görmüyoruz.

Ayrıca periyodik olarak göz muayenesinden geçmenin de ihmal edilmemesi gerekiyor. Özellikle organ tutulumu olan hastalarda kullanılan birçok mevcut ilacın yanı sıra moleküler hedeflere yönelik yeni tedaviler de geliştiriliyor.

Klasik tedavilere dirençli, seçilmiş olgularda bu tür ilaçlar kullanılabiliyor.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1047240-lupus-sle-hastaligi-nedir

Lupus hastalığı nedir? Kimlerde görülür?

Sistemik Lupus Eritematoz (SLE) Hastalığı Nedir

Hastalık, bazen ateş ile başlayarak enfeksiyonu taklit edebilir veya sinsi bir şekilde aylar ve yıllarca ateş, yorgunluk, halsizlik semptomları ile seyredebilir. Klinik seyir hafiften ciddi gidişe kadar değişebilir, tipik olarak değişen sürelerde remisyon ve alevlenmeler görülür.

Lupus hastalığı neden olur?

  • Çevre: Yapılan bazı araştırmalarda güneş ışığı (UV), sigara, stres ve silika tozu gibi toksinlere maruz kalma gibi potansiyel tetikleyicilerin lupus hastalığına yakalanma riskini arttırdığını tespit edilmiştir.
  • Genetik: Bir ailede lupus öyküsü olması, kişiyi bu durumu yaşamak için biraz daha yüksek risk altında bırakabilir.
  • Hormonlar: Bazı çalışmalar östrojen seviyelerinde artış gibi anormal hormon düzeylerinin lupusa katkıda bulunabileceğini düşündürmektedir.
  • Enfeksiyonlar: Doktorlar hala sitomegalovirüs, Epstein-Barr veya hepatit C gibi enfeksiyonlar ile lupusun nedenleri arasındaki bağlantıyı inceliyorlar.
  • İlaçlar: Hidralazin (Apresolin), prokainamid (Prokanbid) ve kinidin gibi bazı ilaçların uzun süreli kullanımı, ilaca bağlı lupus eritematozus olarak bilinen bir lupus türüyle bağlantılı bulunmuştur.

Aynı zamanda, lupus hastası bir kişi burada listelenen bilinen lupus potansiyel nedenlerinden hiçbirini yaşamamış da olabilir.

Lupus riskini artırabilecek faktörler şunlardır:

  • Kadın olmak: Lupus hastalığu % 90 oranında kadınlarda görülmektedir.
  • Yaş: Lupus her yaştan insanı etkilese de, en sık 15 ve 45 yaşları arasında teşhis edilir.
  • Irk: Lupus, Afrikalı-Amerikalılar, İspanyollar ve Asyalı-Amerikalılarda daha yaygındır.
  • Genetik: Aile öyküsünde lupus hastalığının bulunması riski arttıran faktörlerden biridir.

Sistemik lupus eritematozus (SLE)

Çoğu insan lupus hastalığı hakkında konuşurken aslında SLE’den bahsederler. “Sistemik”, hastalığın vücudun çeşitli kısımlarını etkileyebileceği anlamına gelir. SLE semptomları hafif veya şiddetli olabilir ve 15-45 yaş arası kişilerde daha yaygın olmasına rağmen, bu yaş aralığının öncesinde ya da sonrasında da görülebilir

Diskoid lupus eritematozus (DLE)

DLE, yüzünde, kafa derisinde veya vücudun başka bir yerinde kırmızı ve kabarık döküntülerin görüldüğü kronik bir cilt bozukluğudur. Etkilenen bölgelerde cilt kalınlaşabilir, pul pul dökülebilir ya da yaralar oluşabilir. Kızarıklık günlerce veya yıllarca sürebilir ve tekrarlayabilir. DLE’li kişilerin küçük bir yüzdesinde SLE gelişebilir.

Subakut kutanöz lupus eritematozus, vücudun güneşe maruz kalan kısımlarında görülen deri lezyonlarını ifade eder. Lezyonlar yaraya sebep olmaz.

İlaç kaynaklı lupus

Bazı antisizan, yüksek tansiyon, tiroid ilaçları, antibiyotikler, antifungaller ve oral kontraseptif haplar, lupus hastalığına neden olabilir ilaçların bir dizi vardır. İlaçlar bırakıldıktan sonra semptomlar genellikle tamamen kaybolur.

Yenidoğan lupus

Neonatal lupus, SLE’li, Sjögren sendromlu ya da hiç hastalığı olmayan yeni doğmuş bebeklerde ortaya çıkabilen nadir bir hastalıktır. SLE’li annelerin çoğunun bebekleri sağlıklıdır. Bilim adamları neonatal lupusun kısmen annenin kanında anti-Ro (SSA) ve anti-La (SSB) olarak adlandırılan otoantikorlardan kaynaklandığından şüphelenmektedirler.

Doğumda, neonatal lupuslu bebeklerde deri döküntüleri, karaciğer sorunları ve düşük kan sayımı söz konusudur. Bu semptomlar genellikle çocuğun 6 aylık olduğu süre içinde düzelir, fakat bu hastalığın en ciddi sonucu doğuştan kalp bloğudur ve kalp pili takılmasını gerektirir ve ölümcül olabilir.

Lupuslu kadınlarda gebelik yüksek riskli olmasına rağmen, lupuslu kadınların çoğu hamileliklerinin sonuna kadar bebeklerini güvenli bir şekilde taşırlar.

Genel olarak, lupus hastası kadınlar genel popülasyona kıyasla daha yüksek düşük doğum ya da erken doğum oranlarına sahiptir.

Ek olarak, antifosfolipid antikorları olan kadınlar, plasentada kan pıhtılaşması riskinin artması nedeniyle ikinci trimesterde düşük riski altındadırlar.

Böbrek hastalığı öyküsü olan lupus hastalarının preeklampsi (vücuttaki veya hücrelerindeki dokularda aşırı su birikmesi olan hipertansiyon) riski yüksektir. Hamilelik öncesi gebelik danışmanlığı ve planlama önemlidir.

Sistemik lupus eritematozu tedavisi için müthiş bulgu saptandı!

Lupusun hastalığının belirtileri

  • Burundan yanaklara doğru yayılan kelebek tarzında cilt döküntüleri
  • Güneşe maruz kalma ile ortaya çıkan veya kötüleşen cilt lezyonları (ışığa duyarlılık)
  • Raynoud fenomeni (soğuk veya stres altında el ve ayak parmakları gibi vücudun uç noktalarında gelişen solukluk, morarma ve sonra kızarmayla giden bir damarsal bozukluk durumu),
  • Ağız içinde yaralar,
  • Yorgunluk
  • Ateş
  • Göz kuruluğu
  • Baş ağrısı, kafa karışıklığı ve hafıza kaybı
  • Artritler, özellikle küçük eklemlerde sabah tutukluğu ve eklemlerde ağrı, şişme veya artropati (Jacood artropatisi),
  • Akciğer ve kalp zarında inflamasyona bağlı sıvı artışı (plörezi, perikardit); nefes alıp vermekle veya devamlılık gösteren göğüs ağrısı.
  • İdrarda kan veya protein olası veya böbrek fonksiyonunda bozukluk, ödem gelişmesi.

Lupus hastalığı teşhisi

Lupus tanısı koymak için öncelikli olarak hastanın semptomları göz önünde bulundurulur. Ayrıntılı tıbbi öykü ve fizik muayeneye ek olarak bu semptomlara neden olabilecek potansiyel durumları dışlamak adına bazı testler istenebilir. İstenebilecek testleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Laboratuvar testleri: Kandaki kırmızı kan hücrelerinin, beyaz kan hücrelerinin ve trombositlerin sayısını ve türünü belirlemek için kullanılan tam kan sayımı (CBC) istenebilir. Doktor tarafından sipariş edilebilecek diğer testler arasında, yüksek bağışıklık sistemi aktivitesini gösteren bir eritrosit sedimentasyon hızı, protein seviyeleri ve anti-nükleer antikor testi yer alır.
  • Görüntüleme testleri: Göğüs röntgeni ve ekokardiyogramlar, kalbin üzerinde veya etrafında sıvı birikimi olup olmadığını anlamaya yarayan iki görüntüleme testidir. Pozitif sonuçlar lupus hastalığını düşündürebilir.
  • Doku biyopsisi: Doktorlar, lupus hastalığına ait hücrelerin mevcut olup olmadığını belirlemek için lupus benzeri döküntü bölgesinden bir biyopsi veya hücre örneği alabilir.

Bir doktor böbreklerin lupus nedeniyle hasar görüp görmediğini görmek için böbrek biyopsisi de yapabilir. Lupus ile ilgili böbrek hasarı lupus nefriti olarak adlandırılır.

Lupus hastalığı tedavisi

Lupus tedavisi, hastanın yaşadığı belirtilere göre şekillenir.

Tedaviye başlamadan önce, tedavinin faydaları ve riskleri ve hangi ilaçların kullanılabileceği hakkında doktorunuzla etraflıca konuşmanız gerekir.

Semptomlarınız artmasına ya da azalmasına bakarak, siz ve doktorunuz ilaç veya dozu değiştirmeniz gerektiğini farkedebilirsiniz. Lupus kontrolü için en sık kullanılan ilaçlar şunlardır:

  • Steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ’ler): Naproksen sodyum (Aleve) ve ibuprofen (Advil, Motrin IB, diğerleri) gibi reçetesiz NSAİİ’ler, lupusla ilişkili ağrı, şişme ve ateş tedavisi için kullanılabilir. Daha güçlü NSAİİ’ler reçete ile kullanılabilir. NSAİİ’lerin yan etkileri arasında mide kanaması, böbrek sorunları ve kalp problemlerinde artış riski bulunmaktadır.
  • Antimalarial ilaçlar: Sıklıkla hidroksiklorokin (Plaquenil) gibi sıtma tedavisinde kullanılan ilaçlar bağışıklık sistemini etkiler ve lupus belirtilerini kontrol altına almaya yardımcı olabilir. Yan etkiler arasında mide rahatsızlığı ve çok nadiren göz retinasında oluşabilecek sorunlar sayılabilir. Bu ilaçları alırken düzenli göz muayenesi yaptırın.
  • Kortikosteroidler: Prednizon ve diğer kortikosteroid türleri lupus iltihabına karşı kullanılabilir. Metilprednizolon (Medrol) gibi yüksek dozlarda steroidler, böbrek ve beyinle ilgili ciddi hastalıkları kontrol etmek için sıklıkla kullanılır. Yan etkileri kilo alımı, kolay morarma, kemik erimesi (osteoporoz), yüksek tansiyon, diyabet ve enfeksiyon riskinde artış sayılabilir. Yan etkiler yüksek doz ve uzun süreli tedavide artar.

Osteoporoz (kemik erimesi) nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

  • İmmünosupresanlar: Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar ciddi lupus vakalarında yardımcı olabilir. Azatioprin (Imuran, Azasan), mikofenolat mofetil (CellCept) ve metotreksat (Trexall) bu ilaçlara örnek olarak verilebilir. Potansiyel yan etkiler, enfeksiyon riski, karaciğer hasarı, doğurganlıkta azalma ve kanser riskinde artıştır.
  • Biyolojikler: Farklı tipte bir ilaç olan ve intravenöz olarak (damar yoluyla) uygulanan belimumab (Benlysta), bazı kişilerde lupus semptomlarını da azaltır. Bulantı, ishal ve enfeksiyon gibi yan etkiler görülebilir. Nadiren de olsa depresyonu tetikleyebilir.
  • Rituximab (Rituxan): Dirençli lupus vakalarında faydalı olabilir. Yan etkiler intravenöz infüzyona karşı alerjik reaksiyon ve enfeksiyondur.

Zerdeçal

Kurkumin, zerdeçalda aktif bir maddedir ve lupus gibi otoimmün hastalıkların tedavisinde etkilidir. Bunun için günlük beslenmede zerdeçal kullanabilirsiniz. Zerdeçallı süt de aynı şey için en iyi ilaçlardan biridir.

Bir bardak süte bir çay kaşığı zerdeçal ekleyin ve ısıtın. Lezzet katmak için bal da ekleyebilirsiniz. Ancak zerdeçal safra kesesi problemleri olan kişiler için uygun değildir.

Bu nedenle lupus için zerdeçal kullanmadan önce doktorunuza danışın.

Zerdeçal nedir, faydaları nelerdir? Hangi hastalıklara iyi gelir?

Zencefil

Zencefilin antienflamatuar ve antioksidan özellikleri eklemlerde ağrı ve şişliği azaltır. Zencefili diyetinize çeşitli şekillerde ilave edebilirsiniz. Zencefil çayı içebilir veya taze meyve ve sebzelere zencefil suyu ekleyebilirsiniz.

Zencefil hangi hastalıklara iyi gelir? Faydaları nelerdir?

Elma sirkesi

Elma sirkesi, lupus hastalarının vücudunda oluşan hidroklorik asit eksikliğini tamamlamak için kullanılabilir. Elma sirkesi ayrıca detoksifikasyona yardımcı olur ve besin emilimini artırır. Bunun için bir bardak sıcak suya bir çay kaşığı elma sirkesi ekleyin. Bu karışıma yarım limonun suyunu sıkın ve yemeklerden 20 dakika önce günde 3 kez için.

Elma sirkesinin faydaları nelerdir? Nasıl kullanılır, neye iyi gelir?

Hindistancevizi yağı

Hindistan cevizi yağı, en sağlıklı yağ çeşitlerinden biridir. Bağışıklık sisteminin olumsuz tepkilerini vücudunuzda dengelemenize yardımcı olur. Bunun yanı sıra kolesterolü, kan şekerini kontrol etme ve sindirimi iyileştirme gibi birçok faydası vardır. Bunun için içeceklere hindistan cevizi yağı ekleyebilir ve yemek pişirirken kullanabilirsiniz.

Hindistan cevizi yağı neye iyi gelir? Faydaları nelerdir, nasıl kullanılır?

Yorgunluk lupusun sık görülen bir belirtisidir. Yorgunluğu azaltmak için, Epsom tuz banyosu denenebilir. Epsom tuzu vücutta magnezyum emilimini artırır ve toksinlerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur.

Aynı zamanda inflamasyonu ve eklem ağrısını azaltmaya yardımcı olur. Banyo suyuna bir bardak Epsom tuzu ekleyip iyice karıştırın. Ardından bu suda 10 ila 20 dakika boyunca dinlenin.

Ancak bu tedavi şeker hastaları ve böbrek hastaları için önerilmez.

Lupus hastalarına öneriler

  • Doktorunuzu düzenli olarak ziyaret edin: Sadece semptomlarınız kötüleştiğinde doktorunuzu görmek yerine düzenli muayeneye gitmek, doktorunuzun hastalığınızı daha rahat kontrol altına almasını sağlar. Ayrıca lupus komplikasyonlarının önlenmesinde yardımcı olabilecek stres kontrolü, diyet ve egzersiz gibi yaşam değişiklikleri konusunda da birlikte planlama yapabilirsiniz.
  • Güneş konusunda dikkatli olun: Ultraviyole ışınları lupus hastalığını tetikleyebileceği ve semptomları arttırabileceği için, güneşe çıkarken şapka, uzun kollu gömlek ve uzun pantolon gibi koruyucu kıyafetler giyin ve dışarı çıktığınız her seferde en az 55 güneş koruma faktörlü güneş kremi kullanın.
  • Düzenli egzersiz yapın: Egzersiz, kemiklerinizi güçlü tutmanıza, kalp krizi riskinizi azaltmanıza ve genel sağlığınızı akorumanıza yardımcı olabilir.
  • Sigara içmeyin: Sigara içmek kardiyovasküler hastalık riskinizi artırır ve lupusun kalbinizdeki ve kan damarlarındaki etkilerini daha da kötüleştirebilir.
  • Sağlıklı beslenin: Sağlıklı bir diyet için bol bol meyve, sebze ve tam tahıllı besinler tüketin. Bazen, özellikle yüksek tansiyon, böbrek hasarı veya gastrointestinal sorunlarınız varsa, diyet kısıtlamaları olabilir.
  • D vitamini ve kalsiyum takviyesine ihtiyacınız varsa doktorunuza danışın: Lupus hastalarının vitamin D takviyelerinden faydalanabileceğini gösteren bazı kanıtlar vardır. Günlük alınan 1,200 ila 1,500 miligram kalsiyum takviyesi, kemiklerinizi sağlıklı tutmanıza yardımcı olabilir.

Kaynaklar ve Referanslar:1- Living With Lupus, 2- What is lupus?, 3- Understanding Lupus

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/lupus-hastaligi-nedir-selana-gomez-hastaligi/

Lupus Hastalığı : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Sistemik Lupus Eritematoz (SLE) Hastalığı Nedir

Kas ve kemikler vücudu ayakta tutan yapılardır. Bu yapılar düzgün bir duruş ve hareket edebilme olanağı sağlar. Kas ve kemik yapısı çeşitli molekül ve bileşenler ile doğumdan itibaren gelişimini sürdürür. Kas yapısı kemik yapısına göre daha esnek ve kırılgandır.

Bağışıklığın kontrolünde olan bu sistemler, vücudun direncinin düşmesinden etkilenir. Gerilir ve bazı hastalıklara müsait bir hale gelirler. Bu hastalıklardan biri de lupustur.

Lupus, bağışıklığın düşmesi ile ortaya çıkan ve tüm vücutta farklı etkiler yaratan tehli bir hastalıktır.

Kelebek hastalığı adı ile anılan lupus (SLE) bağışıklık sistemi zayıflıkları sonucunda ortaya çıkan hastalıklardan biridir. Bağışıklık sistemi; vücudu hastalıklara karşı koruyan mekanizmadır.

Sağlıklı beslenme, yeterli mineral ve vitamin alımı ile güçlenir. Vücutta lenf bezleri ile organize çalışır. Hastalık oluşturabilecek bir mikrobun vücuda girmesi halinde lenf bezlerini uyararak, savaşçı hücreler üretir.

Bu hücreler (antikor) hastalık etkeni olan mikroplar ile savaşır ve vücudu korumaya çalışır.

Lupus hastalığında mikroplar bağışıklık sistemini ele geçirir. Buna bağlı olarak bağışıklık sistemi vücudu korumak yerine hücrelere zarar vermeye başlar.

Bu hastalıkta beyin, kan hücreleri, karaciğer, akciğer gibi birçok organ ve çevresindeki hücrelere bağışıklık sisteminin zarar vermesi söz konusudur. Bu yönü ile çoklu etken inflamatuar hastalık da denir. Lupus hastalarının vücutlarının çok farklı yerlerinde şikayetler oluşur.

Bu yüzden hastalığın teşhisi zordur. Hastalık genel olarak yüz ve cilt üzerinde kelebek görünümlü kırmızı döküntüler ile kendini gösterir.

Lupus hastalığı sıklıkla doğurgan dönemindeki kadınları hedef alır. Kadınlarda 20 ile 40 yaş arasında hastalığın görülme oranı fazladır. Yapılan araştırmalar hastalığın %80 oranında kadınlarda meydana geldiğini ortaya koyuyor.

Lupus hastalığı, bağışıklığın vücuttaki sistemlere zarar vermesi ile başlar. En çok etkilediği alanlar kalp ve böbreklerdir. Bu organlarda iltihaplanmaya sebebiyet verir ve tedavi edilmediği takdirde hastalığın sonuçları ölüme kadar varabilir.

Lupus hastalığının vücudun çok farklı bölgelerini etkilemesi sebebiyle hastalık ilk anda teşhis edilemeyebilir. Hastalığın zararlarından en çok etkilenen böbrekler zamanla iltihaplanmanın etkisiyle iflas edebilir.

Lupus hastaları ömür boyu diyalize bağlı olarak yaşamını sürdürmek zorunda kalabilir, böbrek nakline mecbur kalacak kadar böbrekleri iflas edebilir.

Teşhisi zor ve oldukça tehli olan bu hastalık büyük bir tehdit unsurudur.

Lupus hastalığının asıl sebebi yıllardır araştırılıyor. Bazı verilerden hareketle hastalığın nedenlerinden birinin gen aktarımı olduğu söylenebilir. Lupus hastalarının yakınlarının %21 oranında lupusa yakalanma riski taşıdığı gözlenmiştir. Akrabalarında lupus hastalığı geçmişi bulunan kişilerin doktor kontrolünden geçmelerinde fayda var.

2. Enfeksiyon

Bağışıklık sisteminin koruyucu hücreleri, vücudu mikrop kaynaklı oluşabilecek enfeksiyonlara karşı korur. Enfeksiyonların beyin ve kalp gibi hayati organlarda meydana gelmesi bağışıklık sisteminin kontrolünü kaybetmesine neden olur. Bu durum lupus gibi ciddi hastalıklara sebep olabilir.

3. Hormonlar

Hormonal sistem vücuttaki işleyişi sağlar. Hormonların düzensiz çalışması, eksik veya yanlış hormon salgılanması lupus hastalığı meydana getirebilir. Çünkü bağışıklığı organize eden hormonlarda oluşan bir hasar hastalığa zemin hazırlar.

4. UV ışınları

Güneşten direkt olarak deriye temas eden ışınların bazen zararlı etkileri olabilir. Ozon tabakasının delindiği veya inceldiği kısımlardan yansıyan UV ışınlarının cilt ile teması, cildin yapısını bozarak lupus hastalığına neden olabilir.

5. Kimyasal maddeler

Kimyasal maddeler insan vücudu için zararlı etkiye sahiptir. Vücuda temas eden veya solunan zararlı kimyasallar birçok sistemin işleyişinde sorunlar yaratır. Lupus hastalığı da bağışık sisteminin işleyişinde meydana gelen aksaklıklardan kaynaklandığı için özellikle tehli kimyasallara temas lupus hastalığına neden olabilir.

Lupus Hastalığı Bulaşıcı Mıdır?

Bağışıklık sisteminin bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan lupus hastalığı son yıllarda daha bilinir hale geldi. Hastalığın vücuttaki birçok bölgeyi etkilemesi sebebiyle hastalığın bulaşıcı olma ihtimali insanları korkutuyor.

Aslında lupus hastalığı bulaşıcı özelliği olan bir hastalık değildir. Çünkü bu hastalık bağışıklığın vücuda karşı bir tehdit oluşturması ile ortaya çıkar. Kendini yoğun eklem ağrıları ile belli eder.

Hastanın kişisel eşyasını kullanmak ya da temasta bulunmak hastalığın bulaşmasına neden olmaz. Ancak yine de lupus, vücudun farklı yerlerinde iltihaplar meydana getiren bir hastalık olduğu için hastayla çok yakın temas iltihaplanmadan zarar görülmesine neden olabilir.

Hastaların cildinde ortaya çıkan lekeler iltihaplı olduğu takdirde temas eden kişiye zarar verebilir. Fakat lupusu bulaştırması olası değildir.

1. Eklem ağrıları

Hastalığın ilk görülen etkilerinden biridir. Şiddetli eklem ağrıları vücudun herhangi bir bölgesinde meydana gelebilir. Kol, bacak ve boyun bölgesindeki eklem ağrıları hastayı iş yapamaz hale getirebilir.

Ağrıların günlerce sürmesi hastalığı çekilmez hale getirir. Hastaların en çok şikayet ettiği belirtidir. Üstelik eklem bölgelerinde zaman zaman şişlikler ve kızarıklıklar da meydana gelebilir.

Bazı hastalar bacaklarındaki şişlikler yüzünden yürüyemez hale gelebilir.

2. Ateş

Lupus hastalığında bağışıklık sistemi çoğu zaman farklı organları hedef alarak zarar vermeye başlar. Böbrek ve ciğerlerdeki hücrelere karşı savaş açan hastalık bu bölgelerde iltihaplanmaya neden olur. İltihaplanmanın akabinde yüksek ateş görülür. Ateş, hastalığın şiddetine bağlı olarak ciddi boyutlara ulaşabilir.

Ateş, Birçok Hastalığa Sebep Olur, Öğrenmeniz Gerekenler: Ateş Neden Olur, Nasıl Geçer? 

3. Deride döküntüler

Burundan başlayıp yanaklara doğru yayılan kırmızı cilt döküntüleri meydana gelir. Buna “malar raş” adı verilir. Bu döküntüler hem yoğun ışığa hem de UV ışınlarına karşı hassastır. Bu sebeple ışığa veya güneşe maruz kalınması durumunda artış gösterir.

Yüz bölgesinde etkili olan döküntüler, kelebek gibi bir görüntüye sahip olduğu için hastalığa kelebek hastalığa da denir. Döküntüler, hastalığın en önemli belirtilerinden biri sayılabilir. Diskoid döküntü veya yaygın eritemli cilt döküntüleri şeklinde olabilir.

4. Halsizlik

Lupus hastalığı sonucu bağışıklık sisteminin işlevlerini yitirmesiyle birlikte vücutta ağır bir savaş söz konusu olur. Bu durumda da halsizlik ve sürekli uyuma isteğini beraberinde getirir.

5. İştahsızlık

Lupus hastalığında hastaların zor bir süreç geçirmesi hastalığın etkilerinin de ağır olmasına neden olur. Hastalarda özellikle aşırı kilo kaybı ve iştahsızlık görülür.

6. Saç dökülmesi

Hastalık sürecinde saç diplerinin zayıflaması ve saçların dökülmesi meydana gelebilir. Özellikle saç derisinde kabuklanma ve döküntü oluşumu gözlenebilir. Bu durum her hastada olmamakla birlikte bazı hastalarda yoğun olarak görülür.

7. Ağız içinde yaralar

Bağışıklık sisteminin bozulduğu lupus hastalığında inflamasyon meydana gelir. İnflamasyon vücudun tüm bölgelerinde etkili olur. İltihaplanma dolayısıyla ağız içinde meydana gelen yaralar da bu sebeptendir.

8. Kansızlık

Lupus hastalarına yapılan testlerde ve analizlerde kansızlık gözlenir. Bağışıklığın vücudu dolaşım sistemini kullanarak tehdit etmesi sonucu kan analizlerinde anormallikler ortaya çıkar. Kan testlerinde eritrosit, lökosit, lenfosit ve trombosit dengesinin farklılaştığı görülür. Bunun yanında anti-nükleer antikor pozitifliği ve anti- fosfolipid varlığına rastlanır.

9. Artrit

Hastalığın neden olduğu durumlardan biri de artrittir. Sabahları özellikle küçük eklemlerin uçlarında ağrılar ve şişmeler meydana gelir. Jacood artropatisi durumu da hastalığın sonucudur.

10. Raynoud fenomeni

Raynoud, hastalığın neden olduğu diğer problemlerdendir. Bu durum bir çeşit damarsal bozulmadır. Vücutta özellikle el ve ayak parmaklarının uçlarında gelişen kızarıklık zamanla morarmalara dönüşür.

11. Nörolojik sorunlar

Hastalığın etki ettiği organlardan biri de beyindir. Lupus hastalığı sonucu beyin bölgesinde ve beyin zarında iltihaplanmalar meydana gelebilir. Buna bağlı olarak kısmi ve tamamen felç durumu oluşabilir. Aynı zamanda psikoz gibi beyin problemlerinin görülmesi de olasıdır. Hastalığın ilerlediği kişiler beyin koması ve ölümlerle karşılaşabilir.

12. İnflamasyon

Hastalık bağışıklığın vücut doku ve hücrelerini düşman olarak görüp zarar vermesine neden olur. Özellikle kalp ve böbreklerde inflamasyon yaratır. Bu durumun sonucu olarak sıvı artışı gerçekleşir ve zamanla sistemlerin işleyişinde bozulmalar görülür.

13. Böbrek sorunları

Lupus hastalığının en çok etki ettiği organ olan böbreklerde ağır tahribatlar meydana gelir. Hastalığın ilk zamanlarından itibaren böbreklerin çalışmasına destek vermek amacı ile hastalar diyalize girer. Tedavi edilmediğinde böbrek zarı iltihabı veya böbrek yetmezliğine bağlı olarak ölümler gerçekleşebilir.

14. İsteksizlik

Hastalarda hiçbir şey yapmama isteği olur. Çünkü hastalık hem çok kompleks hem de ağır olduğu için yorgunluk oluşur. Eklem ağrıları dolayısıyla hastalar çoğu zaman uyur haldedir.

15. Kaşıntı

Yüzde ve burunda oluşan döküntüler zamanla kaşıntıya neden olur. Ayrıca saç diplerinde oluşan döküntüler de aşırı kaşıntı meydana getirir. Kaşınmalar bazen yaralara neden olur.

Lupus Hastalığı Teşhisi Nasıl Yapılır?

Hastalığın tedavisi için ilk olarak teşhisin konulması gerekir. Bu sayede hastalığın ne kadar ilerlediği ve hangi sistemi, organı hedef aldığı anlaşılır. İlk olarak kan sayım testleri yapılır. Bağışıklık sisteminin dolaşım sistemini kullanması sebebi ile kanda antikorlar aranır. Daha sonra hastalığın teşhisi için birçok farklı test yapılır.

Bunun nedeni hastalığın çok farklı yerleri etkilemesi dolayısıladır.

Test ve analizler sırası ile; idrarda protein testi, idrarda aktif hücresel silender aranması, ANA analizi, Anti – dsDNA, Retikülosit, Laktat dehidrogenoz, Direkt ve indirekt coombs testi, Antifosfolip antikorları aranması, Kompleman seviyesi incelenmesi, böbrek biyopsisi, kalp ve beyin görüntülenmesidir.

Lupus Hastalığı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Lupus hastalığı bağışıklık sisteminin vücuttaki bazı organları veya dokuları tanımayarak onları yok etmeye yönelik antikorlar üretmesi ile başlar. Bazen sadece hücreleri hedef alan lupus hastalığı bazen de organ ve sistemleri hedef alır.

Hastalık böbrek ve kalbi hedef alıp zarar vermesi ile ölümcül bir hal alabilir. Bunun yanında dolaşım sistemini kötü etkileyerek düşük veya pıhtılaşma sorunlarına neden olur. Lupus hastalığı oldukça tehli ve kronik bir hastalıktır. Aynı zamanda kesin bir tedavisi de yoktur.

Çünkü her insanda etki ettiği organ ve sistem farklılık gösterir. Bu yüzden tedaviler kişiye özel yapılır.

1. İlaç tedavisi

Hastalığın tedavisinde çoğunlukla ilaçlar kullanılır. Fakat hangi ilacın kullanılacağı hastanın durumuna göre doktor tarafından belirlenir. Hastaya ateşi, yoğun eklem ağrılarını ve eklem iltihabını dindirmek amacı ile anti- inflamutuar ilaçlar verilir.

Bu ilaçlardan bazıları; lofenak, naproksen, ibuprofen, indometazindir. Hastalık sonucu oluşan döküntülerin giderilmesi ve ağızdaki yaraların tedavisinde anti-malariyal ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar ise; hidroksiklorakindir. İlaç kullanımında halsizlik görülmez.

Lupusun ciddi etkileri organlar üzerindedir.

Hastalığın böbrek, kalp, akciğer ve sinir sistemi üzerindeki etkilerini azaltmak amacı ile kortikosteroid ilaçları kullanılması gerekir.

Bunun yanında immümsüpresif ilaçlar (azathioprin, siklofosfamid, sikloporin ve mikofenolat mofetil) kullanılarak bağışıklık güçlendirilmeye çalışılır.

Hastalığın aşırı ciddi olduğu ve etkisinin öldürücü olduğu durumlarda ise FDA onaylı kuvvetli ilaçlar kullanılması gerekir. Bunlar; belimumob ve rituximob adlı ilaçlardır.

2. Koruyucu tedavi

Lupus hastaları ilaç tedavisinin yanında destek tedavileri de görür. Bu hastalara D vitamini desteği sağlanır. Aynı zamanda deride oluşan malar raşı önlemek için çeşitli kremler kullanılır.

Bu cilt döküntülerinin ışık hassasiyetini önlemek amacı ile UV ışınlarından da uzak durması gerekir.

Hastaların sağlıklı bir beslenme şekli benimsemesi ve uykusuzluk, yorgunluk gibi durumlardan uzak durması gereklidir.

Lupus Hastalığı Ölümcül Müdür?

Sistemik lupus eritematoz (SLE) olarak bilinen bu hastalık, bağışıklık sisteminin kendi doku ve organlarına karşı açtığı savaştır. Bu hastalık kronik inflamutar türdedir. Bu yüzden çoğu zaman tedavilere olumlu sonuç vermez. Vücudun akciğer, kalp, beyin ve böbreklerini özellikle hedef alır.

Dünya üzerinde Asyalılar ve Hispaniklerde hastalığın görülme sıklığı fazladır. Fakat lupus hastalığından ölümlerin kaydı pek yoktur. Bunun nedeni ise hastalığın direkt olarak öldürücü bir etkisinin olmamasıdır.

Hastalık etkeni dolayısı ile bozulan bağışıklık hedef aldığı organlara karşı açtığı savaş sonucu ortaya çıkan hastalıklar ölümcül olabilir.

Görevini yerine getirmeyen organlar zayıflama başlar. Bu organlardaki savaş, yavaş yavaş iltihaplanmaya neden olur. Kalp, böbrek ve akciğerlerde oluşan iltihaplanmalar tedavi edilmediği takdirde ilerler ve ölümlere sebebiyet verir.

Bu yüzden hastalığın teşhisi konulan kişiler ömür boyu koruyucu tedaviye mahkum kalır. Çünkü koruyucu tedavi olmayan kişilerde zamanla hastalık dolayısı ile zarar gören organlar hastanın ölümüne sebep olur.

Hastalık dolayısı ile ölümlerin çoğu böbrek ve kalp hastalıkları sonucu olur.

Источник: https://sebboy.com/lupus-hastaligi/

Lupus Eritematozus Nedir? Lupus Eritematozus Belirtileri – Sağlık Ocağım .NET

Sistemik Lupus Eritematoz (SLE) Hastalığı Nedir

Sistemik lupus eritematozus (SLE), kronik ve sebebi bilinmeyen, immünolojik bozukluklar ile birlikte otoimmün karakterli, birçok organı ve sistemi tutan bir bağ dokusu hastalığıdır. Lupus eritematozus ilk kez 1833’de Fıransız Dermatoloğu Biett tarafından kronik dermatolojik bir rahatsızlık olarak tanımlanmıştır.

Hastalık ateş, eklemlerde şişlik, ciltte eritemli döküntüler, böbrek, santral sinir sistemi, akciğer, göz, ağız içi, damarlar, kalp gibi organların ve sistemlerin etkilenmesi ile kendini gösteren romatizmal bir hastalıktır. Lupus eritematozus siyah ırkta, beyaz ırklara göre 3-4 kat daha fazla görülür.

Lupus eritematozus kadınlarda erkeklere oranla daha fazla ve doğurganlık çağındaki kadınlarda daha sık görülür. Hastalık 16-40 yaşları arasında görülebilir. Lupus eritematozus çocuklarda da görülür ve kız çocuklarında erkek çocuklara göre 3 kat fazla görülür. Lupus eritematozus yaşlılarda da görülebilir.

Lupus eritematozus neden olur?

Lupus eritematozus hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Sistemik lupus eritematozus etkenleri arasında genetik ve çevresel faktörlerin, hormonal değişimlerin önemli yeri vardır. Bu etkenler, immün toleransın kırılmasına yol açarak endojen antijenlere karşı immmün sistemin yanıtı ile meydana gelir.

Bazı toplumlarda, aile arası bireylerde ve ikizlerde hastalığın genetik yatkınlığını destekleyen vakalar görülmüştür. Stres, ilaçlar, ultraviole ışınları (güneş ışınları) ve enfeksiyonlar (özellikle EBV enfeksiyonu) gibi çevresel etkenlerin hastalığın bazı tiplerinde tetikleyici rol oynadığı bilinmektedir.

Güneş ışığı hastalığın ve özellikle de cilt lezyonlarının alevlenmesinde etkilidir. Enfeksiyonlar (özelikle virüsler) ve bazı bakteriler otoimmünite ile ilişkili bulunmuştur.

Bazı ilaçların uzun süre kullanımı ANA yapımına yol açar ve lupus hastalığı belirtilerine benzer belirtiler meydana gelir ve bu durum ilaca bağlı lupus şeklinde tanımlanır. Sistemik lupuslu hastalarda hormonların etkisi önemlidir.

Bu hastalıkta östrojen ve androjen metabolizmasında anomalilikler saptanmıştır.

Lupus eritematozus belirtileri

Sistemik lupus eritematozus aktivasyon ve renimasyonlar ile seyreden kronik bir hastalık olup, başlama zamanı, şekli ve hastalığın süresi kişiden kişiye farklılık gösterir.

Hastalığın genel belirtileri halsizlik, yorgunluk, ateş ve kilo kaybı gibi hastalığa özgü olmayan şikayetler, hastalık başladığı dönemlerde ve hastalığın alevlenme gösterdiği dönemlerde belirgindir.

Bu şikayetlerin yanı sıra cilt lezyonları ve saç derisi lezyonları, eklem sorunları, eklem ağrıları, kas ağrıları ve diğer hastalıklara bağlı bulgular var ise lupus eritematozus olabileceğinden şüphelenilmelidir.

Ateş yaklaşık hastaların % 80’inde vardır ve ateş yükselmesi genellikle hastalığın alevleneceğini gösteren bir belirtidir. Ateşlenme hastalık tedavi verilene kadar devam eder.

Ancak diğer ateşli enfeksiyon hastalıklarından ayırt edilmesi önemlidir. Halsizlik lupus eritematuzuslu hastaların % 90’ında görülen bir şikayettir.

Hastaların % 60’ında da iştahsızlık ve kilo kaybı gibi belirtiler görülebilir.

Eklem bulguları hastaların % 90’ında görülen şikayetlerdir. Hastalarda kas güçsüzlüğü ve kas atrofileri bulguları vardır. En sık görülen cilt sorunları burun sırtında, yanaklar üzerinde bölgesel hafif bir pembelikten belirgin kızarıklığa doğru giden eritemlerdir.

Bu cilt lezyonu kelebek şekline benzer. Genellikle ani başlangıçlı oluşabilir ve bu lezyonlar ellerde, tırnak diplerinde, avuç içlerinde, ayak tabanında, sırt bölgesinde, göğüs bölgesinde ve vücudun travmalara maruz kalan yerlerinde eritemli lezyolar şeklinde kendini gösterir. Bu lezyonlar ödemli ve kaşıntılı olabilir. Bu hastalar güneşe karşı duyarlı olur.

Sistemik lupus eritematozus ta organ tutulumları da vardır. Bu tutulumlar akciğerlerde, damarlarda, kalpte, böbreklerde, gastrointestinal sistemde, dolaşım sisteminde, gözlerde, nörolojik sistemde ve sinir siteminde de farklı sorunlar ile ortaya çıkabilen belirtilerdir.

Sistemik lupus eritematozus teşhisi

Lupus eritematozus teşhisinde öncelikle hastanın hikayesi ve aile geçmişi önemlidir. Romatoloji uzmanın yapacağı fizik muayenede hastanın görülen cilt bulguları, ateş, halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı değerlendirilir ve bunlara yönelik tetkikler istenir.

Hastalığın alevlenme dönemlerinde hematolojik bulgular genellikle vardır. Kansızlık en sık görülen hematolojik bulgudur. Teşhise yönelik kan testleri (böbrek fonksiyon testleri, immünolojik testler, antinükleer antikor testleri, serum proteinleri gibi kan testleri) istenir.

İdrar testleri ve kan testleri bu hastalarda rutin olarak istenen testlerdir. Bunların yanı sıra bazı görüntüleme yöntemleri de teşhiste kullanılır. Lupus eritematozus tanısı konulurken diğer doku hastalıkları da göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin, otoimmün hemolitik anemi, idyopatik trombositopenik purpura, sjögren sendromu gibi hastalıkların ayırt edilmesi gerekir.

Sistemik lupus eritematozus tedavisi

Lupus eritematozus tedavisi

Kronik otoimmün hastalıkların genelinde olduğu gibi, sistemik lupus eritematozus düşük ya da yüksek alevlenme dönemleri ile seyreder. Hastalığın alevlenme dönemlerini düzenli aralıklar ile değerlendirme, hastalığın alevlenme dönemlerini erken saptama, tedavinin başlamasında veya değiştirilmesinde kolaylık sağlar.

Lupus eritematozus tedavisi etkilenen organlara göre planlanır ve bulguların tipi ve ağırlığı ile ilişkilidir. Tedavinin sürmesi için hekim ve hastanın birlikte hareket etmeleri önemlidir.

Genellikle hayatı tehdit etmeyen, organ hasarı ile birlikte olmayan hastalar koruyucu tedavi ile tedavi edilir.

Buna karşın hasta, hayatı tehdit edici majör organların geriye dönüşümsüz fonksiyon kaybı ile risk altında ise agresif tedavi uygulanabilir.

Lupus eritematozus tedavisinde ilaç tedavileri (nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar, antimalaryal ilaçlar, glukokortikoidler, immünsüpresif ilaçlar gibi ilaç tedavileri) uygulanır. Tedavinin yanı sıra hastaların uykusuna, dinlenmesine, güneş ışığından korunmaya, beslenmeye, egzersize özen göstermeleri de önemlidir. Ayrıca gereken durumlarda hastanın psikoljik destek alması önerilebilir.

Lupus eritematozuslu kadınlar hamile kalabilir mi?

Lupus eritematozuslu kadınlarda doğurganlık normaldir. Bu nedenle bu kadınlar doğum kontrol yöntemleri ile hamilelikten korunmalıdır. Gebelik sırasında ve doğum sonrası dönemde bu hastalık % 50 oranında alevlenme gösterir.

Hastalığı iyi seyirli olan ve kontrol altında olan kadınların hamilelik döneminde alevlenmeler, daha hafif geçebilir. Annenin hastalığının alevlenmesi erken doğan bebek ile ilişkilidir. Lupus eritematozus hastası kadınlar hamilelik planını hastalığın en hafif dönemlerinde yapmalıdır.

İyi kontrol altına alınmış lupus eritematozuslu kadınlarda 3-6 ay süresince hastalık hiç alevlenme göstermediği dönemde hamilelik oluşmuş ise, böbrek sorunlarının görülme oranı % 7-10 arasında, bu gebelerde hipertansiyon ve preeklampsi gelişme riski % 1.8 veya % 30’dur. Gebelik sırasında böbrek sorunları nedeni ile böbrek yetmezliği veya anne ölümü gibi riskler söz konusu olabilir. Alevlenme dönemi lupus nefritli kadınların hamile kalması engellenmelidir.

Romatizma hastalıklar ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/lupus-eritematozus-nedir-lupus/

Lupus Hastalığı (SLE) Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Sistemik Lupus Eritematoz (SLE) Hastalığı Nedir
84 / 100SEO Score

Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), bilinen adıyla lupus hastalığı savunma sisteminindeki bozukluk sonucunda ortaya çıkan sistemik bir hastalıktır. Bu hastalıkta kişinin savunma sistemi kendi sağlıklı hücrelerine saldırır ve sağlıklı dokuları tahrip eder. Tahrip ettiği dokuya göre farklı belirtiler ortaya çıkar.

Normalde savunma sistemi zararlı mikroorganizmalara (virüs, bakteri gibi) karşı savaşırken kendi sağlıklı hücrelerini ayırt eder. Eğer kendi sağlıklı hücrelerine de yabancıymış gibi reaksiyon gösterirse Lupus hastalığı gibi otoimmün hastalıklar ortaya çıkar. Bağışıklık sistemi bunu antikorlar aracılığı ile yapar.

Antikor, bağışıklık (savunma) sisteminin yabancı organik maddelere karşı oluşturduğu protein yapıda maddelerdir.

Antikorlar bu yabancı maddelerin etkisiz hale getirilmesine yardım eder. Yani savunma sisteminin bir tür silahıdır. Lupus hastalığında ise bu antikorlar kendi dokularına karşı oluşturulmuştur.

Vücudun kendi yapılarına karşı oluşturduğu bu antikorlara “otoantikor” denir.

Bu otoantikorların seviyesi kanda ölçülebilmekte ve lupus hastalığının teşhisinde kullanılmaktadır.

Lupus Hastalığı Hangi Dokuları Etkiler

SLE hastalığı vücuttaki çoğu dokuyu hedef alabilir. Yani savunma sistemi bir organa veya bir dokuya özgü anormal yanıt oluşturmaz. Oluşan yanıt sistemik olup birçok dokuyu etkiler.

Bu durumu bir örnekle açıklayalım. Örneğin savunma hücreleri sadece tiroid hücrelerine karşı anormal yanıt oluştursaydı, o zaman sadece tiroid bezi hasar görecekti.

Lupus hastalığında genellikle hedef yapı, hücre içinde bulunan DNA, RNA gibi nükleik asitler ve onları bağlayan proteinlerdir. Bu yapılar her hücrede bulunmaktadır.

Bundan dolayı hem cilt dokusundaki, hem eklemdeki hem de akciğerdeki hücrelere karşı bir yanıt oluşabilir. Bundan dolayı birçok doku ve organ bu hastalıktan etkilenmektedir.

Lupus Hastalığı (SLE) Neden Olur?

Savunma sisteminin bu anormal yanıtı neden geliştirdiği tam olarak bilinmemektedir. Ancak genetik yatkınlık ile çevresel bazı tetikleyicilerin hastalığı ortaya çıkardığı düşünülmektedir.

Yapılan çalışmalarda bazı genlerin (HLADR2,HLADR3 gibi) bu hastalıkla ilişkili olduğu gösterilmiştir.Kadınlarda yaklaşık 10 kat daha sık görülen bu hastalık özellikle doğurgan çağdaki bayanları etkilemektedir.

SLE’li bir annenin kız çocuğunun SLE olma ihtimali % 2.5 iken, erkek çocukta bu risk %0.4’tür.*

Çevresel faktörler arasında bazı virüs enfeksiyonlarının (CMV, EBV gibi) hastalığı tetikleyebileceği düşünülmektedir. Ultraviyole ışınlar, stres ve sigara içiciliği hastalığı tetikleyen diğer faktörlerdir.

Bazı ilaçlar SLE benzeri bir tabloya neden olabilir. Hidralazin, prokainamid, izoniazid buna neden olan ilaçların başında gelir. İlaca bağlı lupusta, genellikle ilaç kesildikten sonra hastalık düzelir.

Lupus Hastalığı (SLE) Belirtileri

SLE birçok dokuyu etkilediği için belirtiler çok farklı olabilmektedir.

En sık görülen belirtiler:

  • Halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, ateş
  • Eklem iltihabı; eklemde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı en sık görülen belirtilerdendir. Özellikle el, el bileği, parmak eklemleri ve diz tutulmaktadır.
  • Özellikle yüzde burun sırtından başlayıp elmacık kemikleri yüzeyinden kenarlara dağılan kelebek tarzı döküntü (malar raşh) oldukça tipiktir. Bu döküntü genellikle güneş ışığına maruz kalınca tetiklenir.
  • Diğer bir cilt bulgusu ise plaklar (diskoid lezyon) şeklinde yama tarzı cilt lezyonudur. Saçlı deride görülebilir. Görüldüğü yerdeki saçta dökülme yapabilir.
  • Saç dökülmesi: Hastalık alevlendiği dönemde geçici saç dökülmeleri görülebilir.
  • Ağız içi yaralar: Özellikle ağız içinde aftlar ve üst damakta ülserler(yaralar) görülebilir.
  • Güneş ışığına hassasiyet. Güneş ışığı ile vücudunda çeşitli döküntüler ve cilt lezyonları gelişebilir.
  • Deri altı ağrılı yumrular (nodüller)
  • Ciltte örümcek ağı, dantel şeklinde kırmızımsı, morumsu lezyonlar
  • Yaygın kas ağrıları
  • Akciğerde en sık akciğer zarı tutlmaktadır. Nefes almakla artan göğüs ağrısına ve akciğerde su toplamasına neden olabilir. Daha nadir olarak akciğerde kanamalara ve kalıcı hasarlara neden olabilir.
  • Lupus hastalığı kalbin de en sık zarını tutarak, kalp zarı iltihabı (perikardit) adı verilen duruma neden olur. Kalp zarı iltihabı nefes almakla ve yatmakla artan, öne eğilmekle azalan göğüs ağrısı ile kendini gösterir.
  • Kalp kapaklarını tutarak kalp dokusunda iltihaplanma yapabilir.
  • Lupus hastalığı kemik iliğini etkileyerek kansızlığa, trombosit, lökosit ve lenfosit düşüklüğüne neden olabilir.
  • Soğuk ve stres ile parmak damarlarının aşırı büzüşmesi sonucu parmaklarda beyazlaşma veya morarma görülebilir. Raynaud fenomeni denilen bu durum SLE dışındaki bir çok hastalıkta da görülebilir.
  • Lupus hastalığı sinir sisteminini etkileyerek kişilik ve davranış değişiklikleri , hareket bozuklukları, depresyon, anksiyete ve psikozlara neden olabilir.
  • Sık olmamakla birlikte sindirim sistemini tutulabilir. Karın ağrısı, bulantı, kusma görülebilir.
  • Lenf bezlerinde büyüme görülebilir.
  • Lupus hastalığı böbrekleri sık tutmaktadır. Böbrek tutulumuna bağlı idrarda protein kaçağı olabilir. Böbrekte hasar yaparak tansiyon yüksekliğine, ödeme neden olabilir. Böbreğin tutulum derecesi hastalığın gidişatını belirlemektedir.
  • Gözü çeşitli seviyelerde tutarak, görme sorunlarına neden olabilir.

kelebek tarzı döküntüDeriden kabarık plak (diskoid rash)raynaud fenomeni

Lupus Hastalığı Teşhisi

Hastalığın teşhisi için kullanılan tanı kriterleri vardır. Aşağıdaki 11 tanı kriterinden 4’ünün karşılanması ile SLE teşhisi konulur.

Lupus Hastalığı Tanı Kriterleri:

  1. Kelebek tarzı döküntü (malar rash)
  2. Diskoid rash: Plak şeklinde deriden kabarık lezyon
  3. Güneş ışığı hassasiyeti
  4. Ağız içi yaralar (ülserler)
  5. Eklem iltihabı (en az iki eklemde)
  6. Akciğer veya kalp zarı iltihabı (serozit)
  7. Böbrek tutulumu
  8. Sinir sistemi tutulumu
  9. Kemik iliği tutulumu
  10. Antikor testleri : Anti ds-DNA pozitifliği, Anti-Sm pozitifliği, kompleman düşüklüğü, coombs testinin hemolitik anemi olmaksızın pozitif çıkması, antifosfolipid antikorlarının pozitif olması (antikardiyolipid antikoru, lupus antikoagülanı, anti beta 2 glikoprotein antikoru)
  11. ANA (Antinükleer Antikor) pozitifliği 

Antifosfolip antikor sendromu, SLE hastalığında yaklaşık %30 oranında görülebilen bir durumdur. Bu sendrom SLE dışında da görülebilir. Bu sendromun görüldüğü kişilerde damarlarda pıhtı oluşma riski yüksektir. Özellikle tekrarlayan pıhtı atmalarına (tromboz) ve gebelerde tekrarlayan düşüklere neden olur.

Lupus Hastalığı (SLE) Tedavisi

Güneşten, enfeksiyondan ve bazı ilaçlarda kaçınmak lupus hastalığı için koruyucu önlemlerdir. Bunun dışında hastalık alevlenmelerinde ağrı kesiciler ve kortizol tarzı (steroid) ilaçlar kullanılır.

Sıtma ilaçları (klorikin, hidroksiklorokin) bu hastalıkta kullanılan temel ilaçlardandır. Bu ilaçlar nadiren de olsa göz üzerine yan etki yapabilir. Bundan dolayı bu ilaçları kullananlar düzenli göz muayenesi yaptırmalılar.

Hastalığı oluşturan temel mekanizma bağışıklık sisteminin anormal yanıtı olduğu için tedavide de bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanılır. Bu amaçla siklofosfamid, klorambusil, azatioprin verilir.

Ritiksumab, belimumab gibi monoklonal antikorlar da tedavide seçilen diğer ilaçlardır.

Hastalığın Gidişatı

Lupus hastalığı (SLE) alevlenmeler ile giden bir hastalıktır. Gebelik özellikle hastalığın alevlenmesine neden olabilir.

Hastalığın gidişatı hayati organların tutulumu ve enfeksiyonlara bağlı değişmektedir. Ciddi böbrek tutulumu özellikle kötü gidişatın göstergesidir.  SLE’de kalp-damar hastalıklarının riski belirgin artmıştır.

Uzun dönemde kalp hastalıklarına, kısa dönemde enfeksiyonlara bağlı olarak ölümcül seyredebilir.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/lupus-hastaligi-sle/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.