Sıtma Nedir? Belirtileri Neler? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Sıtma (Malaria) nedir? Nasıl bulaşır? Belirtileri ve tedavisi

Sıtma Nedir? Belirtileri Neler? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Sıtma parazitinin; vivax, malariae, falsiparum ve ovale olmak üzere dört ayrı türü vardır. Bunlardan vivax, üç günde bir nöbet veren ( tersiyana sıtması ) türdür. Ölümcüllüğü en az olan sıtmayı yapar. Bu nedenle de, benign sıtma olarak da adlandırılır. Türkiye’de yerli olarak görülen tür de bu türdür.

Malriae dört günde bir gelen nöbetlerle seyreder ( quartana sıtması ). Falsiparum’da ise, nöbetler belirgin değildir. Falsiparum ile oluşan sıtma en ölümcül olan türdür. Bu nedenle de, malign sıtma olarak adlandırılır.

Daha çok Afrika, Uzakdoğu ve Güney Amerika gibi tropik bölgelerde yaygındır. Bu nedenle de, tropik sıtma olarak da adlandırılır. Quartana sıtması ve tropik sıtma Türkiye’de yerli olarak görülmez. Ancak, dışarıdan gelen olgular halinde görülmektedir.

Ovale ise, yalnızca Batı Afrika’da görülür.

Menenjit nedir? Belirtileri, nedenleri, tedavisi ve aşı

Rezervuar

İnsanda sıtma yapan parazitler, yalnızca insan vücudunda bulunur ve rezervuarı insandır. Başka hiç bir canlıda yaşamaz ve herhangi bir ortamda da üretilemez. Başka bir anlatımla, Sıtma parazitini taşıyan insanların bulunup tedavi edilmesi halinde parazit ve Sıtma hastalığı yeryüzünden silinebilir.

Sıtma nasıl bulaşır?

Sıtma paraziti, plasenta yolu ile fetüsa geçebilir. Bu geçişe bağlı olarak, fetüs ölümleri ( ölü doğum ), düşük, erken doğum ve yeni doğan sıtması oluşur. Bu nedenle de, gebelerde sıtmanın daha titiz izlenmesi ve tedavi edilmesi gerekir. Sıtmada, kan ve kan ürünleri ile geçiş de söz konusudur ( bu yolla oluşan sıtmaya edinsel sıtma denir ).

Sıtma parazitini taşıyanlardan yapılan, kan transfüzyonu, organ nakli ve yan yana ( çift masa ) cerrahi müdahale gibi durumlarda edinsel sıtma oluşabilir. Bu tür geçişlerin, hastalığın yayılması açısından çok önemi yoktur; ancak bireysel sağlık açısından çok önemlidir. Kan ve organ vericilerinde sıtma paraziti araştırılması ihmal edilmemelidir.

Sıtma parazitinin kuluçka süresi

Sivrisineğin paraziti insana verdiği / enjekte ettiği andan başlayarak, parazitin karaciğerde üremesini tamamlayıp kana dökülünceye kadar geçen süre sıtmanın kuluçka süresi olarak kabul edilir.

Başka bir anlatımla, kişinin sıtma parazitini alması anından başlayarak, prodramal ( ilk ) belirtilerin ortaya çıkmasına kadar geçen süre kuluçka süresidir. Bu süre, sıtma parazitinin türüne göre değişir ve ortalama 7 – 30 gün kadardır.

Türkiye’de yerli olarak görülen Vivax’ta ortalama kuluçka süresi 12-14 gündür. Ancak, bazı alt tiplerinde bu süre daha uzun olabilmektedir.

Sıtmada bulaştırıcılık süresi

Hastalık belirtileri bulunsun ya da bulunmasın, kanında parazit taşıyan kişiler sıtmayı etrafına bulaştırırlar. Bu nedenle de, Sıtmada bulaştırıcılık süresi kişinin kanında parazit bulunduğu süre kadardır.

Kişilerin kanında parazitin bulunma süresi ise, parazit türü ve tedavi durumuna göre değişir. Tedavi edilmeyen Vivax olgularında, kanda parazit varlığı, ortalama, bir buçuk yıl kadar sürer.

Bazen bu süre daha uzun olup, beş yıla dek sürebilmektedir.

Hastalığa yakalanan kişilerin yakınmaları, sıtmanın türüne göre, bazı farklılıklar gösterir. Tüm türlerde ortak olan belirtiler; yüksek ateş, üşüme – titreme ve bol terdir. Bu belirtilere kusma ve ishal eşlik edebilir.

Parazitin karaciğer hücrelerinde üremesi sırasında, genellikle, hiçbir belirti yoktur. Kuluçka süresinin sonunda ve parazitin karaciğerden kana döküldüğü sırada, iki ile dört gün kadar süren, bir prodromal dönem geçirilir.

Bu dönemde, tipik sıtma belirti ve nöbetleri yoktur. Ateş düzensiz aralıklarla yükselir düşer veya devamlıdır. Hastada halsizlik, kırıklık, iştahsızlık, baş – kas – eklem ağrıları gibi nonspesifik enfeksiyon belirtileri görülür.

 Prodramal dönemin sonunda ve parazitin alyuvarlara yerleşmesi tamamlandıktan sonra, düzenli olarak yineleyen nöbetler dönemi başlar.

Parazit türüne göre, üç ya da dört günde bir tekrarlayan klasik sıtma nöbetleri , üç evreden oluşur:

  • Üşüme – Titreme (soğuk) Evresi: Hasta üşür ve titrer, dişleri birbirine vurur. Hastanın örtünmesine karşın üşüme ve titreme önlenemez. Bu evrede, cilt soluk, uçlar (parmak, dudak) siyanozedir. Nabız zayıflar, tansiyon düşer. Baş ağrısı, mide bulantısı yaygın görülen belirtilerdendir. Nöbetin bu evresi yarım ile iki saat kadar sürer.
  • Yüksek Ateş (sıcak) Evresi: Hastanın üşümesi titremesi kaybolur ve ateş 40 – 41 dereceye yükselir. Buna bağlı olarak; hastanın yüzü kırmızı, solunumu sık, nabzı hızlı ve tansiyonu yüksektir. Genellikle huzursuzluk vardır ve bu evre, iki ile yedi saat sürer
  • Terleme Evresi: Yüksek ateş evresi sonunda, hastanın önce başından başlayıp sonra tüm vücudunu kaplayan, yoğun bir terleme görülür. Zamanla ateş düşer ve buna bağlı belirtiler kaybolarak ( nabzın ve solunumun normale dönmesi, huzursuzluğun kaybolması gibi ) hasta rahatlar ve çoğunlukla uykuya dalar. Bu evre, iki dört saat kadar sürer. Evre sonunda ateş tamamen normale döner.

Sıtmanın, yukarda sayılan, hastalığa özgü, belirtilerine kusma ve ishal eşlik edebilir. Ağız kenarında uçuklar oluşması sık görülür. Ciltte ürtiker veya eritem tarzında döküntüler oluşabilir.

İdrar çıkışı azalarak, rengi koyulaşır, albümin ve urobilinojen pozitifleşebilir. On – on dört nöbetten oluşan, belirtili dönem ( klinik kurs ) tamamlandıktan sonra, hasta sessiz döneme girer ( klinik latent dönem ).

Bu dönemde hastanın yakınmaları kaybolur; ancak vücudunda parazitin varlığı devam ettiği gibi, dalak büyüklüğü ve anemi gibi belirtiler de devam eder.

Diğer bir anlatımla, hastanın yakınmaları kaybolur; fakat hastalık devam eder. Hastaların gözden kaçmasının en önemli nedeni de budur. Türkiye’de yerli bulaş yapan, yerleşik olan sıtmayı oluşturan parazit türü Plazmodium Vivaxtır. Kliniği çok hafif olup, öldürücülüğü düşüktür. Benign Sıtma denmesi de buradan gelir.

Tedavi edilmez ise, nükslerle seyretmesi en önemli özelliğidir. Hastalık, yaklaşık, üç günde bir gelen nöbetler halinde seyreder. Sivrisinek tarafından insana verilen parazit, kan yolu ile giderek karaciğer hücrelerine yerleşir. Karaciğerdeki üremesini 10 – 14 günde tamamladıktan sonra kana dökülür ( kuluçka süresi ).

Dizanteri nedir? Amipli ve Basilli dizanterinin belirtileri ve tedavisi

Karaciğerden kana dökülen parazitlerin her birisi gidip bir eritrosite girer. Burada 48 saat süren bir çoğalmadan sonra eritrositleri çatlatarak, tekrar kana dökülür.

Hastanın, sıtmaya özgü yakınmaları ( sıtma nöbetleri ) bu dönemde görülür. Böylece, 48 saat eritrosit içi ve 12 saat kadar eritrosit dışı olmak üzere, yaklaşık üç günlük bir gelişim nedeniyle, belirtiler üç günde bir yineler.

Tersiyana Sıtması denmesi de buradan gelir (üç günde bir demektir).

Vivax Sıtması’nda sivrisineklerce enjekte edilen ve karaciğere yerleşen parazitlerin tamamı gelişmesini tamamlamaz ve kana dökülmez.

Bir kısmı gelişimini tamamlayıp kana dökülürken; diğer bir kısmı ise karaciğer hücresinde saklı kalarak uykuya yatar.

Karaciğer hücresinde saklı kalan bu parazitler, bir süre sonra, beden direncinin düşmesi ve benzeri nedenlerle, tekrar aktive olur ve gelişmesini tamamlayarak kana dökülmeye başlar.

Bunun sonunda ortaya yeni bir hastalık tablosu çıkar ki; buna nüks / relaps denir. Nükslerde klinik tablo çok hafif olup, hasta ayakta geçirir ve çoğunlukla farkında olmaz. Bu kişiler hastalığın yayılmasında çok önemli bir rol oynar.

Türkiye ve benzeri, hastalığın endemik olduğu bölgelerde, özellikle kişi daha önce sıtma geçirmiş ise, ilk atakta bile klasik sıtma nöbetleri görülmez. Yalnızca, iştahsızlık, halsizlik, zaman zaman hafifçe yükselen ateş, eklem – kas – baş ağrısı gibi nonspesifik enfeksiyon belirtileri vardır. Genellikle ayakta geçirilir. Hastaların gözden kaçmasının nedeni de budur.

Sıtma tanısı

Nonspesifik enfeksiyon belirtileri ya da nöbetler halinde gelen ateş, üşüme titreme iledir. Türkiye’de özellikle Strata I’de yaşayanlarda, nonspesifik enfeksiyon belirtileri gösteren herkeste ilk akla gelecek hastalık sıtma olmalıdır.

Sıtmada kesin tanı: Sıtmanın kesin tanısı, periferik kanda ( kalın yaymada ) parazit görülmesi iledir. Sıtma akla gelen her hastaya kalın yayma yapılarak parazit aranmalıdır.

Zaman: Sıtma hastalığının ya da parazitinin zaman dağılımı farklılığı yaratacak bir özelliği yoktur. Parazit hangi mevsimde alınır ise alınsın, hastalığın oluşması açısından bir fark görülmez ve kişi hastalanır. Buna karşılık, bölgede vektörlük eden, sivrisineğin yaşam özelliklerine bağlı olarak hastalığın sıklığı mevsimlere göre farklılıklar gösterir.

Örmeğin; Türkiye’de vektörlük yapan sivrisinekler kış uykusuna yatan cinsten olup, çevre sıcaklığının belli derecelerin altına düştüğü mevsimlerde uykuya yatar.

Bu nedenle de, kış aylarında sıtma bulaşması görülmez ve yeni hastalar ortaya çıkmaz. Bunun bir sonucu olarak, hasta sayıları mart ayından itibaren artmaya başlar, yaz ve sonbahar aylarında en yüksek sayılarına ulaşır.

Ekim kasım ayından sonra ise olgu sayıları hızla azalır. Özetle, sıtma Türkiye’de mevsimsel dağılım gösterir.

İshal nedir? İshale ne iyi gelir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Türkiye’de kışın görülen sıtma olguları, paraziti bulaş mevsiminde alan; ancak tedavi edilmeyen ya da tedavisini tam almayan hastalardır. Paraziti bir sonraki yıla taşıyanlar da bu insanlardır.

Sivrisinekler uçmadan önce bulunup tedavi edilirler ise, yerli Sıtma görülmez olur. Tropikal bölgelerde vektörlük eden sivrisinekler, kış uykusuna yatmaz ve aktivitelerini yıl boyunca aynı sıklıkta sürdürür.

Bu nedenle de, sıtma tropikal bölgelerde her mevsim ve ayda aynı sıklıkta görülür.

Yer: Sıtma hastalığını taşıyan sivrisinekler, çevresel faktörlerden çok fazla etkilenir. Bu nedenle de, hastalık her yerde ve aynı sıklıkta görülmez.

Sıtma savaş hizmetlerinin planlanabilmesi ve etkili bir biçimde yürütülebilmesi için, hastalığın hangi yörelerde ve ne sıklıkta görüldüğünün bilinmesine gerek vardır. Bu amaçla sıtma haritaları çıkarılır ve ülke sıtma açısından bölgelere ayrılır.

Bu bölgelere Strata adı verilir. Türkiye’de de sıtma haritaları yapılmış olup, ülke dört strataya ayrılmıştır.

Sıtmada tedavisi

Türkiye’de, yerli olarak, görülen sıtma Vivax türüdür. Paraziti alan kişiler, daha önce sıtma geçirmemiş ise, birinci klinik kursu belirti vererek geçirirler ve bu dönem yaklaşık bir bir buçuk ay kadar sürer.

Bundan sonraki dönem ise belirgin bir klinik olmaksızın nüksler halinde ve ayakta geçirilir.

Dolayısı ile, daha birinci klinik kurs sırasında farkına varılamayan olgular, fazla bir rahatsızlık duymadan, ortalama bir buçuk yıl paraziti bedenlerinde taşır ve etrafına bulaştırır.

Daha önce sıtma geçirmiş kişiler tekrar tekrar paraziti alabilir ve belirgin bir klinik göstermeden, ortalama bir buçuk yıl paraziti taşıyarak etrafa yayar.

Olguların gözden kaçması ve hastalığın kontrol altına alınamamasının önemli nedenlerinden birisi de budur.

Hastalığın kontrol altına alınabilmesinin en etkili yolunun ise, parazit taşıyan insanların bulunarak tedavi edilmesinden geçtiğinden yukarıda söz edilmişti.

Bu nedenle, tüm sağlık personeline, olguların yakalanması ve tedavi edilmesinde görev düşmektedir.Sıtma düşünülen kişilerde kalın yayma yapılarak ya da yaptırılarak pozitif bulunanlar dikkatli bir biçimde tedavi edilmelidir.

Çünkü; Türkiye’de yerli olarak görülen sıtmada, tedaviden amaç, yalnızca kliniğin iyileştirilmesi değil aynı zamanda taşıyıcılığın ve nükslerin önlenmesidir.

Bu amacın gerçekleşmesi için ise, 14 günlük tedavinin hiç aksatılmadan ve tam olarak uygulanması gerekir.

Sıtma geçiren kişilere, tedaviye başlandığında bir iki gün içinde tüm şikayetler kaybolur. Şikayetleri kaybolan kişilerin büyük çoğunluğu tedaviyi yarıda kesmektedir.

Bu durum, hem parazitlerin tamamen yok olmamasına ve kişinin bulaştırıcılığının sürmesine hem de parazitlerin ilaçlara direnç kazanmasına neden olmaktadır. İşte, sağlık personeline düşen en önemli görev de bu noktada başlamaktadır.

Başta ebeler olmak üzere, hastayı izleme olanağı olan tüm sağlık personeli sıtma tanısı konulan ve tedavi verilen kişileri izleyerek aşağıdaki çizelgede verilen 14 günlük tedavinin tam olarak alınması sağlanmalıdır.
Kaynak: Bu yazının derlenmesinde kullanılan ana kaynak; Sıtma Hazırlayan; Prof. Dr. Recep AKDUR

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/sitma-malaria/

Sıtma : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Sıtma Nedir? Belirtileri Neler? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Dişi anofel sivrisineklerdeki parazitlerin insanları ısırmaları ile ortaya çıkan sıtma, nöbet şeklinde titremeye ve ateşe sebep olan yaygın bir rahatsızlıktır. Hastalığın diğer bir adı da malaryadır. Teşhis edilmesi ve tedavisi mümkündür. Tedavi edilmediği takdirde ciddi sorunlara yol açarak ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Uzun zamanlardan bu yana bilinen bu hastalığa dünya üzerinde yakalanan 200 milyonun üzerinde insan olduğu tahmin ediliyor. Genellikle Afrika ve Asya’da görülen sıtmanın farklı coğrafyalara genellikle havayolu ulaşımı ile yayılır. Ülkemizde de en çok Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde görülür. Gaziantep, Adana ve Mersin bu hastalığın en çok görüldüğü şehirlerdir.

Sıtma Nedir?

Sıtma, plazmodium parazitinin, dişi anofel türündeki sivrisinekler ile bulaşması sonucu meydana gelir. Tarihi kayıtlarda varlığı ilk olarak Antik Mısır Uygarlığı’na dayanmaktadır. Hipokrat, MÖ.

460-370 yılları arasında, bataklık bölgelerinde kendini tekrarlayan dalak büyümesi ve ateş ile seyreden bu rahatsızlığı fark etmiş ve dört farklı biçimde görülebileceğini duyurmuştur. 1984 yılında da Manson, bu rahatsızlığın sivrisinekler yolu ile yayıldığını ortaya çıkararak bu rahatsızlığı malarya olarak isimlendirmiştir.

Mezopotamya, Eti ve Grek gibi uygarlıkların çökmesindeki temel sebep sıtma hastalığının bu coğrafyaları kitlesel olarak ele geçirmiş olmasıdır. Eskiden kitleler halinde ölümlere neden olan sıtma, günümüzde de hala tehlidir.

1. Dünya Savaşı’nın sonrasında Rusya’daki 5 milyon kişi sıtmaya yakalanmış ve bu insanların 60 bin civarı hayatını kaybetmiştir.

Amerika Kıtası’nda da ilk sıtma salgını 1938 yılında Brezilya’da ortaya çıkmış ve 100 bin hastanın 14 bin kadarı hayatını kaybetmiştir.

Bu ve bunun gibi çoğu bölgede binlerce kişinin ölümüne neden olan sıtma, Türkiye’de çok yaygın olarak görülmez. Çevre kirliliğine ve iklim koşullarına bağlı olarak artış gösterebilen bir rahatsızlıktır.

Sıtma Tutması

Halk arasında sıtma tutmaları olarak bilinen bu nöbetler, sağlık açısından risk teşkil eder. Sıtma nöbetleri yüksek ateş ve titreme ile kendini gösterir. Hastaya ilk olarak vücudunu soğutmak için müdahalede bulunulur.

Daha sonra ateş düşürücü bir ilaç verilip hastaneye götürülür. Hastalıkta ilk müdahale çok önemlidir. Bu yüzden öncelikle hastanın yükselen ateşi düşürülmeye çalışılmalıdır. Ateş düşürücü ya da soğuk kompres yapılması hastaya iyi gelebilir.

 Tedavi edilmeyen nöbet bilinç bulanıklığı, böbrek yetmezliği, akut solunum sıkıntısına sebep olabilir.

1. Plasmodium paraziti

Sıtma, plasmodium paraziti sebebi ile meydana gelir. Bu parazit, anofel sivrisineklerinin ısırması yolu ile insanlara yayılır. Bu sivrisinek türü genellikle sıcak ve nemli bölgelerde yaşar.

Hastalığa neden olan parazitin vücuda girmesinden üç gün sonrasında kişide yüksek ateş görülür. Bazen de parazit vücutta uzun bir süre kaldıktan sonra bazı semptomlar görülmeye başlar.

Pek çok farklı türü olan plasmodium parazitinin çeşitleri şu şekildedir;

Plasmodium falciparum: Özellikle Afrika’da rastlanan ve hastalığın parazitinin en sık görüldüğü bu tür oldukça tehlidir ve günden güne artan ve uzun süren ateşe neden olur.

Plasmodium ovale: Genelde Batı Afrika’da görülen bu türe oldukça nadir rastlanır.

Plasmodium vivax: Özellikle Güney Amerika ve Asya’da nadiren görülen bu türün semptomları da hafiftir.

Plasmodium knowlesi: Güney Doğu Asya’nın bazı bölgelerinde nadiren görülür.

Plasmodium malariae: Bu parazit oldukça nadir olan ve sadece Afrika’da bulunan bir çeşittir.

2. Kan yoluyla bulaşma

Sıtmanın kan yoluyla bulaşmasına neden olabilecek faktörler şunlardır:

  • Şırınga ve iğne paylaşma
  • Organ nakilleri
  • Transfüzyon (kan aktarma)

Sıtma Bulaşıcı mı?

Sıtma, subtropikal ve tropikal bölgelerin çoğunluğunda görülebilir. Parazitlerin neden olduğu, çok yaygın olarak görülen ve yaşamı tehdit eden bir rahatsızlıktır.

Uluslararası seyahat eden pek çok sayıdaki insan, her yıl bu hastalığa yakalanır. Döndükleri zaman da ülkelerindeki çoğu kişiye bu hastalığı bulaştırabilirler.

Hastalığın yaygın olarak görüldüğü ülkeleri ziyaret eden insanlarda 2-3 ay içerisinde ateş görülüyor ise bu durum ciddiye alınmalı ve muhakkak araştırılmalıdır.

Hastalığın parazitleri anofel türü sinekler yolu ile bulaşır. Parazitlerin kuluçkada kalma süreleri 7 gün ve üzerinde olabilen bu akut ateşli rahatsızlık, ciddi boyutlara kadar ulaşabilir.

Sıtma Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın belirtileri, belli nöbetler ile meydana gelir. Enfeksiyona sebep olan plazmodiumun çeşidine göre belirtilerin şiddet oranı, nöbetlerin şekilleri ve görülme sıklıkları farklılıklar gösterebilir.

1. Titreme ve ateş

Hastalığın nöbetlerinde görülen ilk durum titremedir. Bu titremeler yaklaşık 2 saate kadar sürebilir. Vücudun tamamı bir bütün olarak titrer ve sarsılır. Titreme esnasında hastanın ateşi de yükselir. Görülen bu ateşin şiddeti de hastalığa sebep olan parazite göre değişiklik gösterir. Deride kuruluk ortaya çıkar ve sıcaklık hissiyatı çok fazladır.

Ateşe Dikkat! Detaylı Bilgi Edinmek İçin: Ateş Nedir, Neden Olur, Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Geçer?

2. Halsizlik

Nöbetin başlamasından 2-3 gün önce hastada titreme ve ateşin yanı sıra başka belirtiler de ortaya çıkar. Hasta kendini mutsuz, halsiz ve yorgun hisseder. Buna bağlı olarak da iştahında azalma meydana gelir.

3. Baş ağrısı

Hastalığın genel belirtileri dışında başta, bacakta ve sırtta ağrılar görülebilir. Nöbet ile beraber sırtta ve bacakta ağrılar devam eder. Aynı zamanda hastalık görülmeden önce başlayan baş ağrıları nöbet süresince de devam eder. Hastanın nabzı yükselir ve depresif, sinirli bir hale bürünür. Baş ağrısının yanı sıra ruh halinde de bu tür belirtiler görüĺür.

4. Karaciğer ve dalak büyümesi

Bu hastalığın ilerlediği bazı durumlarda karaciğerde ve dalakta büyümeler görülebilir. Eğer dalak yırtılır ise hastada iç kanama ortaya çıkabilir. Bu durum, hastada hayati fonksiyonların kaybına sebep olabilir. Aynı zamanda hastada kansızlık sorunu da oluşabilir. Ayrıca hastalığın şiddetine bağlı olarak solunum güçlüğü de çekilebilir.

Sıtma Testi

Sıtma tanısının konulabilmesi için doktorun hastada bazı belirtileri sorgulaması gerekir. Hastanın anlatacağı hastalık öyküsü sıtma tanısının kolaylaşmasını sağlar.

Özellikle hastaların endemik olan ülkelere seyahat etmeleri sonrasında, ateş yükselmesi durumunda öncelikle bu hastalığın düşünülmesi ve ardından geciktirilmeden laboratuvar tanısının konulması önemlidir. Sıtma belirtileri çoğu kez başka rahatsızlıkların belirtileri ile karıştırılır.

Bu yüzden tanı konulması için laboratuvar incelemesinin yapılması çok önemlidir. Hastalığın laboratuvar tanısı için, öncelikle hastadan özellikle ateşinin yükseldiği dönemde kan örneği alınır. Alınan bu kan, ince ve kalın yayma preperatlarında, özel boyalar ile boyanır.

Sonrasında mikroskopta plazmodium parazitinin varlığı incelenir. Bunun yanı sıra hastanın kan plazması örneğinde hastalık etkeni olan plazmodium mikroplarının antijenleri aranır.

Sıtma Tedavisi Nasıl Yapılır?

Sıtmanın tedavisi mutlaka hastanede yapılmalıdır. Hastalık teşhisi konulmasından sonra hasta hastaneye yatırılır. Bu tür hastalar enfeksiyon hastalıkları uzmanları tarafınca tedavi edilebilir. Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar eczanelerde çok kolay bir şekilde bulunamadığından dolayı, sıtma savaş dairesi bu ilaçları hasta için temin eder.

Sıtmanın tedavi süresi ortalama olarak 2-3 hafta kadar sürebilir. Fakat bazen bu süre hastalığa sebep olan parazitin çeşidine göre de farklılık gösterebilir. Görülen farklı türlerin bazı ülkelerde ilaç tedavilerine karşı direnç göstermiş olduğu bilinir. Ülkemizde bu tür hastalık vakaları görülmemiş olsa dahi diğer ülkelerden seyahat yolu ile bulaşan çeşitlerde bu tür vakalar görülebilir.

1. Klorokin ilacı

Önceki zamanlarda, Büyük İskender de dahil olmak üzere, pek çok kişinin ölümüne sebep olan bu hastalığın, günümüzde tedavi edilmesi oldukça kolaydır. Hastalığın tedavisi için gereken ilaçlar, coğrafi bölgeye göre de değişir. Çünkü hastalığa sebep olan bazı plazmodium çeşitleri bazı ilaçlara karşı direnç geliştirir.

Lakin genelde hastalığın tedavisinde kullanılabilen ilaç, kinin grubundan olan klorokin adlı ilaçtır. Hastalığın tedavisi için; sıtma savaş dispanserleri, sağlık ocakları ve personelleri ücretsiz bir şekilde hizmet verir. Hastalığın ilaçları da yalnızca bu hastalıkla savaşan dispanserlerinde mevcuttur ve ücretsizdir.

Bu ilaçlar tedavi edici ya da koruyucu özelliktedir.

Hastalıkta en etkili ilaçlar kinin grubundaki ilaçlardır. Hastalara verilecek olan kinin miktarlarını doktorlar belirler. Nöbet esnasında hastalara, kaba etlerinden bir ampul kinin şırınga edilerek ateşlerini düşürmeye çalışanlar vardır.

Fakat bu yol başlangıçta yanlıştır. Bu hastalık, ağızdan alınan ilaçlar ile daha iyi tedavi edilebilir.

Hastalar kendilerini bilmez bir durumdalar veya şiddetli kusmadan dolayı ilacı ağızdan alamaz haldeler ise, ancak o durumda iğne yoluna gidilmelidir.

Diğer yandan daha önce de belirttiğimiz gibi, kinine karşı da dayanıklı olan hastalık parazitleri olabilir. Böyle bir durumda hastaya başka ilaçlar da verilebilir. Ayrıca, sürekli hastalık yüzünden zayıf düşen hastalara bazı demir ilaçları verilerek, karaciğerlerinin kuvvetlenmesi sağlanabilir.

2. Uluslararası seyahatlerde korunma

Hastalığın yaygın olarak görüldüğü bölgelere seyahat etmek gerekiyor ise, bazı koruyucu ilaçların alınması gerekir. Tedavi eden ilaçlar da mikrobun çoğalmasını engeller. Genellikle seyahat edeceklere kemoprofilaksi uygulanması yarar sağlar.

Klorokin ve primetamin karışımları da alınabilir. Şayet bu bölgelere seyahat ettikten sonra ateş ve grip gibi sağlık problemleriniz varsa vakit kaybetmeden uzman bir doktorun yardımına başvurmalısınız.

Doktorunuza hastalık riski olan bölgeye seyahat ettiğinizi belirtmelisiniz. Doktor hastalık geçmişinize bakarak sizi muayene eder. Parazitler için bazı kan testleri yaptırır ve sıtma reçeteli ilaçlar ile iyileşmeniz sağlanır.

Verilecek ilaçların türleri ve tedavi süreleri hastalığın türüne ve hastalığın hangi aşamasında olduğunuza bağlı olarak değişir.

Sıtma ile Mücadele

Eskiden oldukça yaygın olan bu hastalığın, günümüzde gelişmiş ülkelerde bataklıkların kurutulmasıyla önüne geçilmiştir. Hastalığı yenmek için vektör olan anofel cinsi sivrisinek ile savaşmak önemlidir.

Bunun için olgun sivrisinek ve larvaları ile mücadele amacıyla farklı yöntemler uygulanır. Bunlardan birisi de bataklık alanların kurutulmasıdır.

Yapılan tarım ile alakalı olarak genellikle çeltik tarlalarının bulunduğu ya da durgun suların olduğu bölgelerde sıtma mücadelelerinin yürütülmesi gereklidir. Bu hastalığın yayılması, coğrafi anlamda da kontrol edilebilir.

Bu alanda yeni bir uygulama yapılmadan evvel, muhakkak bu açıdan da değerlendirmek gerekir. Küçük sulama göletlerinin ya da baraj göllerinin oluşturulmasından sonra hiç beklenmeyen şekilde hastalık olguları meydana gelmesi daha önce görülmüş vakalardır.

Sıtmadan korunmak için üretilmiş olan ilaçların kullanımına riskli bölgelere seyahat edilmeden 1 hafta öncesinde başlanmalı ve dönüş sonrası 4 hafta boyunca ilaç kullanımı sürdürülmelidir.

Seyahat edilecek bölgenin sıtma açısından risk durumu Dünya Sağlık Örgütünün web sitesinden incelenebilir.

Risk durumu, mevsim değişikliklerine ve hatta bir önceki yıl bölgenin aldığı yağış miktarına göre değişkenlik gösterir.

Sıtma Tutan Birine Ne Yapılır?

Plazmodium paraziti sebebi ile görülen hastalık nöbetleri sırasında, hastada titremeler ve yüksek ateşe bağlı olarak üşümeler görülür. Bu şekildeki bir durum için, hastanın öncelikle ateşi düşürülmelidir. Daha sonra hastanın acil bir şekilde en yakın hastaneye götürülmesi gerekir.

Hastanın havale geçirmesini önlemek ve ateşini birazcık da olsa düşürebilmek için, soğuk bir bez ile müdahale yapılabilir. Sıtma ile savaş dispanserlerinde doktorlar tarafından reçete edilecek ilaçlar yardımıyla iyileşme sağlanabilir.

Bu ilaçlar haricinde hastalığın nöbetini geçiren kişi iyice dinlenmeli ve bağışıklık sistemini güçlendirici bazı besinleri tüketmelidir.

  • Bir bardak pelin suyu içebilirsiniz.
  • Kantaron çiçeğini kaynatıp bir bardak içebilirsiniz.
  • Kabağın içerisine yağsız kıymayı koyup kaynatın. Soğuyan kabağın üstüne üzüm sirkesinden döküp yiyebilirsiniz.
  • Sarımsak, tuz ve kimyonu karıştırarak tüketin.
  • Lahana, limon, sarımsak, soğan ve turpu kaynatıp marmelat kıvamına getirin. Daha sonra bu karışımı tüketin.
  • İnce kıyılan gül yaprağını, rezene ve söğüt yaprağını iyi bir şekilde karıştırın. Bir çay kaşığı kadar bu karışımdan alın ve bir çay fincanında bulunan kaynar su içerisine atın. Bir süre demlenmesi için bekleyin. Sonra süzün, sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez birer çay fincanında için.
  • Hindistan cevizini, andız kökünü, mayalı hamuru, kekik otunu ve kavrulmuş fındığı aç karnınıza yiyebilirsiniz.

Not: Bütün hastalıklarınızda öncelikle doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuzun uyguladığı tedavilere ve tavsiyelere uymalısınız. Bitkisel tedaviler asıl tedavilere yardımcı olan tedavilerdir. Asla asıl tedavilerin yerini tutamazlar. Bu yüzden bitkisel tedavi uygulamadan önce de doktorunuza danışmanızda fayda vardır.

Bu hastalığa karşı alınabilecek diğer önlemler şu şekildedir;

  • Ateşiniz yükseldiği zaman şayet acil bir durum bulunmuyor ise dinlenmeniz ve ılık bir duş almanız faydalı olabilir.
  • İnce giyinmeye çalışmalı ve uyurken mümkün oldukça üzerinize ince örtüler almalısınız.
  • Daha çok doğal maddelerden yapılan kumaş örtüler ve giysiler giymeniz terinizin buharlaşmasını hızlandırır ve size serinlik verebilir.
  • Rahatsız eden bir durum olduğunda oturduğunuz odanın sıcaklığını düşürmelisiniz.
  • Bileklerinize, ensenize, alnınıza, bacak ve kol gibi benzer uzuvlarınıza soğuk su yardımı ile kompres uygulaması yapabilirsiniz. Bu işlemi yaparken aynı zamanda da üşütmemeye dikkat edin. Ateşiniz düşene ve rahatlayana dek buz kompres uygulamalarını sürdürmeniz çok faydalıdır.
  • Vücudunuz için yeterli düzeylerde sıvı almalısınız. Suyun yanı sıra C vitamini bakımından zengin olan sıvılar ve meyve sularını tüketebilirsiniz.
  • Vücudunuzun tümünü ıslak bir çarşaf ile sarmanız da yararlı bir uygulamadır. Lakin ortalama olarak 15 dakikalık periyotlar ile bu çarşafları değiştirmeniz gerekir. Bu yöntem oldukça etki eden bir uygulamadır ama kararında uygulanması gerekir. Aksi takdirde vücut ısısını aşırı derecede düşürebilir.

Источник: https://sebboy.com/sitma/

SITMANIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Sıtma Nedir? Belirtileri Neler? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Sıtma, sivrisinek yolu ile insanlara ya da hayvanlara geçen bulaşıcı bir hastalıktır. Sıtma hastalığına, protista grubundan protozoon (mikroorganizma) parazitleri sebep olmaktadır. Sadece dişi Anofel sivrisineklerinin sokması ile bulaşan sıtma hastalığı, kanın içinde yayılır.

Sivrisineğin salgılamış olduğu parazitli sıvı karaciğere ulaşır, burada olgunlaşır ve yeniden üretilmeye başlanır. Sivrisineğin temasından yani sıtma parazitinin vücuda girişinden, 5 ile 16 gün sonrasında semptomlar hala gözlenemeyebilir fakat sıtma paraziti eşeysiz olarak çoğalmaya başlamaktadır.

Sıtma parazitinin gelişmesi için en uygun ortam koşulları, nem ve ortamın sıcaklığı gibi faktörlerdir.

Sıtma hastalığı, tropikal ve yarı tropikal bölgelerde, ekvatorun geniş bir alanında yaygınlık göstermektedir. Ayrıca, Sahra-altı Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde de sıtma hastalığı sıklıkla gözlenebilmektedir.

Genellikle, ekonomik durumu çok iyi olmayan ve gelişmemiş ülkelerde gözlenen sıtma, özellikle Afrika’da hem turizmi hem sağlık giderlerini hem de iş gücünü olumsuz yönde etkilemektedir.

Sıtma hastalığı, tedavi edilmediği takdirde can kaybına sebep olabileceği gibi, ekonomik yönden de olumsuzluk yaşanmasına sebep olmaktadır.

Sıtma, tipik olarak mikroskobik bir parazitin, sivrisinek ısırması sonucu insan kanına geçmesi ile oluşur. Sivrisineklerin parazit iletim döngüsü ise birkaç aşamada gerçekleşir;

Patojen olmayan sivrisinek: Bir sivrisinek, sıtma paraziti taşıyan bir insandan beslenerek, sıtma paraziti kazanabilmektedir.

Parazit iletimi: Eğer, az önce bahsedilen sıtma paraziti kazanmış olan sivrisinek, sizi ısırırsa, siz de sıtma paraziti kazanmış olursunuz.

Karaciğere geçiş: Sıtma paraziti, sivrisineğin ısırması ile birlikte, karaciğere doğru hareket etmeye başlar. Bu parazit, neredeyse bir yıldan fazla bir süre boyunca karaciğerde hareketsiz şekilde durabilmektedir.

Kana yayılması: Sıtma paraziti karaciğerde olgunlaştığı zaman, karaciğerden çıkarak kırmızı kan hücrelerine yayılır. Bu aşamada kişide tipik sıtma belirtileri gelişmeye başlar.

Bir başka insana bulaşması: Sıtma paraziti vücuda girdikten ve geliştikten sonra, diğer insanlara da bulaşabilecek hale gelmektedir.

Bunun dışında sıtma paraziti, hamilelerde, anneden doğmamış bebeğe geçebilmektedir, kan nakli sırasında bulaşabilmektedir ve sıtma paraziti bulunduran enjektör yolu ile de bulaşabilmektedir. Ayrıca genetik bazı özellikler ve karaciğerde yaşanan fonksiyon bozuklukları, sıtma hastalığının daha etkin şekilde yayılmasına sebep olabilmektedir.

Risk Faktörleri

Sıtma hastalığında en geniş risk grubunu, tropikal bölgelerde yaşayan ya da o bölgeleri ziyaret eden kişiler oluşturmaktadır.

Bölgelere göre farklılıklar gösteren sıtma paraziti genellikle ölümcül komplikasyonlara sebep olmaktadır.

Sıtma parazitinde risk faktörleri bölgelere göre şöyledir; Sahra Çölü’nün güneyindeki Afrika ülkeleri, Hint alt kıtası, Solomon Adaları, Papua Yeni Gine ve Haiti gibi ülkelerdir.

Sıtma hastalığından şiddetli şekilde etkilenecek olan risk grupları ise; küçük çocuklar ve bebekler, sıtmanın bulunmadığı bölgelerden gelen turistler, hamile kadınlar ve onların henüz doğmamış bebeklerinden oluşmaktadır.

Komplikasyonları

Sıtma, ölümcül olabilen bir hastalıktır. Özellikle Afrika bölgesindeki insanların, çoğunluğunu 5 yaş altı çocukların oluşturduğu grubun % 90’ı sıtma nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Aslında sıtma, birçok ciddi komplikasyonun oluşmasına sebep olduğu için tehli bir hastalık haline gelmektedir. Sıtmanın komplikasyonları şu şekildedir;

Beyinsel sıtma (serebral): Eğer sıtma paraziti ile dolu olan kan hücreleri, beyindeki ince kan damarlarının tıkanmasına sebep olur. Bu nedenle beyinde ödem ya da hasar gelişir ve bu durumda hastanın komaya girmesine yol açmaktadır.

Nefes problemleri: Sıtma nedeni ile akciğerlerde sıvı birikimi gerçekleşir (pulmoner ödem) ve bu durum, nefes alıp vermekte güçlük çekilmesine neden olur.

Organ yetmezliği: Sıtma, karaciğer ile böbrekleri olumsuz etkilemekte ve dalak yırtılmasına sebep olmaktadır. Bundan dolayı sıtma, hem karaciğer hem de böbrek yetmezliğine yol açabilmekte ve hayatını tehdit eden bir hastalıktır.

Şiddetli anemi: Sıtma, kırmızı kan hücrelerine zarar veren bir hastalıktır ve bundan dolayı şiddetli anemi oluşmasına yol açabilmektedir.

Düşük kan şekeri: Şiddetli şekilde yaşanan sıtma, kan şekeri değerlerinin düşmesine sebep olabilmektedir. Sıtmaya karşı kullanılan kitin adı verilen ilaç, kan şeker değerlerinin düşmesine sebep olmaktadır. Kan şekeri değerlerinin düşmesi ise, koma ya da ölüme yol açmaktadır.

Tanısı

Sıtma hastalığının tanısının konulabilmesi için, parazit varlığının tespit edilmesi gereklidir. Tanı konulması, ne tür tedavi uygulanması gerektiğine karar vermek açısından önemlidir.

Sıtma tanısı konulurken bazı kan testleri, mikroskobik parazitolojik tespit analizleri ve hızlı tanı testi (RDT) yapılmaktadır.

Bazı kan testleri, birkaç gün içinde tamamlanabilirken, bazı diğer kan testleri ise 15 dakikadan daha kısa sürede sonuçlanabilmektedir.

Sıtmanın tanısının konulması; sıtma parazitinin varlığını saptama, sıtma parazitinin hangi ilaçlara karşı direnç gösterebileceğini saptama, sıtmanın türünü belirleme ve bu hastalığın hangi organları etkileyebileceğini saptama açısından önemli bir işlemdir.

Tedavisi

Sıtma tedavi edilmediği zaman ölümcül olabilmektedir. Sıtma tedavisinde amaç, hastanın kanından Plasmodium parazitini yok etmektir. Tedavi edilmesi halinde sıtmanın diğer insanlara bulaşması da önlenmektedir.

Sıtma tedavisinde, artemisinin (anti sıtma özellikli ilaç) tabanlı kombinasyon tedavisi (ACT) uygulanmaktadır ve bu ilaç, kandaki Plasmodium parazitinin miktarını azaltmaktadır.

Bu tedavi yöntemi ile ilk üç gün içinde parazitler ortadan kalkabilmektedir.

Sıtma hastalığında tedavi uygulanırken, sıtmaya neden olan parazitin türü, hastalığın belirtisinin şiddeti, hastanın yaşı ve hastanın gebelik durumunun olup olmaması dikkate alınarak ilaç tedavisi yapılmaktadır.

Alınacak Önlemler

Özellikle sıtmanın yaygın olarak gözlendiği bölgelere seyahate gidilecek ise, gidilmeden birkaç ay önce doktora danışılıp ilaç hakkında bilgi alınmalıdır.

Seyahat öncesinde, sırasında ve sonrasında, sıtma parazitinden korunmak için bu ilaçlar yardımcı olmaktadır.

Sıtmadan korunmak için önlem amacı ile kullanılan bu ilaçlar, sıtma tedavisinde kullanılan ilaçlar ile genellikle benzer özellikteki ilaçlardır.

Dünya çapındaki tüm bilim insanları, sıtmadan güvenli ve etkili şekilde korunulması amacı ile aşı geliştirmeyi denemektedirler. Fakat henüz bu özelliklere sahip bir sıtma aşısı yapılamamıştır.

Sıtmadan korunmak için alınacak olan çevresel önlemler de bulunmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, sivrisineklere maruziyetin azaltılması ve sivrisineklerin uzaklaştırılması yöntemleri kullanılmaktadır.

Bu yöntemler, evi ilaçlamak, uyurken yatağın üstüne ve etrafına tül çekerek uyumak, teni tamamen örten giysiler giymek ve hem giysilere hem de cilt üzerine koruyucu spreyler (sağlığa zararsız olanlarından) sıkmak gibi önlemlerden oluşmaktadır.

Sıtmanın Belirtileri

Sıtmanın belirtileri, komplikasyonsuz ve şiddetli sıtma şeklinde iki gruba ayrılmaktadır. Komplikasyonsuz sıtmada, belirtiler mevcuttur ve tanısı konulmuştur.

Fakat, klinik işlem ya da laboratuvar sonuçları, şiddetli ya da ölümcül organ bozukluklarına işaret etmemektedir. Eğer komplikasyonsuz sıtma tedavi edilmez ise, şiddetli sıtmaya dönüşebilir.

Ya da hastanın bağışıklık sistemi güçsüz ise hastalık ilerleyebilir.

Şiddetli sıtma, klinik olarak ve laboratuvar sonuçları ile kanıtlanmış, belirtiler mevcuttur ve tanısı konulmuştur. Ayrıca, şiddetli sıtmada, belirtiler çok açık olmakla birlikte ölümcül organ bozuklukları da gözlenmektedir.

Şiddetli sıtmanın belirtileri; yüksek ateş ve titreme, bol miktarda terleme, bilinç bozuklukları, iki büklüm şekilde yerlere kapanma, ani kasılmalar, solunum ve nefes almada güçlük, anormal kanamalar, klinikal sarılık ve hayati organ fonksiyonlarında bozulma şeklindedir. Bunların dışında, baş ağrısı, kusma ve ishal gibi belirtileri de bulunmaktadır.

Sıtmanın belirtileri, sivrisinek ısırmasından genellikle birkaç hafta sonrasında ortaya çıkmaktadır. Fakat bazı kişilerde belirtiler aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkabilmektedir.

1.Yüksek Ateş

Sıtma parazitlerin sebep olduğu bir hastalıktır. Vücut, dışarıdan yabancı bir mikroorganizma bedene girdiği zaman savunmaya geçer ve kan hücreleri mücadeleye başlar. Bu durumun sonucunda ise, vücut ısısı artar ve vücudun normal ısı değeri yükselir. Bundan dolayı sıtma hastalığında yüksek ateş gözlenmektedir.

2.Titreme ve Üşüme

Sıtma parazitinin sebep olduğu ateş, kişide şiddetli şekilde titreme ve üşüme yaşanmasına sebep olmaktadır.

3.Aşırı Terleme

Aşırı miktarda terlemenin sebebi, yüksek ateş ve vücudun parazitler ile mücadele etmesidir.

4.Bilinç Bozukluğu

Yüksek ateş soncu kişide, bilinç ve şuur sorunları meydana gelebilmektedir.

5.İki Büklüm Olma

Sıtmanın sebep olduğu yüksek ateş, üşüme ve titreme hali, kişide, halsizlik, bitkinlik ve iki büklüm şeklinde yatma halinin yaşanmasına neden olmaktadır.

6.Ani Kasılmalar

Titreme ve yüksek ateşin yanı sıra parazitin vücuttaki kas dokularına zarar vermesi, ani kasılmaların yaşanmasına sebep olmaktadır.

7.Nefes Alıp Vermede Güçlük

Solunum yollarında yaşanan sıkıntı ve nefes alıp vermede güçlük çekilmesi, sıtmanın belirtilerinden biridir.

8.Anormal Kanamalar

Beklenmedik ve anormal kanamaların yaşanması, sıtmanın belirtilerinden olabilmektedir.

9.Klinik Sarılık

Ten renginde değişme ve ciltte oluşan sarılık ile solgunluk, sıtmanın belirtilerinden bir olabilmektedir.

Источник: https://evdesifa.com/sitmanin-belirtileri-nelerdir/

Sıtma Nedir? Sıtma Hastalığı Belirtileri (Malarya) – Sağlık Ocağım .NET

Sıtma Nedir? Belirtileri Neler? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Sıtma, öldürücü bir hastalıktır. Sıtma, özellikle hastalığa neden olan parazitin bazı türleri daha çok ölüme neden olabilir.

Sıtma, plasmodium adı verilen tek hücreli ve hücre içi parazit ile oluşan bulaşıcı bir hastalıktır.

Dişi anofel cinsi sivrisineklerde bulunan parazitlerin, insanları ısırması ile meydana gelen, nöbetler şeklinde ateş ve titremeye neden olan yaygın bir hastalıktır.

Parazit, öncelikle karaciğer hücrelerini ve alyuvarları tutar. İnsan kanı ile beslenen sivrisinekler tarafından, hasta veya paraziti taşıyan insandan alınarak sağlıklı insanlara taşınır ve onlarda hastalanır.İnsanda sıtma yapan parazitler, sadece insan vücudunda bulunur ve rezervuarı insandır. Başka hiç bir canlıda yaşamaz ve herhangi bir ortamda da üretilemez.

Sıtma parazitini taşıyan insanlar bulunur ve tedavi edilir ise parazit ve sıtma hastalığı yeryüzünden tamamen yok olabilir. Sıtma hastalığı, dünyada görülen hastalıklar ve ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır.

1970’li yıllardan sonra ve ortalama her 10 yılda bir, binlere yaklaşan sayılar ile seyreden sıtma salgınları yaşanmıştır.

Türkiye’de görülen sıtma hastalığı direkt ölümlere neden olabildiği gibi, hamilelerde düşüğe, ölü doğuma, düşük doğuma ve anne ölümlerine sebep olmuştur.

Sıtma hastalığı türleri veya çeşitleri

Sıtma parazitinin, vivax, malariae, falsiparum ve ovale olmak üzere dört ayrı türü bulunur.

Vivax türü sıtma : Üç günde bir nöbete neden olan (tersiyana sıtması) türüdür. Ölüme en az sebep olan sıtma türü olduğu için, benign sıtma denilir. Türkiye’de görülen yerli sıtma türü de vivax sıtması dır.

Malariae türü sıtma : Dört günde bir gelen nöbetlere neden olan (ouartana sıtması) türüdür. Az rastlanan bu sıtma türü, Hindistan, Asya ve tropikal Afrika’da daha sık görülür. Bu sıtma türü hava yolu ulaşımı nedeni ile bütün dünyaya yayılabilir. Türkiye’de genellikle Akdeniz ve Güneydoğuda görülür.

Falsiparum türü sıtma : Bu sıtma türünde nöbetler çok belirgin değildir. Falsiparum ile oluşan sıtma en çok ölüme neden olan sıtma türü olduğu için, malign sıtma denilir. Bu sıtma türü, daha çok Afrika, Uzakdoğu ve Güney Amerika gibi tropik bölgelerde yaygındır ve tropik sıtma olarak ta bilinir.

Ovale türü sıtma : Bu sıtma türü sadece Batı Afrika’da görülen bir sıtma türüdür. Tipik nöbetler başlamadan 2-3 gün önce hastalığa özgü olmayan belirtiler görülür.

Sıtma hastalığı belirtileri

Sıtma nedir

Sıtma hastalığına yakalanankişilerde görülen belirtiler, sıtmanın türüne göre değişebilir. Sıtma hastalığının tüm türlerinde görülen ortak belirtiler, yüksek ateş, üşüme, titreme ve çok fazla terlemedir.

Bazı durumlarda bu belirtilere kusma ve ishal eşlik edebilir. Bunların yanı sıra karın ağrısı, bilinç değişikliği, dalakta büyüme, karaciğerde büyüme, burun kanaması, sarılık, eklem ağrısı, öksürük ve septik şok gibi belirtilerde görülebilir.

Sıtma hastalığı teşhisi

Sıtma tanısının konulması için, doktorun hastada belli belirtileri sorgulaması gereklidir. Hastanın öyküsü sıtma tanısını kolaylaştırır. Eğer hasta sıtma görülme oranı yüksek bölgelere seyahat etmiş ise sıtma varlığı araştırılmalıdır. Hastada böyle bir ipucu var ve klinik özelliklerde saptanabilir ise laboratuvar testlerinin yapılması gereklidir.

Genel biyokimya ve genel tam kan testlerinin yanı sıra, sıtma için özel periferik kan yayması ince ve kalın damla olarak incelenmesi gerekir. Bu inceleme sonucu, özellikle kalın damlada sıtma parazitinin belli aşamalardaki formlarının eritrosit içerisinde ve normal kan içerisinde saptanması tanıda yardımcı bir testtir.

Sıtma hastalığı tedavisi

Sıtma hastalığının tedavisi kesinlikle hastanede yapılır. Teşhis konulduktan sonra hasta hastaneye yatırılır ve enfeksiyon hastalıkları uzmanları tarafından tedavi edilir. Sıtma ilaçları, eczanelerde çok kolay bulunamadığı için, sıtma savaş dairesi tarafından temin edilir.

Sıtma tedavisi ortalama 2-3 hafta kadar sürebileceği gibi, sıtmaya neden olan parazitin türüne göre bu süre değişebilir. Bazı ülkelerde görülen sıtma türlerinin ilaç tedavisine karşı direnç gösterdiği bilinmektedir. Türkiye’de bu tür sıtma vakası görülmemiş olsa da diğer ülkelerden bulaşan sıtma türlerinde bu tür vakalar görülebilmektedir.

Sıtma hastalığından korunma yöntemleri

Sıtma hastalığından korunma

Sıtma anofel türü sivrisinekler ile bulaşır. Bu tür sinekleri, karasinekten ayırt etmek mümkün olur iken, sivrisinekler içerisinde bunu ayırt etmek uzman olmayan kişiler için mümkün değildir. Fakat endemik (hastalığın görüldüğü bölgelerde) sivrisinek aktif durumda yani çok miktarda sivrisinek var ise sıtma parazitinin bulaşabileceğini düşünmek gereklidir.

Bu bölgelerde bataklıkların ve sazlık gibi yerlerin kurutulması önemlidir. Bunun dışında riskli bölgelere seyahat edilir iken, Afrika’ya ya da sıtmanın yaygın olduğu ülkelere gitmek zorunda kalındığında korunmak için, ilaç kullanılmalı, bu ilaç için doktor tavsiyesi alınmalı, bunun yanı sıra sivrisinek kovuculardan kullanılmalı, yatarken cibinlik kullanılmalıdır.

Ayrıca, sıtma salgını olan bölgelerde güneş battıktan sonra uzun kollu, uzun paçalı kıyafetler giyilmeli ve vücudun açık bir tarafının kalmaması oldukça önemlidir. Sıtma görülen bir ülkeye seyahat ettikten sonra, ateş yükselmesi meydana çıkar ise mutlaka bir sağlık kuruluşuna baş vurulması gereklidir.

Bulaşıcı hastalıklar ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/stma-nedir-stma-belirtileri-ve-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.