Sıvı Kaybı Mide Sorunlarına Sebep Olabilir

Mide Bulantısına Ne İyi Gelir? Mide Bulantısı Sebepleri Nelerdir?

Sıvı Kaybı Mide Sorunlarına Sebep Olabilir

Yediden yetmişe her yaştan insanın yaşamının çeşitli dönemlerinde mide bulantısı ile karşılaşması muhtemeldir. Mide bulantıları kimi zaman bir hastalık belirtisi olurken, kimi zaman da geçici bir durum olabilmektedir.

Bulantı, insanı rahatsız eden genellikle kusmayla seyreden duygu durumudur. Kusmak ise mide içeriğinin kuvvetli bir refleksle yemek borusu ve ağız yoluyla dışarıya atılmasıdır.

Memorial Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü Uzmanları mide bulantısı ve mide bulantısına iyi gelen yöntemler hakkında bilgi verdi.

Mide bulantısı ve kusma nedir?

Mide bulantısı, vücudun farklı mekanizmalarından gelen uyarılar sonucunda midede bulantı hissinin ortaya çıkması ve kusmaya kadar varabilen bir tepkidir.  Mide bulantısı için mide hastalığı demek doğru değildir. Mide bulantısına terleme, soluk beniz, aşırı tükürük salgılama, kalbin yavaş atması, tansiyonun düşmesi ve iştahsızlık da eşlik edebilir.

Kusma, beynin ‘medulla oblongata’ bölümünün arka kısmında bulunan ‘kusma merkezi’ tarafından düzenlenir. Bu merkez, beynin duygusal, görsel ve işitsel bölgelerinden, iç kulak ve sindirim sisteminden gelen uyarıları alır.

Kusma merkezi, sindirim sistemi, vücuttaki diğer organlar, beyin korteksi, denge organı ile kimyasal maddelere karşı duyarlı olan almaçlar, inceleme alanından sinirsel uyarı almaktadır. Kişide mide bulantısı sonrası karşı konulmaz bir kusma duygusu gelişir.

  Bunu değerlendirip kusma olayının başlaması için karın kasına, diyaframa kasılma, mideye ve de özofagus kasına sinirsel uyarı yollamaktadır.

Mide bulantısı neden olur?

Mide bulantısının pek çok farklı nedeni olabilir. İlk akla gelen mide hastalıkları olsa da her zaman mide bulantısının nedeni mide değildir.

Bulantı ve kusma sadece gastroenteroloji, dâhiliye, jinekoloji, psikiyatri, nöroloji, KBB gibi farklı branşları ilgilendirebilen bir rahatsızlıktır.

Çok ciddi hastalıkların da belirtisi olabileceğinden mutlaka doktor kontörlünde önlem alınmalıdır. İlk akla gelen mide bulantısı nedenleri şöyledir;

  • Mide-bağırsak enfeksiyonları
  • Gıda zehirlenmeleri
  • Ani başlayan gastritler
  • Mide hastalıkları
  • Akut gastrit
  • Araç tutmaları
  • İlaç kullanımı (kemoterapi, ağrı kesiciler
  • Alkol kullanımı
  • Stres ve anksiyete
  • Gebelik
  • Vertigo, kulak çınlaması
  • Migren
  • Tansiyon ve şeker düşüklüğü
  • Beyin tümörü
  • Laktoz intoleransı, çölyak hastalığı

Birçok nedene bağlı olarak gelişen mide bulantısı ardından gelen kusma hissiyle birleşince kişileri son derece huzursuz eder. Bulantıların ardında araba tutması, koku, stres ve hamilelik gibi hafif sebepler olduğu gibi, ciddi hastalıklar da olabilir.

Ciddi hastalıkların habercisi olabilen mide bulantısına organik mide bulantısı da denir. Organik mide bulantılarının ardında; gıda zehirlenmesi, beyin tümörü, menenjit, vertigo, bağırsak iltihabı, reflü, migren, gastrit, ülser, apandisit vb.

pek çok hastalık olabilmektedir.

Mide bulantısına ne iyi gelir?

Mide bulantılarının çoğu ciddi bir rahatsızlık belirtisi değildir. Bu nedenle kişi mide bulantısına iyi gelen bazı önlemler alarak bu durumdan kurtulabilir. Sürekli tekrar eden ve geçmeyen mide bulantıları için mutlaka uzman bir doktora başvurmak gerekir. Mide bulantısına iyi gelen yöntemler aşağıdaki gibi sıralanabilir;

  • Açık havaya çıkıp, derin derin nefes almak, mide bulantısına iyi gelen şeyler arasındadır. Açık havada yapılan yürüyüşler sizi odaklandığınız mide bulantısından uzaklaştırır.
  • Kolonya ya da size iyi hissettiren güzel ve ferahlatan kokular koklanabilir.
  • Mide bulantısına baş dönmesi de eklenmişse kendinizi zorlamamalı ve dinlenmelisiniz. Kısa bir uyku ve ya sırt üstü 30 dakika kadar uzanmak bulantısının azalmasına yardımcı olacaktır.
  • Bulunduğunuz ortamda kötü kokular varsa oradan hemen uzaklaşın. Baskın kokular mide bulantısının en büyük tetikleyicisidir.
  • Mide bulantınıza nelerin neden olabileceğini düşünün. Gıda alerjisine karşın son 12 saatte yediklerinizi aklınızdan geçirin.
  • Mide bulantısına iyi gelen çaylar arasında nane–limon gibi bitki çayları gelmektedir.
  • İçeceğiniz içecekleri yavaş yavaş midenize baskı yapmadan içmelisiniz.
  • Yağlı ve ağır yiyeceklerden uzak durun.
  • Yemek yedikten sonra en az 30 dakika yatmayın. Bu aynı zamanda reflüyü de tetikler.

Mide bulantısı hamilelik ilişkisi

Mide bulantısı deyince ilk akla gelen durumlardan biri de hamileliktir. Özellikle hamileliğin ilk aylarında sıklıkla bulantı görülebilir. Bu dönemde görülen mide bulantısı genellikle fizyolojik nedenlere bağlı olarak gelişir ve hamilelerin neredeyse 4’te 3’ünün ortak şikayetidir.

Hamilelik döneminde artan mide bulantısının nedeni artan östrojen ve Beta HCG hormonlarının sevileridir. Migren ağrıları çoğu zaman mide bulantısını beraberinde getirir. Aynı zamanda baş dönmesine de neden olan migren ağrıları aşırı boyutlara vardığı vakit dinlenmek şarttır. Bunun yanı sıra tamamen beyinle alakalı mide bulantıları da olabilmektedir.

Kafa travması, beyin tümörleri, inme ve menenjit beyin kaynaklı mide bulantılarının nedenleridir.  Aynı zamanda omurilik veya beyin sıvısı ile ilgili hastalıklar da bu durumu tetikler.

Mide bulantısı; hepatit, pankreas hastalıkları, gergin mide, mide fıtığı, gergin bağırsak, reflü, mide tahrişi, bağırsak zarının tahrişi, böbrek hastalığı, safra kesesi hastalığı, virüs kökenli kabız ve regli vb. durumlarda da sıklıkla görülür. Geçici ve ani olabilen bulantılara karşı vakit kaybetmeden doktora danışmak gerekir.

Vertigo ve iç kulak enfeksiyonu gibi rahatsızlıklar da yoğun şekilde mide bulantısına neden olabilir. İç kulak sorunları nedeniyle meydana gelen mide bulantıları genellikle yolculuk esnasında kadınları rahatsız eder. Arabaya bağlanan bu bulantının esas nedeni kulağa bağlı denge bozukluğudur. Mide bulantısı aynı zamanda stres ve sıkıntıya bağlı olarak da sıklıkla karşımıza çıkar.

Stresin mideye vurması durumuna da bağlı olarak aşırı adrenalin salgılanan durumlarda mide bulantısı da beraberinde gelir. Zayıflama hastalığı olarak bilinen anoreksiya nervoza, bulimia nevroza, gibi hastalıklarda da bulantı ve kusma görülür. Yaygın anksiyete bozukluğu ve sosyal anksiyete bozukluğu gibi bazı ruhsal hastalıklar da bulantıyı tetikler.

Besin duyarlılığı da mide bulantısına neden olmaktadır. Laktoz intoleransı, çölyak hastalığı neticesinde kişilerde gluten ve süt ürünlerinin vücut tarafından sindirilememesi nedeniyle bulantıya neden olur. Bakteriye maruz kalmış yiyecekleri tüketmek, aşırı mide bulantısı ve sonrasında kusma yapabilir. Aynı zamanda baş ağrısı ve ateşi de beraberinde getiren gıda zehirlenmesi durumunda en kısa zamanda hekime görünmek çok önemlidir

Hamilelikte mide bulantısına ne iyi gelir?

  • Mide bulandıran yiyecek ve kokulardan uzak durmalıdır.
  • Bebeğin beslenemediği korkusundan kurtulmak, bebeğin her koşulda besleneceği ve aşırı endişe duymanın mideyi daha çok etkileyeceği bilinmelidir.
  • Aşırı koku yayan çiçek, deterjan vb. eşyaların uzak yerlere, balkona vs. konması gerekir.
  • Sabah kusmaları için yataktan kalkmadan evvel yatar pozisyondayken bir miktar tuzlu kraker vb. şeyleri tüketmek mide bulantısına iyi gelmektedir. Bu şekilde rutin kusmalar büyük ölçüde engellenecektir.
  • Papatya, ıhlamur çayları ve içlerine sıkılan limon, mide bulantısını azaltmaya yardımcı olacaktır.
  • Mide bulantısına iyi gelen çaylar arasında kekik çayı da yer almaktadır. Kekik çayı 12 haftadan sonra tüketilebilir. 12 haftadan evvel tüketilmesi hamileler için risk taşıyabilir.
  • Taze zencefilden yapılan çay mide bulantılarını büyük ölçüde önleyecektir. Çayın yerine zencefil koklamak da mide bulantısını bastırır.

Mide bulantısında ne zaman doktora başvurulmalı?

Mide bulantısıyla birlikte aşağıdaki şikâyetler de görülüyorsa vakit kaybetmemeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

  • Göğüs ağrısı
  • Şiddetli karın ağrısı veya krampları
  • Şiddetli ishal
  • Bulanık görme
  • Bayılma
  • Zihin karışıklığı
  • Soğuk, nemli, soluk cilt
  • Yüksek ateş ve boyun ağrıları
  • Kusmuk içinde dışkı kokusu veya kan
  • Hızlı nefes alma veya çarpıntı gibi belirtiler ciddi sağlık problemlerinin habercisidir.

Mide bulantısı ve kusma çeşitleri

Santral Tip: Genellikle görsel ve işitsel sinyaller ile başlar. Ani başlayıp ani kaybolabilen bir hareketle, ya da kötü görünen bir yemeği görmek ya da düşünmekle olan bulantı ve kusmadır.

Periferik Tip: Sindirim sistemi ve diğer organlardan etkilenen kusmadır.

Fizyolojik Tip: Kusma merkezini etkileyen faktörlere yanıt olarak ortaya çıkan işlevsel bir tablodur. Midenin boşalmasının geciktiği durumlarda da görülebilir

Psikojenik Tip: Hastanın kendisi tarafından başlatılabilen, anksiyete oluşturan tehdit edici durumlarda ortaya çıkan bir tür.

Akut Tip: Klinik olarak bir haftadan daha kısa süren kusmalara denir.

Kronik Tip: Bir haftadan daha uzun süren kusmalardır. Akut – bulantı kusmada mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna gidilmelilerdir.

Akut tipi bulantı ve kusmalarda enfeksiyona bağlı nedenler, sindirim sistemi tıkanıklıkları ve zehirlenmeler akla gelmeli. Enfeksiyonun yol açtığı bulantı – kusmaya ateş ve ishal eşlik edebilir.

Besinlerin alınmasından 2 – 6 saat sonra şikâyetler belirginleşir. Sindirim sistemi tıkanıklıklarında genelde karın ağrısı da görülür.

Baş ağrısı mide bulantısı yapar mı?

Baş ağrısı tek başına mide bulantısı yapmaz. Ancak migren tipi baş ağrısı çoğunlukla bulantı ve kusmayı da beraberinde getirir.

Migrenin etiyolojisi, beyin zarındaki daralma, kan kışındaki azalma ve sonrasında genişleme ve kan akışında artışla, kanlanmanın düzensizliği meydana gelmekte ve meydana gelen bölgede göreceli bir basınç oluşmaktadır.

Beraberinde getirdiği uyarılar nedeniyle mide bulantısı, kusma isteği görülebilir.  Migren tedavisi ve önlemleri ile bu durumdan uzaklaşmak mümkündür.

Sürekli mide bulantısı neden olur?

Sürekli devam eden mide bulantıları olan hastalar mutlaka hekim kontörlünden geçmelidir. Sindirim sistemi kaynaklı uzun süren bulantılara kilo kaybı, halsizlik de ekleniyorsa mide kanserini işaret edebilir. Yıllarca süren mide bulantıları ise sorunun psikolojik olduğunu gösterir. Özellikle mide bulantısına eşlik eden diğer bulguları birlikte değerlendirmek gerekir.

Araç içerisinde mide bulantısı neden olur?

Araç içerisinde yaşanan mide bulantısı çok farklı bir mekanizma sonucu ortaya çıkıyor. İç kulakta kişilerin dengelerini sağlayan salyangoz organı bulunmaktadır. Salyangoz üç farklı açıda duran halkalara ya da yarı halkalara sahiptir.

Yarı halkaların içindeki sıvı ve o sıvıların hareketini algılayan küçük algılayıcılar bulunmaktadır. Bu algılayıcılar sıvının yer değiştirmesinden yola çıkarak bizim pozisyonumuzu algılar.

  Kişi ani bir pozisyon değişikliğinde, öne doğru kaydığımızda, düşecek gibi olunduğunda, algılayıcılar anında bunu algılar ve vücudun düşmemesi için refleks gösterir ve denge sağlanır.

Araç içerisinde aracı kullanan kişiyi etkilemese de araç içinde bulunan kişilerin çoğunu bu durum etkiler.

Araç içerisinde telefona bakma, kitap okuma, gazete okuma gibi girişimlerde bulunmak kafanın aşağıya eğilmesiyle (30-45 derecelik açı gibi) salyangozun kulakları pozisyona göre yatmış ve düzleşmiş oluyor.

Kulaklar düzleşince de aracın en ufak hareketleriyle içinde ki sıvı oynamaya başlıyor. Kulaktan gelen etkileşimlerle de bulantı tetiklenmiş oluyor. Aracın gidişi ve araçta oturuş şekliyle göz kulak koordinasyon bozuklukları tetiklenebiliyor.

Çözüm olarak ise eğer uzun yola gidilecekse, araca binmeden önce mide bulantısına yönelik ilaçlar alınabilir. Kısa mesafeli yollar için kişi araca bindiğinde kafasını olabildiğince eğmemesi tavsiye edilir. Telefonla ya ada kitap göz hizasına getirilmeli, kafa kesinlikle mevcut halini değiştirmemeli.  

Mide bulantısında ishal ve karın ağrısı neden olur?

Mide bulantısına ishal ve karın ağrısı eşlik ediyorsa mide bağırsak enfeksiyonunu akla getirmek gerekir. Yenilen bir gıda ya da içilen bir sıvı sindirim sistemini bozmuş olabilir. Dışarıdan alınan bir virüs de sinirim sistemini olumsuz etkilemiş olabilir. İshale genelde karın ağrısı eşlik eder.

Çünkü ishal, bağırsak hareketlerinin hızlanması sonucunda bağırsak içeriğindeki suyun emilemeyip dışkının sulu biçimde atılmasıdır.  Bağırsak hareketleri hızlandığında kramplar, kasılmalar midedekileri bir an önce an önce ilerletmem lazım çabaları ağrı şeklinde kendini hissettirir ve mide bulantısına neden olur.

Mide bulantısı ve ishal şikayetleri ortaya çıktığında doktora görünmek gerekmektedir. 

Kusmaya çalışmak zararlı mıdır?

Mide bağırsak enfeksiyonu ya da gıda zehirlenmesi gibi mideye giren bir madde sonucunda kişi mide bulantısı çekiyorsa, onu kusmak kişiyi rahatlatabilir. Ama her bulantıda kusma doğal bir süreç olarak gelişmiyorsa kusulmasına gerek yoktur.

Örneğin migren gibi bir rahatsızlık sonucu oluşan bulantıyı kişi kendini kusturarak ondan kurtulamaz. Yeme- içmeye bağlı bir bulantı söz konusu olduğunda kusmaya çalışmak normal kabul edilir.

Sürekli ve kontrolsüz şekilde kusulduğunda tahrişler, yemek borusunda zedelenmeler, yaralanmalar, yemek borusunda yırtık ve kanamalar olabilir. Özellikle aşırı alkol kullananlarda ve hamilelerde bu duruma sıklıkla rastlanır.

Sabah mide bulantısı neden olur?

Kişi sabah uyandığında bulantı hissi mevcutsa uyku nedeniyle uzamış açlığın getirdiği bir problem olabilir. Açlık hissi bastırıldığında geçen bir bulantı herhangi bir soruna işaret etmez.

Hissedilen mide bulantısına halsizlik, terleme, çarpıntı gibi bulgular da ekleniyorsa kan şekeri düşüklüğü olabilir. Aynı şekilde mide bulantısına halsizlik ve hiçbir şey yapmak istememe gibi durumlarda ise depresyondan şüphelenilebilir.

Bunun yanı sıra geniz akıntıları sabah uyanıldığında mide bulantısı yaşatabilir.

Güncellenme Tarihi: 02 Temmuz 2019Yayınlanma Tarihi: 04 Ekim 2017

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/mide-bulantisina-ne-iyi-gelir/

Mide Asidi Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Sıvı Kaybı Mide Sorunlarına Sebep Olabilir

Yediğimiz besinleri sindirmek için midede salgılanmakta olan asit ile parçalanarak bağırsaklara ulaşacaktır. Asidin fazla salgılanması mukozaya zarar verir.

Mide Asidinin Belirtileri

Mide Asidi

Sindirim sisteminde salgılanmakta olan asidin çok güçlü bir sıvı olduğu ve besinlerin parçalanmasında etkili olmaktadır.

Sağlıklı olan bir insanda mide asit sıvısının pH değeri 2 ile 3 arasında olmalıdır. Mide asidi çok fazla salgılanmaya başladığı zaman bu mide mukozasına zarar vermeye başlayacaktır.

Mide asidi fazla salgılanmakta olan kişilerde şu belirtiler ortaya çıkacaktır:

  • Karnın üst bölgesinde yanma;
  • Şiddetli ağrı;
  • Kusma;
  • İştah kaybı;
  • İstemsiz kilo kaybı;
  • Şişkinlik;
  • Aşırı gaz;
  • Sürekli acıkma;
  • Hazımsızlık.

Mide asit fazlalığı olması durumunda bazı zamanlarda herhangi bir belirti vermeyebilir. Fakat sıklıkla fazla salgılanması sonucunda kişilerde yukarıda yazmış olduğumuz belirtiler ortaya çıkacaktır.

Bu belirtiler günün her saatinde olacağı gibi gece olması durumunda hastanın uykusundan uyanmasına neden olacak kadar şiddetli olabilir.

Mide Asidinin Nedenleri

Mide asidinin fazla olması durumunda mide asidi belirtileri ortaya çıktığı zaman hastanın mide asidinin neden fazla salgılandığının nedenleri ortaya çıkarmak için doktor tarafından muayene edilmesi gerekmektedir. Mide asidi kusmak ve diğer belirtilerde ortaya çıkması durumunda mutlaka kişinin tedavisini gerçekleştirerek mide asidi neden olur sorusunun cevabını bulmalı ve tedavisini gerçekleştirmelidir.

  • Dengesiz beslenme;
  • Yiyecekleri az çiğnemek;
  • Aç kalmak;
  • Fazla yemek tüketmek;
  • Uykusuzluk;
  • Stres;
  • Yorgunluk;
  • Hijyene önem vermemek;
  • Genetik durumlar.

Hamilelikte mide bulantısı ile birlikte mide asidi çok fazla olması durumunda nefes darlığı olacaktır. Mide asidinin ağza geri gelmesi de görülmektedir.

Reflü hastalarında sıklıkla kusmak ile sonuçlanacak bir durum oluşacaktır. Nefes darlığı mide asidi yüksek olan kişilerde sıklıkla ortaya çıkar.

Mide asidinin geri kaçması sonucunda yemek borusunda da zedelenme ortaya çıkacaktır.

Hamilelikte reflü oluşması ile birlikte bayanların gaz yapar ve belirtileri daha da şiddetlenecektir.

Mide Asidinin Zararları

Mide asidi yeterli miktarda salgılanması çok önemlidir. Azlığı ve fazla salgılanması durumunda bu mide mukozasına zarar verecektir. Bağırsakların florasına zarar vermesine neden olabilir. Bu durumda ise kişilerde bakterinin geçişinin değişmesinde neden olur ve bağırsaklarda üremekte olan yararlı bakterilere zarar vermesi ile de sonuçlanabilir.

Hastalarda mide mukozasında zarar görmesine neden olabilir. Bu durum sonucunda da mide asidinin fazla salgılanması ile birlikte kişilerde mide zarının iltihaplanması ya da dokunun yaralanması ve mide delinmesi ile de sonuçlanması mümkün olacaktır.

Mide asidinin fazla salgılanması sonucunda kişilerin metabolizması da çok yakından etkilenecektir. Bu durumda iştah kaybı sebebi ile birlikte istemsiz bir şekilde kilo kaybının olmasına neden olabilir.

Mide asidinin çok fazla salgılanması sonucunda kişilerde mide delinmesi görülebilir.

Mide Asidinin Tedavisi

Mide asidi fazlalığı olması durumunda bunun belirtileri ortaya çıkması ile birlikte hastanın endoskopi tanısı ya da sindirim sisteminde oluşan asit miktarını ölçmek amacıyla pH değerine bakılması gerekmektedir.

Tedavinin gerçekleşebilmesi için ilk olarak tanının konulması gerekmektedir.

Asit miktarının fazlalığı sebebi ile ortaya çıkan gaz, bulantı gibi belirtilerin tedavisinde kullanılan ilaçlar arasında şunlar bulunmaktadır:

  • H2 reseptör blokerleri
  • Proton pompa inhibitörleri

Kullanılan bu ilaçlar sayesinde mide asit miktarının azalması mümkündür. Fakat hastanın tedavisinde etkili olabilmesi için mutlaka beslenmesine dikkat ederek yaşam tarzında da değişikliğe gitmesi gerekmektedir. Hastanın şunlara çok dikkat etmesi gerekmektedir:

  • Sağlıklı gıdalarla beslenmesi;
  • Öğün atlamamalı;
  • Öğünlerini az ve sık tekrar etmeli;
  • Günlük sıvı alımına dikkat etmeli;
  • Çay ve kafein miktarını sınırlamalı;
  • Akşamları hafif gıdalar yemeli;
  • Yemek sonrası uzanmamalı;
  • Dik pozisyonda yemek yemeli;
  • Uzun süre aç kalmamalı;
  • Aşırı yağlı ve aşırı tuzlu gıdalar tüketmemeli;
  • Egzersiz yapmalıdır.

Alkol ve sigara tüketiminden hastanın uzak durması gerekmektedir. Midesine dokunarak belirtilerin ortaya çıkmasına neden olan yiyecekleri sınırlandırmalı ve tüketmekten kaçınması gerekmektedir.

Karbonatlı Su

  • 1 tatlı kaşığı karbonat;
  • 1 su bardağı hazır su.

Karbonatlı su mide asit miktarını dengeleme konusunda etkili olmaktadır. Sindirim sisteminde ortaya çıkan fazla asidi giderir.

Bunun için kullanacak olduğunuz suyun hazır ve klorsuz bir su olmasına dikkat etmelisiniz. Suyun içerisinde karbonatın hızla eriyebilmesi için ılık su kullanmalısınız.

Karbonat eridiği zaman içilmesinin sonucunda kısa sürede mide asit miktarı dengelenerek ortaya çıkan belirtilerin de giderilir. Fakat karbonatlı suyun çok sık tüketilmemesi tavsiye edilmektedir.

Zencefil Kökü Çayı

  • 10 gram zencefil kökü çayı;
  • 1 çay kaşığı bal;
  • 1 su bardağı su.

Aktardan satın aldığınız zencefil kökünün 10 gram miktarında ılık suyun içerisine koyarak kısık ateşte suyun kaynaması beklenmelidir.

Sonrasında 5 dakika boyunca süzmeden ağzı kapalı bir şekilde demlenmesi için beklenmeli ve en sonunda süzerek içerisine bal ilave ediniz. Karıştırılarak içilir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://midemikrobu.com/mide-asidi.html

Dehidratasyon (Sıvı kaybı) Nedir ?

Sıvı Kaybı Mide Sorunlarına Sebep Olabilir

Sıvı kaybı ( dehidratasyon ) önemli bir konudur. Bu yazımızda dehidratasyon nedir ? , nasıl önlenir ? spor sırasında sıvı alımı konusunu araştırdık.

Aktivite sırasında ya da aktivite olmaksızın kaybedilen sıvının tekrardan yerine koyulmaması yada eksik bir şekilde yerine koyulması sonucunda meydana gelen sıvı kaybı bireyler için sandığınızdan daha büyük problemler oluşturur.

Sıvı kaybı özellikle yaz aylarında yapılan açık hava etkinlikleri, uzun soluklu müsabakalar (maraton, demir adam, triatlon, pentatlon gibi) ve bu müsabakaların antrenmanlarında sık sık görülür. Sanılanın aksine sıvı kaybının tek mekanizması terleme değil.

Bu yazıda sıvı kaybı (dehidratasyon) nedir? sorusundan, sıvı kaybı mekanizmalarına, egzersiz sırası ve sonrasındaki sıvı takviyelerinden, sıvı kaybı belirtilerine kadar birçok konuya değinecek, soruları cevaplayacağım.

Hazırsanız başlıyoruz.

Egzersiz sırasında yakılan karbonhidrat ve yağlar vücut ısısının yükselmesine sebep olur. Artan vücut ısısı yüzeysel kılcal damarların genişlemesi ve terleme ile atılmaya çalışılır.

Ayrıca artan kalp hızı ve kan basıncı kanın böbreklerden daha hızlı süzülmesine ve ikincil sıvı kayıplarına sebep olur.

Bunlar ile beraber vücudumuzun bize oynadığı küçük bir oyun da egzersiz sırasında beynimizin susama hissini baskılamasıdır. Bundan dolayı egzersiz sırasında sıvı alımı susama hissine bağlı olarak değil düzenli ve sürekli yapılmalıdır.

Sıvı kaybı yukarıda bahsettiğim gibi sadece egzersiz sırasında olmaz. Sıvı kaybının birçok farklı mekanizması olmasına rağmen çocuk ve ergenlerde görülen dehidratasyonun en sık sebebi gastrointestinal sistem (mide, bağırsak) hastalıklarıdır.

Özellikle yaz aylarında artan gastroenterit  (mide ağrısı, yoğun ishal ile ortaya çıkan bir enfeksiyon tipi) vakaları ile beraber acile başvuran dehidrate (sıvı kaybetmiş) hasta sıklığı artar. Bu hastalarda meydana gelen diare (ishal) hızlı ve yüksek miktarlarda sıvı-elektrolit kaybına yol açar.

Sadece sporcular dehidrate olmaz. Daha birçok çevresel ve fizyolojik faktör sıvı kaybına yol açabilir. Peki tam olarak kimler sıvı kaybına dikkat etmeli?

Çocuklar ve bebekler

Hızlı sıvı değişimi ve kilo/vücut alanı yetişkinlere göre daha küçük olan çocuk ve bebekler daha hızlı sıvı kaybederler. Bu grupta en sık dehidratasyon sebebi ishallerdir. 3. dünya ülkelerinde ishal çocuk ölümü yapan sebeplerin başında yer almakta.

Kronik hastalığı olan yetişkinler

Kontrolsüz diyabet, kalp ve böbrek hastalıkları dehidratasyon yapan kronik hastalıkların başlıcalarından sayılabilir. Dehidratasyon ile yükselen ateş klinikte doktorları yanılatabilir.

Yüksek irtifada yaşayan insanlar

2500 metre ve üzerinde ikamet eden insanlarda yüksekliğe bağlı olarak vücut , azalan oksijen miktarına bağlı olarak ihtiyaçlarını karşılamak için soluk alma ve kalp atım sayısını arttırır. Bu sebepten solunum ile buharlaşarak atılan vücut sıvısı , böbreklerden oluşan idrar miktarı artar.

Vücutta sıvı kaybı ile beraber kan hacmi azalır. Azalan kan hacmi ile ihtiyaçlarını karşılamak isteyen vücut kalp atış hızını arttırır, periferik (dış) organlara ve dokulara kan akımını azaltarak daha vital (hayati) organlara kan akımını yönlendirir.

Deri ve daha dış dokulara giden kan miktarının azalması ile birlikte vücutta oluşan ısıyı atmak için kullanılan ana yollardan biri kapanmış olur. Bu nedenle vücut ısısı hızlı bir şekilde artmaya başlar. Devam eden süreçte sıvı kaybı devam eder ve volüm (hacim) açığı tamamlanamaz ise kalp atışı yavaşlar yüzeyelleşir, yorgunluk ciddi bir şekilde hissedilmeye başlar.

Düşük seviyelerdeki dehidratasyon tabloları bile psikolojik sorunlara yol açar. Vücut ağırlığının %2’sini kaybeden bir atletin egzersiz performansı azalırken ağırlığının %3-5 miktarını kaybeden bir atletin karar verme mekanizması bozulur, kramplar meydana gelir ve egzersiz performansında %10-20 arasında düşüş gözlenir.

Ayrıca boksörlerde oluşan dehidratasyon ile beraber beyinde ödem ve hasar oluşma riski artar.

Aşağıdaki semptomlardan bir veya birkaç tanesini yaşıyor iseniz hızlı bir şekilde sıvı ve elektrolit alımınızı gözden geçirmeli, egzersiz sırasında yaşadığınız kilo kaybınızı tespit etmeli ve hızla yerine koymalısınız.

Daha ayrıntılı bilgi dehidratasyon tedavisi başlığı altında verilecektir.

  • Kuru ve yapışkan dil, ağız mukozası (derisi),
  • Yoğun ve su içmenize rağmen azalmayan susama hissi,
  • Miktarı azalmış ve rengi koyulaşmış idrar ve kabızlık,
  • Baş ağrısı,
  • Hızlı ve yüzeyel soluk alma,
  • Baş dönmesi, sersemleme ve uykuya meyilli bilinç durumu.

Dehidratasyonu önlemek için 

Dehidrate olmamak için dikkat edeceğiniz birkaç nokta bulunuyor

  • Hasta ve sıvı kaybediyorsanız diyetinize fazladan sıvı ekleyin. Hasta iken tatli ve asitli (kola ve benzeri) içecekleri tercih etmeyin. Yüksek şeker miktarı ve bazılarında bulunan kafein aldığınızdan daha hızlı sıvı kaybı yaşamanıza yol açacaktır. Ayrıca bu içeceklerin içinde çok az sodyum (tuz) bulunur ve elektrolit kaybınızı düzeltmek için başarısızdırlar. Klinisyenler her zaman en doğalı olan su içimini tavsiye etmektedir.
  • Vücut ısısının yükselmesi terlemeyi arttırır. Bunun için vücut ısınızı hızla dışarı transfer edecek nitelikte kıyafetler tercih etmeniz gerekmekte.
  • İdrar çıkışınızı kontrol edin anormal bir azalma ya da renk koyulaşması durumunda sıvı alımınızı arttırın.
  • Kahve ve çay ciddi diüretik (sıvı atıcı) özelliğe sahiptir. Antrenman öncesi, sonrası ve sırasında kafein alımınızı kısıtlamanız vücudunuzun sıvı kaybını azaltmasına yardımcı olacaktır.

Sedanter yani hareketsiz yaşam tarzı ile yaşayan kişilerin günlük 2600-2800 ml (en az 2 000 ml) arasında sıvı alması öneriliyor. Bununla beraber egzersiz yapan insanlarda durum biraz daha farklı.

Egzersiz sırasında sporcuların kaybettikleri gram başına 1.5 gram ek olarak sıvı almaları önerilmekte. Bu öneri takibi zor olmak ile beraber uygulaması da oldukça zahmetli.

Uygulamak isteyenler için yöntem şu şekilde.

Antrenman öncesi çamaşırlarınız ile tartılın ve ağırlığınızı not edin. Egzersiz sonrasında yine çamaşırlarınız ile tartılın ve ağırlık farkını bulun. Bu ağırlık miktarını 1.5 ile çarpın ve bulduğunuz miktar kadar sıvı tüketin.

Spor yapan bireyler için nispeten daha kolay ve doğru bir şekilde sıvı almaları için bir tablo hazırladım.

  • Egzersizden 2 saat önce 500 ml sıvı,
  • Egzersizden 15 dakika önce 200 ml sıvı,
  • Egzersiz sırasında 20 dakikada bir 150 ml sıvı,
  • Egzersiz sonrasında ise 400 ml sıvı almalısınız.

Sıvı ihtiyacınızı soğuk sıvılar ile karşılamayın. Soğuk sıvılar vücuttan daha hızlı atılır ve yeteri kadar fayda sağlayamazlar. En doğrusu vücut sıcaklığında ya da 3 ila 5 derece daha serin sıvılar tercih etmenizdir.

Sıvı kaybını tamamlamak için sporcu içeceklerini kullanacaksanız doğru kaynağı seçmeniz oldukça önemli. Ayrıntılı bilgi ve evde kolayca hazırlayabileceğiniz sporcu içeceği tarifi için sporcu içeceği rehberini mutlaka okuyun.

Sıvı kaybı (dehidratasyon): Sonuç

Sıvı kaybı sporcularda performansı ve sağlığı tehdit eden ama ne yazık ki birçok sporcunun hafife aldığı bir konu. Bu konuda basit önlemler ve takip ile sıvı kaybını engelleyebilir ve oluşan kaybı hızlı bir şekilde tamamlayabilirsiniz.

Doğru sıvı yönetimi hem daha sağlıklı yaşamanıza hemde daha keyifli egzersiz yapmanıza zemin hazırlar.

Peki sıvı kaybı ile ilgili yaşadığınız en kötü deneyim ne? Yorumlar aracılığı ile benimle paylaşabilirsiniz.

Dr. Can Çiftçi Hakkında

Eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tamamlayan Dr. Can kar amacı gütmeyen ve tarafsız bir girişim olan Fitekran.com sitesini 2013 yılında kurdu. Obezite, onkoloji beslenmesi, fitoterapi, sporcu sağlığı, nadir hastalıklar, fonksiyonel tıp ve patofizyoloji ile ilgilenen Dr. Can kendi kliniğinde fitoterapi uzmanı ve konsültan hekim olarak çalışmaktadır.

Источник: https://www.fitekran.com/dehidratasyon-sivi-kaybi-nedir/

Mide Bulantısı Neden Olur? En önemli 7 sebep!

Sıvı Kaybı Mide Sorunlarına Sebep Olabilir

Mide bulantısı nedenleri arasında çeşitli şeyler gösterilebilir. Mide bulantısı birçok kişinin sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak mide bulantıları aslında, altta yatan bir sağlık sorununun habercisi olmaktadır.

Bu yazımızda ise sizlere mide bulantısı hakkında bilgiler vereceğiz.

Yazımızın devamında sizlere verecek olduğumuz mide bulantısı nedenleri ve tedavileri hakkındaki bilgiler kapsamında sizde konu hakkında bilinçli bir şekilde hareket edebilirsiniz.

Mide bulantısını kısaca açıklayacak olursak eğer, genellikle mide bulantısı, istifa hissidir. Mide bulantıları bu sebeple oluşmaktadır. İstifra etme durumu ise, midemizde bulunan yiyecek ve içeceklerin karında bulunan kasların kasılması ile birlikte zor ve ağrılı bir şekilde ağızdan dışarı atılmasıdır. Mide bulantıları kusmanın bir yolu olmaktadır.

Birçok ilaç yan etkileri yüzünden mide bulantısına neden olmaktadır. Bunların dışında ise, yine birçok tıbbi müdahale sonucunda oluşmaktadır. Nadir de olsa mide bulantıları ciddi ve ölümcül sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Ayrıca mide bulantısının sonuçları çocuklar ve yetişkinler üzerinde farklı etkiler göstermektedir.

Mide bulantılarının nedenleri fiziksel ve psikolojik olmaktadır. Mide bulantısına neden olan etkenler ise şunlardır;

1.Gastroenterit

Eğer, ishal, kusma ve mide bulantısı gibi sorunlarınız var ise, muhtemelen bunun nedeni Gastroenteritler olmaktadır. Bu yetişkinlerde mide bulantısının en sık nedenlerinden biri olarak görülmektedir.

Bu durum genellikle yemek zehirlenmesi gibi durumlarda ortaya çıkmaktadır. Yapacak olduğunuz öz bakımlar sayesinde bu sorunu kolaylıkla yenebilirsiniz. Ancak ileri seviyede bir rahatsızlığınız var ise doktor müdahalesi şart olmaktadır.

2.Gebelik

Mide bulantılarının, halk arasındaki en yaygın nedeni olarak gebelik kabul edilmektedir. Hamile kadınlar tipik olarak, özellikle gebeliğin erken evrelerinde, mide bulantılarını sıklıkla yaşamaktadır. Mide bulantıları gün boyunca olurken genellikle sabahları daha yoğun olmaktadır. Ve ‘sabah bulantısı’ olarak adlandırılmaktadır.

Sabahları oluşan mide bulantıları genellikle gebeliğin ilk 3 ayında gerçekleşmektedir. Mide bulantıları ise 16- 20 hafta sonrasında kendiliğinden geçmektedir. Bunlara ek olarak bu mide bulantılarının etkisini azaltmak için yazımızın devamında bulabileceğiniz tedavi biçimlerini uygulayabilirsiniz.

3.Migren

Gün içerisinde birkaç saat boyunca süren yoğun, zonklamalı baş ağrıları var ise, bu beraberinde mide bulantılarını ve kusmayı da getirmektedir.

Migren ağrılarını tedavi etmeniz ile birlikte, aynı zamanda mide bulantılarınız da son bulacaktır. Bununla birlikte migren ağrılarınız için doktorunuza danışabilirsiniz. Ayrıca ağrı kesiciler de sizlere bu konuda yardımcı olacaktır.

Bu durumda parasetamolve ibuprofen ilaçları bazen ağrı kontrolünde sizlere yardımcı olabilir.

SADECE MİGREN HASTALARININ ANLAYACAĞI 10 DURUM!

4.Kulak İltihabı

Bir başka mide bulantısı nedeni olarak, kulak iltihapları sayılmaktadır. Mide bulantısına kusma ve baş ağrısı da eşlik ediyor ise bu sağlık sorununa sahip olabilirsiniz. Bu nedenle, mide bulantılarınız gün geçtikçe artabilir. Bu durumda doktora gitmeniz ve tedavilere başlamanız gerekmektedir.

5.Yol Tutmaları

Seyahat yapılması, mide bulantılarına neden olmaktadır. Bu durum genellikle ilaçlar ile birlikte geçmektedir. Ancak ilaç tedavisine gerek kalmadan da bu mide bulantılarını önleyebilirsiniz. Bunun için ise, gözlerinizi kapatmanız ya da gözlerinizi bir noktaya odaklayarak geçmektedir. Ayrıca yolculuk boyunca sakin müzikler dinlemekte sizlere yardımcı olmaktadır.

6.Apandisit

Yetişkin kişilerde, mide bulantılarının bir başka nedeni olarak ise karşımıza Apandisit sorunu çıkmaktadır. Apandisit sizlerin midesinde şiddetli ağrılara neden olabilmektedir.

Mide bulantısına ek olarak bu şiddetli ağrılara sahip iseniz vakit kaybetmeden doktora gitmeniz gerekmektedir. Çünkü bu ve benzeri durumlarda apandisit patlaması olabilmektedir. Ve apandisit patlaması ciddi bir sağlık sorunudur.

 Bu rahatsızlık sonucunda doktorunuz ameliyat olmanızı önerecektir.

Apandisit Hastalığı

7.Diğer Nedenler

Mide bulantısına neden olan diğer etkenler ise şöyle sıralanmaktadır;

  • Alkol kullanımı
  • Anafilaksi (çocuklarda)
  • Anoreksiya nervoza
  • Benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV)(kanserli ve kanserli olmayan)
  • Bulimia nevroza
  • Beyin sarsıntısı
  • Kolesistit
  • Crohn hastalığı
  • Döngüsel kusma sendromu
  • Depresyon
  • Baş dönmesi
  • Diyabetik ketoasidoz
  • Gıda zehirlenmesi
  • Yaygın anksiyete bozukluğu
  • GÖRH – Gastroözofageal reflü hastalığı
  • Kalp krizi
  • Kalp yetmezliği
  • Hepatit
  • (Çocuklarda) yüksek ateş
  • Hidrosefali (konjenital beyin anormalliği)
  • Hiperparatiroidizm (aşırı aktif paratiroid)
  • Hipertiroidizm (aşırı aktif tiroid)
  • Hipoparatiroidizm (underactive paratiroid)
  • Bağırsak iskemi
  • Bağırsak tıkanıklığı
  • Intrakranial hematom
  • Intususepsiyon (çocuklarda)
  • İrritabl bağırsak sendromu
  • Karaciğer kanseri
  • Karaciğer yetmezliği
  • (Aspirin, steroid olmayan anti-inflamatuar, oral kontraseptif, digitalis, uyuşturucu ve antibiyotikler dahil)
  • Meniere hastalığı
  • Menenjit
  • Süt alerjisi (bebek ve çocuklarda)
  • Pankreas kanseri
  • Pankreatit
  • Ülser
  • Psödotümör serebri (bebeklerde)
  • Radyasyon tedavisi
  • Şiddetli acı
  • Travmatik beyin hasarı

Doktora Ne Zaman Görünmeliyiz?

Mide bulantısı ve kusma durumlarında aşağıdaki durumlar var ise, vakit kaybetmeden tıbbi yardım isteyin.

  • Göğüs ağrısı
  • Şiddetli karın ağrısı veya kramp
  • Bulanık görme
  • Bayılma
  • Karışıklık
  • Soğuk, rutubetli, soluk cilt
  • Yüksek ateş ve ense sertliği
  • Kusmuk veya dışkı kokusu

Bunlara ek olarak, son 12 saat içerisinde mide bulantınız yüzünden bir şey yiyip, içemiyorsanız doktora gitmeniz gerekmektedir. Çocuğunuzda ise bu durum 6 saat olmaktadır.

Mide bulantılarında, aşırı susama, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, koyu renkli idrar ve güçsüzlük, sersemlik durumları varsa vakit kaybedilmeden tıbbi yardım alınmalıdır.

Mide bulantılarınızın sonunda, yeşil ve sulu bir kusma durumu mevcut ise, ciddi bir sağlık sorununuz olduğuna işaret etmektedir.

Doktor randevunuz için;

  1. Mide bulantıları ve kusma, yetişkinlerde başladıktan 2 gün sonra, çocuklarda ve bebeklerde 12 saat sonrasında randevuya gidilmelidir.
  2. Yaşamış olduğunuz Kilo kaybınızı doktorunuza bildirmeniz gerekmektedir.
  3. Ne kadar süredir mide bulantı nöbetleri geçirdiğinizin bilgisini vermeniz gerekmektedir.

Yaşam Stilleri ve Ev İlaçları

Mide bulantılarınız var ise, doktorunuzun tavsiyesi üzerine bazı ilaç ev ilaç destekleri yapabilirsiniz. Buna ek olarak ise, yaşam şartlarınızı değiştirmeniz gerekmektedir.

  1. Dinlenmenize özen gösterin.
  2. Sıvı tüketin, özellikle zencefilli gazoz, limonata, soğuk berrak su, gazlı veya ekşi içeceklerden küçük yudumlar alın. Ayrıca nane çayı da mide bulantılarına iyi gelmektedir.
  3. Kötü kokulardan ve böylesi ortamlarda durmaktan kaçının. Gıda ve yemek kokuları, parfüm, duman, havasız odalarda, ısı, nem, titreşen ışıklar mide bulantısının olası tetikleyicileri arasındadır.
  4. Kolay sindirilebilen yemekler tüketin. Bu durumda kraker ve tost gibi gıdalar tüketebilirsiniz. Tahıl, pirinç, meyve, tatlı ve tuzlu ya da yüksek proteinli ve yüksek karbonhidratlı yiyecekleri tüketin. Yağlı veya baharatlı yiyeceklerden kaçının. Eğer mide bulantısı sonucunda kusma durumu yaşadıysanız, kusmayı takiben 6 saat herhangi bir gıda tüketiminden kaçının.
  5. Reçetesiz ağrı kesiciler kullanın. Eğer bir seyahat planlıyorsanız, doktorunuz yardımı ile bazı ilaçları alabilirsiniz.
  6. Hamile iseniz ve sabah bulantılarınız var ise, yataktan kalktıktan sonra kraker yemek mide bulantınızı bastırmaya yardımcı olacaktır.

Источник: https://evdesifa.com/mide-bulantisi-neden-olur/

Hamilelikte Dehidrasyon (Sıvı Kaybı) Nasıl Önlenir?

Sıvı Kaybı Mide Sorunlarına Sebep Olabilir

Dehidrasyonun vücudun su içeriğinin %2’sinin kaybına neden olduğunu biliyor musunuz?

Dehidrasyon (sıvı kaybı) vücuda alınan sıvı miktarından daha fazla oranda su ortadan kalktığında olur. Temelde, yeterince su içmemeye dayanır. Dehidrasyon sadece hamilelikte değil, her zaman ciddi bir durumdur.

Hamilelikte Dehidrasyon

Su, sağlığımız için çok önemlidir ve vücuttan daha fazla oranda su ortadan kalktığında dehidrasyon olarak adlandırılan sıvı kaybı sorunu ortaya çıkar. Acı gerçek şu ki, çoğumuz günlük önerilen miktarda su içmiyoruz. Vücudun susuz kalması, metabolizmayı uyarır. Ardından sıcak çarpması, bitkinlik ve kramp gibi komplikasyonlara yol açar.

Uzun yıllar yeteri miktarda su içmemek, vücutta uzun süreli sıvı kaybına neden olur ve hatta birçok kanser ve tümörün kök nedenleri arasında olduğu tespit edilmiştir.

Özellikle hamilelikte dehidrasyon (sıvı kaybı), anne ve bebekte ciddi belirtilere ve yan etkilere neden olabilir.

Hamilelikte dehidrasyon nedenleri, belirtileri, risk faktörleri ve önleyici tedbirler hakkında geniş bir bilgi yazımızın devamında sizleri bekliyor.

Hamilelikte Dehidrasyon (Sıvı Kaybı) Ne Gibi Risklere Yol Açar?

Gebeliğin ilk üç ayında, dehidratasyon ile ilişkili iki risk ortaya çıkar:

Anne Üzerindeki Etkisi: Dehidrasyon sabah bulantısına neden olur ve sabah bulantısı da mide bulantısına yol açar. Dehidrasyon bu korkunç döngüyü yaratır.

Mideniz bulandığında su içmek istemiyorsanız ve bulantı daha da artıyorsa, bunun anlamı vücutta sıvı kaybının ortaya çıkmasıdır ve mide bulantısı daha da şiddetlenebilir.

Eğer hamile kadınlar sıvı kaybını önlemek için yeterli miktarda sıvı almazlarsa, hastanede intravenöz sıvı tedavisi çözüm olacaktır.

Bebek Üzerindeki Etkisi: Eğer vücutta yeterli sıvı yoksa, bebeğe amniotik sıvı kaynağı yetersiz olacaktır. Ve bu durum doğrudan bebeğin büyümesini etkileyecektir. Amniyotik sıvı eksikliği, el ve ayaklarda fiziksel deformasyonlara yol açar.

Hamileliğin ikinci ve üçüncü üç aylık dönemlerinde, dehidratasyon erken doğum riskine neden olabilir. Doğum sırasında kasılmaların üç nedeninden biri de dehidratasyon olmaktadır. Diğer iki sebep ise idrar yolları enfeksiyonu ve bebeğin tam süreli doğumudur.

Dehidrasyon erken doğuma yol açar. Vücutta sıvı kaybı, kan hacminin azalmasına ve bu durum da oksitosin (kasılmalardan sorumlu hormon) seviyelerinde artışla birlikte erken doğuma neden olur. Sadece rehidrasyon bunu önleyebilir.

Dehidratasyon vücut sıcaklığının artmasına ve aynı zamanda bitkinlik, yorgunluk, kas ağrıları gibi çeşitli komplikasyonlara sebebiyet verir.

Hamilelikte dehidrasyon çok yaygın görülen bir sorundur ve doğru adımları izlediğiniz takdirde sağlığımızı riske atan bu sorunu önleyebilirsiniz.

 Vücutta sıvı kaybını önlemek için her gün önerilen miktarda su içmekten daha iyi bir tavsiye ve çözüm yoktur.

Eğer hamilelikte dehidrasyon nedeniyle mide bulantısı gibi belirtiler ortaya çıkarsa, hemen tıbbi yardım alın ve doktorunuzla konuşun.

Hamilelikte Dehidrasyon (Sıvı Kaybı) Belirtileri:

Aşağıda yer alan dehidrasyon belirtilerinin bir kısmı açıkça görülebilir, ancak bazı belirtilerin farkına varılmayabilir.

Susuzluk: İlk ve en fark edilmeyen dehidrasyon işaretidir. Susadığınızda ertelemeden su için. Vücudunuzun sesini dinleyin ve su içmeyi ihmal etmeyin. Saat başı en az bir bardak su için.

Baş Dönmesi: Genellikle baş dönmesi, vertigo ve sersemlik hissi ayakta, dizinizi çöktüğünüzde ve eğildiğinizde ortaya çıkar. Bunun da nedeni, vücutta sıvı kaybı sonucu kan basıncının düşmesidir.

Baş ağrısı: Baş ağrısı ve özellikle migren, vücutta sıvı kaybının başka bir önemli belirtisidir. Bu durumu kontrol altına almak için yeteri miktarda su tükettiğinize emin olun.

Hamilelikte sıvı kaybının diğer önemli belirtileri şunlardır:

  • İdrarın keskin bir kokuda ve koyu sarı renkte olması
  • Ağız ve burunda kuruluk
  • Dilin şişmesi ve çatlamış dudaklar
  • Kusma ve mide bulantısı
  • Çarpıntı hissi
  • Bayılma
  • Zayıflık
  • Kuru cilt ve cildin elastikiyetini kaybetmesi
  • Konsantrasyon eksikliği
  • Kabızlık
  • Basur
  • İdrar yolu enfeksiyonları

Hamilelikte Dehidrasyon Riskini Artıran Faktörler:

Yeterli Sıvı Alınmaması: Komplikasyonlar aşırı su içme isteği ile ortaya çıkabilir. Hamilelikte vücudun ihtiyaç duyduğu su miktarı; trimester, aktivite düzeyi, kilo, yaş, iklim ve ayrıca mevsime bağlı olacaktır. Sıcak mevsimlerde vücut dehidratasyona daha duyarlı olacaktır.

Kusma: Birçok hamile kadın hamileliğin ilk üç aylık döneminde sabah bulantıları ile birlikte kusma durumundan şikayetçi olur. Mide bulantısı da su kaybına neden olabilir.

Uçak Yolculuğu: Uçak kabini içerisinde hava az nem içerir ve vücutta sıvı kaybına neden olabilir. Yolculuk sırasında su içerek vücudunuzun sulu kalmasını sağlayabilirsiniz.

Nem: Sıcak hava ve nem, vücudun terlemesine yol açar ve dolayısıyla sıvı kaybına neden olur.

Vücutta sıvı kaybını önlemenin en iyi yollarından biri, bol su içmektir. Hamile kadınlarda yorgunluğun en önemli nedeni vücutta aşırı su kaybıdır. Her gün yeteri miktarda su içtiğinize emin olun. Su, yaşam iksiridir. Hiçbir risk veya yan etkisi yoktur. Ancak bir anda bol su içmek böbreklere baskı yapar. Bu nedenle de günlük içmeniz gereken su miktarını saatlere yaymanızda fayda vardır.

  • Uyanık olduğunuz saatlerde, her saat başına bir bardak su (150-180 ml) su içebilirsiniz.
  • Eğer su içmek zor geliyorsa; içerisine limon, kızılcık, veya birkaç dilim portakal ekleyerek içmeyi deneyin.
  • Çorba ve taze meyve suları gibi sıvılar da vücudun günlük su ihtiyacının bir parçasıdır.
  • Kafeinli içeceklerden, işlenmiş meyve sularından ve gazlı içeceklerden kaçının. Bu içecekler idrar yapma sıklığını arttırarak dehidrasyona neden olabilir.
  • Yorucu egzersizler yapmaktan ve sıcak havalarda dışarıda uzun zaman geçirmekten kaçının.

Hamilelikte dehidrasyon (sıvı kaybı) hakkında daha fazla fikriniz varsa, aşağıda yer alan yorum bölümünden bizlerle paylaşabilirsiniz.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik Belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Gebelik Diyabeti: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Источник: https://www.hamilelikbelirtileri.co/hamilelikte-dehidrasyon-sivi-kaybi-nasil-onlenir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть