Sjögren hastalığı akciğeri tutar mı? Nasıl tedavi edilir?

Sjögren Sendromu Belirtileri Neler? Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Sjögren hastalığı akciğeri tutar mı? Nasıl tedavi edilir?

Sjögren sendromu otoimmün bir hastalıktır. Bağışıklık sisteminin vücuttaki sağlıklı hücrelere saldırmasıyla oluşur. Bu hastalığın temel nedeni tam olarak belirlenememiştir.

Ancak lenfosit olarak adlandırılan beyaz kan hücrelerinin salgı bezlerini işgal etmesiyle vücuttaki salgı düzeyinin azalmasına yol açması sonucu sjögren sendromunun ortaya çıktığı düşünülüyor. Bu hastalığa bağlı olarak tükürük bezleri, ter bezleri ve vajinal bezlerde salgı azalır.

Sjögren sendromu çoğunlukla 40 yaş üstündeki kadınlarda görülür. Hastalığın teşhisini sağlayan temel belirtiler göz, ağız ve vajina kuruluğudur.

Sjögren sendromu:

  • Ağız ile göz kuruluğuna yol açan, bağışıklık sisteminin kendi kendisine zarar vermesi suretiyle ortaya çıkan bir hastalıktır.
  • Bu hastalıkta bağışıklık sistemi vücuttaki bakteri ve virüslerle savaşmak yerine kendisine zarar verecek şekilde işlev gösterir.
  • Hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan en yaygın belirtiler ise göz ve ağız kuruluğudur.
  • Hastalarda gözyaşı ve tükürük üretimi azalır.
  • Ayrıca kas ağrısı, eklemlerde sertlik, sürekli devam eden yorgunluk hissi de yaşam kalitesini düşüren diğer belirtilerdendir.

Sjögren sendromu birincil ve ikincil olmak üzere iki farklı şekilde varlık gösterir:

  • Birincil Sjögren sendromu: Bu rahatsızlık kendi başına meydana gelir. Başka bir hastalığın sonucu olarak ortaya çıkmaz.
  • İkincil Sjögren sendromu: Romatroit artrit, polimyozit veya lupus gibi iltihaplı romatizmal hastalıklarla birlikte görülebilir.

Bu hastalığın görülme sıklığı 40 yaşından sonra önemli ölçüde artış gösterir. 20 yaşın altındaki kişilerde nadiren görülür. Hastalığa yakalanan kişilerin %90’ı kadındır.

Ailede bir kişide Sjögren sendromuna sahip birinin olması hastalığa yakalanma riskini artırır. Sjögren sendromunu tamamen iyileştiren bir tedavi henüz geliştirilmemiştir. Ancak uygulanan düzenli tedavi programı sayesinde hastalığa ait belirtiler hafifletilebilir.

Sjögren sendromu bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücudun kendi hücrelerine saldırmasıyla oluşan bir hastalıktır. Bu hastalığın nedeni tam olarak belirlenememiştir. Bilim adamları tarafından virüs, bakteriye bağlı olarak gelişen enfeksiyon veya genetik özelliklere bağlı olarak oluşabileceği üzerinde durulmaktadır.

Sjögren sendromuna rastlanma olasılığını artıran faktörler şu şekildedir:

  • Sjögren sendromu büyük çoğunlukla 40 yaş üstü kişilerde görülür.
  • Kadınların erkeklere oranla bu hastalığa yakalanma olasılığı daha yüksektir.
  • Romatizmal artrit veya lupus gibi bir romatizma hastalığı, Sjögren sendromuna yakalanma riskini artırır.

Sjögren Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

Sjögren sendromu belirtileri arasında en yaygın görülen bulgular ağız ve göz kuruluğudur. Öte yandan vajinal kuruluk da sıkça rastlanan diğer bir belirtidir. Belirtiler dumanlı, rüzgarlı veya klimalı ortamlarda artış gösterir. Uçak ile seyahat etmek ise belirtilerin şiddetini daha da artıran bir etmendir.

Hastalığa ilişkin belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  1. Ağız kuruluğuyla ilgili belirtiler
  2. Göz kuruluğuyla ilgili belirtiler
  3. Tükürük bezleriyle ilgili belirtiler
  4. Diş hastalıklarıyla ilgili belirtiler
  5. Akciğer hastalıklarıyla ilgili belirtiler
  6. Vajina kuruluğla ilgili belirtiler

Ağız kuruluğuyla ilgili belirtiler:

  • Ağızdaki tükürük yutmaya ve çiğnemeye yardımcıdır. Ancak Sjögren sendromu hastalarında normalden daha az seviyede tükürük üretilir.
  • Bu duruma bağlı olarak yutma, çiğneme ve konuşma zorlaşır.
  • Ses çatallı bir hal alır.
  • Dişler çürür, diş kaybı görülür. Kuru öksürük oluşur.
  • Tat alma duyusu bozulur.
  • Tükürük bezleri şişebilir ve ağızda kronikleşen pamukçuklar görülebilir.

Göz kuruluğuyla ilgili belirtiler:

  • Göz kuruluğunun 3 aydan fazla bir süredir devam etmesi halinde Sjögren sendromundan söz edilebilir.
  • Sjögren sendromuna bağlı olarak gözler hep kuru ve gözün içinde kum, çakıl varmış gibi hissedilir.
  • Gözler yorgun görünür. Sürekli kaşınır, akıntı görülür. Göz kapakları şişer ve gözde batma, yanma hissi yoğundur. Özellikle de sabahları gözde çapaklanma meydana gelir.
  • Ayrıca fotofobi olarak adlandırılan ışığa duyarlılık gelişir.

Tükürük bezleriyle ilgili belirtiler:

  • Ağızda 3 adet büyük tükürük bezi bulunur. Kulakların önünde, yanak altında ve ağzın arkasında yer alır.
  • Sjögren sendromu nedeniyle tükürük bezlerinin şiştiği hissedilir. Bazı hallerde bu şişkinlik kabakulak hastalığıyla karıştırılır.

Diş hastalıklarıyla ilgili belirtiler:

  • Ağız kuruluğu, tükürük azlığı nedeniyle diş çürümesi görülür. Tükürük içinde ağızdaki bakterilerle savaşan enzimler bulunur. Bu bakteri koruyucu enzimlerin azalmasıyla birlikte diş çürümesi ve diş kaybı meydana gelir.

Akciğer hastalıklarıyla ilgili belirtiler:

  • Sjögren sendromuna bağlı olarak sürekli devam eden kuru öksürük, ses kısıklığı, zatürre, bronşit gibi rahatsızlıklar görülebilir.

Vajina kuruluğuyla ilgili belirtiler:

  • Vajinada kuruluk, ağrı ve yanma meydana gelir.

Sjögren sendromu pek çok farklı belirtiyle ortaya çıkabilir. Hastalığın işaretçisi olan diğer belirtiler ise şöyledir:

  • Burun tıkanıklığı ve burunda kuruma hissi
  • Koku duyusunda azalma ve burundaki kuruluğa bağlı olarak burun kanaması
  • Kol ile bacaklarda şiddetli uyuşma
  • Şiddetli halsizlik, bitkinlik ve uzun süreli kas ağrısı
  • Sürekli yorgun hissetmek
  • Vaskülit olarak adlandırılan damar iltihaplanması
  • Raynaud fenomeni olarak adlandırılan soğuk veya sıcak havaya bağlı bir şekilde vücutta şişkinlik ve kızarıklıkların oluşması
  • Şiddetli eklem ağrısı, kas zayıflığı ve eklemlerde sertleşme

Sjögren sendromu akciğer tutulumu gibi ciddi bir rahatsızlığa neden olabilir. Bu sendrom sebebiyle akciğerin dokusu zarar görür, bronşlardan akciğere iletilen sıvı yoğunlaşır. Akciğer tutulmasına yakalanan kişilerde sıklıkla tıkanma, nefes darlığı gibi sorunlar ortaya çıkar.

Sjögren Sendromu Nasıl Teşhis Edilir?

Sjögren sendromu için hangi doktora gidilir sorusu üzerine düşünüldüğünde hastalığın teşhis edilebilmesi için romatoloji uzmanına görünülmesi gerektiği bilgisine ulaşılır. Romatoloji biriminde düzensiz ve yanlış çalışan bağışıklık sistemine bağlı olarak gelişen hastalıklarla mücadele edilir.

Sjögren sendromu için nasıl tanı konur diye düşünüldüğünde:

  • Doktor tarafından öncelikle hastanın şikayetleri dinlenir.
  • Ardından fiziki muayene uygulanır. Fiziki muayene sırasında kuruluk olan göz ve ağız kontrol edilir.
  • Lenf bezlerinin şiş olup olmadığına bakılır.
  • Hastanın kaslarında hassasiyet veya eklemlerinde sertlik olup olmadığı kontrol edilir.
  • Kesin bir tanı için son olarak bazı testler uygulanır.
  • Ayrıca hastanın aile geçmişinde Sjögren sendromuna yakalanan bir yakının olup olmadığı da sorgulanır.

Hastalığın teşhisi kapsamında yapılan göz ve ağız kuruluğunu ölçen testler şu şekildedir:

  1. Göz için yapılan testler
  2. Ağız için yapılan testler

Göz için yapılan testler:

  • Göz kuruluğunun ölçülebilmesi için schirmer testi ve rose bengal testi yapılır.
  • Bu testlerle gözyaşı miktarı ölçülür.
  • Gözyaşının kalitesi tespit edilir.
  • Ayrıca korneadaki kuruluğa bağlı olarak gelişen epitel hasarının ölçülmesi için boya testi de yapılır.

Ağız için yapılan testler:

  • Ağız kuruluğunu ölçmek için tükürük bezlerinden alınan örnekler laboratuvarda incelenir.
  • Bu amaçla minör tükürük bezi biyopsisi, parotis silografisi veya parotis sintigrafisi yapılır.
  • Minör tükürük bezi biyopsisi alt dudağın iç kısmından alınan tükürük örneğiyle yapılır.
  • Genel olarak tükürük testinin yapılabilmesi için en az 4 saat boyunca aç olmak gerekir.
  • Ayrıca tükürük salgısını uyaran bir uyarıcı olmaksızın 15 dakikalık süre boyunca tükürük birikmesi sağlanır.
  • Bu süreç sonunda biriken tükürük 1,5 ml altında ise ağız kuruluğu teşhisi konulur.

Ayrıca göz ve ağız testlerine ek olarak akciğer grafisi, akciğer tomografisi, kan ve idrar tahlillerine de başvurulur. 

Sjögren Sendromu Nasıl Tedavi Edilir?

Sjögren sendromunun kesin bir tedavisi yoktur. Ancak birtakım tedavi yöntemleri sayesinde hastanın daha rahat ve kaliteli bir şekilde yaşaması sağlanabilir.

Hastalığın belirtileri arasında yer alan ağız kuruluğuna karşı:

  • Bol sıvı tüketimi,
  • Düzenli diş fırçalama,
  • Şekersiz sakız çiğnenmesi önerilir.

Göz kuruluğu için ise:

  • Yapay göz damlası kullanımı tavsiye edilir.

Hastalığa bağlı olarak gelişen cilt kuruluğunun giderilmesi için:

  • Doktorun önerdiği nemlendirici kremler kullanılabilir.

Eklem ağrısı, eklemlerde sertlik ve şişlik görülmesi ile kas ağrılarının oluştuğu hastalar iltihap oluşumunun önlenmesi amacıyla kortizon içermeyen antiromatizmal ilaçları kullanabilirler.

Tükürük salgısının artırılması için:

  • Kullanılabilecek ilaç Pilokarpin’dir.
  • Pilokarpin ağız kuruluğunu yok eder ve daha fazla tükürükle gözyaşı salgılanmasını sağlar.

Bağışıklık sisteminin tedavi edilebilmesi için:

  • Hidroksiklorakin adlı ilaç doktor kontrolünde kullanılabilir.
  • Bu ilaçla halsizlik, eklem ile kas ağrıları hafifletilip bağışıklık sisteminin gözyaşıyla tükürük bezlerine olan saldırısı yavaşlatılır.

Sjögren sendromu bulunan hastaların egzersiz yapması oldukça yararlıdır. Hastalığa bağlı olarak oluşan kas ve eklem ağrıları, eklemlerdeki sertlik ve kronik yorgunluğa karşı mücadele etmeyi sağlar. Yürüyüş yapmak, yüzmek, pilates ve yoga kasların esneklik kazanmasına yardım eder.

Sjögren sendromunun tedavisinde hastaların dikkat etmesi gereken hususlar şöyledir:

  • Ağız sağlığına özen gösterilmesi ve düzenli olarak diş hekimine muayene olunması gerekir.
  • Ağız hijyeninin korunması oldukça önemlidir. Ağız gargarası, hassas diş macunlarının kullanılması gereklidir.
  • Sigara içmek tükürüğün buharlaşmasını hızlandırır ve ağzın tahriş olmasına yol açar. Bu sebeple sigara kullanımı bırakılmalıdır.
  • Burundaki kuruluk hissinin giderilmesi için tuzlu su spreyleri burnun içine sıkılarak nemlilik sağlanabilir.
  • Hastanın bulunduğu ortamdaki havanın kuru olması sakıncalıdır. Havayı nemlendirmek için nemlendirici cihazlar kullanılabilir. Klima havayı kuruttuğundan tercih edilmemesinde yarar vardır.  Kalorifer peteklerinin üzerine ıslak havlu koymak da odadaki havanın nemlenmesini sağlar.
  • Tükürük veya ter bezlerinin şişmesi farklı sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu sebeple kulak önü, koltuk altı veya çene altında bir şişlik hissedildiğinde mutlaka doktora gidilmelidir.
  • Ciltteki kuruluğu önlemek için her banyodan sonra tüm vücuda nemlendirici sürülebilir.

Sjögren Sendromu Bitkisel Tedavisi

Bilinen kesin sonuçlu bir tedaviye sahip olmaması nedeniyle Sjögren sendromu beslenme konusunda hassas olunmasını gerektirir.

Bol sıvı tüketmek, aşırı tuzlu yememek ve ağızda tükürük salgılanmasını tetikleyen limonlu sakızların çiğnenmesi yararlıdır.

Sjögren sendromu bitkisel tedavi yöntemlerinin uygulanmasıyla göz ile ağız kuruluğunun önlenmesine yardımcı olur. Bitkisel tedavi kapsamında lahana ile karnabahar kürü yapılabilir.

Lahana kürü yapmak için:

  • 300 gramlık lahana ince ince kıyılıp 1 litrelik kaynar suda haşlanır.
  • Haşlanan lahanalar birer gün ara verilerek düzenli olarak tüketilir.

Karnabahar kürü yapmak için de:

  • 300 gramlık karnabahar 1 litrelik suyla haşlanır.
  • Lahana küründeki şekilde düzenli olarak tüketilir.

Bu iki kür sayesinde ağız ve göz kuruluğu hafifletilebilir.

Faydalandığımız Kaynaklar:

Kaynak1

Kaynak2

Kaynak3

Источник: https://evdesifa.com/sjogren-sendromu-belirtileri/

Sjögren Sendromu (Hastalığı) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Sjögren hastalığı akciğeri tutar mı? Nasıl tedavi edilir?

Sjögren sendromu bağışıklık sisteminizdeki en yaygın iki belirti olan göz kuruluğu ve ağız kuruluğu ile özdeşleşmiş bir hastalıktır.

Sjögren sendromu genellikle romatoid artrit ve lupus gibi diğer bağışıklık sistemi bozukluklarına eşlik eder. Sjögren sendromunda, gözlerinizin ve ağzınızın mukoza zarları ve nem salgılayan bezleri genellikle etkilenir ve gözyaşı ve tükürük üretiminde azalma meydana gelir.

Sjögren sendromunu herhangi bir yaşta geliştirebilirsiniz, ancak tanı konduğunda çoğu insan 40 yaşından büyük olduğu gözlemlenmiştir. Durum kadınlar için çok daha yaygındır. Tedavisi ise belirtileri hafifletmeye odaklanır.

Sjögren Sendromu Belirtileri

Sjögren sendromunun iki ana belirtisi şöyledir:

  • Gözlerde kuruluk. Gözleriniz yanabilir, kaşınabilir veya kuru hissedebilirsiniz.
  • Ağızda kuruluk. Ağzınız pamuk dolu gibi hissedebilir, bu da yutkunmayı veya konuşmayı zorlaştırır.

Sjögren sendromlu bazı insanlarda aşağıdakilerden bir veya daha fazlasını da görülebilir:

  • Eklem ağrısı, şişme ve sertlik
  • Deride döküntüler veya ciltte kuruluk
  • Vajinal kuruluk
  • Sürekli kuru öksürük
  • Uzun süreli yorgunluk

Sjögren Sendromu Nedenleri

Sjögren sendromu otoimmün bir hastalıktır. Bu, bağışıklık sisteminizin yanlışlıkla vücudunuzun kendi hücrelerine ve dokularına saldırdığı anlamına gelir.

Bilim adamları neden bazı insanların Sjögren sendromu geliştirdiklerinden ve diğerlerinin yapmadığından emin değildir. Bazı genler insanları bu bozukluktan daha fazla risk altına sokuyor ancak belli bir virüs veya bakteri türünün enfeksiyonu gibi tetikleyici bir mekanizmanın da gerekli olduğu düşünülüyor.

Sjögren sendromunda, bağışıklık sistemi önce gözlerinizin ve ağzınızın nem salgılayan bezlerini hedef alır. Fakat vücudunuzun diğer bölümlerine de zarar verebilir:

  • Eklemler
  • Tiroid
  • Böbrekler
  • Karaciğer
  • Akciğerler
  • Cilt
  • Sinirler

Risk Faktörleri

Herkes Sjögren sendromu geliştirse de, genellikle bir veya daha fazla bilinen risk faktörü taşıyan kişilerde görülür. Bunlar arasında şunlar bulunur:

  • Yaş. Sjögren sendromu genellikle 40 yaşından büyük kişilerde teşhis edilir.
  • Cinsiyet. Kadınların Sjögren sendromuna sahip olma ihtimalleri çok daha yüksektir.
  • Romatizma hastalığı. Sjögren sendromu olan insanlarda romatizmal artirit veya lupus gibi romatizmal bir hastalığa yakalanma sık görülür.

Komplikasyonları

Sjögren sendromunun en sık görülen komplikasyonları gözlerinizle ve ağzınızı ilgilendirir.

  • Dişler arasındaki boşluklar. Çünkü tükürük dişleri boşluklara neden olan bakterilere karşı korur; ağzınız kuruysa, boşluklar geliştirmeye daha yatkınsınız demektir.
  • Mantar enfeksiyonları. Sjögren sendromu olan insanlar ağızdan bir maya enfeksiyonu olan ağız bakterisi gelişmesi açısından çok daha muhtemeldir.
  • Görme sorunları. Göz kuruluğu ışık hassasiyetine, bulanık görme ve kornea ülserlerine yol açabilir.

Daha az yaygın olan komplikasyonlar sizin durumunuzu etkileyebilir:

  • Akciğerler, böbrekler veya karaciğer. İnflamasyon akciğerlerinizde pnömoni, bronşit veya başka sorunlara neden olabilir; Böbrek fonksiyonlarıyla ilgili sorunlara neden olabilir; Karaciğerinizde hepatit veya siroza neden olabilir.
  • Lenf düğümleri. Sjögren sendromlu küçük bir yüzdesel insan, lenf nodu kanserine (lenfoma) neden olur.
  • Sinirler. El ve ayaklarınızdaki uyuşma, karıncalanma ve yanma gelişebilir (periferik nöropati).

Testler ve Teşhis

Belirtiler ve bulgular kişiden kişiye değişir ve diğer hastalıkların yol açtığı belirtilere benzeyebileceğinden, Sjögren sendromunu teşhis etmek zor olabilir. Bir takım ilaçların yan etkileri de Sjögren sendromunun bazı belirtilerini ve bulgularına benzer.

Çeşitli testler, diğer durumların ekarte edilmesine ve Sjögren sendromunun teşhisine yardımcı olur.

Kan tahlilleri

Doktorunuz aşağıdakileri kontrol etmek için kan testleri yapabilir:

  • Farklı kan hücrelerinin seviyeleri
  • Sjögren sendromunda yaygın antikor varlığı
  • Enflamatuvar durumların kanıtı
  • Karaciğeriniz ve böbreklerinizle ilgili sorunların belirtileri

Göz testleri

Doktorunuz Schirmer gözyaşı testi adı verilen bir test ile gözlerinizin kuruluğunu ölçebilir. Bu testte gözyaşı üretiminizi ölçmek için alt göz kapağının altına küçük bir filtre kağıdı yerleştirilir.

Göz rahatsızlıklarının tedavisinde uzmanlaşmış bir doktor (göz doktoru) ayrıca, yarık lamba denilen büyütücü bir cihazla göz yüzeyinizi de inceleyebilir. Gözünüze damlaları vurarak kornea hasar görmesini kolaylaştırabilir.

Görüntüleme

Bazı görüntüleme testleri tükrük bezlerinin işlevini kontrol edebilir.

  • Sialogram. Sialogram olarak adlandırılan özel bir röntgen ışını, kulaklarınızda bulunan tükrük bezlerine enjekte edilen boya tespit edebilir. Bu işlem, ne kadar tükürüğün ağzınıza aktığını gösterir.
  • Tükrük sintigrafisi. Bu nükleer tıp testi, tüm tükrük bezlerine ne kadar çabuk ulaştığını görmek için bir saat boyunca izlenen bir radyoaktif izotopun intravenöz enjeksiyonunu içerir.

Biyopsi

Doktorunuz ayrıca Sjögren sendromunu gösterebilen iltihap hücrelerinin kümelerinin varlığını saptamak için dudak biyopsisi yapmak isteyebilir. Bu test için, dudakta bulunan tükrük bezlerinden küçük bir doku şeridi çıkarılır ve mikroskopta incelenir.

Sjögren Sendromu Tedavisi

Birçok kişi, Sjögren sendromuyla ilişkili göz kuruluğu ve ağız kuruluğunu tezgah üstü göz damlaları kullanarak ve suyu daha sık yudumlayarak yönetebilir. Ancak bazı insanlar reçeteli ilaçlara, hatta cerrahiye ihtiyaç duyabilirler.

İlaçlar

Doktorunuz belirtilerinize bağlı olarak aşağıdaki ilaçları önerebilir:

  • Tükürük üretimini arttırın. Pilokarpin (Salagen) ve cevimeline (Evoxac) gibi ilaçlar tükrük üretimini artırabilir ve bazen de gözyaşı bulabilir. Yan etkiler arasında terleme, karın ağrısı, yıkama ve artmış idrara çıkma sayılabilir.
  • Belirli komplikasyonları belirtin. Artrit belirtileri geliştirirseniz, nonsteroidal anti-inflamatuvar ilaçlar (NSAID’ler) veya diğer artrit ilaçlarından fayda görebilirsiniz. Reçetesiz damlaların yardımı olmazsa, reçeteli göz damlaları gerekebilir. Ağızda maya enfeksiyonları antifungal ilaçlarla tedavi edilmelidir.
  • Sistem genelinde belirtileri tedavi edin. Sıtma tedavisinde kullanılan bir ilaç olan hidroksiklorokin (Plaquenil) genellikle Sjögren sendromunun tedavisinde yardımcı olur. Metotreksat gibi bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar da öngörülebilir.

Ameliyat

Göz kuruluğunu hafifletmek için, gözyaşlarınızı gözlerinizden boşaltan gözyaşı kanallarını (punctal oklüzyon) kapatmak için küçük bir cerrahi işlemden geçmeyi düşünebilirsiniz.

Geçici kapatma için kanallara kollajen veya silikon tıkaçlar sokulur. Kollajen fişler sonunda çözülür, ancak silikon fişler düşene veya çıkarılıncaya kadar yerinde kalırlar.

Alternatif olarak, doktorunuz gözyaşı kanallarınızı kalıcı olarak kapatmak için bir lazer kullanabilir.

Bir önceki yazımız olan Çölyak Hastalığı başlıklı makalemizde çölyak hastalığı belirtileri, çölyak hastalığı diyeti ve çölyak hastalığı tedavisi hakkında bilgiler verilmektedir.
Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz …

Источник: https://doktorun.net/sjogren-sendromu/

Akciğer Nodüllerinin Teşhis Edilmesi ve Tedavi Süreçleri

Sjögren hastalığı akciğeri tutar mı? Nasıl tedavi edilir?

Akciğerde var olan nodüllerin iyi huylu mu yoksa kötü huylu olduğu belirlendikten sonra tedavi ile alakalı planlama sürecine geçilir.

Akciğer Nodüllerin Teşhisi

Akciğer nodülleri, göğüs boşluğunun iç kısmını gözlemlenmesini sağlayan göğüs röntgenleri ve farklı açılardan, derinliklerden alınan vücudun görüntülerini üreten bilgisayarlı tomografi (CT taramaları) ile değerlendirilmektedir.

Akciğer nodüllerinin tümör olup olmadığını belirlenmesine yardımcı olması için  PET taraması (pozitron emisyon tomografisi) yardımcı olur. Vücutta bulunan her canlı hücre normal çalışmak  için glikoz kullanır. Tümör hücreleri genelde metabolik olarak aktiftir ve bu nedenle daha fazla glikoz kullanımı yapar.

Bir PET taraması ile az miktarda radyoaktif glikoz damar içine enjekte yapılır. Tarayıcı vücudu ve glikoz alımının en çok tümörün veya tümörün yayılma alanlarının bulunduğu alanları tarar.

  CT uygulamasını kullanmadan önce hava yoluna yerleştirilen bir kamera bronkoskopu aracılığıyla nodülün benign veya tümör olup olmadığını belirlemeye yardımcı olmak için akciğer nodülünün biyopsisi yapılabilir.

Bazı kan test ve tetkikleri nodülün bir enfeksiyon ( tüberküloz veya pnömoni tarzında ) veya inflamasyon sonucu olup olmadığına karar verme konusunda yardımcı olabilir. Bazı nodüllerde nonspesifik olanlardır. Bunlar herhangi bir hastalıktan kaynaklı olarak meydana gelmez.

Bronkoskopi

Bronkoskopi uygulamasında akciğerin içine ağızdan veya burundan nefes borusundan inen ince bir tüp yerleştirilmesi yapılır. Tüp uzmanın nodülü görüntülemesine olanak tanıyan küçük bir kamera ile yapılır. Özel aletler bir doku örneği elde etmek için kullanılır.

İğne Biyopsisi

Başka bir uygulama da göğüs duvarı aracılığı ile akciğere iğne sokmayı içeren bir işlemdir. Bu prosedür çoğu zaman BT taraması ile yapılır. Doku örneğini almak için kullanılan uygulama nodülün boyut ve konumuna bağlı olarak değişir. Numune alındığı zaman doku, kanser hücrelerinin varlığını araştırmak için mikroskop altında incelenecektir.

Tedavi

Akciğerde nodül tedavisi çoğu zaman nodülün kanserli olabileceğini gösteren özelliklere sahip olup olmadığına bağlı olarak planlanır.

Kanser Olmayan Nodüllerin Tedavisi

Akciğerde nodül tedavisi kapsamında var olan nodüllerde kanser olma riski oldukça düşükse uzmanlar bekleme ve izleme sürecinin başlamasını ister. Sorundaki değişimleri izlenmesi için beklemek gerekir. Değişimleri görmek içinde hastaların tomografi taraması yaptırması gerekir.

Nodüllerin büyüyüp büyümediğinden kesin olarak emin olmak adına uzman hekimler belli aralıklar ya da birkaç sene düzenli bir şekilde tomografi çekimi ister. Akciğer nodülleri tedavisi nodüllerin boyutlarına, şekillerine ve belli etkenlerine göre takip edilerek belirlenir.

Bu detaylar ışığında tomografi çekim işlemleri sonlandırılabilir ya da daha sık yapılabilir. 2 senelik süreç içinde yapılan tetkiklerin sonunda herhangi bir değişim olmazsa nodülün kanser ile ilişkilendirilmesi çokta olası bir durum değildir.

Kanserli olmayan bu sorun herhangi bir enfeksiyon sorunundan kaynaklı olarak meydana gelmişse tedavisi de bu bilgi eşliğinde planlanır.

Kanser Olan Nodüllerin Tedavisi

Akciğerde bulunan nodül kanser ile ilişkilendirildiğinde çoğu zaman farklı bir organdan akciğerlere yayılan ya da lenfomadan kaynaklı olan bir sorun olduğu gözlemlenir. Biyopsi uygulaması desteği ile bulunan nodülün kanserli bir hücre olduğunun tespiti yapılırsa tedavisi de ne kanseri olduğuna bağlı olarak değişkenlik gösterir.

Akciğerde bulunan kanseri nodüller bazı durumlarda hastanın da genel sağlığı göz önüne alınarak torakotomi uygulaması ile yerinden çıkartılır. Bu uygulama cerrahi bir prosedürdür. Prosedürde nodülün olduğu alandan tamamen çıkarılması için hastanın göğüs duvarından akciğere kadar kesi açılması gerekir.

Kanser hücresi içeren ve akciğer bulunan nodüller bu uygulama dışında radyoterapi, farklı cerrahi uygulamalar ve kimyasal tedavi uygulaması da yapılabilir. Bunların belirlemesi tamamen uzman doktor tarafından yapılan tetkikler ve görüntüleme işlemlerinin sonuçlarına göre yapılır. Ayrıca bu tedavi süreci tamamen hastaya özel olarak planlanmalıdır.

Her hastada var olan kanser türü farklı semptomlar meydana getirebilir. Tedavi sürecinde uzman doktor semptomların azaltılması adına da ek tedaviler uygulayabilir.

Önleme

Akciğerde bulunan nodül kanserli ise hastalığın evresi çok önemlidir. Hangi evrede olduğu tedavi sürecini de etkiler. Evresine göre nodüllerinde görümleri de değişkenlik gösterir. Erken dönemde teşhis edilmesi tedavilerin daha olumlu şekilde devam etmesine olanak sağlayacaktır.

Nedenlere bağlı olarak akciğerde oluşabilen bu sorunu önlemek mümkün olmayabilir. Özellikle sigara kullanımı yapmak oluşması konusunda en önemli etkendir. Yapılan araştırmalarda akciğerlerinde hastalık ve kanser hücresi olan kişilerin çoğunluğunun sigara içicisi olduğu ortaya çıkmıştır.

Özellikle kanser hastalarının hemen hemen % 90’lık kısmında sigara ile alakalı bir ilişki bulunur. Genel vücut sağlığı ve akciğerin sağlığı için en kısa sürede sigara kullanımından vazgeçmek gerekir.

Önleme konusunda tedavi süreci devam ederken uzman doktor bilgisi dâhilinde İbrahim Saraçoğlu kürleri tarzında bitkisel desteklerde kullanılabilir.

Bitkisel otlar, karışımlar ve beslenme düzeni ile alakalı uzman doktor bilgisi dışında hareket edilmemesi özellikle kanser olan kişilerde çok önemli bir detaydır.

Kaynaklar

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://akciger.info/akcigerde-nodul-nedir-nasil-tedavi-edilir.html

Sjögren Sendromu

Sjögren hastalığı akciğeri tutar mı? Nasıl tedavi edilir?

Sjögren sendromu, ekzokrin (dış) bezlerin (tükrük, gözyaşı, vajinal salgılar, alt ve üst solunum yolu salgı bezleri gibi) öncelikle tutulduğu, sistemik otoimmün bir hastalıktır. Tükrük ve gözyaşı bezlerindeki fonksiyonel ve yapısal bozulmaya bağlı kalıcı ağız ve göz kuruluğu, hastalığın en önemli işaretidir.

Ayrıca hastalık, başta kas-iskelet sistemi olmak üzere, akciğer, damar, böbrekler, mesane, lenf nodu, karaciğer, pankreas, gastrointestinal ve sinir sistemi, gibi birçok organ ve sistemi tutulabilir.

Hastalık tek başına bulunduğunda, ‘primer Sjögren sendromu’; romatoid artrit, lupus gibi diğer otoimmün romatizmal hastalıklarda birlikte olduğunda ise ‘sekonder Sjögren sendromu’ olarak adlandırılır.

Sjögren Sendromu Kimlerde Olur?

  • Her yaşta görülebilirse de 40 yaşından büyüklerde daha sıktır. Genellikle her yüz kişiden birinde görülür. Yaşlandıkça görülme sıklığı da %5’e yaklaşır.
  • Kadınlarda erkeklere göre 9-10 kat daha fazladır.
  • Romatoid artrit, lupus, Haşimoto tiroiditi, primer biliyer siroz gibi diğer otoimmün hastalıklarla birlikteliği fazladır.

Sjögren Sendromunun Nedenleri Nelerdir?

Sjögren sendromu, otoimmün bir hastalıktır. İmmün sistem (bağışıklık sistemi), vücudumuzun savunma sistemidir. Bazı proteinler üreterek (immünglobulin gibi) veya hücreleri aracılığıyla, bizi yabancı mikroplar ve kanserden korur.

Sjögren’de, immün sistem sapkınlık gösterir, vücudun kendi hücresel yapılarına karşı savaş açmasıyla, birçok organ ve sisteme ait inflamasyon (iltihap) ve buna bağlı hasar ortaya çıkar. Buna neyin neden olduğu bilinmiyor.

Ancak, tüm otoimmün sistemik bağ dokusu hastalıklarında olduğu gibi Sjögren’de de, kişinin uygun genetik yapısıyla birlikte, çevresel faktörlerin (enfeksiyonlar, ilaçlar, toksinler vs.) etkileşimi sonucunda anormal immün yanıtın oluştuğudur.

Sjögren Sendromu Belirtileri Nelerdir?

  • Ağız kuruluğu; en az üç aydır süregelen ağız kuruluğu vardır. Hastalar, katı-nişastalı gıdaları yutarken zorlanma, konuşurken dili damağına yapışmadan yakınırlar. Tükrük salgısı, ağız ve diş sağlığı için çok önemlidir; zararlı bakterilerin yerleşmesini önler.

    Ağız kuruluğuna bağlı; sık diş ve diş eti problemleri, ağız içinde mantar plakları gibi hastalıklar eşlik eder.

  • Göz kuruluğu; en az üç aydır olan göz kuruluğu vardır. Gözlerde batma, yanma, kum kaçmış gibi bir his olur. Suni göz yaşı damlası ve jeli kullanma öyküsü vardır.

    Göz yaşı, gözde adete bir film tabaka oluşturur ve içerdiği bazı maddeler ile gözü, yabancı cisim ve enfeksiyonlardan korur. Göz kuruluğunun şiddetli olmasıyla keratit veya korneada ülserler gibi hastalıklar gelişir.

  • Genellikle iki taraflı tükrük bezlerinde kulak önünde ve çene altında (parotis veya submandibular) ağrısız şişme (kabakulak gibi ancak Sjögren’de bazen tek bazen de çift taraflı olabilir ve kabakulaktan farklı olarak ağrısızdır).

  • Eklemlerde (özellikle el eklemleri gibi küçük eklemlerde) ağrı, şişlik veya sabah tutukluğu,
  • Ciltte kuruluk veya deri döküntüsü,
  • Vajinal kuruluk,
  • Sürekli kuru öksürük,
  • Uzun süreli yorgunluk,
  • Sık üst veya alt solunum yolu enfeksiyonu (solunum yolu salgılarının azalması ile-sinüzit, farenjit, larenjit, pnömoni, bronşektazi gibi)

Sjögren Sendromunun Komplikasyonları Nelerdir?

  • Diş çürükleri, diş eti hastalıkları, ağız kokusu, ağız içinde mantar enfeksiyonu; bazen yemek borusuna kadar uzanabilir.
  • Göz kuruluğuna bağlı, ışığa hassasiyet, görmede bulanıklık, korneada ülserler.
  • Vajinal kuruluğa bağlı enfeksiyon, akıntı, ağrılı cinsel ilişki, vs.

  • Farenjit, larenjit, sık üst ve alt solunum yol enfeksiyonları
  • Daha az; akciğer (yaygın interstisyel akciğer hastalığı, plevral effüzyon, gibi), böbrekler ( renal tübüler asidoz, glomeronefrit gibi), karaciğer (hepatit, siroz gibi) problemlerine neden olur.

  • Sistit,
  • Sjögren sendromlu gebelerin sadece küçük bir kısmında, kanlarında bulunan otoantikorların (anti-SSA/anti-Ro, anti-SSB/anti-La, anti-RNP) bebeğe geçmesiyle, yeni doğanda cilt döküntüsü, kalp problemleri gibi sorunlara neden olabilir.

  • Lenf nodları: Primer Sjögren sendromlu kişilerde normal popülasyona göre 40 kat artmış, lenfoma riski vardır.
  • Nadiren nörolojik olarak sinir uçlarını tutarak; yanma, uyuşma ve karıncalanmaya neden olabilir (periferik nöropati) veya beyin dokusunu tutabilir.

Tanı ve Laboratuvar Testler:

Öncelikle ağız ve göz kuruluğu yapabilecek nedenler, ilaçlar ve hastalıklar (hepatit C enfeksiyonu, diyabetes mellitus, sarkoidoz, boyuna radyasyon uygulanması gibi) dışlanmalıdır.

  • Ağız kuruluğunu göstermek için tükrük testi yapılır. En az 4 saatlik açlıkla, tükrük salgısını uyaran olmaksızın, 15 dakika boyunca tükrük biriktirilir, 1,5mL ve altında ise ağız kuruluğu vardır.
  • Göz kuruluğunu ortaya koymak için; Schirmer test (göz yaşı miktarı), göz yaşı kırılma testi (göz yaşının kalitesi) ve boya testleri (korneada epitel hasarını göstermek için) yapılır.
  • Tam kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, tam idrar analizi, kan elektrolitleri (sodyum, potasyum) bakılır.
  • Anti-SSA (diğer adıyla anti-Ro) ve anti-SSB (diğer adıyla anti-La) antikorlarına bakılır.
  • Ayrıca ANA ve RF antikorları da pozitif olabilir.
  • Minör tükrük bezi biyopsisi (alt dudak iç kısmından alınır)
  • Siyalografi
  • Tükrük bezi sintigrafisi
  • Akciğer grafisi, gerekirse akciğer tomografisi, gibi diğer organ ve sistemlere ait görüntüleme de yapılabilir.

Sjögren Tedavisi:

  • Ağız hijyeninin sağlanması, diş ve diş eti bakımı (ağız gargarası, sensitif-hassas diş macunlarının kullanılması gibi), tükrük salgısını uyaracak şekersiz sakız çiğnenmesi.

  • Tükrük salgısını uyarmak için sakınca yoksa, pilokarpin ve cevimelin kullanılabilir.
  • Göz kuruluğu için; suni göz yaşı ve jelleri kullanılabilir. Gerekirse siklosporin içeren damlalar göz hekimince verilebilir.

  • Hidroksiklorakin (200mg tb): İmmün sistem üzerine düzenleyici etkileri vardır. Özellikle; halsizlik, kas ağrıları ve eklem yakınmalarına iyi gelir.
  • Steroid olmayan ağrı ve inflamasyon gideren ilaçlar; kas-iskelet sistemi ağrılarında kullanılabilir.

  • Akciğer, sinir tutulumu gibi diğer organ ve sistemlerin tutulumunda, immünsüpresif tedaviler kullanılır.

Yaşam Stili ve Diğer Öneriler:

  • Kulak önünde veya çene altında veya vücudunuzda gelişebilecek şişliklerde, hemen doktorunuza başvurun.
  • Ağız sağlığınıza özen gösterin ve düzenli diş hekiminize kontrole gidiniz.
  • Tuzlu su spreyleri kullanarak burnunuzu nemlendirebilirsiniz.
  • Bulunduğunuz ortamın nemli olması çok önemlidir.

    Bu nedenle ev veya iş yerinizde oda nemlendirici cihazlar (ev tipi-buhar makineleri) koyabilirsiniz. Havalandırma ve klimalar kuruluğunuzu artıracaktır. Eğer kullandığınız suni göz yaşı, gözde kaşıntı ve kızarıklığa neden oluyorsa, doktorunuza danışarak başka birine geçebilirsiniz.

  • Bol sıvı tüketin ve ağzınızda tükrük salgısını uyaran limonlu veya farklı aromalardaki şekersiz şeker veya sakız dolaştırabilirsiniz.
  • Cilt kuruluğu için yoğun nemlendirici losyonları, banyodan hemen sonra; henüz cilt nemliyken kullanabilirsiniz.
  • Her yıl grip aşısı ve uzun etkili zatürre aşınızı olun.

(Prof. Dr. Nuran Türkçapar, Güncelleme 02.12.2018)

Ağız Kuruluğu

İki Taraflı Tükrük Bezi Şişliği

Schirmer Testi

Yaygın Diş Çürükleri

Источник: https://www.romatizmahastaliklari.com/tr/icerik/9/sjogren-sendromu

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.