Sjögren hastalığı neden kadınlarda daha sık görülür?

içerik

Sjögren sendromu nedir? Ağızda kuruluk gözde yanma varsa dikkat!

Sjögren hastalığı neden kadınlarda daha sık görülür?

Dış salgı bezlerinin, özellikle gözyaşı ile tükürük bezlerinin iltihaplanmasıyla oluşan “otoimmun” hastalıklar gurubunda yer alan Sjögren Sendromu, özellikle 30-40’lı yaşlardaki kadınları tehdit ediyor. Hastalığın geç teşhisi göz, sinir sistemi, akciğer gibi başka organ veya sistemler üzerinde hasarlara neden olabiliyor.

Sjögren sendromunun toplum arasında pek bilinmemesi nedeniyle tanısının da geç konulduğunu söyleyen Medical Park Bahçelievler Hastanesi Romatoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Soy şu bilgileri veriyor:

Gözlerde kum varmış gibi hissettiriyor

Halk arasında ‘ağız kuruluğu’ deyince akla ilk gelen hastalık diyabet, yani şeker hastalığıdır. Ayrıca antidepresanlar başta olmak üzere birçok ilaç da ağız kuruluğu yapar.

Ancak, tükürük bezlerindeki iltihaplanmaya bağlı olarak oluşan çok önemli başka bir hastalık daha ağız kuruluğunun sebebi olabilir. Tükürük bezi dışında gözyaşı bezlerini de tutan bu hastalık, “Sjögren Sendromu” olarak bilinir.

Hastaların ana yakınması çok su içme ve ağızda kuruma ve gözlerde kum varmış gibi hissedilen kuruluk ve batmadır.

Salgı bezlerinde iltihap oluşur 

Bu hastalıkta, bilemediğimiz nedenlerden dolayı dış salgı bezlerine bağışıklık sistemi tarafından oluşturulan bir iltihaplanma söz konusudur.

Bu iltihaplanma sonucunda başta tükürük ve gözyaşı bezleri olmak üzere birçok dış salgı bezinde zaman içinde fonksiyon kaybı gelişir.

Bu hastalık, tek başına olabildiği gibi başta romatoid artrit ve Sistemik Lupus (SLE) olmak üzere diğer otoimmün hastalıklara eşlik edebilir.

Kabakulakla karıştırılma riski var!

Bu hastalarda hedef öncelikle dış salgı bezleridir. Tükürük bezleri, gözyaşı bezleri, ter bezleri, genital organlardaki dış salgı bezleri, pankreasın dış salgı bölümü gibi yerlerde gelişen iltihap sonucu oradaki bezlerin görevlerinde aksamalar başlar.

Öncelikle hastada tükürük bezinde ve gözyaşı bezlerinde oluşan yetersizlik nedeni ile tükürük salgısı ve gözyaşı salgısında azalma ve bunun sonucunda ağız kuruluğu; gözlerde batma-kuruluk hissi oluşur.

Parotis denilen kulakların önünde yer alan büyük tükürük bezlerinde aralıklı şişme ve ağrı oluşur. Bu dönemde hekim iyi anamnez almazsa kabakulak hastalığı ile karıştırılır. Kabakulak genelde çocukluk çağında geçirilen bir virüs hastalığıdır.

Eğer erişkin birinde kulakların önünde tekrarlayan kabakulak benzeri şişlikler olursa Sjögren Sendromu akla gelmelidir.

Gebelikte bebek ölümlerine yol açabilir!

Sjögren Sendromu seyrinde eklemlerde ağrı şişme; deride çeşitli döküntüler, akciğer tutulumu, böbrekte taş oluşumu ve böbrekte kireçlenme (Nefrokalsinozis) gibi ek sorunlar gelişebilir. Ayrıca kemik iliğini etkileyerek kan hücrelerinde düşmeye (anemi, lökopeni ve trombositopeniye) de yol açabilir.

Ağız kuruluğu nedeni ile dişlerde erken ve tekrarlayan çürümeleri olabilir. Göz kuruması nedeni ile yıllar içinde sklera denilen gözün ön tabakasında aşınmalar olabilir. Sinir uçlarını etkileyerek nöropati yapabilir.Gebelik olursa bazı olgularda anne karnındaki bebekte kalp sorunlarına yol açarak bebek ölümlerine neden olabilir.

Bu nedenle Sjögren Sendromu olan hastalara özel takipler gereklidir.

Lenf kanserine yatkınlığı artırıyor

Bu hastalık bir kanser değildir. Ancak, bu hastalığın seyrinde B lenfosit olarak bilinen bazı kan hücrelerinden köken alan lenf kanserine yatkınlık artmıştır. O nedenle Sjögren Sendromu sorunu yaşayanların periyodik olarak kanser taramalarını yaptırmaları ve takibini yaptırmaları gerekir.

Tükürük bezi biyopsisi bile gerekebilir

Öncelikle doğru bir anamnez şarttır. Ağız kuruluğu olan her hasta bu açıdan sorgulanmalıdır. Göz kuruluğu yakınması baskın olmayabilir; mutlaka göz muayenesi de yapılmalıdır. Ayrıca bazı kan tetkiklerine başvurulur (RF, FANA anti SSA (Ro), Anti SSB (La), gibi).

Gerekirse tükürük bezi biyopsisi yapılır. Bu biyopsi genellikle küçük bir cerrahi işlem ile alt dudaktan yapılır. Ayrıca ağız kuruluğunu daha objektif değerlendirmek için tükürük ölçümü ve göz kuruluğu için Schirmer testi yapılabilir.

Beraberinde olabilecek diğer hastalıklar açısından da tetkik edilmelidir.

Uzun süre bilgisayar başında kalmayın!

Bu hastalık vücuttan yok olmaz. Bazı ilaçlar ile hastalığın yol açtığı zararlar baskılanabilir.

Hastanın bulunduğu ortamın kuru olmamasına, uzun süreli bilgisayar başında kalmamasına ve tozlu-dumanlı ortamlardan kaçınmasına dikkat edilir.

Diş sağlığı için ağız hijyenine dikkat edilmelidir; aralıklı diş hekimi kontrolüne gitmelidir. Bol su içmelidir. Sulu yumuşak gıdaları tercih etmelidirler.

Yeşil, kırmızı meyve sebze sendromu baskılar

Yoğurt, mayonez ve soslarla gıdaları ıslatılıp yumuşatılabilir ve daha kolay yutulmaları sağlanabilir. Ayrıca kuru gıdalar yerine sıvı gıdalar tercih edilebilir.

Turuncu, sarı, yeşil kırmızı renkli mevye ve sebzeler antioksidanlardan zengindir ve vücuttaki inflamasyonun baskılanmasına yardımcı olabilirler. Kanola yağı ve mısır yağı omega-6’dan zengin olduklarından inflamasyonu arttırabilir.

Yine paketli tatlı ürünlerde sıklıkla kullanılan mısır şurubu, insülin salgısı aracılığı ile inflamasyonu arttırabilir. Alkol ve kahve de ağız kuruluğunu arttırabilir. Tatlılar ve şekerler diş çürüklerini hızlandırabilir.

İlaç olarak suni gözyaşı; sistemik etkileri için sıtma ilacı olarak bilinen hidroksiklorokin içeren ilaçlar ve duruma göre farklı ek ilaçlardan yararlanırız. Sonuç olarak ağız ve göz kuruluğu ciddiye almalı ve açıklayacak neden olmadığı durumlarda Sjögren Sendromu açısından da araştırılmasında yarar vardır.

Bu belirtileri ciddiye alın!

  • Ağızda şiddetli kuruluk
  • Çiğneme, yutma ve konuşmada güçlük
  • Gözlerde kuruluğa bağlı kızarıklık, yanma, kaşıntı ve ışığa aşırı hassasiyet
  • Halsizlik ve eklem ağrıları
  • Soğuk hassasiyeti ve soğukta parmak uçlarında beyazlama ve morarma gibi renk değişiklikleri
  • Kuru bir öksürük ve boğazda gıcık hissi
  • Tükürük bezlerinde şişlik, tat alma ve koklama duyusunda bozulma
  • Burun, cilt ve kadın genital organlarında kuruluk

Lenfoma tedavisi erken teşhisle mümkün!

Источник: https://indigodergisi.com/2016/09/sjogren-sendromu-nedir-agizda-kuruluk-gozde-yanma/

Sık İdrara Çıkma Neden Olur? Hangi Hastalıklarda Görülür?

Sjögren hastalığı neden kadınlarda daha sık görülür?
83 / 100SEO Score

Sık idrara çıkma, kişinin gündüz veya gece birçok kez idrara gitmesi olarak tanımlanabilir. Bu durumu iki başlık altında inceleyeceğiz.

  • Birincisi idrar miktarının değişmeden idrar yapma sıklığının arttığı durumlar (pollaküri). Bu durumu yaşayanlar genellikle sık sık ve az miktarda idrar yapmaktan şikayet ederler.
  • İkincisi ise idrar miktarının arttığı durumlar(poliüri). Bu durumlarda ise kişi sık sık idrara çıkar ve genellikle her seferinde normal miktarda idrar çıkarır.

İdrar Miktarının Değişmediği Durumlar 

Kişinin günlük çıkardığı toplam idrar miktarı aynı olduğu halde çeşitli nedenlerle daha sık işeme isteğinin oluşmasıdır. Sık sık idrara gidilir ve her seferinde az miktarda idrar çıkışı olur.

Örneğin günde 1600 ml idrar çıkaran birinin bunu 4 defada boşaltması beklenirken(4 defa idrara gitmeli), sık idrara çıkan birisi bunu 8 defada boşaltır. Bu da her 200ml idrarda işeme isteğinin oluştuğu anlamına gelir ki bu normal değildir.

Sık sık idrara çıkma nedenleri:

1) Prostat Büyümesi ve Kanseri

Erkeklerde sık idrara çıkma nedenleri arasında birinci sırada yer alan prostat büyümesine orta ve ileri yaşlarda rastlanılır.

Prostat bezinin büyümesi sonucu idrar kesesinin çıkışında daralma ve kısmi tıkanmalar meydana gelir. Kişi işeme esnasında idrar torbasını tam boşaltamaz ve idrar kesesinde bir miktar (rezidü) idrar kalır.

Bu da idrar kesesinin daha hızlı dolmasına ve sık sık idrara çıkma isteğine neden olur.

Bir örnekle açıklarsak: İdrar kesesi kapasitesi 400 ml olan birisinde, prostat büyümesinin yarattığı tıkanıklık sonucu, işeme sonrası idrar kesesinde 150 ml idrar kalmaktadır.

Yani 250 ml idrar daha gelirse idrar kesesi dolacaktır. Bu da her 250 ml idrar ile (normalde 400 ml olmalı) kişinin işeme refleksinin uyarılacağı anlamına gelir.

Sonucunda çok sık ve az miktarda idrar çıkarma gelişir.

Erkekte prostat büyümesinin diğer belirtileri: İdrara geç başlama, idrar çapında incelme, idrar sonunda damlama, gece sık idrara çıkma, idrar kesesinin tam boşaltılamadığı hissidir.

Prostat Kanseri: Erkeklerde dünyada en sık, ülkemizde ise akciğer kanserinin ardından ikinci en sık görülen kanserdir. Belirtileri genellikle prostat büyümesi ile aynıdır. Prostat büyümesinin kanserden ayrımı doktor muayenesi, çeşitli görüntüleme yöntemleri ve kan PSA (prostat spesfik antijen) değerleri ile yapılır.

2) Prostat İltihabı

Prostatit olarak adlandırılan bu durum, erkeklerde sık idrara çıkma ile birlikte şu şikayetlere neden olur: idrar yanması, idrara ani sıkışma, gece sık idrara çıkma, ateş, titreme, kas-eklem ağrıları ve idrar yollarında akıntı. Prostat büyümesi bulguları ve ateşin birlikte olması prostat iltihabını düşündürür.

3) İdrar Yolu Enfeksiyonu

Kadınlarda en sık görülen nedendir. Yapısal olarak kadınlar bu duruma daha yatkındır. Özellikle sık sık idrara çıkma şikayeti bulunan genç bayanlarda, idrar yaparken yanma şikayeti de görülüyorsa akıllara idrar yolları enfeksiyonu gelir.

İdrar yolları enfeksiyonunda ani sıkışma hissi ve idrar kaçırma da görülebilir. Bu enfeksiyon böbreklere doğru çıktığında ateş, titreme, bulantı ve yan (böğür) ağrısı eşlik edebilir.

4) İdrar Kesesi Sarkması

Sistosel denilen bu durum, idrar kesesinin vajinaya doğru sarkması sonucu gelişir. Genellikle çok doğum yapmış kadınlarda pelvik kasların zayıflaması ve pelvik yapıların bozulması sonucu gelişir.

Bu durum kadınlarda idrar kaçırma, sık sık idrar çıkma, gece idrara çıkma, cinsel ilişki sırasında ağrı ve idrar kaçırmaya neden olur. Zayıflamış pelvik kasları güçlendirmek ve idrar kaçırma şikayetlerini azaltmak için kegel egzersizi yapılmalıdır. Kadınlarda kegel egzersizi nasıl yapılır? isimli yazımızda bu egzersizin ayrıntılarını bulabilirsiniz.

5) Sık Görülen Diğer Nedenler:

  • Karın alt bölgesine radyasyon almış olmak. Bu durum radyasyon sistiti isimli tabloya neden olabilir. İdrar yolları iltihabı bulguları görülür.
  • Omurilik yaralanmaları
  • Böbrek taşı düşürenlerde, kum dökenlerde ağrı ve yanma şikayetlerine sık idrara çıkma da eşlik edebilir.
  • Üretra darlığı: Üretra idrar kesesini dışarı bağlayan kanaldır. Bu kanalda oluşan darlıklar idrara sık çıkma, idrar çapında azalma,idrar yaparken yanma ve prostat büyümesinde görülen diğer belirtilere neden olabilir.
  • İlaçlar ve alkol alımı idrara sık sık çıkmayı tetikler. Özellikle yüksek kafeinli içeceklerin sık tüketilmesi de bu şikayetlere neden olabilir.
  • Reaktif Artrit
  • Gebelik
  • Aksiyete
  • Aşırı aktif mesane: İdrar kesesinin, düşük seviyelerdeki idrarda bile doluymuş gibi kasılması sonucu oluşan bir durumdur. Sık sık idrara çıkma, ani sıkışma ve idrar kaçırma şikayetleri ön plandadır.

İdrar Miktarının Arttığı Durumlar

Bu durumda kişi hem çok sık idrara çıkar hem de her gittiğinde yeterli miktarda idrar çıkarır. Toplamda günlük çıkarılan idrar miktarı artmıştır(>2500ml). İdrar miktarının artması, idrara çıkma sıklığını da arttıracaktır. Bu durum fazla idrar çıkarma olarak adlandırılabilir.

Hem idrar miktarının hem de idrar sıklığının arttığı durumlar:

  • Fazla miktarda sıvı alımı: Psikojenik nedenlere bağlı olarak kişinin fazla su içmesi, sık idrara çıkma şikayetini doğurur. Ayrıca kalsiyum yüksekliği, potasyum düşüklüğü ve ilaçlar çok fazla su içmeye ve çok sık idrara çıkmaya neden olabilir.
  • Hipotalamusu etkileyen hastalıklar: ensefalit, tümör, sarkoidoz gibi.
  • Şeker Hastalığı. Şeker yüksekliği sonucu idrarda atılan glukoz, suyun geri emilimini azaltır. Bu da idrar miktarının artmasına ve çok sık idrara çıkmaya neden olur. Vücutta su kaybı olduğu için kişi çok fazla su içer.
  • Şekersiz Diyabet (diabetus insipitus); Antidiüretik Hormon(ADH) eksikliği veya böbreklerin bu hormona yanıtsızlığı sonucu kişide çok fazla su içme ve çok sık idrara gitme şikayetleri gelişir. ADH böbreklerde suyun emilimini sağlayan bir hormondur. Eksikliğinde, böbreklerde yeterince su  geri emilemez ve idrar ile atılır. Bu da günlük idrar miktarını arttırarak şikayetlere neden olur.
  • İdrar söktürücü ilaçlar
  • Yüksek proteinli diyet ile beslenme
  • Çeşitli böbrek hastalıkları: polikistik böbrek hastalığı, medüller kistik hastalık, akut tubüler nekroz, tubulointersitisyel böbrek hastalıkları.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/sik-idrara-cikma/

Sjögren Sendromu Nedir? Sjögren Sendromu Belirtileri – Sağlık Ocağım .NET

Sjögren hastalığı neden kadınlarda daha sık görülür?

Sjögren sendromu, ezokrin bezlerinin işlev bozukluğuna yol açan enflamasyonel bir otoimmün hastalıktır. Sjögren sendromu yıllardır araştırılmasına rağmen, kesin tedavisi bulunmamıştır.

 Sjögren sendromu, ağız kuruluğu ve göz kuruluğuna neden olan lakrimal ve tükürük bezlerini etkileyen, vaskülit stopeniler ve nörolojik semptomlar gibi birçok branşı ilgilendiren otoimmün enflamatuar bir hastalık olarak tanımlanabilir.

Sjögren sendromu, 20 yaşın altında nadir görülebileceği gibi, her yaş grubunda ve her ırkta görülebilen ve 40-45 yaş üzeri kadınlarda daha sık görülen bir hastalıktır. Sjögren sendromlu hastaların geneli kadındır.

Sjögren sendromunun genetik geçişli olma özelliği vardır.

Sjögren sendromunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik faktörler, viral enfeksiyonlar ve hormonal etkenler gibi faktörlerin sjögren sendromuna etken olduğuna dair bilgiler mevcuttur.

Sjögren sendromu tipleri

Sjögren sendromu iki ana grupta değerlendirilir. Birincisi primer sjögren sendromu, ikincisi ise sekonder sjögren sendromudur.

Primer (birincil) sjögren sendromu : Kendi kendine meydana gelir ve başka bir hastalık ile ilişkisi yoktur.

Sekonder (ikincil) sjögren sendromu : Romatoid artrit, lupus eritematozus, polimiyozid gibi iltihaplı romatizmal hastalıkların bazı tipleri ile birlikte oluşur.

Sjögren sendromu hangi organlara zarar verir?

Sjögren sendromunda lenfosit olarak bilinen bir beyaz kan hücresi göz yaşı ve tükürük bezleri gibi bezleri ve vajina bezlerini etkileyerek kuruluğa yol açar.

Lenfositler bu bezlerin işlevini bozarak salgı üretmelerine engel olurlar.

Sjögren sendromu vücutta başka yapıları da etkiler ve akciğerler, böbrekler, karaciğer, sinir sistemi, tiroid bezleri, eklemler ve beyinde iltihaplanmalara neden olur.

Sjögren sendromu belirtileri

Sjögren sendromunun belirtileri kişiye ve tuttuğu bölgeye göre değişiklik gösterir ve bu nedenle farklı şikayetler ortaya çıkar.

  1. Sjögren sendromu ve ağız problemleri belirtileri : Ağızda normal olarak tükürük vardır ve yutmaya ve çiğnemeye yardımcıdır. Sjögren sendromu olan hastalarda normalde daha az tükürük üretimi vardır ve bu durum yutmayı, çiğnemeyi ve konuşmayı zorlaştırır. Bu durum nedeni ile tat alma duyusu da bozulur.
  2. Sjögren sendromu ve göz problemleri belirtileri : Gözler hep kuru ve içinde kum varmış gibi hissedilir. Gözlerde yanma kızarıklık, uyurken aşırı çapaklanma, güneşe karşı aşırı hassasiyet gibi şikayetler görülür. Gözde ya da gözlerde en az 3 ay devam eden göz kuruluğu, kum varmış hissi ve çapaklanma oluyor ise sjögren sendromunu düşündürebilir. Sjögren sendromu tedavi edilmez ise gözlerde ülsere ve görme kaybına yol açabilir.
  3. Sjögren sendromu ve tükürük bezleri problemleri : 3 adet büyük tükürük bezi tükürük üretir. Bu tükürük bezleri kulakların önünde, yanak altında ve ağzın arkasında bulunur. Bu bezler şişmiş şekilde hissedilebilir. Bu durum kabakulak ile karışabilir. Bu bezler şiştiğinde ateş yükselmesi görülebilir.
  4. Sjögren sendromu ve diş problemleri : Dişlerin daha fazla çürümesi ağız kuruluğuna bağlı gelişebilir. Tükürük bakterilere karşı koruyucu enzimler içerir ve bu maddeler ağız içerisini bakterilerden korur. Tükürüğün azalması sonucu bu maddeler de azalır ve dişler daha fazla çürür.
  5. Sjögren sendromu ve ağız içi yaraları belirtileri : Ağız kuruluğu şikayeti olan insanlarda genellikle ağız içerisinde yanma, kızarıklık oluşabilir. Bunun nedeni ağız içerisinde oluşan küçük mantarlar olabilir.
  6. Sjögren sendromu ve boğaz problemleri belirtileri : Boğazda kuruluk ve gıcık yapan his oluşur.
  7. Sjögren sendromu ve burun problemleri belirtileri : Burunda tıkanıklık, burunda kuruluk hissi, koku hissinde azalma ve burun kanamalarına neden olabilir.
  8. Sjögren sendromu ve akciğer problemleri belirtileri : Kuru öksürük, ses kısıklığı, zatürre, bronşit gibi problemler ortaya çıkabilir.
  9. Sjögren sendromu ve vajina problemleri belirtileri : Vajina kuruluğu olacağı için vajinada ağrı, yanma ve cinsel ilişki sırasında ağrı ve kuruluk hissine neden olur.
  10. Sjögren sendromu ve yorgunluk belirtileri : Yorgunluk sjögren sendromunun en sık görülen şikayetlerinden biridir. Yorgunluk hastalığın kendisinden dolayı ortaya çıkabildiği gibi, kronik hastalığın getirdiği stresten dolayıda görülebilir.
  11. Sjögren sendromu ve görülen diğer belirtiler : Görülebilen diğer şikayetler eklem ağrıları, kulak problemleri, kas zayıflığı, cilt kuruluğu, kabızlık, sinirlerin iltihaplanması nedeni ile uyuşma, karıncalanma hisleri ve lenf bezlerinin şişmesi gibi şikayetler de görülebilen şikayetlerdir. Bütün bu şikayetler nedeni ile hastalık doktor takibi gerektirir.

Sjögren sendromu teşhisi

Sjögren sendromu belirtileri

Sjögren sendromunun teşhisinde hastalığın geçmişine, hastanın şikayetlerine, fizik muayene ve bazı testlere bakılarak teşhis konulmaya çalışılır.

Doktor muayenede hastaya, hastalığı ve şikayetleri hakkında sorular sorar. Muayene sırasında gözler, tükürük bezleri, ağız içi, lenf bezleri, kas hassasiyeti, eklemlerin iltihabı kontrol edilir.

Fizik muayeneden sonra tutulan organa göre uygun tetkikler istenir.

Sjögren sendromu teşhisinde göz için yapılan testler: Schirmer testi ve rose bengal testi gibi testler göz kuruluğu için yapılan testlerdir.

Sjögren sendromu teşhisinde tükürük bezleri için yapılan testler : Tükürük bezlerinden alınan örneklerin laboratuvar incelemeleri yapılır ve deneyimli bir uzman tarafından değerlendirilir. Parotis silografisi ve parotis sintigrafisi, tükürük bezi biyopsisi gibi teşhis yöntemleri de kullanılır.

Bunların dışında akciğer grafisi, kan ve idrar testleri, dudak biyopsisi, EEG testi gibi tetkikler de istenir.

 Sjögren sendromu, romatoid artrit, fibromiyalji sendromu, lupus eritematozus, kronik yorgunluk sendromu ve multipl skleroz ile birlikte de görülebilir ya da bu hastalıklar ile karışabilir.

Göz kuruluğu, ağız kuruluğu, vajina kuruluğu gibi kuruluklar ilaç kullanımına (antidepresanlar ve hipertansifler gibi) bağlı da meydana gelebilir.

Sjögren sendromunda tanıyı koymak, testleri yürütmek, semptomları ortaya çıkarabilmek ve hastalığın kontrolünü sağlayabilmek amacı ile en önemli sorumluluk romotoloji uzmanlarına düşmektedir. Sjögren sendromu teşhisini doğrulayacak tek bir test yoktur.

Sjögren sendromu tedavisi

Sjögren sendromu için kesin bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Tedavi hastanın şikayetleri doğrultusunda şikayetlere yönelik yapılır ve hastanın daha rahat ve kaliteli yaşaması sağlanmaya çalışılır.

Her hastanın şikayetleri aynı olmadığı için tedavi planı doktor tarafından hastanın ihtiyaçlarına göre bireysel olarak planlanmalıdır.

Bu hastalıkta düzenli doktor kontrolü ve düzenli diş kontrolleri mutlaka yapılmalıdır.

Göz kuruluğu için yapay göz yaşı ve göz damlaları verilir. Ağız kuruluğu için düzenli ve bol sıvı alımı, şekersiz sakız çiğneme, düzenli diş fırçalama gibi yöntemler uygulanır. Cilt kuruluğu olan hastalar doktorun önerdiği nemlendirici kremleri kullanabilir. Ayrıca evde ve iş yerlerinde buhar makineleri bulunulan ortamın nemi için önemlidir.

Eklem ağrıları, şişlikler, katılık, kas ağrıları olan hastalara enflamasyonu önlemek için içeriğinde steroid olmayan antiromatizmal ilaç tedavileri verilir.

Daha ağır hastalara kotizonlu ilaç tedavisi verilebilir. Fakat mutlaka doktor kontrolü altında olması gereklidir.

Eğer hastada eşlik eden başka bir romatizmal hastalık (romatoid artrit, lupus eritematozus ve benzeri) bunların tedavisi de yapılmalıdır.

Sjögren sendromlu hastalar nelere dikkat etmeli?

Sjögren sendromu hastalığı olan hastaların egzersiz yapmaları, yüzmeleri, yürümeleri eklemlerin rahatlaması ve elastikiyetini kaybetmemesi için çok önemlidir. Egzersizler eklem hareketlerini rahatlattığı için tedavi programında yer almalıdır. Hastalar hastalığı hakkında bilgilendirilmeli ve hastaların stresleri azaltılmalıdır.

Sjögren sendromlu kadın hastaların kanında yüksek bulunan ”antikor” seviyesi nedeni ile bebeklerin kalp rahatsızlığı ile doğmasına neden olabilir.

Bu nedenle hamile kalmak isteyen ya da hamileliği başlamış kadınlar doktorlarına danışmalıdır. Sjögren sendromu ölümcül bir hastalık değildir. Fakat ağız kuruluğu ve göz kuruluğu tedaviye rağmen sürebilir.

Bu nedenle yapay nemlendirici kullanımı ve diş kontrolleri ihmal edilmemelidir.

Romatolojik hastalıklar ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/sjogren-sendromu-nedir-sjogren-sendromu-belirtileri/

Tedavisi Güç Bir Hastalık, Sjögren Sendromu Nedir?

Sjögren hastalığı neden kadınlarda daha sık görülür?

Sjögren sendromu, ekzokrin (dış) bezlerin (tükrük, gözyaşı, vajinal salgılar, alt ve üst solunum yolu salgı bezleri gibi) öncelikle tutulduğu, sistemik otoimmün bir hastalıktır. Tükrük ve gözyaşı bezlerindeki fonksiyonel ve yapısal bozulmaya bağlı kalıcı ağız ve göz kuruluğu, hastalığın en önemli işaretidir.

Ayrıca hastalık, başta kas-iskelet sistemi olmak üzere, akciğer, damar, böbrekler, mesane, lenf nodu, karaciğer, pankreas, gastrointestinal ve sinir sistemi, gibi birçok organ ve sistemi tutulabilir.

Hastalık tek başına bulunduğunda, ‘primer Sjögren sendromu’; romatoid artrit, lupus gibi diğer otoimmün romatizmal hastalıklarda birlikte olduğunda ise ‘sekonder Sjögren sendromu’ olarak adlandırılır.

Sjögren Sendromu Kimlerde Olur?

  • Her yaşta görülebilirse de 40 yaşından büyüklerde daha sıktır. Genellikle her yüz kişiden birinde görülür. Yaşlandıkça görülme sıklığı da %5’e yaklaşır.
  • Kadınlarda erkeklere göre 9-10 kat daha fazladır.
  • Romatoid artrit, lupus, Haşimoto tiroiditi, primer biliyer siroz gibi diğer otoimmün hastalıklarla birlikteliği fazladır.

Sjögren Sendromunun Nedenleri Nelerdir?

Sjögren sendromu, otoimmün bir hastalıktır. İmmün sistem (bağışıklık sistemi), vücudumuzun savunma sistemidir. Bazı proteinler üreterek (immünglobulin gibi) veya hücreleri aracılığıyla, bizi yabancı mikroplar ve kanserden korur.

Sjögren’de, immün sistem sapkınlık gösterir, vücudun kendi hücresel yapılarına karşı savaş açmasıyla, birçok organ ve sisteme ait inflamasyon (iltihap) ve buna bağlı hasar ortaya çıkar. Buna neyin neden olduğu bilinmiyor.

Ancak, tüm otoimmün sistemik bağ dokusu hastalıklarında olduğu gibi Sjögren’de de, kişinin uygun genetik yapısıyla birlikte, çevresel faktörlerin (enfeksiyonlar, ilaçlar, toksinler vs.) etkileşimi sonucunda anormal immün yanıtın oluştuğudur.

Sjögren Sendromunun Bulguları Nelerdir?

  • Ağız kuruluğu; en az üç aydır süregelen ağız kuruluğu vardır. Hastalar, katı-nişastalı gıdaları yutarken zorlanma, konuşurken dili damağına yapışmadan yakınırlar. Tükrük salgısı, ağız ve diş sağlığı için çok önemlidir; zararlı bakterilerin yerleşmesini önler. Ağız kuruluğuna bağlı; sık diş ve diş eti problemleri, ağız içinde mantar plakları gibi hastalıklar eşlik eder.
  • Göz kuruluğu; en az üç aydır olan göz kuruluğu vardır. Gözlerde batma, yanma, kum kaçmış gibi bir his olur. Suni göz yaşı damlası ve jeli kullanma öyküsü vardır. Göz yaşı, gözde adete bir film tabaka oluşturur ve içerdiği bazı maddeler ile gözü, yabancı cisim ve enfeksiyonlardan korur. Göz kuruluğunun şiddetli olmasıyla keratit veya korneada ülserler gibi hastalıklar gelişir.
  • Genellikle iki taraflı tükrük bezlerinde kulak önünde ve çene altında (parotis veya submandibular) ağrısız şişme (kabakulak gibi ancak Sjögren’de bazen tek bazen de çift taraflı olabilir ve kabakulaktan farklı olarak ağrısızdır).
  • Eklemlerde (özellikle el eklemleri gibi küçük eklemlerde) ağrı, şişlik veya sabah tutukluğu,
  • Ciltte kuruluk veya deri döküntüsü,
  • Vajinal kuruluk,
  • Sürekli kuru öksürük,
  • Uzun süreli yorgunluk,
  • Sık üst veya alt solunum yolu enfeksiyonu (solunum yolu salgılarının azalması ile-sinüzit, farenjit, larenjit, pnömoni, bronşektazi gibi)

Sjögren Sendromunun Komplikasyonları Nelerdir?

  • Diş çürükleri, diş eti hastalıkları, ağız kokusu, ağız içinde mantar enfeksiyonu; bazen yemek borusuna kadar uzanabilir.
  • Göz kuruluğuna bağlı, ışığa hassasiyet, görmede bulanıklık, korneada ülserler.
  • Vajinal kuruluğa bağlı enfeksiyon, akıntı, ağrılı cinsel ilişki, vs.
  • Farenjit, larenjit, sık üst ve alt solunum yol enfeksiyonları
  • Daha az; akciğer (yaygın interstisyel akciğer hastalığı, plevral effüzyon, gibi), böbrekler ( renal tübüler asidoz, glomeronefrit gibi), karaciğer (hepatit, siroz gibi) problemlerine neden olur.
  • Sistit,
  • Sjögren sendromlu gebelerin sadece küçük bir kısmında, kanlarında bulunan otoantikorların (anti-SSA/anti-Ro, anti-SSB/anti-La, anti-RNP) bebeğe geçmesiyle, yeni doğanda cilt döküntüsü, kalp problemleri gibi sorunlara neden olabilir.
  • Lenf nodları: Primer Sjögren sendromlu kişilerde normal popülasyona göre 40 kat artmış, lenfoma riski vardır.
  • Nadiren nörolojik olarak sinir uçlarını tutarak; yanma, uyuşma ve karıncalanmaya neden olabilir (periferik nöropati) veya beyin dokusunu tutabilir.

Tanı ve Laboratuvar Testler:

Öncelikle ağız ve göz kuruluğu yapabilecek nedenler, ilaçlar ve hastalıklar (hepatit C enfeksiyonu, diyabetes mellitus, sarkoidoz, boyuna radyasyon uygulanması gibi) dışlanmalıdır.

  • Ağız kuruluğunu göstermek için tükrük testi yapılır. En az 4 saatlik açlıkla, tükrük salgısını uyaran olmaksızın, 15 dakika boyunca tükrük biriktirilir, 1,5mL ve altında ise ağız kuruluğu vardır.
  • Göz kuruluğunu ortaya koymak için; Schirmer test (göz yaşı miktarı), göz yaşı kırılma testi (göz yaşının kalitesi) ve boya testleri (korneada epitel hasarını göstermek için) yapılır.
  • Tam kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, tam idrar analizi, kan elektrolitleri (sodyum, potasyum) bakılır.
  • Anti-SSA (diğer adıyla anti-Ro) ve anti-SSB (diğer adıyla anti-La) antikorlarına bakılır.
  • Ayrıca ANA ve RF antikorları da pozitif olabilir.
  • Minör tükrük bezi biyopsisi (alt dudak iç kısmından alınır)
  • Siyalografi
  • Tükrük bezi sintigrafisi
  • Akciğer grafisi, gerekirse akciğer tomografisi, gibi diğer organ ve sistemlere ait görüntüleme de yapılabilir.

Sjögren Tedavisi:

  • Ağız hijyeninin sağlanması, diş ve diş eti bakımı (ağız gargarası, sensitif-hassas diş macunlarının kullanılması gibi), tükrük salgısını uyaracak şekersiz sakız çiğnenmesi.
  • Tükrük salgısını uyarmak için sakınca yoksa, pilokarpin ve cevimelin kullanılabilir.
  • Göz kuruluğu için; suni göz yaşı ve jelleri kullanılabilir. Gerekirse siklosporin içeren damlalar göz hekimince verilebilir.
  • Hidroksiklorakin (200mg tb): İmmün sistem üzerine düzenleyici etkileri vardır. Özellikle; halsizlik, kas ağrıları ve eklem yakınmalarına iyi gelir.
  • Steroid olmayan ağrı ve inflamasyon gideren ilaçlar; kas-iskelet sistemi ağrılarında kullanılabilir.
  • Akciğer, sinir tutulumu gibi diğer organ ve sistemlerin tutulumunda, immünsüpresif tedaviler kullanılır.

Yaşam Stili ve Diğer Öneriler:

  • Kulak önünde veya çene altında veya vücudunuzda gelişebilecek şişliklerde, hemen doktorunuza başvurun.
  • Ağız sağlığınıza özen gösterin ve düzenli diş hekiminize kontrole gidiniz.
  • Tuzlu su spreyleri kullanarak burnunuzu nemlendirebilirsiniz.
  • Bulunduğunuz ortamın nemli olması çok önemlidir. Bu nedenle ev veya iş yerinizde oda nemlendirici cihazlar (ev tipi-buhar makineleri) koyabilirsiniz. Havalandırma ve klimalar kuruluğunuzu artıracaktır. Eğer kullandığınız suni göz yaşı, gözde kaşıntı ve kızarıklığa neden oluyorsa, doktorunuza danışarak başka birine geçebilirsiniz.
  • Bol sıvı tüketin ve ağzınızda tükrük salgısını uyaran limonlu veya farklı aromalardaki şekersiz şeker veya sakız dolaştırabilirsiniz.
  • Cilt kuruluğu için yoğun nemlendirici losyonları, banyodan hemen sonra; henüz cilt nemliyken kullanabilirsiniz.
  • Her yıl grip aşısı ve uzun etkili zatürre aşınızı olun.

(Prof. Dr. Nuran Türkçapar, güncelleme Ocak-2016,)

Источник: https://sagliktayenilikler.com/tedavisi-guc-bir-hastalik-sjogren-sendromu-nedir/

Sjögren sendromu nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Sjögren hastalığı neden kadınlarda daha sık görülür?

Sjögren ayrıca böbrekler, mide-bağırsak sistemi, kan damarları, akciğerler, karaciğer, pankreas, ve merkezi sinir sistemi gibi organların fonksiyon bozukluğuna sebep olabilir. Ayrıca bu hastalarda lenfoma gelişme riski daha yüksektir.

Sjögren sendromu nedenleri

Sjögren sendromu otoimmün bir hastalıktır. Bağışıklık sisteminiz yanlışlıkla vücudunuzun kendi hücrelerine ve dokularına saldırır. Kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak bilim adamları kusurlu bazı genlerin hastalık riskini arttırdığını düşünüyorlar.

Ardından oluşan bir bakteri veya virüs kaynaklı enfeksiyon hastalığı tetikler ve bunun sonucunda bağışıklık sistemi harekete geçer. Normalde mikroplara karşı saldırıyı yönlendiren beyaz kan hücreleri, kusurlu gen sebebiyle tükürük ve gözyaşı yapan bezlerdeki sağlıklı hücrelere saldırır.

Bu saldırı kendiliğinden sonlanmaz. Eğer tedavi olunmazsa semptolar artarak devam eder.

Sjögren sendromunda diğer risk faktörleri şöyledir:

  • Hormonlar: Bu hastalık kadınlarda erkeklere oranla çok daha fazla görülmektedir. Kadınlık hormonu östrojen, kadınlarda erkeklere göre çok daha yaygın olduğu için hastalıkta risk oluşturuyor olabilir.
  • Diğer otoimmün hastalıklar: Sjögren sendromu romatoid artrit veya lupus gibi diğer otoimmün hastalıklarla ortaya çıkabilir. Bu ikincil Sjögren sendromu olarak bilinir. Birincil Sjögren sendromu, ilgili başka bir koşulun olmadığı durumdur.

Sjögren sendromu belirtileri

  • Ağız kuruluğu: Ağız normalde tükürük içerir ve çiğneme ve yutmaya yardım eder. Sjögren Sendrom’lu hastalar, normalden daha az tükürük üretirler. Bu da çiğnemeyi, yutmayı ve konuşmayı zorlaştırır. Bu ayrıca tat alma hissini azaltabilir.
  • Göz kuruluğu: Gözler kuru, kumlu hissedilir. Gözlerde yanma ve kızarıklık olabilir.

    Uyurken fazla mukus (çapak) göz kenarlarında birikebilir. Gözleriniz güneş ışığına karşı daha duyarlı olabilir. Eğer iyi tedavi edilmezse Sjögren Sendromu gözlerde kör noktalara ve korneal ülsere (göz küresinin dış kısmında yara) yol açabilir. Nadiren bu durum görme kaybına yol açabilir.

  • Şişmiş tükürük bezleri: Tükürük bezleri dilin altında, kulakların önünde yanak altında ve ağzın arkasında yerleşiktir. Bu bezler şişmiş olarak görülebilir veya hissedilebilir. Kabakulak ile karışabilir. Bazen hassas hale gelip ateş de eşlik edebilir. Sjögren Sendromu’nda hastaların yaklaşık yarısında şişmiş bezler görülür.

  • Diş çürükleri: Bu ağız kuruluğundan kaynaklanan genel bir sorundur. Tükürük bakteri öldürücü maddeler (enzim) içerir ve bu maddeler bakterilere karşı savaşır. Böylece diş çürümelerine karşı koruyucu görev yapar. Tükürük azaldığı zaman daha az enzim üretilir. Bundan dolayı dişlerde daha kolay çürükler oluşur.

  • Ağız içinde mantar enfeksiyonu: Kuru ağızlı insanların çoğunda ağızda yanma ve kızarıklık mevcuttur. Bu şikayet ağızda küçük miktarda bulunan Candida adı verilen bir mantar tarafından oluşturulur.
  • Burunda, boğazda ve akciğerlerde kuruma: Kuruluk; boğazın kuru ve gıcıklayıcı bir hisse sahip olmasına neden olur.

    Kuru öksürük, ses kısıklığı, koku hissinde azalma ve burun kanamasına neden olabilir. Kuruluk, zatüre, bronşit ve kulak problemlerine yol açabilir.

  • Vajina kuruluğu: Sjögren Sendromu kuruluktan dolayı vajinada ağrıya ve irritasyona yol açabilir. Cinsel ilişkinin kadın için ağrılı hale gelmesine neden olur.

  • Yorgunluk: Sjögren Sendromunun sık bir bulgusudur. Hastalığın kendisinden dolayı meydana gelebileceği gibi, kronik hastalığa sahip olmanın verdiği fiziksel ve emosyonel stresin bir sonucu olarak da gelişebilir.

Sjögren Sendromu ile ilgili diğer sorunlar; iltihaplı ve ağrılı eklemler, kas güçsüzlüğü, kuru deri, döküntüler, kabızlık, sinirlerdeki iltihaba bağlı olarak uyuşukluk hissi, karıncalanma ve şişmiş lenf bezleridir. Bunlar doktor takiplerinin devamının önemini gösterir.

Ağızda kuruluk, gözde yanma varsa dikkat! Nedeni sjögren sendromu olabilir

Sjögren sendromu ve lenfoma

Bu hastalık bir kanser değildir. Ancak, bu hastalığın seyrinde B lenfosit olarak bilinen bazı kan hücrelerinden köken alan lenfomalara yatkınlık artmıştır. O nedenle bu hastaların periyodik olarak bu açıdan takibi şarttır.

Öncelikle belirtileriniz hakkında sorular sorulur. Ardından sendromun en temel problemlerini kontrol etmek için gözlerinize ve ağzınıza bakılır. Ancak Sjögren sendromuna benzer semptomlar başka hastalıklarda da görüldüğü için fizik muayene tek başına teşhis için yeterli değildir.

Kan testleri

Aşağıdakileri kontrol etmek için sizden kan testi istenebilir:

  • Farklı tipte kan hücrelerinin seviyeleri
  • Sjogren sendromunda sık görülen antikorların varlığı
  • Enflamatuar (iltihap) durumlarının tespiti
  • Karaciğerde ve böbreklerdeki sorunların belirtileri

Göz testleri

  • Göz kuruluğu testi: Doktorunuz Schirmer gözyaşı testi denilen bir testle gözlerin kuruluğunu ölçer. Gözyaşı üretimini ölçmek için alt göz kapağınızın içine küçük bir filtre kağıdı yerleştirilir. 5 dk. beklendikten sonra kağıdın ne kadarının gözyaşıyla ıslandığına bakılır.

  • Kornea muayenesi: Ayrıca bir göz doktoru gözünüze korneada oluşan zararın görülmesini kolaylaştıran bir damla damlatır ve gözünüzün yüzeyini yarık lamba olarak adlandırılan bir büyütme cihazı ile inceler. Gözyaşı tabakası çok düzensiz ise, Sjögren sendromundan şüphelenilebilir.

Görüntüleme testleri

Bazı görüntüleme testleri tükürük bezlerinin işlevini kontrol edebilir.

  • Sialogram: Kulaklarınızın önündeki tükürük bezlerine boya enjekte edilir ve özel bir X-ışını ile bu boya izlenir. Böylece ağzınıza ne kadar tükürüğün aktığı tespit edilebilir.
  • Tükürük sintigrafisi: Bu nükleer tıp testinde, damara radyoaktif izotop enjekte edilir ve bu maddenin tüm tükürük bezlerinde ne kadar hızlı ulaştığını görmek için bir saatten fazla bir süre hasta izlenir.

Sjogren sendromunda görülen inflamatuar hücre kümelerinin varlığının tespiti için dudak biyopsisi de yapılabilir. Bu test için dudağın iç kısmından çok küçük bir doku parçası çıkarılıp mikroskop altında incelenir. İşlem için lokal anestezi uygulanır.

Turner Sendromu nedir? Belirtileri, nedenleri ve tedavisi

Sjögren sendromu tedavisinde kullanılan ilaçlar

Belirtilerinize bağlı olarak, doktorunuz aşağıdaki ilaçları önerebilir:

  • Göz iltihaplanmasını azaltmak için: Şiddetli veya orta derecede göz kuruluğunuz varsa, göz doktorunuz tarafından siklosporin (Restasis) veya lifitegrast (Xiidra) gibi reçeteli göz damlaları önerilebilir.
  • Tükürük üretimini arttırmak için: Pilokarpin (Salagen) ve cevimeline (Evoxac) gibi ilaçlar tükürük ve bazen de gözyaşı üretimini artırabilir. Yan etkileri arasında terleme, karın ağrısı, kızarma ve fazla idrara çıkma sayılabilir.
  • Özel komplikasyonlar için: Eğer artrit semptomları geliştirirseniz, nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlardan (NSAII) veya diğer artrit ilaçlarından faydalanabilirsiniz. Ağızda oluşan mantar enfeksiyonları ise antifungal ilaçlar ile tedavi edilmelidir.
  • Sistemik semptomlar için: Sıtma tedavisinde kullanılmak üzere tasarlanmış bir ilaç olan hidroksiklorokin (Plaquenil), Sjögren sendromunun tedavisinde genellikle yararlıdır. Metotreksat (Trexall) gibi bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar da reçete edilebilir.

Punktum tıkacı

Varolan gözyaşının gözyaşı kanallarından akmasını engellemek ve göz içinde bir süre daha kalmasını sağlamak için kanallara kollajen veya silikon tıkaçlar yerleştirilir. Bu tıkaçlara “Punktum tıkacı” adı verilir. Basit ve ağrısız bir prosedürdür.

Sjögren sendromu hangi organları etkiler

Sjögren Sendromu, eklemlerde ağrı, şişme; deride döküntü, akciğer tutulumu, böbrekte taş oluşumu ve böbrekte kireçlenme gibi ek sorunlara neden olabilir. Ayrıca kemik iliğini etkileyerek kan hücrelerinde düşmeye de yol açabilir.

Ağız kuruluğu nedeni ile dişlerde erken ve tekrarlayan çürümeleri olabilir. Göz kuruması nedeni ile yıllar içinde sklera denilen gözün ön tabakasında aşınmalar, hatta delinmeler olabilir. Sinir uçlarını etkileyerek nöropati yapabilir.

Gebelik olursa bazı olgularda bebekte kalp sorunlarına yol açabilir.

Klinefelter Sendromu nedir? Belirtileri, nedenleri ve tedavisi

Göz kuruluğu için:

  • Kuru, dumanlı veya rüzgarlı yerlerden kaçının. Evde havayı nemlendirmke için nemlendirici kullanmak çok işe yarayabilir.
  • Gözyaşı azaldığında gözdeki partiküller yeterince yıkanıp temizlenemez. Bu yüzden gözünüzü ovuşturmayın. Korneanızı yanlışlıkla çizebilirsiniz.
  • Uzun süre okumayın, televizyon seyretmeyin ve telefon ekranına bakmayın.
  • Dışarı çıkarken rüzgârı kesmeye yardımcı olacak kenarlı şapka giyin ve güneş gözlüğü takın.
  • Göz kapaklarınızı düzenli olarak temizleyin.
  • Düzenli göz muayenesine gidin.
  • Bir ilaç kullanmadan önce prospektüsünü okuyun. Göz kuruluğuna neden olan ilaçları kullanmamaya çalışın.
  • Gözlerinizi nemli tutmaya yarayan yapay göz yaşı damlalarını deneyebilirsiniz.

Göz damlalarını günde üç kereden fazla kullandığınızda gözlerinize zarar verebiliriler. Bu yüzden koruyucu maddeler içeren damlalardan kaçının.

Ağız kuruluğu için:

  • Ağız hijyeninize özen gösterin. Dişlerinizi günde iki kez florürlü diş macunu ile fırçalayın
  • Şekerli yiyecek ve içeceklerden kaçının.
  • Antibakteriyel gargara kullanın
  • Bolca su için
  • Düzenli olarak şekersiz sakız çiğneyin veya buz küpleri emin.
  • Dudaklarınız kuru ve çatlamışsa dudak kremi kullanın
  • Alkolden kaçının
  • Sigara içiyorsanız bırakın
  • En az altı ayda bir diş muayenesi yaptırın
  • Ağız kuruluğuna neden olabilecek ilaçlardan kaçının

Ayrıca, eczanelerden alabileceğiniz tükürük üretimini arttıran ve ağzı nemli tutmaya yardımcı olan spreyler, pastiller (ilaçlı tatlılar) ve jeller kullanabilirsiniz. Ancak bu ürünler, ağız enfeksiyonlarını tükürüğün yaptığı gibi önlemeye yardımcı olmaz, bu yüzden ağız hijyeni hala çok önemlidir.

Cilt kuruluğu için:

  • Her gün nemlendirici bir krem kullanın.
  • Sert ve parfümlü sabunlardan kaçının. Bunun yerine nemlendiricili sabunları tercih edin.

Vajinal kuruluk için:

Vajinal kuruluk için önerilen çözümler şunlardır:

  • Yağlayıcılar: Cinsel ilişki öncesi kuruluktan hemen kurtulmak için vajinaya uygulayabileceğiniz sıvılar veya jeller
  • Nemlendiriciler: Daha uzun süre boyunca vajinanın nemli kalmasını sağlayan kremler
  • Hormon tedavileri: Vajinaya yerleştirilen östrojen ilaçları veya hormon replasman tedavisi (HRT)



Göz kuruluğu için

  • Hindistancevizi yağı: Kuru ve kaşınan gözlerinizi rahatlatmak ve korumak için organik hindistancevizi yağını göz çevrenize uygulayabilirsiniz.
  • Keten tohumu yağı: Yapılan araştırmalarda omega-3 yağ asitlerinin eksikliği ile göz kuruluğu arasında bağlantı bulunmuştur.

    Her gün 1 çorba kaşığı yüksek kaliteli, soğuk preslenmiş ve organik keten tohumu yağını beslenmenize ekleyebilirsiniz.

Ek olarak, göz kuruluğu tedavisinde esansiyel yağ asitlerinin topikal uygulamasını destekleyen bazı kanıtlar vardır. Ancak kullanılacak yağ temiz ve parçacıklardan arındırılmış tıbbi bir yağ olmalıdır.

Dudak kuruluğu için lavanta-nane dudak merhemi

Malzemeler:

  • 1 çorba kaşığı hindistan cevizi yağı
  • 1 çorba kaşığı balmumu
  • 2 yemek kaşığı karite (shea) yağı
  • 7 damla nane esansiyel yağı
  • 7 damla lavanta esansiyel yağı
  • Dudak kremi kapları veya boş ruj tüpleri

Yapılışı:

  • Küçük bir tencerede kısık ateşte balmumu, hindistancevizi yağı ve karite yağını eritin.
  • Tencereyi ocaktan alın ve içine lavanta ve nane yağlarını ekleyin.
  • Yağları birbirine iyice karıştırmak için bolca çırpın.
  • Dudak kremi kaplarına veya kova borularına hızlıca dökün.
  • Sertleşene kadar tezgaha soğumaya bırakın.

Bu karışımı dudağınız kurudukça hatta kurumadan önce kullanabilirsiniz.

Ağız mantar enfeksiyonu için, tarçın yağı kullanabilirsiniz. Araştırmacılar, tarçın yağının mantar enfeksiyonlarıyla savaşmanın en iyi yollarından biri olduğunu belirtiyorlar.

En iyi sonucu alabilmek için, semptomlar devam ederken, her gün tarçın yağı, limon ve bal eklediğiniz birkaç bardak çay içebilirsiniz. Çok sıcak suyu bir dilim limonun üzerine dökün ve üç ila dört dakika bekletin.

Karıştırın ve limon dilimini çıkarın. İçine 1 tatlı kaşığı bal ve 6 ila 8 damla tarçın yağı ekleyin.

Kaynaklar ve Referanslar: 1- Self-Manage Symptoms of Sjögren’s Syndrom, 2- What is Sjögren's?, 3- Sjögren's syndrome

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/sjogren-sendromu/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.