Sonbahar Alerjilerinden Korunmak İçin 6 Öneri

Sonbahar alerjileri korkulu rüyanız olmasın: Alerjiden korunmak için 6 yöntem

Sonbahar Alerjilerinden Korunmak İçin 6 Öneri

Mevsimsel değişiklikler ile alerji sorunlarıda gün yüzüne çıkıyor. Mevsimsel alerjik rinitin, doğada bulunan alerjen maddelere karşı burun mukozasının verdiği alerjik reaksiyon olarak ortaya çıkıyor.  Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Ediz Yorgancılar, sonbahar alerjilerinden korunmak için 6 öneride bulundu. 

Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Doç. Dr. Ediz Yorgancılar, sonbahar aylarında görülen mevsimsel alerjik rinit ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Alerjik rinitin kendini sık hapşırma, burun akıntısı, kaşıntı ve burun tıkanıklığı şikayetleriyle gösterdiğini belirten Yorgancılar, bunların ataklar şeklinde ortaya çıktığını ancak söz konusu belirtileri taklit eden başka burun hastalıklarının da olabileceğini vurguladı. 

“Testlerin negatif çıkması alerji olmadığını göstermez”

Yanlış teşhis ve tedavinin önüne geçmek için KBB uzmanına başvurulmasının önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Yorgancılar, hastalığın tanısında hasta öyküsü ve muayenenin büyük önem taşıdığını vurguladı. 

Tekrarlayan şikayetler olmasının ve muayenede de alerjik riniti destekleyen bulguların saptanmasının tanıyı güçlendirdiğini anlatan Yorgancılar, “Beraberinde birtakım laboratuvar tetkiklerine de başvurulabilir. Bunların başında alerji testleri gelir. Bu tetkikler kanda yapılabileceği gibi, deri üzerinde de uygulanabilir. 

Doğada çok sayıda alerjen bulunduğundan dolayı yapılan testler, bu maddelerin en sık karşılaşılanlarının saptanmasını sağlar. Dolayısıyla testlerin negatif çıkması alerji olmadığını göstermez. Ancak alerjik maddenin hangi tip olduğu mutlaka saptanmalıdır. Beraberinde eşlik edebilecek sinüzit varlığını göstermek içinse gerekli hallerde tomografik incelemeler de yapılabilir” dedi. 

“Okulların açılması, şehir değiştirmek gibi yeni ortamlar alerjiyi tetikleyebilir” 

Sonbahar aylarında hava akım değişiklikleri nedeniyle özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesine güneyden gelen toz bulutları, bitki polenleri, kuru otlar ve yaprakların arttığını kaydeden  Dr. Yorgancılar, “Ayrıca yağmurlarla birlikte nem ve küfte gelişmektedir.

Okulların açılması, şehir değiştirmeler gibi sebeplerle oluşan yeni ortamlar alerjiyi tetikleyebilir. Özellikle okula başlayan çocuklarda artan nezle ve grip belirtilerine benzer belirtilere sahip alerjik rinitler karıştırılarak atlanabilmektedir” ifadelerinde bulundu.

“Hastanın alerjik reaksiyon verdiği maddeleri tespit etmek gerekir” 

Polenlerin, solunum yoluyla vücuda girdiğinde, vücutta salınan “histamin” etkisiyle alerjik nezle veya rinit tablosuna neden olabileceğine de işaret eden Doç. Dr.

Yorgancılar, “Burunda akıntı ve kaşınma başlayıp, hapşırık nöbetleri, burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı ile devam edebilir.

Ayrıca bronşlar etkilenerek, öksürük, nefes darlığı ve hırıltıyla kendini gösteren alerjik astım krizleri de ortaya çıkabilir. 

Gözlerde sulanma, şişme ve kaşıntıya, ciltteki kızarıklık ile kaşıntının eşlik edebilir, vücutta genel olarak yorgunluk, halsizlik, sinirlilik ve konsantrasyon bozukluğu da görülebilir. Hastanın alerjik reaksiyon verdiği maddelerin tespit edilmesi alınacak önlemleri ve uygulanacak tedaviyi belirlemeye yardımcı olur” dedi. 

Alerjiden korunma yöntemleri

Alerjen ev tozu yani mite denilen gözle görülemeyen böcekleri ise, evde bunları yok etmek amacıyla ortamdaki pamuk ve yünlü eşyaların azaltılması gerektiğini söyleyen Dr.

Yorgancılar, “Kıyafetlerin 60 dereceden yüksek ısıda yıkanması, peluş oyuncakların, halı ve benzeri ortam sağlayan eşyaların kaldırılması, ıslak temizlik yapılması, özel filtreli elektrik süpürgeleri kullanılması gerekir.

Bunların yanında mite öldüren ilaçlar da kullanılabilir. 

Polen alerjisi tespit edilmesi durumunda bahar aylarında sabah dışarı çıkılmaması, pencereler açıkken uyunmaması ve küf alerjisi halinde de rutubetli ortamların azaltılması gibi önlemler almak gerekir. Doktor kontrolünde antihistaminik denilen alerji önleyici ilaçlar ve kortizonlu burun spreyleriyle medikal tedavi olarak uygulanabilir.” dedi.

“Etkili bir korunma yöntemi: Aşı” 

Bir başka korunma yönteminin de aşı olduğunu aktaran Dr. Yorgancılar, “Bu yöntemde, kişinin alerjisi olduğu maddeye karşı vücut alıştırılır. Madde tespit edildikten sonra belli aralıklarla vücuda verilerek, kişinin bu maddeye karşı duyarsızlaştırılması çalışılır. 

Alerjen deri altına veya ağızdan damla şeklinde uygulanabilir. Duyarlı olunan alerjen sayısı azsa daha başarılı olmakla birlikte tedavi ortalama üç-beş yıl sürebilir ve başarısız olma ihtimali de vardır. Bu tedavilerin yanı sıra etkinliği tartışmalı olan buruna fototerapi uygulamaları da yapılabilmektedir. 

Genel olarak bahar alerjilerinden korunmak için polenlerin en yoğun olduğu sabah saatlerinde açık havaya çıkılmamalı, bu saatlerde ev havalandırılmamalı. Bu dönemde açık havada spor yapılmamalı. Polenler saçlar ve giysiler yoluyla iç mekanlara taşınabileceğinden, dışarıda giyilen giysiler eve gelince değiştirilmeli. 

Saçlar her akşam yıkanmalı. Klima kullanılıyorsa mutlaka polen filtresi kullanılmalı. Polen mevsiminde açık havaya çıkarken şapka ve gözlük kullanılmalı. Havalandırılmayan, sigara içilen ortamlarda durulmamalı.” açıklamasında bulundu.

İHA

Etiketler: alerjisonbahar alerjileritedavi

Источник: https://www.gidahatti.com/sonbahar-alerjileri-korkulu-ruyaniz-olmasin-alerjiden-korunmak-icin-6-yontem-128290/

Sonbahar alerjilerinden korunmak için 6 önerimiz var!

Sonbahar Alerjilerinden Korunmak İçin 6 Öneri

Mevsimsel alerjik rinit, doğada bulunan alerjen maddelere karşı burun mukozasının verdiği alerjik reaksiyon olarak ortaya çıkıyor. Alerjik rinit, belli aylarda kendini gösterdiği gibi “perennial” denilen ve yıl boyu rastlanan şekilde de belirti verebiliyor.

Genelde İlkbaharda olduğu sanılan bu tip alerjiler, Sonbahar aylarında da sık görülebiliyor. Memorial Dicle Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Doç. Dr. Ediz Yorgancılar, sonbahar aylarında görülen mevsimsel alerjik rinit ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Bahar aylarında sık hapşırıyorsanız dikkat!

Alerjik rinit kendini sık hapşırma, burun akıntısı, kaşıntı ve burun tıkanıklığı şikayetleriyle gösterir. Bunlar ataklar şeklinde ortaya çıkar, ancak söz konusu belirtileri taklit eden başka burun hastalıkları da olabilir. Bu nedenle yanlış teşhis ve tedavinin önüne geçmek için KBB uzmanına başvurulması önemlidir.

Hastalığın tanısında hasta öyküsü ve muayene büyük önem taşır. Tekrarlayan şikayetler olması, muayenede de alerjik riniti destekleyen bulguların saptanması tanıyı güçlendirir. Beraberinde birtakım laboratuvar tetkiklerine de başvurulabilir. Bunların başında alerji testleri gelir.

Bu tetkikler kanda yapılabileceği gibi, deri üzerinde de uygulanabilir. Doğada çok sayıda alerjen bulunduğundan dolayı yapılan testler, bu maddelerin en sık karşılaşılanlarının saptanmasını sağlar. Dolayısıyla testlerin negatif çıkması alerji olmadığını göstermez. Ancak alerjik maddenin hangi tip olduğu mutlaka saptanmalıdır.

Beraberinde eşlik edebilecek sinüzit varlığını göstermek içinse gerekli hallerde tomografik incelemeler de yapılabilir.

Nezle ve grip belirtileri, alerjik rinit belirtileri ile karıştırılabilir

Sonbahar aylarında hava akım değişiklikleri nedeniyle özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne güneyden gelen toz bulutları, bitki polenleri, kuru otlar ve yapraklar artmaktadır.

Ayrıca yağmurlarla birlikte nem ve küfte gelişmektedir. Okulların açılması, ilden ile taşınma gibi sebeplerle oluşan yeni ortamlar alerjiyi tetikleyebilir.

Özellikle okula başlayan çocuklarda artan nezle ve grip belirtilerine benzer belirtilere sahip alerjik rinitler göz ardı edilebilir.

Alerjik rinit astımı tetikleyebilir

Polenler, solunum yoluyla vücuda girdiğinde, vücutta salınan “histamin” etkisiyle alerjik nezle veya rinit tablosuna neden olabilir. Burunda akıntı ve kaşınma başlayıp, hapşırık nöbetleri, burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı ile devam edebilir.

Ayrıca bronşlar etkilenerek, öksürük, nefes darlığı ve hırıltıyla kendini gösteren alerjik astım krizleri de ortaya çıkabilir.

Gözlerde sulanma, şişme ve kaşıntıya, ciltteki kızarıklık ile kaşıntının eşlik edebilir, vücutta genel olarak yorgunluk, halsizlik, sinirlilik ve konsantrasyon bozukluğu da görülebilir.

Tedavide ilk adım alerjenlerin ortadan kaldırılmak

Hastanın alerjik reaksiyon verdiği maddelerin tespit edilmesi alınacak önlemleri ve uygulanacak tedaviyi belirlemeye yardımcı olur.

Alerjen ev tozu yani mite denilen gözle görülemeyen böcekler ise, evde bunları yok etmek amacıyla ortamdaki pamuk ve yünlü eşyaların azaltılması, kıyafetlerin 60 dereceden yüksek ısıda yıkanması, peluş oyuncakların, halı ve benzeri ortam sağlayan eşyaların kaldırılması, ıslak temizlik yapılması, özel filtreli elektrik süpürgeleri kullanılması gerekir. Bunların yanında mite öldüren ilaçlar da kullanılabilir. Polen alerjisi tespit edilmesi durumunda bahar aylarında sabah dışarı çıkılmaması, pencereler açıkken uyunmaması ve küf alerjisi halinde de rutubetli ortamların azaltılması gibi önlemler almak gerekir. Doktor kontrolünde antihistaminik denilen alerji önleyici ilaçlar ve kortizonlu burun spreyleriyle medikal tedavi olarak uygulanabilir.

::  Deodorantlardaki parabenler meme kanserini tetikliyor!

Aşı da etkili bir korunma yöntemi

Bir başka korunma yöntemi de aşıdır. Bu yöntemde, kişinin alerjisi olduğu maddeye karşı vücut alıştırılır. Madde tespit edildikten sonra belli aralıklarla vücuda verilerek, kişinin bu maddeye karşı duyarsızlaştırılması çalışılır.

Alerjen deri altına veya ağızdan damla şeklinde uygulanabilir. Duyarlı olunan alerjen sayısı azsa daha başarılı olmakla birlikte tedavi ortalama üç-beş yıl sürebilir ve başarısız olma ihtimali de vardır.

Bu tedavilerin yanı sıra etkinliği tartışmalı olan buruna fototerapi uygulamaları da yapılabilmektedir.

Genel olarak bahar alerjilerinden korunmak için…

• Polenlerin en yoğun olduğu sabah saatlerinde açık havaya çıkılmamalı, bu saatlerde ev havalandırılmamalı. • Bu dönemde açık havada spor yapılmamalı.

• Polenler saçlar ve giysiler yoluyla iç mekanlara taşınabileceğinden, dışarıda giyilen giysiler eve gelince değiştirilmeli. Saçlar her akşam yıkanmalı. • Klima kullanılıyorsa mutlaka polen filtresi kullanılmalı.

• Polen mevsiminde açık havaya çıkarken şapka ve gözlük kullanılmalı.

• Havalandırılmayan, sigara içilen ortamlarda durulmamalı.

Источник: https://www.womensstyletr.com/mevsimsel-alerjik-rinit/

Sonbahar alerjisinden korunmak için 9 öneri

Sonbahar Alerjilerinden Korunmak İçin 6 Öneri

Söz konusu alerji olunca, akla hep ilkbahar geliyor oysa sonbaharda da bu tür rahatsızlıklara sıkça rastlanabiliyor. Birtakım risk faktörleri nedeniyle alerjik bünyeye sahip kişiler sonbaharda da sokağa çıkamayacak hale gelebiliyor.

Ancak alınacak önlemler ve tedavi yöntemleri kişilerin bu süreci konforlu bir şekilde atlatmasına yardımcı oluyor. Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü'nden Prof. Dr.

Necla Songür, sonbahar alerjileri ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.

Güneşten maksimum yararlanmak gerekiyor

Yaz döneminden sonbahara geçiş ve ısı değişimi gibi faktörler büyük önem taşır. Çünkü sonbaharda doğadaki kış hazırlığı ile birlikte insanlarda da bedensel değişiklikler ortaya çıkar. Dolayısıyla insan ile doğa arasında birbirine uyum süreci başlar.

Yazın sürekli açık havada geçirilen zamanların ardından, sonbaharın gelmesi ve havaların aniden soğumasıyla yeniden kapalı ortamlara dönüş başlamaktadır.

Dolayısıyla güneşten daha az yararlanılır oysa sonbaharda da güneşin faydalı etkilerinden yararlanmak çok önemlidir.

Alerjiyi tetikleyen çevresel faktörlere dikkat etmek gerekiyor

Sonbaharda alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasını tetikleyen başlıca alerjenler ev tozu akarlarıdır. Bir diğer neden de nem faktörüdür. Yağmurların artıp, özellikle de dökülen yaprakların nemli ortamda kalması küf mantarı sporlarının ortaya çıkmasına yol açar. Bu mantarlar rüzgarla yayıldığından, açık havada bulunmak küf mantarı alerjisi olan kişilerin şikayetlerini artırabilir.

Ayrıca bu dönmede alerjik reaksiyonları tetikleyen bir diğer önemli alerjen ise yabani otlardır. Ağustos ayı ortasından başlayan ve Kasım ayı sonlarına kadar devam eden yabani otlardan yayılmaya başlayan polenler, yağışlarla birlikte artan küf mantarı sporları ve kapalı mekanda oluşan ev tozu akarları çevresel faktörler ile buluşarak üst solunum yolu alerjilerini ve astımı tetikler.

Depresyona yol açabilir

Mevsim sonbahar olsa da dışarıda zaman geçirmek hem güneşten daha fazla yararlanmaya, hem de mevsimsel depresyondan korunmaya yardımcı olur.

Çünkü bazı hormonlar, bu mevsimde güneşin azalmasıyla birlikte daha çok salgılanır. Bu da kişiyi daha depresif bir duygu durumuna sokar.

Ancak bu dönemde özellikle solunum yolu alerjsi olan kişilerin çevresel faktörlere karşı kendilerini korumaları gerekmektedir.

Bu belirtilere dikkat!

-Gözlerde kaşıntı ve sulanma

-Burunda tıkanıklık

-Aşırı burun ya da geniz akıntısı

-Boğazda kaşıntı ya da takılma hissi

-Kuru öksürük

-Kronik yorgunluk

-Nefes darlığı

-Uzayan ya da geçmeyen kronik öksürük

-Göğüste hırıltı ya da ıslık sesi

-Tam göğsün ön tarafında kaşıntı hissi

Alerji tedavisinde ilk yapılması gereken şey korunmadır

Sonbaharda, havaların serinlemesi, ani ısı değişimleri, artan hava kirliliği ve salgına sebep olabilen virüs enfeksiyonları ile solunum sistemi alerjileri tetiklenir. Alerjik bünyeli kişiler bu dönemde çok dikkatli olmalı ve özellikle solunum yolu alerjisi olanlar çevresel faktörlere karşı kendilerini korumalıdır.

Öncelikle alerjinin sebebi bulunmalı, polenlerin yoğun olduğu dönemde pencereleri kapalı tutmalı, ev içinde havalandırma sistemleri ve hava filtreleri kullanılmalı, polenlerin yoğun olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarıda bulunulmamalı, dışarıdan eve gelindiğinde duş alınmalı, bütün kıyafetler değiştirilmeli, polenlerin çok olduğu yerde spor yapılmamalı, ağız ve burunu koruyan maske kullanılmalıdır.

Astım hastaları risk altında

Bu dönemde enfeksiyonlar çok daha fazla öne çıkmaktadır. Çünkü havadaki ısı değişimi viral ve bakteriyel enfeksiyonların ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Özellikle astım ve solunum yolu alerjisi olan kişilerin her türlü solunum yolu enfeksiyonlarına karşı, alerjisi olmayan kişilere göre çok daha fazla dikkat etmesi gerekir.

Çünkü bu kişiler daha kolay gribe yakalanabilir. Grip, mevcut alerjileri tetikliyor ve kişi hem grip hem de alerji ile mücadele etmek durumunda kaldığı için vücudun savunma sistemi de düşer.

Savunma sistemindeki zayıflama hastalığın daha geç iyileşmesine ve daha fazla ilaç kullanımına neden olduğu gibi kronikleştiği takdirde yaşam kayıplarına bile yol açabilir.

Alerjik rahatsızlıklardan korunmak için 9 öneri

1 – Vücut direncini güçlendirmek için balık, süt, yumurta, kırmızı ve beyaz et gibi proteinden zengin gıdaların tüketilmesine özen gösterin.

2 – Protein grubunun yanı sıra yeşil yapraklı mevsim sebzeleri, süt ve yoğurt gibi kalsiyum ağırlıklı besinlerin ihmal etmeyin

3 – Depolarda bekletilmiş ve dondurulmuş gıdalardan mümkün olduğu kadar uzak durun

4 – Mevsimine uygun meyve-sebzelerden tüketin

5 – Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için probiyotik, vitamin ve mineral takviyeleri alın

6 – Günde en az 6-7 saat uyumaya çalışın

7 – Gün içinde fırsat buldukça açık havada temiz havadan ve güneşten faydalanın

8 – Haftada en az 5 gün spor yapın. Özellikle alerjik kişiler için tavsiye edilen yüzmeyi tercih edin

9 – Sonbaharda da hava şartlarına uygun kıyafet seçin, ısı değişimlerinin olduğu süreçte ne çok kalın ne de çok ince giyinin

Источник: https://www.kadinvekadin.net/sonbahar_alerjisinden_korunmak_icin_9_oneri.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть