Sosyal Medya Bağımlılığı

Sosyal Medya Bağımlılığı

Sosyal Medya Bağımlılığı

Sosyal Medya psikolojisini anlayabilmek iş sahipleri için fazlasıyla önemlidir.

Pazarlamacılar ve reklamcılar sosyal medya psikolojisine uygun içerik üretebilir ve potansiyel müşterilerinizle markanız ya da işletmeniz arasında daha kuvvetli bir bağ kurabilir.

Peki bilim, bağımlılık  ve sosyal medya psikolojisi konusunda kullanıcılarının davranışlarını anlayıp satışları arttırmamıza nasıl yardımcı olabilir?

İnternet pek çok toplumun bel kemiği haline geldi, “dijital yerlilerin” sayısı her geçen gün artıyor. Kullanıcıların birbirleriyle iletişim kurup etkileşime girdiği sosyal medya; markanızı, ürünlerinizi ve hizmetlerinizi pazarlayabileceğiniz en etkili kanallardan biri haline geldi. Sosyal medyanın ana mekanizması başka insanlarla bağlantı kurmak üzerine kurulu.

Çoğu insan gününü yarısını mobil cihazlarıyla internette gezinerek ya da sosyal medyayı kontrol ederek geçiriyor. Bu kanallardan en popüler platformlardan, arkasından ve Instagram geliyor.

Sosyal Medyanın Arkasındaki Bilim

Sosyal medya fazlasıyla bağımlılık yapıyor, dolayısıyla pek çok insan sosyal medya düşkünü. Bu durum çoğunlukla “sosyal medya bağımlılığı” olarak tanımlanıyor ve , , Instagram ya da diğer kanallardan birinde çok vakit geçiren insanlar için kullanılıyor.

Blog yazıları, Instagram fotoğrafları, Twitler ve videoları herkes tarafından kolaylıkla üretilebiliyor ve paylaşılabiliyor, daha sonra milyonlar tarafından ücretsizce görüntülenebiliyor. Psikologlar ve bilim insanları sosyal medya üzerine odaklanmaya ve günlük hayatımızda neden bu kadar yer kapladığını anlamaya çalışmaya başladı.

Sosyal medya bağımlılığı için kullanılan resmi bir tıbbi terim yok, ancak bu bir hastalık ya da rahatsızlık olarak görülmemeli çünkü pek çok örnek olayda sosyal medya alışkanlığı kolaylıkla kontrol altında tutulabilir ya da engellenebilir olduğu gözlemlendi.

Sosyal medyada uzun zaman geçirmek yerine, gün içerisinde düzenli aralıklarla sosyal medyaya dalıp, arkadaşlarımızın ve ailemizin paylaşımlarına ya da yaptıkları şeylere bakıyoruz. Bu aşırı kullanımla bağlantılı davranış biçimleri sosyolojik ve psikolojik tartışma konusu haline geldi.

Seçici ve aktif olarak paylaşım yapıyoruz, sıklıkla beğeniyoruz, yorum yapıyoruz ve kişisel içerikler paylaşıyoruz. Bunun haricinde duygularımızı açıkça ifade ediyoruz, peki neden?

Dopamin ve Oksitosin

Yıllar önce bilim insanları dopaminin beyinde salgılanan ze veren basit bir kimyasal madde olduğuna inanıyordu. Yakın zamanda yapılan çalışmalarla dopaminin “isteklerimizi” şekillendiren bir madde olduğunu keşfedildi.

Dopamin anlık salgılanır, öngörülemezlik ve ufak bilgi parçaları dopamin salınmını tetikler, sosyal medyaya girdiğimizde ne bulacağımızı bilmememiz ve insanların hayatlarına dair ufak bilgiler de dopamin salınımı için gerekli koşulları sağlar.

Chicago Üniversitesine bağlı araştırmacılar sosyal medyanın etkileri üzerine yaptıkları araştırmada insanların sosyal medya bağımlılığının sigara ya da alkol bağımlılığından daha yüksek olduğunu keşfetti.

Oksitosin de aynı işi görüyor; beyniniz öpüştüğünüzde ve sarıldığınız da oksitosin salgılar ve mutlu olmanızı sağlar, bunula beraber twit attığınızda da aynı hormonu salgılıyor. Oksitosin aynı zamanda, anneler ve bebekleri arasındaki güçlü bağın kurulmasını da sağlayan kimyasal.

Bugün oksitosin, empati, cömertik ve güven duygularını tetikleyen madde olarak görülüyor. Bu duygular reklamcıların ve pazarlamacıların markaları ya da işletmeleri sosyal medyada ön plana çıkartırken odaklandığı ve üzerinde oynadığı duygulardır.

Sosyal Medyanın İnsan Duyguları Üzerindeki Etkisi

Peki sosyal medya insan psikolojisini nasıl etkiliyor? Sosyal medyada geçirdiğiniz 10 dakika oksitosin seviyesini %13 oranında arttırabiliyor, bu seviye bazı insanların düğün gününde yaşadıkları hormonal artış oranına eşit bir oran.

Ayrıca araştırmalar kullanıcıların sosyal medyada eğlenceli içeriklere denk geldiklerinde stres seviyesinin azaldığını gösteriyor.

Sosyal medyaya girdiğimizde ise hormon salgılayarak mutlu olmamız bir yana, sosyal medyaya daha fazla girme isteğini engellemek oldukça zor. Bu yüzden marka ve işletmeler için sosyal medya fazlasıyla önemli. Özet olarak pazarlamacılar tüketici davranışını sosyal medya üzerinden manüpile etmeye çalışıyorlar.

Bir bağımlılığı tanımlarken negatif sonuçları olan kompülsif davranışı tanımlarız, pazarlama söz konusu olduğundaysa bütün mevzu sadık müşteriler oluşturmaktır.

Müşterilerinizin, işletmenizden ne istediğini anlamak ve buna doğru bir ilişki oluşturmak işletmenizin gelişimi için oldukça önemlidir. İnsanların etkileşime girip yorum yaptıkları içerikler potansiyel müşterilerinizin ilgi alanlarını anlamanızı sağlar.

Pek çok bağımlılık vakasında insanlar belli aktiviteleri düzenli aralıklarla yapma zorunluluğunu hisseder. Pazarlamacılar ürünlerinin ya da hizmetlerinin kullanıcıların hayatına nasıl artı değer katacağına odaklanır. İçerik pazarlaması ilgi çekici içerikleri oluşturmak ve paylaşmaktır.

İçerik pazarlaması tüketicilerin markanıza, ürünlerinize ya da hizmetlerinize olan güvenlerini artırır ve tüketicilerin müşteriye dönüşmesini sağlar. Sosyal medyada varolmanızın amacı olabildiğince çok insana (ya da potansiyel müşterilere) ulaşmaktır.

Topluluk oluşturmak ve iyi ilişkiler kurmak için harcadığınız vakit işletmenize değer olarak geri döner. Cloudnames olarak ziyaretçilerinize ve müşterilerinize unutamayacakları bir deneyim yaşatmanın önemine inanıyoruz. Bunu başarması kolay değildir ancan etkili bir şekilde ağ kurmaya başladığınız, markanızla insanların zihinlerinde yer etmeye başlayacaksınız.

Bencillik ve Kendini Öne Çıkartma

Araştırmalara göre insanlar konuşmalarının %30-40 oranını kendilerine ayırıyor. Sosyal medyada ise bu oran %80 oranına çıkıyor. Bunun sebebi ise yüz yüze sosyalleşmek daha fazla duygusal ve fiziksel olarak odaklanmayı gerektiriyor.

Sosyal medya, yüz ifadelerini ve vücut dilini okuma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor, bunun yerine fotoğraflara bakıyoruz, yorumlarımızı filtreliyoruz ve daha planlı şekilde insanlarla etkileşime giriyoruz. Sosyal medya kullanıcılarını öz sunuma odaklanıyor, özelikle ’ta kendimizi öz güvenimizi ve öz saygımızı arttıracak şekilde konumlandırıyoruz.

Hayatlarımızı karşılaştırmak gibi bir eğilime sahibiz ve bu durum psikolojimizi bozuyor ayrıca güvensizliğe neden oluyor. Sosyal medya hayatlarını ortaya koyan, tatil fotoğraflarını paylaşan ve ilişki durumlarını güncelleyen insanlarla dolu. Bu durum insanların moralini ve özgüvenini zedeliyor.

Pazarlamacılar için ilginç olan detay bir şeyler alarak ve bu aldığımız şeylerle kimliğimiz inşa ederek kendimizi ön plana çıkartmaya çalışmamız. Kendimizi ve ötekileri bu şekilde tanımlıyoruz.

İşletmeler ve markalar için logo, ürünler ve servisler öz sunum için önemli parçalardır. Markalar takipçileriyle etkileşime girmek için ilginç yöntemler bulabilir. Bunlar, paylaşımlar ve beğenilerin ötesine geçip uzun vadeli ilişkiler kurmak için fazlasıyla önemlidir.

Bütün bunlar imajla ilgilidir. İnsanların %68’i, diğer insanlara kim olduklarını ve nelerle ilgilendiklerini göstermek için içerik paylaştıklarını belirtiyor. İnsanların %78’ine göre içerik paylaşımının esas sebebi , insanlarla bağlantılı kalıp ilişkilerini sürdürebilmek.

Duygularımızı Resmetmek

Sosyal medya insanların düzenli olarak kendi fotoğraflarını çekip paylaşmaya fazlasıyla meyilli olduğunu gösterdi, selfie modasının ilginç tarafı arkasında hiç bir mantığın bulunmamasına rağmen insanların bunu yapmaya devam etmesinde. Büyük ihtimalle selfielerin bu kadar başarılı olmasının sebebi de bu.

Esas olarak selfie insanların duygularını gösterirken çekilen bir fotoğraf. Peki gerçek bu mu? Kaç tane ağlarken çekilmiş selfieye denk geldiniz? (Tabi ki hiç)

Pek çok ünlü, selfie fotoğraflarını kendilerini metalaştıran çıplaklık içeren fotoğraflarını çekmek için kullanıyor. Böylece ilgi odağı haline geliyorlar.

Zihinsel Rahatsızlık

APA (Amerikan Psikiyatri Birliği) selfie çekmeyi resmi olarak zihinsel bir rahatsızlık olarak tanımladı. Bu durum sosyal medyanın selfie odaklı haline geldiğini göz önünde bulundurursak fazlasıyla tehli bir hale doğru gitmekte. Özellikle Instagram gibi kanallar insanların kendi fotoğraflarını çekip paylaşması üzerine kurulu.

Aşırı bir durum olabilir ama APA kişinin obsesif ve kompülsif bir istekle kendi fotoğraflarını çekmesini ve paylaşmasını, öz saygı eksikliğini gidermek ve yakınlık ihtiyacını doldurmak için yaptığını düşünüyor.

Eğer bu doğruysa, pek çok insan hayatlarında eksik olan şeyleri selfie çekerek gidermeye çalışıyor demektir.

Öğrencilerde Bağımlılık ve Sosyal Medya Psikolojisi

Bu problemden öğrencilerin daha çok etkilendiği söylenebilir . Mobil cihazların kullanımına bağlı olarak sınav notları düşen, derslerine ve ödevlerine yeterli ilgili göstermeyen öğrencilerin cihazlarına el konulması ebeveynlerin genel uygulamaları arasında.

Pek çok okul dikkat dağınıklığına sebep verdiği gerekçesiyle akıllı telefonları, tabletleri ve diğer mobil cihazları yasaklama yolunu tercih etti. Bazı okullar ise eğitim amaçlı ya da öğrencileri ödüllendirme amacıyla mobil cihazları kullanmayı tercih ediyor.

Araştırmalara göre üniversite öğrencilerinin sınavlara çalışırken, çalışmaya ara verip ’a girme oranı oldukça yüksek. Araştırmalar ders çalışırken internette gezinme, ’a girmek gibi aktivitelerle çalışmalarını bölenlerin daha düşük akademik başarıya sahip olduklarını ortaya koydu. (Rosen et al., 2013)

Ayrıca öğrencilerin etik olmayan içerikler paylaştığı pek çok örnek olay var, bu sebepten dolayı akademik kurumlar ve ebeveynler sosyal medya kanallarının kullanımını kısıtlamış durumda.

Sosyologlar ve psikologlar sosyal medyanın gerçek dünyadaki ilişkiler üzerindeki etkilerini de inceliyor. Evlilikler, aile ilişkileri ve arkadaşlıklar sosyal medyanın aşırı kullanılmasından ya da uygunsuz kullanılmasından dolayı zedelenmiş durumda.

Sosyal medya işinizi için oldukça faydalı olabilir ama aynı zaman da yukarıda belirttiğimiz durumları pazarlama stratejinizi inşa ederken göz önünde bulundurmanız gerekiyor.

Arkadaşları olan insanlar daha uzun yaşıyor ve daha az hasta oluyor, ama sosyal olarak çevrimiçi ve çevrimdışı olma ihtiyacı sosyal medyanın ilişkileri yok etmek yerine onlara faydalı olacak şekilde geliştirilme gereksinimini doğuruyor.

Markalar, şirketler ve pazarlamacılar için bu ilişkileri anlamak fazlasıyla önemli, özellikle amacınızı marka farkındalığınızı arttırmak ve güven inşa etmekse.

Sosyal Medya Firmanıza Nasıl Fayda Sağlayabilir

Cloudnames olarak sosyal medya platformlarına gerçek hayatta vakit geçirilebilecek bir yermiş gibi değer veriyoruz. Fotoğraflar paylaşıyoruz, popüler başlıklar üzerine konuşuyoruz, etkinlikler hakkında konuşuyoruz. Videolar, fotoğraflar ve başka formatlarda içerikler paylaştığımız “eğlenceli köşemiz” bile var.

Tüketicilerle firmalar arasındaki ilişkinin, tüketici alışkanlıkları gibi internet üzerine kaydığını gözlemledik. Sosyal medya sadece bağlantı kurmanızı sağlayan bir kanal değil aynı zaman da firmalar için çeşitli özellikler sunmakta; satış, pazarlama, ürün geliştirme, halkla ilişkiler gibi.

Örnek vermek gerekirse, sosyal medya üzerinden müşteri desteği sağlamak olmazsa olmaz artık. Sosyal medya üzerinden müşteri desteği sağlamak potansiyel ve mevcut müşterilerinizle daha kolay iletişim kurup, ürün ve hizmetleriniz hakkında daha kolay bilgilendirme sağlamanız anlamına gelir.

Kullanıcıların nelere yorum yaptığına, neleri paylaştığına ve sorguladığına dikkat etmeniz ve her soruyu cevaplamaya hazır olmanız gerekiyor. Sosyal medya hesaplarınızı yönetmeye ve yüksek orandaki angajmanla başa çıkmaya hazır olmanız gerekiyor.

Etkili pazarlama yapabileceğiniz pek çok sosyal medya kanalı mevcut, en popülerleri , , LinkedIn, , , Pinterest and Instagram.

Hangi kanalın işinize en iyi şekilde göreceği firmanızın faaliyet gösterdiği sektörle alakalı, ayrıca müşterilerinizin hangi sosyal medya kanalını tercih ettiğiyle alakalı. En iyi yol potansiyel müşterilerinizin neyi tercih ettiğiyle ilgili ufak bir test yapmak. Ayrıca bir sosyal medya kanalına odaklanıp onda başarılı olmadan diğer kanallara geçmemenizi öneriyoruz.

Yazar: Leyla OK

Cloudnames’te ne yapıyoruz

Cloudnames çevrimiçi kanallarda en iyisini yapabilmeniz için ihtiyacınız olan her şeyde yardımcı olabilir, tüm dijital stratejinizi, web sitenizi,sosyal medya profillerinizi,dijital pazarlamanızı ve tüm karmaşık teknik detayları online kazancınızı etkili biçimde büyütmek için yönetebiliriz.

Web sitenizin yönetimini devralıyor ve düzenli aralıklarla güvenlik ve güncelleştirilmesini de sağlıyoruz. Arama Motoru Optimizasyonu, Arama Motoru Pazarlama, Sosyal Medya Pazarlama ve ihtiyacınız olan diğer tüm Dijital pazarlama kampanyalarında sizlere yardımcı olabiliriz.

Cloudnames olarak sloganımız “paylaşmak önemsemektir” bu yüzden Sosyal Medya Pazarlama’da başarılı olmak adına ihtiyacınız olan her şeyi kapsayan bir rehber hazırladık. Ücretsiz bir kopyasını hemen şimdi bu linkten indirebilirsiniz.

İlginizi çekebilecek diğer makaleler

Girişimcilik ile ilgileniyorsanız lütfen blog sayfamızı takip edin. Sosyal Medya bağımlılığı hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Lütfen aşağıdaki yorum köşemizden bizi bilgilendirin ve ikonu tıklayarak makalemizi arkadaşlarınızla paylaşın. Unutmayın, paylaşmak önemsemektir!

Источник: https://cloudnames.com/tr/blog/sosyal-medya-bagimliligi/

www.dr.com.tr/kitap/bir-psikologun-seyir-defteri

psikolog, sosyal medya bağımlılığı, sosyal medya zararları, internet bağımlılığı, un zararları, sosyal medya psikolog, psikolog sosyla medya, İzmir psikolog, aldatma psikolog, psikolog aldatma, sevgililer günü, sevgililer günü psikolog, psikolog izmir, izmirli psikologlar, psikolog dr.

murat sarısoy, yasemin sarısoy, bireysel terapi izmir, izmir bireysel terapi, en iyi psikolog, psikolog doktor, doktor psikolog, psikoloji, çocuk ergen, ergenlik psikolog, çocuk ve cinsellik, ergen psikolog, psikolojik sorun, pedagog, pedagog izmir, izmir pedagog, depresyon, anksiyete, aile terapisi, izmir çocuk psikolog, çocuk psikolog izmir,  aile terapisi, aile danışmanlığı, psikolog izmir, sınav stresi, sınav stresi psikolog, kıskançlık, kardeş kıskançlığı,otizm, otistik çocuk, gece işemesi, psikolog, alsancak psikolog, sosyal fobi, hiperaktivite, dikkat dağınıklığı, zeka testi, psikoterapi, grup psikoterapi, eğitim, nlp, emdr, hipnoz, stresle başa çıkma, stres, panik atak, koçluk, öğrenci koçluğu, yaşam koçluğu, öğrenci koçu, yaşam koçu

Источник: http://www.psikologunuz.org/sosyal-medya-bag-ml-l-g.html

21. Yüzyılın Vebası: Sosyal Medya Bağımlılığı

Sosyal Medya Bağımlılığı

Akıllı telefonların bu kadar yaygınlaşması ile birlikte artık hayatımızda sosyal medyanın vazgeçilmez bir yeri var. Sosyal medya kavramıyla ilk tanıştığımızda sadece bir iletişim aracıyken şu anda kendimizi ifade edebilmemizin en etkili yolu haline geldi.

Bunun yanı sıra artık görünür olma isteği ile birlikte belki de hepimizin içinde var olan başkalarının hayatlarını takip etme isteğimizi kendi kendimize tatmin edebilir hale geldik. Bir diğer husus ise başkaları tarafından takip edildiğini bilmek insanları başka bir tatmin eden durum haline geldi.

Fakat bazı insanların günde en az 4 saat kadar bir aşırı kullanımıyla ile birlikte sosyal medya artık bir bağımlılık haline geldi ve hayatımızda ‘ Sosyal Medya Bağımlılığı ’ diye bir terim var.

Sosyal Medya Bağımlılığı Nedir?

Sosyal medya bağımlılığı diğer bağımlılıklar gibi bir bozukluk ya da hastalık olarak tanımlanmamakta.

Ancak sosyal medya bağımlısı olmak demek; herhangi bir iş yaparken, bu iş yerinizdeki profesyonel hayatınız da dahil, ya da arkadaşlarınızla sohbet ederken aklınızın sürekli sosyal medya hesabınızda olması durumu.

Aslında gerçek hayattan kopup hayatınızı sosyal medyalardan aldığınız beğeni sayılarına göre devam ettirmek.

Bunu şu şekilde daha iyi anlatabilirim; diyelim ki bir arkadaşınızla güzel bir yemek yemeye gittiniz ve yaşadığınız anı bozup doğru açıyı ve doğru zamanı yakalayıp fotoğraf çekip paylaştınız.

Bunu yaptığınızda sosyal medya bağımlısı olmazsınız fakat paylaşımdan sonra dakikada bir kim beğendi diye kontrol ediyorsanız bu da yetmezmiş gibi arkadaşınızla kimlerin görüp de beğenmediğini ya da ilk beğenenleri dakikalarca konuşuyorsanız kabul etmelisiniz ki siz de bir sosyal medya bağımlısı adayısınız. Houston’da bir klinik psikoloğa göre sosyal medya bağımlılığı sigara bağımlılığından ya da alkol bağımlılığından daha tehli bir noktaya gelmekteymiş. Çünkü sosyal medya bağımlılarının sayısı çok fazla olduğu için ve çoğu kullanıcı bağımlı olduklarının farkında bile olmadıkları için bunu düzeltme ihtiyacı dahi duymazlar.

Sosyal Medya Bağımlılığı Zararları

2012 yılında İngiltere’de Ulusal Kaygıyla Dayanışma ve Yardımlaşma Kurumunun yaptığı bir çalışmaya göre sosyal medya kullanıcıların % 63’ü çok sık kullanımdan ötürü kötü bir şekilde etkileniyor. Sosyal medya bağımlılığı yüzünden yaşayabileceğiniz bazı zihinsel sağlık problemlerini daha ayrıntılı bir şekilde açıklamak istiyorum.

Güvensizlik

Güvensizlik sosyal medya kullanımından dolayı yaşanılan en yaygın duygu durumudur. Çünkü sosyal medya organları aracılığı ile herkesin hayatında neler olup bittiği detaylı bir şekilde önümüze sunuluyor.

Her ne kadar sosyal medyadaki fotoğrafların aslında gerçek hayattan uzak yapay bir sunum olduğu bilinse de bunlara maruz kalmak sizi kıskanç hale getirerek ruh sağlığınızı etkileyerek sizi saldırgan ve güvensiz hale getiriyor.

Siber Zorbalık

Sosyal medya ağlarını yediden yetmişe her yaş grubu kullanıyor ve de bu ağlarda anonim bir karakter oluşturmak çok rahat.

Bunu bilen kötü niyetli insanlar ekranlarının arkasına saklanarak bir çok insanın endişeli biri haline dönüşmesine sebep olabiliyor.

Ayrıca siber zorbalık sadece gençlerle sınırlı değil, yetişkin insanlardan da siber zorbalar çıkabiliyor. Bol stresli bir yaşama mecbur kalınıyor.

Sosyal Anksiyete

Sosyal medyanın asıl noktası insanlar arasında iletişim kurmak olsa da bu iletişim sanal bir yolla yapıldığı için hali hazırda sosyalleşmede zorlanan bir insan bilgisayar başından daha rahat iletişim kurabildiğini sanarak daha da asosyal hale gelebilir ve bundan ötürü sosyal anksiyete yaşayabilir.

Dikkat Dağınıklığı

Sosyal medya üreticiliğinizi düşürmek için özel olarak tasarlanmıştır çünkü bambaşka şekillerde değerlendirebileceğiniz zamanınızı başka insanların hayatlarına bakarak harcıyorsunuz.

  Yani zamanınızın çoğunu fotoğraf görüntüleme, beğenme ve yorum yapma ile tüketiyorsunuz ve bunları yapabilmeniz için hiç bir şekilde zihinsel yeteneklerinizi kullanmanız gerekmez. Yeteneklerinizi kullanmadığınız zaman dilimi artınca da beyin yeterli entelektüel gıdayı alamaz.

Bu yüzden de zihinsel yetenekleriniz yavaş yavaş düşebilir. Beyniniz yavaşlar ve çeşitli durumlarda çabucak yanıt veremez.

Yorgunluk ve Stres

Sosyal medya görsel olarak çok hızlı bir şekilde değiştiği için bizler de bir dakika içerisinde bir sürü insanın paylaştığı fotoğrafları görebilir ve bu durum da beynimize çok fazla bilgiyi kısa zamanda almamıza sebep olarak yorgunluk hissedebiliriz özellikle bu bilgiler kaotik bir şekilde olduğu zaman. Beynimizi aslında hiç bir değeri olmayan bir çok bilgiyle yorduğumuzda ise stres bizim için kaçınılmaz bir son olur.

Duygu Durumunu Gizleme

Sosyal medya kullanımında artışını yaşadığımız bazı kötü dönemlerde gözlemleyebiliriz. Bunu bir kaçış olarak kısa vadede kullanıldığında yararlı olabilir ancak uzun vadede yarardan ziyade zararı olacak. Çünkü beynimize temel olarak sürekli yaşadığımız şeyleri reddederek rol yapma görevi veririz ve uzun vadede kişiliğimizde zararlara yol açabilir.

Sosyal Medya Bağımlılığından Nasıl Kurtulunabilir?

Sosyal medya bağımlılığı tıp literatürüne henüz alınmamış ancak terapistler bu bağımlılığı da diğer bağımlılık tedavilerinde kullandıkları yöntemlerle çözmeye çalışıyorlar. Bunlar kendini yoksun bırakma ya da farkındalık gibi yöntemler. Öncelikle gerçekten bir sosyal medya bağımlısı olup olmadığınızı belirlemek kurtulma yolunda atılacak en önemli adım.

Fakat insanın kendi kendine bir bağımlılığı fark etmesi çok uzun zaman alabileceği için yakınlarınızdaki kişilere sorular yöneltin, sence ben ne kadar sıklıkla telefonu elime alıyorum, sohbetlerimde sosyal medyada olan haberlerden ya da insanlardan bahsedip duruyor muyum, fotoğraf paylaştığım zaman beğeni sayısına bakarken içimde bir endişe görüyor musun gibi..

Sosyal medya bağımlılığından kurtulma yöntemlerinden bir diğer bakış açısı ise; Dr Stephanie Rutledge’ın sosyal medya üzerine yaptığı çalışma. Bu araştırmaya göre yaşları 30 ve altında olan sosyal medya kullanıcılarının %70’i akıllı telefonları ellerinden düşürememelerinin sebebinin hayatta gerçekten bir şeyler kaçırdıklarını düşünüyor olmaları.

Yani sosyal medyayı takip etmediklerinde sürekli arkadaşlarının birbirleri ile iletişim halinde olduklarını düşünmeleri, etkinliklerden haberdar olamayacakları korkusu, ya da konuştukları şeyleri anlamayacaklarını düşünmeleri.

Aslında çok da haksız sayılmazlar çünkü bugün dünyada 2 milyar sosyal medya kullanıcısı var ve her gün 500 milyon tweet atılırken, Instagramda günde 70 milyon fotoğraf paylaşılıyor. Fakat uzmanların söylemek istedikleri sosyal medya hesaplarını komple kapatmalıyız gibi bir yerden değil bunu düzenleyebilmemiz gerektiği.

Yani bütün zihnimizi orda neler olup bittiğiyle meşgul etmektense günde üç kere girerek hem herhangi bir şey kaçırmayarak hem de zihnimizi yavaş yavaş başka insanların hayatlarından arındırmış oluruz.

Kurtulmak Mümkün!

Başka bir yöntem ise sosyal medyaya bağımlı olup bu sitelere girmemiz için bir çok insanın durmadan çalıştığını kendimize hatırlatmamız gerek. Bir örnek vermek gerekirse sosyal ağlar dünyasında en çok ağ etkisinden faydalanmaktadır.

Bu şu demek şu anda herkes ’ta, sosyal medyadan hoşlanmayan insanlar bile ’ta çünkü meslektaşları, arkadaşları, aileleri orda. Instagram yazılım mühendisi Greg Hochmuth’a göre bu bahsedilen ağ etkisi bilimin içinde olduğu gibi toplumun içinde de çok etkili.

 Bu ağın örülebilmesi için mühendis olarak çok çalıştıklarını belirtiyor. Çünkü Şikago Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre sosyal medyadan aldığımız haz dopamin seviyemizdeki artıştan kaynaklanıyor.

Bu da bağımlılık seviyemizi artırarak sosyal medya sitelerine daha çok girmemizle sonuçlanıyor.

Источник: https://emoji.com.tr/sosyal-medya-bagimliligi-nedir/

Sosyal Medya Bağımlılığının Çözümleri

Sosyal Medya Bağımlılığı

Sosyal medya, eski arkadaşlarınızla bağlantı kurmanıza ve yaşamınızdaki önemli anları kayıt altına almanızı sağlayabilir.

Ancak, bu alışkanlık uygun bir şekilde yönetilmezse, zamanınızı tüketebilir, ilişkilerinize büyük ölçüde zararlar da verebilecek bir bağımlılık haline dönüşebilir.

Sosyal medyadan uzaklaşmak istiyorsanız, sosyal medya bağımlılığının çözümlerini sizin için aşağıda derledik.

Bu yazımızın tamamını okuduğunuzda ben neden hala sosyal medyada bu kadar fazla zaman geçiriyorum diyeceksiniz.

Sosyal medya bağımlılığınızla savaşmaya başladığınızda, önce neden sosyal medya kullanmak istediğinizi anlamaya çalışmalısınız. Geçmişe yönelik gönderilerinizi inceleyerek buna başlayabilirsiniz. Gönderilerinizi incelerken ne sıklıkla paylaşım yaptığınızı ve bunları gerçekten paylaşmak zorunda olup olmadığınızı kendinize sorun.

Örnek olarak, dışarıda yemeğe gittiğinizde, yemeği sosyal medyadan paylaşmak size ne katabilir? Bunun sizin için gerekli olup olmadığını düşünün.

Bağımlılığınızın hangi derecede olduğundan emin değilseniz, kullanımını izleyerek sosyal medyaya ne kadar zaman harcadığınızı belirleyin. Belirlemenizi yaptıktan sonra, bu zamanı kontrol altına alın ve günden günde bu süreyi azaltmaya çalışın.

Başkalarının size sürekli sosyal medyada bulunduğunuzla ilgili yaptığı yorumları dikkate alın. Bu eleştirileri alırken, yapmanız gereken sorumluluklarınızı ertelediğinizi veya yapmadığınızı düşünün. Düşüncelerinizde haklı olduğunuz kanaatine vardığınızda sosyal medya bağımlısı olduğunuzu kabul etmenin zamanı gelmiştir. İnkar etmek bu bağımlılığın üstesinden gelmenizi zorlaştıracaktır.

Kabul ettikten sonra, sosyal medyaya birkaç saatliğine ara verin ve neler hissettiğinizi değerlendirin.

Bazen sosyal medya bağımlılığı, kişinin çevresinden duyduğu ilginin az olmasıyla ortaya çıkabilir. Sorunun neyden kaynaklandığını bulmak için bu konudaki düşüncelerinizi not altına alın.

Sonuç psikolojik olarak yalnız kalmanızdan kaynaklanıyorsa bunların çözümü için yollar arayın.

Bazı kişiler için, sosyal medyayı sürekli kullanma arzusu, kendini kontrol edememesinin sebebi olarak görülebilir. Bağımlılıktan kaçamadığınızı düşünüyorsanız, o alanda eğitim almış bir terapistten yardım isteyebilirsiniz. Bu tür bir yardım alırken cesur olmalısınız. Kimse sizin deli olduğunuzu düşünmez.

Sorunu yeterince değerlendirdik. Aklınızı boşaltmak ve bu kötü alışkanlığa son vermek için sosyal medyaya ara vermelisiniz. , , Instagram, Snapchat ve benzeri bütün sosyal medya hesaplarınızı devre dışı bırakın. Bu hesaplarınızı tamamen sileceğiniz anlamına gelmiyor. 4. Madde de nasıl yapacağınızla ilgili bilgi vereceğiz.

Bu süre zarfında sosyal medya hesaplarınızı ne zaman aktif hale getireceğinizle ilgili bir zaman belirleyin. Bunu belirli aralıklarla yaparak yavaşça bağımlılığınızı azaltabilirsiniz.

İşi bir adım daha ciddileştirmek adına, telefonunuzda bulunan bütün sosyal medya uygulamalarını silmeyi deneyebilirsiniz. Ana ekranda bu uygulamaları görmemek, aklınızdan yavaşça çıkmasını sağlayabilir.

Alışkanlığınızı kendi başınıza yenemeyeceğinizi düşünüyorsanız, hesaplarınızı güvendiğiniz birisine devredin. Şifreleri değiştirmesini isteyin. Böylece hesaplarınıza girmek isteseniz bile giremeyeceksiniz. Bununla ilgili kendinize yine bir süre verin. Bu süre dolduğunda tekrar hesaplarınızın şifresini alın. Bu durumu da tekrarlayarak, yavaşça sosyal medyadan uzaklaşabilirsiniz.

Yapılan araştırmalara göre, bir bağımlılıktan kurtulabilmek için, 21 gün o bağımlılıktan uzak durulması gerekmektedir. Yazılarımızda bahsettiğimiz uzak durma süreleri, bu süreden kısa olmamasını öneriyoruz.

Sosyal medyada harcadığınız her anın, daha kalitelisini sevdiklerinizle birlikte farklı ortamlarda yaşayabileceğinizi unutmayın. Kendinize farklı ortamalar üretin derken, yeni bir dil öğrenmek için bir kursa gidebilirsiniz. Bir enstrüman çalmayı öğrenmeyi deneyebilirsiniz. Yeni bir yemek tarifi öğrenebilir veya kitap okumak için kendinize uzun zamanlar ayırmayı deneyebilirsiniz.

Sosyal medya bağımlılığınızla savaşmak için kendinizi evden dışarı atın. Arkadaşlarınızla veya eşinizle bir sinema filmine, pikniğe giderek eğlenceli vakitler geçirin. Bunlar hem eğlenceli vakit geçirmek için hem de bağımlılığınızdan kurtulmak için çok yararlı olabilecek şeylerdir.

Günümüzde en büyük iletişim aracı cep telefonudur. Cep telefonu diyoruz fakat, çoğunluk bu iletişimi sosyal medya üzerinden kurmaktadır. Arkadaşlarınızla konuşmanız gerektiğinde sosyal medyayı kullanmayın. Konuşmak istediğiniz kişiyi direkt olarak aramanız bağımlılıktan kurtulmanız için yararlı olacaktır.

Sosyal medya kullanımını durdurmanız durumunda, bu kararınızı bozmamak için ailenizle veya arkadaşlarınızla daha fazla zaman geçirin. Büyüklerinizi ziyaret ederek, onlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi deneyin. Bunları yaparken kendinizi ve çevrenizdekileri telefondan uzak tutun.

Sosyal medyadan uzaklaştınız ve kendinize ayırabileceğiniz daha fazla zaman var. Yapmak isteyip, zaman yetersizliğinden yapamadığınız şeyleri yapabilirsiniz. Belki yeni bir okula başlayıp, başarılı bir şekilde okulu bitirebilirsiniz. Kariyerinizde önemli değişiklikler yaparak hayat kalitenizi arttırabilirsiniz.

Teknolojiden, sosyal medyadan veya hayatımızdaki bir şeyden vazgeçmek çok kolay olmayabilir. Ben odaklı bir yaşam tarzını benimsememiş insanlarız.

Bu vazgeçilmezlerimize harcadığımız süreyi azaltarak, çevremizdeki insanlar değer vermemiz gerekiyor. Bu yazımızda sizlere, hayatınızda sosyal medyadan daha önemli şeyler olduğunu hatırlatmak istedik.

Siz de yorumlarda bu maddeleri çoğaltarak, yapmamız gereken şeyleri bizimle paylaşabilirsiniz.

Источник: https://webdunya.com/sosyal-medya-bagimliliginin-cozumleri/

Sosyal medya bağımlılığı dengemizi bozuyor!

Sosyal Medya Bağımlılığı

Modern çağın yeni sendromlarından biri olarak tanımlanabilecek sosyal medya bağımlılığı, özelikle akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle giderek arttı.

Görünür olma ve başkalarının hayatını takip etme isteğinin günümüzde kimileri için abartılı bir hal halini aldığını söyleyen Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, sosyal medya bağımlılığının kontrol altına alınamazsa, kaygı bozukluklarından depresyona; kişinin yaşamındaki bozulmalardan gerçek ilişkilerin zarar görmesine kadar pek çok zararı olabileceğini vurguluyor.

Sosyal ağlar bugün iletişim kurmanın ötesinde, kendini ifade etmenin en önemli araçlarından biri. Gelişmeleri anında öğrenmek, başkalarının hayatlarını takip etmek ve “ben de buradayım” demenin yolu artık sosyal medyadan geçiyor.

Bu ağlar sayesinde hem sıradan, hem de ünlü kişilerin hayatlarını yakından takip ederek duygusal bir tatmin duygusu yaşandığını belirten Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül’e göre, başkaları tarafından merak ediliyor olmak da bir haz kaynağı…

Yani kişi sadece başkalarını takip ederken değil, takip edildiğinde ve paylaşımları beğenildiğinde de aynı şekilde haz duyuyor.

Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, sosyal medyanın sunduğu cazibeleri anlatmaya şöyle devam ediyor: “Bazı kişiler kendi hayatının ya da karakterinin aslında ne kadar güzel ve düzgün olduğunu gösterme çabasına girerek mutlu oluyor. Ayrıca sosyal medya, gerçek dostlara ve ilişkilere sahip olmanın zor olduğu günümüzde, insanlara yalnız olmadığı yanılgısını da yaşatıyor.”

İNTERNET BAĞIMLILIĞINDAN KURTULMA YOLLARI

Yeni şöhret kapısı

Sosyal medya, genç yaşlı, ünlü ünsüz herkesin boy gösterdiği bir mecra haline dönüştü.

Eskiden olduğu gibi ünlü olmak için artık insanların az ya da çok yeteneklerini sergilemesi gerekmediğinden bahseden Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, onun yerine kişilerin bir şekilde evini, kendini veya fikirlerini sergileyerek, kısa sürede ‘sosyal medya fenomeni’ne dönüşebildiklerini söylüyor.

Bu yolla şöhretin çoğu kişiye çok cazip gelebildiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, “Çok sayıda kişi tarafından takip edilip beğenilmek ve üstüne bundan bir de para kazanabilmek kimileri için çok önemli” diyor.

Sosyal medya bağımlılığı nelere yol açıyor?

Sosyal medya bağımlılığı, kimine göre çok cazip yanlarına rağmen kişinin bireysel ve toplumsal yaşamında çeşitli bozulmalara ve sorunlara neden olabiliyor.

Örneğin kişi sosyal medyada o kadar çok vakit harcar hale geliyor ki, gün içinde yapması gereken işleri ihmal etmesine ya da eksik yapmasına neden oluyor. Bu da iş hayatında veya günlük hayatında aksamalara neden oluyor.

Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, bağımlılığın gerçek ilişkilerde de kopmalara yol açtığını ifade ederek, gerçek ilişkiler ve etkileşimlerde kişinin gittikçe daha başarısız hale gelebildiğini kaydediyor.

Öte yandan bu süreçte meydana gelen psikolojik sorunlara da değinen Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, bu konuyu şöyle açıyor: “Başkalarının hayatlarını takip edip bunları gerçek sanmak, bazen kişilerin kendilerini değersiz hissetmelerine ve depresyona neden olabiliyor.

Ayrıca telefon ya da bilgisayarla sürekli vakit geçirmek, kişinin vücudunda bir takım dengesizlikler yaratarak kaygı bozuklukları özellikle de panik atak için uygun bir zemin oluşturabiliyor. Ayrıca dikkat ve algıda bozulmalara da neden olabiliyor.” Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, sosyal medyanın oluşturabileceği bu tür sorunların önüne geçmek için yapılabilecekleri ise şöyle anlatıyor:

ÇOCUĞUNUZ İNTERNET BAĞIMLISI MI?

Paylaşılan her şeye inanmayın

İnsanlar sosyal medya hesaplarından çoğunlukla en iyi anlarını paylaşıyor. Yani gerçeğin bir kısmını tamamını değil! Görünenin ardında ne olduğunu bilemiyoruz.

Merak duygusu size değil, siz ona hükmedin

Başkalarının hayatlarına sürekli dahil olmak bireyselliğe zarar veriyor. Mahremiyet duygunuzun zedelenmesine izin vermeyin.

Kendinizi geliştirmenin başka yollarını arayın

İnsanların birçoğu sosyal medyayı araştırma kaynaklı kullansa da, pek çok bilgi yüzeysel ve genel geçer bilgilerden oluşabiliyor. Peki bilgi almak için okuma, araştırma ve gözlem yapmaya ne oldu?

Hayatınızdaki boşlukları sorgulayın

Sosyal medyaya aşırı takılmak, aslında hayatımızın pek de yolunda gitmediğine işaret ediyor. İşiniz mi kötü gidiyor, yoksa ilişkiniz mi? Kaçtığınız şeyleri belki de çözme vakti gelmiştir.

Gerçek ilişkiler kurun

Bugün arkadaşlıklar bile neredeyse sosyal ağlar üzerinden yaşanıyor. Halbuki yüz yüze etkileşimin yerini sanal araçlar alamaz. Zaman zaman sevdiğiniz insanlara vakit ayırıp yüz yüze görüşün.

8 GÜNDE DATA DETOKSU

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/psikoloji/haber/1043547-sosyal-medya-bagimliligi-nedir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.