Steroid Tedavisi Steroid (Kortizon) Nedir?

içerik

Kortizon Nedir, Kortizonun Yan Etkileri Nelerdir

Steroid Tedavisi Steroid (Kortizon) Nedir?

kortizon nedir, kortizonun yan etkileri nelerdir

Tıp dilinde steroid grubuna mensup ilaç ya da hormonlar şeklinde nitelendirilen ancak halk içinde daha çok kortizon olarak bilinen bu madde, esasında böbrek üstü bezlerinin kabuk bölümünden tüm vücuda salgılanan bir tür hormon olarak da tanımlanabilmektedir.

Genellikle sabah saatlerinde yoğun olarak salgılanan bu hormon, insan vücudunu günün geri kalanında yaşanabilecek pek çok olaya karşı önceden hazırlıklı hale getirme özelliğine sahiptir.

Beyinden gelen sinyallerin sonucunda salgılanan kortizonun sabah saatlerinde en üst seviyede olmasına karşın akşam saatlerinde ise en alt seviyeye indiği bilinmektedir.

İlk kez 1938 yılında keşfedilen kortizon, 1950 yılında Nobel ödülü de kazandırmış ve o yıllardan bu yana farklı pek çok hastalığın tedavisinde başarıyla uygulanmıştır.

Kullanılmaya başlandığı ilk dönemlerde yalnızca vücuttaki hormonun birebir eşi olarak uygulamaları yapılırken, bugün gelinen noktada daha güçlü etki gösterebilen ve bununla birlikte çok daha az yan etkiye sahip olan sentetik kortizon çeşitleri de üretilerek sağlık alanına armağan edilmiştir.

Kortizon Nedir

Vücutta hem yağ hem de karbonhidrat metabolizmasının düzenli şekilde işlemesinden sorumlu olan ve böbrek üstü bezleri tarafından üretilen kortizonun oluşumu vücudun anlık durumuna göre değişkenlik gösterebilmektedir.

Vücudun ısısı ve kan basıncı gibi nedenlerle gün içerisinde üretilme miktarları farklılaşabilen kortizonun sağlıklı her bir bireyde ortalama 15 ila 40 mg arasında salgılandığı bilinmektedir.

Fazla kilosu bulunan insanlarda ise vücutta kortizon üretimi yüzde 50 oranında artabilmektedir.

‘’Kortizon nedir?’’ sorusuna yanıt olarak bu hormonun doğumdan sonraki 3. haftada vücut tarafından üretilmeye başlandığı ve ölene kadar da sürdüğü bilinmektedir. Ancak nadir de olsa bazı bozukluklar nedeniyle kortizonun vücut tarafından çok az salgılandığı ya da hiçbir şekilde salgılanmadığı durumlarda dışarıdan kortizon tedavisi alınabilmektedir.

Dikkatle kullanılması gereken bu hormon, özellikle doktor kontrolü olmadan yapılan uygulamalarda hastalarda kalıcı hasarlara ve hatta ölüm gibi sonuçlara da neden olabilmektedir.

kortizon nedir

Kortizon Hangi Hastalıkların Tedavisinde Kullanılır

‘’Kortizon hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?’’ diye merak edenlere bu maddenin bugün farklı pek çok alanda tercih edilebildiği söylenebilmektedir. En çok romatizmal hastalıklar için uygulanan bir tedavi yöntemi olan kortizon ayrıca astım ve anafilaksi problemlerinde de iyileştirici etki gösterir.

Tüm bunların yanı sıra cilt ve göz rahatsızlıkları, lösemi ve miyelom gibi kan hastalıklarında da yine kortizonun gücünden yararlanıldığı bilinmektedir.

Kalp krizi sonrası meydana gelen sendromlar gibi kardiyovasküler sistemi doğrudan etkileyen sorunların dışında vücutta kalsiyum seviyesinin aşırı yükselmesiyle de tanımlanabilen hiperkalsemi durumunda ve iltihaplı bağırsak hastalıklarında yine kortizon tedavisi uygulanabilmektedir.

Sayısız hastalık için vücuda verilebilen kortizonun kullanım şekilleri ise hastalığın durumuna göre değişkenlik gösterebilmektedir.

Günümüzde kortizon tedavisinden genellikle ağızdan alınan tablet şeklinde yararlanılsa da kimi durumlarda iğne ile vücuda enjektesi yapılabilmektedir.

Tüm bunların dışında kortizon maddesinin inhalasyon yöntemi ile akciğerlere verilmesi ya da çeşitli cilt problemlerini giderebilmesi amacıyla merhem olarak vücuda sürülmesi de mümkün olabilmektedir.

Kortizonun Yan Etkileri Nelerdir

‘’Kortizonun yan etkileri nelerdir?’’ sorusuna kortizonun nasıl uygulandığına, nereye uygulandığına ve uygulama dozuna bağlı olarak yan etkilerinin kişiden kişiye değişebileceği söylenebilmektedir.

Biyolojik sisteme bağlı kortizon uygulamalarında verilen hormon ilacı nedeniyle vücutta yoğun miktarda tuz ve su tutulması gerçekleştiği için sık sık kan basıncının yükselmesi gibi kortizonun yan etkileri ile karşılaşılabilmektedir.

Kan basıncının bu şekilde yükselmesi, özellikle hali hazırda hipertansiyon hastalığından muzdarip kişilerde kötü sonuçlara neden olabilmektedir. Hipertansiyon hastası olmayanlarda uzun süreli kortizona devam edilmesi ise bu kişilerde de hipertansiyonun başlangıcına neden olabilmektedir.

Uzun süreli kortizon uygulamaları, vücutta yer alan kan şekeri değerlerini de fazlasıyla yükseltmekte ve bu nedenle diyabet gibi farklı pek çok hastalığa neden olabilmesi kortizonun yan etkileri arasında sayılabilir. Bu nedenle ‘’Kortizonun yan etkileri nelerdir?’’ diye merak edenlere şeker hastalığına sebep olabileceğinden de bahsedilebilmektedir.

kortizonun zararları Kortizonun yine uzun bir müddet boyunca hastalara uygulanması kemik erimesi problemlerine de yol açabilirken, özellikle çocuklarda gelişme ve büyüme geriliğine sebebiyet verdiği bilinmektedir. Psikolojik sorunları olan kişilere düzenli kortizon verilmesi, çoğu durumda hastaları kötüleştirebilmektedir.

Tüm bunların yanı sıra kortizonun zararları arasında adet gecikmesi ve adet düzensizlikleri, ciltte tüylenme, mide ülseri ve kas güçsüzlüğünün dışında kemik iliklerinde kan üretimiyle ilgili bazı sıkıntılar da yer almaktadır.

Bahsedilen yan etkilerin şiddeti hastadan hastaya değişkenlik gösterebileceği için kortizonun muhakkak doktor tavsiyesiyle kullanılması ve yine uzman bir doktora danışılmadan kesinlikle doz değişimi yapılmaması gerekmektedir.

Zira kortizon tedavisinde hastalara uygulanan dozların azaltılması, arttırılması ya da ilacın kullanımının aniden kesilmesi çok tehli sonuçlara sebebiyet verebilmektedir.

Источник: http://saglikloji.com/kortizon-nedir-kortizonun-yan-etkileri-nelerdir/

Steroidler

Steroid Tedavisi Steroid (Kortizon) Nedir?

Steroidler, sürrenallerde Adrenokortikotrop hormon (ACTH) kontrolü altında kolestrol’den sentezlenen ve kana salınan hormon yapısında maddelerdir. ACTH, c-AMP ve Adenilat Siklaz üzerinden aynı zamanda bu sentez işleminde hız sınırlayıcı basamak olan kolestrolden Pregnanolon oluşumunu sağlayarak sürrenal sentezi başlatır.

Sürrenallerde Zona Glomeruloza , en dışta yer alır ve mineralokortikoidleri salgılar . Bu hormonlar genel olarak vücudun su- tuz dengesini düzenler. Bu yolakta son ürün olan Aldosteronun, sürrenal bir hormon olduğu halde salınımı ACTH’dan çok Renal Renin – Anjiotensin sistemi tarafından düzenlenir. Aldosteron salınımı , vücudun sodyum ve potasyum dengesine bağlı olarak değişir.

Sürrenal orta kısmı olan zona fasikülata’da ise insan vücudu için hayati öneme sahip glukokortikoidler sentezlenir. Zona retikülaris en içte yer alır ve DHEA gibi androjenlerin sentezi buradan yapılır. Bu hormon, kadınlarda üretilen androjenin en büyük kaynağıdır.

Tüm bu tabakalardan salınım hipotalamo – hipofizer aks tarafından kontrol edilir ; Hipothalamus’dan vücut dengesine uygun olarak günün belli zamanlarında kan düzeyi değişecek şekilde salınan Corticotrop Releasing Hormon (CRH) , Hipofiz’den ACTH salgılatarak sürrenal aktiviteyi oluşturur.

Steroid hormonlar, hedef hücrede stoplazmik reseptöre bağlanır. Reseptör- hormon kompleksi, nükleusda transkripsiyon ve protein sentezini başlatarak farklı hücre ve dokularda farklı işlevler görürler.

Glukokortikoidlerin etkileri:

1) Karaciğer ve renal aminoasit tutulumu , glukoneogenez ; yani aa ve yağlardan glukoz üretilerek kan şekerinin arttırılmasını sağlar .

Steroidler, bu özellikleri nedeniyle Kontrainsüliner hormonlar olarak bilinir.

2) Akut stres durumlarında plazma glukozunu arttırarak vücutta artan enerji ihtiyacının karşılanmasını sağlar. Adrenal yetmezliklerde endojen steroid miktarı yetersiz olduğu için strese tolerans azalmıştır.

( Akut stres durumlarında salınan kortizol miktarı, normalin 10 katına kadar çıkabilmekte, bu da insan vücudunun stres karşısındaki dayanıklılığını arttırmaktadır.

) Aynı zamanda kasılabilen ve vasküler tonusu belirleyen arteriollerde bir miktar vazokonstriktör etkiye sahip oldukları için kan basıncında artışa neden olurlar.

3)Steroidler, kan tablosu üzerine önemli etkileri olan maddelerdir ve günümüzde egzojen steroid tedavisi bu nedenle oldukça sık kullanılmaktadır.

Steroidler, periferik kandaki nötrofil, eritrosit ve trombositlerin sayısını ve % Hemoglobin miktarını arttırırken başta lenfositler olmak üzere eozinofil, bazofil ve monositlerin sayısını azaltır.

Otoimmün ve allerjik hastalıklarda, malignitelerde kan tablosu üzerine olan bu etkilerinden yararlanılır.

Steroidler, gerek T, gerekse B lenfositlerin periferik kandan lenfoid sisteme dönmesini sağlarken antijenik uyarımlar sonucu enflamasyonun başlatılmasını ; savunma sistemi hücrelerinin uyarılmasını sağlayan ve antijenle aktive hale gelmiş monositler ve lenfositlerden sentezlenip ortama salınan IL-1, IL-2, PAF, Gamma INF , TNF-alfa vb. sitokinleri bloke ederek T lenfositlerin sitotoksik T hücrelere, monositlerin makrofajlara dönüşmesini engeller.

Ayrıca steroidler, güçlü bir enzim inhibitörü olan Lipokortin’in sentezini arttırır ki; bu şekilde Fosfolipaz A2 aktivasyonunu baskılayarak enflamatuar proseste önemli işlevleri olan Prostaglandin , Tromboksan A2 ve Lökotrien sentezini önler, fagositik hücrelerde lizozomal zar stabilizasyonu artırmasına bağlı olarak fagositik fonksiyonlarda azalma oluştururlar.

3)Endokrin sistem üzerine: Egzojen verilen steroidler , hipothalamo- hipofizer aksı negatif feed -back ile bloke eder ,CRH ve ACTH salgısını azaltır , GH salgısı artar , TSH yapımı azalır.

4) Yüksek steroid dozları mide asit – pepsin salgısını arttırır , aktif ülserler meydana gelir. CNS üzerine mental- emosyonel değişiklikler olur.

Gene yüksek dozlarda protein katabolizması artar ; kas güçsüzlüğü olur . Kalsiyum emilimi azalırken atılımı artar , ayrıca osteoklastik aktiviteyi de arttırdığı için ostoeporoz oluşur .

Kollagen yıkımını arttırarak yara iyileşmesinde gecikme oluştururlar( Yan Tesirler)…

Steroid çeşitleri, genelde kullanım yerlerine göre özellikleri değiştirilir;

İmmünsüpresyon ve antienflamatuar etkinlik için kullanılan formlarında Na – su tutulumunu ve vücutta volüm artışını engellemek amacıyla mineralokortikoid etkinliği azaltılmış, imsüpresyon ve antienflamatuar etkinliği arttırılmıştır.

Kısa etkiliOrta etkiliUzun etkiliMineralokortikoid etkili
HidrokortizonPrednizonBetametazonHidrokortizon
KortizonPrednizolonDeksametazonDeoksikortizon
Metil – PrednizolonParametazon
Triamsinolon

Steroid metabolizması: Kortizol, plazmada % 95 oranında kortikosteroid bağlayıcı globuline (Transkortin adı da verilen özel bir alfa-2 globulin) bağlanır.Geri kalan az miktardaki kortizol, albumin’e bağlanarak taşınır .

Karaciğer’de konjugasyonla suda çözünebilir hale gelir ve renal yolla itrah edilir. Karaciğer fonksiyon bozukluklarında steroidlerin yarılanma ömrü artar.

Sürrenal fonksiyonların değerlendirilmesinde 24 saatlik idrardaki metabolize olmamış kortizol miktarı RIA ile ölçülerek değerlendirilebilir.

Kullanıldıkları Yerler :


*Endokrin hastalıkların teşhis edilmesinde : Steroidlerin hipothalamus ve hipofizi baskılayarak ACTH salgısını inhibe etmeleri bu ilaçların tanı koyma amaçlı kulanılmasına olanak verir. En çok deksametazon kullanılır. Deksametazon supresyon testi ile Cushing sendromu etiyolojisi araştırılır.( Hipofizer adenom, sürrenal adenom ve diğer patolojilerin ayırıcı tanısı yapılır.)

* Addison hastalığında , primer, sekonder ve tersiyer sürrenal yetmezliklerde replasman tedavisi olarak kullanılır . Bu hastalarda kanda kortizol olmadığı için akut strese yanıt yoktur ve bu durum, hastaların hipotansiyon , hipoglisemi ve şok nedeniyle kaybedilebileceği tehli bir hadisedir.

Replasman tedavisi ile vücuttaki eksik kortizol , hipothalamo- hipofizer aksın bioritmine uygun bir şekilde egzojen olarak verilir. Akut stres durumlarında ise kullanılan dozlar arttırılır.

Normal kortizol salınımının ritmine uyum sağlaması için tedavide mineralokortikoid ve antienflamatuar etkinliği hemen hemen birbirine eşit olan Hidrokortizon; total dozunun 2/3 ‘ü sabah, 1/3’ü akşam verilmek suretiyle kullanılır.

Hipotansiyon belirgin ise tedaviye mineralokortikoid etkinliği fazla olan Fludrokortizon eklenir.

Steroid hormon sentez yolaklarındaki çeşitli enzimlerin kongenital yokluğu nedeniyle oluşan Kongenital Adrenogenital Hiperplazi’de kortizol eksikliği nedeniyle baskılanamayan Hipofizer ACTH hormonunun miktarındaki artış sonucu sürrenal gland hücrelerinde hiperplazi meydana gelir.

21 OH’az , 11 OH’az vb diğer enzimlerin yokluğu, sentez şelalesinde bir sonraki son ürünün yapılamaması, bir önceki ara ürün miktarının ise aşırı artması sonucunu doğurur.

Bu hastalıkta yapılması gereken tıpkı sürrenal yetmezliklerde olduğu gibi üretilemeyen son ürünlerin hazır olarak dışardan verilmesidir.

* Enflamasyona karşı;

Steroidler, daha önce bahsi geçen enflamasyonun tetiklenmesini önleyici etkileri nedeniyle günümüzde etkin olarak kullanılmaktadır.

Özellikle Non Steroid Anti İnflamatuar İlaçlar olarak bilinen ilaçların kullanılmasına rağmen hakim olunamayan , başta romatoid artrit olmak üzere kronik enflamatuar hadiseler ve bunların akut egzeserbasyonlarının tedavisinde şikayet ve semptomların efektif bir şekilde azaltılmasında kullanılır ; fakat bu türden kronik – progresif hastalıklarda steroidler kesilir kesilmez semptomlar daha da şiddetlenir.

*Vücudumuzdaki savunma sisteminin istenmeyen yan etkilerinden biri olan allerjik reaksiyonların tedavisinde kullanılırlar . Allerjinin yüzeyel semptomlarının tedavisinde topikal olarak kullanılırken, anaflaktik şok tedavisinde I.V. yoldan adrenalinle beraber kullanılırlar.

Ağır bronşial asthma ataklarında inhale beta mimetiklerin yanısıra özellikle geç faz zararlanmayı azaltmak amacıyla inhale steroid formları kullanılır.(Betametazon dipropionat , aerosol preparatları.) İnhale formların etkisiz kaldığı status asthmatikus gibi durumlarda steroidler I.V. enjeksiyon veya infüzyon olarak ( Prednizolon vb.) verilir.

* Otoimmün hastalıklar:

Sistemik sklerozis dışındaki bağ dokusu hastalıklarında (Sistemik Lupus Eritematozis, Poliarteritis Nodosa, dermatomiyozitis , vaskülitler v.s). iyi sonuçlar alınır. Başlangıçta semptomlar düzelene kadar yüksek dozda ( 1mg/kg veya daha fazla ) kullanılır, sonra doz tecriden azaltılır.

*Cilt ve göz hastalıkları: Allerjik dermatitler, kontakt dermatitler, intertrigo, cheloid, alopecia areata, seboreik dermatit, n sklerozis vb.

hastalıklarda topikal olarak , Pemfigus, eksfoliatif dermatit gibi ciddi hastalıklarda ise sistemik uygulanırlar. Cilt üzerine uzun süreli uygulamalarda atrofi meydana gelebilir. Allerjik konjonktivit, blefarit’te lokal formları uygulanır .

Lokal uygulama göz içi basıncını arttırabilir, viral hastalıklarda ve skar dokusu üzerine uygulanmamalıdır.

*İmmünsupresif olarak :

Steroidler, immün sistemin ; organizma aleyhine çalıştığı bazı durumlarda (organ transplantasyonu sonrası allograft reddini önleme de, aplastik anemi , minimal lezyon hastalığı, membranöz glomerulonefrit, serum hastalığı, Otoimmün hemolitik anemiler, İ.T.

P…) baskılanmasında primer olarak ve yüksek dozlarda kulanılan ilaçlardır. Bazen immünsüpresif etkinliği arttırmak için sitotoksik bir ilaç olan Siklosporin ile kombine edilir. En çok kullanılan Prednizon’dur.

Tedavi başlangıcında 6 – 10 hafta kadar 3 – 5 mg/ kg/ gün ( erişkin dozu: 200 – 400 mg/ gün ) dozunda oral olarak verilir, sonra doz azaltılır ( 40 mg) ve gün-aşırı tedaviye geçilir, gerekirse yanına sitotoksik bir ilaç ilave edilir.

Pulse ( darbe ) tedavi : Gün aşırı tedavide iki günlük dozun sabah erken vakitlerde ( sabah saat 7 ile 8 arası ) I.V. infüzyonla verilmesi .

* Antineoplastik olarak kemoterapi protokollerinde yer alırlar. Özellikle periferik kanda lenfosit öncüllerinin çok fazla arttığı lösemi’lerde steroidlerin , periferde lenfosit sayısını azaltıcı etkisi nedeniyle kullanılır.

*Diğer: Vital fonksiyonların teh altına girdiği durumlarda; Septik şokta, Addison krizinde yüksek dozlarda ( 300 mg Hidrokortizon I.V. inf. , gerektiğinde tekrarlanarak) kullanılır. Posttravmatik durumlarda , kafa içi basınç artışı sendromunda , beyin ödeminde , nöron stabilizasyonu ve dayanıklılığının arttırılmasında kullanılır.

Aspirasyon pnömonisi, toksik ve irritan gaz inhalasyonu veya başka nedenlerle oluşan pulmoner ödemin tedavisinde,( ARDS).

Çeşitli nedenlerle ( malignite, Granülomatöz hastalıklar, hiperparatiroidizm …) oluşan hiperkalsemi tedavisinde,

Akut Romatizmal Ateş ‘de kardiyak tutulum olduğunda,Good – Pasture sendromu , Oto immun hepatit, sklerozan kolanjit, Miastenia gravis, enflamatuar barsak hastalıkları, ağır bakteriyel enfeksiyonlarda organ hasarını azaltmak amacıyla kullanılırlar.

YAN ETKİLER:

Kortikosteridlerin uzun süre ve yüksek dozda kullanılması çok sayıda ve ciddi olabilen yan tesirlerin oluşmasına neden olur. Bunlardan en önemlisi İyatrojenik Cushing Sendromu’dur. Klasik olarak aydede yüzü, buffalo hörgücü, sentrpedal yağlanma ( ince ekstremiteler, geniş gövde) , yüksek doz kortikosteroidlerin vücuttaki yağ yerleşim düzenini bozmasına bağlıdır.

Mineralokortikoid etkinliğin artması, Na – su retansiyonu , intra – ekstravasküler volümde artış, hipertansiyon ve ödeme neden olur . Steroidlerin kollagen yapımını bozması , yıkımını arttırması nedeniyle ciltte atrofi, strialar, yara iyileşmesinde gecikme, telenjiektaziler , küçük travmalarla bile ekimozlar meydana gelir.

Androjen hormon miktarındaki değişmeler nedeniyle jinekomastia, hirsutizm, akneler oluşur. Steroidlerin kemik metabolizmasına olan yan tesirleri nedeniyle osteoporoz olur, kalsiyum atılımı artar, emilimi azalır.Aşırı miktarlardaki kortizol, protein katabolizmasını arttırarak myopati, kaslarda güçsüzlük ve atrofi yapar .

Mide asit salgısı artar, peptik ülserler meydana gelir, glukoneogenez ve glikojenoliz artar, kan şekeri yükselir, sekonder Diabetes Mellitus gelişir .

Kortikosteroidler, immüniteyi baskıladıkları için enfeksiyonlara yatkınlık artar; özellikle hücresel immünitenin baskılanması, viral ve fungal enfeksiyonların gelişmesini kolaylaştırır. Tüberküloz alevlenmesi olabilir.Bunun dışında diğer bakteriyel patojenlerle oluşan enfeksiyonlarda da sepsis gelişme riski artar.

Uzun süre steroid kullanımı psişik bozukluklar yaratabilir; kişilik değişiklikleri, psikozlar hatta steroidin ruhsal eksitatör etkisi nedeniyle bağımlılık yapabilir.

Çocuklarda uzun süre ve yüksek dozda kullanılması büyümeyi durdurur. Gün aşırı uygulamayla bu sorun bir ölçüde asgariye indirilebilir.

Egzojen steroidler, aldosteron benzeri etkinlik gösterirler; Na – su retansiyonu, hipertansiyon ve ödemlere yol açması yanında eğilimli hastalarda konjestif kalp yetmezliği ortaya çıkartabilir.

Aldosteronun Potasyum atılımını arttırma etkisi de olduğu için şiddetli Hipokalemi sonucu motor güçte azalma , paralitik ileus, aritmiler ve kardiyak diastolik asistoli olabilir.

Ortaya çıkan ödem tablosunun tedavisinde diüretik kullanırken hipokalemik etkinliğe dikkat edilmeli; gerekirse potasyum replasmanı yapılmalıdır.

Diğer yan tesirleri; lokal uygulandıkları gözde korneal ülser, glokom, katarakt ve viral enfeksiyonlarda alevlenme yapabilirler. İntra- kranial basınç artışı, hiperkoagulabilite, Tromboza eğilim, konvülziyon yapar, Ateroskleroz’u hızlandırırlar.

Sağlıklı günler dileğiyle..

Prof. Dr. Cengiz Kırmaz

Источник: http://www.populermedikal.com/2000/07/10/steroidler/

Kortikosteroid İlaçlar – Acil TIP

Steroid Tedavisi Steroid (Kortizon) Nedir?

Kortikosteroidler, romatizmal hastalıkların ve romatizma dışı pek çok hastalığın tedavisinde çok geniş kullanıma sahiptir. Romatoloji alanında glukokortikosteroidlerin kullanımı 1949-1950 yıllarına dayanır. Güçlü bir antiinflamatuar ve immünmodülatör etki gösterir.

Sentetik kortikosteroidler, mineralokortikoid etkileri azaltılmış, buna karşın glukokortikoid etkileri güçlendirilmiş kortizon türevleridir. Klinik kullanımda en sık kullanılan glukokortikoidler, prednison, prednisolon, metilprednisolon ve deksametason’dur.

Deflazokort gibi antiinflamatuar etkisi var olan, glukokortikoid yan etkileri azaltılmış bazı türevler de klinik kullanıma girmiştir. Romatoloji alanında çoğunlukla yarı ömürleri 12-36 saat arasında değişen steroid preparatları, sistemik veya lokal formlarda kullanılabilir.

 Triamnisolon gibi bazı kortikosteroid preparatlarından özellikle eklem içi enjeksiyonlarda faydalanılır.

Kortikosteroidlerin Etki mekanizmaları :

  • İnflamasyon bölgesine lökosit akışını baskılar.
  • Lökosit, fibroblast ve endotel hücre fonksiyonunu etkiler.
  • İnflamatuar olaylarda etkili olan humoral faktörlerin etkilerini baskılar.
  • Dolaşımdaki monositlerin, T hücrelerin, eozinofillerin ve bazofillerin sayılarını azaltır; nötrofillerin sayılarını artırır.
  • Monositlerin ve makrofajların hücre yüzeyindeki MHC klass II moleküllerinin ve Fc reseptörlerinin ekspresyonunu azaltır ve ayrıca bu hücreler tarafından IL-2, IL-6, TNF-alfa gibi proinflamatuar sitokinlerin sentezini baskılar.
  • Gecikmiş tip aşırı duyarlılık reaksiyonunu engeller. T lenfositler ile ilişkili olan IL-2 oluşumunu inhibe eder.
  • B lenfositler ve antikor yapımı üzerine etkileri çelişkilidir. Ancak kronik kullanımda hipogammaglobulinemi’ye neden olabilir.

İnflamasyonda önemli fonksiyona sahip, endotel hücreleri üzerine etki ederek, damar geçirgenliliğini azaltır. Ayrıca endotel hücrelerinin adezyon molekül ekspresyonunu azaltır; IL-1 ve prostaglandin oluşumunu baskılar.

Hem endotel hem de düz kaslardaki endotelin reseptörlerinin ekspresyonunu inhibe eder.Özellikle yüksek doz kullanımda kronik inflamasyonda rolü olan fibroblastları baskılar. Kollajen, elastin ve glikozamin oluşumunu inhibe eder.Eritrositler dahil pek çok hücre immünglobulin Fc kısmı için, Fc reseptörü taşırlar. Kortikosteroidler, bu reseptörünün ekspresyonunu azaltırlar.

Retiküloendotelyal sistem hücrelerinde bu reseptörün azalması, antikor kaplı eritrositlerin ve trombositlerin klirensini azaltarak, otoimmün hemolitik anemide ve otoimmün trombositopenide faydalı etkisini ortaya çıkarır.Yüksek doz steroidler, replikasyonu inhibe ederek, kollajen ve osteokalsin sentezini baskılayarak, kemik formasyonunu azaltır.

Ayrıca, PGE1 ve PGE2’nin kemikte sentezini ve anjiogeneze sebep olan vasküler endotelyal büyüme faktörünü de inhibe eder.Kortikosteroidlerin önemli klinik etkilerinden biri de antiinflamatuar etkileridir. İnflamasyonun gelişiminde pek çok humoral faktör rol alır. Bunların başında prostaglandinler ve sitokinler gelir.

Glukokortikoidlerin önemli etkileri özellikle lipokortin başta olmak üzere bazı proteinlerin sentez hızını artırarak ortaya çıkar. Lipokortin’in antiinflamatuar etkisi, membrana bağlı fosfolipidlerin araşidonik asite dönüşümünü sağlayan fosfolipaz A2 enzimini inhibe etmek suretiyledir. Neticede glukokortikoidler, prostaglandinlerin, lökotrinlerin ve oksijen radikallerinin oluşumunu etkiler.

Kortikosteroidler, lipokortin oluşumunu uyararak IL-1, IL-2, IL-2 reseptör, INF-alfa, TNF gibi sitokinlerin oluşumunu da inhibe eder.Kortikosteroidler, kollajenaz, elastaz ve plazminojen aktivatör gibi proinflamatuar enzimlerin sentezini de baskılar

Kortikosteroidlerin yarılanma zamanlarına göre ayrımı

1- Kısa etkili (36 saat):Parametazon, deksametazon, betametason

Steroidler                    MiktarGlukokortikoid     EtkiMinerolokortikoid Etki  Piyasa formları
Kortizol20 mg11
Hidrokortizon20 mg 11Genkort® 10 mg tb, Solu-Cortef® amp
Prednizolon5 mg40.8Deltacortril® 10 mg tb) 
Metilprednizolon4 mg50.5Prednol-L® 4-8-16 mg tb, Prednol® 
Deksametazon0.5 mg300Dekort® 0,5-0,75 mg tb 

Источник: https://xn--aciltp-t9a.com/kortikosteroid

Kortikosteroidler – nedir bu?

Steroid Tedavisi Steroid (Kortizon) Nedir?

12 August, 2017

steroidler – nedir bu?Adrenal korteks hormonları, yanı sıra bir isim verilir tedavisinde büyük potansiyele sahip sentetik uyuşturucuların bir grup tarafından Sentezlenen.

Günlük yaşam içinde onlar steroid olarak tanımlar.Bu hormonların lokal uygulama imkanı ölçüde yaygın yan etki riskini azalttı.Sentetik glukokortikoidler vücutta iltihap gelişimini inhibe.

Böyle kortizol, kortizon ve kortikosteron olarak

Türleri

glukokortikoidler Glukokortikoidler, – adrenal korteks doğal steroid hormonlar.Bunların ana üretim sirkadian ritim uygun olarak gerçekleştirilir.Yüksek bir vücut stantlarda daha büyük bir sayı bu hormonları ihtiyacı var.Onlar kiriş ve adrenal korteksin retiküler tabakasında progesteron kaynaklanır.

Kan transcortin içinden taşınmaktadır.Glukokortikoidler hücre içi reseptörleri üzerinden hareket ederler.Bunlar, karbonhidratlar, protein ve yağ metabolizmasını etkiler.Bu hormonlar de çok anti-inflamatuar steroid olarak adlandırılan, enflamatuar süreçleri inhibe etmektedir.

İnsan vücudunda ciddi stres aşmak için gerekmektedir.

hormon

Sentetik steroid Sentetik formları – bu nedir?Terapötik ajanlar bir steroid olarak konuşulduğu bilinen steroidler (kortikosteroidler) sentetik kullandı.Bunlar doğal bileşiklere göre daha güçlü anti-enflamatuar aktivitesi bulunmaktadır.

farmakolojik tedavi – özellikle anti-inflamatuar ilaçlar, en az – bir anti-alerjik ve immünosüpresif ilaçların kullanılan steroidler gibi.Yaygın olduğunda adrenal yetmezlik tedavisinde kullanılmaları.Başlıca işlem, yani, inflamatuar tepkilerin inhibisyonudur. E. iltihap aracılarının üretiminde azalma ile sonuçlanan, fosfolipaz A2 engelleme olarak.

Tipik olarak, hormon tedavisi ciddi yan etkileri görünümünü neden olmayan standart bir doz kullanılır.Günün ilk yarısında, yani, vücut kortizol sekresyonu fizyolojik ritmi ile uygun olarak tek bir doz olarak, bu ilaçları almak en iyisidir.Glukokortikosteroid tedavisi (adrenal kortekste atrofi önlemek için) tedavinin son aşamasında hormon dozu tedrici bir azalmaya yol açmaktadır.

Steroids ağızdan uygulanabilir ve akut durumlar (yaşam tehdit varlığında) olabilir – damar içinden enjeksiyon ya da enfüzyon yolu ile.Bunların kullanımı, yani, kontrol edilmesi gerekir.

Olası yan etkileri göz önünde bulundurularak, bu açık bir şekilde tanımlanmış bir gösterge olup E. geçerlidir.

Dozlar her hasta için ayrı ayrı ayarlanmalıdır, hastalığın şiddetine bağlı olarak değiştirilmelidir.

kortikosteroidler, Cilt

adrenal hormonları, anti-enflamatuar, bağışıklık-baskılayıcı, anti-pruritik etkileri vardır.Çıktıkları cilt hastalıklarına dermatolojide kullanılmaktadır.Topikal kortikosteroidler – dermatolojik hastalıkların tedavisi için en yaygın olarak kullanılan ilaçlara ilişkin araçlar.Özellikle tedavisinde kullanılabilir:

  • egzama;
  • dermatit;
  • eritem.Sedef hastalığı tedavisinde kullanılan

merhem kortikosteroitler yer alır.Ayrıca cilt uygulanan jeller, kremler, losyonlar iltihabı ve kaşıntı belirtileri giderici için.Steroid içeren sıvılar kafa derisi üzerinde kullanılması tavsiye edilir.

Sürekli tedavi ile ya da nadir durumlarda olduğu gibi, steroid maddelerin kullanımı, bu (yan etkileri önlemek için) zayıf ilaç kullanılması tercih edilir.

Bronşların iltihabı tedavisinde kullanılan tüm ilaçların solunum sistemi

Hormonal fonlarının tedavisinde

steroidler, steroidler vardır.Ne olduğunu ve ne ilaçlar daha yakından bakmak, romatizma tedavisinde kullanılır.Romatoid hastalığı tedavi sürecinde sınırlamaları vardır.Steroid ilaçlar sadece kısa bir süre için kullanılabilecektir.Ancak, çoğu zaman ateş belirtileri mücadelede kullanılan (hastalığın aktivasyonu sırasında).Bu gruptaki ilaçlar da omurga eklem iltihabı tedavisinde kullanılır.Romatizmal hastalıkların tedavisinde en sık kullanımı ile kortikosteroidler:

  • prednizon, prednizolon, – en azından (oral) deksamitazon;
  • metilprednizon, betametazon.

Kortikosteroidlerin (kortizon, prednizon, prednizolon, deksametazon) kendi değeri hematopoietik sistemi hastalıkları için en yaygın olarak kullanılan bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaçların grubudur.

Onun patogenezi iltihabi reaksiyonlar ve otoimmün fenomen olabilir.Prednizon ve ciddi vakalarda – metilprednizon trombositopeni ile ilişkili anemi tedavisinde intravenöz kullanılmaktadır.

Trombosit sayısında bir artışa yol açar gibi steroidlerin bir kanama eğilimi de kullanılabilir.Hastalığı halinde adrenal yetmezlik

bölgesindeki

yan etkileri nedeniyle Adrenal korteks hormonları alınan sinir sistemi ve vücudun metabolizması üzerine etkisi ortaya çıkar.Bu gruptaki ilaçların uzun bir süre için ya da yüksek dozlarda kullanıldığı zaman yan etki riski artar.Onların tipi, sıklığı ve şiddeti ilacın türüne en bağlıdır.

kortikosteroidlerin yan etkileri ayırt edilebilir: Çünkü, kan glukozunda

  • artış (steroidler, ensülin aksiyonunu zayıflatabilir);
  • diyabet riskini arttıran;
  • mide ülseri ve duodenum ülseri riskini arttırdığını;
  • çocuk osteoporoz ve geç gelişim;
  • Cushing sendromu;
  • ruhsal bozukluklar (uykusuzluk, ruh hali, manik-depresyon, şizofreni);Epilepsi hastalarında
  • nöbetler;
  • adrenal yetmezlik;
  • hipertansiyon.Ayrıca

, büyük dozlarda glukokortikoid ilaçların kullanımı, mukoza zarının kanama oral kandidiyazis ve sinüs enfeksiyonları, ağız kuruluğu, ses kısıklığı, öksürük, gelişimini destekler.

Источник: https://healthtipsing.com/tr/pages/71500

Steroid Nedir? Steroid Kullanımı ve Yan Etkileri

Steroid Tedavisi Steroid (Kortizon) Nedir?

Vücut geliştirme ile ilgilenen herkesin merak ettiği steroidler hakkında bilmeniz gereken tüm bilgileri bu içerikte bulabilirsiniz.

Steroidler Nedir ve Kullanım Alanları Nelerdir?

Vücut geliştirme ile ilgilenen çoğu kişinin en az bir kere kullanmayı düşündüğü ve hızlı kas gelişimi için tercih edilen steroidler hakkında yeterli bilgiye sahip misiniz? Steroid nedir?, steroid kullanımı ve yan etkileri gibi konular bilmeniz gereken birçok detay bulunmaktadır. Steroidler aslında çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ilaç sınıfına verilen isimdir. Steroidler kanser gibi sorunlar nedeniyle testisleri alınan erkeklerin cinsel özelliklerini koruyabilmeleri veya hipofiz bezindeki sorunların çözümü için ya da kanser sonrası kas kaybını tedavi etmek amacıyla kullanılabilmektedir. Tüm bu ağır tıbbi sorunların yanı sıra steroidler metabolizmanın düzenlenmesi, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, kas ve kemik kütlesinin arttırılması gibi çeşitli tıbbi amaçlar için de tercih edilebilmektedirler.

Bu içeriğe göz atın: Vücut Geliştirmede Antrenman Süresi Ne Kadar Olmalıdır?

Anabolilk Androjenik Steroidler (AAS)

Vücut geliştirme ile ilgilenen kişiler tarafından tercih edilen steroidler, anabolik androjenik steroidler olarak adlandırılır ve kas kütlesinin arttırılması için kullanılır. Günlük kullanımda ise anabolik steroidler olarak adlandırılmıştır.

  Anabolik steroidler testosteron hormonunun vücuttaki etkisini taklit etmek amacıyla üretilmiş olarak sentetik ilaçlardır. Testosteronlar vücutta kolesterolden elde edilir ve kas dokuları üzerinde etki gösterir.

Testosteron üretildikten sonra bir vücut hücresine gider, oradaki reseptöre bağlanır ve protein sentezinin başlamasını sağlar ve bu sayede de kas gelişimine katkıda bulunur. Protein sentezinin başlaması ile yenilenme ve gelişme süreci başlar.

Özellikle vücut geliştirmenin de dışında düşünüldüğünde genel sağlık açısından bakıldığında protein sentezinin vücutta arttırılması ile hastalık ve yaralanmalar sonrasındaki iyileşme süresi de kısaltılabilir.

Bu içeriğe göz atın: İsveç Diyeti İle Kilo Vermek ve Zayıflamak

Tıbbi amaçla tercih edilen steroid kullanımında genel olarak hastalara tek bir tür steroid verilir. Verilen steroid dozu ise dikkatli olarak takip edilir ve vücudunun doğal olarak ürettiği miktarları geçmemesine özen gösterilir.

Sportif amaçlı olarak steroid kullanımını tercih eden kişiler ise tıbbi amaçlı kullanılan tek türün aksine birden fazla steroid türünü önerilen doz miktarının 10 ile 100 katına kadar alarak uygulamayı tercih etmektedirler. Özellikle vücut geliştirme konusunda steroid kullanımının son derece bilinçsiz, doktor kontrolü olmadan ve tehli seviyelerde yapıldığı söylenebilir.

Özellikle düşük fiyatlarla elde edilebilen birçok steroidin sahip olması gereken içeriğin çok daha azına sahip olduğu su, boya ve fıstık yağı gibi ürünler içerebileceği de unutulmamalıdır.

Bu içeriğe göz atın: Testosteron ve Vücut Geliştirme

Bu içeriğe göz atın:  Antrenman Performansı Arttırma: EMOM Antrenmanı

Steroid Yan Etkileri

Steroid kullanımı kaynaklı olarak birçok yan etkinin görülmesi söz konusu olabilir. Özellikle steroid kullanımı sonrasında kansere kadar varabilen ciddi yan etkiler görülebilir.

Ancak bir çok kişi bu kestirme yolu kullanarak amaçlarına ulaşmaya çalışmaktadır. Bunun sonucunda ise meydana gelebilecek tıbbi sorunların ise aşılması bazı durumlarda mümkün bile olmayabilir.

Steroid kullanımı kaynaklı olarak vücutta meydana gelmesi muhtemel yan etkileri ise başlıklar haline okuyabilirsiniz.

Beyin İle İlgili Yan Etkiler

Yapılan bazı bilimsel çalışmalar sonucunda yüksek testosteron seviyesine sahip kişilerin agresif davranışlar sergilemeye yatkın olduğu veya sergilediği belirlenmiştir. Steroid kullanımı kaynaklı olarak kişilerde bu tarz benzeri saldırgan davranışlar görülebilmektedir.

Ayrıca yüksek dozajda steroid kullanan kişilerde psikotik sendromlardan gözlenmiştir. Bunlarla birlikte uyku düzeninin bozulması, nedensiz mutluluk, aşırı paranoya, depresyon ve ani ruh hali değişiklikleri gözlenmiştir.

Steroid kullanımının beyinde uyuşturucu etkisi yaptığı ve buna bağlı yan etkilerin görülmesine neden olduğu söylenebilir.

Yüz İle İlgili Yan Etkiler

Steroid kullanımı ile birlikte vücutta su tutma eğilimi gözlenir. Bunun sonucunda özellikle yüz bölümünün daha yuvarlak görünmesine neden olacak ödemlerin oluşması söz konusu olabilir. Özellikle kadınlarda ise bu etki yüzde kıllanma-tüylenme şeklinde görülür. Bunun yanında ağır bir ağız kokusu, kadınlarda ses kalınlaşması ve sivilcelenme meydana gelebilir.

Göz İle İlgili Yan Etkiler

Uzun süreli steroid kullanımı sonucunda gözlerde enfeksiyon meydana gelebilir katarakt ve glokoma (Göz tansiyonu: Göz içi sıvısının iyi boşalmaması yüzünden göz tansiyonunun artması gibi rahatsızlar söz konusu olabilir.

Saç İle İlgili Yan Etkiler

Steroid kullanımı sonucunda vücuttaki yüksek testosteron seviyesinin dihidtestosterona dönüşmesi sebebiyle saç folikülleri küçülür ve saçlar incelir. Bunun sonucunda da normalde erkeklere özgü olan kellik kadınlarda da meydana gelebilir. Steroidlerin uzun süreli kullanımı sonucunda ise saç folikülünde meydana gelen küçülme kalıcı hale gelir ve kalıcı kellik söz konusu olabilir.

Kalp İle İlgili Yan Etkiler

Steroid kullanımı sonucunda meydana gelen yan etkiler içinde belki de önemlisi kalbi etkileyenlerdir. Özellikle herkesin dikkat etmesi gereken kalp sağlığına steroid kullanan kişilerin çok daha fazla dikkat etmesi gerekmektedir.

Ancak ciddi bir kardiyovasküler rahatsızlık meydana gelene kadar bu konu birçok kişi tarafından göz ardı edilmektedir. Steroidlerin uzun süreli kullanımı kalp hastalıklarına, kolesterol seviyesinin yüksek miktarlara ulaşmasına ve damar duvarlarında kolesterol oluşmasına neden olur. Bunun sonucunda da inme veya kısmi felç olabilir.

Tüm bunların yanında kas basıncının artması ve damarlardaki kan pıhtıların kan akışını bozması nedeniyle kalp krizi meydana gelebilir.

Bu içeriğe göz atın:  Antalya'nın En İyi Diyetisyeni

Mide İle İlgili Yan Etkiler

Steroid kullanımı sonucunda midede şişme hissi, bulantı, bulanıklık hissi, mide duvarında tahriş ve mide asidindeki artış en çok rastlanılan yan etkilerdir.

Böbrek İle İlgili Yan Etkiler

Vücut geliştirme ile ilgilenen herkesin en çok dikkat etmesi gereken organlardan birisi de böbreklerdir. Çünkü vücuda alınan tüm kimyasal ve sentetik ürünler böbrekler üzerine fazladan yük oluşturur.

Atık maddelerin kandan uzaklaştırılması, tuz ve su seviyelerinin düzenlenmesi için sağlıklı böbreklere sahip olunması gerekmektedir. Bunların yanında böbrekler kan basıncını düzenler. Steroid kullanımı sonucunda kan basıncından meydana gelebilecek artışlar böbreklere ve filtreleme sistemine doğrudan zarar verir.

Böbreklerde meydana gelen steroid kullanımı kaynaklı rahatsızlıklar genellikle kan pıhtılaşmasını engelleyecek seviyeye ulaşan kullanımlardan son görülmektedir. Bununla birlikte steroid kullanımı ile birlikte kişiler yüksek miktarda protein almaya başlarlar. Bu da böbrekler üzerinde fazladan bir yük oluşturur.

Bu yükün yanında böbreklerin filtreleme işleminde yetersiz kalması sonucunda böbrek taşları da oluşabilir.

Karaciğer İle İlgili Yan Etkiler

Karaciğer kandaki zararlı toksinleri süzmek ve vitamin/mineral gibi bazı önemli besin maddelerinin depolanması görevini yapar. Karaciğer vücutta protein, kolesterol ve şeker gibi kimyasalların yönetimi ve kullanımı konusunda da görev yapar.

Gıdaların sindirimi sırasında safra üretiminde de yardımcı olan karaciğer üzerinde steroid kullanımı geri dönülemez hasarlara ve kansere neden olabilir. Özellikle sahte veya kalitesiz steroidlerin kullanımı sonucunda karaciğerin bu ürünler kaynaklı toksik atıkları temizleme kabiliyeti azalır ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma meydana gelir.

Bunun sonucunda da cildin ve gözlerin sararmasıyla ortaya çıkan sarılık nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşanabilir.

Göğüs İle İlgili Yan Etkiler

Uzun süreli steroid kullanımı sonucu göğüs bölgesinde jinekomasti (meme oluşumu/gelişimi) çok yaygın olarak görülen bir rahatsızlıktır. Böyle bir durumun oluşması sonucunda estetik cerrahi müdahelesi yapılması gerekebilir. Kadınlarda ise bu durumun tam tersi olarak göğüslerde küçülme görülebilir.

Kemikler İle İlgili Yan Etkiler

Ergenlik ve gençlik döneminden itibaren başlayan steroid kullanımı sonucunda epifiz bezlerinin erken kapanmasına ve bunun sonucunda kemik gelişiminin yavaşlamasına neden olur. Bunun sonucunda ise boy kısalığı, kemik ağrısı ve kemik gelişimi sorunları görülebilir.

Kas ve Tendonlar İle İlgili Yan Etkiler

Steroid kullanımı sonucunda vücut geliştirme ile ilgilenen kişiler kendilerini daha güçlü hissederler. Bunun sonucunda da antrenmanlarda daha fazla ağırlık kaldırmaya çalışırlar. Bu durumlarda ise kaslar ve tendonlar gereğinden fazla zorlanarak zedelenebilir veya kopabilir.

Deri/Cilt İle İlgili Yan Etkiler

Steroid kullanımı derideki gözenekleri etkiler ve pürüzlü bir deriye sahip olunmasına neden olabilir. Bununla birlikte yaygın olarak yüzde ve sırtta sivilcelenme görülebilir. Ayrıca hızlı kas gelişimi nedeniyle vücudun bazı bölgelerinde gerilmesi, incelme izleri görülebilir. Karaciğer üzerindeki yan etkileri nedeniyle ciltte sararma da görülebilir.

Bu içeriğe göz atın:  Yağ Yaktıran Besinler

Prostat Bezi İle İlgili Yan Etkiler

Prostat bezi erkeklere özgüdür ve mesanenin hemen altında bulunur. Prostat bezi özellikle meninin önemli bir bileşeni olan prostat sıvısının üretimi ve sperm aktivitesi üzerine etkilidir. Steroid kullanımı ile birlikte prostat bezinde hacimsel olarak büyüme meydana gelebilir.

Prostat bezinin büyümesi ile de sidik torbasına baskı uygular, idrar içinde parazite neden olabilir. Tüm bunların yanında prostat bezinde meydana gelebilecek herhangi bir değişiklik erkeklerin cinsel performansı üzerinde de etkili olur.

Ayrıca sperm sıvısında ciddi oranda artış ama bununla birlikte sperm kalitesinde düşüş görülebilir.

Cinsel Performans İle İlgili Yan Etkiler

Steroid kullanımı testislerin normal işlevinin azalmasına neden olur. Steroid kullanımının uzun süreli olması nedeniyle vücutta testosteron seviyesi yükselir buna bağlı olarak vücut doğal testosteron üretimini durdurur.

Bu üretimin ihtiyaç doğrultusunda tekrar başlaması ise belirli bir süre alır.

Özellikle steroid kullanımına son verilmesinin ardından vücudun doğal döngüsüne tekrar kavuşması zaman alacağı için bu sürede cinsel performansta düşüş, ereksiyon sorunları ve iktidarsızlık görülebilir.

Kadınlar İçin Steroid Kullanımı

Günümüzde artık kadınlar da erkekler gibi antrenman performansını, kas gelişimini ve gücünü arttırmak için steroid kullanmayı tercih edebiliyor.

Ancak aynı erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da steroid kullanımı sonucunda ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilecek yan etkiler söz konusudur.

Kadınlarda görülmesi muhtemel yan etkiler yüz ve göğüs bölgesinde kıllanma/tüylenme, saçlarda azalma/kellik, ses kalınlaşması, göğüslerde küçülme, adet döngüsünde bozulma ve klitoral genişleme olarak sıralanabilir.

Yukarıda bahsedilen tüm yan etkileri okuduktan sonra steroid türü sentetik maddeleri kullanırken iki kereden daha fazla düşünmeniz gerektiği rahatlıkla söylenebilir. Sağlıklı bir ve amaçlarınıza göre hazırlanmış bir diyet programı ile birlikte uygulayacağınız antrenman programı ile hedeflerinize belki biraz daha uzun sürede ancak doğal bir şekilde ulaşabilirsiniz.

Not: Bu içerikte steroid kullanımı sonucu meydana gelebilecek yan etkilere ilişkin görseller rahatsız edici olabileceği gerekçesi ile paylaşılmamıştır.

Bu içeriğe göz atın: Basen Eritmek ve Sıkı Kalçalar İçin Antrenman Programı

  • Steroid Nedir? Steroid Kullanımı ve Yan Etkileri içeriği ile ilgili değerlendirmelerinizi ve aklınıza takılan soruları yorum bölümü aracılığı ile paylaşabilirsiniz.

Not: Tüm antrenman programları, egzersizler ve hareketler tamamen öneri amaçlıdır. Spor yapmadan önce mutlaka bir uzmana danışmalısınız.

Источник: https://www.kasveguc.com/steroid-nedir-steroid-kullanimi-yan-etkileri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.