Stres migrenin en önemli nedeni!

Migrenin Nedenleri ve Tedavisi, Migren Neden Olur? » Faydasıbu

Stres migrenin en önemli nedeni!

Migren genellikle başın sadece bir tarafında şiddetli zonklama şeklinde kendini belli eder. Sıklıkla bulantı, kusma ve ışığa ve sese aşırı hassasiyet migrene eşlik eder.

Migren atakları, saatler hatta günler sürebilen ciddi derecede ağrıya neden olabilir ve ağrı sizi tamamen devre dışı bırakacak kadar şiddetli olabilir.

Aura olarak bilinen uyarı semptomları baş ağrısı öncesi veya baş ağrısıyla birlikte görülebilir. Bunlar arasında ışığın yanıp sönmesi, kör noktalar veya yüzün bir tarafında veya kolunuzda veya bacağınızda karıncalanma şeklinde kendini göstermektedir.

İlaçlar, bazı migrenlerin önlenmesine yardımcı olur ve migrenden kaynaklı ağrıları azaltır. Doğru ilaçlar, bitkisel tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleri ile birlikte yardımcı olabilir.

Migrenin Belirtileri Nelerdir?

Migren genellikle çocukluk, ergenlik ya da erken erişkinlikte başlar. Migren dört aşamalı ilerleme gösterebilir: prodrome, aura, baş ağrısı ve post-drome, ancak tüm aşamaları yaşamayabilirsiniz de…

Prodrom Aşaması

Bir migrenden bir veya iki gün önce yaklaşan migreni uyaran şu değişiklikler farkedebilirsiniz:

  • Kabızlık
  • Depresyondan öforiyete kadar ruh hali değişir
  • Aşırı yeme isteği
  • Boyun tutulması
  • Artan susuzluk ve idrara çıkma
  • Sık sık esneme

Aura (atmosfer) Aşaması

Aura, migren öncesi veya sırasında ortaya çıkabilir. Çoğu insan, aurasız migren geçirir. Auralar sinir sisteminin semptomlarıdır. Genellikle görme bozuklukları, örneğin yanıp sönen ışıklar veya dalgalı, zikzak görüntü.

Bazen auralar ayrıca duyu, hareket (motor) veya konuşma (sözlü) işlevlerinizi de etkileyebilir. Kaslarınız güçsüzleşebilir veya sanki biri size dokunuyor gibi hissedebilirsiniz.

Bu semptomların her biri yavaş yavaş başlar, birkaç dakika içinde toparlanır ve 20 ila 60 dakika sürer. Migren aura örnekleri şunları içerir:

  • Çeşitli şekilleri, parlak noktaları veya ışığın yanıp sönmesini görme gibi görsel olaylar
  • Görme kaybı
  • Kol ya da bacakta iğne batması hissi
  • Vucudun yüzünde veya bir tarafında zayıflık veya uyuşma
  • Konuşmada güçlük
  • Çeşitli sesler veya müzik duymak
  • Kontrol edilemez sarsıntı veya diğer hareketler

Bazen auralı bir migren ekstremite zayıflığı ile ilişkili olabilir (hemiplejik migren).

Saldırı Aşaması

Bu migren aşaması tedavi edilmezse genellikle dört ila 72 saat sürer. Baş ağrılarının ortaya çıkma sıklığı kişiden kişiye değişir.

  • Başınızın bir yüzünde veya her iki yüzünde ağrı
  • Zonklama veya titreme hissi veren ağrı
  • Işık hassasiyeti, sesler ve bazen kokular ve dokunuşlar
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Bulanık görme
  • Baş dönmesi, bazen bayılma..

Post-drome Aşaması

Drome sonrası olarak bilinen son aşama migren atağından sonra gerçekleşir. Bazı insanlar kendini beğenmiş hissettirirken siz boşaltılıp yıkanmış hissedebilirsiniz. Yaklaşık 24 saat boyunca, şunları da yaşayabilirsiniz:

  • Karışıklık
  • Huysuzluk
  • Baş dönmesi
  • Zayıflık
  • Işık ve Ses Hassasiyeti

Ne Zaman Bir Doktora Gitmeliyim?

Önceden sık görülen bir baş ağrısı öykünüz varsa, baş ağrısı sıklığınız  değişirse veya baş ağrılarınız aniden farklılaşırsa bir sağlık kuruluşuna görünmeniz gerekmektedir.

Daha ciddi tıbbi problemler gösterebilecek aşağıdaki belirtilerden ve belirtilerden herhangi birine sahipseniz derhal doktorunuza danışın veya acil servise gitmeniz gerekir:

  • Yıldırım açması gibi ani, ciddi bir baş ağrısı
  • Baş ağrısı ateş, sert boynu, zihinsel karışıklık, nöbetler, çift görme, zayıflık, uyuşma veya konuşma problemi
  • Baş ağrısı sonrası baş ağrısı, özellikle de baş ağrısı kötüleşirse
  • Öksürük, egzersiz, gerginlik veya ani bir hareket sonrası kötüleşen kronik baş ağrısı
  • 50 yaşından büyükseniz yeni baş ağrısı ağrısı

Migrenin Nedenleri Nelerdir?

Migrenin gerçek nedenleri net olarak anlaşılmasa da, genetik ve çevresel faktörler migrenin ortaya çıkmasında rol oynamaktadır. Migren, beyin sapı ve trigeminal sinirle olan etkileşimlerinden kaynaklı büyük bir ağrı sonucu oluşabilir.

Sinir sisteminizdeki ağrıyı kontrol etmeye yardımcı olan serotonin de dahil olmak üzere beyin kimyasallarındaki dengesizlikler de migrenin oluşmasına neden olabilmektedir. Araştırmacılar hâlâ migrende serotonin rolü üzerinde çalışıyorlar.

Serotonin seviyesi migren atakları sırasında düşer. Bu, trigeminal sinirinizin nöropeptitler olarak adlandırılan ve beyninizin dış kaplamasına (menenjeler) giden maddeleri serbest bırakmasına neden olabilir. Sonuç migren ağrısıdır. Diğer nörotransmitterler kalsitonin genine-bağlı peptid (CGRP) de dahil migren ağrılarının oluşmasında rol oynar.

Migreni Tetikleyen Faktörler Şunlardır

Bir takım faktörler migreni tetikleyebilir, bunlar arasında:

Kadınlarda hormonal değişiklikler. Östrojendeki dalgalanmalar birçok kadında baş ağrısını tetiklediği görülüyor. Migren öyküsü olan kadınlar genellikle östrojende önemli bir düşüş yaşadıkları dönemlerden hemen önce veya sırasında baş ağrısı bildirirler. Gebelik veya menopoz sırasında da migren gelişimi görülebilmektedir.

Oral kontraseptifler ve hormon replasman tedavisi gibi hormonal ilaçlar da migreni kötüleştirebilir. Ancak bazı kadınlar, bu ilaçları alırken migreni daha az sıklıkla bulurlar.

Gıdalar. Yaşlı peynirler, tuzlu gıdalar ve işlenmiş gıdalar migrenleri tetikleyebilir. Yemek atlamak veya oruç tutmak saldırılara neden olabilir.

Gıda katkı maddeleri. Birçok gıdada bulunan tatlandırıcı aspartam ve koruyucu monosodyum glutamat (MSG), migrenleri tetikleyebilir.

İçecekler. Alkol, özellikle şarap ve aşırı kafeinli içecekler migrenleri tetikleyebilir.

Stres. İş yerinde ya da evde stres migrene neden olabilir.

Duyusal uyaranlar. Parlak ışıklar ve güneş ışıltıları, yüksek sesli olabileceği gibi migrene neden olabilir. Güçlü kokular – parfüm, boya inceltici, ikinci el duman ve diğerleri – bazı insanlarda migren tetikleyebilir.

Uyku düzeni değişiklikleri. Eksik uyku veya çok fazla uyku almak, bazı insanlarda migren tetikleyebilir, çünkü jet gecikmesi olabilir.

Fiziksel faktörler. Cinsel aktivite de dahil olmak üzere yoğun fiziksel egzersiz, migrenleri tetikleyebilir.

Çevredeki değişiklikler. Hava değişikliği veya barometrik basınç, migreni tetikleyebilir.

İlaçlar. Oral kontraseptifler ve nitrogliserin gibi vazodilatörler migrenleri şiddetlendirir.

Risk faktörleri

Aşağıdakiler de dahil olmak üzere, migrene yakalanma olasılığınızı artıran çeşitli faktörler:

Aile öyküsü. Eğer migreni olan bir aile üyeniz varsa, sizde migren görülme olasılığı oldukça yüksektir.

Yaş. Migren her yaşta başlayabilir, ancak genellikle ergenlik döneminde görülür. Migren 30’lu yaşlarınızda zirveye çıkma eğilimindedir ve sonraki on yıllarda giderek daha az şiddetli ve daha az sıklıkla görülür.

Cinsiyet. Kadınların üç kat daha fazla migren olma ihtimali var. Baş ağrısı, erkek çocukları çocukluk döneminde kızlardan daha fazla etkilemektedir; ancak ergenlik döneminin sonuna gelindiğinde daha fazla kız migrenden etkilenir.

Hormonal değişiklikler. Migren olan bir kadınsanız, menstrüasyonun başlamasından hemen önce veya başlangıcından hemen sonra baş ağrısı yaşayabilirsiniz.

Hamilelik veya menopoz sırasında da hormonal değişiklikler görülebilir. Migrenler genellikle menopozdan sonra düzelir.

Bazı kadınlar migren ataklarının gebelik sırasında başladığını veya saldırılarının kötüleştiğini bildirmektedir. Birçoğu için, saldırılar iyileşti veya hamilelikteki sonraki aşamalar sırasında gerçekleşmedi. Migrenler genellikle doğum sonrası dönemde geri döner.

Migrenin Komplikasyonları

Bazen migren ağrınızı kontrol etme çabalarınız aşağıdaki gibi sorunlara neden olur:

Mide problemleri. İbuprofen (Advil, Motrin IB vb.) Gibi nonsteroid anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) olarak adlandırılan bazı ağrı kesici ajanlar, özellikle büyük dozlarda alındığında veya uzun bir süre karın ağrısı, kanama, ülser ve diğer komplikasyonlara neden olabilir .

İlaç aşırı kullanılan baş ağrısı. Üç ay boyunca ya da yüksek dozda ayda 10 günden fazla tezgah üstü veya reçeteli baş ağrısı ilaçları almak ciddi ilaç kullanımına – ve sonuç olarak da aşırı baş ağrısını tetikleyebilir.

Serotonin sendromu. Serotonin sendromu, vücudunuzda serotonin adı verilen sinir sistemi kimyasalının çok fazla olduğu durumlarda ortaya çıkabilen ve hayatı tehdit eden nadir bir durumdur.

Kronik migren. Migreniniz ayda 15 gün veya daha fazla süreyle üç aydan fazla sürerse, kronik migrensiniz demektir.

Durum migreni. Bu komplikasyonu taşıyan insanlar şiddetli migren ataklarına maruz kalmaktadır ve bu da üç günden fazla sürebilir..

Enfarktüs olmadan kalıcı aura. Genellikle bir aura migren atağından sonra ortadan kaybolur, ancak bazen aura bir haftadan fazla sürer. Kalıcı bir aura, beyinde (felç) kanama ile benzer belirtilere sahip olabilir, ancak beynin kanaması, doku hasarı veya başka sorunlar olmaksızın ortaya çıkabilir.

Migren enfarktüsü. Bir saatten uzun süren Aura semptomları beynin bir bölgesine (inme) kan akışı kaybı sinyali verebilir ve değerlendirilmelidir. Doktorlar beyindeki kanamayı tanımlamak için beyin görüntüleme testleri yapabilirler.

Migrenin Önlenmesi Mümkün Müdür?

Başa çıkmayı öğren. Son araştırmalar, öğrenmeyi öğrenme adlı bir stratejinin (LTC) migreni önlemeye yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Bu uygulamada, yavaş yavaş baş ağrısı tetikleyicilerine maruz bırakılarak sizi duyarsızlaştırmaya yardımcı olursunuz. LTC bilişsel davranış terapisi ile kombine edilebilir.

LTC’nin etkililiğini daha iyi anlamak için daha fazla araştırma gerekmektedir.

Tutarlı bir günlük program oluşturun. Düzenli uyku  ve düzenli yemeklerle günlük rutininizi oluşturun. Buna ek olarak, stresi kontrol etmeye çalışın.

Düzenli egzersiz. Düzenli aerobik egzersiz stresi azaltır ve migreni önlemeye yardımcı olabilir. Doktorunuz onay verirse, yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi keyif aldığınız herhangi bir aerobik egzersizi seçin. Bununla birlikte, ani, yoğun egzersiz baş ağrılarına neden olabilir, ancak yavaş yavaş ısınmanız durumunda böyle bir sakınca yoktur.

Düzenli egzersiz ayrıca kilo vermenize veya sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olmanıza yardımcı olabilmektedir üstelik obezitenin migrende bir faktör olduğunu düşündüren çok sayıda çalışma mevcuttur.

Östrojen etkilerini azaltın. Eğer migren geçiren bir kadınsanız ve östrojen baş ağrınızı tetikliyorsa östrojen salınımını artıran ilaçları azaltabilirsiniz. Bu konuda detaylı bilgi için doktorunuza danışmalısınız ve kesinlikle kendi başınıza (doktor onayı ve reçetesi olmadan ilaç kullanmayınız.)

Kaynak: http://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/migraine-headache/

Источник: https://faydasibu.com/migrenin-nedenleri-tedavisi-migren-olur/

Migren Neden Olur? Migrene Sebep Olan 5 Önemli Şey

Stres migrenin en önemli nedeni!

Migren nasıl oluşur? Migren neden olur? Neden migren ağrısını çekiyoruz buna zemin hazırlayan sebep bizden kaynaklı mı yoksa doğuştan gelen bir hastalık mı? Migren dünyadaki en yaygın hastalıklar arasında 3. sırada gelir. Dünya nüfusunun %14.7’si (1) migrenden muzdariptir ve bu da her 7 insandan 1 tanesinde migren olduğunu gösterir.

Bu kadar yaygın bir hastalık olmasına rağmen, migreni olan insanlar genellikle baş ağrılarına sebep olan şeyin ne olduğunu bilmezler. Eğer migrenin kaynaklarının ne olduğunu bilirsek, baş ağrılarını hafifletebiliriz ancak bir çok insan baş ağrısının kaynağını bulmak yerine başı ağrır ağrımaz ilaç almayı tercih ediyor.

Eğer sizin durumunuz da böyle ise ilaç içmek yerine, migreninizin kaynağının ne olduğunu öğrenin. Bu şekilde baş ağrılarınızla kolay bir şekilde başa çıkabilirsiniz.

Doktorlar tarafından açıklanan migrene sebep olan 5 şeyi sizin için hazırladık.

Migren neden olur, Migrene sebep olan etkenler nelerdir?

Durmadan şikayet ettiğimiz ve çoğu zaman geçmek bilmeyen migren neden olur ve hangi yanlış davranışımız migren ağrısının oluşmasına sebep olur sizler için 5 önemli etkeni yazdık.

1. İlaçlar

Her ne kadar ilaçların amacı sizi daha iyi hale getirmek olsa da, ilaçların da bir takım yan etkileri vardır. Bu yan etkilerden bir tanesi de migrendir. Özellikle düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda migren ortaya çıkma şansı oldukça yüksektir. Uyku hapları ve hormon düzenleyici hapların da aynı etkiye sahip olduğu gözlenmiştir.

2. Stres

Stres vücut için ölümcül bir şeydir. Stresin sebep olabileceği en kötü şeylerden bir tanesi ise şiddetli baş ağrılarıdır. Bundan dolayı stresin migrene yol açması sürpriz olmayacaktır. Stres hormonların dengesizleşmesine, kan şekeri seviyelerinin düşmesine ve kasların gerilmesine yol açar -ki kasların gerilmesi migrene sebep olur.

3. Sağlıksız Yaşam

Vücudunuz temelde sorunsuz çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Bununla birlikte bazen vücudun mekanizmaları migrene yol açacak şekilde dengesizleşebilir. Fiziksel sağlık sorunları ise migrene yol açan başlıca sebeplerdendir. (2)

4. Gluten

Günümüzde gluten içeren ürünleri diyetinizden çıkarmak için geçerli bir çok sebebiniz vardır. Ancak artık neredeyse her yiyecekte gluten bulunmaktadır. Bu yüzden glutenden kaçmanız neredeyse mümkün değildir.

Yapılan araştırmalar ise gluten duyarlılığı rahatsızlığı çeken insanlarda migren ağrılarının daha fazla olduğunu göstermektedir.

Çünkü gluten duyarlılığı rahatsızlığı çekenler, gluteni özümseyemez ve bu da migren gibi sağlık sorunlarına yol açar.

5. Duyusal Uyarıcılar

Çevresel uyarılar migrene yol açan başlıca şeydir. Parlak ışıklar, güçlü kokular, aşırı yüksek sesler ve ani ısı değişimi gibi bu uyarılar, sinir sistemlerinde ani uyarılara sebep olur ve migren oluşumuna yol açar.

Migrene yol açan 5 şeyi öğrendikten sonra şimdi de doktorlar tarafından önerilen, migreni tedavi etmek için uygulanan 5 yönteme bakalım.

Migreni tedavi etmek doktorların önerdiği 5 yöntem

Biz değil migren tedavisi için bu 5 öneriyi doktorlar söylüyor. Migren ağrınız var ise bu önerileri dikkate alırsanız sizin yararınıza olacaktır.

1. Beslenmenizi Değiştirin

Yukarıda belirttiğimiz gibi gluten duyarlılığı, migrene yol açabilen potansiyel bir rahatsızlıktır. Yani yapmanız gereken ilk şey gluten duyarlılığına sahip olup olmadığınızdır. 2 haftalık özel bir diyet ile bunu kolayca bulabilirsiniz.

2 hafta boyunca kesinlikle gluten bakımından zengin besinleri ya da süt ürünlerini tüketmeyin ve nasıl hissettiğinizi gözlemleyin. Sonra bu ürünleri yavaş yavaş diyetinize ekleyin ve herhangi bir değişiklik yaşanıp yaşanmadığını kontrol edin.

2. İlaçlarınızı Değiştirin

Bir hastalık bir kaç tane ilaç tarafından tedavi edilebilir. Eğer ilaç kullanmayı gerektiren herhangi bir hastalığınız varsa alacağınız ilaçların yan etkileri arasında migren olmamasına dikkat edin. Bunu ayarlamanın en kolay yolu da doktorunuza danışmaktır.

3. Stres Seviyenizi Azaltın

Stres bir çok sağlık sorunlarına yol açar yani stresten kurtulursanız sadece migren riskini ortadan kaldırmakla kalmazsınız aynı zamanda çoğu sağlık problemlerinin de önüne geçersiniz. Stresinizin kaynağını bulun ve işleri yoluna koymak için etkili bir yöntem bulun. Yoga ve meditasyonları deneyebilirsiniz.

4. Düzenli Bir Uyku ve Egzersiz

Migren neden olur diye kendimize soruyoruz ama hiç uykumuza dikkat ediyor muyuz? Akıllı telefonların kullanımı yaygınlaştıkça göz problemi ve baş ağrısı çeken insan sayısı hızla artmaktadır.

Uykusuz kalmanız migreni tetikleyebilir özellikle migreni olan insanların akıllı telefon kullanımına dikkat etmemesi sonucunda atak meydana gelir. Migrenle başa çıkmanın en basit yollarından biri de uyumaktır.

Eğer vücudunuz yeterli uykuyu alırsa, migren dalgalarının yoğunluğunda gözle görülür bir azalma olacaktır.

5. Migreni Tetikleyen Şeyin Ne Olduğunu Bulun

Eğer migreninizin sebebi duyusal bir uyarım ise, bunun takibini yapıp  hangi duyunuzun çevreden daha çok etkilendiğini bulmanız lazım. Bunun kaynağını bulduktan sonra duyunuzu etkileyen bu kaynaktan uzak durmaya çalışın.

Migren rahatsızlığı oldukça düzen bozucu ve can sıkıcı olabilir, ancak sorunun kaynağını ve nasıl tedavi edileceğini bildiğiniz sürece, normal bir hayat yaşamanızın önünde herhangi bir engel kalmayacaktır.

Источник: https://bilgecafe.com/migren-neden-olur/

Migren hastalığı – Anadolu Sağlık Merkezi

Stres migrenin en önemli nedeni!

okuyabilirsiniz.

Baş ağrısı toplumda en sık görülen hastalıklardan birisidir. Tek başına olabileceği gibi bir çok birlikte de olabilir. Nöroloji doktorlarına müracaat eden  3-4 hastadan birinin yakınması baş ağrısıdır. Neredeyse herkes yaşamı boyunca en az bir kez baş ağrısı yaşamaktadır, yani baş ağrısı aslında herkesi ilgilendiren bir sorundur.

Baş ağrılarını genel olarak nedenlerine göre primer (nedeni bilinmeyen) ve sekonder (belirli bir nedene bağlı olanlar) olarak sınıflandırabiliriz.

Nedeni bilinmeyen baş ağrıları içinde en yaygın olanı ise migrendir. Yıllık migren atak oranına bakarsak  erkeklerde %6-8, kadınlarda %15-18 oranındadır. Yani kısaca ülkemizde her 6-7 kişiden birisi migren hastasıdır. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 3 kat daha fazla görülmektedir. Migren sıklığı yaşlı populasyonda azalmakta olup en sık görüldüğü yaşlar ise 35-45 arasıdır.

• Krizler yani ataklar halinde gelir

• Ataklar 4-72 saat arasında sürmektedir

• Genelde ağrı başın tek tarafındadır

• Ağrı zonklayıcı özelliktedir

• Orta veya şiddetlidir

• Bulantı ve/veya kusma olur

• Auralı tiplerinde ağrı başlangıcında görsel bulgular (kırık ışıklar, görme bozuklukları, bulanık görme gibi) olur

• Baş hareketleri ve günlük fiziksel aktiviteyle ağrı artar 

• Işıktan ve sesten rahatsızlık duyulur 

Migren değişik şekillerde sınıflandırılabilir. Ortay çıkış şekillerine göre aurasız migren ve auralı migren olarak ikiye ayırabiliriz. Tüm migrenlerin yalnızca yüzde 10’u auralıdır. 

Aura’yı ön belirtili olarak açıklayabiliriz. Bu belirtilerin çoğu görmeyle ilgilidir.

Hasta ağrısı başlamadan genellikle 15-45 dakika kadar once parlak ışıklar, zigzag çizgiler gördüğünü ya da görmenin bulanıklaştığını, bir alanda veya bir bölgede görme kaybı olduğunu söyler.

Daha az olarak ise aura döneminde kolda, bacakta uyuşma, baş dönmesi, konuşmayla ilgili bozukluklar da görülür. Bu durum 20–30 dakika sürer ve ardından ağrı başlar.

Migren ayrıca görülme sıklığı ve atak sayısına göre de sınıflandırılmaktadır. Atak durumuna ve ağrı sıklığına göre migren 2’ye ayrılır. Bunlardan birisi Epizodik migren, diğeri de Kronik Migren’dir. Epizodik migren daha aralıklı ataklarla gelen migrendir.

Kronik migren diyebilmemiz için o hastada son 3 aydan beri ayın en az yarısında yani 15 gün ve üzerinde ağrılı dönem olması, bu ağrıların en az 8’inin migren özelliği taşıması gereklidir. Ağrı sayısı bunun altında ise o zaman Epizodik migren diyoruz.  Epizodik migren oranı her iki cinste de daha yüksektir.

Tüm migrenin % 7-8’ini kronik migren oluşturmaktadır. Ortalama oran söylemek gerekirse kronik migrenin tüm toplumda görülme sıklığı %1-2’dir.

Migren ortaya çıkarken bunu tetikleyen bazı faktörlerde söz konusudur. Bunların bir kısmı önlenebilir olduğundan migren ağrısı olan bir kişi kendi ağrılarını neyin tetiklediğini saptayabilirse belkide bazı atakları tamamen önleme şansına kavuşabilir. Bunlar içinde özellikle çok fazla miktarda yiyecek suçlanmaktadır.

En çok suçlananlar ise çikolata, kabuklu kuruyemişler, baharatlar, deniz ürünleri, bazı gıdalara konulan aspartam gibi katkı maddeleri, peynir, kırmızı şarap ve bira gibi alkollu içecekler, salam, sucuk, sosis, hatta bazı hastalarda meyve ve sebzeler gibi. Bu liste giderek uzamaktadır. Ancak, her hastada migren ağrısını artıran yiyecek farklı olabilir.

Önemli olan kişinin ağrısını tetikleyen nedeni kendisinin bulup buna karşı önlem almasıdır. 

Yiyecekler dışında, uyku düzenindeki değişiklikler (uyku azlığı yada fazlalığı), hava kirliliği, sigara dumanı, aşırı fiziksel ve zihinsel yorgunluklar,  yüksek ses ve gürültülü ortamlar, parfüm kokusu yada diğer kokular, mevsimsel değişiklikler (özellikle ilkbahar ve sonbahar) ve hava değişklikleri (sıcaklık ve nem değişikliği, lodos, aşırı sıcak veya soğuk), açlık ve öğün atlama, stres, stres sonrası dönem (hafta sonu yada tatil), anksiyete, endişe, depresyon,  doğum kontrol hapları gibi önlenebilir bir çok faktör sayılabilir. Ayrıca kadınlarda hormonal nedenler (regl dönemleri gibi) migreni tetiklemektedir.

Kadınlarda migrenin daha fazla olması, menstruasyon dönemlerinde atakların artması, hamilelikte görecelide olsa atak sayılarında azalma olması, doğum kontrol hapı kullananlarda atakların artması ve menapozdan sonar bazı haslarda ağrıların kaybolması, hormonların migren oluşumundaki etkilerini göstermektedir.

Migren hastalarına BoNT tedavisi nedir?

Migren bilindiği gibi insanların yaşam kalitesini ve günlük aktivitelerini belirgin şekilde etkileyebilen bir hastalıktır.

Yıllardan beri migren hastaları atak sırasında alınan yada atakların gelmesini önlemeye yönelik (proflaktik) değişik ilaçlar  kullanmaktadırlar. Ancak son yıllarda daha çok gündeme gelen BoNT tedavisi vardır.

Ülkemizde bu toksini içeren Botoks ve Dysport isimli iki preparat var.  Kronik mİgrenin proflaktik tedavisinde BOTOKS Sağlık bakanlığı tarafından da ruhsatlandırıldı.

Bu uygulamaları konusunda deneyimli Nöroloji uzmanları yapmalı. BoNT uygulaması özel deneyim gerektiren bir konudur. Baş, yüz ve boyunda özel bazı kaslara değişik noktalardan uygun dozlarda toksin enjeksiyonu yapılarak uygulanmaktadır. BoNT uygulamasının etkisi bir çok bilimsel çalışma ile de kanıtlanmıştır.

BoNT uygulanabilmesi için hastalara Kronik Migren tanısının konulması gereklidir. En önemli konu ise kronik migren tansının doğru konulmasıdır. Çünkü migren hastalığı için bir biyolojik belirteç yoktur. Hastanın nörolojik muayenesi, hastalık öyküsü ve baş ağrısınına neden olabilecek tüm etkenlerin dışlanması ile konulabilmektedir.

Kronik migren hastaları yaşam kalitelerinin çok bozulduğu, günlük işlerinin büyük oranda aksamasına neden olduğu, çok fazla ilaç kullanan ve bu ilaçların hem yan etkileri, hem de istenen etkiyi her hastada yeterince göstermemeleri  nedeniyle çok zor durumda olan hastalardır.

Birçok hasta bu uygulama hakkında yeterli bilgiye sahip değildir. Önemli bir konuyu da mutlaka belirtmek isterim, kronik migren tanısı konulurken ağrıların aşırı ilaç (ağrı kesici) kullanımına bağlı olmaması gerektiği unutulmamalıdır.

İlaç tedavisine yeterli yanıt alınamayan, kronik migren hastaları için uyguladığımız bont (botoks) tedavisi migren hastaları için yeni ve iyi bir seçenek durumuna gelmiştir. 

Nöroloji

2013 yılından bu yana Anadolu Sağlık Merkezi’nde nöroloji uzmanı olarak görevini sürdürüyor.

Doktoru Tanıyın

Источник: https://www.anadolusaglik.org/blog/migren-hastaligi

Migren Belirtileri Nelerdir Migreni Tetikleyen Faktörler

Stres migrenin en önemli nedeni!

migren belirtileri nelerdir,migreni tetikleyen faktörler

Migren milyonlarca kişinin şikayeti olan çok şiddetli bir baş ağrısıdır. Her şiddetli baş ağrısı migren olmayabilir. Migren baş ağrısı ile birlikte, sese, kokuya, ışığa karşı  hassasiyet, görme bozuklukları, kusma gibi belirtileri de gösterebilir. Baş ağrısı ve migren arasındaki farkı da görmek için baş ağrısına ne iyi gelir yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Migren belirtilerini, tedavisini ve çeşitlerini detaylı bir şekilde anlatmadan gelin önce migreni biraz tanıyalım.

Migren : Otonom sinir sisteminde görülen, birkaç belirtiyle bağlantılı olan tekrarlayıcı orta şiddette ve şiddetli baş ağrısı ile karakterize olan bir hastalıktır.

Tekrarlayıcı baş ağrısı ataklarından oluşan ve her 100 kişiden 16’sında görülen migren özellikle Kasım-Aralık aylarında artış gösteriyor. Bu artışın nedeni  ise mevsim geçişlerindeki basınç değişikliklerinin oluşturduğu halsizlik ve yorgunluğun migren ataklarını tetiklemesidir.

Migren ağrısı yaşayan kişiler günlük işlerini yapamaz hale gelip, ağrının geçmesi için karanlık ve sessiz bir odaya kapanabilirler.

Migren Kimlerde Görülür

Migrenin kadınlarda erkeklere göre görülme sıklığı daha fazladır.  Ülkemizde yapılan araştırmalara göre migren prevelansı erkeklerde %6-8 kadınlarda kadınlarda %12-14 civarındadır. Migrenin kadınlarda erkeklerden fazla görünmesinin en önemli sebebi hormonal değişimlerdir.

Yine hormonal değişimlere bağlı olarak migrenin adet dönemlerinde görülme olasılığı daha yüksektir. Migren her yaşta ortaya çıkabilir en sık ortaya çıktığı yaş aralığı 20-40 yaştır.  Migren  genetik faktörlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir ve ailesel bir geçiş gösterebilir.

Annesi ya  da babası migren hastası olan birinin migren olma ihtimali %40’tır.  Hem annesi hem de babası migren olan birinin migren olma ihtimali ise %70’tir. Migren tanısı  için özel bir test ve radyolojik inceleme yoktur.

Migrenin beyin kimyasallarındaki değişimlerden ortaya çıktığı düşünülür.

Migren Belirtileri Nelerdir

migren belirtileri nelerdir

Migren atakları yaşanması, kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bazı kişilerde ayda 1 ya da 2, bazı kişilerde ise haftada 1 ya da 2 kez görülebilir. Migren yaşadıktan sonra bazen uzun bir dönem migren atağı yaşanmayabilir. Migren atağı her gün gelmez.

Aşağıdaki durumlardan bir ya da birkaçıyla sık sık karşılaşıyorsanız bunlar migren belirtisi olabilir:

  • Migren ataklar halinde oluşan bir hastalıktır. Ataklar 4-72 saat sürer
  • Hasta migren esnasında bir süre kendini soyutlamak, dinlenmek ister.
  • Zonklayıcı ve tek taraflı olabilir.
  • Migren esnasında gözlerde de şişme gözlemlenir.
  • Susuzluk ve sık idrara çıkma
  • Işıktan ve sesten rahatsız olma
  • Kokulara karşı aşırı duyarlılık
  • Üzüntü ve huzursuzluk hali

Bir de migrenin başlamadan önce ve sonrasında 3 farklı belirtisi vardır. Gelin şimdi bir de onları görelim:

 “Ön belirtiler”:Migren öncesinde kabızlık, depresyon, sinirlilik gibi öncü belirtiler görülebilir. Birkaç gün öncesinde başlar. Ancak bu belirtiler herkeste aynı şekilde görülmeyebilir.  Bazen bu ön belirtilerin hiç görülmediği de olur.

“Aura” dönemi: Aura,migren öncesinde ya da sonrasında ortaya çıkabilir.Bu dönemde ışığa ve sese karşı duyarlılık artar.

Bunun yanında görüntü bulanık olabilir ya da görüntü üzerinde noktalar görülür.Ancak bu dönem de her migren hastasında görülmeyebilir. Bu dönem kendi içinde ikiye ayrılır ; auralı ve aurasız dönem olarak.

Bazı migren hastalarında sadece aura dönemi görülebilir.

Migrenli hastaların %10’unda ağrı öncesinde 5-60 dakika süren aura denilen geçici nörolojik belirtiler görülür. Aura dönemi ; migren başlamadan 20 dakika önce görülen dönemdir. Aura döneminde dil, yüz ve konuşmada uyuşma, baş dönmesi, ışık çakması görülebilir.

“Atak” ağrının görüldüğü dönem: Bu dönem ağrının yaşandığı dönem olarak da adlandırılabilir. Başın tek tarafında zonklama ya da çift taraflı ağrı şeklinde görülür.Atak döneminde sese,ışığa,kokuya karşı hassasiyet görülür. Mide bulantısı,kusma gibi durumlar da görülebilir.

Migren Tedavisi

Migren tedavisinde en önemli koşul, tetikleyici faktörleri tanımak ve bunlardan kaçınmaktır.

Kişi migrenin tetikleyici faktörlerini  bildiği ve bunlardan kaçındığı zaman migren ataklarını önemli ölçüde azaltabilir.

Migren hastalığı yaşadığını düşünen kişinin yapması gerekenlerden birisi de öncelikle bir nöroloji uzmanına başvurmak ve doktorunun önerdiği tedavi şeklini benimsemektir.

Migreni Tetikleyen Faktörler

Migreni çoğu zaman tek bir sebep tetiklemez. Üst üste gelen etmenler atağın başlamasına neden olur.  Stres, yeterince beslenememe, uzun süre aç kalma gibi bir çok etmen bir araya geldiğinde migreni tetikleyebilir.

Yiyecek ve içecekler ;Bazı yiyecek ve içeceklerin içerisinde bulunan maddeler, damarlarda genişlemeye neden olur ya da direkt etki ederek migrene neden olabilir. Eski peyniri, çikolatayı, çerezi, kafeinli yiyecek ve içecekleri, alkollü içecekleri fazlaca tüketmek migreni tetikleyen faktörlerdir.

Uyku düzeni: Uyku düzeninin bozulması, günlük rutinin dışına çıkılması, sık seyahat migren ataklarını etkileyebilir

Kadınlarda hormonal değişimler ; Migren kadınlarda genellikle ergenlikle başlayan  ve regl döneminde ya da menopoz dönemlerinde sıklaşır ve şiddeti artabilir..

Sık İlaç Kullanımı ; Doğum kontrol hapları, uyku hapları ve bazı hormon ilaçları migreni tetikleyebilir.

Alkol ve Sigara ; Alkol ve sigara kullanımını azaltmak ya da bırakmak migren ataklarını azaltmaya yardımcı olacaktır

Bunların dışında migreni tetikleyen faktörler, Baş, göz ve boyun ağrıları yaşamak migrene zemin hazırlayabilir. Aşırı stres migreni  tetikleyen faktörler arasındadır. Aşırı kaygı, şok, heyecan durumları migren atağını tetikler.

Uzun süreli bilgisayar ekranına bakarak çalışmak migreni tetikler. Migren hastaları uzun süreli parlayan ekranlara bakmamalı ve çalışma ortamlarını  iyi ışıklandırmalılardır. Aşırı  parlak ya da tam tersi loş dumanlı ortamlarda migreni tetikleyebilir.

Migren Ağrılarına Ne İyi Gelir

Günlük yaşantınıza dikkat edeceğiniz ve uygulayacağınız birkaç hareketle migren ataklarınızı kontrol altına alabilirsiniz.

Migren Günlüğü tutmak ; Atakların hangi sıklıkla geldiğini, hangi yiyecekleri tükettiğinizde ya da neler yaşadığınızda migren atağı yaşadığınızı  not ederseniz migreni tetikleyen faktörleri belirlemiş olursunuz.Böylece tedavinizde bu tetikleyici faktörlerden uzak durarak migren ataklarını azaltabilirsiniz.

Dinlenmek : Migren atakları esnasında oturmak ya da uzanarak dinlenmek, sessiz bir ortamda bulunmak ve gözleri ışığa maruz bırakmamak migren ağrısını azaltabilir.

Spor Yapmak :   Yürüyüş yapın, bisiklete binin  bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirecek spor ve egzersiz yapmaya özen gösterin. Ancak  vücudunuzu yoracak ağır antrenmanlardan kaçınmalısınız. Aksi takdirde migren ağrıları tekrar tetiklenebilir.

Zencefil Çayı  İçin :  Migren esnasında ortaya çıkan bulantı ve kusma hissine iyi gelen zencefil çayı içebilirsiniz.

Vicks : Ağrı esnasında alın, şakak ve ense bölgesine vicks kremini masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Vicks içinde bulunan kafur ve mentol sayesinde ağrıyı hafifletir

Источник: https://www.faydaloji.com/migren-belirtileri-nelerdir-migreni-tetikleyen-faktorler/

Migren Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Stres migrenin en önemli nedeni!

Stresli zamanlarda, aşırı yorgun veya uykusuz olunduğunda her insanın az da olsa başı ağrıyabilir. Ama migren öyle bir hastalık ki, geldiği zaman en az 3 gün geçmez.

Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir durumdur. Ancak çağımızın hastalığı olan migren tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır.

Migrenin belirtilerini, önleme yollarını ve tedavisi hakkında bilmediklerinizi yazımızda bulabilirsiniz.

Baş ağrısı neredeyse her insanın yaşadığı bir sorundur. Başı hiç ağrımayan ya da nadiren ağrıyan kişi sayısı ise toplumun sadece %2’lik kısmını oluşturmaktadır. Bu ağrıların oluşmasında elbette altta yatan birçok neden vardır.

Çok nadir olarak beyinde tümör, damar tıkanıklığı gibi tehli durumlar olsa da, genel olarak baş ağrıları strese ve yorgunluğa bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Hayati bir tehsi olmayan fakat hayat kalitesini düşüren baş ağrısı türlerinden biri de migrendir.

Bir beyin hastalığı olarak görülen migren aslında tüm bedeni etkileyen bir durumdur. Ancak öncelikli olarak başı tuttuğu için genel olarak sadece baş ağrısından ibaret olduğu algılanmaktadır. Migreni olanlar bilir. İnsanı hayattan soğutan, günlük aktivitelerinden keyif almasına engel olan, ağrı tuttuğu zaman birkaç gün geçmeyen zor bir durumdur.

Epilepsi (Sara) Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Bilinen yaygın inanca göre ise migrenin herhangi bir tedavi yöntemi olmadığı düşünülmektedir. Bu yüzden de migreni olan biri onunla yaşaması gerektiğine kendini inandırır ve alınan ilaçlarla anlık çözüm yollarına gider. Oysa migrenin farklı tedavi yöntemleri mevcuttur. Yazımızda da bunlara yer verilmiştir.

Migren Nedir?

Migren kelimesi Yunancada “hemikrania(başın bir tarafındaki ağrı) ifadesinden gelmektedir. Günümüzde çok yaygın olarak görülen bir rahatsızlıktır ve daha çok kadınlarda rastlanmaktadır.

Genel olarak baş ağrısı olarak algılanan bir hastalık olsa da yarattığı yan etkiler dolayısıyla aslında tüm bedeni ilgilendiren bir durumdur.

Otonom sinir sisteminde görülen bazı belirtilere bağlı olarak ortaya çıkan, orta ve çok şiddetli baş ağrısı olarak tanımlanmaktadır.

Migren kronik bir rahatsızlıktır. Genelde ataklar halinde kendini gösterir, başın tek tarafına yerleşen, zonklayıcı bir ağrıdır.

Bu atakların süresi 2 ila 72 saat arasında değişebilmektedir.

Migren atakları esnasında baş ağrısının yanı sıra bulantı, kusma, fonofobi (sese karşı hassasiyet), fotofobi (ışığa karşı hassasiyet) gibi durumlar da görülebilmektedir.

Boyun Düzleşmesi Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Migrenin auralı ve aurasız olmak üzere iki tipi vardır. Aura migrenli kişilerde, ağrıyla birlikte başlayıp, yaklaşık bir saat süren bir durumdur.

Bu süre içerisinde hastada görme ve konuşma bozuklukları, gözlerinin önünden siyah noktaların geçmesi, yüzde iğnelenme, güçsüzlük gibi durumlar oluşmaktadır. Migrenli hastaların % 15-30’unda auralı migren görülmektedir.

Aurasız migren ise doğrudan doğruya baş ağrısıyla kendini gösteren bir durumdur.

Migrenin Evreleri (Dönemleri)

Migren hastaları ağrı gelmeden saatler öncesinden bunu hissederler. Eğer doktor kontrolündeyseler, migren atağını önleyecek bir ilaçları mutlaka vardır. Eğer ilaç zamanında alınırsa, atak büyük ölçüde engellenir. Ancak buna rağmen önüne geçilemeyen migren atakları da vardır. Migrenin öncesinde, atak süresinde ve sonrasında olmak üzere farklı evreleri bulunmaktadır.

  • Prodrom Evresi: Bu evre baş ağrısından saatler ya da günler öncesinde oluşmaktadır. Hastaların yaklaşık %60’ında prodromal evre görülmektedir. Bu evrede değişen ruh halleri, depresyon, zihinde yorgunluk, kabızlık, ishal, ışığa, sese ve bazı kokulara karşı aşırı hassasiyet gibi durumlar olmaktadır.
  • Aura Evresi: Migren ağrısından ortalama 20 dakika önce oluşur. Ağrı esnasında da ağrıya eşlik eden bir evredir. Belirtiler arasında tek taraflı görme kaybı, ışınsal tarzda renkli titrek çizgiler ve siyah noktacıklar görme, kolda, bacakta karıncalanma ve uyuşma hissi bulunmaktadır.
  • Baş Ağrısı Evresi: Genellikle kademeli olarak başlayan orta ve çok şiddetli baş ağrılarından oluşan evredir. Ağrının süresi 2-72 saat arasında değişmektedir. Tek taraflı, zonklamayla kendini gösteren, fiziksel aktiviteyle şiddetlenen ağrılardır. Yetişkinlerde bu evre 4-72 saat arasında değişirken, çocuklarda 1 saatten daha az sürmektedir. Migren ataklarının sıklığı değişkendir. Yaşam boyunca çok az sayıda olabildiği gibi, haftada birkaç defa olan vakalar da vardır. Ağrı esnasında bulanık görme, burun tıkanıklığı, ishal, sık idrara çıkma, boyunda sertleşme gibi belirtiler olmaktadır.
  • Postdrom (Ağrı Sonrası) Evresi: Migrenin etkileri ağrı geçtikten birkaç saat hatta birkaç gün boyunca bile sürebilir. Buna postdrom denmektedir. Ağrı geçtikten sonra hasta kendini çok yorgun hissedebilir. “Akşamdan kalma” diye tabir edilen kafada bir ağırlık ve sersemlik hali olmaktadır. Kavramada zorluk, güçsüzlük hali, mide ve bağırsak hareketlerinde değişiklik de ağrı sonrası yaşanan durumlar arasındadır.

Migreni Önleyici Tedbirler (Korunma Yolları) Nelerdir?

Migrenin oluşması önlenemeyen bir durumdur ancak ağrı ataklarını önlemek kısmen de olsa mümkündür. Migren atağının gelmesi için tek bir tetikleyici yeterli olmaz.

Üst üste gelen ve biriken etmenler ağrı ataklarının başlamasına yol açmaktadır.

Yapılan araştırmalara ve anketlere göre migren ataklarının en sık sebepleri arasında stres, yorgunluk, öğün atlama gibi durumlar bulunmaktadır. Bunun yanında;

  • Yeterince yememek ve aç gezmek
  • Göz alıcı ve parlak ışık
  • Aşırı gürültülü ortamlarda çok bulunma
  • Seyahat gibi hava değişiklikleri
  • Bazı yiyecek ve içecekler (her insan için farklıdır, kişi kendi deneyimleri sonucu bir liste hazırlamalıdır)
  • Endişe, üzüntü, heyecan, tartışma gibi duygusal değişiklikler
  • Baş, boyun, diş ve çene ağrıları
  • Adet dönemi, gebelik, doğum kontrol haplarının kullanımı gibi hormonal değişikliklere yol açan etmenler de migren ataklarını tetikleyen şeylerdir.

Migren Tedavisi Nedir?

Migren tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen, toplumdaki genel kanı tedavi edilemediği ve hastanın migren ile yaşaması gerektiği yönündedir.

Yetişkinlerde daha farklı yöntemler uygulanırken, çocuklarda sadece terapi yöntemlerinin işe yaradığı görülmüştür. Migrenin birkaç tedavi yöntemi mevcuttur. Bu tedavi yöntemleri arasında en sık tercih edileni ilaçla tedavidir.

Bu yöntemde migreni önleyici ilaçlar kullanılmaktadır. Bu sayede atakları ve ağrı şiddetini %50 oranında azaltmak mümkündür.

Akupunktur yöntemi de migren tedavisinde kullanılan diğer bir yoldur. Migreni olan birinin ağrı eşik seviyesi çok düşüktür, akupunktur sayesinde ağrı eşiği yükseltilir.

Ayrıca akupunktur ile vücut ve beyin omurilik sıvısında bulunan bazı hormonların (endorfin, histamin, serotonin, prostaglandin) salınımı sağlanarak migren ağrısı engellenir. Akupunktur tedavisi her seansı 20-40 dakika süren, 15-20 seanstan oluşmaktadır.

Verimli bir sonuç elde etmek için bu seansların tamamının gerçekleşmesi gerekmektedir. Tedavi sonrası migren atakları seyrekleşir veya tamamen ortadan kalkabilir.

Bunlara ilaveten adaçayı, biberiye, zencefil gibi bitkilerden yapılan çayların tüketilmesi de migren ağrılarını hafifletmeye yarayan, anlık çözümlerdir. Bu şifalı çayları düzenli olarak tüketirseniz migren krizlerinin daha az tekrarladığını görebilirsiniz.

Источник: https://bilgihanem.com/migren-nedir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.