Sudan`lı Hastaya Robotik Kalp Ameliyatı

Devlet hastanelerinde ameliyat yapan robotlar artacak

Sudan`lı Hastaya Robotik Kalp Ameliyatı

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, yaptığı açıklamada, tıbbın birçok alanında daha fazla kullanılmaya başlanan robotik cerrahinin, üroloji başta olmak üzere kadın doğum, genel cerrahi, kulak burun boğaz (KBB) ve kalp cerrahisinde uygulandığını söyledi.

Robotik cerrahi ile prostat, böbrek ve mesane kanserlerinde çok başarılı sonuçlar alındığını vurgulayan Gümüş, rahim ve yumurtalık kanserleri, idrar kaçırma, gırtlak ve bağırsak kanserlerinde etkili sonuç alındığını ifade etti.

Gümüş, robotik cerrahinin ayrıca kulak burun boğaz ameliyatları ve genel cerrahide uygulandığını, kalp cerrahisinde ise kapak operasyonları ve by-pass'da etkin kullanıldığını belirtti.

20 KAT BÜYÜYEBİLEN GÖRÜNTÜ

Robotik cerrahinin, hem hasta hem hasta yakınları hem hekim hem de sağlık ekonomisi açısından çok avantajlı olduğunun altını çizen Gümüş, özellikle kanser hastalarında tümörün tamamının bu yöntemle temizlenebildiğini söyledi. Gümüş, “Çünkü, burada üç boyutlu görüntü sistemi mevcut ve görüntü 20 kata kadar büyütülebiliyor. Böylece, bu teknik özellik, kanserin tamamen temizlenmesi için destek oluyor” dedi.

Robotik cerrahide kanamanın çok daha az olduğunu, bunun daha rahat operasyon yapılmasına olanak tanıdığını ve kan kaybının az olmasına neden olduğunu kaydeden Gümüş, “Daha az kesi ile ameliyat yapılıyor. Kozmetik avantaj sağlıyor, yara çok daha kısa sürede iyileşiyor. Hasta, kısa sürede ayağa kalkıyor, erken taburcu oluyor ve sosyal yaşama dönüyor. Enfeksiyon riski azalıyor” dedi.

Gümüş, her vakanın robotik cerrahiye uygun olmadığını belirterek, operasyonun ancak erken evre kanserlerde yapılabildiğini bildirdi.

“Kamuda uygulama yapılabilecek merkezler değerlendiriliyor”

Gümüş, robotik cerrahi uygulamalarının maliyetinin yüksek olduğunu ve belli bir hasta profili bulunması gerektiğini dile getirerek, her hasta ya da her ilde uygulama yapılmasının mümkün olmadığını vurguladı.

Robotik cerrahinin ilk olarak kamu hastanelerinde 1998 yılında Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kullanıldığını hatırlatan Gümüş, bir yıl sonra Bakırköy Dr.

 Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, GATA ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastenesi'nde uygulandığını ifade etti.

Gümüş, son olarak Mehmet Akif Ersoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde operasyonların robotik cerrahi ile yapıldığını, çoğu İstanbul'da olmak üzere yaklaşık 13 tane de özel sektörde bu şekilde robot bulunduğunu kaydetti.

Gümüş, ancak Sağlık Bakanlığı'nın robotik cerrahi uygulamalarının yaygınlaştırılması için çalışmalarının yapıldığını belirterek, kamuda uygulama yapılabilecek merkezlerin değerlendirmeye alındığını bildirdi.

Robotik cerrahiden verimlilik elde edilebilmesi için her gün bir ya da iki hastanın ameliyat edilmesi gerektiğini ifade eden Gümüş, şöyle devam etti:

Robotun yıllık maliyeti var. Sadece bir robot için yılda 200 bin dolar bakım parası ödeniyor. Tek robotun fiyatı 3 milyon dolar. Bunun için, verimli kullanılması gerekiyor ancak yakın zamanda eğitimler verilerek yeni robotik cerrahlar yetiştirilecek.

En son 2009 yılında robotik cerrah sayısı 28'di. Şimdi bu sayı 100'e çıktı. Biz, robotik cerrahi uygulamaları yapabilen cerrah sayısını 500'e çıkartacağız.  Bunun, için eğitimlere başlanacak.

 Her hastaneye bir robot verilemeyeceğinden Türkiye genelinde bölgeler belirlenecek ve bir robotun 5-6 hastane tarafından kullanılabilmesine olanak sağlanacak. Anadolu'da ise 2-3 ili bir bölge olarak belirleyeceğiz.

Örneğin, Ağrı'da sertifikası bulunan hekim mevcut, ancak uygulama Van'daki bir hastanede yapılıyor. Bu hekim, Van'a gidecek, yatağı ayarlanmış olan hastayı ameliyat edecek, taburcu ettikten sonra çalıştığı ile geri dönecek.”

Gümüş, eğitimlerin ve uygulama yapılacak bölgelerin 2015 yılına kadar tamamlanmasının öngörüldüğünü dile getirdi.

ÖZELDE YÜKSEK FİYATA YAPILIYOR

“Kansız ameliyat” olarak bilinen robotik cerrahi operasyonları özel hastanelerde yüksek fiyata yapılıyor.

Robotik cerrahinin devlette yaygınlaşması ve geri ödemeye alınmasıyla vatandaşların cebinden bu operasyonlar için para çıkmayacağı bildirildi.

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: https://www.ensonhaber.com/devlet-hastanelerinde-ameliyat-yapan-robotlar-artacak-2014-09-04.html

Kalp Deliği Ameliyatı

Sudan`lı Hastaya Robotik Kalp Ameliyatı

Kalpte sağ ve sol olmak üzere iki kulakçık (kalbin üst bölümü) ve iki karıncık (kalbin alt bölümü) yer almaktadır. Kalbin sağ kulakçığında kirli kan, sol kulakçığında ise temiz kan bulunur.

Sağ ve sol kulakçıkları birbirinden ayıran kas dokusunda (atriyal septumda) doğuştan gelen bir kusur sebebiyle oluşan delikler atriyal septal defekt (ASD) olarak adlandırılır.
Bu delik nedeniyle, sol kulakçıktaki temiz kan sağ kulakçıktaki kirli kana karışır ve sağ karıncığa aktarılır.

Sağ karıncıkta normalinden fazla kan biriktiğinde bu odacık kalınlaşıp büyür. Buradaki kan da temizlenmek üzere akciğere pompalanır. Ancak akciğere normalden fazla kan pompalanması akciğerde hacim yüklenmesine sebep olur ve akciğerin atardamarlarındaki basıncın artmasına yol açar.

Sonuç olarak uzun süre iyileşmeyen atriyal septal defekt (ASD) kalbe ve akciğerlere zarar vermiş olur. Küçük kalp delikleri herhangi bir belirti göstermeyebilir.

Kalpteki deliğin uzun süre fark edilmemesi kalp yetmezliği veya akciğerlerdeki arterleri etkileyen yüksek kan basıncına (pulmoner hipertansiyon) sebep olarak hastanın ömrünün kısalmasında rol oynar. Bu komplikasyonların önlenmesi için kalp deliğinin cerrahi yöntemlerle iyileştirilmesi gerekebilir.

KALP DELİĞİNİN (ATRİYAL SEPTAL DEFEKT) BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kalp deliğiyle doğan çoğu bebekte belirti gözlenmez. Belirtiler genellikle 30 yaşından sonra ortaya çıkar. Kalp deliğinin belirtileri şunlardır:

  • Nefes darlığı (özellikle egzersiz sırasında)
  • Halsizlik
  • Bacaklarda, ayaklarda ya da karında şişlik
  • Kalp çarpıntısı veya eksik kalp atımı
  • Kronik akciğer enfeksiyonları
  • İnme
  • Kalpte steteskopla duyulabilen hırıltı

KALP DELİĞİNİN (ATRIYAL SEPTAL DEFEKT) SEBEPLERİ NELERDİR?

Kalp deliklerinin kalbin anne karnındaki gelişim evresindeki hatalardan kaynaklandığı bilinmektedir. Bu hataların çoğu zaman açık bir sebebi yoktur fakat genetik ve çevresel faktörler hataların gelişiminde rol oynar.

Atriyal septal defektin nedeni bilinmemekle birlikte hamilelik sırasında yaşanan veya annenin sahip olduğu bazı durumlar bebeğin kalbinin gelişimine etki edebilir:

Rubella enfeksiyonu: Gebeliğin ilk birkaç ayı boyunca bulaşması, fetal kalp kusurları riskini artırabilir.

Uyuşturucu, tütün veya alkol kullanımı veya belirli maddelere maruz kalma: Hamilelik sırasında bazı ilaçların, tütünün, alkolün veya kokain gibi ilaçların kullanılması, gelişmekte olan bebeğe zarar verebilir.

Diyabet: Diyabeti olan annenin, kalp kusuru olan bir bebeğinin olma olasılığı daha yüksektir.
Obezite: Aşırı kilolu olma (obez) doğum kusuru bulunan bir bebek doğurma riskini artırmada rol oynayabilir.

KALP DELİĞİNİN (ATRİYAL SEPTAL DEFEKT) NEDEN OLDUĞU KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

Kalpteki küçük delikler herhangi bir komplikasyona neden olmazken genellikle bebeklik döneminde kendiliğinden kapanır. Daha büyük kalp delikleri birtakım komplikasyonlara sebep olabilir. Bunlar:

  • Kalp yetmezliği
  • Kalp ritmi anormallikleri
  • İnme riskinde artış
  • Pulmoner hipertansiyonu: Akciğerlerde artan kan, akciğer arterindeki kan basıncını arttırır.
  • Eisenmenger Sendromu: Pulmoner hipertansiyon kalıcı akciğer hasarına sebep olabilir. Bu komplikasyon genellikle uzun yıllar içinde gelişir ve kalp deliği komplikasyonu olarak görülme sıklığı nadirdir. Bu sendroma sahip kadınların hamile kalmaması tavsiye edilmektedir.

KALP DELİĞİ TANISINDA HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIR?

Ekokardiyografi: Kalp deliği teşhisinde en sık kullanılan testtir. Kalbin görüntüsünü elde etmek için ses dalgalarının kullanılmasıdır. Kalbin odalarının görülmesini ve pompalama gücünün ölçülmesini sağlar. Ayrıca kalp kapaklarının kontrol edilerek herhangi bir kalp kusurunun olup olmadığı kontrol edilir.

Göğüs Röntgeni: Kalbin ve akciğerin durumunun görüntülenmesini sağlar.

Elektrokardiyografi (EKG): Kalbin elektriksel aktivitesini kaydederek kalp ritmi problemlerini tanımlamaya yardımcı olur.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): Vücuttaki kalp ve diğer organların 3 boyutlu görüntülerini oluşturmak için manyetik alan ve radyo dalgalarını kullanan bir tekniktir. Ekokardiyografide kesin teşhisi konamayan kalp deliğinde MR gerekli görülebilir.

Bilgisayarlı Tomografi (BT): Kalbin ayrıntılı görüntüsü için x-ışınları kullanılır. MR’da olduğu gibi ekokardiyografide kesin teşhisi konamayan kalp deliği için gerekli görülebilir.

KALP DELİĞİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Çoğu kalp deliği çocukluk döneminde kendiliğinden kapanır. Kendiliğinden kapanmayan büyük ve kalıcı kalp deliklerinin ameliyatla onarılması gerekir. Kalp deliği belirtilerinin azaltılması için veya ameliyat sonrası komplikasyon riskini azaltmak için ilaç kullanımı önerilebilir.

Fakat ilaç kullanımı tek başına kalp deliğini tedavi edemez. Yetişkinler ve çocuklarda kalp deliği ameliyatıyla kulakçıklar arasındaki açıklık kapatılır. Kalp deliği iki şekilde düzeltilebilir:
Kalp kateterizasyonu: Kasıktaki bir damara ince bir tüp takılır.

Görüntüleme amacıyla bu tüp kalbe yönlendirilir. Doktor kateter yoluyla deliği kapatmak için bir yama oluşturur ve yerine oturtur. Kalp dokuları bu yamanın etrafında büyür ve kalıcı olarak deliği kapatır. Kalp kateterizasyonu ile düzeltilemeyen kalp deliklerinin tedavisinde ameliyat gerekebilir.

Kalp deliği ameliyatında kullanılabilen cerrahi yöntemler şunlardır:

Источник: https://www.davincicerrahisi.com/kalp-deligi-ameliyati/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.