Tarçın Şeker Hastalığı İçin Umut Olabilir Mi?

içerik

Kan Şekeri Ve Kolesterolü Azaltmak İçin Tarçın Çayı

Tarçın Şeker Hastalığı İçin Umut Olabilir Mi?

Kan şekeri ve kolesterolü azaltmak için tarçın çayı tüketmek son zamanlarda önem kazanan bir yöntem. Tarçının bu önemli özelliği hakkında detaylı bilgi verirken çeşitli çay tariflerine ve tarçının fayda ve varsa zararlarına değineceğiz.

Tarçın, sağlığa etkisi kanıtlanmış ve göz ardı edilmemesi gereken bir baharat türü. Özellikle kan şekeri ve kolesterol üzerine yapılan araştırmalar gösteriyor ki; tarçın tüketimi, kan şekerini ve kolesterolü düşürüyor.

2007 yılında yapılan bir araştırma verilerine göre, 45 gün boyunca fareler üzerinde uygulanan tarçının etken maddesinin, sağlıklı farelerdeki kan şekeri ve trigliserit değerlerini etkilemediği gözlemlenirken, diyabetli farelerdeki kan şekeri düzeyinde yüzde 70’lere varan azalma gözlemlenmiştir.

Herhangi bir toksik madde oluşumu da gözlemlenmemiş olan bu deneyde ayrıca, kolesterol seviyesi dengesi, trigliserit seviyelerinde standarda ulaşma ve iyi kolesterolün (HDL) yükseldiği saptanmıştır.

Fakat yapılan bu araştırmada Tip-2 diyabet hastalarında etkili olabileceği açıklanmıştır. Bu sebeple hastalık grubunun doğru belirlenmesi gerekir.

Araştırmacıların bir diğer önemli deney tespiti ise, tarçın kullanımının süresi ve dozuyla alakalı.

Özellikle günde 5-6 gram kadar kullanımı yeterli görülen tarçının, hemoglobin A1c değerinin takibi ve kontrolü için en az 5 ile 6 ay kadar bir sürede takviyesi öngörülüyor.

Tarçın Kan Şekerini Nasıl Düşürür?

Tarçın, çeşitli tatlı türlerinde olsun, meyve kokteyllerinde olsun hatta etli yemeklerde olsun oldukça da kullanım alanı yaygın bir besin maddesi olduğundan sağlık için de önem arz eden son derece faydalı bir bitki.

Günlük 5-6 gram kadar yemeklere ilave edilen tarçının, Tip-2 diyabeti olan hastalarda 40 gün gibi kısa bir sürede yüksek kan şekeri seviyesini %29 oranında azalttığı gözlemlenmiş.

Tarçın Kolesterol Seviyesini Nasıl Düşürür?

Tarçın, etken maddesinden kaynaklı kolesterol düşürücü bir bitki olarak bilinir. Öyle ki, kötü kolesterolü (LDL) düşürürken, iyi kolesterolü de (HDL) yükseltir. Yüksek kolesterolü bulunan bazı hasta gruplarında tarçın tüketimi sonrası %7 ile %27 arasında bir değer düşüşü gözlemlenmiştir.

Tabii ki bu düşüşün istenilen seviyede olması için uzman eşliğinde takibi oldukça önemli.

Tarçın Çayının Faydaları

Tarçın, yabani bir tarçın ağacı cinsi olan cinnamomum’ın dallarından elde edilen ve baharat olarak kullanılan bir bitki. Anavatanı Karayipler, Güney Amerika ve Güneydoğu Asya’dır. En yaygın olarak 2 farklı tarçın türü bulunur; bunlardan ilki Seylan Tarçını, bir diğeri ise cassia ya da Çin Tarçını olarak bilinen Seylan’a göre daha ucuz olan tarçın türü.

Tarçın, tatlı ve yemeklerde kullanıldığı gibi çay olarak tüketilmesi de çoğu kişi tarafından tercih edilir. Tarçının en bilindik faydaları arasında;

  • Sakinleştirici etkisi,
  • Hafıza güçlendirici özelliği,
  • Zararlı toksinleri vücuttan uzaklaştırması,
  • Parazitleri öldürmesi,
  • Afrodizyak etki yayması bilinir.

Tarçın Çayı Nasıl Yapılır?

Malzemeler:

  • 1 adet çubuk şeklinde tarçın
  • 1 fincan soğuk su
  • 1 adet siyah sallama veya poşet çay (isteğe göre farklı çaylarda eklenebilir)
  • Yeterli miktarda şeker

Hazırlanışı:

  1. İlk önce su ile çubuk şeklindeki tarçınımızı bir kaba koyup kaynayana kadar pişiriyoruz.
  2. Yaklaşık 10 dakika kadar sonra kaynamaya başlayan suya siyah çayımızı da ekliyor ve bir kaç dakika kadar daha kaynatıyoruz.
  3. İsteğe göre şekerle tatlandırılan çayımızı yine isteğe bağlı olarak sıcak veya soğuk tüketebilirsiniz.

2. Limonlu Tarçın Çayı

Malzemeler:

  • 4 fincan kadar su
  • 1 adet çubuk şekilli tarçın
  • 2 çay kaşığı kadar ilave çay
  • 1 adet limon

Hazırlanışı:

  1. İlk olarak suyumuzu kaynatıyoruz ve 5 dakika sonra yavaş yavaş kaynamaya başlayan suyumuza çubuk tarçınımızı ekliyoruz.
  2. Kaynamaya başladıktan sonra çayımızı demlenmeye bırakıyoruz ve bu sırada da limonumuzu ekliyoruz.
  3. Ve yine bir önceki tarifimizdeki gibi isteğe bağlı olarak sıcak veya soğuk şekilde tüketebilirsiniz.

3. Zencefilli, Zerdeçallı ve Limonlu Tarçın Çayı

Birçok hastalığa iyi gelen tarçın çayı beraberinde farklı otlar ve bitkilerle etkileşimi sonucu tam bir şifa deposu görevi görür.

Malzemeler:

  • Yarım çay kaşığı kadar toz tarçın
  • Yarım çay kaşığı kadar toz edilmiş zencefil
  • Yarım çay kaşığı kadar toz zerdeçal
  • 1 çay kaşığı civarı Hindistan cevizinin yağı
  • 1 çay kaşığı kadar bal
  • Tercihen 1 fincan kadar sıcak su

Hazırlanışı:

  1. Tüm malzemelerimizi sıcak suyun içine atarak iyice karıştırdıktan sonra demlenmeye bırakıyoruz.
  2. Demlendikten sonra çayımız servise hazır.

Tarçın Çayının Zararları

Tarçın çayı öyle büyük zararları olan bir çay türü değil. Hatta zararı da yok denecek kadar az ama her şeyin aşırısı nasıl zararlıysa tarçın çayının da aşırı tüketimi çeşitli olumsuzluklar meydana getirebilir.

Bu olumsuzluklar arasında özellikle; mide bulantısı, baş dönmesi, bulantı ve kusma gibi belirtiler gelir. Çok nadir durumlarda ise alerjik reaksiyonlar geliştirebildiği gözlemlenmiştir.

Kan inceltici ve sulandırıcı bir özelliğe de sahip olan Tarçın Çayı, reçeteli kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin tüketmemesi gereken bir karışım olur.

Hamilelikte Tarçın Çayı Tüketimi

Tarçın çayının özel bileşenleri çay halinde vücuda alındığında özellikle rahim kasılmalarına sebep olabileceği için pek de önerilmez hamile kadınlar için. Ve yine emziren kadınların da kullanmaması önerilir.

Tarçın Çayı Nasıl Tüketilir?

  1. Günlük tüketimde tarçın, 5 ile 6 gram arası bir miktar alınmalı.
  2. Biraz önce de belirttiğimiz üzere tarçının 2 türü var. Bunlar, cassia ve seylan tarçınları. Birbirinden tamamen farklı olan bu iki tarçın türünden daha az iyi olan cassia tarçını yüksek miktarda kumarin içerdiği için çeşitli sağlık sorunlarını tetikleyebilir. Örneğin; karaciğer hastalıklarını.
  3. Seylan tarçının daha yumuşak ve rengi açık olduğundan cassia tarçınına göre daha çok tercih edilir.
  4. Cerrahi bir operasyon geçirecek olan hastaların en az 2 hafta önceden tarçın tüketimini bırakması önerilir. Çünkü tarçın yapısı itibarıyla kişinin kan şekerindeki düzeyleri etkilediği için yanlış bir durum doğurabilir.
  5. Daha sık tercih edilen seylan tarçını aşırı tüketimi ile vücutta büyük sağlık sorunları veya yan etkiler göstermese de bazı kişilerin ağız ve dudak çevrelerinde küçük yaralar ve alerjik etkiler gösterebilir.
  6. Çeşitli hasta gruplarında (Meme kanseri ve hormonel kanser tedavisi görenler ile diyabet ilaçları, antibiyotik, çeşitli kalp ilaçları ve kan sulandırıcı ilaç kullananlar) tarçın çayının içilmeden önce doktorlarına danışmaları önemle hatırlatılır.

Источник: https://evdesifa.com/kan-sekeri-ve-kolesterolu-azaltmak-icin-tarcin-cayi/

Tarçın Şekeri Düşürür mü | Diyabet İçin Tarçın Nasıl Kullanılır

Tarçın Şeker Hastalığı İçin Umut Olabilir Mi?
Diyabet, (şeker hastalığı) kan şekerinin anormal derecede yüksek olması ile nitelenen hastalıktır.

Eğer iyi bir şekilde kontrol altında tutulmazsa, kalp hastalığı, böbrek hastalığı ve sinir hasarı gibi komplikasyonlara yol açabilir.

Tedavi genellikle ilaçlar ve insülin enjeksiyonlarını içerir, ancak birçok kişi kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilecek yiyeceklerle de bu soruna çözüm bulmaya çalışır.

Bu besinlere güzel bir örnek, tatlı ve tuzlu yiyeceklere eklenen bir baharat olan ve yaygın olarak kullanılan tarçındır.

Tarçın şekeri düşürme ve diyabetin kontrol altında tutulmasına yardımcı olmak gibi sağlığa birçok faydalar sağlar.

Bu yazıda tarçının şeker hastalığı (diyabet) üzerindeki etkileri ile ilgili ihtiyacınız olan her şeyi bulabilirsiniz.

Tarçın Nedir?

Tarçın, birçok çeşidi olan Cinnamomum ağaçlarının kabuğundan elde edilen aromatik bir baharattır.

Daha çok börek veya kahvaltı besini olarak kullanılan tarçın aslında geleneksel tıp ve besin koruma alanında da binlerce yıldır kullanılmaktadır.

Tarçını elde etmek için, Cinnamomum ağaçlarının iç kabuğunun çıkarılması gerekir.

Kabuk daha sonra kurutma işlemine tabi tutulur. Bu işlem tarçının kıvrılarak çubuk şeklini alır ya da daha fazla işlemden geçerek toz haline getirilir.

Tarçınlar tipik olarak iki farklı tipte sınıflandırılmaktadır:

  • Seylan: Ayrıca “gerçek tarçın” olarak da adlandırılan, en pahalı çeşittir.
  • Cassia (sinameki): Daha ucuzdur ve tarçın içeren çoğu gıda ürününde bulunur.

Her iki tür de tarçın olarak satılırken, ikisi arasında önemli farklılıklar vardır.

Sonuç olarak: Tarçın, Cinnamomum ağaçlarının kurutulmuş kabuğundan yapılır ve genellikle iki çeşide ayrılır.

Peki tarçın şekeri düşürür mü, Şeker hastalığında tarçın kullanmak nasıl fayda gösterir? Şimdi tarçının şeker hastalığı üzerinde nasıl etkili olabileceğine göz atalım.

1. Yüksek miktarda antioksidan içerir

Tarçının besin değerlerine göz attığımızda, bir süper gıda olmadığını düşünebilirsiniz.

Fakat çok fazla vitamin veya mineral içermemesine rağmen, sağlığa yararlar sağlayan yüksek miktarda antioksidan içerir.

Öyle ki, bir grup bilim insanı, 26 farklı ot ve baharatın antioksidan içeriğini karşılaştırdı ve tarçının aralarında en yüksek ikinci antioksidan miktarına sahip olduğu sonucuna varıldı. (karanfilden sonra)

Antioksidanlar önemlidir, çünkü vücudun serbest radikallerin neden olduğu hasar olan oksidatif stresi azaltmasına yardımcı olurlar.

Bir araştırma, 12 hafta boyunca günlük 500 mg tarçın özü tüketmenin, prediyabetli erişkinlerde bir oksidatif stres işaretleyicisini % 14 azalttığını göstermiştir.

Bu, önemlidir, çünkü oksidatif stres, tip 2 diyabet de dahil olmak üzere hemen hemen her kronik hastalığın ortaya çıkışında etkili olmuştur.

Sonuç olarak: Tarçın çok fazla vitamin veya mineral içermez, ancak oksidatif stresi azaltan antioksidanlarla doludur. Bu antioksidanlar, potansiyel olarak diyabete karşı koruma sağlayabilir.

2. İnsülin gibi iş görür ve ve insülin duyarlılığını artırabilir

Şeker hastalığı olanlarda, pankreas yeterince insülin üretemez veya hücreler, insüline gerektiği gibi yanıt vermez ve kan şekeri seviyelerinin yükselmesine yol açar.

Tarçın, insülinin etkilerini taklit ederek ve hücrelere glikoz taşınmasını artırarak kan şekerini düşürmeye ve diyabetle savaşmaya yardımcı olabilir.

Ayrıca, insülinin duyarlılığını artırarak kan şekerini düşürmeye yardımcı olarak glikozun hücrelere taşınmasında insülini daha verimli hale getirir.

Yedi erkek üzerinde yapılan bir araştırmada tarçın kullanımının, tüketimden hemen sonra insülin duyarlılığını arttırdığı ve etkisinin en az 12 saat sürdüğü görülmüştür.

Sekiz erkek üzerinde yapılan başka bir çalışmada, iki haftalık tarçın takviyesi kullanımından sonra insülin duyarlılığında artış olduğunu görülmüştür.

Sonuç olarak:Tarçın, insülin gibi davranarak ve insülinin kan şekerini hücrelere taşıma becerisini artırarak kan şekerini düşürebilmektedir.

3. Tarçın açlık anındaki kan şekeri seviyesini düşürür ve  hemoglobin A1c’ yi azaltabilir

Kontrollü olarak yapılan pekçok çalışma, tarçının açlık kan şekerini azaltmada mükemmel olduğunu göstermiştir.

Tip 2 diyabetli 543 kişinin incelenmesi sonucu, tarçın kullanımı, 24 mg / dL’nin (1.33 mmol / L) üzerinde bir ortalama açlık kan şekeri düşüşünü sağlayabilmektedir.

Bu araştırmaların sonuçları oldukça açık olmakla birlikte, uzun süreli kan şekeri kontrolünün bir ölçüsü olan hemoglobin A1c üzerindeki etkilerini araştıran çalışmalar çelişkili sonuçlar vermiştir.

Bazı çalışmalar hemoglobin A1c’de önemli düşüşler rapor ederken, bazıları etkisiz olduğunu bildirmiştir.

Çelişkili sonuçlar, verilen tarçın miktarındaki ve katılımcıların önceden kan şekeri kontrolündeki farklılıklarla kısmen açıklanabilmektedir.

Sonuç olarak: Tarçın, kan şekeri düşürülmesinde umut vadetmektedir. Bununla birlikte, hemoglobin A1c üzerindeki etkileri çok net değildir.

4. Yemeklerden sonra tarçın kan şekerini düşürür

Yemeğin büyüklüğüne ve içerdiği karbonhidrat miktarına bağlı olarak, yedikten sonra kan şekeri seviyeleri oldukça belirgin bir şekilde artabilir.

Bu kan şekeri dalgalanmaları, oksidatif stres ve iltihaplanma düzeylerini artırabilir; bu da vücuttaki hücrelere çok fazla zarar verir ve kronik hastalık riskine neden olabilir.

Tarçın yemeklerden sonra bu kan şekeri artışlarını kontrol altında tutmanıza yardımcı olabilir. Bazı araştırmacılar tarçının bunu, yemeğin mideden boşalma oranını yavaşlatarak yaptığını söylüyor.

Bir araştırma, bir porsiyon sütlaçla 1.2 çay kaşığı (6 gram) tarçın tüketmenin, tarçın kullanılmadan sütlaç yenmesine göre, midenin daha yavaş boşalmasını ve kan şekeri seviyesinin yükselmesini yavaşlattığı göstermiştir.

Diğer çalışmalar, tarçının ince bağırsaktaki karbonhidratları parçalayan sindirim enzimlerini bloke ederek yemeklerden sonra kan şekerini düşürebileceğini göstermektedir.

Sonuç olarak: Tarçın, yemeklerden sonra, midenin boşalmasını yavaşlatarak ve sindirim enzimlerini bloke ederek kan şekerini düşürebilir.

5. Tarçın yaygın diyabet komplikasyonları riskini düşürebilir

Bu baharat, açlık kan şekerini düşürmekten fazlasını yapar ve yemeklerden sonra kan şekeri artışını azaltır.

Ayrıca yaygın görülen diyabet komplikasyonlarının riskini de düşürebilir.

Diyabetli yani şeker hastalığı olan insanların, diyabet hastalığı olmayan insanlara göre kalp hastalığına yakalanma riskleri iki kat fazladır. Tarçın, kalp hastalığı için belirlenmiş risk faktörlerini iyileştirerek bu riski azaltmaya yardımcı olabilir.

Tip 2 diyabetli kişilerde yapılan kontrollü çalışmaların incelenmesi sonucunda, tarçın tüketmenin, kötü (LDL) kolesterolde 9.4 mg / dL (0.24 mmol / L) ortalama bir düşüş ve trigliseritlerde 29.6 mg/dL (0.33 mmol/L) bir düşüş ile ilişkili olduğu görülmüştür.

Bu incelemede aynı zamanda, “iyi” HDL kolesterolü yükselten besinler arasında da gösterilebilecek olan tarçının HDL kolesterolde ortalama 1.7 mg / dL (0.044 mmol / L) artış sağladığı bildirilmiştir .

Dahası, yapılan diğer bir çalışmada, 12 hafta boyunca iki gram tarçın takviyesinin hem sistolik hem de diyastolik kan basıncını anlamlı derecede düşürdüğü bulunmuştur.

İlginç bir şekilde, diyabetin ayrıca Alzheimer hastalığının ve bunama (demans) hastalığının ortaya çıkmasında giderek daha fazla rol oynadığı düşünülmektedir ve birçok kişi şimdi Alzheimer hastalığına “tip 3 diyabet” olarak atıfta bulunmaktadır.

Çalışmalar tarçın ekstraktının beta-amiloid ve tau adındaki iki proteinin  Alzheimer hastalığının gelişimi ile rutin olarak bağlantılı plaklar ve yumrular oluşturma becerisini azaltabileceğini göstermektedir.

Ancak, bu araştırma sadece test tüpleri ve hayvanlar üzerinde yapılmıştır. Bu bulguları doğrulamak için insanlarda daha fazla çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır.

Sonuç: Tarçın, kalp hastalığı ve Alzheimer hastalığı gibi diyabetle bağlantılı hastalık risklerini azaltmaya yardımcı olabilir.

Ceylon (Seylan) mı Cassia (Sinameki-Çin tarçını) mı: Hangisi Daha İyi?

Tarçın tipik olarak iki farklı tipte gruplandırılmıştır. Seylan ve Cassia.

Cassia tarçını birkaç farklı Cinnamomum ağacı türünden elde edilebilir. Genellikle ucuzdur ve çoğu marketin baharat reyonunda bulunmaktadır.

Öte yandan, Seylan tarçını, özellikle Cinnamomum verum ağacından elde edilir. Tipik olarak daha pahalıdır ve Cassia’dan daha az yaygındır. Çalışmalar Seylan tarçınının daha fazla antioksidan içerdiğini göstermiştir.

Daha fazla antioksidan içerdiğinden dolayı, Seylan tarçınının sağlığa daha fazla fayda sağlaması mümkündür.

Bununla birlikte, hayvanlar üzerinde ve test tüpü ile yapılan bazı çalışmalar Seylan tarçınının yararlarını vurgulasa da, insanlar için sağladığı faydaları gösteren çalışmaların çoğu, Cassia çeşidi ile yapılmıştır.

Sonuç olarak: : Her iki tarçın çeşidi de kan şekerini düşürür ve şeker hastalığı ile savaşır, ancak Seylan’un Cassia’dan daha fazla fayda sağladığını doğrulamak için insanlar üzerinde daha fazla çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır.

Bazı Kişiler Tarçın Kullanırken Dikkatli Olmalı

Cassia tarçını, sadece antioksidanlar bakımından daha düşük değildir, aynı zamanda birçok bitkide bulunan ve organik ve potansiyel olarak zararlı bir bir madde olan kumarin adı açısından da yüksektir.

Fareler üzerinde yapılan pekçok çalışma kumarinin karaciğer için toksik olabileceğini göstermiştir, bu da insanlarda karaciğerde hasara neden olabileceği endişesine yol açmaktadır.

Buna göre, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi kumarin için tolere edilebilir günlük alım miktarını 0.1 mg / kg olarak belirlemiştir.

Cassia tarçını için ortalama kumarin kullanımı, 75 kiloluk bir birey için günde yaklaşık yarım çay kaşığı (2,5 gram) Cassia tarçın olacaktır.

Görüldüğü gibi, Cassia tarçını özellikle kumarin bakımından yüksektir ve Cassia tarçını takviye ürünü olarak veya hatta fazla miktarda yiyecekler yiyerek kolayca tüketim üst sınırını geçebilirsiniz.

Bununla birlikte, Seylan tarçın çok daha düşük miktarlarda kumarin içerir ve önerilen kumarin miktarından daha fazla tüketmek zor olacaktır.

Ayrıca, ilaç veya insülin kullanan şeker hastaları günlük rutinlerine tarçın eklerken dikkatli olmalıdırlar.

Mevcut tedaviye tarçın eklenmesi hipoglisemi olarak bilinen düşük kan şekeri riskine neden olabilmektedir.

Hipoglisemi potansiyel olarak yaşamı tehdit edici bir durumdur ve diyabet durumunda tarçın kullanımı ile ilgili doktorla konuşmak önerilir.

Çocuklar, gebe kadınlar ve yoğun tıbbi hastalık geçmişi olanlar, tarçının sağladığı faydaların risklere göre ağır basıp basmadığını öğrenmek için doktorlarıyla konuşmalıdır.

Sonuç olarak: Cassia tarçını, karaciğerde hasara neden olabilecek kumarin bakımından yüksektir. Ayrıca, şeker hastalığı olan kişiler, büyük miktarda tarçın tüketirken hipoglisemi riskini göz önünde bulundurmalıdır.

Tarçın Ne Kadar Kullanılmalı

Tarçının kan şekerini düşürmedeki faydaları iyi araştırılmış bir konudur.

Buna rağmen, potansiyel risklerden kaçınırken faydalardan yararlanmak için ne kadar tüketmek gerektiği konusunda tam bir fikir birliğine varılmamıştır.

Araştırmalarda tipik olarak, yiyeceklere eklenen bir katkı maddesi veya toz olarak günde 1-6 gram kullanılmıştır.

Bir çalışmada, günde 1, 3 veya 6 gram alan kişilerin kan şekerinin aynı miktarda azalma gösterdiğini rapor edilmiştir.

En küçük miktarda doz alan kişilerin en yüksek dozda alanların aynı faydaları gördüğü göz önüne alındığında, yüksek dozlar almaya gerek kalmayabilir.

Ek olarak, birçok çalışma Cassia tarçınının kumarin içeriğinin değişebileceğini göstermiştir. Bu nedenle, günlük önerilen kumarin alım miktarını aşmamak için günde 0.5-1 gram aşmamak akıllıca olacaktır.

Seylan tarçını kullanırken daha az dikkatli olunabilir. Kumarin içeriği söz konusu olduğunda günde 1,2 çay kaşığı (6 gram) tüketmek güvenli olacaktır.

Sonuç olarak: Cassia tarçını tüketimini günde 0.5-1 gramla sınırlayın. Seylan tarçın, gerekli olmasa da, daha yüksek miktarlarda tüketilebilir.

Tarçın Şekeri Düşürür mü: Sonuç

Pek çok araştırma göstermiştir ki, tarçın kan şekerini düşürme ve sağlık için olan diğer faydalarının yanı sıra sık görülen diyabet komplikasyonlarını kontrol altında tutmaya yardımcı olabilmektedir.

Kan şekerini düşürmek için tarçın takviyesi kullanmak veya öğünlere eklemek istiyorsanız, Cassia yerine Seylan kullanmak akıllıca olacaktır.

Daha pahalı olabilir, ancak Seylan tarçınında daha fazla antioksidan bulunur ve potansiyel olarak karaciğer hasarına neden olabilen kumarini daha düşük miktarda içerir.

Muhtemelen günlük 0.5-1 gram Cassia tüketimini geçmemek en iyisidir, ancak günlük 1.2 çay kaşığı (6 gram) Seylan tarçınının alınması güvenli olacaktır.

Diyabetik Tarçın Tarifleri

Aşağıda tarçınlı yoğurt ve tarçın zencefil çayı gibi beslenme alışkanlıklarınıza ekleyebileceğiniz tariflere göz atabilirsiniz.

Malzemeler;

  • 1 su bardağı sade ve yağsız yoğurt
  • 1 çay kaşığı tarçın tozu
  •  ½ çay kaşığı stevia tozu (şekerotu tozu)

Nasıl yapılır

  1. Tüm malzemeleri uygun şekilde karıştırın.
  2. Oda sıcaklığında 15 dakika bekletin ve tadını çıkarın.

Tarçının İnsülin dengesine direkt etkisi

Stockert’in insülin dengesinin düzenlenmesinde etkin bir protein olan, Sirtuin-1 (Sirt-1 olarak da biliniyor) genine odaklanıyor. Stockert, Sirt-1 geninin glikoz aktarımında etkili olan bir başka proteini de tetiklediğine ve bunun kilit bir rol oynayabileceği düşüncesinin son derece mantıklı olduğuna dikkat çekiyor.

Kırmızı şarapta bulunan, yaşlanmayı geciktirici ve kolesterol düşürücü özelliklere sahip, resveratrol adlı birantioksidanın Sirt-1 genini devinime geçirdiği bilim çevrelerinde bilinen bir gerçek.

Tarçının fenoller adıyla bilinen benzer birtakım bileşikler içermesinden yola çıkan Stockert, bunların da Sirt-1 moleküllerine benzer biçimde bağlanabileceklerini düşündü.

Bu düşüncesini doğrulamak için yaptığı araştırmada tarçındaki fenollerin bu proteinle benzer ve kimi zaman çok daha güçlü etkileşimler kurduğuna tanık oldular.

Bu durum tarçının içerdiği fenollerin Sirt-1 genini de devinime geçirebileceğine vurgu yapan Stockert, “Gerçekten böyle bir durum söz konusu ise, bu da tarçının yalnızca kan şekerini düşürmekle kalmayıp çok daha başka yararları da olduğu anlamına geliyor.

Tarçın, lipid metabolizmasından, hücre büyümesiyle ilgili değişikliklerden ve çeşitli genlerin ifadesinden sorumlu olan bir proteini etkiliyor,” diyor.

1 gram tarçın ilaçtan daha etkili

Stockert’in daha önceki araştırmaları günde 1 gram tarçın tüketen insanların kan şekeri düzeylerinde, ilaçlardan sağlanması beklenen orana kıyasla, çok daha fazla bir düşüş meydana geldiğini ortaya koyuyordu.

Ancak Stockert pişirme sürecinde ya da çeşni katma amacıyla tüketilen çok daha düşük miktarlarda tarçının bile sağlığa yararlı etkiler yaratabileceğine inanıyor ve  söyle devam ediyor: “Tarçın ile bu enzim arasında bilgisayar örneğimizde tanık olduğumuz gibi bir etkileşim söz konusu ise, bunun yaşlanmayı geciktirici bir etki yaratması, antioksidan denetimi ve insan sağlığı açısından gerçekten önemli daha birçok yararlı etkilerle ilintili olması da olası. Üstelik, tüm bu etkilerin yaratılması için günde bir gram tarçın tüketmek de gerekmiyor.” 

Tüketicilere çubuk ya da öğütülmüş tarçını güvenilir baharatçılardan satın almalarını öneren Stockart, şimdilerde ekibiyle birlikte tarçının yağ hücreleri üzerindeki etkilerini araştırıyor ve bu çalışmalar kapsamında kas ve karaciğer hücrelerini de araştırmayı umut ediyor.

ABD Beslenme ve Diyetetik Akademisi sözcülerinden Nancy Farrell’de, kan şekeri ile ilgili araştırmanın henüz kesin bir sonuca ulaşmadığına, ancak konunun daha derinlemesine araştırılması açısından son derece yüreklendirici olduğuna dikkat çekerek, “Günlük yaşamımızda aşırıya kaçmaksızın tarçın tüketmenin genelde sağlığa iyi gelen bir alışkanlık olduğu söylenebilir, ” diyor.

Farrell insanlara yulaf, tost, balkabağı, kırmızı biber ve başka birtakım yiyeceklere tarçın eklemelerini öneriyor.

Ancak tarçın tüketiminde aşırıya kaçmanın karaciğer bozuklukları olan kişilerin karaciğer işlevlerini daha da kötüye götürebileceği uyarısında bulunuyor ve tarçın haplarını alıp almama konusunda da kesinlikle bir uzmana danışmak gerektiğinin altını çiziyor.

Tarçın nedir? Tarçının tarihçesi

Tarçın (Cinnamomum), defnegiller ile aynı aileden olup,  anavatanı Güney ve Güneydoğu Asya’da, yaprakları dökülmeyen aromatik kokusu olan bir ağaç cinsidir.

Defnegiller familyasından gelen tarçının dünya üzerinde dört türü mevcuttur, Seylan’dan adını alan Cinnamomum zeylanicum “hakiki tarçın” olarak anılır. Diğerleri Çin ya da Endonezya tarçını olarak da bilinen Cinnamomum cassia’nın akrabalandır. İki tür de Asya’da her dem yeşil kalan bir ağaç türünden gelmektedir.

Çin tarçınının kabukları doğrudan kullanılır. Seylan tarçınının genç dallan kesilip soyularak iç içe konulur ve kurumaya bırakılır. Kurudukça kıvrılıp borumsu bir görünüm alan bu iç kabuklar “çubuk” ya da “toz” tarçın olarak kullanılır. Tatları benzese de Seylan tarçınının daha baskın bir tadı vardır.

Amerika’da yetişen tarçın genellikle daha ucuz olan cassia türünden gelir.

Tarçının Tarihi

Tarçının tarihi çok eskilere dayanır. Seylan tarçını Sri Lanka’dan (Seylan’ın yeni adı) gelir. Çin yazıdan tarçının MÖ 2600 yılından beri kullanıldığını göstermektedir.

Eski Mısır’da ölüleri mumyalarken tarçın kullanıldığı görülmektedir.

MÖ 1000 yıllarında Hindistan’dan Batı Asya, Avrupa ve Afrika’ya ithal edilmeye başlanan tarçın kısa sürede dünyaya yayılmıştır. Haçlı Seferleri sırasında tarçın, Avrupa’ya taşınmıştır ve bundan sonra ünü bütün dünyaya yayılmıştır.

Seylan tarçını yetiştiren ülkelerin başında Hindistan, Sri Lanka, Madagaskar ve Brezilya gelir. Çin tarçını Çin, Vietnam ve Endonezya’da yetiştirilir.

Neden Tarçın Yemeliyim?

Tarçın manganez, demir, kalsiyum ve lif açısından oldukça zengindir ve ayrıca sinamaldehid, sinamil asetat ve sinamil alkol gibi antioksidan maddeler içerir. Sinamaldehid, kandaki hücrelerin pıhtılaşmasını önler.

Doğal ilaçlar kategorisine giren tarçını Çinliler, bünyeyi güçlendirdiğine ve insanı gençleştirdiğine inanırlar. Hintliler, çubuk tarçın çiğnemenin adeti düzenlediğini düşünürler.

Ayrıca Hintli ebeler ve hekimler, tarçını doğum sancılarını azaltmak ve ağrıyı dindirmek amacıyla kullanır.

Sıcak suyun içinde bir çay kaşığı tarçın ve bir çay kaşığı balı karıştırıp gargara yaparak ağız kokusunu giderebilirsiniz.

Tarçın gut ile artrit hastalarına iyi gelir

Çin’de Nanjing Üniversitesi’nde ürik asit oranını düşürdüğü ve gut ile artrit hastalıklarına iyi geldiği düşünülen Çin’e özgü 122 adet şifalı bitki üzerinde araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmalarda çintarçımnm ürik asit oluşumundan sorumlu enzimlere karşı en etkili bitki olduğu kanıtlanmıştır.

Tarçın kalp sağlığına yardımcıdır, kolesterol düşürücü özelliği var

Tarçının lipidi azalttığı, kanda pıhtılaşmalara engel olduğu ve iltihap çözücü özellikler taşıdığı kanıtlanmıştır. Yapılan araştırmalar tip 2 diyabet hastalarında günlük tarçın kullanımının (günde altı gramdan fazla olmamak koşuluyla) trigliserıd, LDL kolesterol ve total kolesterol oranlarım düşürdüğünü ortaya koymuştur.

Tarçın Tip 2 Diyabet hastalarının kandaki şekeri düşürüyor

Hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmada erkek farelere tarçın diyeti uygulandığı zaman kan şekerinin düştüğü gözlenmiştir. İnsanlar üzerinde yapılan bir diğer araştırmada ise tip 2 diyabet hastalığı bulunan insanlarda tarçının kandaki şeker oranım düşürdüğü gözlenmiştir.

Tarçın yüksek tansiyon hastalarına iyi gelir

Fareler üzerinde yapılan bir araştırmada hayvanlara ilk önce kan basınçlarını artırmak amacıyla şekerli bir karışım verilmiştir. Daha sonra farelere sofralık tarçın, tarçın tozu ve tarçın yerine geçecek bir tür karışım verilmiştir. Tarçın tozu ve sofralık tarçın verilen hayvanlarda kan basıncının düştüğü gözlenmiştir.

Tarçının zararları konusunda herhangi bir bilimsel çalışma denk gelmedi. Zaten fazla tarçın kullanıldığında ne kadar acı olduğunu deneyebilirsiniz.

Tarçınla İlgili İpuçları! Tarçın nasıl alınır? Tarçın alırken nelere dikkat edilmeli? Tarçın nasıl saklanmalı?

Tarçın alırken “hakîki” Seylan tarçını almak istiyorsanız dikkat etmelisiniz; çünkü genellikle çintarçınıyla aynı model ambalajda olurlar. Gerçek tarçın için aktarlara gitmelisiniz.

Tarçın alırken kokusuna dikkat etmeli. Tarçının tazeliğini kokusundan anlayabilirsiniz. Taze tarçının tatlı bir kokusu olur.

Tarçının saklanmasına dikkat edilmeli. Tarçın karanlık bir alanda, hava almayan bir kapta saklanmalıdır. Sofralık tarçın altı ay içerisinde kokusunu kaybetmeye başlar. Tarçın çubukları ise bir yıl kadar dayanabilir.

Tarçını büyük boy ekonomik paketlerde almak her ne kadar çekici görünse de tazeliğini ve fitokimyasal besin değerini korumak açısından az miktarlarda almanızı tavsiye ederiz.

Tarçın nasıl kullanılabilir?

  • Çubuk tarçınları, kahve öğütücüyle ya da rendeleyerek toz haline getirebilirsiniz.
  • Tarçını puding, tart ve kek gibi tatlılarda kullanabilirsiniz.
  • Etleri terbiye ederken tarçın kullanabilirsiniz. Kimyon, zerdeçal, zencefil ile tarçın Doğu ve Kuzey Afrika mutfaklarında et ve tavuk yemeklerinin vazgeçilmezidir.
  • Kahvenizi, ıhlamuru tarçınlı içebilirsiniz.
  • Kepekli bir dilim ekmeğin üstüne yağ sürüp şeker ve tarçın serpin. Tadına doyum olmaz!

Ayrıca Bakınız

Источник: https://www.gelgez.net/tarcinin-harika-faydalari/

Şeker Hastalığına İyi Geldiği Söylenen 11 Bitkisel Çözüm.

Tarçın Şeker Hastalığı İçin Umut Olabilir Mi?
Şeker Hastalığına İyi Gelen11 Bitkisel Çözüm..

Bununla birlikte, bazı şifalı bitkiler ve takviyeler potansiyel fayda sağlarlar.

Burada sıralayacağımız bitkilerin çoğu kan şekerini düşürmek, kan lipitlerini ve insülin duyarlılığını arttırmak da dahil olmak üzere anti-diyabetik özelliklere sahip oldukları göreceğiz.

1. Zerdeçal

Zerdeçal, bitkiye sarı rengi veren curry (köri) bileşiği içeren bir bitkidir. Bu bileşik, anti-diyabetik etkiler de dahil olmak üzere çeşitli tıbbi özelliklere sahip kurkumin adı verilen bir bileşen içerir.

Çalışmalar, kurkumin’in kan şekeri seviyelerini düşürme kabiliyetine sahip olduğunu göstermiştir. Yakın tarihli bir çalışmada, günde sadece 300 mg yüksek kalitede kurkumin alan kişilerin kan şekeri düzeylerini yaklaşık % 18 oranında düşürdüğü belirlendi.

200’den fazla gizli şeker hastası için yapılan bir başka araştırmada, 9 ay boyunca hastalara 1.5 gram kurkumin verildi, sonuç olarak, beta-hücre fonksiyonunu iyileştirdi ve çalışma sırasında tip 2 diyabet gelişimini önledi.

Diğer çalışmalar kurkumin’in anti-inflamatuar ve antioksidan etkilerinin kalp rahatsızlığı ve diyabetin diğer komplikasyonları riskini azaltabileceğine dair kanıtlar bulmuştur.

2. Zencefil

Yemeklerde ve bitkisel tedavilerde yaygın kullanılan popüler baharattır.

Diyabetin bazı semptomlarını azaltabilir.

88 katılımcının yapıldığı bir çalışmada, sekiz hafta boyunca her gün 3 gram zencefil hastalara verildi, son 2-3 ay boyunca ortalama kan şekeri düzeylerinin bir ölçütü olan açlık kan şekeri ve HbA1c düzeylerini düşürdüğünü belirlendi.

2-3 gram arasında değişen dozlarda yapılan diğer bazı çalışmalar benzer etkileri keşfedilmiştir.

Zencefil ayrıca anti-inflamatuar ve antioksidan etkilere sahip görünmektedir.

Ayrıca, çalışmalar, zencefil takviyelerinin, göz hasarı gibi komplikasyonlara yol açabilen inflamasyon belirtilerini azaltabileceği düşünülmektedir.

Aynı zamanda zencefilde bulunan aktif bileşiklerin, yüksek kan şekerinin neden olduğu proteinlerdeki değişiklikleri önlemeye yardımcı olabileceğini düşünülmektedir. Bu değişiklikler, hücrelere, sinirlere ve kan damarlarına zarar verebilir.

3. Tarçın

Tarçın diyabet için iyi bilinen bir takviyedir.

Bununla birlikte, bazı araştırmalar ise tersini iddia etmektedirler.

Çoğu laboratuar araştırması tarçının insülin direncini arttırmasına, yemekten sonra glikoz emilimini düşürmesine ve iltihap ile savaşmasına yardımcı olabileceğini göstermiştir. Fakat bilim insanları konuyla ilgili daha fazla araştırma sonucuna ihtiyaç duyulduğunu belirtirler.

Bazı çalışmalar açlık kan şekeri, genel kolesterol, “kötü” LDL kolestrol ve “iyi” HDL kolesterol düzeylerinde iyileşme sağladığını ortaya koyarken, bazı çalışmalar ise bunların hiçbirine faydası olmadığını iddia etmektedirler.

Bununla birlikte, çoğu çalışma, açlık ve ortalama kan şekeri düzeylerinde iyileşme gösterdi.

Tarçın hakkında bilimsel araştırmaların iki farklı sonuç vermelerini diğer bir nedeni ise iki tarçın türü Seylan ve Cassia’nın farklı etkileri olmasıdır.

Bazı araştırmalar, Cassia tarçınının kan şekeri seviyelerini düşürmede daha etkili olabileceğini ve insanların üzerinde yapılan araştırmaların çoğunda Cassia tarçın kullandığını belirtilmektedir.

Bununla birlikte, Cassia tarçın, aşırı miktarda alınırsa karaciğer hasarına yol açabilecek yüksek miktarda kumarin içerir. Mevcut çalışmalar bunu kesin ispatlamamış olsa da bu yönde kanaat vardır.

Bu nedenle tarçın takviye olarak kullanılıyorsa, Seylan tarçını daha güvenli bir seçenektir.

4. Soğan

Soğan’ın kan şekerini düşürme kabiliyeti hayvanlar üzerinde denenmiştir.

Ne yazık ki, insanlarda bu etkileri araştıran sadece birkaç çalışma var. Bununla birlikte, sonuçlar umut vericidir.

Tip 1 ve tip 2 diyabetlilerde yapılan bir çalışmada, 100 gram çiğ kızarmış soğanın sadece şeker içeren bir yemekle tüketildiğinde her iki hastada da yüksek kan şekerinde belirgin bir düşüşe neden olduğu belirlendi.

Yakın zamanda yapılan diğer bir çalışma ise, yemekle soğan tüketmenin bir yemekten sonra kan şekerinin düşmesine yardımcı olabileceğini belirlenmiştir.

Her ne kadar daha fazla bilimsel kanıta ihtiyaç olsa da var olan çalışmalar, soğanın kan şekerini düşürdüğü yönünde.

5. Çörek Otu

Çörek otunun alternatif tıpta tedavi amaçlı yaygın şekilde kullanıldığını bilmeyen yoktur.

Birçok bilimsel araştırmada hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, çörek otunun iltihaplanma ile mücadele, kan lipitlerini düşürme, bakteri ile mücadele etme kalp ve karaciğer hastalıklarıyla mücadele etme kabiliyetin olduğunu ortaya koymaktadır.

Benzer çalışmalar, Çörek otunun şeker hastalığının belirli komplikasyonlarına karşı koruyucu olabileceğini ortaya koydu.

Yakın geçmişte insanlar üzerinde yapılan bir çalışmada çörek otunun deney yapılan insanlarının çoğunda açlık kan şekeri ve HbA1c’yi önemli ölçüde düşürdüğü belirlendi.

Diğer bazı çalışmalar, çörek otunun yüksek kan şekerini düşürme ve diyabetli hastalarda kan lipitlerini iyileştirme kabiliyetine sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Bununla birlikte daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç olduğunun altını çizelim.

6. Çemen Otu

Çemen, yemeklerde ve alternatif tıp tarafından hastalıkların tedavisinde yaygın şekilde kullanılmaktadır.

Şeker hastalarına faydaları hakkında yapılan araştırmalar %100 tutarlılık vermemekle birlikte var olan araştırmalar 2-3 ay boyunca yemek sonrası tüketimde, ortalama kan şekeri (HbA1c) ve kolesterolü önemli ölçüde düşürdüğünü ortaya koymuştur.

Diğer araştırmalar çemen otunun kan şekerinin düşürülmesine yardımcı olduğunu ortaya koyarken, etkisinin ne kadarının olduğunu tespit edememektedir. Bazı çalışmalar ise çemen otunun kan şekerini yaklaşık 17 mg / dl’ye düşürmesine yardımcı olduğunu belirtir.

Diğer ilginç bir araştırma sonucu ise, çemen otu çiğnemenin uzun vadede şeker hastalığına yakalanma riskini azalttığını ortaya koyar.

Bununla birlikte, mide bulantısı gibi bazı yan etkileri vardır.

7. Aloe Vera

Aloe veranın sağlığa faydaları arasında en iyi bilineni şüphesiz güneş yanıklarından kaynaklanan ağrıları geçirmesidir.

Bununla birlikte, şuanda diyabete faydalarını konu alan birçok bilimsel araştırma devam etmektedir.

Yapılan çalışmalar açlık kan şekerini önemli ölçüde azaltabileceğini göstermektedir.

Bir çalışma, aloe veranın, kan şekeri ölçütü olan HbA1c’yi % 1.05 oranında düşürdüğünü ve bunun da umut verici olduğunu ortaya koydu.

Diğer incelemeler de aynı etkileri belirledi.

Bununla birlikte, bu potansiyel yararları yanında aleo vera tüketiminin bazı yan etkileri olabileceğine dair araştırma sonuçlarının da olduğunu belirtelim.

8. Berberin

Berberin, bitkilerden elde edilen bir takviyedir. Anti-diyabetik etkileri nedeniyle uzun zamandır araştırılmaktadır.

Çeşitli mekanizmalar sayesinde, berberin kan lipid düzeylerini, düşük inflamasyonu ve düşük kan şekerini iyileştirmeye yardımcı olabilir.

36 hastayı içeren üç aylık bir çalışmada, berberin takviyeleri, kan şekeri düzeylerini kontrol etmeye yardımcı olan bir diyabet ilacı olan metformin kadar etkili olduğu belirlendi.

Araştırmada berberin, HbA1c’yi % 9.47’den % 7.48’e düşürdü. İlginç bir şekilde, diyabetliler için % 7,0’dan azı iyi ve% 6,0’dan daha azı normal kabul edilir. Açlık kan şekerini % 36, yemek sonrası kan şekerini % 44 azalttı.

Ne yazık ki, yapılan bu çalışmalarda, hastaların % 34,5 ‘ünde ishali, gaz verme ve karın ağrısı gibi yan etkilere neden oldu.

9. Yaban Mersini

Vaccinium ailesinden gelen yaban mersini diyabet semptomlarıyla mücadelede yardımcı olabilir.

Araştırmalar yaban mersinin tip 2 diyabet gelişme riskini azalttığını göstermiştir.

Birçok laboratuvar ve hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, Vaccinium ailesindeki çileklerin ve yapraklarının kan şekerini düşürmeye ve iltihaplanma ve oksidatif hasara karşı direnç gösteren özelliklere sahip olduğunu belirlemiştir.

İnsanlarda yapılan birkaç çalışma da umut verici sonuçlar vermektedir.

Bir çalışmada, günde üç kez iki ay boyunca yaban mersini takviyesi alımının kan şekerin % 16,3, yemek sonrası kan şekerini % 13.5 ve HbA1c’nin de % 7.3 oranında düştüğü tespit edildi.

Başka bir araştırma, yaban mersini takviyelerinin yemek sonrası kan şekerini önemli ölçüde düşürdüğünü ortaya koydu.

Ayrıca, altı hafta boyunca günde bir bardak yaban mersini suyu içmenin, predediabetli kişilerde insülin duyarlılığını iyileştirdiği belirlendi.

10. Krom

Diyabet için krom takviyeleri tartışmalıdır.

Bazı çalışmalar hiçbir etkinin olmadığı sonucuna varsa da, birkaç çalışma kan şekerini düşürme kabiliyetini ortaya koymaktadır.

Ne yazık ki, insanlarda yapılan çalışmaların çoğu yetersiz veya eksik yapılmıştır.

Krom, diyabetlilerde kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir, ancak etkinliğini doğrulamak ve uygun formu ve dozu belirlemek için daha yüksek kaliteli çalışmalara ihtiyaç vardır.

11. Magnezyum

Araştırmacılar son zamanlarda magnezyumun şeker hastalığında rol oynayabileceğini gösterdi.

Yüksek insülin düzeylerinin kanda magnezyum seviyelerinin düşmesine neden olabileceği bilinmesine rağmen bu, magnezyum ile takviye edilmesinin yararlı olduğu anlamına gelmez.

Bununla birlikte, 600.000’in üzerinde katılımcıyı içeren bir deneyde, diyetlerinde en fazla magnezyum tüketen kişilerin diyabet gelişme riskinin, en az magnezyum tüketenlere göre % 17 daha düşük olduğu belirlendi.

Aynı çalışma, günde 200 mg’lık magnezyumun alımının diyabet riski % 13’e kadar azaldığını ortaya koydu.

Bu çalışma tek başına magnezyum takviyesinin şeker hastalığına direkt olumlu etki yapacağı anlamına gelmez. Ancak diyetinizde yeterli miktarda magnezyum almanın önemini göstermektedir.

Ayrıca, magnezyum takviyelerinin etkilerini inceleyen bazı araştırma sonuçları şöyledir;

Magnezyumun şeker hastalığı riski altındaki insanlarda açlık kan şekeri düzeylerini düşürmesine yardımcı olabileceğini ve şeker hastalarında ortalama kan şekeri markeri HbA1c’yi düşürmeye yardımcı olabileceği belirlenmiştir.

Bununla birlikte, magnezyum takviyelerinin diyabet riski taşıyan veya diyabet riski altında olan tüm insanlar için yararlı olup olmadığı net değildir. İlk etapta yeterli miktarda magnezyum alamayanlar için yararlı olabilir.

Источник: https://hisleraynasi.net/seker-hastaligina-iyi-gelen11-bitkisel-cozum/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.