Tat Ve Koku Alamıyorsanız…

Tat Ve Koku Alamıyorsanız…

Tat Ve Koku Alamıyorsanız…

  • İnsanların koklama yeteneğinin çoğu hayvana nazaran çok zayıf olduğunu,
  • Sigara içenlerin zamanla Anosmi yani koku körü olduğunu;
  • Kadınların erkeklere nazaran daha iyi koku aldığını,
  • Pek çok koku etkisi yaratan molekülü algılayamadığımızı,
  • Burnumuzda 5-6 milyon koku reseptörü bulunduğunu; oysa bir kedide bu rakamın 40 milyon, köpekte 2 milyar olduğunu,
  • Albatros ve Kiwi hariç kuşların koku alamadığını,
  • İnsanda 350 alıcı geni bulunduğunu,

Biliyor muydunuz?

Etiler Memorial Polikliniği Kulak Burun Boğaz Bölümü Uzmanları, “Koku bozuklukları “ile ilgili bilgi verdi.

Koku bozukluğu nedir, ne gibi sorunlara yol açar?

Bazı canlılarda temel bir yaşam fonksiyonu olan koku almanın; insanlarda önemi minimize edilmiş olsa da bozuk yiyecekler ve doğal gazlar gibi bazı tehli durumlardan haberdar olmamızı sağlayan ya da taze bir ekmeğin ve güzel bir parfümün kokusunda bizi hoşnut eden bir fonksiyonu bulunmaktadır. Koku ve tat duyusu, birbirleriyle yakından alâkadardır.

Bunların kombinasyonu, aroma duyusunu teşkil eder ve bunlardan birindeki işlev bozukluk, diğerini de etkiler. Koku ve tat bozuklukları sık olarak görülmesine rağmen, hasta tarafından gözardı edilebilir veyâ bu yöndeki testleri sıkıcı ve vakit kaybı olarak gören bir hekim tarafından atlanabilir.

Ne var ki, ciddi bir hastalığın habercisi olabilecekleri ve hastanın özel hayatındaki beslenme, tat alma, şahsi temizlik gibi sahaları etkileyebilecekleri için, bu bozuklukların isabetli bir şekilde teşhis edilmesi elzemdir.

ABD’de yapılan bir çalışmada 200 binden fazla kişinin her yıl koku ve tat alma bozukluklarıyla doktora başvurduğu tahmin edilmektedir, ancak çok daha fazla vaka bildirilmeden kalmaktadır.

Koku alma, çok ilkel bir duyu olmasına rağmen hala çok az anlaşılmıştır. Sinir hücresi yenilenmesi ve bilgi iletimi ile ilgili yeni araştırmalar koku alma problemleri olan insanların tedavisine yardımcı olacaktır. Kokular, değişik bileşiklerin kompleks bir karışımıdır.

Koku almak için suda ya da yağda eriyebilen bileşiklerin burun mukozası ile teması gerekmektedir. İnsan, çok sayıda değişik kokuyu birbirinden ayırabilmektedir. Burun üst kısmındaki koku mukozası ve iletimi hızla yorulan, fakat hızla yenilenen bir yapıdadır. Köpekler ve tavşanlar, insanlardan daha geniş bir mukozal alana sahiptir.

İnsanlardaki koku mukozasının büyüklüğü yaklaşık 2-4 cm2'’lik bir alandır.

Koku duyusunda azalma olan hastaların tedavi edilebilmesi problemin nereden kaynaklandığının belirlenmesine bağlıdır. Koku alma bozukluklarla ilgili 200'den fazla hastalık tanımlanmıştır.

Hastalara tanı koymada öykü, fizik muayene, kimyasal uyarı testleri ve görüntüleme yöntemleri kullanılmaktadır. Koku kaybının en yaygın sebebi burun ve paranazal sinüs hastalıklarıdır (yüzde23).

Bunu yüzde 19'luk oranla üst solunum yolu enfeksiyonları ve yüzde 15’le kafa travmaları takip eder.

Nedenleri Nelerdir?

Anatomik ve tıkayıcı nedenler: Burundan yeterli hava akımı olmadığında, koku alma yeteneği büyük ölçüde kaybolur. Ödemli mukoza, polipler, tümörler ya da büyük kemik eğrilikleri koku alma sahasına olan hava akımına engel olurlar. Bu koku epitelyumi fonksiyoneldir. Tıkanıklık ortadan kalktığında koku alma yeteneği yeniden başlar.

Klinik olarak koku almada gerekli olan burun açıklığı, nefes almaya göre çok daha az miktarda hava akımını sağlasa da yeterli olmaktadır. Burundaki fizyolojik etlerden ortadaki yani orta konka çevresindeki saha, koku alma yeteneğinin temel alanıdır.

Bu nedenle, bu bölgede tıkanıklığa yol açan ödem ya da polip adı verilen iltihabi etsi dokular burnun diğer bölümleri normal olsa bile koku alma yeteneğini azaltırlar. Travma sonrası burun boşluğunun üst bölümüne hava akımını tam olarak engelleyen bir tıkanıklık olması zordur. Travmatik olarak kemik ya da kıkırdak eğriliği sonrası koku almada kayıp nadirdir.

Bununla beraber, travma ya da cerrahi sonrası mukozal hasarlanma ve burun orta bölmesi ile orta konka arasındaki sahanın iyileşmesinde kusur ve yapışıklık oluşumu mümkündür. Yapışıklık tam olursa, koku bölgesine olan hava akımını tam olarak blokoja uğratabilir. Burun ve paranazal sinüs hastalıklarına bağlı koku kaybının tanısı, hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve tomografiye dayanır.

Bu hastalar sıklıkla burun solunumunun tıkalı olması, burun drenajı, hapşırık ve yüzde baskı, dolgunluk hissi gibi burun alerjisi öyküsü verirler. Endoskopik muayenede daha fazla bilgi elde edilebilir.

Enfeksiyon: Üst solunum yolu enfeksiyonu sırasında birçok insan burun tıkanıklığı ve koku almada azalmadan yakınır. Bunların küçük bir bölümünde burundan havalanma sağlandıktan sonra bile koku alma yeteneği geri dönmez.

Bu durumun nedeni tam bilinmemekle birlikte koku epitelinde hasarlanmadan söz eden teoriler ileri sürülmektedir. Çünkü üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğu virüslerle olmaktadır ve virüsler sinir dokuyu tutarak koku siniri hasarına yol açabilirler.

Hastalardan alınan biyopsiler (koku bölgesinden) koku alıcılarının azaldığını ya da tam olarak kaybolduğunu göstermiştir. Üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası olfaktör yetenek kaybı olan kişiler genellikle sağlıklı, 40-60 yaşlarında ve yüzde 70-80 oranında kadındır. Bayanlardaki bu yatkınlığın sebebi açık değildir.

Bu hastaların nazal endoskopiyi de içeren baş boyun muayenesinde genellikle muayeneleri doğaldır. Genel olarak Tomografi bulguları da normaldir, koku testlerinde azalma ya da tam kayıplı olarak değerlendirilirler.

Travma: Büyük ya da küçük kafa travması geçirmiş erişkinlerin yaklaşık yüzde 5 ila yüzde 10'unda koku alma kaybı meydana gelmektedir. Diğer taraftan, çocuklarda bu oran yalnızca yüzde 1'dir.

Kaybın derecesi, genellikle kafa travmasının şiddetinde bağlı olsa da küçük kafa travmalarında bile total kayıp meydana gelebilmektedir. Kaybın derecesi travmanın bölgesine de bağlıdır.

Alın bölgesine darbeler en sık olfaktör kayıp nedeni olmakla birlikte, kafanın arka kısmına olan darbeler beş kat daha fazla oranda total kayba yol açarlar. Kafa travması sonrası koku alma yeteneği kaybı, genellikle genç erişkinlerde yüzde 60 oranında erkeklerde görülür.

Bu belki de bu grubun kafa travmasına daha çok maruz kalmasındandır. Koku kaybı, genellikle travmadan sonraki saatler ya da günler içinde başlar. Travmatik kayıpların 1/3 ü iyileşmektedir. Ancak travma sonrası bilinç kaybı 24 saati geçmişse olguların yüzde 90'ında kalıcı kayıp gelişmektedir.

yüzde 75 olguda iyileşme ilk üç ayda görülür. İlk on haftada çok hızlı görünen iyileşme sonra yavaşlar ve hiçbir zaman önceki halini alamaz. Ancak aylar sonra başlangıç gösteren hastalar da mevcuttur. Hastalarda fizik muayene ve Tomografi tetkikinde travmaya uğramış bölge saptanabilir. Bazı spesifik vakalarda koku kaybı, anatomik böyle bir deformiteye bağlanabilir.

Zehirler: Bazıları geçici, bazıları kalıcı olarak koku epitelinde toksik etki oluşturan çevresel ve endüstriyel kimyasallar bilinmektedir. Koku epitelinde hasarın derecesi ajanla maruziyet süresine, miktarına ve ajanın toksisite derecesine bağlıdır. Çok sigara içimi de olfaktör kayba yol açabilir.

Yaş:Yaşamın 60’lı yıllarında erkeklerde kadınlara oranla daha hızlı olmak üzere koku tanımlama yeteneğinde kayıp başlamaktadır. Koku yeteneğindeki bu azalmanın sürpriz olmadığını gösteren patolojik çalışmalar bulunmaktadır.

25 yaşından 95 yaşma kadar koku epitelindeki bazı özel alıcılarda belirgin azalma saptanmıştır. Bunamayla ilişkili olan Parkinson Hastalığı ve Alzheimer Hastalığında koku alma yeteneğinde erken azalma meydana gelir.

Klinik gözlemler kadınlarda adet dönemlerinde burun kanamalarının arttığı ve koku alma hassasiyetlerinin yükseldiğini göstermiştir. Gebelikte ise koku alma hassasiyeti ilk iki ayda yükselir sonra normale döner. Hormonal değişiklikler burun salgısını değiştirerek koku alma üzerine etki ederler.

Exaltolide adı verilen sentetik bir madde kadın ve erkek tarafından farklı şekilde algılanmaktadır. Testosteron koku alma hissini arttırmaktadır. Bu nedenle tedavi için düşünülmüş ancak beklenen sonuçlar alınamamıştır.

Genetik: Hastaların küçük bir grubunda hiçbir zaman, hiçbir koku yeteneği olmamış hastalardır. Bu hastalar koku duyusunu bilmezler ve genellikle bundan mutsuzluk duymazlar. Konjenital durum sıklıkla tek basınadır. Bununla birlikte bazen diğer anamolilerle birlikte olabilir. Konjenital durumun nedeni tam bilinmemektedir.

Koku alma bozukluğunun diğer az görülen nedenleri arasında habis tümörler ve psikiatrik hastalıklar yer alır.

Psikiyatrik hastalarda genellikle kokuyu ters algılama (parosmi) veya olmayan kokuyu algılama (fantosmi) görülmektedir.

Psikozlarda, depressif hastalıklarda, konfizyonel durumlarda koku yakınmaları olabilir. Şizofreni, depresyon, histeri gibi hastalıklarda koku alma bozuklukları görülebilir.

Tanı

Tanı için en önemli basamak hastanın şikayetlerinin öyküsüdür. Problemi araştırmadan önce hastanın, kokusunu hatırladığı, bilinen beş on nesneye karşı duyu kaybı öncesinde algıladığı koku duyusunu tanımlaması yararlı olabilir. Bu, koku kayıbı öncesindeki koku fonksiyonunun düzeyini göstermede yardımcı olur.

Birçok hasta problemini “tat alamama” şeklinde yansıtır. Hastaların yüzde 80'i tat duyusunu, koku duyusundan gerçek anlamda ayırdedemez. Öykü, diğer taraftan koku kaybının ne kadar süre içinde meydana geldiğini yansıtmalıdır.

(Günler, haftalar ya da aylar) Öykü alırken hastanın kafa travması geçirip geçirmediği, üst solunum yolu enfeksiyonu ya da toksinlere maruziyet durumu sorgulanmalıdır. Son olarak hastanın genel sağlık durumuna ve guatr gibi sistemik hastalıklarının olup olmadığına dikkat edilmelidir.

Hastada metabolik hastalıklar ya da psikolojik problemlere bağlı da koku bozuklukları olabileceği unutulmamalıdır.

Detaylı ve endoskopik yöntemi de içeren tam KBB muayenesinin ardından eğer şüpheleniliyorsa altta yatan anatomik bozuklukların tayini ve sinüslerin durumunu ortaya koymak için bilgisayarlı tomografi yapılabilir.

Tedavi:

Tedavi edilebilir koku alma bozukluklarının çoğu burun tıkanıklıkları sebebiyle oluşanlardır. Daha önceden belirtildiği gibi problem koku bölgesine olan hava akımının azalmasıdır.

İlaç tedavisinde burun içi kortizonlu spreyler, antibiyotikler ve antialerjikler kullanılmaktadır. Ayrıca vitamin ve mineralleri de içeren tedaviler denenmiştir.

Vitamin A'nın etkili bir tedavi olduğu düşünülür. Çünkü;

1) Epitel onarımı için gereklidir.

2) Beyaz farelerde diyette vitamin A eksikliği halinde anosmi gelişmiştir.

3) Memeli koku epitelinde önemli oranda vitamin A bulunur.

B vitaminleri de koku alamama tedavisinde denenebilir. Şiddetli çinko eksikliğinin nadir ve olması zor bir durum olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte çinko tedavisiyle düzelen hastalara ait hazır raporlar bulunmaktadır.

Ayrıca uygunsuz ilaçların kesilmesi ve guatr gibi salgı bezlerine ait hastalıklarında tedavi edilmesi gerekmektedir. ÜSYE sonucu 1 -3 günde düzelmeyip devam eden koku bozukluklarının bir kısmı 3-6 ay içinde düzelir.

Ancak kendiliğinden düzelmeyenler için özel bir tedavi yöntemi yoktur.

Güncellenme Tarihi: 30 Nisan 2009Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/tat-ve-koku-alamiyorsaniz/

Tatsız ve kokusuz bir yaşam nasıl sürdürülür?

Tat Ve Koku Alamıyorsanız…

Denise Winterman BBC Magazin

Olimpiyatlarda çifte altın madalya kazanan James Cracknell, geçirdiği bir beyin travması nedeniyle tat ve koku alma duyularını yitirdiğini söylüyor. Bu duyular olmadan nasıl bir yaşam sürdürülür?

Duncan Boak ise 2005'te bir düşme sonucu ciddi bir beyin hasarı geçirerek koku alma duyusunu yitirmiş. Kokunun tat alma duyusunun %80'ini oluşturduğu düşünüldüğünde bu duyunun yitirilmesi büyük bir eksiklik yaratmış.

“Açıklaması çok zor ama koku alma duyusunun yitirilmesi sizde sanki kendi hayatınıza seyirciymişsiniz hissi yaratıyor, sanki bir camın ardından bakar gibisiniz” diye tarif ediyor bu duyguyu Boak.

“Etrafınızda olup bitenlere dahil değilsiniz sanki; yaşamın renklerini alıp götüren bir his.”

Boak gibi Cracknell de ciddi bir beyin hasarına uğramış. 2010'da ABD'de bisiklet sürerken Cracknell'e bir petrol tankeri çarpmış. Bu travma sonucu tat ve koku alma duyusunu yitirmiş.

Onun için yemek yemek, hayatta kalmak amacıyla yerine getirmesi gereken bir zorunluluk, tıpkı arabaya petrol almak gibi.

Duyu yitiminin sonuçları

Tat alma duyusunun yitimi, ya da tıp dilindeki adıyla agüzi, nadir bir olay ve günlük yaşam üzerindeki etkisi daha az.

Tat alma duyusunu yitirdiğini düşünen birçok insan aslında koku duyusunu yitirmiştir. Tıptaki adıyla anozminin fiziksel ve psikolojik etkisi çok yönlüdür ve büyük tahribata yol açabilir.

Duyuları İnceleme Merkezi'nin kurucu ve yöneticisi Profesör Barry Smith, “Araştırmalar koku alma duyusunu yitirenlerin görme duyusunu yitirenlerden daha ağır ve daha uzun süreli depresyon geçirdiğini ortaya koyuyor,” diyor.

“Koku fazlasıyla hafife alınan bir duyu. Onu yitirince sadece yemek yeme zeini yitirmiyorsunuz, aynı zamanda hiçbir yer ve hiç kimse artık tanıdık gelmiyor size. Koku hafıza ile yakından bağlantılı. Bu duygusal yetinin yitimiyle baş etmek oldukça zordur.”

Sue Mounfield ise üç yıl önce geçirdiği gribin ardından koku alma duyusunu yitirmiş. Kokusunu en çok özlediği şeylerin yemek olmadığını ifade ediyor.

“Çocuklarımın, evimin, bahçemin kokusunu özlüyorum en çok. Bunları kaybettiğinizde aslında bu kokuların ne kadar değerli ve rahatlatıcı olduğunu anlıyorsunuz. Size yerleşmişlik dugusu veriyor. Onlar olmadan sanki hayatıma dışarıdan bakıyor, onu yaşamıyorum” diyor.

Koku duyusunun yitimi ile dünya da daha tehli hale geliyor. Smith, anne karnındayken bile vücudumuza yarayacak şeyleri alma, zararlı toksinleri reddetme bakımından koku ve tadın büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Boak, depresyon nedenini kazadan altı yıl sonra anlamış, koku alma duyusu ile ilgili yazılar okuduktan sonra. Bunun üzerine İngiltere'nin ilk anozmi destek grubunu, Beşinci Duyu'yu kurmuş.

Hastalık habercisi

Kesin rakamlar bilinmemekle beraber, ABD ve Avrupa'da nüfusun %5'inin tat ya da koku alma duyusunu yitirdiği tahmin ediliyor.

  • Tat alıcıları dilin ön, arka ve yan tarafları ile ağzın arka ve üst kısmında yer alır.
  • Bu alıcılar yiyeceklerin molekülleri ile birleşerek beyne sinyal gönderirler.
  • Tat dediğimiz şey beynin bu uyarıcıları algılama biçimidir; tatlar tuzlu, acı, tatlı, ekşi, umami ve yağlı olarak ayrılır.
  • Tat duyusunda, yediğimiz yemeklerin moleküllerini ayırt eden ve burunda yer alan koklama nöronları büyük rol oynar.
  • Tat, yemek molekülleri ağzın üst kısmından, alıcı hücrelerin bulunduğu buruna doğru geçerken ağızda da tespit edilebilir.

Koku duyusu yitiminin değişik nedenleri var. Bazıları bu duyuya sahip olmadan doğabildiği gibi, bu sorun kafanın ön tarafında bir hasar ya da enfeksiyon sonucu da meydana gelebiliyor.

Yaşlanma da bir etken olarak gösteriliyor. 75 yaşından sonra tat ve koku duyuları hızla yitime uğruyor.

Tat ve koku duyusunda açıklanamayan yitimler MS, Parkinson ya da Alzheimer gibi bazı beyin hastalıklarının habercisi olabiliyor.

Doktorlar da çoğunlukla bu sorunu önemsiz görebiliyor. Mounfield “Acı çekmediğiniz çin doktorlar size sadece bu sorunla yaşamayı öğrenmenizi tavsiye ediyor” diyor.

Tedavi mümkün mü?

Tıp dışındaki alanlarda ise insanlar bunu ilginç ve komik bir olay olarak görüyor.

Tat ve koku alma duyusu kaybının ciddi fiziksel etkileri de olabiliyor. Yemekten ze almadıkları için kilo kaybı sözkonusu oluyor.

Boak, duyu kaybından sonra yemek yemek çok zor geldiği için hastanelik olanlarla karşılaştığını söylüyor.

Anozminin tedavisi ona neden olan etkenlere bağlı. Bazıları zaman içinde bir parça daha iyi koku alabilirken, bazılarında kayıp daimi olabiliyor.

Duyu geri geldiğinde ise beyin onu yeniden kodladığı için hiçbir şeyin tadı ve kokusu eskisi gibi olmuyor. Yani çikolata et gibi kokabiliyor.

Fakat uzmanlar, görme ve işitme duyularının tersine koku alma duyusunun terbiye yoluyla geliştirilebileceğini söylüyor.

Almanya'da Dresden Üniversitesi Koku ve Tat Kliniği'ni işleten Profesör Thomas Hummel'in yaptığı araştırmalarda, gül yağı, limon ve karanfil baharatı gibi güçlü kokuların 12 hafta boyunca sürekli tekrar tekrar koklanması yoluyla koku alma duyusunda gelişme kaydedilebileceği görüldü.

Fakat Boak açısından sorun, elinde kalanla yetinip geliştirme sorunu. Hala tat alma duyusuna sahip olan Boak yiyeceklerdeki tatlı ve tuzlu tatları ayırabiliyor.

Yemeklerin kıvam ve dokusu da daha fazla önem kazanmış onun için.

“Koku alma duyumu yitirmeden önce hiç aklıma gelmezdi bu konuda uzmanlaşacağım ama şimdi doku farklarından farklı domates türlerini bile ayırt edebiliyorum” diyor Boak.

Источник: https://www.bbc.com/turkce/haberler/2013/07/130701_tat_koku_duyusu

Kedilerde Koku Alma Tat ve Dokunma Duyusu

Tat Ve Koku Alamıyorsanız…

Kedilerde Koku alma duyusu çok komp ve kusursuz bir sistemdir. Ağız ve burun dinamik bir koku alma İkilisi oluşturur, Kedinin dilinde ve gırtlağında on milyon kadar tat alma tomurcuğu vardır.

Kedilerin burunlarında insanlarınkinin iki katı, kokuya duyarlı hücre veya koku reseptörü vardır. Dokunma reseptörleri daha çok pati tabanlarında ve bıyıklarda olmak üzere tüm vücuda yayılmıştır, tat alma tomurcuklan ise dili kaplar.

Kedilerde Koku duyusu

Kediler koku duyularını av veya yiyeceklerini koklamak, tehyi keşfetmek, idrar ve dışkı ile bırakılan kimyasal mesajları okumak için kullanır. Koku molekülleri, nazal boşluklar içindeki kıvrık kemikleri kaplayan yapışkan zara yapışırlar. Bu arada kedilerde tat alma tomurcukları da yiyeceklerdeki kimyasalları algılar.

Damakta kedilerin vomeronazal ya da Jacobson organları vardır. Bir kedi bu organı kullandığında ağzı buruşturmayla açık kalma arası tlehmen adı verilen bir -thareketle açılır. Dilin yardımıyla Jk kokular vomeronazal organa “yalanarak” götürülür ve burundan, kokulara özel bir yolla beynin hipotalamus bölgesine gönderilir.

Tat Ayrımı

Kedinin dili ve gırtlağının bir kısmı doku tepecikleri ya da papilla içerir. Yetişkin bir kedinin her biri 40’tan 40.

000e kadar tat alma tomurcuğunu içine alan yaklaşık 250 papillası vardır.

 Kedilerekşi, acı ve tuzlu tatları alabilirler, ama tatlı tatları alamazlar. Tat alma tomurcukları etteki aminoasitleri fark etmek üzere

Kedinin dilindeki her bir tat alma tomurcuğunun, yemeklerdeki kimyasalları keşfeden bir tat alma kılı vardır. Burun boşluklarının içinde koku molekülleri, kıvrımlı kemikleri kaplayan yapışkan zarlara yapışır.

Diğer kimyasal koku molekülleri damaktaki vomeronazal organ tarafından yakalanırlar. Uzmanlaşmıştır, ama bitkisel maddelerin karbonhidrat öğelerini bizim kadar iyi algılayamazlar.

Dokunmaya duyarlı bıyıklar

Yavru kedilerin bıyıkları (vibrissae) henüz ana karnındayken büyür. Çenedeki ve üst dudaktaki vibrissaeler en uzun ve en fazla sayıda olanlarıdır. Selamlarken ileri doğru, dövüşür ya da yemek yerken arkaya doğru giderler.

Gözün üstündeki ve yanaklardaki vibrissaeler, dolaşırken, kediyi gözlerine gelebilecek tehlere karşı uyarırlar. Yüz vibrissaeler kedinin geçebileceği en küçük gediği belirler. Bir kısım vibrissae ise ön ayakların arka kısmından uzar.

Kediler Hangi Tadı Alamaz?

Kediler doğadaki diğer canlılara göre en hassas ve kokuya duyarlı hücrelere sahip hayvanlardır. Kedilerin His duyuları patilerinde , bıyıklarındatat alma duyularıda dillerindedir.

Kedilerde Tat Alma Duyusu

Kedilerin dillerinde ve gırtlaklarının çok az bir kısmında doku tepecikleri vardır. Kedilerde bulunan doku tepeciklerine papilla adı verilmektedir. Yetişkin ve anne sütünü tam almış bir kedide yaklaşık 250 adet papilla bulunmaktadır. Papillarda 40.000 ‘ e yakın tat alma tomurcuğu ve hücresi vardır.

Kediler Neden Tatlı Tadını Alamaz

Kedi genlerinde ve papillalarında , tat almaya yarayan dokuların ‘tatlı‘ tadınını algılayacak kısımları bulunmamaktadır. Bu genler T1R2 ve T1R3 adı verilen proteinlerin alt katmanlarından meydana gelir.

Tatlı hissi veren gen olan T1R2 kedi ve kedigillerin tümünde eksiktir. Kedilerde T1R2 protein alt birimi bulunmadığından dolayı kedilerde tatlı yiyemez , yedikleri taktirdede tat almazlar.

Kediler Neden Koklar ?

Kediler bir cismi veya bir insanı birçok sebepten ötürü koklayabilir. Genellikle bu koklama işlemi insana olan bir yaklaşımsa, %90 tanıma ve benimseme amaçlıdır. Eve ilk defa giren bir kedi heryeri koklayabilir. Bu normaldir. Ortamı tanıması ve benimsemesi için koklaması gereklidir.

  • merhaba,scottish fold cinsi kedi sahiplendik.kedimiz iki gündür heryeri kokluyor, mobilyaları bile kokluyor.bunun sebebi nedir acaba. bilgi verebilirseniz sevinirim
  • merhaba,dün evimize bir kedi geld, yeni sahiplendik,fakat bir sorun var, geldiğinden beri yemek yemediği gibi evin heryerini kokluyor

    kedinin eşyaları koklaması normalmidir, ?

  • Kedim tuzsuz yaptigim mamayi yemiyor etli olmasina ragmen. Bi miktar tuz koyunca yemeye başladı ancak kedilerde tuz tuketiminin zararli oldugunu duydum ve endiseliyim. Kedim kavun karpuz ceviz fistik gibi pek cok gidayi da severek yiyor. Bu durum sagligini kotu etkiler mi? Sevgiler..

  • Kolay gelsin.Kedilerin işaret birakmak için bıraktığı o keskinKokunun kimyasal adını öğrenebilirmiyim.

    Teşekkür ederim.

  • Merhaba kedim sürekli her yeri yalıyor ve hep dolaşıyor, geceleri evi talan edip yalıyor uyumuyor, bunun nedeni nedir acaba ,çok araştırdım ama bir sonuç bulamadım, yardımcı olursanız sevinirim

  • Источник: https://kediblog.com/kedilerde-koku-alma-tat-ve-dokunma/

    Koku ve tat alamamayı deneyimlediler! (Koku alma bozukluğu)

    Tat Ve Koku Alamıyorsanız…

    Koku alma bozukluğu, toplumun 5’te 1’ini etkileyen önemli bir sorun. 1. Uluslararası Koku ve Tat Sempozyumu’na katılanlar koku ve tat alamayanların dünyasına tanıklık ettiler.

    Dost sohbetine eşlik eden kahvenin kokusuyla da huzur verdiğini biliyor muydunuz? Ya yediğiniz yemeğin lezzetini sahip olduğu aroması ve kokusundan aldığını? Mis gibi kokan bir çiçeği en son ne zaman içinize çekerek kokladınız? Sıcacık bir simit ya da sıcak bir çikolata kokusuyla huzur duydunuz mu hiç? Pek çoğumuz kokuları doğru algılamadığının farkında olmayabilir. Oysa koku alma bozukluğu toplumun 5’te 1’ini etkileyen önemli bir sorun! Peki koku ve tat alma duyusu olmayan kişiler, hayatı nasıl algılıyor, bu duyularını geri kazanmaları mümkün mü?

    Uluslararası Koku ve Tat Sempozyumu

    Bu sorular, 4-5 Mayıs 2018 tarihlerinde Acıbadem Taksim Hastanesi’nde düzenlenen 1. Uluslararası Koku ve Tat Sempozyumu’nda cevap buldu; hastaların öyküleriyle birlikte koku ve tat alamayanların dünyasına tanık olundu.

    Sempozyum öncesi koku ve tat alamayan kişiler için özel olarak hazırlanan Anozmik menülerden, uygulamalı koku testine kadar farklı deneyimler yaşandı. Katılımcılar koku ve tat ilişkisini öğrenirken, ‘koku körlüğü’nün tedavi yöntemlerini, alanında isim yapmış uzmanlardan dinledi.

    Koku alma bozukluğunun nedenleri

    Yerli ve yabancı, alanında önde gelen uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen Uluslararası Koku ve Tat Sempozyumu’nun Başkanı, Acıbadem Taksim Hastanesi KBB Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, koku alamamanın önemli bir hastalık olduğunu, bu sorunla yaşayan binlerce kişi olduğunu belirtirken, hastalığın tedavisine yönelik yenilikler hakkında bilgi verdi.

    Koku alma bozukluğunun birçok nedeni olduğunu belirten Altundağ, “Koku alma bozukluğunun burun ve sinüs hastalıkları, üst solunum yolu enfeksiyonları ve kafa travmaları gibi sık bilinen nedenleri dışında, sıklıkla gözden kaçan ama klinik pratiğimizde pek çok açıdan önümüze çıkan nedenlerinden bazıları da Endokrinolojik problemler ve Toksik nedenlerdir. Diyabet, Hipotiroidi gibi hastalıkların yanı sıra hava kirliliği gibi pek çok toksik faktör de, koku alma bozukluğuna yol açarak, yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor” diye konuştu.

    Koku alma bozukluğu tedavisi

    Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, şu bilgileri verdi:

    “Daha önce pek çok koku alamayan hastaya tıpta bir çözüm olmadığı söyleniyordu, artık tanımladığımız güncel tedavi metotları ve erken teşhis sayesinde koku alma duyusunu yitiren pek çok insan tekrar koku alma yeteneğini kazanıyor.

    Artık sadece koku duyusunu sonradan yitirmiş kişilerin tedavisi değil, aynı zamanda doğuştan koku alamayan kişilerin destek ve rehabilitasyon süreçlerini, beslenme şekillerini, sosyal yaşamda güvenlikleri için gerekli eğitimleri de planlıyoruz. Bu amaçla 18 ülkenin ortak olarak çalışmaya dahil olduğu proje kapsamında çocukluk çağında erken dönem koku alma bozukluğu olan çocukların tespiti için Evrensel Koku Testi’ni geliştirdik ve bu testin çocuklara uygunluğunu da sağladık.”

    “Koku alma bozukluğu hastası olduğunu bilmeyenler var”

    Koku bilimi alanında dünyadaki önemli isimlerden Almanya Dresden Üniversitesi’nden Prof. Dr. Thomas Hummel, yeni koku alma teorileri üzerine çalışan ve her molekülün farklı titreştiği ve bu titreşimlerle farklı kokular yaydığını vurgulayan İngiltere’den Dr.

    Simon Gane, çocuklarda erken dönem koku alma sorunları üzerine uzmanlaşan Almanya’dan Dr. Valentin Schriever, koku alma bozukluğunun teşhisi konusunda araştırmaları olan Acıbadem Taksim Hastanesi Radyoloji Uzmanı Doç. Dr.

    Düzgün Yıldırım, kokuların kültürel olarak tarihini anlatan Vedat Ozan, sempozyuma katılan isimler arasındaydı.

    Toplantıda konuşan Dr. Valentin Schriever, koku bozukluğu hastası olduğunu bilmeyen pek çok kişi olduğunu belirterek “Artık işitme seviyesinin erken dönemde tespiti gibi koku duyusunu da erken yaşlarda test etmek istiyoruz. Çalışma arkadaşım Doç. Dr. Aytuğ Altundağ ve diğer bilim insanları ile ortak olarak ürettiğimiz ‘yeni koku testi’ bu amaca hizmet edecektir” dedi.

    Koku alma kaybı depresyona bile neden olabiliyor

    Almanya Dresden Tıp Fakültesi Koku ve Tat Kliniği’nden Prof. Dr. Thomas Hummel de, koku alma bozukluklarının genel bir rahatsızlık olduğunu belirtirken, sorunun toplumun beşte birini etkilediğini söyledi.

    Koku alma kaybının temel nedenlerinin viral üst solunum yolu enfeksyonu, sinüs-burun hastalıkları ve baş travmaları olduğunun altını çizen Hummel, bu rahatsızlığa kulak burun boğaz hastaları arasında da çok sık rastlandığını vurguladı.

    Koku alma duyusunun kaybının; yemekten ze alamama, yemekten zehirlenme ve sigara kokularını fark edememe gibi rahatsızlıklara yol açtığını belirten Prof. Dr.

    Thomas Hummel, “Koku alamama bir ölçüde sosyal ortamlarda ve iş hayatında zorluklar yaratmaktadır.

    Çoğu hasta bu kısıtlamalarla başa çıkabilmektedir ancak az bir oranda da olsa bazı hastalarda yaşam kalitelerini etkileyen önemli kısıtlamalar ve depresyon gözlemlenmektedir” diye konuştu.

    “Koku yaşamsal önem taşıyor”

    Kokunun kültürel tarihiyle ilgili araştırmalarıyla tanınan, Parfümör, Kokular kitabının yazarı Vedat Ozan da, koku ve tat duyusunun yaşamsal önemde olduğunu belirterek, “Örneğin; olası bir gaz kaçağı ya da zehirli maddelere maruziyet esnasında koku duyusu erken uyarı sistemi gibi çalışırken, koku duyusunu kaybeden kişi hem ölümcül risklere karşı savunmasız kalıyor hem de yaşam kalitesinde ciddi oranda azalma meydana geliyor. Koku duyusunun başrolde olduğu ve insanlar için yaşamsal önem taşıyan birçok şey var” dedi.

    Ülkemizde ve dünyada milyonlarca kişinin bu hastalıkla karşı karşıya kaldığını bildiren Ozan, kahve kokusuna da değinerek, “Küçük kırmızı bir meyvenin tohumları olan kahve, Afrika’da yetişmeye başlayıp tüm dünyaya yayılmış ve tarihin gidişatında birçok şeyi değiştirmiştir.

    Hatta bazı tarihçiler, kahve ve kahve evleri olmasa aydınlanma çağının mümkün olmayacağını ileri sürmektedirler. Ayrıca kahve, kamu diplomasisinin ilk araçlarından biri olmuştur.

    Yapılan araştırmalar kahve gibi kahve kokusunun da insan psikolojisini olumlu etkilediğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

    Anozmik Aşçı yaşadıklarını anlattı

    Aşçılık eğitimi alıp bir yıl aşçılık yaptıktan sonra geçirdiği kaza sonucu koku ve tat alma duyusunu kaybeden Onur Demirbaş, yaşadığı bu durumun meslek hayatını nasıl etkilediğini ve yaşadığı sorunla mücadelesini anlattı.

    Demirbaş, “Aytuğ bey bana ‘Neden birlikte koku alamayan insanlara yönelik yemekler hazırlamayalım’ dedi ve onun yönlendirmeleriyle bu menünün felsefesi olduğunu öğrendim. Sonrasında Doç. Dr.

    Aytuğ Altundağ’ın tedavisi ile tekrar koku almaya başlasam da başka insanlara yardımcı olmak için Türk mutfağına özgü tatlarla yeni bir mutfak oluşturmaya çalışmaktayız” diye konuştu.

    Etiketler: anozmik menüKoku alma bozukluğu

    Источник: https://www.gidahatti.com/koku-alma-bozuklugu-103908/

    Поделиться:
    Нет комментариев

      Bir cevap yazın

      Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

      ×
      Рекомендуем посмотреть