Tatlı krizleriyle baş etmenin yöntemleri!

Tatlı kriziyle baş etmenin 10 yolu

Tatlı krizleriyle baş etmenin yöntemleri!

Şekerin mutluluk hissi veren endorfin salınımını sağlamasından dolayı kişilerin şeker kullanmadığında kendini mutsuz hissettiğini söyleyen Uzman Diyetisyen Olcay Barış, sağlığımızı riske atacak boyutlarda şeker tüketimini engellemek için tatlı krizleriyle baş etmenin yollarını anlattı.

Şeker günlük beslenme alışkanlığımızın vazgeçilmez besinlerinden… Sabah kahvaltılarında çaya şeker atarak başlanan günlük yaşamımızda şeker tüketimi gün boyu kahve, tatlı, pasta ve atıştırmalıklarla sürmektedir.

Söz konusu şeker veya şekerli besinler olduğunda karşı gelmenin hiç kolay olmadığını söyleyen Uzman Diyetisyen Olcay Barış, “Şeker basit karbonhidrat grubunda yer alıyor ve kan şekerini hızla yükseltip düşürdüğü için kişinin yedikçe yeme isteği artıyor. Sonuçta tatlı krizleri günlük bir rutin halinde süregeliyor.

Ancak şeker bizi mutlu etse de tehsi maalesef sadece kilo almamızla sınırlı kalmıyor.

Şekerin, yani basit karbonhidratın fazla tüketimi; damarları tahrip ederek kalp hastalıklarından karaciğer yağlanmasına, kanser riskinin artmasından unutkanlık ve hatta erken bunamaya, tekrarlayan düşük kan şekeri ataklarından bağışıklık sisteminin zayıflamasına kadar pek çok sağlık sorunlarına neden olabiliyor” dedi.

‘Dengeli Beslen Harekete Geç’ Projesi kapsamında bilinçlendirme çalışmalarına devam eden Şenpiliç, Proje Danışmanı Uzman Diyetisyen Olcay Barış’ın katkıları ile tatlı krizi ile nasıl baş edilebileceğine dikkat çekti.

1- Güne mutlaka kahvaltı yaparak başlayın

Gün boyu kan şekerinin normal sınırlarda kalmasını sağlamak ve şeker ihtiyacını en aza indirmek için sabahları kahvaltı etmek çok önemlidir.

Tüm gece boyunca kan şekeri düşük seyreder ve kahvaltı ile normal değerlere çıkar.

Bu nedenle özellikle peynir ve yumurta içeren proteinden zengin bir kahvaltı, vücudun gece boyunca düşük giden kan şekerinin düzenlenmesi ve şeker açlığının bastırılması için olmazsa olmaz bir öğündür.

2- Meyveyi doğru tüketmeye dikkat edin

Meyvelerin suları yüksek oranda şeker içerir. Bu nedenle posalı olduğu için meyvenin tamamını tercih etmek gerekir. Fakat ara öğünlerde özellikle meyveleri tek başına tüketmemek gerekir.

Çünkü meyvenin içindeki şeker, kan şekerinin aniden yükselip düşmesine neden olarak yine açlık hissini yaratır.

Bu yüzden meyveyi protein kaynağı olan yoğurt veya süt ya da badem, fındık ve ceviz gibi yağlı tohumlarla birlikte tüketmek kan şekeri dengesini sağlamaya yardımcı olur.

3- Öğle yemeğini atlamayın

Sık sık ve azar azar yemek kan şekeri düzeyini normal sınırlarda tutmak ve tatlı krizine yakalanmamak için çok önemlidir.

Öğünler arasını çok açmak kan şekerini düşürdüğü için şekerli gıdalara yönelmeye neden olur. Özellikle atlanan öğle yemeği, ikindi vakti tatlılara ve çikolataya yönelmeye sebep olur.

2,5- 3 saatte bir sağlıklı besinlerle yapılan atıştırmalar kan şekerini dengeleyerek, şeker yeme isteğinin azalmasını sağlar.

4- Yemeklerinizi baharatlar ile lezzetlendirin

Tarçın, kişniş, Hindistan cevizi, karanfil ve kakule gibi baharatlar gıdaları doğal yolla tatlandırır ve şeker açlığını giderir. Özellikle gece yatmadan 1-2 saat önce içilecek 1 bardak tarçınlı süt gece boyu kan şekerini dengeler.

5- Tatlı krizlerinde sağlıklı alternatifler tüketin

Yapılan bilimsel çalışmalarda sütlü veya beyaz çikolata yerine yüzde 70-80 kakao içeren bitter çikolata şeker ihtiyacının ciddi oranda azalmasına yardımcı olur.

Hazır veya paket dondurma yerine süt, muz veya başka meyveleri blenderden geçirip dondurularak yapılan ev yapımı dondurmalar veya light dondurmalar da iyi birer alternatiftir.

Bal, reçel ve marmelat gibi gıdaların yerine taze veya kuru meyveler tercih edilmelidir. Hurma da şeker ihtiyacını en aza indirecek sağlıklı bir alternatif olacaktır.

6- Tatlandırıcı tüketimine dikkat edin

Tatlandırıcılar, özellikle şeker açlığında basit şeker kullanmamak adına sıkça tercih edilir. Ancak kullanılan miktar önemlidir. Her gün tatlı ihtiyacını bastırmak adına tatlandırıcılı tatlılar veya diğer hazır gıdalar şekere daha fazla istek uyandırabilir.

7- Şeker ve muadilleri hakkında bilgi sahibi olun

Agave, mısır şurubu, glikoz şurubu, yüksek fruktozlu mısır şurubu, sükroz, dekstroz, bal, şeker kamışı, meyve suyu konsantreleri de basit şeker grubuna girer. Bu yüzden gıdaları tüketirken içeriğine dikkat etmek gerekir.

8- Etiket okuma alışkanlığı edinin

Light ürünlerin içindekiler listesi ne kadar uzunsa, o kadar şeker bulunma ihtimali var demektir. Bu yüzden light ürün diye adlandırılan gıdaları alırken etiketlerindeki şeker miktarına da mutlaka bakmak gerekir. Bir çay kaşığı, yani 4-5 gramdan az şeker içeren ürünler tercih edilmelidir.

9- Uykunuzu almaya özen gösterin

Düzensiz uyku, vücudun stres hormonlarının artmasına ve salınan insülinin etkili olarak kullanılmamasına yol açar. Kaliteli uyku düzeni, vücudun yağ depolamasını, kilo alımını, özellikle gece atıştırma krizlerini de önleyerek diyabete yakalanma riskinin önlenmesinde önemli bir rol oynar.

10- Sağlık İçin, Dengeli Beslenip Harekete Geçin…

Yapılan araştırmalar Türkiye’de erkeklerin yüzde 25’inin kadınların da yüzde 41’inin obez ya da aşırı kilolu olduğunu gösteriyor. Dünya’daki çocukların yüzde 20-25’inin obez olduğu ve bu çocukların yüzde 70’inin erişkinlikte de obez oldukları biliniyor.

Obezite’nin dünyayı olduğu kadar Türkiye’yi de tehdit ettiği gerçeğinden yola çıkan Şenpiliç, 2015 yılında ‘Dengeli Beslen, Harekete Geç’ sloganıyla büyük bir sosyal sorumluluk projesi başlattı.

Türkiye’nin en büyük beyaz et üreticisi Şenpiliç tarafından başlattılan ‘Dengeli Beslen Harekete Geç’ Kampanyası, ailelerinin beslenmesi konusunda kilit rol üstlenen kadınların dengeli beslenme ve egzersizin önemi konusunda bilinçlendirilmesini hedefliyor.

Şişmanlık ve şeker hastalığı riski

Источник: https://indigodergisi.com/2016/07/tatli-kriziyle-bas-etmenin-10-yolu/

Tatlı krizi ile baş etmenin 10 yolu

Tatlı krizleriyle baş etmenin yöntemleri!

Tatlı krizi, içinde ‘tatlı’ gibi sevimli ve lezzetli hoş duygular uyandıran bir kelimeyi barındırsa da, krizi oluşturan sebepler incelendiğinde sağlığımızı tehdit eden birçok hastalığa davetiye çıkardığını görmekteyiz.

Bu haftaki yazımda, kilo problemi yaşayan çoğu insanın ortak problemi olan bu krizlerinin sebeplerini, tatlı krizleri ve aşırı şeker tüketiminin zararlarını ve bu atakları önlemek için neler yapılabileceğini anlatacağım.

Kadınlar, tatlı krizlerine neden teslim olur?

Tatlı krizi, tatlı severler için dayanılması en zor durumlardan biri. Özellikle kadınların erkeklere oranla çok daha fazla tatlı müptelalığı yaşadığı bir gerçek. Kilo problemlerinin kaynağının bu dayanılmaz ve karşı konulmaz tatlı krizleri sonucu kontrolsüz ve ölçüsüz yenen tatlılar olduğu, son yapılan araştırmalarda ciddi rakamlarla ortaya kondu.

Kadınların daha fazla şeker tüketimine yönelmesinin sebeplerinin başında, özel gün sendromlarını şeker yiyerek atlatacaklarına inanmaları yatmakta. Kan şekeri düşüklüğünün şekerli yiyeceklerle yükseltmenin doğru olduğunu düşünmeleri ve zihinsel aktivitenin şeker yiyerek artacağını sanmaları da bu krizlere teslim olmalarına neden oluyor. Ancak, durum ne yazık ki böyle değil.

Tatlı krizine ne sebep olur?

Bu noktada ilk bahsedilmesi gereken konu, kan şekeri dengesizliğinin sebebinin yenilen yiyeceklerin glisemik indekslerinden kaynaklandığıdır. İşte bu dengesizlik tatlı krizlerine neden olur ve insülin metabolizmamızın bozulmasına, diyabet, obezite, kalp ve damar hastalıkları ve hatta kanser vakalarının ortaya çıkmasına sebebiyet verir.

Glisemik indeks nedir?

Glisemik indeks, yiyeceklerin kan şekerini yükseltme oranıdır. Bunu en kolay örneklerle açıklayabiliriz. Sabah aç karınla uyandığımızda kan şekerimiz uzun süre hiçbir şey yemediğimiz için çok düşüktür.

Kahvaltımızda yer alan haşlanmış yumurta, beyaz peynir, zeytin, ceviz badem gibi kuruyemişlerin, her türlü yeşillik ve sebzelerin, glisemik indeksleri 0’dır. Zengin bir kahvaltı, kan şekerimizi aniden yükseltmeyerek bizi uzun süre tok tutar.

Kan şekeri dalgalanması yaşamayan, enerjisini kaliteli protein ve kompleks karbonhidratlardan alan vücut, şekerli ve unlu mamüllere saldırmaz. Tatlı krizi yaşamadan güne devam eder.

Öğle ve akşam yemeklerinde de şekerli ve unlu gıdalar yemeden günü tamamlarsak, kan şekerimiz dengeye kavuşur. Bu denge sayesinde ne yemek sonrası rehavet ve uyku hali ne de dayanılmaz tatlı krizleri yaşarız.

Anlık mutluluklar dalgalanma yaşatır

Tam aksini düşündüğümüzde, bir kereden bir şey olmaz gibi bahanelerle bir dilim çikolatalı pastaya, sıcacık ekmeğe, simide ya da bol kremalı ve şuruplu hazır kahvelere hayır diyemeyen kişiler, o krizi yenme hissiyle anlık mutluluk yaşarlar. Fakat sonrasında vücutta meydana gelen değişimler ve kan şekeri dalgalanmaları, beraberinde uzun vadede alınan kiloları, pişmanlığı ve hastalıkları getirir.

İnsülinin de etkisi büyük

Bir diğer tatlı krizi sebebi de “insülin” denen iştah canavarının pankreas tarafından kontrolsüz salgılanmasıdır.

Her yemek sonrası vücudunuz tatlı yemeden doydum sinyali göndermiyor ve gece çikolata yemeden uyuyamaz hale geliyorsanız insülin metabolizması bozulmuş demektir.

Özellikle karın bölgesinde fazla yağlanma, açlık halinde konsantrasyon bozukluğu ve sinirlilik şikayetleri diyabet hastalığının habercisi olabilir.

Peki, nedir bu insülin?

İnsülin, pankreasın ürettiği ve kan şekerini düşürmeye yarayan bir hormondur. İnsülin, yediğimiz her yiyeceği sindirim sistemiyle parçalayarak, kana enerji sağlayıcı glikoz olarak karışmasını sağlar.

Fazla şekerli yiyecekleri zamanla tolere edemeyip kan şekerini düşüremez hale gelince vücutta depolanarak yağlanmaya ve fazla kilolara sebep olmaktadır.

Bu noktada söylenmesi gereken, halk arasında yaygın olarak yanlış bilinen en önemli şey, “şekerli yersem kan şekerim yükselir ve iyi hissederim” yanılgısıdır.

İnsülin hormonumuzun asli görevi yenen tatlı, tuzlu fark etmeksizin her yiyeceği beynimizin ve vücudumuzun yakıtı olan glikoza dönüştürmektir. Fazla şekerli yiyecekler insülin metabolizmasını bozarak kan şekerimizin dengesini alt üst eder ve kısır döngü oluşturarak içinden çıkılmaz bir hale getirir.

Son yıllardaki çalışmalarla, şeker oranı yüksek besinler tüketmenin kanser riskini artırdığı, aslında her vücutta bulunan kanser hücrelerinin şekerle beslendiğini ve çoğaldığı kanıtlanıyor.

İsminin altındaki algının tam aksine tam bir “zehir” olan şeker, cilt kırışıklığı ve erken yaşlanmadan, bağışıklık sistemini zayıflatmaya, çocukluk çağında zihinsel ve bedensel gelişimi olumsuz etkilemekten, stresi arttırmaya dek pek çok soruna yol açıyor.

Estetik kaygılarla sadece aldığınız kilolara odaklanmayın!

Alınan kiloların vücutta içten yarattığı sorunların ne olduğunu, yaş ilerledikçe bizi ne gibi hastalıkların beklediğini düşünüp, geç kalmadan hemen önlem çalışmalarına başlayabilirsiniz. Unutmayın, zararın neresinden dönersek kardır!

1.Mutlaka güne kahvaltıyla başlayın

Kan şekeri düşük uyanan vücut iyi bir kahvaltıyla beslenmezse, kan şekeri daha düşeceği için tatlı isteği artar. Tatlı tüketilen kahvaltıda, kan şekeri aniden yükseleceği için kısa süre içinde tekrar şeker isteği oluşacak ve şeker bağımlılığı döngüsü devam edecektir.

2.Kuru meyvelerin gücünden faydalanın

Kuru meyveler tatlı isteğini bastıracak ve kan şekerini yükseltmeyecek en iyi alternatiflerdir. Kuru incir, kayısı, dut ve üzümün zengin posalı ve vitaminli içerikleri, tatlı açığınızı kapatacak ve zararlı basit şekerli besinlere yönelmeyi engelleyecektir.

3.Tarçın kullanın

Tarçın, hem tatlı isteğini bastıran hem de kan şekerini dengeleyen mucize bir bitkidir. İçme suyuna, ya da demlediğiniz çaylara tarçın çubuğu koyarak ya da elmanın üzerine tarçın döküp fırınlayarak sağlıklı tatlı alternatifleri üretebilirsiniz.

4.Diyetinizden “üç beyazı”; şeker, un ve nişastayı çıkarın

İşlenmiş, paketlenmiş hemen her gıdanın içerisinde, maalesef ki şeker, fruktoz, nişasta ve un bulunuyor. Bu ürünler bağımlılık yarattığı için tamamen hayatımızdan çıkarıp yerlerine daha doğal ve taze, işlenmemiş yiyecekler koymalıyız.

5.Alkolle veda edin

Alkollü içeceklerin nerdeyse tamamı şeker ve nişasta zengini karbonhidrattan üretiliyor. İdeal kilosuna kavuşmuş, spor yapan ve dengeli beslenen kişiler, çok sık olmamak kaydıyla, 1-2 kadeh şarap türü alkol kullanabilirler. Yanında yenecek protein ve kalsiyum içerikli peynir, yoğurt gibi besinler alkolün olumsuz etkilerini hafifletir.

6.Posa ve lif yönünden zengin beslenin

Sebzeler, meyveler, kuruyemiş ve bakliyat grubu en önemli lif kaynaklarımızdır. Gıdaların posa içeriği arttıkça şeker oranları düşer, bağırsaktaki mevcut şekerin emilimi azalır ve yavaşlar.

7.Karbonhidratları proteinlerle birleştirin

Canınız çok karbonhidrat çekerse en iyi yöntem, proteinle etkisini azaltmaktır. Yoğurtlu bulgur pilavı, kıymalı kepekli makarna, yoğurtlu taze meyveler gibi doğru seçimler tatlı krizlerini önlemede bize yardımcı olur.

8.Şekersiz sakız çiğneyin

Sakız çiğnemek, iştahı kapatır. Tabi şekersiz olanı. Sakız çiğneyenlerin, çiğnemeyenlere göre daha fazla enerji harcadığı saptanmış. Şekerle savaşınızda yanınızdan sakızınızı eksik etmeyin.

9.Pekmez ve siyah üzüm tüketin

Kadınların özellikle adet dönemlerinde aşırı şeker tüketme eğilimi, magnezyum ve demir eksikliğinden kaynaklanır. Bu dönemlerde günlük 1 kaşık pekmez ve 1 avuç siyah üzümü geçmeyecek şekilde magnezyum ve demir açığınızı kapatıp, tatlı krizlerinizden kurtulabilirsiniz.

10.Tabi ki egzersiz yapın ve bol su için

Yapılan egzersiz vücuttaki fazla yağları yakmaya yardımcı olurken kan şekerimizi de düzenler. İçilen bol suyla vücutta birikmiş olan toksin ve fazla şekeri kolaylıkla atabiliriz.

Tatlı krizlerini önlemek için içme suyuna atılan çilek, yaban mersini, ahududu gibi kırmızı orman meyveleri, hem su ihtiyacımızı karşılar, hem de basit şeker yerine antioksidan deposu meyvelerden faydalanmamızı sağlar.

21 gün sonra zafer sizin!

Tüm bu basit ama etkili önerilerin yanında bir kez daha hatırlamalıyız ki, insan vücudu basit, yapay şeker ve işlenmiş gıdalarla beslenmeye programlı değildir. Tarih boyunca insanoğlunun sağlığı, hayvansal kaliteli protein ve doğal ürünlerden uzaklaşıp şekere ve yapay gıdalara yöneldikçe bozuldu ve hastalıklar gün be gün artarak devam etmekte.

Gelin siz de bugünden itibaren şekerle savaşınıza başlayın. Unutmayınız ki, disiplinle uygulanırsa şekerin vücuttan atılma süresi sadece 21 gündür. 3 hafta boyunca şekersiz beslenin ve vücudunuzdaki değişimlere, iyilik halinizin artışına hayretle tanık olun.

Şekersiz ve sağlıkla kalın

Miray EREN
Sağlıklı Yaşam ve Beslenme Koçu

Instagram: fitol_guzelkal
: fitolguzelkal

Источник: http://www.kendimeiyibakiyorum.com/yasam/diyet/tatli-krizi-ile-bas-etmenin-10-yolu/

Tatlı kriziyle başa çıkmanın yolları

Tatlı krizleriyle baş etmenin yöntemleri!

Tatlı krizleri hepimizin zorlukla karşı koyabildiği bir açlık sendromu. Peki, bu kriz anlarında ne yapmalıyız? İşte cevabı…

Hipoglisemi: Kan şekerinin hızlı düşmesi durumu olarak açıklanabilecek hipoglisemi rahatsızlığında, kişinin ara öğün yapma alışkanlığı yoksa veya uzun süreler boyunca aç kalıyorsa düşen kan şekerine bağlı olarak kişinin tatlı krizine girmesi çok yüksek olasılıktır.

Hipoglisemisi olanların, mutlaka günde 2,5-3 saatte bir besin tüketmeleri ve ana öğünlerin arasında sağlıklı atıştırmalıklar tüketmeleri gerekir.Bazı vitamin ve mineral yetersizlikleri: Demir gibi bazı minerallerin yetersizliğinde kişilerin daha sık tatlı krizleri yaşadıkları bilinir.

Vücut yetersiz alınan vitamin ve/veya mineralin intikamını tatlı isteyerek alır.

PMS (Adet öncesi sendromu): Adet dönemleri öncesinde aşırı duyarlılık göstermek olarak tanımlanabilecek bu durumda, kadınların aşırı tatlı ihtiyacı duydukları bilinir. Çeşitli beslenme stratejileri ile tatlı krizlerinin önüne geçilmesi mümkündür.

Polikistik Over Sendromu (POS): Polikistik over hastalığı olan kadınların birçoğunda gizli şeker (insülin direnci) eş zamanlı olarak bulunduğundan ötürü, POS'u olan kadınların tatlı krizlerini diğer kadınlara göre çok daha sık yaşadıkları bilinmektedir. POS'u olan kadınların bu durumu aşabilmeleri için doktorları ile gerekli tedavi planını yapmaları, diyetisyenleri ile sağlıklı kiloya inmeleri ve bu kiloyu korumaları ve düzenli egzersiz yapmaları gerekir.

Barsak parazitleri: Barsak parazitleri, barsakta yiyecekten üretilen enerjinin büyük bir kısmını çaldığından ötürü kişinin iştahı açılır ve tatlı isteği artar. Aşırı tatlı isteği duyan ve gece uyurken salya akıntısı olan kadınların, barsak paraziti ihtimalini gündeme getirmesi gerekir.

Duygusal Durum: Kadınlarda tatlı ihtiyacının ortaya çıkmasının en temel nedenlerinden biridir. Üzüntü, mutsuzluk, stres, depresyon gibi sebepler tatlı isteğinin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Son dönemlerde kadınlarda yaşanan cinsel mutsuzluğunda tatlı isteğine sebep olabileceği gündeme gelmiştir.

Evliliklerinde veya cinsel hayatlarında mutsuz olan kadınların, diğer kadınlara göre daha fazla tatlı ihtiyacı duydukları bilinir.

Tatlı öneriler

Az miktarda tüketin: Yapılan araştırmalar canı tatlı isteyen kişilerin eninde sonunda o tatlıyı tükettiğini gösteriyor. Bu nedenle canınız tatlı istediğinde az miktarda tüketmek yardımcı olacaktır.

Günlük 150 kaloriyi aşmayacak bir tatlı tüketiminin vücuda çok zararlı olmadığı düşünülüyor.

Amerika Kalp Sağlığı Derneği'nin açıklamasına göre Amerikalılar günde 22 çay kaşığı şeker tüketiyor, önerilen maksimum miktar ise kadınlar için altı, erkekler için dokuz çay kaşığı dolusu şeker.

Tatlı ile diğer besinleri karıştırın: Tatlıdan alacağınız kaloriyi azaltmak ve daha az miktarda tatlı tüketerek tatlı damağınızı kırmak istiyorsanız, besinleri karıştırmalısınız.

Örneğin çikolata sosuna bandırılmış muz ve çilek tüketmek veya direk çikolata yemek yerine fındık ve bademli drajelerden tüketmek hem daha az miktarda tatlı ile tatlı isteğinizi kesmenize hem de daha az kalori almanıza yardımcı olur.

Ayrıca karışım tatlılar, kan şekeri daha yavaş yükselip daha yavaş düştüğünden ötürü tatlı tüketimine bağlı hızlı acıkma ihtimalinizi de azaltmış olursunuz.

Şekersiz sakız çiğneyin

Şekersiz fakat şeker tadı olan aromalı sakızlardan çiğnemek tatlı ihtiyacınızı azaltabilir. Yapılan bazı bilimsel çalışmalar, sakız çiğnemenin yemek yeme isteğini azalttığını göstermektedir.

Meyve tüketmeye çalışın

Canınız tatlı istediğinde taze veya kuru meyveler ile bu ihtiyacınızı bastırabilirsiniz. İş yeri çekmecenizde veya mutfağınızda aşırı kalorili şekerli atıştırmalıklar yerine kuru kayısı, kuru incir, hurma, kuru erik gibi tatlı ama sağlıklı atıştırmalıklara yer açın.

Odanızı değiştirin

Canınız gün boyunca tekrar tekrar tatlı bir şeyler tüketmek istiyor ise odağınızı değiştirmelisiniz. İmkân varsa yürüyüşe çıkmak tatlıyı unutturacak en iyi yöntemlerden biridir.

Bilgisayar oyunları, gazete , dergi ve kitap okumak gibi faaliyetler ilk on dakikasından sonra genelde tatlı ihtiyacını ortadan kaldırır.

Tatlı istediğinizde evi toplamak, en yakın arkadaşınızı arayıp sohbet etmek hatta günümüz dünyasında sosyal medyada zaman harcamak tatlıyı unutturacak yöntemlerden sayılabilir.

Kaliteli tatlı tüketin

Şeker ve gofretler yerine yoğun kakaolu bitter çikolataları, hamur tatlıları yerine meyveli ve sütlü tatlıları tercih edin. En azından tatlı isteğinize mağlup olduğunuzda, sadece şeker değil, vücudunuz için gerekli olan bazı vitamin, mineral ve diğer besin öğelerini de almış olursunuz.

Düzenli beslenin: Uzun süre aç kalmak, ana öğünleri atlamak gibi beslenme yanlışları tatlıya olan isteğinizi arttırabilir. Günde 3 saatten uzun aç kalmayacağınız ve aralarda sağlıklı atıştırmalıklar tüketeceğiniz bir beslenme planı tatlıya olan isteğinizi ciddi anlamda azaltır.

Destek alın

Eğer üzüntü, stres gibi duygusal durum değişiklikleri tatlı krizlerine yol açıyorsa ve bu hayatınızda artık çözümlenemeyen ve sürekli tekrarlanan bir hal aldı ise destek almayı düşünebilirsiniz.

Unutmayın ki, hiçbir besin veya içecek hayatınızdaki problemleri çözemez. Hayatınızda ciddi bir mutsuzluk kaynağı var ise onu tatlı yiyerek yenemeyeceğinizin farkına varmalısınız.

Tatlının problemi sadece erteleyen anlık bir çözüm olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Kendinizi ödüllendirin

Tatlı krizlerinize karşı açtığınız savaşı bütün hafta hafif sıyrıklar ile atlattı iseniz, haftanın sonunda kendinizi ödüllendirmelisiniz. Yemeğin bir ödül olmadığını unutmayın.

Kendinizi başka şeylerle ödüllendirmeye çalışın. Çok beğendiğiniz kazak veya en sevdiğiniz yazarın yeni kitabı gibi.

Bu ödüller tatmin etmiyor ise 150 kaloriyi aşmayan bir tatlı ile kısa dönemli bir ateşkes ilan edin.

Hep aynı taktiği uygulamayın

Canınız her tatlı istediğinde kuru kayısı tüketmek veya en yakın arkadaşınızı aramak gibi aynı yöntemler ile yol almaya çalışırsanız başarısız olabilirsiniz. Bu nedenle canınız her tatlı istediğinde başka bir taktik uygulamaya çalışmalısınız.

Источник: https://www.kadinvekadin.net/tatli_kriziyle_basa_cikmanin_yollari.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.