Tedavi Edilmeyen Reflü Kansere Neden Olabilir

içerik

REFLÜ TEDAVİSİ, NASIL GEÇER?

Tedavi Edilmeyen Reflü Kansere Neden Olabilir

Reflü, kronik bir sindirim sistemi hastalığıdır. Mide asidi veya nadiren de olsa mide içeriği yemek borusuna geri geldiğinde oluşur. Geri iletim ise yemek borusunu tahriş eder ve reflüye sebep olur.

Hem asit reflüsü hem de mide yanması, zaman zaman insanların başına gelen, yaygın sindirim problemleridir.

Bu işaretler ve belirtiler haftada iki kez oluştuğunda ve günlük yaşantınızı etkilediğinde, yemek borunuzdaki hasarı belirlemek ve reflü teşhisi yapabilmek için doktora gitme zamanınız gelmiştir.

Reflü, yemek borusunda mide asidinden dolayı iltihap oluşması ve tahriş olması durumudur. Yemek borusu da boğazdan mideye kadar uzanan bir tüptür. Yemekler yutulduğunda ağzınızdan direk olarak mideye açılan bir kapıdır.

Çoğu insan reflünün, gündelik yaşama getirdiği değişiklikleri ve rahatsızlığı çeşitli ilaçlar ile ortadan kaldırabilmektedir. Ancak bazı insanlarında reflünün oluşturduğu etkileri azaltmak için daha güçlü ilaçlara ve hatta cerrahi operasyona ihtiyaç duymaktadır.

Reflü genellikle mide asidinin yemek borusunu tahriş etmesi ile ortaya çıkan bir durumdur. Yutma işlemi gerçekleştiğinde yemek borusunun alt kısmında bulunan kaslar gevşer. Böylece yutulan katı ve sıvılar mideye iletilebilir. Ardından tekrar kapanır.

Ayrıca bu borunun gevşemesinde herhangi bir anormallik veya zayıflık olursa mide asidi tekrar yemek borusundan yukarı çıkarak mide yanmasına sebep olabilir. Bu durum bazen gündelik hayatı zorlaştırabilir bir hale gelebilir. Mide asidinin yemek borusunu tahriş etmesi iltihaba sebep olur. İlerleyen zamanlarda oluşan durumlar ise kanama, yemek borusunda daralma veya kanser öncesi durumdur.

  • Yaşam tarzı: Alkol ve sigara tüketimi gibi zararlı maddelerin kullanılması mide reflüsü için oldukça olumsuz etkiler yapar. Ayrıca kötü bir duruş ve obezite de reflü sebepleri arasındadır.
  • İlaçlar: Kalsiyum tabletleri, theophylline (örnek olarak tedral, hydrophed, marax, bronchial, quibron), nitratelar ve antihistaminler yan etki olarak reflü oluşumuna sebep olabilir.
  • Diyet: Birtakım yiyeceklerin tüketimi mide yanmalarına ve reflüye sebep olabilir. Bunlara örnek olarak yağlı ve kızarmış yiyecekler, çikolata, soğan, sarımsak, kafeinli içecekler, asidik yemekler ve baharatlı yiyecekler verilebilir.
  • Yeme alışkanlığı: Özellikle yatmadan önce yenilen yemekler ve normal yeme düzeni içerisinde büyük menülerin tüketimi.
  • Diğer sağlık durumları: Bunlara örnek olarak ise hamilelik durumu, diyabet ve hızlı kilo alma verilebilir.

Reflü Belirtileri Nelerdir?

Reflü belirtileri incelenirken ilk olarak akla gelen mide yanmasıdır. Ancak oluşan bu mide yanması rahatsız edici bir düzeyde ve kalıcı olarak gerçekleşir. Ayrıca reflüde ortaya çıkan belirtileri maddeler halinde inceleyecek olursak;

  • Mide yanmasının oluşması. Genellikle göğsün ortasında, göğüs kafesinin arkasında meydana gelir. Üst midede başlar, boyna ve boğaza doğru yayılır. Oluşan bu acı en azından 2 saat kadar sürer. Ayrıca her reflüsü olanda mide yanması meydana gelmez.
  • Oluşan mide yanmaları yemek yedikten sonra ortaya çıkar. Oluşan acı herhangi bir fiziksel aktiviteye başlamanıza veya bitirmenize engel olur.
  • Kalıcı bir kuru öksürük oluşur.
  • Boğaz ağrıları meydana gelir.
  • Mide bulantısı oluşabilir.
  • Yemek sonrası mide ağrısı meydana gelir.
  • Yutmada çeşitli zorluklar yaşanabilir.
  • Ağızda acı bir tat oluşur.
  • Göğüs ağrısı gerçekleşir.

Özellikle göğüs ağrısı meydana geliyor ise bir doktora görünme vakti gelmiş demektir. Nefes darlığı ve kol ağrısı da oluşuyorsa kalp krizi geçirme riskiniz artar. Oldukça ciddiye alınması gereken bir durum olduğu için derhal bir doktor randevusu almanız gerekmektedir.

Reflü Risk Faktörleri ve Komplikasyonları Nelerdir?

Bazı durumlara sahip olan insanlarda reflü oluşma riski de artışa geçmektedir. Bunlar obezite, hamilelik, sigara kullanımı, kuru bir ağız, astım, diyabet, doku düzensizlikleri ve gecikmiş mide deşarjıdır.

İlerleyen zamanlarda yemek borusundaki iltihaplanmalar birtakım komplikasyonlara sebep olmaktadır. Bunlar;

  • Yemek borusunda daralma: Mide asidine maruz kalan yemek borusunun hücreleri zarar görür. Yaralı dokular yemeklerin geçtiği yemek borusunu daraltır ve yutkunma zorlukları yaşanır.
  • Yemek borusunda yaralanma: Mide asidi, yemek borusunu ciddi bir şekilde aşındırır ve açık bir yara oluşmasına sebep olur. Yemek borusunda oluşan ülser, kanamaya ve çeşitli acılara sebep olabilir.
  • Kanser öncesi değişiklikler: Yemek borusunun alt kısımlarında birtakım değişiklikler oluşur. Bu değişiklikler yemek borusu kanseri riskini arttırmaktadır. Kanser riski düşüktür ancak doktorunuz tarafından endoskopi gibi birtakım testler yaptırmanız istenecektir. Böylece kansere dair tüm işaretler incelenmiş olacaktır.

Reflü Teşhisi Nasıl Yapılır?

Reflü teşhisinin yapılabilmesi bazı durumlara bağlıdır.

  • Belirtiler: Rahatsızlığın teşhisini yapabilmek için ilk olarak doktorunuz tarafından mide yanması sıklığınız ve diğer belirtiler sorulacaktır.
  • Mide asidi miktarını belirleme: 24 saat boyunca midenizdeki pH seviyesini ölçmek için prob testleri yapılır. Bu anlamda ne zaman ve ne kadar mide asidinin yemek borusuna çıktığını tespit etmek için bir cihaz kullanılır. Burnunuzdan yemek borunuza doğru ince ve esnek bir tüp sokulur. Üzerinde bulunan kamera ile de mide asidi miktarı incelenir.
  • X-ray: İlk olarak kireçli bir sıvı içmeniz istenecektir. Bu sıvı sindirim sisteminizi dolduracaktır. Ardından X-ray cihazına girdiğinizde, içmiş olduğunuz sıvı sayesinde üst sindirim sisteminiz gözlenebilecek. Yapılacak incelemeler yemek borusu, mide ve üst bağırsağı kapsayacaktır.
  • Endoskopi: Görsel olarak yemek borunuzun ve midenizin incelenebilmesi için yapılan bir işlemdir. Bu işlemde ince, esnek bir tüp üzerine bağlanmış ışık ve kamera sistemi boğazınızdan içeriye sokulur. Daha ileri testler yapabilmek için birtakım doku örnekleri alınır. Reflü komplikasyonlarını belirleyebilmek için yapılan faydalı işlemlerden biridir.

Reflü Tedavisi Nasıl Yapılır?

Reflünün mide yanması ve diğer belirtileri için tedavi işlemi birtakım ilaçlar ile yapılır. İlaç kullanımına başladıktan sonra birkaç hafta içerisinde herhangi bir ilerleme oluşmazsa, doktorunuz tarafından diğer ilaçları ve ameliyatı da içeren farklı tedavi yöntemleri tavsiye edilir.

1.Asit Üretimini Azaltan İlaçlar

H-2 reseptör isimli engelleyici ilaçlar (cimetidine, famotidine, nizatidine veya ranitidine) antasitler kadar hızlı etki etmezler ancak çok daha uzun bir rahatlama verirler ve asit üretimini 12 saate kadar azaltırlar.

2.Antasitler

Mide asidini nötralize ederler yani zararlı etkilerini ortadan kaldırırlar. Örnek olarak Maalox, Mylanta, Gelusil, Gaviscon, Rolaids ve Tums gibi ilaçlar hızlı bir rahatlama sağlarlar. Ancak tek başlarına kullanıldıklarında mide asidi tarafından hasara uğramış olan yemek borusunu iyileştirmez. Aşırı kullanımda baş dönmesi veya mide bulantısı gibi yan etkileri bulunmaktadır.

3.PPI

Proton pompa inhibitörleri, lansoprazole, omeprazole, pantoprazole, rabeprazole ve dexlansoprazole gibi birtakım ilaçlardan oluşur. Uzun süreli kullanımlarda B-12 vitamini eksikliği ve kemik kırılganlığına sebep olabilir.

4.Ameliyat

Uzun süreli ilaç kullanımlarının etkisiz kaldığı durumlarda cerrahi bir operasyonda alternatif olarak uygulanabilen bir tedavi yöntemidir.

5.Diğer

Bir diğer tedavi yöntemi de evde kendi imkanlarınız ile alacağınız önlemleri kapsamaktadır. Reflü hastaları için yenilmesi zararlı olan şeyleri lütfen tüketmeyiniz. Bunlara örnek olarak sigara, çeşitli ilaçlar, balık yağı, naneli şeker ve yağlı yiyecekler örnek olarak verilebilir. Ayrıca aşırı kilo ve stres gibi durumlar da reflüyü tetikleyebilecek niteliktedir.

Источник: https://evdesifa.com/reflu-tedavisi/

Reflü kansere neden oluyor

Tedavi Edilmeyen Reflü Kansere Neden Olabilir
Acıbadem Adana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Türker Egesel, reflünün son yıllarda sıkça görülmeye başlayan ve daha çok 'şehir hastalığı' olarak bilenen rahatsızlıklar arasında yer aldığını belirterek “Şehir hastalığı olarak adlandırılmasının sebebi, tetikleyici nedenlerinin başında stres faktörünün gelmesidir.

Reflünün en sık gözlenen tipi, midede salgılanan asidin yemek borusuna kaçması şeklinde kendini gösteriyor. Stres anlarında midede asit salınımı artıyor ve bu da reflü oluşumunda etkin bir rol oynuyor. Reflü teşhisi konabilmesi için şikayetlerin periyodik olarak devam etmesi gerekiyor.

Tanı ve tedavi ihmal edildiğinde reflü çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor” diye konuştu. Reflü tedavi edilmezse ülserden kansere birçok hastalığa neden olabildiğine dikkat çeken Dr. Egesel, şunları söyledi: “Mide içeriğinin yemek borusuna doğru kaçmasına 'gastroözofageal reflü' deniliyor, halk arasında sadece 'reflü' olarak biliniyor.

Midedeki asitli içeriğin, safranın ya da sadece gazın geri kaçması şeklinde kendini gösterebiliyor. En sık rastlanan tipi mide asitli içeriğin geri kaçması şeklinde kendini gösteriyor.

Aslında bu kaçış gün içerisinde birçok kez meydana geliyor ancak birkaç ayda bir gerçekleşiyorsa ve kronik halde değilse normal olarak kabul ediliyor ve belirli bir şikayete sebep olmuyor.

Ancak, kaçışla doğru orantılı olarak kişi de; göğüs arkasında yanma hissi, ağıza acı su gelmesi, geğirme, yutkunmada zorlanma, yutarken ağrı duyma gibi şikayetler gözleniyorsa reflü hastalığından söz edilebiliyor.

Reflü oluşumunu engelleyen en önemli mekanizma, mide ile yemek borusu arasında özelleşmiş bir kas dokusu olan ve halk arasında 'mide kapakçığı' olarak bilinen “sfinkter” isimli yapı. Normalde bu kapakçık kasılı durumda oluyor.

Süreç oldukça basit; gıdalar ağızda çiğneniyor, yutma eylemi gerçekleşiyor, yemek borusunda ilerleyici bir kasılma meydana geliyor, sfinkter gevşiyor ve gıdanın mideye inmesine imkan veriyor, gıda mideye ulaştığında sfinkter geri kaçmamaları için yeniden kapanıyor. Bu mekanizmada herhangi bir bozulma söz konusu olduğunda da reflü ortaya çıkıyor.” Dr.

Egesel, stres anlarında reflü şikayetlerinin artmasının nedeninin midenin stres sırasında daha fazla asit salgılaması ve yukarı çıkan asit miktarındaki artış olduğunu söyledi. Diyafram, karın boşluğu ile göğüs boşluğunu birbirinden ayıran bir kas olduğunu anlatan Dr.

Egesel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mide, karın boşluğunda yer alırken yemek borusu göğüs boşluğunda yer alıyor. Eğer midenin bir kısmı diyaframın yukarısına yani göğüs boşluğuna doğru yer değiştirirse bu duruma mide fıtığı deniliyor.

Mide fıtığı olması durumunda reflü de kaçınılmaz oluyor çünkü karın iç basıncı artıyor ve bu basıncı artıran her türlü olay reflüyü kolaylaştırır niteliktedir. Mide fıtığının yanında, hamilelik ve aşırı kilo alma gibi etkenler de yine mide basıncını artırması sebebiyle reflüye neden olabilen durumlar.

Bununla beraber mide çıkışında oluşabilecek darlık, ülser ya da kanser gibi tıkanıklık nedenleri de gıdaların rahatça bağırsaklara geçmesini engelleyebiliyor ve yukarı doğru baskının artmasıyla reflü meydana gelebiliyor.”
Dr. Egesel, reflü sinyali veren 13 belirti olduğunun altını çizerek, “Göğse doğru yanma hissi. Ağza acı su gelmesi.

Yediklerimizin ağzımıza gelmesi. Yutma zorluğu, ağrılı yutma, geğirme. Göğüs ağrısı, öksürük, astım benzeri şikayetler, kronik bronşit şikayetleri, kronik larenjit-farenjit şikayetleri ağız kokusu, diş çürümesi” dedi. Reflü tanısının, şikayetlerin analizi ve fizik muayene ile hızlıca konulabildiğini söyleyen Egesel, sözlerine şöyle devam etti:

“Bununla birlikte en doğru teşhis için tercih edilen yol endoskopi. Endoskopi ile hem anatomik bir bozukluk olup olmadığı görülebiliyor hem de geri kaçış nedeniyle yemek borusunda tahribat oluşup oluşmadığı belirlenebiliyor. Günümüzde endoskopi hastaya hissettirilmeden, hızlı bir şekilde ve yüksek doğruluk yüzdesiyle yapılabiliyor. Bununla birlikte radyolojik olarak kontrastlı film çekimi, özofageal PH ölçümü, özofageal impedans ve manometrik çalışmalarla da reflü tanısı konulabiliyor. Bunların başında doktor kontrolünde başlanan ilaç tedavisi geliyor. Asit oluşumu ve salgılanmasını engelleyen ilaçlar faydalı kabul ediliyor. Bu temel tedaviye asidi etkisiz hale getirici, midenin boşalmasını hızlandırıcı, mide ve yemek borusunu koruyucu ilaçlarda eklenebiliyor.”

“UZUN SÜRE İLAÇ KULLANMAK…”

Son yıllarda reflüde endoskopik tedavinin sıkça gündeme geldiğini anlatan Egesel, şunları söyledi: “Endoskopi ile uygulanan birçok yöntem olsa da, bu yöntemlerin güvenirlikleri henüz tıbbi olarak kanıtlanmadığından sıkça tercih edilmiyor.

Reflü hastalarının uygulaması gereken bir diğer tedavi yöntemi mide asidini kontrol altına almalarına yardımcı diyet ve reflü önerileri. Bu öneriler doktor tarafından belirleniyor ve yaşam biçimini buna göre şekillendirmek gerekiyor. Son tercih olarak seçilmesi gereken cerrahi yöntemlerse her reflü hastası için uygun bir tedavi yöntemi değildir.

Uygun hastalarda başarı şansı yüzde 90 olan cerrahi tedaviye karar vermeden önce hastanın gastroenterolog ve genel cerrah tarafından kontrol edilmesi gerekiyor. Fayda görmeyecek hastalara cerrahi müdahale yapıldığında hasta bundan yarar görmediği gibi bazı şikayetlerinde artış da gözlenebiliyor.

Uzun süre ilaç kullanmak istemeyen ve diyet önerilerini uygulayamayan genç hastalar ve mide fıtığı gibi anatomik bir bozukluğu olanlarda, özellikle son yıllarda gelişen laparoskopik cerrahi yöntemi değerlendirilebiliyor.” Egesel, reflüye karşı dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:

“Narenciye ürünleri gibi asitli meyvelerden uzak durun.

Çay, kahve, kola, çikolata gibi kafeinli gıdaları tüketmemeye özen gösterin. Kilo almamaya ve normal kilonuzda kalmaya dikkat edin. Yağlı yiyecekler, soğan, sarımsak, baharat, kızartmalar, domates gibi mide asidinin salınımını artıracak gıdaları tüketmemeye çalışın. Sigara ve alkol kullanmayın.

Alkol kullanacaksanız sosyal içicilik sınırlarının dışına çıkmayın. Yemekleri yavaş yiyin. Yemek yedikten sonra bir süre uzanmayın. Gece yatmadan önce 3-4 saat herhangi bir şey yiyip içmeyin. Sık ve dar kıyafetler giymekten kaçının.”

“YASTIĞINIZI YÜKSEK KULLANIN”

Dr. Egesel, tedavi uygulanmadığında ya da başarılı bir tedavi gerçekleşmediğinde reflü komplikasyona neden olabildiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bu komplikasyonlara karşı düzenli takip ve tedavi gerekiyor.

Tedavi edilmeyen reflü hastalığı yemek borusunda ülser gelişmesine ve burada kanama gerçekleşmesine, sürekli asit tahrişine bağlı darlık ve yemek borusunda barret adı verilen hücre bozulmasına neden olabiliyor. Bu hücre bozulmaları yemek borusu kanseri açısından ciddi bir tetikleyici.

Bu yüzden reflü hastalarının mutlaka doktor kontrolünde tedavi edilmesi ve takiplerinin düzenli bir şekilde yapılması gerekiyor.”

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN BUGÜN NELER OLDU

Источник: https://www.sabah.com.tr/saglik/2014/02/26/reflu-kansere-neden-oluyor

Mide reflüsünün belirtileri nedir? Tedavi yöntemleri nelerdir?

Tedavi Edilmeyen Reflü Kansere Neden Olabilir

Medical Park Fatih Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Mustafa Hasbahçeci, mide reflüsü hastalığının belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler vererek, uyarılarda bulundu.

Mide reflüsü ya da tıbbi ismi ile “Gastroözefageal Reflü” hastalığı midedeki besinlerin yemek borusuna kaçması ile bazı rahatsızlıkların yaşanmasından kaynaklanır. Toplumda sık görülen hastalıklardan reflü, kişilerin hayat kalitesinde önemli bozulmalara sebep olabilir.

Ayrıca reflü, yemek borusu ile midenin birleşim yerinde görülen kanser gelişimine de neden olabilir.

Doç. Dr. Mustafa Hasbahçeci mide reflüsü ile ilgili tedavi sürecinde hayat tarzı değişikliği, diyet ve ilaç tedavisinin sonuç vermemesi durumunda cerrahi müdahale yönteminin uygulanması gerektiğini kaydederek, şu bilgileri verdi;

Reflüyü göğüs ağrısı ile karıştırmayın

Reflüsü olan kişilerin en önemli şikayetleri yemeklerden sonra göğüs boşluğunda yanma, ağız içinde acı ya da ekşi tat hissi, mide üzerinde ağrı, geğirme ya da yenilen şeylerin ağıza gelmesidir.

Bunlara ek olarak kronik öksürük, ses kısıklığı, yutma güçlüğü, gıdaların solunum sistemine kaçması, astım, bronşit, kronik farenjit ve sinüzit reflü ile ilişkili diğer şikayetler arasında yer alır.

Genellikle yemeklerden kısa bir sure sonra başlayan bu şikayetler yenilen yemek miktarı fazlalaştıkça ya da öne eğilmekle daha da artar.

Akşamları ağır bir yemek yiyen ya da yatmadan önce gıda alımına devam eden kişiler, yemek sonrası görülen bu şikayetleri sabah uyandıklarında da hissedebilir.

Göğüs ağrısı ile göğüs boşluğunda yanma hissi bazen hastalar tarafından ayırt edilemediğinden, reflü hastalarının özellikle akşamları yemeklerden sonra göğüs ağrısı şikayeti ile acile servislere başvurduğu görülür.

Belirtiler ciddiyeti ortaya koyar

Reflü belirtileri olan kişilerin öncelikle kendi hayat kalitesi açısından bir doktora başvurmaları gerekir. Reflü tanısı ve ilk basamak tedavisi için her hastada endoskopik görüntüleme yapılması gerekli değildir.

Kilo kaybı, kanlı kusma ve yutma güçlüğü gibi sindirim sistemi kanseri ile ilgili uyarıcı herhangi bir belirti olmaması halinde doktor, diyet önerileri ve uygun ilaç kombinasyonları ile reflü tedavisine başlayacaktır.

Sigarayı bırak, korseden vazgeç, stresten uzak dur…

Birçok reflü hastasının tedavi sürecinde; öncelikle hayat tarzında yapacağı değişiklikler, diyet ve tabii ki ilaç tedavisi olumlu sonuç verir.

Hayat tarzı değişiklikleri

  • Yatağın baş tarafının yükseltmesi
  • Fazla kilo durumu varsa, ideal kiloya düşülmesi
  • Tüketiliyorsa, sigaranın ve alkolün bırakılması
  • Yemeklerden sonra en az üç saat yatar pozisyona geçilmemesi
  • Karın korsesi ve sıkı kemer gibi karın içi basıncını artıran uygulamalardan kaçınılması
  • Mideye yan etkisi olan ilaçların alınmaması
  • Stres, gerginlik gibi durumlardan uzak durulması

Diyet önerileri

  • Yağlı yemekler, çay, kahve, çikolata, asitli ve gazlı içecekler ve naneden kaçınılması
  • Kişinin bünyesine dokunan gıdalardan uzak durulması
  • Öğün miktarlarının azaltılması

Hayat tarzı değişiklikleri ve diyet önerilerinin yanı sıra mide asidini azaltıcı ve yemek borusuna kaçışı engelleyici ilaç tedavisine doktor kontrolünde başlanmalıdır.

Cerrahi tedavi nasıl yapılır?

Hayat tarzı değişiklikleri, diyet önerileri ve düzenli ilaç tedavisine rağmen şikayetleri tamamen geçmeyen ya da hiç bir cevap alınamayan hastalarda gerekli tetkikler yapıldıktan sonra cerrahi tedavi sürecine doktor tarafından karar verilir.

Cerrahi tedavi öncesinde yemek borusu ve midede hareket bozukluğu olup olmadığı, eşlik eden mide fıtığının reflü şikayetlerine sebep olup olmadığı, varsa mide fıtığının büyüklüğü muhakkak belirlenmelidir.

Standart cerrahi tedavi yaklaşımı laparoskopik yöntem olarak bilinen, karın duvarında bir büyük kesi olmasızın karın duvarından karın içine uzanan el aletleri ile ameliyat yapılmasıdır. Mide fıtığı olsun ya da olmasın öncelikle yemek borusunun göğüs boşluğundan geçtiği alan daraltılarak mide fıtığı onarımı eklenir.

Büyük ya da geniş mide fıtıklarında o bölgeye yama konarak onarım desteklenir. Daha sonra mide, kapakçığın olduğu yemek borusu ile midenin geçiş noktası üzerine 360 derece ila 270 derece sarılır. Böylelikle yemek borusuna doğru kaçış önlenmiş olur.

Tedavi edilmeyen reflü kansere yol açabilir

Cerrahi tedavi uygulanmaması halinde, reflüsü olan hastaların hayat boyu ilaç kullanması gerekebilir.

Reflü hastalığının ilerlemesi ya da uzun süreli tedavi edilmemesi halinde yemek borusunda darlık ve kısalık, yemek borusunda tedavi edilemeyen özefajit ve ülser gelişimi, Barrett özefagus olarak bilinen yemek borusu-mide birleşim yerinde kanser gelişimi söz konusu olabilir. Bu nedenle reflü ciddiye alınması ve tedavi edilmesi gereken önemli hastalıklardan biridir.

Bebeği reflü olan annelere 10 önemli tavsiye

Источник: https://indigodergisi.com/2017/01/mide-reflusu-belirtileri-nedir/

Tedavi edilmeyen reflü kansere neden olabilir

Tedavi Edilmeyen Reflü Kansere Neden Olabilir

Pek çok kişinin hayatında yaşadığı sağlık sorunlarından en az biri mideden kaynaklanmaktadır.

Mide rahatsızlıklarının gelişiminde bazen sadece yenilen ve içilenler bazen de ruh hali etkilidir. Doç. Dr. Mustafa Hasbahçeci, mide reflüsü hastalığının belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler vererek, uyarılarda bulundu.

Mide reflüsü ya da tıbbi ismi ile “Gastroözefageal Reflü” hastalığı midedeki besinlerin yemek borusuna kaçması ile bazı rahatsızlıkların yaşanmasından kaynaklanır. Toplumda sık görülen hastalıklardan reflü, kişilerin hayat kalitesinde önemli bozulmalara sebep olabilir. Ayrıca reflü, yemek borusu ile midenin birleşim yerinde görülen kanser gelişimine de neden olabilir.

Doç. Dr. Mustafa Hasbahçeci mide reflüsü ile ilgili tedavi sürecinde hayat tarzı değişikliği, diyet ve ilaç tedavisinin sonuç vermemesi durumunda cerrahi müdahale yönteminin uygulanması gerektiğini kaydederek, şu bilgileri verdi; 

REFLÜYÜ GÖĞÜS AĞRISI İLE KARIŞTIRMAYIN

Reflüsü olan kişilerin en önemli şikâyetleri yemeklerden sonra göğüs boşluğunda yanma, ağız içinde acı ya da ekşi tat hissi, mide üzerinde ağrı, geğirme ya da yenilen şeylerin ağıza gelmesidir.

Bunlara ek olarak kronik öksürük, ses kısıklığı, yutma güçlüğü, gıdaların solunum sistemine kaçması, astım, bronşit, kronik farenjit ve sinüzit reflü ile ilişkili diğer şikâyetler arasında yer alır. Genellikle yemeklerden kısa bir sure sonra başlayan bu şikâyetler yenilen yemek miktarı fazlalaştıkça ya da öne eğilmekle daha da artar.

Akşamları ağır bir yemek yiyen ya da yatmadan önce gıda alımına devam eden kişiler, yemek sonrası görülen bu şikâyetleri sabah uyandıklarında da hissedebilir. 

Göğüs ağrısı ile göğüs boşluğunda yanma hissi bazen hastalar tarafından ayırt edilemediğinden, reflü hastalarının özellikle akşamları yemeklerden sonra göğüs ağrısı şikâyeti ile acile servislere başvurduğu görülür.

BELİRTİLER CİDDİYETİ ORTAYA KOYAR

Reflü belirtileri olan kişilerin öncelikle kendi hayat kalitesi açısından bir doktora başvurmaları gerekir. Reflü tanısı ve ilk basamak tedavisi için her hastada endoskopik görüntüleme yapılması gerekli değildir.

Kilo kaybı, kanlı kusma ve yutma güçlüğü gibi sindirim sistemi kanseri ile ilgili uyarıcı herhangi bir belirti olmaması halinde doktor, diyet önerileri ve uygun ilaç kombinasyonları ile reflü tedavisine başlayacaktır.

 

SİGARAYI BIRAK, KORSEDEN VAZGEÇ, STRESTEN UZAK DUR

Birçok reflü hastasının tedavi sürecinde; öncelikle hayat tarzında yapacağı değişiklikler, diyet ve tabii ki ilaç tedavisi olumlu sonuç verir.

Hayat tarzı değişiklikleri

•    Yatağın baş tarafının yükseltmesi•    Fazla kilo durumu varsa, ideal kiloya düşülmesi•    Tüketiliyorsa, sigaranın ve alkolün bırakılması•    Yemeklerden sonra en az üç saat yatar pozisyona geçilmemesi•    Karın korsesi ve sıkı kemer gibi karın içi basıncını artıran uygulamalardan kaçınılması•    Mideye yan etkisi olan ilaçların alınmaması

•    Stres, gerginlik gibi durumlardan uzak durulması

Diyet önerileri

•    Yağlı yemekler, çay, kahve, çikolata, asitli ve gazlı içecekler ve naneden kaçınılması•    Kişinin bünyesine dokunan gıdalardan uzak durulması

•    Öğün miktarlarının azaltılması

Hayat tarzı değişiklikleri ve diyet önerilerinin yanı sıra mide asidini azaltıcı ve yemek borusuna kaçışı engelleyici ilaç tedavisine doktor kontrolünde başlanmalıdır. 

CERRAHİ TEDAVİ NASIL YAPILIR?

Hayat tarzı değişiklikleri, diyet önerileri ve düzenli ilaç tedavisine rağmen şikâyetleri tamamen geçmeyen ya da hiç bir cevap alınamayan hastalarda gerekli tetkikler yapıldıktan sonra cerrahi tedavi sürecine doktor tarafından karar verilir. 

Cerrahi tedavi öncesinde yemek borusu ve midede hareket bozukluğu olup olmadığı, eşlik eden mide fıtığının reflü şikâyetlerine sebep olup olmadığı, varsa mide fıtığının büyüklüğü muhakkak belirlenmelidir.

Standart cerrahi tedavi yaklaşımı laparoskopik yöntem olarak bilinen, karın duvarında bir büyük kesi olmasızın karın duvarından karın içine uzanan el aletleri ile ameliyat yapılmasıdır. Mide fıtığı olsun ya da olmasın öncelikle yemek borusunun göğüs boşluğundan geçtiği alan daraltılarak mide fıtığı onarımı eklenir.

Büyük ya da geniş mide fıtıklarında o bölgeye yama konarak onarım desteklenir. Daha sonra mide, kapakçığın olduğu yemek borusu ile midenin geçiş noktası üzerine 360 derece ila 270 derece sarılır. Böylelikle yemek borusuna doğru kaçış önlenmiş olur. 

TEDAVİ EDİLMEYEN REFLÜ KANSERE YOL AÇABİLİR

Cerrahi tedavi uygulanmaması halinde, reflüsü olan hastaların hayat boyu ilaç kullanması gerekebilir.

Reflü hastalığının ilerlemesi ya da uzun süreli tedavi edilmemesi halinde yemek borusunda darlık ve kısalık, yemek borusunda tedavi edilemeyen özefajit ve ülser gelişimi, Barrett özefagus olarak bilinen yemek borusu-mide birleşim yerinde kanser gelişimi söz konusu olabilir. Bu nedenle reflü ciddiye alınması ve tedavi edilmesi gereken önemli hastalıklardan biridir.

Bu haber toplam 325 defa okunmuştur

Источник: http://www.liderhaber.org/tedavi-edilmeyen-reflu-kansere-neden-olabilir-157559h.htm

Reflü Tedavi Yöntemleri ve Tedavi Sonrası İyileşme

Tedavi Edilmeyen Reflü Kansere Neden Olabilir

Reflü, modern toplumun en bilinen ve en sık görülen rahatsızlıklarından birisidir. Reflü şikayetleri yaşayan kişilere yönelik uygulanan tedavi yöntemleri ve bu tedavi yöntemlerine dair merak edilenler.

Reflü ve Reflünün Belirtileri Nelerdir?

Reflü belirtileri

Mide içerisinde asit üretiminin artış göstermesi sonucunda midedeki asit, mide sıvıları ve midedeki besinler yemek borusuna kaçar. Bu durum tanımlayan reflü rahatsızlığının vücutta farklı etkileri görülür.

Özellikle de gündelik yaşantıyı doğrudan olumsuz yönde etkileyecek niteliklerde belirtiler ortaya koyan reflünün, tedavisi mutlaka yaptırılmalıdır.

Genel olarak midede yanma, ekşime ve ağız içerisinde kötü ve acı tat oluşumu şeklinde belirtiler ortaya koyan reflünün yaş grubuna göre değişiklik gösterebilecek belirtilerinin ortaya çıkması da söz konusudur.

Bebeklerde ve Çocuklarda Reflü Belirtileri

Bebeklerin vücutlarındaki pek çok fonksiyonda olduğu gibi mide kapakçığının fonksiyonunun da tam olarak gelişmemiş olmasından kaynaklı olarak sık görülebilen mide reflüsünün bebekte ortaya çıkartabildiği belirtiler arasında;

  • İstifra ve mide bulantılarının sık olması,
  • Hıçkırma,
  • Seste kısıklık,
  • Orta kulak iltihaplanması,
  • İştahsızlık ve yemek istememe,
  • Gelişiminde aksaklıklar,
  • Göğüs bölgesinde ciddi yanma hissi,
  • Ağza acı tat gelmesi

şeklinde olur.

Yetişkinlerde Reflü Belirtileri

Yetişkinlerde reflünün ortaya çıkması halinde özellikle midede yanma ve mide ekşimesi belirtileri görülür. Bunun dışında yetişkinlerik göğüs bölgesinde yanma ve beraberinde eşlik eden şiddetli ağrı oluşumu görülür.

Bu ağrının kol ve sırt bölgelerine de yayılması muhtemeldir. Seste kısılma, iştahsızlık, nefes problemleri, solunum güçlükleri, yutkunmanın zorlaşması ve boğazda besinlerin takılı kaldığı hissinin ortaya çıkması mümkün olur.

Tüm reflü belirtileri halinde tedavisi için gerekli olan önemin gösterilmesi çok önemlidir. Özellikle de mide asidinin reflüden dolayı bölgede yarattığı tahribat başta yemek borusu kanseri ve mide kanseri olmak üzere pek çok riskli sağlık probleminin de ortaya çıkmasına neden olabilir.

Reflü Nedenleri Nelerdir?

Reflünün ortaya çıkmasında pek çok etken rol oynayabilir. Ancak genel olarak toplumda reflü nedenleri arasında ilk sırada aşırı yeme ve buna bağlı olarak hazımsızlık problemlerinin yaşanması gelmektedir. Bunun dışında reflünün nedenleri arasında;

  • Sağlıksız beslenme (fast food, çok yağlı, baharatlı yiyecekler ve gazlı/asitli yiyecekler),
  • Alkol ve sigara bağımlılıkları,
  • Düzensiz beslenme alışkanlıkları,
  • Hız yemek yeme,

gibi hususlar yer alır. Bu reflü nedenleri dolayısı ile ortaya çıkan şikayetlerde en kısa süre içerisinde uzman doktora başvurulması büyük bir önem taşımaktadır.

Reflünün Tanısı Nasıl Koyulur?

Reflü ve gastrit problemlerinin tanısı günümüz modern teknolojisi ile oldukça basittir. Bu kapsamda da özellikle gastrit tanısı için ‘endoskopik’ yönteminden yaygın olarak faydalanılıyor.

Endoskopik cihaz sayesinde artık hem gastrit rahatsızlığına yol açan bakteri tespit edilebiliyor hem de reflü tedavisi için gerekli olan verilerin elde edilebilmesi mümkün oluyor. Bu yüzden de günümüzde reflü ve gastrit tanısı için yoğun şekilde endoskopik kullanılıyor.

Sağlık merkezi tarafından kullanılan endoskopik yöntem sayesinde eğer hastanın reflü veya gastrit kaynaklı yemek borusu problemleri bulunuyor ise bununda tespiti gerçekleştirilmiş oluyor.

Son yıllarda endoskopik teknik ile birlikte hem reflünün hem gastrit için tanılama işlemlerinde 1 günlük pH değeri takibi, sintigrafi ve ultrason gibi teknik kullanılıyor.

Reflü Doğal Tedavi Yöntemleri

Ancak günümüzde reflü tedavisi için kesin çözüm sağlayan alternatif tedavi yöntemleri cerrahi operasyonlara göre çok daha yoğun şekilde tercih edilir.

Evde pratik bir şekilde herkes tarafından hazırlanabilecek bitki çayları, doğal kürler ve diğer yöntemler sayesinde artık reflünün belirtilerinden tamamen ve kesin şekilde kurtulabilmek mümkün oluyor.

Bu kesin çözüm sağlayan bitki çayları arasında papatya çayı ilk sırada kendisine yer bulurken, bitkisel ürünler arasında ise patates kürü öne çıkıyor. Bu iki bitkisel ve doğal ürünle evde kesin çözüm sağlayan tedaviler çok ileri olmayan reflü için uygulanabilir.

(1 votes, average: 2,00 5)
Loading…

Источник: https://midemikrobu.com/reflu-tedavisi.html

Reflü nedir? Reflü nasıl tedavi edilir?

Tedavi Edilmeyen Reflü Kansere Neden Olabilir

Gecenin bir yarısı öksürerek, boğulur gibi hissederek uyanıyorsanız ya da öğlen yediğiniz sıkı bir yağlı yemeğin ardından göğsünüzde yanma şeklinde, bıçak saplanmasına benzer dinmeyen bir ağrı baş gösteriyorsa, reflüye yakalanmış olma ihtimalini göz önüne almalısınız.

Reflü nedir?

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH) mide içeriğinin, özofagusa (yemek borusuna) geri kaçması sonucunda oluşur. Bu durumda reflü olan mide sıvısı asit, pepsin ve safra tuzları ile karışmış alınan besinleri de içerebilir. Göğüs arkasında yanma hissi (Heartburn), sırta ve boğaza yayılabilir.

 Bu yanma yemeklerden 30 dakika sonra başlar, egzersiz ve öne eğilmekle artar.

 Ayrıca aşırı geğirme, hazımsızlık, uzun süreli öksürük, kusma, geceleri boğulma hissi, sırt ağrısı, ağza acı ve ekşi suların gelmesi, ağza kötü kokular gelmesi, diş çürükleri, kronik farenjit, boğazda yanma hissi ve ses kısıklığı gibi belirtilerle kendini gösterir.

Bir başka şekilde açıklamak gerekirse, normalde yediğimiz besinler yemek borusundan mideye gelir. Yani mide, üst kısmından yemek borusuyla bağlantılıdır. Çeşitli sebeplerden dolayı mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına reflü denir. Bu durum uzun süre devam ederse, asitli olan mide içeriği yemek borusunu tahriş eder.

Yemek borusu kendini mide asidinden koruyamaz hale gelir. Reflülü kişilerde, genelde yemekten sonra ağza acı su ve besin gelebilir. Reflünün oluşmasında bir diğer faktör mideyle yemek borusu arasındaki kapağın görevini yerine getirememesi sonucu ortaya çıkar. Bu kapak, mide içeriğinin yemek borusuna geçişini engellemektedir.

Reflü belirtileri nelerdir?

Göğüs Ağrısı: Mide asidi, mide de bulunan gıdaları parçalamak için kullanılır. Mide zarının yapısı bu aside uygun olduğu için midede bir sorun yaşanmaz. Ancak mide asidi yemek borusuna çıktığı zaman yemek borusu asidin etkisiyle yanmaya başlar.

Acı Tat: Bazen mide asidi yemek borusundan geçerek ağıza gelir ve bu da ağızda acı bir tada (mide asidi nedeniyle) yol açar. Asit tam olarak ağıza kadar ulaşmasa bile gırtlağa kadar gelmesi de acı tada neden olabilir.

Ses Kısıklığı: Sesiniz kısıldığında gribe yakalandığınızı ve soğuk algınlığının ilk aşamalarını yaşadığınızı düşünebilirsiniz. Ancak bunun nedeni reflü olabilir.

Boğaz Ağrısı: Reflünün, genellikle soğuk algınlığı ile karıştırılan bir diğer belirtisi de boğaz ağrısıdır. Mide asidinin tahriş ettiği yemek borusunda ağrılar görülebilir. Eğer soğuk algınlığının hapşırma ve burun akıntısı gibi diğer belirtilerini yaşamadan sadece boğazınız ağrıyorsa bu reflü belirtisi olabilir.

Öksürük: Öksürük, göğüs ağrısı kadar yaygın bir reflü belirtisi değildir ancak reflüsü olanlarda ara ara görülebilir. Öksürük akşam saatlerinde, özellikle yemek sonrasında artar ve şurup, çay gibi geleneksel yöntemlerle geçmez.

Hazımsızlık: Reflü şikayeti olan kişilerin çoğunda “dispepsi” adı verilen sindirim güçlüğü sendromu da görülmektedir. Dispepsi genel olarak hazımsızlık nedeniyle yaşanan mide sorunlarıdır.

Geğirme, yemek yedikten sonra mide bulantısı, şiş ve sert bir karın, karnın üst kısmında ağrılar ve genel rahatsızlık hissi dispepsi belirtileri arasındadır.

Mide Bulantısı: Mide bulantısı pek çok farklı sağlık sorunu nedeniyle yaşanabildiği için bulantıya reflünün neden olup olmadığı belirlemek pek kolay değildir.

Reflü tanısı nasıl yapılır?

Reflünün tanısında çok kullanılan yöntemlerden biri endoskopidir. Her hastaya uygulanır. Bu yöntemle mide kapağının durumu, yemek borusunun hasarı ve diğer mide yüzeyindeki rahatsızlıklar saptanır.

Tanıda kullanılan bir diğer yöntemde, ilaçlı bir filmle yemek borusundan, ilacın geçişi izlenir ve herhangi bir problem varsa tedavi edilir. Diğer yöntemlerle de yemek borusundaki reflü, ph metriyle, yemek borusunun besini itme gücü ise manometri ile ölçülür.

Reflü belirtilerini hafifletmek için yapılması gerekenler

Sakız Çiğnemek: Yapılan araştırmalara göre, yemekten 30 dakika sonra şekersiz sakız çiğnemek mide asidinin dengelenmesini sağlıyor.

Karbonat: Eski bir yöntem olmasına karşın mide asidini karbonat ile dengelemek hala geçerli bir yöntem.

Aloe Vera: Harici kullanımda yaraların, yanıkların iyileşmesine yardımcı olan aleo vera aynı zamanda reflü belirtilerini önlemek içinde tavsiye ediliyor. Ülkemizde yaygın olarak satılan bir ürün olmamakla birlikte aloe vera suyu yemek borusundaki yanmayı alıyor. Kullanım önerisi ise yemeklerden önce yarım su bardağı içilmesi şeklinde.

Antiasitler: Mide asidini dengeleyen ve fazla asit üretimini önleyen antiasit tabletler reflünün şiddetlendiği anlarda kullanılabilir.

Yemeklerden Sonra: Yemeklerden hemen sonra uzanmayın veya egzersiz yapmayın. Yatmak (koltuğa uzanmak dahil) ve egzersiz için en az 2 saat bekleyin.

Reflü hastaları ne zaman doktora gitmeli

• Kusmukta kan bulunması

• Beklenmeyen kilo kaybı

• Siyah, yağlı görünen dışkı

• Yutkunurken zorlanma ve ağrı oluşması

• Sesli nefes alıp verme ve kuru öksürük

• Özellikle sabahları yaşanan ses kısıklığı

• Geçmeyen, nedensiz hıçkırık

• 1-2 hafta süren mide bulantısı

Reflü nasıl tedavi edilir?

İlaç tedavisi ve cerrahi tedavi olmak üzere iki yöntem vardır. Reflü tedavisinde altta organik bir neden yoksa hastaya asit oluşumunu engelleyici ilaçlar ve mevcut asidi nötralize edici ilaçlar verilir.

Cerrahi tedavide ameliyatla mide ile yemek borusu arasındaki büzgeç kas kuvvetlendirilir Genelde mide fıtığı varsa bazende ilaç tedavisinden sonuç alınamadığında başvurulur. Uzun süre ilaç kullanmak istemeyen hastalarda ise eğer cerrahi tedavi uygunsa ve hasta da istiyorsa uygulanabilir.

Hasta cerrahi tedavinin yan etkileri ve komplikasyonlar hakkında mutlaka bilgilendirilmelidir.

Reflü hastalığı, kronik bir hastalıktır zaman zaman şikayetler artabilir, azalabilir, kaybolabilir ve tekrarlayabilir. Bu nedenle reflüyü önlemek için hastanın uyması gereken kurallar vardır. 

Reflü hastasının dikkat etmesi gerekenler

• Asitli içeceklerden, alkol, kahve, baharatlı yiyecekler, çikolata, soğan, sarımsak gibi besinlerden uzak durmak gerekir. Bunlar mide asidini arttırıcı yiyecek ve içeceklerdir.

• Aspirin ya da ağrı kesici ilaçların mümkün olduğunca az kullanılması gerekir.

• Yemek yedikten hemen sonra yatmayın. Çünkü mide asit miktarı yatarken çoktur. Yattığınızda ise baş-boyun bölgenizi yukarıya koyun.

• Sigara ve alkol asit dengesini bozacağından mutlaka bırakmalısınız.

• Az ama sık yemek yemek, her öğün çok fazla yemekten daha iyidir.

• İdeal kilonuzda olmanız gereklidir. Bunun için doktor kontrolünde zayıflamanızda fayda vardır.

• Kemeri çok fazla sıkmayın, dar giysilerden kaçının.

• Çok fazla güç gerektirecek işlerden uzak durun.

Reflünün neden olduğu sağlık sorunları

• Çocuklarda büyüme-gelişme geriliğine

• Akciğere mide sıvısı kaçmasına bağlı zatürreye,

• Larenjit, farenjit, bronşit, astım gibi solunum yolu hastalıklarına,

• Yemek borusu iltihabına (özofajit),

• Peptik darlığa (midenin bir kısmının daralması),

• Sindirim kanalı kanamalarına,

• Anemiye,

• Yemek borusu kanserine zemin hazırlayan Barrett hastalığına

• Kansere yol açabilir.

Источник: http://www.beycan.net/1215/reflu-nedir-reflu-nasil-tedavi-edilir.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть