Tedavileri Sürerken İşten Çıkartılan Hastaların Hakları

içerik

İşçi Hakları Nelerdir?

Tedavileri Sürerken İşten Çıkartılan Hastaların Hakları

Title: İşçi Hakları Nelerdir?
Reviewed by Av. Tuğsan YILMAZ on Feb 9
Rating: 5.0

İşçi, genel tanımı ile ‘bir iş sözleşmesine dayanarak ücret karşılığı çalışan kişi’dir. Buna göre ister bir yerde masa başı çalışan olsun isterse beden gücü ile çalışan bir kimse kanunen işçi’dir ve kanunun belirlediği hak ve sorumluluklara sahiptir.

Bu yazımızda işçi hakları konusunu ele alacak ve işçi hakları nedir, işçi hakları neleri kapsamaktadır, işçi hakları konusunda en sık  karşılaşılan sorunlar nelerdir sorularını ele alacak; işçi hakları konusunda en çok sorulan soruların cevabını vermeye çalışacağız.

İşçi Hakları

En önemli işçi hakları arasında  

-Maaş,

-Sosyal sigorta,

-Kıdem tazminatı,

-İhbar tazminatı,

-Fazla mesai ücreti,

-Yıllık ücretli izin,

-Hafta tatili,

-Resmi tatil ve bayram tatilleri,

-Maddi ve manevi zararların tanzimi,

-İşe iade hakkı 

gibi haklar bulunmaktadır. Bunlar işçilerin hem maddi hem manevi anlamda mağdur edilmemeleri açısından son derece önemlidir.  

Yukarıda belirttiğimiz işçi hakları maddelerini daha detaylı bir şekilde açıklayacak olursak:

-Maaş: İşçi tanımı gereği bir ücret karşılığı çalışır, dolayısıyla da maaşı işçi hakları arasında en temel haklardan biridir. İşçi maaşını tam olarak ve zamanında alma hakkına sahiptir ve bu süreçte yaşanacak aksaklıklara karşı işçinin dava açma hakkı bulunmaktadır. Bu konuda haksızlığa uğrayan, örneğin maaşı zamanında yatırılmayan işçi, hukuki yollarla hakkını arayabilir. 

Sosyal sigorta: En önemli işçi hakları arasında yer alan sosyal sigorta işçinin hem emekliliği noktasında hem de sağlık imkanlarından faydalanabilmesi noktasında son derece önemli bir konudur ve işçinin kendisinin yanı sıra bakmakla yükümlü olduğu kişileri de ilgilendirir.

Kanunen işveren işçi çalışmaya başladığı gün itibariyle işçisinin sigortasını yaptırmak ve kesintisiz olarak sigorta primlerini yatırmak zorundadır. Bu konuda şunu da belirtmeliyiz ki bazı işverenler tarafından işçi hakları hiçe sayılarak deneme süresinde işçilere sosyal sigorta yapılmamaktadır.

Bu durum kanunlara uygun değildir. 

Ülkemizde işçi hakları ihlali noktasında sık karşılaşılan durumlardan biri de daha fazla ücret alıyor olmasına rağmen farkı elden vermek suretiyle işçinin sigortasının asgari ücret üzerinden yatırılmasıdır. Bu durum işçinin emekliliğine dönük hak kayıplarına yol açabilmektedir.

İşçi Hakları Tazminat

Kıdem tazminatı: Kıdem tazminatı işçi haklarının en önemli unsurlardan biridir.

İşçilerin keyfi ya da önemsiz sebeplerle işten çıkarılmalarının önünde frenleyici bir işlevi bulunan kıdem tazminatı haksız bir sebeple işten çıkarılan ya da haklı bir sebeple işinden ayrılan işçinin işverenden alacağı paradır.

Burada işverenin işçiyi işten çıkarabileceği haklı nedenler, genel ahlak ya da iyi niyet kurallarına aykırı hareketlerdir. Buna karşın iş yerinde haksızlığa

uğrayan, küfür, tehdit, hakaret gibi durumlarla karşılaşan, maaşı, primleri, ikramiyeleri ya da sigorta primleri ödenmeyen işçi, işçi hakları kapsamında iş akdini feshederek kıdem tazminatı talep edebilir. Ayrıca erkek işçiler için askerlik hizmeti ve kadın işçiler için yeni evlenmiş olmak iş akdini feshetmek için geçerli sebeplerdir ve bu kişiler kıdem tazminatı alabilir. 

İhbar tazminatı: İhbar tazminatı hem işçiyi hem de işvereni ilgilendiren bir durumdur ve işçiye işi bırakmadan belli bir süre önce; işverene de işçiyi işten çıkartmadan belli bir süre önce haber verme sorumluluğu getirir.

Bu sorumluluğa uyulmadığı takdirde karşı taraf zarara uğratılmış sayılır ve ihbar tazminatı hakkı doğmaktadır.

İşten ayrılmanın ya da işten çıkarmanın ne kadar süre önceden karşı tarafa bildirilmesi gerektiği işin ne süredir yapıldığına bağlanmıştır.

İş arama hakkı da işçi hakları arasında yer almaktadır ve işçiyi işten çıkaran işveren işçiye işten çıkarıldığını bildirten sonra iş arama izni vermek zorundadır. Bu iş arama izni iş saatleri içerisindedir ve herhangi bir ücret kesintisi yapılamaz. 

Fazla mesai ücreti: Genel anlamıyla normal çalışma süresini aşan mesai fazla mesaidir. Fazla mesai de temel işçi hakları arasında yer  alan fazla mesai ücretini beraberinde getirir.

Fazla mesai ücretinin ne kadar olacağı ise işçinin ücretine bağlıdır. Fazla mesai ücreti işçinin normal çalışma ücretinin iki katı olarak hesaplanmaktadır.

Burada şunu da belirtmemiz gerekmektedir ki işçi yaptığı fazla mesainin karşılığı olarak fazladan dinlenme talep etme hakkına da sahiptir. 

Fazla mesai konusunda belirtmemiz gereken en önemli nokta da eğer toplu iş sözleşmesinde aksi bir madde yok ise işverenin talep etmesi durumunda işçinin fazla mesai yapmak zorunda olduğudur.   

Yıllık ücretli izin: Dinlenmek işçi hakları kapsamında bir haktır ve işçilerin kanunla belirtildiği şekilde ve sürelerde dinlenme hakkı bulunmaktadır. Bu doğrultuda yıllık, haftalık ve gün içi dinlenme işçi hakları kapsamındadır.

Aynı işyerinde bir yılı tamamlamış işçinin yıllık ücretli izin hakkı bulunmaktadır. Yıllık ücretli izin hakkı işin ne süredir yapıldığına bağlıdır. İşçi  hakları kapsamında yıllık izin süresi bitimine müteakip 4 gün ücretsiz izin hakkı da bulunmaktadır.

 

İşçi hakları arasında önemli bir yer tutan yıllık ücretli izin hakkının kullandırılmaması durumunda bu süreye denk gelen ücret dava açmak suretiyle talep edebilir.

Hafta tatili: İşçi hakları kapsamında işçilerin en az haftada bir gün ücretli izin hakkı bulunmaktadır. Yani işverenin işçiye haftada en az bir gün dinlenme hakkı verilmesi yasal olarak zorunludur. 

Ara dinlenmesi: İşçiye gün içerisinde dinlenmesi için süre tanınması da işçi hakları arasındadır. İşyerinde ara dinlenme süreleri, günlük çalışma saatine bağlı olarak belirlenir. Ancak bu süreler mesai süresine dahil edilmez. 

Resmi tatiller ve bayram tatilleri: İşçinin resmi tatiller il bayram günlerinde tatil yapma hakkı işçi hakları dahilindedir. Bu günlerde çalışan işçi misli ile birlikte ücret talep etme hakkına sahiptir. 

Maddi-manevi zararların tanzimi: İş süresince işçinin başına gelebilecek kazalar için işçinin maddi manevi tazminat talep etme hakkı da işçi hakları kapsamında düzenlenmiştir.

İşçi, iş kazası sonucunda ortaya çıkan maddi zararlarının giderilmesini talep edebilir. Tedavi giderleri, işçinin çalışamayacağı süre boyunca yaşayacağı ekonomik kayıplar, kaza sonucu meydana gelen iş gücü kaybı talep edilebilir.

Kaza sonucu işçinin ölümü halinde de işçinin varisleri tarafından cenaze masrafları, ölümünden önceki tedavi giderleri ve ölüm dolayısıyla yaşanacak gelir kaybı talep edilebilmektedir. Öte yandan işçinin manevi tazminat davası açma hakkı da bulunmaktadır.

İşçi kaza sonucu yaşadığı acı ve psikolojik sıkıntılar için, eğer işçi ölmüş ise yakınları, yaşadıkları üzüntü için manevi tazminat davası açabilir. 

İşe iade hakkı: İşçi hakları haksız bir nedenle işten çıkarılan işçinin işe iadesini de içermektedir. Haklı bir sebep olmaksızın işten çıkarılan işçi işe geri alınması talebiyle dava açabilir.

İlgili mahkeme durumu değerlendirerek kararını verir ve işçiyi haklı bulması durumunda belli bir süre içerisinde işçinin yeniden işe alınmasını emreder.

Aksi durumunda işçinin zararını ortadan kaldıracak bir para ödenmesine karar verilir. 

İşçi hakları konusunu genel hatları ile bu şekilde ele aldıktan sonra işçi hakları ile ilgili olarak şu unsurun altını çizmekte fayda bulunmaktadır ki; bazı durumlarda işverenlerin işçilere yönelik haklı olmayan uygulamaları ve tutumları olabilmektedir.

Kanuni olarak işveren işçi hakları dışında, yani işçinin haklarını gasp edecek şekilde davranışlarda bulunamaz. Buna iş ile ilgili ‘esaslı değişiklikler’ de dahildir. Şöyle ki İş Kanunu’na göre iş ile ilgili esaslı değişiklikler işçiye yazılı olarak bildirmek zorundadır. İşçi bu değişiklikleri kabul etmediği durumda bu değişiklikler işçiyi bağlamaz.

Daha basit bir ifade ile işçinin rıza olmaksızın iş ile ilgili olarak bir takım değişiklikler yapılamaz. 

-Öncelikle bu konuda şunu söylemeliyiz ki kötü niyetli uygulamaların tamamı işçi hakları düzenlemelerine aykırıdır ve iş akdini haklı fesih sebebidir. Örneğin kötü niyetli olarak işçinin statüsünün düşürülmesi bu kapsamdadır. Bir yerde müdür olarak çalışan bir kişi, eğer iş performansa bağlı değilse daha düşük bir kademede görevlendirilemez. 

-Benzer şekilde işyeri içerisinde işin şekli de değiştirilemez. Örneğin bir işyerinde masa başı olarak çalışan bir işçi temizlik işine verilemez. 

-Şirketin başka işyerleri de bulunuyorsa işçinin onayı olmaksızın bunlar arasında geçiş yapılması da işçi hakları düzenlemelerine uygun değildir. 

-İşveren işçinin rızası olmaksızın işçiyi başka bir ilde görevlendiremez. Bu durum iş sözleşmesinde belirtilmiş olsa dahi eğer kötü niyet içeriyorsa, yani işçiyi yıldırma ya da psikolojik baskı uygulama amacıyla yapılıyorsa işçi hakları ihlali olarak değirlendirilebilir ve işçi iş akdini haklı olarak feshedebilir. 

-Bir işyerinde yemek, yol gibi imkanlar bulunuyorsa işverenin bunları tek taraflı olarak, yani işçinin rızası olmadan kaldırma hakkı yoktur. 

-İşveren işçinin rızası olmaksızın maaşını indiremez, prim ve ikramiyelerini kesemez. 

-Ücretsiz izin hakkı işçi hakları kapsamındadır. Ancak işveren tek taraflı olarak işçiyi ücretsiz izne gönderemez ve bu yönde baskı yapamaz. 

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bu gibi durumlar karşısında işçi işverenden bu kararı yazılı olarak vermesini talep etmelidir. Ancak işverenler genellikle bu tür kararları yazılı olarak değil sözlü olarak vermektedir. İşçi böyle bir durumda 6 gün içerisinde noter kanalı ile bu kararı kabul etmediğini işverene bildirmelidir. Aksi halde işler oldu-bittiye getirilebilmektedir. 

Özetle ilgili kanunlar işçi hakları konusunda düzenlemeler içermektedir yani işçi hakları kanunlarla garanti altına alınmıştır. Burada işçi hakları konusunda bilgili olmalıdır. Öyle ki ülkemizde işçi hakları ihlalleri sık sık söz konusu olabilmektedir.

İşçi hakları ihlalleri işçilerin hem maddi hem manevi anlamda sıkıntıya düşmelerine ve mağdur olmalarına neden olabilmektedir.

Ülkemizde sıkça yaşanan işçi hakları ihlalleri arasında maaşların zamanında yatırılmaması, asgari ücretin üzerinde bir maaşla çalışan işçinin sigorta priminin asgari ücret üzerinden ödenmesi, işyerinde uygulanan baskılar, en önemli işçi hakları arasında yer alan kıdem tazminatı konusunda yaşanan sorunlar sayılabilir. Bu nedenle yukarı da belirttiğimiz gibi işçi hakları işçiler tarafından iyi bilinmeli ve işçi hakları konusunda tavizkar davranılmamalıdır. 

İşçi Hakları Mahkemesi

İşçi hakları konusunda yaşanan haksızlıklar ve bunlara sessiz kalınması ileriye dönük olarak daha büyük sorunları da beraberinde getirmektedir.

İşçi hakları konusunda yaşanabilecek sorunlarda haksızlığa uğrayan işçi iş hukuku konusunda uzman avukatlardan yardım alabilir ve işçi hakları için mahkeme yoluna gidebilir.

İşçi hakları konusunda uzman avukatlar hem yol gösterici olma anlamında hem de açılacak davalarda işçi haklarının en iyi şekilde savunulması noktasında işçilere yardımcı olacaktır. 

İş Davası Öncesi Zorunlu Arabuluculuk

Arabuluculuk müessesi iş yargılaması bakımından bazı dava tiplerinde istisnai olarak zorunlu olmamakla birlikte kural olarak zorunlu hale gelmiştir.

Bu nedenle dava açılmadan önce ve davanın usulden reddedilmemesi adına arabuluculuk başvurusunun yapılması ve sonrasında dava açılması gerekmektedir. Bir takım iş mahkemelerinde açılacak istisnai dava tiplerinde arabuluculuk başvurusu gerekmemektedir.

Bir takım dava tiplerinde ise (örneğin işe iade davası) arabuluculuğa başvuru ve akabinde dava açma süresi hak düşürücü sürelere bağlanmıştır.

Avukat Tuğsan YILMAZ

İş Hukuku bakımından tüm yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca aşağıda yer alan bazı başlıklar dikkatinizi çekebilir.

İşçi Alacağı Davası Ve İşçi Hakları Nelerdir?

İşçinin Sigorta Primlerinin (SGK) Eksik Yatırılması Davası


İşçinin Fazla Mesai Ücreti Nasıl Hesaplanır?


Taşeron İşçilerin Kıdem Tazminatı Hakkı


Kıdem tazminatı davası nasıl açılır?


İş Kazası Davası Tazminatı Nasıl Alınır?

Источник: http://www.tugsanyilmaz.av.tr/is-hukuku/isci-haklari-nelerdir

İşinden Kovulan veya Çıkarılan İşçiler ne Yapmalıdır ?

Tedavileri Sürerken İşten Çıkartılan Hastaların Hakları
İşimden kovuldum ne yapabilirim haklarım nelerdir

İşten çıkarıldınız ve nerelere başvuru yapacağınızı hangi haklara sahip olduğunuzu bilmiyorsunuz bu yazı sizler için okumaya devam edin…

Çalışan insanlar her daim işten çıkarılma riski ile karşı karşıyalar. Hiç beklemedik bir anda işten çıkarılan birçok çalışan var. Ve bu çalışanların çoğu işten çıkarıldıklarında ne tür yasal haklara sahip olduklarını tam olarak bilmiyorlar.

Hukuk sisteminde zaman aşımı önemli bir kavram ve işten çıkarılan çalışanlar bu engele takılmadan bir an önce harekete geçmeli ve haklarını almalıdırlar.

Peki, nedir işten çıkarılan işçilerin sahip oldukları yasal haklar? İşte size kendi isteği dışında işten çıkarılanların hakları;

İştek kendi isteğiniz dışında çıkarıldıysanız ve bazı koşulları sağlamanız durumunda işsizlik maaşına başvuru ayaparak aylık minimum 650 lira max 1300 lira kadar işsizlik maaşı alabilirsiniz.  İşsizlik maaşı detaylarını başvuru işlemleri ve koşulları için sizler için özel bir yazı hazırladık buraya tıklayarak yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

İşe iade davası açabilirsiniz

Eğer severek çalıştığınız bir işiniz varsa ve bu işten kendi isteğiniz ve bilginiz dışında çıkarıldıysanız işe tekrar alınmanız için yasal haklarınızı kullanabilirsiniz. Ancak bunun olabilmesi için işyerinizin ve çalışma durumunuzun bazı şartlara uyuyor olması gerekmektedir.

Eğer bir işyerinde belirsiz süreli bir iş sözleşmesi ile altı aydan fazla süredir çalışıyorsanız ve çalıştığınız işyerinde ki işçi sayısı 30 ve üzerinde ise, işinize son verildikten sonra 30gün içerisinde işe alım davanızı açmanız gerekmektedir.

Bu davadan önce ilk adım olarak işvereninize noterden avukatınız eşliğinde bir ihtar çekmeniz, eğer ihtara cevap gelmezse belirtilen süre içerisinde işe geri alınmanız için dava açmak sap olduğunuz yasal bir haktır.

Hizmet tespit davası açabilirsiniz

Çalıştığınız süre boyunca SGK prim ödemelerinizin, (raporlu olduğunuz tarihler hariç) kesintisiz bir şekilde yapılmış olması gerekmektedir. Sizin bilginiz dışında, çalıştığınız süre içerisinde işyerine çıkış ve tekrar girişiniz yapılmış olabilir.

Eksik gün prim ödemeleri yapılmış olabilir. Bu durumlar emekliliğinizi olumsuz yönde etkileyecektir.

Çalıştığınız halde SGK primleriniz ödenmediyse veya eksik ödendiyse işverene karşı hizmet tespit davası açabilir ve dava sonucunda eksik günlerinizin hanenize kaydedilmesini sağlayabilirsiniz.

Eğer bir işyerinden bir yıldan fazla süredir çalışıyorsanız ve kendi isteğinizin dışında işinize son veriliyorsa kıdem tazminatı hakkınız bulunmaktadır. Almanız gereken tazminat bedeli o işyerin de çalıştığınız süre ile bağlantılıdır.

Banka hesabınıza yatan brüt ücret üzerinden, çalıştığınız yıl kadar hesaplama yapılır ve size kıdem tazminatı ödenir. Bu hakkınızı almadan işveren tarafından size verilen hiçbir belgeyi imzalamayın.

Eğer kıdem tazminat ödemesi işveren tarafından yapılmıyorsa bunu mahkeme aracılığı ile alabilirsiniz.

İhbar tazminatı alabilirsiniz

ihbar ve kıdem tazminatı şartları nelerdir

İşveren sizi hiçbir neden göstermeksizin işten çıkarmak istiyorsa bunu size önceden bildirmek zorundadır. Bu işçinin iş kanununda yer alan yasal hakkıdır.

İşyerindeki kıdeminize, yani çalışma sürenize göre işinize son verilmeden 2 ila 8 hafta önceden size bilgi verilmeli ve yine iş kanununda yer alan sürelerde size iş arama izni verilmelidir. Aksi halde işveren aniden işinize son verirse size ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür.

İşten çıkarıldığınızda bu hakkınızı işverenden mutlaka talep etmelisiniz. Eğer ihbar tazminatınız ödenmezse mahkemeye başvurarak hakkınızı arayabilirsiniz.

İşkur çalışanlara asgari ücret oranında kursiyerlik maaşı veriyor detaylar için tıklayın

Ücret tazmin davası açabilirsiniz

İşveren bilginiz dışında sizi işte çıkarır ve o güne kadar çalışmış olduğunuz ücreti size ödemezse veya işten çıkarıldığınız tarihe kadar ödenmeyen ücretleriniz varsa buna karşılık ücret tazmin davası açabilirsiniz.

Yıllık izin ücret davası açabilirsiniz

Her çalışan bir yıldan sonra ücretli izin hak etmektedir. Ve işveren bu izinleri toplu bir şekilde çalışana kullandırtmalıdır.

İşten çıkarıldığınızda kullanmadığınız ücretli izin hakkınız varsa işveren size bunu para olarak ödemesi gerekmektedir.

Günlük brüt ücretiniz üzerinden hakkınız olan izin günü kadar ücret size ödenmezse yıllık ücret davası açarak bu bedelleri tahsil edebilirsiniz.

Genel tatil ücreti tazmin davası açabilirsiniz

Resmi tatiller işçilerin de hak etmiş oldukları tatillerdir. Eğer bir işveren resmi tatillerde işçi çalıştırıyorsa bugünlerde personel primlerini çift ödemekle yükümlüdür. İşinize son verildiğinde size bu hakları vermemiş olan işvereninize tazmin davası açarak resmi tatillerde yaptığınız fazla mesailerin karşılığını alabilirsiniz.

Maddi ve manevi tazminat davası açabilirsiniz

İşten çıkarılırken birtakım hakaret ve kötü olaylara maruz kaldıysanız, zaman geçmeden maddi ve manevi tazminat davası ile işverenden talepte bulunabilirsiniz.

Источник: https://piyasaanketi.com/ihbar-ve-kidem-tazminati/

İşten Çıkarılan İşçinin Yasal Hakları

Tedavileri Sürerken İşten Çıkartılan Hastaların Hakları

İşten Çıkarılan İşçinin Yasal Hakları, İşveren ve işçi arasında iş faaliyetleri üzerinde uyulması gereken kurallar ile ilgili olarak yapılan düzenlemeler İş Kanunu çerçevesinde hazırlanmıştır.

Buna göre işçilerin işten çıkarılmasının ardından sahip olacağı hakların da bu kanunda yer alan usuller ve maddeler uyarınca kişiye teslim edilmesi ve işçinin bu konudaki taleplerini iletmesi de söz konusu olabiliyor.

İşçinin hali hazırda çalışmakta olduğu bir işyerinden çıkarılması söz konusu olduğunda bu kişi öncelikle yapmış olduğu işin niteliği ve işin süresi ile ilgili bilgileri içeren Çalışma Belgesini talep etmelidir.

Bunun ardından işçinin çalıştığı zaman içerisinde hak kazanmış olduğu ama alamadığı tüm ücret alacaklarının hesaplanması yapılarak kişiye ödemesi yapılır.

Bunun ardından kişinin çalıştığı süre içerisinde daha önceden kullanmadığı yıllık ücretli izin hakkı bulunuyorsa bu izinlere karşılık gelen ücretlerin ödenmesi yapılmaktadır.

Söz olarak İş Kanunu’nun bir işçiye sağlamış olduğu en temel haklardan olan kıdem tazminatlarının da ödemesinin yapılması gerekmektedir.

İşten Çıkarılmada İkramiye ve Prim Ödemeleri Ne Olur?

İşçiler çalıştıkları dönem içerisinde işyerinde uygulanmakta olan ikramiye ve prim ödemelerine dahil edilmemişlerse ya da sözleşmede belirtilmiş olmasına rağmen kendisine verilmeyen ödemeler söz konusu olmuşsa bu konudaki taleplerini yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na iletmesi mümkün olabiliyor.

Kişilerin başvuru yapabilmesi için dilekçe hazırlayarak bakanlığın bölge müdürlüklerine ya da iş mahkemelerine doğrudan dava açma yoluyla başvuru yapması gerekmektedir. İşçilerin dilekçeleri hazırlarken kendi kimlik ve adres bilgilerinin yanı sıra çalışmakta oldukları işyerinin adres, unvan bilgilerini de içeren bir metin hazırlaması gerekiyor.

Bunun yanı sıra talep edilen ve davaya söz konusu olan durumun da dilekçede açık bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir.

İkramiye ve prim ödemeleri ile ilgili olarak alacakların talebinde zamanaşımı süreleri beş yıl olarak belirlenmiştir. İş sözleşmelerinin feshedilmesinin ardından başlayan bu süreçte kişiler hangi sebeple olursa olsun haklarını alabilmektedirler.

İş sözleşmesinin feshedilme şekli ve sebebi kişilerin haklı alacaklarının temin edilmesi açısından herhangi bir sorun teşkil etmemektedir.

İşçilerin iş sözleşmesini İş Kanunu’nda ayrıca tanımlanmış olan haklı gerekçelerden biri ile feshetmesi halinde ise kişilerin kıdem tazminatı alma hakkı doğmaktadır.

Daha çok işçilerin sahip olduğu haklardan doğan alacaklarını temin edememesi ve çalışma koşullarının değiştirilmesi gerekçeleri ile sonlandırılmış olan iş sözleşmeleri ile sıklıkla karşılaşılmaktadır.

İşçilerin tüm bu haklı gerekçeler sonrasında kendilerine hiç ödenmemiş olan ya da bir kısmı ödenmiş ve bir kısmı geride bırakılmış olan tüm alacaklarının temin edilmesi için de dava açma yoluna gitmesi mümkün olabiliyor.

Ödenmemiş ücretlerle ilgili olarak işçilerin alacak talebinde bulunması ancak söz konusu ücretlere hak kazanılması halinde mümkün olmaktadır. (İşten Çıkarılan İşçinin Yasal Hakları)

Yıllık İzin Ücretlerinin Ödenmezse İşçi Hangi Yola Başvurabilir?

İşten çıkarılan bir işçinin çalışmakta olduğu süre içinde hak kazanmış olduğu yıllık izin süreleri söz konusu ise kişilerin işten ayrılmasının ardından hak etmiş oldukları izinlere karşılık gelen miktarları talep etmesi söz konusu olabiliyor.

İşverenden talep edilecek olan bu bedellerle ilgili olarak öne sürülecek olan tek şart işçinin bu izinlere hak kazandığının kesin olarak tespit edilmiş olması gerekliliğidir.

Yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı süreleri diğer ücretlerden farklı olarak sözleşmenin feshedilmiş olduğu tarihi takip eden beş yıllık süre olarak belirlenmiştir. Buna göre beş yıllık sürenin dışında kalan tüm zamanlarda işçinin yıllık izin ücretini talep etmesi karşılıksız kalmasına sebep olabiliyor.

İşçilerin yıllık izin ücretlerini alabilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın işyeri sınırları içinde görevli olan bölge müdürlüklerine ya da doğrudan iş mahkemesine başvuru yaparak dava açma hakkını kullanması gerekmektedir. (İşten Çıkarılan İşçinin Yasal Hakları)

İşten Çıkarılan İşçinin İhbar ve Kıdem Tazminat Yasal Hakları

İş sözleşmesi haklı bir gerekçeye dayandırılmadan feshedilmiş olan işçilerin eğer ihbar sürelerinde yapılması gereken bildirimleri yapılmamışsa ihbar tazminatı kazanması ve aynı işyerindeki çalışma süresi bir yıldan daha fazla ise bu durumda kıdem tazminatı alması söz konusu olmaktadır. İhbar ve kıdem tazminatlarının talep edilmesinde İş Kanunu’nda 10 yıllık bir süre zamanaşımı süresi olarak belirlenmiştir. İşçiler taleplerini dilekçelerle ilgili kurumlara başvurarak iletebilirler. (İşten Çıkarılan İşçinin Yasal Hakları)

Kıdem Tazminatlarında Karşılaşılan Sorunlar

Her türlü tazminatta olduğu gibi kıdem tazminatında da işçinin herhangi bir şekilde talebinin bulunması için mutlaka kıdem tazminatına hak kazanmış olması gerekmektedir.

İşverenin İş Kanunu’nda belirtilmiş olan iş sözleşmesini feshetmek için haklı gerekçeler adı altında listelenmiş olan bir gerekçeyle bunu yapmamış olması halinde kıdem tazminatı hakkı doğabiliyor. Bunun yanı sıra kişilerin işten çıkarılmaları görünenden farklı bir sebebe dayandırılarak gerçekleşmişse bu durumda da kıdem tazminatının alınması mümkün olmaktadır.

Sıklıkla kişiler askerlik, evlilik ve emeklilik sürelerinin gelmiş olması ile iş sözleşmesini feshederek kıdem tazminatı hakkını alabilmektedir. (İşten Çıkarılan İşçinin Yasal Hakları)

Kıdem Tazminatını Alamayan İşçinin Hakları

Kıdem tazminatları zaman zaman işverenler tarafından ödenirken alacakların hiç ödenmemesi, geç ödenmesi ya da taksit şeklinde bölünerek, ertelenerek ödenmesi söz konusu olabiliyor.

Böyle durumlarla karşılaşılması halinde ödenmemiş olan miktarın iş sözleşmesinin feshedilmesinin ardından en yüksek mevduat faizi ile hesaplanarak tahsil edilmesi mümkün olmaktadır. İşverenin kıdem tazminatını taksitlerle ödemesi de söz konusu olmaktadır.

İşçilerin ise bu konuda herhangi bir kabul zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak haklarının karşılanması adına mutlaka alacaklarını faiziyle birlikte talep etmesi gerekmektedir.

Emeklilik dönemine girmek için gerekli olan sigorta prim gün sayısını doldurmuş olan kişiler için kıdem tazminatlarına hak kazanılması mümkün olmaktadır. Kişiler emeklilik dönemlerinde kendi talepleri doğrultusunda işten ayrılabilirler. (İşten Çıkarılan İşçinin Yasal Hakları)

İşten Çıkarılan İşçinin İşe İade Davaları

İşçinin sözleşmesinin feshedilmesinin ardından işten çıkarıldığı durumlarda işçinin işe iadesinin yapılması iş güvencesi kapsamında koruma altına alınmıştır.

İş Kanunu’nda belirtilmiş olan koşullara göre işçilerin çalıştıkları yerlerin 30 veya daha fazla sayıda işçi çalıştırması ve kıdemlerinin ise 6 ay ve daha fazla olması durumunda iş güvencesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün oluyor.

Buna ek olarak belirsiz süreli iş sözleşmeleri ile çalışan kişilerin de iş güvencesi kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olmaktadır.

İş güvencesine dahil olan kişilerin işe iade davası açabilmesi için iş sözleşmesinin feshedildiği bildirilmiş olan tarihi takip eden bir aylık süre içinde dilekçeyle başvurusunu yapması gerekiyor. Ancak aynı taleplerin idari makamlara iletilmesi de mümkün olmaktadır. Bu durum zaman kaybına sebep olacağından dolayı işçilerin mutlaka iş mahkemelerinde haklarını araması gerekmektedir. (İşten Çıkarılan İşçinin Yasal Hakları)

İşçinin Hizmet Tespiti Davaları

İşçilerin çalıştıkları dönemde sigortalarının yatırılmaması ve bu nedenle sigortasız çalışıyor gözükmeleri ile birlikte sigorta primlerinin eksik yatırılması sonrasında yaşadıkları hak kayıplarının talep edilmesi söz konusu olabiliyor.

Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri tarafından yapılan araştırmalar sonucunda kişinin talepleri olumlu sonuçlanırsa bu durumda sigortalılık süresinin kayıp sürelerde de karşılanması sağlanıyor. İşçilerin bunu yapabilmek için hizmet tespit davası açması gerekmektedir.

(İşten Çıkarılan İşçinin Yasal Hakları)

Источник: https://ilkayuyarkaba.av.tr/isten-cikarilan-iscinin-yasal-haklari/

Askerden Dönen İşçinin Hakları

Tedavileri Sürerken İşten Çıkartılan Hastaların Hakları

Çalışma hayatında işe başlama sürecinde gençlerin karşılarına çıkan en önemli konulardan biri zorunlu askerliktir. Bunun nedeni işverenlerin yaygın bir biçimde istihdam edecekleri adaylarda ön koşul olarak askerlik hizmetinin tamamlanmış olmasını aramasıdır.

Zorunlu askerlik nedeni ile sözleşmenin feshedilmesi durumunda haklarının ne olduğu, askerlik hizmeti sonrası istihdam süreci ve Askerden Dönen İşçinin Hakları çalışma hayatında çeşitli tartışmalara neden olmaktadır.

Bunlardan biri askerden dönen işçi tekrar aynı işyerinde işe başlayabilir mi?

İşçilerin hak ve menfaatlerini işverenlere karşı koruyan, işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisine müdahale eden düzenlemeler iş kanunları ile sağlanmaktadır.

Askerlik Sebebiyle Fesihte Kıdem Tazminatı Hakkı

İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirme hakkı vardır. 1475 Sayılı İş Kanunu’nun kıdem tazminatını düzenleyen 14.

maddesine göre “c)Muvazzaf askerlik dolayısıyla iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda” işçilerin kıdem tazminatı talep hakkı doğacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre, iş sözleşmesinin muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle işçi tarafından feshedilmesi halinde, işçi kıdem tazminatı almaya hak kazanır, ancak ihbar tazminatı alamaz.

İşveren Askerden Dönen İşçisini İşe Almak Zorunda mıdır?

İşverenlere askerden dönen ve eski işinde çalışmak isteyen işçileri işe alma zorunluluğu 4857 sayılı iş kanununda belirtilmiştir.

Muvazzaf askerlik ödevi dışında silahaltına alınanlar için 4857 sayılı iş kanunun “Askerlik veKanundan Doğan Çalışma” başlıklı 31 inci maddesinde düzenlenmiştir.

Askerlik veKanundan Doğan Çalışma

MADDE 31. – Muvazzaf askerlik ödevi dı­şında manevra veya herhangi bir sebeple silah altına alınan veyahut herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden ayrılan işçinin iş sözleş­mesi işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay sonra işverence feshedilmiş sayılır.

İşçinin bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması şarttır. Bir yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için, ayrıca iki gün ekle­nir. Şu kadar ki bu sürenin tamamı doksan günü geçemez.

İş sözleşmesinin feshedilmiş sayılabilmesi için beklenilmesi gereken süre için­de işçinin ücreti işlemez. Ancak özel kanunların bu husustaki hükümleri saklıdır.

Bu süre içinde iş sözleşmesinin Kanundan doğan başka bir sebebe dayanılarak işveren veya işçi tarafından feshedildiği öteki tarafa bildirilmiş olsa bile, fesih için Kanunun gösterdiği süre bu sürenin bitiminden sonra işlemeye başlar.

Ancak iş sözleşmesi belirli süreli olarak yapılmış ve sözleşme yukarıda yazılı süre içinde kendiliğinden sona eriyorsa bu madde hükümleri uygulanmaz.

Herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçiler bu ödevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri takdir­de işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yü­kümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat öder.”

Bu madde ile işverenlere askerden dönen ve eski işinde çalışmak isteyen işçiyi işe alma konusunda zorunluluk getirilmiştir. 1475 sayılı eski kanundan farkı ise işe girmek isteyen işçinin işe alınmaması halinde tazminat ödemesidir.

“Herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısıyla” ifadesiyle muvazzaf olsun olmasın askeri bir görev (kısa süreli silah altına alınmaları) nedeniyle işinden ayrılan işçilerin yeniden işe alınmaları hakkından yararlanabilecekleri öngörülmüştür.

İşçinin

  • Bu haktan faydalanmak için işten ayrılırken kıdem tazminatını alsın ya da almasın asgari bir yıl çalışılsın veya bu sürenin altında çalışsın askerlik nedeni ile işinden ayrılması durumunda işçi tekrar eski işine girme hakkı bulunmaktadır.
  • Herhangi bir askeri ödev, muvazzaf askerlik dâhil bir kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçiler görevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri takdirde işveren, eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek o anki şartlarla işe almak zorundadır.

Askerlik Nedeniyle İşten Ayrılanlar İşsizlik Maaşından Yararlanılabilir mi?

4447 sayılı işsizlik sigortası kanununa göre, işsizlik sigortası kapsamında bir iş yerinde çalışırken; çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen kendi istek ve kusuru dışında işinikaybedenler hizmet akitleri öncesinde gerekli koşulları taşımaları durumunda işsizlik sigortası hizmetlerinden yararlanılabileceği belirtilmiştir.

Yani askerlik nedeni ile (SGK çıkış kodu 12 olmalıdır) işinden ayrılan işçiler, askere gitmeden önceki son 120 gün içinde kesintisiz çalışmış olmak, son 3 yıl içerisinde 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödemiş olmak koşulu ile işsizlik maaşı almaya hak kazanabilirler.

Ancak kanunen işsizlik maaşı alanların çalışmaya hazır bulunmaları gerekmektedir. Askerde iken bu durumun sağlanması mümkün olmayacağı için, başvurunun askerlik dönüşü yapılması gerekir.

İşsizlik sigortasından askerlik dönüşü faydalanmak için;

  • İşveren tarafından düzenlenen İşten Ayrılış Bildirgesi (işveren işten ayrılma bildirgesi düzenlenmemişse, sigortalı işsizler İŞKUR’da örneği bulunan talep dilekçesi ile)
  • Terhis belgesi ve kimlik fotokopisi ile terhis tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde en yakın İŞKUR’a başvurulması gerekir.30 günü geçerse gecikilen süre hak kazanacağı toplam süreden düşülmektedir.

Başvuruyu Askerlik öncesi yaptıysanız bu durumda giderken işsizlik maşını durdurmanız gerekir. Askerlik dönüşü yeniden işsizlik maaşı başvurusu yaparak hak etmiş olduğunuz işsizlik maaşını kaldığı yerden almaya devam edebilirsiniz.

İşsizlik maaşını durdurmak için en yakın İŞKUR’a askere gideceğiniz tarihi bir dilekçe ile veya ALO 170’i arayarak durdurabilirsiniz. Askere giderken işsizlik maaşı durdurulmaz ve askerde iken yatırılan işsizlik maaşı çekilirse alınan para yasal faiziyle geri istenir.

Yıllık izin Hakkı

İşçi askere gitmek için ayrıldığı işyerine döndüğünde gitmeden önce kıdem tazminatını almış olsa dahi yıllık izin süresinin hesabı işçinin bütün kıdemi dikkate alınarak hesaplanmalıdır. Çünkü yılık izin ayrı, kıdem tazminatı ayrı düzenlemelerdir.

Yasa belli bir çalışma süresi için bir defa kıdem tazminatı alınmasını öngörmüştür, kıdem tazminatı almak geçmiş kıdemi sıfırlamaktadır. Yasada yıllık izin ücretleri için geçmiş kıdemlerin sıfırlanması gibi bir düzenleme yoktur. Bu açıdan belli bir çalışma süresinin kıdem tazminatının alınması, ayrı bir düzenleme olan yıllık izin kıdem süresini sıfırlayamaz.

Resmi Gazete
Tarih: 03 Mart 2004
Sayı: 25391
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:
Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği

İKİNCİ BÖLÜM
İzin Hakkının Belirlenmesi ve Kullanımı
Yıllık Ücretli İzine Hak Kazanma
Madde 4 — İş Kanununun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 54 üncü maddesindeki esaslar ve 55 inci maddesindeki durumlar göz önünde tutularak her işçinin yıllık ücretli izne hak kazandığı tarih bu Yönetmeliğin 20 nci maddesinde sözü geçen yıllık ücretli izin kayıt belgesine yazılır.

Yıllık izin süresinin ve izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçinin aynı işverene ait işyerlerinde çalıştığı süreler birleştirilir.

Источник: https://iskanunu.com/sizin-sorduklariniz/askerden-donen-iscinin-haklari/

İşten çıkarılan çalışanlar ne yapmalı?

Tedavileri Sürerken İşten Çıkartılan Hastaların Hakları

Kimse istemez ama diyelim ki işten çıkarıldınız. Ne tür haklarınızın olduğunu biliyor musunuz? İhbar ya da kıdem tazminatı alabilir misiniz? Ödenmemiş alacaklarınızı nasıl alabilirsiniz? Ya da işe iade davası açmalı mısınız? Sosyal Güvenlik Uzmanı Oğuz Aslım işten çıkarılma sürecinde çalışanların bilmesi gerekenleri anlatıyor.  

Çalışanların işten çıkarılma süreçlerinde istisna durumlar söz konusu değildir ve haklı fesih nedenleri kanunda üç başlık altında toplanır. Bunlar, “sağlık sebepleri”, “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” ile “zorlayıcı sebepler” olarak ayrılır. Çalışanların ve işverenin haklarını savunabilmesi için de iş mahkemeleri yetkilendirilmiştir.

Eğer kamuda çalışılıyorsa, kanunda belirtilen suçlar işlenmediği takdirde gazilerin ve engelli çalışanların işten çıkarılması mümkün değildir. Özel sektör açısından ise durum farklıdır.

Özel sektörde gazi çalıştırma zorunluluğu yoktur, engelli çalışanların çalıştırılma mecburiyeti vardır.

Kurumsal firmalar dışında maalesef özel şirketler, kendi lehlerine olacak şekilde gazi ve engelli çalışanları rahatlıkla işten çıkarabilmektedir.

Sözleşmenizin feshedilmesi sürecinde işvereninizin yapması gerekenler neler?

Hizmet akdinin feshedilmesi sürecinde işverenin öncelikle çalışana yazılı bir bildirim yapması gerekir. Bildirimde sözleşmenin fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmelidir. Çalışanın yeterliliği ve davranışları sebebiyle yapılan fesihlerde de çalışanın savunmasının alınması gerekir. İşveren ayrıca;

  • İşi 6 aydan az sürmüş olan çalışan için 2 hafta
  • İşi 6 aydan 1, 5 yıla kadar sürmüş olan çalışan için 4 hafta
  • İşi 1, 5 yıldan 3 yılı kadar sürmüş olan çalışan için 6 hafta
  • İşi 3 yıldan fazla sürmüş olan çalışan için 8 hafta ihbar tazminatına uymakla yükümlüdür. Sözleşmenin feshine rağmen bazı durumlarda ihbar süresi ve tazminatı uygulanmaz. Bunlar arasında; yasanın tanıdığı hak gereği 24 ve 25. maddeler gereği gerçekleşen fesihler ile askerlik, emeklilik ve kadın işçinin evlilik nedeniyle bir yıl içinde işten ayrılma hallerinde yalnızca kıdem tazminatı doğmakta olup tarafların ihbar süresine uyması gerekmez.

Çalışan nelere dikkat etmeli?

4857 sayılı İş Kanunu’na bağlı olarak çalışan bir işçinin iş sözleşmesi üç halde sona erebilir:

  • Çalışanın kendi isteğiyle işten ayrılması
  • Çalışanın vefatı
  • İşverenin çalışanı işten çıkarması

Bunlardan üçüncüsü, yani çalışanın işten çıkarılması, genelde çalışan için zorlu bir sürecin başlangıcıdır. Bu süreçte işten çıkarılan çalışanlar şu maddelere dikkat edebilir:

İhtarname çekin

Kimse istemez ama diyelim ki işten çıkarıldınız ve işvereniniz sizin kendi isteğinizle işten ayrıldığınızı iddia etti. Bu durumun bir takım sonuçları olabilir.

Örneğin, işvereniniz, işten ayrılmak isteyen kişinin siz olduğunuz kanıtlarsa ihbar tazminatı alamayacağınız gibi bu tazminatı işvereninize ödemek zorunda da kalabilirsiniz.

İşten çıkarıldığınızda böyle bir şüpheniz varsa, noterden bir ihtarname çekebilir, ihtarnamede de işten çıkarıldığınızı, bu süreçte sizin bir kusurunuzun bulunmadığını ifade edebilir ve ödenmemiş haklarınızı talep edebilirsiniz.

Evrak toplayın

İş mahkemelerinde tanık dinleme ve tanık ifadelerine göre karar verme durumu oldukça yaygın olmasına rağmen evrak ve belge (yazılı delil) her zaman önceliklidir. Bu nedenle lehinize olabilecek her türlü yazılı evrağı iş yerinizden temin etmeye çalışabilirsiniz. Ücret bordroları, puantaj cetvelleri, mesai çizelgeleri, tutanaklar ve benzer evraklar önemlidir.

Tanıklarınızı hazırlayın

İş mahkemelerinde tanık dinletilmesi önemli bir usuldür. O nedenle sizi destekleyecek, maruz kaldığınız haksızlıklar varsa bunlara şahit olan, halen çalışan ya da işten ayrılmış kişilerle görüşerek tanıklarınızı hazırlayabilirsiniz.

Çalışan sayısını ve kıdeminizi öğrenin

İşe iade davasının açılabilmesi için ilk şart, iş yerinizde çalışan sayısının en az 30 kişi olmasıdır. İkinci şart ise sizin o iş yerinde en az altı ay çalışmanızdır. Eğer böyle bir düşünceniz varsa bu kriterlere dikkat etmeniz gerekir.

Bu davayı açtığınızda işvereniniz sizi işten çıkarmasının geçerli bir sebebini mahkemeye sunmak zorundadır. Sebep sunmaz ya da sebebi mahkemece geçerli bulunmazsa işe iadenize karar verilir.

Bu durumda işveren sizi işe başlatmazsa 8 aya kadar ve çalışamadığınız süreler için de 4 aya kadar olmak üzere toplamda 12 aya kadar ücretiniz tutarında tazminata hak kazanabilirsiniz.

Ödenmemiş alacaklarınızı talep edin

İşten  haksız yere çıkarıldığınızı düşünüyorsanız kıdem ve ihbar tazminatınızı talep etmeyi unutmayın. Bunların dışında ödenmemiş genel tatil/bayram ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti gibi haklarınızın olduğunu düşünüyorsanız bunları da dava dilekçesinde talep edebilirsiniz.

Sosyal Güvenlik Uzmanı Oğuz Aslım

Источник: https://www.kariyer.net/kariyer-rehberi/isten-cikarilan-calisanlar-ne-yapmali/

İşten Çıkarılınca Tazminat Nasıl Alınır?

Tedavileri Sürerken İşten Çıkartılan Hastaların Hakları

  • Eğer iş veren bir işçiyi işten çıkartmak istiyorsa bunu bazı geçerli sebeplere dayandırmalıdır. Bu sebeplerde işçinin davranışları ve işe olan yetersizliğine değinilebilir.
  • İşveren fesih bildirimini yazılı bir şekilde yapmak, açık ve kesin bir dille belirtmek zorundadır.

  • Beyaz yakalılar olarak ifade edilen çalışanların sık sık yaşadığı işten çıkarılma sebebi performans düşüklüğüdür. Bu tür sebeplerle işten çıkarılma durumunda işçi bilmelidir ki haklarında yapılan bu iddialar karşı savunma alınmadan belirsiz süreli iş sözleşmesi feshi edilemez.

  • Bu süreçte işçi, işverenin imzalatmak istediği hiçbir belgeyi imzalamamalı her belgeyi dikkatlice okumalıdır. Bir imzayı atacaksanız altına “Tüm haklarım saklıdır.” Notunu iliştirmeyi ve mümkünse imzalanan her belgenin kopyasını almayı ihmal etmeyin.

  • İşveren tarafından yazılı bir belge verilmezse işçinin yapması gereken, bölgede bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müdürlüğüne giderek işten çıkartıldığını ve yazılı bir belge verilmediğini dilekçe ile bildirilmelidir. Bu işlem yapılmaz ise işveren, işçinin üst üste işe gelmemesi durumunu öne sürebilir.

    Bu noktada işçinin üst üste işe gelmediği savunularak işçinin tüm haklarının kaybolmasına neden olabilir.

Tüm bu durumlar sonucunda işçi işten çıkartıldıysa işten çıkarılınca tazminat nasıl alınır sorusunun cevabı yazının devamında verilmiştir.

Herhangi bir işte çalışan kişilerin her zaman işten çıkarılma gibi bir ihtimalleri vardır. Hiç umulmadık anlarda işten çıkarılma birçok insan için söz konusudur. Bu gibi durumlarla karşılaşan işçilerin büyük bir çoğunluğu bu noktada hangi yasal haklara sahip olduklarını bilmezler. Hukuk sistemimiz bu konuya oldukça önem vermekte ve önlemler almaktadır.

Hukuk sisteminde zamanaşımı kavramı oldukça önemli bir yere sahiptir. İşten çıkarılan işçilerin yasadaki zamanaşımına uğramadan haklarını alabilmesi için en kısa zamanda ve en kısa yoldan hukuki yollara başvurarak haklarını araması gerekmektedir. Zamanaşımına uğrayan hakların hukuk sisteminde geçerliliği yoktur.

Bu nedenle sebepsiz yere işten çıkarılan işçilerin çok vakit geçirmeden hukuksal işlemlere başlaması gerekir.

Bir iş yerinde bir seneden fazla çalışan işçinin kendi isteğiyle işten çıkarılması halinde kıdem tazminatı alma hakkı vardır. Alınacak olan kıdem tazminatı işçinin o iş yerinde ne kadar süre çalıştığıyla belirlenen bir husustur.

Kıdem tazminatı belirlenirken aylık olarak alınan brüt maaş üzerinden işçinin o kurumda çalıştığı yıl kadar hesaplama yapılır. Ve bu hesaplanan miktar işçiye kıdem tazminatı olarak verilir.

Kıdem tazminatı alınmadan işverenin işçiye sunduğu hiçbir belgeyi imzalamaması gerekir.

İşçiler için yasal bir hak olan kıdem tazminatının verilmemesi durumda işçi, işvereni mahkemeye verebilir. Bu süreç işçinin kendi başına yönetebileceği bir süreç değildir.

Bu nedenle işçi, avukat ve hukuk bürolarından yardım almalıdır. Çoğu işçi avukat masrafı vermemek için bu sürece hiç girmemektedir.

Fakat emek verdiği ve karşılığını alamadığı bir iş için çabalaması ve sonucunda bunun meyvelerini yiyebilmesi işçi açısından oldukça önemli bir sonuçtur.

İşçilerin bilmediği diğer bir husus ise şudur. İşveren, hiçbir işçiyi bir neden belirtmeden işten çıkartamaz. İşten çıkarma durumunu iş veren işçiye bildirmelidir. Bu zorunluluk iş kanunu tarafından belirtilir. Kanunlarla tescillenmiştir. Çalışan işçi işten atılacaksa işine son verilmeden iki ila sekiz hafta arasında bildirilmelidir. İşveren bunu işçiye bildirmek zorundadır.

Bunun yanında iş kanununda belirtilen bazı hükümlere göre işçi bu süre içerisinde yeni bir iş aramak için işverenden izin almalıdır.

Aksi durumda işveren işçiyi aniden işten çıkartması ve ihbar tazminatı ödemesi gerekecektir. İşçi eğer işten aniden çıkıyorsa bu gibi haklarını bilmeli ve işverenden bu haklarını talep etmelidir.

İşverenin ihbar tazminatını ödememesi halinde işçi hukuki yollara başvurabilmektedir.

İşe iade davası açmak

Severek çalıştığınız fakat bu işten isteğiniz ve bilginiz dışında çıkarıldığınız bir durumda işe tekrar alınmanız için bazı yasal haklardan yararlanabilirsiniz. Fakat bu yaptırım için iş yerinizin ve çalışma durumunuzun başı şartlara uyması gerekir.

Eğer çalıştığınız yerde süresiz iş sözleşmesi ile altı aydan fazla zamandır çalışıyorsanız ve çalıştığınız kurumda bulunan işçi sayısı 30 ve üzerinde ise, kurum ile ilişkiniz kesildikten sonra 30 iş günü içerisinde işe alım dava sürecini başlatmanız gerekir.

Bu sürece başlamadan önce ilk olarak işverenden avukat eşliğinde noterden imzalı ihtar belgesi çıkartmak gerekir. İhtara cevap gelmediği takdirde belirtilen süre içerisinde işe geri alınmazsanız, dava açmak gibi yasal bir hakka sahipsiniz.

Bu süreçte çalıştığınız avukat veya hukuk bürosunu iyi seçmeniz gerekir. Aksi takdirde işi önemsemeyen ve uğraşmayan birçok avukatla karşılaşabilirsiniz.

Hizmet tespit davası açmak

İşçinin çalıştığı süre zarfında SGK primlerinin kesintisiz bir şekilde ödenmesi gerekir. İşçinin bilgisi dışında çalıştığı süre içerisinde iş yerine tekrar giriş ve çıkışı yapılabilir. Eksik gün prim ödemeleri de yapılmış olabilir.

Bu gibi durumlar emeklilik zamanında sorun çıkartabilecek durumlardır. İşçi çalıştığı halde SGK primlerinin eksik ödendiğini ya da hiç ödenmediğini gördüğü takdirde iş verene karşı hizmet tespit davası açabilmektedir.

Dava sonucunda eksik ödenen SGK primleri iş veren tarafından karşılanmaktadır.

Yukarıda işçilerin işten çıkarılınca tazminat nasıl alınır sorularına cevaben bazı hususlardan bahsedilmiştir. Daha detaylı ve doğru bilgiler avukatlar ve hukuk büroları tarafından alınabilir. Bu gibi önemli hususlarda doğru yerden ve doğru kişilerden bilgi almak önemlidir.

Diğer Yazılar:

İşe İade Davası Şartları Nelerdir?

İşten Çıkarılma Tazminatı

Bir önceki yazımız olan İşe İade Davası Şartları Nelerdir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Источник: https://www.cetinkayahukuk.com/isten-cikarilinca-tazminat-nasil-alinir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.