Test Ürünleri Bulaşıcı Hastalıklara Davetiye Çıkartıyor

Bulaşıcı Hastalıklar

Test Ürünleri Bulaşıcı Hastalıklara Davetiye Çıkartıyor

Hastalıkların birçoğu kalıtsal olabildiği gibi bazı durumlarda çevresel faktörlerden de taşınmaktadır. Özellikle vücudun bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde kişiler oldukça dikkatli olmalıdır.

Salgın gibi ortada dolaşan virüsler vücudunuzdaki bu zayıflıktan yararlanmak üzere yola çıkacaktır. Bunlara karşı hazırlıklı olunmalıdır. Böyle hastalıklara bulaşıcı hastalıklar denmektedir.

Vücutta gelişen herhangi bir fizyolojik olarak meydana gelen bozulmalar ve hasarlara sebep olan faktörün virüsler ve bakteriler olması bu hastalığın bulaşıcı olduğu anlamına gelmektedir.

Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için oldukça çeşitli yöntemler vardır. Özellikle küçük çocuklarda ve 50 yaş üstü bireylerde bu hastalıklar ölümle bile sonuçlanabilir.

Bu nedenden dolayı kişinin mutlaka bu hastalıkları birbirinden ayırt etmesi gerekmekte ve bununla beraber belirtilerini de iyi gözlemlemesi gerekmektedir.

Birçok bulaşıcı hastalıklar vardır. Bulaşıcı hastalıkların kimisi hava yoluyla taşınırken kimisi temas yoluyla taşınmakta ve en ölümcül olanları ise kan yoluyla taşınmaktadır. Kendi aralarında bu şekilde gruplara ayrılan hastalıkların hepsi dikkat edilmediği sürece oldukça ciddi sonuçlar doğurmaktadır.

Özellikle bağışıklık sistemi zaten düşük olan kronik hastalıklara sahip olan bu kişilerin daha çok dikkat etmesi gerekenler vardır. Bu dikkati her zaman sağladığınız takdirde daha size bulaşmadan bu hastalığı önleyebilir ve bunlara karşı vücudunuzda bir mekanizma geliştirebilirsiniz.

Ancak bu hastalıkların birbirinden ayırt edilmesi ve ciddiye alınması oldukça önemli bir konudur bazı durumlar için geç kalmamak adına doğru zamanlarda doğru müdahaleler yapılmalıdır.

Bulaşıcı hastalıklar genel olarak kişinin bağışıklık sisteminin güçsüz olması durumunda meydana gelir. Bağışıklık sistemi düzenli ve sağlıklı bir şekilde çalıştığı takdirde kişinin hasta olma olasılığı azalır. Ancak bu durum aksi olursa işinin hasta olma olasılığı da bununla beraber artacaktır.

En çok bulaşıcı hastalıklara rastlanıldığı durum kış aylarıdır.

Genellikle grip olanların çoğunlukta olduğu bu hastalığa genelde grip olan kişilerle olmayan kişilerin bir arada özellikle havasız bir ortamda beraber durmalar, bu kişinin hava yoluyla ve hapşırma esnasında salgıladığı vücut salgının taşınmasıyla diğer insanlara grip kolaylıkla bulaşır.

Bir de kişinin grip olan kişinin dokunduğu temas ettiği yerlere başka bir kişinin de temas etmesi durumunda bu bulaşıcı hastalık hızlı bir şekilde yayılır. Aynı zamanda halka açık olan umumi tuvaletlerde bu hastalığa çok sık rastlanılmaktadır

Gribin yanı sıra bir de küçükken geçirdiğimiz ve ileride geçirmememiz ve hayati teh yaşamamız için bu virüslere küçükken bağışıklık kazandığımız bulaşıcı hastalıklar vardır. Bunlardan biri de su çiçeğidir. Su çiçeği zona adı verilen bir virüsün kişiye temas yoluyla bulaşmış olmasından kaynaklı olarak bulaşır.

Bu şekilde kişide hızlı belirtiler ortaya çıkar. Daha bu ve buna benzer olarak küçükken çıkardığımız birçok bulaşıcı hastalık bulunmaktadır. Diğer bir bulaşıcı hastalıklar grubunda yer alan hastalıkta tifodur. Tifo genelde bakterilerin vücudunun belli bir bölgesine nüfus etmesiyle beraber ortaya çıkar.

Bağırsaklara yerleşen bu bakterinin sonuçları oldukça ciddi olabilir.

Bulaşıcı Hastalıkların Belirtileri

Her bir virüsün kendi DNA’sı vardır. Bu nedenden dolayı virüslerin sebep olduğu hastalıklarında kendilerine özgü belirtileri vardır. Bu belirtiler sayesinde teşhis koyulmaktadır. Bu belirtiler her hastalığın ciddiyetine ve vücudun da hassas olmasından kaynaklı kişiden kişiye göre değişmektedir.

Grip; bu hastalığa sebep olan virüs aslında kontrol altına alınırsa çabuk etkisiz hale getirilecek bir virüstür. Bu hastalığın ilk belirtileri olarak kişide halsizlik öksürme burun akıntısı hapşırma gibi durumlar belirir ve hastalık ilerlerse de kişide zaman zaman yüksek ateşlenmeler meydana gelir ve ardından soğuk soğuk terleyerek titremelerine neden olur.

Su çiçeği hastalığı her çocuğun mutlaka geçirmesi gereken hastalıklardan biridir. Bu virüs türü oldukça tehli olabilir. İlerleyen yaşlarda geçirildiği takdirde sinirlere doğrudan etki ettiği için bu hastalık ölümle bile sonuçlanabilir.

Bu yüzden bu hastalığı bağışıklık sistemimizin iyi olduğu yani çocukluk dönemlerinde geçirilmesi ve bu virüse karşı bir direnç sağlaması iyi bir durumdur. Bu hastalığın ilk belirtileri vücudun her yerinde küçük kırmızılıklar oluşmaya başlar.

Bu kırmızılıkların yerini içi su dolu kabarcıklar alır ve bu dönemde kişide kaşıntılar meydana gelir. Bu su kabarcıkların sönmesiyle beraber yerini yaralara bırakır.

Tifo; diğer bir tehli olan bulaşıcı hastalıklardan biridir. Bu hastalığa neden olan da bir mikrop türüdür. Bu kişilerde genel içme sularının yeterince arınmamasından kaynaklı olarak görülür. Kişide ilk zamanlarda yorgunluk baş ağrısı, ishal ve kabızlık görülebilir. Böylelikle kişi kendini öncelikle bir gribe yakalandığını düşünür.

Ancak daha sonra belirleyici belirtileri de yaşayan kişi tifo olduğunu anlar, o belirtiler ise belirtilerin başlamasıyla beraber göğüste ve karında bir takım kırmızılıklar meydana gelir. Daha sonra kişinin sık sık burnunda ve bağırsaklarında kanama gerçekleşmesi gibi durumlar tifo belirtileridir.

Aynı zamanda kişi dışkısında da sık sık kana rastlar.

Bulaşıcı Hastalıklar Tedavisi

Bu hastalıkların her birinin kendine göre belirtilerinin olduğu gibi kendilerine göre de bir tedavi yöntemi vardır. Ancak kişinin kendi evinde gerçekleştireceği tedavi süresi boyunca kişi sağlıklı beslenmeye özen göstermelidir.

Besinlerden alınan vitaminler ve mineraller sayesinde vücudun bağışıklık sistemi düzenli olarak çalışmakta ve bununla beraber bir direnç göstermektedir. Bu nedenden dolayı kişi aldığı besinlere dikkat etmesi gerekmektedir. Hastalıkların hepsi yeterli bakımı görmediği takdirde kolayca tehli bir hal alabilirler.

Bu tehli halin önüne geçilebilmesi için öncelikle kişinin mutlaka belirtileri yaşamasıyla beraber uzman bir hekime danışmalıdır. Bununla beraber hekiminin dediğinin dışına çıkmamalıdır.

Grip tedavisinde, kişi bu hastalık süresi boyunca bol bol C vitamini almalıdır. Bununla beraber antibiyotikler de kullanılarak bu süreç bir iki hasta sonra kolayca atlatılabilir. Kişinin bu dönemde kalabalık ortamlarda bulunmaması da oldukça önemlidir. Aynı zamanda doktorun verdiğinin haricinde bir ilaç kullanımı kişinin bağışıklık sisteminin daha çok zarar görmesine neden olacaktır.

Su çiçeği; her ne kadar iltihap içerikli bir hastalık olsa da antibiyotik kullanılmaz. Ancak bazı önlemler alınarak tedavi ve iyileşme süresini kısaltabilir. Örneğin kişi çok fazla sıcak yerlerde durmamaya özen göstermelidir.

Terleme sonucu belirtilerin içerisinde yer alan kaşıntılar artacak, bu da su kabarcıklarının patlamasına yol açacaktır. Ateşin düşmesi gerektiği durumlarda kişi ateş düşürücü kullanabilir. Ancak bu hastalık yaşandığı süre boyunca kesinlikle başka bir ilaç alınmamalıdır.

Yoksa sinirleriniz doğrudan etkilenir ve komalık bir hale gelebilirsiniz. Bu nedenden dolayı hastalık oldukça bakım ve dikkat isteyen bir hastalıktır. Kişi olabildiğince su kabarcıklarının olduğu bölgelere az dokunmalı ve kaşımamalıdır.

Bu kaşıntılar su kabarcıklarının patlaması yol açarak kızarıkların yüzey alanını artıracaktır

Tifo tedavisi oldukça titizlik isteyen bir süreçtir. Kişi bu süreç içerisinde toplu kullanılan tuvaletlerin ve lavabolara dokunmaması gerekmektedir. Ayrıca çok fazla sineğin bulunduğu bir ortamda da bulunmamalıdır.

Genellikle dışkılarda bulunan bu bakterileri sinekler insanlara taşır ve bu şekilde bulaştırır. Bu nedenden dolayı bu sineklerin ve suların temiz olmadığı bölgelerde bulunmamalıdır.

Özellikle denizlerde ve havuzlarda bu hastalıkla çok sık karşılaşılır.

Источник: //evdesifa.com/bulasici-hastaliklar/

Hacı adaylarına deve sütü uyarısı! Deve sütünün yol açtığı hastalıklar..

Test Ürünleri Bulaşıcı Hastalıklara Davetiye Çıkartıyor

Kurban Bayramı öncesinde umre ve hac ibadeti için kutsal topraklara gideceklere uzmanlardan sağlık uyarıları geldi. İnternet ortamında ‘Develerin taze sağılmış sütleri’, daha da kötüsü ‘idrarlarının’ içilmesinin, “birçok hastalığın çaresi, şifa kaynağı” olarak gösterildiğini dikkat çeken uzmanlara göre, taze sağılmış deve sütü ölümcül hastalıklara davetiye çıkartıyor.

Umre ziyareti veya Hac ibadetini yerine getirmek üzere kutsal topraklara giden hacı adaylarının, gerekli önlemleri almamaları durumunda ciddi sağlık sorunları yaşayabileceği bildirildi.

Müslümanlığın kutsal topraklarında gerçekleştirilen hac vazifesi sırasında bazı hastalık risklerinin göz ardı edilmemesi gerekiyor. Ziyaretçiler açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek bazı enfeksiyonlar, hacılar ülkelerine döndükleri zaman toplum sağlığını da tehdit edebiliyor.

Enfeksiyon hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı, hacı adaylarını, kutsal topraklara gitmeden önce mutlaka bir seyahat hekimine gitmeleri konusunda uyardı.

Levent Doğancı, hacı adaylarına sağlık konusunda şu uyarılarda bulundu:

“Tıp bilimi de İslam dini de öncelikle ‘canın’ ve ‘bedenin’ hastalıklardan mutlak olarak korunmasını emreder. Bundan dolayı, bu kutsal ziyaretler sırasında sağlığımıza daha da özen göstermemiz gerekiyor.

Özellikle hurafelerden veya batıl inançlardan kaynaklanan ve sağlığımız için büyük risk olabilecek uygulamalardan kaçınmamız büyük önem taşıyor.

Maalesef, bugün internet ortamında ve bazı televizyon ve gazetelerde, gerek dini gerekse tıbbi olduğunu iddia eden birçok kaynaktan müthiş bir bilgi kirliliği etrafa saçılıyor.

Taze sağılmış deve sütü içmeyin!

Böylesi yanlış bir uygulama, internet ortamında anahtar kelime olarak ‘deve sütü’, ‘deve idrarı’ kelimeleri yazıldığında karşımıza çıkıyor.

‘Develerin taze sağılmış sütleri’ ve daha da kötüsü ‘idrarlarının’ içilmesi, birçok hastalığın çaresi olarak, yani bir şifa kaynağı olarak gösteriliyor. Oysa bu durum, çağımız modern tıp bilgileri ile çatışıyor.

Gerek taze sağılmış deve sütü, gerek deve idrarı, bazı bulaşıcı hastalıklar açısından çok büyük risk taşıdığı için kesinlikle içilmemesi gerekiyor.

Taze sağılmış deve sütü; Alk Humra (hemorajik virüs hastalığı), Brucella ( kronik bir infeksiyon hastalığı) ve özellikle küçük çocuklarda etkili olabilen tüberküloz (verem) gibi birçok hastalığa davetiye çıkarıyor.

Alk Humra nedir?

Deve sütünün içilmesiyle bulaşan hastalıkların başında Alk Humra geliyor. Kanamalı bir virüs hastalığı olarak bilinen bu rahatsızlık, en çok Suudi Arabistan’da kutsal ziyaretlerin yapılmakta olduğu bölgelerde ve Mısır-Sudan-Ürdün gibi develerin yaygın olarak bulunduğu, sütlerinin pastörize edilmeden taze olarak tüketildiği ülkelerde görülüyor.

Bu virüs, bulaş gerçekleştikten sonra 3-5 gün içinde kanama eğilimi oluşturuyor ve 39.5 – 40 derece yüksek ateşle devam ediyor. Ciddi bir hastalık olan Alk Humra’da, hastaların yüzde 25-30’unda ölüm de görülebiliyor. Develerde bulunan kenelerle bulaşabilmesi, ölümcül olması ve kanama yapması gibi özellikleriyle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına çok benziyor.

Brucella (Malta Humması)

Bakterilerle oluşan kronik bir infeksiyon olan Brucella da, çiğ deve sütüyle bulaşabilen hastalıklar arasında yer alıyor. Hastalık, Alk Humra kadar ölümcül değilse de uzun süreli tedavi gerektiriyor. Tanı konulamadığı takdirde komplikasyonlara yol açabilen, kronik bir hastalık.

Ülkemizde çiğ süt, taze pastörize edilmemiş peynir, tereyağı ve çiğ tüketilen hasta hayvan etleriyle insanlara geçebiliyor. Bu bakteri, Arabistan yarım adasında bulunan develerde de sık olarak bulunuyor.

Bu coğrafyadaki develerin yüzde 8’inin enfekte olarak saptandığı ve bu hayvanların gerek et gerekse süt ürünlerinin hayli bulaşıcı olduğu belirtiliyor.

Çocukları verem ediyor

Çiğ süt ile insanlara bulaşabilen bir diğer kronik hastalık ise halk arasında bağırsak veremi olarak bilinen tüberküloz hastalığı. Özellikle kutsal ziyaretlere götürülen küçük çocukların, develerden geçebilen sindirim sistemi tüberkülozu açısından pastörize edilmemiş süt tüketiminden kesinlikle kaçınılması gerekiyor.

Ayak ve ayakkabı hijyenine dikkat!

Özellikle daha önce diyabet gibi bağışıklığı baskılayabilen hastalıkları olan hacı adaylarının, ayak bakımına çok önem göstermeleri, ufak yara ve berelerin çok ciddi, hatta ölümcül hastalıklara yol açabileceğini unutmamaları gerekiyor. Stafilokok ve streptokoklar başta olmak üzere selülit denen deri enfeksiyonları ile zaman geçirmeksizin etkili mücadele edilmeli, ayak ve ayakkabı hijyenine çok dikkat edilmelidir.

Seyahat hekimliği

Ülkemizde gittikçe yaygınlaşan ‘Seyahat Hekimliği’; amacına bakılmaksızın tüm seyahat edenleri mümkün olduğu kadar, olabildiğince tüm hastalıklardan korumayı hedefliyor.

Onları gittikleri ülkelerde görülebilen ve yanlış bir uygulamayla kolayca bulaşabilen enfeksiyonlar açısından eğitiyor; korunulabilecek hastalıklara karşı aşılarını uyguluyor; hastalandıkları takdirde de ülkeye dönüşlerinde erken tanı koyarak hızla tedavi ediyor.

Bu nedenle, yurtdışına çıkacak olan herkesin mutlaka seyahat hastalıkları ile uğraşan hekimlere başvurması öneriliyor. Özellikle de sağlık açısından ciddi riskler barındıran bir coğrafya olan Umre ve Hac bölgesine gidecek olanların, kutsal yolculuk öncesinde bir seyahat hekimine başvurması büyük önem taşıyor.

Источник: //www.gidahatti.com/haci-adaylarina-deve-sutu-uyarisi-deve-sutunun-yol-actigi-hastaliklar-neler-65399/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.