Tiroid Nodülleri ve Tiroid Ameliyatları

Tiroid ameliyatları hangi durumlarda yapılır?

Tiroid Nodülleri ve Tiroid Ameliyatları

Endokrin ve Tiroid Uzmanı Prof. Dr. Metin Özata ile röportajımıza devam ediyoruz. Röportajımızın bu bölümünde hangi tiroid hastaları ameliyat olmalı, biyopside kanser araştırması, cerrah seçimi gibi konulara değindik. Endokrin ve Tiroid Uzmanı Prof. Dr. Metin Özata’ya bize ayırdığı değerli vaktinden ve verdiği değerli bilgilerden dolayı için çok teşekkür ederiz.

Röportaj: Prof. Dr. Metin Özata

Gülşen: Ameliyat hangi durumlarda yapılır? Ameliyatla tedaviden bahseder misiniz?

Prof. Özata: Nodüler guatrı olan her hastanın ameliyat edilmesi şart değildir. “Ameliyat sonrası birkaç yıl içinde %20 – 30 hastada tekrar nodül gelişmektedir”. Bu nedenle ameliyat edilmesi gereken nodüller kanser şüphesi olan nodüllerdir.

Bir nodülde kanser olup olmadığı ancak nodüle iğne batırılarak yapılan biyopsi ile anlaşılır. Biyopside kanser yoksa özellikle “küçük nodüller için (çapı 2,5 cm den küçük) ameliyat gereksizdir”. Ameliyat, ancak biyopside kanser çıkarsa veya kanser yönünden şüphe varsa veya nodül çok büyükse (3 cm ve üzeri) o zaman düşünülür.

İğne biyopsisinin devreye girmesiyle artık lüzumsuz yere ameliyat olma dönemi kapanmıştır.

Bu nedenle bütün nodüllerde (sıcak veya soğuk olması fark etmez) biyopsi yapılması gerekir. Nodül küçükse biyopsi ultrason altında yapılır. İyi huylu çıkan bir nodülde böylece lüzumsuz yere yapılacak ameliyattan kurtulunmuş olur. Nodül iyi huylu çıktığı halde gittikçe büyüyorsa veya etrafındaki dokulara baskı belirtileri varsa bu nodüllerde ameliyat gerekebilir.

Nodül saptanan hastaların ilk önce Endokrinoloji uzmanına başvurmaları ve bu uzmanların önerisi doğrultusunda tedavilerini yaptırmaları gerekir.

Ameliyatı sık tiroid ameliyatı yapan bir cerraha yaptırmak gerekir. Ameliyat en son çaredir. Büyük guatrda, kanser şüphesi olan nodüllerde ve biyopside kanser çıkan nodüllerde ameliyat yapılır.

Hangi nodüller ameliyat edilmelidir?

Tiroid iğne biyopsisi sayesinde ameliyata verilecek hasta sayısında büyük azalma olmuştur…

Ameliyat edilmesi gereken nodüller şunlardır:

• Yapılan biyopside kanser çıkan veya kanser yönünden şüpheli nodüller.

• Biyopside folliküler tümör olduğu saptanan nodüller.

• Biyopside Hurthle hücreli tümör olduğu saptanan nodüller

• Levotiroksin ilacı kullandığı halde büyümeye devam eden nodüller ile bu ilaçlar kullanırken yeniden ortaya çıkan nodüller.

• 4 cm’den büyük kistik nodüller.

• İğneyle içindeki sıvı boşaltılmasına rağmen tekrar içine sıvı biriken kistik nodüller.

• Yemek borusu veya soluk borusuna baskı yapan büyük nodüler guatrda

• Graves hastalığı ile birlikte nodül varsa

• Sıcak nodüllerden çapı 2.5 cm’den büyük olanlar

• Çapı 3 cm’den büyük olan iyi huylu sert nodüller

• Nodülün göğüs kafesi içine girmesi durumunda (Dalan guatr)

Peki ameliyattan kaç gün sonra hasta taburcu ediliyor?

Ameliyattan sonra  2-3 gün içinde taburcu edilebilir.

Hastanın ameliyattan sonra yapması ya da yapmaması gerekenler nelerdir?

Ameliyattan sonra kontrollere gidilmesi gerekir. Tiroid hormonları ve kan kalsiyumu ölçülmelidir. Ameliyat sonrası belirli aralıklarla Endokrin Uzmanına kontrole gidilmesi gerekir.

Ameliyat geçiren kişilerin % 30’unda 3 yıl sonra tekrar nodül gelişebildiğinden tekrar nodül gelişimini önlemek için “Levotiroksin” ilaç tedavisi almaları uygun olur.

Son yapılan bir çalışmada ameliyat olan nodüler guatrlı hastalardan günde bir tablet Levotiroksin ilacı kullananlarda % 5 oranında tekrar nodül geliştiği saptanmışken ilaç almayanların % 42’sinde tekrar nodül ortaya çıkmıştır. Bu nedenle biz ameliyat olan hastalara ilaç tedavisi yapıyoruz.

Ameliyat olan kişilerde ellerde uyuşma ve kasılma oluyorsa mutlaka kalsiyum ölçümü yapılmalıdır. Bu belirtiler kanda kalsiyumun düştüğünü düşündürür.

Ameliyat olan kişiler belirli aralıklarla tiroid hormon tetkikleri ve kalsiyum ölçümleri yaptırmalılardır. Tiroid hormonlarında düşme varsa buna uygun olarak doktorunuz ilaçlarınızı ayarlayacaktır.

Ameliyat sonrası belirli aralıklarla (6 ayda bir veya yılda bir) tiroid ultrasonu yapılması da faydalıdır. Ameliyat olsanız bile bazen tekrar nodül oluşabilir.

Diğer önemli bir nokta ameliyat olduktan sonra kontroller için endokrinoloji uzmanına gitmeniz gerektiğidir. Sizin hormonlarınızı ve ilacınızı ameliyat sonrası Endokrinoloji uzmanı ayarlayacaktır.

Ameliyattan sonraki tedavilerden bahseder misiniz?

Ameliyatta kanser çıkarsa radyoaktif iyot tedavisi yapılır. Kanser çıkmaz ise ilaç tedavisi yapılır. Buna Endokrin uzmanları karar verir.

Hormon tedavisi hangi durumlarda uygulanıyor ve ne kadar süre ile devam etmesi gerekir? 

Hormon tedavisi tiroid yetmezliği olan hastalarda yapılır. Tiroid yetmezliği tedavisi ömür boyu sürer. İlacın dozunu Endokrin uzmanları ayarlar.

Tiroid kanseri tam olarak tedavi edilemezse ne olur?

Tiroid kanseri tedavisiyle çoğu hastada tam iyileşme olabilmektedir. Bazı kanser tipleri hızlı seyredebilir. Tiroid kanseri Tiroid bezindeki hücrelerin kansere dönüşmesi nedeniyle oluşan bir kanser türüdür. Tiroid kanserleri genellikle boynumuzda bir kitle veya tiroid bezi içinde bir nodül şeklinde oluşur.

Tiroid kanserlerinin çoğu tedaviyle yok olan kanserlerdir. Diğer kanserler gibi kötü seyretmez. Yapılan ameliyat ve radyoaktif iyot tedavisiyle çoğu yok olur ve hastanın yaşam süresini kısaltmaz. Bu nedenle çok fazla korkmanıza gerek yoktur.

Ancak, tedaviyle kanser yok olsa bile ömür boyu kontrollere gitmeniz gerektiğini de unutmayınız.

Источник: https://indigodergisi.com/2016/04/biyopside-kanser-tiroid-ameliyatlari-hangi-durumlarda/

Tiroit Nedir? Tiroit Nodülleri ve Tiroit Ameliyatı

Tiroid Nodülleri ve Tiroid Ameliyatları

Tiroit, salgıladığı hormonlarla metabolizmanın düzenli çalışmasını sağlayan, boyun bölgesinde adem elmasının çevresine yerleşmiş endokrin bezdir. Şekil itibariyle gırtlağı sarması sebebiyle, yunanca kalkan anlamına gerelen tiroit adı verilmiştir. “Tiroit” Türk Dil Kurumu tarafından doğrulansa da, “tiroid” olarak da bir çok kaynakta geçmektedir.

Tiroit Nodülleri

Genel anlamda tiroit nodülü, kişide iyot eksikliğine bağlı olarak tiroit bezi üzerinde gelişen ve guatr hastalığına sebep olan yumru şeklindeki yapılardır. Bu nodüllerin oluşumu, tiroidin büyümesiyle doğru orantılı şekilde gerçekleşir. Ayrıca tiroit nodüllerinde kanser ihtimali de oldukça yüksektir.

Nodülleri soğuk veya sıcak nodül olarak sınıflandırmak mümkündür. Günümüzde sınıflandırma, sintigrafi tekniği ile rahatlıkla yapılabilir. Bu tekniğin kullanım alanı sadece tiroit ile sınırlı olmamakla birlikte, böbrek veya akciğer için de yaygın olarak uygulanabildiğini belirtmek gerekir.

Bunun yanı sıra soğuk nodülün sıcak nodüle nazaran biraz daha yüksek tiroit kanseri riskini taşıdığını söyleyebiliriz. Tabii kanser riski taşıyan nodüllerin tespiti için mutlaka iğne biyopsisi yaptırmak gereklidir. Çoğunlukla hastaların bu durumu gözden kaçırması sonucunda çok daha ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalınır.

Tabii böyle bir tiroit hastalığında kesinlikle cerrahi olarak ameliyat yaptırılmalıdır. Bu ameliyatı kısaca özetleyecek olursak; ilk olarak ön boyunda yatay bir kesi oluşturulduğunu söyleyerek başlayabiliriz. Kısa süre içerisinde bu kesiden tiroit bezine erişim sağlanır ve operasyon başlamış olur.

Tamamen cerrahi olarak gerçekleştirilen ameliyatta, doktorlar tarafından gerekli müdahalelerin yapılmasının ardından işlem tamamlanır. Yaygın olarak tiroidektomi şeklinde yapılan bu operasyon, genel anestezi altında gerçekleştirilmektedir.

Ayrıca tiroit ameliyatı sonrasında kısa bir süre boyun kenarlarında birtakım ağrıların gözlemlenmesi gayet normaldir, fakat devamı halinde doktora bilgi verilmelidir.

Tüm bunların haricinde tiroit ameliyatları sonrasında kalsiyum düşüklüğüne bağlı olarak, parmak uçlarında veya dudak kenarlarında uyuşma, karıncalanma gibi durumların görülebildiğini unutmamak gerekir.

Eğer tiroit hastalığından şüpheleniliyorsa, mutlaka detaylı kontrol için en yakın sağlık merkezine başvurulmalı ve gerekiyorsa iğne biyopsisi yaptırılmalıdır.

Aksi takdirde hastalığın ilerleyebileceği durumu göz önünde bulundurularak hareket edilmeli ve buna göre davranılmalıdır.

Tiroit Nodülleri Kanser Riski Taşır Mı?

Erkeklere nazaran kadınlarda daha sık rastlanan guatr hastalığında son derece önemli olan iki ana unsur vardır. Bunlardan birincisi mevcut nodüllerin kanser riski taşıyıp taşımadığı, bir diğeri ise nodülün soluk borusunun işlevlerini engelleyici yönde etki yapıp yapmadığıdır.

Genel olarak tiroit nodüllerinde kanser riskinin bulunma ihtimali oldukça azdır. Oransal olarak baktığımızda; soğuk nodüllerde tiroit kanseri bulunma olasılığı %10 civarlarındayken, sıcak nodül yapılarında %1’in altındadır. Her ne kadar tiroit nodüllerinde kanser bulunma olasılığı az olsa da, bunu önemsememek anlamsızdır.

Aynı zamanda kanserli olduğu düşünülen nodüllerin mutlaka iğne biyopsisi tekniği ile kontrol edilmesi gerektiğini ve bu tekniğin doktorlar tarafından sıklıkla tercih edildiğini göz önünde bulundurmakta fayda vardır. Kanser riski taşıyan nodüllerin hastaya telafisi mümkün olmayan zararlar vermesini engellemek için tiroid bezi çıkarılmalıdır.

Bu da ancak ameliyat ile gerçekleştirilebilir. Zararlı nodül içeren tiroit bezinin çıkarılması işlemine tiroidektomi denir ve bu işlem günümüzde hastaların en sık tercih ettiği yöntemdir. Yine aynı şekilde tiroit nodülü kişinin soluk borusuna baskı yapıyor ve nefes alışverişini engelliyorsa, bu durumda da guatr ameliyatı olmak şarttır.

Operasyon tamamen cerrahi olarak yapılmakta olup, güvenilir şekilde gerçekleştirilmektedir. Cerrahlar ön boyun bölgesinde açılan kesiden giriş yaparak tiroit bezine çok rahat bir şekilde erişim sağlayabilmekteler.

Bunların haricinde ameliyat sonrasında paratiroid bezine verilen birtakım hasar sonucunda kalsiyum dengesi bozulacağından, bir müddet vücudun farklı noktalarında karıncalanma ve uyuşma durumları gözlenebilir.

Sonuç olarak guatr ameliyatları için tüm bu hususlar göz önüne alınarak hareket edilmeli ve ameliyat olunmalıdır. Aksi takdirde bahsi geçen ve hastaların beklemediği problemler ortaya çıkabilir. Bunlara özellikle dikkat etmek her hastanın sorumluluğudur.

Tiroid Nodüllerinde Neden Ameliyat Gerekir?

Son zamanlarda sıklıkla rastlanan ve guatr hastalığına sebep olan tiroit nodülleri, bazı durumlarda aşırı derecede ilerleme göstererek hastaların ciddi problemlerle karşı karşıya kalmalarına zemin hazırlayabilmekteler. Bu gibi durumlarda mutlaka gerekli kontroller sağlanarak ameliyat olunmalıdır.

Kişide bulunan nodüllerin yüksek oranda kanser riski taşıması, ameliyatı zorunlu kılan en önemli etkendir. Çünkü tiroit kanseri asla hafife alınacak bir husus değildir ve kanserin ilerlemesi halinde kişiyi zor günlerin beklediği bilinmelidir.

Kanser riskini taşıdığı düşünülen tiroit nodüllerinde uygulanması gereken öncelikli işlem, her zaman için iğne biyopsisi olmalıdır. Bu sayede nodülün kanser riski taşıyıp taşımadığı rahatlıkla anlaşılabilir. Kanser riskini barındıran tiroit nodüllerinde mutlaka tiroidektomi adı verilen ameliyat uygulanmalıdır.

Bunun yanı sıra kanseri tetikleyen bir nodül olmasa dahi, çapı normale göre çok daha büyük olan tiroit nodülleri için de ameliyat kararı verilebilir. Estetik açıdan kişilere ruhsal ve fiziksel sıkıntılar yaşatabilecek olan bu nodüllerin alınması, hastaların yaşam standartlarındaki artışı da beraberinde getirecektir.

Günümüzde tiroit ameliyatları cerrahi olarak genel anestezi altında yapılır. Ön boyun üzerinde açılan küçük kesiden girilerek, tiroit ameliyatlarını sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebilmek mümkündür. Ameliyattan sonra belli bir süre vücudun bazı bölgelerinde uyuşma veya karıncalanma görülmesi normaldir.

Bu durum genellikle kalsiyum eksikliğine bağlı olarak gerçekleşmekle birlikte, uzun süreli olduğu takdirde mutlaka hekime danışmak gerekir. Ayrıca ameliyat esnasında oluşan doku hasarına bağlı olarak boyunda birtakım ağrıların gözlemlenmesi muhtemeldir.

Özellikle tiroit kanseri başta olmak üzere bahsi geçen tüm bu konular son derece önemlidir. Aynı zamanda aile genetiğinde bu durumla karşılaşıp karşılaşılmaması, tiroidin tespitinde büyük rol oynar. Kişide tiroit nodülü bulunmasından şüpheleniliyorsa en kısa süre içerisinde hekim kontrolüne başvurulmalıdır.

Tiroid Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Her ameliyatta olduğu gibi tiroidektomi adı verilen ameliyatta da birtakım riskler mevcuttur. Genel anlamda bakılacak olunduğunda tiroit ameliyatları için iki ana risk unsuru söz konusudur. Bunlardan biri ses tellerinin kesilmesi, diğeri ise paratiroid bezine ciddi ölçüde zarar verilmesidir.

Birçok kişinin de bildiği gibi, ön boyunda iki parça şeklinde kelebeğe benzer bir yapı vardır ve buna tiroid bezi adı verilir. Bu bezde birtakım nodüllerin oluşması sonucunda guatr hastalığı belirir ve bazı durumlarda boğaz kısmında gözle görülür derecede şişlik oluşur.

Böyle bir hastalıkla karşılaşılması halinde mutlaka doktor kontrolünde cerrahi işlemlerin uygulanması gerekir. Detaylı bir şekilde ameliyat risklerini inceleyecek olursak, ilk olarak ses tellerinden bahsedebiliriz.

İnsandaki ses telleri tam olarak tiroidin içerisinden geçer ve ufak da olsa ameliyatı riskli kılan en önemli faktördür. Operasyonu gerçekleştiren cerrah guatr ameliyatında uzmansa, ses tellerini rahatlıkla tanır ve bunları aksi bir durum olmadığı takdirde kesmez.

Kesildiği takdirdeyse kişinin sesinde büyük oranda kısılma gözlemlenir. Açıkçası bunun telafisi fazlasıyla zor olur ve ses tellerinin yokluğu ilerde hastaların zor durumlarla karşılaşmalarına zemin hazırlar. İkinci olarak tiroit bezinin arka kısmında dört adet paratiroid bezi bulunmakta.

Bu bezler vücutta kalsiyum dengesini sağlamakla görevlidirler ve hepsine birden zarar gelmesi durumunda, vücutta kalsiyum oransızlığına bağlı sorunlar oluşur. Parmak uçlarında uyuşma ve vücudun bazı yerlerinde karıncalanma bunlardan sadece iki tanesidir.

Bunların haricinde tiroid ameliyatlarının kayda değer herhangi bir riski yoktur. Hatta kaliteli cerrahlar tarafından gerçekleştirilen ameliyatta bu riskler söz konusu bile değildir. Bundan dolayı ameliyat öncesinde kesinlikle cerrahın endokrin uzmanı olmasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde tiroit ameliyatı hastaların aleyhine sonuçlanabilir.

Источник: https://www.bilgirehberi.net/tiroit-nedir-tiroit-nodulleri-tiroit-ameliyati

Tiroid Nedir? Tiroid Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Tiroid Nodülleri ve Tiroid Ameliyatları

Tiroid bezi boynun ön bölümünde adem elması adı verilen kıkırdağın hemen altında bulunan kelebek şeklinde bir organdır. Yaklaşık 20 gram ağırlığındadır. Vücudumuz için hayati önemi olan hormonlar salgılar.

Tiroid bezinin görevleri nelerdir?

Tiroid bezi T3-T4 hormonlarını salgılar. Bu hormonlar kan dolaşımına girerek metobolizmamızı düzenler, hızını kontrol eder. Vücudun değişik organ ve dokularında; kalp hızı, kolesterol seviyesi, kilo, ruhsal durum, adet düzeni gibi birçok farklı sistemi ilgilendiren fonksiyonları etkiler. Toplumda yaklaşık

%30-40 oranında tiroid bezinin çeşitli hastalıkları görülmektedir. Tiroid bezi hastalıklarının kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır.

Tiroid bezinin sık görülen hastalıkları nelerdir?

  • Guatr
  • Tiroiditler
  • Tiroid kanserleri
  • Guatr nedir?
  • Guatr tiroid bezinin çeşitli nedenlere bağlı olarak büyümesi sonucu oluşur. Genellikle bu büyümeler tirod bezinde nodüller gelişmesi şeklinde olur. Tek veya çok sayıda olabilirler. İçinde sıvı bulunan kistler halinde olabilirler. Diffüz guatrda ise tiroid bezi genel olarak büyümüştür. Çok sık görülmesine rağmen çok büyük oranda iyi huyludurlar. Nodüller milimetrik boyutlarda olabileceği gibi boynun tamamını kaplayan büyük boyutlara ulaşabilirler. Tiroid nodülleri mutlaka incelenmelidir.
  • Belirtileri nelerdir?
  • Büyük oranda belirtisiz seyrederler. Ancak boynun ön kısmında büyüyen kitle olarak ele gelebilir. Büyüklük arttıkça nefes darlığı, yutma güçlüğü, ses kısıklığı şikayetlerine sebep olabilirler. Kana çok fazla tiroid hormonu salgılayan hiperaktif nodüller kalp hızında artış, sinirlilik, kilo kaybı, ellerde titreme ve terleme,
  • uykusuzluk, ishal ile kendini belli eder. Hipotiroidin bulguları ise kalp hızında yavaşlama, kilo artışı, kabızlık, depresyon, vücutta yorgunluk, saçlarda kırılma ve dökülme, ciltte kuruluk, unutkanlık ve adet düzensizlikleridir.
  • Hipertiroidi Nedir?
  • Tiroid bezinin gereğinden fazla hormon salgıladığı duruma hipertiroidizm (zehirli guatr) denir. Zehirli guatr, nodüllü veya nodülsüz olabilir. Nodülsüz zehirli guatra Basedow Graves Hastalığı da denir.

Hipertiroidi

Hipertiroidi (zehirli guatr) belirtileri ;

  • Çarpıntı,
  • Ellerde ve vücutta titreme,
  • Ani kilo kaybı,
  • Saçlarda dökülme,
  • Kaşıntı,
  • Boğazda dolgunluk hissi,
  • Aşırı iştah dolayısıyla çok yemek yeme ve su içme,
  • Aşırı terleme,
  • Çabuk yorulma,
  • Sinirlilik sık görülen şikayetlerdir.

Bazı hastalar, bulantı, ishal, kusma ve çok sık dışkılamadan yakınır. Bu saydıklarımızın hepsi aynı anda bulunmayabilir. Bu şikâyetlerin bazıları ön plandadır, diğer şikayetler ancak doktorun sorgulaması ile ifade edilebilir.

Nodülsüz guatrlı hastaların bazılarında gözlerde büyüme ve gözlerin ileriye doğru çıkması mümkündür. Hastaların muayenesinde; kalp atımının çok arttığı, solunumun hızlandığı, ellerin titrediği ve avuç içinin terli olduğu görülür.

Hipotiroidi tedavisi

Yapılacak kan testleri sonucu teşhisin doğrulanmasını takiben eksik olan tiroid hormonunu vererek çok hızlı iyileşme sağlamak mümkündür. Bu hastalar ömür boyunca ilaç kullanmak zorundadır. Tedavide kullanılan tiroid hormonunun standart dozu yoktur. Bu nedenle her hastada yapılacak ölçüm ve takiplerle gerçek ve doğru idame dozu bulunmalıdır.

Tiroid nodülü nasıl anlaşılır?

Ayna karşısında tiroid kontrol edilir. Bunun için boynun ön kısmında Adem Elması’nın hemen altında genişleme veya şişlik olup olmadığına bakılmalıdır. Tiroid bezi bu bölgede yer alır. Bu kontroller başı geriye yaslayarak yapılmalıdır. Şayet bu bölgede genişleme veya şişlik görülürse bir hekime başvurulmalıdır.

Tiroid nodülü teşhisinde yapılması gerekenler nelerdir?

Tiroid bezinizde nodül saptanmışsa bir endokrinoloji uzmanı veya endokrin cerrahı tarafından takip ve tedaviniz yapılmalıdır. Doktorunuz sizden risk faktörleriniz için ayrıntılı bir bilgi alacak, muayenenizi yapacak ve gerekli olan testleri isteyecektir.

Bu testlerden ilk istenecek olanlar kandaki tiroid hormon düzeyleri ve tiroid ultrasonografisi olacaktır. Hastaların çoğunda tiroid bezindeki nodüllerden hücre örnekleri almak amacıyla ince iğne ile biyopsi de yapılmaktadır.

Bu işleme tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi denilmektedir. Sıklıkla ultrasonografi altında ve patolog eşliğinde yapılmaktadır. Tiroid nodüllerinde sıklıkla kullanılan bir diğer metod da tiroid sintigrafisidir.

Bu tanı yönteminde tiroid nodüllerinin çok (sıcak nodül) veya az (soğuk nodül) çalıştıkları hakkında bilgi edinilebilmektedir.

Tiroid nodüllerinin tedavisi

Tiroid nodüllerinin tedavisi nodülün özelliğine bağlıdır. Şayet yapılan tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisinde iyi huylu görülmüşse, büyüme eğilimi göstermeyen küçük nodüller takip edilebilir. Bazennodüllerin büyümesini engellemek veya küçültmek amacıyla tiroid hormon tedavisi tercih edilebilir.

Şayet yapılan tiroid ultrasonografilerinde nodüller büyüme eğilimindeyse iğne biyopsileri tekrarlanmalıdır. İğne biyopsisi sonucunda kuşkulu hücreler izlenen hastalar ameliyata alınır.

Ayrıca nefes borusu ve yemek borusunda hissedilen baskı sonucu nefes darlığı ve yutma güçlüğü yaşayan hastalarda da ameliyat tercih edilir.

Tiroid ameliyatları riskli mi? Ameliyat bölgesinde iz kalır mı?

Cerrahinin birçok dalı gibi tiroid cerrahisinde de günümüzde minimal invaziv (daha az zarar veren) teknikler ön plandadır. Teknolojideki gelişmelerle birlikte tiroid ameliyatı; damarları  dikiş  ya  da bağlamaya ihtiyaç duymadan kapatan ve cihazlar yardımı ile yapılmaktadır.

Uygun olgularda ameliyatı çok küçük bir kesiden gerçekleştirmek mümkündür. Bu ileri teknoloji, yüksek frekanslı ultrasonik enerji kullanarak doku içinde bulunan proteinlerdeki hidrojen bantlarını ortadan kaldırmaktadır.

Kan damarları, göreceli olarak düşük ısıda (80°C) daha az ısı hasarı ile kapanırlar. Tiroid ameliyatı sırasında yaralanma ihtimali olan ve ses tellerine giden sinir ve vücudun kalsiyum dengesini sağlayan paratiroid organlarının, daha az kanamalı bir ortamda ve göreceli olarak daha az bir ısı ile korunmalarına imkân sağlanmaktadır.

Yapılan çalışmalarda, bu yöntemle klasik yönteme göre ameliyat süresinin kısaldığı gösterilmiştir. Ayrıca tiroid ameliyatı daha az kanama ile sonlandırılabildiği için ameliyat sonrası hastanın ağrı kesici ihtiyacı çok aza inebilmektedir. Geniş cilt kesisinden kaçınmak doğal olarak daha estetik bir görünüme ve daha çabuk iyileşmeye yardımcı olmaktadır.

Hastalar sıklıkla ameliyattan sonra bir gece hastanede kalmakta ve ertesi gün evlerine gönderilmektedirler. Ameliyattan sonra ses kısıtlamasına gerek yoktur. Normal yaşamlarına kısa sürede dönebilmektedirler. Kesi estetik yöntemle kapatıldığından dikiş alınmasına gerek kalmamaktadır.

Kimler Risk Altındadır?

  • Ailesinde guatr, tiroid nodül, tiroid kanseri ve tiroidit gibi tiroid hastalıkları olan kişiler,
  • Daha önceden tiroid nodülü nedeniyle ameliyat geçirmiş kişiler,
  • Sigara içenler,
  • Menopoz dönemindeki kadınlar,
  • Baş ve boyuna yönelik ışın tedavisi (radyoterapi) gören kişiler kontrol ve takiplerini düzenli olarak yaptırmalıdırlar.

Источник: https://hisarhospital.com/tiroid-nedir-tiroid-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi/

Tiroid Nodülü

Tiroid Nodülleri ve Tiroid Ameliyatları

Tiroid nodülü, çeşitli hormon türleri salgılayan ve vücut fonksiyonları için hayati önem taşıyan tiroid bezi, boynun ön orta bölümüne konumlanmıştır. Tiroid bezi içinde nodül adı verilen kitlelere rastlanması toplumda çok sık rastlanılan bir durumdur.

Özellikle kadınlarda görülmektedir. Tiroid nodülü doktor mauyenesi ya da ultrason incelemeleri sırasında belirlenebilmektedirler.

Tespit edilen bu nodüllerin büyük bir çoğunluğu iyi huylu nodüller olsa da aşırı miktarda hormon üretimi yapıp yapmadıkları veya kanser olup olmadıkları yinede incelenmelidir.

Tiroid Nodülü Nedir?

Tıp literatüründe nodül; doku büyümesi olarak ifade edilmektedir ve yaklaşık 1 – 2 mm ile 7 – 8 cm büyüklüğünde gelişmektedir.

Nodüllerin tiroid bölgesinde gelişmesi %5 kanser riski taşıması nedeni ile mutlaka muayene edilmeli ve kontrol altında tutulmalıdır. Tiroid nodülü toplum içerisinde çok sık rastlanan bir problemdir.

Tiroid hormonunun salgılanma oranlarına göre ılık, sıcak ve soğuk nodüller olarak isimlendirilen nodüllerin farklı şekillerde tanı ve tedavi yöntemleri bulunmaktadır.

Tiroid Nodülünde Teşhis Nasıl Konur?

Tiriod nodülü hastaları kanser şüphesi ile korkutan problemlerdir. Ancak unutulmamalıdır ki tiroid nodüllerinin yaklaşık %90'ı iyi huyludur. Bu nedenle doğru tanı ve tedavi yöntemi ile konforlu bir şekilde iyileşmek çoğu zaman mümkün olmaktadır.

Tiroid nodüllerinin teşhisinde ultrasonografi teknolojisi kullanılmaktadır. Tiroid ultrasonu ile nodülün büyüklüğü, sayısı ve iç yapısına dair bilgiler alınmaktadır. Aynı zamanda tiroid hormonunun salgılanma oranını değerlendirmek amacı ile sintigrafi çekimi yapılmaktadır.

Böylece tiroid nodülünün soğuk, ılık ya da sıcak olduğuna karar verilmektedir.

Ultrasonografi ve sintigrafi çekimleri sonrasında ise kanser şüphesi olup olmadığına karar vermek ve nodülün iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğuna karar vermek adına ince iğne aspirasyon biyopsisi gerçekleştirilmektedir.

 Ultrasonografi değerlendirmesi sürecinde kenarları düzensiz olan ve koyu renkli tümörlerin tespit edilmesi sonucunda mutlaka ince iğne aspirasyon biyopsisi işlemi gerçekleştirilmektedir. İnce iğne aspirasyon biyopsisi işlemi lokal anestezi altında uygulanan konforlu bir işlemdir.

Birkaç dakika süren bu işlem sırasında nodül içerisine girilip vakum yöntemi ile nodülden doku alınmakta ve patoloji dalı tarafından laboratuvar ortamında incelenmektedir. 

Tiroid Nodülü Kimlerde Görülür?

Tiroid nodülü kadınlarda erkeklere göre çok daha fazla görülmektedir. Hatta bu oran 4 kat daha fazladır.

İleri yaşlarda daha sık görülen tiroid nodülleri; iyot eksikliği yaşanan coğrafyalarda daha sık karşılaşılan bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda genetik faktörlerin de bu problemin görülmesindeki etkisi büyüktür.

Öyle ki günümüzde toplumun çok büyük bir kısmında küçük boyutlarda da olsa tiroid nodüllerine rastlamak mümkündür. 

Belirtileri Nelerdir?

Tiroid nodüllerinin belirtisi öncelikle kozmetik olarak fark edilen ya da elle muayene sırasında hissedilebilen yumrulardır.

Tiroid nodülü kimi hastada sağda ya solda büyürken kimi hastalarda da her iki kısımda da büyüyebilmektedir.

Tiroid belirtileri arasında aynı zamanda yutkunma zorluğu, soluk alıp verme zorluğu ya da yutma zorluğu gibi problemleri açığa çıkarabilmektedir. 

Görülme Sıklığı Nedir?

Türkiye iyot eksikliği etkisi içinde olan bir ülkedir. Bu nedenle coğrafi olarak tiroid nodüllerinin sık görülmesi beklenmektedir. Tiroid nodüllerinin toplumda görülme sıklığı -15'lerdedir. Tiroid nodüllerine kadınlarda daha sık rastlanmaktadır. 

Tiroid Hormonunu Etkiler mi?

Tiroid bezinde nodül olması her zaman tiroid hormonu bozukluğuna yol açmamaktadır. Ancak otonom sıcak nodüllerde, hipertiroidizm (aşırı hormon üretimi) görülmesi rastlanan bir durumdur. Bu durumda çok çalışan nodül aşırı miktarda hormon üretmektedir. Tiroid nodülünün hormon düzeyinde etkisi olup olmadığını araştırmak için hastaya bir takım testler yapılması gerekir.

İstanbul'daki kliniğimizde tiroid nodülü tedavisi hakkında ayrıntılı bilgi almak için arayınız ; 0 212 274 50 60 

Gsm : 0 532 234 28 58

Adres : 19 Mayıs Cad. Nova Baran Plaza No:4 Echomar 1.kat Şişli İstanbul

Tiroid Nodülü Tedavisi

Tiroid nodülü teşhisi sonrasında uygulanacak tedavi yöntemi nodülün sayısı ve büyüklüğü ile birlikte sıcak ya da soğuk olması gibi özelliklerine bağlı olarak karar verilmektedir.

Görüntüleme teknikleri ile teşhis edilen ve ince iğne aspirasyon biyopsisi ile değerlendirilen nodüller kanser riski ya da şüphesi taşıyor ise mutlaka cerrahi yöntemler ile alınması gerekmektedir. Aynı zamanda nodülün tedavisi sonrasında mutlaka periyodik kontrole tabi tutulması gerekmektedir.

Bazı görüşler iğne biyopsisi sonrasında tümörün yaylmasına  neden olduğu yönündedir. Ancak bu yönde henüz kanıtlanmış bir bilgi bulunmamaktadır. 

Tiroid Nodülü Nasıl Tedavi Edilir?

Tiroid nodülünde tedavi nodülün türüne bağlıdır. Sintigrafik olarak ''sıcak'' gözlenen nodüller zararsız olmakta ve iyi huylu olarak değerlendirilmektedir. İyi huylu nodüllere müdahalede bulunulmasına gerek yoktur.

Büyüme olup olmadığı tespit etmek açısından takip edilmesi yeterlidir.  İyi huylu nodüller, hormon tedavisi ile de rahatlıkla kontrol altına alınabilimekte ve boyutları küçültülebilmektedir.

  Tiroid bezinden alınan örnekte kanser bulgusu mevcutsa tüm tiroid dokusu ameliyat ile alınmalıdır. 

İyi Huylu Tiroid Nodülünde Tedavi Gerekir mi?

Nodülün iyi huylu çıkması durumunda nodülün büyüyüp büyümediği kontrol edilir ve hastada herhangi bir şikayet yaratıyor mu diye bakılır. Hastanın şikayetleri nefes darlığı, yutkunma güçlüğü, ses değişikliği ve boyun ağrısı gibi fonksiyonel problemler olabilmektedir. Sıcak nodüller hormon salgılamaktadır.

Bu tip bir nodül hastada çarpıntı, yorgunluk, titreme, sinirlilik ve uykusuzluk gibi semptomların rastlanmasına yol açar. Bu tip nodüllere iyi huylu da olsa tedavi uygulamak gerekmektedir. İyi huylu nodüller hormon tedavisi ile kontrol altına alınabilmektedirler.

  Eğer tiroid nodülü hastada hiçbir şikayete yol açmıyor ve nodülde herhangi bir büyüme gözlenmiyorsa tedaviye gerek yoktur. Takibi yeterlidir.

Girişimsel Radyolojik Tedaviler

En çok bilinen girişimsel radyolojik tedaviler alkol, lazer ve radyofrekans ile ablasyon tedavileridir. Üç uygulama da lokal anestezi altında ve ultrason inceleme ile ciltten iğne ile girilerek uygulanmaktadır. İşlem periyoduk aralıklar ile birkaç kez tekrarlanır ve tiroid nodülünün küçülmesi sağlanır. 

Günümüzde daha çok lazer ve radyofrekans yöntemleri tercih edilmektedir. Yakma ile yok etme uygulaması olan her iki işlemde de boyun bölgesi uyuşturulur ve ultrason rehberliğinde iğne ile nodül içine girilir.

İğne nodül içerisinde gezdirilerek, nodül tahrip edilir. İşlem ulltrason incelemesi rehberliinde yapıldığı için risk oranı oldukça düşüktür.  Lazer ve radyofrakans uygulamaları ile canlılığını kaybeden nodül giderek küçülme eğilimi gösterir.

Bu küçülme periyodik aralıklarla ultrasonografi ile takip edilebilmektedir. 

Girişimsel Radyolojinin Avantajı Nedir?

Lokal anestezi altında, ağrısız bir işlemdir. Cilde kesi açılmaz böylece dikiş izi de yoktur. Hastanede kalma gerekmemektedir. Komplikasyon oranı cerrahiye göre düşüktür. Tedaviden sonra hipotriod oluşmaz…

Ameliyatsız Tiroid Tedavisi Yöntemleri

Girişimsel radyolojik yöntemlerle iyi huylu tiroid nodülleri eğer hastada şikayete yol açıyorsa, ameliyatsız da tedavi edilebilirler. Büyüklüğü 2 cm'in üzerinde olan bu nedenle de nefes darlığı, yutkunma, ağrı veya kozmetik şikayetlere neden olan nodüle uygulanmaktadır.

En sık kullanılan girişimsel radyoloji tedavileri lazer ve radyofrekanstır. Bu işlemler esnasında boyun lokal anestezi ile uyuşturulur ve ultrason incelemesi rehberliğinde nodül içine iğne ile girilir. Tahrip edilen nodül canlılığını kaybeder ve küçülmeye başlar.

Nodülde küçülme meydana gelip gelmediği belli aralıklarla takip edilerek gözlenebilmektedir. 

Tiroid Nodülü Hangi Durumlarda Kanser Riski Taşır?

Tiroid nodülünün %5 oranında da olsa kanser riski taşıdığını daha önce belirtmiştik. Tiroid nodüllerinin kanser riski taşıdığı durumlar ise şu şekildedir;

  • Elle muayene edildiğinde çok sert hissedilmesi
  • Nodül şikayeti ile birlikte ses teli felcinin bulunması
  • Boyun bölgesinde başka kitlelerin varlığı
  • Boyun bölgesine daha önce radyasyon alınmış olması
  • Nodülün gırtlak ya da boyun kaslarını kapsaması

Tiroid Nodülü Ameliyatı

Tiroid nodülü ameliyatı kanser şüphesi barındıran ya da kanser hücresinin tespit edildiği durumlarda mutlaka uygulanmaktadır. Bununla birlikte hastanın estetik ve kozmetik açıdan nodülün dışarıdan görüntüsünden rahatsızlık duyması, kontrol altına alınamayan hipertiroidi ya da hipotiroidi problemleri yaşanıyorsa cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulabilmektedir. 

Günümüzde gelişen teknolojinin olanaklarından tıp alanının da yararlanması sonucunda çok konforlu bir şekilde cerrahi müdahale ile tedavi edilebilen tiroid nodülleri mutlaka tecrübeli cerrahlar tarafından gerçekleştirilmesi gereken bir ameliyattır.

Tiroid Nodülü Ameliyatı Öncesi

Tiroid ameliyatı olması gereken hastaların ameliyattan önce, operasyonun amacı, doktorun deneyimi, ameliyatın riskleri, ameliyat sonrası dönem ile ilgili konular hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Tiroid Nodülü Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Günümüzde tiroid ameliyatları boyun çizgisi üzerinden küçük bir kesi açılması ile veya robotik cerrahi ile gerçekleştirilmektedir.

Tiroid ameliyatı esnasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus tiroid dokusu çıkartılırken ses tellerini çalıştıran sinir ile paratiroid dokularına zarar verilmemesidir.

Deneyimli endokrin cerrahlar tarafından uygulanan tiroid ameliyatlarında bu tip risklerin görülme olasılığı oldukça düşüktür.

Yapılan tetkikler sonucu belirlenen papiller tiroid kanserinin 1 cm’den büyük olması durumunda iki taraflı tiroid bezi çıkartılmaktadır. Medüller kanserde ise tümör çapı kaç olursa olsun iki taraflı tiroid bezi çıkartılmaktadır. Zehirli guatr olan hastalarda da yine hastalığın nüksetmesini önlemek amacı ile iki taraflı cerrahi uygulanmaktadır.

Lobektomi olarak da adlandırılan tek taraflı tiroid ameliyatında ise sağ veya sol olmak üzere tek lob çıkartılmaktadır. Tek nodül bulunup, nodülün fazla hormon salgılamadığı hastalarda da nodülde kanser yoksa tek taraflı tiroid ameliyatı yeterli görülmektedir.

Tirod bezinde tek bir nodül olduğu ancak biyopsi sonucunun kesin kanser çıkmadığı hastalarda, ameliyat sonrası kanser çıkma durumuna göre hastanın yeniden ameliyat edilmesi gerekebilmektedir.

Tiroid ameliyatı, geriye tiroid dokusu bırakılmayacak şekilde yapılmaktadır. Geride tiroid dokusu bulundurmak genellikle sorun olmaktadır. Ameliyat açık cerrahi ile uygulandığında yarım saat ya da bir saat kadar sürmekte, robotik cerrahi ile uygulandığında ise 1 – 1,5 saat kadar sürebilmektedir.

Tiroid Nodülü Ameliyatı Sonrası

Tiroid ameliyatından sonra hasta hemen ertesi gün evine dönebilmektedir.  Ameliyat esnasında kendiliğinden eriyen dikişler kullanılmaktadır. Bu nedenle ameliyattan sonra dikiş alınmasına da gerek kalmamış olur. Ameliyatından sonra hasta hiçbir yiyecek, içecek ve hareket kısıtlaması ile karşı karşıya kalmamaktadır.

Hastalar ameliyattan sonra iyotlu tuz kullanabilirler. Hastalar ameliyattan sonra 1. gün banyo yapabilmektedirler. Yara izinin üzerine yapıştırılan bantla banyo yapılmasında bir sakınca yoktur. Dikiş izi ameliyattan yaklaşık 6 ay kadar sonra iyice belirsiz bir hal almaktadır.

Tiroid ameliyatından sonra hastaların açık havaya çıkarken yüksek faktörlü güneş koruyucular kullanmaları faydalı görülmektedir.

Tiroid nodülü; insanların boyun bölgesinde tiroid hormonu salgılayan tiroid bezinde oluşan nodüler yapılardır. Bu yapılar doku büyümesi sonucunda açığa çıkmaktadır ve iyi ya da kötü huylu olabilmektedir.

Tiroid nodüllerinin tespit edilen birçok nedeni bulunmaktadır. Bu nedenler şu şekilde sıralanabilmektedir;

  • Tiroid bezinin tedavi edilmeyen iltihaba maruz kalması
  • Bağışıklık sisteminin güçsüz olması
  • Çeşitli virüsler
  • İyot eksikliği
  • Tiroid bezinde bulunan kistler

Tiroid nodüllerinin başlıca belirtisi; diyet uygulanmadığı halde kilo vermedir. Bununla birlikte aşırı terleme, sinirlilik, düzensiz kalp atışı da tiroid nodüllerinin belirtisi olabilmektedir.

Tiroid nodüllerinin tanısında öncelikle fizik muayene uygulanmaktadır. Bununla birlikte çeşitli kan testleri ve radyolojik incelemeler (ultrason ve biyopsi) de tiroid nodüllerinin tanısında önemlidir.

Tiroid nodülü tedavisinde öncelik takip ve kontrol altında tutmaktadır. Bununla birlikte risk faktörü oluşturan ya da hastanın günlük yaşamını önemli derecede etkileyen tiroid nodüllerinde cerrahi tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir.

Yapılan araştırmalar sonucunda tiroid nodülleri kadınlarda çok daha sık görülmektedir. Bunun nedeni hormonal değişimlerin kadınlarda daha aktif olması olarak belirlenmektedir.

Tiroid nodülleri genellikle herhangi bir belirti açığa çıkarmamaktadır. Ancak büyük boyutlu nodüller boyun bölgesinde hassasiyete neden olabilmektedir.

Hızlı Ulaşmak için;

Adres : 19 Mayıs Cad. Nova Baran Plaza No:4 Echomar 1.kat Şişli İstanbul

Gsm : 0 532 234 28 58

Telefon : 0 212 274 50 60

Источник: https://www.dromerbender.com/tiroid-nodulu

Tiroid Nodülü Nedir? Tehli Midir? Tedavisi Nedir?

Tiroid Nodülleri ve Tiroid Ameliyatları
83 / 100SEO Score

Tiroid nodülü, tiroid bezinde oluşan birkaç milimetre ile birkaç santimetre arasında değişebilen yumru şeklinde anormal yapılardır. Oldukça sık karşılaşılan bu nodüller çoğunlukla iyi karakterde olsa da bazen kötü huylu çıkmaktadır.

Kadınların %6’sında, erkeklerin ise %2’sinde boyun muayenesi ile fark edilebilen tiroid nodülü vardır. Tiroid ultrason sonuçlarında ise tüm erişkinlerin yaklaşık %50’sinde nodül tespit edilmektedir. Bunların çoğu iyi huylu olsa da %10-15’i kötü huylu (kanser) çıkmaktadır.

Tiroid Nodülü Belirtileri

Tiroid nodülleri genelikle rastlantısal tespit edilir ve çoğu kişide herhangi bir belirtiye neden olmazlar. En sık görülen belirtiler:

  • Tiroid bezinin olduğu bölgede (boyunda) şişlik
  • İlerlemiş durumlarda ses kısıklığı, yutma güçlüğü
  • Boyun lenf bezlerinde şişlik
  • Nodül tiroid hormonu üretiyorsa (sıcak nodül) kişide çarpıntı, kilo kaybı, sıcağa gelememe, sinirlilik, terleme, halsizlik gibi belirtilere neden olabilir.

Tiroid Nodülü Nedenleri

Aşağıdaki faktörler nodül oluşumuna neden olabilir.

  • İyot eksikliği
  • Sigara
  • Alkol
  • Boyun bölgesine radyasyon maruziyeti
  • Otoimmün tiroidit
  • Genetik faktörler
  • Daha önce tiroid hastalığının olması(Graves , haşimato gibi)

Hangi Nodül Tehlidir?

Tiroid nodülü tesbit edildiğinde öncelikle kanserden ayırt etmek gerekir. Bunun için kişinin hikayesi, muayene bulguları, risk faktörleri, ultrason sonucu ve bazı tetkikler göz önünde bulundurulur.

Nodülün Özellikleri

1- 1.5 cm’den büyük nodüller genellikle incelemeye alınır. 1 cm altındaki nodüller ise aşağıda bahsedeceğimiz risk faktörlerinin veya şüpheli ultrason bulgularının varlığında incelemeye alınırlar.

Kimlerdeki nodüller kanser açısından daha risklidir? (Risk Faktörleri)

  • Geçmişte boyun bölgesine radyasyon almış olanlar
  • Daha önce tiroid kanseri geçirmiş olanlar
  • 16 yaşından küçük ve 60 yaşından büyük olanlar
  • Ailesinde tiroid kanseri veya ailesel kanser sendromları öyküsü olanlar
  • Tiroid nodülü hızlıca büyüyenler
  • Kalıcı ses kısıklığı, artan nefes darlığı ve yutma güçlüğü olanlar
  • Tiroid çevresindeki (boyundaki) lenf bezlerinde şişlik ve büyüme olanlar
  • Sert ve hareketsiz (fikse) nodülü olanlar
  • Erkekler

TSH Testi

Tiroid nodülü tespit edilen kişilerde ilk yapılan tetkiklerden birisi TSH’dır.

  • TSH Normal: Nodülün büyüklüğüne göre tiroid kanseri açısında risk faktörlerine bakılır ve gerekirse biyopsi yapılır.
  • TSH Düşük: Hormon üreten iyi huylu tiroid nodülü olduğu düşünülür. Sintigrafi yapılarak tedavi planlanır.
  • TSH Yüksek: Savunma hücrelerinin tiroid dokusuna saldırdığı ve iltihaplanmaya sebebiyet verdiği otoimmün tiroidit düşünülür. Antikor testleri yapılır.

Tiroid ultrasonu

Nodülün iyi veya kötü huylu olduğuna düşündüren bazı ultrason bulguları vardır. Bu bulgular nodülün karakteri hakkında bilgi verse de kesin teşhis koydurmaz. Yani sadece ultrason sonucu ile nodüle tamamen iyi huylu demek oldukça zordur.

Tiroid Nodülü Ultrason Özellikleri
İyi Huylu Olduğunu Düşündüren Ultrason ÖzellikleriKötü Huylu Olduğunu Düşündüren Ultrason Özellikleri (Şüpheli Bulgular)
Hiperekoik olması (izoekoik olması kısmen iyi değerlendirilir)Hipoekoik olması
Keskin ve düzenli sınırlarının olmasıDüzensiz ve belirsiz sınırlı olması
Kaba kalsifikasyonların olmasıMikrokalsifikasyon (milimetrik kalsifikasyon) içermesi
 Basit kistlerHalo kaybı olması
Nodülün boyunun eninden büyük olması
Nodülde aşırı damarlanma oluşu (hipervaskülarite)

Not: Birden çok şüpheli ultrason bulgusu varsa kanser risk artar.

Kimlere Biyopsi (İİAB) Yapılır?

Ratlantısal olarak tesbit edilmiş ve belirti vermeyen nodüllerde, şu durumlarda biyopsi yapılır:

  1. Çapı 1 – 1.5 cm’den büyük nodüller
  2. Çapı 1 cm’den küçük olduğu halde risk faktörleri taşıyan kişilerdeki nodüller. Risk faktörlerini yukarıda bulabilirsiniz.
  3. Şüpheli ultrason özellikleri taşıyanlar(tabloya bakınız).

Gebelerde tiroid bezi nodülü saptanırsa normal bireylerde olduğu gibi ultrason ve gerekirse biyopsi yapılır. Eğer ameliyat gerekirse gebeliğin 3. – 6. ayları arasında (trimester) yapılır. Agresif özellik göstermeyen kötü huylu nodüllerde ameliyat doğum sonrasına ertelenebilir.

Biyopsi Sonucu Yorumlanması

Tiroid biyopsi sonuçları Bethesda sistemine göre sınıflandırılır. Bu sınıflandırma ile yapılacak işlemler ve kanser riski belirlenir.

Bethesda Sınıflandırması
SınıfKanser Riski (%)Açıklama
Bethesda Kategori 1%1 – 4 Teşhis için yetersiz. Ultrason eşliğinde biyopsiyi tekrarlamak gerekir.
Bethesda Kategori 2% 1

Источник: https://www.saglikbilgi.net/tiroid-nodulu/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.