Toplardamarda Pıhtı Oluşumunun Belirtileri

Toplardamar Tıkanıklığı

Toplardamarda Pıhtı Oluşumunun Belirtileri

Günümüzde birçok insan toplardamar problemleri yaşamaktadır. Bu problemlerin en sık görülenleri arasında toplardamar tıkanıklığıdır. Toplardamar tıkanıklığı tıp literatüründe Posttrombotik sendrom olarak tanımlanmaktadır. 

Toplardamar Tıkanıklığı (Posttrombotik Sendrom) Nedir?

Toplardamar tıkanıklığı kısaca pıhtı ile damarların daralması ve tıkanması sonucunda kan akışını engellemesi ve damarın işlevsiz hale gelmesine neden olarak ciddi derecede dolaşım bozukluğu oluşturması olarak tanımlanmaktadır.

Toplardamarlar içerisinde oluşan pıhtılar tedavi edilmediği sürece zaman içerisinde damar kapaklarını bozmakta ve damar duvarının deforme olmasına neden olmaktadır.

Genellikle alt ekstremite (bacaklarda)  görülen toplardamar tıkanıklığı problemi hastanın günlük yaşamını olumsuz etkilemektedir. 

Toplardamar içerisinde pıhtı oluşumu akut derin ven trombozu (DTV) olarak tanımlanmaktadır. Bu durum kan akımını engelleyerek hastanın bacaklarında kan birikmesine neden olmaktadır. Toplardamar tıkanıklığı problemi yaşayan hastada; ödem oluşumu, şişlikleri morarmalar görülmektedir. Yaşanılan şikayetlerin ortadan kaldırılması ise uzun bir sürece ihtiyaç duymaktadır. 

Toplardamarlarda pıhtı oluşumu damar tahtibatına yol açtığı gibi aynı zamanda bacaklardaki kanın kalbe gönderilmesine de engel olmakta ve kılcal damarların çatlamasına neden olabilmektedir.

Bu durumda hastanın bacaklarında kılcal damar varisleri, ödem oluşumu ve bacaklarda yara açılmaları gözlemlenebilmektedir.

Bu şikayetlerin bütünü ise toplardamar yetmezliği (venöz) olarak adlandırılmaktadır. 

Akut derin ven trombozu yaşayan hastaların yaklaşık %50'sinin 2 yıl içerisinde posttrombotik sendrom belirtileri yaşadığı belirlenmiştir. Bu doktada toplardamar kapakları bozulmuş ve kan akışı engellenip geri kaçtığı için pıhılaşmış ve nedbe dokusuna yol açmıştır. Toplardamar yetmezliği yaşayan hastalarda bacak dokusu önemli derecede zarar görmektedir. 

İçindekiler

Toplardamar tıkanıklığı probleminde oluşan pıhtı erimemekte ve damar içerisinde kan akımını engellediği için dolaşım bozukluklarına yol açmaktadır.

Bununla birlikte bacaklarda biriken kan damardaki basıncı arttırmakta ve damar duvarını zedeleyerek yara açılmalarına neden olabilmektedir.

Toplardamar tıkanıklığı probleminde zamanında doğru tedavi yöntemleri uygulanmaması sonucunda hastada venöz ve venöz ülser problemleri açığa çıkabilmektedir. 

Toplardamar tıkanıklığı probleminin ilk evresi pıhtı oluşumu ve pıhtının damardaki kan akışını engellemesidir. Bu durumda hasta;

  • bacaklarda ani şişlik
  • ağrı hissi
  • morluklar
  • yürümeyi dahi engelleyebilecek derecede acı 
  • ağırlık hissi

Yaşanılan bu şikayetlerin yanı sıra oluşan pıhtının bulunduğu yerden koparak akciğer damarlarına ulaşarak burada tıkanıklığa neden olması da ciddi ve ölümcül bir semptom olarak tanımlanmaktadır.

Pulmoner emboli adı verilen bu durumda hastalarda; nefes darlığı, göğüs ve sırt ağrısı ile birlikte, kanlı balgam çıkarma şikayetler söz konusu olabilmektedir.

Pulmoner emboli durumu oldukça acil müdahale gerektiren bir problemdir.

Toplardamarda oluşan pıhtının tedavisi doğru bir şekilde ya da hiç uygulanmadığında hastada açığa çıkan belirtilerin hafiflemesi ve yok olması haftalar sürebilmektedir. Doğru şekilde tedavi edilmeyen toplardamar tıkanıklığı problemi zaman içerisinde farklı şikayetler de açığa çıkarabilmektedir. Bunlar ise şu şekilde sıralanabilmektedir; 

  •  Çabuk yorulma
  •  Uzun süre ayakta duramama
  • Baldır bölgesinde varis o
  •  Ayakbileklerinde çok sayıda kılcal damar varisleri açığa çıkması
  •  Ayak bileğindeki cilt renginin kahverengiye dönmesi ve deride kalınlaşma
  •  Bacaklarda uzun mesafe yürüme sonrasında açığa çıkan şişlik ve ağrı

Karın bölgesinde bulunan toplardamarların tıkanması sonucunda ise kasık bölgesi ve karın duvarında varisler oluşmaktadır. Aynı zamanda bacakları daha erken saatlerde şişmeye başlamakta ve yara açılmaları uzun süre iyileşmemekte ya da tekrar açılmaktadır. 

Toplardamar tıkanıklığı probleminde ilk aşama pıhtı oluşumudur. Bu problem genellikle genetik yatkınlık ve hareket yetersizliği sonucunda açığa çıkmaktadır. Aynı zamanda birtakım hastalıklar da pıhtı oluşumuna neden olabilmektedir.

Pıhtı oluşumundan sonra gelişen toplardamar tıkanıklığı problemi ise oluşan pıhtının damar duvarını zedelemesi ve kapaklarının bozulmasına neden olarak kanın geri kaçması sonucunda açığa çıkmaktadır.

Bacaklarda pıhtı oluşumunun klasik tedavisinde birtakım ilaçlar kullanılması gerekmektedir ve bu ilaçlar pıhtı oluşumunun tekrarlamasını önleyecek niteliktedir. Aynı zamanda ilaç tedavisi pıhtının zaman içerisinde erimesine de yardımcı olmaktadır.

Ancak pıhtının erimesi sonucunda dahi damarda darlık kalıcı olabilmekte ve kan akımını engellemeye devam edebilmektedir.  

Tıkalı toplardamarların tedavisi uygulanıyor olsa dahi bacaklarda kan birikmesini engellemek oldukça zordur. Bu durum zaman içerisinde bacak dokularına ciddi derecede zarar vermektedir. Sonuç olarak toplardamar tıkanıklığını açığa çıkaran en önemli faktörler; derin ven trombozları ve flebitlerdir. Aynı zamanda Behçet hastalığı da toplardamar tıkanıklıklarına neden olabilmektedir. 

Söz konusu probleme neden olan bir diğer önemli faktör ise karın bölgesinde sol tarafta bulunan iliak toplardamarının üzerinden geçen aorta çatalının sıkışması ve sonucunda yaşanan darlık ve tıkanıklardır. Bu problem May-Thurner sendromu olarak tanımlanmakta ve sol bacakta varis oluşumlarına, ödem ve cilt renginde önemli renk değişimlerine neden olmaktadır. 

Tanı Süreci 

Bacalarda ödem ve ağrı gibi şikayetler ile doktora başvuran hastalarda çncelikle ayrıntılı genel sağlık değerlendirmesi yapılmakta ve hastanın tüm şikayetleri dinlenmektedir.

Yaşanılan şikayetlere ve derecelerine bağlı olarak toplardamar tıkanıklığından şüphelenilmesi durumunda ise kesin tanı koymak amacı ile çeşitli radyolojik görüntüleme tekniklerinden yararlanılmaktadır.

Bu süreçte en nitelikli görüntüleme tekniği olarak renkli Doppler ultrasonografi karşımıza çıkmaktadır. 

Renkli Doppler ultrasonografi çekimi yaklaşık 30 dakika içerisinde uygulanan; damarların ve damar içerisinde dolaşan kanın akım yönünün belirlenmesinde değerli bir görüntüleme tekniğidir.

Aynı zamanda damarların tıkanmış olup olmadığı da bu görüntüleme tekniği sırasında değerlendirilebilmektedir.  Bilindiği üzere toplardamar tıkanıklığına neden olan önemli bir faktör de karın bölgesindeki toplardamar tıkanıklığıdır.

Renkli Doppler ultrasonografisi çekimi sırasında bu bölgedeki tıkanıklık da nitelikli bir şekilde teşhis edilebilmektedir. 

Toplardamar tıkanıklığı probleminin tanı sürecinde bir diğer önemli görüntüleme tekniği bilgisayarlı tomografi incelemesidir. Özel olarak geliştirilen bir ilacın damara verilmesi ile alınan görüntüler ile nitelikli bir değerlendirm yapılabilmektedir.

Toplardamarların yanı sıra karın içi organlarının  da görüntülenmesini sağlayan bilgisayarlı tomografi incelemesinin böbrek hastalarında ve alejik bünyeye sahip olanda hastalarda çekilmesi önerilmemektedir.

Aynı zamanda gebe ya da gebelik riski bulunan hastalarda da bilgisayarlı tomografi incelemesinin gerçekleştirilmesi uygun değildir. 

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI)

Tıp alanında pek çok hastalığın tanısında uygulanan manyetik rezonans görüntüleme ile herhangi bir ilaç kullanmaya ihtiyaç duyulmadan karın içi organları ve damar yapılarının görüntülenmesi sağlanabilmektedir. Yaklaşık 15 dakika süren bu işleme genellikle ultrason çekimi sonrasında başvurulmaktadır.  

Son yıllarda gerek tomografi gerekse de MR çekimlerinin daha sık uygulanıyor olmasının sonucunda çok daha az başvurulan bir görüntüleme sistemi olan Venografi; çekimi yaklaşık 45 dakika süren bir işlemdir. Özel olarak geliştirilen bir ilacın damardan verilmesi ve röntgen çekilmesi ile elde edilen görüntüler diğer sistemlere oranla çok daha kısıtlı veriler oluşturmaktadır. 

Damar İçi Ultrasonu (IVUS)

Damar ve damar katmanlarının ayrıntılı görüntülenmesini sağlayan damar içi ultrasonu; damar içerisinde iletilen kateter yardımı ile çekilmektedir. Genellikle günümüzde IVUS venografi ile yapılan bir inceleme olmakla birlikte damar iç yüzeyi, damarda oluşan darlıklar ve damar yüzeyindeki deformasyonlar hakkında nitelikli bilgiye ulaşılabilmektedir. 

Toplardamar tıkanıklığı tedavisinin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi ve hastanın gerek bacak gerekse de karın içi toplardamarlarındaki pıhtı, ülser ve tıkanıklıklarının tam anlamı ile tedavi edilebilmesi için tanı ve teşhis süreci büyük önem taşımaktadır. 

Toplardamar Tıkanıklığı Nasıl Tedavi Edilir?

Damar içerisinde teşhis edilen pıhtının eritilmesine yönelik tedavi; damar içerisine yerleştirilen kateter yardımı ile gerçekleştirilmektedir. (Bakınız trombolitik tedavi).

Pıhtının giderilmesine yönelik tedavinin erken dönemde gerçekleştirilememesi durumunda pıhtı sertleşerek nedbe dokusuna dönüşmektedir. Bu durumda pıhtı oluşumunun giderilmesi için stent uygulamasına ihtiyaç duyulabilmektedir.  (Bakınız toplardamar tıkanıklıklarının tedavisi)

Источник: https://www.cuneytkoksoy.com/toplardamar-tikanikligi

Toplardamar Tıkanıklığı Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

Toplardamarda Pıhtı Oluşumunun Belirtileri

Özellikle bacak bölgesi üzerinde bir hayli olumsuz etkilere yol açan toplardamar tıkanıklığı; kılcal damarların çatlaması ve bacaklarda yara oluşumu başta olmak üzere birçok soruna sebep olabilir.

Toplardamar Tıkanıklığı

İnsan vücudundaki yapısal faaliyetler üzerinde olumsuz etkilere sebebiyet vererek birey yaşantısını tehdit edecek bir hal alan hastalıkların önemli bir kısmı damar yapısında bozulmaların meydana getirdiği hastalıklardır. Bu hastalıklardan bir tanesi de toplardamar tıkanıklığıdır.

 Tıbbi ismi possttrombotik sendrom olan toplardamar tıkanıklığı; birçok farklı neden sonucunda damarların yapısının bozulmasıyla ortaya çıkan, kan dolaşımı üzerinde engel teşkil eden ve tedavisi geciktiği takdirde hasta yaşantısını tehdit edecek düzeylere gelebilen bir hastalık olarak tanımlanabilir.

Bu aşamada toplardamarların tıkanmasına sebep olan kan pıhtılarının kısa bir zaman dilimi içerisinde yok edilmesinin zor olduğunu ve bu tıkanıklıkların kılcal damarlarda çatlamaya sebep açtığı belirtilmelidir.

Hastalığın vücut üzerinde en büyük tahribatı verdiği bölge şüphesiz bacaklardır. Kan pıhtısının damar kapakçıklarını zamanla tahrip etmesi ve bunun neticesinde kan dolaşımının aksayarak kanın bacaklarda birikmesi bu bölgede morluklar, ağrılar ve yaralar meydana getirir. 

Bacak bölgesinde ortaya çıkan tahribatın temel nedeni; damarların tıkanmasına bağlı olarak artan kan basıncının dokuların tolerasyon değerlerinin üzerinde olmasıdır.

 Toplardamar Tıkanıklığı Belirtileri

Damar temelli hastalıkların insan vücudu üzerindeki olumsuz etkileri göz önünde bulundurulduğunda hastalığın semptomları üzerinde bilgi sahibi olmak şüphesiz teşhisi dolayısıyla da tedaviyi kolaylaştıran önemli bir faktör olacaktır.

Hastalığın en büyük tahribatı bacak bölgesine verdiği düşünülürse, bacak bölgesinde meydana gelecek olan değişimlerin hastalığın semptomları arasında yer alması şüphesiz yadırganmayacak bir durum olacaktır.

Bu bağlamda bakıldığında hastalığın temel semptomlarını şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Bacak bölgesinde morluklar ve hafif yaralanmaların oluşması.
  • Karnın üst bölgesinde pembemsi kızarıklıklar ve dönem dönem keskin ağrılar.
  • Özellikle uykudan uyandıktan sonraki ilk birkaç saat içerisinde bacaklardaki ağırlık hissi.

 Semptomların genelinin bacak ve karın bölgesinde toplanması, şüphesiz vücudun diğer bölgelerinde meydana gelen tahribatların toplardamar tıkanıklığının belirtisi olmayacağı anlamına gelmez.

Dolayısıyla hastalığın semptomları değerlendirilirken bir ya da iki bölgeyle kısıtlı kalınmamalı vücudun geneli göz önünde bulundurulmalıdır. Kliniksel vakıalar ile yapılan araştırmalar sonucunda; düşük bir olasılıkta olsa da toplardamar tıkanıklığının kol ve boyun bölgelerinde de hastalığın ilerlemesi durumunda morarmalara sebep olduğu tespit edilmiştir.

Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda; belirtilen semptomlara sahip olduğunu düşünen bireylerin vakit kaybına mahal vermeden uzman hekim kontrolüne başvurması ve muayene olması gerekir. 

Hastalık tanısı konurken genellikle renkli ultrason ve MR cihazı kullanımı tercih edilir. Tanı esnasında kullanılan iki yöntem deyim yerindeyse birbirinin tamamlayıcısı rolündedir. Toplardamar tıkanıklığı uzun süredir devam ediyor ve önemli ölçüde ilerleme göstermiş ise MR cihazı kullanılırken hastalık başlangıç aşamasında renkli ultrason ile teşhis edilebilir.

Toplardamar Tıkanıklığı Bitkisel Tedavisi

Hastalığın temelinde yatan faktörler dikkate alındığında, damar yapısını kuvvetlendiren ve pıhtının çözülmesini sağlayan bitkisel kürlerin hastalığın bitkisel tedavi ayağına dahil edilmesi mümkün olacaktır.

Bitkisel tedavi noktasında en etkili kürlerden bir tanesi; sarımsak ve maydanoz ile hazırlanan karışımdır.

Bir adet sarımsak, iki demet maydanoz ve iki yemek kaşığı miktarında limon suyu ile hazırlanan bu karışımda belirtilen tüm maddeler karıştırıcı içerisinde toplanır ve üzerlerine iki bardak miktarında su ilave edilir.

Malzemelerin birbirine tamamen karıştığında emin olunduktan sonra karışım bir süre dinlendirilir ve öyle tüketilir. 

Hazırlanan bu karışımın öğünlerden önce tüketilmesi gerekir. Buna ek olarak bitkisel kürün tüketimi hakkında bilinmesi gereken bir diğer nokta; tüketim sürecinin dokuz günlük bir periyot olduğu ve karışım sarımsaklı şekilde tüketildikten sonra sarımsaksız şekilde tüketilecek şekilde döngülendiğidir.

Bu karışıma ek olarak bireyin öğünlerinde sıvı tüketimini arttırması ve damar tıkanıklığı arttıracak olan doymuş yağlı besinlerden uzak durması gerekir. Bitkisel tedavi yöntemleri ve bireyin yaşantısında yapacağı ufak değişiklikler ile hastalığın etkilerinin azaltılması mümkündür.

Kullanıcı Yorumları ve Oyları (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://damarlari.com/toplardamar-tikanikligi.html

Akciğere Pıhtı Atması (Pulmuner Emboli) Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Toplardamarda Pıhtı Oluşumunun Belirtileri
83 / 100SEO Score

Akciğere pıhtı atması (pulmuner emboli) genellikle bacak toplardamarlarında oluşan pıhtının, buradan koparak akciğer damarlarından birini veya birkaçını tıkaması sonucu oluşur.

Ölümlere neden olabileceği için hızlıca tespit edilmesi gerekir. Pıhtının oturduğu ve tıkadığı damarın büyüklüğüne göre şikayetler değişir.

Tüm dünyada kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerde kalp krizi ve inmeden sonra üçüncü sırada yer almaktadır. Bu da hastalığın ne kadar ciddi olduğunu göstermektedir.

Tümör hücreleri, hava kabarcıkları, yağ parçacıkları gibi nedenlerde akciğer damarlarında tıkanıklıklara neden olabilir. Biz bu yazımızda pıhtı nedeniyle gelişen tıkanıkları (tromboemboli) anlatacağız.

Akciğere Pıhtı Atması – Pulmuner Emboli Neden Olur?

Pıhtının ana kaynağı büyük oranda baldır ve bacak toplardamarlarıdır. Çeşitli nedenlerle kişinin baldır veya bacak toplardamarlarında pıhtı oluşur. Buradan kopan pıhtı parçası kalbe, oradan da akciğer damarlarına geçer.  Peki bacak damarlarında neden pıhtı oluşur?

Bacak damarlarında pıhtı oluşumunu kolaylaştıran bazı risk faktörleri vardır. Aşağıda sayacağımız nedenler hem bacaklarda pıhtı oluşumu (DVT) hem de akciğere pıhtı atması riskini arttırır.

  • Genetik pıhtılaşma bozuklukları: Bu hastalıklarda kişide genetik olarak pıhtılaşmaya yatkınlık vardır. Bu hastalıklardan en sık görülen faktör 5 leiden mutasyonudur.  Protein C eksikliği, protein s eksikliği, antitrombin eksikliği genetik olarak pıhtılaşmaya yatkınlık yaratan diğer hastalıklardır.
  • Kanserler: Özellikle bazı kanser tiplerinde (adenokanser) risk daha yüksektir.
  • Gebelik ve lohusalık: Bu dönemde hormonların etkisi ile pıhtılaşmaya yatkınlık görülür.
  • Varisler: Bacaklarda özellikle ciddi kan göllenmesine neden olan varisler.
  • Ameliyat sonrası: Büyük ameliyatlardan sonra akciğere pıhtı atma riski oluşur.
  • Yatağa bağımlılık: Kalça kırığı, kanser, felç gibi nedenlerle uzun süre yatağa bağımlı kalan kişilerde pıhtı atma riski daha yüksektir.
  • Hormon tedavisi: Doğum kontrol ilaçları ve östrojen hormonu kullananlar.
  • Kan hastalıkları: Alyuvar üretimini arttığı ve kan yüksekliğine neden olan polisitemia vera, trombosit yüksekliğine neden olan esansiyel trombositoz gibi… Ayrıca PNH (paroksismal nokturnal hemoglobinüri), trombotik trombositik purpura, DIC pıhtılaşmaya yatkınlık yaratan diğer hastalıklardır.
  • Obezite
  • İleri yaş
  • Sigara kullanımı
  • Lupus hastalığında da görülebilen antifosfolipid antikor sendromu
  • Hiperhomosisteinemi
  • Şeker hastalığı
  • Daha önce akciğere pıhtı atmış (pulmuner emboli) olması
  • Uzun süre hareketsiz seyahat (taşıtla uzun yol seyahati)
  • Behçet hastalığı, nefrotik sendrom

Bu faktörler, akciğere kesin pıhtı atacağı anlamına gelmez. Ancak bunların varlığında risk yükselir. Bazı hastalıklarda risk oldukça belirgin olduğundan önleyici tedavi başlanır.

Akciğere Pıhtı Atması Belirtileri

Belirtilerin şiddetini esas belirleyen tıkanan damarların büyüklüğü ve sayısıdır.

Görülebilecek belirtiler:

  • Nefes darlığı : Akciğere pıhtı atması durumunda en sık görülen belirtidir. Nefes darlığı genellikle aniden başlar ve gittikçe artar.
  • Göğüs ağrısı : Göğüsteki ağrı genellikle kalp krizinde görülenden farklıdır. Ağrı batıcı, saplayıcı, nefes almakla artan ve nefesini kesen karakterdedir.
  • Kan tükürme, öksürükle kan gelmesi
  • Öksürük (kan tükürme olmaksızın)
  • Baş dönmesi, bayılma, tansiyonda düşme
  • Hızlı nefes alıp verme
  • Çarpıntı
  • Hafif ateş
  • Yan ağrısı
  • Korku, endişe hali ve anksiyete görülebilir.

Bacak toplardamarlarındaki pıhtı bacakta şişliğe, ağrıya, kızarıklığa neden olabilir.

Akciğere pıhtılar, büyük damarları tıkayarak ani ölüme neden olabilir.

Teşhis

Akciğere pıhtı atması (pulmuner emboli) bazen hafif belirtiler ile seyredebileceği için diğer hastalıklarla karışabilir. Belirtileri ve risk faktörlerini olan kişilerde doktorun şüphesi üzerine şu tetkikler istenebilir:

  • D dimer testi : Akciğere pıhtı atması (pulmuner emboli) şüphesi olan kişide yapılan en değerli kan tetkikidir. Testin normal olması durumunda akciğerde pıhtı olmadığı düşünülür yani bu hastalıktan uzaklaşılır. Testin ciddi yüksek olması durumunda ise pıhtı olabileceği şüphesi ile ileri testlere geçilir.
  • Kan gazı testi: Genellikle bilekten veya kasıktan alınan atardamar kanı ile yapılan bir testtir. Bu test pulmuner emboliden şüphelenmeye neden olabilir.
  • Diğer kan tetkikleri: Kalp hastalıklarını dışlamak için troponin ve diğer rutin testler bakılabilir.
  • EKG: Kalp grafisi olarak bilinen bu test kalp hastalıklarını dışlamak için kullanılır. Ayrıca pıhtı atmasından (pulmuner emboli) şüphe etmeyi sağlayacak bazı değişiklikler de görülebilir.
  • Akciğer Grafisi (Röntgen): Akicğerdeki pıhtıyı göstermez ancak hem diğer hastalıkları dışlamak hem de pıhtıyı düşündürecek bulguları görmek için yapılır.
  • Ekokardiyografi: Kalp doktorlarının kalbi ultrason ile görüntülemesidir.
  • Ultrason: Bacaktaki pıhtıyı göstermek için kullanılabilir. Bacakta pıhtı olması durumunda şüphe artar. Akciğerdeki pıhtıyı göstermede kullanılmaz.
  • İlaçlı tomografi (BT Anjiografi): Akciğerdeki pıhtıyı göstermede en yaygın kullanılan testtir. Kesin teşhis için kullanılır. Damardan ilaç verilerek akciğerdeki damarlar incelenir ve pıhtı varsa tesbit edilir. Damardan ilaç (kontrast madde) verileceği için böbrek yetmezliği olanlarda yapılamayabilir.
  • Sintigrafi:  Ventilasyon-perfüzyon sintigrafisi olarak bilinen bu tetkik ilaçlı tomografi kadar hassas değilir. Böbrek yetmezliği veya ilaç alerjisi olupta ilaçlı tomografi çektiremeyen kişilerde kullanılır.

Akciğere Pıhtı Atması (Pulmuner Emboli) Tedavisi

Akciğere pıhtı atması şüphesi yüksek olan kişilerde teşhis kesinleşmeden tedavi başlanabilir. Tedavi hastalığın şiddetine göre değişir.

  • Hafif durumlarda: Pıhtının ufak damarları tıkadığı, kişinin tansiyonunu düşürmediği ve sağ kalp yetmezliğinin gelişmediği kişilerde sadece kan sulandırıcı tedavi verilir. Kan sulandırıcı olarak heparin, enoksaparin, deltaparin gibi ilaçlar kullanılır. İlaçlar damardan veya koldan iğne ile verilir.
  • Ağır durumlarda: Kişinin genel durumunun bozulduğu, tansiyonun ve kalp fonksiyonlarının etkilendiği durumlarda kan sulandırıcı ilaçlarla birlikte pıhtı eriticiler (streptokinaz, tPA gibi)  kullanılabilir. Pıhtı eriticiler ciddi kanamalara (beyin kanaması gibi) neden olabilirler. Bundan dolayı kanama riski taşıyan kişilerde kullanılmazlar.

Bu durum gebelik esnasında olursa tedavide yine kan sulandırıcılar kullanılır. Akciğere pıhtı atması (pulmuner emboli) tedavisinde vena kava filtreleri de kullanılabilir. Damardan girilerek ana toplardamarlara filtre konulur ve pıhtının akciğere gitmesi engellenir.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/akcigere-pihti-atmasi-pulmuner-emboli/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.