Tüp bebek Tedavisi ve Cinsiyet Seçimi

Tüp Bebek İle Cinsiyet Belirleme

Tüp bebek Tedavisi ve Cinsiyet Seçimi

Artık tüp bebek tedavisi ile doğacak bebeğin cinsiyetini belirlemek mümkün!

Tüp bebek tedavisi ile cinsiyet belirleme son yılların en merak edilen konularından biridir. Özellikle kız ya da erkek olması konusunda baskın isteklere sahip çiftlerin başvurduğu bu yöntem günümde uygulanmaktadır. Bebeğin cinsiyetini belirleme konusu etik olarak farklı görüşlere sahip bir konudur.

Ancak daha önceki bebeklerinin cinsiyeti sadece kız ya da sadece erkek olan çiftler bir sonraki doğacak olan bebeğin cinsiyetini belirlemek isteyebiliyorlar. Büyük oranda başarı sağlayan bu cinsiyet belirleme yöntemi (PGT) için belirli şartlar aranmaktadır.

Makalemizin devamında bu konudaki detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kısaca PGT olarak adlandırılan ve genetik ayıklama yöntemi ile bebek dünyaya gelmeden önce cinsiyet tercihinde bulunmak mümkün mü? İşte tüm merak edilenler…

Embriyonal dönemde, bebek henüz anne karnına girmeden, cinsiyetini belirlemek günümüzde mümkün durumda. Preimplantasyon Genetik Tanı (yani kısaca PGT) için tüp bebek uygulamasına ve bir embriyo meydana getirilmesine gerek duyulmaktadır. Günümüzde yaygın olarak gerçekleştirilen tüp bebek uygulamalarında cinsiyet seçimi tercihi büyük bir kolaylıkla yapılabiliyor.

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) Nedir?

Son yıllarda tüp bebekte cinsiyet belirleme ile birlikte gündeme gelmiş olsa da aslında Preimplantasyon Genetik Tanı yani PGT genetik bozukluğu bulunan embriyoların tespit edilmesi amacıyla uygulanan bir tanı yöntemidir. Bu genetik analiz, embriyolarda cinsiyetin de belirlenmesinde kullanılmaya başlandı. Peki, PGT neden yapılıyor?

Bilindiği gibi tüp bebek yönteminde amaç en sağlıklı embriyoların anne adayına transfer edilmesidir. Genetik bozukluğu olan embriyolar anne karnına transfer edildiğinde tutunamayabiliyor. Tutunsa dahi çok ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor.

Dolayısıyla bebeğin doğumu ile birlikte anne ve babayı oldukça zor bir yaşam bekliyor olabilir. Tüm bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak amacıyla transfer öncesinde embriyoların genetik analizi PGT yöntemi ile yapılıyor. Sağlıklı olan embriyolar seçiliyor.

% 99 Oranında Başarılı Sonuç

Peki ama cinsiyet belirlemek için uygulanan PGT yöntemleri ile başarılı sonuçlar elde edilebiliyor mu?
PGT yöntemleri içerisinde cinsiyet belirleme; yapılan en belirgin tercihler arasındadır. %99.9 gibi çok büyük bir oranda başarı sağlanabiliyor.

Literatürde XX şeklindeki kromozom kız, XY şeklindeki kromozom ise erkek olarak ifade edilir. Rahme XX kromozomu yerleştirilmesi ve kadının da gebe kalması durumunda kesin olarak kız çocuğu olur. XY kromozomu yerleştirilmesi durumunda ise kadın erkek çocuk dünyaya getirir.

Tüm bunların yanı sıra kadının gebe kalma şansı tüp bebek uygulamalarındaki gebelik şansı ile eşit durumdadır. Anne adayının yaşı ve yumurta rezerviyle ilişkili olarak değişebilmektedir. Rahim içerisine yerleştirilen embriyonun tutmama şansı vardır.

Ancak tutması halinde bebeğin cinsiyeti kesinlikle tercih edildiği gibi; kız veya erkek olacaktır.

Günümüzde Neden Bu Kadar Tartışılıyor?

Öncelikle yalnızca dünyaya gelecek olan çocuğun cinsiyetini belirlemek amacı ile tüp bebek ve PGT uygulaması yapılmasının ne denli doğru ve etik olduğu üzerinde yoğun bir sekilde tartışılıyor.

Tüp bebek uygulamalarının son derece güvenli olmasından dolayı, tüp bebek yapılması kabul edilebilir bir uygulama olabilmektedir ve önemli komplikasyon ve hayati teh riski oldukça düşüktür. Ailedeki cinsiyet oranının dengelenmesini sağlamak amacıyla erkek çocuğu olanlar kız, kız çocuğu olanlar ise erkek çocuk isteyebiliyor.

Bundan dolayı PGT uygulanması; kimi çevrelerce etik karşılanmakla birlikte, karşı cinse ait embriyoların atılacağı fikri yanlış olarak değerlendiriliyor.

Bu Yöntem, Aile Planlamasına Yönelik Uygulanabilir mi?

Ailelerin dünyaya getirecekleri ilk bebek için cinsiyet tercihi, tüm dünyada genel itibariyle kabul gören bir durum değildir..

Daha önce tüp bebek uygulaması ile ya da normal yoldan hamile kalmış, ancak istenilen ikinci bebek için tüp bebeğe gerek duyulan çiftlerde ise; karşı cinsin seçilmesi etik yönden kabul görebiliyor.

Böyle bir durumda genel olarak kız çocuğu olanların erkek, erkek çocuğu olanların ise kız seçecekleri göz önünde bulundurulursa; dengesiz bir dağılım söz konusu olmayacaktır.

İnfertilit tanısı konmuş olan bu çiftlerde, arta kalan embriyoların daha sonra kullanılmak üzere dondurulup saklanabilme durumu da söz konusudur. Bir cinsiyete ait çok sayıda çocuğu bulunan çiftlerde ise tüp bebek ve PGT yöntemiyle cinsiyet seçimi yapılması, farklı etik tartışmalara yol açacak önemli bir husustur. Böyle bir durumda, karşı cinse ait olan embriyoların yok edilmesi sorunu söz konusu olmaktadır.

Cinsiyet Tercihinin Belli Şartları Bulunuyor mu?

Dünyada uygulanan genel esasa göre; cinsiyet tercihi yaptıracak ailelerin daha önce minimum iki çocuğu olması şartı aranmaktadır. Bu şartı sağlayan ailelerin her iki çocuğu da aynı cinsiyette ise, üçüncü çocuğun farklı cinsten seçimi mümkün olabiliyor.

Cinsiyet Seçimi Etiğe Uygun mu, Aykırı mı? Dünyanın Nüfus Dengesinin Bozulmasına Neden Olabilir mi?

Cinsiyet seçimi konusunda en çok konuşulan durumlardan bir tanesi de bu durumun genel popülasyon içerisindeki erkek-kız oranını nasıl etkileyeceği üzerinedir.

Gerçeklestirilen bu uygulamaların yaygın bir sahada kullanılması ile, bazı kültürlerde özel istek gören cinsiyet olan erkeklerin artacağı kuşkusu olsa dahi; ileri vadede bu durumun dengeleneceği ve tercih edilen cinsiyetin kız olacağı tahmin edilmektedir.

Yapılan tüp bebek uygulamalarının genel popülasyondaki oranına göz atılacak olursa; bugün için bu önemli bir problem olarak değerlendirilmemektedir.

Cinsiyet tercihinden yana olanlar, bunun genel anlamda artan dünya nüfusuna bir denge sunacağını ve ailelerin çoğunlukla karşı cinsten iki çocuğa sahip olduktan sonra, artık çocuk yapmayacaklarını ifade etmektedir.

Cinsiyet tercihini savunan kesimlerin savunduğu bir diğer tez ise; istenmeyen cinsiyete sahip çocukların daha az sevgi ve ilgi görebileceği ve hatta karşı cinse ait çocukların cinsiyet belirlendikten sonra düşükle neticelenebileceğidir. Kısacası; günümüzde uygulamaya getirilen cinsiyet seçiminin etik olup olmadığı sorusunun basit bir cevabı bulunmadığı ve her iki tezi savunanların da haklı gerekçeleri bulunduğu noktalar olduğu aşikârdır.

Cinsiyet Belirleme Uygulaması Yasal mı? Türkiye’de Yasak Kıbrısta Serbest mi?

Bazı kalıtımsal hastalıklar sadece kız veya sadece erkek çocuklarında kendini gösterebiliyor. Böyle bir durumda hekim raporu ile gerek duyulduğu ispat edilirse, ülkemizde de laboratuvar ortamlarında rahatlıkla cinsiyet seçimi yapılabilmekyedir.

Ancak Kıbrıs’ta bu husustaki yasaklar Türkiye’ye oranla daha az sınır getiriyor ve bu nedenle de uygulamanın daha rahat bir şekilde gerçekleştirilmesi mümkün olabiliyor. Dünya üzerindeki bazı ülkelerde bu uygulama zaten bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmakta. Örneğin Hindistan… İsrail’de de bu uygulama tamamen serbest bir şekilde gerçekleştiriliyor.

Devlet denetiminde bulunan merkezlerde bir çocuğu olan aileler, karşı cinse sahip çocuk isterlerse bunu PGT yöntemiyle tercih edebiliyorlar

Tüp Bebekte Cinsiyet Seçimi Aşamaları

Tüp bebek uygulamasında artık cinsiyet seçiminin yapılabiliyor olması, çiftlerin tüp bebekte cinsiyet seçimi aşamaları hakkında bilgi sahibi olmak istemesini de beraberinde getirdi.

Aslında standart bir tüp bebek uygulamasındaki aşamalar, cinsiyet seçimi aşamalarından farklı değil. Sadece PGT yönteminin devreye girmesiyle birlikte embriyo cinsiyetinin de belirlenmesi bu aşamalara ilave ediliyor.

Tüp bebek cinsiyet seçimi aşamaları şu şekildedir:

  • Anne ve baba adayından bazı testleri yaptırmaları istenir.
  • Anne adayının ilk adet döneminin 2 veya 3. gününde ilaç kullanımına başlanır. Bu sürede anne adayının yumurta takibi de gerçekleştirilir.
  • Yumurtalar istenen büyüklüğe eriştiğinde yumurta çatlatma iğnesi yapılır. İğne enjeksiyonundan 36 saat sonra yumurta toplama safhasına geçilir.
  • Anestezi altında anne adayından yumurtalar alınır. Baba adayından alınan sperm ile yumurtalar laboratuvar ortamında birleştirilir.
  • Bu birleşme ile elde edilen embriyolar 3 gün takip edilir. Ardından devreye PGT yöntemi girer. Bu yöntemle embriyoların kromozomal yapısı incelenerek cinsiyet belirlenir.
  • Seçilen embriyolar 5. günde anne adayına transfer edilir. Anne adayı 2 saat dinlenme odasında istirahat eder ve ardından günlük hayatına dönebilir.
  • Embriyo transferinden 12 gün sonra anne adayından kan numunesi alınarak BHCG hormonuna bakılır ve gebeliğin gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenir.

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) Aşamaları

  • Tüp bebek tedavisine standart bir şekilde başlanır.
  • Anne ve baba adayından alınan yumurta ve sperm ile döllenme işlemi yapılır.
  • Embriyo 3 gün boyunca gelişmeye bırakılır.
  • Döllenmeden sonraki 3. günde 8 hücreye bölünmüş şekilde olan embriyodan tek bir hücre alınarak biyopsi işlemi gerçekleştirilir.
  • Biyopsi genetik laboratuvar ortamında DNA moleküler analiz işlemine alınır. Bu analiz esnasında anormal gen olup olmadığı incelenir. Söz konusu inceleme sırasında embriyonun cinsiyeti de anlaşılabilir.

Tüp Bebekte Cinsiyet Belirleme ve PGT Hangi Durumlarda Uygulanıyor?

  • Bebeğin cinsiyetine dair olası genetik bozukluklar durumunda
  • Kromozommal bozukluğu olan ve bu bozukluğun genetik olarak bebeğe aktarılabilmesi olasılığında
  • Tekrarlayan düşük durumunda
  • Engelli bebek riskinin önlenmesi amacıyla
  • Anomaliye sahip bebeği olan çiftlerin sağlıklı bebek istemeleri durumunda
  • 40 yaşından sonra bebek sahibi olmak isteyen kadınlarda
  • Herhangi bir genetik hastalık taşıyan çiftlerde
  • 35 yaş üzeri ve amniyosentez korkusu olan kadınlarda

Источник: https://hamilelik.com.tr/tup-bebek-ile-cinsiyet-belirleme/

Tüp Bebekte Cinsiyet Belirleme

Tüp bebek Tedavisi ve Cinsiyet Seçimi

ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME: Yeni düzenlenen yasal mevzuat gereği, merkezimiz tarafından gerçekleştirilen Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) işlemi, sadece genetik tarama amaçlı yapılmakta olup, cinsiyet belirleme amacıyla yapılmamaktadır.

Günümüzde, teknolojinin son geldiği noktada, çiftler daha hamilelik oluşmadan, doğacak bebeklerinin sağlığından ve cinsiyetinden, neredeyse %100 oranında emin olabiliyorlar. Tüp bebek işlemlerinde uygulanan, genetik tanı adı verilen PGT (preimplantaston genetik tanı) sayesinde, tüp bebekte cinsiyet belirleme artık mümkün!

Peki cinsiyet belirleme işlemi kimler için uygundur? Kimler yaptırabilir?
Tüp bebekte, PGT ile cinsiyet belirleme işlemini, hem doğacak bebeklerinin genetik anlamda sağlıklı olduğundan emin olmak isteyen çiftler, hem de aile planlaması açısından, aynı şekilde, cinsiyetlerinden de emin olmak isteyen çiftler rahatlıkla yaptırmaktadır. Dünyanın her yerinden, her yıl yüzlerce çift, sadece bu işlemi yaptırmak için, bize başvurmaktadır. Kız çocuklarına sahip aileler, hem soylarının devamı için, hem de fırsatları varken erkek çocuk sevgisini tatmak için, bu işlemi en çok yaptıran ailelerdir. Ancak, kız çocuk için başvuran çiftlerin sayısı da kesinlikle azımsanmayacak orandadır. 

Tüp bebekte cinsiyet belirleme işlemi, çoğunlukla, yukarıda bahsedildiği gibi, doğacak bebeğin cinsiyetini belirlemek amacıyla yapılsa da, yalnızca sağlık amaçlı yapıldığı durumlar bulunmaktadır.

Özellikle genetik bir hastalığın taşıyıcısı olan aileler, aynı hastalığın, doğacak bebeklerinde de olmayacağından emin olmak adına, PGT işlemini yaptırıyorlar.

Ya da 35 yaşın üzerindeki annelerin bebeklerinde, yumurta yaşından ötürü, down sendromu veya benzer kromozomal hastalıklar daha sık görülmeye başladığı için, bu hastalıkların olmadığından emin olmak adına yaptırabiliyorlar.

Tüp Bebekte Cinsiyet Belirleme ile bebeğin sağlığı ve cinsiyeti nasıl garantilenebiliyor?

Elbette tıp alanında hiç bir işlemin %100 garanti olmadığı vurgulamakta yarar var, ancak bu işlemin kesinliği %99'dur (%1 tıptaki yanılma payı) yani neredeyse %100dür.

Tüp bebekte cinsiyet belirleme işlemi, özetle, genetik laboratuvarlarında, preimplantasyon genetik tanı adı verilen yöntemle ve anne-babanın üreme hücreleriyle oluşan embriyolarından, birer hücre alınarak gerçekleştirilen bir işlemdir.

Bu hücre analizi sayesinde, down sendromu (mongolizm), turner sendromu da dahil, en çok bilinen beş kromozomal hastalık tek tek incelenmekte ve sağlıklı embriyolar anne rahmine transfer edilmektedir. 

Bu bahsedilen, anne ve babadan yumurta ve sperm alınması süreci, birebir tüp bebek işlemi gibi ilerlemektedir. Dolayısıyla, çiftler bu işleme, standart bir tüp bebek işlemi gibi hazırlanmaktadırlar.

Ayrıca cinsiyet seçimi sayfasından, işlem ile ilgili daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

En eski çağlardan bu yana, gebelik süreci ve doğacak bebeğin cinsiyeti hem anne baba için, hem de çevreleri için oldukça merak uyandıran bir konu olmuştur. Dolayısıyla hem bu merakın giderilmesi hem de bebeğin anne karnındaki gelişim takibi amacıyla ultrason görüntülemesinin yapılmaya başlanmasıyla, gebeliğin 4. ya da 5.

ayında çiftler bebeklerinin cinsiyetlerini çoğu zaman öğrenebiliyorlar. Ancak günümüzde çiftler, daha gebelik oluşmadan, bebeklerinin cinsiyetini kesin olarak bilmek, hatta kendileri karar vermek istiyorlar. İşte bu noktada, tüp bebekte cinsiyet seçimi öne çıkıyor ve çiftlerin isteklerine cevap oluyor.

Tüp bebekte cinsiyet seçimi nasıl gerçekleştirilir?

Tüp bebekte cinsiyet seçimi, preimplantasyon genetik tanı, yani PGT olarak da bilinen, detaylı bir genetik tarama işlemiyle gerçekleştiriliyor. Bu genetik tanı işleminin yapılabilmesi için, anne adayı, yaklaşık 10 günlük bir süre içerisinde, aynı tüp bebek tedavisi uygulanacakmış gibi hazırlanıyor.

Anne adayının yumurtaları, doktor kontrolünde, çeşitli ilaçlar kullanılarak, geliştiriliyor, olgunlaştırılıyor ve işleme hazır hale getiriliyor. Yumurtalar istenilen büyüklüklere geldiğinde, hazır olan yumurtalar, anestezi altında, oldukça kısa ve basit bir işlemle toplanıyor ve baba adayının sperm hücresi ile mikro enjeksiyon yöntemiyle dölleniyor.

Bu işlemde, sperm hücresi direk olarak yumurta hücresinin içerisine yerleştiriliyor ve dölleme bu şekilde gerçekleşiyor .

Bu aşamada, embriyolog ve tedaviyi yöneten doktorun deneyimi çok büyük önem taşıyor, çünkü döllemenin rasgele seçimlerle değil, doktorun da gözetiminde, spermlerin yapı ve hareketlerine bakılarak, istenilen cinsiyette olduğu düşünülen sperm hücreleriyle yapılması, genetik tanı işleminin istenilen sonuçları vermesi üzerine etkili oluyor.

Preimplantasyon Genetik Tanı Süreci

Tüp bebekte cinsiyet seçimiişlemi, esas olarak, döllemenin 3. günü, 8 hücreli durumda olan embriyolardan alınan tek hücre biyopsisi ile yapılmaktadır.

Alınan biyopsi ile, embriyoların genetik yapıları, kromozom sayıları, hassas bir şekilde, tek tek incelenmekte ve embriyoların kromozom yapıları elde edilmektedir. Kromozom yapıları, embriyoların cinsiyetlerini %99.

9 oranında (%0.1 tıptaki yanılma payıdır) yani kesin olarak söylemektedir.

Genetik tanı sürecinde hangi hastalıklar incelenir?

Bu genetik kromozom analizi yöntemiyle, cinsiyeti görebilmek adına, embriyoların kromozom yapıları incelendiğinden, embriyolar genel olarak, down sendromu (mongolluk), turner sendromu, trizomi (kromozom sayılarının normalden daha fazla olması durumu), monozomi (kromozom sayılarının normalden daha az sayıda olması durumu) gibi, en çok bilinen 5 genetik hastalığa karşı da taranmaktadır ve bu tür kromozomal hastalıkları taşıdığı görülen embriyolar, sağlıklı embriyolardan ayrılmaktadır.

Bu kromozomal hastalıkların dışında, doğacak bebeklerine geçme riski olan, ciddi genetik hastalıkları bulunan çiftlerde ya da her iki çiftin de taşıyıcı olduğu durumlarda ise, ilgili hastalık geni ile ilgili araştırma yapılabilmektedir. Yalnız bu araştırma için, 2 ya da 3 ay öncesinde, anne ve babadan kan örmekleri alınarak, detaylı çalışma yapılması gerekmektedir.

Transfer günü, anne adayına, istenilen cinsiyette ve kromozomal hastalıklara karşı taranmış, sağlıklı embriyolar transfer edilmektedir.

Dolayısıyla, Preimplantasyon genetik tanı (PGT) işlemi ile, tüp bebekte cinsiyet belirlenmesinin yanında, belki de cinsiyetten daha önemli olarak kabul edebileceğimiz bir diğer sonuç, doğacak bebeklerin sağlıklı olacağıdır.

Dolayısıyla, embriyoların genetik araştırmaları en başından yapıldığı için, amniyosentez gibi, annenin karnından sıvı alınarak yapılan uygulamaya da gerek olmayacaktır.

Tüp bebekte cinsiyet seçimi işlemi hangi ülkelerde yapılabilir?

PGT ile tüp bebekte cinsiyet seçimi işlemi, Türkiye Cumhuriyeti de dahil olmak üzere, çoğu yasal değildir. Yasal olduğu, Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde ise, çok yüksek ücretlerle yapılmaktadır.

 Kuzey Kıbrıs’ta ise, tamamen yasal olarak, çok daha ekonomik ücretlerle, seçkin doktorlar tarafından büyük bir başarıyla gerçekleştirilmektedir.

 Dolayısıyla, Amerika dahil, dünyanın dört bir ülkesinden, her yıl binlerce çift, tüp bebekte cinsiyet seçimi için, Kıbrıs’ı tercih etmektedir.

Tüp bebekte cinsiyet seçimi işlemi süreci toplamda 18-20 gün sürmekte, bu sürecin ön hazırlık süreci olan 10-12 günlük süre çiftlerin kendi ülkelerinde geçmekte, sonrasında Kıbrıs’taki tedavi süreci için ise1 haftalık süre yeterli olmaktadır.

Çiftler bu süreyi, tedavinin yanında, Kıbrıs’ın eşsiz havası ve ortamında, güzel bir tatil fırsatı olarak görmektedirler. İş yoğunluklarından ya da diğer nedenlerden ötürü, 1 hafta kalamayacak olan çiftler ise, yumurta toplama günü gelip, dönebiliyor ve 5 gün sonra da transfer için gelebiliyorlar.

Tüp bebekte cinsiyet belirleme ücreti ve daha detaylı bilgi için, alttaki iletişim numaramızdan hemen bize ulaşabilirsiniz:
+90 533 874 24 14
veya alttaki iletişim formumuzdan bize yazın, biz sizi arayalım

Источник: https://www.kibristupbebek.org/tup-bebekte-cinsiyet-belirleme.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.