Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Kriterleri

içerik

Tüp bebek tedavisinde başarı neye bağlı? Öneriler ve uyarılar

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Kriterleri

Yaş: Yaşınız ve kendi yumurtalarınızın kullanılması, dikkate alınması gereken bir faktördür.

Genç kadınların, tüp bebek tedavisinde başarı şansı daha yüksekken, başarı şansını azaltan faktörler arasında kadının yaşı ve kadının daha az sayıda yumurtasının olmasıdır.

Aslında, 35 yaşın altındaki kadınlar için başarı oranı %40’tır; ancak, 42 yaşın üzerindeki kadınlarda başarı oranı %4’tür.

Önceki Gebelikler: Düşünülmesi gereken bir diğer faktör de, daha önce hamile kalıp kalmadığınızdır. Eğer, daha önce tüp bebek tedavisi gördüğünüz partneriniz, daha önce hamile kaldığınız partneriniz ise, tedavide başarı şansınız daha yüksektir. Tekrarlayan düşük ya da farklı bir partner gibi faktörler, başarı şansınızı azaltabilir.

Kısırlığın Altında Yatan Neden

Bazı erkeklerin kısırlık problemleri, tüp bebek tedavisinin başarısını etkilerken; kadınlarda rahim anormallikleri ya da fibroid tümörlerine maruz kalma gibi faktörler de tüp bebek tedavisi ile başarı olasılığını azaltmaktadır. Her iki partnerin de tüp bebek tedavisinde başarı şansı düşükse, kısır olduğunuz sürenin uzunluğu gibi faktörler de göz önünde bulundurulmalıdır.

Yaşam Tarzı Alışkanlıklarınız

Bir bebek sahibi olma şansınızı arttırmak istiyorsanız sigara içmeyi bırakın. Aslında, bir kadının, tüp bebek tedavisine başlamadan en az 3 ay önce, sigarayı bırakması gerekir. Sigara içen kadınların, yumurtalıklarını uyarmak için daha yüksek dozda doğurganlık ilaçlara ihtiyacı vardır ve sigara içenler içmeyenlere göre daha düşük implantasyon oranlarına sahiptir.

Tüp bebek tedavisinde başarıyı engelleyen durumlar

Tüp bebek tedavisine başlamadan önce; tedavi ile ilişkili olan ve sonuçları etkilediği bilinen duygusal ve fiziksel faktörlerin tanımlanması ve düzenlenmesi gerekir.

Örneğin, 35 yaşın üzerinde misiniz? Yumurta ve spermlerin kalitesinin, yaşınıza bağlı olduğunu bilmelisiniz. Genç kadınların tüp bebek tedavisinde başarı şansı daha yüksektir.

Yaşınız ilerledikçe, yumurtaların kalitesi ve miktarı da azalır, bu da, tüp bebek tedavisinin başarı şansını azaltabilir.

Tüp bebek tedavisi görenlerin dikkat etmesi gereken önemli konular!

Peki, kısırlık probleminizi biliyor musunuz?

Tüp bebek tedavisinde başarı, ovülasyona bağlıdır. Düşük yumurtalık rezervini gösteren yüksek FSH seviyeleri gibi yumurtalık disfonksiyonu, başarı şansını azaltabilir.

Tüp bebek tedavisinde başarıyı engelleyen durumlardan biri, embriyo kalitesidir. Bu nedenle, embriyonu kalitesi, daha önce test edilmelidir.

Kalitede anormallikler varsa ve yanlış zamanda rahme yerleştirilirse, tüp bebek tedavisinin başarısız olmasına neden olacaktır.

Başarısız tüp bebek tedavisi geçiren çiftlerde başarı şansını arttıracak önlemler nelerdir? Bir tüp bebek tedaviniz başarısız mı oldu?

Çok üzgünsünüz, ancak başarısızlığınız, bir bebek sahibi olma şansınızı arttırmak için bir şans olabilir.

Negatif bir hamilelik testi sonucu ya da düşük ile karşılaştıysanız, devam etmeden önce, tüm faktörlere bakmanız gerekir. Hiçbir tedavi, size başarıyı garanti edemez.

Bununla birlikte, her başarısız tedavi sonrasında, neyin doğru ve yanlış gittiğinin araştırılması gerekir. Peki, nereden başlamalı?

  • Yumurta sayısı ve kalitesi
  • Döllenme ve embriyo gelişimi, laboratuvarda ne oldu?
  • Embriyo transferi
  • İmplantasyonu önleyebilecek rahim ve diğer maternal faktörler

İlk önce, uyarıma bakılması gerekir. Doktorunuz ve ekibinin öncelikli amacı, laboratuvarda, en uygun olgun yumurta sayısının nasıl alınacağını belirlemektir. Yumurtalıklarınızın aşırı uyarılmaması gerekir, çünkü bu başka bir dizi problem yaratır.

Tüp bebek tedavisinin uzman merkezlerde yapılması önemlidir

Bu nedenle, başarısız bir tüp bebek tedavisinden sonra, laboratuvara verilen olgun yumurta sayısını ve olgun yumurtaların, diğer olgunlaşmamış yumurtalara oranının gözden geçirilmesi gerekir. Bu, altta yatan yumurta sorununu ortaya çıkarabilir.

Kısırlık tedavisi başarısında yaş major faktördür!

Bir çiftin bebek sahibi olma şansını etkileyen en önemli faktör, kadının yaşıdır. 36 yaşını doldurduktan sonra, doğal yollarla hamile kalma şansınız, 20’li yaşlarınıza göre yarı yarıya azalır. 41 yaşına geldiğinizde bu şans, yalnızca %4’e düşüyor.

Dolayısıyla, tüp bebek tedavisinde, kadının yaşı, başarı şansını doğrudan etkilemektedir. İlerleyen yaş ile birlikte; bir kadının vücudunda doğal yollarla gebe kalma sürecini engelleyebilecek veya düşüklere yol açabilecek birçok fizyolojik değişiklik meydana gelir.

Ayrıca, ileri yaş ile birlikte, Down sendromu, düşük yapma olasılığı ve kromozomal anormallikler de artmaktadır.

Erkeklerde kısırlık nedenleri ve güncel tedavi seçenekleri

Blastosist transferi ile tutunma şansı artıyor!

Tüp bebek tedavisinde başarı oranları, son yıllarda artış gösteriyor. Bu başarıyı etkileyen faktörlerden biri, embriyo beş günlük olduğunda, artan blastosist transferinin kullanımıdır.

Adayların %45’i, tüp bebek tedavisinde blastosist transferi sonrası gebe kalıyor. Uzmanlar; embriyonun, yumurtadan fallop tüpüne doğru ilerlemesinin, yaklaşık 5 gün sürdüğünü belirtiyor.

Bu nedenle, transfer, embriyodaki hücrelerin farklılaşmaya başladığı aşamada oluyor.

Tüp bebek tedavisinde akupunktur ile başarı artıyor!

Eğer genç ve sağlıklıysanız ve tıkalı tüpler nedeniyle tüp bebek tedavisi oluyorsanız, akupunktur fayda sağlamayabilir. Ancak, süreç hakkında biraz stresli hissediyorsanız, o zaman kesinlikle düşünmelisiniz. Akupunkturun tüp bebek tedavisinin sonuçlarına etkisini inceleyen birçok klinik çalışma raporu bulunmaktadır.

Çalışmaların bir kısmı, tüp bebek tedavisinin stimülasyon fazı sırasında ve aynı zamanda embriyo transferi gününde uygulanan akupunkturun etkisine baktı.


Tüp bebek tedavisi gören hastaların akupunktur tedavisini inceleyen 9 çalışmadan 2’sinde hiçbir etkisi bulunmamıştır, 7’si akupunkturun, tüp bebek tedavisinin sonuçlarında bir avantaj sağladığı ancak bazı durumlarda avantajın sadece başarı şansının yüksek olmadığı veya normal olduğu zaman anlamlı olduğunu belirtmiştir. Akupunkturun embriyo transferi sırasında etkisini inceleyen çalışmalara bakıldığında, akupunktur tedavisi ile daha iyi sonuçlar elde etmenin mümkün olduğunu görebiliriz.

Kaynaklar ve ileri okuma:1 – US NIH – Estimating the chance of success in IVF treatment using a ranking algorithm 2 – Bülent Tıraş – Tüp bebek tedavisinde başarı neye bağlı? 3 – WebMD – Age Matters for In Vitro Fertilization Success

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/tup-bebek-tedavisinde-basari-neye-bagli-oneriler-ve-uyarilar/

Tüp Bebek Merkezleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler ve Başarı Oranları

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Kriterleri

Tüp bebek merkezlerinin son yıllarda sayılarının artması nedeniyle çiftlerin seçim yaparken yaşadıkları zorlukları azaltmak adına tüp bebek merkezleri ve başarı oranları hakkında detaylar.

Tüp Bebek Merkezleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Tüp bebek merkezleri seçimi tüp bebek tedavisi uygulamalarında başarılı sonuçlara ulaşabilmek açısından son derece önemlidir. Seçilecek merkeze iyi araştırılarak karar verilmesi çok önemlidir. Peki bu merkezler ne iş yaparlar, ne ye göre çalışırlar ve bilinmesi gereken daha birçok ayrıntıya değinmek konu hakkında bilgi almak isteyenler açısından faydalı olacaktır.

Tüp bebek merkezleri sağlık bakanlığının üremeye yardımcı tedavi (ÜYTE) uygulamaları ve üreme yardımcı tedavi merkezleri hakkında yayınlanan yönetmeliğe tabi olarak faaliyet göstermektedirler. Tüp bebek merkezleri her hangi bir hastane ya da tıp merkezinin içerisinde kurulabildiği gibi bunların dışında bağımsız gerekli şartları sağlayan ruhsatlı binalarda da kurulabilirler.

Merkezlerin görevi anne adayından alınan yumurta ile baba adayından alınan spermin uygun tıbbi yöntemler ile vücudun dışında döllendirilip, oluşan embriyonun yine tıbbi yöntemlerle anne rahmine yerleştirilmesidir.

Tüp bebek merkezlerinde, merkezden sorumlu bir müdür ( baştabip bu görevi yürütebilir), ÜYTE sorumlusu, ÜYTE laboratuvar sorumlusu, üroloji uzmanı, anestezi ve reanimasyon uzmanı, en az bir biyolog veya laboratuvar teknisyeni, hemşire, sekreter, hasta kayıt personeli, yeteri kadar temizlik çalışanı ile güvenlik personeli bulundurulması zorunludur.

Tüp Bebek Merkezleri ve Başarı Oranları

Tüp bebek uygulama merkezlerinin geneline bakıldığında %40-60 arasında bir oranda başarı gösterdikleri bilinmektedir.

Başarıyı etkileyen faktörlerin merkezin uygulaması, ekipman ve personel kalitesinin yanında en büyük etkenin bireyin durumu ve ona uygun seçilen tedavi olduğu unutulmamalıdır.

Bu yazımızdan başarı oranları iyi olan ve sık tercih edilen bazı tedavi merkezleri hakkında bilgi edinebilirsiniz.

  • Jinemed Kalamış Tüp Bebek Merkezi: Dünyada açılan ilk tüp bebek merkezinin ardından Türkiye’de 1989 yılında ilk merkezi kuran sağlık kuruluşu olma özelliğini taşımaktadır. 4 farklı ülkede toplam 7 merkez ile hizmete devam eden kuruluş başarı oranıyla da sağlık sektöründe tercihler arasında gösterilmektedir.
  • Bahçeci Tüp Bebek Merkezleri: 20 yılı aşkın süredir İstanbul başta olmak üzere farklı birçok coğrafyada faaliyet gösteren başarı oranlarıyla dünya genelinde de adından söz ettiren merkezlerde kişiye özel tüp bebek yöntemleri uygulanmaktadır. Merkez geçmişinden bu güne otuz bini aşkın bebek sayısına ulaşmıştır. Hastaların %75’inin seçimlerinde öncelikli tercihtir.
  • Medicana International İstanbul Tüp Bebek Merkezi: Merkez İstanbul Beylikdüzü’nde Medicana International İstanbul Hastanesi içerisinde yer almaktadır. 2008 yılında kurulmuş olan merkez 20 kişilik uzman kadrosu ile hizmet vermekte olup SGK anlaşmalıdır. Başarısız sonuç almış birçok hastanın adresi olan ve başarı oranı yüksek bir kurumdur.
  • Özel Ege Tüp Bebek Merkezi : İzmir Kahramanlar’da bulunan tüp bebek merkezi,2000 yılından buyana ülkenin birçok ilinden gelen hastaların çocuk sahibi olma sevinciyle merkezlerinden ayrılmasını sağlamış başarısı dolayısıyla tercih edilen bir infertilite araştırma uygulama merkezidir.
  • Özel Ankara Tüp Bebek Merkezi:Ankara’da bulunan merkez 1995 yılından buyana üreme sağlığı alanında hizmet vermekte olup 2002 yılından itibaren de tüp bebek tedavisi üzerine kurulan ekibi ile çalışmalarına devam etmektedir. Merkez 2009 yılında yetkilendirilmiş bir eğitim kurumu olmuş ve aynı zamanda tüp bebek alanı ile ilgili klinik ve laboratuvar eğitimi vererek sektörde ki meslektaşların gelişimini de önemsediğini göstermiştir.
  • Acıbadem Tüp Bebek Merkezi: 1998 senesinde kurularak günümüze kadar hizmet vermeye devam etmektedir.  Bursa ve İstanbul ile birlikte toplam dokuz farklı ilde kurulmuş şubelere sahip olan Acıbadem Bursa Tüp Bebek Merkezi ve Acıbadem İstanbul Tüp Bebek Merkezi tedavi sırasında ele geçen fazla sayıda embriyonun dondurulması işlemiyle de ileri dönmeler için umut saklamaktadır.
  • Pembe Mavi Tüp Bebek Merkezi: Bursa’da 10 yılı aşkın süredir tecrübeli ekibiyle tüp bebek tedavisi hizmeti vermekte olan merkez 7 gün 24 saat çalışmaya devam etmektedir. Bursa ilinde hizmet veren merkezin amacı tüm gelişmeleri takip ederek, tedavi yöntemlerinde en güncel uygulamalarla hasta memnuniyetini ve başarı oranını en yüksek seviyede tutmaktır. Bursa ilinde yaşayarak tüp bebek merkezi arayışında olanların mutlaka seçenekleri arasında yer almalıdır.
  • Antalya Tüp Bebek Merkezi:Antalya Konak’ta hizmet veren merkez 2000 yılında kurulmuş ve kuruluşundan bugüne kadar on bine yakın bebek doğumu ile başarı oranını yüksek tutmayı başarmıştır. Merkezde 2007 yılından bu yana da ISO 9001 belgesiyle toplam kalite standartlarına uygun yöntemler takip edilmektedir.
  • Novafertil Tüp Bebek Merkezi:2009 yılında Konya’da faaliyete başlayan merkez Konya dışında Samsun, Gaziantep illerin de ve yurt dışında da hizmet vermeye devam etmektedir. Konya ve çevresinde bulunan hastalara umut olma hedefiyle kurulan ekip başarılı kadrosuyla yurt içi ve yurt dışından gelen tüm hastalara kapılarını açmaktadır.

Başarılı Tüp Bebek Merkezi Önerileri

Tüp bebekte başarı oranı yüksek merkezler hakkında detaylı bilgiye yazımızın devamında ele aldığımız klinik derlemelerini okuyarak ulaşabilirsiniz.

Tüp bebek tedavisinde başarı oranı yüksek başka merkezler hakkında düşüncelerinizi tüp bebek merkezi özellikleri yazımıza göre şekillendirebilirsiniz.

Tüp bebek başarı oranı yüksek olan merkezlerden derlediklerimiz ile yazımıza devam edeceğiz.

  • Jinemed Sağlık Grubu – Kalamış Tüp Bebek MerkeziMerkezin başarısı yurt içinde ve dışında kendini ispat etmiş durumdadır. Dünyada 1978 yılın da  İngiltere’de ilk kuruluş olarak bilinen tedavi merkezinin arkasından 10 yıl gibi kısa bir süre geçtikten sonra Türkiye’de ilk merkezi açan ve tüp bebek tedavisiyle umut ışığı olan merkez Türkiye ve İstanbul’da ilklere imza atma gururu ile hizmetine devam etmektedir.4 ülkeye yayılmış 7 merkezi ile çalışmalarına devam eden kuruluş Türkiye’de bulunana neredeyse 100’ü aşkın sayıdaki bir çok merkez arasından sıyrılarak tercih edilebilirlik oranını ve de aldığı başarılı sonuçlar ile başarı oranını yüksek tutmayı başarmaktadır.
  • Bahçeci Sağlık Grubu – Tüp Bebek Merkezi Başta İstanbul merkezli kurulan tedavi merkezi 20 yılı aşkın bir süredir farklı coğrafyalara yayılmış, bugün Kosova, Bosna-Hersek, Bağdat, Bakü gibi bölgelerde de bulunan merkezleri ile mutlu aileler oluşmasına katkı sağlamaktadır.Uyguladığı kişiye özel tedavi yöntemleri ve kullandığı son teknoloji ekipmanlarıyla aldığı başarılı sonuçlar yüz güldürmektedir. Bünyesinde bulunan 40 aşkın uzman embriyolog ile çalışmakta olan merkez üç aşamalı bilgi güvenlik protokolü ve barkodlama sistemini kullanarak hiçbir şekilde herhangi bir işlem karışıklığına olanak bırakmamakta olup en çok tercih edilen tüp bebek merkezleri arasında olmayı sürdürmektedir.
  • Pembemavi Tüp Bebek Merkezi Bursa’da faaliyet gösteren sağlık kuruluşu, kadın hastalıkları, gebelik ve doğum, yenidoğan yoğun bakımı, çocuk sağlığı gibi bölümlerde de hizmet vermektedir. 2006 yılında bünyesine kattığı tüp bebek tedavi ünitesiyle Bursalıların göz bebeği olmuş başarılı bir merkezdir.7/24 hizmet anlayışıyla hareket eden merkezde tüp bebek alanında mümkün olan en yeni uygulamaların takip edilmesi, güncel yaklaşımların benimsenerek uygulanması, en yüksek başarı oranlarının hedeflenmesi ve gelen hastaların mutlu ve bebekleriyle ayrılması prensibi kabul edilmektedir.

Источник: https://tupbebekte.com/tup-bebek-merkezleri-basari-oranlari

Tüp bebek tedavisinde yardımcı uygulamalar

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Kriterleri

Tüp bebek tedavisi sürecinde embriyonun rahme yerleşmesini sağlamak, erkeklerde sperm azlığı durumunda daha fazla sperm elde edebilmek gibi çeşitli amaçlarla ek tedavi yöntemlerine başvuruluyor. İleri laboratuvar teknikleri ile tüp bebekte başarı şansı da artırılmış oluyor.

Tedaviye yardımcı olan en yaygın uygulamalar:

  • Cerrahi sperm arama
  • Destekli yuvalama
  • Preimplantasyon genetik tanı
  • Blastokist transferi
  • Embriyo dondurma
  • Endometriyal ko-kültür
  • Tüplerin çıkartılması

Cerrahi sperm arama (PESA, PTSA, TESE) nedir?

Erkeğin menisinde hiç sperm olmaması durumunda (azospermi) mikroenjeksiyon işleminde kullanılacak olan spermin testislerden alınması gündeme gelmektedir. Bu uygulamanın başlaması ile erkek kısırlığı konusunda devrim yaşanmıştır. Tıkanıklığa bağlı azospermi olgularında, kanalların içine ince bir iğne ile girilerek sperm aranır (PESA).

Tıkanmanın olmadığı durumlarda işe problem daha karışıktır. Bu durumlarda erkek yumurtalığının çeşitli bölümlerinde çok kısıtlı da olsa bir üretim söz konusu olabilmektedir.

TÜP BEBEK NEDİR, KİMLERE NASIL UYGULANIR?

Yumurtalığın çeşitli bölümlerinden çok sayıda küçük parça alınarak bu parçaların içerisinde sperm hücresi aramak gerekmektedir. Parçalar iğne ile (PTSA) ya da açık cerrahi ile alınabilir (TESE). Bu teknikle hastaların yaklaşık %60`ında sperm bulunabilmektedir. Üretim bozukluğuna bağlı azospermi olgularında gebelik oranları biraz daha düşüktür.

Destekli yuvalama işlemi nedir?

Yardımcı üreme tekniklerine başvuran çiftlerin yarısından fazlasında, embriyo gelişmesine rağmen gebelik olmamaktadır. Döllenme olmasına rağmen gebelik oluşmamasının kaynağı muhtemelen embriyonun rahme yerleşme safhasında oluşan bir sorundur.

Embriyonun rahim içine yerleştirilmesini takiben değişik olaylar oluşmaktadır.

Embriyo bölünmeye ve büyümeye devam etmekte, belli bir boya erişince kendisini çevreleyen zarı (zona pellusid) yırtarak endometriyum olarak adlandırılan rahim içindeki dokunun derinliklerine yerleşerek büyümesine burada devam etmektedir.

Gebeliğin oluşmamasının en önemli nedeni embriyonun bu zarı yırtarak dışarıya çıkamaması ve dolayısı ile rahim duvarına yerleşememesi olduğu kabul edilmektedir.

Bu problemi çözmek için embriyoyu çevreleyen bu zarda transfer işlemi öncesi kimyasal veya mekanik yöntemlerle küçük bir delik açılarak embriyonun bu zarı yırtması ve rahim duvarına yerleşmesi sağlanmakta. Yapılan bilimsel çalışmalar bu yöntemle gebelik oranlarında hissedilir bir yükselme olduğunu göstermektedir.

EMBRİYO TRANSFERİ NEDİR, NASIL OLUR?

Destekli yuvalama işlemi şu şekilde uygulanmaktadır: İlk olarak embriyo mikroskobik bir tüp yardımı ile duvarından emilerek sabitleştirilmekte daha sonra yine mikroskobik bir iğne ile embriyo duvarından teğet geçilerek iki noktada delik açılmaktadır. Embriyo, rahim içinde büyümesi devam ederken zayıf olan bu noktalarda zarını delebilmektedir.

Preimplantasyon genetik tanı (PGT) nedir?

Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT), ailesinde genetik hastalıklar olan çiftlerin ya da uygulanan tedavilere cevap vermemiş interfil ailelerin tüp bebek yöntemi kullanılarak sağlıklı bebeğe kavuşmalarını sağlayan yeni bir genetik tanı yöntemidir.

Bu teknikte çiftlerden elde edilen embriyolar tek tek incelenerek genetik olarak sağlıklı olan embriyolar, anormal embriyolardan ayrılır ve anne adayına genetik olarak normal olduğu saptanan embriyolar transfer edilir. Bu sayede genetik bozukluğu olan çocuğa sahip olma riski yüksek olan çiftler için hamilelik en başından kontrol altına alınmış olur.

Tüp bebek tedavisinde olumsuz sonuçların başlıca sebeplerinden biri kromozom anomalisi dolayısıyla meydana gelen düşüklerdir. Bu nedenle PGT, özellikle ileri yaştaki IVF hastalarına ait oositlerde C.1 gibi yüksek oranda kromozom anomalisine rastlanması sebebiyle ileri yaş anne adaylarına önerilmektedir.

PREİMPLANTASYON GENETİK TANI (PGT) NEDİR?

Ayrıca ülkemizde sıklıkla görülen talasemi ve orak hücreli anemi genetik hastalıkların gebelik öncesi analizi de PGT ile yapılabilmektedir.

Gelişen genetik teknikler ve bilgiye ulaşma olanaklarının artması çiftlerin, PGT ve diğer prenatal tanı yöntemleri hakkında sağlık merkezlerine başvurmalarını kolaylaştırmıştır.

Asıl amacı aileleri sağlıklı bebeklerine kavuşturmak olan IVF, Preimplantasyon Genetik Tanı’nın uygulanması ile birlikte başarıya ulaşma konuşunda bir adım daha atılmasını sağlamıştır.

Blastokist transferi nedir?

Son dönemlerde geliştirilmiş medium sistemleri kullanılarak embriyo canlılığı laboratuvar ortamında daha da uzatılmış ve buna bağlı olarak günümüzde tüp bebek merkezlerinde, daha yüksek gebelik oranlarının elde edildiği 5. ya da 6. gün transferleri yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu uygulamaya blastokist transferi adı verilir.

Embriyonun ana rahmine tutunmadan önce ulaştığı en son aşamaya blastokişt aşaması denir.

Blastokist transferinin avantajları:

• Gelişim potansiyeli daha iyi olan embriyoları seçebilme • Canlılığı yüksek olan daha az sayıda embriyo transfer ederek çoğul gebelik olasılığını azaltması • Embriyo gelişimini daha iyi gözleyebilme • Embriyoları en yüksek gelişim potansiyeline sahip oldukları dönemde yani blastokist aşamasında döndürebilme • Preimplantasyon genetiği uygulayan merkezlerde trophectoderm (blastokiste ait iç hücre tabakaları) biopsisi uygulayabilmek ve bu doku embryonik olmadığı için etik problemleri ortadan kaldırabilmek.

• Embriyo canlılığının incelenebileceği metodlara fırsat tanıması.

Embriyo dondurma nedir?

İnsan gametlerinin ve embriyolarının dondurulmasının tüp bebek pratiğinde büyük önemi vardır. Tüp bebek uygulamalarında çoğul gebelik riskini en aza indirmek için genel yaklaşım en fazla üç embriyo transfer etmektir. Bu durumda akla gelen ilk soru elde edilen fazla embriyoların ne şekilde değerlendirileceğidir.

Bu şekilde elde edilen fazla embriyoların dondurulması hastaya hem ekonomik, hem de psikolojik bir avantaj sağlamaktadır. Ayrıca dondurulan embriyolar transfer edileceği zaman hasta herhangi bir tedaviye gereksinim duymamaktadır. Embriyo dondurma işlemi tüp bebek uygulamalarında başarı şansını arttıran bir işlem olarak da değerlendirilebilir.

EMBRİYO DONDURMA NEDİR, NASIL YAPILIR?

Embriyo dondurma ve çözme işlemi, embriyolar kimyasal maddelerle (kriyoprotektan) dengelendikten sonra soğutulması ve -196°C sıvı nitrojen içinde depolanması, çözüldükten sonra da kriyoprotektan ortamından uzaklaştırılarak ileri gelişimi sağlamak için özel kültür ortamlarının içine alınmasıdır.

Her iki işlem de çok dikkatli yapılmalıdır. Rutin tüp bebek ve mikroenjeksiyon uygulamalarında embriyo dondurma ile gebelik oranları değişmektedir.

Aynı siklusta gebelik elde edebilmiş ve kalan embriyolar dondurulmuş ise bu kez gebelik oranı %40 kadar olmaktadır.

Çiftlerden izin belgesi alınarak dondurulan embriyolar Türkiye’de 1997 yılında yürürlüğe giren bir yasa ile üç yıl boyunca sıvı nitrojen içerisinde saklanabilmektedir.

Endometriyal ko-kültür nedir?

Bu yöntemde tedaviye başlamadan önceki ay rahim içinden alınan küçük bir parça (Endometriyal biyopsi) yapay olarak laboratuar ortamında hücre kültürü yapılarak geliştirilir. Embriyolar bu hücre tabakasının üzerine konarak büyümeleri izlenir.

Ko-Kültür özellikle 1990’lı yılların başlarında embriyo kültür ortamlarının embriyoları ileri gelişim aşamalarına kadar desteklemedikleri için ortaya atılmış bir yöntem olup bugün araştırma dışında pek kullanılmamaktadır.

Ko-kültürlerin tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları olan çiftlerde kullanılması ile gebelik oranlarının arttığını gösteren bir çalışma vardır (Spandorfer 2003). Bugüne kadar diğer araştırmacılar tarafından benzer sonuçlar yayınlanmamıştır.

Çalışmanın en önemli zayıf noktası ise randomize diye tabir edilen grupların rastgele seçilmemiş olmasıdır.

Ayrıca gebelik oranlarını artırıcı etkinin ko-kültüre mi yoksa rahim içinde oluşturulan kontrollü travmaya mı bağlı olduğu tartışmalıdır.

Ko-kültürlerin popülaritesini kaybetmesindeki en önemli neden ise son yıllarda kullanılan ve embriyo gelişimini 5-6. güne kadar destekleyen ardışık kültür ortamlarının çıkmış olmasıdır.

Bu ortamlarda blastokist aşamasına giden embriyo oranı ko-kültür yapılanlardan farksız ve hatta daha iyidir.

Tüplerin çıkartılması

Tüplerin tıkalı olduğu bazı durumlarda içerisinde sıvı birikmekte (hidrosalpenks) bu durum tüp bebek başarısını %30-50 oranında azaltmaktadır.

Ultrasonografide tüplerin içinin sıvı dolu olduğu saptanırsa tüp bebekten önce laparoskopi ile tüplerin çıkartılması veya bu işlem teknik olarak imkânsız ise (geçirilmiş mükerrer karın cerrahisine bağlı yapışıklıklar nedeni ile) rahme bitişik oldukları yerden bağlanmaları çiftin tüp bebekteki gebelik şansını artırmaktadır.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/hamilelik/tup-bebek/haber/1014762-tup-bebekte-basari-nasil-artirilabilir

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Oranı

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Kriterleri

Tüp bebekte başarı iki şekilde anlaşılabilir. Birincisi tüp bebekte gebelik oranları ve ikincisi canlı doğum oranı. Bu iki oran aynı olmamaktadır. Çeşitli durumlarda gebelik elde edilse bile düşükle neticelenebilir ve bu sebeple tüp bebek tedavisi başarıya ulaşamaz. Canlı doğum oranı esas olarak ele alınması gereken başarı oranıdır.

Tüp bebek tedavilerinde başarı oranı nedir?

Sağlıklı ve kısırlık sorunu olmayan bir çiftin, her adet döngüsünde yani bir ayda çocuk sahibi olma şansı %20’dir. Bu oran, tüp bebek tedavilerinde %45’e kadar çıkarılır.

Tüp bebek tedavisinin başarı oranları yüksek olsa da hiçbir yardımcı üreme yöntemi yüzde yüz bir başarı garantisi verememektedir. Çift, tedaviye başlarken bu durumu bilmeli ve beklentilerini buna göre düzenlemelidir.

Tüp bebek tedavileri yaklaşık olarak %60 oranında bir başarı şansına sahiptir. Bu oran, uygulanan yöntemlere göre artabilmektedir.

Tüp bebek tedavilerinde başarıyı etkileyen faktörler nelerdir?

Tüp bebek tedavilerinde başarıyı etkileyen en önemli faktör, anne adayının yaşıdır. Anne adayının yaşı ilerledikçe tüp bebekte başarı şansı azalır. Bunun dışında; kısırlık sebebi, tercih edilen tüp bebek merkezi, uygulanan tedavi yöntemi, IVF ekibinin deneyimi, çiftin tedaviye ne kadar destek olduğu gibi faktörler de mevcuttur.

Günümüzde yardımcı üreme yöntemleri oldukça geliştirilmiştir. Bu sebeple de başarı şansı en yüksek tedaviler arasında bulunmaktadır.

Tüp bebek tedavisinde seçilen embriyolar, en kaliteli DNA’ya sahip olanlardan seçilmektedir. Bu sebeple de doğal yollarla dünyaya gelen ve tüp bebek tedavisi neticesinde dünyaya gelen bebekler kıyaslandığında herhangi bir anomali riskinin mevcut olmadığı görülür.

Tüp bebek tedavisinde sakatlık riski, doğal yollarla gebe kalan kadınlarda da mevcuttur ancak tüp bebek tedavisi bu riski arttırmamaktadır.

Tüp bebek tedavisi neticesinde dünyaya gelen bebeklerde zeka, genetik ya da doğumsal problemlerin meydana gelme riski, doğal yollarla dünyaya gelen bebeklerle aynıdır.

Fakat tüp bebek tedavisinde, transfer edilen embriyo sayısına bağlı olarak riskli gebelikler meydana gelebilir. Çoğul gebelik oluşması üzerine, erken doğum meydana gelebilir ya da düşükler oluşabilir.

Tüp bebek tedavileri neticesinde dünyaya gelen bebekler, genellikle sağlıklı bir doğum ile doğarlar. Doğal yollarla meydana gelen hamilelikle aynı oranda ölü doğum riski vardır.

Tüp bebekte başarı nedir?

Tüp bebek tedavisi, bir sene boyunca düzenli ve korunmasız cinsel ilişkide bulunmuş ancak çocuk sahibi olamamış çiftlere uygulanan, yardımcı bir üreme yöntemidir. Doğal yollardan çocuk sahibi olamamaya sebep olabilecek birçok faktör bulunmaktadır.

Beslenme alışkanlıklarından, doğumsal problemlere kadar en ufak ayrıntıdan en ciddi sebebe kadar, geniş bir yelpazede kısırlık sebepleri incelenebilir. Tüp bebek tedavisi de bu aşamada devreye girmektedir.

Kısırlık sorunlarının %80’i tüp bebek yöntemleri ile çözülebilmektedir.

Tüp bebekte başarı oranı yüzde kaçtır?

Başarı oranları hastanın yaşına, kısırlık sorununa, yumurtalık kapasitesine ve diğer birçok faktöre bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Ancak genel ve ortalama olarak:

  • 35 yaş altı hastalar için canlı doğum oranı %45
  • 35-37 yaş arası hastalar için canlı oranı: %30
  • 38-40 yaş arası hastalar için canlı doğum oranı %20
  • 41-42 yaş arası hastalar için canlı doğum oranı %12 şeklinde ifade edilebilir.

Oku: Tüp Bebekte Yaş, Gebe Kalma Şansını Etkiler mi?

Tüp bebekte başarıyı arttıran ve azaltan faktörler nelerdir?

  • Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen en önemli faktör, anne adayının yaşıdır. Anne adayının yaşı ilerledikçe başarı şansı düşer.
  • Kadının yumurtalık rezervlerinin iyi durumda olması başarı şansını arttırırken, azalmış rezervler başarı şansını ciddi oranda düşürür.
  • Yaşanan yoğun stres başarı oranını olumsuz bir şekilde etkiler.

  • Sigara kullanımı gebelik şansını azaltır.
  • Aşırı kilo ya da aşırı zayıflık başarı şansını azaltır.
  • Tüplerde sıvı birikmiş olması (Hidrosalpeks) başarı şansını azaltır.
  • Daha önce başarılı gebelik veya doğum olması başarı şansını arttıran bir faktördür.
  • Sperm kalitesinin yeterli olmaması başarı şansını kötü etkilemektedir.

Tüp Bebek Şansınız Yüksek Olabilir

Metabolomics embriyoların metabolik bir şekilde değerlendirme yapılmasını gerçekleştiren bir yöntemdir. IMSI yöntemi de spermi 8 bin katı büyümesine yardımcı olarak genetik hasarın bulunmasına yardımcı oluyor. Her iki yöntemde çok güçlü bir yöntemdir. Ortak noktaları ise gebelik şansını %25 oranında artırmalarıdır.

Tüp bebekte asıl tedavi başarısı kaliteli embriyo ile spermi seçebilmektir. Tam da bu seviyede, kısa bir süredir Türkiye’de uygulanmaya konulan; ‘metabolomics’ ve ‘IMSI’ yöntemi doktorları bu açıda memnun ediyor. Çünkü her iki yöntemde hamileliği %25 oranda artırıyor. Embriyo ve spermlerin gözlem altında tutulması ilkesinde buluşan her iki yöntemi aşağıda anlatacağız.

Tüp bebek elde edilen embriyo kalitesi mikroskop altında “görsel kriterler” üzerinde,incelenerek seçim yapılıyor.

Embriyoların döllenme vakti, hücre sayısı ve şekil biçiminden özelliklerinin belirlenmesi tarzından 6-7 kriter incelenerek, kalitesi en yüksek seviyede olan embriyo seçiliyor.

Fakat bu tedavi yöntemi ile ve metabolik aktiviteler bakımından anormal olup olmadıklarını belirlemek olmuyor. Çünkü embriyolar da yetişkin bireylerdeki gibi, normal tarzda görünüp iç bakımından sağlıklı olamayabiliyor.

Yapılan bilimsel tetkikler sonucunda; dış görünümü ile kalite seviyesi yüksek olan embriyo grubunda genetik sorunu yarıdan fazla olan embriyolara rastlanabiliyor. Bu sebep de gebelik şansını azaltıyor.

Bir bireyin kan tetkikleri ve idrarını araştırıp sağlık durumu ile ilgili nasıl bilgi edinilebiliyorsa, embriyonun metabolizmasını, yani ne tükettiğini; içinde geliştiği ortama ne salgıda bulunduğunu inceleyerek sağlıklı olup olmadığını belirlemek mümkün olabiliyor.

Yeni yeni tedavisi yapılan ve geliştirilen bu yöntemin adı; “Metabolomics”. Yakın zamanlarda geliştirmede bulunulan bu yöntemle en yüksek seviyede gebelik potansiyeli bulunan embriyo hiçbir hata oluşturmadan seçim yapılabiliyor. “Yaşayabilirlik Endeksi ” de denilebilen bu yeni metot ile gebelik şansı daha da artırılmış oluyor.

Kadınların gebe kalma özellikleri ne zaman azalmaya başlar?

Bir bayanda doğurganlık özelliği 35 yaşını geçtikten sonra hızla düşmeye başlar. Yaşın artması ile azalan yumurta sayısı, tüp bebek tedavisindeki başarıyı da olumsuz etkiler. Aynı şekilde yumurtanın kalitesi ve döllenme süresi de 35 yaşından sonra düşer.

Bu konuda fikir almak amacı ile yaptırabileceğiniz bir çok test vardır. AMH testi bu testlerden biridir. Yumurta kalitesinden ziyade elde edilecek yumurta hakkında bilgi verir.
Belirlenen bir araştırma sonucunda bayanlar tüp bebek tedavisi var diye, evliliği ertelemektedir. Fakat bayanlara tavsiyemiz 40 yaşını geçmemeleridir.

Çünkü 40 yaşından sonra geçen her yıl çoğunlukla negatif sonuç doğuracaktır.

Tüp Bebekte Yaşın Başarıya Etkisi

Genelikle, bir kadın 35 yaşına geldiğinde, bir takım doğurganlık sorunları yaşamaya başlar. Tabii ki, kesin bir kural değildir. Bazı kadınlar 35 yaşında mükemmel derecede doğurganlığa sahip olurken, diğerleri maalesef bu yaştan önce zirveye ulaşırlar.

Bununla birlikte, genellikle bu yaşa kadar, kadınlar yumurtalık rezervlerinde daha az sayıda yumurtaya sahiptir ve kalan yumurtaları genellikle daha genç olduklarından daha az kaliteye sahiptir.

Özünde bu, tüp bebek ile hamile kalma şansını iki katına çıkarırken, hamile kalma riskini arttırır.

Bütün bunları göz önünde bulundurarak, 35 yaş ve üstü kadınların çoğu en azından bazı doğurganlık sorunları ile karşı karşıyadır. Bu doğurganlık sorunları onu hamile kalmaktan alıkoyamazken, kesinlikle başarılı hamileliği engelleyebilir. Bunlarla birlikte erkekte veya kadında kısırlık faktörleri varsa, yaş en sonunda gebeliği engelleyen faktör olabilir.

Bu gibi durumlarda, tüp bebek sıklıkla başarılı hamilelik için en iyi şansı sunar. Tüp bebek başarı oranları her yıl bir çok kadının 35 yaşın üstünde çocuk sahibi olduğunu gösterir. Ayrıca erkek yaşı da tüp bebek başarı oranlarını da etkileyebilir.

Yaşlara göre tüp bebek başarı oranları

Son Güncelleme 12.10.2018

Источник: https://tupbebe.net/tup-bebek-tedavisinde-basari-orani/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.