Tüp Bebek Tedavisinde Embriyo Transferi

Tüp Bebek Sonrası Tutunma Belirtileri Nelerdir?

Tüp Bebek Tedavisinde Embriyo Transferi

Doç. Dr. Remzi Abalı
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Doktora Sorun

Tüp bebek tedavisinde yapılan transfer işlemi sonrasında tutunma, doğal yollardan elde edilen gebeliklere kıyasla çok daha hızlı olur. Tutunma işlemi ve belirtileri hakkında ayrıntılı bilgilere geçmeden önce tüp bebek tedavisinde tutunma aşamasının nasıl gerçekleştiği iyi anlaşılmalıdır.

Ağrısız ve acısız bir yöntem olan “ovum pick up” (OPU) yani yumurta toplama işleminden sonra toplanan yumurtalar laboratuvar ortamında sperm hücreleri ile birleştirilir.

Elde edilen embriyo, anne adayının rahmine transfer edilir.

Tüp bebek tedavisinde son aşama olan embriyo transferi; anestezi kullanılmadan, jinekolojik muayene pozisyonunda yatırılan anne adayının rahmine embriyonun katater yardımıyla yerleştirilmesi ile gerçekleştirilir.

Gebeliğin sağlanıp sağlanamadığını kontrol etmek için işlemden 12 gün sonra kandaki Beta HCG hormon düzeyi kontrol edilir. Bu süre içinde anne adayının vücudunda hormonal olarak bir değişiklik olmadığı için genellikle tüp bebek embriyo tutunma belirtileri de görülmez.

Gebelik testinin pozitif olması da, gebelik sürecinin başarı ile devam edeceği anlamına gelmez. Doğal yollardan elde edilen gebeliklerde olduğu gibi, tüp bebek tedavisi sonrasındaki ilk 3 ayda da düşük riski bulunur.

Tüp bebek tutunma kanaması olarak bilinen lekelenme ya da kısa süreli, az miktarda kanama, implantasyon sürecine bağlı olarak görülebilir. Bu tip kanamalar gebeliği etkilemese de, çok miktarda, kahverengi ya da açık renkli kanama görüldüğünde hekime başvurulması gerekir.

Tüp bebek transfer sonrası tutunma kanaması, bebeğin kesinlikle düştüğü anlamına gelmez. Bu yüzden, bir kanama ile karşılaşılması durumunda hekim tarafından reçete edilen ilaçların kullanımına devam edilmelidir.

Tüp Bebek Tedavisinde Tutunma Nedir?

Tüp bebek yönteminde laboratuvar ortamında meydana gelen embriyo, hassas cihazlar yardımıyla gözlem altında tutulur.

Ana rahmi ortamını sağlayan kültür vasatları, uygun ısı koşulları ve anne karnında bulunan oksijen ve karbondioksit gazlarını birebir sağlayan ileri teknolojik cihazlarda embriyolar, transfer öncesinde 2 ile 5 gün bekletilir.

Sonrasında incelenerek büyüme oranları değerlendirilir ve en iyi durumda olan embriyo ya da embriyolar, kateter yardımı ile ana rahmine transfer edilir.

Daha önceden hazır hâle getirilen rahim duvarı ya da diğer bir deyişle endometriuma tutunmaya hazır olan embriyo dış kabuğundan çıkar. Rahim duvarına tutunan embriyo bu bölgede gelişimine devam eder. Bu durum tüp bebek tedavisinde tutunma olarak adlandırılır.

Tüp bebek tedavisinde dikkat edilmesi gerekenlerden en önemlileri; bu süreç içinde sigara ve alkol kullanımından uzak durulması, hekim tarafından reçete edilen ilaçların düzenli olarak kullanılmasıdır.

Böylece tutunmanın gerçekleşme ve embriyonun sağlıklı bir şekilde büyüme şansı artar.

Embriyo Transferi Sonrası Ne Yapmalı?

Halk arasında yaygın olarak bilinen, embriyo transferi sonrası yarım saat yatay pozisyonda kalma durumu, yapılan araştırmalara göre embriyonun tutunması ile bağlantılı değildir. Transfer sonrası hemen ayağa kalkan ve 1 saat yatarak dinlenen hastaların gebelik oranları arasında net bir fark bulunamamıştır.

Bu yüzden, yapılan araştırmalar ışığında anne adayının embriyo transferi işlemi sonrası bir süre yatmasına gerek yoktur. Embriyonun rahme bırakılmasından sonra cinsel ilişkiye girilmesi de embriyonun tutunma şansını azaltmaz.

Aksine erkek ejakulatında bulunan ve kadına geçen sıvılar, anne adayının bağışıklık sistemini baskılayarak, embriyonun tutunmasını kolaylaştırır.

Embriyo transferi sonrası aşırı hareket ve spor ile ilgili olarak net bir çalışma bulunmamaktadır. Ancak vücutta titreşimlere sebep olduğu bilinen spor dalları, embriyonun düşmesine sebep olabilir.

Ayrıca yapılan egzersiz ile birlikte vücut ısısının yükselmesi de düşüğe sebep olabilir.

Embriyo transferi sonrasında anne adayı, endişe ve stresten uzak durmalı; dengeli ve sağlıklı beslenmeli, hekim tarafından verilen ilaçlarını aksatmadan kullanmalıdır.

Embriyo Ne Zaman Tutunur?

Embriyonun ana rahmine bırakılması işlemi, yumurtaların toplanıp laboratuvar ortamında döllenmesini takip eden 3. ya da 5. günde yapılır. Çoğunlukla blastokist olarak bilinen 5. günde yapılan transfer işlemi tercih edilir.

Bu dönemde gebelik sağlama potansiyeli en yüksek olan embriyo seçilir. Ancak transferin hangi günde yapılacağı embriyo sayısı ve kalitesine bağlıdır. Anne adayının yaşı da transfer işleminin kaçıncı günde yapılacağını belirleyen bir diğer etkendir.

Doğal yollarla sağlanan gebeliklerde tutunma süresi yaklaşık 20 ile 24 gün sürer. Blastokist aşamasında yapılan transferlerde embriyonun ana rahmine tutunması ise aynı gün içinde ya da ertesi gün gerçekleşir.

Eğer embriyo blastokist aşamasındayken transfer edilmez ise, embriyonun transferini takip eden 4. ya da 5. günde rahim tutunması başlar.

Tüp bebek tedavisinde gebeliğin başlangıç tarihi, yumurtaların toplandığı gün olarak kabul edilir. Bunun sebebi yumurtaların toplandığı gün laboratuvar ortamında, sperm tarafından döllenmesidir. Gebeliğin sağlanıp sağlanamadığı ise 12. günde yapılan kan testi ile net olarak anlaşılır.

İlerleyen günlerde tekrar yapılan kan testi ile hormon düzeylerinin artışı kontrol edilir. Gebeliğin 8. haftasında ultrasonografi ile yapılan değerlendirmeyle kese ya da kalp atışı görülür. Bazı durumlarda geç tutunma da görülebilir. Gebelik sürecine ve doğum sonrası herhangi bir etkisi bulunmayan bu durum, tamamen anne adayının geç yumurtlamasına bağlıdır.

Böyle bir durumda gebelik haftasının hesaplanması 1 hafta kadar sapabilir.

Tüp bebek tedavisinin önemli ve son aşaması olan tüp bebek transferinden sonra tutunma belirtileri, embriyo transferinden sonraki birkaç gün içinde görülen, kasık ve bel ağrısı şikayetleridir.

Ancak kasık ya da bel ağrısı başlı başına gebelik belirtisi olmadığı için bu yakınmalar tüp bebek transfer sonrası tutunma belirtileri arasında yer almaz.

Oluşan bel ya da kasık ağrısı semptomları her anne adayında görülmediği gibi embriyo transferi sonrasında bazı kadınlarda görülen bel veya kasık ağrısı ile ilgili kesinleşmiş bir veri de bulunmamaktadır.

Gebeliğin sağlanıp sağlanmadığı, transfer işlemi sonrasında kanda bakılan Beta HCG hormon düzeyi ile kesin ve net olarak anlaşılır. Çok erken dönemde tansiyon düşüklüğü, bulantı, kusma gibi belirtiler de görülmez.

Kanda artan Beta HCG hormon düzeyine bağlı olarak hamileliğin ilerleyen aşamalarında, bazı gebelerde bu şikayetler görülebilir. Tüp bebek tedavisinde tutunma belirtileri, normal yollardan sağlanan gebelik ile aynıdır.

Kan testinde görülen pozitiflik ile netleşen gebelik durumu sonrasında bazı anne adaylarında koku ve tatlara karşı duyarlılık artabilir.

Bunlara ek olarak tüp bebek sonrası tutunma belirtileri arasında iştah artışı da görülebilir. Bu belirtiler çoğunlukla kan testinden sonra ortaya çıksa da bazen embriyo transferi sonrasında da görülebilir. Gebeliğin oluşumunu takip eden 4.

haftadan sonra bazı anne adayları mide bulantısından şikayet edebilir. Ancak kan testi öncesinde böyle bir belirtinin varlığı çoğunlukla psikolojik olarak görülür.

Kan testi öncesinde görülen mide hassasiyeti ve bulantısı, heyecana ve strese bağlanabilir.

Embriyo transferi sonrasında nadiren de olsa kanama ya da lekelenme görülebilir. Tutunma belirtileri arasında da görülen bu durumun esas sebebi, transfer işlemi sırasında kateterin ilgili bölgeyi travmatize etmesinden kaynaklanır.

İmplantasyon sürecine bağlı olarak görülen bu kanamalar, kısa süreli ve çok az miktardadır ve gebeliğin oluşum sürecini etkilemez. Tüp bebek tutunma belirtileri arasında daha pek çok belirti olduğu söylense de bu yakınmalar bilimsel olarak gebelik ile birebir ilişkilendirilmiş değildir.

Doğal yollarla sağlanan gebelikte olduğu gibi, tüp bebek ile elde edilen gebelik de ancak kan testi ile anlaşılır. Gebelik boyunca anne adayları farklı belirtiler hissedebilir.

Tüm gebelik süresi boyunca iyimser olunmalı ve kulaktan dolma bilgilerden uzak durulmalıdır. Tüp bebek için uygulanan embriyo transferi sonrası oluşan şikayetleriniz ve aklınıza takılan diğer sorularınız için 444 39 49 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

Источник: https://bahceci.com/blog/tup-bebek-transfer-sonrasi-tutunma-belirtileri-nelerdir/

Tüp Bebek Tedavisinde Geç Tutunma

Tüp Bebek Tedavisinde Embriyo Transferi

Doğal yolla gebelik elde edemeyen çiftler bebek sahibi olabilmek için üremeye yardımcı tedavi yöntemlerine başvurmaktalar. Üreme tedavileri arasında günümüzde en başarılı sonuçlar veren yöntem de tüp bebek tedavisidir.

Tüp bebek tedavisinde anne ve baba adaylarından üreme hücreleri alınır, laboratuvar ortamında döllenme gerçekleştirilir ve elde edilen sağlıklı embriyolar anne adayının rahmine transfer edilir. Laboratuvarda, uzmanlar kontrolünde döllenmiş yumurtaların en yüksek kaliteli embriyolarından biri veya ikisi seçilir ve anne adayının rahmine yerleştirilir.

Bu sayede en kaliteli embriyolarla gebelik elde edilmeye şansı arttırılır. Transferin ardından 12 gün beklenir ve 12. günde kanda gebelik testi yapılır. Gebelik testi için 12 gün beklenme sebebi hamilelik hormonu Beta HCG’nin sadece bu süre sonunda kanda tespit edilebiliyor olmasıdır.

Buradan hareketle; gebelik ister doğal yolla, isterse üremeye yardımcı yöntemle olsun, hamilelik testlerinin gerçek sonuç verebilmesi için döllenmeden sonra en az 12 günlük bir zamanın geçmesi gerektiği söylenebilir. Bu süreden daha önce yapılan gebelik testlerinden doğru sonucu almak mümkün olmayabilir.

İn vitro fertilizasyon, yani tüp bebek işleminin haftalık olarak, yani yumurta toplama aşamasında gerçekleştiği varsayılır. Zira anne adayından alınan yumurta laboratuvarda sperm tarafından döllenmiştir.

Doğal yolla elde edilen gebeliğin aksine, tüp bebek tedavisinde gebeliğin gerçekleştiği an tam olarak bilinmektedir.

Tüp bebek tedavisinde, embriyo transferi ve embriyonun korunması için gerekli tüm koşullar gerektiği gibi gerçekleştiğinde, hamilelik, yumurta toplama aşamasından bir hafta sonra meydana gelmektedir.

Yukarıda da anlatıldığı gibi embriyo transferinden 12 gün sonra, gebeliğin gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için kan gebelik testi yapılır ve sonuçlarına göre bebek var ya da yok diye tanı konur. Eğer anne adayının gebe olduğu tespit edildiyse, 2 hafta sonrasına ultrason muayenesi için gün verilir.

Doktor, ultrason muayenesinde gebelik kesesini tespit ederse bir hamilelik olduğu kesinlikle kazanır. Fakat çok sık yaşanmasa da bazı vakalarda kanda gebelik testi pozitif olduğu halde, ultrason muayenesinde gebelik gözlenmeyebiliyor, gebelik kesesi görülmeyebiliyor.

İşte bu tür bir durumda dış gebelik varlığından bahsedilir ve vakit kaybetmeden müdahale yapılır, hamilelik sonlandırılır.

Tüp bebekte geç tutunma ne demektir?

Normal sağlık koşullarında, üreme çağındaki bir kadın her 28 günde bir adet görmektedir. Kadın yumurtlayabildiği için adet kanaması yaşanıyordur, adet kanaması yumurtlamanın doğal sonucudur.

Bu bağlamda normalde düzenli olarak gerçekleşen adet kanamasındaki gecikme, kadının o ay geç yumurtladığına işarettir.

Gebelik elde edilmeye çalışıldığı dönemde de yumurtlama normalden daha geç bir dönemde olabilir, doğal olarak da yumurta döllendikten sonra da geç tutunacaktır. Aynı durum tüp bebek tedavisi için de geçerli olabilir.

Tüp çok geç tutunursa, hamilelik haftası yanlış mı hesaplanır?

Kadının normalden daha geç bir dönemde yumurtlaması durumunda, o ay içinde hiç adet görmemesi gibi bir durum söz konusudur. Bu bakımdan yumurtlama olmadığı için de yumurtlamanın geç kaldığı gibi bir durum tespit edilemez.

Kadının gebelik testinin pozitif çıkması durumunda, en son gördüğü adet kanamasının ilk gününden hesaplanarak gebelik haftası bulunur. Bu bağlamda geç yumurtalama durumunda adet döneminin ilk gününden sonra hesaplanan gebelik haftası, doktorun ultrason muayenesinde görüldüğü gebelik haftasından farklı olabilir.

Böyle bir durumda da gebelik haftasının yanlış hesaplanma payı zaten sadece 1 hafta kadardır.

Tüp bebekte geç tutunma nelere sebep olur?

Tüp bebeğin geç tutunması, aslında sadece gebelik haftasının hesaplanmasında 1 haftalık bir gecikme ya da yanlışlık olması konusunda sorun teşkil edebilir. Zira geç tutunan bebeğin ya da anne adayının sağlığı bakımından hamilelik sırasında herhangi bir risk ya da olumsuzluk ortaya çıkmaz.

Bu bağlamda geç tutunma sonucu oluşan gebelikte; erken doğum, düşük veya bebek anomalisi ya da çok başka bir sağlık sorunu riski bulunmaz. Geç tutunan gebeliklerle normal tutunan gebeliklerin riskleri aynıdır. Ancak hamilelik haftası hesaplama konusunda en doğru yaklaşım ve sonuç doktorun kanaatidir.

Embriyo transferi sonrası rahim duvarına ne zaman tutunur?

Laboratuvar ortamında döllenme gerçekleştikten sonra, doktor ve uzmanlar en kaliteli 1 ya da 2 embriyoyu seçip rahme yerleştirirler. İşte bu transferin 2 – 5 gün sonrasında embriyo rahim duvarına tutunmuş olur.

Başka bir ifade ile yumurta toplama, yumurtaları dölleme, embriyoyu transfer etme gibi işlemlerle tüp bebek tedavisi başarılı olursa, yumurta toplama işleminden sonraki en geç 10 gün içinde embriyo rahme tutunmuş olur.

Doğal yolla elde edilen gebelikte ise cinsel birliktelikten sonraki 20 – 24 gün içinde embriyo anne adayının rahmine tutunur.

Embriyonun geç tutunması tüp bebek tedavisinde neleri değiştirebilir?

Kanda gebelik testi, yani Beta HCG testi pozitif sonuç verirse, hamileliğin var olduğu kabul edilir. Ardında yapılan ultrason muayenesinde gebelik görünümü, artık hamileliği kesin olarak onaylamaktadır.

Anne adayının vücudunda gebelik hormonunun artışı ve gebelikte spermin döllendiği süre, gebelikler arasında da hafif bir farklılık gösterebiliyor.

Genel olarak kabul edilen implantasyon, yani tutunma teorisine göre embriyo; yumurta çatladıktan sonra, en geç 5 – 6 gün içinde, yani rahme ulaşana kadar rahime tutunamaz. Yani gebe kalmak için, yumurta kırıldıktan sonraki 5 -6 gün içinde embriyo rahme tutunuyordur.

Doğal yolla elde edilen gebeliklerde, kadının yumurtlama tarihine göre hesap yapılır.

Dolayısıyla da kadının doğal döngüsündeki yumurtlama süreci; dış etkenlere, beslenmeye, zihinsel duruma, hormonsal faktörlere ve diğer pek çok faktöre bağlı olduğu için yumurtlama sırasında bazen yumurtanın beklenenden daha uzun süre kalması gibi bir durum söz konusu olabiliyor.

Böyle vakalarda hamilelik hormon düzeyleri artabiliyor ve ultrason muayene süresi beklenenden daha uzun olabiliyor. Burada da geç olmasından değil, sadece geç belirtilmesinden bahsedilir. Tüm bunlardan yola çıkılarak tüp bebek tedavisinde geç tutunmanın anne adayı ve bebek için herhangi bir olumsuzluğa sebep olmadığı yorumu yapılabilir.

Embriyo transferinden sonra kanama olur mu?

Embriyo transferi sonrası bazı kadınlarda nadiren de olsa vajinal kanama görülebiliyor. Aslında doğal yolla elde edilen gebeliklerde de bazı kadınlar döllenmenin ardından hafif bir kanama, lekelenme görebiliyorlar.

Burada embriyonun rahme tutunduğundan, yani tutunma kanamasından bahsedilir.

Ancak tüp bebek tedavisinde embriyo transferi sonrasında kanamanın ana nedenlerinden birisi; embriyo transferi sırasında meydana gelen travma, yani kateterin serviks yoluyla iletilmesi esnasında o alanın rahatsız edilmesi, zorlamasıdır.

Embriyo transferi sonrasında kanamaya neden olan diğer faktör ise, implantasyon, yani tutunma şeklinde ifade edilen durumdur. Bu sebeplerle gerçekleşebilen kanamalar, kısa ömürlü ve küçük miktarlarda olur, lekelenme şeklindedir ve gebeliği olumsuz etkilemezler.

Tüp bebek tedavisi prosedürlerinde nelere dikkat edilmeli?

  • Uygulamadan sonra en az 1 saat yatak istirahati olmalı,
  • Tüp bebek tedavisi, anne adayının günlük yaşamlarının doğal hızını değiştirebilir. Bu bağlamda anne adayı, doktorun tüm önerilerini uygulamalı,
  • Embriyo transferinden 12 gün sonra kanda gebelik testi yapıldığı için bu süre içinde cinsel ilişkiye girilmemeli,
  • Embriyo transferinden sonra, doktorun reçete ettiği ilaçlar düzenli şekilde kullanılmalıdır.

Источник: https://www.bulenttiras.com/tup-bebek-tedavisinde-gec-tutunma

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.