Tüp Bebek Tedavisinde Embriyo Transferi

içerik

Tüp Bebek Tedavisi Sürecince Hastanede Yatmak Gerekli Midir?

Tüp Bebek Tedavisinde Embriyo Transferi

Tüp bebek tedavisi; yumurta gelişimi, yumurtaların toplanması ve döllenmesi, embriyo gelişimi ve embriyo transferi aşamalarından meydana gelen bir tedavi sürecidir.

Tüp bebek tedavi süresince anne adayının hastanede yatmasına gerek yoktur. Ancak yumurta gelişimi süresince anne adayının gün aşırı kan tahlili ve ultrason ile kontrol yapılması gerekmektedir.

Ancak bu kontroller oldukça kısa sürede yapılmaktadır ve çiftin günlük yaşantısı sekteye uğramaz.

Tüp Bebek Nedir?

Kısaca özetlemek gerekirse doğal fiziksel şartlarda gebeliğe ulaşamayan çiftlerin yumurtalık ve spermlerinin insan vücuduna yakın laboratuvar ortamında uzman müdahalesi ile bir araya getirilmesi ve yumurtanın döllenmesinin sağlanması işlemidir.

Bu uygulamada annenin kendisine ait yumurtası ve babanın kendi spermi doğal halleriyle döllenmeye dahil edildiğinden tüp bebek yöntemi son derece doğal bir yumurtlama şeklidir. Eskiden çiftler uygulama sırasında üreme hücrelerinin doğal yapılarında değişiklik olduğuna inandıklarından bu uygulamaya soğuk bakmaktaydı.

Ancak zaman içerisinde bu yanlış bilgi ve inancın değiştirilmesiyle en çok tercih edilen ve son derece başarılı sonuçlar veren bir üreme yöntemine dönüştü.

Bu yöntemde anne adayının normal şartlar altında yeterli olgunluğa ulaşamayan yumurtaları çeşitli uyarıcı ilaçlar yardımıyla uyarılır ve olgunlaşmaları sağlanır.

Babanında normal şartlar altında dölleyebilme yeteneğine sahip olmayan sperm hücreleri çeşitli kimyasal yıkama yöntemleriyle artırılıp hareketlendirilerek dölleyebilme yeteneği kazanması sağlanır ve böylece gebeliği sağlayacak olan fiziksel ve kimyasal şartlar sağlanmış olur.

Burada tek yumurta içine tek sperm yerleştirilerek işlem yapılır. Daha sonra vucüt dışında bir araya getirilen yumurta ve sperm hücreleri bir süre bekletilerek yada direkt mikroenjeksiyon yöntemiyle döllendirilerek embriyo oluşumu sağlanır.

Daha sonra bu embriyolardan normal olanlar bir katater yardımıyla anne rahmine yerleştirilir ve gebeliğin doğal bir şekilde gelişimi ve kontrolü yapılır.

Tüp bebek tedavisi 5 aşamalı bir tedavi sürecidir;

  • Hasta ile tedavi öncesi öngörüşme
  • Yumurtaların uyarılması
  • Yumurtaların toplanması
  • Yumurtaların döllenmesi (fertilizasyon)
  • Embriyo transferi

Aşağıdaki videoda da bilgiler vermeye çalıştım.

Kontrollü Ovarian Hiperstimülasyon (Yumurtalıkların uyarılması)

Bu tedavide ilk aşama yeterli sayıda kaliteli yumurta hücresi elde edebilmektir. Bu nedenle yeterli yumurta gelişiminin doğal olarak sağlanamadığı adaylarda çeşitli ilaçlar ve uygulamalar yardımıyla çok sayıda yumurta hücresi elde edilmeye çalışılır. Bu aşama farklı yöntem ve uygulamalarla sağlanır. Amaç daha çok embriyo elde ederek gebelik şansını artırmaktır.

Bu uygulamada adetin ikinci veya üçüncü gününde ultrason ile yumurtalık değerlendirmesi yapılır ve kandaki östrojen miktarına bakılır. Her hasta için, yaş, yumurtalık rezervi, hormon değerleri belirlenir ve bunlara bağlı olarak en uygun tüp bebek uygulama yöntemi tayin edilir.

Kullanılacak olan ilacın dozuda bu aşamada belirlenir. Tedavi başlangıcından sonra hasta çeşitli aralıklarla ultrason ile kontrol edilir ve gelişen foliküllerin sayısı ve büyüklüğüne bakılır. Amaç olabildiğince 16-20 mm çaplı folikül elde etmektir.

Kontrollerin sonucuna göre ilaç dozu ayarlaması yapılabilir. Kandaki östrojen düzeyi 14 mm’den büyük folikül başına 200pq/ml olmalıdır. Foliküller bu büyüklüğe ulaştıktan sonra yumurta çatlatma işlemine geçilir. Bu aşamada 5000-10000 ünite hCG yani çatlatma iğnesi uygulanır.

Bu iğneden 32-36 saat sonra yumurta toplama aşamasına geçilir

Yumurta toplama işlemi (Oocyte pick-up, OPU)

Bu aşama belirli bir sayı ve olgunluğa erişmiş yumurta hücrelerinin adayın rahminden toplandığı aşamadır. Bu aşamada vajinal ultrasonugrafi probuna adapte edilen bir iğne ile folikül içerisindeki sıvılar çekilerek boşaltılır. Bu sıvının içinde yumurta hücreleride mevcuttur.

Çekilen sıvı içerisinde bu olgunlaştırılmış yumurta hücrelerinin de olması beklenir  ve embriyolog bu kontrolü yapar. Ancak sıvı içerisinde her hangi bir yumurta hücresi tespit edlmezse folikül yıkanarak içerde kalmış olabilen yumurta tekrar alınmaya çalışılır.

10 mm üzerindeki büyüklükte olan tüm foliküller bu şekilde aspire edildikten sonra bu aşamada sona ermiş olur. Bu aşamada normal şartlar altında 30 dakikayı geçmez. Yumurtalar toplandıktan sonra laboratuarda incelenerek sayı ve olgunluk bakımından uygun olup olmadıklarına karar verilir.

Olgun olan yumurtalar dölleme işlemine tabi tutulur. Hasta bir süre dinlendikten sonra klinikten ayrılır.

Döllenme Aşaması (IVF/ICSI)

Yumurtalar toplandıktan sonra laboratuarda incelenir ve olgun olanlar ile yeterli olgunluğa ulaşamamış yada dejenere olmuş olanlar ayrıştırılır.

Olgun ve uygun durumdaki yumurtalar kültür sıvısının içine konularak inkübaötürde 37’lik ısı altında ve %5-6 seviyelerinde CO2 oranı sabit tutularak yaklaşık 4 saat bekletilir. Aynı gün eşdende sperm örneği alınır ve menide canlı sperm olup olmadığına bakılır.

Canlı sperm hücresi rastlanmayan erkeklerden cerrahi müdahale ile sperm aranır. Elde edilen meni özel bir kap içerisinde sıvılaşmaya bırakılır. Sıvılaşan meni, sperm sayısı, hareketliliği ve şekli yönünden incelenir.

Çeşitli yıkama işlemleri ile sayısı ve hareketliliği arttırılarak uygulamaya hazırlanır. Yumurta ve sperm hücreleri hazır olduğunda fertilizasyon yani döllenme işlemine geçilir.

Klasik yöntemde spermler ve yumurta hücreleri yan yana bırakılır ve kendi kendine döllenme olması beklenir.

Sperm sayısı 5 milyon/ml altındaki durumlarda, azospermik hastalarda, daha önce denenmiş ve başarısız olunmuş çiftlerde ve pre-implantasyon genetik tanı yapılacak olan çiftlerde gebelik şansını artırabilmek için mikroenjeksiyon(ICSI) yöntemi uygulanır.

Bu işlemden önce yumurtalık çevresindeki hücreler temizlenir ve her bir yumurtanın içine tek bir sperm hücresi yerleştirilir. Bu işlem mikromanupilatör adındaki özel bir alet ile yardımı ile yapılır..

Fertilizasyon İşleminden 16-18 saat sonra döllenme olup olmadığı kontrol edilir. Döllenmiş yumurtalar tekrar kültür ortamına konur ve gelişmesi beklenir. Transfer aşamasına getirilen embriyolardan kaliteli olanlar, belirli bir sayıda, kadının rahmi içine transfer edilir.

Embryo transferi

Bu aşama döllenmiş yumurtanın yani embriyonun anne rahmin yerleştirildiği aşamadır, ağrısız bir uygulamadır ve anestezi gerektirmez. Jinkolojik masada spekulum vajene yerleştirildikten sonra, vajen ve rahim ağzı steril serum ve özel sıvılar ile temizlenir. İnce bir katater yardımı ile uygun embriyolar rahim duvarını en uygun olduğu bölgeye yerleştirilir.

Transfer edilecek embriyo sayısı 2-4 arasında değişebilir. Bu sayı belirlenirken kadının yaşı, embriyoların kalitesi ve önceki başarısız tüp bebek denemeleri göz önünde bulundurulur. 2’den fazla embriyo yüklemesi çoğul gebelik ihtimalini artırdığından en iyi kalitedeki embriyolar transfer edildikten sonra artan embriyolar sakalanır.

Hasta 1-2 saat sonra taburcu edilir.

Gebelik testi

Embriyo Transferi sonrası 12. günde gebelik testi yapılır.

Источник: https://jinekoloji.com/tup-bebek-tedavisi-surecince-hastanede-yatmak-gerekli-midir

Embriyo Transferi Sonrası

Tüp Bebek Tedavisinde Embriyo Transferi

Tüp bebek tedavisi oldukça başarılı sonuçlar elde edilen bir tedavidir. Ancak çiftler için elbette ki stresli, maddi ve manevi açıdan külfetli bir dönemdir. Ancak bebeğinizi kucağınıza alınca tüm kaygılar ve endişeler silinecektir.

Tüp bebek tedavisine başlayan hastalar da tedaviye aktif olarak katılmak, başarı şansını arttırmak için yapabilecekleri en ufak ayrıntıya dahi dikkat ediyorlar.

En yaygın olarak merak edilen sorulardan biri de embriyo aşamasından sonra neler yapabilecekleri, neleri yapmamaları gerektiği…

Çiftlerin hepsi için her aşamada geçerli olan kesin kuralımız, sigara ve alkolden uzak durmak şartı ve tüp bebek ilaçlarını düzenli olarak kullanmak tedaviye zaten yapabilecekleri en büyük katkılardır. Elbette ki bu kuralların dışında başarıyı arttırabilecekleri çeşitli soruları da sormaktadırlar. Bunlar:

  • Embriyo transferi sonrası yatmalı mıyım?
  • Embriyo transferi ardından cinsel ilişkide bulunmak sakıncalı mı?
  • Embriyo transferi ardından spor yapabilir miyim?
  • Embriyo transferi ardından işten izin almam gerekir mi?

1.Embriyo transferi sonrası yatmalı mıyım?

Tüp bebek tedavilerinin henüz yeni uygulanmaya başladığı zamanlarda standart uygulama, embriyonun endometriuma tutunamadan ‘düşmesini’ önlemek için embriyo transferi ardından anne adaylarına oldukça uzun bir yatak istirahati vermek idi. Ancak artık teknoloji gelişti ve embriyonun tutunma şansının yatmakla arttırılamayacağı öğrenildir.

Yapılan çeşitli araştırmalarda transfer ardından bir günden süre ile yatan ve bir saatten az yatan kadınlar kıyaslandı. İki tarafta da gebelik oranları açısından belirgin bir fark olmadığı anlaşıldı.

Yapılan çalışmalar göz önüne alındığında, kısa süreli ya da yatak istirahatinin tutunmayı olumlu ya da olumsuz etkilemediğini söyleyebiliriz. Ancak burada kadının psikolojisi ve neye inandığı oldukça önemlidir.

Embriyonun bu şekilde tutunmasının engellenmeyeceğini bilmesine rağmen ayağa kalkmak istemiyorsa, zorlamak oldukça yanlıştır. Aynı şekilde kadını yatakta dinlenmeye zorlamak da öyle. Bu gibi durumlar anne adayının strese girmesine neden olabilir.

Ve embriyo tutunmaları için kanıtlanmış olumsuz bir durum varsa, bu da stres faktörüdür.

2. Embryo transferinden sonra cinsel ilişkide bulunmak sakıncalı mıdır?

Tüp bebek tedavisine başlayan anne adayları, embriyo transferi ardından cinsel ilişkide bulunmanın tedaviyi kötü etkileyeceğini düşünür. Özellikle de orgazm anında embriyonun tutunmasının bozulacağı düşünülür. Kadınların büyük bir çoğu orgazm esnasında güçlü rahim kasılmaları yaşamaktadır. Bu da rahim içi basıncını arttırır.

Embriyo transferi ardından cinsel ilişki konusunda çeşitli araştırmalar ve çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmlardan bir tanesi cinsel ilişkide bulunan ve bulunmayan hastalar ile yapılmıştır.

bu araştırmanın sonucunda cinsel ilişkinin tüp bebek tedavisinin başarısı üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığı ortaya konmuştur. Hatta embriyo transferi ardından cinsel ilişkide bulunan kadınların, embryo tutunma şanslarının daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır.

Bunun sebebi olarak da erkeğin menisi ile kadına geçen bağışıklık baskılayıcı çeşitli etkenlerdir. Bu maddeler sayesinde rahmin embriyonun reddedilme riskini azaltmış olmaktadır.

Embriyo transferi aşamasından sonra cinsel ilişkide bulunmanın, tüp bebek tedavisi programında olan kadınlar için sorun olabileceğini öne süren çalışmalar da mevcuttur.

– Birinci sebep olarak, kadının birden fazla korpus luteum içeren ve hiperstimülasyon sendromu (aşırı uyarılma) sebebiyle yumurtalıklarının büyümesi ve cinsel ilişki aşamasında yırtılma riskidir.

Bu durumlarda kadın ağrı duyar hatta durum iç kanamaya kadar ciddileşebilir.

Bundan dolayı da tedavi aşamasında yumurtalıklarında hiperstimülasyon sendromu (aşırı uyarılma) olan kişilerin cinsel ilişkide bulunmamaları önerilir.

– İkinci sebep olarak da, tüp bebek tedavisi esnasında cinsel ilişkide bulunulması neticesinde tüp bebek gebeliği ile beraber doğal bir gebeliğin de gerçekleşmesi olasılığıdır.

Bu gibi ‘öncelikli gebelik durumlarının geliştiği görülmektedir.

Fakat bu hastalarda doğal gebeliğin embriyo transferi aşamasından sonra değil, yumurta toplama öncesinde bulunulan cinsel ilişki neticesi gerçekleşmiş olması daha mantıklı bir açıklamadır.

Netice olaraki embriyo transferi ardından cinsel ilişkide bulunmak sakınca değil, faydalıdır. Ancak kadının herhangi bir rahim sorunu, pelvik ağrısı ya da rahatsızlığı yoksa.

3. Embriyo transferinden sonra egzersizlerime devam etmeli miyim?

Spor yapan anne adaylarının en merak ettiği sorulardan biri de budur. Spor ve egzersizle ilgili pek fazla araştırma olmasa da kişilerin hafif tempoda kendilerini çok yormayacakları sporlara devam etmesinde bir sakınc ayoktur. Özellikle yüzme ve yürüyüş, kişiyi dinç tutacaktır. Bu sporlar embriyonun tutunmasını engellemez.

Ancak haftalık olarak 4 saatten fazla, hızlı tempolu kardiyovasküler egzersiz yapmak düşük riskini arttırmaktadır. Hafif tempoda yapılan yoga, yürüyüş, spor gibi egzersizlerin herhangi bir sakıncası olduğu kanıtlanmamıştır.

– Egzersiz, gebeliğin oluşmasını birkaç farklı sebeple engelleyebilir. Birinci sebep, koşu ve temaslı sporlar gibi kişiyi yoran ve oldukça hızlı bir tempoda yapılan egzersizlerin oluşturduğu mekanik titreşimler, tutunmaya çalışan embryonun olumsuz etkilenmesine yol açabilir.

– İkinci sebep ise. hızlı tempolu egzersizler vücut ısısını yaklaşık olarak 2 dereceye kadar yükseltir. Bu vücut ısısı değişiklikleri, çeşitli olumsuzluklara yol açabilir. Bu sebeple de yükske tempolu sporlardan tedavi gebelik süresince uzak durmak gerekir.

4. Embriyo transferinden sonra izne çıkmalı mıyım?

Tüp bebek tedavisine başlayan çifler, embriyo transferi ardından izne ayrılmak isterler. Çalışmanın embriyonun tutunmasını engelleyeceğini düşünürler. Ancak yapılan çalışma ve araştırmalar, çalışmanın tüp bebek başarısını olumsuz yönde etkilemediğini ortaya koymuştur.

Ancak elbette ki bu durum çalışma ortamı ile de oldukça yakından alakalıdır. Çalışma ortamı çok stresli ise ve sürekli bir koşuşturma içerisindeyseniz, bu stresten uzak durmak sizin yararınıza olacaktır. Stres faktörü tüp bebek başarısını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Tüp bebek merkezlerinin hasta ile iletişimi

Tüp bebek tedavisine başlayan çiftler, endişeli ve kaygılıdır. Bu oldukça doğal bir durumdur. Özellikle de tüp bebek ile ilgili yeterli bilgiye sahip değillerse bu kaygıların stres ile beraber görülmesi oldukça kabul edilebilir. Bu sebeplerden dolayı da çiftler devamlı bir merak hali içindedir.

Dolayısı ile merkezdeki uzmanlara birçok soruları vardır. Tüp bebek merkezi, bu konuda neler yapılabileceğini, stresin nasıl azalacağını ve tüp bebek aşamalarından sonra nelerin yapılıp, nelerin yapılamayacağını detaylıca anlatmaları gerekir.

Eksik bilgi sebebi ile, örnek olarak transfer aşamasından sonra yataktan kalkan bir kadın endişelenmeye başlayabilir. Embriyonun rahme tutunmasını engellediğini düşünüp vicdan azabı çekebilir. Bu gibi olumsuz durumları engellemek amcıyla merkez, çifte doğru ve yeterli bilgiler vermelidir.

Doktorunuz ile hiçbir şeyi konuşmaktan çekinmemelisiniz. Cinsel hayatınız ile ilgili sorular sorabilmelisiniz. Çiftler genellikle transfer aşamasından sonra cinsel ilişkide bulunmazlar. Bu konu ile ilgili konuşmaktan çekindikleri için de doğrusunu ve yanlışını bilemezler.

Dolayısıyla güvendikleri ve konuşmaktan çekinmeyecekleri bir merkezi en başta tercih etmelerinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkar.

Tüm bu faktörlerden dolayı merkez ve hasta iletişimi oldukça sağlam olmalıdır. Çiftin endişeleri ve kaygılarını gidermek için her bilgiyi almaları gerekir.

Sordukları soruların cevaplarından tatmin olan çiftler, evlerine gittiklerinde içleri rahat bir şekilde bekleme evresine geçebilirler.

Ancak bu soruların cevaplarını öğrenemeyen çfitler, her hareketlerinde ”yanlış bir şey mi yapıyorum?” korkusu yaşayıp strese girerler.

Embryo transferinden sonra yapılması gerekenler?

  • Embryo transferi ardından bir saat kadar yatak istirahati yapmak yeterli olacaktır.
  • Embriyo transferi aşamasından sonra genellikle anne adayları iki gününü yatakta geçirirler. Embriyoların bu şekilde tutacağına inanırlar ancak yatak istirahati gebelik oranlarını arttıran bir faktör değildir. Uzun süre kendini yatağa hapis etmek, kadının psikolojisini bozabileceği için stres ortamı yaratabilir.
  • Embryo transferi aşamasından sonra cinsel ilişkide bulunmak gebeliğin gerçekleşmesini olumsuz yönde etkilemez. Yapılan bazı çalışmalar, cinsel ilişkide bulunmanın gebelik şansını arttığını da ortaya koymaktadır.
  • Günlük olarak hafif tempolu yarım saat yürüyüş yapmak embriyo transferi için olumsuz değildir. Aksine kişinin psikolojisine ve bedenine iyi gelecektir. Ancak haftalık olarak 4 saatten fazla yoğun bir şekilde kardiyovasküler egzersiz yapmak, tedaviyi olumsuz yönde etkiler. Düşük riskini arttırır.
  • Embryo transferinin yapılmasından sonra kişilerin yoğun stresli bir ortamda bulunmaması, üreme sağlığı ile ilgili zarar görebilecekleri kimyasallara maruz kalmaması gerekir. İş ortamı böyle bir ortama sahip değilse, iş hayatı ve günlük yaşam normal olarak devam ettirilebilir.

Источник: https://www.aliosmankoyuncuoglu.com/embriyo-transferi-sonrasi/

Tüp bebek tedavisi görenlerin dikkat etmesi gereken önemli konular!

Tüp Bebek Tedavisinde Embriyo Transferi

Prof. Dr. Bülent Tıraş

Halk arasında bilinenlerin aksine, transfer yapıldıktan sonra hareket etmek, ağır kaldırmak, seyahat etmek, öksürmek, ıkınmak, yükseğe uzanmak, transferden hemen sonra ayağa kalkmak gibi aktivitelerin hamileliğin tutunma ve devamı üzerine hiçbir olumsuz etkisi bulunmamaktadır.

Bu dönem içerisinde dikkat edilmesi gereken nokta, doktorların tavsiye ettiği ilaçların rutin bir şekilde aksatılmadan kullanılmasıdır. Aynı zamanda, eğer yumurtalıklarda yüksek oranda uyarılma ve büyüme oluşmuşsa, fazla ağrı ve rahatsızlık duyulmaması adına dinlenilmelidir.

2 – Tüp bebek; SİGARA ve İÇKİ

Sigara içiliyorsa, azaltılmalıdır. Sigara, rahmin kanlanmasını ciddi anlamda tetikler.

Ancak sigarasız kalmak ve beyinde oluşan nikotin bağımlılığı, stresinizi önemli bir seviyede arttırıyorsa, kontrollü ve dikkatli bir şekilde içilen bir iki adet sigaranın zararı, içmemenin meydana getireceği zararlardan daha iyi olabilir.

  Sarhoş olmayacak kadar az miktarda tüketilen alkolün de, tedavi süresince herhangi bir zararı görülmemiştir. Ayrıca bknz: http://www.bulenttiras.com/tup-bebek-tedavisinden-sonra-bilinmesi-gereken-10-madde

3 – Embriyo transferinin ardından cinsel yaşam devam edebilir mi?

Cinsel yaşamın devamı, hamileliğin tutmasına engel olmaz. Ancak, yumurta toplama işleminin ardından yumurtalıkların hala fazlası ile büyük olabilmesi, vajinal yol ile kullanılan ilaçlar, bazen lekelenme şeklinde vajinal kanamalar, cinsel ilişki sürecini kadın tarafından rahatsız edici hale getirebilir.

4 – Tüp bebek tedavisi ardından beslenme nasıl olmalı?

Verilebilinecek en önemli beslenme önerisi, günlük su tüketimidir. Gün içerisinde minimum 2 ile 3 litre olmak üzere, bol oranda sıvı tüketmek gerekir. Fakat su, diğer içecekler birlikte olacak şekilde değil, sade bir şekilde içilmesi gerekir. Meyve suyu, çay, limonata, ayran, kola vs. şeklinde olmamalıdır.

Çay ve kahveden olabildiğince uzak durulmaya gayret edilmelidir. Kahveden uzak durulması, çayı da en az seviye de içilmesi yeterli olacaktır. Protein ağırlıklı beslenmeye dikkat edilmelidir. Omega 3’ten zengin olması nedeninden dolayı,  haftalık 1 ya da 2 kez tavsiye edilen balıkların yenmesi iyi olacaktır.

Balık, kızartma şeklinde değil, buğulama veya ızgara olarak yenmelidir.

Süt ve süt ürünleri, dönüşümlü bir şekilde kırmızı et ve beyaz et tüketimine de özen gösterilmelidir. C vitamini de bu dönem içerisinde oldukça önem taşır. Kivi, ananas ve muz da yenilmesi gereken meyveler arasındadır. Sebzeler ise, haşlama olacak şekilde yenmelidir.

Folik asit bu dönemde en önemli alınması gereken besinlerden biridir. Folik asit tabletleri alınmalı, folik asit bakımından zengin fındık, ceviz, badem, yeşil yapraklı sebzeler, baklagillerde yeterli oranda yenmelidir.

Folik asit, rahme tutunma hususunda olduğu kadar, tutunma gerçekleştikten sonra da, bebeğin anne karnında gelişimi için de önem taşımaktadır.

5 – Tüp bebek tedavisi ardından adet düzensizliği, adet gecikmesi:

Tüp bebek tedavisinde uygulanan ilaçlar nedeni ile, tedavi sonrasına hamilelik sağlanamazsa 1 ya da 2 ay adet düzensizliği görülebilir.

Genellikle herhangi bir ilaca gerek kalmaz ve bu sorun kendiliğinden düzelir. Adet döneminin gecikmesi durumunda, 10 ile 14 gün arasında beklemek gerekir.

Bu zaman aşımının ardından hala adet kanaması gerçekleşmemiş ise, vakit kaybetmeden doktor ile görüşülmelidir.

Yumurta donasyonu nedir? Bu yöntemle bebek sahibi olmak mümkün mü?

6 – Tüp bebek tedavisi ardından kist:

Tüp bebek tedavisinin yumurta toplama evresinde, büyüklüğü 15 mm ve üzerinde olan yumurtalar toplanır. Geriye kalan ve büyüklüğü 15 mm nin altında olan yumurtalar, tedavi tamamlandıktan sonra ultrasonda kist şeklinde gözükebilir. Bu kistler kendiliğinden yok olur. Herhangi bir tedaviye gerek yoktur.

7 – Tüp bebek tedavisi ardından gebelik testi:

Embriyo transferinin ardından 12 gün sonra, kanda  B HCG olarak bilinen hamilelik testi yapılır. Genelde anne adayları bu süre içerisinde sabredemeyerek idrar testi yaptırır. Erken yapılan testler, sonuç olarak yanıltıcı olabilir.

Kısacası, tedavide uygulanan ilaçlar nedeni ile hamilelik oluşmuş gibi bir sonuç çıkabilir. Veya hamilelik oluştuğu halde, bu durum idrarda tespit edilemeyebilir. Gereksiz stres yaşanmaması için, doktorlar tarafından belirlenen test zamanı beklenmelidir.

Kaynak: http://www.bulenttiras.com

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/tup-bebek-tedavisi-anne-aday-dikkat-etmesi-gereken-konu-bulent-tras/

Tüp Bebekte En Çok Merak Edilenler

Tüp Bebek Tedavisinde Embriyo Transferi

Tüp bebek uygulamalarında gebe kalma şansını belirleyen birçok nokta bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi tedavi görmekte olan kadının yaşıdır. Gebe kalma şansı 35 yaşından genç kadınlarda en yüksek, 35-38 yaş arasında kabul edilebilir, 38-40 yaş arasında azalan, 40-42 yaş arasında yine de ümidimizi muhafaza ettiğimiz, 42-44 yaş arasında ise gittikçe düşmüş durumdadır.

Transfer edilen embryo sayısı da gebelik şansını belirleyen bir faktördür. Tüm yaş gruplarına bakıldığında tek embryo transferi ile gebelik beklentisi % 28 dolaylarında iken, çift embryo transferi ile bu oran % 45’e çıkmaktadır.

Tek embryo transferi yapılan vakalarda geriye dondurulabilecek birçok embryo kalmaktadır ve bunların kullanımı ile de ciddi oranda ilave gebeliklere ulaşılmaktadır. Örnek olarak Memorial Ataşehir hastanesinde dondurulmuş embryo transferi ile son 3 ay içerisinde % 70 oranında gebeliğe ulaşmış bulunmaktayız.

Ciddi derecede erkek faktörüne bağlı infertilitede, spermin ciddi şekil bozukluğu gösterdiği çiftlerde ve sperm üretiminin testiküler yetmezlik nedeniyle bozulduğu azoospermik vakalarda yine gebelik şansı tüp bebek tedavisinde düşmektedir.

Tüp bebeği en fazla kaç defa deneyebiliriz?

Deneme sayısı konusunda bir sınır bulunmamaktadır; fakat iyi merkezlerde yapılan tedavilere rağmen gebeliğe ulaşılamamışsa, deneme sayısı arttıkça gebelik beklentisinde bir azalma olacaktır. Bazen nedeni belirsiz tutunamama problemi yaşayan çiftler yüksek deneme sayılarından sonra gebeliğe ulaşabilmektedirler. Bu nedenle 8. ya da 10. denemeden sonra gebelik öykülerine tanık olmaktayız.

Transfer sonrası nelere dikkat etmem gerekiyor?

Halk arasında düşünülenin aksine, transfer sonrası hareket etmek, ağır kaldırmak, seyahat etmek, öksürmek, ıkınmak, yükseğe uzanmak, transferden hemen sonra ayağa kalkmak gibi aktivitelerin gebeliğin tutunma ve devamı üzerine herhangi hiçbir olumsuz etkisi yoktur. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken doktorların önerdiği ilaçları düzenli kullanılması ve eğer yumurtalıklar aşırı derecede uyarılmış ve büyümüşlerse de fazla ağrı ve rahatsızlık duyulmaması için dinlenilmesidir.

Yumurtlamayı uyaran ilaçlar arasında bir fark var mı?

Bu ilaçlardan bazıları insan idrarından elde edilmekte, bir kısmı ise tamamen yapay olarak üretilmektedir. Fakat hiçbir ilacın diğerine belirgin bir üstünlüğünün olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu nedenle ilaç seçimi kullanım kolaylığı, maliyet ve hekim tercihi gibi nedenlere dayanmaktadır.

Yumurtalıkları uyarmak için uzun protokol mü daha iyi yoksa kısa protokol mü?

Canlı doğum oranları açısından hiçbir fark bulunmadığından günümüzde artık birçok merkez tedavi şemalarını ağırlıklı olarak kısa (antagonist) protokolüne çevirmişlerdir. Kısa protokolde tedavi daha kısa sürmekte ve daha az sıklıkta kontroller yapıldığından hastalar için daha az rahatsızlık vericidir.

Takip yalnızca ultrasonografi ile mi olmalıdır yoksa kanda hormon testleri de yapılmalı mıdır?

Yapılan çalışmalarda görülmektedir ki; yalnızca ultrasonografi ile takip yapıldığında elde edilen sonuçların, ultrasonografiye ek olarak kan hormon takiplerinin de eklendiği takip şemalarından farklı değildir. Yalnızca ultrasonografi ile takip yapmak hatalı bir uygulama değildir ve hastalar için uygun bir yaklaşımdır.

Biz ultrasonografi ile takip yaparken gerekli gördüğümüz durumlarda kan hormon düzeylerine de bakmaktayız. Örnek olarak ultrasonografi ile takipte yumurta gelişim hızı yavaş ya da çok hızlıysa, çok fazla yumurta geliştiğini görüyorsak, rahim zarının kalınlaşmadığını izliyorsak mutlaka hormonal takibi de yapıyoruz.

Tedaviye başlayacağımız gün, yumurtalıklarda bir kist görülmüş ise, bu kistin tedaviye başlamamıza engel bir durumun olup olmadığını anlamak için yine hormonlara bakıyoruz.

Son tetikleyici çatlama iğnesi olarak da bilinen hCG ilacını vermeye karar verdiğimiz gün de mutlaka kanda estradiol ve progesteron hormon ölçümlerine bakmaktayız.

Tüp bebekte düşük daha mı sık izlenmektedir?

Tüp bebek tedavisi ile elde edilen gebeliklerde düşük riski, normal yolla kalınan gebeliklerden çok az daha yüksektir. Bunun nedeni tedaviden değil, gebe kalamamaya neden olan problemin kendisinden kaynaklanmaktadır.

Tüp bebek gebeliklerinin başında izlenen vajinal kanamalar normal midir?

Gebe kalmış hiçbir hastada vajinal kanama normal kabul edilmemelidir ve doktora mutlaka danışılmalıdır. Fakat öte yandan da tüp bebek gebeliklerinin başında vajinal kanama ve lekelenmelere çok sık rastlanılmaktadır. Bu mutlaka kötüye gidişin bir göstergesi olmayabilir.

Transfer sonrası gebelik şansının desteklenmesi için progesteron ilaçlarının hangisi etkilidir?

Yapılan çalışmalarda vajinal progesteron ilaçları ile kas içine yapılan progesteron iğneleri arasında gebelik şansı açısından hiçbir fark bulunmamıştır.

Kas içine hergün yapılan iğneler bazen çok can yakıcı olduğundan ilk planda vajinal progesteron ilaçları tercih edilmelidir. Fakat bazı hastalarda vajinal progesteron vajende ciddi kaşıntı ve yanma yapmaktadır.

Bu durumda progesteron iğnelerine geçilmesi düşünülebilinir.

Tüp bebekte gebe kaldıktan sonra progesteron ilacına daha ne kadar devam edilmelidir?

Progesterone ilacına gebelik testi pozitif çıktıktan sonra devam etmenin bilimsel bir faydası yoktur, fakat günümüzde birçok merkez bu ilaca 12. gebelik haftasına dek devam etmektedir. Biz bebek kalp atımları görünene dek devam etmekteyiz. Fakat eğer anne adayı ilacın kullanımına bağlı ciddi yan etkilerden muzdaripse (kaşıntı, yanma gibi), o zaman ilacı kesilmektedir.

Transferden sonra kullanılan aspirin, heparin gibi ilaçların faydası var mı?

Embryo transferinden sonra aspirin kullanmanın bir faydası olmamaktadır. Bazı çalışmalar; tekrarlayan deneme başarısızlıkları ve altta yatan bir nedeni bulunamamış vakalarda heparin iğneleri kullanmanın faydalı olabileceğini göstermiştir. Heparin kullanımında gebelik sağlanır ise, gebeliğin 12. haftasına dek devam edilmektedir.

Dondurulmuş embryolar ile gebelik şansımız var mı?

Bazı tüp bebek uygulamalarında transfer edilen embryoların dışında elimizde geride çok iyi kaliteli embryolar kalabilmektedir. Bu embryoların dondurulup saklanması, aileye ileride tekrar bir gebelik şansı verebilmektedir.

O nedenle embryo dondurma hastalar için çok faydalı bir uygulamadır. Dondurulan embryolar çözündükten sonra % 70-80 canlı kalmakta ve % 50-70 oranında gebelikle sonuçlanmaktadır.

Dondurulmuş embryolar ile elde edilen bebeklerin sağlığı, doğal yolla elde edilen gebeliklerden farklı değildir.

Tüp bebek öncesinde herhangi bir diyet uygulamalı mıyız?

Bu konuya ilişkin yeterli bilimsel çalışma verileri olmamakla birlikte, bazı çalışmalar özellikle gebelik planlamasına geçildiği dönemde (prekonsepsiyonel dönem) akdeniz tipi diyet (yüksek oranda bitkisel yağlar, sebzeler, balık ve baklagiller ve düşük oranda snackler) ile beslenen hastalarda tüp bebek başarı oranlarının artığını göstermektedir. Akdeniz diyetindeki bitkisel kaynaklı az doymuş yağlar, yüksek folik asit ve B6 vitamini bu beslenme şeklinin üstünlüğünde belirtilen temel içeriklerdir.

Tüp bebek tedavisi öncesi kilo vermek gerekli mi?

Kilolu bayanlarda tüp bebek tedavisi öncesi kilo verilmesinin tedavi sonuçlarına olumlu etkisinin olabileceği yönünde net bilgi bulunmamaktadır.

Fakat kilonun ideal düzeylere getirilmesi, tedavi süresinin kısalmasına, ihtiyaç duyulan ilaç miktarının azalmasına ve tüp bebek ile gebe kalınılırsa düşük yapma riskinde azalmaya neden olmaktadır.

O nedenle ideal kilolara gelmenin tedavinin sonuç dışındaki özelliklerine ve gebelik oluştuğunda da düşük ya da gebelik şekeri gibi problemlere karşı faydası bulunmaktaktadır.

Embryo transferinden sonra cinsel yaşam devam edebilir mi?

Cinsel yaşamın devamı gebeliğin tutmasına engel oluşturmaz. Fakat yumurta toplama işleminden sonra yumurtalıkların hala çok büyük olabilmesi, vajinal yolla kullanılan ilaçlar, bazen lekelenme tarzı vajinal kanamalar, normal bir cinsel ilişki sürecini anne adayı için rahatsızlık verici yapabilir.

Embryoların yumurta toplama işleminden sonra 5. gün mü transfer edilmeleri gerekmektedir?

Çiftler; medyada yer alan haberlerin etkisiyle embryo transfer günleri 5. gün olmayınca bazen üzüntüye kapılmakta ve şanslarının azaldığını düşünmektedirler. 5.

gün (blastokist) transferi bazı ailelerde gebelik şansını artırırken, bazı ailelerde tam tersi etki yapıp bu şansı azaltabilir. Blastokist transferi yapabilmek için bazı şartların oluşması gerekmektedir. Tedavi sonrası toplanan yumurta sayısının 10 adetin üstünde olması, 3.

gün en azından 3 adet birinci kalitede embryo gelişiyor olması gibi. Bu şartlar yoksa blastokist transferine gitmek mevcut şansın azalmasına neden olabilir. O nedenle her denemede şansın daha yüksek olduğu bir transfer günü vardır. Bazen 5. gün uygunken, çoğu vakada 3.

gün transferleri en yüksek başarıyı vermekte, eldeki embryo sayısı çok az ise de bazen 2. gün transeri tercih edilmektedir.

Güncellenme Tarihi: 17 Ocak 2011Yayınlanma Tarihi: 17 Ocak 2011

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/tup-bebekte-en-cok-merak-edilenler/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.