Tüp Bebek Tedavisine Ne Zaman Başlanılmalı

içerik

1 ) Tüp bebek tedavisine ne zaman başvurmak gerekir?

Tüp Bebek Tedavisine Ne Zaman Başlanılmalı

Bir yıl boyunca düzenli olarak cinsel ilişkiye girilmesine rağmen, bir türlü hamilelik elde edilememiş ise, öncelikli olarak kısırlık alanında uzman olan bir doktora danışılmak gerekir.

Bu süre ise, en fazla 1,5 yıl olmalıdır. İhtiyaç duyulan araştırmalara, erkeğe yapılan sperm tahlili ile başlanır.

Bu basit teknik ile beraber, erkeğin sperm miktarı ve sperm kalitesi ile ilgili gerekli olan bilgiler alınır.

Kadının adet düzeni sorgulanır. İhtiyaç duyulması halinde, hormon analizleri ve rahim filmi çekilir. Yapılan bu tahliller, çiftin hangi tedavi yöntemler ile beraber hamileliği sağlayacağı ve çocuk sahibi olacağını belirlenmiş olur.

2 ) Tüp bebek tedavisine ne zaman başlamak gerekir?

Ülkemizde anne ve baba olma dönemi içerisinde, yaklaşık olarak 10 milyon çift bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda, her 100 çiftten 15’i, yani ortalama 1.5 milyon birçok nedenden dolayı, çocuk sahibi olma konusunda sıkıntılar yaşamakta ve ne zaman tüp bebek tedavisine başlamaları gerektiği ile ilgili de bilgi sahibi olmamaktadır.

3 ) Ne zaman tüp bebek tedavisine karar vermek gerekir?

Bazı çiftler için hamile olmak, biraz zor bir durumdur. Bebek isteyen çiftlerin %10 ile %15’inin tüp bebek uzmanlarından profesyonel olarak destek almaları ve yardımcı üreme yöntemlerinin (aşılama, tüp bebek. gibi) kullanılması gerekir. Bir yıl içerisinde hamilelik elde edilememiş ise, tüp bebek merkezlerine gidilmesi gerekmektedir.

3.1. Kadınlar için;

  • 35 yaşından büyük olması durumunda, 1 yıl beklenmesine gerek yok. 6 ay içerisinde gidilmesi gerekir.
  • Hamile olma şansı azaldığı için de, 6 ay içerisinde, 40 yaş ve üzerinde 3 ay içinde bir uzmana başvurmak gerekmektedir.
  • Diğer sebepler ile jinekolojik muayene olmuş ve yumurta rezervinin azalmış olabileceği ifade edilmişise,
  • Adet dönemlerinin düzensiz olması halinde ( 21 günden kısa 35 günden uzun, daha çok kilo ve vücutta kıllanma artması durumunda )
  • Daha önce geçirilmiş yumurtalık iltihabı (pelvik enflamatuar hastalık) -Daha önceden dış gebelik geçirilmiş olması halinde (ameliyatla tüp alınmış olabilir veya ilaçla tedavi edilmiş olabilir)
  • Karın bölgesinden cerrahi operasyon geçirilmesi durumunda (apandisit, bağırsak veya her hangi bir sebepten dolayı yapılması gereken karın ameliyatları yapışıklıklara ve tüplerin kapanmasına sebebiyet verebilir)
  • Cinsel yollar ile bulaşan hastalık hikâyesi bulunması halinde
  • Hamilelik planlanmadan önce doğum kontrolü için spiral kullanım hikâyesi bulunması durumunda
  • Endometriozis saptaması yapılmış ise -Birinci derece yakınlarda veya kardeşlerde infertilite problemi yaşanması halinde

3.2. Erkekler için;

  • İleri yaşta yaşanmış ve testisleri etkilemiş kabakulak hikâyesi ile karşılaşılmış olması durumunda
  • Testis travması varsa -İnmemiş testis operasyonu geçirilmiş ise
  • Cinsel yollar ile bulaşan hastalık hikayesinin bulunması halinde
  • Erken boşalma ve ereksiyon sorunu bulunuyorsa
  • Kimyasallar veya radyasyonlu ortamlarda çalışanlar
  • Birinci derece yakınlarda veya kardeşlerde infertilite sorunu yaşanmışsa
  • 3.3. Bazı özel durumlarda da direk tüp bebek tedavisi düşünülebilir;
  • Eşlerden herhangi birinde görülen, genetik geçişli hastalık bulunması durumunda (kistik fibrosiz, talasemi, hemofili….gibi)
  • Hepatit ve HIV gibi bulaşıcı hastalıklarda eşi korumak amaçlı
  • Kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapLgibi)

4 ) Doğal yöntemlerle hamile kalmak için ne kadar beklemelidir?

Çiftlere uygulanan tahlillerin normal çıkması halinde, doğal yollar ile bebek sahibi olabilmeleri için 6 ay daha süre verilir. Bunun nedeni ise, çekilen rahim filmi esnasında tüplerin açılması sebebi ile çiftlerin bu süreç içerisinde hamile olma şansı vardır.

5 ) Tüp bebek yöntemine başvurmak için hangi yaş aralığına kadar beklenmelidir?

Çiftler 30 yaşından küçük ise, en az 1 yıl beklemeleri gerekir. Bu 30 yaş ile 35 yaşları arasında ki çiftler için 6 ay, 35 yaşın üzerindeki çiftler için ise hemen infertilite uzmanına gitmeleri en doğru yoldur.

Yalnızca kadının yumurtlamasına engel olan hastalıkların bulunması halinde, çiftlere ilaç tedavisi yapılarak, çocuk sahibi olabilirler.

Bu rahatsızlıklar tiroit problemleri, prolaktin yüksekliği, polikistik over sendromu gibi problemlerdir.

Histereskopi veya laparoskopik olarak bilinen cerrahi girişimler ile rahim içinde görülen yapışıklıklar ayrılır, rahim içindeki perdeler temizlenir ve böylece anne adayı çocuk sahibi olabilir.

Sperm miktarının sınır seviyesinde olduğu durumlarda aşılama tekniği uygulanarak, çocuk sahibi olunabilir.

Ancak erkekte spermin bulunmaması veya mevcut olan sperm sayısının 5 milyonun altında olması durumunda, kadında tüpler tamamı ile kapalıysa ve yaşı da fazla ise, yumurta rezervi azsa, bu durumda tüp bebek tedavisine başvurulması gerekir.

6 ) Tüp bebek tedavi süreci ne kadar sürer?

Bu süreç yaklaşık olarak 15 gün civarında sürer. Erkeğin sperm verme süreci ise, sadece 10 dakika sürmektedir. Kadınların süreci ise, 10 gün 12 gün boyunca devam eder. Bu süreç kadını takip ve kontrol sürecidir.

Anne adayı, çeşitli ilaçlar ile desteklenip, ay içerisinde verebileceği yumurtaların oluşması için uğraşılır. Bu tedavinin başarısını etkileyecek bir unsurdur.

Yumurtalar istenen olgunluğa geldiği zaman toplanır ve 4 saat ile 6 saat içerisinde erkeğin spermi ile döllenmesi sağlanır.

Bu döllenmenin miktarına göre 2 gün ile 5 gün arasında embriyo transferi gerçekleştirilir. Bu sürenin toplamı 15 gün civarında sürer. Bu süreç başladığı zaman, yani tüp bebek tedavisinin uygulanma kararı alınması ile beraber, çiftler kontrol altına alınır.

Kadının folik asit alması sağlanır. Böylelikle, çiftlerin beslenmesi düzene koyulmaya çalışılır. Başka sağlık problemlerinin de bulunması halinde, bunlar için de ayrıca tedaviler uygulanmaktadır.

Yani çiftler hem fiziki, hem de psikolojik olarak tüp bebek tedavisine hazırlanmaktadır.

Источник: https://www.bulenttiras.com/tup-bebek-tedavisi-ne-zaman-uygulanmalidir

Tüp Bebek Tedavisi Sonrası Bilinmesi Gerekenler

Tüp Bebek Tedavisine Ne Zaman Başlanılmalı

Evet teşhis edebilmek mümkündür. Hamilelik dönemi boyunca, uygulanması gereken bir takımı tarama testler vardır. (11 ile 14 tarama testi – ikili test – üçlü test ) Yapılan bu tarama testleri, hamilelik dönemi içerisinde ki genetik risk ile alakalı doktorlara genel bilgi verir.

Böyle bir risk ile karşılaşılması halinde, 11. ile 14. haftalar arasında fetusun eşinden biyopsi uygulanarak veya 16 ile 18 hafta arasında bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan örnek alınarak, bebeğin kromozom analizinin incelenmesi mümkündür.

 Aynı zamanda yapılacak olan ultrason muayenesinde de, bu konu ile alakalı olarak doktorlara yardımcı olmaktadır.

2 ) Hamilelik dönemi boyunca jinekolojik sorunlar ve tüp bebek başarısı

  • Tüplerde herhangi bir şişme oluşması halinde, (hidrosalpinks) şişmiş olan tüp ya da tüplerin, tüp bebek tedavisinden önce laparoskopik olarak çıkarılması lazımdır. Eğer çıkarılamazsa, yine laparoskopik olarak rahim ile arasında ki ilişki kesilmelidir. Şiştiği teşhis edilen tüp ya da tüplerin çıkarılması, oluşacak hamilelik oranını artırarak, oluşabilecek dış gebelik oranını da azaltır.
  • Tüp bebek tedavisi öncesi, yumurtalıklarda 4 cm’nin üzerinde olan çikolata kisti teşhis edilmesi halinde, bu kistin laparoskopik olarak alınması gereklidir. 4cm’nin altında olduğu zamanlarda herhangi bir müdahaleye gerek yoktur.
  • Tüp bebek tedavisi öncesinde 4 cm’nin altında çikolata kisti olması halinde, bu kistin tedavi öncesi iğne ile aspire edilmesi, enfeksiyon kapma ihtimalini arttırdığı için önerilmez.
  • Tüp bebek öncesi, 1 cm’den büyük fonksiyonel olmayan (estradiolün 60 pg/ml altında olması, endometrial kalınlığın 5 mm’nin altında olması) kistlerin tedavi öncesi iğne ile aspire edilmesi gerekmektedir.
  • Polikistik yumurtalık hastalığının mevcut olması, tüp bebek için olumsuz değil tam tersine olumlu bir durumdur.

3 ) Yumurta toplama işleminden sonra yapılması gerekenler nelerdir?

Yumurta toplama işleminin uygulandığı gün, başarılı bir implantasyon için endometriumu gerekli bir seviyede kalın tutmaya destek olması için, progesteron kullanmaya başlayacaksınız.

Yumurta toplama işleminin ardından uygun görüldüğü taktirde, herhangi bir eczaneden Crinone Jel % 8’ alınması gerekebilir. Bu ilacın kullanımı ile ilgili, doktorlar ve hemşireler size gerekli bilgiyi verecektir. Aynı zamanda kullanım ile ilgili bilgi, paketinizin içinden çıkmaktadır.

Bu ilaç günde 2 defa (sabah ve akşam) hamileliğin 12.ci haftasına kadar düzenli bir şekilde kullanılacaktır.

Yumurta toplama işleminin ardından, klinikte yaklaşık 1 ile 2 saat arasında dinlenmeniz gerekecektir. İyileşme süresi çok kısa olduğu için, 2 ile 3 saat içerisinde genel hayatınıza dönebileceksiniz.

İlk önce, yumurta toplama işlemi esnasında alınan folikül ile işleme alınacak, ardından gün içerisinde döllenme işlemi için ICSI prosedürü yapılacaktır.

ICSI prosedüründen 1 gün  sonra, döllemenin son hali ile ilgili bilgilendirileceksiniz.

 İsterseniz, yumurta toplama işleminden 24 saat sonra, kliniği arayarak veya gelerek, kaç adet embriyonuz olduğu ile ilgili doktorlardan bilgi alabilirsiniz.

4 ) ‘’Eve canlı bebek götürme’’ oranı nedir?

Bu oran, ortalama olarak %38 civarındadır. Hastaları ilgilendiren ana değerin de, sonuncusu olması gerekmektedir.
3 kez yapılan başarısız denemeden sonra, aileler için hamilelik elde etme şansı ne yazık ki çok arttırmamaktadır.

 Embriyo transferinden önce gerçekleştirilen  genetik araştırma, laboratuvar koşulları içerisinde suni bir ana rahmi meydana getirilmesi, sperm seçimi için uygulanan tekniklerin değiştirilmesi gibi ek uygulamalar yapılmaktadır.

 Ancak gerçekleştirilen bu yöntemlerin, tedavide sağlanacak olan başarıyı ciddi oranda artırdığı ile alakalı olarak yeterli ispat bugün için bulunmamaktadır.

5 ) Embriyo transferi sonrası cinsel ilişki

Embryo transferinin ardından, cinsel ilişkiye giren ya da girmeyen anne ve baba adayları arasında, hamilelik oranı bakımından herhangi bir fark gözlenmemiştir.

 Hatta yapılan bir çalışma, embryo transferi ardından 48 saat içinde cinsel ilişkiye giren hastaların, hamilelik değerlerinde yükselme olduğu tespit edilmiştir.

 Bu durumdan, sperm sıvısı içinde yer alan bir takım bağışıklık maddelerinin, rahmin döllenen embriyoyu kabul etmeme ihtimalinde azalma oluşturmasının sorumlu olduğu kanısına varılmıştır.

Ancak tüp bebek tedavisi sonrası, cinsel ilişkiden doğabilecek mekanik travmaların, büyümüş yumurtalıklarda, hele ki ovaryan hiperstimülasyon sendromu gelişmiş ise, yırtılmalar neden olan ağrı ya da kanamalara sebep açma potansiyelinden dolayı, bir grup uzman embriyo transferinden sonra, cinsel ilişkiye girilmesini tavsiye etmemektedir. Ancak gene de bu husus ile ilgili netleşmiş bir fikir birliği bulunmamaktadır.

6 )  Embriyo transferi sonrası yatmanın gerekliliği, gerekli ise süresi

Embriyo transferi sonrasında, hemen ayağa kaldırılan hastalar ile, yarım saat yatırıldıktan sonra kaldırılan hastalar arasında, hamilelik oranları bakımından herhangi bir fark gözlenmemiştir. Hatta ve hatta, uzun süre yatmanın meydana getirdiği stres ve endişeyi arttırarak, olumsuzluk yaratacağı hakkında bir takım çalışmalar da literatürde mevcuttur.

7 ) Kullanılması gereken ilaçlar nelerdir?

Bu dönem içerisinde, rutin bir şekilde kullanılması gereken en önemli ilaç, progesteron içeren preperatlardır  (Crinone,proginex ,utragestane) .  Bunun haricinde, eğer başlanılmış ise coraspin veya bebek aspirini ve folik aside de devam edilmesinde herhangi bir sakınca yoktur.

 Sayılan bu ilaçların haricinde, başka bir ilaç tavsiye edilmez. Bu süreç içerisinde meydana gelebilecek tedavi ile  alakalı olmayan ağrılarda parasetamollü ağrı kesicileri kullanmak,  çok fazla ağrı çekmekten daha fazla tercih edilir  bir eylemdir.

  Aynı şekilde tansiyon tiroit şeker vb sebeplerden dolayı kullanılması zorunlu olan ilaçlarda, doktordan habersiz kullanmayı durdurmamak gerekmektedir.

8 ) Embriyo transferinin ardından izin kullanılması

Anne adayının, çalışmaya bir müddet ara vermesi ile izin kullanmasının hamilelik oranlarında herhangi bir artış oluşturmadığını göstermektedir.  Hatta çalışılmadığı zaman, anne adayında meydana gelen stres ve endişenin, beklenenden daha çok olumsuzluk yaratabilmesi de mümkündür.

 Aynı şekilde anne adayının, embriyo transferinin ardından bekleme dönemini yalnız bir ortamda geçirmesi, bu dönem içerisinde başka kişilerden alabileceği pozitif yardımın olmaması sonucunu da yaratabilir.

Bu sebepten dolayı, stresli ya da toksik kimyasallara maruz kalınan bir işte çalışan anne adaylarına embriyo transferi sonrasında izin kullanılması önerilirken, diğer anne adaylarına izin önerilmemektedir.

9 ) Embriyo transferinden sonra fiziksel aktivite ve spor

Embriyo transferi ardından uygulanan kardiyovasküler yüklenme, yaratıcı ağır fiziksel aktivite ve sporun, bu tip yüklenmenin olmadığı gruba göre, hamilelik oranlarında azalma ile beraber düşük riskinde yükselme olduğu bir takım çalışmalar sonucu teşhis edilmiştir.

Bu tarz aktivitelerin meydana getireceği mekanik sarsıntının, rahme yapışma döneminde ki embriyoyu yerinden sarsması, bu olumsuzluğun en muhtemel sebebidir.

Bu sebepten dolayı, embriyo transferi yapıldıktan sonra, anne adaylarına yoğun ve ağır spor uygulamalarından kaçınmaları tavsiye edilirken, yürüyüş gibi hafif ve gerekli egzersizlerin, herhangi bir olumsuzluk yaratmayacağı bildirilmektedir.

10 ) Sigara ve içki

Sigara tüketiliyor ise, azaltılmalıdır. Çünkü sigara, rahmin kanlanmasını olumsuz bir şekilde etkiler. Fakat sigarasızlık ve nikotin bağımlılığı, stresinizi ciddi bir oranda artırıyor ise, belki de kontrollü bir şekilde içilen bir iki tane sigara, içmemekten daha iyi olabilir.  Bilinç kaybı yaşanmayacak derecede çok az alkolün de, tedavi süresince herhangi bir zararı gözlenmemiştir.

Diğer bilinmesi gerekenler

Özellikle de sauna gibi aşırı sıcak ve nemli mekanlardan uzak durmak, oluşabilecek bir enfeksiyon sebebi ile  havuza girmemek, genel yaklaşımlardandır.  Çok yormadığı sürece,  seyahat etmekte de herhangi bir sakınca yoktur. Uçak yolculuğu da, aynı şekilde sakıncalı olarak görülmemektedir.

Transferden sonra ne zaman banyo yapabilirim?

Transferden işleminden 1 gün sonra, ılık olması şartı ile duş alabilirsiniz. Sıcak banyodan uzak durmanız önerilmektedir.

Başarısız bir denemeden sonra ne kadar ara vermek gerekiyor?

2. denemeyi uygulamak icin, 1 ay ara vermek gerekir.  Daha uzun süre ara verilmesi ile, daha kisa ara verilmesi arasında, tedavinin basarisi ile ilgili herhangi bir fark yoktur bu noktada asıl önemli olan şey, eşlerin psikolojisi ile beraber, maddi durumudur. Kendini maddi ve manevi olarak hazır hisseden eşler, çok fazla ara vermeden yeniden deneme yapılabilir.

Transfer sonrası rahat olmaya çalışın

Genel bir şekilde stres, üzüntü ve endişeden kendinizi uzak tutmaya gayret edin. Kendinize ve bebeğinize güvenin.

 Anne hissiyati ile vücudunuz onu yaşatmak, o da hayata tutunmak için ne gerekiyorsa yapacaktır.  Doğal dışı yaptıklarınız bir bakıma ters etki yaratabilir.

  Kısacası, başkalarının doğruları ile değil, kendi doğrularınız ile yaşayarak, bir şeyleri sizin  tercih etmeniz oldukça önemlidir.

Embriyo transferi sonrası özel bir diyet var mıdır?

Transferin uygulanmasının ardından, yapılması gereken özel bir diyet yoktur. Fakat progesteron iğneleri ile beraber kullanılan progesteron jel ve tabletler, bağırsak hareketlerini azaltarak,  kabızlığın görülmesine sebep olabilir. Bu tür sebeplerden dolayı,  günde minimum 1,5 litre su tüketmeniz, lifli besinleri tercih etmeniz, kabızlık bakımından yararlı olabilir.

Источник: https://www.aliosmankoyuncuoglu.com/tup-bebek-tedavisi-sonrasi-bilinmesi-gerekenler/

Tüp Bebek Tedavisinde En Çok Merak Edilen 10 Soru

Tüp Bebek Tedavisine Ne Zaman Başlanılmalı

Evli çiftlerin belli bir zaman sonra çocuk sahibi olma isteği bazen gerçeğe dönüşememekte ve hayal kırıklığına neden olmaktadır.

Peki, hangi durumlarda ve ne zaman tüp bebek tedavisine başvurmak gerekir? Memorial Ataşehir Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Prof. Dr.

Cem Demirel, tüp bebek tedavisine başlayacak olan çiftlere rehberlik etmesi için en çok merak edilen 10 soruyu yanıtladı.

1- Tüp bebeği en fazla kaç defa deneyebilirsiniz?

Deneme sayısı konusunda bir sınır bulunmamaktadır. Ancak iyi merkezlerde yapılan tedavilere rağmen gebeliğe ulaşılamamışsa, deneme sayısı arttıkça gebelik beklentisinde bir azalma olacaktır.

Bazen nedeni belirsiz tutunamama problemi yaşayan çiftler, birçok denemeden sonra gebeliğe ulaşabilmektedirler. 8 ya da 10.

denemeden sonra gebelik şansını yakalayan çiftlerin de öykülerine tanık olmaktayız.

2- Yaş, gebe kalma şansını etkiler mi?

Tüp bebek uygulamalarında gebe kalma şansını belirleyen birçok nokta bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi, tedavi görmekte olan kadının yaşıdır. Gebe kalma şansı 35 yaşından genç kadınlarda en yüksek, 35-38 yaş arasında kabul edilebilir, 38-40 yaş arasında azalan, 40-42 yaş arasında yine de ümidimizi koruduğumuz, 42-44 yaş arasında ise gittikçe düşmüş durumdadır.

3- Transfer edilen embriyo sayısı gebelik şansını belirleyen bir faktör müdür?

Tüm yaş gruplarına bakıldığında tek embriyo transferi ile gebelik beklentisi % 28 dolaylarında iken, çift embriyo transferi ile bu oran % 45’e çıkmaktadır.

Tek embriyo transferi yapılan vakalarda geriye dondurulabilecek birçok embriyo kalmaktadır ve bunların kullanımı ile de ciddi oranda ilave gebeliklere ulaşılmaktadır.

Ciddi derecede erkek faktörüne bağlı infertilitede, spermin ciddi şekil bozukluğu gösterdiği çiftlerde ve sperm üretiminin testiküler yetmezlik nedeniyle bozulduğu “azoospermik” vakalarda yine gebelik şansı tüp bebek tedavisinde düşmektedir.

4- Tüp bebekte düşük daha mı sık izlenmektedir?

Tüp bebek tedavisi ile elde edilen gebeliklerde düşük riski, normal yolla kalınan gebeliklerden çok az daha yüksektir. Bunun nedeni tedaviden değil, gebe kalamamaya neden olan problemin kendisinden kaynaklanmaktadır.

5- Tüp bebek gebeliklerinin başında izlenen vajinal kanamalar normal midir?

Gebe kalmış hiçbir hastada vajinal kanama normal kabul edilmemelidir ve doktora mutlaka danışılmalıdır. Fakat öte yandan da tüp bebek gebeliklerinin başında vajinal kanama ve lekelenmelere çok sık rastlanılmaktadır. Bu, mutlaka kötüye gidişin bir göstergesi olmayabilir.

6- Dondurulmuş embriyolar ile şans nedir?

Bazı tüp bebek uygulamalarında transfer edilen embryoların dışında elimizde geride çok iyi kaliteli embriyolar kalabilmektedir. Bu embriyoların dondurulup saklanması, aileye ileride tekrar bir gebelik şansı verebilmektedir.

O nedenle embriyo dondurma hastalar için çok faydalı bir uygulamadır. Dondurulan embriyolar çözündükten sonra %70-80 canlı kalmakta ve %50-70 oranında gebelikle sonuçlanmaktadır.

Dondurulmuş embriyolar ile elde edilen bebeklerin sağlığı, doğal yolla elde edilen gebeliklerden farklı değildir.

7- Tüp bebek öncesinde herhangi bir diyet uygulanmalı mı?

Bu konuya ilişkin yeterli bilimsel çalışma verileri olmamakla birlikte; bazı çalışmalar özellikle gebelik planlamasına geçildiği dönemde (prekonsepsiyonel dönem) Akdeniz tipi diyet (yüksek oranda bitkisel yağlar, sebzeler, balık ve baklagiller ve hafif atıştırmalıklar) ile beslenen hastalarda tüp bebek başarı oranlarının artığını göstermektedir. Akdeniz diyetindeki bitkisel kaynaklı az doymuş yağlar, yüksek folik asit ve B6 vitamini bu beslenme şeklinin üstünlüğünde belirtilen temel içeriklerdir.

8- Tüp bebek tedavisi öncesi kilo vermek gerekli mi?

Kilolu bayanlarda tüp bebek tedavisi öncesi kilo verilmesinin tedavi sonuçlarına olumlu etkisinin olabileceği yönünde net bilgi bulunmamaktadır.

Fakat kilonun ideal düzeylere getirilmesi, tedavi süresinin kısalmasına, ihtiyaç duyulan ilaç miktarının azalmasına ve tüp bebek ile gebe kalınılırsa düşük yapma riskinde azalmaya neden olmaktadır.

O nedenle ideal kilolara gelmenin tedavinin sonuç dışındaki özelliklerine ve gebelik oluştuğunda da düşük ya da gebelik şekeri gibi problemlere karşı faydası bulunmaktaktadır.

9- Embriyo transferinden sonra cinsel yaşam devam edebilir mi?

Cinsel yaşamın devamı gebeliğin tutmasına engel oluşturmaz. Fakat yumurta toplama işleminden sonra yumurtalıkların hala çok büyük olabilmesi, vajinal yolla kullanılan ilaçlar, bazen lekelenme tarzı vajinal kanamalar, normal bir cinsel ilişki sürecini anne adayı için rahatsızlık verici olabilmektedir.

10- Ağır kaldırma gebeliğin tutunmasına etki eder mi?

Halk arasında düşünülenin aksine, transfer sonrası hareket etmek, ağır kaldırmak, seyahat etmek, öksürmek, ıkınmak, yükseğe uzanmak, transferden hemen sonra ayağa kalkmak gibi aktivitelerin gebeliğin tutunma ve devamı üzerine herhangi hiçbir olumsuz etkisi yoktur. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken doktorların önerdiği ilaçları düzenli kullanılması ve eğer yumurtalıklar aşırı derecede uyarılmış ve büyümüşlerse de fazla ağrı ve rahatsızlık duyulmaması için dinlenilmesidir.

Güncellenme Tarihi: 24 Nisan 2018Yayınlanma Tarihi: 09 Eylül 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/tup-bebek-tedavisinde-en-cok-merak-edilen-10-soru/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.