Tüp Bebekte Anomali Riski

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Oranı

Tüp Bebekte Anomali Riski

Tüp bebekte başarı iki şekilde anlaşılabilir. Birincisi tüp bebekte gebelik oranları ve ikincisi canlı doğum oranı. Bu iki oran aynı olmamaktadır. Çeşitli durumlarda gebelik elde edilse bile düşükle neticelenebilir ve bu sebeple tüp bebek tedavisi başarıya ulaşamaz. Canlı doğum oranı esas olarak ele alınması gereken başarı oranıdır.

Tüp bebek tedavilerinde başarı oranı nedir?

Sağlıklı ve kısırlık sorunu olmayan bir çiftin, her adet döngüsünde yani bir ayda çocuk sahibi olma şansı %20’dir. Bu oran, tüp bebek tedavilerinde %45’e kadar çıkarılır.

Tüp bebek tedavisinin başarı oranları yüksek olsa da hiçbir yardımcı üreme yöntemi yüzde yüz bir başarı garantisi verememektedir. Çift, tedaviye başlarken bu durumu bilmeli ve beklentilerini buna göre düzenlemelidir.

Tüp bebek tedavileri yaklaşık olarak %60 oranında bir başarı şansına sahiptir. Bu oran, uygulanan yöntemlere göre artabilmektedir.

Tüp bebek tedavilerinde başarıyı etkileyen faktörler nelerdir?

Tüp bebek tedavilerinde başarıyı etkileyen en önemli faktör, anne adayının yaşıdır. Anne adayının yaşı ilerledikçe tüp bebekte başarı şansı azalır. Bunun dışında; kısırlık sebebi, tercih edilen tüp bebek merkezi, uygulanan tedavi yöntemi, IVF ekibinin deneyimi, çiftin tedaviye ne kadar destek olduğu gibi faktörler de mevcuttur.

Günümüzde yardımcı üreme yöntemleri oldukça geliştirilmiştir. Bu sebeple de başarı şansı en yüksek tedaviler arasında bulunmaktadır.

Tüp bebek tedavisinde seçilen embriyolar, en kaliteli DNA’ya sahip olanlardan seçilmektedir. Bu sebeple de doğal yollarla dünyaya gelen ve tüp bebek tedavisi neticesinde dünyaya gelen bebekler kıyaslandığında herhangi bir anomali riskinin mevcut olmadığı görülür.

Tüp bebek tedavisinde sakatlık riski, doğal yollarla gebe kalan kadınlarda da mevcuttur ancak tüp bebek tedavisi bu riski arttırmamaktadır.

Tüp bebek tedavisi neticesinde dünyaya gelen bebeklerde zeka, genetik ya da doğumsal problemlerin meydana gelme riski, doğal yollarla dünyaya gelen bebeklerle aynıdır.

Fakat tüp bebek tedavisinde, transfer edilen embriyo sayısına bağlı olarak riskli gebelikler meydana gelebilir. Çoğul gebelik oluşması üzerine, erken doğum meydana gelebilir ya da düşükler oluşabilir.

Tüp bebek tedavileri neticesinde dünyaya gelen bebekler, genellikle sağlıklı bir doğum ile doğarlar. Doğal yollarla meydana gelen hamilelikle aynı oranda ölü doğum riski vardır.

Tüp bebekte başarı nedir?

Tüp bebek tedavisi, bir sene boyunca düzenli ve korunmasız cinsel ilişkide bulunmuş ancak çocuk sahibi olamamış çiftlere uygulanan, yardımcı bir üreme yöntemidir. Doğal yollardan çocuk sahibi olamamaya sebep olabilecek birçok faktör bulunmaktadır.

Beslenme alışkanlıklarından, doğumsal problemlere kadar en ufak ayrıntıdan en ciddi sebebe kadar, geniş bir yelpazede kısırlık sebepleri incelenebilir. Tüp bebek tedavisi de bu aşamada devreye girmektedir.

Kısırlık sorunlarının %80’i tüp bebek yöntemleri ile çözülebilmektedir.

Tüp bebekte başarı oranı yüzde kaçtır?

Başarı oranları hastanın yaşına, kısırlık sorununa, yumurtalık kapasitesine ve diğer birçok faktöre bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Ancak genel ve ortalama olarak:

  • 35 yaş altı hastalar için canlı doğum oranı %45
  • 35-37 yaş arası hastalar için canlı oranı: %30
  • 38-40 yaş arası hastalar için canlı doğum oranı %20
  • 41-42 yaş arası hastalar için canlı doğum oranı %12 şeklinde ifade edilebilir.

Oku: Tüp Bebekte Yaş, Gebe Kalma Şansını Etkiler mi?

Tüp bebekte başarıyı arttıran ve azaltan faktörler nelerdir?

  • Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen en önemli faktör, anne adayının yaşıdır. Anne adayının yaşı ilerledikçe başarı şansı düşer.
  • Kadının yumurtalık rezervlerinin iyi durumda olması başarı şansını arttırırken, azalmış rezervler başarı şansını ciddi oranda düşürür.
  • Yaşanan yoğun stres başarı oranını olumsuz bir şekilde etkiler.
  • Sigara kullanımı gebelik şansını azaltır.
  • Aşırı kilo ya da aşırı zayıflık başarı şansını azaltır.
  • Tüplerde sıvı birikmiş olması (Hidrosalpeks) başarı şansını azaltır.
  • Daha önce başarılı gebelik veya doğum olması başarı şansını arttıran bir faktördür.
  • Sperm kalitesinin yeterli olmaması başarı şansını kötü etkilemektedir.

Tüp Bebek Şansınız Yüksek Olabilir

Metabolomics embriyoların metabolik bir şekilde değerlendirme yapılmasını gerçekleştiren bir yöntemdir. IMSI yöntemi de spermi 8 bin katı büyümesine yardımcı olarak genetik hasarın bulunmasına yardımcı oluyor. Her iki yöntemde çok güçlü bir yöntemdir. Ortak noktaları ise gebelik şansını %25 oranında artırmalarıdır.

Tüp bebekte asıl tedavi başarısı kaliteli embriyo ile spermi seçebilmektir. Tam da bu seviyede, kısa bir süredir Türkiye’de uygulanmaya konulan; ‘metabolomics’ ve ‘IMSI’ yöntemi doktorları bu açıda memnun ediyor. Çünkü her iki yöntemde hamileliği %25 oranda artırıyor. Embriyo ve spermlerin gözlem altında tutulması ilkesinde buluşan her iki yöntemi aşağıda anlatacağız.

Tüp bebek elde edilen embriyo kalitesi mikroskop altında “görsel kriterler” üzerinde,incelenerek seçim yapılıyor.

Embriyoların döllenme vakti, hücre sayısı ve şekil biçiminden özelliklerinin belirlenmesi tarzından 6-7 kriter incelenerek, kalitesi en yüksek seviyede olan embriyo seçiliyor.

Fakat bu tedavi yöntemi ile ve metabolik aktiviteler bakımından anormal olup olmadıklarını belirlemek olmuyor. Çünkü embriyolar da yetişkin bireylerdeki gibi, normal tarzda görünüp iç bakımından sağlıklı olamayabiliyor.

Yapılan bilimsel tetkikler sonucunda; dış görünümü ile kalite seviyesi yüksek olan embriyo grubunda genetik sorunu yarıdan fazla olan embriyolara rastlanabiliyor. Bu sebep de gebelik şansını azaltıyor.

Bir bireyin kan tetkikleri ve idrarını araştırıp sağlık durumu ile ilgili nasıl bilgi edinilebiliyorsa, embriyonun metabolizmasını, yani ne tükettiğini; içinde geliştiği ortama ne salgıda bulunduğunu inceleyerek sağlıklı olup olmadığını belirlemek mümkün olabiliyor.

Yeni yeni tedavisi yapılan ve geliştirilen bu yöntemin adı; “Metabolomics”. Yakın zamanlarda geliştirmede bulunulan bu yöntemle en yüksek seviyede gebelik potansiyeli bulunan embriyo hiçbir hata oluşturmadan seçim yapılabiliyor. “Yaşayabilirlik Endeksi ” de denilebilen bu yeni metot ile gebelik şansı daha da artırılmış oluyor.

Kadınların gebe kalma özellikleri ne zaman azalmaya başlar?

Bir bayanda doğurganlık özelliği 35 yaşını geçtikten sonra hızla düşmeye başlar. Yaşın artması ile azalan yumurta sayısı, tüp bebek tedavisindeki başarıyı da olumsuz etkiler. Aynı şekilde yumurtanın kalitesi ve döllenme süresi de 35 yaşından sonra düşer.

Bu konuda fikir almak amacı ile yaptırabileceğiniz bir çok test vardır. AMH testi bu testlerden biridir. Yumurta kalitesinden ziyade elde edilecek yumurta hakkında bilgi verir.
Belirlenen bir araştırma sonucunda bayanlar tüp bebek tedavisi var diye, evliliği ertelemektedir. Fakat bayanlara tavsiyemiz 40 yaşını geçmemeleridir.

Çünkü 40 yaşından sonra geçen her yıl çoğunlukla negatif sonuç doğuracaktır.

Tüp Bebekte Yaşın Başarıya Etkisi

Genelikle, bir kadın 35 yaşına geldiğinde, bir takım doğurganlık sorunları yaşamaya başlar. Tabii ki, kesin bir kural değildir. Bazı kadınlar 35 yaşında mükemmel derecede doğurganlığa sahip olurken, diğerleri maalesef bu yaştan önce zirveye ulaşırlar.

Bununla birlikte, genellikle bu yaşa kadar, kadınlar yumurtalık rezervlerinde daha az sayıda yumurtaya sahiptir ve kalan yumurtaları genellikle daha genç olduklarından daha az kaliteye sahiptir.

Özünde bu, tüp bebek ile hamile kalma şansını iki katına çıkarırken, hamile kalma riskini arttırır.

Bütün bunları göz önünde bulundurarak, 35 yaş ve üstü kadınların çoğu en azından bazı doğurganlık sorunları ile karşı karşıyadır. Bu doğurganlık sorunları onu hamile kalmaktan alıkoyamazken, kesinlikle başarılı hamileliği engelleyebilir. Bunlarla birlikte erkekte veya kadında kısırlık faktörleri varsa, yaş en sonunda gebeliği engelleyen faktör olabilir.

Bu gibi durumlarda, tüp bebek sıklıkla başarılı hamilelik için en iyi şansı sunar. Tüp bebek başarı oranları her yıl bir çok kadının 35 yaşın üstünde çocuk sahibi olduğunu gösterir. Ayrıca erkek yaşı da tüp bebek başarı oranlarını da etkileyebilir.

Yaşlara göre tüp bebek başarı oranları

Son Güncelleme 12.10.2018

Источник: https://tupbebe.net/tup-bebek-tedavisinde-basari-orani/

Tüp bebek tedavisinde Olası Riskler

Tüp Bebekte Anomali Riski

Overyan hiperstimülasyon sendromu  tüp bebek tedavisinde en çok ortaya çıkan yan etkilerdendir.

Bu durum yumurtalıkların ihtiyaçtan daha fazla yumurta olgunlaştırıcı ilaca maruz kalması sonucunda ortaya çıkan yumurtalığın fazla büyümesi sendromudur.

 Özellikle polikistik over sendromlu (PKOS) hanımlarda etkisi daha fazla görünür ve bu hastalarda ideal ilaç dozunun belirlenmesi daha zordur.

Tüp bebek tedavisi sırasında anne adayına uygulanacak olan ilacın dozu çok önemlidir. Çünkü ilaç az verildiğinde yumurtalar ihtiyaç duyulan olgunluğa ulaşmayacak fazla verildiğinde ise overyan stimülasyon sendromu ortaya çıkacaktır.

Bu dozda dengeli ilaç miktarını tespit etmek oldukça hassas bir iştir ve doktorun bu noktadaki tecrübesi ve bilgisi çok önemlidir. Özellikle polikistik over sendromlu hastalarda bu dozun belirlenmesi daha zordur. Ancak bu sendromun şiddetli formda ortaya çıkma olasılığı %5 oranındadır.

 Bu sendromun ortaya çıktığı durumlarda ilaç dozunu düşürmek yada şiddetine göre tedaviye birkaç gün süre ile ara vermek gerekebilir. Tedaviye ara verildiğinde östrojen uyarılması düşerek normal seviyeye ulaşır.

Tedavi sonrasında hamileliğin oluştuğu durumlarda uyarılma daha yüksek seviyelere ulaşacaktır. Bu nedenle bu sendrom ortaya çıktığında tedaviye son verilmelidir.

Yumurtalık kanseri

Yumurtalık kanseri, daha çok ileri evrede yakalanan, cerrahi ve kemoterapi esnasında meydana gelen ilerlememelere rağmen, prognozunun kötü olması ile alakalı olan bir jinekolojik kanserdir. Şuan için ölüm oranı en yüksek olan jinekolojik kanserdir.

Yumurtalık kanseri, erken zaman içerisinde belirti vermeyebilir. Çok sayıda doğum yapmış kadınlarda, ilk bebeğini erken yaşta doğurmuş kadınlarda, doğum kontrol hapı kullanan bayanlarda daha az rastlanır.Risk grubunun belirlenmesi biraz zordur.

Ailede yumurtalık kanseri olan bayanlarda, bu risk artar.

Yumurtalık kanseri, tüp bebek tedavisi ile risk açısından artış gösteren bir sorun değildir.

Meme kanseri

Tüp bebek tedavisinin meme kanseri riskini arttırdığına dair herhangi bir kanıt söz konusu değildir.

Yumurta toplanması riskleri

  • Tüp bebek tedavisi içinde yumurta toplama aşaması da vardır. Ancak risk oldukça azdır. Uygulanan bu işlem esnasında, kanama ile % 0.03 ile % 0.3 civarında enfeksiyon görülebilir.
  • Yumurta toplama aşamasında anne adayı hiçbir şekilde ağrı duymaz. Anestezi altında yapılan bir işlemdir. Yumurtalar bu aşamada toplanır. Görülen yan etkiler ise:
  • Yumurta toplama sırasında ya da sonrasında rahatsızlık duyulabilir.
  • Yumurtalıklarda ya da pelvik damarlarda hafif kanamalar gözlemlenebilir.
  • Seyrek olarak hafif ya da şiddetli pelvik enfeksiyon görülebilir.

Tedavinin başarıya ulaşamaması

Tedavinin başarıya ulaşamaması en istenmeyen olumsuz durumdur. Başarıyı belirleyen çeşitli faktörler vardır. Bunların en önemlisi de anne adayının yaşıdır. Bunun dışında yumurta rezervleri, stres, sigara kullanımı, aşırı zayıflık ya da aşırı kiloluk, sperm kalitesi gibi faktörler de başarı şansını etkiler.

Başarısız Tüp Bebek Denemelerinde Birincil Sebepler

  • Embriyonun genetik yapısının bozulması
  • Yumurta gelişimi için kullanın ilaçların düzenli alınmaması
  • Embriyonun gelişeceği kültür ortamının uygun olmaması
  • Embiryo zarının kalın olması

İkincil Sebepler

  • Rahim ile ilgili çeşitli doğumsal bozukluklar
  • Rahimde embriyo tutunmasına engel teşkil edebilecek miyom-polip gibi yapılar
  • Embriyonun rahim içine tutunmasını ve dolayısıyla büyümesini engelleyen pıhtılaşma
  • Geçirilmiş enfeksiyon
  • Genetik ya da sonradan oluşan işlev bozuklukları

Üçüncül Sebepler

  • Endometriozis denilen çikolata kistleri
  • Tüplerdeki enfeksiyonlar
  • Karın içi ameliyatları ardından tüplerin tıkanması

Çoğul gebelik riski

Çoğul gebelikte tüp bebek tedavilerinde istenmeyen bir durumdur. Çoğul gebelik çeşitli riskleri de peşinden getiren olumsuz bir durum olarak kabul edilir.

Bebeklerin de annenin de hayatı tehye girebilir. Çoğul gebeliklerden iki ya da daha fazla bebeğe gebe olunur. Çoğul gebelik riski çok sayıda embriyo transferi ile artar.

Türkiye’de yasalar gereğince transfer edilecek embriyo sayısı sınırlandırılmıştır.

  • Çoğul Gebelik Riskleri
  • Erken doğum
  • Yüksek kan basıncı
  • Maternal kanama
  • Gebelikte Yüksek Tansiyon
  • Gestasyonel diyabet
  • Düşük Yapma
  • Kanama riski
  • Formun Üstü
  • Düşük yapmaPlasentanın yapışma riski
  • Polihidramnion
  • İkizlerden birinin hayatını kaybetme riski
  • Sezaryen riski
  • Doğum ardından kanama
  • Doğum sonrası depresyon

Doğum sonuçları

Tüp bebek tedavisi sonucu dünyaya gelen bebekler nispeten daha az kiloya sahip olabilir.

Kromozomal bozukluklar

Sperm sayı ve şekil bozuklukları olan erkeklerde kromozom bozukluğuna daha yaygın olarak rastlanmaktadır. Bu bozuklukların bebeğe de aktarılma riski mevcuttur.

Doğuştan gelen anomaliler

Yeni doğan bebeklerin ortalama %3 ile %5 inde, çeşitli yapısal anomaliler (anomali=normal dışı yapısal özellik) ile karşılaşılır.

Her geçen gün gelişmekte olan teknoloji sayesinde, bazı zamanlarda erken dönem içerisinde anomalilerin saptanması mümkün olabilmektedir.

Hayat ile bağdaşmayan anomalilere ait olan bebeklerin, daha fazla büyümesine imkan tanımadan, hamileliklerin sonlandırılması da mümkün olabilmektedir. Tüp bebek tedavisinde anomali riskinin fazla olması anne adayının yaşının fazla olması ile ilgilidir.

Düşük riski

Düşük riski tüp bebek tedavisinde nispeten fazladır. Ancak bunun sebebi tedavi değil, kısırlık sorunları ve anne adayının yaşıdır.

Источник: https://jinekoloji.com/tup-bebek-tedavisinde-olasi-riskler

Tüp Bebek Tedavisi ve 8 Risk Faktörü

Tüp Bebekte Anomali Riski

Tıpkı diğer tıbbi tedaviler ve müdahaleler gibi, elbette ki tüp bebek tedavisinin de riskleri ve bazı yan etkileri vardır. Ancak tüp bebek tedavi yöntemleri için uygulanan ilaçların yan etkileri tölare edilebilecek kalibrededir.

1. İlaçların Yan Etkileri

Tüp bebek tedavilerinde daha çok yumurta elde etmek amacıyla çeşitli uyarıcı ilaçlar verilmektedir. Bu ilaçların yan etkilerinden bazıları ise:

İlaçların enjekte edildiği alanlarda morarma, şişlik ve ağrı meydana gelebilir.

Kişinin ruh halinde çeşitli değişimler olabilir.

Kişide karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma görülebilir.

Yumurtaların aşırı uyarılması neticesi hastaların bazılarında kilo artışı olabilir. Mide bulantısı, kusma ve şişkinlikler meydana gelebilir.

Bu belirtiler çoğunlukla kendi kendine geçen yan etkilerdir.

2. Yumurta Toplama İşleminin Riskleri

Yumurta toplama aşaması: Anestezi yöntemi uygulanır ve kişi uyutulur. Yumurtalar da bu sırada bir iğne aracılığı ile toplanır. Kişi ağrı duymaz ancak çeşitli riskleri mevcuttur. Bunlar:

Yumurta toplama aşamasında ya da daha sonra kişi rahatsızlık duyabilir.

Oldukça nadir karşılaşılsa da hafif ya da ağır pelvik enfeksiyon gelişebilir. Bu sorun da antibiyotik tedavileri ile düzeltilebilir.

Yumurtalıklarda kanama olabilir. Bu kanamalar fazla değildir. Oldukça ender vakalarda kanama için müdahale etmek gerekebilir. Ancak ciddi bir risk değildir.

3. Embriyo Transferinin Yan Etkileri

Embriyoların anne adayının rahmine transfer edilmesinin ardından anne hafif bir ağrı ya da kana yaşayabilir.  Beklenen bir durumdur. Korkulacak bir yan etki değildir. Tedavisi için ilaç kullanmaya ihtiyaç duyulmaz.

Embriyo tranferi aşamasında oldukça nadir şekilde enfeksiyon riski görülebilir. İlaç tedavi ile düzeltilebilir bir durumdur.

4. Çoğul Gebelik Riski

Tüp bebek tedavilerinde en isteyenmeyen durum, çoğul gebeliklerdir. Çoğul gebelik, tek bebek oluşturmaya çalışılırken iki ya da daha fazla bebeğinin gelişimini sağlamaktadır.

Çoğul gebelikler dışarıdan oldukça olumlu bir durum gibi gözükse de, oldukça riskli bir durumdur. Anne adayının ve bebeklerin hayatı riske girebilmektedir.

Çoğul gebelik tek başına bir risk olsa da, çeşitli risk faktörlerini de peşinden getirir. Bunlar:

  • Erken doğum,
  • Maternal kanama,
  • Yüksek kan basıncı,
  • Gastasyonel diyabet- Gebeliğe bağlı şeker hastalığı.

Çoğul gebelik riskini önlemek adına, anne adayının rahmine aktarılacak transfer sayısı oldukça önem teşkil eder. Çoğul gebelik riskinin önüne geçilmesi için, embriyo transferleri yasal olarak sınırlandırılmıştır.

5. Doğumsal Bozukluk Riski

Tüp bebek tedavisi ile dünyaya gelen bebekler için risk neyse, doğal yollarla dünyaya gelen bebekler için de doğumsal bozukluk riski aynı olmaktadır. Ancak rakamlara dökmek gerekirse:

Doğumsal bozukluk riski tüp bebek tedavilerinde % 3 -%5 oranında olmaktadır.

6.Düşük Riski

Tüp bebek tedavilerinde düşük riski tedaviye bağlı olarak artmaz. Kısırlığın altında yatan sebepler dolayısıyla düşük riski bir benze artabilir.

Bunun dışında kadının yaşı ilerlemiş ise, düşük yapma riski daha fazladır. Ancak bu durumun da tüp bebek tedavisi ile ilgisi yoktur. Yaş ve diğer faktörler düşük riskini arttırabilir.

40 yaşının üstündeki kadınlarda düşük yapma riski % 45'lerdedir.

7.Dış Gebelik

Dış gebelik riski özellikle tüp bebek tedavilerinde oldukça yüksek risk etkenidir. Dış gebelik kanama ile belirti veren bir sorundur.

Dış gebeliğin kesin olarak teşhisinin konulması, hormonal testler ve tarama yolu ile yapılmaktadır.

Tüp bebek tedavisi uygulandıktan sonra gebeliğin normal olarak devam etmesine karşın kanama, karın ağrısı gibi rahatsızlıklar kendini gösteriyorsa zaman kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.

8.Yumurtalık Kanseri

Tüp bebek tedavisi için çiftleri en fazla endişelendiren risk bu budur. Çiftler kullandıkları ilaçların yumurtalık kanserine sebep olabileceği konusunda endişe duyar.

  Ancak yumurtalık kanseri riski, kullanılan ilaçlardan dolayı değildir. Kişinin kısırlık sebepleri ve doğum yapmamış olması yumurtalık kanseri için risk faktörlerini arttırır.

Bu sebeple yumurtalık kanseri riski ilaçlardan değil, kısırlık sebepleri ve hiç doğum yapmamış olmak ile tetiklenir.

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Oranları Nedir?

Tüp bebek tedavisinde başarı elde etmek çeşitli faktörlerin bir arada bulunmasına bağlıdır. Kadının ve erkeğin kısırlık sebeplerinden beslenme düzenlerine kadar büyükten küçüğe her şey tüp bebek başarısını etkileyebilmektedir.

Ancak bu faktörler içinde en önemlisi anne adayının yaşıdır. Tüp bebek tedavisinde başarı oranları, eve canlı bebek götürme oranları ile ölçülmelidir. Her merkez başarı oranını arttırmak için, oranlarına düşük ile sonuçlanan gebelikleri dahi katabilmektedir.

Bu sebeple bir merkeze başvurduğunuzda ''eve canlı bebek götürme'' oranlarını öğrenmek isteyeniz. Anne adayının yaşının dışında çiftin üzerinden başarıyı etkileyen birçok faktör vardır.

Bunlarda en önemli diğer faktörler, erkeğin sperm sayısı, yeterliliği ve kalitesidir. Anne adayının ise yumurta rezervleri ve kalitesidir.

Anne adayının yaşı ne kadar gençse tedavi için o kadar zaman var demektir. Bu sebeple de başarı oranı artmaktadır. Ancak yaşın yanında yumurtaların kalitesi de oldukça önem taşır. Başarıyı etkileyen diğer unsurlar ise:

  • Ailelerin evlilik süreleri
  • Kadının daha önce geçirdiği hastalıklar
  • Kadının daha önce geçirdiği cerrahi müdahaleler
  • Kadının daha önce cinsel bir hastalık geçirip geçirmediği
  • Kadının düşük öyküsü daha
  • Kadının daha önce gebe kalıp kalmadığı
  • Kadının daha önce çocuğu olup olmadığı
  • Kadının yaşı, yumurtalık rezervleri ve kalitesi
  • Erkeğin geçirdiği hastalıklar
  • Erkeğin daha önce cinsel bir hastalık geçirip geçirmediği
  • Erkeğin geçirdiği ateşli hastalıklar
  • Çiftin çalışma ortamları
  • Çiftin egzersiz yapıp yapmadığı
  • Erkeğin sperm sayısının yeterliliği
  • Erkeğin sperm kalitesi
  • Daha önce tüp bebek tedavisine başvurulup başvurulmadığı
  • Kısırlık süresi
  • Kısırlık sebepleri

Источник: https://www.centrumtupbebek.com/tup-bebek-tedavisi-ve-8-risk-faktoru.html

Tüp Bebekte gebelik oranı herkes için aynı mı? Anomali riski nedir, menapoza yol açar mı? Sık sorulan sorular

Tüp Bebekte Anomali Riski

Tüp bebek tedavisi ile ilgili internette dolaşan kulaktan duyma bir hayli yanlış bilgi  olduğu söylenebilir. Bir hayli yanlış bilgiye maruz kalmış olabiliyorlar. Bu yüzden uzun yıllar çocuk sahibi olamamasına karşın doktora müracaat etmeyen veya doktorun tüp bebek tedavi önermesini duyar duymaz doktor değiştiren çiftler ne yazık ki var.

İşte tüp bebek tedavisinde yanlış bilinen bazı bilgilerin doğrusu ;

Tüp bebek veya mikroenjeksiyon ile oluşan gebelik normal gebelik olmuyor mu? 

“Doğal yolla gebelik olsun istiyoruz” bize müracaat eden çiftlerden sık duyduğumuz bir istek cümlesidir. Sebebini sorduğumuzda doğal gebelik isteriz diye tanımlama sıkça karşımıza çıkmaktadır.

Tüp bebek veya mikroenjeksiyon ile oluşan gebelik doğal bir gebeliktir. Biz yumurtanın döllenmesini laboratuarda sağlayıp kadının rahim boşluğuna bırakıyoruz (embriyo transferi), şayet sağlıklı bir rahimiçi ortamı varsa, embryo sağlıklı ise gebelik oluşuyor ve ilerliyor.

Tüpte döllenmiş yumurtaya dış ortamdan gelen ve embryoya zarar veren rastgele bir şey var mı?

Tüp bebek tedavisi çocukta sakatlık ya da anormalliklere sebep olur mu?

Bilhassa spermin yumurta içine enjekte edildiği mikroenjeksiyon yolu ile embriyoda oluşabilecek kromozomal hasarlar doğan çocukta anomali artışına sebep olabilirmi, diye uzun yıllardır tıbbi veriler inceleniyor fakat herhangi bir anomalide artış tespit edilmemiştir.

Tüp bebek tedavisi ile doğan bebeklerin sayısı dünyada 5 milyonu geçmiştir. Belçika’ da ilk tüp bebek uygulamasında mikro enjeksiyonun yapıldığı tarih ise 1992′ dir.

Başka bir deyişle yirmi senesi geçen bir süredir.Mikroenjeksiyon tedavisi ile gebelikler oluşmakta ve bebekler doğmaktadır.

Yeni doğan bebeklerde anomali oranı tedavisiz oluşan gebeliklerdeki gibidir, başka bir deyişle % 3-4 aralığındadır.

Tüp bebek Tedavisinde kullanılan ilaçlar yani hormonlar nedeni ile kanser riski artıyor mu?

Bu inanış ve korku da oldukça yüksek oranda karşımıza çıkmaktadır. Bu ilaçlara bağlı yumurtalık kanseri, meme kanseri gibi kanserler bilhassa incelenmiş ve herhangi bir risk artışı görülmemiştir.

Güzel embryo ele geçirildiğinde ve iyi hasta idaresi ile gebelik şansı ilk deneme ve sonraki denemede aynıdır.

Fakat embriyo kalitesi, laboratuar kalitesi, embriyoloğun mükemmel bir hazırlık yapması, rahim içi zarının vaziyeti, mükemmel bir transfer olup olmadığı, kadın yaşı gibi bir çok etken bu oranı dolaysız olarak etkiler ve her denemede bunlar farklılık gösterebilir.

Son yıllarda Amerika’ da yumurtaların toplandığı ay, oluşan tüm embriyolar dondurulup,  izleyen ayda transfer edilmiş ve bu şekilde gebelik oranlarının daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Bir takım seçilmiş olgularda bu uygulamayı yapılmaktadır.

Tüp bebekte Gebelik oranı herkes için aynı mıdır?

Bu uygulamada her çift için sonuç aynı olmayabilir. Yukarıda sıraladığımız faktörler değişkenlik gösterebilir. Bir ay kötü embryo transfer edilebilir, diğer ay iyi embryo gelişip gebelik oluşabilir.

Arada gebelik şansını iyileştirecek başka bir uygulama yapılmamış olsa bile (histeroskopi ve laparoskopi işlemleri ihtiyaç duyulan olduğu vaziyetlerde iki uygulama arasında yapılmaktadır) her uygulama ve her embriyo için gebelik şansı farklıdır.

Tüp bebek tedavisinde  kaç defa deneme yapılabilir?

Tüm üreme tıbbı uzmanlarının ortak kararına göre yeterli sayıda yumurta ve sperm varsa ve iyi embryo gelişebiliyorsa deneme devam edilebilir. Beşinci, yedinci  hatta on üçüncü denemede gebe kalan hastalar vardır.

Yumurtaların bol sayıda ve cerrahi bir işlem ile (iğne ile aspire edilerek) toplanıyor olması erken menopoza girmeye yol açabilir mi?

Bu şüphe de bir çok şekilde hastalarca konuşulmaktadır. Yumurtalıklara herhangi bir sayısal azalma veya tükenme olmuyor. Doktorlar ilaç tedavisi ile sadece o aya ait yumurta grubunu büyütüp onları topluyorlar .

İlaçlı ya da ilaçsız tüp bebek tedavisi hangisi daha iyi?

Doktorlar ilaçla uygun sayıda, hastayı  az enjeksiyonla, yan tesire sebep olmadan yumurta toplamaya  çalışıyorlar. Bu şekilde doğal yolla tek yumurta ele geçirmeye göre daha yüksek şansa sahip olunuyor . Doğal olarak gelişen tek yumurtayı almayı, ancak ilaçla da yalnızca bir yumurta ele geçiriyorsa kullanılan bir seçenektir.

Tüp bebekgebeliklerinde kesinlikle sezeryan ile doğum gerekiyormuş!
Bu bilgi de yanlış.

Eğer gebelik olmuş ise, anne yaşı uygun ise, bebek çok iri değil ise kolayca normal vaginal doğum yapılabiliyor. Çoğul gebelik ise sezeryan oranı koşul olmamakla birlikte artabiliyor.

Tüm tüp bebek gebeliklerinde epidural anestezi ile vaginal (normal) veya sezeryan ile güvenli ve ağrısız doğum yapılabilmektedir.

Tüp bebek tedavileri konusunda daha fazla sorunuz varsa ve cevap arıyorsanız Tüp Bebekte Sık Sorulan Sorular Bölümüne Bakabilirsiniz.

Tüp bebek tedavileriniz ile ilgili  Çocuk İstiyorum  Danışma  formu ile bizimle iletişim kurabilirsiniz

Источник: https://www.cocukistiyorum.com/tup-bebekte-gebelik-orani-herkes-icin-ayni-mi-anomali-riski-nedir-menapoza-yol-acar-mi-sik-sorulan-sorular.html

40 Yaşından Sonra Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Oranları

Tüp Bebekte Anomali Riski

Tüp bebek tedavisinde yaşın önemi tedavi sürecini etkiler. Ancak 40 yaşından sonra da tüp bebek tedavisinde olumlu sonuçlar alınabilmektedir. Bu süreçte tüp bebek tedavi oranı %20 oranlarında seyretmektedir.

Tüp Bebek Yaş Faktörü Ve Etkileri

Tüp bebek tedavisinde en önemli faktör kadın yaşıdır. Kadının yaşının ilerlemesi ile yeterli sayıda yumurta ve en önemlisi kaliteliliği durumu oranı düşmektedir. Bu durum tüp bebek tedavisinde bile hamile kalmayı zorlaştırır. Tüp bebek tedavisinde kaliteli ve yeterli yumurtaya ihtiyaç vardır.

Bu tedavide kadının yumurtası ile erkek spermi döllendirilerek embriyo oluşumu sağlamak ve bunlardan kaliteli olanlarını anne rahmine transfer etmektir. Kaliteli olmayan yumurta veya yumurtalıkları hiç çalışmayan kadınlarda tüp bebek tedavisi uygulamak ta mümkün değildir.

Kadınlarda doğurganlık özelliği 35 yaş sonrası hızla azalmaya geçmektedir. 40 yaşından sonra tüp bebek başarı oranı %20 lerin altında seyreder. Bu da demek oluyor ki tüp bebek tedavisinde kadının yaşı ve embriyo kalitesi etkilidir. Kadında 35 yaş sınır nokta sayılabilir.

Kadının yaşlanması yumurtalık yaşlanması ile birebir değerlendirilebilir. Tüp bebek tedavisinde olumsuz etkiler sadece kadından değil erkekten de kaynaklı olabilir. Ancak ilk etki tedavi yapılacak kadının yaşıdır.

Bir kız çocuğu doğduğu andan itibaren bir yumurta rezervi ile dünyaya gelir ve bu durum adet dönemine kadar düşme gösterir. Menapoz döneminde ise artık iyice seviyesi düşer. Kadının yaşı 37 ve üstü olduğunda hem yumurta kalitesinde düşüş hem de sayısı azalır.

Bu yüzden kadındaki hamilelik açısından en verimli yaş grubu 25 ila 34 yaş aralığıdır. 40 yaş üstü tüp bebek sonrasında hamile bir kadında düşük riski %43 den fazladır. 40 yaş üstü tüp bebek yaptıranlarda bu oran iki katına ulaşır. 45 yaş üstü tüp bebek yapıldığında artık bebeklerde anomali durumlar yaşanabilme riski fazladır.

Menopoz Dönemine Yaklaşan Kadınlarda Hamilelik Şansı Ne Kadardır?

Menopoz dönemde kadınlarda 45 ila 47 yaş arasında adet görülmesinin bitimi demektir. Ortalama 47 ve 49 arası değişkenlik gösterir.

40 yaşından önce menopoza girmek ise erken menopoz olarak tanımlanır. Bütün bunların sebepleri yumurtalıklarda olan kistler, sigara alışkanlığı ve genetik etkenler sayılabilir.

Menopozla birlikte kadınlarda yumurtanın üretmiş olduğu östrojen hormonu seviyesi azalır.

Tüp bebek uygulamalarında kadının adet döneminin 3.gününde hormon testleri yapılıp yumurta kapasitesi tespiti yapılır. İleri yaş tüp bebek tedavileri yapılır. Ancak başarı oranları son derece değişkendir.

45 yaşında tüp bebek tedavisi yapılır ancak 38 yaş sonrasında genetik yapılar, kromozom sayıları iyice incelenerek tedavi uygulanır.

 40 yaşında tüp bebekle hamile kalanlar yumurtalıklarda problem yok ise tüp bebek tedavisinde ayrıntılı genetik tanı yöntemleri kesinlikle yapılmalıdır. Genetik tanı yöntemi ile yaklaşık % 25 ila %30 oranında hamilelik gerçekleşebilmektedir.

Tüp bebek denemeleri yumurta, sperm ve rahim olduğu müddetçe denenebilir. Ancak tüp bebekte 5 deneme sonrası artık başarı oranı hızla düşüşe geçer. 40 yaş sonrasında hastalar kendi yumurtaları ile hamile kalma şansı azalır.

İleri yaş gebeliklerinde yani kadının yaşı ilerledikçe yumurtalardaki kromozom bozukluğu başlayıp normal yolla gebe kalma olasılığı azalmaya başlar. Düşük oranlardaki başarı aynı şekilde tüp bebek tedavilerinde de geçerlidir.

Üstelik ileri yaş gebeliklerinde bebekte down sendromu gibi sorunlarda artış gösterir. İleri yaş gebeliklerinde anne adayında şeker, tansiyon, plasenta ile ilgili sorunlu durumlar, erken doğumlar yaşanabilir. Tüp bebek tedavisi genel olarak 42 yaş üzerine uygulanmamaktadır.

42 yaş ve üzeri durumlarda artık gebelik elde edilme başarı oranı %5 lere kadar düşüş gösterir.

Ayrıca kadında miyom, çikolata kisti gibi durumlar varsa bunların tedavisi sonrası tüp bebek tedavisine geçilmesi uygun olandır.

Çünkü bu tür hastalıklar bebeğin tutunmasında engel teşkil eden sorunlardır.

  • Miyomlar çok büyük olmadıkça gebelik başarısını etkilemez.
  • Tüp bebek işleminde başarı faktörü, yaş ve embriyo kalitesidir.
  • Tüp bebek tedavilerinde kullanılan ilaçların kanser riski taşıması söz konusu değildir.
  • Kadında ve erkekte herhangi bir sorun bulunmayan vakalara infertilite kısırlık denir. Bu durumda da tüp bebek tedavisi tercih edilir.

Источник: https://tupbebekte.com/40-yasinda-tup-bebek-sansi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть