Tüp Bebekte Düşük Yumurta Rezervinin Tedavisi

Tüp Bebek Tedavisinde İdeal Yumurta Sayısı Kaç Olmalı

Tüp Bebekte Düşük Yumurta Rezervinin Tedavisi

Tüp bebek tedavisinde başarı sağlanabilmesi için yumurta sayısının 5 ve üzeri olması gerekir. Yumurta sayısı az olursa gebelik ihtimali de düşecektir.

Tüp Bebek Tedavisi

Tüp bebek tedavisinde ilk adım anne ve baba adayının ayrıntılı olarak incelemesinden oluşur. Anne adayının yumurtalık rezervi, rahim duvarı incelenmesi, yaşı, daha önceki doğum ya düşükleri inceleme altına alınır. Erkekte ise sperm sayısı ve hareketliliği ön planda incelenmesi gereken testlerdir.

Bu protokol aşıldıktan sonra yaklaşık 15 gün sürecek olan tüp bebek tedavisine başlanılır. Bu süreçte temel amaç, her ay bir adet yumurta geliştiren kadın vücudu dışarıdan ilaçlarla uyarılarak birden fazla olgun yumurta elde etmektir.

Belli bir büyüklük yakalandıktan sonra yumurta çatlatılarak döllenmeye hazır hale getirilir.

Tüp bebek tedavisi adetin 2.ya da 3.günü başlar. Yumurta gelişimi, toplanması, döllenmesi, embriyo gelişimi ve transferi şeklindedir. Bu işlemler esnasında hastanede yatış durumu söz konusu değildir. Sadece kontrollerin sıklığı vardır.

Eğer tedavi esnasında yumurtalıklardan yumurta elde etme sağlanamazsa tedavi iptal olur. Yumurtalıkların uyarılmaya başlaması ile birlikte ultrason ve hormon düzeyindeki değişiklikleri devamlı kontrol altında tutulmak zorundadır.

Yumurtalık kapasitesinin azalmış olduğu kadınlarda yumurta gelişimi sağlanamaz.

Bir kadında yumurta rezervi daha anne karnındayken gelişir ve o şekilde doğarlar. Yumurtaların yaşla birlikte azalması doğal bir süreçtir. Her adet sırasında yumurtalık bir yumurta geliştirir. Bu yumurta erkekten gelen sperm hücresi ile birleşirse hamilelik oluşur. Bir kadının hamile kalması için ideal yaş 25 civarlarıdır.

Bu dönemde yumurta rezervi çok genç ve ideal kalitede olduğundan hamilelik oluşması çok daha kolaydır. Hamilelik oranı 35 yaşla birlikte azalmaya başlayacaktır.

Yumurtalık Rezervi Nedir?

Her kadın doğduğunda belli bir yumurta sayısı yani yumurta rezervine sahip olarak doğar. Bu ergenlik dönemiyle inişe geçmeye başlar. Yaşla birlikte de inişler hızlanır. Özellikle 35 yaş sonrası rezervde dikkat çekici azalmalar tespit edilir.

45-50 yaş civarında yumurtalar tükenir ve menapoz dönemi başlar.

Diğer yandan yumurtalık rezervinin azalmasında kadın rahminde oluşan kistler, kanser hastalığı ve beraberinde yaşanan kemoterapi tedavileri,  yumurtalık ameliyatları gibi sebeplerde rezerv azalmasında etkilidir.

Tüp bebek uygulamalarında başarı elde edilen yumurta sayısı ile ilgilidir. Tüp bebek tedavisinde yumurta sayısı 5 ve üzerinde olmalıdır. 5 den daha az yumurta elde edildiğinde seçme şansı azalmakla birlikte hamilelik oranlarında da azalış görülmektedir.

Az sayıda yumurta toplandığında sperm ile döllenme sağlayıp embriyo elde edebilmek için adet sayısı kısıtlı olduğundan şans ta azalır. Verilen ilaç dozuyla bazı yumurtalıklar fazla uyarılıp yumurta sayısında artış olabilirken bazen de hiç tepki vermez.

Artış olduğu durumlarda da yumurta kalitesi dikkate alınır. Yumurtanın kalitesi gebelik başarısında önemli etkendir. Bu sebeple kısırlık tedavisinde yumurtanın görüntüsünden döllenebilme özelliği olup olmadığı anlaşılır.

Bunun dışında rahime tutunabilmesi, kadının yaşı da ek olan sebeplerdir. Yumurta kalitesi aydan aya değişebilen bir durumdur.

Genetik faktörler olumsuz etki yaratabilir. Kaliteyi arttırmak adına ilaç dozunda artış yerine dopal siklusla tedavi seçenekleri tercih edilebilmektedir.

 Tüp bebek tedavisinde kadın biyolojik yapısında kalıcı bir etkisi olmamakla beraber oluşamayan gebelikler doğrultusunda psikolojik etkiler daha çok ağır basar. Ruhsal durumlar hem tedaviyi olumsuz etkiler hem de kadının genel sağlığında etkilemeler yaratır.

Alınan ilaçlar doğrultusunda yumurtalıklar fazla uyarılınca kadın için zor bir süreç başlamış olur. Bu sebeple ilaç dozu büyük önem taşır.

İlaçların dozunu yüksek tutmak yerine düşük tutarak az ama kaliteli yumurta elde etme sağlama tüp bebek tedavisinde yumurta sayısı kaç olmalı ; amaç 2 ila 7 yumurta arası elde edimdir. Kadına fazla uyarı yapıldığı zaman komplikasyonlar görülmesi olasıdır.

Embriyo kalitesini belirleyen faktör yumurtadır. Sperm etkisiyle birlikte embriyo kalitesi bozulabilir ya da kalite artabilir. Sperm tetkikinde menideki sayı tespit edilir. Eğer bulunamazsa cerrahi olarak sperm araması gerçekleştirilmek zorundadır.

Embriyoların Kalitesini Yumurta Mı Sperm Hücresi Mi Daha Çok Etkiliyor?

Tüp bebek tedavisinde başarı kaynağı hormon tedavisi ile birlikte yumurtalıkların vereceği cevaptır. Yeterli sayıda yumurta gelişen kadınlarda hamilelik şansı da artar. Ancak bazı uygulamalarda istenilen yumurta sayısı da gelişmeyebilmektedir. Bunda başlıca sebep azalmış olan yumurtalık rezervidir.

Bu da az yumurta elde etmeye yol açarak tedavide gelişim açısından olumsuzluk yaratır. Tüp bebek tedavisi boyunca yumurtalıkların ve oluşan yumurtaların durumu verilen hormonla birlikte ne düzeye ulaştıkları ultrason ile sürekli kontrol altında tutulur.

Yumurta kalitesi de bu hassas kontrollerle tespit edilir. Tüp bebek tedavisi prosedür açısından yumurtaların oluşturulması, toplanması, laboratuvarda sperm ile döllendirilmesi ve oluşan embriyonun transferi şeklinde devam eden bir süreçtir. Yaklaşık 2 hafta sürer.

Tüp bebek tedavisinde deneme transfer sayısı olarak eğer yumurta rezervleri iyi ise tedaviye cevap veren boyutta ise ve anne baba adayı bu sürece maddi manevi hazır ise 6 deneme yapılması tavsiye edilmektedir. Kadının hamile kalma uğruna yaşadığı psikolojik çöküntüler bazen kalıcı olabilir.

Bu sebeple hassaslıkta son nokta olan bu dönemde kadının yaşadıkları mutlaka dikkate alınmalıdır.

Tüp Bebek Tedavisi Ve Çoğul Gebelik

Tüp bebek tedavilerinde %25 gibi çoğul gebelik ihtimali yaşanır. Bunun çoğu ikiz gebeliktir. Üçüz ya da dördüz gebeliklerde bebek sayısının azaltılmasına kanaat getirilir. Amaç bebeklerin yaşamasıdır. Transfer edilen embriyo sayısının azaltılması hedef olan noktadır.

Embriyo transferinden 12 gün sonra kanda Beta HCG testi yapılır. Bu gebelik testidir. Hamilelik hormonu olan Beta HCG 12 gün sonra kana geçmektedir. Ve böylelikle bu kan testi ile gebelik olup olmadığı anlaşılmaktadır. Gebelik aslında yumurta toplama aşamasından itibaren oluşmuş kabul edilir.

Embriyo tutunacaksa süreç bu dönemden itibaren başlamıştır. Şayet kadın hamile olduğu tespit edilirse ultrason kontrolleri 2 hafta sonrası için doktor kontrolüne çağırılır. Amaç gebelik kesesini görebilmektedir. Eğer kese ultrasonda görülemezse bu dış gebeliktir.

Bu durumun tespiti ile kadının zarar görmemesi için hemen işleme alınır.

Yumurta rezervleri az olan kadınlarda bazı tedavi biçimleri oluşturulmuştur.Bunların başında yumurtaların dondurularak saklanması gelir. Bu işlem kadın henüz evlenmediyse ileriki yaşlarda evlenme durumunda yumurta rezervinin yok olmaması önlemi açısından tercih edilir.

Bazı kadınlar öncelikle kariyer deyip yaş faktörünü dikkate almadan erteleme yaşamak isterlerse de bu dondurma işlemine başvururlar.

Ve kanser tedavisi görecek olan bir kadında bu şekilde yumurtalarını dondurma kararı alır. Bu yumurtalar -196 derecede muhafaza edilir. Yumurta dondurma işlemi kadının üreme yeteneğini koruyan bir yöntemdir.

35 yaş öncesi yumurtalar hem daha sağlıklı hem de daha kalitelidir. Gebelik oluşması için idealdir.

  • Tüp Bebek Tedavisinde 40 yaşından sonra başarı oranı azalır.
  • Tüp Bebek Tedavisinde kullanılan ilaçların kanser riski yoktur.
  • Tüp bebekte 3 deneme transferisonrası şans düşmeye başlar.
  • Tüp Bebekte cinsiyet belirlenebilir ancak Türkiye de bu durum yasaktır

Источник: https://tupbebekte.com/tup-bebekte-kac-yumurta-olmali

Tüp Bebek Tedavisi ve 8 Risk Faktörü

Tüp Bebekte Düşük Yumurta Rezervinin Tedavisi

Tıpkı diğer tıbbi tedaviler ve müdahaleler gibi, elbette ki tüp bebek tedavisinin de riskleri ve bazı yan etkileri vardır. Ancak tüp bebek tedavi yöntemleri için uygulanan ilaçların yan etkileri tölare edilebilecek kalibrededir.

1. İlaçların Yan Etkileri

Tüp bebek tedavilerinde daha çok yumurta elde etmek amacıyla çeşitli uyarıcı ilaçlar verilmektedir. Bu ilaçların yan etkilerinden bazıları ise:

İlaçların enjekte edildiği alanlarda morarma, şişlik ve ağrı meydana gelebilir.

Kişinin ruh halinde çeşitli değişimler olabilir.

Kişide karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma görülebilir.

Yumurtaların aşırı uyarılması neticesi hastaların bazılarında kilo artışı olabilir. Mide bulantısı, kusma ve şişkinlikler meydana gelebilir.

Bu belirtiler çoğunlukla kendi kendine geçen yan etkilerdir.

2. Yumurta Toplama İşleminin Riskleri

Yumurta toplama aşaması: Anestezi yöntemi uygulanır ve kişi uyutulur. Yumurtalar da bu sırada bir iğne aracılığı ile toplanır. Kişi ağrı duymaz ancak çeşitli riskleri mevcuttur. Bunlar:

Yumurta toplama aşamasında ya da daha sonra kişi rahatsızlık duyabilir.

Oldukça nadir karşılaşılsa da hafif ya da ağır pelvik enfeksiyon gelişebilir. Bu sorun da antibiyotik tedavileri ile düzeltilebilir.

Yumurtalıklarda kanama olabilir. Bu kanamalar fazla değildir. Oldukça ender vakalarda kanama için müdahale etmek gerekebilir. Ancak ciddi bir risk değildir.

3. Embriyo Transferinin Yan Etkileri

Embriyoların anne adayının rahmine transfer edilmesinin ardından anne hafif bir ağrı ya da kana yaşayabilir.  Beklenen bir durumdur. Korkulacak bir yan etki değildir. Tedavisi için ilaç kullanmaya ihtiyaç duyulmaz.

Embriyo tranferi aşamasında oldukça nadir şekilde enfeksiyon riski görülebilir. İlaç tedavi ile düzeltilebilir bir durumdur.

4. Çoğul Gebelik Riski

Tüp bebek tedavilerinde en isteyenmeyen durum, çoğul gebeliklerdir. Çoğul gebelik, tek bebek oluşturmaya çalışılırken iki ya da daha fazla bebeğinin gelişimini sağlamaktadır.

Çoğul gebelikler dışarıdan oldukça olumlu bir durum gibi gözükse de, oldukça riskli bir durumdur. Anne adayının ve bebeklerin hayatı riske girebilmektedir.

Çoğul gebelik tek başına bir risk olsa da, çeşitli risk faktörlerini de peşinden getirir. Bunlar:

  • Erken doğum,
  • Maternal kanama,
  • Yüksek kan basıncı,
  • Gastasyonel diyabet- Gebeliğe bağlı şeker hastalığı.

Çoğul gebelik riskini önlemek adına, anne adayının rahmine aktarılacak transfer sayısı oldukça önem teşkil eder. Çoğul gebelik riskinin önüne geçilmesi için, embriyo transferleri yasal olarak sınırlandırılmıştır.

5. Doğumsal Bozukluk Riski

Tüp bebek tedavisi ile dünyaya gelen bebekler için risk neyse, doğal yollarla dünyaya gelen bebekler için de doğumsal bozukluk riski aynı olmaktadır. Ancak rakamlara dökmek gerekirse:

Doğumsal bozukluk riski tüp bebek tedavilerinde % 3 -%5 oranında olmaktadır.

6.Düşük Riski

Tüp bebek tedavilerinde düşük riski tedaviye bağlı olarak artmaz. Kısırlığın altında yatan sebepler dolayısıyla düşük riski bir benze artabilir.

Bunun dışında kadının yaşı ilerlemiş ise, düşük yapma riski daha fazladır. Ancak bu durumun da tüp bebek tedavisi ile ilgisi yoktur. Yaş ve diğer faktörler düşük riskini arttırabilir.

40 yaşının üstündeki kadınlarda düşük yapma riski % 45'lerdedir.

7.Dış Gebelik

Dış gebelik riski özellikle tüp bebek tedavilerinde oldukça yüksek risk etkenidir. Dış gebelik kanama ile belirti veren bir sorundur.

Dış gebeliğin kesin olarak teşhisinin konulması, hormonal testler ve tarama yolu ile yapılmaktadır.

Tüp bebek tedavisi uygulandıktan sonra gebeliğin normal olarak devam etmesine karşın kanama, karın ağrısı gibi rahatsızlıklar kendini gösteriyorsa zaman kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.

8.Yumurtalık Kanseri

Tüp bebek tedavisi için çiftleri en fazla endişelendiren risk bu budur. Çiftler kullandıkları ilaçların yumurtalık kanserine sebep olabileceği konusunda endişe duyar.

  Ancak yumurtalık kanseri riski, kullanılan ilaçlardan dolayı değildir. Kişinin kısırlık sebepleri ve doğum yapmamış olması yumurtalık kanseri için risk faktörlerini arttırır.

Bu sebeple yumurtalık kanseri riski ilaçlardan değil, kısırlık sebepleri ve hiç doğum yapmamış olmak ile tetiklenir.

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Oranları Nedir?

Tüp bebek tedavisinde başarı elde etmek çeşitli faktörlerin bir arada bulunmasına bağlıdır. Kadının ve erkeğin kısırlık sebeplerinden beslenme düzenlerine kadar büyükten küçüğe her şey tüp bebek başarısını etkileyebilmektedir.

Ancak bu faktörler içinde en önemlisi anne adayının yaşıdır. Tüp bebek tedavisinde başarı oranları, eve canlı bebek götürme oranları ile ölçülmelidir. Her merkez başarı oranını arttırmak için, oranlarına düşük ile sonuçlanan gebelikleri dahi katabilmektedir.

Bu sebeple bir merkeze başvurduğunuzda ''eve canlı bebek götürme'' oranlarını öğrenmek isteyeniz. Anne adayının yaşının dışında çiftin üzerinden başarıyı etkileyen birçok faktör vardır.

Bunlarda en önemli diğer faktörler, erkeğin sperm sayısı, yeterliliği ve kalitesidir. Anne adayının ise yumurta rezervleri ve kalitesidir.

Anne adayının yaşı ne kadar gençse tedavi için o kadar zaman var demektir. Bu sebeple de başarı oranı artmaktadır. Ancak yaşın yanında yumurtaların kalitesi de oldukça önem taşır. Başarıyı etkileyen diğer unsurlar ise:

  • Ailelerin evlilik süreleri
  • Kadının daha önce geçirdiği hastalıklar
  • Kadının daha önce geçirdiği cerrahi müdahaleler
  • Kadının daha önce cinsel bir hastalık geçirip geçirmediği
  • Kadının düşük öyküsü daha
  • Kadının daha önce gebe kalıp kalmadığı
  • Kadının daha önce çocuğu olup olmadığı
  • Kadının yaşı, yumurtalık rezervleri ve kalitesi
  • Erkeğin geçirdiği hastalıklar
  • Erkeğin daha önce cinsel bir hastalık geçirip geçirmediği
  • Erkeğin geçirdiği ateşli hastalıklar
  • Çiftin çalışma ortamları
  • Çiftin egzersiz yapıp yapmadığı
  • Erkeğin sperm sayısının yeterliliği
  • Erkeğin sperm kalitesi
  • Daha önce tüp bebek tedavisine başvurulup başvurulmadığı
  • Kısırlık süresi
  • Kısırlık sebepleri

Источник: https://www.centrumtupbebek.com/tup-bebek-tedavisi-ve-8-risk-faktoru.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.