Tüp Mide Ameliyatı İle Hayata Döndü

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Günlük Yaşam

Tüp Mide Ameliyatı İle Hayata Döndü

Tüm bariatrik ameliyatların amacı, sindirim sisteminde insanların önemli kilolarını kaybetmelerine yardımcı olan fiziksel bir değişiklik sağlamaktır.

İki önemli noktaya dikkat edilmesi gerekir: “sindirim sisteminde değişiklik” ve “kilo vermeye yardımcı olur” ilk tercih noktası bariz ameliyat genelde mide ve bazen bağırsakta bir takım değişiklikler olduğunu düşündüğünden açıktır. Bariatrik işlemler, sindirim sürecine etkilerini değiştirir; bazıları diğerlerinden daha fazladır.

Ameliyat, hasta genel anestezi altında uykuda yapılır ve hasta uyandığında, ağrı kesici ilaç nedeniyle hemen herhangi bir ağrı hissetmemektedir. Hastalar genellikle işlemden sonraki ilk veya ikinci gün hastaneden taburcu edilirler ve bir miktar ağrı hissetmeye başlayabilirler.

Ameliyattan hemen sonra hastalar bir şey yemeyecek ve sonraki aylarda ve doktor tavsiyelerine göre aşamalı olarak sıvılardan katı gıdaya geçecektir. Aktiviteyle ilgili olarak, hastalar uyandıktan kısa bir süre sonra hareket etmeye başlamalı, ancak faaliyetlerini azaltmaları gerekiyor ve ön iyileşme sırasında ağır bir şey kaldırmamaları öneriliyor.

Tüm bu süreç, midenin iyileşmesine ve hastaların genellikle ameliyattan 4-6 hafta sonra normal rutinde çalışmasına izin vermeyi amaçlıyor. Sindirim sürecinde ve bağırsak hareketlerinde meydana gelen değişiklikleri fark etmek normaldir.

Hastalar aynı zamanda zihinsel ve duygusal istikrarsızlığı yaşayabilir; bu durum, bireysel danışmanlık ve bariatrik destek grupları oturumlarının yardımıyla ele alınabilir.

Tıpta ve teknolojideki gelişmelere bağlı olarak, tüp mide genellikle bir laparoskopik işlemle gerçekleştirilir; bu nedenle iyileşme süresinin kısalır.

Tüp mide ameliyatı kısa vadeli ve uzun vadeli değişiklikleri içeren ömür boyu sürecek bir süreçtir.

Çoğu insan gastrik sleeve ameliyatını takiben bir veya iki gece hastanede veya cerrahi merkezinde geçirir. Ameliyattan sonra karın muhtemelen birkaç gün boyunca ağrıyacaktır. Ağrı kesici ilaçlar bu rahatsızlıktan bir kısmının azalmasına yardımcı olabilir.

Nasıl yemenin öğrenilmesi tüp mide işleminin önemli bir parçasıdır. Her bariatrik cerrah kilo kaybı ameliyatından sonra katı gıdaları yeniden uygulamaya yönelik kendi programı vardır. Tüp mide ameliyatınızdan sonraki ilk haftada sadece sıvıya dayalı bir diyet uygulanacaktır.

Bunu iki haftalık yumuşak pürifiye gıdalar takip eder; O zaman muhtemelen katı yiyecekleri küçük porsiyonlarda tüketmek mümkün olacak. Bu gıda planları, zımba çizgilerinin iyileşmesine izin vermek için kritik öneme sahiptir.

Manşet ilk oluşturulduğunda, zımba hatları, manşonu birlikte tutan kısımlardır. Yavaş yavaş, ilk altı haftada doku birlikte iyileşir.  Katı gıdalara geri döndüğünüzde, alıştığınız yeme tarzına geri dönemezsiniz.

Aslında, tüp mide ameliyatından sonra nasıl yediğinizi tamamen değiştirmeniz gerekir. Bu değişiklikler kalıcı olmalı ve alışmak biraz zaman alabilir.

Doğru Beslenme ve Egzersizin Önemi

Besinsel değeri olmayan gıdaları sürekli tüketirseniz, tüp mide beslenme yetersizlikleri için bir risk oluşturabilir. Besleyicileri ameliyat öncesi yaptığınız gibi emerseniz de, çok fazla yemek yiyemezsiniz ve bu nedenle daha az miktarda besleyici absorbe edecektir. Çoğu program size günlük olarak çoklu vitamin ve ekstra B vitaminleri almayı önerir.

Yıllık muayene ile sağlığınızı izlemek her zaman iyi bir fikirdir. Kayıtlı bir diyetisyen, sağlıklı yiyecek seçenekleri seçmenize yardımcı olabilir. Bu gıda uzmanları genellikle iyi bir bariatrik programın bir parçasıdır.

Düzenli fiziksel aktiviteyi yeni hayatınızın bir parçası haline getirmek, artan enerjiyi de içeren kilo vermeyle ilişkili tüm olumlu değişiklikleri en üst düzeye çıkarmanıza yardımcı olacaktır. Kilonuzun geri kazanılmasına yardımcı olacak vücut yağ yüzdesini de düşürecektir.

Erkekler yüzde 20-25 arasında vücut yağ yüzdesine sahip olmaya çalışmalı ve kadınlar yüzde 30 ila 35 arasında bir hedef almalıdır.

Cerrah, hemşire pratisyen hekim asistanı, diyetisyen, egzersiz fizyologu ve psikolog içerebilen bariatrik ekibi ameliyatınızdan sonra oluşan herhangi bir fiziksel ya da duygusal sorunu önlemek ve tedavi etmek için sizinle birlikte çalışacaktır. Yeni hayatınıza ve yaşam tarzınıza göre ayar yapmak zor olabilir. Yakın temasta bulunmak, ekibinizin bu sorunları erken teşhis edip tedavi etmesine ve neden olabilecekleri zararları en aza indirmesine yardımcı olabilir. Destek grupları da yardımcı olabilir.

Tüp mide ameliyatından sonra iyileşme süreci

Tüp mide, birincil bir kilo kaybı prosedürü olarak veya kilo kaybına aşamalı yaklaşımın ilk parçası olarak yapılabilir. İkinci senaryoda, tüp mide kilo verme sürecinizi hızlandırmak için yapılır ve ardından bir başka kilo kaybı ameliyatı, tipik olarak bir duodenal switch (bypass tipi) takip eder.

Her ameliyat ayrı bir toparlanma içerecektir.

Tüp mide ameliyatı gerçekleştiren tecrübeli nitelikli bir bariatrik cerrah seçme, talimatlarını dikkatlice takip etme ve dikkat etmesi gereken gastrik sleeve riskleri ve komplikasyonları bilmek, düzgün bir iyileşme ve başarılı bir kilo verme yolculuğu için şarttır.

Kilo kaybı ameliyatı geçirme kararı, yaşamı değiştiren önemli bir adımdır.

Sindirim sisteminizin hepsi ağızda başlar. Yediğiniz ve içtiğinizde, gıda maddesi tükürük suları ile karışır. Bunlar, vücudunuzun gıdanın içinde bulunan besin maddelerini ve enerjiyi emmesine olanak tanıyan, kimyasal parçalanma sürecine başlayan enzimleri içerir.

Tabii ki, ağızda aynı zamanda bir amaç için var olan dişler bulunur – yiyecekleri daha küçük ve daha iyi materyal haline getirme – başka bir deyişle yiyecek çiğneme.

Bu, sindirim için gıdaları hazırlamanın önemli bir parçasıdır ve tüp mide işlemi ile değiştirilen bir mideniz olduğunda; Daha da önemlidir.

Çiğneme, yediğiniz şeyin tutarlılığı üzerinde bazı mekanik kontrolünüzün bulunduğu, sindirim sürecindeki tek noktadır. Yiyecekler ağızdan çıktıktan sonra süreç tamamen otomatik hale gelir. Örneğin, eğer yeterince çiğnemiyorsanız ve büyük miktarda yiyecek özofagustan mideye geçiyorsa, bu parçalar bir gastrik klozetin radikal olarak daha küçük karnında sorunlara neden olabilir demektir.

Bir tüp mide işlemi sırasında midenin yaklaşık% 50 ila% 85’i kesilir ve muzun büyüklüğü ve şekli hakkında boru benzeri bir mide kalır. Usül karın içindeki sfinkterleri midesinin üstünde ve altında sağlam tutar. Prosedür, herhangi bir implante edilebilir cihaz veya bağırsağın yeniden yönlendirilmesini gerektirmez.

Midenin çoğunun çıkarılması sindirim sistemindeki tek değişkendir ancak çok geniş kapsamlı etkiye sahiptir. Birincisi, midede besin ve sıvı daha az bulunur.

Küçültülmüş karın, kilo vermeye yardımcı olması için etkili bir nedenidir. Diğer sebep, ameliyat sırasında karnın çoğunun kesilmesi ile midenin ghrelin üreten kısmı da çıkarılmasıdır.

Ghrelin mideden beyne seyahat eden ve midesinin yeterli yiyeceği işaret eden bir hormondur; doymuşluk hissi.

By-pass nedir?
Nisan 30, 2018

Источник: http://www.drerolvural.com/tup-mide-ameliyati-sonrasinda-gunluk-yasama-donme-suresi/

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası

Tüp Mide Ameliyatı İle Hayata Döndü

Midelerinin %80’lik bir kısmı kalıcı olarak vücutlarından çıkarıldıktan sonra, obezite hastalarının hayatlarında radikal değişimler meydana gelir. Eskiye nazaran daha hızlı doyarlar, beslenmelerine dikkat ettikleri takdirde hızla kilo verirler; fazla kilolarına bağlı olarak oluşan sağlık problemlerinden de kurtulup özgüvenlerinin artışına yakından şahit olabilirler. 

Tüp mide ameliyatları olmayı düşünen hastalar bu ameliyatın olumlu etkilerini bir an önce yaşamak isteseler de tüp mide ameliyatı sonrası dönemle ilgili bazı endişeler duyarlar. Bu yazımızda tüp mide ameliyatı olmayı düşünen obezite hastalarının  ameliyat sonrası dönemle ilgili soru işaretlerini yanıtlamaya çalışacağız. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Halsizlik

Tüp mide ameliyatı geçiren hastaların ameliyat sonrası kendilerini halsiz hissetmeleri oldukça normaldir. Ancak ameliyat sonrası yakın dönemde “normal” olarak karşılanan bu şikayetlerin sürmemesi gerekir. Kişi eskiye göre daha az beslendiği için kimi zaman vücudunun temel fonksiyonları için gerekli olan mineral ve vitaminleri sağlayamayabilir. 

Tüp mide ameliyatı sonrasında hastalar kendilerini sürekli halsiz hissederlerse doktorlarına başvurmaları gerekir. Vitamin ve mineral eksikliğinin giderilmesi ameliyat sonrası oluşan halsizlik şikayetlerini de ortadan kaldıracaktır. Tüp mide ameliyatı olan hastaların uzmanların belirdikleri vitamin ve mineral takviyelerini hayatları boyunca kullanmaya devam etmeleri gerekir. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası İyileşme

Tüp mide ameliyatı sonrası iyileşme dönemi gelişen cerrahi teknikler sayesinde oldukça kısaltılmıştır. Kapalı tüp mide ameliyatı sonrasında hastalar 2-3 gün hastanede kaldıktan sonra evlerine dönebilirler. Ameliyattan bir hafta sonra araba kullanmaya başlayabilir, ameliyattan yaklaşık 2 hafta sonra işlerinin başına geçebilirler. 

Tüp mide ameliyatı sonrası tam iyileşmenin gerçekleşmesi ve yaraların kapanması için 4-6 haftalık bir süreç gereklidir. İyileşme sürecinde doktorların belirledikleri beslenme şartlarını yerine getiren, yasakları ihlal etmeyen hastalar ameliyat sonrası süreci sorunsuz bir şekilde atlatabilirler. 

Geçirdikleri operasyon hastaların hem fiziksel hem de psikolojik olarak strese girmelerini sağlayabilir. Hastalar amaçlarından sapmazlarsa ve tüp mide ameliyatları sonrası dikkat edilmesi gerekenlere uyarlarsa kısa sürede günlük hayatlarına geri dönebilirler. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme 

Tüp mide ameliyatı sonrası beslenmesine dikkat etmeyen hastalar ameliyattan sonra istedikleri hızla kilo veremedikleri gibi; mide sorunları yaşayabilir ve hatta midelerinin genişlemesine bağlı olarak hızlı doyma yetilerini kaybedebilirler. Tüp mide ameliyatları sonrasında hastalar hangi besinleri ne kadar miktarda tükettiklerine dikkat etmelidirler. 

  • Tüp mide ameliyatı olan hastaların sıvı tüketimlerine özen göstermeleri gerekir. Ancak yemeklerden önceki ya da sonraki 30 dakikalık zaman dilimlerinde su ya da diğer sıvıların içilmemesi gerekmektedir. 
  • Hastaların dikkat etmesi gereken diğer bir unsur da küçük porsiyonlar halinde yemek yemektir. Mideyi tıka basa doldurmamaları, her lokmayı defalarca çiğnemeleri sindirim süreçlerini kolaylaştıracaktır. 
  • Ameliyat sonrası iyileşme gerçekleştiğinde her gıdayı tüketebilirler; fakat yağlı, şekerli ve genel olarak çok kalorili yiyecekleri tüketmekten kaçınmalıdırlar. 
  • Öğünler arasında atıştırmaktan uzak durmaları gerekir. Önemsiz görünen bu kaçamaklar zaman içerisinde alışkanlık haline gelebilir ve hastaların kilo verme sürecini aksatabilir. 
  • Tüp mide ameliyatı olan hastaların tükettikleri besinlerin kalorilerini hesaplama alışkanlığı edinmeleri gerekir. Az miktarda yeseler de yedikleri besinler fazla kalori içeriyorsa kilo verilmesine engel olabilir. 
  • Tüp mide ameliyatı sonrasında gazlı, asitli, şekerli, kremalı içecekler tüketilmemelidir. Bu içeceklerin mideyi rahatsız edebileceği ve fazla kalorili oldukları unutulmamalıdır. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Cinsellik 

Tüp mide ameliyatları geçiren hayatların cinsel yaşamlarına devam etmeleri için gereken süre değişiklik gösterebilir. Hastanın yaşına, iyileşme sürecine ve ameliyatının ne kadar başarılı geçtiğine bağlı olarak cinsel ilişkiye girmek için beklenmesi gereken zaman dilimi değişebilir. 

Genel olarak hastalar ameliyattan 10-15 gün sonra cinsel hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilirler. Fakat dikkatli olmaları, kendilerini çok zorlamamaları ve ameliyat bölgesine zarar vermekten kaçınmaları gerekir.

Acele etmemeli ve vücutlarının onlara ilettiği mesajı doğru yorumlamaları gerekir. Ameliyat sonrası doktor kontrolüne gittiklerinde iyileşme sürecinin gidişatına göre bu konuyu uzmanlara danışmaları uygun olacaktır.

 

Uzmanlar; tüp mide ameliyatı sonrası kilo verme süreci başladığında, kişilerin özgüvenlerinin de yerine gelmesine bağlı olarak cinsel yaşamlarının eskiye oranla çok daha iyi olduğu konusunda fikir beyan etmektedir. Enerjisi daha yüksek olan, solunum problemleri azalan, damar tıkanıklığı sorunları ortadan kaldıran kişiler bu ameliyat sayesinde hayatlarına yeniden başlayabilirler. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Yasaklar

Tüp mide ameliyatı sonrası iyileşme sürecini uzatacak ya da hastanın kilo vermesini engelleyecek tüm davranışlardan kaçınılması gerekir. Bu yasakları ameliyattan sonra en hızlı kilo verilmesi gereken dönem olan altı aylık periyoda indirgemek gerekirse; 

  • Asitli ve gazlı içecekler tüketilmemelidir.
  • Alkol kullanılmamalıdır.
  • Çok soğuk ya da çok sıcak içecek ve yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
  • Çok baharatlı ve acılı gıdalar tercih edilmemelidir.
  • Sigara içilmemelidir.
  • Yağlı ve şekerli gıdalar yenilmemelidir. 

Ameliyat sonrası uyulması gereken kuralları doktorlar hastalara belirtirler. Bu kurallar hastadan hastaya değişiklik gösterebilir ve hastanın sağlık durumuna göre ek yasaklar getirilebilir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kilo Alımı

Tüp mide ameliyatı obezite hastalarının fazla kilolarının %702inden fazla bir kısmını verebilmeleri için bir yol açar. Ancak hastalar uzmanların önerilerine ve belirledikleri yasaklara dikkat etmedikleri takdirde yeniden kilo alabilirler. 

Tüp mide ameliyatı geçiren hastaların %30’unun operasyon sonrası kilo aldığı bilinmektedir. “Tüp mide ameliyatı sonrası neden kilo alınır?” sorusuna birden fazla yanıt verilebilir. 

  • Fazla kalorili yiyecek ve içecekler tüketmek.
  • Uzmanlar tarafından belirlenen egzersiz programlarına uymamak,
  • Öğünlerde çok miktarda yemek yemek,
  • Öğünlerden hemen önce ve hemen sonra su içmek hastaların midesinin genişlemesine ve tokluk hissinde gecikme yaşanmasına neden olabilir. 

Hasta eski beslenme alışkanlıklarından kurtulamazsa zaman içerisinde günlük kalori tüketimini arttırır ve neticesinde kilo alması kaçınılmaz hale gelebilir. Kilo almaya başladığını fark eden hastaların hayat tarzlarını gözden geçirmeleri, uzmanlardan destek almaları ve beslenme programlarını yeniden düzenletmeleri gerekebilir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kilo Verme 

Tüp mide ameliyatları en çok kilo verilmesine sebep olan obezite cerrahisi operasyonlarından biri olarak kabul edilir ve tüp mide ameliyatı olanlar üzerinde yapılan takipler sonucunda bu söylem doğrulanmaktadır. 

Beslenme düzenini tamamen değiştiren ve ameliyat sonrası iyileşme sürecinin tamamlanmasıyla egzersizlere başlayan hastalar çok hızlı bir şekilde kilo verebilirler. Özellikle ameliyattan sonraki ilk 6 aylık süreç hastaların en çok kilo kaybettikleri dönem olarak kabul edilmektedir. 

Hastaların ne kadar kilo vereceği ameliyat sonrası yaşantısında beslenmesine, egzersizlerine, hayat tarzına ve eski alışkanlıklarını ne kadar değiştirebildiğine bağlı olarak değişebilir. Hastaların ameliyattan 18 ay sonra fazla kilolarının %70’ine yakınını vermeleri beklenir. 

Ancak az önce de belirttiğimiz gibi, kilo verme sürecini etkileyen birçok unsur bulunur; hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve kararlılığı bu süreci daha verimli ya da verimsiz hale sokabilir. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Diyet 

Tüp mide ameliyatı sonrası hastaların doktorlarının belirledikleri beslenme programlarına harfiyen uymaları gerekir.

Mideleri küçülmüştür, hassastır ve yanlış beslendikleri takdirde mide bulantısı, mide ağrısı, kusma gibi şikayetler yaşayabilirler.

Tüp mide ameliyatı sonrasında beslenmeye sıvı gıdalar ile başlanır ve zaman geçtikçe besinlerin kıvamları koyulaştırılarak katı gıdalara geçiş yapılır. 

  • Ameliyatın ilk haftasında hastalar sıvı besinler tüketir.
  • Ameliyattan sonraki 1-2 haftalık süreçte baharatsız, yağsız ve tuzsuz çorba içilir.
  • Ameliyattan sonraki 2-3 haftalık süreçte püre tüketimine başlanır.
  • Ameliyattan sonraki 3-4 haftalık süreçte pürelerle beraber yumuşak gıdalar tercih edilir.
  • Ameliyattan sonraki 4. Haftadan itibaren katı gıdalara geçiş yapılabilir. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Spor

Tüp mide ameliyatları sonrası hastaların mide hacmi küçültülür ve kalori alımını kontrol altında tutan tüp mide ameliyatı sonrası diyet programları uygulanır. Bu değişimler hastanın kilo verme sürecini başlatır. Ancak bu sürece ivme katacak olan hastanın düzenli olarak egzersiz yapıp yapmadığıdır. 

Tüp mide ameliyatı sonrası hastalar spor yapmazlarsa, harcadıkları kalori miktarını arttıramazlar ve metabolizmalarını hızlandıramazlar. Kilo kaybının hızlanması ve hastaların bir an önce hedefledikleri görünüme kavuşabilmeleri için düzenli olarak spor yapmaya başlamaları gerekir. 

Tüp mide ameliyatı olan hastalara; yaşlarına, sağlık durumlarına ve vermeleri gereken kiloya bağlı olarak özel egzersiz programları hazırlanır. Hastalar ameliyat sonrası hızlı kilo verebilmek için uzmanlara danışmadan gelişigüzel egzersizlerden uzak durmalıdır. 

Tüp mide ameliyatları sonrasında hastalara verilen egzersiz programları farklı olsa da genel olarak öneriler şu şekilde sınıflandırılabilir; 

  • Ameliyatın ilk günü hasta kendini zorlamamalıdır. Yattığı yerden kollarını ve bacaklarını kaldırmaya çalışabilir. 
  • Ameliyatın ikinci gününden itibaren hastalar yataklarından kalkıp kendilerini çok zorlamayacak şekilde dolaşabilirler. 
  • Ameliyattan 5 gün sonrasında hafif egzersizlere başlanabilir ve duş yapılabilir. Bu süreçte ağırlık kaldırılmaması önemlidir, hastalar kendilerini çok zorlamamalıdır. 

Ameliyattan sonraki iki ay boyunca hastanın sadece yürümesi ve hafif egzersizler yaparak kondisyonunu arttırması gerekir. Aksi takdirde fazla kilosundan ötürü eklemlerinde sorun çıkabilir, bu nedenle dikkatli olmalıdır. 

Источник: https://www.safahastanesi.com.tr/saglik-kosesi/Tup-Mide-Ameliyati-Sonrasi

Tüp Mide Ameliyatı, Sonrası, Riskleri, Olanların Yorumları

Tüp Mide Ameliyatı İle Hayata Döndü

tüp mide ameliyatı, sonrası, riskleri, olanların yorumları

Mide bypass’ı ve tüp mide ameliyatı modern obezite cerrahisini oluşturmaktadır ve günümüzde sık tercih edilen yöntemlerdir.

Bu yöntemlerin ülkemizde tanınmasının öncülüğünü yapan ve bu alanda genç cerrahların yetiştirilmesine eğitmen olarak katkıda bulunan Prof. Dr.

Koray Tekin tüp mide ameliyatı ile ilgili aşağıdaki bilgilendirici makaleyi bizimle paylaştı. Bu bilgilendirici makale için kendisine teşekkür ederiz.

Tüp mide ameliyatı, midenin büyük bir bölümünün cerrahi operasyonla alınması şeklinde yapılır. Bu ameliyatlar karın duvarı kesilmeksizin, özel aletlerle açılan küçük deliklerden girilerek yapılan, yani laparoskopik ameliyatlardır. Böylelikle vücut çok fazla strese maruz kalmaz ve mide küçültme ameliyatı sonrası iyileşerek günlük hayata dönüş süreci oldukça hızlı olur.

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Yapılır

Mide bypass ameliyatı: 2012 yılına kadar Amerika’da en çok tercih edilen yöntemdir. Ancak tüp mide ameliyatının yaygınlaşmasıyla ikinci sırada tercih edilmeye başlanmıştır. Mide bypass ameliyatında mide yemek borusu girişinin hemen altından ikiye bölünür, küçük mide poşu oluşturulur.

 Mide bypass ameliyatında tüp mide ameliyatında olduğu gibi midenin herhangi bir bölümü alınmaz. İnce bağırsak oluşturulan yeni küçük mideye bağlanarak; gıdaların ince bağırsağın ilk kısmını ve büyük mideyi bypass etmesi sağlanır.

Böylelikle daha az yemekle doyma ve yenilen gıdaların daha az emilmesi hedeflenir.

Bu yöntemi ilk sırada tercih etmeyişimizin temel nedeni hem bağırsağın hem de midenin ameliyatta birlikte kullanılmasıdır. Bütün obezite cerrahisi geçiren hastaların tekrar kilo alma riski vardır.

Bu nedenle öncelikle bağırsaklar üzerinde hiçbir işlem yapılmadan mideyi küçültüp zayıflamayı sağlamak, zamanla tüp mide ameliyatı olanların tekrar kilo alması durumunda ince bağırsaklar üzerinde işlem yapılması daha uygundur diye düşünülür.

Mide kelepçesi ameliyatı: Bu yöntemde midenin üst bölümüne şişirilebilir silikon bir kelepçe takılır. Bu kelepçe sayesinde mide birkaç lokmayla dolar ve fazla gıda tüketilmesinin önüne geçilir. Bu kelepçeler cilt altında bırakılan haznelerinden büyütülebilir ya da küçültülebilir. Tüp mide ameliyatında olduğu gibi herhangi büyük bir kesiye ihtiyaç duyulmadan yapılan ameliyattır.

Mide katlama ameliyatı: Bu ameliyat diğer mide yöntemlere göre daha düşük maliyetli bir tüp mide yöntemidir. Ameliyat ön-arka duvarın katlaması ya da ön duvarın katlanması şeklinde gerçekleşir, mideye yabancı bir cisim yerleştirilmez.

Bu yöntemde midenin kesilme hattından sızıntı, yırtılma ya da kaçak riskinin ortadan kalkacağı umuluyordu. Ancak yöntem uygulandıkça ameliyattan sonraki ilk günlerde aşırı bulantı ve kusmamalar, az da olsa dikişlerde yırtılmaya bağlı kaçaklar meydana geldikçe düşük maliyetine rağmen daha az tercih edilmeye başlandı.

Son olarak da tüp mide ameliyatlarına göre daha düşük kilo verimi olmasıyla yapan birkaç merkez dışında neredeyse tamamen vazgeçildi.

Tüp Mide Ameliyatı Kimlere Yapılır

Tüp mide ameliyatı, çoğunlukla ileri derecede obezite sorunu yaşayan ve spor, diyet gibi yöntemlerle kalıcı kilo veremeyen kişilere uygulanır. Obezite derecesinin hesaplanmasında en sık kilonun boya oranlanmasıyla elde edilen ”vücut kitle indeksi” denen rakam kullanılır. Örneğin 160 kilogram ağırlığında ve 2 metre boyundaki bir kişinin İ hesaplaması:

  • Buyunun karesi 2×2=4
  • Kilosu/boyunun karesi 160/4=40

şeklinde belirlenir.

İ’nin yaşa göre değişim göstermesi normaldir. 19-25 aralığı normal aralık olarak değerlendirilir. 252in üzerindekiler kilolu, 302un üzerindekiler birinci derece obez, 35’in üzeri ikinci derece obez, 40’ın üzerindekiler üçüncü derece obezite hastası kabul edilir.

İ’si 35 ve üzeri olanlarda yandaş hastalıkları mevcutsa, 40 ve üzeri vücut kitle indeksi olanlarda ise yandaş hastalık olmasa bile cerrahi müdahaleye uygun hasta olarak değerlendirilirler. Çok kas kütlesi olan kişilerde tek başına vücut kitle indeksi yanıltıcı olabilir.

İ’si 30-35 arası olan ve ve yandaş obezite hastalığı olanlarda ise durum tartışmalıdır.

Bununla ilgili otoriter derneklerden biri olan “Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği”  İ’si 30-35 aralığındaki hastalarda, her hasta için deneyimli cerrahlar tarafından özel değerlendirmede bulunulmasını önermekte.

Tüp mide ameliyatı kimlere yapılır sorusu yaş açısından değerlendirildiğinde; tüp mide ameliyatı için uygun olan yaş aralığı 13-65 yaş aralığıdır.

Ancak kondisyonu uygun olan 70 yaşın üzerindeki hastalara da tüp mide ameliyatı yapıldığı bilinmektedir.

Çocuklarda ise 13 yaşından küçük olmamak şartıyla obezite cerrahisinde deneyimli kliniklerin tüp mide ameliyatı yapmasına onay verilmektedir.

Psikiyatrik hastalıklarda ise psikiyatristin onayının olması şartıyla hastalığı kontrol altındaki kişilere tüp mide ameliyatı uygulanabilmektedir.

Tüp Mide Ameliyatı Riskleri

Tüp mide ameliyatı olmak isteyenlerin en çok endişelendiği konu tüp mide ameliyatı riskleri hakkındadır. 2007 yılına kadar tüp mide ameliyatı sonrası komplikasyon oluşma oranı yaklaşık %2-5 aralığında, ölüm oranı ise yaklaşık binde 2 olarak bildirilmekteydi.

Günümüzde ise gelişmiş merkezlerde yapılan tüp mide ameliyatlarında bu oranlar binde 1’in altındadır. Obezite cerrahisi konusunda cerrahların artan deneyimi ve gelişen teknoloji sayesinde tüp mide ameliyatı riskleri azalmış ve bu ameliyatlar daha güvenli hale gelmiştir.

Komplikasyonların başında sızıntı veya diğer adıyla kaçak gelmektedir. Midede en zayıf nokta kesilen hattın üst kısmıdır. Bu bölümdeki zımba hattında meydana gelebilecek en küçük bir açılmada bile karın içerisinde tehli bir enfeksiyon oluşabilir. Bu enfeksiyon haftalar süren tedavi ile giderilebilir.

Uygun tedavi teknikleriyle tekrar ameliyata ihtiyaç duyulmaksızın daha kısa sürede tedavi edilebilir. Ayrıca ameliyatın deneyimli bir ekip tarafından uygun bir hastanede yapılması sızıntı riskini en aza indirir ve olması durumunda da etkili bir tedavi imkanını ve düzelme şansını büyük ölçüde arttırır.

Emboli, bütün ameliyatlarda olduğu gibi obezite cerrahisinde de görülebilen ve çok konuşulan, büyük olduğunda hayati teh oluşturan tüp mide ameliyatı riskleri arasındadır. Burada önemli olan emboli oluşumunu en aza indirecek tedbirlerin alınmasıdır.

Bu tedbirlerin başında; ameliyat esnasında bacakların çevresine sarılan ve aralıklı hava kompresyonuyla kan dolaşımına destek olan cihazın kullanılması, kan sulandırıcı ilaçların kullanılması emboli riskini en aza indirir.

Yine ameliyattan sonra hastanın erken yürütülmesi emboli riskini azaltan tedbirlerdendir.

Tüp mide ameliyatı riskleri arasında olan kanama, nadiren de olsa karşılaşılabilen durumlardandır. Bu durumda bazen kan vermek gerekse de genellikle kendiliğinden durur. Çoğu zaman hayati risk oluşturmamakla birlikte, nadiren hasta tekrar ameliyata alınabilir.

Ameliyat sonrası bahsettiğimiz bu ciddi komplikasyonların oluşmaması, oluşursa da uygun şekilde tedavi edilebilmesi için uygun bir hastanede ve tecrübeli bir ekip tarafından obezite cerrahisinin yapılması çok önemlidir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası

Konusunda uzman, tecrübeli bir cerrah tarafından uygulanması gereken tüp mide ameliyatı sonrası hastanın durumuna göre birkaç gün hastanede kalınmasını gerektirir. Hastaneden çıktıktan sonraki birkaç gün hasta dinlenmeli ve ağır iş yapmamalıdır. Sonrasında ise hasta sosyal hayatına ve iş hayatına devam edebilir.

Tüp mide ameliyatı sonrasında hastanın iştahında çok ciddi bir azalma olur. Ameliyat sonrası beslenmeye sıvı ile başlanıp, daha sonra püre ile beslenmeye geçen hastalar 8. haftada katı gıda tüketmeye başlamaktadır. Tüp mide ameliyatı sonrası hastalar planlı beslenmeyle 6 ayda etkili şekilde kilo verir.

İleriki zamanlarda da tüp mide ameliyatı sonrası beslenme yine diyetisyenlerle birlikte programlanır. Ameliyattan sonra eski beslenme alışkanlığına dönen hastalarda midede yeniden genişleme olmaksızın yeniden kilo almaları mümkündür.

Bu yeniden kilo alımı diyet ile kontrol altına alınamazsa tekrarda tüp mide operasyonu veya gıda emilimini de azaltan “bypass” türü revizyon ameliyatı uygulanabilir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme

Tüp mide operasyonu sonrası erken dönemde beslenme kıvamlı ve berrak sıvılarla başlar. Tüp mide ameliyatı sonrasında besin alımının başladığından itibaren açık sıvıdan koyu sıvıya geçiş sağlanır.

Bu süreç ilk iki haftayı kapsar. Daha sonraki 3. ve 4. haftayı kapsayan dönemde püre ve yumuşak katı dönemi şeklinde davam edilir.

Tüp mide ameliyatı sonrası beslenme ilk bir ayda normal beslenmeye geçiş süreci olarak düzenlenir.

Tüp mide ameliyatı sonrası beslenmede en çok tüketilmesi istenen grup protein kaynaklarıdır. Bundan dolayı sıvı dönemde protein kaynaklarının tüketimine önem verilir. Hastaya ilk önce su ve %100 elma suyu verilir. Daha sonra şekersiz açık çay, tavuk/et suyu ile devam edilir.

Hastaneden çıktıktan sonra evdeki ilk 7 günde hastanedekiyle aynı berraklıkta sıvı tüketimine devam edilmelidir. Evdeki bu ilk günlerde ek olarak laktozsuz veya light süt, yeşil yoğurt suyu, light ayran, sulandırılmış yarım yağlı ayran ilave edilebilir.

Evdeki beşinci günden sonra salçasız süzülmüş çorbalar, %100 meyve suları, un, şekersiz komposto ve bakliyata başlanabilir. Tüp mide ameliyatı sonrası sıvı dönemde 2. haftada kıvamlı sıvıların tüketilmesine başlanabilir. İlk haftadan sonra süt ürünleri sulandırılmadan da tüketilebilir.

Tüp mide ameliyatından sonra protein ihtiyacının karşılanması için protein tozu kullanılmalıdır. Bu dönemde, yumuşak peynir, rafadan yumurta, omlet, çılbır benzeri yumuşak katı denemeleri hastaların tolere edebilme edebilme durumlarına göre değerlendirilir.

Tavuk parçaları ve katı et içermeyen çorbalar (10. günden sonra terbiye edilebilir) blenderize edilmek şartıyla tercih edilebilir.

Tüp mide ameliyatı sonrası 3. ve 4.haftaları kapsayan dönem püre dönemi olarak adlandırılır. Püre döneminde az yağlı blenderize gıdalara başlanabilir.

Tavuk ve et suları ile zenginleştirilmiş sebze püreleri ile beslenilmeli, protein tozuna devam edilmelidir. Ayrıca tavuk ve et parçaları blenderize edilmemelidir. Et ürünlerinden sadece 3.

haftadan itibaren yumuşak şekilde olan balık eti tüketilebilir.

Obezite cerrahisinden sonraki erken dönemde tüketilmesi önerilmeyen besinler, sindirimi zor olan besinler ve iyileşmeyi olumsuz etkileyen besinler olarak iki gruba ayrılır.

Kafeinli kahveler, türk kahvesi, gazlı-asitli içecekler, yağlı yiyecekler, yağ, şekerli yiyecekler, sofra şekeri, baharatlar, acı sos ve sindirimi zor olan katı besinler olarak da tavuk, et, çiğ sebzeler ve kuru baklagiller tüketilmemelidir.

Obezite cerrahisi sonrası tat duyusunda meydana gelen değişimler yemek tarifleriyle kontrol altına alınabilmektedir. Diyetisyeninizle iş birliği içinde hareket etmeniz bu noktada oldukça önemlidir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Hastanın Hayatı Nasıl Değişir

Tüp mide ameliyatında mide hacminin küçültülmesi amaçlanır. Bu sayede tokluk hissi oluşur ve alınan gıda miktarı önemli oranda azalır. Tüp mide ameliyatı sonrasında gıda tüketimi yaklaşık dörtte birine düşmektedir.

Ameliyattan sonra beslenme şekline dikkat edilmediğinde mide tekrar genişlemese de kilo alımı olabilmektedir. Bu durumun oluşmaması için hastanın ameliyattan sonra profesyonel bir ekip tarafından takip edilmesi gerekir.

Amaca ulaşılabilmesi için başarılı bir ameliyat kadar, tüp mide ameliyatı sonrası uygun ve düzenli bir takip gereklidir.

Tüp Mide Ameliyatı Olanlar

Tüp mide ameliyatı ile ilgili çok merak edilen bir başka konu da tüp mide ameliyatı olanların yorumları yer alır.

Tüp mide ameliyatı olanlar hangi zorluklarla kaşılaştı, tüp mide sonrası hayatlarında ne gibi değişiklikler oldu ve neler yaşadılar bu ameliyatı olan hastaların kendilerinden duyulmak isteniyor. Prof. Dr.

Koray Tekin tarafından tüp mide ameliyatları gerçekleştirilen iki hastanın tüp mide yorumları:

  • Opera sanatçısı Deniz Yetim de yıllarca obezite problemi yaşadıktan sonra tüp mide ameliyatı olanlar arasında. Yaptığı araştırmalar sonucunda Prof. Dr. Koray Tekin’e ulaşan Yetim, kendisine güven duyduğunu ve ameliyat olma kararı aldığını söylüyor. Ameliyattan sonra nefes alış verişlerinin değiştiğini, yaşama sevincinin yeniden geldiğini ve çok daha mutlu hissettiğini söyleyen Yetim Koray Tekin ve ekibini artık aileden biri olarak gördüğünü belirtiyor.
  • Öğretmen Çağla Tuna da tesadüf eseri internetten numarasını bulduğu Prof. Dr. Koray Tekin’i arayarak 2012 yılında tüp mide ameliyatı olmaya karar verdi. Ameliyattan önce 160 kilo olduğunu söyleyen Çağla hoca geçen 5 senelik zamanda 80 kilosundan kurtulduğunu ve Koray Tekin’e teşekkürü borç bildiğini söylüyor. Çağla Tuna keşke daha önce Prof. Dr. Koray Tekin ile tanışsaydım diyor ve geçirdiği operasyondan hiç pişmanlık duymadığını söylüyor.

Источник: http://saglikloji.com/tup-mide-ameliyati-sonrasi-tup-mide-olanlarin-yorumlari/

Tüp mide ameliyatı maceram! 1 ayda 11 kilo verdim

Tüp Mide Ameliyatı İle Hayata Döndü

Merhaba,

Ben Çiğdem. Geçtiğimiz ay 25 Haziran tarihinde tüp mide operasyonu geçirdim. Ameliyata 97 kilo ile girdim ve bir ay içinde 10 kilo kaybettim.

Mynet Kadın okuyucuları için bu süreci aylık şekilde sizlere aktaracağım. İlk yazım biraz uzun oldu çünkü ameliyata karar vermem ve doktor seçimi konuları da yer alıyor. Sorularınız için yazının altına ulaşım bilgilerimi ekleyeceğim. Bu konuda çekinmeden soru sorabilirsiniz.

Solda 23 Mayıs 2018 – Sağda 21 Haziran 2018

Nasıl karar verdim?

Ameliyata karar verme sürecim bir anda oldu. Öncesinde kendimin farkında değildim. Ama sürekli artan beden ölçüm ve rahatlıkla kıyafet bulamamam beni alarm durumuna soktu.

Ve 'Ağır Yaşamlar' belgeseli… Sadece bir defa izledim ve ben de böyle mi olacağım diye dehşete düştüm.

Doktor seçimim

Hemen doktor araştırmaya başladım. Görüştüğüm doktorların ünlülerin ameliyatını yapanlar oldu.

Bir de uzun süredir takip ettiğim şu an ameliyatımı yapan doktorumun yanında koordinatörlük yapan Başak Şekerpare'yi zayıflatan ve pek çok hastalığını iyileştiren Prof. Dr. Halil Coşkun ile görüştüm.

Toplamda 5 doktorluk görüşmeden sonra hem tam donanımlı ekibiyle hem de kendi yaklaşımıyla bana çok güven veren Dr. Halil Coşkun'la bu yola girmeye karar verdim.

Ameliyat ettiği hastaların hiç birinde kayıp ya da ameliyata bağlı komplikasyonlar yaşamamış olması ve bu konuda ABD'de obezite merkezlerinde eğitim alıp tecrübe kazanması da kendisine verdiğim güveni pekiştirdi.

Doktor konusunu buraya detaylı yazıyorum çünkü ne yazık ki bu konuda tecrübesiz cerrahlara ameliyat olan hastalar, üzücü sonuçlar yaşayabiliyor.

Ameliyattan sonra ilk kontrol

Gelelim ameliyat sürecine…

Ameliyat tarihinden önce doktorum endoskopi çekerek öncesinde her hangi bir mide rahatsızlığım var mı kontrol etti. Sonrasında detayı bir tetkik yaptırdım. Kalp ritmi ölçümü, detaylı kan tahlili, nefes ölçümü, ciğer filmi çektirdim. Demir ve D vit düşük olduğu için takviye aldım.

Ameliyattan1 hafta öncesinde de Bariatrik Lab'ın diyetisyeni Nida Yıldız ile görüştüm. Ameliyat sonrası sıvı beslenme konusunda detaylı bir eğitim aldım. Ameliyata hazırlık için beslenme planı hazırlandı. Ve böylelikle geri sayım başlamış oldu…

25 Haziran günü sabah hastaneye gittik yatış işlemlerim yapıldı. Ve ameliyat saatine kadar serum aldı. Akşam 16:00 gibi ameliyata girdim. Uyanıp odaya çıkmam 19:00'u buldu. O akşam narkozun etkisiyle çok fazla detay hatırlamıyorum. Sürekli uyukladım. Tek olumsuz denebilecek durum gece istifra etmem oldu ki bu beni o gece çok rahatlattı.

Ertesi günün sabahı hemşirelerin yardımıyla yürüyüşe kalktım. Ne ağrı ne de açlık herhangi bir hissim yoktu. Tabii sürekli serumla beslenip ağrı kesici almamın da etkisi var.

Ayağa kalktıktan sonrası hızla bir iyileşme süreci yaşadım. Her gün daha da iyi olduğumu çok net bir şekilde hissedebildim.

İkinci günün sonunda kendi işlerimi halledebilecek kadar iyiydim. WC'ye kendi başıma gidebildim. Koridorda refakatçimin desteği olmadan 3 4 tur yürüyüşler yapabildim. Bunlar ameliyattan sonraki küçük mutlu eden zaferler. O gün diyetisyenim beni ziyarete geldi. Taburcu olmadan önce beslenme şeklim hakkında bir tekrar yaptık. (Gerçekten çok zarif bir hareketti bu)

Taburcu olmadan önce sıvı kaçak testine girdim. Günlerdir ağzıma bir şey sokmayıp ilk içtiğim şeyin o şerbetli sıvı olması biraz zorladı. Kaçak testini de başarıyla geçtikten sonra doktorum yanıma geldi ve yavaş yavaş su içmeye başlayabileceğimi her şeyin yolunda çok başarılı bir ameliyat geçirdiğimi söyledi. Doktorum ameliyattan sonra da gelmiş ama ben o kısmı hatırlamıyorum 🙂

Su içebileceğim haberinin sevinciyle kalktım elimi yüzümü yıkadım, kirden berbat hale gelmiş saçlarımı topladım. Temiz pijamaları giydim. Kendime çeki düzen verdim. Su içme seromonisine hazırlık yaptım. Ve ilk yudumu içtim. İçtim ama bu benim bildiğim gibi değil… Midem tıkalı lavabo gibi! Bir yudum sudan sonra ağızdan gaz çıkarma isteği, midemde tuhaf hareketler.

.. İlk defa o an panik oldum. Süreç boyunca bir an yanımdan ayrılmayan çok sevdiğim bir yol arkadaşım olan Başak Şekerpare, bunun çok normal olduğu vücudun şu an tepki verdiğini bir iki güne normale döneceğimi söyledi. Ki dediği gibi de oldu. Eğer bu ameliyatı olmayı düşünüyorsanız sizin de böyle ilginç tecrübeleriniz olacak. Önceden hazırlı olmanızda yarar var .

Ve eve çıktım…

Eve çıktığım gün kilo verme sürecindeki ilk gün sayılıyor. Alınan sıvılar protein ağırlıklı, laktozsuz süt, ayran, kefir (ben içemedim), barifit (bariatrik operasyon geçirenlere özel protein tozu), bir de tülde süzülmüş sütlü kabak çorbası.

Sıvı beslenme dönemi en çok korktuğum dönemdi. Acıkırım, sıkılırım diye endişe ediyordum. Ama hiç korktuğum gibi olmadı. Hatta püreye geçtiğim ilk zaman, keşke sıvıda kalsaydım diye iç çektim.

Sıvı dönemin sonunda yani 2 haftalık süreçte 5,7 kilo verdim.

Bu mutlu anı da da diyetisyenim ile ölümüzleştirdik 🙂

Püre dönemi

2 haftanın sonunda püre döneme geçtim. İşte bu benim en zorlandığım aşama oldu. Bu dönemde özetle protein besinleri püre şeklinde tüketiyorsun. Kıymalı sebze yemeği, menemen gibi şeyleri yiyeceğim için çok mutlu olmuştum. İlk günler yediğim her şeyin lezzeti inanılmaz aşırı geldi.

Tatları çok rahatsız etti. Ağzıma minik bir lokma atıyorum hem aşırı doyma hissi hem de lezzetin yoğunluğu beni biraz yordu. Ama bu da çok normalmiş. O kadar süre ağzıma giren en aromatik tat ayran oldu. 3-4 gün sonra bu durum da geçti ama öğünde yemem gereken 3 kaşığı henüz yiyemedim.

  1. haftanın sonunda 3 temel öğünümü protein besinlerle yaparken, ara öğünlere de şeftali püresi, muzlu süt gibi alternatif lezzetler kattım. Şu aralar en sevdiğim şey şeftali oldu. Yumurtanın verdiği mutsuzluğu şeftali ile dengeliyorum.

Dün (30 Temmuz 2018) gittiğim birinci ay kontrolünde, 9'u yağdan olmak üzere toplamda 11 kilo verdim.

Çok sorulan sorular…

Ameliyat ücreti ne kadar?

Bu ameliyat için sabit bir fiyat yok. Karar verdiğiniz doktor, hastane, sizin kilonuz, kiloya bağlı bir hastalığınızın olup olmadığı… Bunların hepsi ücreti etkileyen sebep. Lütfen bu konuda doktorla görüşün.

Ameliyattan ne kadar süre sonra işe başladım?

Taburcu olduktan sonra 1 hafta evde raporlu kaldım. Ama daha önce de başlayabilirmişim. Biraz halsziliğin dışında zorlayan herhangi bir durum olmadı.

İlk 1 ayda spor yaptım mı?

Doktorum henüz spor yapmama onay vermediği için günlük yürüyüş yaptım. Bu ilk günler 3 bin adımda kalıyordu (yoruluyordum) şimdi 10 bin adımı rahatlıkla yürüyorum.

Saçım döküldü mü?

Hayır bende saç dökülmesi olmadı ama ilerleyen zamanlarda da olabiiyormuş. 2. ay sonunda bu soruyu tekrar yanıtlarım.

Sarkma oldu mu?

Şu an için herhangi bir deformasyon durumu olmadı. Bu soruyu da ilerleyen aylarda tekrar cevaplarım

Dededen kalma yöntemlerle yapıyorlar! 37 derece sıcakta…Diyet ürünler daha zararlı olabilir mi?Farkına varmıyorsunuz ama vücudunuza zarar veriyorsunuz

Источник: https://www.mynet.com/tup-mide-ameliyati-maceram-1222121-mykadin

Tüp Mide Ameliyatı

Tüp Mide Ameliyatı İle Hayata Döndü

Tüp mide ameliyatı (sleeve gastrektomi) midenin bir bölgesinin çıkarılması anlamına gelen ve obezite tedavisi amacıyla yapılan bir ameliyattır.

Yemek borusu ile birleştiği bölümden, oniki parmak bağırsağının bulunduğu kısma kadar mide dokusu kesilmektedir. Laparoskopik olarak gerçekleştirilen tüp mide ameliyatında kesilen yer tüp şeklindedir.

Klasik ameliyatlarda olduğu gibi uzun kesiye gerek olmadan, kapalı bir şekilde ameliyat tamamlanır.

Karın içindeki boşluk herhangi bir zararı olmayan gazla şişirilir. İşlemler bu boşluğa iletilen çubuk biçimindeki cerrahi el aletleriyle gerçekleşir. Midedeki çıkarma işleminin ardından tüp şeklinde kalan midede herhangi bir kaçak ya da sızma olup olmadığını kontrol ettikten sonra doku yapıştırıcı jel kullanılır. Ameliyat toplamda 2 saat kadar sürer.

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Ameliyat sırasında midede kubbe gibi olan fundusun çoğu kısmı, alınmaktadır. Fundus, obezite tedavisinde rolü büyük olan bir hormon salgılar. Fundusun alınması, erken doymayı sağladığından, ameliyat sırasında bir kısmı alınır. Fakat hepsinin alınması reflüyü geliştireceğinden, fundusun bir kısmı bırakılır.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Zayıflama

Tüp mide ameliyatıyla ilgili en çok merak edilen konulardan biri de ameliyat sonrası kaç kilo verileceğidir. Örneğin boyu 1,80 cm olan ve kilosu da 140 kg olan birinin, ideal kilosu bunun yarısı olan 70 ise; kalan 70 kg fazlalıktır. Operasyondan sonra toplamda 35-40 kilo kadar verebilir.

Kişiler, erken doyma ve açlık kontrolü sayesinde, daha az acıkarak, normalde veremedikleri kiloları rahatlıkla verirler. Çünkü beynin ‘acıkma’ sinyali ameliyat öncesine kıyasla, oldukça azalmaktadır. Kişilerde ise acıktıklarında doyma sınırı da epey düşmüştür.

Bir de midenin küçülmesi sayesinde bir şeyler yendiğinde, gıdalar vücutta hemen ince bağırsaklara geçer. Operasyondan sonra mide ameliyatı olan hastalar hızlı bir şekilde kilo verirler. Çoğunlukla ilk bir yılın sonu verilen kiloların en yoğun olduğu zamandır. İki yılın sonunda ise, verilmesi gereken kilolar tamamlanır.

Ameliyattan sonra küçültülen midenin hacmi 200 mililitredir. Süreç içerisinde midenin hacminde ufak bir miktar artma olabilmektedir. Ancak ameliyat öncesindeki hacmine yeniden ulaşması imkansızdır.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası İyileşme

Ameliyatın ardından sağlık görevlilerinin eşlik etmesiyle, hastalar ilk adımlarını atarak, minik turlar yapmalıdır. Bacaklarda pıhtının oluşmasını önlemek için hareket etmek mutlaka gereklidir.

Ameliyat sonrası beslenme programı genelde sıvı gıdalarla gerçekleştirilir. Hastalar ilk gecelerinde hastanede gözetim altında tutulurlar. Hastaneden ayrıldıktan sonra doktorun yazdığı ilaçlar, düzenli şekilde kullanılmalıdır.

Eve döndüklerinde, yürüyüş ya da duş almak gibi kişisel aktivitelerini hastalar kendi kendine yapabilirler.

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Neler Olur?

Genel obezite operasyonlarıyla kıyaslanırsa, tüp mide ameliyatı riskleri açısından en minimum seviyede olan, düşük komplikasyonlu bir ameliyattır. Tüp mide ameliyatından sonra dengeli şekilde kilo kaybı olması sağlıklıdır. Çok seri halde kilo kaybı olmamasına dikkat edilmelidir.

Tüp Mide Komplikasyonları Nelerdir?

Tüp mide ameliyatından sonra yeniden hastanede yatışı gerektirecek komplikasyonlar olması olasılığı yalnızca yüzde 5 civarındadır.

Görülebilecek komplikasyonlar ise şöyle sıralanabilir; Ameliyat sonrası vücudun savunma sisteminde zayıflama ve enfeksiyonlara karşı hassasiyet olması normaldir.

Tüp mide ameliyatından sonra olabilecek komplikasyonlar, diğer ameliyatlarla benzerlik gösterir.

1- Tüp mide ameliyatından sonra kanama olması ya da dikiş yerinin kısmi olarak ayrılması gelişebilecek komplikasyonlardan biridir.

2- Karın bölgesiyle ilgili yapılan her ameliyatta olduğu gibi, tüp mide ameliyatında da akciğer embolisi gelişebilir. Önlem olarak, ameliyat öncesinde kan sulandırıcı ilaçlar verilir ve varis çorabı giydirilir.

Operasyondan sonra hasta gözlemlenerek, herhangi bir göğüs ağrısı – nefes darlığı olup olmadığı takip edilmelidir. Bazı durumlarda akciğerde bir kısımda sönme olabilir.

Böyle bir durumda akciğere fizyoterapi uygulanarak, akciğerin tedavisi sağlanmaya çalışılır.

3- Bağırsaklarla tıkanma yaşanması da karın ameliyatlarından sonra görülebilen bir durumdur. Hasta 24 saat geçtiği halde gaz çıkarmaz ya da dışkı yapmazsa ağrısı başlar. Bunun için hastanın oral yoldan beslenmesi durdurulur. Midesine sonda takılır. Bağırsakların durumu tam bir iyileşme sağlamadan hasta yeniden ameliyat edilemez.

4- Ameliyat sonrası kişilerde reflü şikayeti olabilir. Tüp mide ameliyatlarının yüzde 25’inde ilaç tedavisi gerektirecek reflü görülmektedir. Reflüsü olan kişiler için tüp mide ameliyatı oldukça sıkıntılı olmaktadır, bu nedenle o gruptaki hastalar için tavsiye edilmez.

Uzun vadede karşılaşabilecek sorunlar ise iki türlü olabilir. Birincisi mideden, karın derisine kadar ilerleyebilen fistüllerdir. Eğer karnın içinde gelişen enfeksiyon tam anlamıyla iyileşemezse, fistüller oluşur. Fistül tedavisi mümkündür ancak kesin bir iyileşmezse sağlanamazsa, hastanın yeniden ameliyata girmesi gerekebilir.

İkinci problem ise, midenin kendiliğinden daralması olabilir. Bu komplikasyonun endoskopik yöntemle genişletilmesi mümkündür.

Vücutta Yaşanan Değişimler

Tüp mide ameliyatından sonra, uzun vadede birçok değişim yaşanabilir. Bunlardan biri, vücutta bazı değerlerin eksilmesidir. Bunlar; B vitamini, D vitamini, demir ve folik asit eksikliği olarak sıralanabilir. Ameliyat sonrası hastaların titizlikle, kendilerini takip etmeleri, belirli periyotlarla kan tahlillerini yaptırmaları gerekmektedir.

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Beslenme

Obezite cerrahisinden yararlanarak kilo veren hastaların günlük beslenme programları oldukça önemlidir. Hastalar, mutlaka beslenme uzmanı ile günlük beslenme programını oluşturmalı ve bu programa sadık kalmalılardır.

Ameliyattan sonraki ilk günler, berrak sulu gıdalar yenir. Sonraki 4 ya da 5. gün itibariyle ise çorba, yoğurt, peynir gibi gıdalara geçiş yapılabilir.

Ameliyat sonrası ilk 3 ayda haşlanmış sebzeler ve haşlanmış et, baklagiller ile günlük beslenme programı zenginleştirilir. Ve 3 ayın sonunda ise iyi çiğnemek şartıyla, az yağlı tüm katı gıdalar yenilebilir.

Ameliyat sonrası iyileşme sürecinde, protein alımı çok önemlidir. Üstelik ameliyat sonrası saç dökülmesi ya da kas kütlesi kaybını gidermek için protein alımına ihtiyaç vardır. Ameliyattan sonraki ilk 6 ay içerisinde çok sık saç dökülmesi yaşamak olağandır. Bunun için doktorunuz size ek takviyeler verecektir.

Beslenmede protein ağırlıklı bir program oluşturmak için yenilebilecek gıdalar:

• Yumurtanın beyazı

• Yağsız ya da az yağlı peynir

• Yağsız süt- yoğurt- ayran

• Yulaf ezmesi

• Balık çeşitleri

• Az yağlı ya da yağsız meyveli yoğurt

• Soya ürünleri

• Tavuk, hindi, bonfile, yağsız kıyma

• Baklagiller grubu

Ameliyat nedeniyle hayvansal proteinlerden tiksinme olabilir. Öyle bir durumda mutlaka yerine geçebilecek bitkisel proteinlerden deneyin. Kilo kaybı sürecinde sağlıklı zayıflamak için mutlaka dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir.

Источник: https://www.drmustafasener.com/tup-mide-ameliyati

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.