Türk İlaç Sektörünün Geleceğini Anlattı

Türk İlaç Sektörü %15 büyüyerek 16 milyar TL hacmine ulaştı

Türk İlaç Sektörünün Geleceğini Anlattı

“Sektör Keşfi: Türkiye İlaç Sektörü 2016 Raporu’na göre yerelleşmenin sektör için yeni bir serüven olduğunu belirten UBM EMEA (Istanbul) Türkiye Operasyonlarından Sorumlu Başkan Haluk Balcı, “İlaç endüstrisi için 2016 yılında yaşanan en büyük gelişme, hükümetin cari açığa en yüksek katkılardan birini yapan ilaç sektöründe ithalatı azaltıp, yerli üretimi arttırmak için başlattığı girişim oldu. Kuşkusuz yerelleşmedeki gelişmeler, Türk ilaç sektörünün önümüzdeki yıllardaki kaderini belirleyecek.

Avrasya’nın en büyük ilaç fuarı olan CPhI Istanbul, üç yılda bölgede ilaç sektörünün dev oyuncularını bir araya getiren ortak buluşma noktası konumuna geldi.

Bu yıl CPhI Istanbul’da 25’den fazla ülkeden 200’ü aşkın katılımcı firma ile 40’dan fazla ülkeden 4 bin 500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırladık. Türkiye, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya bölgesindeki ilaç sektörüne erişmek için çok önemli fırsatlar sunuyor.

Bu yıl da hem yerel hem uluslararası tüm katılımcılarımız ve ziyaretçilerimize yeni pazarların ve işbirliklerinin kapılarını ardına kadar açmayı başardık” dedi.

CPhI Istanbul 2016 katılımcısı ilaç sektörünün önemli isimleri de Türk ilaç sektörüne dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

DEVA: Türkiye bölgesel ilaç üretim üssü olacak potansiyele sahip…

DEVA Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Philipp Haas, şu bilgileri paylaştı: “Türkiye, bölgedeki lojistik ve ekonomik özellikleri nedeniyle bölgesel lider kimliğini her geçen gün daha da güçlendiriyor.

Son derece stratejik bir sektör olan ilaç sektörü için de ülkemizin bölgesel bir üs haline gelebilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz. Nitekim bugün baktığımızda ülkemizin bu anlamda bir cazibe merkezi olduğunu görüyoruz. Bunun için atılması gereken adımlar var.

Yerli üretim ve Ar-Ge yatırımlarının desteklenmesi, ihracatın teşvik edilmesi bu noktada çok önemlidir”

Türkiye’nin Ar-Ge’ye bakışındaki olumlu değişimini memnuniyetle izlediğini belirten Nobel İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Ulusoy, “Gayrı safi milli gelirden Ar-Ge çalışmalarına yüzde bir pay ayırmak yakın geçmişte hayal gibi gelirdi.

Hükümetimizin bu payı on yıl içinde yüzde ikiye çıkarma hedefi de geleceğe dönük ümidimi pekiştiriyor. Ancak bugün, yeterli bulmadığımız bu kaynağın da tüketilemediğini biliyor musunuz? Çünkü ülke olarak yeterince ve ‘tatminkâr’ proje üretebilmekte sıkıntı yaşıyoruz.

Bütçe olmazsa olmaz ama bu işin sonuçta bir ‘iklim’, bir ‘ortam’ işi olduğu unutulmamalı. Kamu tarafında bu konudaki çabayı da takdirle izliyorum” dedi.

Koçak Farma: “Geleceğin ilaçları hücre ve gen tedavisine yönelik, biyoteknoloji ürünü akıllı moleküller olacak…

İlaç sektöründe teknolojinin çok hızla geliştiğine dikkat çeken Koçak Farma CEO ve Genel Müdürü Uzm. Dr. Hakan KOÇAK, şu değerlendirmelerde bulundu: “Geleceğin ilaçları hücre ve gen tedavisine yönelik, biyoteknoloji ürünü akıllı moleküller olacaktır.

Biyoteknoloji ürünü ilaçlar yenilikçi yapıları ve tedavi üstünlükleri nedeniyle Pazar payını gittikçe artırmaktadır. Dünya biyoteknolojik ilaç pazarı 2012 yılında 170 milyar USD değere ve toplam ilaç pazarının %18’ine ulaşmıştır.

İlaç sektörünün geleceğini oluşturan katma değeri ve ihracat olanakları yüksek biyoteknolojik ilaca Türkiye’nin kayıtsız kalması düşünülemez”

Avrasya’nın en büyük İlaç Konferans ve Fuarı olma ayrıcalığına sahip CPhI Istanbul 2016, fuar esnasında düzenlediği konferanslar ile de sektördeki yatırım ve iş fırsatları, yasal mevzuat ve politikalar, üretim, AR-GE, yeni teknolojiler, tedarik zinciri gibi ana konu başlıklarını masaya yatırırken, yeni pazarları ve bölgenin iş potansiyelini mercek altına aldı.

Konferans programında Girişimcilik, Yenilikçilik ve Ar-Ge Faaliyetlerine Dayandırmak Suretiyle Türkiye’yi Küresel İlaç Üretim Merkezi Olarak Konumlandırmak; Değişen Pazar Dinamiklerinin Değerlendirilmesi; Etkin Büyüme ve Yatırım Stratejileri Kullanarak MENA Bölgesinde Güçlenmek; Büyük İlaç Sanayinin Sıcak İlgi Alanı Olarak Ortadoğu ve Kuzey Afrika konuları ilgi çeken başlıklar olarak öne çıktı.

Hedef Ülkelerde Yatırım ve İş Fırsatları’ toplantıları alıcılarla üreticileri buluşturdu…
Türkiye’de ilk kez düzenlenen ‘Hedef Ülkelerde Yatırım ve İş Fırsatları’ toplantıları ile CPhI Istanbul 2016, katılımcılarına ve ziyaretçilerine, pazar istihbaratı başta olmak üzere stratejik danışmanlık hizmeti sağladı. Fuar, üç gün süreyle Ürdün, İran, Mısır, Türkiye ve Cezayir gibi gibi ülkelerden alım heyetleri ile Türk ilaç firmalarını buluşturarak ticari görüşmelere sahne oldu. Ayrıca hem Lübnan hem de İran Sağlık Bakanlığı’ndan temsilciler de fuar sırasında Türk katılımcılar ile biraraya geldiler.

İlaç Sektörünün öncü kadınları “CPhI İstanbul 2016 İş Kadınları Kahvaltısı”nda güçbirliği yaptı…

Kadın yönetici istihdamı açısından liderliği göğüsleyen ilaç ve sağlık sektörünün kadın liderleri, hemcinslerini sektörde desteklemek amacı ile İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen CPhI Istanbul 2016 İlaç Fuarı’nda bir araya geldi.

Etkinlikte Amrop International Yönetici Ortağı Prof. Dr.

Yeşim Toduk’un moderatörlüğünde, Eczacıbaşı Sağlık Grubu Başkanı Elif Çelik, Merck Group Global Ticari Operasyonlar Başkanı Elçin Elgün, Sanofi Pasteur AMESA Bölge Başkanı Emay Aly, Abdi İbrahim İş Geliştirme Direktörü Elif Elkin başarı öyküleri ile deneyimlerini paylaştı.

Konuşmacılar, ilaç sektöründe özellikle liderlik seviyesinde Avrupa’ya oranla çok fazla kadın olduğuna dikkat çekti. İlaç ve sağlık sektöründe Türkiye’de kadınların önünün açık olduğu belirtilirken, kadınlara yükselmek için risk almaları ve öne çıkmaktan çekinmemeleri tavsiyelerinde bulunuldu.

CPhI Istanbul 2016, ilaç ve sağlık sektörünün önde gelen CEO’larını bir araya getirdi.

Volitan Consulting Türkiye CEO’su Turkay Ufuk Esen’in moderatörlüğünde gerçekleşen etkinliğe, Boehringer Ingelheim Ortadoğu, Türkiye ve Afrika 3. Parti Üretim ve Dış Tedarik Zinciri Bölümü Başkanı Mohammed Fayez Monir, Daiichi Sankyo Türkiye Genel Müdürü Dr. İlker Özbay ve Fortune Turkey Yayın Direktörü Cüneyt Toros konuşmacı olarak katıldı.

İlaç sektöründeki fırsatlar ve zorluklara dair konuların tartışıldığı ve çözümler arandığı panelde, Türkiye’de ilaç sektörünün mevcut durumu ve geleceği, gelişmekte olan ülkelerin dünya ilaç sektöründeki durumu, sektörün ihracat potansiyeli, sektörün sürdürülebilirliği, fiyatlandırma tarafında yapılması gerekenler ile yakın coğrafyada ilaç sektörü için ortaya çıkabilecek fırsatlar ele alındı.

CPhI Istanbul 2016, UBM EMEA (Istanbul) tarafından T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK) ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı KOSGEB’in destekleri, İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’nın (İEİS) resmi ortaklığı ve DEVA Holding’in elmas sponsorluğunda düzenlendi.

 Fuar, DEVA Holding’in elmas, Nobel İlaç’in platin ve Helba İlaç ile BD Medical Pharma ve CCCMPHIE’nin altın sponsorlukları ile gerçekleşti.

Koçak Farma, Pharmactive, Vem İlaç ve Infa Group gümüş, Analitik Kimya, Mustafa Nevzat, Şanlı İlaç, BD Medical Pharma, Infoset, Harman Finochem, Nosch Labs PVT, Pharma Action, Softi Gel Procaps, Symbiotica, Promo Pharma da diğer sponsorlukları üstlendi.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/turk-ilac-sektoru-buyudu-16-milyar-hacim-ulasti/

Canikli rakamlarla Türk ekonomisinin geleceğini anlattı

Türk İlaç Sektörünün Geleceğini Anlattı

Nurettin Canikli, yıl içinde enflasyonda ufak tefek yükselişler olabileceğini, buna karşın genel anlamda düşüş trendinin sürerek yıl sonunda tek haneli rakamların yakalanacağını söyledi.

“BÜYÜMEYE RAĞMEN ENFLASYONUN DÜŞMESİ KIYMETLİ”

Enflasyondaki düşüşün yüksek büyüme rakamlarının yakalandığı bir dönemde gerçekleşmesinin önemine işaret eden Canikli, “Türkiye gibi ülkelerde belli bir rakamın üstünde büyüme oranı yakaladığınızda bu durum enflasyonun artmasını da beraberinde getirebiliyor. Türkiye'de, yüksek büyümeye rağmen enflasyonun düşmesi çok kıymetli bir gelişmedir.” diye konuştu.

“İŞSİZLİK ORANI DÜŞÜYOR”

Büyüme performansı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Canikli, Orta Vadeli Program'da bu yıl için yüzde 4,4 büyüme hedefi belirlendiğini, yıl sonu itibarıyla bunun üzerinde bir oran beklediklerini kaydetti.

Başbakan Yardımcısı, işsizlik oranlarında düşüş trendinin devam ettiğini hatırlatarak, “2016 yılında net istihdam sayısı 137 bindi, bu yıl şu ana kadar 1 milyon 100 bin net istihdama ulaşıldı.” ifadesini kullandı.

“BANKALAR BÜYÜME İÇİN ARAÇTIR”

Yıl sonunda yüzde 5'lik büyüme rakamına ulaşılmasının sürpriz olmayacağını dile getiren Canikli, güçlü büyüme görünümünden hiçbir şekilde taviz vermeyeceklerinin altını çizdi.

Türkiye'nin istihdamını ve milli gelirini artırması için sürekli büyümesi gerektiğini vurgulayan Nurettin Canikli, bütün ekonomik aktörlerin güçlü büyümeye katkı sağlamalarının önemine işaret etti.

Canikli, özellikle bankaların üretime destek verdikleri sürece değerli olduklarını belirterek, “Bankalar amaç değil, büyümeyi ve üretimi artırmak için araçtır. Hiç kimsenin bunu unutmaması gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.

“BANKALARIN FAİZ YARIŞINI ENGELLEMELİYİZ”

Bankacılık sektörünün mevduat toplamak için yüksek faiz uyguladıklarına yönelik eleştirileri de değerlendiren Nurettin Canikli, mevduat faizlerinin yüzde 15'in üstüne çıktığına dikkati çekti.

Bu oranları gerçekçi bulmadıklarını dile getiren Canikli, şöyle devam etti: “Mevduata yüksek faiz verilmesi kredi maliyetlerine ve dolayısıyla üretime, reel sektöre ve firmalara yansıyor. Bu gerçekçi bir faiz politikası değildir, bunu sürdürebilme imkanı yoktur, yöntem olarak da doğru değildir.

Şu anda bankalar bu şekilde üretime, reel sektöre zarar veriyorlar. Bu zarar henüz ortaya çıkmış değil ama bu şekilde devam ederse gelecekte maliyetleri artırmak yoluyla firmalarımıza, üretim yapanlara olumsuz yansımaları olacaktır.

Onun için şimdiden tedbir almamız gerekiyor ve onunla ilgili çalışmalarımız var, çok kısa süre içinde sonuçlandıracağız. Bankaların böyle bir politikayla faizleri yukarı çekme gibi bir hakları yok.”

Başbakan Yardımcısı, yüksek faiz verildiğinde sisteme giren toplam mevduatın artmadığının altını çizerek, “Burada bir aldatmaca ve psikolojik bir yanılgı söz konusu.

Sisteme giren kaynak miktarını artırma imkanı yok. O zaman yapılan sadece faizlerin yükseltilmesi, ekonomiye olan yükün artırılmasıdır. Buna izin veremeyiz.

Bankaların aşırı faiz yarışına girmelerini mutlaka engellememiz gerekiyor.” dedi.

“VARLIK FONU KONUSUNDA SEÇİCİ DAVRANIYORUZ”

Yabancıların bankacılık sektörüne ilgisine değinen Canikli, Türk bankacılığının dünyanın en gözde sistemleri arasında yer aldığını, bankaların karlılık oranlarının iyi düzeyde olduğunu ve güçlü mali yapılarının bulunduğunu söyledi.

Canikli, Türkiye Varlık Fonu'nun son yıllarda finans alanındaki en önemli projelerden biri olduğuna işaret ederek, yurt dışından Fona talebin fazla olduğunu belirtti. Canikli, “Bu konuda seçici davranıyoruz.

Olabildiğince düşük maliyetli ve uzun vadeli finansman tekliflerini değerlendirmek amacıyla görüşmeler devam ediyor.” diye konuştu.

“EKONOMİYE DAİR HİÇBİR KAYGIMIZ YOK”

15 Temmuz'daki darbe girişimi sürecinde Türkiye ekonomisinin gerçek olaylarla test edildiğini anımsatan Canikli, yaşanan olaylara rağmen ekonominin dinamiklerinde bozulma yaşanmadığını vurguladı.

Türkiye'nin koşar adımlarla yoluna devam ettiğini anlatan Canikli, “Bütün olanlara rağmen bu yılın ilk çeyreğindeki yüzde 5'lik büyüme oranı, şapka çıkartılacak bir orandır, Türkiye açısından son derece gurur vericidir. Şu an için ekonomiye dair hiçbir kaygımız yok.” değerlendirmesinde bulundu.

Canikli, son bir yılda 4-5 hükümet dönemine sığdırılamayacak kadar reformu hayata geçirdiklerini belirten Canikli, “Reformlarımız devam edecek. Cumhurbaşkanı'mızın talimatıyla 180 günlük bir programımız olacak, onun çalışmaları devam ediyor. En son reel sektöre katkı sağlayacak Üretim Reform Paketi çıktı.” diye konuştu.

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: https://www.ensonhaber.com/canikli-rakamlarla-turk-ekonomisinin-gelecegini-anlatti.html

Türkiye ilaç sektörü raporu: En çok ağrı kesici alıyoruz!

Türk İlaç Sektörünün Geleceğini Anlattı

QuintilesIMS Türkiye’nin destekleriyle hazırlanan rapora göre; Türkiye ilaç pazarı, 2015 yılına kıyasla yüzde 17 büyüdü ve 2016 yılında 2 milyar kutu satış gerçekleşti.

Türkiye ilaç pazarının son 5 yılda yıllık bazda yüzde 12 büyüdüğünü belirten QuintilesIMS Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Kıdemli Ülke Müdürü, Dr. Cem Baydar, 2020 yılında Türkiye’nin dünyanın 14’üncü en büyük pazar olacağının altını çizdi.

“Türkiye İlaç Sektörü Raporu” 2016 yılı Türkiye ilaç sektörüne dair en güncel istatistiklere ve yerel sektörün geleceğine yer veriyor. 80 milyona yakın bir nüfusa ve Avrupa’nın 6’ıncı en büyük pazarına sahip olan Türkiye, 22.1 milyar TL’lik (yaklaşık 6,31 milyar $) satış hacmiyle dünyanın 17’inci en büyük ilaç pazarı haline geldi.

“Türkiye ilaç pazarı hacim ölçeğinde yüzde 4.7 büyüdü”

Yerel para birimindeki dalgalanmalarla birlikte küresel ve yerel ekonomide zorlayıcı dinamiklere rağmen Türkiye ilaç pazarı büyümeye devam ediyor.

Hazırlanan rapora göre ilaç pazarının 2016 yılında değer ölçeğinde 22,1 milyar TL’ye ulaştığını belirten Dr. Cem Baydar; “2016 yılı içerisinde ilaç pazarında hacim ölçeğinde yüzde 4.7’lik bir büyüme ile 2 milyar kutu satış gerçekleşti. Beklediğimizin üzerinde gerçekleşen bu rakamlar sayesinde, 2020 yılında Türkiye, dünya genelinde 14’üncü en büyük ülke haline gelecektir” dedi.

Gerçekleştirdikleri araştırmalar ile Türkiye’nin sağlık sektörü haritasını çıkaran Baydar sözlerine şöyle devam etti; “Türkiye ilaç pazarının büyümesinin temellerini incelediğimizde, hastane kanalı bu alanda dikkat çekiyor.

Hastane kanalının özel ve kamusal yatırımlarla yüzde 28 oranında hızlı ve büyük bir büyüme kaydettiğini gözlemliyoruz. 25 binden fazla münferit eczaneden oluşan perakende pazarı da 2015’e kıyasla yüzde 15 oranında bir ivme yakaladı.

Burada gerçekleşen alt büyümeler sonucunda da Türkiye pazarı bir önceki yıla göre yüzde 17 büyüme kaydetmiştir” dedi

Türkiye’de tedavi alanlarında ağrı grubu birinci sırada

Ağrı grubu, Türkiye ilaç pazarında bir önceki yıla göre yüzde 21 büyüme ile en büyük tedavi alanı oldu. 1 milyon 646 bin TL’lik pazar değeriyle birinci sırada yer alan ağrı kesicileri, 1 milyon 435 bin TL ile antibakteriyellerin takip ettiğini belirten Baydar;

“Yerel olarak tüketim alanlarımıza baktığımızda Türkiye’de en çok ağrı tedavisinde kullanılan ilaçların yer aldığını görüyoruz. Bu tedavi alanındaki ilaçların payı ise bir önceki yıla oranla yüzde 21 arttı.

Sıralamaya baktığımızda ise ikinci sırada yer alan antibakteriyellerin ardından 1 milyon 419 TL’lik değer hacmiyle antidiyabetikler geliyor. Aynı zamanda veriler gösteriyor ki, yerel ürünlerin satıştaki payı yüzde 42’lere yükseldi. Pazarın yüzde 75’ini yerel ürünlerimiz oluşturuyor.

Böyle bir tablo da Türkiye pazarının üretimde umut vadeden bir konumda olduğunu gösteriyor” dedi.

Onkoloji ilaç pazarı yüzde 10 büyüdü

Onkolojik ilaçların değer ölçeğinde 1.4 milyar TL’ye ulaştığını aktaran Dr. Cem Baydar; “Toplam satışlardaki payı yüzde 7 oranında düşmesine rağmen onkolojik ilaçların pazarı bir önceki yıla oranla yüzde 10 büyüdü. Bu büyüme oranları önümüzdeki 5 yıl içerisinde onkolojinin en hızlı büyüyen tedavi grubu olacağını gösteriyor” dedi.

Devlet teşvikleri ihracatı olumlu etkileyecek

Türkiye ilaç endüstrisi ihracatının 2015 yılında 921 milyon dolar olduğunu aktaran CPhI İstanbul Marka Direktörü Mehmet Dükkancı araştırma raporu ile ilgili şunları söyledi;

“160 ülkeye ihracat gerçekleştiren Türkiye ilaç endüstrisinin, 2015 yılında ithalatı yüzde 2.6’ydı. Bu rakamlar cari açığın azalmasına olumlu katkı sağlıyor.

Ayrıca devletimizin 2023 vizyonuyla şekillendirdiği teşviklerle ilerleyen süreçte ihracat rakamlarımızın olumlu olarak etkilemesini bekliyoruz.

İşte bu noktada CPhI İstanbul olarak, gelişen Türk İlaç Endüstrisi’nin bölgedeki ülkelerden gelen potansiyel ihracat müşterileri ile buluşmaları için ideal bir platform sağlıyoruz.”

Dünya ilaç devlerinin Avrasya’daki ortak buluşma noktası CPhI İstanbul 2017, 08-10 Mart tarihleri arasında sektörün önde gelen firmalarını dördüncü kez ağırlayacak.

140 yerli ve yabancı firmanın katılımcı olduğu fuar, 4 bin metrekarelik alanda gerçekleşecek. Fuara Türkiye’nin yanı sıra Çin, Hindistan, Kore, İtalya gibi ülkelerden ilaçların etken maddesi, paketlemesi, ambalajlaması, özel hizmetleri ve bitmiş ilaç üreticileri katılacak.

126’dan fazla ülkeden 4 bini aşkın ziyaretçinin katılması beklenen fuar, farklı ihtiyaçlara cevap veren kategorilerinin yanı sıra bu yıl ilk kez düzenlenecek Biyoteknoloji Konferansı ile sektörün geleceğini masaya yatıracak. Biyoteknoloji Konfernası’nda 15’i ulusal, 25’i uluslararası olmak üzere toplamda 40 konuşmacı sektörün nabzını tutacak.

Ağrı kesici kullanırken kimler dikkatli olmalı?

Источник: https://indigodergisi.com/2017/03/turkiye-ilac-sektoru-raporu/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.