Türkiye’de Her Yıl 25 Bin Yeni Meme Kanseri Tanısı Konuyor

MEMEDER Onursal Başkanı Özmen: Meme kanserinde erken tanı hayat..

Türkiye’de Her Yıl 25 Bin Yeni Meme Kanseri Tanısı Konuyor

“Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında MEMEDER tarafından hayata geçirilen ve bu yıl ikincisi 6-7 Ekim tarihlerinde düzenlenecek olan Pembe Festival kapsamında, Çırağan Palace Kempinski İstanbul’da basın toplantısı düzenlendi.

HER YIL 25 BİN YENİ TANI

Toplantıda konuşan Özmen, Türkiye’de meme kanserinin son 20 yılda 2 kattan fazla arttığını belirtti.

Hormon kullanımının azaltılması, egzersizin artırılması ve obezitenin gerilemesi gibi önlemlerle gelişmiş ülkelerde meme kanserinin görülme sıklığının azaldığını, Türkiye’de ise arttığını ifade eden Özmen, “Türkiye’de her yıl 25 bin yeni meme kanseri tanısı konuyor. Bu nedenle erken teşhis için meme taraması çok büyük önem kazanıyor. MEMEDER projesiyle 10 bin kadın ücretsiz muayene edildi” diye konuştu.

Prof. Dr. Özmen, projenin, meme kanserinde erken tanı konusunda farkındalık sağlayacak önemli bir sosyal sorumluluk çalışması olduğuna işaret ederek, şu bilgileri verdi:

10 BİN KADIN ÜCRETSİZ MUAYENE EDİLDİ

“Meme kanseri, sık görülmesine rağmen önlenebilen, mamografik taramayla çok erken tanı konulan bir hastalıktır. Erken tanı konulan hastalarda meme alınmadan tedavi mümkün olup, hastalar sağlıklı yaşamlarına devam etmektedir. MEMEDER’in uyguladığı en önemli projelerden biri ’Bahçeşehir Meme Kanseri Toplum Tabanlı Mamografi Tarama Projesi.

’ 10 yıl süren bilimsel çalışmayla ülkemizde ve benzer düşük-orta gelirli ülkelerde, mamografik taramanın uygulanabilirliğini, başarılı olabileceğini ve taramanın ekonomik olacağını ortaya koyan son derece önemli bir projedir.

Bugüne kadar bu proje kapsamında 10 bin kadın ücretsiz muayene edilmiş, dijital mamografi ve ultrasonografileri yapılmış, erken meme kanseri tanısı konulan 125 hasta tedavi edilmiştir.”

TÜRKİYE'DE 200 BİN KADINDA MEME KANSERİ VAR

Özmen, Türkiye’de Meme Kanseri Kayıt Programı’nı oluşturduklarını ve şu anda 25 bin hastanın kayıt programının bulunduğunu dile getirerek, bu kapsamda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Türkiye’de toplamda 200 bin kadının meme kanseri olduğunu tahmin ettiklerini aktaran Özmen, bu hastalığın risk faktörlerini anlattı.

Vahit Özmen, hastalığın erken tanısı sonucunda tedavi şansının oldukça yüksek olduğunu vurgulayarak, “Yüzde 80 civarında memeyi koruma şansımız var. Onkoplastik cerrahi yapıyoruz. Artık lenf nodüllerini almıyoruz. Eğer tanı sırasında lenfe metastaz varsa önce kemoterapiyle başlıyoruz.

Kemoterapiyle başarı şansımız yüzde 90’a yakın. Sonra ameliyat ediyoruz. Bir örnek lenf alıyoruz, memeyi koruyoruz, tümör küçülüyor, sonra radyoterapi yapıyoruz. Çok başarılı kemoterapi var. Türkiye Cumhuriyeti kanserli hastalarına ücretsiz tedavi sağlayan örnek ülkelerden biri.

Türkiye bu konuda gereken fedakarlığı yapıyor.” değerlendirmesini yaptı.

ULUSAL ÇAPTA TARAMA PROGRAMI

MEMEDER Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erkin Arıbal da projenin özellikle40-50 yaş arası kadınlarda meme taramasının önemini göstermeyi amaçladığını ifade ederek, şunları kaydetti: “Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile bir proje yaptık, 12 ülke.

Bu projede 50 bin avroluk bir destek sağlandı bize ve bu çalışma, mamografide kalitenin ne kadar önemli olduğunu, kalitesiz çekilen filmlerin yarardan çok zarar getirdiğini gösterdi. Dolayısıyla özellikle mamografi kalitesinin yükseltilmesi açısından bu konuda da Sağlık Bakanlığı’na bir vizyon açtık. Sağlık Bakanlığı bu konuda gerçekten çok büyük bir çalışma yaptı.

Şu anda mamografi kalitesi yükseltilerek ulusal çapta bir tarama programı başlatıldı. 40 yaşında mamografi çektirmeye başlamayı öneriyoruz. Eğer kendi kendinize çektireceksiniz bizim önerimiz yılda bir aslında. Türkiye’nin ulusal programı ise 2 yılda birdir. Bu sizi şaşırtmasın, bu yanlış bir şey değildir. Bu sıklık aralığı tamamen sağlıklı, ailesinde risk olmayan kadınlar içindir.

Ailesinde, özellikle birinci derece yakınlarında meme kanseri tanısı olan bir hanım çok daha erken ve hekiminin kendisine özel belirleyeceği bir sıklıkta tarama yaptırmalıdır.”

Prof. Dr. Erkin Arıbal, Türkiye’de meme kanseri konusunda yakalanan farkındalıkla erken tanı noktasında ciddi yol alındığını anlattı.

ERKEN TANISI VE TEDAVİSİ OLAN BİR HASTALIK

MEMEDER Yönetim Kurulu İkinci Başkanı Doç. Dr. Nilüfer Özaydın da “Ne yazık ki az konuşulan, tabu olan bir alanda biz kadınlarımıza farkındalık vermeye çalışıyoruz. Bu konuda basının desteği bizim için çok önemli.” dedi.

Özaydın, 6-7 Ekim’de düzenlenecek festivalde hem bilimsel içeriğin hem de sosyal temaların yer alacağını belirterek, tanı almış kadınlar ve yakınlarını meme kanseri konusundaki güncel bilgilerden haberdar edeceklerini söyledi.

Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un süpermodel Tülin Şahin ile ortak projesi olan Tuliss pastası ekim ayına özel meme kanserine dikkat çekmek üzere pembe kurdele ile misafirlere ikram edilecek. Çikolata ve meyvelerle bezeli, sadece 125 kalori olan glutensiz Tuliss pastasının tüm geliri MEMEDER’e bağışlanacak.

Festivalde, ihtiyacı olan hastaların da ihtiyaç duydukları alanlarda uzman hekimlerle tanışmalarına fırsat oluşturacaklarını dile getiren Özaydın, etkinliğin ücretsiz olarak gerçekleştirileceğini kaydetti. Doç. Dr.

Nilüfer Özaydın, yeni tanı alan hastaların biraz da moral ve motivasyona da ihtiyaçlarının olduğunu aktararak, “Günümüzde artık meme kanseri erken tanısı ve tedavisi olan bir hastalık.

Bizim bu bilgiyi onlara vererek yaşam kalitelerini yüksek tutacak şekilde yaşamlarına devam edebileceklerine inandırmamız da gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Toplantıya, MEMEDER Yönetim Kurulu Başkanı Ülkü Büyükgönenç ve dernek üyeleri de katıldı.

Meme kanseri tanısı almış hasta ve hasta yakınlarının, uzmanlardan hem meme kanseri hakkında bilgi alacağı hem de farkındalık çalışmalarına destek olan isimlerle bir araya geleceği festivalde, aromaterapi, dikiş, nefes ve mindfulness (farkındalık) eğitimlerinin verileceği atölye çalışmaları da yapılacak.

AA

Источник: https://www.posta.com.tr/turkiyede-meme-kanseri-son-20-yilda-2-kattan-fazla-artti-2054495

Her Yıl 162 Bin Yeni Kanser Tanısı Konuluyor

Türkiye’de Her Yıl 25 Bin Yeni Meme Kanseri Tanısı Konuyor

Yarın başlayacak Kanser Savaş Haftası'nda Sağlık Bakanlığının verileri Türkiye'de kanser hastalığının giderek önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini ortaya koyuyor-Ülkede her yıl yaklaşık 162 bin yeni kanser olgusu teşhis ediliyor-Erkeklerde en fazla trakea, bronş ve akciğer kanseri kadınlarda ise meme kanseri görülüyor-Çocukluklarda ise çocukluk çağı lösemileri en sık görülen kanser türü-Kanser hızı erkeklerde yüzbinde 269,7, kadınlarda yüzbinde 173,3, kadın erkek ortalama kanser görülme sıklığı ise yüzbinde 221,5-Sigarayla ilişkili akciğer kanserinin erkeklerde ilk, kadınlarda ise 5. sırada görülmesi Türkiye'nin bu alandaki mücadelesinin önemini ortaya koyuyor

SELMA BIYIKLI ADABAŞ – Türkiye'de her yıl 162 bin kişiye yeni kanser tanısı konuluyor. Erkeklerde en fazla trakea, bronş ve akciğer, kadınlarda ise meme kanseri görülüyor.

Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca hazırlanan Türkiye Kanser İstatistikleri'ne göre ülkede kanser hızı erkeklerde yüzbinde 269,7, kadınlarda ise yüzbinde 173,3, kadın erkek ortalama kanser görülme sıklığı ise yüzbinde 221,5.

Kanser görülme sıklığı açısından dünyadaki diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, Türkiye halen kanser açısından hem kadınlarda hem de erkeklerde daha düşük bir hızda.

Ülkede görülen ilk 5 kanser türü dünyadaki ve diğer gelişmiş ülkelerdeki örüntüyle benzerlik gösteriyor. Erkeklerde trakea, bronş ve akciğer kanseri (yüzbinde 66), kadınlarda ise meme kanseri (yüzbinde 40,6) en sık görülen kanser türleri.

Erkeklerde trakea, bronş ve akciğer kanserini sırasıyla prostat (yüzbinde 36,1), mesane (yüzbinde 21,4), kolorektal (yüzbinde 21) ve mide kanseri (yüzbinde 16) izliyor.

Kadınlarda ise meme kanserinin ardından en fazla trioid (yüzbinde 18,6), kolorektal (yüzbinde 13,4), uterus korpusu (yüzbinde 9,3) ve trakea, bronş ve akciğer kanseri (yüzbinde 8,1) görülüyor.

Çocuklarda ise çocukluk çağı lösemileri en sık görülen kanser türü.

Çocukluk çağında her iki cinsiyette de lenfomalar, merkezi sinir sistemi tümörleri ve nöroblastomalar lösemileri takip ediyor.

15-24 yaş grubundaki gençlerde ise erkeklerde testis kanseri ve kemik kanserleri, kadınlarda ise tiroid ve Hodgkin Hastalığı ön planda.

Sigara büyük teh

Tütün ve tütün ürünlerinin yol açtığı en önemli kanser türü olan akciğer kanserinin ülkede erkeklerde ilk sırada, kadınlarda ise beşinci sırada olması tütünle mücadelenin önemini ortaya koyuyor.

Bu kanserin özellikle erkeklerde 25-49 yaş grubundan itibaren tüm yaş gruplarında ilk sırada görülmesi, Türkiye'de akciğer kanserlerinin halen ve gelecekte önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kalacağını gösteriyor.

Akciğer kanserinin evreleri incelendiğinde yüzde 57,9'unun uzak organlara da metastaz yaptığı görülüyor. Teşhisi genellikle geç olduğu için sağ kalımları da diğer kanserlere göre oldukça düşük.

Meme kanserleri

Türkiye'de her 4 kadın kanserinden 1'i meme kanseri.

Ülkede meme kanseri yaş dağılımı incelendiğinde vakaların yüzde 42,5'i 15-49 yaşları arasında. İnsidans hızları 35-39 yaş grubunda yüzbinde 50,8, 40-44 yaş grubunda yüzbinde 81,1, 45-49 yaş grubunda yüzbinde 109,1.

Kolorektal kanserler hem kadınlarda hem de erkeklerde ilk beş kanser içinde yer alıyor. Bu kanser erkeklerde yüzbinde 21,0, kadınlarda ise yüzbinde 13,4 sıklıkta görülüyor.

Meme, uterus korpusu ve over gibi kadın kanserlerinde en önemli risk faktörlerinden birisi obezite. Her yıl yaklaşık her yüz bin kadının 50'sinde bu kanserler gelişiyor.

Tiroid kanseri kadınlarda en sık görülen ikinci kanser. Erkeklerde ise ilk on beş kanser türü içinde.

Doğru bilinen yanlışlar

2014 yılında Uluslararası Kanser Kontrol Derneğinin, kanserde belirlediği 4 doğru bilinen yanlış şöyle:

Doğru Bilinen Yanlış-1: Kanser hakkında konuşmamıza gerek yok.

Doğru: Kanser, özellikle de bazı kültür ve çevrelerde hakkında konuşulması çok zor bir konudur. Bu hastalıkla açık bir şekilde uğraşmak; hem hasta kişinin hem de toplum ve politika seviyesinde sonuçları iyileştirir.

Doğru Bilinen Yanlış-2: Kanserin hiçbir belirti ya da bulgusu yoktur.

Doğru: Pek çok kanser için, uyarıcı belirti (kişinin kendinde hissettiği) ve bulgular (hekimin kişide tespit ettiği) vardır. Bu işaretleri izleyerek erken teşhis mümkün olabilir. Erken teşhisin faydaları zaten tartışma konusu bile değildir.

Doğru Bilinen Yanlış-3: Kanser için yapabileceğim hiçbir şey yok.

Doğru: Hem kişi hem de toplum ve politika bazında doğru strateji ile yapılabilecek çok şey mevcuttur. En sık görülen kanserlerin en az üçte biri önlenebilir mahiyettedir.

Doğru Bilinen Yanlış-4: Kanser tedavisi alma hakkım yok.

Doğru: Bütün insanlar kanıtlanmış ve etkin kanser tedavisini eşit koşullarda ve herhangi bir bedel ödemek zorunda kalmadan alma hakkına sahiptir.

Ulusal Kanser Haftası

1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kanserle ilgili farkındalık ve bilinç düzeyinin artmasını sağlamak, kansere karşı mücadelede önemli bir adım olan doğru bilinen yanlışlardan kurtulmak ve doğruların herkese ulaşmasını hedeflemek amacıyla yurt genelinde 81 ilde kutlanıyor.

Bu yıl 13. Ulusal Kanser Haftası nedeniyle 2-4 Nisan tarihlerinde Sağlık Bakanlığınca Ankara'da toplantı düzenlenecek.

Her yıl kanser alanında gerçekleşen pek çok yeniliğin değerlendirildiği ve ülke uygulamalarının tüm detaylarıyla ilgili uzmanlarla masaya yatırıldığı kongre bu yıl 6 üniversite (Hacettepe, 9 Eylül, İstanbul, Gazi, Ankara, Yıldırım Beyazıt Üniversiteleri) ve 3 onkoloji enstitünün işbirliğiyle yapılacak.

Kaynak: AA

Ekleme Tarihi: 30.03.2014 12:09

Tüm Ankara Haberleri

Источник: http://haberciniz.biz/her-yil-162-bin-yeni-kanser-tanisi-konuluyor-2737503h.htm

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.