Türkiye’de Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı

Türkiye’de Madde Bağımlılığı

Uyuşturucu madde bağımlılığı nedir?

Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu artırır.

Aşağıdakilerden sadece 3'ünün 12 aylık bir süre içerisinde görüldüğü kişi bağımlıdır.

  • Kullanılan madde miktarının sorunlara rağmen giderek artırılması.
  • Bırakma çabalarının boşa çıkması.
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak veya bırakmak için çok fazla zaman harcanması.
  • Sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azaltılması veya bırakılması

Etkileri

Uyuşturucu olarak kullanılan maddelerin kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanıldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek fiziksel ve psikolojik tahribata yol açarlar.

Uyuşturucu maddelerin hiçbir güvenli kullanım şekli yoktur. Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. Hücrelerimiz vücuda giren her maddeyi tanır ve bir daha unutmamak üzere hafızasına alır.

Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.

  • Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi normal yaşam ve davranışlarından uzaklaştırır.
  • Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmlarına/kanamalarına sebep olur.
  • Tüm iç organların zarar görmesine ve buna eşlik eden bir dizi hastalığa neden olur.
  • Zehirlenmelere ve bu yolla gelen ölümlere sebep olur.
  • Uyuşturucular, bireyin çevreye uyum yeteneğini azaltır. Bağımlı giderek aileden ve çevresinden kopararak, yalnızlaşır. Çoğu zaman bu tabloya ağır bunalımlar eşlik eder.

Ne yapmalı?

  • Eğer kişi maddenin etkisi altında ise onunla bu durumda konuşmanın yararı olmaz.
  • Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
  • Açık, samimi ve inandırıcı olun, öğüt vermeyin.
  • Genellemeler yapmaktan kaçının.
  • Korkularınıza dayanarak konuşmayın.
  • Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
  • Önyargılarınızın farkına varın (“Bunlar iflah olmaz”), böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız.
  • Kendinizi onun yerine koymayı deneyerek onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
  • Uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.

Ne yapmamalı?

  • Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.”
  • Kendini ve eşini suçlama: “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” “Biz iyi anne-baba olamadık.”
  • Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.”
  • Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!”
  • Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
  • Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”

Önleyici faktörler

  • Uyuşturucu maddeler ile ilgili yaşa uygun doğru bilgilenme
  • Güçlü ve pozitif aile bağları
  • Anne-Babaların çocuklarıyla ilgili olmaları ve çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğinden haberdar olmaları
  • Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması
  • Okulda başarılı olma
  • Okul, STK'lar ve kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bağlar

Tedavi için

Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan kişi ve yakınları hastanelere bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurarak tedavi olabilirler. Hasta ve doktor işbirliğiyle yürütülen tedavi, 2-6 hafta arasında hastanede yatarak arındırma ve bir yıl süre ile psiko-sosyal tedavi şeklinde gerçekleşmektedir.
En iyi korunma yolu hiç başlamamaktır.

Maddeden kurtuluş mümkün

  • Bağımlılık düzelebilir ancak tam olarak iyileşmenin gerçekleşmesi için ciddi bir çaba ve zaman gerekmektedir.
  • Kişinin tedavi olmayı istemesi ve kendini hazır hissetmesi en önemli aşamadır.
  • Bu süreçte doğru iletişim ve bağımlının yaşadıklarını yakınlarıyla paylaşması önemlidir.
  • Bağımlılık tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklik gösterir.
  • Maddeyi kişinin tek başına bırakması neredeyse imkânsızdır, muhakkak uzman yardımı alınmalıdır.

Risk faktörleri

  • Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar
  • Ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği (özellikle 'Baba' rolünün ev ortamında eksikliği)
  • Sınıfta aşırı utangaçlık ya da şiddet içeren davranışlar
  • Okul başarısında düşüş

Önleme önemlidir!

Toplumda bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmasını ve yayılmasını önleme çalışmaları, bu maddelerin yarattığı bireysel ve toplumsal sorunları en aza indirmek ve toplumda sağlıklı davranışların gelişmesini sağlamak amacıyla yapılmaktadır.

  • Bağımlılık, geliştikten sonra tedavisi oldukça güç olan bir hastalıktır.
  • Uygulanan uzun süreli tedavilerin maliyeti çok yüksektir.
  • İyileştikten sonra gerekli sosyo-psikolojik tedbirler alınmazsa, bağımlılığın yineleme oranı çok yüksektir.
  • Madde kullanımının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle ülkenin sağlık harcamaları artmaktadır.
  • Her türlü önleme programı maliyetinin, tedavi maliyetinden daha düşük olduğu gözlenmiştir.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr adresini tıklayınız.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • MADDE BAĞIMLILIĞI HAKKINDA MERAK EDİLEN SORULAR VE CEVAPLARI

Uyuşturucu madde bağımlılığı nedir?

Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu artırır.

Aşağıdakilerden sadece 3'ünün 12 aylık bir süre içerisinde görüldüğü kişi bağımlıdır.

  • Kullanılan madde miktarının sorunlara rağmen giderek artırılması.
  • Bırakma çabalarının boşa çıkması.
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak veya bırakmak için çok fazla zaman harcanması.
  • Sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azaltılması veya bırakılması

Etkileri

Uyuşturucu olarak kullanılan maddelerin kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanıldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek fiziksel ve psikolojik tahribata yol açarlar.

Uyuşturucu maddelerin hiçbir güvenli kullanım şekli yoktur. Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. Hücrelerimiz vücuda giren her maddeyi tanır ve bir daha unutmamak üzere hafızasına alır.

Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.

  • Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi normal yaşam ve davranışlarından uzaklaştırır.
  • Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmlarına/kanamalarına sebep olur.
  • Tüm iç organların zarar görmesine ve buna eşlik eden bir dizi hastalığa neden olur.
  • Zehirlenmelere ve bu yolla gelen ölümlere sebep olur.
  • Uyuşturucular, bireyin çevreye uyum yeteneğini azaltır. Bağımlı giderek aileden ve çevresinden kopararak, yalnızlaşır. Çoğu zaman bu tabloya ağır bunalımlar eşlik eder.

Ne yapmalı?

  • Eğer kişi maddenin etkisi altında ise onunla bu durumda konuşmanın yararı olmaz.
  • Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
  • Açık, samimi ve inandırıcı olun, öğüt vermeyin.
  • Genellemeler yapmaktan kaçının.
  • Korkularınıza dayanarak konuşmayın.
  • Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
  • Önyargılarınızın farkına varın (“Bunlar iflah olmaz”), böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız.
  • Kendinizi onun yerine koymayı deneyerek onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
  • Uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.

Ne yapmamalı?

  • Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.”
  • Kendini ve eşini suçlama: “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” “Biz iyi anne-baba olamadık.”
  • Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.”
  • Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!”
  • Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
  • Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”

Önleyici faktörler

  • Uyuşturucu maddeler ile ilgili yaşa uygun doğru bilgilenme
  • Güçlü ve pozitif aile bağları
  • Anne-Babaların çocuklarıyla ilgili olmaları ve çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğinden haberdar olmaları
  • Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması
  • Okulda başarılı olma
  • Okul, STK'lar ve kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bağlar

Tedavi için

Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan kişi ve yakınları hastanelere bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurarak tedavi olabilirler. Hasta ve doktor işbirliğiyle yürütülen tedavi, 2-6 hafta arasında hastanede yatarak arındırma ve bir yıl süre ile psiko-sosyal tedavi şeklinde gerçekleşmektedir.
En iyi korunma yolu hiç başlamamaktır.

Maddeden kurtuluş mümkün

  • Bağımlılık düzelebilir ancak tam olarak iyileşmenin gerçekleşmesi için ciddi bir çaba ve zaman gerekmektedir.
  • Kişinin tedavi olmayı istemesi ve kendini hazır hissetmesi en önemli aşamadır.
  • Bu süreçte doğru iletişim ve bağımlının yaşadıklarını yakınlarıyla paylaşması önemlidir.
  • Bağımlılık tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklik gösterir.
  • Maddeyi kişinin tek başına bırakması neredeyse imkânsızdır, muhakkak uzman yardımı alınmalıdır.

Risk faktörleri

  • Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar
  • Ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği (özellikle 'Baba' rolünün ev ortamında eksikliği)
  • Sınıfta aşırı utangaçlık ya da şiddet içeren davranışlar
  • Okul başarısında düşüş

Önleme önemlidir!

Toplumda bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmasını ve yayılmasını önleme çalışmaları, bu maddelerin yarattığı bireysel ve toplumsal sorunları en aza indirmek ve toplumda sağlıklı davranışların gelişmesini sağlamak amacıyla yapılmaktadır.

  • Bağımlılık, geliştikten sonra tedavisi oldukça güç olan bir hastalıktır.
  • Uygulanan uzun süreli tedavilerin maliyeti çok yüksektir.
  • İyileştikten sonra gerekli sosyo-psikolojik tedbirler alınmazsa, bağımlılığın yineleme oranı çok yüksektir.
  • Madde kullanımının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle ülkenin sağlık harcamaları artmaktadır.
  • Her türlü önleme programı maliyetinin, tedavi maliyetinden daha düşük olduğu gözlenmiştir.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr adresini tıklayınız.

Источник: https://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/madde-

Madde Bağımlılığı Nedir?

Aslında yaşamımız boyunca hiç bir şekilde ihtiyaç duymayacağımız, beynimizi uyuşturan, vücudumuza, zihnimize, sağlığımıza, psikolojimize yıkıcı ve büyük zararlar veren, uyuşturucu, kimyasal maddelerin fiziksel ve ruhsal bağımlılığına “madde bağımlılığı” denir.

Arkadaş Çevresi;

Madde kullanan arkadaş çevresine sahip bir çocuk, İlerleyen zamanlarda özenti ve merakla madde kullanmaya başlayacaktır.

Arkadaş çevresinde madde kullanmayan, fakat madde kullananlara sempatisi olan bir veya birkaç kişi varsa, çocuğunuz da yavaş yavaş madde bağımlılığına doğru ilerleyecektir.

Özellikle arkadaş grubuna bağlı olan bir çocuk, arkadaşlarının, yanlış veya doğrularını sorgulamadan onların yolundan yürüyecektir. Aman dikkat! Bu durum, çocuğunuz için çalan teh çanlarının habercisidir!

Bir Kereden Bir Şey Olmaz!

Çocuğunuz madde bağımlılığından korkuyor, ama diğer yandan da merak ediyorsa, yanında bulunan ve madde kullanan kişiler, ilk önce onun korkusunu yenmesi için çaba sarf edecektir. Söyleyecekleri ilk söz ise şudur; ” Bir kereden bir şey olmaz!” 

Çocuk korkusunu yendikten sonra, merak duygusu devreye girecektir. Ve  çocuk da, “Bir kereden bir şey olmaz” düşüncesi ile madde bağımlılığı yolunda ilk adımını atmış olacaktır…

İlk korkuyor atlatan çocuk, ikinci kez tekrar kullanmak isteyecek ve bu durum artarak devam edecektir. Bir kere madde kullanmak madde bağımlılığının habercisidir.  Sevgili çocuklar!  Bu yüzden asla bir kereden bir şey olmaz demeyin!

Sorunlu Aileler

Anne ve babasından sürekli azar ve aşağılayıcı sözler işiten çocuklar veya gençler, psikolojik olarak  çöküntü yaşarlar. İçinde bulundukları bu durum, onları madde kullanımına doğru itebilir.

Anne ve babası ayrı olan çocuklar için de aynı şeyler geçerlidir. Bu tür durumlarda çocuk veya genç, madde kullanmayı bir çözüm aracı olarak algılayabilir.

 Ayrıca aile bireyleri arasında madde kullanan birinin olması da çocuğu madde bağımlılığına iten nedenler arasındadır.

Madde Bağımlılığı Nasıl Anlaşılır?

Yapılan araştırmalarda, uzmanlar, madde kullanım yaşının 14’e kadar düştüğünü belirtiyor. Madde kullanan çocuklarda farklı değişiklikler olduğunu belirten uzmanlar,  ailelerin çocuklarını dikkatli bir şekilde izlemelerini tavsiye ediyor.

➡Madde kullanmaya başlayan çocukta, ilk olarak görülen şey, çevresinde yaptığı değişikliklerdir.

Örneğin eski arkadaşlarının  yerini yeni arkadaşlarının alması, zaman geçtikçe eski arkadaşları ile bağlantılarını tamamen koparması, yeni arkadaşları ile samimi tavırlar sergilemesi gibi değişiklikler görülür.

➡Madde kullanan çocukta duygu durumu değişikliği görülür. Bazen çok neşeli, bazen de tam tersi yani Çok öfkeli olabilir. Normalde aktif ve keyifli olan çocuk, madde kullanmaya başladığı zaman halsiz, keyifsiz ve içine kapanık tavırlar sergilemeye başlar.

➡Arkadaşları ile nereye gittiğini söylemekten çekilir. Evde sürekli yalnız kalmak ister. Bunun nedeni evde daha rahat madde kullanmak istemesinden kaynaklanır.

➡Madde kullanmaya başlayan çocukta görülen diğer değişikliklerden bir tanesi de, sürekli para harcamaya başlamasıdır.  Herhangi bir şey alınıp satılmadığı halde çok fazla harcanan para, çocuğunuzun madde bağımlısı olduğunun en açık delillerinden biridir.

➡Çocuğunuz kendine, kılık kıyafetine, kişisel bakımına dikkat etmemeye başlamışsa, gözlerinde kızarıklık, şişlik varsa, korkmanız için nedenleriniz var demektir.

➡Madde bağımlılığının bariz belirtilerinden bir diğeri ise uyku düzeninin bozulmasıdır.  Bazen çok fazla uyur, bazen de çok az uykuya ihtiyaç duyar.

➡Çocuğunuz da gözlemleyeceğiniz  diğer bir değişiklikte okul ve ders durumudur. Okul devamsızlıklarının akabinde devamsızlıklarının akabinde notlara da yavaş yavaş düşmeye başlar.

Madde Bağımlılığı ve Aileye Düşen Görevler

Sevgili anne babalar!  Eğer çocuğunuz madde kullanmaya başlamış ise lütfen onun karşısında değil yanında olduğunuzu hissettirin. Çocuğunuzu gözlemleyin.  Madde kullanmanın yanlış olduğunu, kendisine verdiği zararları anlatın. Mutlaka uzman bir tedavi yöntemine başvurun. Tabi önce bunun için, çocuğunuzu ikna edin..

DİKKAT!

Sevgili anne ve babalar çocuklarınızı şu kocaman dünyada yalnız bırakmayın, onlara kendilerini yalnız hissettirmeyin! Hangi yaşta olurlarsa olsunlar Unutmayın ki çocukların anne ve babalarından hep ihtiyaçları var.

Lütfen çocuğumuzla ilgilenin.  Oyunlar oynayın, konuştuğu zaman dinleyin, eğer çocuğunuzu sıkıntılı görürseniz sıkıntısının nedenini öğrenmeye çalışın. Sorunlar varsa birlikte üstesinden gelin. Gül gibi çocuklarınızı madde denen illetin pençesine düşürmeyin.

Mutlu bir çocuk asla mutsuz bir ailenin eseri olmaz! Bunu sakın unutmayın!

Lütfen atacağınız her adımda önce çocuklarınızı düşünün. Mutlu bir çocuğun mutlu bir birey olarak hayatını devam ettireceğini unutmayın!!

Источник: https://tarihnedio.com/madde-bagimliligi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.