Türkiye’de Sağlık Turizmindeki Gelişmeler Nelerdir?

Türkiye Sağlık Turizminde Nerede?

Türkiye’de Sağlık Turizmindeki Gelişmeler Nelerdir?

Dünyada son yıllarda gelişim gösteren sağlık turizminin Türkiye’ye yansımalarını Kavram Meslek Yüksekokulu’na misafir olup değerli hocaları ve öğrencileri ile birlikte tartıştık. İndigo Dergisi yazarı olarak beni okula davet eden öğretim görevlileri Sn. Öznur Şahin ve Sn. Sevinç Özgür’e ilgilerinden dolayı teşekkür ediyorum.

Konu kapsamında Kavram Meslek Yüksekokulu hocaları ve öğrencileri ile sağlık turizminin Türkiye’deki durumunu ve gelecekteki potansiyelini verdiğimiz seminerde konuyu genel olarak aşağıdaki şekilde ele aldık… Sağlık turizmi son yıllarda dünyada ve Türkiye’de oldukça ilgi gören bir turizm halini aldı. Gelişen teknoloji, insanların merak duygusu ve sağlığa verilen önemin artması 1900’lü yılların ikinci yarısından itibaren giderek önem kazandı.

Dünyadaki Karşılaştırmalarla Türkiye’de Sağlık Turizmi

Küba Hükümeti’nin 1990 yılların başından itibaren sağlık turizminin medikal alanında Arjantin, Şili, Meksika ve Venezüella’yı hedef pazar olarak belirleyerek sağlık turizmi pazarlama çalışmaları yapması medikal turizm seyahatlerinin bugünkü halini alması yönündeki ilk gelişimini başlattı.

Bu yolla Küba, dünyada uluslararası hastalara planlı bir şekilde satın alınabilir çeşitli sağlık hizmetleri sunan ve bu alanın kârlı bir alan olabileceğini gösteren dünyadaki ilk ülke oldu.

1997-1999 yılları arasında Küba’nın sağlık hizmetleri ihracatı yaklaşık 30 milyon dolarlık parasal bir değere ulaştı.

Türkiye’de termal ve medikal sağlık turizmi potansiyeli

[quote]Türkiye medikal turizminde başarılı olabilmesi için gerekli şartların birçoğunu taşıyor.[/quote]

Türkiye’nin dünya coğrafyasındaki yeri, var olan turizm potansiyelinin sağlık hizmetlerine yansıması, hastanelerin dünya standartlarındaki teknolojik donanımı ve doktor ve insan kaynağı kalitesi, fiyatların gelişmiş ülkelere nazaran rekabet gücü vermesi, Türkiye’nin dünya genelinde en büyük 7.

jeotermal kaynaklara sahip olması ve Avrupa’da yaşayan ve sağlık hizmetini Türkiye’de almayı tercih eden Türk vatandaşlarının varlığı Türkiye’nin avantajları olarak sayabiliriz. Türkiye’de 46 ilde 190 civarında kaplıca tesisi bulunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan termal amacına yönelik olarak (Sağlık Bakanlığınca kür merkezi uygun görülen) turizm yatırım belgesi almış 10 tesisin yatak sayısı 2.461, turizm işletme belgesi almış 30 tesisin yatak sayısı ise 8.562’dir. Yaklaşık olarak 16.000 yatak kapasiteli 156 tesis ise yerel idare tarafından belgelendirildi.

Türkiye termal kaynak kapsamında oldukça zengindir diyebilirim. Bugün Türkiye’de 1800 civarında termal kaynak bulunuyor. Bu da termal turizmin güçlenmesine olanak sağlıyor.

Medikal turizmi diğer Avrupa ülkelerle kıyasladığımızda da Türkiye birçok açıdan son yıllarda pozitif yönde bir ivme kazandı diyebilirim. Avrupa’da implant (diş ekme) tedavisinin fiyatı 2500-3000 Euro olurken, Türkiye’de yaklaşık 1000 Euro olması, Türkiye’yi cazibe merkezi haline getirdi.

Avrupa’nın diş sağlığı pastasının büyüklüğü 20 milyar Euro’dur ve sadece Macaristan bu pazardan 5 milyar Euro elde ediyor. Türkiye’nin tercih edilmesindeki tek sebep Avrupa ülkelerinden daha ucuz olması değildir. Örneğin tüp bebek tedavisi için Türkiye’yi seçenlerin gelme nedenlerinden biri, Türkiye’de ilk denemede başarılı olma oranının Avrupa ülkelerinden daha yüksek olmasıdır.

 Bu anlamda aşağıdaki tabloda sağlık turizmi için gelen turist sayısını gösterebilirim.

Sağlık Turizmi Kapsamında Türkiye’ye Gelen Turist Sayısı

      YIL      HASTA SAYISI
2008           74.093
2009           91.961
2010          109.678
2011          176.000
2012          261.999
2013          300.000

Amerika’da çok yaygın olan “cyberknife” (uzay neşteri) teknolojisi Türkiye’de de uygulanıyor. Avrupa’da aralarında Türkiye’nin de bulunduğu beş merkezde uygulanan “cyberknife” teknolojisi, tedavinin 10 gün içinde tamamlanmasına olanak sağlıyor.

Bunun dışında Avrupa’da bir burun ameliyatı 15 bin Euro’ya yapılırken, bu rakam Türkiye’ de 2 bin 500 Euro’ya kadar düşüyor (Akdu, 2009: 42).  Türkiye’ye bugün 300 bin civarında sağlık turizmi kapsamında kişi gelirken 1 milyar dolar gelir elde ediyor. 2015 yılında ise 500 bin kişi ve 4 milyar dolar gelir hedefleniyor.

2023’de ise 2 milyon sağlık turisti ve 20 milyar dolar gelir bekleniyor (www.tursab.org.tr). Tabi bunları hedeflerken Türkiye’de sağlık hizmetleri sunan hekimlerin sayısı da sorulabilir…

Türkiye sağlık hizmetleri sunan hekimlerin sayısı yeterli midir?

Aşağıdaki tabloda inceleyebiliriz.

Toplam Sayı100.000 Kişiye Düşen Sağlık Personeli Sayısı
Personel TürüTürkiyeTürkiyeAvrupa Birliği
Tüm Hekimler126.029169326
Pratisyen Hekim39.7125387
Uzman Hekim66.06488239
Diş Hekimi21.0992861
Eczacı26.0893577
Ebe & Hemşire51.905308571

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki Türkiye son yıllarda sağlık turizmine oldukça ağırlık vererek olumlu yönde turizmine ivme kazandırdı. Bu gelişim sektördeki diğer turizm çeşitlerinin gelişimine de olanak sağlıyor.

Sağlık turizmi kapsamında Türkiye’ye gelen ziyaretçiler bu durumu fırsat bilerek tatillerini yaz dönemine getirerek hem sağlık turizmine hem de deniz turizmine katkı sağlıyor. Böylece turizmin diğer dallarıyla ilişkisinin gelişimine olanak sağlıyor.

Özellikle deniz turizminde Antalya ve İstanbul en çok turist çeken yerler olmasıyla birlikte aynı zamanda medikal turizmin Türkiye ekonomisindeki payını da arttırıyor. Sağlık turizmindeki bu gelişmeler ihracat içindeki yerine olanak sağlıyor. Türkiye’nin termal kaynak açısından zengin olanakları yabancı ziyaretçilerin yeterli olmasa da dikkatini çekiyor.

Kaplıca sayısının zaman içerisinde artışı ile birlikte gelişen teknolojik merkezlerle yeni bir boyut kazanacağı görülüyor.Türkiye, hekim sayısı ile AB ülkeleri ile kıyaslandığında gözle görünür bir şekilde geride kaldığı ortaya çıkıyor. Kişi sayısına oranlandığında Türkiye’deki hekim sayısı nüfusuna göre daha geride kalıyor.

  • Kaynaklar:

    Akarsu Akdu, S. (2009). Sağlık Turizmi Kapsamında Medikal Turizm Ve Türkiye’deki Uygulamalar Üzerine Bir Araştırma; İstanbul Ve Ankara Örneği. (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü. Ankara.

    Kostak, D. (2007). Turizm Hareketleri (Türkiye Örneği Üzerinden Sağlık Turizmi).  (Yaınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. İstanbul.

    Yalçın, B. (2013). Antalya İli Sağlık Turizmi Potansiyeli Araştırması. (Yayınlanmamış Doktora Tezi). Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Antalya

    www.tursab.org.tr/dosya/…/saglikturizmiraporu_11430_3837043.docx

    Источник: https://indigodergisi.com/2014/12/turkiye-saglik-turizminde-nerede/

    Dünyada sağlık turizminin bütçesi ne? Health Sumex

    Türkiye’de Sağlık Turizmindeki Gelişmeler Nelerdir?

    Dünyada son yıllarda alternatif bir turizm çeşidi olarak gelişme gösteren sağlık turizminin bütçesinin yaklaşık 500 milyar dolar olduğu, dünyada 30 milyon insanın başka ülkelerde derman aradığı bildirildi. Türkiye Sağlık ve Termal Turizm’de 2018 yılında 100 bin yatak kapasitesi ile 1,5 milyon yabancı ziyaretçi ve 3 milyar dolar gelir hedefliyor. 

    Global Sağlık Turizmi Zirvesi ve Fuarı Health Sumex, Türkiye’de gelişen sağlık sektörünün nabzını tutmak için, sektörün liderlerini, karar alıcılarını, uzmanlarını ve özel sektör temsilcilerini Ankara’da bir araya getiriyor. 40 ülkeden 300 kişinin katıldığı fuar ve zirve, 3 gün sürecek.

    Health Sumex’in açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, sağlık ve termal turizmde öncelikli olarak ülke genelindeki potansiyel alanlar ile yatırım alanlarının belirlendiğini söyledi. Termal konaklama tesis sayısının 2012 yılı sonu itibari ile 148’e, yatak kapasitesinin ise 2014 yılında 55.

    140’a ulaştığını bildiren Avcı, “Başta Sağlık Bakanlığımız olmak üzere ilgili kurumlarla işbirliği hâlinde çalışmalar tamamlandığında termal turizm merkezlerindeki yatak kapasitesinin 2014-2018 yıllarını kapsayan 10. Kalkınma Planı döneminde 100.

    000’e ulaşması, 1,5 milyon yabancı ziyaretçi ve 3 milyar dolar gelir elde edilmesi hedeflenmektedir” diye konuştu.

    “Türkiye’den 800 milyon dolarlık ithalat yaptık”

    Ürdün ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki işbirliğini arttırmak ve güçlendirmek istediklerini belirten Global Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Dr. Fawzi Yousef Qasem Al Hammouri de, “Ticaret ve seyahat hacmi artmalı. 2015’te 162 bin Ürdünlü Türkiye’ye geldi.

    Türkiye’den 800 milyon dolardan fazla ürün ve mal ithal ettik. Ancak Ürdün’e Türkiye’den sadece 14 bin turist geldi. Ürdün, tıbbi medikal ürün destinasyonu olarak biliniyor, en iyi medikal turizm destinasyonu seçildik.

    Türkiye ile bu anlamda ikili çalışmalarımızı yoğunlaştırmayı çok istiyoruz” dedi.

    KKTC sağlık turizmini geliştirmek istiyor

    Açılışta konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ise “Turizmde rekabetçi pazara odaklanmayı çevreyle uyumlu stratejiler geliştirmeyi kendini sürekli yenileyen yönetim zihniyeti geliştirmek zorundayız. Turizm sektörü önümüzdeki 20 yılda büyümeye devam edecek.

    Önümüzdeki sezon itibariyle 2 trilyon dolar hacme ulaşacağını biliyoruz. Hızlı küresel gelişmelerde sağlık alanında öne çıkan ülkemiz sağlık turizminin ana destinasyonu haline geliyor.

    Sahip olduğumuz oteller, üniversite ve sağlık kuruluşlarımız ile bütün dünyaya sağlık turizmi için kucak açıyoruz” çağrısı yaptı.

    Ambargolar nedeniyle 1974’ten bu yana çok sıkıntı yaşadıklarını altını çizen KKTC Sağlık Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu da, “Bugün gençlerimiz hiçbir yerde müsabakalara katılamıyor. Ana vatanımızın sağladığı imkanlarla ayakta duruyoruz.

    Gelecek için umut taşıyoruz. Turizm hizmet sektörü olarak gelişmesini istediğimiz önemsediğimiz bir konu. Son 10 yılda sağlık turizminin de çok ciddi bir pay aldığı görülüyor.

    Özellikle yaşlı turizmi açısından fırsatlar sunuyoruz” diye konuştu.

    “30 milyon kişi başka ülkelerde derman arıyor”

    Dünyada 30 milyon kişinin sağlık için başka ülkelerde derman aradığını vurgulayan Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş ise burada yaklaşık 500 milyar dolarlık bir bütçe söz konusu olduğunu kaydetti.

    Gümüş, “Sağlık turizmi sadece Sağlık Bakanlığı’nı değil, birçok bakanlığı da ilgilendiriyor. Amacımız Türkiye’ye hizmet almak için daha çok hastanın gelmesi. Türkiye’nin hedefi 2 milyon uluslararası hastanın burada tedavi olması.

    Yabancı dil bilen hekim ve hemşire eksikliğimiz var. Bu konuda da çalışmalarımız devam ediyor” bilgisini verdi.

    “Sağlık turizmi yıldız gibi parlıyor”

    Konuşmasına “Her işin başı sağlık” diyerek başlayan ONKİM Kök Hücre Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı ve MediaSa Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan da, yeni dünya düzeninde her ülkenin konumunu yeniden değerlendirdiğini söyledi.

    Çetindoğan, “Rekabet ve iletişimin baş döndürücü hızla aktığı bu dönemde katma değeri yüksek, sürdürülebilir, kısa sürede mevcut alt yapı ve insan kaynağı ile ciddi girdilerin sağlanabileceği bir alan olan sağlık turizmi yıldız gibi parlamaktadır. Medical turizmde dünyanın ilk 5 destinasyonu içinde yer almamız beklenmektedir.

    2013 yılında 500 bin olan termal turist sayısının 2018 yılında 1,5 milyon, 308 bin olan medical turist sayısının da 750 bini geçmesi hedefleniyor.” dedi.

    “Avrupa’da yapılamayan ameliyatlar Türkiye’de yapılıyor”

    HHB EXPO Yönetim Kurulu Başkanı Şule Dadak Dayangaç da, birçok ülkenin Türkiye’nin sağlık alanındaki başarısının farkında olduğunu belirterek, “Avrupa’da yapılamayan ameliyatlar bugün Türkiye’de başarı ile gerçekleşiyor. Global Sağlık Turizmi Zirvesi ve Fuarı ile birlikte dünyanın 40 ülkesinden ülkemize gelen sektör temsilcileri ile ikili görüşmeler yapılacak” ifadelerini kullandı.

    Источник: https://www.gidahatti.com/dunyada-saglik-turizminin-butcesi-ne-67992/

    Türkiye, Sağlık Turizmindeki Potansiyelini Kullanamıyor

    Türkiye’de Sağlık Turizmindeki Gelişmeler Nelerdir?

    7. Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi, sektörün ulusal ve uluslararası önemli aktörlerini İstanbul’da buluşturdu. Kongrede Türkiye’nin sağlık turizmi sektöründeki potansiyelini kullanamadığı vurgulandı.

    “Sağlık turizmi kapsamında…

    7. Uluslararası Sağlık Turizmi Kongresi, sektörün ulusal ve uluslararası önemli aktörlerini İstanbul’da buluşturdu. Kongrede Türkiye’nin sağlık turizmi sektöründeki potansiyelini kullanamadığı vurgulandı.

    “Sağlık turizmi kapsamında Türkiye’ye yoğunlukla göz tedavisi, saç ektirme ve estetik için hasta geliyor ancak Türkiye organ nakli, kardiyoloji, onkolojideki potansiyelini yeterince kullanamıyor.” denildi.

    Kongrede, Türkiye’nin sağlık turizminde son yıllarda yaptığı atakla dünyadaki ilk 10 ülke arasına girmeyi başardığı ancak pastadan çok daha büyük pay alma şansına sahipken, bunu etkili şekilde kullanamadığı belirtildi. Canlıdan canlıya organ naklinde dünyada 2. sırada olan, kardiyoloji ve onkolojideki başarılı tedavi uygulamalarıyla dikkat çeken Türkiye’nin, sağlık turizminde saç ektirme ve göz tedavisi ile yetindiği kaydedildi.

    Kongrede ortaya çıkan tabloya göre, Türkiye konusunda uzman sağlık ekipleri, son teknolojiyle donatılan hastaneleri, ekonomik tedavi imkanları ve sağlıkla turizmi bir araya getiren paket turlarla, sağlık turizmi alandaki yerini her geçen gün ön sıralara taşıyor. Ancak coğrafi konumu, sağlık sektörüne verilen teşvik gibi avantajlara rağmen Türkiye, yeterli tanıtım yapamadığı için bu alanda sahip olduğu potansiyeli iyi kullanamıyor.

    ÜÇÜNCÜ DÜNYA FİYATINA, BİRİNCİ DÜNYA KALİTESİNDE HİZMET

    Türkiye’nin potansiyeli hakkında bilgi veren Kongre Yürütme Kurulu üyesi çocuk onkolojisi uzmanı Doç. Dr. Ahmet Demir, Türkiye’nin sağlık turizminde fiyat açısından rakiplerine göre avantajlı ülke konumunda olduğunu ancak Türkiye’nin sahip olduğu potansiyeli iyi kullanamadığını söyledi.

    Sağlık turizminde Türkiye’ye yoğunlukla göz tedavisi, saç ektirme ve estetik için hasta geldiğine dikkat Demir şunları söyledi: “Türkiye canlıdan canlıya organ naklinde dünyada 2’inci sırada, kardiyoloji ve onkolojideki başarılı tedaviler gerçekleştiriliyor.

    Türkiye’ye sadece saç ektirme değil organ nakli, kardiyoloji, onkoloji hastaları da tedavi için gelmeli. Estetik alanlarda hasta başına gelir 2 bin dolardan başlıyor, medikal turizmde ise bu rakam ortalama 12 bin dolara kadar çıkıyor. Türkiye sağlık turizminde göz hastalıkları tedavisinde ve saç ekiminde dünya çapında öne çıkıyor.

    Medikal turizm kapsamında gelen hastaların kliniklere göre dağılımına bakıldığında ise göz hastalıkları ilk sırada yer alıyor. 7 hastadan biri göz hastalığı tedavisi için Türkiye'ye geliyor.

    Sağlık Turizmi alanında markalaşma, dünya çapında kaliteli destinasyon oluşturulması, kaliteli hizmet önemli. Türkiye üçüncü dünya fiyatına, birinci dünya kalitesinde hizmet veriyor.

    Örneğin, kalp by-passı Türkiye'de 8 bin 500 ile 21 bin dolara yapılırken, en yakın rakibi İspanya'da bu rakam 39 bin ile 43 bin dolara çıkıyor Saç ekimi operasyonunun maliyeti Türkiye'de 2 ile 4 bin TL arasında değişirken, Avrupa ülkelerinde bu rakam 5 katına kadar çıkıyor.

    ABD'de 15-20 bin doları bulan bu operasyon için özellikle Avrupalı ve Arap turistler Türkiye'yi seçiyor. Son dönemde sayıları hızla artan ve 300'e ulaşan Türkiye’deki saç ekim merkezlerine en çok Almanya, Suudi Arabistan, Dubai, Katar, Kuveyt, Libya ve Irak’tan hasta geliyor.

    Ancak iyi tanıtım yapılmadığı için aynı ülkelerden onkoloji ve organ nakli hastaları Türkiye’yi tercih etmiyor”

    Kenya'nın Ankara Büyükelçisi Kiema Kilonzo da kongrede yaptığı konuşmada Türkiye’nin sunduğu kaliteli ve uygun fiyatlı sağlık hizmetlerinin Afrika ülkelerinde çok iyi bilinmediğini bu alanın daha iyi tanıtılması gerektiğini ifade etti. Özellikle Güney Afrika’dan ABD, İngiltere, Hindistan ve Çin’e hasta gittiğini vurgulayan Kilonzo, iyi bir tanıtım yapılması halinde fiyat ve kalite açısından bu hastaların Türkiye’yi tercih edeceğini kaydetti.

    HEDEF 20 MİLYAR DOLAR GELİR

    2014 yılında Türkiye'ye sağlık turizmi için gelenlerin sayısı 500 bini aştı. Sağlık turizminden elde edilen gelir ise 2.5 milyar doları aştı. Hedef 2023 yılında sağlık turizmi gelirini 20 milyar dolara yükseltmek.

    Türkiye özellikle son dönemde Rusya ile ilişkilerin gelişmesine paralel olarak genellikle İsrail’i tercih eden Rus hastaların, Türkiye’de tedavi olması için harekete geçti.

    Özellikle de onkoloji hastalarına hizmet vermesine yönelik girişimlerin kısa zamanda sonuç vermesi bek

    CİHAN

    Kaynak: CHA

    Источник: http://haberciniz.biz/turkiye-saglik-turizmindeki-potansiyelini-kullanamiyor-3646649h.htm

    Türkiye’nin sağlık turizmindeki durumu

    Türkiye’de Sağlık Turizmindeki Gelişmeler Nelerdir?

    TÜROFED tarafından Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi’ne hazırlattırılan 2017 Turizm Raporu’nda sağlık turizmine geniş verildi. Raporda, Türkiye’de sağlık turizminin mevcut durumu, fırsatlar, riskler ve avantajlı yanlar ele alındı.

    TÜROFED’in Akdeniz Üniversitesi akademisyenlerine hazırlattığı 2017 Turizm Raporu’nda sağlık turizmine geniş yer verildi. Raporda, hangi sağlık hizmetinin rakip ülkelerde ve Türkiye’de ne kadara yapıldığından, bu alanda rakip olan ülkelere ve bu alandaki risklere, fırsatlara, zayıf ve güçlü yanlara kadar çok sayıda konu ele alındı.

    Raporda, Türkiye sağlık turizminin önündeki fırsatlar, zayıf ve üstün yönler ile riskler şu şekilde sıralandı:

    SAĞLIK TURİZMİNDE FIRSATLAR

    *Dünya genelinde eskiye oranla daha fazla sayıda yapılan özel sağlık sigortaları ayesinde sağlık hizmeti alabilme imkanlarının artması

    *Sağlık turizminde tanı bazlı yaklaşımların yanında tedavi bazlı sağlık izmetlerinin artması

    *Gerek uluslararası (özellikle Arap ülkelerive ABD) ve gerekse ulusal düzeyde yatırımcı şirketlerin sağlık hizmeti sunumuna giderek artan düzeyde ilgi göstermeleri.

    *Sağlık turizmi kapsamında aracılık hizmeti veren şirketlerin ülkemize Arap Ülkelerinden daha fazla sayıda sağlık turistini yönlendirmeye başlamaları.

    *Genel olarak insanların sağlıklarına daha fazla özen göstermeleri, hayatta kalma sürelerindeki artış, özellikle plastik cerrahide denizaşırı ülkelere olan talepteki artış.

    *Küreselleşme ve bilgi teknolojilerindeki gelişmelerle dünya genelinde sağlık hizmeti veren kuruluşlara kolayca ve hızlı bir şekilde erişim imkanının bulunması.

    *Nüfusu yavaşlamakta olan ülkelerden (ABD, İngiltere, AB Ülkeleri gibi) giderek artan sayıda sağlık hizmeti talebinin olması.

    *Sağlık hizmeti alt yapısı yeterince gelişmemiş ülkelerin sağlık hizmeti taleplerinde artış olması

    *Özellikle gelişmiş ülkelerde hasta bekleme sürelerinin ve tedavi maliyetlerinin artması nedeniyle kaliteli sağlık hizmetini daha ucuza sunabilen gelişmekte olan ülkelere yönelik sağlık turizmi talebindeki artış.

    *AB fonlarından ve Kalkınma Ajansı (BAKA gibi) projelerinden yararlanmak suretiyle sağlık turizmi pazarına yönelik eğitimler verme, pazar araştırmaları yapma ve altyapıyı güçlendirme imkanlarının varlığı.

    SAĞLIK TURİZMİNDE ÜSTÜN YÖNLER

    *Ülkemizin komşu ülkelerle yaptığı ticari anlaşmalar ve vize muafiyeti gibi uygulamalar sonucunda daha fazla Uluslar arası bağlantı ve hareketlilik sağlanması ve buna bağlı olarak karşılıklı sağlık turizmi taleplerindeki artışlar.

    *Sağlık turizmine aracılık hizmeti veren şirketler ve sağlık turistleri açısından ülkemizin sunulacak sağlık hizmet paketinin maliyetini azaltan ve alacakları birçok hizmeti birarada sunan Herşey Dahil sistemini başarıyla uygulayan, bu anlamda ”fiyatkalite”dengesini sağlayan bir ülke olarak tanınmış olması.

    *Ülkemizde Onuncu Kalkınma Planı ve sonrasında farklı hacim, istek ve ihtiyaçları karşılayacak olan sağlık turizmiyle ilgili plan ve yatırımlarının halen devam ediyor olması.

    Gamma knife (uzay neşteri), PET-CT (pozitron emisyon tomografi-bilgisayarlı tomografi), robotik cerrahi, ICRT (görüntü kılavuzluğunda radyoterapi) ve benzeri ileri teknoloji gerektiren sistemlerin ülkemizde oldukça iyi durumda olması.

    *Ülke olarak sahip olduğumuz sağlık turizmi alt ve üst yapısının yanı sıra sağlık turistlerine ve refakatçilerine eşsiz doğal, tarihi ve kültürel değerlerimizi sunmamız.

    *İstanbul’un ve Antalya’nın sağlık turizminde çok önemli potansiyelinin bulunması ve aynı zamanda uluslararası arena da önemli yerlerinin olması.

    *Önemli otel zincirlerinin ve de uluslararası ilaç firmalarının ülkemizde var olmaları.

    *Konaklama imkanları açısından her bütçeye uygun işletmenin ülkemizde faaliyet göstermesi.

    *Avrupa veya dünyanın en uzak destinasyonlarından ülkemize kolayca ulaşım imkanının olması

    *Ülkemizde know-how’ı yüksek olan araştırma hastanelerinin varolması

    *Ülke olarak yüz nakli ve diğer organ nakillerinde dünya çapında üne sahip olmamız.

    *Ulusal havayolumuz olan THY’nin sağlık turistlerine indirim imkanları sunacak olması

    *Ülke olarak sağlık turizmine ulusal politika düzeyinde destek veriliyor olması.

    Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı bünyesinde Sağlık Turizmi Bölümünün kurulmuş olması, kamu hastanelerinde Yabancı Hasta Birimlerinin organize edilmesi, Kültür ve Turizm Bakanlığının Tıp Turizmi Alt Komitesini oluşturması, Ekonomi Bakanlığının tanıtım, belgelendirme desteklerini vermesi, Maliye Bakanlığının % 50 vergi muafiyeti imkanı sağlaması,

    *Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun www.healthinturkey.orgwebsitesini hizmete sunması

    *JCI’dan akredite olmuş sağlık kuruluşları sayısı açısından ülkemizin 3.sırada olması ve kaliteli hizmeti daha uygun maliyetle sunmasından dolayı Almanya, Hollanda, İngiltere, Rusya, Azerbeycan, Libya ve Irak’tan sağlık turistlerinin ülkemizi seçmiş olmaları.

    *Sağlık turizminin ülkemizde daha da gelişebilmesi adına özellikle Sağlık Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığın arasındaki uyumlu çalışma (sağlık turizmi, spa&wellness ve yaşlı bakımı konularında) imkanının varlığı

    *Ülkemizde birçok hastanede onkolojik tedaviler, kardiyovasküler cerrahi, çocuk, beyin, estetik cerrahi, göz ve diş sağlığında gelişmiş düzeyde sağlık hizmetlerinin mümkün olması ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi Dairesinde 7/24 saat Arapça, İngilizce, Almanca ve Rusça dillerinde yabancı hastalara hizmet veriliyor olması

    *Ekonomi Bakanlığının sağlık hizmetleri sektörüne araştırma, yurtdışında ofis açma ve tanıtım desteği vermesi

    *Ülkemizde sağlıkta dönüşüm programının başarıya ulaşmış olması ve serbest sağlık bölgelerinin kurulmasına olanak sağlanması

    *Ülkemizin potansiyel olarak sahip olduğu termal kaynaklar açısından Avrupa’da 1.sırada ve dünyada ise 7.sırada olması

    *Ülkemizde genel sağlık sigortası sisteminin olması

    *Kaliteli sağlık hizmetinin diğer ülkelere göre çok daha uygun maliyetlerle sunulabilmesi.

    SAĞLIK TURİZMİNDE TEHDİTLER

    *Dünyada sağlık turizminde rekabet halinde olduğumuz lider destinasyonların ülkemize oranla sağlık turizmi adına daha fazla bütçe ayırmaya başlamaları.

    *Bulunduğumuz coğrafyada ekonomik, sosyal veya siyasal anlamda ülkemiz veya komşu ülkeler açısından yakın veya orta vadede karışıklıkların olma ihtimalinin bulunması ve yaşanan terör saldırılarının yurtdışındaki yansımaları.

    *Uluslararası sağlık turizmi pazarında rekabet eden kuruluşlarımızın rekabeti“hizmet” yerine “fiyat” temelli yaparak daha “ucuza” yönelmelerinin gelecekte sağlık turizmi pazarı açısından getirebileceği sorunların varlığı.

    *Gerek turizm hareketleri ve gerekse sağlık turizmi pazarında önemli potansiyeli bulunan Rusya ile ülkemiz arasında yaşanan krizin sağlık turizmini olumsuz etkileme ihtimalinin bulunması.

    *Tıbbi hizmet ve ilgili teknolojilerin artan fiyatlarının finansman güçlüğü doğurabilmesi ve/veya şirketleri dış kaynak kullanımına (outsourcing) yönelterek şirketlerin zaman zaman hizmet kalitesi sorunu yaşamalarına neden olması

    *Ekonomik açıdan gelişmiş ve özellikle nüfusu yaşlanan ülkelerin artan doktor ihtiyaçları nedeniyle ülkemizden bahsi geçen bu ülkelere beyin göçünün hızlanabilmesi ihtimalinin bulunması

    *İlaç sektöründe tekelleşmeye gidilmesi ve ülkemizin bu anlamda dışa bağımlılığının olması

    SAĞLIK TURİZMİNDE ZAYIF YÖNLER

    *Yurtdışına kıyasla ülkemizde uygulanmakta olan tedavi başarılarının reklam amaçlı yeterince duyurulamaması, tedavi sonuçlarının akademik makale veya toplantılarda paylaşılmasıyla yetinilmesi.

    *Ülke olarak tanıtıma ayırdığımız bütçenin ve içerisinde sağlık turizmi potansiyelimizin tanıtımı için ayrılan payın sağlık turizmindeki rakip ülkelere göre yetersiz olması.

    *Ülkemizde sağlık turizmine yönelik alt ve üst yapısı tamamlanmış şehirlerimizin sayıca az olması, bu şehirlerin tamamında gerek sağlık turistlerine ve gerekse refakatçilerine tam anlamıyla sağlık turizmi paketi bileşenlerinin sunulamıyor olması.

    *Ülke olarak henüz sağlık turizminin faydaları konusunda toplumumuzda yeterli bilincin oluşamamış olması, sağlık turizmiyle ilgili olarak tanıtım, bütçe oluşturma, pazarlama, sağlık turizmi paketi bileşenlerini oluşturma, sağlık turistlerinin beklentileri, yurtdışına sağlık turizmi paketleriyle ilgili teklif verme gibi birçok konuda gerek kurs, sertifika düzeyinde gerekse ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyinde eğitimlerin yetersiz olması.

    *Ülkemizde sağlık turizmiyle ilgili tutulan istatistiklerin yeterli, güncel ve detaylı olmaması ve bu durumun sağlık turizmiyle ilgili vizyon oluşturmada, sağlık turizmi yatırımlarını yönlendirmede gereken verilere istenen zamanda ve detayda ulaşılamamasına yol açması.

    *Ülkemizde faaliyet gösteren ve sağlık turizminde aracılık hizmeti veren şirketlerin sayıca az olması ve mevcut şirketlerin uzmanlaşma yerine dağınık çalışarak farklı tedaviler için farklı teklif vermeleri.

    *Uluslararası sağlık turizmi pazarını yönlendiren veya akredite hizmeti veren kuruluşların yayın organlarında ülkemizin aktif olarak sağlık turizmi amaçlı tanıtımın yapılmaması, bu tür kuruluşların etkinliklerine sponsor olunmaması, ülkemizde gerçekleştirilmiş olan ve dünya/Avrupa çapında etkisi olan tedavilere veya cerrahi operasyonlara ait yabancı dilde hazırlanmış haberlerin yurtdışında yayımlanan sağlık turizmi pazarına yönelik dergilerde ve basın-yayın organlarında yeterince yer almaması.

    *Sağlık turizmiyle ilgili araştırmaların ülkemizde yeterince desteklenmemiş olması, sağlık kuruluşlarımızın (kamu + özel) sağlık turizmine dönük çalışmalarının yeterince teşvik edilmemesi.

    *Ülkemizin sağlık turizmi adına sahip olduğu imkanlarının özellikle yurtdışındaki elçiliklerimiz, ulusal havayolumuz gibi mekanizmalardan yararlanarak tanıtımında aktif strateji gütmememiz.

    Bu bağlamda örneğin THY uçaklarına ülkemizdeki sağlık turizmi potansiyelini anlatan sloganlar yazılabilir, resimler konabilir, elçiliklerimiz vasıtasıyla ülkemizde elde edilen başarıların tanıtım posterleri dağıtılabilir.

    *Ülkemizi tercih eden sağlık turistlerinin beklenti ve tatmin düzeylerini yeterince ölçmediğimiz gibi, uluslararası sağlık turizmi pazarında yakın ve orta vadedeki değişimleri, beklentileri ülke genelinde, sağlık kuruluşları nezdinde yeterince takip etmiyor ve sonuçları kamuoyuyla paylaşamıyor olmamız.

    *Ülkemizde örneğin obezite, kanser tedavisi veya yüz nakli konusunda çok başarılı olmamıza rağmen ülkemizin yurtdışında sağlık turizminde belirli branşlarda odaklanabilme potansiyelinin yeterince duyurulmaması veya bununla ilgili gerekli algının sağlık turistlerinde yerleşmemiş olması.

    *Ülkemizdeki sağlık kuruluşlarının yatırım aşamasında kapasitelerini belirlemede yeterli fizibilite etütleri, sağlık turizmi pazarı araştırmaları yapmamaları, sağlık turisti sayılarını, geliş sıklıklarını ve beklentilerini gereken düzeyde dikkate almamaları.

    *Mükemmel düzeyde çeviri veya İngilizce dışında yeni gelişen pazarlara ait dillerde çeviri ve iletişim konularında yetişmiş personel sıkıntımızın bulunması.

    *Ülkemizin sağlık turizmi kapasitesini duyuracak, sağlık kuruluşlarımızın dünya çapında veya Avrupa ölçeğindeki referanslarını paylaşacak ve sağlık turizmi talebi geldiği zaman merkezi rezervasyon sistemine sahip olan yurtdışında sağlık turizmi tanıtım ve satış ofislerimizin eksikliği

    *Yabancı sağlık turistlerinin havayolu ile direkt uçmayı ve tarifeli seferleri tercih etmeleri, buna karşılık ülkemizde halen özellikle kış dönemlerinde yurtdışından geliş ve gidişlerde ağırlıklı olarak İstanbul üzerinden aktarmaların yapılıyor olmasının yarattığı sorunlar.

    *Sağlık kuruluşlarımızın websitelerinde ağırlıklı olarak sağlık turizmi pazarına dönük ürün ve hizmetlerini tanıtmaları, ülkemizin doğal, tarihi ve kültürel değerlerine fazla yer vermemeleri.

    *Uluslararası sağlık turizmi pazarındaki büyük sağlık kuruluşlarını ve/veya aracı kuruluşları birtakım teşvikler sunarak henüz yatırımcı veya işletmeci olarak ülkemize çekememiş olmamız.

    *Tıbbi cihaz üretiminde ülkemizin büyük ölçüde ( % 85 oranında) dışa bağımlı olması ve gerekli durumlarda ithalat yapmak zorunda kalması, ayrıca birçok sektörde olduğu üzere ülkemizin sağlık sektöründe de ilgili mevzuat ve yönetmeliklerini AB ile uyumlaştırma çalışmalarının henüz tamamlanmamış olması

    *Ülkemizde mevcut mevzuat sağlık turizmini yeterince destekleyememekte, işlemlerde birden fazla bakanlığın onay ve koordinasyonu gerekebilmektedir

    *Ülkemizde hizmet veren sağlık personelinin özellikle Avrupa Sağlık Mevzuatı ve Sağlık Turisti Hakları konularında yeterince bilgi sahibi olmaması

    *Ülkemizde aynı tedavi veya cerrahi işlemin farklı ülke vatandaşlarına farklı fiyatlandırılabildiği örneklerin bulunması.

    *Sağlık personeli sayısının sağlık turizmindeki talebi yeterince karşılayamaması, ayrıca Sağlık Bakanlığının iş yükünün fazla olması

    Источник: https://turizmgundemi.com/turkiyenin-saglik-turizmindeki-durumu-7579/

    Поделиться:
    Нет комментариев

      Bir cevap yazın

      Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.