Türkiye’de Sağlık Turizmindeki Gelişmeler Nelerdir?

Türkiye’nin sağlık turizmindeki durumu

Türkiye’de Sağlık Turizmindeki Gelişmeler Nelerdir?

TÜROFED tarafından Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi’ne hazırlattırılan 2017 Turizm Raporu’nda sağlık turizmine geniş verildi. Raporda, Türkiye’de sağlık turizminin mevcut durumu, fırsatlar, riskler ve avantajlı yanlar ele alındı.

TÜROFED’in Akdeniz Üniversitesi akademisyenlerine hazırlattığı 2017 Turizm Raporu’nda sağlık turizmine geniş yer verildi. Raporda, hangi sağlık hizmetinin rakip ülkelerde ve Türkiye’de ne kadara yapıldığından, bu alanda rakip olan ülkelere ve bu alandaki risklere, fırsatlara, zayıf ve güçlü yanlara kadar çok sayıda konu ele alındı.

Raporda, Türkiye sağlık turizminin önündeki fırsatlar, zayıf ve üstün yönler ile riskler şu şekilde sıralandı:

SAĞLIK TURİZMİNDE FIRSATLAR

*Dünya genelinde eskiye oranla daha fazla sayıda yapılan özel sağlık sigortaları ayesinde sağlık hizmeti alabilme imkanlarının artması

*Sağlık turizminde tanı bazlı yaklaşımların yanında tedavi bazlı sağlık izmetlerinin artması

*Gerek uluslararası (özellikle Arap ülkelerive ABD) ve gerekse ulusal düzeyde yatırımcı şirketlerin sağlık hizmeti sunumuna giderek artan düzeyde ilgi göstermeleri.

*Sağlık turizmi kapsamında aracılık hizmeti veren şirketlerin ülkemize Arap Ülkelerinden daha fazla sayıda sağlık turistini yönlendirmeye başlamaları.

*Genel olarak insanların sağlıklarına daha fazla özen göstermeleri, hayatta kalma sürelerindeki artış, özellikle plastik cerrahide denizaşırı ülkelere olan talepteki artış.

*Küreselleşme ve bilgi teknolojilerindeki gelişmelerle dünya genelinde sağlık hizmeti veren kuruluşlara kolayca ve hızlı bir şekilde erişim imkanının bulunması.

*Nüfusu yavaşlamakta olan ülkelerden (ABD, İngiltere, AB Ülkeleri gibi) giderek artan sayıda sağlık hizmeti talebinin olması.

*Sağlık hizmeti alt yapısı yeterince gelişmemiş ülkelerin sağlık hizmeti taleplerinde artış olması

*Özellikle gelişmiş ülkelerde hasta bekleme sürelerinin ve tedavi maliyetlerinin artması nedeniyle kaliteli sağlık hizmetini daha ucuza sunabilen gelişmekte olan ülkelere yönelik sağlık turizmi talebindeki artış.

*AB fonlarından ve Kalkınma Ajansı (BAKA gibi) projelerinden yararlanmak suretiyle sağlık turizmi pazarına yönelik eğitimler verme, pazar araştırmaları yapma ve altyapıyı güçlendirme imkanlarının varlığı.

SAĞLIK TURİZMİNDE ÜSTÜN YÖNLER

*Ülkemizin komşu ülkelerle yaptığı ticari anlaşmalar ve vize muafiyeti gibi uygulamalar sonucunda daha fazla Uluslar arası bağlantı ve hareketlilik sağlanması ve buna bağlı olarak karşılıklı sağlık turizmi taleplerindeki artışlar.

*Sağlık turizmine aracılık hizmeti veren şirketler ve sağlık turistleri açısından ülkemizin sunulacak sağlık hizmet paketinin maliyetini azaltan ve alacakları birçok hizmeti birarada sunan Herşey Dahil sistemini başarıyla uygulayan, bu anlamda ”fiyatkalite”dengesini sağlayan bir ülke olarak tanınmış olması.

*Ülkemizde Onuncu Kalkınma Planı ve sonrasında farklı hacim, istek ve ihtiyaçları karşılayacak olan sağlık turizmiyle ilgili plan ve yatırımlarının halen devam ediyor olması.

Gamma knife (uzay neşteri), PET-CT (pozitron emisyon tomografi-bilgisayarlı tomografi), robotik cerrahi, ICRT (görüntü kılavuzluğunda radyoterapi) ve benzeri ileri teknoloji gerektiren sistemlerin ülkemizde oldukça iyi durumda olması.

*Ülke olarak sahip olduğumuz sağlık turizmi alt ve üst yapısının yanı sıra sağlık turistlerine ve refakatçilerine eşsiz doğal, tarihi ve kültürel değerlerimizi sunmamız.

*İstanbul’un ve Antalya’nın sağlık turizminde çok önemli potansiyelinin bulunması ve aynı zamanda uluslararası arena da önemli yerlerinin olması.

*Önemli otel zincirlerinin ve de uluslararası ilaç firmalarının ülkemizde var olmaları.

*Konaklama imkanları açısından her bütçeye uygun işletmenin ülkemizde faaliyet göstermesi.

*Avrupa veya dünyanın en uzak destinasyonlarından ülkemize kolayca ulaşım imkanının olması

*Ülkemizde know-how’ı yüksek olan araştırma hastanelerinin varolması

*Ülke olarak yüz nakli ve diğer organ nakillerinde dünya çapında üne sahip olmamız.

*Ulusal havayolumuz olan THY’nin sağlık turistlerine indirim imkanları sunacak olması

*Ülke olarak sağlık turizmine ulusal politika düzeyinde destek veriliyor olması.

Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı bünyesinde Sağlık Turizmi Bölümünün kurulmuş olması, kamu hastanelerinde Yabancı Hasta Birimlerinin organize edilmesi, Kültür ve Turizm Bakanlığının Tıp Turizmi Alt Komitesini oluşturması, Ekonomi Bakanlığının tanıtım, belgelendirme desteklerini vermesi, Maliye Bakanlığının % 50 vergi muafiyeti imkanı sağlaması,

*Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun www.healthinturkey.orgwebsitesini hizmete sunması

*JCI’dan akredite olmuş sağlık kuruluşları sayısı açısından ülkemizin 3.sırada olması ve kaliteli hizmeti daha uygun maliyetle sunmasından dolayı Almanya, Hollanda, İngiltere, Rusya, Azerbeycan, Libya ve Irak’tan sağlık turistlerinin ülkemizi seçmiş olmaları.

*Sağlık turizminin ülkemizde daha da gelişebilmesi adına özellikle Sağlık Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığın arasındaki uyumlu çalışma (sağlık turizmi, spa&wellness ve yaşlı bakımı konularında) imkanının varlığı

*Ülkemizde birçok hastanede onkolojik tedaviler, kardiyovasküler cerrahi, çocuk, beyin, estetik cerrahi, göz ve diş sağlığında gelişmiş düzeyde sağlık hizmetlerinin mümkün olması ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi Dairesinde 7/24 saat Arapça, İngilizce, Almanca ve Rusça dillerinde yabancı hastalara hizmet veriliyor olması

*Ekonomi Bakanlığının sağlık hizmetleri sektörüne araştırma, yurtdışında ofis açma ve tanıtım desteği vermesi

*Ülkemizde sağlıkta dönüşüm programının başarıya ulaşmış olması ve serbest sağlık bölgelerinin kurulmasına olanak sağlanması

*Ülkemizin potansiyel olarak sahip olduğu termal kaynaklar açısından Avrupa’da 1.sırada ve dünyada ise 7.sırada olması

*Ülkemizde genel sağlık sigortası sisteminin olması

*Kaliteli sağlık hizmetinin diğer ülkelere göre çok daha uygun maliyetlerle sunulabilmesi.

SAĞLIK TURİZMİNDE TEHDİTLER

*Dünyada sağlık turizminde rekabet halinde olduğumuz lider destinasyonların ülkemize oranla sağlık turizmi adına daha fazla bütçe ayırmaya başlamaları.

*Bulunduğumuz coğrafyada ekonomik, sosyal veya siyasal anlamda ülkemiz veya komşu ülkeler açısından yakın veya orta vadede karışıklıkların olma ihtimalinin bulunması ve yaşanan terör saldırılarının yurtdışındaki yansımaları.

*Uluslararası sağlık turizmi pazarında rekabet eden kuruluşlarımızın rekabeti“hizmet” yerine “fiyat” temelli yaparak daha “ucuza” yönelmelerinin gelecekte sağlık turizmi pazarı açısından getirebileceği sorunların varlığı.

*Gerek turizm hareketleri ve gerekse sağlık turizmi pazarında önemli potansiyeli bulunan Rusya ile ülkemiz arasında yaşanan krizin sağlık turizmini olumsuz etkileme ihtimalinin bulunması.

*Tıbbi hizmet ve ilgili teknolojilerin artan fiyatlarının finansman güçlüğü doğurabilmesi ve/veya şirketleri dış kaynak kullanımına (outsourcing) yönelterek şirketlerin zaman zaman hizmet kalitesi sorunu yaşamalarına neden olması

*Ekonomik açıdan gelişmiş ve özellikle nüfusu yaşlanan ülkelerin artan doktor ihtiyaçları nedeniyle ülkemizden bahsi geçen bu ülkelere beyin göçünün hızlanabilmesi ihtimalinin bulunması

*İlaç sektöründe tekelleşmeye gidilmesi ve ülkemizin bu anlamda dışa bağımlılığının olması

SAĞLIK TURİZMİNDE ZAYIF YÖNLER

*Yurtdışına kıyasla ülkemizde uygulanmakta olan tedavi başarılarının reklam amaçlı yeterince duyurulamaması, tedavi sonuçlarının akademik makale veya toplantılarda paylaşılmasıyla yetinilmesi.

*Ülke olarak tanıtıma ayırdığımız bütçenin ve içerisinde sağlık turizmi potansiyelimizin tanıtımı için ayrılan payın sağlık turizmindeki rakip ülkelere göre yetersiz olması.

*Ülkemizde sağlık turizmine yönelik alt ve üst yapısı tamamlanmış şehirlerimizin sayıca az olması, bu şehirlerin tamamında gerek sağlık turistlerine ve gerekse refakatçilerine tam anlamıyla sağlık turizmi paketi bileşenlerinin sunulamıyor olması.

*Ülke olarak henüz sağlık turizminin faydaları konusunda toplumumuzda yeterli bilincin oluşamamış olması, sağlık turizmiyle ilgili olarak tanıtım, bütçe oluşturma, pazarlama, sağlık turizmi paketi bileşenlerini oluşturma, sağlık turistlerinin beklentileri, yurtdışına sağlık turizmi paketleriyle ilgili teklif verme gibi birçok konuda gerek kurs, sertifika düzeyinde gerekse ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyinde eğitimlerin yetersiz olması.

*Ülkemizde sağlık turizmiyle ilgili tutulan istatistiklerin yeterli, güncel ve detaylı olmaması ve bu durumun sağlık turizmiyle ilgili vizyon oluşturmada, sağlık turizmi yatırımlarını yönlendirmede gereken verilere istenen zamanda ve detayda ulaşılamamasına yol açması.

*Ülkemizde faaliyet gösteren ve sağlık turizminde aracılık hizmeti veren şirketlerin sayıca az olması ve mevcut şirketlerin uzmanlaşma yerine dağınık çalışarak farklı tedaviler için farklı teklif vermeleri.

*Uluslararası sağlık turizmi pazarını yönlendiren veya akredite hizmeti veren kuruluşların yayın organlarında ülkemizin aktif olarak sağlık turizmi amaçlı tanıtımın yapılmaması, bu tür kuruluşların etkinliklerine sponsor olunmaması, ülkemizde gerçekleştirilmiş olan ve dünya/Avrupa çapında etkisi olan tedavilere veya cerrahi operasyonlara ait yabancı dilde hazırlanmış haberlerin yurtdışında yayımlanan sağlık turizmi pazarına yönelik dergilerde ve basın-yayın organlarında yeterince yer almaması.

*Sağlık turizmiyle ilgili araştırmaların ülkemizde yeterince desteklenmemiş olması, sağlık kuruluşlarımızın (kamu + özel) sağlık turizmine dönük çalışmalarının yeterince teşvik edilmemesi.

*Ülkemizin sağlık turizmi adına sahip olduğu imkanlarının özellikle yurtdışındaki elçiliklerimiz, ulusal havayolumuz gibi mekanizmalardan yararlanarak tanıtımında aktif strateji gütmememiz.

Bu bağlamda örneğin THY uçaklarına ülkemizdeki sağlık turizmi potansiyelini anlatan sloganlar yazılabilir, resimler konabilir, elçiliklerimiz vasıtasıyla ülkemizde elde edilen başarıların tanıtım posterleri dağıtılabilir.

*Ülkemizi tercih eden sağlık turistlerinin beklenti ve tatmin düzeylerini yeterince ölçmediğimiz gibi, uluslararası sağlık turizmi pazarında yakın ve orta vadedeki değişimleri, beklentileri ülke genelinde, sağlık kuruluşları nezdinde yeterince takip etmiyor ve sonuçları kamuoyuyla paylaşamıyor olmamız.

*Ülkemizde örneğin obezite, kanser tedavisi veya yüz nakli konusunda çok başarılı olmamıza rağmen ülkemizin yurtdışında sağlık turizminde belirli branşlarda odaklanabilme potansiyelinin yeterince duyurulmaması veya bununla ilgili gerekli algının sağlık turistlerinde yerleşmemiş olması.

*Ülkemizdeki sağlık kuruluşlarının yatırım aşamasında kapasitelerini belirlemede yeterli fizibilite etütleri, sağlık turizmi pazarı araştırmaları yapmamaları, sağlık turisti sayılarını, geliş sıklıklarını ve beklentilerini gereken düzeyde dikkate almamaları.

*Mükemmel düzeyde çeviri veya İngilizce dışında yeni gelişen pazarlara ait dillerde çeviri ve iletişim konularında yetişmiş personel sıkıntımızın bulunması.

*Ülkemizin sağlık turizmi kapasitesini duyuracak, sağlık kuruluşlarımızın dünya çapında veya Avrupa ölçeğindeki referanslarını paylaşacak ve sağlık turizmi talebi geldiği zaman merkezi rezervasyon sistemine sahip olan yurtdışında sağlık turizmi tanıtım ve satış ofislerimizin eksikliği

*Yabancı sağlık turistlerinin havayolu ile direkt uçmayı ve tarifeli seferleri tercih etmeleri, buna karşılık ülkemizde halen özellikle kış dönemlerinde yurtdışından geliş ve gidişlerde ağırlıklı olarak İstanbul üzerinden aktarmaların yapılıyor olmasının yarattığı sorunlar.

*Sağlık kuruluşlarımızın websitelerinde ağırlıklı olarak sağlık turizmi pazarına dönük ürün ve hizmetlerini tanıtmaları, ülkemizin doğal, tarihi ve kültürel değerlerine fazla yer vermemeleri.

*Uluslararası sağlık turizmi pazarındaki büyük sağlık kuruluşlarını ve/veya aracı kuruluşları birtakım teşvikler sunarak henüz yatırımcı veya işletmeci olarak ülkemize çekememiş olmamız.

*Tıbbi cihaz üretiminde ülkemizin büyük ölçüde ( % 85 oranında) dışa bağımlı olması ve gerekli durumlarda ithalat yapmak zorunda kalması, ayrıca birçok sektörde olduğu üzere ülkemizin sağlık sektöründe de ilgili mevzuat ve yönetmeliklerini AB ile uyumlaştırma çalışmalarının henüz tamamlanmamış olması

*Ülkemizde mevcut mevzuat sağlık turizmini yeterince destekleyememekte, işlemlerde birden fazla bakanlığın onay ve koordinasyonu gerekebilmektedir

*Ülkemizde hizmet veren sağlık personelinin özellikle Avrupa Sağlık Mevzuatı ve Sağlık Turisti Hakları konularında yeterince bilgi sahibi olmaması

*Ülkemizde aynı tedavi veya cerrahi işlemin farklı ülke vatandaşlarına farklı fiyatlandırılabildiği örneklerin bulunması.

*Sağlık personeli sayısının sağlık turizmindeki talebi yeterince karşılayamaması, ayrıca Sağlık Bakanlığının iş yükünün fazla olması

Источник: //turizmgundemi.com/turkiyenin-saglik-turizmindeki-durumu-7579/

Sağlık Turizminin Tarihçesi

Türkiye’de Sağlık Turizmindeki Gelişmeler Nelerdir?

  • 7 Nisan 2016
  • Sağlık Turizmi

Sağlık Turizmi Nedir?

Yazımıza başlamadan önce sağlık turizmi nedir? kısaca değinelim.

Sağlık turizmi: insanların gerek bedensel gerek ruhsal sebeplerle dinlenmek amacıyla çeşitli rahatsızlıklarına fayda sağlamak amacıyla yapılan seyahatlerdir.

Aşırı şehirleşme ve sanayileşmenin sebep olduğu hava , su, toprak, gürültü ve çevre kirliliği gibi çeşitli nedenlerle insanların etkilendiği ve belli zaman zarfı içinde olsa da farklı iklimlerde bulunmaları ve bedenen, ruhen dinlenmeleridir.

Büyük şehirlerde yaşanan hava kirliliği gibi nedenlerden ötürü insanların temiz hava alma gereksinimi sebebiyle bazı kalp ve solunum yolu hastalıklarına da iyi gelen farklı temiz iklimlerde bir müddet de olsa yaşamalarıdır. Gerek tedavi amacı ile gerekse tatil ihtiyacını karşılama amacıyla ortaya çıkmış turizm şeklidir.

Eski çağlardaki sağlık turizm tarihini inceleyelim.

Antik Çağda Sağlık Turizmi

Antik çağda yaşayan uygarlıklar hakkında yapılan çalışmalar sonucunda din ve sağlık açısından bir kaç bin yıl ötesine kadar giden bir geçmişe sahip oldukları gözlemlenmiştir. Birçok eski uygarlıkların kutsal tapınak banyolarına ve kaplıcalarının var olduğu ve bunlardan yararlandıkları tespit edilmiştir.

Sümerlerin sıcak su kaynaklarının çevresine inşa ettikleri sağlık tesisleri bilinen en eski tesistir. Bu tesislerde su akan havuzlar çok büyük tapınaklar mevcuttu.

Günümüzde İzviçre'de St. Moritz adıyla bilinen tepe kabileleri tunç devrinde demir açısından zengin mineral de banyo yapmanın ve suyu içmenin sağlık açısından faydalı olduğunu fark etmişlerdi.

Suyu içmek için tunç kapları kullanmışlardır. Bu kaplar aynıları Fransa ve Almanya gibi devletlerde de bulundu. Bu da devletler arasında sağlık turizmiyapılmış olduğunun göstergesi olabilir.

Tarih turizminin kapsamlı olarak temellerini atan ilk medeniyet eski yunanlılardır. Tıp tanrıçası olarak bilinen Askleplos onuruna Askleplos Tapınakları inşa ettikleri bu tapınak dünyadaki ilk sağlık merkezi olmuştur.

Yunan bölgesinde ilerlenen dönemlerde tedavi amaçlı daha farklı tapınaklar da yapıldı. Bunlardan en çok Epidaurus olarak bilinen tapınak en ünlüsüydü. Bu tapınakta termal banyolar, spor salonları, yılan çiftliği ve düşler tapınağı gibi hizmetler sunuyordu. Olimpos da yer alan Zeus tapınağı da eski dönemin tıp tapınakları arasına yer almaktadır.

5000 yıl öncesinde bile alternatif tıp tedavi faydalarından yararlanmak isteyenler Hindistan'a ziyarete giderlerdi. Hindistan da ayurvedik ve yoga tıbbi yöntemlerin yaygınlaşmasıyla sağlık turizmi gelişmeye başladı.

Orta Çağda Sağlık Turizmi

Roma İmparatorluğundan sonra da Asya sağlık turizmindeki olağan yerini korumaya devam etti. Tapınaklar yerini klinik tedavi uygulayan hastanelere bırakmaya başladı. Japonya'da Orta Çağda onsen olarak bilinen mineral kaynaklar tedavi edici özelliğe sahip olması sebepiye yaygınlaştı.

Savaşçı kabineler bunları fark ederek savaştan sonra tedavi için bu su kaynaklarına gitmişlerdir. Bazı müslüman medeniyetlerde yerli ve yabancılara hizmet vermek için sağlık merkezleri kurmuşlardır.

Din, dil, Irk ayrımı gözemteksizin bütün dünyaya hizmet verecek 8000 kapasiteli zamanının en gelişmiş ve en büyük olan Mansuri Hastanesini kurmuşlardır. Bu hastane Kahire'de yer almaktadır.

Osmanlı Devleti Ve Öncesinde Sağlık Turizmi

İslamiyet öncesinde , Orta Asyada yaşayan müslümanların yaşam biçimi içerisinde dinsel inançlar ve sağlık ve tıp konularının kendine özgü bir yeri vardır. Türkler tedavi ile ilgilenenleri iki grupta toplarlardı. Bunların ilki dinsel ve büyüsel tedavilerdir.

Bunları yapan insanlara da Baksı ya da Kam adı verilen şamanlardır. İkincisi de ilaç ya da daha farklı maddelerden tedavi eden otaçı, emçi ya da ata sagun adı verilen kişilerdir.

Türkiye cumhuriyetinden önce var olan bazı Türk devletleri islam dininin de özelliği de olan temizliğe önem vermiş olup koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaşmasına ve sağlık da odaklanmayı ön plana çıkartmışlardır.”seyahat edin sıhhat bulun” hadisi ile sağlık turizmine vurgu yapılmıştır.

Büyük Selçuklularda klasik tıp değer kazandı ve yaygınlaştı. Büyük Selçukluların yıkılmasıyla kurulan Anadolu beylikleri de Selçuklulardan kalan Kaplıcalar ve hastaneleri benimsedikleri gibi yenilerini de inşa etmişlerdir.

Türkiye'de Sağlık Turizmi

Sağlık insanların vazgeçilemez temel ihtiyaç ve hakkıdır. Her ülke vatandaşlarının sağlığı için bir takım ihtiyaçlarını karşılar. Hastaneler, Sağlık sigortaları gibi birçok ihtiyaçları temin eder ülkeler vatandaşlarına bunların yanı sıra kaplıcalar gibi bazı alternatif tedavi yolları da vardır.

Ülkemizin mevcut olan coğrafi yapısı bu tür alternatif tedavi yöllarına uygundur. Ülkemizde sağlık sorunları çözümü için gelen turistlerin tedavileri yapılırken bir yandan da sağlık turizmi amacı gelişler için her türlü insan gücü, Fiziki, teknoloji ve mevzuata yönelik hizmetleri geliştirmek zorundadır.

Ülkelerin en önemli ekonomik boyutu kitlesel turizmin harcama düzeyinin düşük olmasıdır. Oysa özel pazar dilimlerine hitap eden turizm türlerinde bireysel harcama düzeyleri çok fazladır. Bunun nedeni de bu tür turizme en fazla katılanların harcama potansiyeli yüksek ve varlıklı insanlar olmalarıdır.

Bunların en önemlisi medikal ( tıbbı ) ve sağlık turizmidir.

Turizm ve sağlık ilişkisinin negatif ve pozitif bazı yönler de ortaya çıkar. Negatif yönleri seyahat esnasında ülkemize gelen yabancı kişilerin taşımış oldukları bazı (kuş gribi, domuz gribi) hastalıkların ülkemize girmesine neden olabilirler. Pozitif yönü ise yabancı turistlerin tedavi için ülkemizi ziyaret etmeleriyle kazandırdıkları ekonomik boyutlardır.

Ülkemiz sağlık turizmi açısından üstünlükleri olduğu gibi zayıf ve güçlü yönleri de vardır. Ülkemizin üstün olduğu tarafı kendisini sürekli yenilemesi ve gelişmesidir.

Üstün olduğu yönleri maddeler halinde kısaca inceleyelim

  • Hastanelerdeki donanımların ve alt yapılarının yüksek kalitede olması
  • Doktorlarımızın ve hizmet veren ekibimizin batı ülkeleri standartlarına uygun kişiler olması
  • Sunulduğu fiyat farkının diğer ülkelere göre daha uygun olması,
  • Bulunduğu coğrafi bölge sebebiyle uzun süre ulaşım ve değişken iklime sahip olmayarak seyahat engeli olmaması.
  • Standartları yüksek turizm sektörü ve yabancı dil bilen personellerin olması
  • Ilıca, mağara, deniz, iklim. şifalı bitki ve kaplıca gibi Türkiye turizmi kapsamında yer alan doğal tedavi yöntemlerinin uygulanmasında zengin potansiyele sahip olması
  • Medikal sağlık türünün diğer sağlık yöntemleriyle birleştirilerek ortak tür haline gelmesi

Sağlık Turizmnde güçlü yönlerimiz

  • Sağlık dönüşüm ve sağlık sisteminin programında geldiği nokta
  • Sağlık kuruluşlarımızın batı sağlık kuruluşlarıyla yarışabilecek duruma gelmesi
  • Akredite olmuş 39 hastane ile dünyada ikinci sırada olmamız.
  • Bulunduğumuz jeotermal alanlarımız ve termal kaynaklarımızın çokluğuyla Avrupa ülkeleri arasında birinci dünyada ise yedinci sırada oluşumuz
  • Ülkemizin bulunduğu konum, coğrafi durumu ve iklim şartları
  • Dünyadaki en genç nüfusa sahip olmamız ( hizmet verecek personel açısından önemli)
  • Yaşlı bakımında iyi olmamız ve misafirperverliğimiz.

Sağlık Turizmnde zayıf yönlerimiz

  • Türkiye'de sağlık turizm Hollanda ve Almanya gibi Türk nüfusunun çok olduğu yerlerde talep olması
  • Devletin sağlık turizmi için STK'ye ve sektörün temsilcilerine yeterli desteği vermemesi
  • Yurt dışında yaptıklarımızın iyi tanıtılmaması
  • Sağlık kuruluşlarımızın genellikle büyük kentlerde olmasıyla klasik turizmin gelişmiş bölgelerde sinerji yaratamaması
  • Hastane tanıtımlarımız, reklamlarımız ve pazarlamayı iyi yapılmaması
  • Yeterli sayıda gelişmiş Doktor, Hemşire gibi personellerimizin olmayışı,
  • Her konuda yetişmiş ara elemanlara ihtiyacımızın olması
  • Sağlık turizminde yasal boşluklar ve mevzuat eksikliklerinin olması
  • Ülkemizde yeni yeni gelişmekte olan sağlık turizminin henüz yeterince gelişmemesi

Источник: //www.healthservicesturkey.com/new/saglik-turizminin-tarihcesi-3

Dünyada sağlık turizminin bütçesi ne? Health Sumex

Türkiye’de Sağlık Turizmindeki Gelişmeler Nelerdir?

Dünyada son yıllarda alternatif bir turizm çeşidi olarak gelişme gösteren sağlık turizminin bütçesinin yaklaşık 500 milyar dolar olduğu, dünyada 30 milyon insanın başka ülkelerde derman aradığı bildirildi. Türkiye Sağlık ve Termal Turizm’de 2018 yılında 100 bin yatak kapasitesi ile 1,5 milyon yabancı ziyaretçi ve 3 milyar dolar gelir hedefliyor. 

Global Sağlık Turizmi Zirvesi ve Fuarı Health Sumex, Türkiye’de gelişen sağlık sektörünün nabzını tutmak için, sektörün liderlerini, karar alıcılarını, uzmanlarını ve özel sektör temsilcilerini Ankara’da bir araya getiriyor. 40 ülkeden 300 kişinin katıldığı fuar ve zirve, 3 gün sürecek.

Health Sumex’in açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, sağlık ve termal turizmde öncelikli olarak ülke genelindeki potansiyel alanlar ile yatırım alanlarının belirlendiğini söyledi. Termal konaklama tesis sayısının 2012 yılı sonu itibari ile 148’e, yatak kapasitesinin ise 2014 yılında 55.

140’a ulaştığını bildiren Avcı, “Başta Sağlık Bakanlığımız olmak üzere ilgili kurumlarla işbirliği hâlinde çalışmalar tamamlandığında termal turizm merkezlerindeki yatak kapasitesinin 2014-2018 yıllarını kapsayan 10. Kalkınma Planı döneminde 100.

000’e ulaşması, 1,5 milyon yabancı ziyaretçi ve 3 milyar dolar gelir elde edilmesi hedeflenmektedir” diye konuştu.

“Türkiye’den 800 milyon dolarlık ithalat yaptık”

Ürdün ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki işbirliğini arttırmak ve güçlendirmek istediklerini belirten Global Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Dr. Fawzi Yousef Qasem Al Hammouri de, “Ticaret ve seyahat hacmi artmalı. 2015’te 162 bin Ürdünlü Türkiye’ye geldi.

Türkiye’den 800 milyon dolardan fazla ürün ve mal ithal ettik. Ancak Ürdün’e Türkiye’den sadece 14 bin turist geldi. Ürdün, tıbbi medikal ürün destinasyonu olarak biliniyor, en iyi medikal turizm destinasyonu seçildik.

Türkiye ile bu anlamda ikili çalışmalarımızı yoğunlaştırmayı çok istiyoruz” dedi.

KKTC sağlık turizmini geliştirmek istiyor

Açılışta konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ise “Turizmde rekabetçi pazara odaklanmayı çevreyle uyumlu stratejiler geliştirmeyi kendini sürekli yenileyen yönetim zihniyeti geliştirmek zorundayız. Turizm sektörü önümüzdeki 20 yılda büyümeye devam edecek.

Önümüzdeki sezon itibariyle 2 trilyon dolar hacme ulaşacağını biliyoruz. Hızlı küresel gelişmelerde sağlık alanında öne çıkan ülkemiz sağlık turizminin ana destinasyonu haline geliyor.

Sahip olduğumuz oteller, üniversite ve sağlık kuruluşlarımız ile bütün dünyaya sağlık turizmi için kucak açıyoruz” çağrısı yaptı.

Ambargolar nedeniyle 1974’ten bu yana çok sıkıntı yaşadıklarını altını çizen KKTC Sağlık Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu da, “Bugün gençlerimiz hiçbir yerde müsabakalara katılamıyor. Ana vatanımızın sağladığı imkanlarla ayakta duruyoruz.

Gelecek için umut taşıyoruz. Turizm hizmet sektörü olarak gelişmesini istediğimiz önemsediğimiz bir konu. Son 10 yılda sağlık turizminin de çok ciddi bir pay aldığı görülüyor.

Özellikle yaşlı turizmi açısından fırsatlar sunuyoruz” diye konuştu.

“30 milyon kişi başka ülkelerde derman arıyor”

Dünyada 30 milyon kişinin sağlık için başka ülkelerde derman aradığını vurgulayan Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş ise burada yaklaşık 500 milyar dolarlık bir bütçe söz konusu olduğunu kaydetti.

Gümüş, “Sağlık turizmi sadece Sağlık Bakanlığı’nı değil, birçok bakanlığı da ilgilendiriyor. Amacımız Türkiye’ye hizmet almak için daha çok hastanın gelmesi. Türkiye’nin hedefi 2 milyon uluslararası hastanın burada tedavi olması.

Yabancı dil bilen hekim ve hemşire eksikliğimiz var. Bu konuda da çalışmalarımız devam ediyor” bilgisini verdi.

“Sağlık turizmi yıldız gibi parlıyor”

Konuşmasına “Her işin başı sağlık” diyerek başlayan ONKİM Kök Hücre Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı ve MediaSa Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan da, yeni dünya düzeninde her ülkenin konumunu yeniden değerlendirdiğini söyledi.

Çetindoğan, “Rekabet ve iletişimin baş döndürücü hızla aktığı bu dönemde katma değeri yüksek, sürdürülebilir, kısa sürede mevcut alt yapı ve insan kaynağı ile ciddi girdilerin sağlanabileceği bir alan olan sağlık turizmi yıldız gibi parlamaktadır. Medical turizmde dünyanın ilk 5 destinasyonu içinde yer almamız beklenmektedir.

2013 yılında 500 bin olan termal turist sayısının 2018 yılında 1,5 milyon, 308 bin olan medical turist sayısının da 750 bini geçmesi hedefleniyor.” dedi.

“Avrupa’da yapılamayan ameliyatlar Türkiye’de yapılıyor”

HHB EXPO Yönetim Kurulu Başkanı Şule Dadak Dayangaç da, birçok ülkenin Türkiye’nin sağlık alanındaki başarısının farkında olduğunu belirterek, “Avrupa’da yapılamayan ameliyatlar bugün Türkiye’de başarı ile gerçekleşiyor. Global Sağlık Turizmi Zirvesi ve Fuarı ile birlikte dünyanın 40 ülkesinden ülkemize gelen sektör temsilcileri ile ikili görüşmeler yapılacak” ifadelerini kullandı.

Источник: //www.gidahatti.com/dunyada-saglik-turizminin-butcesi-ne-67992/

Türkiye Sağlık Turizminde Nerede?

Türkiye’de Sağlık Turizmindeki Gelişmeler Nelerdir?

Dünyada son yıllarda gelişim gösteren sağlık turizminin Türkiye’ye yansımalarını Kavram Meslek Yüksekokulu’na misafir olup değerli hocaları ve öğrencileri ile birlikte tartıştık. İndigo Dergisi yazarı olarak beni okula davet eden öğretim görevlileri Sn. Öznur Şahin ve Sn. Sevinç Özgür’e ilgilerinden dolayı teşekkür ediyorum.

Konu kapsamında Kavram Meslek Yüksekokulu hocaları ve öğrencileri ile sağlık turizminin Türkiye’deki durumunu ve gelecekteki potansiyelini verdiğimiz seminerde konuyu genel olarak aşağıdaki şekilde ele aldık… Sağlık turizmi son yıllarda dünyada ve Türkiye’de oldukça ilgi gören bir turizm halini aldı. Gelişen teknoloji, insanların merak duygusu ve sağlığa verilen önemin artması 1900’lü yılların ikinci yarısından itibaren giderek önem kazandı.

Dünyadaki Karşılaştırmalarla Türkiye’de Sağlık Turizmi

Küba Hükümeti’nin 1990 yılların başından itibaren sağlık turizminin medikal alanında Arjantin, Şili, Meksika ve Venezüella’yı hedef pazar olarak belirleyerek sağlık turizmi pazarlama çalışmaları yapması medikal turizm seyahatlerinin bugünkü halini alması yönündeki ilk gelişimini başlattı.

Bu yolla Küba, dünyada uluslararası hastalara planlı bir şekilde satın alınabilir çeşitli sağlık hizmetleri sunan ve bu alanın kârlı bir alan olabileceğini gösteren dünyadaki ilk ülke oldu.

1997-1999 yılları arasında Küba’nın sağlık hizmetleri ihracatı yaklaşık 30 milyon dolarlık parasal bir değere ulaştı.

Türkiye’de termal ve medikal sağlık turizmi potansiyeli

[quote]Türkiye medikal turizminde başarılı olabilmesi için gerekli şartların birçoğunu taşıyor.[/quote]

Türkiye’nin dünya coğrafyasındaki yeri, var olan turizm potansiyelinin sağlık hizmetlerine yansıması, hastanelerin dünya standartlarındaki teknolojik donanımı ve doktor ve insan kaynağı kalitesi, fiyatların gelişmiş ülkelere nazaran rekabet gücü vermesi, Türkiye’nin dünya genelinde en büyük 7.

jeotermal kaynaklara sahip olması ve Avrupa’da yaşayan ve sağlık hizmetini Türkiye’de almayı tercih eden Türk vatandaşlarının varlığı Türkiye’nin avantajları olarak sayabiliriz. Türkiye’de 46 ilde 190 civarında kaplıca tesisi bulunuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan termal amacına yönelik olarak (Sağlık Bakanlığınca kür merkezi uygun görülen) turizm yatırım belgesi almış 10 tesisin yatak sayısı 2.461, turizm işletme belgesi almış 30 tesisin yatak sayısı ise 8.562’dir. Yaklaşık olarak 16.000 yatak kapasiteli 156 tesis ise yerel idare tarafından belgelendirildi.

Türkiye termal kaynak kapsamında oldukça zengindir diyebilirim. Bugün Türkiye’de 1800 civarında termal kaynak bulunuyor. Bu da termal turizmin güçlenmesine olanak sağlıyor.

Medikal turizmi diğer Avrupa ülkelerle kıyasladığımızda da Türkiye birçok açıdan son yıllarda pozitif yönde bir ivme kazandı diyebilirim. Avrupa’da implant (diş ekme) tedavisinin fiyatı 2500-3000 Euro olurken, Türkiye’de yaklaşık 1000 Euro olması, Türkiye’yi cazibe merkezi haline getirdi.

Avrupa’nın diş sağlığı pastasının büyüklüğü 20 milyar Euro’dur ve sadece Macaristan bu pazardan 5 milyar Euro elde ediyor. Türkiye’nin tercih edilmesindeki tek sebep Avrupa ülkelerinden daha ucuz olması değildir. Örneğin tüp bebek tedavisi için Türkiye’yi seçenlerin gelme nedenlerinden biri, Türkiye’de ilk denemede başarılı olma oranının Avrupa ülkelerinden daha yüksek olmasıdır.

 Bu anlamda aşağıdaki tabloda sağlık turizmi için gelen turist sayısını gösterebilirim.

Sağlık Turizmi Kapsamında Türkiye’ye Gelen Turist Sayısı

      YIL

      HASTA SAYISI
2008           74.093
2009           91.961
2010          109.678
2011          176.000
2012          261.999
2013          300.000

Amerika’da çok yaygın olan “cyberknife” (uzay neşteri) teknolojisi Türkiye’de de uygulanıyor. Avrupa’da aralarında Türkiye’nin de bulunduğu beş merkezde uygulanan “cyberknife” teknolojisi, tedavinin 10 gün içinde tamamlanmasına olanak sağlıyor.

Bunun dışında Avrupa’da bir burun ameliyatı 15 bin Euro’ya yapılırken, bu rakam Türkiye’ de 2 bin 500 Euro’ya kadar düşüyor (Akdu, 2009: 42).  Türkiye’ye bugün 300 bin civarında sağlık turizmi kapsamında kişi gelirken 1 milyar dolar gelir elde ediyor. 2015 yılında ise 500 bin kişi ve 4 milyar dolar gelir hedefleniyor.

2023’de ise 2 milyon sağlık turisti ve 20 milyar dolar gelir bekleniyor (www.tursab.org.tr). Tabi bunları hedeflerken Türkiye’de sağlık hizmetleri sunan hekimlerin sayısı da sorulabilir…

Türkiye sağlık hizmetleri sunan hekimlerin sayısı yeterli midir?

Aşağıdaki tabloda inceleyebiliriz.

Toplam Sayı

100.000 Kişiye Düşen Sağlık Personeli Sayısı

Personel TürüTürkiyeTürkiyeAvrupa Birliği
Tüm Hekimler126.029169326
Pratisyen Hekim39.7125387
Uzman Hekim66.06488239
Diş Hekimi21.0992861
Eczacı26.0893577
Ebe & Hemşire51.905308571

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki Türkiye son yıllarda sağlık turizmine oldukça ağırlık vererek olumlu yönde turizmine ivme kazandırdı. Bu gelişim sektördeki diğer turizm çeşitlerinin gelişimine de olanak sağlıyor.

Sağlık turizmi kapsamında Türkiye’ye gelen ziyaretçiler bu durumu fırsat bilerek tatillerini yaz dönemine getirerek hem sağlık turizmine hem de deniz turizmine katkı sağlıyor. Böylece turizmin diğer dallarıyla ilişkisinin gelişimine olanak sağlıyor.

Özellikle deniz turizminde Antalya ve İstanbul en çok turist çeken yerler olmasıyla birlikte aynı zamanda medikal turizmin Türkiye ekonomisindeki payını da arttırıyor. Sağlık turizmindeki bu gelişmeler ihracat içindeki yerine olanak sağlıyor. Türkiye’nin termal kaynak açısından zengin olanakları yabancı ziyaretçilerin yeterli olmasa da dikkatini çekiyor.

Kaplıca sayısının zaman içerisinde artışı ile birlikte gelişen teknolojik merkezlerle yeni bir boyut kazanacağı görülüyor.Türkiye, hekim sayısı ile AB ülkeleri ile kıyaslandığında gözle görünür bir şekilde geride kaldığı ortaya çıkıyor. Kişi sayısına oranlandığında Türkiye’deki hekim sayısı nüfusuna göre daha geride kalıyor.
  • Kaynaklar:

    Akarsu Akdu, S. (2009). Sağlık Turizmi Kapsamında Medikal Turizm Ve Türkiye’deki Uygulamalar Üzerine Bir Araştırma; İstanbul Ve Ankara Örneği. (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü. Ankara.

    Kostak, D. (2007). Turizm Hareketleri (Türkiye Örneği Üzerinden Sağlık Turizmi).  (Yaınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. İstanbul.

    Yalçın, B. (2013). Antalya İli Sağlık Turizmi Potansiyeli Araştırması. (Yayınlanmamış Doktora Tezi). Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Antalya

    www.tursab.org.tr/dosya/…/saglikturizmiraporu_11430_3837043.docx

    Источник: //indigodergisi.com/2014/12/turkiye-saglik-turizminde-nerede/

    Поделиться:
    Нет комментариев

      Bir cevap yazın

      Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.