Türkiye’de Yapılan Ameliyat Sayesinde Şimdi Özgürce Koşabiliyor

içerik

Cinsiyet değiştirme ameliyatı hakkında her şey

Türkiye’de Yapılan Ameliyat Sayesinde Şimdi Özgürce Koşabiliyor

Tarihte bilinen ilk trans birey olan Lili Elbe’nin 1931 yılında gerçekleşen cinsiyet değiştirme ameliyatının hikayesi Danimarkalı Kız ismiyle 2015 yılında filme aktarılmış ve üstü kapatılmış bu konuya büyük bir dikkat çekmişti.

Cinsiyet değiştirme ameliyatları Türkiye’de az bilinen ama sanıldığından daha çok gerçekleşen bir uygulama. Tıbbi açıdan zor ve teferruatlı bir işlem olmasına rağmen, bir çok trans bireyin göze aldığı bu değişim sürecinde bireylerin yıpranmasının sebebi ise daha ziyade toplum ve ailelerden kaynaklanıyor.

Röportaj: Süleyman Şennur

Süleyman Şennur kimdir? Ne iş yapar?

1971 İstanbul doğumluyum. Aslen basın-yayın kökenliyim, bundan önce ünlülerin danışmanlığını yapıyordum. 5 yıldır cinsiyet değiştirme izninin alınmasında rehberlik hizmeti veriyorum. İstanbulluyum.

Nasıl başladınız bu işe?

Bir gün Çapa Tıp Fakültesi’nde bir transseksüelin hastanede yaşadığı bir zorluktan dolayı çıkan bir tartışmaya şahit oldum ve ortalığı sakinleştirmek amacıyla tartışmaya ben de karıştım.

Sonrasında ise bu trans birey arkadaşla sohbet ettik, bana toplumda ve hastanelerde yaşadığı zorlukları, insanların onlara karşı gösterdikleri olumsuz tepkileri anlattı. Cinsiyet düzeltme ameliyatı olacaktı ama kimse prosedürü doğru düzgün bilmediği için yıpratıcı ve yorucu bir süreçten geçiyordu.

Ben de bunun üzerine biraz araştırma yaptım, çevremdekilerle konuştum ve cinsiyet düzeltme ameliyatları ve prosedürü hakkında oldukça geniş bir bilgi birikimine sahip oldum.

Firix Danışmanlık nasıl kuruldu?

Önce çevremdeki trans birey arkadaşların işlemlerine yardımcı olmaya başladım. Göğüs büyütme ameliyatları, hormon tedavileri vs. Bu ameliyatı yapan az sayıdaki doktorla tanıştım ve derken bir anda kendimi bu ortamın içinde buldum.

Sonra internet sitemi kurup, vergi levhamı aldım ve Firix Danışmanlık olarak cinsiyetini değiştirmek isteyenlere danışmanlık vermeye başladım. Firmayı kurduktan sonra dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Türk vatandaşlarından mailler almaya başladık.

Tayland’da bulunan dünyaca ünlü cinsiyet değiştirme operasyonları yapan KAMOL hastanesinin daveti üzerine oraya gidip, oradaki profesör, doktor ve hastalarla bire bir görüşme imkanım oldu. Orada bir ay kalıp seminerlere katıldım. Sonrası kendiliğinden gelişti.

Cinsiyet değiştirme danışmanlığı

Danışmanlık neleri kapsıyor?

A’dan Z’ye her şeyi. Tıbbi, hukuksal, psikolojik her türlü konuda yardımcı oluyoruz. Bize gelen kişi, tabiri caizse yeniden doğmuş olarak ayrılıyor bizden.

Bu aslında çok yıpratıcı bir iş. Ama biz hastamızı bu süreçte hiç yormuyoruz. Yanımızda bir nevi konu mankeni gibi geziyor. Başta vekalet verdiği için kimseyle muhatap olmuyor, sadece sorulan soruları cevaplıyor. İşlemleri kısaltıyoruz yani. Çünkü prosedürü çok iyi biliyoruz.

Başta riskleri, sonuçları, karşılaşacakları sosyal sorunları falan anlatıyoruz. Ama bu arada, kişinin bize verdiği izlenim de önemli. Herkesi de kabul etmiyoruz. Kişi bize açık ve net olursa kendisini en iyi sonuca ulaştırırız.

Cinsiyet değiştirme ameliyatı olmak için…

Cinsiyet değiştirme ameliyatı olmak için şartlar nedir?

Devlet bu hakkı vermiş vatandaşlara. Yasa çok güzel, sıkıştırma falan yok. T.M.K.’nın 40. maddesini* yerine getirdiğiniz zaman gerisi kendiliğinden geliyor.

Her iki cinsiyete geçişte de üreme yeteneğinden tamamen yoksun olunması ana temel şart. İkincisi; geçeceğiniz cinsiyetin davranış ve yaşam şartlarınıza uygun olduğunu belgeleyen bir psikiyatri raporu.

Tabii iznin verilebilmesi için istem sahibinin 18 yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması da şart.

Hukuksal desteği avukatlar da veremez mi?

Hukuksal bir konu ama avukatın yapacağı fazla bir şey yok. Bu Nüfus Memurluğuna açılan çekişmesiz bir dava.

Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak da mahkemece cinsiyet değiştirme durumuna izin verilmesini isteyebilir. Hangi mahkemeye gidileceği, hazırlanacak evraklar vs.

daha ziyade tecrübe ile öğreniliyor ve konuya hakim fazla kimse yok. Ayrıca gerekli durumlar da biz kendi avukatlarımızı devreye sokuyoruz zaten.

Süreci kısaca anlatır mısınız bize?

Kişi bizimle sözleşme yapınca vekalet veriyor ve işlemleri hemen başlatıyoruz. Haliyle devlet önce bir araştırma yapıp sebebini öğrenmeye çalışıyor, sonra hastaneye se ediyor. Üroloji veya kadın doğum muayeneleri ve yaklaşık 9-10 kere psikiyatri ziyareti oluyor.

Altı aylık gözetimden sonra kişiyi bir uzman görüyor ve uygun görürse heyete çıkartıyor. Heyet raporu,cinsiyet geçişi zorunludur” ya da “değildir” diye rapor veriyor.

Ameliyattan sonra ürolog veya kadın doğumcu tekrar kontrol ediyor, onay verirse rapor mahkemeye gidiyor, mahkeme sonucu ile de Nüfus Memurluğu‘na cinsiyet tespiti davası açılıyor ve kimlik değişimi yapılıyor.

Cinsiyet değiştirme ameliyatı

Ne kadar sürüyor bu süreç?

Erkekten kadına geçişte altı aylık bir zaman zarfında değişiklik iznini alıyoruz. Kadından erkeğe geçişin izni sekiz ay sürüyor.

Sonra ameliyatlar başlıyor: Rahim, ses teli, göğüs ve ya testis ameliyatları. Kimlik alma süreci de dört ay sürüyor. Bazen isim değişikliği oluyor, o zaman da ilave işlemler var. Genelde sürpriz bir sorun çıkmıyor, çünkü her şey açık ve belgeli.

Firix Danışmanlık olarak biz bir kişiyle en az bir yıl uğraşıyoruz. 1,5 yıl bile olabiliyor. Bazılarının ameliyat parası olmuyor mesela. O zaman önce iznini alıyoruz, parası olunca diğer işlemleri yapıyoruz. Aldığımız izinler süresiz.

Çok olmasına rağmen az bilinen bir uygulama olduğu için de, danışmanlık gerektiriyor sanırım.

Tabii. Ben kısaca anlattım, bu çok teferruatlı bir süreç ve tecrübeli biriyle ilerlenmezse çok yıpratıcı ve pahalı olabiliyor. Kişiler yanlış yönlendirilebilir, zaman ve para kaybedebilir, sıra bekler.

Eğer prosedürün sırasını yanlış yaparsanız hem kişiye zulmetmiş olursunuz, hem de doktorları boşuna meşgul etmiş olursunuz.

Danışmanlık aldığında kişi itilip kakılmıyor, sıra beklemiyor ya da derdini anlatmak için zorlanmıyor.

Bu tür ameliyatları yapan doktorların sayısı Türkiye’de bir elin parmaklarını geçmez. Bu şakası olmayan bir iş, insanların hayatıyla oynayabilirsiniz. Buradaki tüm tıbbi müdahalelerin cinsiyet değiştirme uzmanlarınca yapılması lazım. Herhangi bir ürololog ya da kadın doğumcu tam yapamaz.

Bakın açık söylüyorum: Biz bu işin profesörü değiliz ama her konuya vakıfız. Mantıksal çerçevede ve sürprizsiz olarak her şeye yardımcı oluyoruz.

Cinsiyet değişiminin hukuksal boyutu ve yurt dışında ameliyat riski

Hukuksal boyutunu biraz daha anlatır mısınız?

Devletimiz diyor ki; “sen kendini böyle hissedebilirsin, ispatla ve yeni kimliğinle hayata başla”. Erkekten kadına geçen kişi, bir kadının sahip olduğu her haktan faydalanabiliyor mesela. Evlenebilir, anne babasının emekli maaşından veya SGK’sından faydalanabilir.

Yasal yol, en mantıklı yol. Ameliyatta bir sorun olursa hakkınızı arayabilirsiniz, çünkü kanuna uygun iş yapıyorsunuz. Bazıları gizlice yurt dışında ameliyat oluyor. Ama o zaman bir sorun olduğunda kime dava açacaklar? Yeni kimliklerini nasıl çıkaracaklar?

Danışmanlık ücreti nedir?

Para ikinci planda ama hayır kurumu da değiliz. Parasız bir şey olmuyor bugün bu dünyada. Almadan vermek Allah’a mahsus. Benim rakamım 10.000 TL’dir. Kimlik değişene kadar ekstra bir şey ödenmez. Bu paranın yarısını masraf olarak kullanırız.

Bir cinsiyet değiştirme süreci kişiye toplam olarak kaça mal oluyor peki?

Ameliyat olacak kişinin olacağı ameliyatlar (adem elması, ses teli vs.), geçireceği estetik operasyonlar, geçiş yapmak istediği cinsiyet, kullanılan protez ve silikonların kalitesi, hastane ve doktorun ücretine göre değişiyor rakam. Benim fiyat vermem doğru olmaz. Çünkü bu ameliyatlar belli aralıklarla yapılmaktadır ve bu rakamları veren kişiler birebir doktorlardır.

“Askerlik meseleleriyle de ilgileniyoruz”

Çok değişik bir mesleğiniz var. Müşterilerinizle ilişkileriniz nasıl?

Türkiye’de bu konuda kurumsal olarak danışmanlık yapan tek kişiyim. Hastamı, uzaktan geliyorsa havalimanından alırım, konaklayacaksa güvenli bir yere yerleştiririm. Doktorları tanıtırım, kişinin bütçesine göre seçenekleri sunarım.

Sonra da kopamıyoruz zaten. Prosedür tamamlandıktan sonra da arkadaşlık, abilik ilişkimiz devam eder çoğuyla. Aile oluyoruz hatta. Mesela bir trans kadın arkadaş evlendi, boşanacağı zaman gene bana danışmaya geldi.

Askerlik meseleleriyle de ilgileniyoruz. Bireyi hiç yalnız bırakmıyoruz yani. İşimiz bu sonuçta. Kanunlar çerçevesinde her şeyi yapıyoruz. Sen güvenilir insansan, işini iyi yapıyorsan, paraya da insana da değerini veriyorsan Türkiye’de herkes seni tavsiye eder.

Bu ameliyatı olanların sayısı nedir? Daha çok hangi yöne geçiş oluyor?

Türkiye’de sandığımızdan daha çok trans birey var. Beni her sene yaklaşık 150’ye yakın insan arar mesela, bir o kadar mail vs. Benim şu anda devam eden 30 dosyam var. 20 tanesi kadından erkeğe geçiş.

“Cinsiyet değişiminde önemli olan yaşantı ve hissiyat”

İnsan neden doğduğu cinsiyetini değiştirmek ister?

Genetik testinde hormonlar cinsel vücuduna göre çıkabilir. Ama burada önemli olan yaşantı ve hissiyat. Ne durumlar var. Adam aile baskısıyla evleniyor, çocuğu oluyor, boşanıp cinsiyet değiştiriyor. Böyle hastalarım var benim. Bu insanlar sadece fizyolojik olarak yanlış doğduklarını düşünüyor ve imkanları olunca bu yanlışlığı düzeltmek istiyorlar.

Çocuk yaşlarında fark ediliyor çoğu, oynanan oyunlarda falan. Sonra ergenlik zamanında öbür cinsiyetin giydiği kıyafetlere ilgi duyuyorlar. Ergenliğini oturttuğu zaman da kendi cinsine ilgi duymaya başlıyor. Ve böyle bir ameliyatın mümkün olduğunu öğrendiğinde de planlarını ona göre yapıyorlar.

“İnterseksüel, transeksüel, eşcinsel kelimelerinin anlamları bile ayırt edilemiyor”

Türkiye’de bu konudaki bilinç ve bakış açısı nasıl?

Büyük şehirler bu konuya vakıflar ama onun dışında pek bilinmiyor. İnterseksüel, transeksüel, eşcinsel kelimelerinin anlamları bile ayırt edilemiyor. Aslında ben de bu işin içinde olmasam ben de anlamazdım her şeyi. Bilinçlendirmek gerek insanları.

Kadından erkeğe geçişte çok büyük bir sosyal sorun olmuyor. Çünkü ataerkil bir toplumda yaşıyoruz. Sosyal hayatları da fazla olmadığı için, bu daha sessiz bir geçiş oluyor. O yüzden de pek fark edilmiyor. Ama bunun fizyolojik boyutu diğerinden daha ağır.

“Yeniden doğuyorlar”

Bu arada, teknoloji her yerde olduğu gibi bu konuda da o kadar değişti ki; cinsiyet değiştirmiş bir kişiyi ayırt etmek neredeyse imkansız. Bir çoğu eski hayatlarını silip, başka bir şehirde yeni bir hayat yaşamaya başlıyor. Çevrenin fark edebileceği bir durum değil artık bu.

Ben tüm translara bir çocuk gözüyle bakıyorum. Çünkü yeniden doğuyorlar. Kimse kendi kendine eziyet etmez, salak mı bu insanlar? Hem paraları gidiyor, kem kesiliyorlar, ağır ameliyatlardan geçiyorlar. Bir düşünmek lazım; bunca eziyete ve zahmete rağmen neden cinsiyetlerini değiştirmek istiyor bu insanlar.

Peki dini boyut?

Evet “Allah’ın verdiğini neden beğenmiyorsun?” diyen var. Ama Kur’an-ı Kerim sebepsiz ya da keyfi vücutsal değişikleri yasaklamış. Trafik kazası geçirip, burnunu kırsan burun estetiği yaptırmaz mısın? Çocuğun sakat ya da eksik olarak doğsa tedavi ettirmez misin? Bu da aynı şey. Bu bir sapkınlık değil, bir kusurun düzeltilmesi. Ayrıca para gibi, inancın da kimde olduğu belli olmaz.

“Bazen eğitimli modern aileler bile çevre ne der kaygısıyla hareket ediyor”

Ailelerin tepkisi nasıl, siz neler yapıyorsunuz bu konuda?

Ailesi yanında olan da var, olmayan da var. Kabul edip sağlıklı bir çözüm yolu arayan da var, durumu kabullenmeyip çocuklarını reddeden de. Bazen eğitimli modern aileler bile çevre ne der kaygısıyla hareket ediyor. Bunlardan bazıları çocuklarını yurt dışına gönderiyorlar, orada ne yaparsa yapsın diye.

Gerektiğinde ben de gidip ailelerle konuşuyorum. Fuhuş sektöründe çalışan ve kadına dönmek isteyen bir trans hastam var mesela.

Gittim ailenin yanına, tüm büyükleriyle oturup konuştum ve şöyle dedim: “Sizin üç seçeneğiniz var: Bir; benim böyle bir çocuğum yok deyip dışlamak, ikincisi çocuğunu böyle kabul edip eve kapatmak, toplum içine çıkarmamak. E, o zaman sen ölünce ne olacak? Üçüncü şık ise “benim bir oğlum vardı, öldü, şimdi benim bir kızım var” diyeceksin.

Ki en doğrusu bu seçenektir. Sonra bu aile birbirlerine sarılıp ağladı orada. Çocuğun bir miktar birikmiş parası vardı. Babası kalanını üstleneceğini söyledi. Bu arkadaş yakında sona ameliyatını olup, yeni kimliğini alacak.

Travestileri durumu nedir bu konu içinde?

O uzun ve hassas bir konu. Burada konuşmayalım.

Ayrı bir röportaj konusu olabilir belki? Teşekkür ederiz Süleyman Bey.

Cinsiyet değiştirme hakkında kanun

*TMK 40. Madde – Cinsiyet değişikliği: Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir.

Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin 18 yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmi sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır. Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbi yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmi sağlık kurulu raporuyla doğrulanması halinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.

Türban takmanın verdiği özgürlük (özel röportaj)

Источник: https://indigodergisi.com/2017/01/cinsiyet-degistirme-ameliyati/

Katarakt Ameliyatı Olduktan Sonra Tedavi ve İyileşme Süreçleri

Türkiye’de Yapılan Ameliyat Sayesinde Şimdi Özgürce Koşabiliyor

Katarakt ameliyatı ne kadar sürer? Operasyondan sonra iyileşme süreci kaç gündür? Kaç çeşit ameliyat türü vardır? Kataraktın herhangi bir riski var mıdır?

Katarakt ameliyatı iyileşme süreci bakımından en kısa vadeli operasyonlar arasındadır. Günümüz teknolojisi ve uzman doktorlar sayesinde yarım saatlik bir operasyon sonucunda tüm görme kusurlarınız ortadan kaldırılabilir.

Katarakt Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Katarakt ameliyatı korkulacak bir operasyon olmayıp üç farklı şekilde uygulanabilir. Hastanın tercihinin de ön planda tutulduğu bu yöntemler hastanın uyutulmasına bağlı seçenekler içerir.

  1. Genel Anestezi
  2. Lokal Anestezi
  3. Damla

Genel anestezi hastanın tamamıyla uyutulması yoluyla uygulanır. Fakat günümüzde pek tercih edilen bir metot değildir. Lokal anestezi ise özel bir damla yardımıyla aynı etki sağlanabildiğinden uygulanmamaktadır. Sık kullanılan metot ise üçüncü sıradaki Damla ile göze verilen anestezi etkisidir. Ağrı ve sızı çekmeden Katarakt ameliyatı yapılabilmektedir.

Bu aşamada farklı operasyon türleri uygulanabilir. Gözünüzün yapısı, katarakt için açılacak kesi, yerleştirilecek mercek ve sağlık durumunuz bunu belirleyebilir. Gözünüzün mercek çevresinde yer alan zara ulaşılarak yerleştirilecek mercek sayesinde Katarakt ameliyatı sonrası bulanık ya da tortulu görme şikâyetiniz son bulacaktır. Uygulanan operasyonlar ise şu şekilde sıralanır.

Ameliyat türüUygulamaİyileşme süresi
İntrakapsüler CerrahiGenel AnesteziAylar Sürebilir
Ekstrakapsüler CerrahiLokal Anestezi8-10 Hafta
FakomülsifikasyonGöz damlaları ile Anestezi48 saat

Katarakt Ameliyatı Sonrasında Nasıl Bir Süreç Yaşanıyor?

Bu aşamada Katarakt ameliyatı kaç günde iyileşir sorusunu sıklıkla duyabiliriz. Ancak öncelikle hangi yöntemin uygulandığını bilmek gerekir. Örneğin Ekstrakapsüler cerrahi ile yapılan bir operasyonda hastanın korneasına mikronluk kesiler ve dikişler yapılır. Haliyle dikişler vasıtasıyla minimum 10 haftalık bir iyileşme süreci vardır.

Ancak günümüzde donanımsal anlamda yüksek teknolojiye sahip olan klinikler ve uzman doktorlar Fako yöntemini kullanmaktadır. Fakomülsifikasyon yöntemiyle yapılan Katarakt ameliyatı sonrasında iyileşme süreci saatlerle ifade edilebilir. Kesinlikle anesteziye başvurulmadan hastanın günlük yaşamında öğle yemeği arasında uygulanabilecek bir operasyondur.

Operasyon tamamlandığında yalnızca tedbir amacıyla gözün üzerine bir bandaj koyulur. Bu bandaj süresi ise 24 saati geçmez. Bir hasta Katarakt ameliyatı sonrası hemen gözündeki bulanıklığın gittiğini fark eder. Fakat tam randıman alınabilmesi için 48 saat sonra muayene edilir.

Yani en geç 2 gün içerisinde gözünüz Katarakt rahatsızlığıyla hiç tanışmamış kadar net görecektir. Katarakt sonrası göz ne zaman iyileşir diye merak edenler için Fako yöntemi en ideal seçenektir.

Ağrısız Katarakt ameliyatı sonrası iyileşme süresi herhangi bir komplikasyon görülmediği takdirde 48 saat ile sınırlıdır.

Katarakt Ameliyatının Riski Var Mı?

Katarakt ameliyatı kaç günde iyileşme belirtilerini tam anlamıyla gösterir sorusunun cevabını verdik. Fakat gözünde bulanık ve tortulu bir vizyon bulunan hastaların en büyük endişesi risk faktörüdür. Ameliyattan sonra oluşabilecek komplikasyonlar ya da olası bir enfeksiyon riski, görüş kaybı, daha ciddi bir göz problemi olup olmayacağını merak ederler.

İlk olarak Katarakt ameliyatından sonra diğer operasyonlara göre çok daha kısa sürede sağlığınıza kavuşacağınızı belirtmek gerek. Ancak bunun en temel formülü donanımı yüksek bir hastanede uzman bir kadroya operasyonunuzu yaptırmaktan geçiyor. Biraz daha ucuz olduğu için tam teşekküllü bir hastaneyi tercih etmezseniz olası sorunlarla karşılaşma ihtimalinizi arttırmış olursunuz.

Uygun koşulların sağlanmadığı, yetersiz ekipman ve teknolojinin kullanıldığı, alanında uzman doktorların girmediği Katarakt ameliyatları iyileşme süreci bakımından büyük sorunlar doğurabilir.

Katarakt operasyonu sonrası iyileşme sürecinde dikkat edilmesi gerekenler şunlardır.

  • Operasyon sonrası gözünüz için 3 ile 4 hafta aralığında ilaç kullanmanız gerekecektir.
  • Katarakt ameliyatı sonrası hastaneden çıktıktan bir gün sonra kontrole gitmeniz gerekir.
  • Gözünüze sıvı teması olmadığı sürece ameliyattan bir gün sonra duş alabilirsiniz.
  • Gözlerinizi ovuşturmamaya özen göstereceğiniz kısa bir süreç geçireceksiniz.
  • Ameliyatın ardından ağır kaldırmamaya, tozlu ortamlara girmemeye, gözünüzün üzerine yatmamaya, darbe almamaya ve nesnelerin temasını önlemeye özen göstermelisiniz.

Kaynaklar

(1 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://gozebak.com/katarakt-ameliyati-kac-gunde-iyilesir.html

Dr. Nowzaradan Sayesinde Ağır Yaşamlar Programında Hayatı Değişen 9 Kişi

Türkiye’de Yapılan Ameliyat Sayesinde Şimdi Özgürce Koşabiliyor

TLC'de yayınlanan Ağır Yaşamlar programını izleyenler bilir. Altın stetoskoplu, dobra mı dobra, “Merhaba” diyişi kulaklarda çınlayan, yanakları sıkılası ama bir yandan da otoritesiyle etrafa korku salan Dr. Nowzaradan sayesinde obezite sorunuyla baş etmeye çalışan, bu yüzden sağlığı tehde olan birçok kişinin hayatı değişiyor.

200 kilonun üzerinde olan ve fazla kiloları yüzünden sağlıklarını kaybetme noktasına gelen hastalara önce sıkı bir diyet uygulayan, ardından hedef koyduğu kiloya indikleri takdirde mide küçültme ameliyatına alan Dr.Nowzaradan'ın bu hastaları ameliyattan sonra da kilo vermeye devam ediyorlar.

Peki programdan sonra ne oluyor, hiç merak ettiniz mi? Sağlıklarına kavuşmakla kalmayıp aynı zamanda fiziksel olarak da tamamen başka birine dönüşen katılımcıların bu öncesi-sonrası hallerini görünce çok şaşıracaksınız.

Sen çok yaşa Dr. Now!

Christina Phillips: 321 kilodan 83 kiloya düştü

people

2014 yılında programa katılan Christina, Ağır Yaşamlar'ın rekortmeni olarak biliniyor. Zira program tarihinde en fazla kilo veren katılımcı o oldu. Tam tamına 229 kilo verdi Christina.

Yaşadığı bu değişimi şöyle anlatıyor genç kadın: “Eskiden iki adım bile atsam öleceğimi düşünüyorum. Şimdiyse hayattaki küçük şeyler bile bana muazzam bir mutluluk veriyor.

Mesela yeğenimi parka götürebildiğim, araba sürebildiğim için o kadar mutlu ve o kadar şanslı hissediyorum ki kendimi…”

Laura Perez: 245 kilodan 109 kiloya düştü

rehabchamp

2015 yılında Ağır Yaşamlar programına katılan Laura, 43 yaşında evli bir kadın. Mide ameliyatı sonrası 136 kilo birden veren Laura hala 35 kilo fazlası olduğunu düşünüyor ve diyet yapmaya devam ediyor.

Zayıfladıktan sonra hayatında nelerin değiştiği sorulduğunda ise kocasının onun bu yeni halini çok kıskandığını, bu yüzden zaman zaman sorunlar yaşadıklarını ama o kendini artık gerçek bir kadın gibi hissettiğini söylüyor.

Amber Rachdi: 299 kilodan 118 kiloya düştü

intouchweekly

2015'te programa katılıp sağlığına kavuşmak isteyen Amber'in çabaları sonuçsuz kalmadı ve programdan tam 181 kilo vermiş şekilde ayrıldı. “Eskiden babamın arabasına binebilmem için altıma tabure koyarlardı. Sanki aradan yüzyıllar geçmiş gibi geliyor, o günler geride kaldığı için çok mutluyum” diyor Amber.

Charity Pierce: 352 kilodan 126 kiloya düştü

psychicmonday

Programa katıldığında 352 kilo olan ve yürüyemeyen Charity mide küçültme operasyonuyla sağlığına kavuşanlardan. Ameliyat sonrası sarkan derilerinin alınmasıyla 17 kilo daha zayıflayan Charity toplamda 226 kilo vermiş durumda. Şimdi kilo verme macerasını sosyal medyada paylaşarak diğerlerine yol göstermeye çalışıyor.

Paula Jones: 241 kilodan 119 kiloya indi

psychicmonday

2015'te Ağır Yaşamlar'a başvurduğunda 241 kilo olan ve ölüp çocuklarını yalnız bırakmaktan korkan Laura başarılı bir operasyon geçirdi ve diyet, sporla kilo verme sürecini devam ettirdi. Bir sene gibi bir süre içinde fazla 122 kilodan kurtulan Paula düzenli spor yapmaya ve sağlıklı beslenmeye devam ediyor.

Melissa D. Morris: 296 kilodan 70 kiloya düştü

tummytuckhipo

En fazla kilo veren isimlerden biri de Melissa Morris. Programdan önce 296 kilo olan Melissa'nın hayali çocuk sahibi olmaktı ve bunun için kilo vermesi gerekiyordu. Ağır Yaşamlar'da tam 226 kilosundan kurtulan Melissa hayaline kavuştu ve zayıflamasının ardından iki çocuğu oldu.

Zsalynn Whitworth: 272 kilodan 136 kiloya düştü

Zsalynn, mide operasyonu sonrası kilosunun tam yarısını verenlerden. 136 kilo veren genç kadın sonrasında sarkan derilerini de bir operasyonla aldırarak 23 kilo daha verdi. Kendiyle barıştığını söyleyen Zsalynn'ı bu süreçte üzen tek bir şey olmuş: Ondaki bu değişikliği beğenmeyen kocasıyla boşanmışlar.

Brittani Fulfer: 274 kilodan 123 kiloya düştü

popculture

Brittani'nin programa katılma amacı diğerlerinden biraz farklı. Kilo vermek istiyordu çünkü kendi deyimiyle eşiyle karı-koca hayatı yaşayamıyorlardı ve aralarındaki bu cinsel sorunlar yüzünden birbirlerinden uzaklaşmışlardı. Sağlıklı bir evlilik için bıçak altına yatan Brittani hedefine ulaştı ve şu an mutlu bir evliliği olduğunu söylüyor.

Chuck Turner: 314 kilodan 130 kiloya düştü

intouchweekly

2014 yılında programa katılan ve mide küçültme operasyonu geçiren Chuck bu sayede tam 196 kilo verdi.

Kamyonculukla uğraşan Chuck fazla kiloları yüzünden fiziksel kabiliyetlerinin azaldığını ve işini yapamadığını, para kazanamadığını söylüyordu ama fazla kilolarını vermesiyle artık işinin başında.

Ayrıca eşinden boşanan Chuck, kendine güveninin gelmesiyle ikinci kez aşkın peşine düşeceğini söyleyerek de gündemi bir süre meşgul etti.

Источник: https://yemek.com/agir-yasamlar-programinda-zayiflayanlar/

Aşil Tendonu Kopması Nasıl Olur ve Aşil Tendonu Ameliyatı

Türkiye’de Yapılan Ameliyat Sayesinde Şimdi Özgürce Koşabiliyor

Aşil tendonu kopması, ısınmadan yapılan spor karşılaşmaları, ani ve aşırı zorlanmalar ve ayak topuğu bölgesine alınan darbeler aşil tendonu kopmasına sebep olabilir. Aşil tendonu kopması sırasında bir ağrı ve ses duyulabilir. Bölgeye elimizle dokunduğumuzda boşluk hissedilebilir.

Aşil Tendonu Nasıl Kopar?

Ülkemizde en çok futbol oynarken ortaya çıkar.Aşil tendonu, baldır kaslarını topuk kemiğine bağlayan kalın ve güçlü bir tendondur. Bilekten baldıra kadar uzanır. Aşil tendonu parmak uçlarında vücudu kaldıran en önemli yapıdır, insanın koşma ve yürümesinde önemli rol oynamaktadır.

Bu kalın ve sağlam aşil tendonu kopması veya yırtılması(aşil tendonu rüptürü) genellikle spor aktivitelerinde olduğu kadar basit bir ev işi sırasında ya da merdiven inip çıkarken bile oluşabilir.

aşil tendonu nerede

Aşil tendonu kopması en sık erişkin yaş grubunda görülmektedir.

Kopma ya da yırtılmanın en sık görülen nedenleri arasında ilk sıraları; ısınmadan yapılan spor karşılaşmaları, ani ve aşırı zorlanmalar alıyor. Sanılanın aksine, tendon üzerine direkt travmalar bu sebepler arasında çok nadir yer alıyor.

Beşiktaşlı Caner Erkin de aşil tendonu koparmıştı.

Bunların dışında kronik aşil tendinitleri yani tendonun topuğa yapışma yerindeki uzun süreli ağrı ve kalınlaşmalar da yırtılmanın diğer nedenleri arasında bulunuyor. Aşil tendonu kopması ilebazı antibiyotiklerin de ilişkisi vardır.

Prof. Dr. Sinan Karaoğlu Aşil tendon yaralanmaları -Sağlık Merkezi Programı

Aşil Tendonu Kopması Belirtileri

Aşil tendonu kopması sırasında yüksek ses ve ağrı oluşur. Tendonun kopması sonrası yırtılma ile birlikte bir ağrı hissedilmektedir. Ayak bileğinin ya da baldırın arkasında gerçekleşen kopma, genellikle uzaktan bile duyulabilecek kadar şiddetli bir ses çıkarır.

Bununla birlikte topuk kemiğinin üstünde oluşan çökme, morarma ve kasta kuvvetsizlik, aşil tendonunun koptuğunun bir göstergesidir. Ağrının şiddeti, kopmadan belli bir süre sonunda azalmaya başlar ve ayak parmaklarına giden tendonlar sayesinde ayak bileğini oynatmak mümkün olabilir.

Ancak hasta yürürken kendini ileri itemez ve parmak uçlarında yükselmesi imkansızlaşır.

Aşil tendonu kopması çok basit bir sebeple veya darbe almadan bile gerçekleşebilir. Mesela halı saha maçında genelde sporcu da bileğinin arkasında bir darbe olduğunu düşünür  fakat sadece koşarken bile aşil tendonu kopabilir. Hasta bunu ilk ses duymasıyla anlayabilir. Eliyle aşil tendonu bölgesini kontrol ettiğinde orada bir  çökme ve boşluk oluşmuştur.

Bileğin arkasında bulunan iki taraflı bağ kopmuştur.Genellikle bu tendonda zayıflama neticesinde bardağı taşıran son damla olarak aşil tendonu kopması gerçekleşmiş olabilir. Yani hastalarda topukda bir ağrı meydana geldiğinde bunun doktor tarafından kontrolü belki erken teşhisle tedavi edilebilir.

Aşil tendonu kopması ülkemizde en çok futbol oynarken ortaya çıkar.

Düzenli yapılan germe egzersizleri bu riski azaltır. Bazı antibiyotikler ise aşil tendonu kopmalarıyla ilişkilendirilir. Kinolon grubu antibiyotikler, aşil tendonu kopma olasılığını artırır.

Ayrıca yürümede ve koşmada en önemli etkenlerden aşil tendonların, iki ayakta da güçlü olması çok önemli.

Aşil tendonu kopmasına antibiyotikler de neden olabilir ,diyabet hastalarında aşil tendonu kopması daha sık görülebilir.

Aşil Tendonu  Kopması Tedavisi:

Acıbadem Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü doktoru Prof. Dr.

Sinan Karaoğlu, “Genç ve erişkin yaş gruplarında sık rastlanan ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen aşil tendonu kopması, cerrahi tedavi ve  erken fonksiyonel rehabilitasyon ile tedavi edilebilir.

Erken fonksiyonel tedavisinde öncesinde prp yöntemi uygulanıp daha sonra tendona erken dönemde yük bindirerek o bölge daha çok çalıştırılarak mekanik bir iyileştirme sağlanabiliyor.

Aşil Tendonu Ameliyatı Sonrası:

Aşil tendonu ameliyatı sonrası iyileşme süreci hastanın ayağı 1  ay kadar sabit tutulur daha sonra ayağında brace ile hasta yürümeye başlar.

Ameliyat sonrasında günde 3-4 saat çıkarıp egzersizler  yaparak 2 ay süre sonrasında ayakkabı kullanımına hasta geçebilir. 2. aydan sonrada fizik tedavi egzersizleri yaparak aşil tendonu güçlendirilir.

Tekrar kopma riskini azaltmak için egzersizler ve beslenmeye dikkat etmemiz gerekir.Bu tedavi öncesinde uygulanan prp tedavisi nedir bunu açıklamak gerekirse ;

Prp tedavisi yöntemi  ile yani, hastanın kendi kanından hazırlanan bir solüsyon ile aşil tendonu kopması ameliyatsız tedavi edilebilmektedir” dedi.

aşil tendonu kopması

PRP tedavisi yöntemi ile ameliyatsız tedavi seçeneği tedavisinde önceleri açık ameliyat tercih edilen aşil tendonu kopmasında, günümüzde prp adı verilen hastanın kendi kanından hazırlanan trombositten zengin plasma ile ameliyatsız tedavi seçeneği gündeme gelmiştir.

PRP tedavisi ile özel bir tüpün içine az miktarda kan alır ve santrifüj işlemi yani yüksek devir ile tüplerdeki kan bioteknolojik bir yöntemle bileşenlerine ayrılır. Böylece mililitrede 1.

5 milyona kadar trombosit yoğunluğuna sahip olan bir plasma elde edilir.Prp tedavisi, kısa süreli alçıyla fonksiyonel rehabilitasyona destek amaçlı kullanılmaktadır ve cerrahi ameliyattan çok daha kolaydır.

Tendonu iyileştiren tek başınaprp değil, kısa süreli alçılama ve fonksiyonel rehabilitasyondur.

Daha sonra egzersizler ile iyileşmenin hızlanması sağlanır. Cerrahi tedaviye göre daha çabuk iyileşme sağlayan fonksiyonel rehabilitasyon ve prp tedavi sonrası oluşabilecek komplikasyon ihtimallerinin de önüne geçilmiş olur.

Normalde de var olan bir iyileşme süreci prp ile güçlendiriliyor Prp ile vücutta kesilen bir yerin, kırılan kemiğin ya da kopan tendonun iyileşmesi daha kuvvetli hale getirilmesi mümkündür.

Bir ay içerisinde travmadan oluşan dokudaki boşluk tamamen dolar ve kuvvetlenir.

Dokudaki açıklığın büyüklüğüne göre prp tedavisi bir seans veya daha fazla da yapılabilir. Travmanın oluşmasından sonraki ilk haftada hasta dinlendirilmeli, yürüyüş koltuk değnekleri yardımıyla yapılmalıdır. Bir ay sonunda ise aşil tendonlarını zorlamayan ve aşırı germeyen basit egzersizler ile özellikle yüzme önerilir.

Aşil tendonu ameliyatı ne zaman gereklidir?

Bazı vakalarda problemi düzeltmek için cerrahi yöntemler gerekebilir. Bu teknikler, ağrıyı hafifletmede ve kemik dizilimini geliştirmede yardımcı olabilir. Ortopedi doktorunuz ameliyatın tipi hakkında aşağıdaki tedavi seçeneklerini sunabilir:

  • Artrodez ya da ayak ve ayak bileğindeki bir veya daha fazla kemiğin kaynaştırılması.
  • Osteotomi veya kemiğin, doğru olarak dizilmesi için kesme ve yeniden biçimlendirme.
  • Eksizyon veya kemiğin ve kemik çıkıntısının çıkartılması.
  • Sinovektomi veya tendonu kaplayan kılıfın temizlenmesi.
  • Tendon transferleri ya da tendon uzatmaları.

Aşil tendonu egzersizleri nelerdir ? 

aşil tendonu egzersizleri

Aşil Tendonu Kopması Yaşayan Hastaların Soruları

Aşil tendonu egzersizlerinde görüldüğü gibi aşil tendon ameliyatı sonrası yapılacak egzersizler için doktorunuzla görüşüp aylara ve durumuna göre bir fizik tedavi programı ve egzersiz programı hazırlaması gerekecektir.

Merdiven de yükselme, germe egzersizleri, sandalyede yapılabilecek egzersizler, tera band yardımıyla yapılabilecek egzersiz gibi seçenekler mevcuttur.

Achillessehne tedavisi ve Achillessehne nedir şeklinde yurt dışı aramalarla gelen hastalarımız için de Sinan Bey ile iletişime geçilebilir.

Sinan Beye Aşil tendonu kopması ve aşil tendonu ameliyatı ile ilgili yöneltilen sorular ;

Soru : Merhaba hocam, iki kere aşil tendonu ameliyatı oldum, ikinci ameliyatı 2.

5 ay oldu,  aşil tendonu ameliyatı sonrasında yürümeye başladım fakat  ayak ucuma yükselemiyorum (aşilin topuğa yapıştığı yerden kesilmişti tendonum) ve topuğumda ağrı oluyor yükselmeye çalıştığım zaman bu nedenden dolayı yürürken de topuğumda ağrı oluyor ve bileğimin dış yanında şişlik oluyor yürüdüğüm zaman.Bu ağrılar normal mi? Aşil tendonum tam iyileşmediği için mi böyle ağrı oluyor acaba ? Teşekkürler.

Cevap : Biraz daha zaman gerekli sanırım. Aşil tendonu iyileşme sürecinde fizik tedavi egzersizlerinin düzenli olarak yapılması gerekir bunu unutmayınız.

Soru : Slm hocam 6 yıl önce aşil tendonu ameliyatı oldum, şimdi ayağım çok zorlanıyor fazla yürüyünce ve  koşunca ağrı yapıyor ne tavsiye edersiniz egzersiz veya ilaç olarak öneriniz nedir ?

Cevap : Düzenli yapılan kuvvet egzersizleri ve esneklik hareketleri tendon sağlığı açısından önemlidir. Düzenli ve dengeli beslenme, ayakkabı seçimi de önemlidir.

Soru : Merhaba doktor bey, ben 17.08.2011 günü sağ aşil tendonu ameliyatı oldum. Ancak 10 gün geçmesine rağmen şişlik inmedi ve önceleri dikiş arasından kan sızıyordu.

şimdi deri kapandığı için yara bölgesinde hematom oluşuyor.

Ayağımı aşağıya doğru sarkıttığımda o bölgeye kan toplanıyor ve ağrı yapıyor ayağımı sürekli yukarı da tutuyorum ve buz uyguluyorum ancak bir gelişme olmuyor ne tavsiye edersiniz?

Cevap: Anlattıklarınız normalde olabilecek şeyler. 10 gün içinde azalıp geçecektir. Doktorunuzun tavsiyelerine devam edin. Ben ameliyatsız tedavi taraftarı olduğumdan çok yardımcı olamayacağım  PRP ile  Aşil tendonu kopmasında Ameliyatsız Tedavi (PRP enjeksiyonu ve sonrasında kısa bacak alçısı)

Soru : Hocam 5 yıl önce sol aşil tendonum kopmuştu şimdi de bayramda sağ aşil tendon koptu. doktorum bana ameliyatın zor olduğunu üzerine lenf koydğunu ucu ucuna dikemediği liflerin çok ince olduğunu söyledi.

Şu an kasığa kada alçıda 37 tane dikişim var bununla alakalı öneri ve bilgi verirmiisniz bundan sonra egzersiz yada yapmam ve yapmamam gerekenleri söylermişiniz. lenf atmak ne demek söylermisiniz.

teşekkürler

Prof. Dr. Sinan Karaoğlu Acıbadem Hastanesi

Cevap : Lenf atmak ne demek bilmiyorum. Belki bir yanlış anlama olabilir.

Doktorunuz başka bir şey demiş olabilir (Flep  demiş olabilir ?)
Ben son 4-5 yıldır Aşil tendonu kopmasını ameliyatsız tedavi ettiğim için çok yorumda bulunamayacağım .

Cerrahi tedavi yapıldığı için en doğrusu doktorunuzun tavsiyeleri ile devam etmenizdir. Zira tendonun ameliyattaki durumunu, dikişlerin ne kadar sıkı-güvenli olduğunu en iyi ameliyatı yapan doktorunuz bilir.

Soru: Hocam merhabalar, 17 nisan pazar günü maç sırasında feyk atıp dönerken aşil tendonum koptu.

Çekilen ultrasonda tama yakın bir kopma var dendi (%80-90 oranında ) 19 nisan salı günü aşil tendonu ameliyatı oldum 6 hafta alçıda kaldı alçı çıktıktan 1 hafta sonra fizik tedaviye başladım 10 gün içinde koltuk değneklerini bıraktım zorlamadan sekerek yürüyebiliyordum 30 günlük fizik tedavi sürecine 4 gün kala yolda yürürken tekrar bir acı hissettim.

ilk kopmada ki acıya yakın hemen ultrason ve mr çektirdim koptu dediler ve çok ciddi anlamda şişti biraz da morardı farklı doktorlara gittim iki gün içinde ameliyat dediler sonra başka bir doktor (levent köstem ) alçıyla bu kopma düzelir dedi ve tekrar alçıya alındı şu an 3 ün oldu alçıya alınalı ve 6 hafta kalacak dedi size sorum bu süreçte tekrar ameliyat olmadan tendon kaynarmı ve en önemlisi bu iki kopma olayı sonucu benim normal yürüyüşümde bir aksana kalıcı bir hasar meydana gelir mi şimdiden çok teşekkürler

Cevap :  Evet alçı ile tedavi ; alternatif yöntemler arasındadır. Ben akut yırtıklarda da primer olarak alçıyı tercih ediyorum. Ancak ilave olarak PRP enjeksiyonu da yapıyorum . 1 ay kadar diz altı alçı ve sonrasında bot ile yürütüyorum. Toplamda 2 ay dolunca da topuk yükseltisi ile yürümeye devam. 3 ay dolunca yükseltisiz (normal) ayakkabı öneriyorum.

Her ne kadar tekrar kopma ihtimali ameliyatsız tedavilerde daha çok denilse de ameliyat sonrası da görülebiliyor. Kaldı ki ben fark olduğuna inanmıyorum. Bu yüzden rehabilitasyonda biraz daha dikkatli olmak önerisiyle beraber Levent hocanın önerilerine devam edebilirsiniz.

Sinan Bey ‘ in daha önce tedavisini gerçekleştirdiği hastalardan bir kısmı bu sayfada yer almaktadır.

Prof. Dr. Sinan Karaoğlu’na Soru Sormak için Tıklayınız

Источник: http://www.sinankaraoglu.com/asil-tendonu-kopmasi-asil-tendonu-ameliyati/

Bypass Sonrası Yaşam

Türkiye’de Yapılan Ameliyat Sayesinde Şimdi Özgürce Koşabiliyor
Uzm. Dr. Deniz ŞENER
Kardiyoloji
Memorial Şişli Hastanesi

Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümünden Uz. Dr. Deniz Şener, bypass ameliyatı olmuş hastaları, öncelikle ağır sporlardan kaçınmaları konusunda uyardı. Uz. Dr. Şener, bypass hastalarının yapması ve yapmaması gerekenler hakkında bilgi verdi.

Göğüs ağrısına ve kalp krizine neden olan koroner arterlerdeki daralmalar, belli bir seviyenin üzerine çıktığında kan akışında engel oluşturur. Bu da kalbin yeterince beslenememesi ve dolayısıyla görevini tamolarak yerine getirememesi anlamına gelir.

Bu olumsuz tabloyu ortadan kaldırmak amacıyla uygulanan cerrahi işleme de, koroner bypass ameliyatı denir. Koroner bypass ameliyatının amacı, göğüs ağrılarını ortadan kaldırmak ve oluşabilecek kalp krizinin önüne geçmektir.

Kalp hastalan için ikinci yaşam, bypass sonrasında başlamaktadır.

Ameliyat öncesi kalp sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıkları terk eden hastalar, bypass sonrası hekim kontrolleri ile daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam seçme konusunda yönlendirilmektedir.

Bypass cerrahisi hakkında bilgi verir misiniz?

Kan akımı bozulmuş ve daralmış olan damarlardan kanın yeterince dokulara gidememesi sonucu kalp iyi beslenemez ve zora girer.

Bu durumda kanın geçmediği damara bypass yani ilave bir damar ile kanın damarın uç kısmına akmasını sağlanır. Türkiye'de bypass cerrahisi yaklaşık 20 yıldır başarı ile yapılmaktadır.

Ameliyatlar çok düşük ölüm riskleri ile yapılmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ölüm oranı, %1'dir. Bu, çok büyük başarıdır.

Sorun o an için giderilir

Bypass ameliyatı, mevcut problemi o an çözerek daralmış ya da tıkanmış olan damardan beslenmeyen kanın, kalp adalesini besler duruma getirilmesidir. Yani, o anki çözümü yaratmış olan bir ameliyat türüdür.

Ancak bypass ameliyatı ile var olan damar sertliği ortadan kal kınamaktadır. Bu nedenle bypass olmuş hastaların, belirledikleri bir yaşam tarzı ve hayat felsefesi ile yaşamlarını sürdürmeleri gereklidir.

Dolayısıyla bypass sonrasında alınacak tedbirlerin de tam olarak uygulanması gerekmektedir.

Bypass sonrası hastalar, önerilen yaşam tarzını benimsiyor mu?

Hekim kalp hastalarını tedaviye uyum ve söylenenlerin yapılması konusunda ikna etmede konusunda hekimler zorluk yaşamaktadır.

Kişiler; diyet, kilo verme ve ilaç kullanımı konularında hekim tavsiyelerine genellikle uymamaktadır. Ancak bypass sonrası durum biraz farklıdır.

Çünkü bypass geçiren hastalarda ameliyat sürecinde yaşanan sıkıntılar çok etkili bir şekilde ortaya çıkmakta, ameliyat travmatik bir hadise halini almaktadır.

Kişiler hayati risk nedeniyle ameliyat olduğu için bypass sonrası çok katı ve disiplinli bir şekilde yaşamlarını sürdürmektedir.

Sigarayı bırakamayan hastalar bypass ameliyatı sonrasında özellikle sigara alışkanlıklarından vazgeçmekte, kilo vermekte ve tedaviye uyum konusunda son derece başarılı olmaktadır. Çünkü ameliyat sonrasındaki yaşam tarzı ve hayat şekli, dikkat ve özen gerektirmektedir.

Ancak hastaların doğru yönlendirilmesi, doğru bilgilendirilmesi ve doğru tedbirleri almalarının sağlanması kendilerine anlatılmalıdır.

Bypass ameliyatı olmuş hastalara tavsiyeleriniz nelerdir?

Ameliyat olmuş bir kişinin ameliyatın erken dönemlerinde kontrollerini, ardından 3'er, 6'şar aylık ve daha sonra da I yıllık sağlık kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir. Hastaların öncelikle yarışmacı ve mücadeleci hayat tarzından vazgeçmeleri önemlidir.

Ağır sporlardan kaçınılmalıdır

Hastalara en önemli tavsiye, ağır sporlardan kaçınmalarıdır. Vücudun ağırlığını ya da dışarıdan ağırlık kullanarak bir takım sporlar yapmaları önerilmemektedir. Barfiks, sınav ve halter gibi ağır sporlardan kaçınmak gereklidir. Spor, yemeğin üzerinden en az 3 saat geçtikten sonra yapılmalıdır.

Sporda nabzın kontrolü de çok önemlidir. Aktivite sırasında nabzın bir buçuk katına çıkması kabul edilebilir. Bunu dengede tutmak için yarım saatte bir 10 dakika ara ile nabız sayısı kontrol edilerek aktiviteye devam edilmelidir.

Hastalara; yürüyüş, yüzme, masa tenisi, dans gibi bir takım sporlar tavsiye edilmektedir. Partner ile yapılan sporların, teşvik açısından büyük yararları vardır.Tenis ve dans bunların başında gelmektedir. Ancak kalp hastaları tenis oynamalı asla tenis maçı yapmamalıdır.

En kolay yapılabilen spor, yürüyüş olduğundan, yürüyüş bantlarında spor ile bel ve eklem problemleri olan kişiler için de doğa yürüyüşleri uygundur.

Bypass hastaları ideal kiloda olmalı

Bypass hastaları beslenmelerine özen göstermeli, diyet yapmalı ve kilo vermeliler. Bypass hastaları mutlaka ideal kilolarına kavuşmalıdır. Diyetlerinde şekerden, tuzdan ve kolesterolden fakir beslenmeleri önerilmektedir. Beslenme konusunda mutlaka bir diyet uzmanından tavsiyeler alınmalıdır.

Beslenmede, hayvansal yağlardan uzak durulmalı, özellikle peynir tüketiminde yağsız ve tuzsuz olanları tercih edilmelidir. Protein olarak tavuk ve balık eti tüketilmeli, kırmızı etten uzak durulmalıdır. Eğer yenecekse sığır eti ızgara olarak tercih edilmelidir. Kabuklu deniz ürünleri, salam, sosis, sucuk gibi besinlerden uzak durulmalıdır.

Mümkün olduğu kadar, harcanan kaloriden daha fazlası alınmamalıdır. Hastalar için kilo verme eğiliminde olmak çok önemlidir.

Hastalar aktif yaşam içinde olmalı

Bypass ameliyatı öncesinde hastalar kalp sorunları nedeniyle aktif yaşamlarından kendilerini çekmektedir. İş yaşantıları yavaşlamakta, sosyal hayatları ve özel yaşamları kısıtlanabilmektedir.

Bypass ameliyatının işlevinin, hayat süresini uzatmanın yanında yaşam kalitesini de artırmak da olduğu için bypass sonrası hastaların mutlaka aktif yaşamlarına geri dönmeleri sağlanmalıdır. Bunun için de iki aylık rehabilitasyon dönemi bulunmaktadır.

Ameliyat sonrasında mutlaka spor yapmaları, günlük aktivite I erin i normale çevirmelerini ve iş yaşamlarını aktif olarak sürdürmeleri tavsiye edilmektedir. Hastaların bunu yaparken tekrar bir damar problemi yaşamamaları için yediklerine, uyku düzenine ve genel sağlık kurallarına dikkat etmeleri gereklidir.

Ameliyat sonrası da bazı şeyleri yapmak sosyal bir gerekliliktir ama bunları yaparken de, sağlığına zarar verecek nitelikteki mücadeleli bir hayat önerilmemektedir.

Güncellenme Tarihi: 30 Nisan 2009Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/bypass-sonrasi-yasam/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.