Türkiye’nin Sigara Bağımlılığı Karnesi

Sigara ve Tütün Bağımlılığı

Türkiye’nin Sigara Bağımlılığı Karnesi

Tütün bağımlılığı nedir?

Sigara dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunudur ve yüksek oranda nikotin içerdiği için bağımlılık yapma potansiyeline sahiptir.

Sigara, nargile, pipo içme veya dumanının solunması zamanla kişide psikolojik ve fiziksel bağımlılık oluşturur. Tütün ürünlerinde 4000’den fazla kimyasal madde bulunmaktadır. Esas bağımlılık yapan madde nikotindir. Koklanarak burundan çekilen ya da çiğnenen dumansız tütünler de nikotin kadar yüksek düzeyde zehir içermektedir.
 

Yol açtığı sağlık sorunları

  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Bronşların daralması sonucu akciğer rahatsızlıkları ve KOAH
  • Damarlarda tıkanma ve buna bağlı felç
  • Midede gastrit, ülser ve mide kanseri
  • Ciltte sararma, kırışıklık, cilt kanseri
  • Ağız kokusu ve dişlerde sararma
  • Gebelikte sigara içilmesi erken doğuma ve buna bağlı olarak çeşitli gelişim bozukluklarına, doğum sonrası ise sütün kesilmesine yol açar.

Sigarayı bıraktıktan sonra …

  • Sigarayı bıraktıktan 2 saat sonra nikotin vücudunuzu terk etmeye başlar.
  • 6 saat sonra kalp atış hızı ve kan basıncı düşmeye başlar.
  • 12 saat sonra sigara dumanından kaynaklanan zehirli karbonmonoksit kan dolaşımınızdan temizlenir ve ciğerlerinizin daha iyi çalışmasını sağlar.
  • 2 gün sonra tat ve koku duyularınız keskinleşir.
  • 2-12 hafta içinde kan dolaşımı iyileşir, bu da yürüme, koşma gibi fiziksel aktiviteleri kolaylaştırır.
  • 3-9 hafta sonra öksürme, nefes darlığı, hırıltı gibi problemler azalır ve akciğerleriniz güçlenir.
  • 5 yıl içinde kalp krizi riski yarı yarıya azalır.
  • 10 yıl sonra akciğer kanseri riski yarıya inerken kalp krizi riski hiç sigara içmemiş bir kişinin riskiyle aynı orana düşer.

Biliyor musunuz?

  • Dünyada her yıl 6 milyon kişi sigara sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Bu sayı her 10 saniyede bir kişinin sigaradan ölmesi demektir.
  • Günde yaklaşık yarım paket sigara içen bir insan her gün beynine 300 nikotin vuruşu gönderiyor.

Bırakmak mümkün!

Sigara bırakma tedavisinde davranış danışmanlığı ve ilaç tedavisi büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde pek çok hastanede Sigara Bırakma Poliklinikleri bulunmaktadır. Ayrıca özel sağlık kurumları da sigarayı bırakmaya yönelik ilaç ve psikolojik tedavi hizmeti vermektedir.

İlaç tedavisinin amacı, sigaranın bırakılmasını izleyen dönemde ortaya çıkan nikotin yoksunluğunu gidermektir. Bu ilaçlar doktor tarafından reçeteli olarak verilmektedir. Bunun dışında bir sağlık uzmanına başvurmadan satılan sigara bırakma ürünlerine itibar etmeyiniz.

Sigara içmenin ruhsal ve davranışsal yönleri olduğu da gözden kaçırılmamalıdır. Bu faktörler yeterince incelenmezse, nikotin yoksunluğu geçtikten sonra kişi tekrar sigaraya başlayabilir. Hastanın bağımlılık kriterlerine göre planlanan psikolojik tedavide baş etme becerileri, öfke kontrolü, aile görüşmesi, motivasyona yönelik çalışmalar ve değişik terapi yöntemleri uygulanmaktadır.

  • Bırakma tarihi belirleyin.
  • Çevrenizdeki kişilere sigarayı bırakmayı planladığınızı söyleyin.
  • Karşılaşabileceğiniz zorlukları kestirmeye çalışın ve plan yapın.
  • Çevrenizdeki bütün sigara, çakmak, kibrit ve kül tablalarını uzaklaştırın.
  • Bırakmanın yararlarını düşünün.
  • Yapacak, ilgilenecek yeni şeyler bulun.

Çocuğunuz sigara kullanıyorsa

  • Çocuğunuzu sigara içerken yakaladığınızda zarar vermeden sadece elindeki paketi alın ve sigara içilmemesi ile ilgili ev ya da okul kurallarını hatırlatın.
  • Sigara ile her yakaladığınızda aynı tepkiyi verin. Önemli olan tutarlı tepkiler vermektir. Sınırlarınız net olsun.
  • Kurallara siz de uyun, çocuklar sizi sigara içerken görmemeli.
  • Nasihat dilini kullanmadan sigaranın etkileri hakkında konuşun. Doğru bilgileri öğrenmesini sağlayın.

Risk faktörleri

  • Nikotin yüksek oranda bağımlılık yapıcıdır. 
  • Bırakmaya çalışan içicilerin en az yarısında önemli oranda yoksunluk semptomları ortaya çıkar. 
  • Kullanıcılar sigarasız bir hayatı hayal etmekte zorlanırlar. Bazı kullanıcılar tek başlarına yardımsız bırakabileceklerini düşünürler. 
  • Bazı kullanıcılar olumsuz duygularla baş etme stratejileriyle ilgili sınırlı birikime sahiptir ya da sigarayı bırakmanın çok kolay olduğunu, dolayısıyla bununla uğraşmaya gerek olmadığını düşünürler.

Sigara içenlerde

Pasif İçicilik

Pasif içici, sigara kullanmayan ama sigara dumanına maruz kalan kişidir. Pasif içici olmanın etkileri sigara dumanına maruz kalmanın zamanı, yoğunluğu ve sıklığına göre değişmekle beraber her yıl milyonlarca insan sigaranın neden olduğu hastalıklar nedeni ile ölmektedir.

  • Tütün dumanına maruz kalmak kanser, kalp hastalıkları ve KOAH gibi birçok hastalığa neden olmaktadır.
  • Çocuklar tütün dumanının zararlı etkilerine karşı çok daha hassastırlar.
  • Tütün dumanına sadece 30 dakika bile maruz kalmak, uzun süreli sigara kullanıcılarında beliren fiziksel etkileri ortaya çıkarmaktadır.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr ve birakabilirsin.org adresini tıklayınız.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • SİGARA VE TÜTÜN BAĞIMLILIĞI HAKKINDA MERAK EDİLEN SORULAR VE CEVAPLARI

Tütün bağımlılığı nedir?

Sigara dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunudur ve yüksek oranda nikotin içerdiği için bağımlılık yapma potansiyeline sahiptir.

Sigara, nargile, pipo içme veya dumanının solunması zamanla kişide psikolojik ve fiziksel bağımlılık oluşturur. Tütün ürünlerinde 4000’den fazla kimyasal madde bulunmaktadır. Esas bağımlılık yapan madde nikotindir. Koklanarak burundan çekilen ya da çiğnenen dumansız tütünler de nikotin kadar yüksek düzeyde zehir içermektedir.
 

Yol açtığı sağlık sorunları

  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Bronşların daralması sonucu akciğer rahatsızlıkları ve KOAH
  • Damarlarda tıkanma ve buna bağlı felç
  • Midede gastrit, ülser ve mide kanseri
  • Ciltte sararma, kırışıklık, cilt kanseri
  • Ağız kokusu ve dişlerde sararma
  • Gebelikte sigara içilmesi erken doğuma ve buna bağlı olarak çeşitli gelişim bozukluklarına, doğum sonrası ise sütün kesilmesine yol açar.

Sigarayı bıraktıktan sonra …

  • Sigarayı bıraktıktan 2 saat sonra nikotin vücudunuzu terk etmeye başlar.
  • 6 saat sonra kalp atış hızı ve kan basıncı düşmeye başlar.
  • 12 saat sonra sigara dumanından kaynaklanan zehirli karbonmonoksit kan dolaşımınızdan temizlenir ve ciğerlerinizin daha iyi çalışmasını sağlar.
  • 2 gün sonra tat ve koku duyularınız keskinleşir.
  • 2-12 hafta içinde kan dolaşımı iyileşir, bu da yürüme, koşma gibi fiziksel aktiviteleri kolaylaştırır.
  • 3-9 hafta sonra öksürme, nefes darlığı, hırıltı gibi problemler azalır ve akciğerleriniz güçlenir.
  • 5 yıl içinde kalp krizi riski yarı yarıya azalır.
  • 10 yıl sonra akciğer kanseri riski yarıya inerken kalp krizi riski hiç sigara içmemiş bir kişinin riskiyle aynı orana düşer.

Biliyor musunuz?

  • Dünyada her yıl 6 milyon kişi sigara sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Bu sayı her 10 saniyede bir kişinin sigaradan ölmesi demektir.
  • Günde yaklaşık yarım paket sigara içen bir insan her gün beynine 300 nikotin vuruşu gönderiyor.

Bırakmak mümkün!

Sigara bırakma tedavisinde davranış danışmanlığı ve ilaç tedavisi büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde pek çok hastanede Sigara Bırakma Poliklinikleri bulunmaktadır. Ayrıca özel sağlık kurumları da sigarayı bırakmaya yönelik ilaç ve psikolojik tedavi hizmeti vermektedir.

İlaç tedavisinin amacı, sigaranın bırakılmasını izleyen dönemde ortaya çıkan nikotin yoksunluğunu gidermektir. Bu ilaçlar doktor tarafından reçeteli olarak verilmektedir. Bunun dışında bir sağlık uzmanına başvurmadan satılan sigara bırakma ürünlerine itibar etmeyiniz.

Источник: https://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/sigara-ve-tutun-bagimliligi

İşte Türkiye’nin sigara bağımlılığı karnesi…

Türkiye’nin Sigara Bağımlılığı Karnesi

Son yıllarda her ne kadar sigarayla mücadelede toplumsal alanda atılan bazı adımlar meyvelerini veriyor olsa da Türkiye halen en çok sigara tüketen ülkeler sıralamasında 11. sırada yer alıyor. Türkiye’nin ‘sigara bağımlılığı’ konusunda kötü bir karneye sahip olduğuna dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr.

Yalçın Karakoca, “Türkiye’de sigara tüketimi son 10 yılda yüzde 52 arttı. Sigara tüketimi artışında Pakistan’dan sonra ikinci sıradayız. Maalesef çocuklarımızın yüzde 55’i aileleri tarafından pasif içiciliğe maruz bırakılıyor. Sigara her konuda olduğu gibi çocuk bekleyen kadınların da en büyük düşmanı.

Günde 1 sigara, kadının doğurganlığını yüzde 28 azaltıyor” dedi.

31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü. Yüz binlerce tiryakinin sigarayı bırakmasını sağladığı belirtilen ‘Dumansız Hava Sahası’ uygulaması, önümüzdeki günlerde daha da genişleyecek. Sigara paketleri, artık görünür yerlerde değil, tezgâh altına konularak satılabilecek.

Öte yandan dünyada ilk kez Avustralya’da başlatılan sigarada “kara paket” uygulamasının da yakın gelecekte Türkiye’de de hayata geçirilmesi tartışılıyor. Uygulama yasalaşırsa paketlerde, marka logosu ve simgesi bulunmayacak, sadece sağlık uyarıları yer alacak.

Dünya Tütünsüz Günü veya Dünya Sigarayı Bırakma Günü, 1987 yılından bu yana, her yıl 31 Mayıs tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) üye devletlerince tüm dünyada kutlanıyor. Bu gün tüm dünyada yapılan kampanyalarla sigara kullanıcıları 24 saat süreyle sigarayı bırakmaya teşvik ediliyor.  Prof. Dr. Yalçın Karakoca, Türkiye’deki sigara bağımlılığı konusunda şu değerlendirmelerde bulundu:

Türkiye en çok sigara içilen ülkeler arasında 11. sırada

OECD’nin 2015 yılı raporuna göre, Türkiye yüzde 23,8 sigara kullanım oranıyla dünyada 11. sırada yer alıyor. Rapora göre Türkiye’de erkeklerin yüzde 37.3’ü ve kadınların yüzde 10.7’si sigara kullanıyor. Türkiye’de, her gün sigara içen kişi sayısı 10.6 milyonu erkek, 3.9 milyonu kadın olmak üzere toplam 15 milyona yakın.

Her yıl 120 bin kişi sigaraya kurban veriliyor

Ülkemizde her yıl 120 bin, her gün 300 kişi sigaraya bağlı nedenlerle ölüyor. Akciğer kanseri ölümlerinin yüzde 95’i, KOAH’a bağlı ölümlerin yüzde 90’ı sigara nedenli. Dahası kalp damar hastalıkları da yine sigaraya bağlı ölümlerin ilk sırasında geliyor. Sigara içen bir kadının akciğer kanseri olma riskinin, içmeyen bir kadına göre 1.5-3 kat daha fazla olduğu kabul ediliyor.

5 milyon kişi sigara dumanına maruz kalıyor

2014 yılında Dünya Sağlık Örgütü işbirliğiyle hazırlanan Tütün Atlası Araştırması’nın sonuçlarına göre, Türkiye’de çalışan nüfusun yüzde 39’u işyerinde pasif içici çıktı. Bu oranla dünyada 8’inci sırada bulunan Türkiye’de, restoran ve evlerde, kapalı alanlardaki sigara yasağına rağmen pasif içicilik oranı yüzde 58’e kadar yükseldi.

Türkiye’de iş yerlerinde sigara içmediği halde sigara dumanına maruz kalarak pasif içici konumunda olan 1 milyonu kadın, 4 milyonu erkek, yaklaşık 5 milyon insan bulunuyor. Pasif sigara dumanına maruziyette normal bir sigara içicisine oranla; 4 kat fazla karbonmonoksit gazı, 50 kat fazla amonyak ve daha bir sürü zehirli maddeyi kat be kat fazla alıyorsunuz.

Çocukların yüzde 55’i pasif içici

Pasif içicilik herkesi ama özellikle anne karnındaki bebekler, bebekler ve çocukları tehdit ediyor. Bebekler dünyaya geldikten sonra akciğerler ve beyin gibi bazı organlar gelişimine devam ediyor. Sigara dumanı işte bu gelişime büyük zarar veriyor.

Ülkemizdeki çocukların yüzde 55’i maalesef pasif içiciliğe ailesi tarafından maruz bırakılıyor. Bu durum da gelecekte sağlıklı bireyler yetişme şansını azaltıyor. Günde 10 adet sigara içilen bir evdeki çocuğun, hiç içilmeyen bir evdeki çocuğa göre, solunum yolu rahatsızlığı yaşama riski 2 kat fazla. Bu da pasif içiciliğin ne kadar etkili ve kötü bir durum olduğunu gösteriyor.

Öğrenciler arasında sigara içenlerin oranı artıyor

Dünya Sağlık Örgütü işbirliği ile 2003 yılında yapılan Küresel Gençlik Tütün Araştırması (GYTS; Global Youth Tobacco Survey) sonuçlarına göre 13-16 yaşlar arasındaki öğrencilerde erkeklerin yüzde 33,1’inin; kızların da yüzde 22,3’ünün yaşamlarının bir döneminde sigara içmiş olduğu saptanmıştır. Erkek öğrencilerin yüzde 9,1’i ve kız öğrencilerin de yüzde 5’i çalışmanın yapıldığı tarihte sigara içmekte olduklarını belirtmişlerdir.

Türkiye sigara tüketimi artışında ikinci sırada

Türkiye’de son 10 yıl içinde sigara tüketimi yüzde 52 oranında artmıştır. Ülkemiz bu artış oranıyla dünyada Pakistan’dan sonra ikinci sıradadır.

Günde 1 sigara doğurganlığı yüzde 28 azaltıyor

Sağlık Bakanlığı’nın araştırmasına göre, ülkemizde 15 yaş üstü kadınlarda sigara içme oranı yüzde 24’tür. Hollandalı bilim adamlarının yaptığı araştırmalar, günde bir sigara içen kadının doğurganlık şansının bile hiç içmeyenlere göre yüzde 28 oranında azaldığını, doğurganlık yaşını en az 10 yıl azalttığını göstermiştir.

Gebelikle ilgili sonuçlar açısından incelendiğinde sigara içen kadınlarda gebelik zarlarının erken yırtılması, ‘abruptioplacentae’ (rahim duvarındaki plasentanın erken ayrılması), placentaprevia (plasentanın doğum kanalını kısmen veya tamamen tıkaması), dış gebelik ve erken doğum riski daha yüksektir.”

GIDAHATTI DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN

Etiketler: Dünyada sigara tüketimiPasif içicilik nedir?Sigara içme yaşı

Источник: https://www.gidahatti.com/iste-turkiyenin-sigara-bagimliligi-karnesi-55462/

İmaj Kaygısı Sigara Bağımlısı Yapabilir!

Türkiye’nin Sigara Bağımlılığı Karnesi
Uzm. Psi.

Gizem Mine ÇÖLÜMLÜ
Psikoloji (Klinik)
Memorial Şişli Hastanesi

Bırakınca kilo alıyorum, hamile kalınca içmeyeceğim, çevremde herkes kullanıyor, bu benim tek zeim… Sigara bağımlıları zararlarını bildikleri halde pek çok bahane ile bu alışkanlıklarını sürdürmeye devam ediyor.

Kullanım yaşının gelişmiş ülkelere göre Türkiye’de çok daha düşük olması ise önemli bir tehye işaret ediyor. Daha çocuk yaştaki bireyler ve gençler genellikle imaj kaygısı, büyüdüğünü ispat etmeye çalışma gibi nedenlerle sigara kullanabiliyor.

Ancak sigaranın zararlı etkilerinin daha geniş kitlelere duyurulması, bağımlılık halinde de konu ile ilgili psikolojik destek alınması da önem taşıyor. Memorial Şişli Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzman Klinik Psikolog Gizem Mine Çölümlü, “9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü” öncesinde, sigara bağımlılığı ve altında yatan nedenler hakkına bilgi verdi.

En hızlı yayılan ve en uzun süren salgın

Dünya Sağlık Örgütü’nün “dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını” olarak ifade ettiği sigara, ülkemizde de önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir.

Son yıllarda sigara içme alışkanlığı, gelişmiş ülkelerde azalmakta iken, gelişmekte olan ülkelerde tüketimi her geçen yıl artış göstermektedir.

Sigara bağımlılığı, içme örüntüsünün tutarlılık göstermesi, giderek sigara miktarının artırılması, bırakınca yoksunluk belirtilerinin yaşanması ve başarısız sigara bırakma girişimleri şeklinde tanımlanmaktadır.

Başlama yaşı 10-11 yaş sınırına indi

Sigara, içerisinde bulunan bağımlılık yapıcı madde olan nikotin nedeniyle aynı zamanda nikotin bağımlılığı olarak da adlandırılmaktadır. Sigara içmenin nikotin ile ilişkili bedensel etkilerinin yanı sıra ruhsal ve davranışsal yönleri de zamanla gelişmektedir.

Bedensel, ruhsal ve davranışsal faktörler birbiriyle etkileşim halindedir ve bu faktörlerin yeterince incelenmediği durumlarda kişi kolaylıkla tekrar sigaraya başlayabilmektedir.

Toplumsal, ekonomik ve sosyokültürel etmenler nedeniyle nikotin bağımlılığı sık gelişebilmekte ve Türkiye’de sigara başlama yaşının 10-11 sınırına indiği tahmin edilmektedir.

Çocukların ve ergenlerin sigaraya başlama nedenleri şunlardır;

• Düşük benlik saygısı, okul problemleri• Akran etkisi• Anne-babanın ya da aile büyüklerinin sigara içmesi • Özendirici olması• Bir gruba dahil olma kaygısı• Bir büyüme sembolü olarak görülmesi• İmaj kaygısı

• Kendini değersiz algılama

Bu nedenlerin yanında içmeyi cesaretlendirici ortam, çevreye özenme ve uyum gibi faktörler bu yaş grubunda sigara içme nedenleri arasında bulunmaktadır. Erken yaşta başlanan sigara içimi, erişkinlikte sigara içimi için en önemli risk etkenidir ve sigara içilen çevreden uzak duruldukça sigara içim ve bağımlılık oranının daha düşük olduğu belirtilmektedir.

Ulaşım kolaylığı en büyük sorun

Sigara ulaşım kolaylığı, fiyatı ve diğer bağımlılık biçimleriyle karşılaştırıldığında ekonomik, hukuksal ya da ruhsal düzlemde daha az soruna yol açmaktadır.

Bu durumda, sigaranın yarattığı olumsuz sonuçlara duyarsızlık yaratmakta ve sigarayı bırakma çabalarını azaltmaktadır.

Ulaşım kolaylığı dışında, “kilo alırım, herhangi sebepten dolayı da ölebilirim, artık çok geç ya da gelecekte bırakırım” gibi düşünce kalıpları da sigarayı bırakmayı engelleyen nedenler arasında bulunmaktadır.

Sigarayı kendi başına bırakanların %98’i tekrar başlıyor

Sigara bırakma başarı oranı, birçok madde bağımlılığı tedavisinde de olduğu gibi kişinin kendi isteği ve iradesi ile ilişkili olmaktadır.

Davranışsal, fizyolojik ve ruhsal yoksunluk belirtilerinin kişiyi zorladığı bu süreçte, bilgilendirici ve destekleyici yardım almak bırakma eyleminin devamının sağlanması açısından çok önemlidir.

Yapılan araştırmalara göre her yıl sigara içenlerin % 70 ’i bırakmayı düşünmekte ve 1/3 ü de bırakmayı denemektedir. Ancak bu süreci herhangi profesyonel bir yardım talep etmeden kendi başına deneyenlerin %98’i sonraki bir yıl içerisinde yeniden sigaraya başlamaktadır.

Sigara bir kendine zarar verme davranışıdır

Sigarayı bırakma döneminde ortaya çıkan öfke, huzursuzluk, madde arama davranışı, gerginlik, yoğunlaşma güçlüğü gibi yoksunluk belirtileri kişinin içme süresi ve miktarı ile de doğrudan ilişkilidir. Çoğu bağımlı, diğer bağımlılık örüntülerinde olduğu gibi sigarayı bir rahatlama, stresle baş etme, öfke kontrol aracı gibi görmekte ve bu davranışı pekiştirmektedir.

Psikolojik destek ile eşleşen bu davranış şekli ile ilgili farkındalık ve zor durumlarla baş etme becerileri psikoterapi yöntemleri ile kişiye kazandırılabilmektedir. Ayrıca bir çeşit kendine zarar verme davranışı olan sigara ve tütün kullanımının altında yatan nedenler incelenmeli ve destekleyici psikoterapi görüşmeleri kişinin ihtiyaçları doğrultusunda planlanmadır.

Güncellenme Tarihi: 05 Şubat 2018Yayınlanma Tarihi: 05 Şubat 2018

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/imaj-kaygisi-sigara-bagimlisi-yapabilir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть