Tuzu Az Tüketmek de Sağlığa Zararlı!

Fazla Tuz Tüketiminin Belirtileri ve Zararları Nelerdir

Tuzu Az Tüketmek de Sağlığa Zararlı!

Tuz, dengeli bir yaşam için gerekli olsa da biz bunu biraz abartıyoruz.Aşırı tuz alımı hipertansiyona ve ateroskleroza neden olabilir, bu dakalp hastalığı ve inme riskini arttırır.

Yüksek sodyum seviyeleri aynı zamanda mide kanseri ve bilişsel gerileme ile bağlantılıdır.Bu gibi riskler fazla tuz alımının sonuçları arasındadır.Yazımızda fazla tuz tüketmenin zararları ve belirtilerine yer vereceğiz.

Öncelikle bir kaç soruya cevap verelim.

Çok Fazla Tuz Tüketirsek Ne Olur?

En belirgin etkilerinden biri yüksek tansiyondur. Yüksek miktarda sodyum tüketimi vücudumuzun kan dolaşımında su tutmasını sağlar ve vücudumuzdaki kan hacmini yükseltir. Bu, özellikle beyin, böbreklerimiz ve gözlerimiz gibi arter ve organlara zarar verebilecek yüksek tansiyona (hipertansiyon) yol açar.

Hipertansiyon ve prehipertansiyon, kalp krizi, inme, böbrek hastalığı ve göz problemleri çekme şansını da artırır. Bununla birlikte, Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü, yüksek tuz alımının mide kanserinin muhtemel bir nedeni olduğunu kabul eder.

Tabi ki gerekli ancak biz bunu fazla tüketiyoruz ve fazla sodyumda sağlık açısından zararlı etkileri vardır.

Ben çok az tuz kullanıyorum deseniz bile, yediğiniz her yemekte, ekmekte,cips,çerezler, lokantada yediğiniz bir yemek,pizza,et,çorba gibi bir çok yerden zaten tuz alımını yapıyorsunuz.

Ek olarak yemeklere tuz eklemek fazla sodyum alımını daha yüksek seviyelere çıkarmaktadır.Dolayısıyla kesinlikle yemeklere ek olarak tuz atmayınız.

Yapılan araştırmalarda günde 2300 mg yani 1 çay kaşığı tuz yeterli iken ortalama 3400 mg tüketilmektedir. Ancak ülkemizde bu miktarlar maalesef daha yüksek derecededir.

Çok Fazla Tuz Alımının ve Tüketilmesinin Belirtileri Nelerdir?

1. Her Zaman susamış ve kuruma hissi

Bu, tüm işaretlerin en belirgin olanıdır. Farkında değiliz, ancak vücudumuz optimal sodyum düzeylerini korumak için çok çalışıyor ve kendi kendine düzenliyor. Çok fazla tuz yediğimizde, bu dengeyi atarız ve beynimiz susuzluk duygusunu tetikleyerek daha fazla su içmeye ve böylece en uygun sodyum seviyelerini geri getirmeye teşvik eder.

Yüksek sodyum seviyeleri kan dolaşımına girdiğinde, vücut tüm sodyumun çözülmesi için mümkün olduğunca fazla su tutar.

Bu, böbreklerinizin daha az idrar üreteceği ve vücudunuzun çeşitli yerlerinde (ayak, ayak bilekleri, yüz, eller) ödem olarak bilinen şişme veya şişkinlik yaşayabileceği anlamına gelir.

Dolayısıyla, sık olmayan idrara çıkma ve / veya ödem görürseniz, diyetinizde çok fazla tuz var demektir.

3. Yüksek Tansiyon

Yüksek tansiyona muzdarip olmanız durumunda,  sodyum muhtemel bir nedendir. Çok fazla tuz kan hacminizi arttırır ve bu fazladan kan,kalp ve arterlerinize ekstra yük yaratır.

 Ne yazık ki, hipertansiyonda genellikle herhangi bir belirti bulunmadığından, insanlar yüksek tansiyona maruz kaldıklarını fark etmeden yıllarca sürebilirler.

Doktorunuz, sodyum düzeyinizi belirlemek için kan testleri de dahil olmak üzere laboratuvar çalışmaları yapabilir ve rutin randevular sırasında bile tansiyonunuzu kontrol etmelidir.

4. Böbrek Taşları

Yüksek tuz tüketimi idrarda kalsiyum seviyesini yükselterek böbrek taşı geliştirme ihtimalini artırır. Böbrek taşları geliştirmeye yatkınsanız, çok fazla tuz tüketiyor olabilirsiniz.

5. Obezite

Son yıllarda yapılan araştırmalar, yüksek tuz alımının bazı insanlarda obezite riskini artırabileceğini gösteriyor. Sebepler henüz net değil, fakat bir argüman, çok fazla tuz yemesi sizi susamış hale getiriyor.

Bununla birlikte, içme suyu yerine aperatif ya da şekerle tatlandırılmış içecekler için dışarı çıkabilirsiniz. Böylece vücudunuzun ihtiyaç duyduğu enerjiden daha fazla kalori tüketirsiniz.

Günde 1 gramlık bir tuz alımı artışının, çocuklar ve ergenler arasında şekerle zenginleştirilen şekerli içeceklerin günde 27 gram artmasına neden olduğu gözlemlendi.

6. Gastrit

Yüksek tuzlu bir diyet ayrıca gastrite neden olabilir, atrofik gastrit gelişme şansını artırabilir ve hatta gastrik tümörlere neden olabilir. Yüksek tuz alımı, Helicobacter pylori (H.

pylori) bakterileri tarafından midenin kolonizasyonunu teşvik eder ve bu gastrite neden olabilir ve kötüleştirebilir. Kontrol edilmediyse, gastrik tümörlere de yol açabilir.

Çok tuz tüketiyor ve mide sorunları yaşıyorsanız doktora danışmanızı tavsiye ediyoruz.

İlk olarak tuz miktarı en fazla olan gıdaları bilmektedir.Yapılan araştırmalarda tuz tüketiminin %40’ı bu 10 gıdadan sağlanmaktadır.Ekmek,et,pizza,peynir,çorba,makarna,sandviç,patlamış mısır,cips,çerezler yer almaktadır.

  • Marketten alışveriş yaparken , beslenme etiketlerini dikkatli bir şekilde okuyun ve en sevdiğiniz yiyeceklerin düşük sodyumlu olanlarını tercih edin.
  • Taze malzemelerle alıp kendi yemeklerinizi hazırlayın. Bu sayede dilediğiniz oranda tuz miktarını ayarlayabilirsiniz.
  • Yemeklerde tuz tat verir ancak fazla abartmamalısınız. Yemek lezzetini tuz yerine baharatlardan almaya çalışın.
  • Konserveleri kullanmadan önce iyice yıkayın . Çünkü konservelerin tuz oranı koruma amaçlı yüksek olmaktadır.
  • Lokantalarda yemek yiyerken, yemeğinizin düşük (ya da hiç) tuz ile hazırlanmasını ve tuzsuz bir salata isteyebilirsiniz.
  • Potasyum açısından zengin yiyecekleri tüketin.Fazla tuz hasarını yani sodyumu potasyum ile dengeleyebilirsiniz.Bunun için muz, ıspanak, domates, avokado, nar, tatlı patates, somon, fasulye, pancar, brokoli tüketebilirsiniz. Kuru yemiş olarak ceviz tavsiye edilir.

Tuzun tüketimini azaltmak size zor gelebilir. Ancak bu konuda iyi haberlerimiz var. Dilimiz normal beslenmede %30’luk bir tuz azalmasını neredeyse fark etmiyor diyebiliriz. Yani %30 tuz azalması aldığınız lezzeti fazla etkilemeyecektir.

Mutlu ve Sağlıklı günlere…. Gıda Müh. Emir Erşat Kaboğlu

Rating: 5.0/5. From 2 votes.

Please wait…

Yorumları

Источник: https://gidabilinci.com/fazla-tuz-tuketiminin-belirtileri-ve-zararlari-nelerdir

Fazla Tuzun Zararları

Tuzu Az Tüketmek de Sağlığa Zararlı!

Tuz tüketimi vücut için elbette gereklidir. Eğer günlük alınması gereken miktar aşılmazsa tuzun sağlık için hiçbir sakıncası yoktur. Ancak bu miktar aşıldığında fazla tuzun zararlarından kaynaklanan pek çok sağlık problemiyle karşılaşılabilir.

Öncelikle az tuz tüketmenin de sağlık için zararlı olduğunu söyleyelim. Vücuda yeteri kadar tuz alınmadığında tansiyon düşmesi, baş dönmesi gibi problemlerle karşılaşılır. Tansiyon düşüklüğü problemi olan bir kişiye tuzlu ayran içirilmesinin nedeni budur.

Tuz insan vücudundaki sıvı dengesinin kurulmasında önemli bir rol oynar. Bu şekilde kan basıncı düzenlenebilir ve doku ve organların sağlıklı çalışabilmesi için sıvı dengesi kurulabilir.

Günlük ne kadar tuz tüketilmelidir?

Sağlıklı yetişkin bir bireyin günlük tuz ihtiyacı 5 gram kadardır. Bu miktar aslında gün içerisinde tüketilen yiyeceklerle beraber vücuda giriş yapar. Bu yüzden fazladan tuz alınması 5 gramlık sınırın aşılmasına sebep olabilir. Bu durumda fazla tuzun zararları kısa sürede etkisini göstermeye başlar.

Fazla tuzun zararları

Pek çok kişi sofraya oturduğunda daha yemeğin tadına bile bakmadan tuzluğu alır ve yemeğine tuz atar. Bu oldukça yanlış bir davranıştır. Yemeğin içerisindeki tuz yeterlidir. Fazla tuzlu yemeye damak tadı alıştırılmamalıdır.

Bu şekilde devam edilirse fazla tuzun zararlarından kaynaklanan sağlık problemleri ortaya çıkabilir. Ne yazık ki ülkemizde tuz sofralarda gereğinden fazla tüketilmektedir. Kişi başı tüketilmesi gereken miktar 5 gramken, ülkemizde kişi başı tüketilen tuz miktarı 14 gramdır.

Tüketilen tuz miktarını azaltmak ve fazla tuz kullanma alışkanlığını engellemek için lokanta ve restoran gibi yemek hizmeti verilen yerlerde çeşitli düzenlemeler yapılsa da halen tuz tüketimi normalin üzerindedir.

Bunun bir sonucu olarak çok sayıda kişi fazla tuzun zararlarından kaynaklanan hastalıklara yakalanmaktadır.

Fazla tuzlu yiyecekler hangileridir?

Bazı yiyecekler hazırlanma aşamaları gereğince normalden daha fazla tuz içerebilir. Bu tür yiyecekleri çok sık tüketmek vücuda aşırı miktarda tuz girmesine neden olur. Fazla tuzlu yiyecekler:

  • Sosis çeşitleri, sucuk, salam
  • Çeşitli peynir ve zeytinler
  • Turşu çeşitleri
  • Tuzlu kuruyemişler,
  • Cips çeşitleri ve krakerler
  • Ketçap ve diğer hazır sos çeşitleri
  • Konserve gıdalar
  • Hazır çorbalar

Pek çok paketli hazır ürün aşırı miktarda tuz içerir. Ayrıca tadı çok tuzlu gelmese de ekmekte de fazla tuz bulunur. Fazla tuzun zararlarından korunmak için bu tür yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Kendiniz hazırlayacağınız domates sosları, turşular ve çeşitli diğer gıdalar her zaman daha sağlıklıdır. Bunların içerisine kattığınız tuz miktarını kendiniz ayarlayabilirsiniz.

Fazla tuzun zararları

  • Fazla tuzun zararları denilince herkesin ilk aklına gelen yüksek tansiyon problemidir. Bu bilgi doğrudur. Tuz vücuttaki sıvı dengesinin korunmasında önemli rol oynar. Ancak vücuda yüksek oranda tuz girerse vücut bu dengeyi kuramaz ve bu da malesef yüksek tansiyona sebep olur.
  • Yüksek tansiyon ciddi bir hastalıktır. Vücuttaki doku ve organların tahrip olmasına neden olur. Yüksek tansiyon çeşitli kalp ve damar hastalıklarına yol açar. Bu yüzden yüksek tansiyona yakalanmamak için tüketilen tuz miktarına dikkat edilmesi gerekir. Yüksek tansiyon problemi olan kişiler ise fazla tuzun zararlarından korunmak için kesinlikle tuzdan uzak durmalıdır. Ayrıca tansiyonu dengede tutmak ve böylece sağlıklarını korumak için doktorun verdiği tavsiyelere eksiksiz uymalıdırlar.
  • Yüksek tansiyonun en fazla zararı damarlar üzerindedir. Kan damarları vasıtasıyla yüksek tansiyondan tüm organlar etkilenir. Fazla tuzun zararlarının başlıca sonucu olan yüksek tansiyondan vücutta en çok etkilenen bölgeler büyük atardamarlar, kalp, beyin ve gözlerdir.

                Tansiyonu düşüren yiyecekler

  • Fazla tuzlu yemek vücutta su toplanmasına yol açar. Aynı zamanda bu kişilerde şişkinlik hissi de görülür.
  • Fazla tuzun zararlarından biri de böbrekler üzerine olanıdır. Vücuttan fazla tuzu idrar yoluyla dışarı atmak için böbrekler normalden daha fazla çalışırlar.
  • Bununla birlikte yenilen yiyeceklerle aşırı miktarda alınan tuz, idrardaki kalsiyum miktarını da artırır. Böylece daha fazla tuz tüketildikçe vücuttan kalsiyum atılması da artar. Bu durum ise kemiklerde kalsiyum kaybına sebep olur. Fazla tuzun zararlarından biri de kemik erimesi riskidir. Kalsiyum kaybından dolayı kemikler daha kırılgan bir yapıda olurlar.

Tuz tüketimini azaltmak için ne yapılabilir?

  • Öncelikle yemeğin tadına bakmadan tuz atma alışkanlığından vazgeçilmelidir. Damak tadı aşırı tuzlu yemeye alıştırılmamalı, özellikle evde hazırlanan yemeklere tuz kullanımı kademeli olarak azaltılmalıdır.
  • Eğer sofraya mutlaka tuzluk koyuyorsanız, daha az tuz akışını sağlaması için delikleri daha küçük tuzluklar tercih edebilirsiniz.
  • Ayrıca evde hazırladığınız yemeklerde lezzetli baharatların etkisinden yararlanarak tuz kullanımını kısıtlayabilirsinir.
  • Yazının üst sıralarında bahsedilen konserve gıdalar, hazır çorbalar, cips, salam, sucuk, sosis gibi içeriğinde fazla tuz olduğunu bildiğiniz gıdaları daha az tüketin.
  • Günlük yeterli miktarda su içmeye özen gösterin, vücudunuzu susuz bırakmayın.
  • Bol miktarda taze sebze ve meyve tüketin.

Yukarıda saydığımız önlemleri yaşam boyu alışkanlık haline getirip sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen göstermelisiniz.

Fazla tuzun zararlarından korunmak, kalbinizin ve diğer iç organlarınızın uzun yıllar sağlıklı çalışmasını sağlamak için bu önlemleri almaya değer.

Источник: https://blog.saglikliyasagenckal.com/fazla-tuzun-zararlari/

Aşırı Tuz Tüketiminin Sağlığınıza Zararları

Tuzu Az Tüketmek de Sağlığa Zararlı!

Haber güncelleme tarihi 14.06.2019 12:01

Fazla Tuz Tüketmenin Sağlığa Zararları

Tuzun zararları az ya da fazla kullanıma göre değişiklik göstermektedir. Tuzun az kullanımı tansiyon düşüklüğüne, baş dönmesine, bayılmaya yol açmaktadır.

Fakat tuzun fazla kullanımı daha fazla zarar vermektedir. Tuzun fazla kullanımı yüksek tansiyona ve yüksek tansiyonun yol açtığı kalp ve damar hastalıklarına neden olmaktadır.

Şişmanlığa, obeziteye neden olmaktadır. 

1. Aşırı Susuzluk Hissi Yaratır

Tuzun içeriğindeki sodyum vücudun sıvı seviyesini dengeler. Çok tuz tükettiğinizde organlarınızın düzgün çalışması için daha fazla suya ihtiyacı olacaktır. Bu yüzden fazla tuz tüketen insanlar aşırı susuzluk yaşar.

2. İdrar Yollarında Problemlere Sebep Olur

Vücudunuzun sodyum seviyelerinin artışı idrarda değişikliklere sebep olur. Çok tuz tükettiğinizde böbrekleriniz bu tuzu vücuttan atabilmek için zorlanır. Bu da daha sık idrara çıkma ve idrarın şeffaf olmasına sebep olan böbrek hastalıklarına neden olabilir. 

3. Hafıza Sorunlarına Yol Açar

Fazla tuz tüketimi sonrası oluşan yüksek tansiyon beyne giden atardamarlara zarar verebilir. Bunun sonucu hafıza problemleri yaşayabilir, daha zor konsantre olabilir ve düşüncelerinizin yavaşladığını fark etmeye başlayabilirisiniz. 

4. Kramplara Sebep Olur

Tuzun içeriğindeki sodyum kas çekilmelerinden sorumludur. Eğer vücuda fazla tuz tüketimiyle fazla sodyum girerse kaslarınızda gerginlik, acı ve kramplar hissedebilirsiniz.

5. Baş Ağrılarına Sebep Olur

Fazla tuz tüketimi kan basıncının artmasına sebep olur. Bunun sonucu uzun süreli ve sıkbaş ağrıları yaşayabilirsiniz.

6. Kemik Ağrılarına Neden Olur

Fazla tuz tükettiğinizde böbrekleriniz tamamını vücuttan atmakta zorlanır. Vücudunuzda biriken tuz kalsiyum kaybına sebep olur. Bu yüzden zayıf kemikler, diş problemleri hatta kemik erimesi yaşayabilirsiniz.

7. Konsantrasyon Problemleri Yaşatabilir

Fazla tuz tüketimiyle ortaya çıkan yüksek tansiyon beyninize giden arterlere zarar verebilir.

Bunun sonucu bilişsel sorunlar yaşayabilir, gün içinde işlerinize konsantrasyon olmakta zorluk çekebilirsiniz.

Aynı zamanda dehidrasyon da hafızanın zayıflamasına, kişinin kendini yorgun hissetmesine ve tepki verme süresinin uzamasına yol açabilir.

Daha Az Tuz Tüketmek İçin Alınması Gereken Önlemler

  • Hazır ve paket ürünler kullanılmaması. 
  • İşlenmiş etleri daha az kullanmamız. 
  • Tuzlu yemeklerin daha az yapılması. 
  • Fındık, badem, ceviz, semizotu gibi türlerin yemeklerde kullanılması. 
  • Hazır yufkaların kullanılmaması.
  • Galeta, patlamış mısır, hazır çorbalar fazla tuz içermektedir bunların kullanımının azalması. 
  • Meyve ve sebze tüketiminin arttırılması.
  • Yemeklerin taze otlar veya kuru otlar ile tatlandırılması tuzun zararlarına karşı alınabilecek önlemler arasındadır.

Günlük Tuz İhtiyacımız 5 Gram

Birçoğumuz tuzu soframızdan eksik etmiyor hatta yemeklerimizin tadına bile bakmadan tuz kullanıyoruz. Elbette insan vücudu tuza gereksinim duyuyor. Ancak vücudumuzun ihtiyaç duyduğu günlük tuz miktarı5 gramı aşmamalı. Uzmanlar bu miktarı geçen tuz tüketiminin insan sağlığına zararlı olduğunu belirtiyor.

Kalp Rahatsızlıkları ve Havale Riski

Uzmanlar yediğimiz sebzelerin içerisinde günlük ihtiyacımızı karşılayacak oranda tuz bulunduğuna dikkat çekerek, ilave tuz alımının kalp rahatsızlıkları, havale (beyin kanaması) tehsini arttırdığını söylüyor.

Ayrıca satın aldığımız beyaz ekmek, pastırma, kraker gibi besinlerde de tuz bulunduğunu dile getiren uzmanlar, perakende gıdalarda tuz miktarının daha fazla olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor.

Aşırı tuzlu yediğinizde bunun etkisini bol sıvı tüketerek kırabilirsiniz.

Önerilen İçerik;
►Tuz Çeşitleri ve Özellikleri

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Neoldu.com / Sosyal Fayda

Источник: https://www.neoldu.com/asiri-tuz-tuketiminin-sagliginiza-zararlari-2424h.htm

Yemeklerin tadı tuzunda değil! Tuzun sağlığa zararları ve azaltma önerileri

Tuzu Az Tüketmek de Sağlığa Zararlı!

Yazı Boyutu:

Küçült

Sıfırla

Büyült

22.12.2017

Fazla tuz tüketmek içeriğindeki sodyum nedeniyle mide kanseri ve hipertansiyon riskini artırmak başta olmak üzere sağlığa önemli zararlar verebilir. Bu yazımızda; “tuz hangi hastalıkların riskini artırır”, “hangi gıdalar yüksek sodyumludur” ve “daha az tuz tüketmek için neler yapabilirsiniz” gibi soruları yanıtlayacağız.

Periyodik tabloda simgesi Na olan sodyum, vücuttaki sıvıların dengelenmesine yardımcı olan bir mineraldir. Neredeyse tüm gıdalarda bulunur. Beslenme ile sağlıklı bir kişinin günlük alması gereken en fazla sodyum miktarı toplam 2 gramdır.

Bir çay kaşığı tuz 2.3 gr sodyum içerir; bu nedenle günde bir çay kaşığından daha az tuz tüketmek sağlık için önemlidir.

Burada eklediğimiz sofra tuzlarına geçmeden önce; yediğimiz her gıdanın içeriğindeki sodyum miktarının farkında olmamız daha az tuz tüketmeniz için ilk adımdır.

– Ne kadar Tuz fazladır? (detaylı)

Düşük sodyumlu bir diyet, aşağıdaki sağlık sorunlarıyla baş etmenize yardımcı olur:

• Yüksek tansiyon (hipertansiyon)

• Obezite (suyun tutulması ve tat duygusunun aşırı uyarılması nedeniyle olan kilo artışı)

• Karaciğer fonksiyonlarında bozulma

• Kalp-damar hastalıkları

• Böbrek hastalıkları (örneğin böbrek taşları ve kronik böbrek yetmezliği)

• Mide kanseri

– 8 adımda YEME BAĞIMLILIĞI belirtileri, tanı ve tedavisi

Tuzu, yemeklere eklemesek de hemen her gıdadan aldığımızı unutmamak gerekir

Yemeklerimize eklemesek de özellikle Türk mutfak kültürüne bakarsak aslında ihtiyacımızı karşılıyor, fazlasıyla da sağlığımıza zarar veriyoruz. 51 yaşın üstündeyseniz, hipertansiyon, diyabet veya kronik böbrek hastalıklarından en az biri varsa, günde 1,5 miligramdan daha fazla tuz tüketmemelisiniz.

Yiyeceklerinizin tadı tuzlu hissedilmese bile yine de yüksek tuzlu/sodyumlu olabilir. Özellikle bu gıdalardaki gizli tuzlara dikkat edin:

• Konserve sebzeler

• Konserve kuru baklagiller (fasülye, nohut)

• Dondurulmuş gıdalar

• Ekmekler

• Cipsler ve krakerler

• Sucuk ve sosis gibi işlenmiş etler

• Hazır çorbalar

Bunların yanı sıra peynir, deniz ürünleri ve zeytin gibi bazı gıdalar doğal olarak yüksek tuz içerir. Bu nedenle bu gıdaların daha ılımlı tüketilmesi önerilir. Ekstra tuz almamak hem de kilo kontrolü için, gıdaların porsiyon boyutlarına dikkat edin.

Daha az tuz tüketmek için tavsiyeler

Kendinizi eğitin: Gıdaların sodyum veya aynı şekilde kalori miktarının yüksek olup olmadığından emin olmayabilirsiniz.

Bunun için, hazır gıdaları yemeden önce mutlaka beslenme etiketlerini okuyun. Bu alışkanlığı kazanmak sağlığınıza ve diyetinizin farkında olmanıza artı katacak.

Örneğin, hardal ve ketçap gibi sosların etiketinin okursanız tuz/sodyum miktarının ne kadar yüksek olduğunu görebilirsiniz.

Taze malzemeler kullanın: Daha kolay veya hızlı olduğu için konserve ya da hazır yemekleri tercih ediyor olabilirsiniz. Ancak bu gıdalar genellikle en fazla tuza sahip olan ambalajlı ürünlerdir. Daha az tuz tüketmek için taze yemek yemenizi öneriyoruz.

Diyelim ki tarhana çorbası yapıyorsunuz ve içine az miktarda nohut koyacağınız için konserve tercih ediyorsunuz ve bu sodyum alımınızı artırıyor.

Bunun yerine örneğin aylık tüketeceğiniz nohutu tek seferde haşlayıp, küçük paketler halinde dondurucunuza atıp, gerektiğinde çıkarıp rahatça kullanabilirsiniz.

Tuzsuz lezzetler keşfedin: Yemek yaparken ya da sofraya oturduğumuzda neredeyse yemeğin tadına bile bakmadan tuz atarız.

Ancak, bunun yerine, taze otlar, baharatlar, soğan, sarımsak, limon suyu veya biber ekleyerek saha sağlıklı farklı lezzetler keşfedebilirsiniz.

Örneğin fırında patatesi tuzsuz; hafif zeytin yağı, kara biber ve taze biberiye serperek daha sağlıklı ve oldukça lezzetli bir hale getirebilirsiniz.

Az tuzlu atıştırmalıklar tercih edin: Birçoğumuz atıştırmayı çok severiz. Kraker, cips veya çerez (tuzlu kavrulmuş) gibi atıştırmalıklar hem çok yağlı hem de çok tuzludur.

Bunun yerine gün içindeki çerez tüketiminizi tuzsuz, akşam atıştırmalıklarınız için ise sağlıklı bir tercih olan hafif baharatlı bir kase patlamış mısır, salatalık veya havuç gibi gıdaları tercih edin.

Bir kase yoğurda sevdiğiniz baharatlardan serperek kereviz sapı veya salatalık gibi kıtır kıtır sebzeleri batırıp yemek de soslu abur-cubur yeme ihtiyacınızı dindiren faydalı tercihler arasında örnek gösterilebilir.

– Sağlıklı bir atıştırmalık olarak patlamış mısır

İşlenmiş etlerden uzak durun: Salam, sosis, sucuk, jambon gibi işlenmiş etler yüksek sodyum içerir. Ayrıca çok yağlıdır ve kilo alımına neden olur. Bazı kanserlerin riskini de artıran işlenmiş etlerin tüketimini mümkün olduğunca en aza indirin ya da hiç tüketmeyin.

Sonuç

Her ne kadar günlük en fazla 6 gram tuz tüketilmesi gerektiği önerilse de, dünya genelinde hiçbir ülkenin tuz tüketimi açısından ideal rakamları yakaladığı söylenemez.

Hatta son zamanlarda tuz tüketimini destekleyen popüler / modasal yaklaşımlar dahi mevcuttur, ki bunlar fazla tuz tüketimiyle mücadeleye ciddi sekte vurmuştur.

Ayrıca fazla tuz tüketimi, bazı tuzların daha sağlıklı olduğu yanılgısı ile masumlaştırılmaya çalışılmaktadır.

Aşağıdaki grafikte tuz alımı ile mide kanseri ilişkisini ve tuz alımı arttıkça mide kanserine bağlı yaşam kaybı oranlarının nasıl arttığını görebilirsiniz. Mide kanserinin en önemli nedeni Helikobakter pilori adlı bakterinin enfeksiyonudur. Yüksek tuz alımının mideye Helikobakter pylorinin yerleşmesini kolaylaştırdığı ve enfeksiyonu şiddetlendirebildiği bilinmektedir.

Tuz alımınızı yavaş yavaş azaltarak daha kolay bırakabilirsiniz. Ertelemeyip bir sonraki yiyeceğiniz öğününüz için bunlara dikkat edebilirsiniz. Unutmayın bir şeyi ne kadar çok yaparsanız, o kadar alışkanlık haline gelecektir. Ve bir hatırlatma daha: daha sağlıklı bir tuz yoktur!

– Himalaya tuzu nedir? Etkileri, yanlış bilinenler ve sağlık riskleri

Sağlıklı ve mutlu kalın…

Kaynak:1. Strnad M.Salt and cancer.

Acta Med Croatica. 2010.

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Источник: https://www.drozdogan.com/yemeklerin-tadi-tuzunda-degil-tuzun-sagliga-zararlari-ve-azaltma-onerileri/

Tuzun Zararları Nelerdir?

Tuzu Az Tüketmek de Sağlığa Zararlı!

Tuz, yüzyıllar boyunca medeniyetler tarafından kullanılmış ve değer verilmiş en önemli antik ögelerden biridir. Mutfaklarımızda hemen her yemeğin vazgeçilmezi olan tuz, aynı zamanda doğru miktarlarda tüketilmediği takdirde sağlığımıza zararlı birçok etki içermektedir. Ayrıca tuzun mutfaklarımızda kullandığımız çeşidi olan sofra tuzu ve deniz tuzu gibi çeşitleri bulunmaktadır.

Peki, yemeklerimize kattığımız sofra tuzu ve deniz tuzu aynı şey midir? Aslında cevap bir zamanlar evetti, fakat bu cevabın doğru olduğu zamanlar 20. yüzyılın ilk zamanları ile birlikte geride kaldı.

Tuz, yine deniz tuzundan elde edilmekte, fakat tuzun bu formuna çeşitli rötuşlar yapılarak, kimyasal açıdan benzer sayılabilecek, ama besin değeri açısından deniz tuzuna nazaran belirgin olarak eksik bir madde sofralarımıza gelmekte.

Paketlenmiş, işlenmiş ve konservelenmiş yiyeceklerin tüketilmeye başladığı çağ ile birlikte, yiyeceklerimizden hayati besin maddeler, vitaminler ve diğer yararlı elementler çıkarılmaya başlandı. Bu nedenle besin endüstrisi, yiyeceklerimizden eksilen bu “kayıp besinleri” bir şekilde yeniden eklenmek zorundaydı.

Tuz şirketleri, deniz tuzunu kimyasal olarak parçalayıp içerisinden birçok besin maddesini çıkardıktan sonra, gıda devlerine sattılar. Bütün o besin maddeleri çıkarıldıktan sonra ise geriye kalan tek şey, sodyum klorid yani tuza o bildiğimiz tadı veren maddeydi. Bu süreçten sonra şirketler tuza, iyot ekledikten sonra, “tuz, guatrı engeller” sloganı ile satmaya başladılar.

Bildiğimiz geleneksel deniz tuzundan bu ucuz tuza geçiş oldukça ani ve büyük oldu.

Endüstriyel gelişimin başlaması ile birlikte, geleneksel tuzun içerisindeki o doğal mineral içerik kimyasal bir süreç ile tuzun içerisinden alındı ve geriye sadece sodyum klorid kaldı.

Ayrıca, katkı maddeleri ile tuzun bu doğal olmayan durumu arttırıldı.

Bu nedenle aslında masamıza koyduğumuz, yemeklerimize kattığımız tuz, doğal halinden çok uzak bir formda ve zararlı etkileri ile kullanımımıza sunulmuştur.

Bu doğal olmayan, kimyasal yollarla temizlenmiş ve kimyasal olarak zenginleştirilmiş sodyum klorid yani tuz, vücudumuza girdiğinden, vücudumuz bu maddeyi “doğal olmayan” zararlı bir toksin madde olarak algılar ve bu maddeyi sistemimizden dışarı atmak için gerekli süreci başlatır.

Kısaca bu tuz vücudumuza girdiği andan itibaren, vücudumuzun tuzu dışarı atmasını sağlayacak mekanizmaların çalışmasını tetikler. Bu nedenle hali hazırda tuzlama işlemiş görmüş gıdalara fazladan tuz ekleyerek tükettiğimizde, aslında vücudumuza kurtulması gereken büyük miktarda toksin madde sokmuş oluyoruz.

Bu durum, boşaltım görevi gören organlarımıza büyük bir yük binmesine sebep olmaktadır.

Paketlenmiş ya da konserve ürünler için tuz, içerisinde koruyucu özellikte maddeler bulundurduğundan, bu tür gıdaların hazırlanmasında en çok tercih edilen maddedir. Yani bu gıda ürünlerinin içerisine, bozulmasın diye tuz eklenmektedir.

Soframıza geldiklerinde biz de ayrıca tuz eklersek, zaten zararlı olan gıdaların zararını kat ve kat arttırmış oluruz. Eğer vücutta aşırı dozda tuz bulunursa, vücut otomatik olarak bu tuzu izole etmeye başlar. Bunu da su kullanarak yapar.

Bu nedenle tuzun vücutta dehidrasyona sebep olduğunu söyleyebiliriz.

Anlattığımız durumlardan anlaşılacağı üzere, sofra tuzu olarak bilinen işlenmiş tuz çeşidi, sağlığa zararlıdır ve tüketiminin azaltılması gerekmektedir. Şimdi bu işlenmiş tuzun sağlığımıza spesifik olarak ne tür zararlar verebileceğine bakalım.

1.Kan Basıncı

Kan basıncı, kanın vücudumuza pompalandığı yol boyunca, damarların duvarına uyguladığı basınca verilen isimdir. Aşırı kilolu olmak, egzersiz yapmamak gibi belli başlı faktörler kan basıncınızın yükselmesine sebep olabilmektedir. Ayrıca, sofra tuzunun da fazla miktarda tüketilmesi, kan basıncınızın yükselmesine neden olmaktadır.

Yüksek kan basıncı ise, kalp krizi gibi tehli sorunların oluşmasına sebep olabilir. Her üç yetişkinden biri, yüksek kan basıncı (yüksek olarak bahsedilen oran, 140/90 mmHg olarak belirlenmiştir) problemi yaşamaktadır. Fakat bu rahatsızlık çok belirgin semptomları olmadığı için birçoğu yüksek kan basıncına sahip olduklarından haberdar değillerdir.

Bu hastalığın riskleri, normal değerin biraz üstüne çıkıldığı anda baş gösterebilir. Bu nedenle birçok kişi kan basıncını yani tansiyonunu düşürmeye çalışmaktadır. Ayrıca, yaş ilerledikçe yüksek kan basıncı yaşama olasılığının arttığına inanılmaktadır.

Fakat kişi tükettiği tuz miktarını azaltırsa ve yediği besinlere dikkat edip egzersiz yapmayı ihmal etmezse, kan basıncını kolaylıkla kontrol altında tutabilir.

2.İnme

Felç genelde beyini besleyen kan yollarının bir şekilde kesilmesi ya da tıkanması, beyine giden oksijen akışının azalması ve beyin hücrelerinin bu sebeple ölmesinden dolayı meydana gelmektedir. İki ana tip inme vardır.

İlki beyine kan taşıyan damarlardan birinin bloke olması ile oluşan iskemik inme, ikincisi ise damarın patlaması sonucu beyine kan dağılması nedeni ile oluşan hemorajik inmedir. İnme, tüm dünyada ölümlere en çok neden olan rahatsızlıklardan biridir ve ölümle sonuçlanmasa dahi, maruz kalan kişilerde, beyin hasar almasından dolayı çeşitli sakatlıklar bırakabilir.

İnmenin en büyük risk faktörü ise yüksek kan basıncıdır. Yüksek kan basıncına neden olan şey ise tuzdur. Dolayısı ile inmelerin birçoğunun sebebi tuzdur diyebiliriz.

3.Koroner Kalp Hastalığı

Koroner kalp hastalığı, kalp krizi ya da kalbin iflas etmesi gibi sebeplerle, kalbin vücuda kan pompalamasının azalması ya da tamamen kesilmesi durumu için kullanılan terimdir.

Koroner kalp hastalığı, en çok öldüren hastalıklardan biridir. Her dört erkekten ve her altı kadından biri bu hastalıktan dolayı ölmektedir.

Her yıl yüzbinlerce insan bu hastalık sebebiyle hayatını kaybetmektedir.

Yüksek kan basıncı, tahmin edebileceğiniz üzere, koroner kalp hastalığının ana sebebidir. Damarların duvarları yüksek kan basıncı nedeni ile kalınlaşır ve bu nedenle damarlar daralır. Daralan damarlar nedeni ile kalbe ihtiyacı olan kan taşınmasını engellemektedir.

Zaman geçtikçe bu durum kalp kaslarının da kalınlaşmasına ve devamında kalbin tüm vücuda kan pompalama yetisinin azalmasına neden olur. Sonucunda yeteri kadar kan vücutta dolaşamaz ve kalp iflas eder. Ayrıca, daralan damarlar, kanın pıhtılaşmasına da sebep olabilir.

Pıhtılaşan kan kalbe giden kan damarlarını tıkayarak, kişinin kalp krizi geçirmesine neden olabilir.

Yüksek kan basıncınız var ise kalp hastalıkları için risk grubundasınız demektir. Bildiğiniz gibi yüksek kan basıncının neden ise tuzdur! Bu nedenle tuz kullanımını azaltmanız gerekmektedir.

4.Mide Kanseri

Yüksek miktarda tuz tüketmek, mide kanseri olma riskini arttırmaktadır. Her yıl 7000 yeni mide kanseri vakasının neredeyse çeyreği, tuz kullanımı ile alakalıdır. Helikobakter isminde bir bakteri, mide kanserinin ana sebepleri arasındadır.

Bu bakteri midede iltihaplanmalara neden olarak ülserlerin oluşmasına ya da mide kanserine neden olmaktadır. Helikobakter zararlıdır, fakat mideye genelde kanser yapacak kadar zarar veremeyebilir. Fakat tuz mide çeperine zarar verip zayıflatarak, midenin bu bakteri karşısında çok daha savunmasız kalmasına neden olmaktadır.

Ayrıca tuz, bu bakterinin gelişmesine ve etkisinin artmasına da sebep olabilmektedir.

5.Kemik Erimesi

Kemik erimesi, yani osteoporoz, kemiklerin incelmesine ve onların hassas, kırılmaya eğilimli olmasına neden olan bir tür hastalıktır. Dünyada milyonlarca insan kemik erimesi hastalığı dolayısıyla sıkıntılar çekmektedirler. 50 yaşın üzerinde her iki kadından biri ve her beş erkekten biri, kemiklerinin osteoporoz nedeni ile zayıflamasından dolayı, kemik kırılması yaşarlar.

Vücuttaki kalsiyumun çoğu kemiklerde depolanmaktadır. Fazla tuz tüketimi, kalsiyumun kemiklerden ayrışıp idrar ile vücuttan dışarı atılmasına, böylece kemiklerin zayıf ve kırılgan olmasına neden olmaktadır.

Источник: https://evdesifa.com/tuzun-zararlari-nelerdir/

Tuzun Zararları Nelerdir

Tuzu Az Tüketmek de Sağlığa Zararlı!

Tuz, uygarlık tarihi bakımından öneme sahip ve tarih öncesinden beri kullanılan değerli bir mineraldir.

1700 yıllarında sadece lezzet artırmak amacıyla kullanılmış, ondokuzuncu yüzyılda ise besinleri konserve yapma, saklama amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde de endüstriyel amaçla kullanılmaktadır.

Görüyoruz ki, hayatımızın birçok yerinde tuz yerini almıştır. Peki tuzun zararları konusunda ne kadar bilgiye sahibiz?

Eski dönemlerde tuzu para yerine kullanan uygarlıklar olmuştur. Romalılar da askere tuz tahsisatı yapılıyordu. Afrika’da bazı toplumlar hala para yerine tuzu kullandığı bilinmektedir.

Günümüzde sağlık alanı da olmak üzere birçok ürünün imalatında tuz kullanılmaktadır. Eski zamanlarda koruyucu görevini şimdi konserveleme, vakumlama, şişeleme, dondurma gibi yeni yöntemler almıştır.

Soframızda genellikle kullandığımız sofra tuzu haricinde birçok tuz türü ve kullanım alanları vardır.

Bu yazımızda sizlere sofra tuzundan ve tuzun zararlarından bahsedeceğim. Türk Gıda Kodeksi Tuz Tebliğine göre tuz, ana maddesi sodyum klorür olan ham tuzdan tüketime uygun nitelikte üretilmektedir.

Sofra tuzunun kimyasal adı sodyum klorürdür. % 60’ı klor, %40’ı ise sodyumdan oluşan tuzun besinlerde bulunduğu gibi göllerden, denizlerden, kayalardan da elde edilmektedir.

Tuzun 1 gramında 400 mg sodyum bulunmaktadır.

Şimdi tuzun zararları ve tuz sağlık ilişkisine hep beraber bakalım.

Tuz ve sağlık ilişkisi

Diyetlerimizde tuz bulundurarak sodyum ve klor tüketmiş oluyoruz.. Tuzun içinde bulunan sodyum ve klor bizim sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Klor, vücutta yaygın bir şekilde hücre dışında bulunur. Asit-baz dengesini sağlar, mide asiti hidroklorik asitin yapısında bulunarak sindirimde rol oynar. Sıvı dengesinin sağlanmasında görevli ve sinirsel işlevleri düzenler. Sofra tuzu tüketerek klor ihtiyacımızı gidermiş oluyoruz.

Sodyum kısıtlandığı durumlarda klor eksikliği görülebilir. Kusma, ishal, aşırı terleme gibi durumlarda da eksikliğine rastlanabilir. Klor eksikliğinde iştah kaybı, büyüme geriliği, kas zayıflığı ve halsizlik görülebilir.

Süt, yumurta, deniz ürünleri, klorlu su ve en çok sofra tuzunda bulunur.

Vücut hücrelerinin içindeki ve dışındaki sıvı düzenlenmesinde, kas kasılmalarının, kalp ritminin ve sinir uyarılarının iletilmesinde, enzimler ve dolaşım sistemi dengesi için gereklidir. Günlük sodyum ihtiyacımız 2400 mg’dır.

Besinlerin içinde bulunan sodyum bireyin günlük ihtiyacını karşılamaya yetmektedir. Ayrıca sofra tuzu ve tuzlu gıdalarla bu gereksinimi aşarak nerdeyse sodyum eksikliği pek görülmemektedir. Eksikliğinde güçsüzlük, sinir bozuklukları, kas krampları, düşük tansiyon (hipotansiyon) görülebilir.

Fazla tüketimi de kan basıncını yükselterek hipertansiyona neden olabilir. Zeytin, turşu, sarmalık yaprak, salamura besinler, sofra tuzu, işlenmiş etlerde, kabartma tozu, tuzlanmış tereyağı, et suyu tabletleri gibi gıdalarda bol miktarda bulunur.

Bu gıdalardan çok fazla tüketilmesi tuzun zararları na maruz kalmamıza neden olabilmektedir.

Hiç tuz alınmaz ise ne olur?

Tuz açlığı duyan insanlar ve hayvanların ( özellikle otobur hayvanlar) olması vücudun belli bir ölçüde sodyuma ihtiyaç duyduğunu ve düşük sodyumlu diyetin* zararlı etkileri olabileceğini göstermektedir. (1)

1.Ritz E. Salt: friend or foe? Nephrol Dial Transplant 2006;21:2052-2056.

*Düşük sodyumlu diyet, ihtiyaç olan sodyumun az alınması durumudur.

Tuzu hiç tüketmezsek ne olur? Tuzu tüketmediğimiz de sodyum almamış oluruz. Peki bu bizi ne kadar etkiler?

Sofra tuzunu hayatımızdan çıkardığımız zaman çok düşük bir ihtimal sodyum eksikliği yaşarız. Çünkü sodyum tuz haricinde de birçok gıda da bulunmaktadır. Eğer sodyum içeren gıdalar tüketilmezse sodyum eksikliği yaşanır.

Tansiyonumuz düştüğünde tuzlu ayran, tuzlu kraker gibi yiyeceklere başvurmamızın nedeni sodyum eksikliğinin vücudumuzda verdiği sinyaldir. Kolay ulaşılabilecek bir gıda olduğu için tuzlu gıda tüketiriz. Sodyum düşüklüğü yaşanmasın diye tuzu tüketmek şart mıdır? Şart ve seçim durumları farklıdır.

Artık vücudum için sodyumun önemini biliyorum bunu sofra tuzu ya da sodyum içeren diğer gıdalarla karşılayabilirim algısını kendinizde oluşturmanız gerekir. Tuz hayatınız için şart oluşturmaz fakat sodyum oluşturur. Sodyum için tüketeceğiniz gıdalar seçiminizdir.

Unutmamak gerekir ki, tüketilen sodyumun büyük bir kısmı, yemeklere eklenen tuzdan değil, kabartma tozu, işlenmiş etler ve salamura besinlerde bulunur.

Günlük tuz tüketimi ne kadar olmalı?

Günlük tuz ihtiyacımız 5-6 gramdır yani sadece bir tatlı kaşığı tuz günlük olarak yeterlidir. Evrimsel olarak insanın atalarının günde

Источник: https://www.beslenmerehberim.net/tuzun-zararlari/

Tuzun Faydaları

Tuzu Az Tüketmek de Sağlığa Zararlı!

Tuzun farklı çeşitleri vardır; sofra tuzu, kaya tuzu. Tuz, sodyum ve klordan oluşan ufak beyaz küp şeklindeki kristallere denir. Bu beyaz saydam küpün %40’ını sodyum, %60’ını ise klor içermektedir. Doğal deniz suyunda bulunan tuz, okyanusların ortalama %3.5’inin oluşturduğu düşünülmektedir.

Deniz suyunun buharlaşmasıyla birlikte su kristalleri bırakır. Deniz tuzu şeffaf kokusuz ve renksizdir. Fakat kirlilik ve minerallerin varlığından dolayı deniz tuzu bazı yerlerde kahverengi hal alabilmektedir.

Tuz yüksek miktarda sodyum içerir aynı şekilde az miktarda demir vardır. Bunların dışında tuzda kalsiyum, potasyum, magnezyum, çinko, bakır bulunmaktadır. Tuzun içerdiği mineraller sağlık açısından birçok fayda sağlar.

Tuz iki şekilde elde edilir; suyun buharlaşmasıyla elde edilen tuz çeşitleri ve madencilerin topraktan çıkardıkları tuz çeşitleri. Sofra tuzu olarak adlandırdığımız tuz dışında farklı amaçlar için kullanılan tuz cinsleri de vardır.

Tuz çeşitlerinden bazıları şöyledir; İyotlu tuz, sofralarda  ve tiroid hastalıklarını tedavi etmek için kullanılan tuz çeşididir. Kosher tuz ise iri taneli olurlar ve diğer tuz çeşitlerine göre daha kolay çözünürler.

Siyah tuz olarak adlandırılan ve daha çok Hindistan bölgesinde bulunun bir tuz çeşididir. Sel Gris tuzu ise daha çok Fransa’da bulunur. Maldon deniz tuzu ise denizlerden ve akar sulardan elde edilir. Ayrıca yaygın olarak bilinen kaya tuzu vardır.

Tuzun çeşitleri çok fazla olduğu gibi faydaları da bir o kadar fazladır.

Tuzun Sağlığa Faydaları

Tuzun faydaları arasında en başta söyleyebileceğimiz şey, kas ve sinirlere oldukça faydalı olmasıdır. Kas ve sinirler için gerekli olan besinleri sağlar. Deniz tuzundan ziyade sofra tuzu sağlık açısından daha faydalı olduğu düşünülür bu yüzden sofra tuzu daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Şimdi tuzun faydalarını detaylı olarak inceleyelim:

Sindirime Faydaları: Deniz tuzu vücutta sindirimi sağlamak için tükürük bezlerini uyarır, bu uyarı hızlı sindirimi kolaylaştırır. Böylece deniz tuzu kabızlığı önleyerek sindirim sistemine katkıda bulunur ve bağırsaklar aracılığı ile küçük besin parçalarının emilimi sağlanır.

Solunum Sorunlarına Faydaları: Tuz; astım, bronşit ve saman nezlesi olarak bilinen solunum yolu rahatsızlıklarına büyük ölçüde yardımcı olur. Tuz, daha kolay solunum sağlamak için balgam üretimini yavaşlatarak solunum sistemindeki enfeksiyonu inhibe eder. Bir çay kaşığı tuz aynı zamanda sinüs ve bronş tıkanıklığını açar.

Diyabete Faydaları: Deniz tuzu vücutta uygun kan şekeri düzeyini korumak için yardımcı olarak insülin ihtiyacını azaltabilir. Bu özelliği sayesinde diyabet eğilimi olan bünyelere faydalıdır.

Depresyon ve Uyku Problemlerine Faydaları: Bazı kişilerde tuz eksikliği yatarken ağızdan salya akıntısına neden olur.

Tuz eksikliği su sıkıntısına neden olur ve bu yüzden tükürük bezleri aşırı balgam üretir. Yatmadan önce deniz suyu tüketmek aşırı tükürük üretimini engeller.

Ayrıca deniz tuzu, serotonin ve stres ile başa çıkmak için hormonlar melatonin üreterek gece dinlenmeyi sağlar, bu aynı zamanda depresyondan korur.

Güçlü Bağışıklık Sistemi: Deniz tuzu, anti viral özelliklere sahip dünyanın en eski antibiyotiklerindendir. Bu özelliğinden dolayı antibiyotik görevi görür lakin aynı zamanda antibiyotiklerin etkisini düşürür. Deniz tuzu; virüs, ateş, grip gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır ve bu hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirir.

Kilo Vermeyi Kolaylaştırır: Gerçi sofra tuzu bu konuda yararlı değildir, deniz tuzu su tutmayı önlemenin yanında sindirimi arttırarak kilo vermeyi kolaylaştırır. Daha önce de belirttiğimiz gibi deniz tuzu kabızlık sorunlarını da ortadan kaldırarak kilo vermeye yardımcı olmaktadır.

Osteoporoz Sorunlarını Önler: Sağlıklı kemikler için faydalı olan tuzun yaklaşık 4/1’i kemiklerde depolanmaktadır. Su ve tuzun kemiklerde eksikliği sodyum eksikliğine bu da kemiklerin zayıflamasına neden olur. Böylece aşırıya kaçmadan düzenli olarak su ve tuz tüketimi yapılmalıdır.

Asit Seviyesi: Kas ve sinir sistemi sağlığı için bünyede asit seviyesinin sağlıklı düzeylerde olması oldukça önemlidir. Vücutta asit seviyesinin çok yüksek olması veya çok az olması bazı ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Tuz bu asit seviyesini dengeleyerek sağlığımızı korur.

Kas Spazmlarını Önler: Potasyum kasların sağlıklı şekilde çalışması için hayati önem taşır. Deniz suyu kaslarda yaş seviyesini dengeler ve sağlıklı emilimin olışmasına katkıda bulunur. Böylece kas ağrıları, spazmlar ve kramplara engel olur.

Diş Sağlığı: Tuz diş sağlığında önemli rol oynar. Bu özelliğinden dolayı diş macunlarında katkı maddesi olarak kullanılmaktadır. Ev yapımı deniz tuzu ve kabartma tozu karıştırılmış macunu dişlerinize uygulayabilirsiniz. Bu hem dişlerin temizlenmesini sağlar hem de diş minelerini güçlendirir.

Tuzun Diğer Faydaları: Farlı çeşitleri olan tuzların sağlık açısından da farklı faydaları vardır. Tuzun şimdiye kadar yazdığımız faydaları dışında sağlık açısından diğer faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Tuz düşünülenin aksine doğru tüketildiğinde kalp sağlığına faydalıdır. Deniz tuzunu bir bardak su ile karıştırıp içmek kalp sağlığını korur. Kalp krizi riskini azaltır.
  • Tuz cilt sağlığına faydalıdır. Banyo suyuna deniz suyu karıştırmak cildin temizlenmesini sağlar. Kir ve toksinlerden cildi arındırır. Bu özelliğinden dolayı banyo tuzları günümüzde giderek daha popüler hale gelmektedir.
  • Deniz tuzu, banyo suyuna karıştırılarak kullanıldığında kaşıntılı cilt sorunlarını ortadan kaldırabilir.
  • Egzama ve sedef hastalıklarına karşı deniz suyu etkilidir.
  • Deniz tuzu aynı zamanda sinüslerin boşalmasını sağlar. Denizde 3-4 metre derine dalmak sinüslerin patlamasını ve akmasını kolaylaştırır.
  • Deniz tuzu genellikle akne tedavisinde de kullanılmaktadır. Bunun için yüz maskelerinde deniz tuzu yaygın olarak kullanılır.
  • Kükürt ve potasyum içeren deniz suyu metabolizmaya yardımcı olur, emilimi arttırır, hücre sağlığına katkıda bulunur.
  • Tuz, göz sağlığı için de faydalıdır. Göz enfeksiyonlarını tedavi eder. Göz altı şişkinliklerini ve morlukların ortadan kalkmasını sağlayabilir.
  • Tuzla saçların yıkanması saç sağlığı için faydalıdır. Saçların temizlenmesini sağladığı gibi köklerini güçlendirir.
  • Saç suyuna tuz karıştırılması saçların yumuşamasını sağlar.
  • Tuz aşırı terlemeyi engeller, deniz tuzu bu konuda oldukça etkilidir.
  • Deniz tuzu derideki gözenekleri açarak hem derinin hem de cildin nemlenmesini sağlar, bu aynı zamanda kuru ciltlerde meydana gelen dökülmelere engel olur.

Kaya Tuzunun Faydaları

Şimdiye kadar tuzun ve tuz çeşitlerinin faydalarına baktık, deniz tuzu ve sofra tuzunun faydalarından bahsettik. Her ne kadar faydaları birbirine benziyor olsa da şimdi kısaca kaya tuzunun faydalarından bahsedelim;

  • Kaya tuzu depresyon ve strese karşı faydalıdır.
  • Migren ağrılarını giderdiği düşünülmektedir.
  • Kaya tuzu kemik erimesi hastalığına yakalanma riskini azaltır.
  • Gut hastalığına karşı kaya tuzu iyi gelir.
  • Bazı sağlık uzmanları kaya tuzunun kanserli hücrelerin yayılmasını azalttığını savunmaktadır.
  • Kaya tuzu zihin sağlığını korur, alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltır.
  • Astım alerjilerine karşı kaya tuzu önerilmektedir.
  • Kaslarda güç kaybını gideren kaya tuzu aynı zamanda genel cilt sağlığı için faydalıdır.

Himalaya Tuzunun Faydaları

Diğer bir tuz çeşidi olan himalaya tuzunun sağlık açısından faydalarını şöyle sıralamak mümkün:

  • Alerjik reaksiyonlara karşı yaygın olarak himalaya tuzu kullanılmaktadır.
  • Himalaya tuzunun bir deri hastalığı olan sedefe karşı faydalı olduğu düşünülmektedir.
  • Genel cilt sağlığına faydalı olan himalaya tuzu, selülit, egzama ve ayak mantarı gibi sorunları giderebilir.
  • Solunum yolları için faydalı olan himalaya tuzu, grip enfeksiyonu ve solunum yolları enfeksiyonlarına karşı etkilidir.
  • Metabolizmayı himalaya tuzu arttırır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendiren himalaya tuzu, hastalıklara yakalanma riskini azaltır.
  • Böbreklere, kalp ve damar sağlığına himalaya tuzu faydalıdır.

Tuzun Zararları

Tuz doğru tüketildiğinde sağlık açısından oldukça faydalıdır. Fakat aşırı şekilde tuz tüketimi yapılması durumunda şu zararlara neden olabilir:

  • Fazla miktarda tuz tüketimi kan basıncının artmasına neden olabilir, bu durum kalp sağlığını tehdit eder.
  • Yüksek miktarda tuz tüketimi kalp sağlığı için zararlıdır.
  • Fazla miktarda tuz tüketimi, kilo alma, eklem sertliği, ellerde aşırı terleme gibi sorunlara neden olabilir.
  • Fazla tuz tüketimi vücutta sodyum seviyesini arttırır, bu da susuzluk sorununu arttırır. Aşırı susamadan kaynaklanan mide sorunlarına neden olur.
  • Yüksek miktarda tuz tüketimi kemik sağlığını tehdit eder, kemiklerin esnekliğini kaybetmesine neden olur.
  • Yüksek miktarda tuz tüketmek, böbrek sağlığına zararlıdır.
  • Aynı şekilde fazla tuz tüketmek sindirim sistemi sağlığı için zararlıdır.
  • Fazla tuz tüketmek vücutta hormon dengesini bozar.

Tavsiyeler

Tuz tüketimi aşırıya kaçılmadığı sürece sağlıklı görünüyor, düzenli ve uygun dozlarda tüketilmesi önerilir. Özellikle cilt hastalıkları sinüzit ve migren hastalıklarına karşı alternatif olabilmektedir.

Kaynaklar

Источник: https://www.acil.net/tuzun-faydalari/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.