Ülser Tehlikeli Midir?

MİDE DELİNMESİ NASIL ANLAŞILIR?

Ülser Tehlikeli Midir?

Mide Delinmesi, mide duvarının herhangi bir nedenden dolayı karın boşluğuna doğru açılmasıdır. Ayrıca, mide patlaması veya Gastrik perforasyon olarak da adlandırılır.

Bunun akabinde midede bulunan asit, sıvı ve gıda artıklarının karına boşalmasıdır. Midenin delinmesi yüksek hayati teh ve risk taşıyan bir durumdur. Zaman kaybetmeden acil tıbbi müdahale gerektirir.

MİDE DELİNMESİ

Mide Delinmesinin Sebepleri

Delinmenin başlıca dört nedeni vardır:

  1. Peptik Ülser Delinmesi  (en sık görülen)
  2. İyatrojenik Mide Delinmesi
  3. Travmatik Mide Delinmesi
  4. İdeopatik Mide Delinmesi

Bu makalede özellikle Peptik ülsere bağlı mide delinmesi yaşayanlar hususunda konuyu ele alacağım, diğer delinme nedenleri ile ilgili kısa bilgiler sunacağım.

İyatrojenik Mide Delinmesi

iyatrojenik kelimesi daha sonradan tedavi, uygulama vb nedenlerden dolayı gerçekleşen bir durumu anlatır. Örneğin endoskopi esnasında mide delinmesi, nazogastrik sonda yerleştirilmesi esnasında olan delinmeler, ameliyat esnasında meydana gelen delinmeler özellikle kapalı laparoskopik ameliyatlarda.

Bu gibi mide delinmeleri çok erken dönemde (işlem esnasında) tespit edildiğinden dolayı çok düşük riske sahiptir ve onarılması oldukça kolay olup ileriye dönük herhangi bir sorun teşkil etmemektedir.

Travmatik Mide Delinmesi

delici-kesici alet yaralanmaları, trafik kazaları, yüksekten düşme, künt travma vb. nedenlerden kaynankalan mide delinmeleri durumunu kapsamaktadır.

İdeopatik Mide Delinmesi

Mortaliteye neden olan bazı mide delinmelerinde otopside dahi herhangi bir patolojiye rastlanmayabilir. İdeopatik kelimesi de nedeni belli olmayan durum anlamına gelir.

Peptik Ülser Delinmesi

Bu makalede en sık görülen (%60) mide delinmesi olarak ülsere bağlı delinme durumunu ele alacağız. (Peptik Ülser ile ilgili detaylı bilgi için tıklayın). Yetersiz tedavi uygulanan Peptik ülserler zamanla mide duvarının incelmesine ve ani bir şekilde delinmesine neden olur.

Peptik ülserlerin en önemli komplikasyonları mide kanaması (%50) ve mide delinmesidir (%30). Ülsere bağlı mide delinmelerin %60’ı ise midenin ön duvarında gerçekleşir. Bu bölgede destekleyen bir organın olmaması sebep olarak gösterilmektedir. Kanayan mide ülserleri ise genelde midenin arka duvarında bulunur.

Mide Delinmesi Belirtileri

İlginçtir ki mide delinmesi geçiren ve ülser hastalığı olan hastaların yarısı (%50) daha önce hiç mide şikayetleri olmamış ve tedavi görmemiş hastalardır. Bu durum tek başına aslında delinmenin ne kadar ani ve tehli boyutlara kadar ilerleyebileceğinin bir göstergesidir. Kısacası hastaların %50’si daha önce hiç şikayetleri olmayan genç hastalardır. Hastaların diğer %50’sinde ise:

  • Ülser hikayesi. Daha önce tanısı konan peptik ülser veya ileri derece erozif gastriti olan hastalar.
  • Ani karın ağrısı. Aniden başlayan mide ağrısı daha sonra 5-10 saat geçici ve yalancı rahatlamadan sonra karnın tamamına yayılan ağrı (Tahta Karın), bulantı, kusma, kalp çarpıntısı (taşikardi), nefes darlığı ve ateş.
  • Aşırı ve ani Stres. çok fazla yoğun veya olaylara karşı gelişen ani stresten mide delinmesi vakaları görülebilir.

Delinmenin ilk aşamasında mide bölgesinde çok aşırı ve ani bir kasılma ve ağrı olur. Bu durum mide asidinin ve içeriğinin karın boşluğuna (perinoteal kavite) aktığını gösterir. Bu aşamada tanısı konan hastalar şanslıdır ve erken tedavi gördüğü için hastalığı çok az bir riskle atlatır.

Bu aşamadan sonra mide içeriğinin büyük bir kısmı karın boşluğuna boşalır ve orada daha önce bulunan peritoneal sıvı ile sulandırılır (dilüe edilir). İşte tam bu aşamada geçici ve yalancı bir rahatlama sağlanır. Bununla birlikte verilen ağrı kesici ilaçlar ve serumlar da durumun sinsi ve sessiz bir şekilde ilerlemesine zemin sağlamış olur.

Olaydan 12-24 saat sonra ise karın boşluğundaki mide içeriği bakteri enfeksiyonuna neden olur (bakteriyel Peritonit).

Bu aşamada hastanın karnında yaygın ve şiddetli ağrı, karın önduvarı kaslarının aşırı kasılması (peritoneal irritasyona bağlı), çarpını, bulantı, kusma, ateş ve nefes darlığı meydana gelir.

Bu aşamada ise tedaviye rağmen hayati teh öne çıkmaktadır. Bu aşamada teşhis edilemeyen çoğu hastalar ne yazık ki mortalite (yani ölüm riski) ile karşı karşıya kalır.

Genel olarak şöyle söyleyebiliriz; hastaların %60’ında tanı ancak ilerleyen aşamalarda, %30’unda başlangıç aşamasında konuluyor. Hastaların %10’u tanı konmadan ve yeterli ve doğru tedavi görmeden yaşamını yitiriyor.

Mide Delinmesi Nasıl Anlaşılır ?

Tecrübeli hekim tarafından şüpheye dayalı yapılan detaylı klinik fiziki muayenede tanı konabilir. Mideden karın boşluğuna akan asit ve gıda artıkları ile birlikte bir miktar hava da bulunur.

ADBG – Ters Hilal Bulgusu

Hastanın ayakta çekilen direkt karın grafilerinde (bkz. ADBK nedir?) bu sızan hava imajı diyafragmanın alt kısmında hilal şeklinde görülebilir. Bu görüntü hastalığın tespiti açısından tipik bir klinik bulgudur (Ters Hilal Bulgusu).

Şüpheli vakalarda gerekirse burunda mideye doğru bir sonda yerleştirilir (Nazogastrik NG sonda) ve hava verilerek film çekilebilir. Bununla birlikte kan testleri ve batın ultrasonu yapılabilir. Çok şüpheli durumlarda üst GİS endoskopi uygulanabilir. (bkz. Endoskopi nasıl yapılır)

Mide Delinmesi Tedavisi

Tanı konulduktan hemen sonra zaman kaybedilmeden hasta operasyon için hazırlanır. Operasyondan önce hastanın durumu stabilize edilir. Özellikle sıvı kaybı mevcut ise replase edilmeli ve geniş spektrumlu antibiyotikler başlanmalı. Ameliyatta Delinme bölgesi tespit edildikten sonra dikişlerle kapatılır ve karın boşluğu bol miktarda steril izotonik mayi ile yıkanır (peritoneal lavaj).

Mide Delinmesi (Gastrik Perfprasyon) : ADBG’de görülen sağ sub-diafragmatik serbest hava – ters hilal bulgusu (Op.Dr.Ertan BEYATLI, Genel Cerrahi MD, PhD)

Ameliyat konusunda çok farklı ekol ve yaklaşımlar mevcut olsa da asıl amaç delinmenin kapatılması, varsa ülseri çıkartılması ve tekrarlayan ülserlerin önlenmesi için mide çıkışını rahatlatan ve asiti azaltan girişimlerin yapılması (örneğin, gastrojejunostomi, antrektomi, vagektomi vb.)

Mide Delinmesi – Ameliyat Öncesi – Peptik Ülsere bağlı mide delinmesi. Edirne/2013 Mide Delinmesi – Ameliyat Sonrası – Peptik Ülsere bağlı mide delinmesi. Edirne/2013

Mide Delinmesi Ameliyatından sonra Ne Yapılır?

Ameliyattan sonra hasta 5-10 gün hastanede gözlem altında tutulur. Hastanın karnına takılan sonda (dren) ve burundan midesine yerleştirilen tüp (Nazogastrik NG sonda) kontrollü bir şekilde çekilir. Uygun zamanda (2-4 gün) ağızdan gıda ve su alımları başlatılır ve verilecek Ülser önleyici ilaçlarla taburcu edilir. 2-3 hafta sonra gerekirse kontrol endoskopi muayenesi yapılır.

Mide Delinmesi (Gastrik Perfprasyon) : ameliyat esnasında tespit edilen perforasyon odağı. (Op.Dr.Ertan BEYATLI, Genel Cerrahi MD, PhD)

Mide Delinmesi Tehli mi ?

Daha önce belirttiğimiz gibi ne yazık ki hastaların %10’u tanı konmadan ve yeterli ve doğru tedavi görmeden yaşamını yitiriyor. Hastaların %60’ında tanı ilerleyen safhalarda konulduğundan yüksek hayati risk taşımakta olup %30’unda ise erken teşhisten dolayı düşük risk sahibi hastalardır.

Источник: //www.ertanbeyatli.com/mide-delinmesi-tedavisi/comment-page-1/

Ülser Nedir? Belirtileri & Tedavisi Nelerdir?

Ülser Tehlikeli Midir?

 Midede hafif yanma ve dolgunlukla başlayıp, şiddetli ağrı ve kusmayla devam eden belirtiler, ülser hastalığının işareti olabiliyor. Memorial Sağlık Grubu Gastoenteroloji bölümü uzmanları, ülser hakkında merak edilenleri anlattı.  

Ülser Nedir?

Ülser, mide ya da onikiparmak bağırsağının, mide asidi ve pepsin gibi sıvılar tarafından tahrip edilip, doku kaybının oluşmasıdır. Doku kaybının yanı sıra mide ya da onikiparmak bağırsağında pepsinin de etkisi ile yaralar oluşur.

Enflamasyon adı verilen bu yaralar, ülkemizde mideden çok onikiparmak bağırsağında görülmektedir. Ülser erkeklerde kadınlara oranla 3 kat daha fazla görülmektedir.

Özellikle 30-50 yaş grubunda daha çok görülen ülser, 60 yaş civarında kadınlarda daha çok ortaya çıkmaktadır.

Midede oluşan ülserler gastrik ülser, onikiparmak bağırsağında oluşan ülserler duoedenum ülseri veya bulber ülser olarak adlandırılır. 3-5mm den 5cm e varan genişlikte olabilirler.

Ülser Nedenleri

Mide kendi görevlerini yerine getirirken kendisini de korumaya alır. Mukozal defans sistemleri, midenin düzenli hareketleri, hücre yenileme sistemler, işlevini yerine getirirken midenin zarar görmesini de engeller.

Bu mekanizmalar son derece karmaşık bir şekilde hücre içi yollar, hücresel düzeyde hormon ve elektriksel uyarılar kullanılırken, diğer organ ve sistemlerle uyumlu bir şekilde çalışırlar.

Ancak midenin koruyucu mekanizmaları ve midede sorun yaratacak mekanizmalar arasında bir dengesizlik ortaya çıkar ise kişide mide şikayetleri başlar. Aslında bu durum tek başına mide problemi değil, tüm sindirim sistemini etkileyen bir sorun haline gelir.

Tüm bu dengesizlikler kendini reflü, gastrit, peptik ülser ve fonksiyonel dispepsi olabileceği gibi mide kanserine kadar uzanan çeşitli mide hastalıkları ile ifade eder.

Ülserin ortaya çıkmasını kolaylaştıran bazı faktörler vardır. İnsan vücudunda mekanik ve fizyolojik etkileri olan “helicobakter pylori” adı verilen bir bakteri, sigara ve alkol tüketimi ile ve bazı ilaçlar ülsere neden olan en önemli etkenlerdir. Bunun yanı sıra ülser nedenleri olarak;

  • Dengesiz ve sağlıksız beslenme düzeni
  • Aşırı tuz tüketimi
  • Besinleri az çiğnemek
  • Uzun süre aç kalmak
  • Mideyi fazla doldurmak
  • Uykusuzluk
  • Yorgunluk
  • Besinlerde hijyene dikkat etmemek
  • Genetik faktörler
  • Stres

Yapılan toplumsal çalışmalarda, savaş ve deprem gibi afet benzeri durumlarda toplumda peptik ülser ve mide kanaması sıklığının arttığı ortaya konmuştur. Ekonomik buhran dönemlerinde de aynı bulgular dikkati çekerken, özellikle “fonksiyonel dispepsi” olarak adlandırılan rahatsızlığın, stresin yoğun olduğu dönemlerde daha fazla belirti verdiği de gözlenmiştir.

Ülser Belirtileri

Ülser belirtileri oldukça belirgin ve kimi zaman rahatsız edici olabilir. En sık rastlanan ülser belirtisi, karnın üst kısmında kemirme ve yanma şeklinde hissedilen ağrıdır. Özellikle öğün aralarında kendini daha çok gösteren ülser, özellikle onikiparmak ülseri olan kişileri gecenin herhangi bir saatinde uyandırabilir. Genel olarak bakıldığında ülser şu belirtiler ile kendini gösterir;

  • Midede yanma ve ağrı
  • Bulantı
  • Kusma ile gelen rahatlama
  • İştahsızlık
  • Kilo kaybı
  • Şişkinlik ve gaz
  • Sık acıkma
  • Yemek yedikten sonra mide ağrısı
  • Hazımsızlık

Ülser bazı hastalarda hiçbir ön belirti vermeden kanama ve delinme gibi durumlara neden olabilir. Özellikle sonbahar ve bahar aylarında sıklığı artan ülser belirtileri fark edilir fark edilmez uzman bir sağlık kuruluğuna başvurulmalıdır.

Ülser Teşhisi

Ülser teşhisinin en doğru yöntemi ülserin direkt olarak görülmesine ve gerektiği zaman doku örneği alınmasına olanak sağlayan endoskopidir. Bazı ülser vakalarından baryumlu mide duedenum grafisi de endoskopi sonrasında yardımcı olabilir. Ülserin mide kanserine dönüşmesini önlemede ülserin endoskopi ile erken teşhis edilebilmesi çok önemlidir.

Ülser Tedavisi

Ülser tanısı klinik, laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri ile konduktan sonra üst gastrointestinal sistem endoskopisi (gastroskopi) altın standart kabul edilir.

Gastroskopi ile ülserler direkt görülebilir, biyopsi alınabilir ve mukozadaki mikroskobik değişiklikler ve helikobacter pozitif bulunurs,a enfeksiyona yönelik antibiyotik tedavisi ve mide asidini baskılayan ilaçlar kullanılabilir.

Ayrıca ülser kanamalarında gastroskopi sırasında endoskopik tedavi yöntemleri uygulanarak kanamanın durdurulması sağlanabilir. Tedavide helicobakter pylorimide asidini baskılayan ilaçlar ve pozitif bulunursa enfeksiyona yönelik antibiyotik tedavisi verilir.

Ülser tedavisinde kullanılan ilaçlar H2 reseptör blokerleri ve proton pompa inhibitörleridir. Ülser ilaçları mide asitlerini azaltarak kişinin yakınmalarını rahatlatır. Bunun yanı sıra mide asidinin ülser üzerine etkisini ortadan kaldırarak, iyileşmeyi sağlar.

Çoğu ülser ilaç tedavisi ile iyileşir. İlaç tedavisinin dışında uygulanan diğer yöntem ise asit ve pepsin salgısını engellemek için bu salgıyı uyaran sinirin (vagus siniri) kesilmesine dayanır. Ancak tekrar riski olabilmektedir.

  Bazı ülser vakaları kanama, stenoz (daralma -tıkanma) , delinme gibi sorunlara yol açarsa ameliyat gerekebilir. Ülserler kronik ve tekrarlayıcıdır. Hayatı kısaltmaktan çok hayatın kalitesini azaltır. Tedavi edilemeyen bir ülserin iyileşmesi 10- 15 yıl kadar sürer.

Bunun yanı sıra ülser diyeti de ülser tedavisinde yardımcıdır.

Ülser Diyeti

Mide yanmasını önlemek için içilen süt bile ülser rahatsızlığını ileri seviyelere götürebilir. Bu nedenle ülser hastaları midelerine iyi gelmeyen, mide salgısını artıran her türlü gıda ve içecekten kesinlikle uzak durmalıdır.

Ekşi, acı, soğanlı yiyecekler şikayetleri artırıyorsa onlardan uzak bir beslenme rutini oluşturulmalıdır. Sigara içmek ülser tedavisini bloke ederek ülserin iyileşmesini geciktirmektedir. Alkol alımı da yüzeysel mukoza direncini bozduğu için gastrit ve ülser gibi hastalıkların tedavisini zorlu hale getirir.

Özellikle akut ülserde kesinlikle alkol kullanımından uzak durulmalıdır.

Ülser Ağrısına Ne İyi Gelir? Ülserden Korunmak İçin Neler Yapılmalı?

  • Sağlıklı ve düzenli bir beslenme programını uygulayın.
  • Kahvaltı etmeyi ve öğünlerinizi ihmal etmeyin.
  • Kızartma, aşırı şekerli, tuzlu ve yağlı tatlılardan uzak durun.
  • Yeterli sıvı almaya özen gösterin.
  • Çay ve kahveyi sınırlayın.
  • Akşamları buharda pişmiş yemekleri tercih edin.
  • Küçük porsiyonlar tüketin
  • Mideniz uzun süre boş kalmasın.
  • Tatlı olarak taze ve kuru meyveler, meyveli yoğurtlar veya sütlü tatlıları tercih edin.
Güncellenme Tarihi: 13 Ekim 2017Yayınlanma Tarihi: 13 Ekim 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/ulser/

Ülser

Ülser Tehlikeli Midir?

Ülser nedir? Mide ülseri nedir? Ülser belirtileri nelerdir? Ülser tedavisi nasıldır? Ülser hastalarının dikkat etmesi gerekenler nelerdir? Ülser tehli midir? gibi sorulara yanıt vermeye çalışacağız.

Ülser Nedir?

Ülserin kelime manası yara anlamına gelmektedir. Vücudumuzun çeşitli yerlerinde ülser çıkabilmektedir.

Biz bu yazımızda mide ülseri (peptik ülser) den bahsedeceğiz.

Mide Ülseri Nedir?

Mide ülseri, dünyada ve ülkemizde çok sık karşılaşılan sindirim sistemi hastalığıdır. Mide ve onikiparmak bağırsağının iç yüzeyinde mide asidi ve sindirim salgıları sonucu oluşan doku kaybından dolayı meydana gelen yaralardır. Genellikle mide ülserine helicobakter pylori denilen bakteri enfeksiyona sebep vermektedir.

Ülser İçin Hangi Doktora Gidilir?

Ülser belirtileri nelerdir bölümünde yazmış olduğumuz şikayetleriniz var ise hastanelerin Gastroentoloji bölümünden eğer bu bölüm gideceğiniz hastanede yok ise İç Hastalıkları (Dahiliye) bölümünden randevu almalısınız.

Ülser Belirtileri Nelerdir?

Ülser, gastrit ve reflü hastalıkları ile benzer belirtiler gösterebilir bu yüzden belirtiler sizde mevcut ise ülsersiniz anlamına gelmemektedir başka hastalıkların habercisi olabilir bu ancak yapılacak tetkikler sonrasında anlaşılabilecektir. Ülserin başlıca belirtilerini yazalım.

  • Üst karında ağrı
  • Midede yanma ve ağrı
  • Mide ekşimesi
  • Mide bulantısı
  • Ağıza gelen ekşi-acı su
  • Nadiren kusma
  • Nadiren kanama
  • Nadiren sırtta ağrı
  • Hazımsızlık
  • Şişkinlik
  • Geğirme
  • Paslı dil
  • İştahsızlık
  • Kilo kaybı
  • Dışkılamada zift gibi siyahlaşma

Ülser Kansere Dönüşür mü?

Endoskopik inceleme sonucunda mideden alınan parçada helicobacter pylori bakterisi bulunursa bu bakterinin bir an önce yok edilmesi için gereken antibiyotik ve ilaçlar kullanılmalıdır aksi halde midede uzun süre bu bakterinin kalması mide kanserine yol açabileceği ortaya çıkarılmıştır.

Ülser Nedenleri Nelerdir?

Bir çok hastalıkta olduğu gibi ülserinde bir çok nedeni olabilmektedir. Bu nedenler arasında en bilindik sebepleri sıralayalım.

Helicobacter pylori: Mide ülserine neden olan sıklıkla karşılaşılan sebeplerin başında bu bakteri gelmektedir. Bulaşıcı bir bakteridir. Tedavi edilmediğinde ciddi hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Aşırı sinir ve stres: Çoğu hastalığın sebepleri arasında yer alan stres, mide asidinin düzensiz ve aşırı üretimine sebebiyet vermektedir. Ülser nedenleri arasındadır.

Hastalıklar: Karaciğer yetersizliği, kalp hastalıkları ülsere neden olabilmektedir.

Alışkanlıklar: Alkol,sigara ve kafein kullanımı ülser nedenleri arasındadır.

İlaçlar: Ağrı kesiciler ve iltihap giderici ilaçların uzun süre kullanımı, NSAI ilaç kullanımı ülsere yol açabilmektedir.

Ülser Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler

  • İlaç tedavisine mutlaka uyulmalı
  • Yemek saatlerine özen gösterilmeli
  • Zengin proteinli besinler tüketilmeli
  • Alkol ve sigara kullanılmamalı
  • Kafeinli ve kafeinsiz kahve tüketimi azaltılmalı
  • Aspirin ve ağrı kesicilerden uzak durulmalı
  • Yendiğinde rahatsızlık veren besinlerden uzak durulmalı
  • Stresten ve stresli ortamlardan kaçınılmalı
  • Acı baharatlardan uzak durulmalı
  • Sebze, meyve ve yulaf kepekli besinler tüketilmeli
  • Bitkisel yağlar tercih edilmeli
  • Asitli içecek ve yiyeceklerden kaçınılmalı
  • Kızartmalı yiyecekler yenmemeli
  • Egzersiz yapılmalı
  • Uyku düzenine dikkat edilmeli
  • Çok yağlı yiyeceklerden uzak durulmalı
  • Yiyecekler yavaş ve iyice çiğnenerek yenmeli
  • Yiyecek ve içeceklerin ne çok soğuk ne çok sıcak olmamasına dikkat edilmeli
  • Dar kıyafetlerden kaçınılmalı
  • Fazla kilolardan kurtunulmalı

Mide Kanamasının Oluşturduğu Teh ve Zararlar

Ülser Tehlikeli Midir?

Mide kanaması yaşayan hasta, zamanında hastaneye yetiştirilemediği durumlarda yaşamını kaybetmesine neden olacak bir risk altında bulunmaktadır.

İçindekiler

Mide Kanaması

Hastalıklar genel olarak halk arasında ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan biri öldürücü olan rahatsızlıklar, diğeri ise öldürmeyen ama ömür boyu hastanın sürünmesine sebep olan rahatsızlıklardır. Mide kanaması ise iki çeşidi de kapsamaktadır.

Bazı durumlarda hastada yoğun olarak kanamaya neden olan bu rahatsızlık müdahalenin geç kalınması durumunda hastanın yaşamını yitirmesine sebep olabilmektedir.

Diğeri olayda ise bu kanamalar; hastanın ölümüne neden olmamakla birlikte hayatı boyunca bu rahatsızlıkla ilgili yoğun sıkıntılar yaşayabilmesine sebep olmaktadır.  

Genel olarak orta yaş üzerinde bulunan kişilerde daha sık bir şekilde karşılaşılan mide kanamaları; hekim ve acil konsültasyon gerektiren tehli bir semptomdur.  Yemek borusunda meydana gelen aşınma ve tahribattan, ince bağırsaklarda oluşan yırtılmalara kadar olan sindirim sistemi problemleri ile meydana gelen kanamaların hepsine mide kanaması denilmektedir.

Mide Kanaması ve Zararları

Hayati risk taşıyabilen mide kanamaları konusunda hastanın zamanında hastaneye yetiştirilmesi ve gereken tedavinin bir an önce başlaması sonu ölümle bitebilecek ciddi bir tablonun oluşmasını önleyecektir.

Bu nedenle hastada kanama ile ilgili belirtiler oluştuğunda rahatsızlık hastaya çok fazla sıkıntı vermeyerek hafif geçse de acil olarak hastaneye gidilip; sorunun kaynağı belirlenmelidir.

İç kanama olarak gruplandırılan mide kanamaları; genel olarak sindirim sistemine ve mideye bağlı olarak gelişen problemler veya patolojik sorunlar sonucunda kendini göstermektedir.  

 Yakın geçmişe kadar hastanın yaşamını yitirmesine sebep olan mide kanamaları zamanımızda gelişen tıp bilimi sayesinde daha az ölüm riskine sahip olmaktadır. Şiddetli oluşan kanama anında hastaneye zamanında ulaşan kişiler bu sorun karşısında ölüm tehsi riskini ortadan kaldırabilmektedir.

Ani bir şekilde meydana gelen rahatsızlıkların oluşmasına neden olan etkenler arasında; ülser, bağırsaklarda meydana gelen tahrip ve yırtılmalar, gastrit, bilinçsiz ilaç kullanımı, alkol ve sigaraya olan yatkınlık, yanlış beslenme alışkanlıkları, mide mikropları ve yaşanan psikolojik baskılar yer almaktadır.  

Vücutta yer alan organlar arasında en hassası olan midede oluşan kanama oldukça tehli bir durumdur. Bu rahatsızlığın oluşumunda pek çok etken rol oynasa da mide kanamalarının bağlı olduğu etkenler arasında en tehli olanlar; siroza bağlı olarak oluşan varis kanamaları ve ülserlerdir.  Hayati tehdit oluşturan en önemli sorun ise kanamalar sırasında meydana gelen kan kayıplarıdır.

Zararları

Eskiden daha nadir olarak rastlanılan mide kanaması rahatsızlıkları; zamanımızda beslenmede yapılan hatalar, stresli hayat şartları, bilinçsiz ilaç kullanımlarının da etkisiyle büyük oranda artış göstermektedir. Tıp bilimindeki ilerlemeye bağlı olarak mide kanamasına bağlı olarak gündeme gelen ölüm vakaları büyük oranda azalma gösterse de; günümüzde sahip olduğu tehyi hala korumaya devam etmektedir.

Mide kanamaları; sindirim sisteminin geniş olan yelpazesinde meydana gelen akut ve kronik rahatsızlıkların en sık karşılaşılan komplikasyonları arasında bulunmakta ve hastanın yaşamı konusunda potansiyel bir teh oluşturmaktadır.

Mide ve bağırsak kitlelerinde kan taşımakla görevli olan çok sayıda kan damarı bulunmaktadır. Midedeki damarların bütünlüğünün bozulmasına bağlı olarak meydana gelen kanamalarda kan kayıpları oldukça yoğun olarak yaşanmaktadır. Bu sorun; insan vücuduna büyük zararlar vermektedir.

Kanamalar  sırasında; hızla düşen kan basıncına bağlı olarak vücuttaki kan kütlesinde azalma meydana gelir. Buna bağlı olarak hasta güç ve bilinç kaybına uğrayabilmektedir.

Erkelerde daha sık bir şekilde meydana gelen mide kanamasının hasta açısından oluşturduğu zararlar arasında en belirgin olanları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Mide damarlarında delinme ve yırtılmalar
  • Mukoza yapısında oluşan hasarlar
  • Hastada ciddi oranda kan kayıplarına sebep olmaktadır.
  • Mide duvarında meydana gelen hasarlar
  • Hastanın hayati fonksiyonlarını etkilemektedir.
  • Zamanında müdahale edilemediği durumlarda hastanın yaşamını yitirmesine sebep olabilmektedir.
  • Ülsere bağlı olarak mide tabakasının erimesi ve bunun paralelinde mide delinmesi oluşabilmektedir.
  • Halsizlik, çabuk yorulma, bitkinlik
  • Pıhtı oluşumu
  • Kalp kasında taşikardi oluşumu
  • Nefes alıp vermede sorun yaşama
  • Kanama nedeniyle meydana gelen kan kayıpları; vücutta bulunan kan hacminin yüzde yirmi beşinin yitirilmesine sebep olduğu durumlarda; tansiyonun hızlı olarak düşmesine, kalp yetmezliğine, böbrek yetmezliğine, hipoksiye, hipovolemik şoka ve beyin ödemine sebep olabilmektedir.
  • Tedaviye geç kalındığı durumlarda diğer organlarında olumsuz etkilenmesine sebep olur.
  • Gereken önlemler alınmadığı durumlarda iç kanamalara neden olabilmektedir
  • Sindirim sistemine bağlı olan herhangi bir damarda yırtılma meydana gelebilmektedir.
  • Aşırı oranda kan kaybına sebep olduğundan kansızlık oluşumuna zemin hazırlar.
  • Mukoza zarının tahribe uğraması
  • Hastanın kanama anında bilinci kapanmışsa yan yatırılması gerekmektedir. Aksi halde kusmuğun geri kaçarak soluk borusunu tıkama riski bulunmaktadır.
  • Böbrekler ve karaciğerde sorun yaşanmasına sebep olabilmektedir.
  • Hastanın yaşamını kaybetmesine sebep olabilmektedir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: //midemikrobu.com/mide-kanamasi-oldurur-mu.html

Ülser Hastalığı

Ülser Tehlikeli Midir?

Ülser Hastalığı, onikiparmak bağırsağı yani deudenum ya da midenin pepsin gibi sindirim sıvıları ve mide asidi tarafından harap edilmesi sonucunda ortaya çıkan doku kaybıdır. Pepsin asidinin etkisi ile birlikte doku kaybının daha da derinlere gitmesi olasılığı bulunur. Bu da enflamasyon adı verilen yarayı meydana getirir.

Hastalığı yeni geçirmekte ya da hali hazırda geçirmiş olan ülserli hastalar ülkemizdeki insanların %2’si ile %6’sı aralığında bir görülme sıklığına sahip.

Onikiparmak bağırsağı yani duedenum ülseri, mide ülserine oranla çok daha fazla görülme sıklığına sahip bir hastalık olarak karşımıza çıkar.

Duedenal ülser genellikle 30 ve 50 yaşları arasında sık görülmekte olup, erkeklerde ortaya çıkma olasılığı kadınlara oranla 2 ile 4 kat daha fazla olur. Bununla birlikte 60 yaşından sonra sık bir şekilde rastlanılan bu hastalık, bu yaştan itibaren kadınlarda daha sık görülür.

Ülser hastalığının en sık rastlanılan belirtisi karnın üst bölümünde yanma ya da kemirme türevinde bir ağrının oluşması olur. Yüksek randa öğünlerin arasında ortaya çıkan bu ağrılar, geceleri ortaya çıktığı zaman hastayı uykudan uyandırabilir. Geceleri hastayı uykudan uyandıran hastalık genellikle duedenal ülser olur.

Antiasit adı verilen mide asidini ve yemek yemekle nötrleyen pastil ve çiğneme tableti birkaç dakika ile birkaç saat aralığında bu hastalığın belirtilerini hafifletir. İlkbahar ve sonbahar da daha sık bir şekilde görülen bu hastalığın az görülen belirtileri arasında bulantı, kilo kaybı, iştahsızlık ve özellikle ağrı varken ortaya çıkan kusma şeklindedir.

Kusan hastanın ağrıları kesilecek ya da hafifleyecektir.

Ülser Neden Olur?

Geçmişte, stresli bir yaşan tarzı ya da çeşitli gıda türleri sebebi ile ortaya çıktığı düşünülmüş olan ülserin günümüzde bu tür sebeplerden dolayı ortaya çıkması yeterli görülmüyor.

Bununla birlikte ülser hastalığına geçmiş dönemlerde hayat boyu devam eden ve hiç düzelmeyen kronik bir hastalık olarak bakılıyor olsa da günümüzde sebepleri daha iyi bilinen bu hastalık için kısa sürede yapılabilen tedavi yöntemleri bulunuyor.

Ülserin en temel sebepleri arasında iki neden ön plana çıkmayı başarıyor. Bunlar; Non steroidal antienflamatuar ilaçlar ile helikobakter pylori adı verilen bir bakteridir.

Non steroidal antienflamatuar ilaçlar, iltihap giderme özelliğine sahip olup, steroid yapısına sahip olmayan ağrı kesici ilaçlardır. İbuprofen ve aspirin de bu gruptaki ilaçlardan birkaçı olarak karşımıza çıkar. Özellikle eklem ağrılarına sahip olan yaşlı kişiler tarafından kullanılmakta olan bu ilaçta, bu tür kişiler risk altına girmiş olur.

Bu ilacı haftalar ya da aylar boyunca kullanan kişilerin sindirim yolunda hasarlar ortaya çıkacak ve bu da ülsere yol açacaktır. Bununla birlikte hali hazırda ülser hastalığına sahip olan bir kişinin ülseri çok daha kötü bir hale gelir.

60 yaşının üstünde olan kadınların bu ilacı kullanması halinde bu hastalığın ortaya çıkma olasılığı çok daha fazla olur.

Helikobakter Pylori ya da kısa ismi ile H. pylori bakterisi sebep olduğu enfeksiyon nedeni ile ülserin en sık rastlanılan iki sebebinden biridir. Pek çok kişide bulunma olasılığı olan bu bakteri, az sayıda kişiyi etkileyerek ülsere sebep olur.

Midenin koruyucu tabakasını zayıflatma özelliği taşıyan maddeler üreten H. pylori, sindirim asitlerinin ülsere yol açmasına sebep olur. Hem onikiparmak bağırsağı hem de mide ülseri genellikle bu bakteri sebebi ile meydana gelir.

Bu bakterinin vücuda girme şekli, katı ya da sıvı gıdalar ya da bu bakterinin bulaşmış olduğu bıçak ya da çatal gibi gereçlerin ağza sürülmesi ile olur. Genellikle hiçbir belirtil göstermeyen bu bakteri, siz daha hiç farkında dahi varmadan enfeksiyonlara yol açar.

Ülser başta olmak üzere gastrit ve hazımsızlık gibi hastalıklar ile de doğrudan bağlantısı olan bu bakterinin antibiyotik ile tedavisi mümkün olur.

Ülser sebep olan diğer unsurlara bir göz atalım. Ülser, aşırı sigara tüketen, kahve ya da alkolü aşırı tüketen kişilerde ortaya çıkabilir.

Mide asidini batıran ilaçların yazılması halinde ağrıların hafifletilmesi mümkün olan bu hastalık sırasında alkol, kahve ve sigaraya ara verilmesi büyük önem taşır. Bu tür kötü alışkanlıklar ülserin iyileşmesini geciktirir.

Kahve tiryakisi olan kişilerin ise kafeinsiz kahveleri tercih etmeleri gerekir.

Birçok hastalıkta olduğu gibi ülserde de stresin etkisi bulunur. Büyük bir ameliyat, kaza ya da ciddi bir hastalık sebebi ile büyük bir duygusal stresin etkisi altında kalmış olan kişilerde de ülser meydana gelebilir.

Ciddi bir sağlık sorunu ile hastaneye yatırıldıktan sonra ülser ortaya çıkan birçok hasta bulunur. Fakat gündelik hayatın streslerinin ülsere yol açtığı konusu tıp dünyasında kabul görmez.

Baharatlı yiyecekler ve stresin tek başına ülser yol açması mümkün olmasa da hali hazırda olan ülseri daha kötü duruma getirmesi mümkün olur.

Ülserin Tehli Sonuçları

Üst sindirim sisteminde ortaya çıkan kanamaların en büyük sebeplerinden birisi de ülser hastalığı olarak bilinir. Daha önce hiçbir mide ağrısı şikayeti olmamasına rağmen ülsere sahip olan kişiler görülür. Bu hastalığa yakalanan kişilerde kahve telvesi renginde bir kusmuk görülebilir.

Bununla birlikte katran rengine sahip olan dışkılar da bu hastalık yan etkileri arasında yer alır. Yalnızca siyah gaita dışkısını tespit eden ve bir başka belirti göstermeyen hastalar için dahi bu yeterli olmalı ve bu kişiler bir an önce bir hastaneye başvuru yapmalıdır.

Siyan renkli feçes ya da kusma olmadan önce soğuk soğuk terlemeler ve ani fenalıklar gelmesi üst gastrointestinal kanama kaynaklı ortaya çıkar.

Hali hazırda ülser hastalığına sahip olan bir kişinin hastalığının daha da derinlere inmesi, mide dudenum katmalarının tamamını geçerek delmesi halinde mide delinmesi adı verilen perforasyon hastalığı baş gösterir.

Midede yer alan asit pepsin içeriğinin karın boşluğuna inmesi sebebi ile şiddetli ve ani bir ağrının ortaya çıkması, karnın tahta gibi sertleşerek yürümeyi ve hatta kıpırdamayı dahi zorlaştıran ağrılara sebep olduğu görülür.

Bu hastalığın tedavisi genellikle ameliyat ile olur.

Genellikle pylor ve duedenum kanalında akut ülserin yol açtığı doku ödemi yani şişliği, uzun süre boyunca derin ülsere sahip olan kişilerde nedbe dokusunun ortaya çıkmasından kaynaklı olarak, mide suyu, içecek ya da yiyeceklerin geçtiği pasajın daralması ve hatta tıkanmasına sebep olur.

Bu noktada hastalık devamlı salgılanan mide suyu sebebi ile yediği şeyleri kusar. Sürekli devam eden kusma, hastanın yese dahi hazmedemediği yiyeceklerin dışarı atılmasına neden olur. Bu sebeple de hastalar durmadan kilo verir. Bir an önce teşhis edilmesi ve ameliyat edilmesi büyük önem taşır.

Ülser Teşhisi Nasıl Yapılır?

Fizik muayene ve ultrasona herhangi bir yanıt vermeyen ülser hastalığı, farklı yollar ile ortaya çıkarılabilir. Asit önleyici ilaçların iki hafta kullanılmasının ardından düzelme olmaması halinde ülserin olmadığına karar verilir. Bu hastalığın pratik olarak bir başka teşhisi bulunmasa da üst sindirim endoskopisi yada radyolojik tetkiki yapılması gerekir.

Hastaya baryum içirildikten sonra baryumun mideden geçisi ve dudedenum hattının da anatomik bir şekilde gözlemlenmesi mide – duedenum grafisi adı verilen bir yöntem olarak karşımıza çıkar.

Gastroskopi ya da endoskopi olarak yöntem ise ışıklı, kıvrılabilen ve küçük bir borunun yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağını incelemek adına hastanın ağzından aşağıya doğru indirilmesi ile mümkün olur.

Bu sayede görülmek istenen tüm organlar tüm netliğiyle görülür. Bu işlem yapılırken hastayı sakinleştirmek adına ilaç verilir. Bu sırada, patolojik tetkik ve üreaz testi için biyopsi yapılması mümkün olur.

Biyopsi herhangi bir ağrı ya da rahatsızlığa sebep olmaz.

Ülserin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Ülser için üç farklı öneri bulunur. Bunlar diyet, ilaç ve ameliyat olarak karşımıza çıkar.

1. Diyet

Geçmişte yağlı, ekşi, acı, baharatalı ve asidik yiyeceklerden kaçınılması ve süt ile tedavi uygulanması söylenen ülser için günümüzde herhangi bir diyet önerilmemek ile birlikte sütün dahi zararlı olabileceği söylenir.

Ülserin iyileştirilmesi konusunda herhangi bir özel diyetin bir etkisinin bulunmadığı tespit edilmiş bulunuyor. Bu noktada yapılması gereken şey hastaların kişisel olarak rahatsız olduğu yiyeceklerden uzak durması şeklinde olur.

Örneğin soğan yemek dokunmayan ve bir rahatsızlığa ya da ağrıya yol açmaya kişiler soğan yemeye devam edebilir. Fakat çok sigara tüketen kişilerin sigarayı bırakmasında fayda vardır. Zira sigara içen kişiler, vücutlarını bile bile zehirlemiş olur.

Bu da tüm hastalıkları daha geç iyileşmesine sebep olur. Sigara da ülsere sebep olan şeylerden biri olduğu için mutlak surette azaltılması ve hatta bırakılması gerekir.

Ülser hastalarının aspirin ya da buna benzer romatizma ilaçları almaması gerekir. Yüzeysel mukoza direncini bozan alkolün tüketilmesi halinde ülser iyileşmesi gecikecek ve gastrit etkiler artış gösterecektir. Akut ülser hastalığı söz konusu olduğu zaman alkolün kesinlikle alınmaması gerekir.

2. İlaçlar

Gastroözofajinal reflünün tedavi edilebilmesi için ülser hastalığındda da kullanılmakta olan ilaçlar H2 reseptör blokerleri olan Nizatidin, Famotidin ve Ranitidin ile proton pompa inhibitörleri olan lansoprol ve omeprozol olarak karşımıza çıkar.

Bu ilaçlar mide asidi seviyesini azaltarak hastaları rahatlatır. Bu ilaçlar mide asidi seviyesini düşürme konusunda H2 reseptör blokerlerinden daha güçlü bir etkiye sahip olur. Fakat bu ilaçlar o ilaçlara göre daha pahalı olur.

Helikobacter pylori bakterisine sahip olan hastalar, protein pompa inhibütörleri kullanılan anitibiyotikler yardımı ile bu bakteriden kurtulabilir.

3. Ameliyat

Ülser hastalığı genellikle ilaç ile iyileşiyor olsa da, daralma ve tıkanma gibi stenoz, kanama ya da delinme durumlarında, ilaçların bu duruma cevap vermemesi halinde acil ameliyat gerekir.

Rektal Ülser

Ülser Tehlikeli Midir?

Kalın bağırsağın son bölümüne rektum denir. Rektum hemen makat (anüs) bölgesinden önce gelir. Normalde sindirim artıkları dışkı haline gelir ve bağırsak içinde depolanır. Rektum dışkının depolandığı bölgedir. Belli bir miktar dışkı oluşunca bireyin dışkılama ihtiyacı oluşur ve tuvalete giderek dışkısını boşaltır.

Rektum

Rektal ülser, rektum içinde makata yakın bölgede gelişen yaralara – ülserlere verilen isimdir. Bu ülser mide ülserinden farklıdır. Kötü huylu hastalık yani kanser hastalığı ile ilgisi yoktur.

Rektal Ülser Belirtileri

Bu rahatsızlık sıklıkla kabızlık şikâyeti olan – dışkılama problemi olan bireylerde ortaya çıkar. Hastalık genelde (soliterrektal ülser sendromu) tekrarlayıcı özelliktedir.

Bazı hastalarda herhangi bir belirti görülmezken genellikle;

  • Makattan kan gelmesi – Rektal kanama
  • Bağırsak (barsak) hareketleri sırasında gerginlik hissi
  • Makattan akıntı (mukus) gelmesi
  • Dışkılama sırasında tam boşalamama hissi
  • Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik
  • Karın alt bölgelerinde – Pelviste dolgunluk hissi
  • Kabızlık veya ishal (diare)
  • Makat bölgesinde (rektal) ağrı veya anal sfinkter spazmı
  • Makatta yanma
  • Dışkı kontrolünde – bağırsak hareketlerinin kontrolünde güçlük (inkontinans)

Bu belirti ve bulgulardan bazıları hastalarda görülebilir.

Rektal Ülserin Nedenleri

Bu durumun sebepleri tam anlamıyla anlaşılamamıştır. Fakat yara bölgesine gelen kan akımında – yani bağırsağın bu bölgesindeki kan akımında azalma olduğu düşünülmektedir. Buna ek olarak yaranın (rektal ülserin) oluşmasında bağırsak duvarına olan hasarlar sonucu olarak geliştiğini ileri süren araştırmacılarda vardır.

Hasar ve sonrasında gelişen ülserlerin diğer sebepleri;

  • Kabızlık veya katılaşmış dışkı
  • Katılaşmış dışkının çıkarılması için parmakla yapılan müdahaleler
  • Dışkının çıkarılması için devamlı lavman – su ile müdahale edilmesi
  • Dışkılama sırasında hissedilen gerilme ve ağrı
  • Radyoterapi (ışın tedavisi)
  • Anti-migren tedavisinde etkili olan bazı ilaçlar
  • İnflamatuar (iltihabi) bağırsak hastalıkları
  • Sitomegalo virüs, herpes simplex virüs enfeksiyonları

Bazı vakalarda, soliterrektal ülser birden fazla yaraya (ülsere) neden olabileceği gibi ülser olmadan kitle lezyonu olarak da görülebilir. Bu kitle lezyonu kanser hastalığı ile karışıklık gösterebilir.

Rektal Ülser Hastalığında Risk Faktörleri

Kadın ve erkeklerde eşit olarak görülür. Herhangi bir yaştaki bireyleri etkileyebileceği gibi özellikle orta yaştaki bireylerde daha sıktır.

Her ne kadar soliter rektal ülser sendromu nedenleri açık değilse de;

  • Kronik kabızlık,
  • Dışkılama sorunu – bağırsak hareketlerinde gerginlik,
  • Bağırsak sarkması – rektal prolapsus veya kabızlık nedeniyle elle yapılan dışkı çıkarma işlemleri gibi durumlarda rektal ülser riski artabilir.

Bu durumlar rektal ülser riskini arttırsa da bunların bulunmadığı durumlarda da rektal ülser gelişebilmektedir.

Anamnez (Hastalık Hikayesi)

Doktor hastanın şikayetlerini dikkatle dinler. Bu görüşmenin amacı hastaya ait özellikler ve hastalığın seyrini ortaya koymaktır. Hastanın diyet şekli, dışkılama ve tuvalet alışkanlığı, hastalığın şiddetlenmesine neden olabilecek etkenler ve ailesel hikayesi değerlendirilir.

Muayene

Hastanın utanmasına neden olmayacak bir ortamda yapılmalıdır. Bu muayene sırasında doktor makat bölgesini ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektumu da parmakla muayene etmesi gerekir. Bu şekilde ayırıcı tanıda akla gelebilecek diğer hastalıkların varlığı da araştırılır.

Rektal Ülser Hastalığında Parmakla Muayene

Hastalığın teşhisinde kullanılan testler;

Sigmoidoskopi

Bu test ile yaranın (ülserin) direkt gözlenmesi ve biyopsi alınarak diğer rektal hastalıklarla ayırıcı tanısının yapılması mümkündür.

Ultrason

Özellikle transrektal veya endoanal ultrason, kanser gibi diğer durumlardan soliter rektal ülseri ayırt etmek için yardımcı olabilir. Bu testte rektal duvar ve internal anal sfinkterde kalınlaşma varsa soliterrektal ülser sendromunu destekler.

Defekasyon Proktografi

Bu test sırasında, rektuma renkli bir ilaçlı madde (baryum) sıkılır. Bu ilaçlı maddenin (baryumun) geçişi dışkılama sırasında incelenir. Baryum X-ray’de açıkça görülür ve kas fonksiyonları ve kasların birlikte çalışması hakkında fikir verir. Bu test gecikmiş rektal boşalması veya puborektal kasta gevşemesi olmayan hastalarda rektal prolapsusa neden olabilir.

Anorektal Motilite ve Fizyoloji Testleri

Kalın bağırsağın son bölümü olan rektum ve bağırsağın dışarıya açıldığı anüs (makat) bölgesinin fonksiyonları hakkında bilgi edinmek için bu testen yararlanılabilinir.

Rektal Ülser Tedavisi

Tedavisi için hafif vakalarda beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi önemlidir. Buna ek olarak ilaç tedavisi ve bazı nadir durumlarda ameliyat tedavisi gerekebilmektedir.

Hastalara sağlıklı beslenme alışkanlığı ve düzenli dışkılama alışkanlığı öğretilmelidir. Kabızlıktan korunmak önemlidir. Lifli gıda (posalı gıda) tüketilmesi ve bol su içilmesi önemlidir.

Buna ek olarak; lavman, biofeedback, ve ameliyat ile tedavi yöntemleri de vardır.

Rektal Ülser Hastalığında Lavman Tedavisi

Yaranın olduğu bölgeye ilaçlı lavman, makattan verilen ilaçlı su uygulanabilir. Alüminyum tuzu içeren sukralfat lavmanları ülser yüzeyini örter ve yaranın iyileşmesini sağlar.

Rektal Ülser Hastalığında Biofeedback

Hastanın dışkılama alışkanlıklarını düzenlemek ve bağırsağın son bölümünün daha iyi kontrol edebilmesini sağlamak için bu tedavi uygulanabilir. Burada birey istenilmeden meydana gelen tetikleyici hareketleri kontrol etmeyi öğrenir, Örneğin dışkılama esnasında oluşan gerilme gibi. Bu tedavinin birkaç yıl içinde tekrarlanması gerekir.

Rektal Ülser Hastalığında Ameliyat – Cerrahi Tedavi

Bağırsak sarkmasının eşlik ettiği durumlarda sarkan bağırsağın ameliyat ile düzeltilmesi rektal ülserin (yaranın) iyileşmesini sağlar. Buna ek olarak her türlü tedaviye karşın tekrarlayan ve hastanın günlük yaşamını sıkıntıya sokan durumlarda da nadiren ameliyat tedavisi bir çözüm olabilir.

Источник: //www.kolonrektum.com/rektal-ulser

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть