Ulusal Sedef ve Artriti Hastaları Deneyim Zirvesi

Psöriatik Artrit (Sedef Romatizması)

Ulusal Sedef ve Artriti Hastaları Deneyim Zirvesi

Psöriatik artrit (Sedef Romatizması), psöriazis (sedef) adı verilen bir cilt hastalığı bulunanların yaklaşık -20’sinde görülen, eklem iltihabına verilen addır.

Birçok eklemi tutabilir ve yakınmalar da kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Psöriatik artrit (Sedef Romatizması), tuttuğu eklemde hasara neden olur.

Bu nedenle erken tanıyla, ne kadar erken tedaviye başlanırsa, eklem hasarına bağlı sakatlığın da önüne geçmek o kadar mümkündür.

Psöriatik Artrit (Sedef Romatizması) Nedir?

Psöriazis, halk arasında sedef hastalığı olarak da bilinen; deride kızarıklık ve soyulma, beyaz pullanmalarla seyreden döküntülü bir cilt hastalığıdır. Sedef hastalığı, vücudun bağışıklık sistemi tarafından deriyi hedef alarak saldırmasından kaynaklanır.

Bazı sedef hastalarında bağışıklık sistemi, derinin yansıra eklemlere de saldırarak eklemde iltihap gelişmesine neden olur. Sedef gibi, psöriatik artrit semptomları da alevlenme ve yatışmalarla seyreder.

Hastalık bulguları kişiden kişiye değişir; hatta aynı kişide bile zamanla tuttuğu eklem bölgeleri değişebilir.

Psöriatik artrit vücudun herhangi bir eklemini tutabilir. Sadece tek eklemi, birkaç eklemi ya da birden çok eklemi etkileyebilir. Omurgayı tutabilir ; aşağı bel bölgesinde ağrı, sırt ve boyun ağrısı, göğüs kafesinde ağrıya neden olabilir.

El-ayak parmakları gibi küçük eklemlerin yanı sıra diz, ayak bileği gibi büyük eklemleri de tutabilir. Bazen el veya ayak parmaklarının birinde, boylu boyunca şişlik ve kızarıklıkla sosis görünümde ‘daktilit’ denilen duruma neden olabilir.

Tırnaklarda iğne ucu gibi çukurluklara (yüksük tırnak) veya tırnakta kabalaşma ve tırnağın yatağından ayrılması gibi değişiklikler görülebilir.

Psöriatik artrit, omurgayı tuttuğunda, spondilit denilen sırt veya boyun ağrısına, eğilirken zorlanmaya neden olur. Psöriatik artrit, tendon ve bağların kemikler üzerine tutunduğu noktalarda hassasiyete neden olabilir.

‘Entezit’ diye adlandırılan bu durum, topuk, ayak tabanı, ayağın arka kısmında, dizin ön kısmı, dirsek etrafında veya diğer alanlarda ağrıya neden olabilir. Entezit, psöriatik artritin karakteristik özelliklerinden biridir.

Psöriatik Artrite Ne Sebep Olur?

Psöriatik artrite neyin sebep olduğu tam olarak bilinmemektedir. Psöriatik artriti olan kişilerin yüzde 40’ında, birinci derece (hatta bazen ikinci derece akrabalarda da olabilir) akrabalarında sedef veya sedefe bağlı artrit öyküsü vardır.

Bu da hastalığın gelişiminde, kalıtımın önemli bir rolü olduğunu düşündürmektedir. Bu hastalar üzerinde yapılan genetik çalışmalar, birçok genin bu hastalık gelişiminde rolü olabileceğini göstermiştir.

Yalnızca genetik faktörler değil, geçirilen enfeksiyonların da, bağışıklık sistemini aktive ederek, hastalığın ortaya çıkmasında veya alevlenmesinde rolü olabileceğini düşündürmektedir.

Yaygın cilt döküntüsü bulunan sedef hastalarına, etrafındaki kişiler bazen sanki bulaşacakmış gibi dokunmaktan kaçınırlar. Sedef hastalığı bulaşıcı değildir. Bu nedenle lütfen bu kişilere dokunmaktan çekinmeyiniz.

Psöriatik Artrit Kimlerde Gelişir?

Psöriatik artrit, genellikle 30 ila 50 yaşları arasındaki kişilerde görülür, ancak çocukluk çağında da başlayabilir. Erkekler ve kadınlar eşit risk altındadır. Psöriatik artritli çocuklarda üveit (gözün orta tabakasının iltihabı) gelişme riski daha fazladır.

Sedef hastalığı olan insanların yaklaşık yüzde 15-20’sinde psöriatik artrit gelişir. Genellikle önce cilt bulguları çıkıp, ardından yıllar sonra artrit gelişir. Bazen her ikisi bir arada çıkar. Nadiren de önce eklem bulguları gelişir sonra döküntü çıkabilir.

Psöriatik Artrit Nasıl Teşhis Edilir?

Psöriatik artrit tanısı için, romatoloji doktoru, şiş ve ağrılı eklem ile artrit belirtilerini ve sedefin tipik deri ve tırnak değişikliklerini araştırır. Eklem hasarını aramak için genellikle direkt röntgen filmleri alınır. Ekleme ve omurgalara daha detaylı bakmak için manyetik rezonans görüntüleme (MRI), ultrason veya tomografi taramaları yapılabilir.

Kan testleri; gut, osteoartrit ve romatoid artrit gibi benzer belirti ve bulgularla seyreden diğer eklem hastalıklarını ayırt etmek için yapılabilir. Psöriatik artritli hastaların, kan testlerinde inflamasyon ve hafif anemi çıkarabilir. Bazen deri biyopsisi sedefi doğrulamak için gerekebilir.

Psöriatik Artrit Nasıl Tedavi Edilir?

Psöriatik artritin tedavisi, hastadan hastaya ve tutulan eklem bölgesine göre değişir.

Eklemde ağrı ve iitihabı gidermek için steroid olmayan inflamasyon gideren ilaçlar (NSAİİ-naprosyn, diklofenak, indometazin gibi), mide korunarak tok olarak alınabilir. Tek eklem tutulumunda, eklem içine kortikosteroid enjeksiyonu yapılabilir. Ancak ağızdan (sistemik) kortikosteroid tedavisi, psöriatik artritte kullanılmaz; cilt döküntülerini arttırır.

Hastalığı uzun süreli kontrol altına almak ve eklemde hasar gelişmesini önlemek için; hastalık seyrini değiştiren romatizma ilaçları kullanılır. Bunlar metotreksat, leflunomid, sulfasalazin, siklosporin’dir. Bazen bu ilaçlar, birbiriyle kombine edilerek kullanılabilir.

Sıtma ilacı hidroksiklorokin (Plaquenil) tedavide yardımcı olabilir, ancak sedef alevlenmesine neden olacağından, genellikle kaçınılır. Azatioprin, şiddetli psöriatik artrit formlarında tek veya diğer tedavilerle kombine edilebilir.

Yukarıda belirtilen ilaçlara dirençli hastalarda, anti-tümör nekroze edici faktör (anti-TNF) adlı biyolojik ilaçlar-adalimumab (Humira), etanercept (Enbrel), infliksimab (Remicade), golimumab (Simponi) tek başına veya metotreksatla beraber kullanılabilir.

Ciddi hasar görmüş eklemlere; diz ve kalça eklemine protez ameliyatları gibi onarıcı cerrahi tedaviler yapılabilir.

Psöriatik Artritli Hastalara Öneriler:

  • Özetle, psöriatik artrit alevlenme ve yatışma ile giden kronik bir artrittir. Tuttuğu eklemde hasara neden olur. Bu nedenle erken dönemde tedavi başlanması çok önemli. Hastalığa bağlı tutulum kişiden kişiye hatta aynı kişide bile zamanla farklılık gösterebilir.
  • Hastalarda yorgunluk ve kansızlığa neden olabilir. Psikolojik olarak kişileri olumsuz etkileyebilir.
  • Sedef hastalığı olanlarda, tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliği, obezite (şişmanlık), gut ve diyabet biraz daha fazladır.
  • Sağlıklı bir kiloda olmak, kan basıncı ve kolesterol seviyelerini düzenlemek gerekir.
  • Artriti olan birçok kişide, eklemde sertlik ve onunla ilişkili kas grubunda güçsüzlük gelişir. Genel sağlığınızı iyileştirmek ve eklemleri esnek tutmak için uygun egzersiz çok önemlidir. Basitçe yürüyüş, egzersiz bisikleti, yoga, pilates, germe egzersizleri gibi, doktorunuzun önerileri ile yapabilir veya bir fizyoterapist eşliğinde bazı egzersizler öğrenilerek yapılabilir. Yüzme ve havuz içi egzersizler de eklemi zorlamadan yapılabilecek uygulamalardır.

Psöriatik Artrit Tedavisinde Romatoloji Doktorunun Rolü:

Psöriatik artritli hastalara, bazen gut, romatoid artrit veya osteoartrit tanısı konulabilir.

Kas-iskelet sistemi hastalıkları uzmanı olarak romatologlar, bu hastalara en uygun tanıyı ve en iyi tedavi seçeneğini sunabilirler.

Prof. Dr. Nuran Türkçapar (Güncelleme-Aralık-2015)

Psöriatik Artritin Hedef Aldığı Eklem Bölgeleri

Источник: https://www.romatizmahastaliklari.com/tr/icerik/14/static/img/favicon.ico

Sedef Hastalığı Nedir, Sedef Tedavisi

Ulusal Sedef ve Artriti Hastaları Deneyim Zirvesi

sedef hastalığı nedir, sedef tedavisi

Tıp dilindeki adı psoriasis olan sedef hastalığı dünya üzerinde yaklaşık 125 milyon kişinin sorunudur. Sedef hastalığının görülme oranı son senelerde ciddi ölçüde artış göstermekte. Bu nedenle sedef nedir sorusu sıklıkla sorulmaya başlandı. Sedef deride kızarık zemin üzerinde beyaz kepeklenmeler şeklinde oluşur.

Sedef hastalığı her yaşta görülebilmektedir. En sık görüldüğü yaş aralığı 20-30 yaştır. 40 yaşından önce başlayan sedef erken başlangıçlı, 40 yaş sonrası başlayan ise geç başlangıçlı sedef olarak adlandırılır. Kişilere göre farklılık gösteren hastalık ile ilgili sedef nedir sorusu kadar sedef çeşitleri de merak edilmektedir.

Sedef çeşitleri aşağıdaki gibidir:

  • Plak tipi sedef: En çok karşılaşılan sedef çeşididir. Dirsek ve dizlerde kızarıklık, pullanma ve döküntü şeklindedir.
  • Ters sedef: Derinin katlanma bölgelerinde görülür. Skılıkla kasık ve koltuk altında oluşur. Kesin tanı öncesinde diğer egzama türleriyle çok karıştırılır.
  • Eritrodermik sedef: Kızarıklık ve deri döküntüsünün tüm vücuda yayılmış şeklidir. Elektrolit ve sıvı dengesizliğine sebep olabildiğinden tedavisi genellikle hastanede yapılır. Nadir görülen bir sedef türüdür.
  • Damla tipi sedef: Daha çok çocuklarda rastlanır. Damla şeklindeki sedef yaralarına bütün vücutta rastlanır.

Birçok insanın sorunu olan sedef hastalığı daha sık olarak dirsek, saçlı deri, diz, el ve ayaklarda görülür. Sedef yaralarının görüldüğü bölgelerde kaşıntı, ağrı veya batma olabilir. Nadir olarak cildin tamamı hastalıktan etkilenebilir. Sedefin bütün deri yüzeyini kaplayacak şekilde görüldüğü hali ölümcül olabilmektedir.

Bunun nedeni sedef yaralarıyla kaplanan cildin sıcaklık düzenleyici özelliğini kaybetmesi ve bariyer görevi özelliğini yitirmesi. Sedef hastalığı görülen kişilerin %10 unda eller ve el bilekleri, ayak ve ayak bilekleri, omurga ve boyunu etkileyen artrit gelişmekte. Bazen sedef hastalarının eklemleri gözle görülür şekilde deforme olabilmektedir.

Yine bazı hastaların el ve ayak tırnaklarında şekil bozuklukları ve dökülmeler görülebilir.

Orta şiddette ve şiddetli devam eden sedef hastalıkları bazı iç hastalıklarla birlikte görülebilir. Kardiyovasküler hastalıklarla sedef hastalığı arasında belirgin bir ilişki saptanmıştır. Sedef hastalarında inme, hipertansiyon, dislipidemi, istemik kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve Crohn hastalığı riski daha fazladır.

Sedef görülen kişilerin %60 ında yağlı karaciğer hastalığı görülür. Yine sedef hastalarında hipertansiyon görülme oranı %40 a yakındır. Sedef hastalığı hipertansiyon hastalığı oluşumu için başlı başına ve bağımsız bir sebep olabilmektedir.

Aynı zamanda sedef hastalığı olan kişilerde kalp krizi riski daha fazladır.

Sedef hastalığının şiddeti ve tedavi süresi ile bazı kanser türleri arasında doğrudan bir ilişki görülmüştür. Sistemik tedavi olan ve uzun süre tedavi gören hastalarda lenfohematopoetik kanserler, kolorektal kanserler ve böbrek-mesane kanserlerine daha sık rastlanmakta. Sedef hastalığı lenfoma ve melanom harici deri kanserleri için başlı başına bir risk faktörüdür.

Sedef Neden Olur

Hastalığın sebebi tam olarak bilinmemektedir. Uzmanlar hastalığın ortaya çıkmasında çok sayıda genin rol oynadığını düşünmekte. Ailesinde ve yakın akrabalarında sedef olanlarda, sedefe neden olan bu bozuk genlerin görülme ihtimali daha fazladır.

Yapılan araştırmalara göre anne-babanın her ikisinde de sedef hastalığı varsa çocukta olma ihtimali %41, yalnızca birinde varsa %14 ve kardeşte varsa %6 dır. Genetik sebepler dışında bazı ilaçlar, duygusal dalgalanmalar, stres ve sıkıntı, enfeksiyonlar, iklim, dahili hastalıklar ve travmalar hastalığa sebep olabilmekte ve hastalığı tetikleyebilmektedir.

Sedef neden olur sorusuna cevap arayan bazı uzmanlara göre sigara da sedef hastalığı tetikleyicilerindendir.

Hastalık herkeste aynı seyretmez ve kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Bunula birlikte en çok görülen sedef hastalığı belirtileri; deri üzerinde bazı bölgelerde kızarıklıklar, bu kızarıklıklar üzerinde kepeklenme ve döküntü, kaşıntı ve yanma şeklindedir.

Bu belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir doktora başvurulması önemlidir. Sedef hastalığının tedavisi olmadığı yönünde yaygın bir inanış vardır. Doğru olmayan bu inanış neticesinde belirtiler görülen bazı kişiler doktora başvurmayabilir. Bu yapılacak yanlış bir davranıştır.

Doktor kontrolünde uygulanacak tedavi ile hastalık kontrol altında tutulabilmektedir.

Sedef Bulaşıcı Mı

Sedef hastasıyla karşılaşan birçok kişi kötü görünümün de etkisiyle tedirgin olmakta ve sedef bulaşıcı mı endişesine kapılmakta. Sedef hastalığı ile ilgili toplumda birçok yanlış bilgi ve inanış vardır. Bunlardan bir tanesi de sedef hastalığının bulaşıcı olduğu inanışıdır.

Yanlış olan bu inanış hastanın sosyal aktivitelerini sınırlamasına, kendisini soyutlamasına ve yalnız kalmasına sebep olmaktadır. Yaygın inanışın aksine sedef hastalığı kesin olarak bulaşıcı bir hastalık değildir.

Yani sedef hastalığı temasla, aynı havuzda yüzmekle, aynı eşyaları kullanmakla, aynı havluya silinmekle, aynı tabaktan yemek yemekle ve benzeri şekilde bulaşmaz.

Sedef Hastalığı Tedavisi

Sedef hastalığı birçok duygusal sıkıntıyı da beraberinde getirmektedir. Öyle ki sedef hastalarının dörtte biri depresyondadır. Sedef hastaları açısından en çok sıkıntı yaratan durumlardan biri görünür yerlerde oluşan sedef yaralarıdır. Bu yaralar nedeni ile hasta kötü göründüğünü düşünür ve kötü hisseder.

Toplum içinde bulunmaktan rahatsızlık duyabilir ve özgüven kaybı yaşar. Bir diğer duygusal sıkıntı da yaraları gören kişilerin hastalığın bulaşıcı olabileceğini düşünmesi sonucunda sedefli insanlara yaklaşmaktan çekinmeleridir. Bu durum hastaların yalnızlaşmasına sebep olur.

Hem hastalığın beraberinde getirdiği rahatsızlıklardan dolayı, hem de yaşanan duygusal sıkıntılardan dolayı sedef hastalığı tedavisi oldukça önemli.

Sedef Tedavisi

Hastalığın tedavisi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Uygulanacak sedef tedavisi yönteminin belirlenmesinde hastalığın görüldüğü yerler ve sedef yaralarının yaygınlığı önemlidir. Örneğin yaralar vücudun %5 inden az bir alanda ise krem tedavisi uygulanırken, yaraların daha yaygın ve şiddetli olduğu durumlarda farklı tedaviler uygulanır. Uygulanan tedavilerde amaç:

sedef tedavisi

  • Hızlı hücre üremesini engellemek, kızarıklık ve kepeklenme şeklindeki döküntüleri azaltmaktır.
  • Sedef kabuklarının tedavisi ile yaraların ortadan kalkmasını ve deri yüzeyinin normale dönmesini sağlamak.
  • Döküntüler ve sedef yaraları tamamen ortadan kalktıktan sonra, yaraların sebebinin teşhisi ve bu sebeplerin ortadan kaldırılmasına yönelik tedaviyle hastalığın tekrarlamasını önlemek.
  • Sedefle birlikte beliren diğer hastalıkların tespiti ve tedavi edilmesidir.

Sedef tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Yaygın inanışın aksine uzman bir doktor yardımıyla hastalık kontrol altında tutulabilir, hasta çok az döküntüyle yaşamını sürdürür ve sedef hastalığının rahatsız edici semptomları ortadan kaldırılır.

Источник: http://saglikloji.com/sedef-hastaligi-nedir-sedef-tedavisi/

Artroz və artrit

Ulusal Sedef ve Artriti Hastaları Deneyim Zirvesi

Artroz və artritlər oynaqların son illərdə təsadüf edilən ən geniş yayılmış xəstəlikləridir. 50 yaşdan yuxarı insanlarda təxminən 27,5% hallarda, 70 yaşdan yuxarı insanlarda isə təqribən 97% hallarda bu xəstəliklərə təsadüf olunur.

Bu xəstəliklərin proqressivləşməsi isə bir çox hallarda əlilliyə gətirib çıxarır.
Artrit və ya artroz oynaqların (eləcə də sümüklərin) xəstəliyi olub, qığırdaq toxumasının normal strukturunun zədələnməsi ilə müşayiət olunur.

Normal vəziyyətdə oynaq qığırdaqları lövhə şəklində oynağın üzərində yerləşir və oynaqların ağrısız, maneəsiz hərəkətinə kömək edir, onları «yeyilməkdən», sürtünmədən qoruyur.

Xəstəlik inkişaf etdikcə onlar sürtünərək tədricən nazikləşir və bir müddət sonra oynaqların səthinin çılpaqlaşmasına səbəb olur. Oynaqlar deformasiyaya uğrayır, hərəkətlər də azalır və təbii ki, güclü ağrılarla müşayiət olunur.

Artrozların yaranma səbəblərinə görə 1-cili və 2-cili artrozlar ayırd edilir. 1-cili artrozlar zamanı oynaqlarda mübadilə proseslərinin pozulması genetik mənşəli olur. 2-cili artrozların əsas səbəbləri – sağlam oynaq qığırdağının zədələnməsi və ya həddindən artıq təzyiqə məruz qalmasıdır.

Buna aşağıdakılar gətirib çıxara bilər:

həddindən artıq çəki; travmalar; oynaqların xroniki xəstəlikləri (artritlər); mübadilə pozğunluğu ilə bağlı olan xəstəliklər (məsələn, podaqra); endokrin pozğunluqlar (qalxanvari vəzin fəaliyyətinin zəifləməsi); oynaq qığırdağının anadangəlmə inkişaf pozğunluğu.

Artrozların ilkin əlamətləri – yüngül keçici ağrılar, hərəkətlər zamanı oynaqların mütəmadi olaraq şıqqıltısıdır. Bu mərhələdə aparılan profilaktika tədbirləri əksər hallarda xəstəliyin qarşısını almış olur. Səhərlər oynaqlarda yığışma hiss olunur ki, onlar sanki hərəkətsiz olurlar.

Hərəkət etməyə başladıqda ağrı əmələ gəlir və daha da artır. Bir müddət sonra ağrılar zəifləyir və tamam keçib gedir. Lakin günün axırı hərəkət çətinləşir və oynaqlarda səhərkindən daha da şiddətli ağrılar baş verir.

Tədbirlər görülməzsə, bu proses illərlə davam edir, daha da güclənir, daimiləşir, sutkalarla davam edir, hətta gecələr də keçmir.

Artroza daha çox məruz qalanlar kimlərdir?
-yaşlılar, doğuşdan sonrakı dövrdə qadınlar, klimakterik dövrdə qadınlar, tez-tez soyuqdəymə ilə xəstələnənlər (buna səbəb-immun sistemin zəifləməsidir).

Əgər artroz artıq baş vermişsə, nə kimi tədbirlər görmək olar?

-Oynaqlara verilən statik yük dinamik yüklə əvəz olunmalıdır, yəni ağır yük qaldırmaq əvəzinə idmanla məşğul olmaq məsləhət görülür, ağır yükü isə arabalı çantalardan istifadə edərək daşımaq olar.
-Bədən çəkinizə diqqət yetirin, axşamlar yeməyin.

-Qida rasionuna daha çox balıqdan hazırlanmış bulyon daxil edin, onun tərkibində qığırdaqlara və sümüklərə vacib olan maddələr vardır. -Artroz çox hallarda osteoporozla müşayiət olunur ki, bu da sümüklərin sıxlığını zəiflədir.

Ona görə də, tərkibində D vitamini, kalsium olan qidalar, məsələn, kəsmik, pendir, kərə yağı, süd, buğda artımları, cəfəri, şüyüt, qaraciyər qəbul edin.

-İmmunitetinizə qarşı laqeyd olmayın, hər hansı bir yoluxucu xəstəlik artrozların oyanmasına gətirib çıxara bilər.

Səhər qəbul etdiyiniz su prosedurlarını kontrast duşla bitirin, imkan daxilində nəfəsliyi açıq qoyun. Onurğa sütunu, əllər və ayaqlar üçün xüsusi idman hərəkətləri edin. Artrozdan əziyyət çəkənlər üçün xüsusi pəhriz varmı?

Oynaqların birinci düşməni duzdur. Ona görə də, həddindən artıq duzlu və kəskin qidalardan imtina edin. Bəziləri tərkibində xolesterin çox olduğuna görə sümük bulyonlarını qəbul etmirlər.

Lakin bunu neytrallaşdırmaq üçün bişənə yaxın bir qədər çiy tərəvəzlər və göyərti (pomidor, cəfəri və s.) əlavə etmək məsləhət görülür. Sümük və qığırdaq bulyonları artrozların müalicəsi üçün təbii dərmandır.

Lakin yadda saxlamaq lazımdır ki, ürəyin işemik xəstəliyi, arterial hipertoniya, pankreatit, xolesistit kimi patologiyalarda əks göstərişdir.

Revmatoloqların məsləhəti:

İldə 1 dəfə bərabər porsiyalarla tərəvəz kokteyli qəbul edin. Bunun üçün qabıqlı limon, qara turp, qıtıqotu, sarımsaq ət maşınından keçirilir və bal qatılır. Açıq qabda və isti yerdə daim qarışdırılaraq 2 həftə saxlanılır. Sonra sıxılır, süzülür, bağlı qabda soyuducuda saxlanılır. İlk 4-5 gün 2-3 ç.q.

gündə 4 dəfə, sonrakı günlər isə 1 ç.q. yeməkdən sonra qəbul edin. Müalicə kursu zamanı 1-1,5 litr qarışıq qəbul edilməlidir.
Ənənəvi müalicəvi məlhəmləri ağrı nahiyələrinə çəkdikdə onlar dəri səthinə keçərək iltihabı və ağrını aradan qaldırır.

Lakin onları uzun müddət dəriyə çəkdikdə dermatitlər və hətta ekzematoz proseslər yarana bilər.

Artrozun müalicəsi üçün xalq təbabətindən bir resept:

1 x.q. tozağacı, gicitkan yarpaqları, üçrəngli bənövşə otlarını qarışdırın, yığıntıdan 1 x.q. üzərinə 1 stəkan qaynar su tökün, 15 dəqiqə su hamamında qızdırın, süzün və günaşırı 1 ay ərzində için.
Əgər bu tədbirlər kifayət etmirsə və siz oynaqlarda ağrıların get-gedə artmasını hiss edirsinizsə, bu zaman həmin tədbirləri kəsməyərək həkimə müraciət edin.

Hazırladı: S. Aytən
Mənbə: İqtisadiyyat qəzeti

Источник: https://kayzen.az/blog/istinad-h%C9%99r%C9%99k%C9%99t/5083/artroz-v%C9%99-artrit.html

Pek Çok Sedef Hastaları Yetersiz Tedavi Ediliyor, Çalışıyor

Ulusal Sedef ve Artriti Hastaları Deneyim Zirvesi

WEDNESDAY, 14 Ağustos 2013 – Sedef hastalığı olan hastaların büyük bir kısmı tedavi planlarından memnun değiller ve Ulusal Psoriasis Vakfı'nın JAMA Dermatoloji'de online olarak yayınladığı bir araştırmaya göre, yetersiz tedavi suçlu olabilir.

Araştırmacılar, baş araştırmacı ve baş yazar April W. Armstrong, MD, MPH tarafından yönetilen Kaliforniya Üniversitesi, Davis Üniversitesi'nde araştırmacılar, psoriasis veya psöriatik artritli 5.

604 hastanın 2003 ile 2011 yılları arasındaki anket sonuçlarını değerlendirdi. reçeteli ilaçlar. Hastalar ayrıca sedef hastalığının düzeyini de kendileri belirler (hafif, orta, şiddetli).

Şiddet psoriatik artrit için değerlendirilmemiştir.

Topikal ilaçlar, tedavi edilen psoriasis hastalarının önemli bir kısmının tedavi edilmesi için tek tedavi yöntemiydi hatta ılımlı veya şiddetli psoriazisi olanlar: Orta derecede sedef hastalığı olan hastaların yüzde 29.

5'i ve şiddetli psoriazisli hastaların% 21.5'ini yönetmek için sadece topikal ajanlar verildi. onların durumu. Araştırmaya göre, psoriasisli hastaların yüzde 52, 3'ü ve psoriasis artriti olan hastaların yüzde 45.

5'i koşullarıyla iyi yaşadıklarını düşünmemektedir.

Sedef hastalığı, vücudun bağışıklık sistemi cilt hücrelerine saldırdığında ortaya çıkan bir otoimmün bozukluktur. bağlı olarak, ciltte pullu lekeler, lekeler, şişlikler, plaklar veya döküntüler oluşabilir.

Sedef hastalığı alevlenmeleri şiddetli olarak değişebilir – bazı alevlenmeler vücudun sadece dirsekler ve kulaklar gibi izole bölgelerinde görünebilirken, daha şiddetli formlar tüm vücudu kapsayabilir.

Bazı durumlarda, işaret fişekleri ağrısız olmaktan kaşıntılı veya ağrılı olmaya kadar değişebilir.

Doktorlar sedef hastalığının şiddetine bağlı olarak tedavi rejimleri reçete ederler. Daha az ciddi vakalarda, kremler veya şampuanlar gibi topikal tedaviler yeterli olabilir.

Orta dereceli durumlarda, doktorlar ultraviyole ışıkları veya lazerleri reçete edebilir.

Metotreksat gibi, başka bir tedavi seçeneğidir, ancak en şiddetli vakalarda, Embrel ve Humira gibi bağışıklık sistemini baskılayan enjekte edilebilir biyolojik maddeler reçete edilir.

Ancak anketten elde edilen daha fazla veri, tek endişe olmadığını göstermektedir: Hafif psoriasis ile araştırılan hastaların yaklaşık yarısı (yüzde 49, 2), orta derecede sedef hastalığı olan üçte bir (yüzde 35, 5) ve neredeyse üçte biri (yüzde 29, 7) ) şiddetli sedef hastalığı ile tedavi olmadıklarını belirtti.

Doktor-Hasta İlişkisi: Sedef Tedavisinde Anahtar Faktör

Dr Evans Evans sertifikalı bir dermatolog ve Austin, Teksas'taki Evans Dermatology Partners'ın sahibi olan “Bazı insanlar agresif tedavi görmek istemiyorlar.” Dr. daha zayıf bir bağışıklık sistemi ve anemi de dahil olmak üzere daha derin yan etkilere sahip olduğundan, tedavinin asgari düzeyde olması gerekir.

Ve ankete göre, daha güçlü ilaçların yan etkileri bir endişe kaynağıdır. Sadece topikal ilaçlar alan sedef hastalarının yüzde on sekizinden fazlası, yan etkileri önlemek için bunu yaptıklarını söylüyor. Sadece topikal ilaçlar kullanan hastaların% 16'sı, sedef hastalığını diğer tedavileri denemek için yeterince ciddiye almıyor.

Çalışma sonuçlarını değerlendirirken Dr. Armstrong, orta ila şiddetli psöriyazisi olan hastalara, sadece topikal ajanlar alan hastalara alarm verildiğini, çünkü çoklu yöntemler kullanan bir kombinasyon terapisinin genellikle en iyi olduğunu söyledi. “Bu insanların sedef hastalığını kontrol altına almak için iyi tedavilere ihtiyacı var” dedi.

Doktorların kararları, bazı hastaların neden sadece topikal tedavi aldığını da açıkladı. Armstrong, birçok hastanın sadece doktorlarından topikal ilaç reçetesi aldığını fark etti. Ankette, hastaların yüzde 14'ünden fazlası “doktor, başka tedavileri reçete etmeyecektir”, çünkü sadece topikal ajanlara güvendikleri için.

Dr. Evans, tedavi rejimlerinin hastanın ziyaret ettiği doktorun tipine bağlı olabileceğini söyledi. Sedef hastalığı cilt üzerinde kendini gösterdiği için, bazı hastalar sadece aile hekimlerine güvenebilir. Dermatolojide uzman doktorların bile psoriasis ile sınırlı deneyimi olabilir. Örneğin, bazı dermatologlar kozmetik cerrahi gibi diğer alanlara odaklanırlar.

“Farklı doktorların sedef hastalığı ile çok farklı deneyimleri var” dedi. “Doğru doktoru bulmak çok önemlidir.”

Ancak, sedef hastalığını tedavi eden doktorlar bile, Montefiore Tıp Merkezi dermatolojisi dermatolojisi araştırması direktörü ve ortak oturma programı müdürü göre, sürekli gelişen sedef hastalığı tedavisine aşina olmayabilirler.

Birçok gelişme ve iyileştirme yapılmış, ancak hekimler ve şirketler arasındaki çıkar çatışmalarını önlemek için tasarlanan mevcut kurallar, doktorların rahatça reçeteleme için ilaç hakkında yeterli bilgi sahibi olamayacağı anlamına geliyor.

Friedman, “Çoğu yerleşik programların çoğunun, ilaç şirketlerine ve pazarlamaya erişim kısıtlamaları var” dedi.

Para Önemlidir ve Psoriasis

Sedef hastalığını tedavi etmenin finansal maliyetleri de başka yöntemlerin kullanılmamasının bir nedeni olabilir. Topikal ilaçlar daha az paya sahiptir ve anketteki hastaların başka psoriasis tedavisi yöntemlerini kullanmadığı başka bir nedendir. Evans'a göre, daha güçlü yılda 25.000 dolara .

“Bazı hastalar maliyet nedeniyle en iyi tedaviye erişemiyor” dedi. “Yüksek oranda indirilemeyen, yüksek bir mükellefiyet ya da sigortasız olmaları, onların doğru bakıma sahip olmalarını engelleyebilir.” Armstrong, yüksek masrafın, sedef hastalığının daha iyi yönetimini engellediğini kabul etti.

“Bir doktor daha etkili tedavi önerebilir, ancak sigorta şirketleri tarafından reddedilebilir” dedi.

Friedman'a göre, doktorların ön izin olarak adlandırılan zaman alıcı bir süreçten dolayı biyolojik ve sistemik ilaçlar gibi daha güçlü sedef ilaçları yazmasını zorlaştırabilir.

Ön izinle doktorların ilaca ihtiyaç duyulduğunu kanıtlamak için ek evrak ve hasta kayıtları göndermeleri gerekmektedir.

“Önceden yetkilendirme yapmak için bir şahıs görevlendirdik, ancak bazı küçük özel uygulamaların kaynakları olmayabilir” dedi.

“Bu harika yeni ilaçların hepsi dışarı çıkıyor ve hastalar onları alamıyor.”

Psoriasis için Bilgi Güçtür

Hem Evans hem de Armstrong, eğitimin daha iyi bir sedef hastalığı hastası deneyimi için kritik olduğunu kabul etti. Ve tıp topluluğundaki bazı kişiler zaten sedef hastalarının memnun olmadığını biliyorlarsa da, Evans bu çalışmanın sorunun ne kadar ciddi olduğunu kanıtladığına inanıyor. “Mesajın dışarı çıkmadığını bilmemize yardımcı oluyor” dedi. “Bunu ölçüyor.”

Armstrong, çalışmasının Ulusal Psoriasis Vakfı gibi kurumlara hastaları için daha iyi kararlar vermeleri için eğitmeleri ve güçlendirmeleri konusunda yardımcı olacağından emin. “Daha fazla farkındalık çalışması yapmak istiyoruz” dedi. Ancak bu çabalar sadece doktorun ofisinde olmayacak.

Armstrong, “Sonuçların, ödeme yapanların sedef hastalığına yönelik tüm tedavileri mümkün kılacak bir temel veya ivme olarak hizmet edeceğini umuyorum.” Dedi. “Ödemelerin yeterli sigorta kapsamına izin vermek için çalışmasını istiyoruz.”

Friedman, topikal ilaçlar psoriasisin daha hafif formları için uygun olsa da, gerektiğinde hastanın daha güçlü psoriazis ilaçlarına erişebilmesinin, onların daha ciddi sağlık komplikasyonlarını engellemelerine yardımcı olabileceğini söyledi.

Zararlı sedef enflamasyonunun nasıl olabileceğini ve hastanın genel sağlığını nasıl etkileyebileceğini gösteren çok sayıda çalışmaya işaret etti. “Bu iltihap diğer organ sistemlerini etkiliyor. [Yüksek tansiyon, erektil disfonksiyon ve diyabet riskini artırabilir]” dedi.

“Sedef hastalığı cilt derin değil.”

Источник: https://tur.doctorsask.com/24728-many-psoriasis-patients-are-undertreated-says-study

Sedef Hastalığı

Ulusal Sedef ve Artriti Hastaları Deneyim Zirvesi

Sedef hastalığı, her 100 kişiden 1-3 ünde görülen alevlenmelerle seyreden bir deri hastalığıdır. Her iki cins de eşit oranda görülür, her yaş da ortaya çıkabilir. En sık 20 yaş grubunda ortaya çıkar.

Genetik yatkınlık olsa da ailenin her bireyinde görülmez. Çevresel faktörler arttırabilir.

Genellikle hastalık için tipik görünüm veren sedef benzeri beyaz-gri pullanmalar olan keskin sınırlı pembe kırmızı plaklar ile ayırt edilir.

Sedef hastalığının nedenleri nelerdir?

Kesin nedeni bilinmemekle birlikte genetik olarak yatkın bireylerde çevresel faktörlerin etkisiyle bağışıklık sisteminin sıra dışı olarak epitel hücrelerini etkilemesiyle ortaya çıktığı düşünülür.

Geçirilen mikrobik hastalıklar (boğaz enfeksiyonu vb), ilaçlar (lityum, bazı tansiyon ilaçları, aspirin vb), stres, mekanik tahriş (ovalama, kaşıma), güneş yanığı gibi çevresel faktörler arttırıcı etki yapabilir.

Sedef hastalığının belirtileri nelerdir?

Sedef hastalığının en tipik belirtileri, özellikle diz-dirsek gibi darbe gören yerlerde olmak üzere, keskin sınırlı, canlı kırmızı renkli ve üzerlerinde hastalığa adını veren sedef rengi kabukların bulunduğu lezyonlardır.

Bu lezyonlar ayrıca saçlı deri, tırnaklar, genital bölgede de ortaya çıkabilmektedir.Tedavi edilmezse zamanla kalınlaşıp özellikler eller ve ayaklarda hareketi zorlaştırabilir. Kelliğe yol açmaz ama hastalık şiddetli ise saç dökülmesini arttırabilmektedir.Sedef hastalığı sadece tırnağı tutabilir.

En sık bulgusu, toplu iğne başı büyüklüğünde çukurcuklar, tırnağın kalınlaşması, boşalması, sarı renk değişikliğidir. Bazen tırnak çevresinde de şişlik ve kızarıklık da gelişebilir.

Sedef hastalığınım günümüzde sadece deriyi etkilemediği, özellikle erken yaşta başladığında eklemleri, kalp-damar sistemini tuttuğu, şeker hasatlığı ve obeziteye yol açtığı da bilinmektedir.

Dolayısıyla hastaların izlemi ve tedavisi sırasında eşlik edebilecek hastalıların saptanması ve tedavisi de önemlidir. Ayrıca hastalık nadiren eklemleri tutabilmektedir. %30 oranında eklemlerde şişlik ve ağrı ortaya çıkar. Psoriatik artritin etkin tedavisi gerekir, çünkü eklemlerde hasara ve kronik ağrıya neden olur.

• Eklemde ısı artışı, kızarıklık ve şişme ile birlikte eklem ağrısı• Sırt ağrısı ile birlikte olan ve bir saat ya da daha uzun süren sabah sertliği

• Eklemlerin hareketlerinde kısıtlılık psoriatik artiritin başlıca belirtilerdir.

Sedef hastalığı kimlerde gözlenir?

Sedef hastalığının tüm dünyada 125 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilmektedir. Görülme sıklığı %2-3 dolayındadır. Olguların 3'de birinde birinci derece akrabalarında sedef hastalığı mevcuttur. Tek ebeveynde sedef hastalığı varsa çocukta görülme riski %14, çift ebeveynde varsa %41'dir.Sedef hastalığı çocuklarda daha nadir ortaya çıkar.

Çocuk hastaların %10'unda 10 yaş öncesi, %2'sinde 2 yaş öncesi ortaya çıkar. Daha ince ve daha hafif kabuklu, daha kaşıntılıdır. Yüze,saçlı deriye ve kıvrım bölgelerine yerleşir. Bez bölgesi ve koltukaltını tutabilir.

Sedef hastalığının ek bazı sağlık sorunları ile seyretmesi nedeniyle özellikle 20 yaşın altında başlayanlarda çok iyi izlem ve yaşam tarzı açısından eğitim gereklidir.

Sedef hastalığı her hastada aynı şekil de mi görülür? Başka hastalıklar ile karışır mı?

En sık tipik olarak diz ve dirsekte, saçlı deride belde keskin sınırlı oval şekilli pembe kırmızı beyaz sedefimsi pullanma gösteren plaklar oluşur. Bazen ise kıvrım yerlerinde kasık, koltuk altı meme altı gibi bölgelerde pullanma olmadan benzer lezyonlar ortaya çıkar, pişik ve egzema ile ayırt edilmelidir.

Avuç içi ayak tabanında sadece görülebilir, mantar hastalığı ile karışabilir. Gövdede kol ve bacaklarda damla şeklinde küçük kırmızı pullanan plaklar çocuk ve ergenlerde üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ani olarak ortaya çıkabilir, uygun tedavi ile daha çabuk geriler.

Belli bir alanda avuç içi ayak tabanı kımızı zeminde sivilce benzeri döküntü şeklinde veya tüm vücutta yaygın kırmızı plak üzerinde sivilce benzeri döküntüler şeklinde sedef hastalığı görülebilir.Daha seyrek olarak tüm vücutta yaygın olabilir. Tırnaklarda minik çukurcuklar, ayrışma, sarımsı lekelenme, tırnak plağında kalınlaşma belirtileri görülebilir.

Sedef hastalarında yüzde 20 oranında eklem hastalığı görülebilir. En sık el parmak eklemi, bel bölgesi tutulur. Bel ağrısı, sabah katılığı, eklem bölgesinde şişlik kızarıklık olursa eklem sedefi araştırılır.

Tanı için tetkik gerekir mi? Başka hastalıklara eşlik eder mi?

Genellikle tanı için ek tetkik yapılmaz. Tipik görünümde değil ise karışabilecek diğer deri hastalıklarından ayırt etmek için deri biyopsisi gerekebilir.

Şiddetini arttırabilecek faktörleri araştırmak ve bazı tedavilerden önce güvenli ilaç kullanımı için kan tahlili istenebilir.

Şiddetli sedef hastalığı olan kişilerde metabolik hastalıklar, diabet, kalp ve damar hastalıkları açısından takip yapılabilir. Obezite, barsak hastalığı bazen eşlik edebilir.

Sedef hastalığı nasıl tedavi edilir?

Sedef hastalığı ömür boyu süren bir hastalıktır. Önlemlerle ve uygun tedavi ile kontrol altında tutulabilmektedir.Sedef hastalığı kişide sosyal ve psikolojik sorunlara neden olabilmektedir. Bu nedenle hastalığı tanımak, tetikleyicilerden korunmak çok önemlidir. Erken tanı hastalığı kontrol altına almayı kolaylaştıracaktır.

Eğer lezyonlar derinin %10'undan fazlasını tutmuşsa mutlaka fototerapi veya sistemik tedavi gerekir. Sadece kremlerle yetinmek hem hastalık kontrolünde zorluk yaratır hem de eşlik edebilecek hastalıkları önlemede yararlı olmaz.

Tedavide amaç arttırıcı faktörlerden kaçınmak (tahriş etmemek ovalamamak vb), en kısa sürede iyileştirirken uzun süre iyilik sağlamak ve yan etki oluşturmamaktır. Her hastaya aynı tedavi kullanılmaz. Belirli algoritma ile tedavi planlanır. Hastalığın yaygınlığı, hastanın yaşı, tedaviye uyumu, önceki kullanılan ilaçlar tedavi seçiminde önemlidir.

Sınırlı bir alandaysa krem şeklinde ilaçlar, nemlendiriciler kullanılır.Daha yaygın hastalık varsa fototerapi, sentetik A vitamini içeren ilaçlar, eklem hastalığı varsa veya daha sonraki aşamada dirençli hastalarda kendisi kanser olmadığı halde bazı kanser ilaçları ve biyolojik tedaviler kullanılır.

Bugüne kadar sedef hastalığının nedenine yönelik bir tedavisi bulunamamıştır ancak çok önemli gelişmeler olmuş, tedavi beklentileri %50'den %90'lara çıkmıştır. Tedavi ile deri belirtileri iz bırakmadan tamamıyla kaybolabilmektedir.Uygun tedavilerle hemen hemen semptomsuz bir durum olan iyilik dönemleri yaşanabilir.

Tıbbi tedavi yanı sıra kronik hastalıklarda yaşam boyu sağlıklı bir diyetle beslenmek önemlidir. Bunun dışında hastalığın doğrudan bağlantılı olduğu özel bir diyet yoktur. Gereksiz besin yasaklarından uzak durulmalıdır. Ayrıca sigaranın bırakılması, alkol tüketiminin azaltılması ve düzenli egzersiz şarttır.

Sedef hastalığını kendiliğinden geçmez ve etkin tedavi uygulanmadığında, kişilerin hayatı üzerindeki olumsuz etkileri devam edebilir.Lütfen tedavi ile ilgili tüm bilgileri dermatoloğunuza danışamadan uygulamayınız ve tedavi seçenekleri konusunda bilgi alınız. Bilimsel kanıttan uzak hiçbir yöntem hastalığı tedavide kullanılmamalıdır. Bu yöntemler bazı zamanlarda tam aksine durumu kötüleştirebilmektedir. Unutmayınız ki hastalığı kontrol etmek ancak hekiminizle iyi bir iletişim kurmak ile mümkündür.

Sedef hastalığı bulaşıcı mıdır?

Sedef hastalığı kesinlikle bulaşıcı değildir. Hastanın kendisinde bir bölgeden diğerine veya başkasına temas ile, ortak eşya kullanarak bulaşmaz.

Sedef hastalığının seyri nasıldır?

Alevlenmeler iyileşme dönemleriyle seyreder. Belirtileri ve şiddeti değişken olabilir.

Источник: https://www.florence.com.tr/sedef-hastaligi

İşte 2023 istihdam hedefleri Ulusal İstihdam Stratejisi

Ulusal Sedef ve Artriti Hastaları Deneyim Zirvesi

2023 vizyonu ile her alanda iddialı hedefler koyan Türkiye’nin istihdam stratejisi revize edilirken, 2017-2019 eylem planları da belirlendi. Buna göre, 2023 itibariyle işsizlik oranı yüzde 5 düzeylerine indirilecek, istihdam oranı yüzde 55’e yükseltilecek. Tarım dışı sektörde kayıt dışı istihdam yüzde 15’in altına düşürülecek.

Ulusal İstihdam Stratejisi (2014-2023) ve Eylem Planlarına (2014-2015) ilişkin olarak, stratejinin eylem planlarının sona ermesi nedeniyle yeni dönem eylem planlarının belirlenmesi ve stratejinin de güncellenmesi amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile çalışma hayatının paydaşlarının ortak mutabakatı ile hazırlanan ve Yüksek Planlama Kurulu tarafından kabul edilen Ulusal İstihdam Stratejisi (2014-2023) ve Eylem Planları (2017-2019), 7 Temmuz’da Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

İstihdamda temel politikalar

Küresel ekonomi ile Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin özetlenmesiyle başlayan stratejide, temel politika eksenleri; eğitim-istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi, iş gücü piyasasında güvence ve esnekliğin sağlanması, özel politika gerektiren grupların istihdamının artırılması ve istihdam-sosyal koruma ilişkisinin güçlendirilmesi olarak belirlendi.

Sektörel istihdam stratejileri

Türkiye’nin büyüme ve gelişme eğilimleri de dikkate alınarak, büyüme potansiyeli veya büyümenin istihdam esnekliği yüksek olan ve 2023 hedefleri kapsamında önemini artıracak bilişim, finans, inşaat, sağlık ve turizm sektörleri ile istihdam kapasitesi yoğun, emek yoğun tarım, tekstil ve hazır giyime yönelik sektörel istihdam stratejileri düzenlendi.

İş gücü piyasasının durumunu ortaya koyan sanayi, inşaat ve hizmetler sektöründe Rusya ile yaşanan kriz, tarım alanında olumsuz hava koşulları ve 15 Temmuz darbe girişiminden kaynaklanan olumsuzluklar, 2016-2017 yılları için makro ekonomik hedeflere ulaşılmasında negatif etki yarattı.

İstihdam hedefleri

Mevcut durum analizinin yapıldığı stratejinin, temel hedefleri ve ilkeleri de belirlendi. Buna göre, işsizlik oranı 2023 yılı itibarıyla yüzde 5 düzeylerine indirilecek. İstihdam oranı 2023 itibarıyla yüzde 55’e yükseltilecek, tarım dışı sektörde kayıt dışı istihdam ise 2023 yılında yüzde 15’in altına düşürülecek.

Stratejide, temel politika eksenlerinden sayılan eğitim-istihdam ilişkisinin güçlendirilmesiyle ilgili durum analizinin yapıldığı temel amaç ve hedefler de sıralandı. Buna göre, eğitim ve öğretimin iş gücü piyasası ihtiyaçlarını karşılama yeterliliğinin geliştirilmesi ve hayat boyu öğrenme temelinde herkes için erişilebilir hale getirilerek, iş gücünün istihdam edilebilirliği artırılacak.

Bu çerçevede öğrencilere ve velilere yönelik yürütülen meslek tanıtımı faaliyetlerinin etkinliği artırılacak, 2023 yılına kadar iş piyasasının ihtiyaç duyduğu tüm mesleklerde standartlar ve yeterlilikler hazırlanacak, eğitime erişim ve devamının önündeki engeller kaldırılacak, 2018 yılı itibarıyla mesleki ve teknik eğitim müfredatında uygulamanın payı artırılacak, aktif iş gücü programlarının ulusal ve yerel düzeyde izlenmesini sağlayacak sistemler geliştirilecek ve çatı bir iş gücü piyasası bilgi-izleme sistemi tasarlanacak, düzenli olarak mezunlara ilişkin istihdam izleme araştırmaları yapılacak, hayat boyu öğrenmeye katılım oranı 2023’e kadar yüzde 15’lere çıkarılacak.

Engelli, kadın ve genç istihdamı

Türkiye’de kadınlar, engelliler, gençler ve uzun süreli işsizler başta olmak üzere özel politika gerektiren grupların istihdamının artırılması amacıyla da çalışmalar yapılacak.

Stratejideki hedeflere göre, kadınların iş gücüne katılma oranı 2023 yılına kadar yüzde 41 düzeyine çıkarılacak. Kadınların 2015 yılı itibarıyla yüzde 46 düzeyinde gerçekleşen kayıt dışı çalışma oranı, 2023 yılında yüzde 30’a düşürülecek.

2015 yılı itibarıyla yüzde 18,5 olan genç işsizlik oranı, genel işsizlik oranı düzeyine indirilecek.

Engelli işçi açık kontenjanlarının doldurulması yönünde çalışmalar yapılacak, 2015’te yüzde 21 seviyesinde gerçekleşen uzun süreli işsizlerin oranı, 2023’e kadar yüzde 15’e gerileyecek.

İşsizlik ödeneği alanların oranı yükselecek

İstihdam-sosyal koruma ilişkisinin güçlendirilmesi ile ekonomik, sosyal ve mali politikalarla uyumlu, toplumun tüm kesimini kapsayan, bireyleri sosyal yardımlara bağımlı kılmayan ve çalışmayı teşvik eden etkin ve bütüncül bir sosyal koruma sisteminin geliştirilmesi amaçlanıyor.

Temel nedenleri yoksulluk ve yetişkin işsizliği olan çocuk işçiliğinin tüm önleme çalışmalarına rağmen önemli bir sorun olma özelliğini sürdürmesi ve bu durumla mücadelenin katılımcı ve kapsamlı politikalarla yürütülmesi gerekliliğinden hareketle “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı” etkin bir şekilde uygulanacak.

İşsizlik ödeneği alanların toplam işsizlere oranı 2012 yılındaki yüzde 14,5 seviyesinden, 2023 yılına kadar yüzde 25’e yükseltilecek.

2023 yılında sosyal yardım alanlardan çalışabilir durumda olanların tamamına iş ve meslek danışmanlığı hizmeti sunulacak, sosyal yardım alanlardan çalışabilir durumda olanların yüzde 25’i bir yıl içerisinde işe yerleştirilecek.

2023 yılında özellikle sanayide ağır ve tehli işlerde, sokakta ve mevsimlik gezici geçici tarımda gerçekleşen çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri tamamen ortadan kaldırılacak, diğer alanlarda çocuk işçiliği yüzde 2’nin altına düşürülecek.

Çalışan yoksulların oranı da 2023’e kadar yüzde 5 seviyesine indirilecek.

Etiketler: engelligenç istihdamıkadınYüksek Planlama Kurulu

Источник: https://www.gidahatti.com/iste-2023-istihdam-hedefleri-82708/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.