Uluslararası Yeşilay Federasyonu kuruluyor

Uluslararası Yeşilay Federasyonu ile 34 Ülke Olduk

Uluslararası Yeşilay Federasyonu kuruluyor

W- Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı ve Yeşilay Başkanı Prof.Dr.Mücahit Öztürk ile 98 yıllık köklü kuruluşumuz Yeşilay ve faaliyetleri hakkında söyleşi yapacağız.

Öncelikle Yeşilay’ın sizin hayatınızda ne ifade ettiğini öğrenmek isteriz…

M.Ö.- Yeşilay aslında herkes için farklı bir anlam ifade eder. Benim de Yeşilay ile tanışmam birçoğumuzun çocukluk dönemlerinde olduğu gibi Yeşilay Kolu ile olmuştur. Daha sonraki süreçte psikiyatri alanını seçmem sebebiyle Yeşilay ile birtakım işbirliklerimiz oldu.

Son dönemde de Başkan olmadan önce Yeşilay’ın Bilim Kurulu üyesiydim.
Yeşilay benim açımdan bakıldığında; beden ve ruh sağlığı yerinde olmanın anahtarı olma anlamını ifade ediyor.
Mücadele ettiği alanlar itibarı ile çok önemli. Temel hedefi, insan sağlığına hizmet etmek ve sağlıklı bireyler oluşturmak.

Bu hem beden sağlığı anlamında hem de ruh sağlığı anlamında.

Bizim beş ana başlıkta mücadelemiz var; uyuşturucu maddeler, tütün, alkol ve buna daha sonradan eklenen teknoloji ve kumar. Bu beş maddeye bakarak Yeşilay için; insan beden ve ruh sağlığını bozan, insan aile ve sosyal yapısını deforme eden alışkanlıklar üzerine mücadele eden çok önemli bir halk sağlığı kuruluşudur diyebiliriz.

 “BİZİM TEMEL HEDEFİMİZ DE SAĞLIKLI YAŞAM BİLİNCİNİ MERKEZE OTURTMAK“

W- Toplumda Yeşilaycılık aidiyetini nasıl oluşturabiliriz? Bu aidiyetin belli bir aşamaya geldiğini ve aslında oluşmuş olduğunu düşünüyor musunuz?

M.Ö.- Yeşilaycı olmak ve Yeşilaycılık yıllardır bilinen bir şey. Biz Türkiye olarak bir sembol de ifade ediyoruz. Bunun iki temel sebebi var. Birincisi, Yeşilay’ın 1920’den beri bağımlılıkla mücadele eden bir sivil toplum kuruluşu olması. 1920 bağımlılık mücadelesinde çok eski bir zaman dilimi.

O yüzden de bilinirlik anlamında önemli. İkincisi, diğer ülkelerde benzer amaçla kurulan sivil toplum kuruluşlarından önemli bir farkı var: Tüm bağımlılıklarla mücadele etmesi. Mesela dünyanın birçok ülkesinde uyuşturucuyla, alkolle, tütünle mücadele eden sivil toplum kuruluşları var. Ama bunların hepsi ayrı ayrı kuruluşlar.

Biz 1920’de alkol bağımlılığı mücadelesi ile başlayan süreçte bilinçlendirme amaçlı kurulmuş bir sivil toplum kuruluşuyduk ama giderek bu mücadele alanını genişlettik. Bu anlamda geniş çerçevede Yeşilaycılık dediğimizde, az önce söylediğim şekle atfen-aslında sağlıklı yaşamı öngören ve bunu isteyen bir kitleden bahsediyoruz.

O yüzden ‘Ben Yeşilaycıyım’ demek ‘Ben sağlıklı yaşamak istiyorum’ demek ile eşit aslında. Hangi görüş ve ideolojide olursa olsun sağlıklı yaşamak isteyen herkes Yeşilay’ın temel ilkelerine hayır diyemez.
Bizim temel hedefimiz de sağlıklı yaşam bilincini merkeze oturtmak.


Çünkü bu alan son dönemde özellikle birçok farklı nedenden dolayı çok fazla gündeme geliyor. İnsanın yaşadığı çevrenin değişmesi, doğanın değişmesi, yediklerimizin değişmesi vs… Bunlar bile bizi alarma sokuyor iken zararlı maddeler ve zararlı birtakım faaliyetler ile uğraşmak sağlık açısından çok büyük tehdit oluşturuyor.

Biz de bu amaçla ve vurgu ile eğitimlerimizi planlıyoruz.

W- Yeşilay’ın kurumsal yapısı, teşkilatlanması ve şubelerinin yapısı hakkında neler söylemek istersiniz?

M.Ö.- Yeşilay süreç içerisinde farklı il ve ilçelerde şubeler açarak faaliyetlerini devam ettirdi. Özellikle son dört yıldır yapılan çalışmalar ile şube yapısını çok ciddi anlamda artırdı. Bugün 101 Yeşilay şubesi ile aktif olarak Türkiye’nin her yerinde çalışıyoruz.

İlçelerimizde de vardı ama biz daha çok il merkezli olarak teşkilatlanmaya çalıştık. Tabii burada İstanbul’u hariç tutuyoruz. Şu anda Yeşilay şubesi olmayan çok az il var. Olmayanlar da açılma arifesindeler. Yaklaşık 6 ay içerisinde tüm illerimizde ve İstanbul’un tüm ilçelerinde Yeşilay şubeleri aktif olarak çalışacak.

Merkezleri ilde olacak ama faaliyetler aynı zamanda ilçelerde de devam edecek. ‘Ne yapıyor Yeşilay?’ diye soracak olursanız, Yeşilay şubelerinin asıl amacı bizim insanımız ile buluşmak.

Gerek sivil toplum kuruluşları ile birlikte oluşturdukları faaliyetler gerek yerel yönetimlerle kurduğu ilişkiler ile bütün amaç oradaki bireyleri, o ildeki insanımızı faaliyetler ile buluşturmak. Bununla ilgili temel projelerimiz var.

Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile yaptığımız faaliyetler var, Yeşilay haftasında aktif gerçekleştirdiğimiz projelerimiz var. Bunların hepsinde bu teşkilatlarımızın da desteğini alıyoruz. Yeşilay sadece İstanbul ve Ankara’da değil, Türkiye’nin her yerinde yer alıyor. Eğitim, bilinçlendirme ve sokak faaliyetleri ile kendini gösteriyor.

“BAĞIMLILIK İLE MÜCADELEDE İNSANLARIN AKLINA GELEN İLK KURUMUZ”

W- Yeşilay’ın toplumda yeteri kadar benimsendiğini ve tanındığını düşünüyor musunuz?

M.Ö.-Yeşilay aslında çok eski bir tarihe sahip ve bilinirlik açısından da iyiyiz diyebiliriz.Ancak Yeşilay’ın faaliyetleri ve neler yaptığı ile ilgili olarak biraz daha bilinçlendirmemiz gerekiyor. Biz birçok saha çalışması yapıyoruz. Bunlardan birini Yeşilay’ın bilinirliği üzerine yaptık.

Bağımlılık ile mücadelede ilk aklınıza gelen kurum nedir?’ diye sorduk. Yüzde 68 oranında ilk akla gelen Yeşilay oldu. Bu iyi bir oran. Ancak biz bunun faaliyetler alanında da aynı şekilde olması için çaba gösteriyoruz.

‘Yeşilay ne yapar?’ dediğimizde ya da Yeşilay’ın kurumu olan ‘Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM) ne yapar?’ dediğimizde de insanlarımızın aklına yaptıklarımızın gelmesini istiyoruz. Bununla ilgili olarak da özellikle iletişim faaliyetlerine önem veriyoruz.

Dergimiz ile olsun, birtakım medya üzerinde gerçekleştirdiğimiz kampanyalarımızla olsun anlatmaya çaba gösteriyoruz. Hedef burada Yeşilay’ın ne yaptığını anlatabilmek ve daha sonrasında da Yeşilay’ın nasıl insana dokunduğunu anlatabilmek. YEDAM aracılığı ile biz insanımıza aktif olarak da faaliyet götürmüş oluyoruz.

Bugüne kadar bütün faaliyetlerimiz bilinçlendirme, koruyuculuk ve farkındalık oluşturmak amaçlıydı. Bundan sonra bağımlı bireylerin topluma kazandırılması ve psiko-sosyal rehabilitasyonunda da yer alarak insanımızla tam olarak buluşmuş olduk. Artık insanlarımız Yeşilay’ın böyle faaliyetleri olduğunu bilip bize başvuruyorlar.

Merkezlerimizde tıbbi tedavisi tamamlanmış ya da devam etmekte olan ama psiko-sosyal desteğe mutlaka ihtiyacı olan bağımlı bireylerin bu isteklerini Yeşilay tarafından ücretsiz olarak sağlanması konusunda büyük bir çabamız var. Bu çaba bizim bu alanda yaptığımız işleri ve bilinirliliğimizi daha da arttıracak bir şey.

W- Basından takip ettiğimiz kadarıyla Yeşilay 11 milyon öğrenciye bağımlılık eğitimini ulaştırdı. Bu proje ile ilgili geri dönüşler ne yönde, istenilen amaca ulaşım sağlandı mı?

M.Ö.- Bu çok büyük bir proje. Bağımlılık ile ilgili eğitimler uzun zamandır hep veriliyordu. Farklı STK ve eğitim kurumları bu konuda gerçekten çaba gösterdi. Fakat hep bir handikap ile karşı karşıya kaldık. Herkes kendi bilgi birikimi ve kendi öncelikleri ile ilgili bir şeyler anlatıyordu. Maalesef o anlatılanlar da yaş grubuna göre sınırlandırılmamıştı.

Siz anlatacağınızı ilkokul birinci sınıf öğrencisine de anlatıyordunuz, lise son sınıf öğrencisine de. Hâlbuki bağımlılık eğitimi dediğimiz bilgilendirmeler de en hassas konu, yaşa uygunluğudur.Eğer yaşa uygun mesajlar veremezseniz faydanız olmadığı gibi zarar da verebilirsiniz o kişiye. Tabii bundan dolayı çok büyük şikâyetler doğuyordu.

Biz bunu ortadan kaldırmak amaçlı büyük bir proje başlattık. Öncesinde TBM adını verdiğimiz ‘Türkiye Bağımlılık Mücadele Eğitim Programı’nı oluşturduk. Bu programın amacı, her yaş grubuna göre anlatılacak eğitimi belirlemek. Örneğin, siz ana sınıfındaki bir çocuğa uyuşturucu madde bağımlılığından bahsedemezsiniz. Çocuğun zihninde bu zaten yok.

Ona bahsedeceğiniz şey, sağlıklı yaşam olmalıdır. Biz her bölüme anlatacağımız içerikleri hazırladık ve bu içerikler farklı dinamiklerden oluşturuldu. Farklı dallardaki bilim insanlarının katkıları alındı. Bu şekilde uygulamaya geçtik. Öncelikle bu programda rehber öğretmenlerimizi eğittik. Bu rehber öğretmenler gidip kendi bölgelerindeki öğretmenleri eğittiler.

Geçen yıl itibariyle yaklaşık 11 milyon çocuğa bağımlılıkla mücadele eğitim programı uygulandı. Bu çocuklar sadece sözel olarak eğitilmediler. Aynı zamanda bizim internet sitemizde ulaşabildikleri materyaller ile eğitimlerini devam ettirdiler. Bizim de hedefimiz bu eğitim programının bütün öğrencilere verilip bir şekilde müfredatın içinde de yer alması.

Amaç doğru zamanda doğru bilgiyi doğru çocuk ile buluşturabilmek.

“BAĞIMLILIK, HER TOPLUMUN ACISINI ÇEKTİĞİ BİR ALAN”

W- Uluslararası arenada yer almakla asıl amaçladığınız neler?

M.Ö.– Biliyorsunuz Yeşilay bize ait bir STK. Fakat bağımlılık denildiğinde artık sınırlar kalktı diyebiliriz. Çünkü bağımlılık, her toplumun acısını çektiği bir alan. Toplumlar arasında farklar ve oranlar farklı ancak acı hep ortak. Artık hem manen hem de madden sınırların olmadığı bir çağdayız.

Özellikle iletişim araçlarının gelişmesi, çocuklarımız ve gençlerimizin çok kolay dış dünyaya açılabilmeleri nedeniyle bizim artık diğer ülkelerin bağımlılık ile mücadele eden kurumları ile işbirliği yapmamız gerektiğini düşündük. Bu anlamda biz öncelikle Yeşilay’ı tanıttık.

Bize gelen genel geri bildirim Yeşilay gibi güçlü bir sivil toplum kuruluşunun olmayışıydı. Biz de kendi bilgi birikimimiz ve yaklaşık 98 yıllık deneyimimizi diğer ülkelerin insanları ile paylaşmak istedik. Bu noktada da birçok ülkeyle karşılıklı ziyaretlerde bulunduk.

O ülkelerin vatandaşları bizim öncülüğümüze Yeşilaylar kurdular. Şu anda 34 ülkede Yeşilay var.Bunları biz kurdurmadık ya da kendi vatandaşlarımıza kurdurmadık, oranın vatandaşları bizim önderliğimizde kurdular ve bizim projelerimizi uygulamaya başladılar. Onlar da kendi birikimlerini bizimle paylaşıyorlar.

Geçtiğimiz dönemlerde bunları bir federasyon adı altında toplamak istedik. Türkiye’nin merkezliğini yaptığı Uluslararası Yeşilay Federasyonu’nu oluşturduk. Bu çok önemliydi.

Artık dünyanın birçok ülkesinde bizimle aynı amacı düşünen ve bu amaca yönelik çalışan farklı din ve düşüncelerdeki insanların Yeşilay bayrağı altında toplanıp o hedefe doğru yürümesini sağlamayı çok önemli buluyoruz. İlerleyen dönemlerde de birlikte ortak projeler yapmak hepimiz için çok faydalı olacak.

W- Bir de bağımlıların hayatına dokunan çalışmalarınız mevcut. Bu kapsamda açılan YEDAM’lar var. Konu hakkında bilgi verebilir misiniz?

GENEL BAŞKAN
Prof. Dr. Mücahit ÖZTÜRK
1965 yılında Eskişehir’in Günyüzü ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Eskişehir’de tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1990 yılında mezun oldu.

1997 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında uzmanlık eğitimini tamamlayıp Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı oldu.

2000 yılında Doçent, 2007 yılında Profesör unvanı aldı. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyesidir.

2007 yılında Çocuk Psikiyatrisi, 2006 yılında 99 Sayfada Okul Fobisi, 2008 yılında Boşanmış Ailelerde Çocuk ve 2015 yılında Çocuklarda Dürtüsellik isimli kitapları yayınlanmıştır. Evli ve 3 kız çocuk babasıdır.

devam edecek…..

Источник: https://www.winally.com/2018/06/uluslararasi-yesilay-federasyonu-ile-34-ulke-olduk/

Yeşilay, 34 ülkeye örnek oldu – Haber – TRT Avaz

Uluslararası Yeşilay Federasyonu kuruluyor

02 Eylül 2017 16:03

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr.

Mücahit Öztürk, Yeşilay'ın yaklaşık 90 yıllık deneyimini, bilgi ve birikimini dünyadaki diğer ülkelerin insanlarıyla paylaşmak istediklerini ifade ederek, “O ülkelerin vatandaşları bizim öncülüğümüzde Yeşilaylar kurdular. Şu anda 34 ülkede Yeşilay var.

Bunları biz kurmadık veya kendi vatandaşlarımıza kurdurmadık. O ülkenin vatandaşları bizim önderliğimizde kurdular ve bizim projelerimizi uygulamaya başladılar. Onlar da kendi birikimlerini bizimle paylaşıyorlar.” dedi.

Bağımlılıkla mücadele alanında dünyadaki en eski ve en tecrübeli kurumlardan biri olan Yeşilay, 34 ülkeye örnek oldu. Yeşilay'ın çalışmalarını bizzat inceleyen 34 ülkenin yetkilileri, Yeşilay adını kullanarak kendi ülkelerinde bağımlılıkla mücadele dernekleri kurdu.

Yeşilay Genel Başkanı Öztürk, yaptığı açıklamada, Yeşilay'ın Türkiye'ye ait çok köklü bir sivil toplum kuruluşu olduğunu ancak bağımlılık denildiğinde dünya ülkeleri arasında sınırların kalktığını anlattı.

“Bağımlılık, her toplumun acısını çektiği bir alan. Toplumlar arasında farklar ve oranlar farklı, ancak acı hep ortak.” diyen Öztürk, artık hem manen hem de madden sınırların olmadığı bir çağda yaşanıldığını, özellikle iletişim araçlarının gelişmesiyle çocukların ve gençlerin çok kolay şekilde dış dünyaya açılabildiğini aktardı.

Bu amaçla dünyadaki diğer ülkelerin bağımlılıkla mücadele eden kurumlarıyla iş birliği yapma ihtiyacı duyduklarını dile getiren Öztürk, şöyle konuştu:

“Bu anlamda biz öncelikle diğer ülkelerin yetkililerine Yeşilay'ı tanıttık. Bize gelen genel geri bildirim, birçok ülkede Yeşilay gibi güçlü bir sivil toplum örgütünün olmayışıydı. Yeşilay'ın yaklaşık 90 yıllık deneyimini, bilgi ve birikimimizi, dünyadaki diğer ülkelerin insanlarıyla paylaşmak istedik.

O ülkelerin vatandaşları bizim öncülüğümüzde Yeşilaylar kurdular. Şu anda 34 ülkede Yeşilay var. Bunları biz kurmadık veya kendi vatandaşlarımıza kurdurmadık. O ülkenin vatandaşları bizim önderliğimizde kurdular ve bizim projelerimizi uygulamaya başladılar. Onlar da kendi birikimlerini bizimle paylaşıyorlar.

Geçtiğimiz dönemlerde bunları bir federasyon çatısı altında toplamak istedik. Türkiye'nin merkezliğini yaptığı Uluslararası Yeşilay Federasyonunu oluşturduk. Bu çok önemliydi.

Artık dünyanın birçok ülkesinde bizimle aynı amacı düşünen ve bu amaca yönelik çalışan, farklı din ve düşüncelerdeki insanların Yeşilay bayrağı altında toplanıp o hedefe doğru yürümesini sağlamayı çok önemli buluyoruz. İlerleyen dönemlerde de birlikte ortak projeler yapmak tüm dünya için çok faydalı olacak.”

“Yeşilay'ın hilalini düşünün, o sembol şimdi Çin'de dalgalanıyor”

Yeşilay Genel Müdürü Savaş Yılmaz ise Yeşilay'ın hayata geçirdiği Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM) programının, dünyada en ilgi çekici eğitim programlarından biri olduğunu ifade etti.

TBM programı kapsamında yaklaşık 11 milyon kişiye bağımlılık eğitimi verdiklerini hatırlatan Yılmaz, “Bu programda ölçme ve değerlendirme yöntemleri kullanıyoruz.

Eğitim alan kişiye faydalı olmuş muyuz? Kişi bu eğitimden bir şey almış mı? Bu anlamda tüm malzemeleriyle bir kere dünyadaki en gözde eğitim uygulaması.

Tabii biz bu programı Birleşmiş Milletler'de ve birçok platformda sunduk.” dedi.

Birleşmiş Milletler'in (BM) bağımlılıkla mücadele konusundaki çalışmalarına da değinen Yılmaz, “BM, uyuşturucu özel oturumu düzenledi. Biz Yeşilay olarak bu oturumun sivil toplum lideriydik.

Yani, oturuma katılan Avrupa, Doğu Avrupa ve Orta Asya'daki 26 ülkenin sivil toplum lideriydik. O ülkelerin bütün bağımlılıkla mücadele gündemini biz topladık ve BM Genel Kurulu'na sunduk.

Bu anlamda Yeşilay çok önemli bir yere sahip dünyada.” ifadelerin kullandı.

Bağımlılıkla mücadele alanında ulusal faaliyetlerin yanı sıra yaptıkları uluslararası çalışmaları aktaran Yılmaz, şöyle devam etti:

“34 ülkenin yetkililerine Yeşilay'ın faaliyetlerini ve çalışmalarını anlattık. Geçtiğimiz 2 yıllık süreçte 34 ülkede Yeşilay dernekleri kurulmasına öncülük ettik. Örneğin, Uganda Yeşilay Derneğini kurdurduk. Çin'de bile Yeşilay kurulmasını sağladık. Yani Çin'i bir düşünün. Olmaz denilen bir şeyi yaptık.

Yeşilay'ın hilalini düşünün, o sembol şimdi Çin'de dalgalanıyor. Çünkü söylediğimiz şeyler çok insani. Bağımlılıkla mücadele herkes için bir sorumluluktur. Sadece bizim için değil, tüm dünyadaki ülkeler için. Bu yüzden çok iyi refleksler ve geri dönüşler alıyoruz. Bunun büyümesini hedefliyoruz.

Şöyle yapıyoruz, Çin ile bir protokol yapıyoruz ve 'bizim markamızı da sembolümüzü de kullanabilirsiniz' diyoruz. Bütün ülkelerle bir anlaşma, protokol imzalıyoruz. 'Kendi mevzuatınıza göre, kendi vatandaşlarınızın sorunlarına göre bir Yeşilay kurun' diyoruz. Her türlü desteği de sağlıyoruz.

O ülkeler Türk Yeşilay'nın armasını kullanıyorlar. Hedefimiz 50 ülkeye ulaşmak.”

Özellikle Müslüman ülkelerin, Balkan ülkelerinin kendileri için ön planda olduğunu anlatan Yılmaz, bu kapsamda merkezi İstanbul'da olan Uluslararası Yeşilay Federasyonunu kurduklarını belirtti.

Savaş Yılmaz, Uluslararası Yeşilay Federasyonu aracılığıyla Yeşilay'ın çalışmalarını diğer ülkelere ihraç etmek ve Yeşilay'ın sesini uluslararası mecrada daha çok duyurmak istediklerini vurguladı.

Uluslararası Yeşilay Federasyonunun merkezinin Türkiye'de, İstanbul'da bulunduğunu aktaran Yılmaz, “Federasyonun merkezinin İstanbul olmasıyla, İstanbulumuza uluslararası bir kuruluş kazandırmış olduk.

Federasyonun başkanlığına, Yeşilay'ın eski başkanlarından İhsan Karaman seçildi. Ama kendi yönetimi ve üyeleri var. Kendi seçimini yapıyor. Bu anlamda çok büyüyecek bir organizasyon aslında.

Çünkü uluslararası mecrada sivil toplum kuruluşu.” diye konuştu.

Источник: https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/saglik/yesilay-34-ulkeye-ornek-oldu/331650

Uluslararası Yeşilay Federasyonu kuruldu

Uluslararası Yeşilay Federasyonu kuruluyor

Uluslararası alandaki faaliyetlerini bir üst aşamaya taşıyan Yeşilay, küresel bir sivil toplum kuruluşu statüsüne ulaştı. Bugüne kadar dünyanın dört bir yanında teşkilatlanmaya giden Yeşilay, Uluslararası Yeşilay Federasyonu’nun kuruluş deklarasyonunu 30 ülkenin katılımı ile 8 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da imzaladı.

Yeşilay, uluslararası alanda büyüme hedefiyle organizasyon yapısını federasyon düzeyine taşıdı. Dünyanın dört bir yanından gelen ülke temsilcileri Yeşilay’ın liderliğinde İstanbul’da buluşarak Uluslararası Yeşilay Federasyonu’nun kuruluş deklarasyonunu 8 Nisan 2016 tarihinde imzaladı.

Federasyonun kuruluş toplantısına Afganistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Bangladeş, Bosna Hersek, Bulgaristan, Çin (Sincan Uygur Özerk Bölgesi), Endonezya, Fildişi Sahilleri, Filistin, Gürcistan, Karadağ, Kenya, Kıbrıs (KKTC), Kongo, Kosova, Lübnan, Malezya, Mali, Nijer, Nijerya, Pakistan, Senegal, Somali, Sudan, Tanzanya, Tayland, Uganda ve Yemen’den ülke Yeşilaylarının temsilcileri katıldı. Kuruluş toplantısında yapılan Genel Kurul ile de Federasyon Başkanlığına Prof. Dr. M. İhsan Karaman seçildi. Bağımlılıkla mücadele vizyonuyla bağlı oldukları ülkelerin kamu kurum ve kuruluşlarıyla, uluslararası teşkilatlarla ve farklı toplumsal kesimlerle aktif işbirlikleri geliştireceklerini belirten Uluslararası Yeşilay Federasyonu Başkanı Prof. Dr. M. İhsan Karaman, basın toplantısında yaptığı konuşmada, federasyonun bağımlılıklarla mücadele amacıyla üye ülkelerde önleyici, koruyucu ve rehabilite edici çalışmalar yürütülmesinde önemli bir rol oynayacağını ifade etti.

“Yeşilay’ın yaptığı çalışmalar üye ülkelerde model olacak”

Üye ülkelerin her birinde bağımlılıklar alanında çeşitli problemlerin mevcut olduğuna da değinen Prof. Karaman, “Dünyada her yıl 6 milyon kişi sigaraya, 3,3 milyon kişi alkole bağlı nedenlerden dolayı hayatını kaybediyor. Uyuşturucu kullanımından kaynaklı ölümlerin sayısı ise yılda 200.

000 civarındadır. Üye ülkelerimizin her birinde de bağımlılıklar alanında çeşitli problemler mevcut.

Federasyona bağlı ülkelerimizde yürütülecek çalışmalarda bağımlılıklarla mücadelede bilimsel ve kanıta dayalı yöntemler kullanarak önleme, rehabilitasyon, savunuculuk ve koordinasyon temelli çalışmalar gerçekleştireceğiz.

Federasyonumuz, üye ülkelerde bağımlılıklarla mücadele çalışmalarının, uygulanacak olan projelerin ve ülkelerin bağımlılıkla mücadele kapasitesinin geliştirilmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Yanı sıra Yeşilay’ın Türkiye’de yaptığı çalışmalar üye ülkelerde model olarak uygulanacaktır.” dedi.

Yeşilay’ın çağrısı ile dünyanın dört bir yanındaki 30 ülkenin Yeşilaylarını federasyon çatısı altında birleştirdiklerini belirten Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr.

Mücahit Öztürk ise konuşmasında; Uluslararası Yeşilay Federasyonu’nun bağımlılıkla mücadelenin her alanı için global bir vizyon getirmesini, ülkelerin ortak strateji ve işbirliği imkânları geliştirmeleri ve etkin bir küresel mücadeleyi hedeflediklerini söyledi. 

Bütün bağımlılıklarla mücadele eden tek kuruluş

Uluslararası Yeşilay Federasyonu, kapsamı itibariyle bütün bağımlılıklarla mücadele eden dünyadaki ilk örgütlenme özelliğini taşıyor. Federasyon ve federasyona bağlı üye kuruluşlar, bağımlılıklarla mücadelede bilimsel ve kanıta dayalı yöntemler kullanarak, önleme, rehabilitasyon, savunuculuk ve koordinasyon temelli çalışmalar gerçekleştirecek.

Dünyada bağımlılıklar hızla tırmanıyor

Yeşilay’ın Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, Dünya Sağlık Örgütü, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Dünya İslami Tıp Birlikleri Federasyonu (FIMA) gibi devletlerarası teşkilatlarla olan işbirliği ve çalışmaları da uluslararası teşkilatlanmasına önemli bir destek sağlıyor.

Federasyona dâhil olan Bosna Hersek, Filistin, Karadağ, Malezya, Tayland, Lübnan, Kongo, Kıbrıs, Arnavutluk, Kenya, Kosova, Senegal, Mali, Fildişi Sahilleri, Bangladeş, Uganda, Nijerya, Yemen, Tanzanya, Sırbistan ve Çin-Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde son yıllarda madde kullanım oranlarında artış dikkat çekiyor.

 
Filistin’de işgale bağlı nedenlerle artış olduğu gözlenen madde bağımlılığı, Gazze ve Batı Şeria’da son yıllarda ciddi bir toplumsal sorun haline geldi. Ortadoğu’da bağımlılık yapıcı madde kullanımının yaygın olduğu diğer bir ülke ise Yemen. Yemen’de erkeklerin yüzde 75’i ve kadınların yüzde 45’i kat denilen maddeyi kullanıyor.

Körfez ülkelerine doğru yoğunlaşan uyuşturucu trafiği, ülkedeki uyuşturucu kullanımını da her geçen gün arttırıyor.

Uluslararası Yeşilay Federasyonu çatısı altındaki diğer bir ülke Bosna Hersek’te ise savaş sonrası toplumlara özgü travmatik özellikler ve buna bağlı yüksek oranlarda alkol ve uyuşturucu kullanımı dikkat çekiyor. Lübnan ise alkol kullanımında İslam ülkeleri arasında birinci sırada yer alıyor. Ülkede aynı zamanda ciddi boyutlarda nargile kullanımı da söz konusu.

Uluslararası alandaki faaliyetlerini bir üst aşamaya taşıyan Yeşilay, küresel bir sivil toplum kuruluşu statüsüne ulaştı. Bugüne kadar dünyanın dört bir yanında teşkilatlanmaya giden Yeşilay, Uluslararası Yeşilay Federasyonu’nun kuruluş deklarasyonunu 30 ülkenin katılımı ile 8 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da imzaladı.

Yeşilay, uluslararası alanda büyüme hedefiyle organizasyon yapısını federasyon düzeyine taşıdı. Dünyanın dört bir yanından gelen ülke temsilcileri Yeşilay’ın liderliğinde İstanbul’da buluşarak Uluslararası Yeşilay Federasyonu’nun kuruluş deklarasyonunu 8 Nisan 2016 tarihinde imzaladı.

Federasyonun kuruluş toplantısına Afganistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Bangladeş, Bosna Hersek, Bulgaristan, Çin (Sincan Uygur Özerk Bölgesi), Endonezya, Fildişi Sahilleri, Filistin, Gürcistan, Karadağ, Kenya, Kıbrıs (KKTC), Kongo, Kosova, Lübnan, Malezya, Mali, Nijer, Nijerya, Pakistan, Senegal, Somali, Sudan, Tanzanya, Tayland, Uganda ve Yemen’den ülke Yeşilaylarının temsilcileri katıldı. Kuruluş toplantısında yapılan Genel Kurul ile de Federasyon Başkanlığına Prof. Dr. M. İhsan Karaman seçildi. Bağımlılıkla mücadele vizyonuyla bağlı oldukları ülkelerin kamu kurum ve kuruluşlarıyla, uluslararası teşkilatlarla ve farklı toplumsal kesimlerle aktif işbirlikleri geliştireceklerini belirten Uluslararası Yeşilay Federasyonu Başkanı Prof. Dr. M. İhsan Karaman, basın toplantısında yaptığı konuşmada, federasyonun bağımlılıklarla mücadele amacıyla üye ülkelerde önleyici, koruyucu ve rehabilite edici çalışmalar yürütülmesinde önemli bir rol oynayacağını ifade etti.

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.