Üreme Sağlığını Etkileyen Aletler

içerik

Hamilelik öncesinde bunlardan uzak durun

Üreme Sağlığını Etkileyen Aletler

Alkol: Kadının içtiği alkol miktarı arttıkça çocuk sahibi olması zorlaşır. Alkol yumurtlamayı, yumurtanın fallop tüplerinde taşınmasını ve embriyonun rahme tutunmasını engelleyerek gebeliği önler.

Erkeklerde alkol sperm sayısı ve normal yapıdaki sperm oranı azalır. Hem anne hem de baba adayının gebelik elde edilmesi planlanan dönemden birkaç ay önce alkol almamaları gerekir.

Sigara: Sigara dumanı birçok zararlı madde içerir. Sigaranın üreme sağlığına verdiği zarar içilen sigara miktarı ve süresine bağlıdır. Günde 15 adetten fazla sigara içenler ve erken yaşta sigara içmeye başlayan kadınlarda üreme sağlığı daha çok etkilenir.

Sigara içen kadınların gebe kalabilmesi için geçen sürenin 1 yıldan fazla olma ihtimali içmeyenlere göre 4 kat daha fazladır. Gebe kalabilme olasılığı içilen sigara miktarına bağlı olarak yüzde 25-50 oranında azalır. Sigara içilmesi tüp bebek uygulamalarının başarısını da olumsuz etkiler.

Sigara içen kadınlarda dış gebelik daha sık görülür.

Fazla miktarda sigara içen erkeklerde sperm kalitesi bozulur. Anormal yapıdaki spermlerin sayısı artar, sperm hareketliliği azalır, eşlerde düşük ve anomalili doğum yapma riski artar. Sigara kullanmayı bıraktıktan sonra 4 ay içinde sigaranın üreme sağlığında yol açtığı zararlı etkilerin birçoğu kaybolur.

Dış gebelik nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Kadınlarda bu ilaçlar adet düzensizliklerine, yumurtlama düzensizlikleri, adet kanamalarının kesilmesi ve kısırlığa neden olur.

Erkeklerde testislerde atrofi (testislerin küçülmesi), sperm sayısının azalması, azospermi ve kısırlığa neden olur. Erkek ve kadınların bu ilaçları kullanmaktan kaçınmaları gerekir.

Hamile kalmayı zorlaştıran ilaçlar 

Anne adaylarının sağlık sorunlarının tedavisi için önerilen ilaçları jinekologlarına danışarak kullanmaları gerekir.

Alerji, soğuk algınlığı, öksürük, mide hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, böbrek hastalıkları ve tiroit bezi hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçlar, ağrı kesiciler ve antibiyotikler üreme sağlığını etkileyebilir.

Kullandığınız reçeteli ve reçetesiz satılan tüm ilaçları jinekoloğunuza bildirmeniz ve gerektiğinde tedavinin tekrar düzenlenmesi gerekir.

Erkeklerinde çocuk sahibi olmaya karar verdikleri dönemde kullandıkları ilaçlara dikkat etmeleri gerekir.

Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar cinsel isteksizlik ve impotansa neden olur.

Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar testisleri etkileyerek sperm üretimini bozar ve infertiliteye neden olur.

Sedef hastalığının tedavisinde kullanılan metotraksat testislere zarar vererek sperm üretimine zarar verir.

Mide ülseri tedavisinde kullanılan simetidin, epilepsi tedavisinde kullanılan fenitoin, gut hastalığının tedavisinde kullanılan kolşisin sperm sayısının azalmasına neden olur.

Cep telefonu ve gebelik

Bu cihazlar özellikle radyasyon yayan diğer cihazlar ile beraber kullanıldıklarında üreme sağlığını olumsuz etkiler. Cep telefonlarını vücudunuza temas ettirmemeniz ve üreme organlarınıza yakın yerde taşımamanız gerekir.

Elektrikli battaniye sperm hareketliliğini azaltıyor!

Elektrikli battaniye: Elektrikli battaniyeler hem ısı, hem de elektromanyetik alan yaratarak üreme sağlığına zarar verir. Elektrikli battaniyeler kadınlarda yumurtlama düzensizlikleri ve adet düzensizliklerine yol açar.

Erkeklerde sperm sayısı ve hareketliliğinde azalmaya neden olur.

Özellikle gebelik elde edilmeye çalışılan dönemlerde elektrikli battaniye kullanmaktan kaçınılmalıdır.

Ev dekorasyon ve tamirinde kullanılan ürünler

Ev dekorasyonu ve tamiratında kullanılan birçok ürünün içerdiği kimyasal maddeler üreme sağlığına zarar verir.

Boyalar, tiner ve incelticiler, yapıştırıcılar üreme sağlığını etkileyerek kısırlık ve düşüklere neden olabilir.

Erkeklerde bu ürünler sperm sayısında azalmaya, kısırlığa ve eşlerinde düşük ve anomalili bebek doğumuna neden olur.

Gebelik planlandığı dönemde ve gebelik sırasında bu maddelere maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Eviniz boyandığında çok iyi havalanmasını sağladıktan sonra evde yaşamaya başlayın.

Ev temizliğinde kullanılan bazı ürünler gebe kalmayı zorlaştırıyor

Ev temizliğinde kullanılan mobilya cilası, çok amaçlı temizleyiciler, halı şampuanları, oda spreyleri, banyo ve tuvalet temizliğinde kullanılan deterjanlar üreme sağlığına zarar verebilir. Bu ürünleri kullanırken eldiven kullanılması ve temizlenen mekanların iyi havalandırılması gerekir.

Mikrodalga fırınlar

Mikrodalga fırınların kadınlarda adet düzensizliklerine, yumurtlama bozukluklarına, infertilite ve düşüklere neden olduğu gösterilmiştir.

Mikrodalga fırınlardan yayılan radyasyonun erkeklerde de sperm sayısını azalttığı düşünülmektedir.

Son yıllarda üretilen mikrodalga fırınlardaki radyasyon kaçakları çok azalmıştır. Fırınınızın kapağının sıkıca kapandığından emin olmanız ve fırın çalışırken fırından mümkün olduğunca uzak durmak gerekir.

Kullanmadığınız zaman fişini çekin

Elektrikli küçük aletler: Bu cihazların birçoğu tek başına zararlı değildir. Aynı anda kullanılan birden fazla cihazın etkileri birleşerek zararlı olabilir. Çalışan cihazlardan uzak durmak ve kullanılmadıkları zaman fişten çekmek bu cihazların yol açabileceği zararlı etkilerden korunmanızda yardımcı olur.

Kişisel bakım ürünleri

Kağıt havlu, tuvalet kağıdı, tampon ve pedler gibi ürünlerin üretilmesi sırasında dioksin adı verilen kimyasal bir yan ürün oluşur. Bu madde çay poşetlerinde, kahve filtrelerinde de bulunan bu madde az miktarda toprak, su ve havaya da karışır.

Dioksin kadınlarda kanser ve endometriozis hastalığına neden olur. Bu ürünler kadınlarda genital organların mukozasına direk temas ettiği için dioksin emilir. Özellikle endometriozis hastalığı olan kadınların dioksin içeren ürünleri kullanmaktan kaçınmaları gerekir.

Dioksin erkeklerde sperm üretimini azaltır ve testis kanserine neden olabilir.

Vajinal duşlar da kadın üreme sağlığına zarar verir. 1996 yılında yapılan bir çalışmada vajinal duşların gebe kalma olasılığını yüzde 30 azalttığı gösterilmiştir. Özellikle 18-24 yaşları arasında vajinal duş kullanımı üreme sağlığına daha çok zarar verir.

X-ışını

İyonizeonize radyasyona maruz kalınması kadın ve erkek üreme sağlığını olumsuz etkiler. Kadınlarda yumurtalıklarda, erkeklerde testislerde bulunan genetik materyal taşıyan yumurta ve spermlere zarar verir. Bu durum düşük ve anomalili doğum oranını arttırır.

Yumurta ve sperm hücrelerinin döllenme yeteneği bozulur. Erkekler kadınlardan daha çabuk etkilenir.

Uçak yolculuğu

Sık uçak yolculuğu yapan kişiler ve hostesler atmosferik radyasyona maruz kalırlar, bu kadınlarda yumurtlama düzensizlikleri, gebe kalmada zorluk ve düşükler görüler. Atmosferik radyasyon erkeklerde sperm sayısının ve normal yapıdaki sperm oranının azalmasına neden olur.

Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi Klinik Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/hamilelik-oncesinde-bunlardan-uzak-durun/

Elektromanyetik kirliliğin insan sağlığına etkileri

Üreme Sağlığını Etkileyen Aletler

Master ve doktorasını ABD’nin George Washington Üniversitesi’nde tamamlayan Prof. Dr. Selim Şeker, 1982 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapıyor.

Uzun yıllar NASA’da çalışan Şeker, Savunma Bakanlığı ve TÜBİTAK’ta önemli projelerde görev aldı. Yayınlanmış dokuz kitabı bulunan Prof.

Şeker, pek çok ulusal ve uluslararası toplantılara katılarak; elekromanyetik dalgaların insanlar üzerindeki biyolojik etkileri, elektromanyetik izleme sistemi gibi çeşitli alanlardaki çalışmalarını insanlığa hizmet olarak sunuyor.

Röportaj: Prof. Dr. Selim Şeker

Prof. Dr. Selim Şeker

Öncelikle insana ait doğal manyetik alanı inceleyebilir miyiz?

Tüm maddeler, kalp, adale, beyin gibi organlar manyetik özelliğe sahiptir. Her mekânda tüm canlıların içindeki ve dışındaki tüm boşluklarda yüksek ya da düşük birer manyetik alan mevcuttur.

İnsan vücudunda her hücrenin kendine özgü elektrik devresi mevcuttur. O nedenle insan bir elektronik makine gibidir. Bu manyetik alan, biyoelektrik yüklerin hareketinden meydana gelir.

Ve insanı oluşturan maddelerin manyetik alan sinyalleri hem birbiri ile hem de dünyanın manyetik alanı ile uyum halindedir.

Dünyanın manyetik alanı ile insana ait manyetik alan nasıl bir uyuma sahip?

Örneğin, uzaya gönderilen astronotlarda görülen ve haftalarca sürebilen yorgunluk, adele ağrısı, baş ağrısı ve baş dönmesi gibi sebepler, dünyanın manyetik alanı eksikliğinden kaynaklanıyor.

Geceleyin dünya manyetik alanı hücresel oksijeni arttırır, uykuyu destekler, iltihaplanmayı azaltır ve acıyı dindirir. Güneş doğduğunda beraberinde getirdiği pozitif manyetik alan hücresel oksijeni azaltır, uyanıklığı destekler, biyolojik iyileşmeye engel olur ve acıyı arttırır.

Kafamızın merkezde bulunan hormonları, enzimleri ve bağışıklık fonksiyonlarını yöneten pineal bezi manyetik kristallerden oluşan bir manyetik organdır. Manyetik enerjiye çok duyarlı olup ona has bir madde olan melatonin hormonu, geceleyin ortaya çıkar.

Elektromanyetik kirlilik nedir?

Dünyanın manyetik alanı daha başka nelerle uyum içinedir?

Örneğin arılar, yerin manyetik alanını ve günlük değişimlerini kullanarak, bulundukları konumu tespit ediyorlar. Göçmen kuşlar, balıklar gibi canlılar da yön bulmada dünyanın manyetik alanını kullanıyorlar. Fakat insanların ürettiği yapay alanlar doğal olandan çok çok fazla (örneğin 1000 kat) olduğundan doğal yaşam olumsuz etkileniyor.

Öyleyse elektromanyetik kirlilik dediğimiz şey, bu doğal manyetik alanın bozulmasından ileri geliyor. Elektromanyetik kirlilik için kitabınız “cep telefonunun zararları” temalı olmuş. Niçin özellikle cep telefonunu seçtiniz?

Türkiye’deki cep telefonu abone sayısı 67 milyon, yani nüfusu kadar. Cep telefonu sayısı ise 114 milyon, yani nüfusun bir buçuk katı kadar. Baz istasyonları sayısı ise şimdilik 36 bin.

Elektromanyetik bir tehdit altında mıyız?

Birazdan başlıklar halinde inceleyeceğiz ama genel olarak cep telefonun zararları neler?

Olumsuz etkileri genel olarak ikiye ayırabiliriz. Birincisi baş ağrısı, yorgunluk uykusuzluk gibi kısa zamanda hissedilen etkilerdir diğeri ise moleküler ve kimyasal bağlara, hücre yapısına, vücut koruma sistemine yaptığı uzun sürede ortaya çıkabilen etkilerdir.

Cep telefonları devamlı kullanıldığından, vücuda zararlarının telafisi için imkan vermiyoruz. Diğer cihazların zararlı etkileri kullanımları kısa süreli olduğundan vücut tarafından tolere edilebiliyor, kullanılmadıkları sürece vücut yan etkileri bertaraf edebiliyor.

Kısa ve uzun vadede belli başlı etkileri nelerdir?

Yapılan araştırmalar sonucunda olumsuz etkilerin bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz.

DNA üzerinde hasarlar neler?

  • Elektomanyetik alanlara maruz kalmak belirli hücre tiplerinde gen, DNA ve kromozomlar üzerinde hasara yol açabilir.
  • Cep telefonu kullanımında kulakta ve beynin, telefonun olduğu bölgesinde yoğunlukta olmak üzere ısı artışına sebep olmaktadır. Bu ısı artışı hücre yapısında etkileşime sebep olur.
  • Bağışıklık sistemini zayıflatır.
  • Kırmızı kan hücrelerinde deformasyona yol açar.

Uykusuzluk ve Depresyon

  • Elektromanyetik alanlara aşırı hassasiyet sonucu fiziksel rahatsızlıkların görülebilir. Yani baş ağrısı, halsizlik, stres, uyku bozukluğu, ciltte yanma ve batma hissi, acı, alerji,  göz yanması, kalp ritim bozukluğu, denge kaybı, depresyon eğiliminde artış, konsantrasyon bozukluğu ve benzeri problemler oluşabilir.
  • Gece uykusuzlukları yapabilir. Çünkü melatonin salgılanmasını azaltarak uyku ritmini bozabiliyor.
  • İnsan beyninin elektriksel devrelerine etki ettiğinden nörolojik ve davranışsal rahatsızlıklara sebep olabilir.

Beyin Tümörü Ve Akustik Nöroma

  • Beyin tümörü ve akustik nöromaya (duyma sinirlerinde tümör) sebep olabilir. Örneğin beyin tümörü riskinin 5 kat arttığı  yine bir bilimsel araştırmanın sonucudur.
  • Beyin hücrelerinin ölümüne yol açar ve kan ile beyin arasındaki koruyucu duvara zarar verir. Dolayısıyla beyni dışarıdan gelen zararlı etkilere açık hale getirir.
  • Çocukta kansere sebep olabilir. Çünkü çocuklar daha çok etkilenir. Bir yetişkine göre, rahatsızlanma olasılıkları daha yüksektir.
  • Alzheimer hastalığına ve meme kanserine sebep olabilir.
  • Sperm sayısını azaltabilir.

Peki bunda direk bir kesinlik var mı?  Örneğin her cep telefonu kullanan kanser olur gibi bir sonuca varamayız değil mi?

Cep telefonu yaşamımıza yeni giren bir teknoloji.  O nedenle kesin şunu yapar diyemiyoruz. Ancak tüm bunlar çeşitli bilimsel araştırmalarla desteklenmiş bulgulardır.

Olası etkiler kişiden kişiye değişebilir mi?

Olası etkiler çok şeye göre değişebilir. Bunları kitabımda detaylı bir şekilde anlatmaya çalıştım, ama özetle bu etkiler; elekromanyetik alanın frekansı, şiddeti, uzaklığı, maruziyet süresi, vücudun elektiriksel özellikleri gibi değişkenlere bağlıdır.

Aynı zamanda bir yetişkine oranla bir çocuk çok daha fazla etkilenecektir.

Selim Bey, bu arada saydıklarınızın içinden baş ağrısı, depresif hal, uyku bozukluğu gibi rahatsızlıklarım oldu. Bunu ben radyasyona bağladım çünkü özellikle cep telefonunu ve kablosuz interneti saatlerce kullanmamla gelişti.  Zaten size ilk ulaşmam, bu konu hakkında araştırma yaptığım vakte denk gelir…

Evet, bu gibi rahatsızlıklar radyasyonun kısa vadedeki etkileridir. Uzun vade etkilerindeki artışı önümüzdeki yıllarda maalesef hep birlikte göreceğiz.

Elektromanyetik alanlara maruz kalmanın DNA ve kromozomlar üzerinde hasara yol açabileceği yönünde deneyler yapılmış mı?

1995 yılında Lai ve Singh’in fare beyin üzerinde yaptığı çalışma ile bunun kanıtlanmasının ardından pek çok araştırmacı daha bu konu üzerinde çalıştı. Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen “Reflex Projesi” bu araştırmalardan en kapsamlısıdır.

Peki bu Reflex Projesi nasıl gerçekleştirilmiştir, sonuçları neler olmuştur?

REFLEX Projesi, insan hücrelerinin belirli sürelerde 0,3 ila 2,0 Watt/kg’lık elektromanyetik dalga şiddetine maruz bırakılması ve daha sonra bu hücrelerin genetik yapılarının aldığı zararın modern moleküle biyolojik metotlarla araştırılması yoluyla gerçekleşmiştir. Bu yoğunluk ortalama bir cep telefonunkiyle aynı şiddettedir.

DNA Zincirinde Kırılmalar

Reflex Projesinin sonuçlarına göre cep telefonları çeşitli insan hücre tipi hücrelerinde doğrudan kanser yapma potansiyeline sahip çiftli ya da tekli DNA zinciri kırılma olayına yol açmakla kalmıyor.

DNA molekülünü taşıyan kromozomlarda bozulmalara ve kanser oluşumuna yol açtığı bilinen bazı genlerin aktivitelerinde de değişikliğe yol açabiliyor.

Ve kanser oluşumunun başlangıcı sayılan kontrolsüz hücre bölünmelerini hızlandırıyor.

3G ile Artacak Olan Teh

Bu araştırma özellikle cep telefonu ile yaşamımıza giren 3G teknolojisine de değinilmiştir. Reflex araştırmasının proje başkanlığı yapmış olan Prof. Franz Adlkofer  Ekim 2007’de yaptığı basınç açıklamasında DNA üzerinde UMTS’nin (yani 3G) ikinci nesil teknolojiye göre 10 kat daha etkili olduğu ve kansere sebep olma ihtimalinin yüksek olduğunu bildirmiştir.

3G teknolojisi ülkemize yeni girmiş bir teknoloji.  Genelde basında görüntülü konuşma ve mobil interneti daha hızlı hale getirme gibi avantajları ön plana çıkarılıyor…

Maalesef basınımıza göre her şey harika, her şey süper. Çevre ve insan sağlığı pek düşünülmüyor. Bu teknoloji ile beraber  baz istasyonları sayısı artacak. Örneğin İngiltere’de 50-70 bin civarında bas istasyonu kuruldu. Türkiye de aşağı yukarı İngiltere büyüklüğünde bir ülke; buraya da aynı sayıda yeni istasyonlar kurulması istenecektir.

Baz İstasyonlarındaki Beklenen Artış

Peki diğer ülkelerde baz istasyonu sayısı artıyor iken, belli bir tepki yok mu?

Örneğin İngiltere’de yayınlanan Elektor- Electronics dergisi, Haziran 2005 sayısını GSM,UMTS, 3G, WLAN, DECT’lerin radyasyon zararlarına ayırdı. Yine Hollandalılar 2003 yılından beri 3G(UMTS) baz istasyonlarıyla yaşamak zorundalar. Ülkede vatandaşlar 3G baz istasyonu kurulmasınakarşı sosyal girişimlerde bulunmaktadırlar.

Elektromanyetik kirlilik baz istasyonları çoğalıyor

Bizler ne yapabiliriz ki?

Baz istasyonlarının sağlımızı tehdit edenlerini kaldırtabiliriz! Önümüzdeki günler 3G baz istasyonlarının kurulması ve yeni davaların açılmasına gebe görünüyor. Cep Tehsi adlı bir kitap yayınladık. Kitabımızın hukuk danışmanı avukat İnan Kaya sizler için “Hukuki Yollarla Baz İstasyonlarını Nasıl Kaldırtabilirsiniz” rehberi hazırladı.

Yaşadığımız yerlere yakın olması sorun teşkil ediyor. Haberlerde görüyoruz örneğin bir okulun yanına konuşlanmış bir baz istasyonu olabiliyor…

Okul, hastane ve yerleşim yerleri yakınında baz istasyonları olmamalı. Örneğin Hollanda’da baz istasyonları yakınında yaşayanlarda uyku bozuklukları, baş dönmesi, bitkinlik, mide bulantısı, kalp çarpıntısı, kulak çınlaması gibi bir çok rahatsızlıklar görülür.

Yani 3G’nin getirdiği kolaylıklar çok cazip olarak pazarlanıyor. Ancak şu bir gerçek ki hem ülkemizde hem de dünyada radyasyon oranı gittikçe artıyor.

İçim karardı. Peki bağışıklık sistemimiz bu negatif etkiyi nötralize edemez mi, dengeleyemez mi?

Vücudun düzenleyici mekanizmaları bir noktaya kadar etkisiz hale getirebilir ama günlük dozun aşılması ve uzun süreli kullanımda oluşacak hasar kalıcı olacaktır.

Örneğin cep telefonlarının genetik şifre üzerindeki etkileri son derece kalıcıdır. Çünkü bu bozulma üreme hücrelerinde gerçekleşir ise (erkekte testis, kadında yumurtalık) genetik bozulmalar (DNA’daki) sonraki nesillere de geçebilecektir. Ancak zarar makul boyutta ise, genetik yapı kendi kendini onaran bir mekanizma olduğu için tamir edilebilir.

Günde 1 saat cep telefonu risk

Peki bu günlük doz, ne kadar süre cep telefonu ile konuşulur ise aşılmış olur ve risk taşır?

Bazı bilim adamlarına göre günde 1 saatlik bir konuşmanın uzun vadede ciddi bir risk oluşturduğu görüşünde. Yine bazı bilim adamları ise günlük 2 saatlik cep telefonu konuşmasının dahi beyin hücrelerine zarar verebileceğini vurguluyor.

Peki cep telefonun zararlarını en aza indirmek için neler yapabiliriz?

Cep telefonu görüşmeleri olabildiğince kısa tutulmalı. Ve cep telefonunu kablolu kulaklık ile kullanmak daha sağlıklı olacaktır. Eğer kulaklık yoksa, aradığınız kişi telefonu açıncaya kadar telefonu kendinizden uzak tutabilirsiniz. Ve arama yerine SMS atabilirsiniz.

Cep telefonu görüşmelerini çocuklarınızdan olabildiğince uzakta yapabilirsiniz. Hamile olanlar çok acil durumlar haricinde cep telefonundan uzak dursunlar.

Geceleri yatarken mutlaka cep telefonunuzu kapatın. Çünkü biyolojik ritminizi alt üst edebilir.

Cep telefonunu kalp, beyin, cinsel organlar gibi son derece hassas bölgelerden uzakta taşıyın.

Ayrıca aldığınız cep telefonlarının SAR değerinin düşük olmasına dikkat edin.

SAR değeri dediğiniz şey nedir?

SAR değeri vücudunuza bir cep telefonundan ne kadar radyasyon yayıldığını belirleyen bir değer olup telefondan telefona değişir. Piyasadaki cep telefonlarının SAR değerlerini  internetten bulmanız çok kolaydır.

Laptoplar Kablosuz İnternet Risk

Cep telefonu haricinde radyasyon yayan diğer cihazlar hangileridir?

Televizyonlar, bilgisayar monitörleri, laptop (diz üstü bilgisayarlar), oyun setleri, mikrodalga fırınlar, saç kurutma makineleri, elektirikli battaniyeler, çamaşır –bulaşık makineleri gibi tüm bildiğimiz elektirikli cihazlar hem elektirik hem de manyetik alan yayarlar.

Yine kablosuz internet, kablosuz bebek alarmları büyük risk taşıyor.

Fişleri Çekin!

Peki elektirikli cihazların radyasyonundan korunmak için neler yapabiliriz?

Örneğin, televizyon ekranına en az 2 metre uzaktan izlenmeli, saç kurutma makinası az kullanılmalı, elektirikli radyolu saatler, telesekreterler ve benzeri aletler yatak odasında bulunmamalıdır. Ve çalışır halde cep telefonu bulundurmayın.

Televizyon veya bilgisayarların arkasına 1.5 metreden daha fazla yaklaşılmamalı ve arkası kullanılmayan bir alana yönlendirilmelidir. Manyetik alan duvarlardan geçebildiği için bina dışına doğru gelmesi sağlanabilir.

Bunun yanında topraklı iletken filtreler aracılığı ile bilgisayar monitörlerinin yaydıkları elektirik alanlar azaltılabilmektedir. Ve bu filtreler monitör parlamasını önler.

Ayrıca dizüstü bilgisayarlar kucağa almak yerine uygun bir mesafede masa üstüne koymak daha sağlıklı olacaktır.

Ve mutlaka eğer kullanmıyorsak elektirikli aletlerini kapalı tutun ya da fişten çıkarın.

Ben söyledikleriniz doğrultusunda yaşamımda küçük değişiklikler yapmaya başladım bile. Özellikle cep telefonu için kulaklık kullanmaya başladım.

Evde kullanılmıyorsa elektirikli aletlerin ve koblosuz internet modeminin fişini çekiyorum. Hatta bilgisayarda yazı hazırlarken bile uzun süre kalmak yerine aralıklarla başına oturup işlerimi hallediyorum.

Selim Bey çok teşekkür ederiz bilgilendirmeleriniz ve olayın daha ciddi boyutunu gösterdiğiniz için.

Ben de teşekkür ederim Burçin Hanım. Kamuoyu bu gerçekleri bilmeli. İyi çalışmalar diliyorum.

Yaşam Koçu Oya Tunka Access Bars Uygulamasını Anlattı

Источник: https://indigodergisi.com/2015/12/elektromanyetik-kirliligin-insan-sagligina-etkileri/

İşyeri tehlerinin erkek üreme sağlığına etkileri

Üreme Sağlığını Etkileyen Aletler

İşyerlerinde Erkek  Üreme Sağlığını tehdit eden tehler nelerdir, korunmak için neler yapılmalıdır?

Şüphesiz bir aile için en önemli dönüm noktalarından biri çocuk sahibi olmaya karar verilmesidir. Bir kere bu karar verildikten sonra artık sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmek, ailenin yeni bireyi için mümkün olabilecek en iyi geleceği sağlayabilmek en önemli konu haline gelir.

Sağlıklı çocukların dünyaya gelmesine katkıda bulunan birçok faktör mevcuttur.

Bir anne adayı ne kadar doğru beslenir, sigara alkol gibi zararlılardan ne kadar sakınırsa bebeğinin o derece sağlıklı olabileceği hepimiz tarafından bilinmektedir.

Bu sebeple anne adayının sağlığı ve yaşam tarzı ailenin bir numaralı önceliği haline gelir. Ancak, baba adaylarının işyerlerinde karşılaştıkları tehlerin doğacak bebeklerinin sağlığı üzerine etkileri pek bilinmemektedir.

Hemen her iş yerinde herkes yaptığı işi ile ilgili değişik mesleki riskler ile karşı karşıyadır.

Bu yazımızda erkeklerde üreme sorunlarına neden olabilecek işyeri tehleri ve bunlardan korunma yolları hakkında genel bilgiler verilmeye çalışılacaktır. Radyasyon, birçok kimyasal madde, ilaç (yasal ve yasadışı), sigara, ve ısı üreme sağlığı açısından karşılaşılabilecek tehler için verilebilecek birkaç örnektir.

İşyerlerinde Üreme Sağlığını tehdit eden tehler nelerdir?

Kurşun ve radyasyon erkek üreme sağlığı üzerinde zararlı etkileri bilinen en önemli işyeri zararlılarıdır. Ancak işyerlerindeki üreme sağlığını tehdit eden tüm zararlıları içerecek bir listemiz henüz mevcut değildir.

Bilim adamları bu zararlıların erkek üreme sistemini nasıl etkilediğini yeni yeni anlamaya başlıyor. 1.000 ‘den fazla kimyasalın hayvanların üremeleri üzerinde olumsuz etkileri olduğu gösterilmiştir, ancak henüz bunların insanlardaki etkileri incelenmemiştir. Buna ek olarak, ticari kullanımda olan 4.000.000 kadar kimyasal karışımın etkisi henüz hiçbir şekilde denenmemiştir.

Yapılan çalışmalarda görülmüştür ki zararlı maddeler bazı çalışanların üreme sistemini etkiledikleri halde, bu etkiler mutlaka her işçide meydana gelmemektedir. Bu da oluşacak etkinin kişinin zararlılara nasıl ve ne kadar maruz kaldıkları ve diğer kişisel faktörlere bağlı olduğunu göstermektedir.

Zararlı maddeler vücuda solunum, cilt teması veya sindirim sistemi (Eğer işçilerin yeme , içme, sigara içme öncesi el yıkama alışkanlıkları yoksa) yolu ile girebilir.

Erkek işçiler bu zararlı maddeleri evlerine taşıyıp dolaylı yoldan ailelerinin de etkilenmelerine neden olabilirler.

Örneğin, bir işçinin cilt, saç, giysi, ayakkabı, alet kutusu veya aracı ile eve getirdiği kurşun aile üyeleri arasında şiddetli kurşun zehirlenmesine neden olabilir veya eğer eş hamileyse fetusta büyüme ve nörolojik gelişim defektlerine neden olabilir.

Tablo 1.  Erkek üreme sağlığı üzerine olumsuz etkileri çeşitli tarihlerde yaşanmış çeşitli maruziyetlerle kanıtlanmış tehli maddeler:

Gözlemlenen etkiler
Maruziyet Türü Sperm sayısında düşme Anormal Sperm ŞekliSperm Şekil bozukluklarıDeğişen hormonlar / Cinsel performans
KurşunXXXX
DibromochloropropaneX
 Karbaril (Sevin)X
Toluenediamine veDinitrotolueneX
 Etilen dibromürXXX
 Plastik Üretimi (stiren ve aseton)X
Etilen glikol monoetil eterX
KaynakXX
PerchloroethyleneX
Mercury VaporX
IsıXX
 Askeri RadarX
Kepone*X
 Brom Buharı *XXX
 Radyasyon * (Chernobyl)XXXX
Karbon disülfürX
 2,4-diklorofenoksi asetik asit (2,4-D)XX

* İşçiler bir işyeri kazası sonucu yüksek düzeyde maruz kalmışlardır

Erkek Üreme Sistemi


İşyeri tehlerinin erkeklerin sağlıklı çocuk sahibi olmalarını nasıl etkilediğini anlayabilmek için erkek üreme sisteminin nasıl çalıştığına bir bakalım:

Testislerin iki önemli işlevi vardır: Erkeksi sesi, sakalları ve cinsel dürtüyü oluşturan testesteron hormonunun üretimi ve sperm üretimi.

Sperm yaklaşık 72 gün süren yapım aşamasından sonra testislerin dış yüzeyindeki epididimde saklanır. Sperm yaklaşık 15-25 gün boyunca epididimde kalır. Oradayken, olgunlaşır ve yüzme yeteneğini geliştirir. Sperm ejakulasyonla dışarı atılmazsa ölür ve vücut tarafından emilir.

Cinsel ilişki olduğunda, olgun sperm hücreleri vas deferens denilen (vazektomi olanlarda kesilen tüp) kanallar aracılığıyla mesanenin arkasındaki seminal kabarcıklara ve prostata giderler. Seminal kabarcıklar ve prostat bezi tarafından oluşturulan semen sıvısıyla karışarak uretra yolu ile penisten atılırlar.

Semen sıvısı vajinaya girer ve spermler serviksten uterus içlerine ve fallop tüplerine doğru yüzmeye başlarlar. Eğer bir yumurta mevcutsa sperm fallop tüplerinde bunu döller. Döllenmiş yumurta tekrar uterusa düşer ve uterus duvarına yapışarak büyümeye başlar. Eğer yumurta mevcut değilse sperm 2 gün kadar rahim içinde yaşayabilir.

İşyerlerindeki Tehler Erkek Üreme Sistemini Nasıl Etkiler? 

Sperm Sayısı 

Bazı işyeri tehleri sperm üretimini durdurabilir ya da yavaşlatabilir. Bu bir yumurtayı döllemek için gereğinden az sperm olacağı anlamına gelir; eğer hiç sperm üretimi olmazsa erkek sterildir. Sperm yapımını engelleyen işyeri tehleri varsa, kısırlık kalıcıdır.

Sperm Şekli
Bazı işyeri tehleri sperm hücrelerinin şekillerinde farklılık oluşturabilir. Şekilleri farklılaşmış spermlerin genellikle yüzmelerinde sorun oluşur ya da yumurtayı dölleme yeteneğinden yoksun olurlar.

Sperm Transferi

Tehli kimyasallar epididim, seminal kabarcıklar, ya da prostatta birikebilirler. Bu kimyasallar, spermi öldürebilir, spermin yüzme şeklini değiştirebilir, ya da sperme yapışarak döllediği yumurta veya doğmamış çocuğu etkileyebilir.

Cinsel Performans

Hormonların miktarlarındaki değişiklikler cinsel performansını etkileyebilir. Bazı kimyasallar alkol gibi cinsel dürtüyü ve ereksiyon yeteneğini etkileyebilirler. Yasal veya yasadışı çeşitli ilaçların cinsel performans üzerindeki etkileri bilinmektedir, ama işyerindeki küçük tehlerin bile cinsel performans üzerindeki etkileri bilinmemektedir.

Sperm Kromozomları

İşyerlerindeki tehler spermlerde bulunan kromozomları etkileyebilir. Sperm ve yumurtanın herbiri 23 kromozom vefrerek döllenmeye katkıda bulunur. Bu kromozomlarda saklı olan DNA bizim nasıl görüneceğimizi ve vücudumuzun nasıl bir işlev göreceğini belirler.

Radyasyon ya da kimyasal tehler DNA da değişikliklere veya dizinde kırılmalara neden olabilir. Spermin DNA sı hasarlı ise, yumurtanın döllenmesi mümkün olmayabilir, ya da bir yumurtayı döllerse bu fetusun gelişimini etkileyebilir. Kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçların, hasara neden olduğu bilinmektedir.

Ancak işyeri tehlilerinin sperm kromozomları üzerindeki etkileri bilinmemektedir.

Gebelik

Hasarlı bir sperm bir yumurtayı döllerse yumurta sağlıklı bir şekilde gelişemez ve gebelik ya düşükle sonuçlanır veya bebek sağlık sorunları ile doğar. Meni ile taşınan zararlı kimyasallar rahim içinde yumurtayı veya doğduktan sonra bebeğin sağlığını etkileyebilir.

İşyeri Tehlerinden Nasıl Korunulabilir?

İşverenlerin işyeri tehlerinden işçileri korumak sorumluluğu vardır. Ancak üreme sağlığını tehdit eden tehler hakkında çok az şey bilinmektedir. Bu sebeple olası tehlerden korunabilmek ve kendi güvenliklerini sağlamak için işçilerin de aşağıdaki adımları izlemesi yararlı olacaktır:

  • Kimyasalları kullanımda değilken kapalı kaplarda saklayın.• Çalışırken herhangi bir içecek veya sigara içmeden önce ellerinizi yıkayın.• Kimyasallar ile cilt temasından kaçının.• İşverenlerin işyerinde kullanılan tüm tehli maddeler için yönergeler hazırlaması gereklidir. Kimyasallar cilde temas ederse, yıkama için yönergeleri izleyin .• İşyerinde kullanılan üreme sağlığı üzerine potansiyel zararlı olabilecek tehli maddeleri tanıyın.• Zararlı maddelerin eve taşınmasını önlemek için:◦ kirlenmiş giysileri dışarıda değiştirin ve eve gitmeden önce sabun ve su ile yıkayın,◦ işyeri ve sokak, kirlenmesini önlemek için giysilerinizi ayrı bir alanda değiştirin.◦ işyerinde kullandığınız giysileri diğer çamaşırlardan ayrı yıkayın veya eğer mümkünse işyerinde yıkayın.◦ eve kirlenmiş giysi ya da işyerinde kirlenmiş diğer nesnelerle gelmeyin.• Işveren tarafından sunulan tüm güvenlik ve sağlık eğitimi programlarına katılın.• Doğru iş uygulamaları, mühendislik kontrolleri, ve tehli maddelere maruz kalma yı azaltmak için kullanılabilecek kişisel koruyucu ekipman ( eldiven, maske, ve kişisel koruyucu giysiler) hakkında bilgi edinin.• Işyerinde tehleri, üreme risklerini önlemek için işveren tarafından uygulanan güvenlik ve sağlık iş uygulamaları ve prosedürleri izleyin.

Kaynak: http://www.cdc.gov/niosh/docs/96-132/

Источник: http://www.populermedikal.com/2014/04/04/isyeri-tehlikelerinin-erkek-ureme-sagligina-etkileri/

Üreme Sağlığını Etkileyen Alışkanlıklar

Üreme Sağlığını Etkileyen Aletler

Yapılan araştırmalar, hayatınızın parçası olan günlük alışkanlıklarınızın aslında üreme sağlığınızı olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor.

Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi Klinik Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir: “Günlük hayatınızın parçası olan pek çok şey aslında kısırlığınızın sebebi olabilir. Bunlardan uzak durarak sperm ve yumurta kalitenizi arttırabilirsiniz” diyerek çocuk sahibi olamayan çiftleri uyarıyor.

 Alkol

Kadının içtiği alkol miktarı arttıkça çocuk sahibi olması zorlaşır. Alkol yumurtlamayı, yumurtanın fallop tüplerinde taşınmasını ve embriyonun rahme tutunmasını engelleyerek gebeliği önler.

Erkeklerde alkol sperm sayısı ve normal yapıdaki sperm oranı azalır. Hem anne hem de baba adayının gebelik elde edilmesi planlanan dönemden birkaç ay önce alkol almamaları gerekir.

Sigara

Sigara dumanı birçok zararlı madde içerir. Sigaranın üreme sağlığına verdiği zarar içilen sigara miktarı ve süresine bağlıdır. Günde 15 adetten fazla sigara içenler ve erken yaşta sigara içmeye başlayan kadınlarda üreme sağlığı daha çok etkilenir. Sigara içen kadınların gebe kalabilmesi için geçen sürenin 1 yıldan fazla olma ihtimali içmeyenlere göre 4 kat daha fazladır.

Gebe kalabilme olasılığı içilen sigara miktarına bağlı olarak yüzde 25-50 oranında azalır. Sigara içilmesi tüp bebek uygulamalarının başarısını da olumsuz etkiler. Sigara içen kadınlarda dış gebelik daha sık görülür.

Fazla miktarda sigara içen erkeklerde sperm kalitesi bozulur. Anormal yapıdaki spermlerin sayısı artar, sperm hareketliliği azalır, eşlerde düşük ve anomalili doğum yapma riski artar. Sigara kullanmayı bıraktıktan sonra 4 ay içinde sigaranın üreme sağlığında yol açtığı zararlı etkilerin birçoğu kaybolur.

Vücut geliştirici ilaçlar

Kadınlarda bu ilaçlar adet düzensizliklerine, yumurtlama düzensizlikleri, adet kanamalarının kesilmesi ve kısırlığa neden olur.

Erkeklerde testislerde atrofi (testislerin küçülmesi), sperm sayısının azalması, azospermi ve kısırlığa neden olur. Erkek ve kadınların bu ilaçları kullanmaktan kaçınmaları gerekir.

İlaçlar

Anne adaylarının sağlık sorunlarının tedavisi için önerilen ilaçları jinekologlarına danışarak kullanmaları gerekir.

Alerji, soğuk algınlığı, öksürük, mide hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, böbrek hastalıkları ve tiroit bezi hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçlar, ağrı kesiciler ve antibiyotikler üreme sağlığını etkileyebilir.

Kullandığınız reçeteli ve reçetesiz satılan tüm ilaçları jinekoloğunuza bildirmeniz ve gerektiğinde tedavinin tekrar düzenlenmesi gerekir.

  • Erkeklerinde çocuk sahibi olmaya karar verdikleri dönemde kullandıkları ilaçlara dikkat etmeleri gerekir.
  • Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar cinsel isteksizlik ve impotansa neden olur.
  • Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar testisleri etkileyerek sperm üretimini bozar ve infertiliteye neden olur.
  • Sedef hastalığının tedavisinde kullanılan metotraksat testislere zarar vererek sperm üretimine zarar verir.

Mide ülseri tedavisinde kullanılan simetidin, epilepsi tedavisinde kullanılan fenitoin, gut hastalığının tedavisinde kullanılan kolşisin sperm sayısının azalmasına neden olur.

Cep telefonu

Bu cihazlar özellikle radyasyon yayan diğer cihazlar ile beraber kullanıldıklarında üreme sağlığını olumsuz etkiler. Cep telefonlarını vücudunuza temas ettirmemeniz ve üreme organlarınıza yakın yerde taşımamanız gerekir.

Elektrikli battaniye

Elektrikli battaniyeler hem ısı, hem de elektromanyetik alan yaratarak üreme sağlığına zarar verir. Elektrikli battaniyeler kadınlarda yumurtlama düzensizlikleri ve adet düzensizliklerine yol açar.

  • Erkeklerde sperm sayısı ve hareketliliğinde azalmaya neden olur.
  • Özellikle gebelik elde edilmeye çalışılan dönemlerde elektrikli battaniye kullanmaktan kaçınılmalıdır.
  • Ev dekorasyonu ve tamirinde kullanılan ürünler
  • Ev dekorasyonu ve tamiratında kullanılan birçok ürünün içerdiği kimyasal maddeler üreme sağlığına zarar verir.
  • Boyalar, tiner ve incelticiler, yapıştırıcılar üreme sağlığını etkileyerek kısırlık ve düşüklere neden olabilir.
  • Erkeklerde bu ürünler sperm sayısında azalmaya, kısırlığa ve eşlerinde düşük ve anomalili bebek doğumuna neden olur.
  • Gebelik planlandığı dönemde ve gebelik sırasında bu maddelere maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Eviniz boyandığında çok iyi havalanmasını sağladıktan sonra evde yaşamaya başlayın.

Ev temizliğinde kullanılan ürünler

Ev temizliğinde kullanılan mobilya cilası, çok amaçlı temizleyiciler, halı şampuanları, oda spreyleri, banyo ve tuvalet temizliğinde kullanılan deterjanlar üreme sağlığına zarar verebilir. Bu ürünleri kullanırken eldiven kullanılması ve temizlenen mekanların iyi havalandırılması gerekir.

Mikrodalga ürünler

Mikrodalga fırınların kadınlarda adet düzensizliklerine, yumurtlama bozukluklarına, infertilite ve düşüklere neden olduğu gösterilmiştir.

Mikrodalga fırınlardan yayılan radyasyonun erkeklerde de sperm sayısını azalttığı düşünülmektedir.

Son yıllarda üretilen mikrodalga fırınlardaki radyasyon kaçakları çok azalmıştır. Fırınınızın kapağının sıkıca kapandığından emin olmanız ve fırın çalışırken fırından mümkün olduğunca uzak durmak gerekir.

Elektrikli küçük aletler

Bu cihazların birçoğu tek başına zararlı değildir. Aynı anda kullanılan birden fazla cihazın etkileri birleşerek zararlı olabilir. Çalışan cihazlardan uzak durmak ve kullanılmadıkları zaman fişten çekmek bu cihazların yol açabileceği zararlı etkilerden korunmanızda yardımcı olur.

Kişisel bakım ürünleri

Kağıt havlu, tuvalet kağıdı, tampon ve pedler gibi ürünlerin üretilmesi sırasında dioksin adı verilen kimyasal bir yan ürün oluşur. Bu madde çay poşetlerinde, kahve filtrelerinde de bulunan bu madde az miktarda toprak, su ve havaya da karışır.

Dioksin kadınlarda kanser ve endometriozis hastalığına neden olur. Bu ürünler kadınlarda genital organların mukozasına direk temas ettiği için dioksin emilir. Özellikle endometriozis hastalığı olan kadınların dioksin içeren ürünleri kullanmaktan kaçınmaları gerekir.

Dioksin erkeklerde sperm üretimini azaltır ve testis kanserine neden olabilir.

Vajinal duşlar da kadın üreme sağlığına zarar verir. 1996 yılında yapılan bir çalışmada vajinal duşların gebe kalma olasılığını yüzde 30 azalttığı gösterilmiştir. Özellikle 18-24 yaşları arasında vajinal duş kullanımı üreme sağlığına daha çok zarar verir.

X-Işını

İyonizeonize radyasyona maruz kalınması kadın ve erkek üreme sağlığını olumsuz etkiler. Kadınlarda yumurtalıklarda, erkeklerde testislerde bulunan genetik materyal taşıyan yumurta ve spermlere zarar verir. Bu durum düşük ve anomalili doğum oranını arttırır.

Yumurta ve sperm hücrelerinin döllenme yeteneği bozulur. Erkekler kadınlardan daha çabuk etkilenir.

Uçak yolculuğu

Sık uçak yolculuğu yapan kişiler ve hostesler atmosferik radyasyona maruz kalırlar, bu kadınlarda yumurtlama düzensizlikleri, gebe kalmada zorluk ve düşükler görüler. Atmosferik radyasyon erkeklerde sperm sayısının ve normal yapıdaki sperm oranının azalmasına neden olur.

Источник: https://cicicee.com/ureme-sagligini-etkileyen-aliskanliklar/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.